Computer assisted instruction
174 theses under this subject heading
Bilişim teknolojileri öğretmen adayları arasında çevrimiçi sosyal ağların öğretim amaçlı kullanımı
Bu çalışmanın temel amacı, bilişim teknolojileri (BT) öğretmen adaylarının yoğunlukla kullandıkları çevrimiçi sosyal ağların (ÇSA'ların) öğretim amaçlı kullanımını bir yenilik olarak kabul etme süreçlerinin değerlendirilmesidir. Bu genel amaç doğrultusunda, katılımcıların ÇSA sitelerinin öğretim amaçlı kullanımına ilişkin gereksinimlerinin belirlenmesi; bu gereksinimler paralelinde ÇSA'lar ile harmanlanmış bir öğrenme ortamının hazırlanması; uygulama deneyimlerine ve ilgili alanyazına uygun bir ölçek geliştirilmesi; geliştirilen ölçek yardımıyla bilişim teknolojileri öğretmen adaylarının var olan durumlarının belirlenmesi ve uç değerlere sahip durumların derinlemesine incelenmesi hedeflenmiştir. Çalışmada, karma desenli yöntemler arasından eşzamanlı çoklu desen yaklaşımı kullanılmıştır. Genel amaca yanıt verebilmek için çalışma, dört aşamadan oluşmaktadır. Çalışmanın ilk aşamasında öğrencilerden ayrıntılı bilgi elde edebilmek ve bu bilgiler doğrultusunda ölçek maddeleri geliştirebilmek için Anadolu Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi (BÖTE) Bölümü öğrencilerinden 2011-2012 öğretim yılı bahar döneminde açılan BTÖ426 Proje Geliştirme ve Yönetimi II dersini alan 53 öğretmen adayından veri toplanmıştır. İkinci aşamada öğretmen adaylarının belirttiği gereksinimler doğrultusunda, yüz yüze derslerin ÇSA'lar üzerindeki etkinliklerle desteklendiği harmanlanmış bir öğrenme ortamı sunulmuştur. Harmanlanmış öğrenme ortamında yapılan etkinlikler 2011-2012 öğretim yılı bahar dönemi boyunca (14 hafta) sürdürülmüştür. Çalışmanın üçüncü aşamasında, bir önceki aşamadan elde edilen veriler ışığında "Çevrimiçi Sosyal Ağların Öğretim Amaçlı Kabulü ve Kullanımı" ölçeği geliştirilmiştir. Ölçek geliştirme ve faktör analizi için Anadolu Üniversitesi ve Eskişehir Osmangazi Üniversitesi BÖTE öğrencilerinden veri toplanmıştır. Bir sonraki aşamada ölçek, Türkiye genelinde var olan durumun belirlenmesi amacıyla, seçilen yedi devlet üniversitesinin BÖTE bölümlerinde okuyan birinci ve dördüncü sınıf öğrencilerine gönderilmiştir. Örneklem seçiminde, "2012 Sosyal Bilimler Alanında Üniversitelerin Sıralaması Raporu"nda yer alan sıralamadan her alt kümeyi temsil edecek seçkisiz örneklemler alınması süreci izlenmiştir. Gönderilen ölçek, 567 birinci ve dördüncü sınıf öğrencisi tarafından yanıtlanmış ve %66,36 geri dönüş oranı sağlanmıştır. Bu aşamanın bir uzantısı olarak uç değerlere sahip üniversitelerin öğrencilerinden çok düşük ya da çok yüksek kabul etme ve kullanım düzeyine yol açan etmenler hakkındaki görüşleri alınmıştır. Bu aşamadaki nitel veriler, uç değerlere sahip üniversitelerde seçkisiz olarak belirlenen ikisi birinci sınıf ikisi de dördüncü sınıf olmak üzere toplam dört BÖTE bölümü öğrencisinden toplanmıştır. Çalışmanın nicel verileri anketler ve ölçek yardımıyla, nitel verileri ise gözlem, yarı-yapılandırılmış görüşme, odak grup görüşmesi ve ÇSA etkinlik kayıtları yardımıyla toplanmıştır. Çalışmadan elde edilen nicel verilerin analizinde SPSS 20 yardımıyla betimsel istatistikler, açımlayıcı faktör analizi ve parametrik testler gerçekleştirilmiştir. Araştırmada istatistiksel anlamlılık düzeyi 0.05 olarak kabul edilmiştir. Ayrıca LISREL 8.0 yardımı ile ölçek verileri üzerinde doğrulayıcı faktör analizi yapılmıştır. Araştırmadan elde edilen nitel veriler ise, içerik analizi yöntemiyle çözümlenmiştir. Gerek sınıf içi uygulamalardan gerekse ölçekten elde edilen bulgular eşliğinde BT öğretmen adaylarının ÇSA'ları öğretim amaçlı olarak kabul ve kullanım durumlarının performans beklentisi, çaba beklentisi, sosyal etki ve kullanma niyetlerinden etkilendiği sonucuna ulaşılmıştır. Geliştirilen ölçekte bu faktörlerin varyansın %64,37'sini açıkladığı belirlenmiştir. Elde edilen bulgular eşliğinde, BÖTE öğrencilerinin ÇSA'ları öğretim amaçlı olarak kullanmaya ilişkin olumlu yaklaşım sergiledikleri gözlemlenmiştir. Araştırmaya katılan BOT öğretmen adaylarının ÇSA'ların öğretim amaçlı kabul ve kullanımına ilişkin ortalama puanlarının cinsiyet ve üniversite bağlamında farklılaştığı görülmüştür. Araştırmada irdelenen bir diğer değişken sınıf düzeyidir. Gerçekleştirilen çözümlemeler sonucunda, sınıf düzeyi değişkeninin kabul ve kullanım üzerinde anlamlı bir fark yaratmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Üniversite ve sınıf düzeyi değişkeninden elde edilen bulgular, var olan BÖTE bölümü öğretim programlarının öğrencilerin benimseme düzeylerini etkileyip etkilemediği sorusunu akla getirmiştir. Farklılığın doğasını belirlemek amacıyla uç değerlere sahip üniversitelerdeki öğrencilerle yarı-yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Görüşmeler sonucunda, var olan BÖTE bölümü programlarının ÇSA'ların öğretim amaçlı kabul ve kullanımı üzerinde herhangi bir etkisinin olmadığı sonucuna varılmıştır. Ancak, var olan farklılığın, üniversitelerde görev yapmakta olan öğretim elemanlarının kendi derslerinde ÇSA'ları öğretim amaçlı kullanma düzeyleriyle açıklanabildiği görülmüştür.
Scratch ile programlama öğretiminin bilişim teknolojileri öğretmen adaylarının motivasyon ve başarılarına etkisi
Bu araştırmanın amacı Scratch ile programlama öğretiminin öğrencilerin motivasyon ve programlama başarısına etkisini incelemektir. Araştırmanın çalışma grubunu Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri bölümünde eğitim gören 52 ikinci sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Katılımcılar 26 öğrenci deney ve 26 öğrenci kontrol grubunda olacak şekilde yansız atama yapılarak iki farklı gruba ayrılmışlardır. Uygulamanın ilk yedi haftalık bölümünde programlama mantığının kazandırılması ve temel programlama yapılarının öğretilmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla deney grubundaki katılımcılar Scratch ile oyun tasarımı etkinlikleri, kontrol grubunda yer alan katılımcılar ise mevcut ders programındaki haliyle akış diyagramları ile problem çözme etkinlikleri yapmışlardır. Uygulamanın ikinci yedi haftalık bölümde ise hem kontrol hem de deney grubunda aynı yöntem kullanılarak C# programlama dili öğretimi gerçekleştirilmiştir. Araştırmada veri toplama araçları olarak Başarı Testi, Güdülenme ve Öğrenme Stratejileri Ölçeği ve Odak Grup Görüşme Formu kullanılmıştır. Araştırmada 3 (ölçme zamanı)*2 (grup) faktöriyel desen kullanılmıştır. Hem deney grubunda hem de kontrol grubunda Başarı Testi ile Güdülenme ve Öğrenme Stratejileri ölçeği, öntest, sontest ve sontest 2 olmak üzere üç defa uygulanmıştır. Ayrıca hem deney hem de kontrol grubundaki katılımcılar ile ilk yedi haftalık uygulamanın sonunda ve C# programlama öğretiminin yapıldığı ikinci yedi haftalık uygulama sonunda odak grup görüşmeleri yapılmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin analizinde çok değişkenli varyans analizi (MANOVA), tek değişkenli varyans analizi (ANOVA) , bağımsız örneklem t-testi, bağımlı örneklem t-testi ve içerik analizi kullanılmıştır.Araştırmada elde edilen bulgulara göre; katılımcıların hem motivasyon hem de başarı puanları; ölçüm zamanına göre, grup değişkenine göre (öğretim yönteminin türüne göre), ölçüm zamanı ve grup değişkeninin etkileşimine göre anlamlı farklılık göstermiştir. Buna göre yapılan basit etki analizi sonucunda katılımcıların motivasyon puanlarının öntestte her iki grupta benzer olduğu, sontest ve sontest 2'de ise deney grubu lehine anlamlı bir farklılık ortaya çıkmıştır. Ayrıca ölçüm zamanı bağlamında kontrol grubunda katılımcıların motivasyon puanlarının tüm uygulama sonunda azaldığı, deney grubunda ise arttığı görülmüştür. Katılımcıların programlama başarı puanları ele alındığında öntestte her iki grupta da benzer olduğu, sontest ve sontest 2' de ise deney grubu lehine anlamlı bir farklılık olduğu ortaya çıkmıştır. Ölçüm zamanı bağlamında ise hem kontrol hem de deney grubundaki katılımcıların programlama başarı puanlarının tüm uygulama sonunda arttığı görülmüştür. Ayrıca grup değişkeni bağlamında artışın deney grubu lehine anlamlı olarak farklı olduğu görülmüştür. Araştırmanın nitel verileri incelendiğinde deney grubunda yer alan katılımcılar Scratch ile oyun tasarımı etkinliklerinin eğlenceli ve kolay olduğunu, ders süresince yapılan etkinliklerin programlama mantığını kazandırmada ve motivasyonu artırmada etkili olduğunu, ancak bazı temel yapılar için yetersiz olduğunu dile getirmişlerdir. Kontrol grubunda yer alan katılımcılar ise akış diyagramları ile problem çözme sürecinin zor ve sıkıcı olduğunu, ders süresince yapılan etkinliklerde ise aktif olamama ve uygulamanın olmaması gibi sınırlılıkların motivasyonlarını düşürdüğünü belirtmişlerdir. Ayrıca deney grubunda yer alan katılımcılar Scratch ile oyun tasarımı sürecinde edindikleri deneyimin C# programlama öğrenme sürecinde programlama başarılarına katkısının olduğunu belirtmişlerdir. Araştırmanın sonunda uygulamaya ve araştırmalara yönelik önerilerde bulunuluştur Anahtar Sözcükler: Programlama, oyun tasarımı, Scratch, akıĢ diyagramları,motivasyon
