Dinleme
69 theses under this subject heading
FL listening comprehension strategy employment of high and low anxious listeners
The aim of this study was to investigate the relationship between FL listening anxiety and FL listening comprehension strategy use. Also, it was aimed to determine whether there existed a statistically significant difference between high and low anxious listeners in terms of FL listening comprehension strategy use. Furthermore, how high and low anxious listeners employed FL listening comprehension strategies also examined. A total of 79 first year ELT students in Anadolu University, Turkey participated in the study. In order to collect data for the purposes of the study, both quantitative (FLLAS and LCSI) and qualitative (learner diaries and guided interviews) were utilized. To determine FL listening anxiety level and FL listening comprehension strategy use of the participants, FLLAS and LCSI were distributed. Then, participants were trained on how to write effective diaries for the purposes of study. After diary keeping, which lasted for five weeks, participants were divided into three categories according to their FLLAS scores namely, high anxious, moderate anxious, and low anxious listeners. As the purpose of this study was to investigate the FL listening comprehension strategies used by high and low anxious listeners, learners with high and low levels of anxiety were invited to participate in guided interview sessions. As a result of the quantitative data analysis, a statistically moderate relationship was found between the two variables, in that participants FL listening anxiety level increased when their FL listening comprehension strategy use decreased or vice versa. It was also found that high and low anxious listeners employed FL listening comprehension strategies with a statistically significant difference. In other words, the results yielded that both group of listeners used FL listening comprehension strategies at some level however; low anxious listeners used more FL listening comprehension strategies than high anxious listeners. In order to demonstrate in which FL listening comprehension strategies (cognitive, metacognitive, and socioaffective strategies) high and low anxious listeners showed difference, qualitative data collected through learner diaries and guided interviews were analyzed through content analysis method in addition to quantitative data analysis. It was found that low anxious listeners outnumbered high anxious listeners in the employment of FL listening comprehension strategies in all categories i.e. cognitive strategies, metacognitive strategies, and socioaffective strategies. The analysis of the learner diaries and guided interviews demonstrated that high and low anxious listeners employed FL listening comprehension strategies in different manners. The findings of the current study yielded that FL listening anxiety and FL listening comprehension strategy use affected each other mutually. However, deciding which one affected the other one was a difficult task and beyond of the scope of the study. Nevertheless, as FL listening comprehension strategies can be taught to FL listeners, the strategies used by low anxious listeners can be taught to high anxious listeners to reduce their FL listening anxiety levels. The findings of this study might be viewed as one of the first steps into implementing explicit strategy training into FL listening classes. The findings of the study were presented and discussed with respect to the related literature. Bearing in mind the research findings, some implications regarding the FL listening anxiety and FL listening comprehension strategy use were proposed. Key words: FL listening comprehension, FL listening anxiety, FL listening comprehension strategies, first-year ELT students
İlkokul dördüncü sınıf Türkçe dersinde dinleme becerilerinin geliştirilmesinde dijital hikayelerin kullanılması
Dinleme yalnızca günlük yaşamda değil, bireylerin eğitim-öğretim yaşamlarında da çok önemli bir yere sahiptir. Okul öncesi dönemde dinleme becerileri kendiliğinden doğal biçimde edinilir ve gelişir. Okul döneminde verilecek etkili bir ana dili eğitimi dinlediklerini anlayan, sentezleyen ve değerlendiren öğrencilerin yetişmesine olanak sağlamaktadır. Dinleme becerileri, dil ediniminde ve etkili iletişimde kritik bir role sahip olmasına karşın, diğer dil becerileri bakımından üzerinde çok fazla durulmayan bir beceri alanı olarak göze çarpmaktadır. Bu nedenle dil becerilerinin geliştirilmesinde kritik bir rolü olan ilkokul Türkçe derslerinde dinleme becerisinin geliştirilmesine özel bir önem verilmesi gerekmekte ve dinleme becerilerinin geliştirilmesine yeni, özgün ve farklı yöntemlerin kullanılmasına gereksinim duyulmaktadır. Bu yöntemlerden biri de dijital hikâyelerdir. Bu araştırmanın amacı, ilkokul dördüncü sınıf Türkçe dersinde dinleme becerilerinin geliştirilmesinde dijital hikâyelerin etkisinin belirlenmesidir. Karma modelde gömülü deneysel desen kullanılarak gerçekleştirilen araştırma, 2014-2015 öğretim yılı bahar döneminde Eskişehir ilindeki bir ilkokulun 4/D ve 4/E sınıflarında uygulanmıştır. Araştırma kapsamında 4/E deney grubunu, 4/D sınıfı kontrol grubunu oluşturmuştur. Sekiz hafta süren uygulama sürecinde deney grubunda dijital hikâyelere dayalı etkinliklere yer verilmiştir ve bu etkinlikler sınıf öğretmeni tarafından yapılırken, araştırmacı gözlemci görevini üstlenmiştir. Araştırma verileri; dinlediğini anlama testi, dinlemeye yönelik tutum ölçeği, öğretmen ve öğrenci görüşmeleri, gözlem, öğrenme materyalleri, araştırmacı ve öğrenci günlükleri ile toplanmıştır. Araştırmada, Dinlediğini Anlama Testinden (DAT) elde edilen verilerin çözümlenmesinde t testi, Dinlemeye Yönelik Tutum Ölçeğinden (DYTÖ) elde edilen verilerin çözümlenmesinde Mann-Whitney U testi kullanılmıştır. Nitel verilerin çözümlenmesinde betimsel analizinden yararlanılmıştır ve elde edilen bulgular araştırma sorularına bağlı olarak yorumlanmıştır. Araştırma bulgularına dayalı ortaya çıkan sonuçlar şöyle sıralanabilir: • Deney grubunda bulunan öğrencilerin DAT sontest puanları ile kontrol grubunda bulunan öğrencilerin DAT sontest puanları arasında istatistiksel olarak yüksek düzeyde anlamlı bir fark bulunmuştur. Buna göre, Türkçe dersinde dijital hikâyelere dayalı dinleme etkinliklerinin işe koşulması öğrencilerin dinlediğini anlama becerilerini geliştirmiştir. • Deney grubunda bulunan öğrencilerin DYTÖ sontest puanları ile kontrol grubunda bulunan öğrencilerin DYTÖ sontest puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmuştur. Türkçe dersinde dijital hikâyelere dayalı yapılan dinleme etkinlikleri öğrencilerde dinlemeye yönelik olumlu tutum geliştirmede etkili olmuştur. • Türkçe dersinde dijital hikâyelerle yapılan etkinlikler kapsamında derslerin hazırlık aşamasında öğrencilerin ön bilgilerini harekete geçirmeye, anahtar kelimelerle çalışmaya ve dinleme amacını belirlemeye yönelik çalışmalar yapılmıştır. Öğretmen ve öğrenciler görsel okuma etkinliklerinde dijital hikâyelerin resimlerinden ve bilişim teknolojileri, gazete ve dergi gibi kaynaklardan yaralanmışlardır. Bu etkinliklerin öğrencilerin dinlediğini anlama ve anlamlandırmalarına yardımcı olduğu gözlemlenmiştir. Kendini ifade etme basamağında dijital hikâyelerin konu ve içeriklerine dayalı olarak yapılan yazma ve konuşma etkinlerinde öğrencilerin mantıksal bütünlük içinde, neden-sonuç ilişkilerine dayalı olarak, olayları oluş sırasına uygun bir biçimde ürünler ortaya çıkarmaya çalıştıkları gözlemlenmiştir. Ancak konuşma alanında yapılan hazırlıklı konuşma etkinliklerinde öğrencilerin konuşma becerilerini istenilen düzeyde sergileyemedikleri görülmüştür. Görsel sunu etkinliklerinin bazıları konuşma ya da yazma etkinlikleriyle birlikte