Listening

86 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Özel öğrenme güçlüğü olan çocuklarda dinleme eforu ve işitsel dikkatin değerlendirilmesi

Özel öğrenme güçlüğü (ÖÖG) tanısı alan çocuklarda dikkat eksiklikleri, konuşmayı işlemleme güçlükleri ve işitsel işlemleme bozukluklarının sıklıkla birlikte gözlendiği belirtilmektedir. Bu çalışmada, ÖÖG tanısı alan çocukların gürültüde konuşmayı anlama becerisi, işitsel dikkat ve bilişsel beceriler ile dikkati bölme yeteneğini yansıttığı varsayılan dinleme eforu değerlendirilerek normal çocuklar ile karşılaştırılması amaçlanmıştır. Bununla birlikte gürültüde konuşmayı anlama becerisi, işitsel dikkat ve dinleme eforu testinden elde edilen sonuçlar arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla çalışma grubuna 7-12 yaş arasında ÖÖG tanısı almış 23 çocuk, kontrol grubuna ise 7-12 yaş arasında 23 normal çocuk dahil edilmiştir. Çalışmaya katılan tüm çocuklara gürültüde konuşmayı anlama becerisini değerlendirmek üzere Türkçe Kolaylaştırılmış Matrix Testi (TURSIMAT), dinleme eforunu değerlendirmek için İkili Görev Paradigması ile Dinleme Eforu Testi ve işitsel dikkati değerlendirmek için Dinlemede Dikkat Testi (DDT) uygulanarak sonuçlar karşılaştırılmıştır. TURSIMAT, DDT, İkili Görev Paradigması ile Dinleme Eforu Testi ve yaş arasındaki ilişkiler de incelenmiştir. Çalışma sonucunda iki grup arasında TURSIMAT testinde anlamlı bir fark bulunmazken (p>0,05), DDT ve Dinleme Eforu testlerinde anlamlı fark elde edilmiştir (p<0,05). TURSIMAT testi ile DDT ve Dinleme Eforu Testi arasında bilateral koşulda anlamlı bir ilişki bulunamazken, tek taraflı koşullarda kısmen anlamlı ilişki elde edilmiştir (p<0,05). DDT ve Dinleme Eforu testi arasında sadece orta koşulda anlamlı ilişki elde edilmiştir (p<0,05). Ayrıca yaş ile TURSIMAT'ın tüm koşulları ve Dinleme Eforu Testi'ndeki zor ve orta koşul arasında anlamlı bir ilişki elde edilirken (p<0,05), yaş ile DDT testi arasında anlamlı bir ilişki belirlenememiştir. Elde edilen bulgular ÖÖG tanılı çocukların normal çocuklara kıyasla daha fazla dinleme eforuna ve daha zayıf işitsel dikkat becerisine sahip olduğunu göstermektedir.

DikkatDinlemeDinleme becerisi+6
Hatice Merve Yücel
Hacettepe University · Institute of Health Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

İkinci/yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde akademik dinlemeye yönelik üstsöylem belirleyicilerinin tespiti

Öğretim dili Türkçe olan akademik programlara devam eden uluslararası öğrencilerin sayısının artması ve bu öğrencilerin karşılaştığı zorluklar ve ihtiyaçlarının ortaya konmasının sonucu olarak akademik Türkçe öğretimi, ikinci/yabancı dil olarak Türkçe öğretimi alanında son zamanlarda önemi artan bir konu olmuştur. Bu bağlamda uluslararası öğrencilerin akademik dil yeterliliğine sahip olmaları; Türkçe akademik söylemin, akademik söylem türlerinin özelliklerini ve akademik ortamların uzlaşımlarını bilmelerinin yanı sıra okuma, dinleme, konuşma ve yazma becerilerini akademik ortamlarda etkin kullanabilmelerini gerektirmektedir. Ancak alanyazındaki çalışmalar ve basılı ders materyalleri incelendiğinde çoğunlukla okuma ve yazma becerilerine odaklanılırken dinlemeye yeterince yer verilmediği, yer verildiği durumlarda ise yalnızca dinlediğini anlama pratiği yapıldığı ve sözlü söylem veya strateji farkındalığı çalışmaları üzerinde durulmadığı görülmektedir. Bu eksikliğin art alanında akademik dinleme çalışmalarına kaynaklık edebilecek sözlü söylemi betimleyen dilbilimsel çalışmaların yeterince bulunmamasının veya dilbilimsel olgularla pedagojik hedefler arasındaki bazı bağlantıların keşfedilmemesinin payı olduğu düşünülmektedir. İkinci dil edinimi alanyazınında da bu türden bir bağlantıyı kuran ve sözlü akademik söylemde üstsöylem olgusunun varlığının ve öğretim bağlamlarında üstsöyleme ilişkin yapılan farkındalık geliştirme çalışmalarının akademik dinlemeye olumlu etkisini ortaya koyan çalışmalar bulunmaktadır. Bu bağlantıdan hareketle üniversite derslerinde kullanılan üstsöylem belirleyicilerini betimlemeyi ve akademik dinleme alt becerileriyle ilişkilerini araştırmayı amaçlayan nitel ve tür temelli bir metinsel söylem analizi çalışması tasarlanmıştır. Bu doğrultuda öncelikle akademik dinleme alt becerilerinin listelenmesi hedefiyle alanyazındaki ilgili çalışmaların sunduğu listelerin ve referans metinlerdeki ilgili tabloların içerik analizinin yapılmasıyla bir liste oluşturulmuş ve sonrasında veriden yola çıkılarak söz konusu liste geliştirilmiştir. Öte yandan çeşitli bilimsel alanlardan, yüz yüze, web-tabanlı senkron ve web-tabanlı asenkron olarak yürütülen on iki adet tek yönlü öğretim dili Türkçe olan üniversite dersinden maksimum çeşitlilik örnekleme tekniği izlenerek bir özel amaçlı derlem oluşturulmuştur. Bu derlemin MAXQDA adlı veri analiz programı üzerinde manuel olarak analiz edilmesiyle derslerdeki üstsöylem belirleyicileri tespit edilip akademik dinleme alt becerileriyle eşleştirilmiş bir şekilde öğreticilerin ve materyal geliştiricilerinin kullanımına sunulmuştur. Söz konusu envanterin akademik Türkçe dinleme eğitiminin niteliğinin artırılmasına katkıda bulunacağı düşünülmektedir.

Akademik TürkçeAkademik dinlemeDinleme+7
Gül Deniz Demirel Aydemir
Hacettepe University · Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Unilateral koklear implant kullanıcısı bireylerde dinleme çabasının objektif ve subjektif olarak değerlendirilmesi

Dinleme çabası, belirli bir dinleme görevi sırasında kişiye ve/veya işitsel uyaranın özelliğine bağlı olan zorlukların üstesinden gelebilmek için bilişsel kaynakların kullanılması olarak tanımlanır. Bu çalışmada klinik uygulamada dinleme çabasının objektif ölçümü için oldukça önemli olan pupillometri yönteminin fayda ve limitasyonları buna bağlı olarak işitme kayıplı bireylerin değerlendirilmesinde uygulanabilirliği açıklanmıştır. Bu çalışmanın amacı, tek taraflı koklear implant kullanıcılarının dinleme çabasını objektif ve subjektif olarak değerlendirmek ve normal işiten bireylerden elde edilen değerler ile karşılaştırmaktır. Bu çalışmada anadili Türkçe olan 14 tek taraflı koklear implant kullanıcısı ve 14 normal işitmeye sahip toplam 28 bireyde Türkçe Matris test cümleleri kullanılarak, Matris test içerisindeki gürültüde konuşmayı ayırt etme eşiklerini (KAE) %50 ve %70 ayırt etme seviyelerine göre her bir grubu 2 farklı durumda monaural test edecek şekilde düzenlenmiştir. Çift görev paradigması ile pupil boyutu ve cevap süresi kaydedilmesiyle dinleme çabası değerlendirilmiştir. Çalışmanın birincil görevi işitsel sunulan uyaranların tekrarlanması, ikincil görevi görsel olarak sunulan fonetik dengeli tek heceli kelimeler arasında uyak bulunması şeklinde uygulanmıştır. Çalışma sonucunda cevap süresi ve pupil boyutu ölçümleri arasında anlamlı korelasyon elde edilmiştir (r = ,177, p<.001). Pupil boyutu ölçümlerinde Türkçe Matris testinde konuşma anlaşılırlık eşiği %50'den %70'e çıkarıldığında özellikle tek taraflı implant kullanan grupta anlaşılırlık oranları artsa da pupil boyutunda anlamlı bir değişim gözlenmemiştir. %50 ve %70 anlaşılırlık seviyelerinin değişimi normal grupta anlamlı bir fark yaratmıştır. Cevap süresi ölçümlerinde %70 KAE seviyesinde çalışma grubu ve kontrol grubu arasında anlamlı farklılık edilmiştir. Sonuç olarak anlaşılırlık seviyesi artınca koklear implant kullanan grupta normal işiten gruba göre cevap süresi daha uzun bulunmuş dolayısıyla anlaşılırlık artsa bile tek taraflı implant kullanan grupta dinleme çabası normal işiten bireylere göre daha fazla olarak gözlemlenmiştir.