Ortaokul öğrencilerinin zihnin geometrik alışkanlıklarının kazanımına yönelik dinamik geometri yazılımındaki öğrenme süreçleri
Bu araştırmanın genel amacı 7. sınıf öğrencilerinin dinamik geometri yazılımında (DGY'de) zihnin geometrik alışkanlıkları (ZGA) kapsamındaki akıl yürütme süreçlerinin gelişimini araştırmaktır. Nitel türdeki bu çalışmada öğretim deneyi modeli kullanılmıştır. Araştırma Eskişehir ilinde sosyo-ekonomik durumu orta-düşük seviyedeki bölgede yer alan bir devlet ortaokulundaki 21 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Bu öğrenciler arasından, altı öğrenci araştırmanın odak katılımcıları olarak seçilmiştir. Öğretim deneyinin ilk haftalarında katılımcıların DGY araçlarını tanımalarını sağlayan orkestrasyon tiplerine ağırlık verilmiştir. Sürecin sonraki bölümlerinde ise katılımcıların ZGA süreçlerini destekleyen matematiksel tartışmalar yapmalarını ve işbirlikli çalışmalarını sağlayan yeni orkestrasyon tipleri kullanılmıştır. Öğretim deneyi sürecinde katılımcıların DGY'de çalışırken, bir göreve uygun araç seçme, seçilen aracın prosedürünü uygulama ve geometrik temsil biçimlerini anlamaya ilişkin enstrümantal zorluklarla karşılaştıkları görülmüştür. Öğretim sürecinin sonraki bölümlerinde bu zorluklara ilişkin önlemler geliştiririlirken, odak katılımcıların ZGA temelli problemlerin çözümünde DGY'ye yönelik farklı kullanım şemaları inşa ettikleri ve DGY araçları yardımıyla "ilişkilendirme", "genelleme", "değişmezleri araştırma" ve "keşif ve yansıtma" süreçlerinde ilerleme kaydettikleri ortaya çıkmıştır. Anahtar Sözcükler: Ortaokul matematik öğrenimi, Zihnin geometrik alışkanlıkları, Dinamik geometri yazılımı, Enstrümantal oluşum, Enstrümantal orkestrasyon.
Çevrimiçi öğretim materyali geliştirme ve uygulama süreçlerinin incelenmesi: İngilizce dersi örneği
Araştırmanın amacı, bir İngilizce öğretmeni tarafından çevrimiçi ortamlar aracılığıyla 9. sınıfın bir dönemlik İngilizce öğretim programına yönelik materyallerin geliştirilmesi sürecinin ve geliştirilen materyallerin öğretme – öğrenme sürecinde kullanılma durumlarının incelenmesidir. Araştırmanın verileri çevrimiçi ortam öğretimi, çevrimiçi öğretim materyali geliştirme ve materyallerin sınıf ortamında kullanılma süreçlerinin video kayıtları, araştırmacı ve öğretmen günlükleri, çalışma kapsamında hazırlanan başarı testi, öğrenci ve öğretmen yazılı görüşme formları, yarı-yapılandırılmış görüşme formu, odak grup görüşme formu ve araştırmacının gözlem notlarından oluşmaktadır. Toplanan nitel veriler içerik analizi yöntemi kullanılarak, nicel veriler ilişkili örnekler t-testi uygulanarak analiz edilmiştir. Çevrimiçi öğretim materyallerinin uygulanmasıyla ilgili öğrenci görüşleri çoğunlukla olumlu olmuş, öğrenciler süreci eğlenceli, İngilizce becerilerini geliştiren, akılda kalıcı, öğrenmeyi kolaylaştıran ve diğer derslerde de kullanılmasını önerdikleri bir süreç olarak belirtmişlerdir. Benzer şekilde öğrencilere ön test ve son test olarak uygulanan başarı testleri arasında da anlamlı bir fark bulunmuş ve bu veriler nitel verileri desteklemiştir. Öğretmen araştırma sonucunda hem teknoloji yeterliği açısından hem de akademik alanda gelişim göstermiştir. Araştırma süreci boyunca teknik aksaklıklar ve bağlantı sorunları olmuş, öğretmenin bu sorunlara çözüm bulma konusunda da gelişim gösterdiği gözlenmiştir. Buna göre öğretmenin mobil internet kullanımı ve çevrimiçi ortamları aktif bir şekilde kullanmasıyla karşılaşılan sorunlara çözüm bulabildiği sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmada, mesleki gelişim etkinliklerinin bireyin istek, gereksinim, beklenti ve hazırbulunuşluğu göz önünde bulundurulduğunda daha başarılı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Mesleki gelişim etkinliklerinin öğretmen özelliklerine, olanaklarına ve gereksinimlerine göre olarak tasarlanmalarının öğretmenin motivasyon ve verimliliğine katkısı bulunduğu da ulaşılan sonuçlardandır. Anahtar Kelimeler: Mesleki gelişim, Yabancı dil öğretimi, Çevrimiçi ortamlar
Öğretmen adaylarının dinamik geometri yazılımı kullanarak geometrik yer problemlerini çözüm süreçlerinin ve bu süreçlere ilişkin görüşlerinin incelenmesi
Bu araştırmanın temel amacı, ilköğretim matematik öğretmen adaylarının dinamik bir geometri yazılımı kullanarak geometrik yer problemlerini çözme süreçlerini incelemektir. Çalışma nitel araştırma yaklaşımlarından durum çalışması olarak desenlenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu Türkiye'deki orta büyüklükte bir Üniversite'nin, İlköğretim Matematik Öğretmenliği Programı'nda öğrenim gören ve ?Alan Seçmeli (AS) - Geometri Öğretimi? dersini alan, 36 son sınıf öğretmen adayı oluşturmuştur.10 haftalık çalışma sürecinde öğretmen adaylarına dinamik bir yazılım olan Cabri yazılımı öğretilerek geometrik yer problemlerinin çözümü gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın ilk beş haftasında Cabri yazılımı tanıtılmış ve yazılımın kullanımı ile ilgili çeşitli etkinlikler yapılmıştır. Ayrıca geometrik yer konusundan bahsedilmiş ve bazı geometrik yer problemleri yazılım kullanılarak çözülmüştür. Araştırmanın 6.-9. haftaları arasında ise, öğretmen adayları kâğıt-kalem ve yazılımı kullanarak toplamda 6 geometrik yer problemini çözmüşlerdir. Araştırmacı bu süreçte rehber konumunda olup problemlerin çözümü esnasında adayları gözlemlemiştir. Ayrıca, 2 ve 10. haftalarda 6 öğretmen adayıyla görüşmeler yapılmıştır.Araştırmanın verileri, ?Araştırmacı Günlüğü Notları?, ?Cevap Kâğıtları?, ?Katılımcı Raporları?, ?Ekran Görüntüleri? ve ?Yarı yapılandırılmış Görüşmeler? olmak üzere farklı veri toplama araçlarıyla elde edilmiştir. Verilerin analizinde içerik analizi ve betimsel analiz teknikleri birlikte kullanılmıştır.Araştırmanın sonuçlarına göre, öğretmen adaylarının problemleri kâğıt üzerinde çözerken çeşitli hatalar yaptıkları belirlenmiştir. Yazılımla çözüm aşamasına gelindiğinde öğretmen adaylarının yazılımın gerektirdiği matematiksel bilgiyi kullanmakta sıkıntılar yaşadıkları ancak uygulamanın sonlarına doğru bu sıkıntıları aşmaya başladıkları görülmüştür. Bu iki süreç kıyaslandığında ise, adaylar yazılımla çözüm esnasında kâğıt kalemden farklı olarak hipotez kurma, kurdukları hipotezleri test etme, genelleme yapma fırsatı bulmuşlardır. Bunun yanı sıra, yapılan uygulamayla öğretmen adaylarının bu tür problemleri kâğıt-kalem kullanarak çözüm süreçlerinde matematiksel bilgiyi kullanma, bağımlı-bağımsız noktayı belirleme, zihinde canlandırma ve doğru tahminlerde bulunma gibi noktalarda katkı sağladığı tespit edilmiştir. Öğretmen adayları avantajlarını ve dezavantajlarını göz önünde tutarak Cabri gibi DGY'lerin geometrik yer konusu ve ilköğretim geometri öğretiminde kullanımı konusunda olumlu görüş belirtmişlerdir.Araştırmadan elde edilen sonuçlara dayalı olarak çeşitli önerilerde bulunulmuştur.