yapılmıştır. Öğrenciler görsel sunu alanında; resim çizme, slogan yazma, rol oynama, canlandırma gibi etkinlikler yapmışlar; onların bu etkinliklerde bilişim teknolojilerinden yaralandıkları, sunulara uygun görseller ya da gerçek materyaller kullandıkları gözlemlenmiştir. • Dijital hikâyelere dayalı olarak İlköğretim Türkçe Dersi Öğretim Programı dinleme öğrenme alanında yer alan dinleme kurallarını uygulama, dinlediğini anlama ve tür, yöntem, tekniklere uygun dinleme alanlarında yer alan kazanımlara yönelik etkinlikler gerçekleştirilmiştir. Bu etkinlikler kapsamında öğrencilerin; - gerek dijital hikâyelerle yapılan dinleme çalışmalarında gerek sesli, paylaşarak okuma ve konuşma etkinliklerinde kurallara uygun dinlemede yer alan kazanımlara uygun dinleme yaptıkları, - ön bilgilerini kullandıkları, dijital hikâyeleri izlerken ve dinlerken seslendirmeyi yapan kişinin vurgu, tonlama ve telaffuzuna dikkat ettikleri, dijital hikâyelerdeki resimlerden yararlanarak dinlediklerini ve izlediklerini anlamlandırdıkları, - dinlediğini anlama becerilerinin geliştiği; ancak ana fikri ve ana duyguyu bulma, dinlediklerinde geçen sorunlara farklı çözümler bulma becerilerinin gelişmediği, - dinleme öncesi yapılan kelime etkinliklerinde öğrencilerin kimi zaman kelimelerin anlamlarını tahmin etmekte zorlandıkları; ancak dinleme sırasında ve sonrasında kelimelerin anlamlarını kavradıkları, - tür, yöntem ve tekniklere uygun dinleme basamağında yer alan kazanımlara yönelik yapılan çalışmalar kapsamında katılımlı dinleme, seçici dinleme, sorgulayarak dinleme, eğlenmek için masal, hikâye, şarkı vb. dinleme ve izleme, grup konuşmalarını ve tartışmalarını dinleme alanlarında etkinlikler yaptıkları, - ses, müzik, efekt, resim gibi çoklu ortam kullanılarak hazırlanan dijital hikâyelerle dinleme öncesi, dinleme sırası ve dinleme sonrası yapılan etkinliklerle dinlemede motivasyonlarının arttığı ve dinlemeye yönelik olumlu tutum geliştirdiği gözlemlenmiştir. • Öğretmen ve öğrenciler dijital hikâye bileşenlerine (müzik, efekt, seslendirme, resim, hikâye içeriği ve kahramanları), dijital hikâyelere dayalı Türkçe derslerine, dijital hikâyeye dayalı dinleme etkinliklerine yönelik olarak; - dijital hikâyelerde kullanılan resim, müzik, efekt ve seslendirmeyi beğendiklerini, - bu bileşenlerin dinlenilen metni anlama, zihinde canlandırma ve metni tahmin etmede yardımcı olduğunu, - müzik ve efektlerin, hikâyelerin duygusunu aktardığını, - Türkçe dersine karşı daha önce olumsuz olan tutumun dijital hikâyelere dayalı etkinlikler sayesinde olumlu yönde değiştiğini, - derse katılımın, derse olan sevginin ve motivasyonun arttığını, - dinleme becerilerinin geliştiğini, - dinlemeye karşı olumlu tutum geliştiğini belirtmişlerdir. • Uygulama sonrasında yapılan görüşmelerde, öğretmen ve öğrenciler dijital hikâyelerin bileşenlerine (müzik, efekt, seslendirme, resim, hikâye içeriği ve kahramanları), dijital hikâyelere dayalı Türkçe derslerinde yapılacak dinleme etkinliklerine, dijital hikâyelerin diğer derslerde kullanılmasına yönelik olarak; - dijital hikâyelerdeki resimlerin animasyon formatındaki gibi hareketli olması, - dijital hikâyelerin seslendirmelerinde farklı seslerin kullanılması, - dijital hikâyelerin resimlerinin çoğaltılması, - dinleme etkinliklerinde yazılı etkinliklerin yanı sıra sözel ve resim çizme gibi etkinliklere yer verilmesi, - dijital hikâyelerin Fen ve Teknoloji, Matematik, Yabancı Dil, Sosyal Bilgiler gibi derslerde kullanılmasına yönelik önerilerde bulunmuşlardır. Anahtar Kelimeler: İlkokul, Türkçe Dersi, Dijital Hikâye, Dinleme Becerileri.
Okul öncesi dönem çocuklarında dijital hikaye anlatımının dinleme becerilerine etkisi
Okul Öncesi Dönem Çocuklarında Dijital Hikâye Anlatımının Dinleme Becerisine Etkisi Bu araştırmanın amacı dijital hikâye anlatım yönteminin okul öncesi dönem çocuklarının dinleme becerilerine etkisini ortaya koymaktır. Araştırmada deneysel yöntemlerden 'Yalnız Son Testli Kontrol Gruplu Seçkisiz Desen' kullanılmıştır. Araştırmada Kütahya ilinde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı anaokulunda 60-72 ay grubundaki 3 anasınıfında bulunan ve normal gelişim gösteren 35 kız 40 erkek olmak üzere 75 çocuk ile çalışılmıştır. Araştırmaya katılan çocuklar gelişim dosyalarından ve öğretmenlerinden alınan bilgiler ile gelişim düzeyleri bakımından eşitlenip, hikâyelerin farklı anlatım yöntemleri ile sunulduğu 3 farklı deneysel gruba seçkisiz atanmıştır. Araştırmanın veri toplama sürecinde 11 farklı hikâyeden yararlanılmış ve hikâyeler 3 farklı anlatım yöntemi ile gruplara anlatılmıştır. Hikâyelerden sonra yarı yapılandırılmış görüşme formu ile araştırmanın verileri toplanmıştır. Veriler değerlendirme formu ile puanlanarak analiz edilmiştir. Araştırmanın sonucunda farklı dijital hikâye anlatımları yapılan deney grubu 1 ve deney grubu 2'de bulunan okul öncesi dönem çocuklarının seçici, ayrıştırıcı, empatik, yaratıcı, eleştirel ve etkin dinleme becerilerinden aldıkları puanlar, öykü kitabı ile anlatım yapılan kontrol grubundaki okul öncesi dönem çocuklarının aynı dinleme becerilerinden aldıkları puanlar ile karşılaştırılmıştır. Verileri normal dağılım göstermediğinden, Kruskal Walllis H testi ile yapılan karşılaştırmada gruplar arasında anlamlı fark olduğu görülmüştür. Farkın hangi gruplar arasında ve hangi grubunu lehine olduğunu görmek için Mann Whitney U testi yapılmıştır. Yapılan analizler sonucunda ele alınan dinleme türlerinde deney grubu 1 ve deney grubu 2 lehine anlamlı bir fark olduğu görülmüştür. Deney grubu 1 ve deney grubu 2 arasında ise dinleme becerilerinden aldıkları puanlar karşılaştırıldığında, müzik ve ses hariç dijital hikâye anlatımı yapılan deney grubu 1 lehine anlamlı bir fark olduğu ortaya çıkmıştır. Sonuç olarak dijital hikâye anlatımı 60-72 ay grubundaki okul öncesi dönem çocuklarının ayrıştırıcı, seçici, empatik, yaratıcı, eleştirel ve etkin dinleme becerilerini üzerinde anlamlı düzeyde etkiye sahip olduğu görülmüştür. Ayrıca öğretmen desteğiyle uygulanan dijital hikayelerin ele alınan dinleme türlerinde dijital hikaye anlatımına göre daha etkili olduğu görülmüştür. Anahtar kelimeler: Dijital hikâye, dinleme beceriler, okul öncesi eğitim
Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde otantik öğrenmenin dinleme becerisine etkisi
Bu çalışmanın amacı, Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde otantik öğrenmenin dinleme becerisine etkisini araştırmaktır. Bu amaç doğrultusunda verilerin toplanması, analizi, hipotezlerin kontrol edilmesi ve yorumlanmasında ön test-son test tek gruplu zayıf deneysel desenden faydalanılmıştır. Bu araştırma, İstanbul ilinde bulunan bir vakıf üniversitesindeki Türkçe Öğretim Merkezinde, B2 seviyesinde öğrenim gören toplam 22 öğrenciyle yapıldı. Araştırmada çalışma grubuna toplam sekiz hafta süren otantik öğrenmenin ilkeleri dikkate alınarak hazırlanmış dinleme etkinlikleri uygulanmıştır. Etkinliklerin uygulama öncesinde ve uygulama sonrasında ön test ve son test yapılmıştır. Araştırmada elde edilen nicel verilerin analizinde SPSS paket programından yararlanılmıştır. Shapiro- Wilk Testi uygulanarak dağılımın normalliği belirlenmiş, dağılımın çarpıklık ve basıklık değerleri dikkate alınarak da araştırmada parametrik testler kullanılmıştır. Araştırmada nicel olarak elde edilen veriler üzerinde yapılan istatistiksel analizler sonucunda, öğrencilerin dinlediğini anlama becerisi ön test ve son test sonuçlarında anlamlı düzeyde farklılık oluştuğu gözlemlenmiştir. Ayrıca çalışma grubunda bulunan öğrenciler farklı değişkenlere göre incelenmiştir. Bu değişkenlerde Türkiye'de bulunma sürelerine göre anlamlı bir fark bulunmuş, cinsiyet, yaş, ülke, ana dili, bildiği yabancı dil sayısı, faydalanılan kaynaklar ve en çok zorlanılan dil becerilerine göre incelenmiş ve anlamlı bir fark bulunmamıştır.