DinlemeKoklear implantlarKulak hastalıkları+4
Ceylan Karaçar
Hacettepe University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Aktif öğrenme yönteminin 5.sınıf öğrencilerinin sözlü iletişim becerilerine (Konuşma-dinleme) etkisi ve öğrencilerin aktif öğrenme uygulamalarına ilişkin görüşleri

Bu çalışmanın amacı, 5.sınıf öğrencilerinin; Türkçe konuşma becerilerini geliştirme, konuşma kaygılarını giderme, Türkçe dinleme beceri ve başarılarını geliştirmede aktif öğrenme tekniklerinin etkisini belirlemek ve aktif öğrenme uygulamalarına ilişkin görüşlerini incelemektir. Araştırmada nitel ve nicel araştırma tekniklerinin birlikte kullanıldığı "karma yöntem" kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutunda ön-son test kontrol gruplu deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmanın nitel boyutunda deney grubu öğrencilerinin aktif öğrenme uygulamalarına yönelik görüşlerini almak için yapılandırılmış görüş bildirim formuyla görüşler toplanmıştır. Nicel verilerin analizinde nicel, nitel verilerin analizinde ise nitel analiz teknikleri kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma gruplarını 2017-2018 eğitim-öğretim yılı güz döneminde Van Merkez İpekyolu İlçesi'nde eğitim-öğretim faaliyetini sürdüren bir devlet ortaokulunun 5. sınıfına devam eden 61 öğrenci oluşturmaktadır. Deney ve kontrol grupları rastgele (random) belirlenmiştir. Buna göre 30 öğrenci deney grubunda, 31 öğrenci ise kontrol grubunda yer almıştır. Öğrencilerin demografik ve akademik başarıları birbirine benzerdir. Deneysel uygulamalar sonunda aktif öğrenme tekniklerinin; öğrencilerin Türkçe konuşma becerilerinin geliştirilmesinde; Türkçe konuşma kaygılarının giderilmesinde, Türkçe dinleme akademik başarı ve becerilerinin geliştirilmesinde Türkçe Öğretim Programı (2017) çerçevesinde yapılan etkinliklere nazaran daha başarılı sonuçlar verdiği belirlenmiştir. Ayrıca deney grubunda bulunan öğrencilerin büyük çoğunluğunun aktif öğrenme uygulamalarına ilişkin olumlu görüşlere sahip oldukları belirlenmiştir. Araştırmanın sonuçları, öğrencilerin Türkçe sözlü iletişim beceri ve başarılarının geliştirilmesinde aktif öğrenme yöntemi tekniklerinin daha yoğun kullanılması gerektiğini ortaya koymaktadır.

Aktif öğrenmeAktif öğrenme yöntemleriDinleme+7
İlayda İl
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

8. sınıf öğrencilerinin okuduğu ve dinlediği farklı türdeki metinleri özetleme becerilerinin karşılaştırmalı olarak incelenmesi

Bu araştırmada, 8. sınıf öğrencilerinin dinledikleri ve okudukları metinleri özetleme becerileri karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Çalışmanın amacı öğrencilerin dinledikleri ve okudukları metinleri özetleme becerilerinin öğrenme alanına, metin türüne, okul başarı seviyesine, cinsiyete, aylık okunan kitap sayısına, anne eğitim durumuna, baba eğitim durumuna, ailenin aylık gelir durumuna göre farklılaşıp farklılaşmadığını tespit etmektir. Tarama modelinde olan bu araştırmanın evrenini Muş ili Merkez ilçesindeki 8. sınıf öğrencileri, örneklemini ise aynı yerdeki dört ortaokulda öğrenim görmekte olan 190 8. sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Merkez ilçedeki okullar, Millî Eğitim Bakanlığı tarafından yapılan "Sınavla Öğrenci Alacak Ortaöğretim Kurumlarına İlişkin Merkezi Sınavı"nın başarı sonuçlarına göre başarı seviyesi yüksek, başarı seviyesi orta, başarı seviyesi düşük olarak üç seviyeye ayrılmıştır. Sayısal yakınlığı sağlamak için başarı seviyesi düşük ortaokullardan iki, diğer iki seviyeden birer okul belirlenmiştir. Dinleme öğrenme alanından bir hikâye edici, bir bilgilendirici; okuma öğrenme alanından da bir hikâye edici, bir bilgilendirici metin olmak üzere toplamda dört metin kullanılmıştır. Öğrencilerin bu metinlerden hareketle (dinleyerek/okuyarak) özet çıkarmaları istenmiştir. Söz konusu bu özetler çalışmanın verilerini oluşturmaktadır. Elde edilen özetler Okur (2011) tarafından geliştirilen "Özet Metinleri Değerlendirme Ölçeği"ne göre değerlendirilmiş, bunun sonucunda elde edilen veriler IBM SPSS Statistics 21.0 Programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Verilerin analizinde parametrik testlerden t-testi, One Way ANOVA kullanılmış; ayrıca frekans (f), aritmetik ortalama (X), standart sapma (S) vb.ne de bakılmıştır. Yapılan analizlerin sonuçlarına göre öğrencilerin metinleri özetleme becerilerine bakıldığında; öğrenme alanına göre dinleme becerisinin, okul başarı seviyesine göre başarı seviyesi iyi olan okulların, cinsiyete göre kız öğrencilerin, aylık okuduğu kitap sayısına göre 4 ve üzeri kitap okuyan öğrencilerin, anne eğitim durumuna göre annesi ortaokul ve lise mezunu olan öğrencilerin, baba eğitim durumuna göre babası okuryazar, lise ve üniversite mezunu olan öğrencilerin, ailenin aylık gelir durumuna göre aylık gelir durumu orta düzey olan öğrencilerin özetleme becerilerinin daha iyi olduğu ve diğerlerine göre anlamlı farklılık arz ettiği görülmüştür. Metin türüne göre ise öğrencilerin özetleme becerileri arasında anlamlı bir farklılık bulunamamıştır. Bu sonuçlardan hareketle tartışma kısmında, araştırmanın bulguları benzer çalışmaların bulgularıyla karşılaştırılmış ve çeşitli değerlendirmeler yapılarak tartışılmıştır. Daha sonra Millî Eğitim Bakanlığına, öğretim programı hazırlayıcılarına, başta öğretmenler olmak üzere uygulayıcılara ve öğretmen adaylarına çeşitli önerilerde bulunulmuştur. Anahtar sözcükler: 8. sınıf öğrencileri, farklı türde metinler, özetleme becerisi.

DinlemeDinleme-anlamaOkuma+5
Özkan Çetin
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinin dinleme becerilerine ilişkin karşılaştıkları sorunlar üzerine bir inceleme

Bu çalışmanın amacı, öğretmen ve öğrenci görüşlerinden hareketle ortaokul öğrencilerinin dinleme sorunlarını ve bu sorunların kaynaklarını tespit etmek, bu sorunlara ilişkin öğretmenlerin çözüm yollarını ve çözüm önerilerini belirlemektir. Bu amaç çerçevesinde derinlemesine veri toplamak için nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak da nitel veri toplama tekniklerinden yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Çalışma grubunu, Van merkez ilçelerinden Tuşba ve İpekyolu'nda bulunan 5 ortaokulda görev yapan 10 Türkçe öğretmeni ve 10 ortaokul öğrencisi oluşturmuştur. Çalışma grubunun seçiminde tecrübenin önemli olduğu düşünüldüğünden öğretmenlerin 3 yıl ve üstü görev yapmış olmaları göz önünde bulundurulmuştur. Görüşmelerle elde edilen verilerin analizinde içerik analizi kullanılmıştır. Analiz güvenirliği için kodlayıcı güvenirliğine başvurulmuştur. Çalışmanın bulguları dinleme sorunları, dinleme sorunlarının kaynakları, dinleme sorunlarına ilişkin öğretmenlerin çözüm yolları, dinleme sorunlarına ilişkin öğretmenlerin çözüm önerileri ve öğrencilerin görüşlerine göre dinleme sorunları başlıklarından oluşmaktadır. Araştırma sonucuna göre ortaokul öğrencilerinin dinleme sorunları genel olarak ortaya konulmuştur. Öğretmenlerin görüşlerinden hareketle aileden, çevreden, hazırbulunuşluktan, konuşmacıdan, dinleyiciden, eğitim ve dinleme materyalinden kaynaklı dinleme sorunları olduğu tespit edilmiştir. Öğretmenler bu sorunları nasıl çözdüklerini belirtmişler ve bu sorunların çözüm yollarına ilişkin detaylı öneriler getirmişlerdir. Öğretmenlerin çözüm yolları ve çözüm önerileri dinleme sorunlarının kaynağında belirtilen temalar çerçevesinde sunulmuştur. Dinleme sorunları ve bu sorunların kaynağına ilişkin öğrenci görüşleri ise aile, çevre, hazırbulunuşluk, dinleyici ve dinleme materyali temalarında ortaya çıkmıştır. Dinleme sorunları ve bu sorunların kaynağına ilişkin öğretmen ve öğrenciler arasında benzeyen ve farklılaşan yönler olduğu tespit edilmiştir. Araştırma sonuçları alan yazında yapılan diğer araştırmalarla farklı açılardan tartışılmıştır.