9. sınıf öğrencilerinin dünyanın şekli ve hareketleri konusundaki temel kavramları öğrenme düzeylerinin, bilgisayar destekli öğretim teknikleri kullanılarak tesbit edilmesi
Bu araştırma; ?Dünyanın Şekli ve Hareketleri'' ünitesi konusunda hatalı öğrenilen kavramların tespit edilmesi ve bu hataların en aza indirilmesinde öğretim yönteminin etki derecesini inceleyen deneysel bir çalışmadır.Ortaöğretim 9. sınıflarda öğrenmenin sağlıklı bir şekilde gerçekleşmesi için coğrafya öğretmenlerinin anlatım ve soru-cevap yönteminden farklı olarak, bilgisayar destekli öğretim yöntemlerinin uygulanması amaçlanmıştır. Özel bir lisede gerçekleşen bilgisayar destekli coğrafya öğretim yönteminde, kavramların öğrenilmesine yönelik ders etkinlileri tasarlayarak (Animasyon, Power Point, Belgesel, Oyun, Bulmaca vb.) algılama düzeyleri farklı olan örgencilerin dersi kavrama düzeylerini artırma ve temel kavramları doğru öğretmeyi amaçlamaktadır.Araştırma deneysel desen modelinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak başarı testi uygulanmıştır. Geliştirilen ölçme aracı Kütahya da Özel bir lise'de 9. sınıf öğrencilerinden 48 kişiye uygulanmıştır. Araştırmanın alt problemlerinin çözümlenmesinde; çift yönlü varyans analizi (repeated measures) yapılmış; frekans, yüzde ve aritmetik ortalama değerleri kullanılmıştır.Deney ve kontrol grubunun deney öncesi ve deney sonrası öntest ve sontest toplam (Dünya'nın Şekli ve Hareketleri ünitesi testi) başarı puanları arasında anlamlı bir fark bulunmuştur. İki ayrı öğretim modelinin uygulandığı deney ve kontrol grubu öğrencilerinin, Dünya'nın Şekli ve Hareketleri ünitesi testine ait başarı puanlarının deney öncesinden sonrasına anlamlı farklılık gösterdiği, yani farklı işlem gruplarında (deney ve kontrol grubu) olmak ile tekrarlı ölçümler faktörlerinin Dünya'nın Şekli ve Hareketleri ünitesi testi başarı düzeyleri üzerindeki ortak etkilerinin anlamlı olduğu bulunmuştur.Bu çalışmada betimsel bir anket çalışması yapılmış ve çalışmanın sonucunda öğrencilerin başarı düzeyleri ile cinsiyetleri arasında, veli eğitimi, veli mesleki ve gelir durumu, kendine ait çalışma odasının olup olmaması ve evinde bilgisayarının olup olmaması arasında anlamlı bir farklılaşmaya neden olmadığı görülmüştür.Anahtar Kelimeler: Coğrafya Eğitimi, Dünya'nın Şekli ve Hareketleri, Kavram Öğretimi
Fatih Projesi nin İstanbul ilinde uygulamasına ilişkin yönetici ve öğretmenlerin görüşleri
Bu araştırmanın amacı Fırsatları Arttırma ve Teknolojiyi İyileştirme Hareketi (FATİH) Projesi'nin uygulanmasına ilişkin yönetici ve öğretmenlerin görüşlerini belirlemektir. Tarama modelinin kullanıldığı araştırmanın çalışma grubunu 2013-2014 eğitim öğretim yılında İstanbul ilinde bulunan pilot okullarda görev yapmakta olan 172 öğretmen ve 19 okul yöneticisi oluşturmaktadır. FATİH Projesinin uygulanmasına ilişkin yönetici ve öğretmen görüşleri; dijital bölünme boyutuna ilişkin görüşler, yaşanan sorunlara ilişkin görüşler ve değişim yönetimi açısından görüşler olmak üzere üç alt boyutta incelenmiştir. Verilerin toplanmasında araştırmada belirlenen alt boyutlara ilişkin 36 maddeden oluşan, araştırmacı tarafından geliştirilen anket formu kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen bulgulara göre öğretmen ve yöneticiler; FATİH Projesi sayesinde Türkiye'de bilgisayar ve internet kullanımının artacağını, e-devlet ve e-ticaret gibi hizmetlerden yararlananların sayısının da artacağını düşünmektedirler. Bununla birlikte öğretmen ve yöneticiler FATİH Projesi kapsamında okullara yeterli teknik donanımın sağlandığını ancak tablet bilgisayar ve etkileşimli tahta arasında etkileşim kurulamadığını, tablet bilgisayarların derslerde kullanılamadığını ifade etmişlerdir. Projenin bileşenlerinden biri hizmet içi eğitim faaliyetlerinin de yönetici ve öğretmen görüşlerine göre etkili olmadığı sonucu ortaya çıkmıştır. Araştırmaya katılan öğretmen ve yöneticiler proje kapsamında yeterli teknik desteğin kendilerine sağlanmadığını ve proje kapsamındaki değişim faaliyetlerinin de planlanan zaman içinde gerçekleştirilmediğini düşünmektedirler. Yönetici ve öğretmenler aynı zamanda okul üyelerinin proje ile ilgili görüşlerinin bakanlık tarafından değerlendirmeye alınmadığını ve projenin işleyişinin kontrol edilmediğini düşünmektedirler. Anahtar Kelimeler: FATİH Projesi, Dijital Bölünme, Değişim Yönetimi, Eğitimde Teknoloji Kullanımı
Literatürdeki tasarım ilkelerine uygun olarak hazırlanmış multimedya ders yazılımının, lise düzeyi fizik öğretiminde akademik başarıya ve kalıcılığa etkisi
Bu çalışmada literatürde yer alan on altı kuramsal tasarım ilkesine uygun olarak hazırlanmış bilgisayar yazılımının lise düzeyi fizik öğretiminde akademik başarıya ve kalıcılığa etkisi incelenmiştir. Araştırma 2003-2004 öğretim yılı ikinci döneminde Mersin 75. Yıl Anadolu Öğretmen Lisesi'nde yapılmıştır. Araştırma örneklemi iki gruba bölünmüş, deney grubu 24 ve kontrol grubu 24 öğrenciden oluşmuştur. Araştırma sonucunda deney grubunda bulunan öğrencilerin akademik başarılan ve kalıcılık düzeylerinin kontrol grubunda bulunan öğrencilere göre anlamlı bir şekilde yüksek olduğu görülmüştür. Anahtar kelimeler: Öğretimsel tasarım, fizik eğitimi, kuramsal ilkeler, elektrik, yazılım
İlköğretim 2. kademe bilgisayar destekli İngilizce dilbilgisi öğretiminin akademik başarıya ve kalıcılığa etkisi
ÖZET İLKÖĞRETİM 2. KADEME İNGİLİZCE DERSİNDE "GRAMER" ÖĞRETİMİNİN BİLGİSAYAR DESTEKLİ ÖĞRETİMLE YAPİLMASİNİN AKADEMİK BAŞARİYA VE KALICILIĞA ETKİSİ Mine MAKARAC1 Yüksek Lisans Tezi, Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi Ana Bilim Dalı Danışman: Prof. Dr. Ülkü KÖYMEN Ağustos 2004, 95 Sayfa Bu araştırma yabancı dilde dilbilgisi öğretiminde önceden öğrenilmiş olan dilbilgisi yapılarının pekiştirilmesi söz konusu olduğunda, Bilgisayar Destekli Öğretim yönteminin geleneksel öğretim yöntemine göre öğrencinin dilbilgisi başarısına etkisini ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. Araştırma deneysel araştırma modelinde bir çalışmadır. Araştırma 2003-2004 öğretim yılı ikinci yarıyılında Mimar Kemal İlköğretim Okulu altıncı sınıf öğrencileri üzerinde gerçekleştirilmiştir. Uygulamada bilgisayar yazılımı, ders kitabı, öğretmen ve bilgisayar uzmanı olmak üzere dört kaynaktan yararlanılmıştır. Uygulamanın yapıldığı dilbilgisi yapısı olan geniş zamanının öğretilmesi deney grubunda bilgisayar yazılımıyla, kontrol grubunda ise öğretmen yönetiminde geleneksel yöntemle gerçekleştirilmiştir. Verilerin toplanmasında bilgisayar ders yazılımı, ders kitabı ve dilbilgisi konusuna ilişkin araştırmacının kendisinin hazırlayıp geçerliğini ve güvenirliğini saptadığı bir ölçme aracından yararlanılmıştır. Öğretimi yapılan dilbilgisi konusuna yönelik davranışları yoklayan bu ölçme aracı deney ve kontrol gruplarına uygulamaya başlamadan önce öntest olarak, uygulamadan sonra ise sontest olarak verilmiştir. Aynı ölçme aracı sontest uygulamasında 15 gün sonra, öğrenmedeki kalıcılığı sınamak amacıyla gruplara bir kez daha uygulanmıştır. Araştırmanın dönencelerinde deney grubuyla kontrol grubunun basanları arasında deney grubu lehine anlamlı bir fark olduğu; Bilgisayar Destekli Yabancı Dil Öğretim yönteminin uygulandığı deney grubunun İngilizce dilbilgisi başarısı, geleneksel yönteme göre yapan kontrol grubu deneklerine göre daha yüksek olduğu öne sürülmüştür. Denencelerin sınanmasında varyans analizi (ANOVA) ve kovaryans analizi (ANCOVA) kullanılmış ve anlamlılık düzeyi olarak.05 alınmıştır. Yapılan çözümlemeler sonucunda şu sonuçlara varılmıştır. 1.Deney ve kontrol gruplarındaki öğrencilerin başarısı arasında anlamlı bir farklılık yoktur. 2.Bilgisayar destekli yabancı dil öğretimi yöntemiyle geleneksel öğretim yöntemi arasında kalıcılık açısından deney grubu lehine anlamlı bir farklılık vardır. Anahtar Kelimeler: İngilizce Dilbilgisi Öğretimi, İngilizce Öğretimi, Bilgisayar Destekli öğretim, Öğretim Teknolojisi m
İlköğretim 6. sınıflarda fen bilgisi dersinde uzayı keşfediyoruz ünitesinin öğretiminde bilgisayar destekli öğretimin öğrenci başarısına etkisi