Anadili Arapça olmayanlara Arap dili öğretiminde dinleme becerisinin rolü
Bu çalışmada, dil öğretiminde dinleme becerisi ve bu becerinin ana dili Arapça olmayanlara Arapça öğretimindeki rolü ele alındı. Çalışmaya işitme duyusunun önemi, oluşum aşamaları, Kur'ân-ı Kerim ve hadis-i şeriflerdeki yeri açıklanarak başlandı. Daha sonra dinleme becerisinin tanımına, doğasına, önemine ve diğer becerilerle olan ilişkisine yer verildi. Ardından dilsel düzeylere bağlı olarak bu becerinin amaçları açıklanıp yabancı dil öğretim teorilerindeki yerine değinildi. Dinleme becerisinin öğretiminde öğretmenin rolünün önemi üzerinde duruldu. Dinleme sürecinin şekil ve boyutları ihmal edilmeden bilinçli dinlemenin bileşenleri açıklanıp bu becerinin öğretimi için öneriler sunuldu. Dinlemeyi öğrenme stratejileri, strateji türleri, stratejinin yapısını etkileyen faktörler, strateji oluşturma teknikleri, strateji öğrenme adımları, stratejinin amacı ve stratejilere dayalı etkinliklerin özellikleri açıklanmaya çalışıldı. Ders planı ile müfredat hazırlayıcılarına, plan ve müfredatlarını hazırlarken katkı sağlayacağı ümit edilerek, stratejilerle birlikte tüm aşamaları ve detaylarıyla sesli eğitim materyallerinin hazırlanmasından bahsedildi. Daha sonra, dinleme becerisini öğretmek için, tüm teorik strateji ve kurallar - mümkün olduğunca - sınıf ortamına ve pratik hayata aktarılarak iki örnek ders planı sunuldu. Son olarak hem araştırmada bahsedilen hem de bahsedilmeyen bazı stratejiler kullanılarak, görsel (dizi seyretmeye dayalı) Arapça öğrenimi için alternatif bir program tasarımı sunuldu. Söz konusu program uygulamasında öğrencilerin Arapça öğrenimine ilişkin bilinen geleneksel yöntemlerden kaçınılıp Arapçayı hızlı ve kısa sürede öğrenebilmeleri için en güncel dilbilimsel teoriler dikkate alındı.
Katılımlı dinlemenin ortaokul 5. sınıf öğrencilerinin dinlediğini anlama becerisi üzerindeki etkisi
Bu araştırmanın amacı planlanmış etkinlikler içeren "Katılımlı Dinlemenin Ortaokul 5. Sınıf Öğrencilerinin Dinlediğini Anlama Becerisi Üzerindeki Etkisi"ni tespit etmektir. Bu doğrultuda elde edilen verilerin toplanması, analizi ve yorumlanmasında nicel araştırma yöntemlerinden ön test-son test kontrol gruplu deneysel desen kullanılmıştır. Araştırma 2013-2014 Eğitim-Öğretim yılında Kütahya il merkezindeki bir devlet okulunda öğrenim görmekte olan 5-A ve 5-B sınıfı deney ve kontrol gruplarında bulunan toplam 40 5. sınıf öğrencisi ile birlikte gerçekleştirilmiştir. Çalışma grubuna ön test ve son test olarak dinlediğini anlama testi uygulanmıştır. Deney ve kontrol grubunun dinleme becerilerinin ön test puanları açısından benzer olduğu tespit edilmiştir. Ön test sonrası 10 hafta süren katılımlı dinleme eğitimi çalışması düzenlenmiştir. Deney grubundaki dersler katılımlı dinleme türü kapsamında planlanmış etkinliklerle, kontrol grubunda ise Türkçe dersi öğretim programının gerektirdiği süreçler takip edilerek işlenmiştir. Araştırma için öğrencilere farklı türde dinleme metinleri ve bu metinlere yönelik etkinlikler düzenlenmiştir. Nicel olarak elde edilen veriler üzerinde Wilcoxon işaretli sıralar testi, Mann-Whithey U testi, frekans ve yüzde analizleri kullanılmıştır. Bulgular incelendiğinde deney grubu öğrencilerinin dinlediğini anlama başarı testinden almış oldukları puanların sıra ortalamasının 29.30 kontrol grubundaki öğrencilerin puanlarının sıra ortalamasının ise 11.70 olduğu görülmektedir. Bu sonuca göre öğrencilerin dinleme testi sonuçlarında deney grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir. Katılımlı dinleme deney grubu öğrencilerinin Türkçe öğretim programındaki dinleme kazanımlarını uygulama düzeyleri üzerinde olumlu etkiye sahiptir. Anahtar Kelimeler: Dinleme, dinleme becerisi, dinleme türleri, katılımlı dinleme, ortaokul
Yabancılara Türkçe öğretiminde efsane metinlerinin dinleme metni olarak B1 seviyesine uyarlanması
Yabancı dil olarak Türkçe öğretimi alanında hedef dilin yanı sıra hedef kültürün aktarımı da amaçlandığı için sıklıkla edebi metinlerden yararlanılmaktadır. Fakat kimi zaman edebi metinlerin doğrudan kullanılması hedef kitlenin içinde bulunduğu dil düzeyine uygun düşmemektedir. Bu durumda özgün metin; sadeleştirme, genişletme ve kolaylaştırma gibi çeşitli metin uyarlama tekniklerine göre düzenlenebilir. Bu çalışmada sözlü edebiyat ürünlerinden olan efsanelerimiz B1 dil seviyesine göre dinleme metni olarak uyarlanarak bu alanda ders kitabı dışında dinleme metni kaynağı oluşturmak amaçlanmıştır. Uyarlama işlemi sırasında Gazi Tömer B1 Dil Bilgisi kitabındaki dil bilgisi yapıları ve Diller İçin Avrupa Ortak Öneriler Çerçeve Metni'nin dinleme becerisi yeterlilikleri dikkate alınmıştır. Sözcüksel değiştirimlerde ise Yazılı Türkçenin Kelime Sıklığı Sözlüğü'ne başvurulmuştur. Ayrıca dinleme stratejileri kullanılarak metinlere yönelik dinleme öncesi, sırası ve sonrası için etkinlikler tasarlanmıştır. Metinlerin sonunda Türkçe- Türkçe sözlüğe yer verilmiştir. Uyarlanan metinler seslendirilip sosyal paylaşım ağına yüklenmiştir. Metinlerin yazılı hallerinin altında verilen karekodlarla bunlara ulaşılabilmektedir. Çalışma temel nitel araştırma desenine göre yürütülmüştür. Dinleme metni olabilecek uzunlukta, standart Türkçe ile yazılmış, içerisinde olumsuz örnekler ve argo ifadelere yer verilmeyen, ders materyali olarak kullanılmaya uygun, efsane metin türünün özelliklerini içerisinde barındıran, konuşma diline yakın on beş efsane metni seçilmiş ve üç alan uzmanına gönderilmiştir. Alan uzmanlarının dönütlerine göre içinden on tanesi belirlenerek çalışmada kullanılmaya uygun görülmüştür. Çalışmada aynı sayfa içerisinde metinlerin özgün ve uyarlanmış hallerinin yan yana bulunması yapılan değişikliklerin birebir gözlemlenebilmesi açısından önemlidir. Ayrıca metinlerin sonunda özgün metnin her bir cümlesinde yapılan değişiklikler tek tek açıklanmaktadır.