DinlemeDinleme becerisiDinleme problemi+5
Melek Uzunyol Köprü
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde akademik dinleme becerisinin geliştirilmesi

Bu çalışmanın amacı iktisadi ve idari bilimler alanında öğrenim görmekte olan uluslararası öğrencilerin akademik dinleme becerilerini geliştirmektir. Bu amaç doğrultusunda akademik dinleme kazanımları belirlenmiş, dinleme etkinlikleri oluşturulmuş ve bu etkinliklerin uygulaması gerçekleştirilerek öğrencilerin gelişimleri takip edilmiş, değerlendirilmiş ve sonuçlar ortaya konulmuştur. Bu araştırmada, nicel ve nitel araştırma yöntemlerinin bir arada kullanıldığı karma araştırma modeli kullanılmış ve belirlenen amaçlara ulaşılması adına yakınsayan paralel desen kullanılarak desenlenmiştir. Literatür taraması, ihtiyaç analizi ve uzman görüşleri doğrultusunda belirlenen kazanımlar doğrultusunda 8 haftalık akademik dinleme etkinlikleri oluşturulmuştur. Bu etkinlikler Pamukkale Üniversitesi'nde iktisadi ve idari bilimler alanında öğrenim gören birinci sınıf öğrencilerine uygulanmıştır. Öğrencilerin akademik dinleme bakımından gelişimleri uygulama öncesinde yapılan ölçümler ile uygulama sürecinde elde edilen ölçümler karşılaştırılarak incelenmiştir. Elde edilen bulgulara göre öğrenciler dinleme becerilerinin çok iyi düzeyde olduğunu ve dinleme becerisinin akademik başarı için en önemli beceri olduğunu düşünmektedir. Uluslararası öğrenciler en çok alanlarıyla ilgili bir dersi ve konuşmayı dinlerken konuyu özetleyerek not tutmakta zorlanmaktadır. İktisadi ve idari bilimler özelinde öğrenciler; bilinmeyen / yeni kelime ve kavramların olması, konuşanın / öğretim görevlisinin konuşma hızı ve aksan problemi, öğretim görevlisinin tek düze (düz anlatım) ders anlatımı (öğretim yöntem ve materyali sorunu), akademik terimlere yönelik sözlük yetersizliği nedenleriyle derslerde sorun yaşamaktadır. Uygulama sürecinde öğrencilerin dinleme öncesinde öğrencilerin dinleme hedeflerini belirleyebildikleri, dinleme sürecinde karşılaşabilecekleri hedef kelimeleri ve güçlükleri tahmin edebildikleri ve belirlenen hedeflere yönelik dinleme stratejilerini oluşturabildikleri; dinleme sonrasında sahip olunan ön bilgilerini kullanabildikleri ve çoğunun dinleme hedeflerine ulaşabildikleri saptanmıştır. Uygulama süresince öğrencilerin dinleme öncesi etkinliklerde daha başarılı oldukları, dinleme süreci etkinliklerde diğerlerine oranla daha az başarılı oldukları ve belirlenen kazanımları daha düşük oranda gerçekleştirdikleri görülmüştür. Gerçekleştirilen uygulama ile öğrencilerin dinleme düzeylerinin ortalama %52,4 oranında geliştiği; öğrencilerin alanlarıyla ilgili kelime bilgilerinin %128,7 oranında arttığı ve genel olarak alan temelli akademik dinleme uygulamaları ile %33,1 oranında gelişim gösterdikleri ortaya konulmuştur. Ulaşılan bu bulgular sonucunda alan temelli akademik dinleme planlamalarının ve etkinliklerinin uluslararası öğrencilerin akademik yaşamlarına sağlayacağı katkılar konusunda araştırmacılar ve eğitimciler için birtakım önerilerde bulunulmuştur.

Akademik dinlemeDinlemeDinleme becerisi+5
Mevlüt Ellialtı
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Yabancı dil olarak Türkçe öğrenen C1 seviyesi öğrencilerinin dinleme metinlerinde özetleme stratejilerini kullanma becerileri

Çalışmada, Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenen C1 seviyesindeki öğrencilerin dinlediği metinleri özetleme becerileri araştırılmak istenmiştir. Araştırma, Uşak Üniversitesi Türkçe Öğretimi Uygulama ve Araştırma Merkezi 2020-2021 Akademik Yılı Bahar Döneminde C1 seviyesinde öğrenim gören 22 yabancı uyruklu öğrenci ile yürütülmüştür. Araştırmada yabancı dil olarak Türkçe öğrenen öğrencilere bilgilendirici ve öyküleyici anlatım biçimiyle oluşturulmuş altı metin dinletilmiştir. Öğrencilerden dinledikleri metinlerden hareketle özet yazmaları istenmiştir. Bu özetler, Özçakmak (2015) tarafından geliştirilen "Özetleme Stratejileri Puanlama Ölçeği" kullanılarak puanlanmıştır. Bu ölçekte öğrenci özetleri; "başlık yazma, bakış açısını doğru kullanma, anlatım kipini doğru kullanma, önemli bilgiyi seçme, önemsiz bilgiyi silme, metin dışı bilgiye yer vermeme, tutarlı yazma ve kısaltma" olmak üzere toplam sekiz maddede incelenmiştir. Ayrıca öğrencilerin özetleri; anlatım biçimi, cinsiyet, yaş ve uyruk değişkenleri açısından da ele alınmıştır. Araştırma sonucunda yabancı uyruklu 22 öğrencinin, dinledikleri metinlerde özetleme stratejilerini kullanmada başarısız olduğu görülmüştür. Anlatım biçimi ile öğrencilerin özetleme becerileri arasında anlamlı bir farklılığa rastlanmamıştır. Yaş değişkeninin de özetleme stratejilerini kullanmada anlamlı bir etkisi olmadığı görülmüştür. Özetler, cinsiyet değişkeni açısından değerlendirildiğinde kadın öğrencilerin erkek öğrencilere göre daha başarılı oldukları görülmektedir. Öğrencilerin özetleme becerileri uyruk değişkeni açısından incelendiğinde, en başarılı öğrencilerin Kazakistan uyruklu, en başarısız öğrencilerin ise Mısır uyruklu olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öğrencilerin özetleme stratejilerini kullanırken yaptıkları hataların frekansları da ayrıca hesaplanmıştır. Elde edilen sonuca göre, öğrencilerin en çok "başlık yazma, kısaltma, önemli bilgiyi seçme ve anlatım kipini doğru kullanma" stratejilerinde sorun yaşadıkları görülmektedir.

Dil öğretimiDinlemeTürkçe+7
Elif Nur İnce
Uşak University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı mekanların dinlediğini anlamaya etkisi

Dinleme, dört temel dil becerisi içerisinde bireyin ilk edindiği beceridir ve bireyin doğduğu günden itibaren edinmeye başladığı bu beceri, sosyal çevrede gelişir. Örgün eğitim kurumlarında yürütülen ana dili eğitiminde dinleme becerisinin geliştirilmesine önem verilmelidir. Dinleme eğitiminin sadece sınıf ortamında sese dayalı etkinliklerle yapılması öğrencilerin günlük hayatta karşılaşabilecekleri ortamları ve durumları göz ardı etmektir. Bu çalışmanın amacı, farklı dinleme mekânlarının dinlediğini anlamaya etkisini incelemektir. Çalışmanın yöntemi deneysel desenlerden biri olan "Tek Gruplu Ön test -Son test Zayıf Deneysel Desen" dir. Çalışma 2021-2022 eğitim öğretim yılında Uşak il merkezinde bulunan bir devlet okulunda öğrenim görmekte olan 10 tane 8. sınıf öğrencisiyle yapılmıştır. Çalışma süreci başlamadan önce "Atatürk, tiyatro, at, müze, kütüphane ve dokuma" olmak üzere altı farklı tema belirlenmiştir. Araştırmada; belirlenen temalarla ilişkili "Mürefteli Kadınlar ve Emin Astsubay, Canım Kitaplığım, Kilim, Yılkı Atı, Miras Keçe, Rodin'den Aldığım Ders, Belkıs Tiyatrosu, Sığırtmaç Mustafa'nın Öyküsü, Ben Küçük Bir Kilimim, Eğin'de Cirit Oyunu, Eşekli Kütüphaneci Mustafa Güzelgöz, Ben Kanatlı Denizatı Broşu" adlı öyküleyici metinler, dinleme metinlerinin metin altı soruları ve odak görüşme soruları veri toplama aracı olarak belirlenmiştir. Belirlenen dinleme metinleriyle, sınıf içinde, günde bir ders saati olmak üzere iki haftalık süreçte dinleme çalışması yapılmıştır. "Atatürk Kültür Merkezi, Uşak Atlı Rehabilitasyon Merkezi, Uşak Arkeoloji Müzesi, Uşak İskender Pala İl Halk Kütüphanesi, Atatürk Evi ve Dokur Evi" olmak üzere temalarla ilişkili 6 farklı mekânda da iki haftalık süreçte dinleme çalışmaları yapılmıştır. Çalışma süreci 6 haftada tamamlanmıştır. Sınıf içinde yapılan dinleme çalışmalarından elde edilen puanlarla farklı mekanlarda yapılan dinleme çalışmalarından elde edilen puanlar karşılaştırılmış ve yüzdelik farkına bakılmıştır. Verilerin anlamlılık değeri için SPSS 28.0 programı yardımıyla non- parametrik testlerden biri olan Wilcoxon işaretli sıralar testi kullanılmıştır. Çalışmalardan elde edilen bulgulardan hareketle öğrencilerin tiyatro temasındaki ön test ortalamalarının 40,8889 son test ortalamalarının 56,0556; cirit temasındaki ön test ortalamalarının 77,1667 son test ortalamalarının 85,1111; müze temasındaki ön test ortalamalarının 61,5556 son test ortalamalarının 73,6667; kütüphane temasındaki ön test ortalamalarının 65,0500 son test ortalamalarının 80,2000; Atatürk temasındaki ön test ortalamalarının 48,5000 son test ortalamalarının 82,0000; dokuma temasındaki ön test ortalamalarının 67,9000 son test ortalamalarının 79,3000 olduğu belirlenmiştir. Öğrencilerin belirlenen mekanlarda yapılan dinleme çalışmalarındaki son test puan ortalamalarının sınıf içinde yapılan dinleme çalışmalarındaki ön test puan ortalamalarına oranla yüksek olduğu görülmüştür. 5 temadan elde edilen veri anlamlı sonuçlanmıştır (p<0.05). Tiyatro temasından anlamlı veri elde edilememiştir (p>0.05). 6 farklı temanın belirlendiği ortamlarda yapılan dinleme çalışmalarının 5'inde anlamlı bir fark elde edilirken 1 çalışmada anlamlı bir fark olmadığı belirlenmiştir. Elde edilen verilere göre; çalışma grubundaki öğrencileri en fazla etkileyen ortamın Atatürk Evi olduğu, en az etkileyen ortamın ise tiyatro olduğu görülmüştür. Çalışmanın bütününe bakıldığında sınıf içinde yapılan geleneksel dinleme çalışmalarına göre; dinleme metni ile ilişkili ortamlarda yapılan dinleme çalışmalarının anlamayı olumlu etkilediği görülmüştür. Çalışmayla ilgili önerilere sonuç bölümünde yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Dinleme, dinleme eğitimi, Türkçe Dersi Öğretim Programı'nda dinleme