Ill ÖZET İLKÖĞRETİM 6. SINIFLARDA FEN BİLGİSİ DERSİNDE UZAYI KEŞFEDİYORUZ ÜNİTESİNİN ÖĞRETİMİNDE BİLGİSAYAR DESTEKLİ ÖĞRETİMİN ÖĞRENCİ BAŞARISINA ETKİSİ Özgür öner ÖZ Yüksek Lisans Tezi, İlköğretim Anabilim Dalı Danışman: Yrd. Doç. Dr. Nuri EMRAHOĞLU Haziran 2004, 79 Sayfa Bu çalışma, bilgisayar destekli olarak hazırlanan bir programın ilköğretim altıncı sınıf öğrencilerinin akademik başarılarına olan etkisini sınamak amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırma bir deney ve bir kontrol grubu modeline göre planlanıp, uygulanmıştır. Bu çalışma ilköğretim altıncı sınıf öğrencileri üzerinde uygulanmıştır. Araştırmada, seçilecek sınıfların sınıf öğretmenleriyle görüşülerek ve birinci dönemdeki akademik başarılan göz önüne alınarak 20 deney ve 20 kontrol grubu olmak üzere toplam 40 öğrenci ile çalışılmıştır. Bilgisayar destekli olarak "Uzayı Keşfediyoruz" ünitesinin ilköğretim programındaki hedef ve davranışlarına uygun olarak Macromedia Flash MX programında hazırlanan program, 10 saatlik bir süre ile deney grubu üzerinde uygulanmıştır. Kontrol grubunda ise ünite Fen bilgisi öğretmeni tarafından geleneksel öğretim yöntemleriyle aynı sürede tamamlanmıştır. Araştırmada ölçme aracı olarak araştırmacı tarafından geçerlilik ve güvenirliği test edilerek hazırlanan ve çoktan seçmeli sorulardan oluşan basan testi kullanılmıştır. Test, Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulunca onaylanmış olan ders kitaplarındaki sorulardan oluşturulmuştur. On test ve son testlerde elde edilen veriler üzerinde SPSS paket programında t testi analizi yapılmıştır. Araştırma süreci sonunda elde edilen bulgular, öğrencilerin akademik başarıları üzerinde bilgisayar destekli öğretim yönteminin geleneksel öğretim yöntemine göre daha başarılı olduğu sonucunu ortaya koymuştur. Anahtar Kelimeler: Bilgisayar Destekli Öğretim, Fen Bilgisi
Öğretimi ayrıntılama kuramına dayalı matematik öğretimi ve bilgisayar destekli sunumun başarıya ve kalıcılığa etkisi
Bu araştırmanın temel amacı, öğretimi Aynnülama Kuramına (ÖAK) dayalı matematik öğretimi ve " bilgisayar destekli " sunumu, geleneksel - öğretmen merkezli yöntemle karşılaştırarak, bunların akademik başarıya, öğrenme düzeylerine ve kalıcılığa etkilerini belirlemektir. Araştırmanın ömeldemini Adana ili merkezinde bulunan Yavuzlar ilköğretim Okulu'nun altıncı sınıflarından yansız seçimle belirlenen üç şubesindeki toplam 120 öğrenci oluşturmuştur. Daha sonra yine yansız olarak, bu şubelerden ikisi deney üçüncüsü ise kontrol grubu olarak seçilmiştir. Öğretim ; birinci deney grubunda sadece ÖAK'na dayalı olarak, ikinci deney grubunda ÖAK'na dayalı "bilgisayar destekli" sunum yapılarak, kontrol grubunda ise geleneksel - öğretmen merkezli yöntem kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Sunumun "bilgisayar destekli" olarak yapıldığı grupta kullanılan materyaller PowerPoint 8.0 paket programı yardımıyla hazırlanmıştır. Araştırma verilerinin analizinde, varyans analizi (ANOVA) ve kovaryans analizi (ANCOVA) kullanılmıştır. Araştırma sonuçları, hem ÖAK hem de ÖAK'na dayalı "bilgisayar destekli " sunumun yapıldığı sınıflardaki öğrencilerin akademik basanları ve öğrenmedeki kalıcılık düzeylerinin, kontrol grubunu oluşturan ve geleneksel öğretim yapılan sınıftaki öğrencilere göre, genelde anlamlı düzeyde yüksek olduğunu göstermiştir. İki deney grubunun öğrencilerinin - ÖAK'na dayalı " bilgisayar destekli " sunumun yapıldığı gruptaki öğrencilerin puanlarının az da olsa yüksek olmasına karşın - hem akademik basan hem de kalıcılık puanlan arasında ise anlamlı bir fark bulunamamıştır. Araştırma bulgulanyla ilgili önemli bir nokta da, deney gruplarındaki öğrencilerin akademik basan ve öğrenmede kalıcılık bakımından, kontrol grubunu oluşturan öğrencilere göre, hatırlama (bilgi) düzeyinden çok kavrama ve uygulama düzeylerinde daha başardı olduklarının belirlenmesidir.Anahtar sözcükler : Öğretimi Aynntılama Kuramı, Bilgisayar Destekli Sunum, Öğretim Kuramlan, Matematik Öğretimi.
İlköğretim okullarındaki öğretmelerin bilgisayar öz-yeterlilik algıları ile bilgisayar destekli öğretim yönteminin yararına ilşkin inançları arasındaki ilişki
Bu çalışmada, en az 3 yıldır Bilgisayar Destekli Öğretim Yöntemini kullanan toplam 84 ilköğretim öğretmenlerinin birinci aşamada bilgisayar öz-yeterlik algılarının ne olduğu ve cinsiyetlerine, kıdemlerine ve branşlarına göre ferklılık gösterip göstermediği araştırılmıştır. İkinci aşamada ise söz konusu öğretmenlerin BDÖ yönteminin yararına ilişkin inançlarının ne olduğu ve cinsiyetlerine, kıdemlerine ve branşlarına göre ferklılık gösterip göstermediği araştırılmıştır. Son olarak da bu öğretmenlerin BDÖ yönteminin yararına ilişkin inançları ile bilgisayar öz-yeterlik algılan arasındaki ilişki araştırılmıştır. Araştırmanın örneklemi, BDÖ yöntemini en az 3 yıldır etkin olarak kullanan 1 özel, 4 devlet okulunda görev yapan farklı branşlardaki 84 öğretmenden oluşmaktadır. Araştırmanın verileri, araştırmacı tarafindan geliştirilen iki ayrı ölçek ile toplanmıştır. Birincisi, "Bilgisayar Destekli Öğretim Yönteminin Yararlarına İlişkin inançları Belirlemeye Yönelik Ölçek", ikincisi ise, "Bilgisayar Öz-yeterlik Algısı Ölçeği"dir. Araştırmada problem ve alt problemlere cevap ararken yüzde, frekans, t- testi, tek yönlü varyans analizi, Scheffe testi ve Pearson korelasyon katsayısı hesaplama yöntemleri kullamlrmştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre; BDÖ yöntemini en az 3 yıldır kullanan öğretmenlerin BDÖ yönteminin yararına ilişkin inançlarına ait puanlarının ortalaması, katılıyorum seçeneğine (4 değeri) çok yalan olan 3.87 olarak bulunmuştur. Bu da öğretmenlerin bilgisayar destekli öğretim yönteminin yararına inandıklarım göstermektedir. Öğretmenlerin BDÖ yönteminin yararına ilişkin inançlarının cinsiyetlerine, kıdemlerine ve branşlarına göre değişmediği saptanmıştır. Öğretmenlerin bilgisayar öz-yeterlik algı puanlan ortalaması 3.65 olarak bulunmuştur. Bu sonuç, öğretmenlerin bilgisayar öz-yeterlik algı puanlarının yüksek olduğunu göstermiştir. Öğretmenlerin bilgisayar öz-yeterlik algılan cinsiyet ve branşa göre değişmezken, kıdeme göre değişmektedir. 3-10 yıllık deneyime sahip olan 111öğretmenlerin bilgisayar öz-yeterîik algılarının 21 yıl ve üzerinde olan gruba göre daha yüksek olduğu ortaya çıkmıştır. BDÖ yöntemini kullanan öğretmenlerin bilgisayar öz-yeterlik algı puanlan ortalaması ile BDÖ yönteminin yararına ilişkin inançlarına ait puanlarının ortalamasının yüksek çıktığı görülmüş ve bilgisayar öz-yeterîik algılan ile BDÖ yönteminin yararına ilişkin inançları arasında pozitif bir ilişki olduğu saptanmıştır. Bu sonuç, öğretmenlerin bilgisayar öz-yeterlik algılarının yüksek olmasının, BDÖ yönteminin yararına inanma düzeylerini de olumlu yönde etkilediğini göstermektedir. IV
İlköğretim 5. sınıf fen ve teknoloji dersi ışık ve ses ünitesinde internetin de kullanıldığı bilgisayar destekli öğretimin öğrenci başarısına etkisi
Bu araştırma İlköğretim 5. sınıf Fen ve Teknoloji dersi Işık ve Ses ünitesinde internetin de kullanıldığı bilgisayar destekli öğretimin öğrenci başarısına etkisini incelemek amacıyla yapılmıştır. Çalışma grubunu, Adana ili Yumurtalık ilçesi Ganime Erzenci İlköğretim okulu ile Kaldırım İlköğretim okulundan, rasgele yöntemiyle seçilen kırk altı 5. sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Seçilen öğrencilerin karne notlarına ve sosyo-ekonomik düzeylerine bakılarak grupların denk olduğu tespit edilmiştir. Araştırmada kullanılan veriler araştırmacı tarafından geliştirilen ?ön-son test? aracılığıyla toplanmıştır. Test oluşturulurken ilk olarak belirtke tablosu oluşturulmuş ve her davranış ile ilgili iki soru hazırlanmıştır. Hazırlanan ön uygulama testi Zeynepli İlköğretim okulunda uygulanmış ve üzerinde madde analizi yapılmış, sonucunda KR-20 değeri .92 çıkmıştır. Ayrıca uygun olmayan maddeler çıkarılmış gerekli maddeler düzeltilmiştir. Hazırlanan test öğrencilere deney öncesi ve sonrası uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS 11.5 paket programı t-testi ile sınanmış, .05 düzeyinde anlamlılığı test edilmiştir. Araştırmada elde edilen sonuçlar kısaca şöyledir; 1. İlköğretim 5. sınıf Fen ve Teknoloji dersi Işık ve Ses ünitesinin öğretilmesinde internetin de kullanıldığı BDÖ'yü kullanan öğrenciler ile 2005 programının kullanıldığı öğretimi alan öğrencilerin ön test puan ortalamaları arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır. 2. İlköğretim 5. sınıf Fen ve Teknoloji dersi Işık ve Ses ünitesinin öğretilmesinde internetin de kullanıldığı BDÖ'yü kullanan öğrenciler ile 2005 programının kullanıldığı öğretimi alan öğrencilerin son test puan ortalamaları arasında deney grubu lehine anlamlı bir fark bulunmuştur. 