Improving communication skills of young learners through language learning strategies
Effective strategies used to overcome encountered difficulties in second language learners? communication skills are of crucial importance. Hence, second language learners might utilize the strategies on how to cope with such communication difficulties. This study aims to find out the effect of strategy training in the use of strategies for listening and speaking in English as a foreign language (EFL) in the context of 6th grade EFL learners attending a state primary school and to investigate the second language learners? awareness of the speaking strategies and their frequent choice of strategies. In addition, the perspectives of the participants in the use of strategy training for listening and speaking skill are examined in this study.After addressing the issues of terminology and definitions, the theoretical underpinnings of the Language Learning Strategy concept are concentrated on. After clarifying these issues, through related literature, it focuses on listening and speaking strategies (Communication Strategies) and strategy training for developing speaking skill.The study examines a case group of EFL learners during one semester period. The participants received strategy training in the use of strategies for listening and speaking (communication).The results were measured using different instruments: Pre-Post-speaking strategy questionnaires, language learning diary, mini papers and verbal reports / semi formal interviews.The data obtained from the Pre-and Post- speaking strategy questionnaires were analyzed in quantitative method. The results of the data showed significant differences in strategy use of the participants. Research findings from both the quantitative and qualitative data shed light on the efficacy of training learners in the use of listening and speaking strategies and raising their awareness through strategy training.
İlköğretim sekizinci sınıf Türkçe dersi öğretim programı dinleme/izleme alanının öğretmen görüşleri doğrultusunda değerlendirilmesi
Bu araştırmanın genel amacı, sekizinci sınıf Türkçe Dersi Öğretim Programı (TDÖP) dinleme/izleme alanını öğretmen görüşleri doğrultusunda değerlendirmektir. Bu amaç doğrultusunda ilköğretim sekizinci sınıf Türkçe öğretmenlerinin TDÖP'deki dinleme/izleme alanına ait amaç ve kazanımlar, etkinlikler, yöntem ve teknikler, araç-gereçler ile ölçme ve değerlendirme hakkındaki görüşleri de belirlenmiştir.Araştırma tarama modelinde betimsel bir çalışmadır. Araştırma evrenini Kars ili ve ilçelerindeki (Susuz, Akyaka, Digor, Selim, Kağızman ve Arpaçay) resmi ve özel ilköğretim okullarında görev yapan ve sekizinci sınıflarda Türkçe derslerini yürüten branş öğretmenleri oluşturmaktadır. Araştırmada veriler, nicel ve nitel veri toplama yöntemleri kullanılarak toplanmıştır. Araştırmada nicel veriler için araştırmanın evreni oluşturan 163 branş öğretmeninden 125'ine ulaşılmıştır. Nitel verileri elde etmek için ise, kolay ulaşılabilir durum örneklemesi kullanılmış ve 15 Türkçe öğretmeni ile görüşme yapılmıştır.Araştırmada nicel veriler araştırmacı tarafından geliştirilen ?İlköğretim Sekizinci Sınıf Türkçe Dersi Öğretim Programı Dinleme/İzleme Alanını Değerlendirme Anketi? kullanılarak, nitel veriler ise yarı yapılandırılmış öğretmen görüşme formu kullanılarak toplanmıştır. Öğretmenlere uygulanan anket sonucunda elde edilen veriler, betimsel istatistik tekniklerinden frekans ve yüzde kullanılarak analiz edilmiştir. Yapılan görüşmeler sonucunda elde edilen nitel verilerin analiz edilmesinde ise içerik analizi tekniği kullanılmıştır.Araştırma bulgularına göre, tamamen ve kısmen katılıyorum seçeneklerinin birleştirilmesi ile birlikte öğretmenlerin çoğunluğu (% 82) amaç ve kazanımların öğrencilerin dil gelişimine katkı sağladığını, diğer dil becerileriyle uyumlu olduğunu (% 72), toplumun beklenti ve ihtiyaçlarına uygun olduğunu (% 70) belirtmişlerdir. Görüşme yapılan öğretmenler de anket verilerini destekleyecek şekilde görüşlerini belirtmişlerdir. Aynı zamanda öğretmenler amaç ve kazanımların açık ve anlaşılır bir şekilde ifade edildiğini belirtmiş (% 79), görüşmeye katılan öğretmenlerin çoğunluğu (f: 9) amaç ve kazanımları ulaşılabilir bulmuştur. Öğretmenler, öğrencilerin en çok ?etkili dinleme/izleme alışkanlığı kazanma? amacında zorlandığını belirtmiştir. Tamamen ve kısmen katılıyorum seçeneklerinin birleştirilmesi ile birlikte öğretmenlerin çoğunluğu (% 74) temaları yeterli bulmuştur. Öğretmenler öğrencilerin en çok kişisel gelişim, toplum hayatı ve milli kültür temasına ilgi gösterdiklerini belirtmişlerdir. Öğretmenler bu temalara öğrencilerin ilgi göstermelerinin nedeninin bu temaların onların hayatlarına yakın olmasından kaynaklanabileceğini belirtmişlerdir. Öğretmenlerin çoğu, Türkçe Dersi Öğretim Programı'nda dinleme/izleme alanına yönelik önerilen yöntem-teknikleri ve etkinlikleri uygulamaya çalıştıklarını ifade etmişlerdir. Öğretmenler bu yöntem-teknikler ve etkinliklerin dinleme/izleme çalışmalarını olumlu yönde etkilediğini düşünmektedir. Bunun yanında öğretmenler, dinleme/izleme alanına yönelik etkinliklerin uygulanmasını öğrencilere açıklarken zorluk yaşadıklarını belirtmişlerdir. Öğretmenlerin en çok kullandıkları araç-gereçler öğretmen kılavuz kitabı, ders kitabı ve öğrenci çalışma kitabıdır. Araştırmaya katılan öğretmenler dinleme/izleme alanına yönelik olarak yeterince araç ve gereç kullanmamalarına okullardaki araç-gereç eksikliğini gerekçe olarak göstermişlerdir. Ayrıca tamamen ve kısmen katılıyorum seçeneklerinin birleştirilmesi ile birlikte öğretmenlerin çoğunluğu (% 79) TDÖP ile öğretmen kılavuz kitabını birbiriyle uyumlu bulmuştur. Araştırmaya katılan öğretmenler tarafından dinleme/izleme alanında kullanılan ölçme araçlarının, dinleme/izleme becerisini gözlem formu, dinleme/izleme becerisini kontrol listesi, kısa cevaplı maddeler, çoktan seçmeli maddeler, eşleştirme maddeleri, doğru/yanlış maddeleri, açık uçlu sorular, sözlü sınavlar, yazılı sınavlar, öz değerlendirme formu, grup öz değerlendirme formu, öğrenci ürün dosyaları, dinleme/izleme gelişim dosyası ve akran değerlendirme formu olduğu belirlenmiştir. Görüşmeye katılan öğretmenlerin çoğunluğu (f: 10) programda belirlenen ölçme araçlarının dinleme/izleme alanına olumlu katkıda bulunduğunu belirtmiştir ve öğretmenlerden bazıları dinleme/izleme alanında ölçme araçlarını kullanmanın zor olduğunu da dile getirmiştir. Sonuç olarak öğretmenler TDÖP dinleme/izleme alanı genel olarak yeterli bulmakla beraber programın daha etkili bir hale gelebilmesi için bazı şartlar (sınıfların araç-gereçlerle donatılması, sürenin arttırılması, dinleme metinlerinin sayısı arttırılması, ailenin eğitilmesi, etkinliklerin sayısının azaltılması, kitapların bölgelere göre hazırlanması, izleme kısmına da ağırlık verilmesi, ilgi çekici metin türleri konulması, bölgesel farklılıklar dikkate alınması) öne sürmüşlerdir.