DinlemeDinleme becerisiDinleme-anlama+6
Pelin Özdemir
Uşak University · Institute of Graduate Studies
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Dinleme eforu değerlendirilmesinde kullanılan objektif yöntemlerin nöral kaynaklar açısından değerlendirilmesi

Dinleme eforu değerlendirilmesinde kullanılan yöntemlerin ne tür nöral kaynaklara daha hassas olduğu ve bu ölçüm sonuçlarının birbiriyle ilişkisinin nasıl olduğu hala tam olarak açıklanamamıştır. Dinleme eforu değerlendirme yöntemlerinin eş zamanlı yapılması, katılımcının aynı motivasyon ve nöral kaynak seviyesinde olmasını sağlamak açısından çok önemlidir. Bu çalışmanın amacı, dinleme eforu ölçümünde kullanılan objektif yöntemlerin farklı şekilde bozulmuş konuşma uyaranları kullanarak, dinleme eforu için gerekli hangi nöral kaynaklara daha hassas olduğunun bireysel bilişsel ve işitsel işlemleme becerileri kontrolünde belirlenmesidir. Çalışmaya normal işitmeye sahip 19-34 yaş arası 49 birey katılmıştır. Çalışma iki aşamada yapılmıştır. İlk aşamada katılımcılara, bozulmuş konuşma uyaranı ile (noise vocoded speech) zorlu dinleme ve tekrar etme görevi sırasında eşzamanlı pupillometri, EEG ve reaksiyon zamanı ölçümleri yapılmıştır. İkinci aşamada ise ilk aşama ile günün aynı saatinde ve aynı yorgunluk seviyesinde olmak kaydıyla; İşitsel Sözel Öğrenme Testi (İSÖT), Türkçe Matris Testi (TM) ve Dinlemede Dikkat Testi (DDT) uygulanmıştır. İSÖT sonuçları EEG alfa bandı genliği değişimi ile ilişkili iken DDT sonuçları pupillometri sonuçları ile daha ilişkilidir. Uyaran zorluğu arttıkça pupil dilatasyonu da artmış iken, EEG sonuçları ile uyumlu değildir. Eş zamanlı dinleme eforu değerlendirilmesi yapılan bu çalışma işitsel dikkat ve belleğin eforla ilişkisini de değerlendiren ilk çalışma olmuştur. Anahtar Kelimeler: Dinleme Eforu, Elektroensefalografi, Pupillometri, İşitsel Dikkat, Sözel Çalışma Belleği

BellekDikkatDinleme+6
Samet Kılıç
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Tinnitusun dinleme eforuna etkisinin değerlendirilmesi

Tinnituslu hastalarda dinleme eforunun değerlendirildiği önceki çalışmalarda tutarsız sonuçlar bulunmasının yanı sıra dinleme eforunu etkşleyebşlecek potansiyel faktörlerden biri olan yüksek frekans işitme eşikleri değerlendirilmemiştir. Bu nedenle bu çalışmanın amacı bu konudaki çalışma eksikliğini ve tutarsızlığını göz önüne alarak; katılımcıların saf ses işitme eşiklerini tüm frekanslarda (0.125-20 kHz) benzer olmasını sağlayarak tinnituslu bireylerde dinleme eforunu, hem merkezi sinir sistemi üzerinden ölçen EEG ile hem de otonom sinir sistemi aktivitesi üzerinden ölçen pupillometri ile farklı açılardan aynı anda değerlendirip, her iki yöntemden elde edilen sonuçları karşılaştırarak bu sonuçların tinnitus ile ilişkili fizyolojik temelini araştırmaktır. Çalışmaya normal işitmeye sahip (0.125-8 kHz) tinnitus grubundan 16, kontrol grubundan 23 birey dahil edildi. Tüm katılımcıların işitme eşikleri 0.125-20 kHz aralığında değerlendirildi. Katılımcılara Montreal Bilişsel Değerlendirme testi, Görsel Analog Ölçeği, Tinnitus Engellilik Anketi, Tinnitus değerlendirme testleri, Türkçe Matris Test, Elektroensefalografi ve Pupillometri uygulandı. EEG alfa bandı genliği parietal (P3,P4,Pz) elektrotlar kullanılarak elde edildi. Çalışmamızın sonucunda taban çizgisine göre işitsel uyaranın çözümlenme aşamasında EEG alfa bandı genliğindeki ve pupil çapındaki artış tinnitus grubunda daha düşük elde edildi. Diğer yandan GAÖ skoru tinnitus grubunda daha yüksek düzeyde elde edilmiştir. EEG alfa bandı genliğindeki ve pupil çapındaki değişikler ile TEA ve MoCA arasında istatistiksel olarak anlamlı düzeyde bir ilişki elde edilememiştir. Tinnitus grubundaki EEG alfa bandı genliğindeki artış oranının düşük görülmesi GAÖ skorunun tinnitus grubunda daha yüksek elde edilmesi tinnitus hastalarında potansiyel bir dinleme eforu lehine yorumlanmıştır. Ancak hipotezimiz ile çelişkili olarak pupil çapındaki artışın tinnitus grubunda daha düşük elde edilmesi dinleme eforundan ziyade yorulma lehine yorumlanmıştır. Bu sonucun katılımcıların tinnitustan dikkatlerini uzaklaştırmaları nedeniyle PSS'nin baskın hale gelmesiyle ilişkili olduğu ve pupillometrinin otonom sinir sistemi cevabının etkilendiği durumlarda dinleme eforunu değerlendirme açısından yeterli düzeyde sensitif bir değerlendirme sağlayamayabileceği ile ilişkili olabileceği düşündürmüştür. Çalışmamız sonucunda elde ettiğimiz tinnitusun bireylerdeki dinleme becerilerine olan potansiyel etkisi göz önünde bulundurularak, klinisyenlerin tedavi/terapi protokollerine tinnitusla ilgili olumsuz algıyı azaltmanın yanı sıra tinnitus hastalarının günlük hayatta, özellikle gürültülü ortamlarda yaşayabilecekleri dinleme handikabını azaltmak eklenebilir. Bu çalışma, EEG ve pupillometri perspektifinden dinleme eforunu analiz eden ve işitme kaybının dinleme eforu üzerindeki olası etkisini dışlamak için 0.125-20 kHz aralığında gruplar arasında benzer işitme eşikleri sağlayan ilk çalışmadır.

DinlemeElektroensefalografiKulak-burun-boğaz hastalıkları+3
Eser Sendesen
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Dinleme ortamları ve yansımalarının yaşam kalitesi üzerine etkisi ölçeği'nin Türkçe geçerlik ve güvenirlik çalışması

İşitme kaybına bağlı olarak ortaya çıkan dil gelişimi, akademik beceriler, sosyal çevre ile iletişim ve fiziksel sağlık üzerine olan olumsuz etkiler çocuk ve ergenlerin yaşam kalitesini etkileyebilmektedir. İşitme kayıplı çocuk ve ergenlerin işitme kaybı ile ilgili yaşam kalitesinin değerlendirilmesinde öz algılarını değerlendiren araçlar önem taşımaktadır. Bu araçlardan işitme kayıplı bireylere özgü olarak geliştirilen çok az sayıda değerlendirme aracı bulunmaktadır. İşitme kayıplı bireylerde yaşam kalitesi değerlendirmesinde literatürdeki ilk değerlendirme aracı olan Dinleme Ortamları ve Yansımalarının Yaşam Kalitesi Üzerine Etkisi Ölçeği'nin (Hearing Environments and Reflection on Quality of Life, HEAR-QL) HEAR-QL-26 çocuk versiyonu ve HEAR-QL-28 ergen versiyonu yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu çalışmada, HEAR-QL-26 ve HEAR-QL-28'in Türkçe versiyonlarının oluşturulmasının ardından, bu versiyonların geçerlik ve güvenirliklerinin araştırılması amaçlanmıştır. Çalışmaya HEAR-QL-26 çocuk versiyonu için 249 çocuk (8-12 yaş aralığında 130 işitme kayıplı, 119 normal işiten), HEAR-QL-28 ergen versiyonu için 249 ergen (12-17 yaş aralığında 140 işitme kayıplı, 109 normal işiten) toplamda 498 katılımcı dahil edilmiştir. Çocuklara ve ergenlere uygun HEAR-QL versiyonunun uygulanmasının ardından bu ölçüm araçlarının yapısına uygun geçerliği ve güvenilirliği olan Çocuk ve Ergenler Yaşam Kalitesi Ölçeği (ÇİYKÖ) uygulanmıştır. Çocuk ve ergenlerin demografik bilgilerinin yer aldığı veri kayıt formları doldurulmuştur. HEAR-QL-26 çocuk versiyonu ve HEAR-QL-28 ergen versiyonunun orijinal ölçek geliştirme çalışmasında bulunan faktör yapısının anadili Türkçe olan katılımcı örnekleminde doğrulanıp doğrulanmadığını belirlemek amacıyla Doğrulayıcı Faktör Analizi (DFA) uygulanmıştır. DFA'nın yanı sıra, ölçme aracının çeşitli klinik/demografik gruplarda farklılık oluşturup oluşturmadığını gösteren ayırıcı geçerlik çalışması yapılmıştır. Referans test olarak dikkate alınan ÇİYKÖ testi ile HEAR-QL versiyonları arasındaki korelasyon incelenerek ölçüt (criterion) geçerliği test edilmiştir. HEAR-QL versiyonları puanlarının, yaşam kalitesi açısından farklılaşan grupları ayırt edebildiği görülmüştür. Ölçeklerin güvenirliğinin değerlendirilmesi için iç tutarlılık analizi ve test-tekrar test güvenirliği yöntemleri uygulanmıştır. Çalışmada elde edilen bulgular doğrultusunda HEAR-QL-26 ve HEAR-QL-28 işitme kayıplı çocuk ve ergenler üzerinde uygulanabilecek geçerli ve güvenilir araçlar olduğu sonucuna varılmıştır.