3. İlköğretim 5. sınıf Fen ve Teknoloji dersi Işık ve Ses ünitesinin öğretilmesinde internetin de kullanıldığı BDÖ'yü kullanan öğrenciler ile 2005 programın kullanıldığı öğretimi alan öğrencilerin erişi puanları ortalamaları arasında deney gurubu lehine anlamlı bir fark bulunmuştur. 4. İlköğretim 5. sınıf Fen ve Teknoloji dersi Işık ve Ses ünitesinin öğretilmesinde internetin de kullanıldığı BDÖ'yü kullanan erkek öğrenciler ile kız öğrencilerin erişi puanları ortalamaları arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır. 5. İlköğretim 5. sınıf Fen ve Teknoloji dersi Işık ve Ses ünitesinin öğretilmesinde 2005 programı öğretimi alan erkek öğrenciler ile kız öğrencilerin erişi puanları ortalamaları arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır. 6. İnternetin de kullanıldığı bilgisayar destekli öğretim alan erkek öğrenciler ile 2005 programının kullanıldığı öğretimi alan erkek öğrencilerin erişi puanları ortalamaları arasında deney grubu lehine anlamlı bir fark bulunmuştur. 7. İnternetin de kullanıldığı bilgisayar destekli öğretim alan kız öğrenciler ile 2005 programının kullanıldığı öğretimi alan kız öğrencilerin erişi puanları ortalamaları arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır. Anahtar Kelimeler : Bilgisayar Destekli Öğretim, İnternet, Fen ve Teknoloj
EFL teacher educators' attitudes towards call: Case of Turkish state universities
Use of technology, especially use of computers, in language education has been very popular recently. This study aimed at identifying teacher educators? attitudes towards use of CALL(Computer Assisted Language Learning) and revealing their barriers (if any) to the use of CALL or computer technologies in their teaching in state universities in Turkey. This study was carried out with 80 teacher educators from English Language Teaching departments of 13 Turkish state universities.Data for this study were collected through questionnaires which were used to find out the participants? attitudes and interviews which were used to identify the participants? barriers to the use of CALL. 6 participants for the interviews were chosen from Çukurova University according to their attitude points. The relationship between the gender and the attitudes towards computers was investigated as well as the relationship between age and attitudes towards the use of CALL.The data from the questionnaires were analyzed through SPSS (Statistical Package for Social Sciences). The interview data were analyzed through content analysis.The results indicated that teacher educators had such barriers as lack of hardware, lack of time, technical and administrative support and people?s opinions or ideas although they had strong positive attitudes towards the use of CALL in their instruction. A statistically significant difference between the gender and the teacher educators? attitudes towards the use of CALL could not be found. The relationship between teacher educators? ages and their attitudes towards CALL was not statistically different either.Keywords: CALL, Attitudes, EFL teacher education.
Fizik dersinde simülasyon destekli yazılımın öğrencilerin akademik başarısına, tutumlarına ve kalıcılığa etkisi
Bu araştırma, ortaöğretim 9. Sınıf fizik dersinde simülasyon destekli yazılım yardımıyla eğitimin öğrencilerin akademik başarısına, derse karşı tutumlarına ve kalıcılığa etkisini araştırmak amacıyla yapılan deneysel bir çalışmadır.Araştırma, 2008/2009 eğitim öğretim yılının birinci yarıyılında, Adana ili Seyhan ilçesi Ramazan Atıl Lisesinde gerçekleştirilmiştir. İlk olarak tüm dokuzuncu sınıflardan yansız olarak iki sınıf belirlenmiştir. Random yolla 9 D sınıfı deney ve 9 F sınıfı kontrol grubu olarak belirlenmiştir. Deney grubu 50, kontrol grubu 52 kişiden oluşmaktadır. Araştırma süresince deney grubu olan 9 D sınıfında geleneksel öğretimin yanı sıra simülasyon destekli yazılım ile, kontrol grubu olan 9 F sınıfında ise sadece geleneksel öğretim yöntemiyle ders işlenmiştir.Bu araştırmada öğrencilerin akademik başarısını ve kalıcılığı ölçmek için Fizik Başarı Testi (FBT), derse karşı tutumlarını ölçmek için ise Fizik Tutum Anketi (FTA) kullanılmıştır. Veriler SPSS 11.0 for Windows paket programında aritmetik ortalama, standart sapma, kovaryans analizi, bağımsız gruplar t- testi, mann whitney-u testi gibi istatistiksel yöntemler kullanılarak çözümlenmiştir.Araştırma verilerinin analizlerinde, Bağımsız Gruplar T-Testi ve Mann Whitney- U Testi kullanılmıştır. Bu araştırmanın sonuçlarına göre; (1) deney ve kontrol grubundaki öğrencilerin Fizik Başarı Testi son test puanları ile ön test puanlarının farkları arasında deney grubu lehine anlamlı fark vardır, (2) deney ve kontrol grubundaki öğrencilerin Fizik Başarı Testi kalıcılık puanları ile son test puanlarının farkları arasında kontrol gurubu lehine anlamlı bir fark vardır, (3) deney ve kontrol grubundaki öğrencilerin Fizik Tutum Anketi son test puanları ile ön test puanlarının farkları arasında anlamlı bir fark bulunamamıştır, (4) deney ve kontrol grubundaki öğrencilerin Fizik Tutum Anketi kalıcılık puanları ile son test puanları farkları arasında anlamlı bir fark bulunamamıştır.Anahtar Kelimeler: Bilgisayar, Fizik Eğitimi, Bilgisayar Destekli Eğitim, Simülasyon Destekli Yazılım ile Eğitim
Öğretimi ayrıntılama kuramına dayalı olarak tasarlanan internet temelli uzaktan öğretim uygulamasının üniversite öğrencilerinin akademik başarısına ve kalıcılığa etkisi
Araştırmanın genel amacı, Öğretimi Ayrıntılama Kuramı'na göre hazırlanan internet temelli uzaktan eğitimin öğrencilerin akademik başarıları üzerindeki etkisini belirlemektir.Araştırmada 2x3'lük (2 faktörlü) bir karışık desen (split-plot) kullanılmıştır. Desendeki 2 düzeyli birinci faktör 2 ayrı deneysel işlemi (geleneksel yöntemle öğrenim gören Kontrol Grubu - GK, ÖAK'ye dayalı internet temelli uzaktan eğitim yöntemiyle öğrenim gören Deney Grubu - GD), desendeki 3 düzeyli ikinci faktör ise deneysel işlem öncesi ve sonrası ölçümleri (öntest, sontest, kalıcılık testi) göstermektedir. Araştırma kapsamında geliştirilen başarı testinin çalışma grubunu Çukurova Üniversitesi'nde öğrenim görmekte olan 4. sınıfa devam eden toplam 49 (Deney Grubu: n=27 ve Kontrol Grubu: n=22) öğrenci oluşturmaktadır. Araştırma kapsamında geliştirilen ?Web Tasarımı? Dersinde ASP Kullanımına İlişkin Öntest, Sontest ve Kalıcılık Testi veri toplama araçları olarak kullanılmıştır.Bu çalışmada yansız bir seçimle 1 Deney ve 1 Kontrol Grubu belirlenmiş, bu gruplardan Deney Grubu'nda öğretim, ÖAK'ye dayalı hazırlanan internet temelli uzaktan eğitim yöntemiyle gerçekleştirilmiştir. Bu grupta bu kuramın belirlediği öğretim stratejilerinin kullanılmasında internetten faydalanılmış, böylece dersler ?ÖAK'ye dayalı hazırlanan internet temelli uzaktan eğitim yöntemiyle? işlenmiştir. Deney Grubu'nda yapılan öğretimde internet temelli uzaktan eğitim verilmiştir. Kontrol Grubu'nda ise öğretim geleneksel yöntem olarak adlandırılan yöntemle gerçekleştirilmiştir. Bu süreç yaklaşık 5 hafta sürmüştür. Verilerin analizinde tek faktörlü kovaryans analizi (One Factor ANCOVA), frekans (f) ve yüzde'den (%) yararlanılmıştır.Öğretimi Ayrıntılama Kuramı çerçevesinde geliştirilen internet temelli uzaktan eğitim çokluortam materyalleri ve kullanılan yöntemler ile gerçekleştirilen öğrenmenin öğrencilerin sontest başarı düzeyleri arasında bulunulan grup bakımından anlamlı bir farkın olduğu belirlenmiştir.Öğretimi Ayrıntılama Kuramı çerçevesinde geliştirilen internet temelli uzaktan eğitim çokluortam materyalleri ve kullanılan yöntemler ile gerçekleştirilen öğrenmenin öğrencilerin kalıcılık başarı düzeyleri arasında bulunulan grup bakımından anlamlı bir farka neden olmadığı belirlenmiştir.