Ortaokul 6-8. sınıf Türkçe dersi basılı öğretim materyallerinin dinleme/izleme yöntem ve teknikleri bakımından incelenmesi
Yapılandırmacı yaklaşımla hazırlanan Türkçe Dersi 6-8. Sınıflar Öğretim Programı'nda dinleme becerisi, ayrıntılı bir şekilde ele alınmış ve Türkçe ders kitaplarındaki her temada en az bir dinleme metnine yer verilmesi zorunluluğu getirilmiştir. Dinleme metinlerinin işlenişinde kullanılabilecek yöntem/tekniklere de programda değinilmiştir. 6-8. SınıflarTürkçe Öğretim Programı'nın dinleme yöntem/teknikleri bölümünde yedi tür dinleme yöntem/tekniğinden bahsedilmiştir. Bu yöntem/teknikler katılımlı dinleme, katılımsız dinleme, not alarak dinleme, kendini konuşanın yerine koyarak (empati kurarak) dinleme, yaratıcı dinleme, seçici dinleme ve eleştirel dinlemedir. Bu çalışmada, 6-8. sınıflar Türkçe dersi öğretmen kılavuz kitaplarında yer alan dinleme metinlerinde hangi yöntemlere ve tekniklere yer verildiği tespit edilmiş, bu yöntem ve tekniklerin hangi metinlerle birlikte uygulandığı, hangi tür metinlerin yer aldığı ve sözcük sayıları üzerinden de metinlerin uzunluğu, kısalığı üzerinde durulmuştur. Çalışmada her sınıf seviyesi için biri Bakanlık ikisi özel yayınevi kitabı olmak üzere üçer öğretmen kılavuz kitabında yer alan dinleme metinleri incelenmiştir. Nitel tarama araştırması olan bu çalışmanın verileri, doküman incelemesi yoluyla toplanmış ve betimsel analiz yöntemiyle analiz edilmiştir.Çalışma neticesinde,6-8. Sınıflar Türkçe Öğretim Programı'nda yer alan dinleme yöntem ve tekniklerinin her birine başvurulduğu ve bu yöntem ve tekniklerin öğretim programındaki uygulama yönergelerine uygun şekilde kullanıldığı saptanmıştır.Çalışmada incelenen 55 dinleme metninde 11 farklı metin türü kullanıldığı tespit edilmiştir. Dinleme / izleme metinlerinde en kısa metnin 77, en uzun metnin de 2245 sözcük olduğu anlaşılmıştır.
Çocuklar için felsefe eğitimi programının okul öncesi dönem çocuklarının dinleme becerilerine etkisinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı Çocuklar İçin Felsefe Eğitimi Programı'nın okul öncesi dönem çocuklarının dinleme becerilerine etkisini ortaya koymaktır. Araştırmanın örneklemini Gaziantep ili Şehitkamil ilçesinde bulunan orta sosyoekonomik seviyeye sahip bir anaokulunda yer alan 5 yaş grubu, 22 deney 23 kontrol olmak üzere toplam 45 çocuk oluşturmaktadır. Araştırma kapsamında 7 haftalık süreçte, hafta da 3 gün olmak üzere, 21 oturum boyunca araştırmacı tarafından MEB(2013) Okul Öncesi Eğitim Programı kazanım ve göstergeleri doğrultusunda hazırlanan Çocuklar İçin Felsefe Eğitimi Programı uygulanırken, kontrol grubunda araştırmacı tarafından herhangi bir uygulama gerçekleştirilmemiş, normal eğitim programlarına devam etmişlerdir. Araştırmanın verileri Özer Özkan ve Coşkun (2015) tarafından geliştirilen 'Okul Öncesi Dönem Çocuklarına Yönelik Dinleme Becerilerini Değerlendirme Ölçeği' kullanılarak toplanmıştır. Verilerin analizinde; deney ve kontrol grupları arasındaki farkın belirlenmesinde Mann Whitney U testi, deney ve kontrol grubunun kendi içinde ön test ve son test puanları arasındaki farkların belirlenmesi için Wilcoxon t-testi kullanılmıştır. Araştırmanın bulguları ışığında hazırlanan Çocuklar İçin Felsefe Eğitimi Programı'nın dinleme becerilerine anlamlı bir etkisi olduğu tespit edilirken, cinsiyet değişkenine bağlı anlamlı bir farklılık saptanmamıştır.
Dinleme/izleme becerisi alanında yapılan lisansüstü araştırmalar üzerine bir meta sentez çalışması
Dil, insanların kullandıkları en gelişmiş iletişim aracıdır. Günlük iletişimde, akademik hayatta, sosyal ilişkilerde oldukça önemlidir. Dil dört beceri alanından oluşur. Bunlar dinleme, konuşma, okuma ve yazma alanlarıdır. İyi bir dil gelişimi için bu dört beceri alanının da geliştirilmesi gerekir. Dinleme, dil becerileri içerisinde ilk edindiğimiz, diğer dil becerilerinin edinimine de öncülük eden bir beceridir. Dinlemenin doğuştan getirildiği doğrudur. Ancak dinleme de bir beceridir ve eğitimle geliştirilebilir. Araştırmamızın amacı 2005-2019 yılları arasında Türkçe Eğitimi bölümlerinde dinleme alanında yapılmış olan lisansüstü araştırmaları çeşitli değişkenlere göre inceleyip bir bütün hâlinde ortaya koymaktır. Dinleme becerisinin önemi, diğer beceri alanlarına göre ihmal edildiği gösterilmeye çalışılmıştır. Dinleme alanında yapılmış olan lisansüstü araştırmaları bir araya getirip incelemeyi amaçlayan bu araştırmanın modeli nitel araştırma türünde meta-sentez desen olarak belirlenmiştir. Araştırmamızda 2005-2019 yılları arasında üniversitelerimizin Türkçe Eğitimi bölümlerinde yapılmış olan lisansüstü araştırmaların meta sentezlerine yer verilmiştir. YÖK Ulusal Tez Sayfasında ''dinleme'' anahtar kelimesiyle tarama yapılıp Türkçe Eğitimi bölümlerinde toplamda 55 yüksek lisans ve doktora çalışmasına ulaşılmıştır. Bu araştırmalara eskiden günümüze doğru olacak şekilde sırasıyla A1, A2, A3.….A55 kodları verilmiştir. Kodlaması yapılan araştırmaların öncelikle genel bilgileri sınıflandırılmıştır. Bu kapsamda tez yayım yılları, tez türleri, yapıldığı üniversiteler, danışman unvanları, anahtar kelimelerin tekrar etme sayılarına yer verilmiştir. Daha sonra araştırmalar yöntemsel açıdan incelenmiştir. Bu kapsamda da araştırmalarda kullanılan yöntemlere, modellere, veri toplama araçlarına, veri analiz yöntemlerine, örneklem gruplarına ve örneklem sayılarına yer verilmiştir. En son olarak 55 araştırmada yapılan öneriler incelenmiş ve en çok tekrar eden öneriler 27 temaya ayrılarak incelenmiştir. Bu bulgular gerekli tablo ve grafiklerle gösterilmiştir. Araştırmalardan çıkarılan bulgu ve sonuçlara göre önerilerde bulunulmuştur.