DinlemeErgenlerYaşam kalitesi+3
Zeynep Budak
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Yaşa bağlı dinleme dikkatinin incelenmesi

Sınırlı sayıda algısal kaynak mevcut olduğunda gürültülü ortamlarda dinlemenin sağlanabilmesi için işitsel dikkat gerekmektedir. İşitsel performans ve kognitif becerilerle ilişkisini araştıran birçok çalışma genel kognitif beceriler üzerine odaklanmıştır. Yaşlanmayla birlikte işitsel ve bilişsel süreçler etkilenmektedir. Bu çalışmada işitsel dikkat ve zorlu dinleme koşullarında yaşa bağlı değişimlerin incelenmesi hedeflenmiştir. Çalışmaya toplam 91 birey katılmıştır. Normal işitmeye sahip 18-40 yaş arasındaki genç 34 birey çalışma grubu I olarak ve 40-60 yaş aralığındaki 36 birey çalışma grubu II olarak toplam 70 birey çalışmaya dahil edilmiştir. Tüm katılımcılara bireylerin bilişsel becerileri değerlendirmek için Raven Standart Progresif Matrisler Testi ve İşaretleme Testi testleri; gürültüde konuşmayı anlama testlerinden biri olan Türkçe Matris Testi ve işitsel dikkati değerlendirmek için geliştirilen Dinlemede Dikkat Testi uygulanmıştır. Testlerin sonuçları iki grup arasında karşılaştırılmıştır. Çalışma sonucunda Dinlemede Dikkat Testi sonuçlarında genç bireyler ve orta yaşlı bireyler arasında anlamlı farklılık bulunmuştur (p<.05). Türkçe Matris Testi sonuçlarında genç bireyler ve yaşlı bireyler arasında anlamlı farklılık bulunamamıştır (p>.05). Bilişsel testlerin tamamında, genc ve orta yaşlı bireyler arasında anlamlı farklılık bulunmuştur (p<0,05). Bu çalışmada genç ve orta yaş grubunda bulunan bireyler karşılaştırıldığında, orta yaş grubun dinleme sırasındaki dikkat görevlerinde tepki sürelerinin uzadığı gözlenmiştir. Yaşla birlikte işitsel dikkat performansında ve bilişsel becerilerde düşme gözlenmiştir. Elde edilen bulgular işitsel dikkat performansının orta yaş döneminden itibaren düşmeye başladığını göstermektedir. Bu çalışma ile elde edilen bulgular sonucunda yaşla birlikte işitsel dikkat performansının kötüleştiği bulunmuştur. Bu çalışma bildiğimiz kadarıyla işitsel dikkat performansı ve gürültüde konuşmayı anlama becerisini bir arada inceleyerek, 40 yaş ve üzeri orta yaş yetişkin grubunun işitsel dikkat performansını değerlendiren ilk çalışmadır.

BilişBilişsel işlevDikkat+4
Hilal Mecit
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Normal işiten bireylerde sentetik olarak bozulmuş konuşma uyaranının dinleme çabası üzerine etkisi

Dinleme çabası, dinleme görevi sırasında, dinleme performansı gerektiren durumlarda işitsel uyarana özel olarak kullanılması gereken mental kaynakların paylaşılması olarak ifade edilebilir. Gelen sesin kalitesinin azalması konuşmayı anlamak için gereken dinleme çabasını artırabileceği düşünülür. Koklear implant aracılığıyla gelen konuşma sinyali, normal işitme ile karşılaştırıldığında hem spektral hem de zamansal boyutlarda akustik-fonetik ayrıntılarının daha az olduğu bilinmektedir. Bu çalışmanın amacı koklear implant simülasyonunda işitsel spektral çözünürlüğün dinleme çabasına etkisini değerlendirmektir. Çalışmaya 24-25 yaş aralığında normal işitmeye sahip 21 yetişkin birey dahil edilmiştir. Çalışmada birincil görev işitsel sunulan uyaranların tekrarlanması ve ikincil görev görsel sunulan tek heceleri kelimeler arasında uyak bulma testi olan çift görev paradigması kullanılmıştır. Dinleme çabası normal konuşma (NK), koklear implant uyaranına benzer 12, 8, 6 ve 4 kanallı spektral olarak bozulmuş toplamda beş farklı durumda, cevap süresi ve pupil boyutları ölçülerek değerlendirilmiştir. Çalışma sonucunda cevap süresi ölçümlerinde NK-6 kanal, NK-4 kanal, 12-6 kanal, 12-4 kanal, 8-6 kanal, 8-4 kanal ve 6-4 kanallar arasında, pupil boyutları ölçümlerinde ise NK-12 kanal, NK-8 kanal, NK-6 kanal, NK-4 kanal, 12-4 kanal, 8-4 kanal ve 6-4 kanal durumları arasında anlamlı farklılık bulunmuştur. Kanal sayısı azaldıkça cevap süresinde ve pupil boyutlarında artış gözlenmiştir. Sonuç olarak kanal sayısı azaldıkça cevap süresinin ve pupil boyutunun artması spektral çözünürlüğün dinleme çabasına etkisi olarak yorumlanmıştır.

DinlemeKokleaKoklear implantlar+3
Fahrettin Deniz Şenli
Hacettepe University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

İşitme kaybı olan bireylerin farklı dinleme koşullarındaki EEG ve ERP bulguları

Gürültülü ortamlarda konuşmaları dinlemek ve takip etmek için belli bir dinleme çabası harcanması gerekebilir. Gürültülü ortamlarda dinleme görevi normal işiten bireylere kıyasla özellikle işitme kaybı olan bireylerde daha zor ve zahmetlidir. İşitme kaybına sahip bireylerde görülen dinleme çabası standart odyolojik değerlendirme ile ölçülemeyen işitme kaybının önemli sonuçlarından biridir. Bu konunun önemine rağmen dinleme çabasını değerlendirmek için güvenilir bir objektif ve elektrofizyolojik yöntem bulunmamaktadır. Yapılan bu çalışmanın amacı ise, işitme kaybına sahip bireylerin farklı dinleme koşullarında gösterdikleri dinleme çabasının EEG ve ERP ölçütlerinde N1, P3, N4 bileşenlerine yansımasının araştırılmasıdır. Çalışmaya normal işitmeye sahip 22-30 yaş aralığında 12 birey kontrol grubuna, bilateral hafif ve orta derece sensörinöral işitme kaybı olan 30-45 yaş aralığında 10 birey ise araştırma grubuna dahil edilmiştir. Çalışmaya katılan bireylere EEG kaydı sırasında konuşma şeklindeki durağan gürültü ile Türkçe Matriks cümleleri birleştirilerek +3, 0, -3 ve -6 dB sinyal gürültü oranları (SGO) ile sunulmuştur. Çalışmaya katılan tüm bireylerin EEG kayıtları; +3, 0, -3 ve -6 dB sinyal gürültü oranları için 4 farklı blokta yapılmış ve her blokta bireylere 60 cümle olmak üzere toplam 240 cümle dinletilmiştir. Çalışmanın sonucunda kontrol grubundaki bireylerde dinleme koşullarının hiçbirinde N1, P3 ve N4 yanıtlarının genlik ve latanslarında istatistiksel olarak anlamlı farklılık gözlenmemiştir. Ancak, araştırma grubundaki bireylerin N1 yanıtlarının genlikleri +3 dB SGO ve 0, -3 ve -6 dB SGO'ları ile karşılaştırıldığında N1 yanıtının genliklerinde istatistiksel olarak anlamlı azalmalar gözlenmiştir(p<0,05). Çalışma grubunun N4 yanıtlarının genliğinde ise SGO +3 dB'den 0 dB'ye düştüğünde istatistiksel olarak anlamlı düşüş bulunmuştur(p<0,05). Araştırma grubunun dalga formunda P3 bileşeninin genliğinin dinleme görevi zorlaştıkça arttığı gözlense de bu fark istatistiksel anlamlılığa ulaşmamıştır. Sonuç olarak, işitme kayıplı bireylerin zorlu koşullarda harcadıkları dinleme çabasını objektif olarak değerlendirmek için ERP yanıtlarından N1 ve N4 bileşenlerinin genlik ölçümlerinin faydalı olabileceği düşünülmüştür.