Çoklu ortam kanal ilkesine ve sunum biçimlerine göre çözümlü örneklerle desteklenerek hazırlanmış yazılımların öğrencilerin akademik erişi ve öğrenme deneyimine etkisi
Çoklu ortam kuramı temelinde son yıllarda yapılan araştırmalar, çok ortamlı öğrenme çevrelerinde öğrenmenin etkili ve verimli olması için pek çok ilke üretmiştir. Bu ilkelerin farklı bağlam ve koşullarda geçerliliğin denenmesine ihtiyaç vardır. Bu çalışmada oran- orantı konusu ve çözümlü örnekler ortak bileşeni bağlamında kanal ilkesi ve bölümlere ayırma ilkesi test edilmiştir.Çoklu ortam kuramının genel ilkeleri temelinde 6. sınıf matematik dersinde oran- orantı konusunun öğretimi için çözümlü örneklerle desteklenen bir yazılım hazırlanmıştır. Daha sonra bu yazılımdan kanal ve bölümlere ayırma ilkelerine göre çaprazlanmış dört farklı sürüm üretilmiştir. Kanal ilkesine göre metinsel- görsel ve seslendirilmiş formatlar hazırlanmıştır. Bölümlere ayırma ilkesine göre ise bütünsel ve ardışık sunum formatları oluşturulmuştur. Bütünsel sunum biçiminde öğrencinin öğrenmesi gereken bilgiler, matematiksel düşünme becerisinin tüm aşamalarını kapsayan bütünler halinde verilmiştir. Ardışık sunum biçiminde, bölümlere ayırma ilkesi kullanılmıştır. Her bir ayrım matematiksel düşünme becerisinin alt aşamalarına kapsayan ardışık birimler şekilde sunulmuştur. Bu yazılımlarda konu kapsamı, sunulan örnekler ve örneklerin sayısı aynıdır. Yazılımların ortak bileşeni çözümlü örnekler yöntemi ve matematiksel düşünme becerisidir. Örneklerin sunumunda önce tam çözümlü, sonra yarı çözümlü (problemi tamamlama), daha sonra da çözülmemiş problemler sırası izlenmiştir.Böylece kanal ve bölümlere ayırma ilkelerinin etkisini test edebileceğimiz dört farklı sürüm üretilmiştir: İlk sürüm metinsel- görsel bütünsel sunum (MB), ikinci sürüm metinsel- görsel ardışık sunum (MA), üçüncü sürüm seslendirilmiş/metinsel- görsel bütünsel sunum (SB) ve dördüncü sürüm seslendirilmiş/görsel-metinsel ardışık sunum (SB) biçiminde geliştirilmiştir.Bu araştırmanın genel amacı; oran- orantı konusunda, seslendirilmiş/görsel-metinsel ve ardışık/bütünsel sunum biçimleri ile öğrenmenin, akademik başarı ve öğrenme deneyimi değişkenlerine etkisini incelemektir. Araştırma, matematik dersi oran- orantı konusunda, 2010- 2011 Eğitim- Öğretim yılının ikinci döneminde DSİ Baraj İlköğretim Okulunda 6. sınıfta ve dört farklı şubede (A- B- C- D) öğrenim gören 97 öğrenciyle yapılmıştır. Gruplar, seslendirilmiş/ metinsel- görsel bütünsel sunum (SB), seslendirilmiş/ metinsel- görsel ardışık sunum (SB), metinsel- görsel bütünsel sunum (MB) ve metinsel- görsel ardışık sunum (MA) gruplarına yansız olarak atanmışlardır.Veri toplama aracı olarak açık uçlu akademik başarı testi ve öğretim süreci değerlendirme anketi kullanılmıştır. Akademik başarı değişkenleri açık uçlu akademik başarı testlerinden elde edilmiştir. Dört alt değişkenden oluşmaktadır: konunun öğrenilme düzeyini gösteren akademik erişi, öğrencinin problem çözümlerinde yaptığı yanlış sayısı, öğrencinin problem çözümlerinde hissettiği zorluk algısı ve öğrencinin problem çözümlerinin doğruluğuna ilişkin kendine güven düzeyi. Öğretim süreci değerlendirme anketi ile öğrencinin yazılımla öğrenme deneyimine ilişkin veriler toplanmıştır. Dört alt boyuttan oluşmaktadır: öğrenenin öğretim tasarımına ilişkin deneyim algısı, yazılımla çalışırken hissettiği akış, yazılımla konuyu öğrenirken hissettiği zorluk algısı ve yazılımla çalışmanın getirdiği kendine olan güven düzeyi. Ayrıca başarı ve süreci değerlendirme değişkenlerinin birbirleri ile ilişkileri de araştırılmıştır.Öğrencilere uygulama öncesinde öğrencilerin çalışan bellek kapasitesini belirlemek için sayı dizi bellek testi, akademik başarı düzeylerini belirlemek için açık uçlu akademik başarı ön testi verilmiştir. Öğretim sonunda, açık uçlu akademik başarı son testi ve öğretim süreci değerlendirme anketi uygulanmıştır. Açık uçlu akademik başarı son test puanlarından, ön test puanları çıkartılarak akademik erişi puanları hesaplanmıştır. Ayrıca açık uçlu akademik başarı testinde öğrencilerin her bir soru için zorluk algısını ve güven düzeyini belirleyen 5'li derecelendirme ölçeği kullanılmıştır. Ön ve son testlerde öğrencilerin literatürdeki karşılaşılan yanlışlara göre yapılan yanlış sayılarının çetelesi tutulmuş ve analizi yapılmıştır.Araştırmada elde edilen nicel verilerin analizi SPSS 17 programında yapılmıştır. Verilerin betimsel analizi için aritmetik ortalama, standart sapma ve standart hata değerleri verilmiştir. Karşılaştırmalı analizler için ANOVA, Kruskal Wallis, Pearson Korelasyon ve Regresyon testleri kullanılmıştır.Araştırmanın bulgularına göre akademik erişi puanları incelendiğinde, en başarılı grubun seslendirilmiş ardışık grup olduğu görülmüştür. Ayrıca metinsel ardışık grupla seslendirilmiş ardışık grup karşılaştırıldığında, seslendirilmiş ardışık grup lehine anlamlı bir fark olduğu görülmüştür. Öğretim sürecini değerlendirme anketinden elde edilen sonuçlar incelendiğinde; gruplar akış değişkenine göre karşılaştırıldığında, metinsel ardışık gruba göre metinsel bütünsel grup lehine anlamlı bir fark olduğu görülmüştür. Ayrıca akışı yordamak için yapılan regresyon analizi sonuçlarına göre; öğretim tasarımı ve güven düzeyinin akış üzerinde anlamlı bir yordayıcı olduğu görülmektedir. Ancak zorluk algısı, akışın anlamlı bir yordayıcısı değildir. Bu sonuçlara dayanarak matematik konularında hazırlanacak yazılımlar için: a) Bütünsel sunumlar seslendirme ile desteklenmelidir. b) Ardışık sunumlar seslendirme ile desteklenmelidir. c) Seslendirmenin kullanılmadığı durumlarda bütünsel sunum yapısı tercih edilmelidir. d) Seslendirmenin kullanılmadığı sunumlarda ardışık yapıdan kaçınılmalıdır.