Türkçe öğretmeni adaylarında okuduğunu ve dinlediğini anlama becerilerinin karşılaştırılması
Bu çalışmanın amacı, Türkçe öğretmeni adaylarında farklı metin türlerine göre okuduğunu ve dinlediğini anlama becerilerini karşılaştırmaktır. Bu amaca yönelik olarak Ateşman formülü ile okunabilirlikleri hesaplanan ve orta güçlükte olan iki bilgilendirici, iki öyküleyici metin ile aynı şaire ait iki şiire yönelik okuduğunu ve dinlediğini anlama testlerindeki sorular, uzman görüşleri alınarak araştırmacı tarafından oluşturulmuştur. Yapılan araştırmanın çalışma grubu, kolay ulaşılabilir örnekleme yöntemi ile seçilmiştir. Çalışma grubunu oluşturan Düzce Üniversitesi Türkçe Eğitimi Bölümü öğrencileri, ulaşım ve erişim kolaylığı nedeniyle tercih edilmiştir. Araştırmanın çalışma grubu, 167 lisans öğrencisinden oluşmaktadır. Çalışmanın verileri SPSS programı kullanılarak analiz edilmiştir. Verilerin normalliğini ölçmek amacıyla Lilliefors düzeltmeli Kolmogorov-Smirnov Testi kullanılmıştır. Verilerin p değerinde anlamlı bir fark vardır. Veriler normal değildir. Bu sebeple, parametrik olmayan ilişkili grupları karşılaştırmak için Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi ve parametrik olmayan grupları karşılaştırmak için Kruskal Wallis H Testi uygulanmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin analiz edilmesi sonucunda, bilgilendirici ve öyküleyici metinlerde dinlediğini anlama puan ortalamalarının, okuduğunu anlama puan ortalamalarından daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Şiir türünde ise okuduğunu anlama puan ortalamalarının, dinlediğini anlama puan ortalamalarından daha yüksek olduğu ortaya çıkmıştır. Türkçe Öğretmenliği Bölümü lisans öğrencilerinden 1 ve 2. sınıf öğrencilerinin, 3 ve 4. sınıf öğrencilerine göre uygulanan testlerde daha başarılı olduğu görülmüştür. Okuma ve Dinleme Eğitimi derslerine giren öğrencilerin daha yüksek puanlar alması beklenirken elde edilen verilere göre bu dersleri henüz görmemiş öğrenciler daha yüksek sonuçlar almışlardır. Bu durumda 1 ve 2. sınıf öğrencilerinin okuma ve dinleme becerilerinin daha gelişmiş olduğu ortaya çıkmıştır. Anahtar Kelimeler: Okuma, Dinleme, Okuduğunu Anlama, Dinlediğini Anlama, Metin Türleri
Trafikte araba kullanırken müzik dinleme alışkanlıklarının bazı değişkenler açısından incelenmesi
Bu araştırma, günlük trafik hayatının vazgeçilmezi olan müzik dinleme alışkanlıklarının sürücülerin araba kullanma alışkanlıklarına olan etkilerini ortaya çıkarmayı amaçlamaktadır.Araştırma ilk olarak literatür taraması ve yorumlanmasının ardından, ehliyet sahibi 218 sürücüye uygulanan, müzik dinleme alışkanlıkları ve trafikte araba kullanma alışkanlıklarını ölçen anket sonuçlarının istatistiksel yorumlanması ile devam etmektedir.Araştırma sonucunda sürücülerin dinledikleri müziğin araba kullanmalarına çeşitli etkilerinin var olduğu bulunmuş ve buna bağlı olarak trafik hayatının iyileştirilmesi için öneriler sunulmuştur.Anahtar Kelimeler: Müzik, Trafik, Sürücü, Araba.
Lise öğrencilerinin demografik özellikleri ile dinledikleri müzik türleri arasındaki ilişki
Bu araştırmanın amacı, lise öğrencilerinin demografik özellikleri ile dinledikleri müzik türleri arasındaki ilişkiyi saptamaktır. Araştırmanın evrenini Ankara?daki M.E.B.?na bağlı liseler, örneklemini ise her bir lise türünden random yöntemi ile farklı ilçelerden seçilen 7 liseden 634 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada kullanılan anketin 1. bölümü öğrencilerin demografik özelliklerini belirleyecek 33 sorudan, 2. bölümü ise dinledikleri müzik türlerini belirleyecek 27 sorudan oluşmuştur. Hazırlanan ankette ilk olarak Kolmogorov-Smirnov testi ile verilerin normal dağılıma uyup uymadığı incelenmiştir. Maddeler normal dağılıma sahip olduğundan iki grubun karşılaştırılmasında Independent Sample t testi, ikiden fazla grubun karşılaştırılmasında ise One-Way ANOVA kullanılmıştır. Grupların birbirinden farklı olduğunun tespit edilmesi için Scheffe testi uygulanmış, grupların karşılaştırılmasına ilişkin testler varyans homojenliği varsayımı Levene testi ile incelenmiştir. Çalışmada yer alan analizler için IBM SPSS 20.0 paket programı kullanılmıştır. Araştırma sonucunda; lise öğrencilerinin dinlemeyi en çok tercih ettikleri müzik türünün Pop müzik olduğu belirlenmiştir. Farklı demografik özellikteki öğrencilerin, dinledikleri müzik türü arasında belirgin farklar olduğu görülmüştür. Müzik türlerini tercih düzeylerinin; yaşa, cinsiyete, okudukları okula, ailenin eğitim durumuna ve mesleklerine, gelir düzeyine, aile ilişkilerine, sosyal hayatlarına, ek iş yapmalarına, sigara/içki kullanmalarına, enstrüman çalma ve kitap okuma durumlarına, hayata karşı bakış açılarına ve beklentilerine göre karşılaştırıldığında anlamlı farklar olduğu saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Demografi, Müzik Türleri, Müzik Dinleme, Lise Öğrencileri
Üstbiliş strateji eğitiminin ilköğretim ikinci kademe öğrencilerinin dinleme becerilerine etkisi
Bu çalışmada üstbiliş strateji eğitiminin, ilköğretim öğrencilerinin dinleme becerilerini geliştirmeye etkisini tespit etmek amaçlanmıştır. Araştırmanın modeli, ?ön test son teste? dayalı ?deney ve kontrol gruplu bir çalışma?dır.Araştırma, Ankara ili Yenimahalle ilçesinde bulunan Atatürk İlköğretim Okulunda yürütülmüştür. Başlangıçta bu okulda öğrenim gören 7. sınıf öğrencilerine, araştırmanın içeriğine uygun olarak dinleme etkinlikleri yaptırılmıştır. Elde edilen veriler, istatistikî açıdan değerlendirildikten sonra her iki grup arasında anlamlı bir fark bulunmadığı görülmüş; yansız atama yoluyla yedinci sınıf şubelerinden biri deney diğeri kontrol grubu olarak belirlenmiştir. Öğrenciler deneysel işlemden önce ve sonra bağımlı değişkenlerle ilgili olarak ölçüme tabi tutulmuştur. Deney grubunda üstbiliş stratejilerine göre ders işlenirken kontrol grubunda Türkçe öğretim programının öngördüğü şekilde ders süreci planlanmıştır. Deneysel süreç ön test ve son test uygulamaları hariç 12 hafta sürmüştür.Çalışmada etkinliklerde kullanılacak dinleme metinleri, uzman görüşüne sunularak belirlenmiştir. Araştırmacı tarafından öğrencilerin üstbilişsel dinleme becerilerini değerlendirmek için Üstbilişsel Dinleme (Dinlediğini Anlama) Farkındalığı Ölçeği geliştirilmiş ve Üstbilişsel Dinlediğini Anlama Görüşme Formu düzenlenmiştir. Aynı zamanda birtakım değişkenlerin deney grubu öğrencilerinin ön test ve son test puanlarına etki edip etmediğini belirlemek amacıyla Kişisel Bilgi Formu ile öğrencilerden bilgiler alınmıştır.Araştırmada elde edilen veriler, bilgisayar ortamına aktarılarak SPSS 15.0 istatistik paket programıyla analiz edilmiştir. Deney ve kontrol grubundaki öğrencilerin uygulama öncesinde ve sonrasında ?Üstbilişsel Dinleme (Dinlediğini Anlama) Farkındalığı Ölçeği? ve ?Üstbilişsel Dinlediğini Anlama Görüşme Formu?ndan aldıkları puanların anlamlı bir biçimde değişip değişmediğini tespit etmek için çeşitli analizlerden faydalanılmıştır.Araştırma sonucunda üstbiliş strateji eğitiminin verildiği sınıftaki öğrencilerin, uygulanan Türkçe öğretim programına göre düzenlenen etkinliklerin kullanıldığı sınıftaki öğrencilere göre dinleme puanlarının yüksek çıktığı ve arada anlamlı bir farkın bulunduğu belirlenmiştir. Yapılan deneysel işlem sonucunda değişkenlerden sadece cinsiyetin, öğrencilerin dinleme başarılarında anlamlı bir fark oluşturduğu tespit edilmiştir. Bu sonuçlar, üstbiliş strateji eğitiminin, ilköğretim öğrencilerinin dinleme becerilerini geliştirdiği şeklinde yorumlanmıştır.