DinlemeElektroensefalografiUyarılmış potansiyeller+4
Ebru Zeren
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Lise öğrencileri için Empatik Dinleme Ölçeği'nin geliştirilmesi

Mevcut tez çalışması kapsamında geliştirilmiş olan ölçek, lise öğrencilerinin gerek okul ve sınıf içi iletişimlerinde, gerekse aile ve çevreleriyle olan ilişkilerinde sergiledikleri empatik dinleme düzeylerinin tespit edilmesini sağlayarak, öğrencilere bu becerilerini geliştirme yolunda çalışmalar yapılmasına ortam hazırlayacaktır. İletişimin anahtar davranışı olan empati kurabilmenin ön koşulu olan empatik dinlemenin üst seviyelerde gerçekleştirilebilmesi okullarda daha sorunsuz bir iletişim ortamı oluşturulmasına katkı sağlayacak olması açısından önemlidir. Bu konuda yurtdışında geliştirilip, kullanılan bir kaç ölçek olmasına rağmen (Bodie, 2011; Drollinger, 2005) empatik dinleme ölçeğinin Türkiye'de daha önce geliştirilmemiş bir ölçek olması da bu çalışmanın ihtiyacı karşılamaya yönelik olduğunu göstermektedir. Geliştirilen güvenilir ve geçerli ölçek sayesinde, her bir sınıftaki öğrencinin empatik dinleme düzeyi belirlenebilecek, ve bu sayede okul rehberlik öğretmenleri, özellikle düşük düzeyde çıkan sınıflara yönelik, gerekli tedbirleri alarak, o sınıfların rehberlik programlarında, empatik dinleme becerisine yönelik çalışmalar düzenleyebileceklerdir. Yapılan literatür taraması sonrasında gerçekleştirilen nitel ve nicel araştırma yöntemleri analizleri sonucunda elde edilen 3 boyuttan oluşan 18 soruluk ölçme aracının güvenilirliğine bakılmak üzere yapılan analizlerde tüm alt faktörlere ait cronbach alpha değerleri (0.84, 0.71, 0.88), önerilen değer olan 0.70'in üzerindedir. Aday ölçeğin genel güvenilirlik alfa değeri 0,91'dir. Tüm bu analizlere göre, ölçeğin güvenilir olduğu, analizler sonucu kabul edilmektedir. 18 maddelik anketin geçerliliğine bakılmak üzere yapılan analizler sonucunda soruların madde yükleri ve uyum iyiliği değerleri bulunmuştur. Bulunan verilere göre geliştirilen 18 maddelik ölçeğin analizler sonucu bulunan iyilik değerleri mükemmel uyum değerlerindedir. Dolayısıyla 18 soru ve 3 boyut ile son halini alan ölçek, geçerli ve güvenilir bir ölçme aracıdır. Geliştirilen lise öğrencileri için empatik dinleme ölçme aracı sayesinde bu yöndeki bir beceri ölçülebilecek ve gerekliyse geliştirilmesi yönünde tedbirler alınabilecektir. Bu araştırmada geliştirilmiş olan Empatik Dinleme Ölçeği, lise öğrencileri üzerine geliştirildiğinden, farklı bir örneklem grubu seçilerek geliştirilebilir ve empatik dinleme becerisinin, çatışma yönetimi, stres yönetimi, akran zorbalığının azaltılması, narsisizm, akademik başarı gibi konular ile ilişkisine bakılabilir.

DinlemeDinleme becerisiDuygusal zeka+4
Nazan Telli
Ege University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinin dinleme becerilerinin sosyoekonomik değişkenler açısından incelenmesi

Bu çalışma, sosyoekonomik ve kültürel duruma göre dinleme/izleme becerilerinin gelişim durumunu belirlemeyi amaçlamaktadır. Çalışmanın ilk bölümünde, çalışmanın problem tanımı, amacı, önemi, sınırlılıkları, varsayımları ve tanımları ele alınmaktadır. Çalışmanın ikinci bölümünde, dinleme becerileriyle ilgili teorik çerçeve ve ilgili çalışmalar sunulmaktadır. Bu bölümde, konuya ilişkin bir literatür taraması yapılmakta ve dinleme becerilerini geliştirmek için gerekli adımlar tartışılmaktadır. Çalışmanın üçüncü bölümünde çalışma modeli, popülasyon ve örneklem, veri toplama araçları, veri toplama ve veri analizi açıklanmaktadır. Çalışmanın dördüncü bölümünde araştırmanın bulguları sunulmaktadır. Beşinci bölümde bulgulara dayalı olarak sonuçlar çıkarılmakta ve sonuçlar ışığında dinleme becerilerinin geliştirilmesine odaklanılmaktadır. Sonuçlara dayalı olarak önerilerde bulunulmaktadır. Bu çalışma, sosyoekonomik ve kültürel yapıların sekizinci sınıf öğrencilerinin dinleme becerilerinde belirleyici faktörler olup olmadığını belirlemeyi amaçlamaktadır. Bu bağlamda, araştırma için nicel yöntem olarak ilişkisel tarama modeli seçilmiştir. Bu araştırmanın çalışma grubunu, 2023-2024 eğitim-öğretim güz yarıyılında Manisa ili, Turgutlu ilçesine bağlı alt, orta ve üst sosyoekonomik kültürel düzeye sahip üç ortaokuldan 8. sınıfta okuyan toplam 180 öğrenci oluşturmaktadır. Bu araştırmada kullanılan metinlerin bir bölümü, internet ortamından temin edilen video ve ses dosyaları ile Doç. Dr. Yusuf Doğan'ın Dinleme Eğitimi adlı eserinde yer alan görsel ve işitsel etkinliklerden oluşmaktadır. Bu etkinlikler izin alınarak kullanılmıştır. Bu etkinlikler etkileşimli tahta kullanılarak öğrencilere dinletilerek/izletilerek uygulanmıştır. Bir ay boyunca her pazartesi olmak üzere dört hafta boyunca her okuldaki üç 8.sınıfa, araştırmacı tarafından dinleme becerilerinin tespitine yönelik tasarlanan etkinlikler uygulanmıştır. Etkinlik uygulaması bittiğinde kişisel bilgi formu da öğrencilere uygulanmış, kişisel bilgi formu verileri SPSS 25 paket programına aktarılarak elde edilen veriler ışığında dinleme becerisinin sosyoekonomik kültürel durumdan etkilenip etkilenmediği anlaşılmaya çalışılmıştır. Elde edilen sonuçlarla uygulayıcılara (öğretmenlere), araştırmacılara, Millî Eğitim Bakanlığı'na, öğrenci velilerine dinleme becerisinin geliştirilmesi için daha fazla etkinlik ve uygulama kullanılması yönünde önerilerde bulunulmuştur.

AnadilDinlemeDinleme becerisi+4
Aslı Dede
Balıkesir University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessEN

Task complexity and working memory in performing listen-to-speak integrated tasks in a second language

This study aimed to explore the effects of task complexity, perceived task difficulty, and working memory capacity (WMC) in listen-to-speak tasks, in second language (L2) English. 40 university students with Turkish as their first language (L1) participated in this study. Adopting the framework offered by the cognition hypothesis, this study manipulated the structural demands of the listen-to-speak tasks using an outline. Listen-to-speak tasks are taken and adapted from the Test of English as a Foreign Language (TOEFL iBT) official website. Perception of task difficulty was measured using a 10-item Likert scale questionnaire. WMC was measured through Turkish translations of operation span (OSpan) and running span (Run Span) tasks. Dimensions of L2 performance i.e., syntactic complexity, lexical complexity, accuracy, fluency, and content were separately measured. Multivariate and univariate repeated measures ANOVA analyses revealed that task complexity had a significant effect on all the above-mentioned dimensions of L2 performance as well as the content. Stepwise multiple regression results demonstrated that task complexity could explain syntactic complexity, accuracy, and content while perceived task difficulty could account for lexical complexity. WMC, on the other hand, could explain fluency. The study concluded that task complexity influences all aspects of task performance; however, its effect is moderated when learner factors (perceived task difficulty and WMC) are considered.

Integrated analysisLanguage educationListening+7
Ayşe Gül Yücel
Boğaziçi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessEN

The impact of student-centered activities on developing listening skills of young learners

Nowadays, the quick developments in technology have brought people closer, and this situation has created a need for adaptation to the requirements of the new world. For that reason, English is promoted as a common international language. Second, foreign language learning and teaching came into prominence in the last century. Researchers have put forward and organized several teaching methods, approaches, as well as techniques. In language teaching, traditional methods such as Grammar Translation Method (GTM), Direct Method (DM) and Audio-lingual Method (ALM), etc. are found. These conventional methods seem to give importance to the language structure and organize a more teacher-centered language teaching atmosphere in language classrooms. On the other hand, new approaches such as Suggestopedia, Community Language Learning (CLL), and Communicative Language Teaching (CLT), etc. attach importance to communicative and purposeful language usage by language learners who become active in their learning endeavors. These learning periods are organized related to the requirements, concerns, and capabilities of learners. In a learner-centered environment, students can learn a language in an easy way within a communicative and authentic environment by processing meaning in small groups or pairs. Thus, this study is aimed at figuring out whether young learners' listening achievements might be improved with the help of student-centered activities, providing these move them from a position of inactive to active language learners. To this end, 60 5th grade students at a secondary school in Diyarbakır were included, and a mixed methods research design was adopted for the impact on the secondary school students' listening comprehension performance. This study was implemented as a pre-test and post-test experimental design during the 2020-2021 spring term. Participants were assigned randomly to the experimental group as 5/A (N=30) and the control group as 5/B (N=30) according to convenience sampling. In order to collect quantitative data, pre-tests and post-tests were organized. Experimental and control groups had pre-tests containing listening achievement tests in the first weeks of the period. With students in the experimental group, for both parts of the study starting from the second week, listening lessons were provided with student-centered activities as completing tools for the subjects they studied from their course books in one lesson, approximately 7 weeks. On the other hand, the control group continued to have their lessons with their usual techniques. After the implementation, post-tests with a listening achievement test were distributed. Quantitative data was analyzed by using the Independent Samples T-test and Paired Samples T-test on SPSS 25.0 statistical package programme. Additionally, qualitative data was gathered through a semi-structured interview. This was carried out at the end of student-centered listening sessions to get ideas from participants about the experiment, which might support the quantitative findings and associate their thoughts with quantitative results. A semi-structured interview was conducted one week after the post-test administration. Regarding young learners' listening abilities, it was discovered that there was a statistically significant difference between the experimental and control groups. Based on these findings, it was concluded that classes supplemented with student-centered activities were successful in improving students' listening skills. The qualitative data revealed that student-centered listening activities had a favorable impact on their perceptions of English.