Gagne'nin öğretim durumları modeline göre hazırlanan internet temelli öğretim uygulamasının ilköğretim bilişim teknolojileri dersinde öğrencilerin akademik başarılarına ve kalıcılığa etkisi
Bu çalışmada Gagne'nin öğretim durumları modeli temel alınarak hazırlanan internet temelli öğretim uygulamasının ilköğretim yedinci sınıf bilişim teknolojileri dersinde öğrencilerin akademik başarılarına ve öğrenmenin kalıcılığına etkisi incelenmiştir.Deneysel araştırma desenlerinden öntest sontest kontrol gruplu deneysel desen kullanılarak gerçekleştirilen çalışmada deney grubunda internet temelli öğretim, kontrol grubunda ise mevcut öğretim yöntemi aracılığıyla beşinci basamak ?Yayıncılığa Başlıyorum? ünitesinin anlatımı yapılmış ve grupların akademik başarılar arasındaki fark araştırılmıştır.Çalışma 2011 ? 2012 eğitim-öğretim yılı birinci döneminde Niğde il merkezinde bulunan Atatürk İlköğretim Okulunun 7-B ve 7-C şubeleri ile il milli eğitim müdürlüğünden gerekli izinler alınarak yürütülmüştür. Araştırmaya katılan deney grubunda 25, kontrol grubunda ise 21 öğrenci bulunmaktadır. Her iki grubun dersi araştırmacı tarafından yürütülmüş ve araştırma dört hafta sürmüştür. Uygulamanın başlangıcında ve bitiminde öğrencilere akademik başarı testi uygulanarak elde edilen veriler SPSS for Windows 11.5 paket programı ile analiz edilmiştir. Çalışma grubunun sayıca az olması nedeniyle verilerin çözümlenmesinde parametrik olmayan istatistiksel yöntemler kullanılmıştır.Çalışmadan elde edilen sonuçlara göre internet temelli öğretimin uygulandığı deney grubunun akademik başarısı istatistiksel açıdan anlamlı derecede artış gösterirken, kontrol grubunda anlamlı fark gözlenmemiştir. Ayrıca deney ve kontrol grupları arasındaki farkın istatistiksel olarak anlamlı olmadığı ortaya çıkmıştır. Kalıcılık testi başarı puanları açısından ise deney grubunda yer alan öğrencilerin puanlarının kontrol grubundakilere göre istatistiksel açıdan anlamlı artış gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır.
İlköğretim okullarında görev yapan fen ve teknoloji öğretmenlerinin bilgisayar destekli fen ve teknoloji öğretimine ilişkin görüşlerinin incelenmesi (Gaziantep ve Kilis illeri örneklemi)
Bu araştırma, ilköğretim okullarında görev yapan fen ve teknoloji öğretmenlerinin bilgisayar destekli fen ve teknoloji öğretimine ilişkin görüşlerini incelemek amacıyla yapılmıştır. Araştırma, 2011-2012 eğitim-öğretim yılında Gaziantep İli Şahinbey Merkez İlçesi ve Kilis Merkez'de bulunan ilköğretim okullarında yürütülmüştür. Araştırmanın örneklemini, Gaziantep İli Şahinbey Merkez İlçesi'nde ve Kilis Merkez'de bulunan ilköğretim okullarında görev yapan, 135 fen ve teknoloji öğretmeni oluşturmaktadır. 135 öğretmenin 93'ü Gaziantep ilinde, 42'si ise Kilis ilinde görev yapmaktadır. Verileri toplamak amacıyla iki bölümden oluşan bir ölçek kullanılmıştır. Birinci bölümde, araştırmaya katılan öğretmenlere ait kişisel bilgilerin bulunduğu sorular yer almaktadır. İkinci bölümde ise, öğretmenlerin bilgisayar destekli öğretime ilişkin görüşlerini belirttikleri, beş basamaklı likert tipi sorulardan oluşan, bir dereceleme ölçeği yer almaktadır. Araştırmada elde edilen veriler SPSS paket programı kullanılarak çözümlenmiştir. Ölçekten elde edilen verilerin karşılaştırılmasında, frekans (f), yüzde (%) değerleri hesaplanmış, t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve LSD çoklu karşılaştırma testi kullanılmıştır. Dağılımların normal olmadığı durumlarda hipotez testi olarak Kruskal Wallis-H testi kullanılmıştır. Kruskal Wallis-H testinde anlamlı farklılığın çıktığı durumlarda ikili karşılaştırmalar için ise Mann Whitney U testi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen bulgular şu şekilde özetlenebilir: * Sonuç olarak, araştırmaya katılan fen ve teknoloji öğretmenlerinin tamamı bilgisayar destekli öğretim uygulamasına ilişkin olumlu görüşe sahiptir. * Yapılan analizler sonucunda daha genç ve kıdemi az olan fen ve teknoloji öğretmenlerinin bilgisayar destekli öğretim uygulamasına ilişkin daha olumlu bir görüşe sahip oldukları anlaşılmaktadır. * Bilgisayar destekli öğretimin, eğitim sistemimizde daha fazla uygulanabilmesi ve daha başarılı sonuçlar alınabilmesi için öncelikle öğretmenlerin bilgisayar destekli öğretim uygulamaları konusunda eğitilmeleri gerekliliği ortaya çıkmıştır. Anahtar kelimeler: Bilgisayar destekli öğretim, bilgisayar destekli fen ve teknoloji öğretimi.
Fatih projesi kapsamında öğretmenlerin öğretim etkinliklerinde tablet bilgisayarları kullanmaya ilişkin tutumları ve yenilikçi uygulamaları
Bu araştırma ile Gaziantep İli, Şahinbey ve Şehitkamil İlçelerinde yer alan Anadolu Lisesi öğretmenlerinin FATİH Projesi kapsamında dağıtılan tabletleri öğretim etkinliklerinde kullanmaya yönelik tutumları ve yenilikçi uygulamaları belirlenmeye çalışılmıştır. 2014-2015 eğitim öğretim yılında yapılan bu çalışma karma modelde gerçekleştirilmiş bir çalışmadır. Araştırmanın nicel kısmında öğretmenlerin tablet bilgisayarları kullanmaya ilişkin tutumları araştırmacının kendisi tarafından geliştirilen "Öğretim Etkinliklerinde Tablet Bilgisayar Kullanma Tutum Ölçeği" ile belirlenmeye çalışılmıştır. Cronbach alfa katsayısı ,95 olarak belirlenen bu ölçek araştırmanın tüm evrenini oluşturan toplam 1120 öğretmene ulaştırılmış; ancak 683 anket geri alınabilmiştir. Bu anketler aracılığıyla araştırmaya katılan öğretmenlerin tutum puanlarının bölüm (branş), yaş, hizmet süresi, bilgisayar kullanma süresi ve etkileşimli tahta kullanma sıklığına göre manidar bir farklılık gösterip göstermediği tek yönlü varyans analizi ile diğer bulgular ise yüzde ve frekans ile incelenmiştir. Öğretmenlerin tutum puanlarının bölüm, yaş, hizmet süresi, bilgisayar kullanma süresine göre manidar bir farklılık göstermezken etkileşimli tahta kullanma sıklıklarına göre manidar bir farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Öte yandan yenilikçi uygulamalar kısmında ise öğretmenlerin ödev gönderme, toplama, dönüt verme, ders sunumu yapma, ölçme-değerlendirme ve kıyaslama çalışmalarında tablet bilgisayarları kullanamadıkları tespit edilmiştir. Araştırmanın nitel kısmında ise öğretmenler ile yüz yüze görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Bu görüşmeler ile öğretmenlerin genel anlamda derslerinde tablet bilgisayarları öğretim amaçlı kullanamadıkları, kullanmak için teknopedagojik anlamda eğitim desteğine ihtiyaç duydukları belirlenmiştir.
İlköğretimde bilgisayar destekli öğretim ve bilgi teknolojisi sınıflarının (bilgisayar laboratuvarlarının) kullanımı konusundaki öğretmen tutum ve görüşleri -Adana ili örneği-
Bu araştırmanın genel amacı ilköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerin bilgisayar destekli öğretime karşı tutumlarını ve eğitim-öğretim sürecinde bilgi teknolojisi sınıflarını (bilgisayar laboratuarlarının) kullanmalarıyla ilgili görüşlerini belirlemektir. Araştırmanın evrenini 2009–2010 eğitim öğretim yılında Adana ilinde bulunan ilköğretim okullarında görev yapan sınıf ve branş öğretmenleri, örneklemini ise Adana'nın Seyhan ilçesinde bulunan 123 ilköğretim okulundan tesadüfî örneklem yöntemiyle belirlenmiş 17 ilköğretim okulunda bulunan 581 sınıf ve branş öğretmeni oluşturmuştur. Anketlerin uygulanmasından elde edilen veriler SPSS 15.0 paket programında analiz edilmiştir. Öğretmenlerin bilgisayar destekli eğitime karşı tutum ve görüşlerinin cinsiyet, branş, kıdem, öğrenim durumu, hizmet içi eğitim alıp almamaları, bilgisayar laboratuarı kullanma durumları ve kullanma sıklıkları gibi bağımsız değişkenlere bağlı olarak değişip değişmediğini belirlemek amacıyla parametrik ölçümlerden"t-testi" ve "Tek Yönlü ANOVA", non-parametrik ölçümlerden ise "Kruskal Wallis" ve "Mann Whitney U" kullanılmıştır. Ayrıca ölçek dışı maddeler değerlendirilirken frekans ve yüzde analizleri yapılmıştır. Yaşı daha genç olan öğretmenlerin yaşı daha ileri olan öğretmenlere göre bilgisayar destekli öğretimi daha çok benimsedikleri ve derslerinde yer verdiklerini, bilgisayarla ilgili verilen hizmet içi eğitimin bilgisayar destekli öğretime karşı yönlendirmediğini, alınan hizmet içi eğitimi yeterli bulan öğretmenlerin bilgisayar destekli öğretime karşı tutumlarında olumlu oldukları belirlenmiştir Yapılan araştırmalar ve anket sonuçları öğretmenlerin hizmet içi eğitim almalarına rağmen, derslerinde bilgisayar destekli öğretimi uygulamaları konusunda kendilerini yeterli bulmadıklarını göstermektedir. Anahtar kelimeler: Bilgisayar destekli öğretim, bilgisayar laboratuvarları, bilgisayarlı öğretim.