Dinleme becerisi ve sosyal duygusal öğrenme becerisi arasındaki ilişkinin belirlenmesi üzerine bir inceleme
Bu araştırmada dinleme becerisi yüksek olan öğrencilerin sosyal öğrenme becerilerinin de yüksek olduğu hipotezinden yola çıkılarak dinleme becerisi ile sosyal duygusal öğrenme becerisi arasındaki ilişkinin saptanması, ilişki varsa bu ilişkinin düzeyinin belirlenmesi amaçlanmaktadır. Bu bağlamda araştırma tarama modelinde ilişkisel bir çalışmadır. Çalışmada nicel veri toplama yöntemleri kullanılmıştır. Ortaokul öğrencilerinin dinleme becerilerinin onların sosyal duygusal öğrenme becerilerini nasıl yordadığı incelenmiş bunun yanı sıra sosyal duygusal öğrenme ve dinleme becerileri çeşitli demografik değişkenlere göre incelenmiştir. Araştırmanın örneklemini Antalya ili merkez ilçelerdeki farklı sosyoekonomik ve demografik özellikler taşıyan 9 ortaokulda öğrenim görmekte olan 581, 6. sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Toplanan verilerin analizinde Pearson korelasyon analizi, adımsal regresyon analizi, t testi, varyans analiz, frekans dağılımları işe koşulmuş ve aritmetik ortalama ve standart sapma gibi betimsel veriler kullanılmıştır. Araştırmanın sorularına cevap aramak için çoklu regresyon analizi yapılmıştır. Araştırma sonucunda dinleme becerisinin tüm alt boyutlarıyla bir bütün olarak değerlendirildiğinde sosyal ve duygusal öğrenme becerisiyle anlamlı düzeyde ilişkili olduğu bulgulanmıştır. Ortaokul öğrencilerinin sosyal duygusal öğrenme becerileri incelendiğinde erkeklerin sosyal duygusal öğrenme becerilerinin kadınlara göre daha yüksek olduğu, sosyal duygusal öğrenme becerilerinin düzeylerinde okulun bulunduğu sosyoekonomik çevre ve anne baba tutumu ile okulun bulunduğu sosyoekonomik çevre etkileşimi arasında anlamlı bir farklılığın olmadığı sadece algılanan anne baba tutumunda gruplar arasında önemli bir farklılık bulunduğu saptanmıştır. Araştırmada ayrıca kız öğrencilerin dinleme becerilerinin erkek öğrencilerden daha yüksek olduğu bulgulanmıştır. Ayrıca demokratik anne-baba tutumuna sahip öğrencilerin dinleme becerilerinin daha iyi düzeyde olduğu da bulgular arasındadır. Anahtar Kelimeler: Dinleme Becerisi, Sosyal ve Duygusal Öğrenme Becerisi, Türkçe Eğitimi ve Öğretimi
Giving instructions in l1 and l2 in efl listening classes: The effects on a2 level learners
Among the researchers and teachers, the use of L1 in teaching a foreign language has been a controversial topic for many years, and it can be said that it is still a debateable issue in EFL classes. It is claimed that L1 should completely be excluded from the classroom environment while other shareholders support that it can be put into practice limitedly for predetermined purposes. The aim of this study is to measure and compare performances of A2 level preparatory school students at Pamukkale University in listening activities through post-tests when the activity instructions are provided in L1 (Turkish) and L2 (English) separately in two different homogeneous classes. Another aim of this study is to gather the views of volunteer participants of experimental group towards receiving instructions in L1 and the possible effects on their performances. The study was carried out with 48 students in the preparatory classes in the School of Foreign languages, Pamukkale University in spring term of 2016-2017 academic year. The total duration was 8 weeks with two hours of instruction per week for both experimental and control groups. The study benefited from quasi-experimental research design using post-test-only design since it did not include use of ramdom assignment. In addition, it is a mixed research method which involves using two methods of gathering data via both quantitative and qualitative data collection instruments. The quantitative results were collected first, and then a qualitative research was conducted in order to enrich the findings. There was no statistically significant difference between the means of placement scores of the control group and experimental group. This meant that based on placement scores these two groups were statistically equal to each other. Statistically meaningful difference was reached between the means of the scores obtained from students' post-tests. Based on the post-test scores, it was determined that providing instructions in L1 for the experimental group became effective in experimental group's moderately more successful performance than the control group. The effect size was obtained as 0.609 and providing instruction in L1 in listening activities presented medium size effect on students' performances in the post-tests. It was also revealed that the students found receiving instruction in L1 in listening exercises positive, however, they also shared that it increased the frequency of resorting to L1 in classroom interaction, in particular.
Makamsal müzikleri dinlemenin entonasyona etkisi
Bu çalışmanın amacı, makamsal müzikleri dinlemenin entonasyona etkisinin incelenmesidir. Araştırmanın çalışma grubunu Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü Müzik Öğretmenliği Anabilim Dalı 2009-2010 öğretim yılında öğrenim gören 1. ve 4. sınıf keman öğrencileri (Toplam 35 kişi) oluşturmaktadır.Bu araştırmada hem betimsel, hem de deneysel yöntemler kullanılmıştır. Elde edilen nitel ve nicel veriler toplanmış, analiz edilmiş ve yorumlanmıştır.Araştırmanın betimsel aşamasında öğrencilerin dinledikleri müzik türlerini belirlemek amacıyla görüşme yöntemi uygulanmıştır. Deneysel aşamada kullanılmak üzere Rast ve Hüseyni makamında iki ezgi yazılmıştır. Ayrıca dinletide kullanılacak Rast ve Hüseyni makamında iki saz eseri bir kanun sanatçısına çaldırılmış, ses kaydı alınmıştır.Araştırmanın deney aşamasında Rast ve Hüseyni makamındaki ezgiler öğrencilere çaldırılmış, ses kaydı alınmış ve öğrencilerin kullandığı aralıklar ölçülmüştür. Daha sonraki aşamada ise, öğrencilere daha önceden ses kaydı alınmış olan saz eserleri dinletilerek, Rast ve Hüseyni makamındaki ezgiler tekrar çaldırılmış, ses kaydı alınmış, kullanılan aralıklar ölçülmüştür.İlk aşamada, öğrencilerin dinlediği müzik türleri ile, dinletiden önce kullandığı aralıklar arasındaki ilişki incelenmiştir. Sonraki aşamada ise, dinleti öncesi ve sonrasında kullandığı aralıklar incelenmiştir. En son olarak, öğrencilerin dinlediği müzik türleri ile, dinleti öncesi ve sonrasında kullandığı aralıklar arasındaki ilişki araştırılmıştır.Sonuç olarak Rast ezgide, hem tonal müzikleri hem de makamsal müzikleri dinleyen öğrencilerin dinleti öncesi ve sonrasında kullandığı aralıkların değişim gösterdiği, ancak Hüseyni ezgide anlamlı bir değişim olmadığı görülmüştür.