Language skillsLanguage developmentListening+6
Duha Nur Doğan
Muğla Sıtkı Kocman University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessEN

FL listening comprehension strategy employment of high and low anxious listeners

The aim of this study was to investigate the relationship between FL listening anxiety and FL listening comprehension strategy use. Also, it was aimed to determine whether there existed a statistically significant difference between high and low anxious listeners in terms of FL listening comprehension strategy use. Furthermore, how high and low anxious listeners employed FL listening comprehension strategies also examined. A total of 79 first year ELT students in Anadolu University, Turkey participated in the study. In order to collect data for the purposes of the study, both quantitative (FLLAS and LCSI) and qualitative (learner diaries and guided interviews) were utilized. To determine FL listening anxiety level and FL listening comprehension strategy use of the participants, FLLAS and LCSI were distributed. Then, participants were trained on how to write effective diaries for the purposes of study. After diary keeping, which lasted for five weeks, participants were divided into three categories according to their FLLAS scores namely, high anxious, moderate anxious, and low anxious listeners. As the purpose of this study was to investigate the FL listening comprehension strategies used by high and low anxious listeners, learners with high and low levels of anxiety were invited to participate in guided interview sessions. As a result of the quantitative data analysis, a statistically moderate relationship was found between the two variables, in that participants FL listening anxiety level increased when their FL listening comprehension strategy use decreased or vice versa. It was also found that high and low anxious listeners employed FL listening comprehension strategies with a statistically significant difference. In other words, the results yielded that both group of listeners used FL listening comprehension strategies at some level however; low anxious listeners used more FL listening comprehension strategies than high anxious listeners. In order to demonstrate in which FL listening comprehension strategies (cognitive, metacognitive, and socioaffective strategies) high and low anxious listeners showed difference, qualitative data collected through learner diaries and guided interviews were analyzed through content analysis method in addition to quantitative data analysis. It was found that low anxious listeners outnumbered high anxious listeners in the employment of FL listening comprehension strategies in all categories i.e. cognitive strategies, metacognitive strategies, and socioaffective strategies. The analysis of the learner diaries and guided interviews demonstrated that high and low anxious listeners employed FL listening comprehension strategies in different manners. The findings of the current study yielded that FL listening anxiety and FL listening comprehension strategy use affected each other mutually. However, deciding which one affected the other one was a difficult task and beyond of the scope of the study. Nevertheless, as FL listening comprehension strategies can be taught to FL listeners, the strategies used by low anxious listeners can be taught to high anxious listeners to reduce their FL listening anxiety levels. The findings of this study might be viewed as one of the first steps into implementing explicit strategy training into FL listening classes. The findings of the study were presented and discussed with respect to the related literature. Bearing in mind the research findings, some implications regarding the FL listening anxiety and FL listening comprehension strategy use were proposed. Key words: FL listening comprehension, FL listening anxiety, FL listening comprehension strategies, first-year ELT students

Candidate teachersListeningListening-understanding+7
Gizem Berber
Anadolu University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2016
00
DoctorateOpen AccessTR

İlkokul dördüncü sınıf Türkçe dersinde dinleme becerilerinin geliştirilmesinde dijital hikayelerin kullanılması

Dinleme yalnızca günlük yaşamda değil, bireylerin eğitim-öğretim yaşamlarında da çok önemli bir yere sahiptir. Okul öncesi dönemde dinleme becerileri kendiliğinden doğal biçimde edinilir ve gelişir. Okul döneminde verilecek etkili bir ana dili eğitimi dinlediklerini anlayan, sentezleyen ve değerlendiren öğrencilerin yetişmesine olanak sağlamaktadır. Dinleme becerileri, dil ediniminde ve etkili iletişimde kritik bir role sahip olmasına karşın, diğer dil becerileri bakımından üzerinde çok fazla durulmayan bir beceri alanı olarak göze çarpmaktadır. Bu nedenle dil becerilerinin geliştirilmesinde kritik bir rolü olan ilkokul Türkçe derslerinde dinleme becerisinin geliştirilmesine özel bir önem verilmesi gerekmekte ve dinleme becerilerinin geliştirilmesine yeni, özgün ve farklı yöntemlerin kullanılmasına gereksinim duyulmaktadır. Bu yöntemlerden biri de dijital hikâyelerdir. Bu araştırmanın amacı, ilkokul dördüncü sınıf Türkçe dersinde dinleme becerilerinin geliştirilmesinde dijital hikâyelerin etkisinin belirlenmesidir. Karma modelde gömülü deneysel desen kullanılarak gerçekleştirilen araştırma, 2014-2015 öğretim yılı bahar döneminde Eskişehir ilindeki bir ilkokulun 4/D ve 4/E sınıflarında uygulanmıştır. Araştırma kapsamında 4/E deney grubunu, 4/D sınıfı kontrol grubunu oluşturmuştur. Sekiz hafta süren uygulama sürecinde deney grubunda dijital hikâyelere dayalı etkinliklere yer verilmiştir ve bu etkinlikler sınıf öğretmeni tarafından yapılırken, araştırmacı gözlemci görevini üstlenmiştir. Araştırma verileri; dinlediğini anlama testi, dinlemeye yönelik tutum ölçeği, öğretmen ve öğrenci görüşmeleri, gözlem, öğrenme materyalleri, araştırmacı ve öğrenci günlükleri ile toplanmıştır. Araştırmada, Dinlediğini Anlama Testinden (DAT) elde edilen verilerin çözümlenmesinde t testi, Dinlemeye Yönelik Tutum Ölçeğinden (DYTÖ) elde edilen verilerin çözümlenmesinde Mann-Whitney U testi kullanılmıştır. Nitel verilerin çözümlenmesinde betimsel analizinden yararlanılmıştır ve elde edilen bulgular araştırma sorularına bağlı olarak yorumlanmıştır. Araştırma bulgularına dayalı ortaya çıkan sonuçlar şöyle sıralanabilir: • Deney grubunda bulunan öğrencilerin DAT sontest puanları ile kontrol grubunda bulunan öğrencilerin DAT sontest puanları arasında istatistiksel olarak yüksek düzeyde anlamlı bir fark bulunmuştur. Buna göre, Türkçe dersinde dijital hikâyelere dayalı dinleme etkinliklerinin işe koşulması öğrencilerin dinlediğini anlama becerilerini geliştirmiştir. • Deney grubunda bulunan öğrencilerin DYTÖ sontest puanları ile kontrol grubunda bulunan öğrencilerin DYTÖ sontest puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmuştur. Türkçe dersinde dijital hikâyelere dayalı yapılan dinleme etkinlikleri öğrencilerde dinlemeye yönelik olumlu tutum geliştirmede etkili olmuştur. • Türkçe dersinde dijital hikâyelerle yapılan etkinlikler kapsamında derslerin hazırlık aşamasında öğrencilerin ön bilgilerini harekete geçirmeye, anahtar kelimelerle çalışmaya ve dinleme amacını belirlemeye yönelik çalışmalar yapılmıştır. Öğretmen ve öğrenciler görsel okuma etkinliklerinde dijital hikâyelerin resimlerinden ve bilişim teknolojileri, gazete ve dergi gibi kaynaklardan yaralanmışlardır. Bu etkinliklerin öğrencilerin dinlediğini anlama ve anlamlandırmalarına yardımcı olduğu gözlemlenmiştir. Kendini ifade etme basamağında dijital hikâyelerin konu ve içeriklerine dayalı olarak yapılan yazma ve konuşma etkinlerinde öğrencilerin mantıksal bütünlük içinde, neden-sonuç ilişkilerine dayalı olarak, olayları oluş sırasına uygun bir biçimde ürünler ortaya çıkarmaya çalıştıkları gözlemlenmiştir. Ancak konuşma alanında yapılan hazırlıklı konuşma etkinliklerinde öğrencilerin konuşma becerilerini istenilen düzeyde sergileyemedikleri görülmüştür. Görsel sunu etkinliklerinin bazıları konuşma ya da yazma etkinlikleriyle birlikte yapılmıştır. Öğrenciler görsel sunu alanında; resim çizme, slogan yazma, rol oynama, canlandırma gibi etkinlikler yapmışlar; onların bu etkinliklerde bilişim teknolojilerinden yaralandıkları, sunulara uygun görseller ya da gerçek materyaller kullandıkları gözlemlenmiştir. • Dijital hikâyelere dayalı olarak İlköğretim Türkçe Dersi Öğretim Programı dinleme öğrenme alanında yer alan dinleme kurallarını uygulama, dinlediğini anlama ve tür, yöntem, tekniklere uygun dinleme alanlarında yer alan kazanımlara yönelik etkinlikler gerçekleştirilmiştir. Bu etkinlikler kapsamında öğrencilerin; - gerek dijital hikâyelerle yapılan dinleme çalışmalarında gerek sesli, paylaşarak okuma ve konuşma etkinliklerinde kurallara uygun dinlemede yer alan kazanımlara uygun dinleme yaptıkları, - ön bilgilerini kullandıkları, dijital hikâyeleri izlerken ve dinlerken seslendirmeyi yapan kişinin vurgu, tonlama ve telaffuzuna dikkat ettikleri, dijital hikâyelerdeki resimlerden yararlanarak dinlediklerini ve izlediklerini anlamlandırdıkları, - dinlediğini anlama becerilerinin geliştiği; ancak ana fikri ve ana duyguyu bulma, dinlediklerinde geçen sorunlara farklı çözümler bulma becerilerinin gelişmediği, - dinleme öncesi yapılan kelime etkinliklerinde öğrencilerin kimi zaman kelimelerin anlamlarını tahmin etmekte zorlandıkları; ancak dinleme sırasında ve sonrasında kelimelerin anlamlarını kavradıkları, - tür, yöntem ve tekniklere uygun dinleme basamağında yer alan kazanımlara yönelik yapılan çalışmalar kapsamında katılımlı dinleme, seçici dinleme, sorgulayarak dinleme, eğlenmek için masal, hikâye, şarkı vb. dinleme ve izleme, grup konuşmalarını ve tartışmalarını dinleme alanlarında etkinlikler yaptıkları, - ses, müzik, efekt, resim gibi çoklu ortam kullanılarak hazırlanan dijital hikâyelerle dinleme öncesi, dinleme sırası ve dinleme sonrası yapılan etkinliklerle dinlemede motivasyonlarının arttığı ve dinlemeye yönelik olumlu tutum geliştirdiği gözlemlenmiştir. • Öğretmen ve öğrenciler dijital hikâye bileşenlerine (müzik, efekt, seslendirme, resim, hikâye içeriği ve kahramanları), dijital hikâyelere dayalı Türkçe derslerine, dijital hikâyeye dayalı dinleme etkinliklerine yönelik olarak; - dijital hikâyelerde kullanılan resim, müzik, efekt ve seslendirmeyi beğendiklerini, - bu bileşenlerin dinlenilen metni anlama, zihinde canlandırma ve metni tahmin etmede yardımcı olduğunu, - müzik ve efektlerin, hikâyelerin duygusunu aktardığını, - Türkçe dersine karşı daha önce olumsuz olan tutumun dijital hikâyelere dayalı etkinlikler sayesinde olumlu yönde değiştiğini, - derse katılımın, derse olan sevginin ve motivasyonun arttığını, - dinleme becerilerinin geliştiğini, - dinlemeye karşı olumlu tutum geliştiğini belirtmişlerdir. • Uygulama sonrasında yapılan görüşmelerde, öğretmen ve öğrenciler dijital hikâyelerin bileşenlerine (müzik, efekt, seslendirme, resim, hikâye içeriği ve kahramanları), dijital hikâyelere dayalı Türkçe derslerinde yapılacak dinleme etkinliklerine, dijital hikâyelerin diğer derslerde kullanılmasına yönelik olarak; - dijital hikâyelerdeki resimlerin animasyon formatındaki gibi hareketli olması, - dijital hikâyelerin seslendirmelerinde farklı seslerin kullanılması, - dijital hikâyelerin resimlerinin çoğaltılması, - dinleme etkinliklerinde yazılı etkinliklerin yanı sıra sözel ve resim çizme gibi etkinliklere yer verilmesi, - dijital hikâyelerin Fen ve Teknoloji, Matematik, Yabancı Dil, Sosyal Bilgiler gibi derslerde kullanılmasına yönelik önerilerde bulunmuşlardır. Anahtar Kelimeler: İlkokul, Türkçe Dersi, Dijital Hikâye, Dinleme Becerileri.