Bilgisayar destekli animasyonla öğretim yönteminin fen bilgisi öğretmenliği fizik 4 (modern fizik) dersi ile ortaöğretim 11.sınıf modern fizik dersindeki akademik başarıya etkisi
Bu araştırma ortaöğretim önbirinci sınıf ve üniversite ikinci sınıf fen bilgisi öğretmenliğinde öğrenim gören öğrencilerin "modern fizik (Kuantum)" dersi öğretiminde, bilgisayar destekli öğretim yöntemlerinden animasyonların akademik başarıya etkisini sınamak amacıyla yapılmıştır. Araştırma Adana ilinde toplam 152 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın verilerini toplamak için 2013-2014 öğretim yılı ikinci döneminde, bir çalışma yapılmıştır. Veri toplama aracı olarak, ortaöğretim onbirinci Sınıf ve üniversite ikinci sınıf fen bilgisi öğretmenliğinde modern fizik (kuantum) dersinin beş ünitesi ile ilgili kazanımlar doğrultusunda, bir yüksek lisans tezinden alınan modern fizik akademik başarı testi, deneysel işlem öncesinde öntest, deneysel işlem sonrasında sontest olarak kullanılmıştır. Araştırmada üç deney ve üç kontrol grubu kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre; bilgisayar destekli öğretim yöntemlerinden animasyonların, öğrencilerin akademik başarılarını olumlu yönde etkilediği görülmüştür. Animasyon kullanımı öğrencilere öğretilmek istenen özellikle fizik konularında çoğunlukla karşılaştığımız soyut olayları somutlaştırma ve zihinde canlandırma güçlüklerini ortadan kaldırılabilmektedir. Böylece öğrenciler için zengin bir öğrenme ortamı yaratmak mümkün olabilmektedir ve bu öğrencilerin akademik başarılarını artırmaktadır. Anahtar Kelimeler: Bilgisayar destekli eğitim, bilgisayar destekli öğretim, bilgisayar animasyonları, modern fizik (kuantum).
Animasyon destekli değerler eğitimi programının akademik başarıya, derse ve bilişim değerlerine yönelik tutuma ve kalıcılığa etkisi
Bu araştırmanın amacı; animasyon destekli değerler eğitimi programının akademik başarıya, derse ve bilişim değerlerine yönelik tutuma ve kalıcılığa etkisini incelemektir. Araştırma karma yöntem esas alınarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın nicel kısmı, deney, kontrol ve plasebo gruplu, ön test, son test, kalıcılık ve kalıcılığı izleme testi içeren yarı deneysel desenli modeldir. Araştırmanın nitel kısmında ise durum çalışması esas alınmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, Aydın ili sınırları içerisinde bulunan bir meslek lisesinin bilişim teknolojileri alanı 11. sınıfında eğitim gören ve başarı düzeyi "orta" seviyede olan üç şubesi oluşturmuştur. Çok aşamalı küme örnekleme yöntemiyle belirlenen üç sınıftan biri kontrol, biri deney ve biri de plasebo grubu olarak atanmıştır. Araştırmada, deney grubunda ortaya çıkabilecek değişmenin uygulanacak olan animasyon destekli değerler eğitimi programından kaynaklandığını ortaya koymak amacıyla kontrol grubunun yanı sıra plasebo grubuna da yer verilmiştir. Araştırmacı, her üç grupta da öğretim programını kendi yürütmüş ve gruplarda öğretimin yürütülmesi sekiz hafta sürmüştür. Deney grubuna animasyon destekli değerler eğitimine dayalı program uygulanırken, kontrol grubu güncel öğretim programında devam etmiş ve plasebo grubuna ise güncel öğretim programındaki konular kavram karikatürü ile desteklenerek uygulanmıştır. Programların uygulanması öncesinde başarı ön test ve tutum ön test, uygulama bitiminde başarı son test ve tutum son test, son testlerin uygulanmasından iki ay sonra kalıcılık testi, kalıcılık testinden iki ay sonra da kalıcılığı izleme testi gruplara uygulanmıştır. Ayrıca programın uygulanmasından sonra öğrencilerle görüşme yapılmıştır. Araştırmada, nicel veriler ölçme araçlarıyla (grafik ve animasyon dersi başarı testi, grafik ve animasyon dersine yönelik tutum ölçeği, bilişim etiği değerlerine yönelik tutum ölçeği, ikilem durum formları), nitel veriler ise hem ikilem durum formları hem de yarı-yapılandırılmış görüşme formu yardımıyla toplanmıştır. Nicel verilerin analizinde, gruplar arası farklılıkları belirlemek için tek yönlü ANOVA ve Kruskal-Wallis H testleri kullanılmış ve veriler SPSS 23.00 programıyla analiz edilmiştir. İkilem durum formlarının nicel kısmında, deney, plasebo ve kontrol gruplarındaki öğrencilerin programda yer alan değerlere ilişkin ön test ve son test puan ortalamalarının karşılaştırılması için ikili gruplar arasında Mann-Whitney U Testi, grupların tekrarlı ölçümlerinin karşılaştırılması için ise Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi uygulanmıştır. Nitel veriler ise betimsel analiz ve içerik analizi tekniği kullanılarak analiz edilmiştir. Elde edilen bulgulara göre; uygulama süreci sonunda, hem grafik ve animasyon dersi akademik başarı, hem derse yönelik tutum hem de bilişim etiği değerlerine yönelik tutum puanları bakımından deney grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı farklılık elde edilmiştir. Öğrencilerle yapılan görüşmelerden elde edilen bulgulara göre, öğrenciler derste animasyon kullanımının, dersi eğlenceli hale getirdiği, öğrenmeyi kolaylaştırdığı, bilgileri kalıcı hale getirdiği konusunda görüş bildirmişlerdir. Ayrıca öğrenciler günümüzde bilişim etiği değerlerinin önemini ve bu değerlerin öğretiminin gerekliliğini belirtirken, animasyon hazırlama sürecinde yaparak ve yaşayarak öğrenmenin değerlerin içselleştirilmesi bakımından önemli olduğunu vurgulamışlardır. Sonuç olarak, animasyon destekli değerler eğitimi programının grafik ve animasyon dersi akademik başarısına, derse ve bilişim etiği değerlerine yönelik tutuma olumlu yönde etki ettiği sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma sonuçlarına dayanarak öğretmenlere, dersleri animasyon destekli olarak işlemeleri, öğrencilere eksik olduğu konularda animasyon hazırlama ödevi vermeleri ve derslerde günlük hayattan örnekler vererek bilişim etiği değerleri hakkında öğrencileri bilgilendirmeleri önerilebilir.
Fen bilgisi öğretmen adaylarının radyoaktivite konusundaki kavram yanılgılarının giderilmesinde bilgisayar destekli öğretimin ve kavramsal değişim metinlerinin etkisi
Bu çalışmanın amacı, fen bilgisi öğretmen adaylarının radyoaktivite konusundaki kavram yanılgılarının giderilmesinde bilgisayar destekli öğretimin, kavramsal değişim metinlerinin, bilgisayar destekli öğretim ile kavramsal değişim metinlerinin birlikte kullanılmasının ve geleneksel öğretim yönteminin etkilerini araştırmaktır. Ayrıca uygulanan yöntemlerin fen bilgisi öğretmen adaylarının fizik öğrenmeye yönelik tutumlarına etkileri de araştırılmıştır. Araştırmanın örneklemini 2011-2012 öğretim yılı bahar döneminde Celal Bayar Üniversitesi Eğitim Fakültesi Fen Bilgisi Öğretmenliği Ana Bilim Dalında dört farklı şubede öğrenim gören toplam 92 dördüncü sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Her şubede farklı bir öğretim yöntemi kullanılmıştır. Bilgisayar destekli öğretimin kullanıldığı şube birinci deney grubu (23 öğrenci), kavramsal değişim metinlerinin kullanıldığı şube ikinci deney grubu (23 öğrenci), bilgisayar destekli öğretim ile kavramsal değişim metinlerinin birlikte kullanıldığı şube üçüncü deney grubu (23 öğrenci) ve geleneksel öğretim yönteminin kullanıldığı şube kontrol grubu (23 öğrenci) olarak rastgele belirlenmiştir. Çalışmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen iki aşamalı ?Kavram Yanılgısı Belirleme Testi (KYBT)?, mülakatlar ve ?Fizik Öğrenmeye Yönelik Tutum Ölçeği (FÖYTÖ)? kullanılmıştır. Araştırmada farklı öğretim yöntemlerinin etkinliğinin belirlenmesi amacıyla ?eşitlenmemiş kontrol gruplu deneysel desen? kullanılmıştır. Elde edilen veriler SPSS 21.0 kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda, gerek kavram yanılgılarının giderilmesi açısından, gerekse öğrencilerin fizik öğrenmeye tutumlarını artırma açısından, deney gruplarında uygulanan yöntemlerin kontrol grubunda uygulanan geleneksel öğretim yöntemine göre daha başarılı olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Bilgisayar destekli öğretim, kavramsal değişim metinleri, fizik öğretimi, kavram yanılgıları, radyoaktivite.