A study on foreign language teaching anxiety of non-native speakers
The main objective of this study is to investigate if non-native EFL instructors have foreign language listening and speaking anxiety. At the same time, if there is a relationship between these anxieties and self-efficacy of the instructors and if these anxieties differ according to years of teaching experience were investigated. Research data was collected from 100 instructors working at three different universities by means of three different questionnaires. The study was conducted at Adıyaman University, Hasan Kalyoncu University and Gaziantep University. The results revealed that the instructors had a moderate level of foreign language listening and speaking anxiety and there was a moderate positive correlation between self-efficacy and foreign language listening and speaking anxiety. It was also found that foreign language listening and speaking anxiety of the instructors didn't differ according to years of teaching experience. Key words: Foreign Language Listening Anxiety, Foreign Language Speaking Anxiety, Communication Apprehension, Self-Efficacy, Years Of Teaching Experience
The effect of listening to spoken reading exercises on pronunciation in English as a foreign language classes for state secondary school students
This study first gives the brief summary of pronunciation, reading aloud and listening in Teaching English as a Second Language. It clarifies the interrelation between them and describes potential sources of difficulties in pronunciation of English. The aim of the study was to find out the error types and the reasons of pronunciation errors of English in secondary schools of Turkey. The potential effect of listening and reading aloud activities on pronunciation of English was also aimed to reveal by this study. The study focused on the errors that originating from the phonemes while allophones, suprasegmentals and other aspects were generally ignored. The study was carried out at Atışalanı Anatolian High school with a total of 30 participants, 15 of whom are males and 15 females. They were 10th grade students and their ages were between 15 and 17. They used Yes You Can A1.2 as textbook constituted by the Ministry of National Education. The data was collected with 5 different reading texts chosen from 3 units of the book with a total of 32 words to be examined. Voices of 30 students were recorded for each activity. The sound recordings were also examined by the three teachers of English who were the researcher's colleagues. Mispronounced words were discussed and they were determined mutually. Six listening activities containing the mispronounced words were put into practice to reveal the effect of these activities on pronunciation of the students. Listening and reading aloud techniques were used during these practices. After these activities, the participants performed the reading texts again and their developments were observed with the help of the recorded performances. The analysis of the results revealed that more than half of the participants could pronounce most of the words that they had mispronounced before the listening activities although all of the participants could pronounce the words correctly during the repeat after and reading aloud activities. The positive effect of listening and reading aloud activities on pronunciation was evident from the results. The results also revealed the types and reasons of the errors of pronunciation in most of the words as the errors were similar for most of the participants. In conclusion, it is expected that this study will contribute as a guide to further studies of English language especially in the matter of English pronunciation teaching in Turkey and will help English teachers to determine the source of the pronunciation errors and to fix them.
İnsan kaynakları yöneticilerinin mülakat sürecindeki dinleme türlerinin demografik değişkenlere göre incelenmesi: Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi örneği
Yaşadığımız dönem içerisinde firma organizasyon yapısı dâhilinde en önemli faktörlerden biri "insan"dır. Bu sebeple önce personel yönetimi olarak başlayan yapılanma zaman içerisinde insan kaynakları yönetimine evrilmiştir. Doğru iş için doğru insanı seçmek insan kaynakları yönetiminin yetki alanına girmektedir. İşe alım sürecinde firmanın stratejik yapısına uygun adaylar tercih edilmektedir. Bu adayların seçiminde ise tercih edilen ve sık kullanılan yöntemlerden biri mülakatlardır. İşe alım sürecinde gerçekleştirilen mülakatların adayı iyi değerlendirmesi, iş için uygunluğunu doğru ölçebilmesinin yanı sıra mülakatçının da iyi ve etkin bir dinleyici olması gerekmektedir. Günümüzde en çok dikkat edilmesi gereken hususlardan biri de etkili dinlemektir. Etkin dinlemeyi bir araya getiren pek çok unsur ve dinleme türü bulunmaktadır. Bu çalışmanın amacı, Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesinde (AOSB) yer alan firmaların insan kaynakları yöneticilerinin mülakat sürecindeki dinleme türlerinin demografik değişkenlere göre incelenmesidir. Veriler AOSB'de yer alan 303 insan kaynakları yöneticisi ile anket formu aracılığıyla toplanmış ve bir istatistik programı ile analiz edilmiştir. Yapılan analiz sonucunda demografik özelliklerin dinleme türlerine ait boyutlar üzerinde etkisi olduğu ortaya çıkmıştır. Dört boyut içerisinde toplanan dinleme türlerinden yalnızca ilişkisel ve etkileşimsel dinleme boyutlarında farklılaşma olduğu görülmüştür.
The effects of TED talks as extensive listening in Turkish EFL context
This mixed-method study investigated whether there is a relationship between students' listening achievements and the use of TED lectures as an extensive listening resource in the classroom. It also investigated if there is a difference between the improvements in terms of gender of the students. Moreover, this study explored the students' perceptions of the use of TED lectures as EL materials in the treatment period. To shed light on these issues, 86 private high school students (45 females, 41 males), who learned English as a foreign language and live in Turkey participated in this study. The quantitative data were collected through listening comprehension pre- and post-tests and the qualitative data were collected from journal forms. In order to analyse the quantitative data, the recommended methods were used in SPSS by considering the aim of the study. As for the qualitative data, a content analysis was employed. The results of the analysis indicated that the use of TED lectures as EL materials significantly improved students' listening comprehension, and students found such an approach to listening instruction useful. Based on the results, it was also assumed regarding listening that there is a correlation between the speech rate and affective filter, which affects listening comprehension. The results also indicated that students found extensive listening enjoyable and useful to learn new vocabulary. Moreover, they expressed that the subtitles make the speech more comprehensible for the parts that were challenging to comprehend.
Eğitim ortamında dinleme becerileri envanteri(revize edilmiş)'in normalizasyonu
Eğitim Ortamında Dinleme Becerileri Envanteri (EODBE)'ne uygun nitelikler kazandırılarak normalizasyon çalışması yapılmıştır. Bu çalışma ile Santral İşitsel İşlemleme Bozukluğu(SİİB)'nun okullarda ve kliniklerde taranması amaçlanmıştır. EODBE ülkemizde bu amaçla hazırlanan ve kullanılacak ilk tarama envanteridir. Adaptasyonu yapılan 'Listening İnventory For Education-Revised(LIFE-R) sayesinde öğrencilerin ve öğretmenlerin gözünden öğrencilerin eğitim süresince dinleme becerileri, dinleme ile ilgili yaşadığı zorluğun nedeni ve kendisini savunma becerileri saptanarak bozukluğun tanılanmasına ve bireyin çevresine uyum sağlamasına katkıda bulunulur. Çalışmamıza; Ankara veya Kırıkkale illerinde Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı rastgele seçilmiş bir ilköğretim veya lisede öğrenim gören, 9-18 yaş arasında olup, tanı almış herhangi bir işitme, konuşma ve öğrenme problemi olmayan 115 öğrenci ve bu öğrencilerin öğretmenleri dahil edilmiştir. Envanterin Türkçe'ye uyarlanması İngiliz Dili ve Edebiyetı Bölümü Türkçe ve İngilizce'ye hakim 2 öğretim üyesi/akademisyen , 1 Odyoloji ve Konuşma Bozuklukları öğretim üyesi/akademisyen ve 1 Eğitim Odyolojisi Uzmanı/öğretim üyesi denetiminde yapılmıştır. Ölçeklerdeki maddelerin anlamlarındaki tutarlılığa bakıldığında orijinal ve Türkçe formundan elde edilen maddelerin toplam puanları arasında (p<0.01) pozitif yönde anlamlı bir ilişki bulunmuştur ve ölçeğin orijinal kültürdeki anlamları ile eşdeğerlik sağlanmıştır. Envanterin güvenilirliğinin belirlenmesi amacıyla ölçek ve alt boyutları için Cronbach-alfa iç tutarlılık katsayıları hesaplanmıştır. Bu değerlerin yüksek çıkması, ölçeğin güvenilir bir ölçme aracı olduğunu göstermiştir. Yapı geçerliliğine ilişkin kanıtların elde edilmesi sonucunda özgün formun beş faktörlü yapısına uygun olduğu ve faktör analizi sonucunda yüksek yük değerlerine sahip olunduğu görülmüştür. Türkçeye uyarlanan, uzman görüşü ve onayı ile düzenlenen EODBE ülkemizde SİİB'nin taranması ve değerlendirmesinde kullanılacak olan güvenilir bir davranışsal test olarak literatürde yerini almıştır.