Dijital öykülemeDinlemeDinleme becerisi+7
Fatih Mehmet Ciğerci
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Masal anlatım tekniğinin ortaokul öğrencilerinin estetik dinleme becerilerine etkisi

Bu çalışmada masal anlatım tekniğinin ortaokul öğrencilerinin estetik dinleme becerilerine etkisini tespit etmek amaçlanmıştır. Bu araştırmada nicel araştırma desenlerinden ön test son test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırma, İstanbul ili Pendik ilçesinde bulunan bir ortaokulda öğrenim görmekte olan 6. Sınıf öğrencileri ile birlikte gerçekleştirilmiştir. Çalışma 2022-2023 eğitim-öğretim yılının ikinci döneminde uygulamaya konulmuştur. Dersler hem deney hem de kontrol gruplarında araştırmacı tarafından yürütülmüştür. Araştırmada kullanılan masal metinleri; araştırmacı, uzman ve Türkçe Öğretmenlerinin fikirleri doğrultusunda belirlenmiştir. Çalışma grubunda toplam 61 öğrenci yer almaktadır. Bu iki sınıf; basit tesadüfi olarak belirlenmiş, birisi deney diğeri kontrol grubu olarak ikiye ayrılmıştır. Deney grubu 30, kontrol grubu ise 31 öğrenciden oluşmaktadır. Çalışma grubu 34 kız, 27 erkek öğrenciden meydana gelmektedir. Araştırma 9 hafta sürmüştür. Uygulama öncesinde her iki gruptaki öğrencilere masal anlatılmış, dinlediğini anlama başarı testi uygulanmış ve verilen yanıtlar ile ön test verileri oluşturulmuştur. Araştırmanın deney aşamasında, deney grubundaki öğrencilere masallarla estetik dinleme stratejileri öğretimi çalışması yapılmıştır. Deney grubundaki öğrencilere masal anlatım tekniği ile 5 masal anlatılmıştır. Dinlediğini anlama başarı testi uygulanmış ve verilen yanıtlarla son test verileri oluşturulmuştur. Araştırmada elde edilen nicel verilerin analizinde SPSS paket programından yararlanılmıştır. Araştırma sonucunda, masallarla estetik dinleme stratejileri öğretimi çalışması yapılan deney grubundaki öğrencilerin, kontrol grubundaki öğrencilere göre dinlediğini anlama başarı testinden aldığı puanlar daha yüksek çıkmış ve aradaki farkın anlamlı olduğu tespit edilmiştir. Bu sonuçlara göre, masallarla yapılan estetik dinleme stratejileri öğretiminin deney grubundaki öğrencilerin dinleme becerilerinin gelişimine olumlu yönde katkı sağladığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Dinleme Becerisi, Estetik Dinleme, Masal Anlatıcılığı, Masal

DinlemeDinleme becerisiEstetik dinleme+7
Halil Akgül
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi eğitime devam eden 60- 72 aylık çocukların dinleme becerileri ile sosyal problem çözme becerileri arasındaki ilişkinin belirlenmesi ve farklı değişkenlere göre incelenmesi

Bu araştırma 60-72 aylık okul öncesi eğitimine devam eden çocukların; dinleme becerileri ile sosyal problem çözme becerileri arasında ilişkinin belirlenmesi ve farklı değişkenlere göre incelenmesi için ilişkisel tarama modeli benimsenerek desenlenmiştir. Araştırmanın örneklemini, 2022- 2023 eğitim-öğretim yılında Kütahya ili Tavşanlı ilçesinde bulunan MEB'e bağlı resmi anaokullarına ve özel anaokullarına devam eden, 60-72 ay arasındaki 386 çocuk oluşturmaktadır. Araştırmada veriler, "Kişisel Bilgi Formu", " Okul Öncesi Dönem Çocuklarının Dinleme Becerilerini Değerlendirme Ölçeği" ve "Wally Sosyal Problem Çözme Testi" ile toplanmıştır. Araştırmanın sonucuna göre; dinleme becerileri ölçeğinden cinsiyet ve yaş değişkeninin anlamlı farklılık göstermediği tespit edilmiştir. Anne-baba eğitim durumu, anne baba mesleği, kardeş sayısı, aile gelir durumu, okul türü, kurum türü, anne-babanın medeni durumu, doğum sırası ve daha önce okul öncesi eğitim alıp almaması değişkenlerinin farklılık gösterdiği belirlenmiştir. Çalışmaya katılan çocukların sosyal problem çözme becerileri incelendiğinde; cinsiyet, yaş, okul türü, anne-baba birliktelik durumu, kardeş sayısı, doğum sırası, anne eğitim durumu, aile gelir durumu ve daha önce okul öncesi eğitim alma durumu değişkenine göre anlamlı farklılık göstermezken; kurum türü, baba öğrenim durumu, baba mesleği, kardeş sayısı, daha önce okul öncesi eğitim alma durumu değişkenine göre istatiksel olarak anlamlı bir farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Araştırmanın diğer bir sonucu ise çocukların dinleme becerileri ile sosyal problem çözme becerileri arasında pozitif yönde bir ilişki olduğu belirlenmiştir.

AnaokullarıDinlemeDinleme becerisi+7
Tuğba Çelik
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies
2023
00
DoctorateOpen AccessEN

The impact of context and content visuals in multi-modal input on efl academic listening comprehension

The purpose of this dissertation study is to investigate the impact of context and content visuals in multi-modal inputs on English as a foreign language students' academic listening comprehension. The study specifically aimed to examine; a) whether there exists a difference in EFL students' listening performance on five listening subtests, namely, audio-only mode, audio with context visuals mode, audio with content visuals mode, video with context visuals mode, and video with content visuals mode, b) whether individual differences, that is English language proficiency level, gender, and students' listening style, affect EFL students' academic listening comprehension. In doing so, various data were collected through four types of data collection instruments. First, EFL students' personal information was collected by a demographic information questionnaire, second, their listening styles were identified by EFL Listening Style Scale, then, their listening test scores on five different input modes (audio-only, audio with context visuals, audio with content visuals, video with context visuals, and video with content visuals) were collected by two listening tests, and finally, their opinions about the listening tests gathered by semi-structured group interview were determined. One hundred-twenty-seven EFL students from an English Language Institute of a private university in Istanbul, Turkey participated in this study. The findings of the present study demonstrated that the inclusion of nonverbal information, whether context or content, via audio and video input modes in an academic listening comprehension test has a positive effect, compared to audio-only mode, on EFL students' academic listening comprehension. Moreover, although the EFL students' English language proficiency levels have different effects on their listening performance to varying degrees, their gender and listening styles do not have any effect on their academic listening performance. The findings of the study provide significant practical and pedagogical implications for EFL teachers, ELT publishers, and test designers with respect to English language listening skill instruction, designing English language teaching materials, and developing English language listening tests.

Academic useStudy of languagesListening+5
Hümeyra Genç
Yeditepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2017
00

Related subjects