Bilgi güvenliği

69 theses under this subject heading

DoctorateOpen AccessTR

Öğretmenlerin dijital veri güvenliği farkındalığı

Yaşamın her alanında sıklıkla kullanılan bilgi iletişim teknolojileri sayesinde, geçmişte basılı materyallerle çalışan öğretmenler, günümüzde bilgiyi dijital ortamlarda üretmekte ve yine dijital ortamlarda saklamaktadır. Eğitim öğretim faaliyetlerinde teknolojiyi sıkça kullanan öğretmenlerin sahip oldukları dijital verilerin güvenliği son derece önemlidir. Veri güvenliğinin öneminden yola çıkan bu araştırmanın amacı, Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı okullarda görev yapan öğretmenlerin dijital veri güvenliği farkındalıklarını belirlemeye yönelik bir ölçek geliştirmek ve ilgili ölçeği kullanarak var olan durumu ortaya koymaktır. Ölçek geliştirme sürecinde alanyazın taraması ve kritik paydaşlarla yapılan odak grup görüşmeleri sonucunda 93 maddeden oluşan madde havuzu ortaya konmuştur. 12 alan uzmanının görüşü alındıktan sonra taslak ölçek formunun ön deneme uygulaması ilkokul, ortaokul ve lise düzeyinde birer okuldan 79 öğretmen ile gerçekleştirilmiştir. Uygulama sonunda katılımcılar tarafından anlaşılamayan maddeler çıkarılmıştır. Ölçeğin yapı geçerliği için 529 öğretmenden toplanan veriler ile açımlayıcı faktör analizi (AFA) yapılmıştır. AFA'dan önce 56 maddeden oluşan taslak ölçek, analiz sonrasında öğretmenlerin dijital veri güvenliği farkındalığını belirlemeye yönelik tek faktörlü 32 maddelik yapıya kavuşmuştur. Beşli Likert tipindeki ölçeğin Cronbach Alfa (α) iç tutarlık katsayısı .945'tir ve toplam açıklanan varyans % 36.053 olarak hesaplanmıştır. AFA sonucunda ortaya konan faktör yapısını doğrulamak için 335 farklı katılımcı ile doğrulayıcı faktör analizi (DFA) gerçekleştirilmiştir. Modifikasyon indeksleri yardımı ile ideal değerlere ulaşan tek faktörlü yapı, dijital veri güvenliği farkındalık ölçeğinin (DVGFÖ) geçerli ve güvenilir olduğunu, ileride yapılacak araştırmalarda kullanılabileceğini göstermiştir. Balıkesir ilindeki öğretmenlerin dijital veri güvenliği farkındalıklarını belirlemek için 29 farklı okulda görevli 1446 öğretmenden DVGFÖ kullanılarak veri toplanmıştır. Bulgular, öğretmenlerin dijital veri güvenliği farkındalıklarının 4.16 ortalama ile oldukça yüksek olduğunu göstermiştir. Öğretmenler; parola oluştururken harf, sayı ve özel karakter kullanmanın önemi, e-posta ile gelen kimlik bilgilerini doğrulama mesajlarına (parola, kredi kartı vb.) itibar edilmemesi ve parola hatırlatmak için kullanılan güvenlik sorularına başkalarının tahmin edemeyeceği yanıtlar verilmesi konularında daha yüksek farkındalığa sahiptir. Güvenlik duvarı yazılımları, İnternet sitelerinde kullanılan güvenlik sertifikaları ve verilerin çeşitli uygulamalar (Dropbox, Google Drive vb.) kullanılarak İnternet ortamında saklanabileceği konularındaki farkındalıkları ise daha düşüktür. Bu araştırmada, bazı demografik değişkenlere ilişkin tanımlayıcı istatistiklerin yanında bu değişkenler ile dijital veri güvenliği farkındalığı arasındaki ilişkiler de incelenmiş ve sonuçlar yorumlanmıştır. Buna göre; cinsiyet, günlük bilgisayar kullanım süresi, günlük İnternet kullanım süresi, kişisel bilgisayar, tablet bilgisayar ve akıllı telefon sahibi olma durumlarına göre öğretmenlerin dijital veri güvenliği farkındalıklarının değiştiği sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmada, MEB tarafından hayata geçirilen projelerde dijital veri güvenliğinin yeterince yer bulmaması ve öğretmenlerin eğitim öğretim etkinliklerinde bilişim teknolojilerini kullanırken dijital veri kaybı yaşamamaları için yapılması gerekenler vurgulanmıştır. Bu araştırmadan elde edilen sonuçların; öğretmenlerde dijital veri güvenliği farkındalığı oluşturulmasına katkı sağlayacağı, MEB'in gerçekleştireceği hizmet içi eğitim faaliyetlerinin planlanmasında içerik belirleme çalışmalarına yön vereceği ve ileriki araştırmalara ışık tutacağı düşünülmektedir. Anahtar Sözcükler: Öğretmen, Dijital Veri, Veri Güvenliği, Veri Güvenliği Farkındalığı, Ölçek GeliĢtirme, Açımlayıcı Faktör Analizi, Doğrulayıcı Faktör Analizi

Bilgi güvenliğiBilgi teknolojisiBilişsel farkındalık+7
Eray Yılmaz
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Sınıf öğretmeni adaylarının çocukların karşılaştığı çevrimiçi risklere yönelik algılarının çeşitli değişkenler açısından

Güncel çalışmalara göre, çocukların internete erişim oranları artma, internetle tanışma yaşları ise düşme eğilimindedir. Buna paralel olarak, çocuklar çevrimiçi risklerle daha çok karşı karşıya gelmektedir. Çocukların çevrimiçi fırsatlardan yararlanmalarını desteklemek ve bu ortamlara özgü risklerden etkilenmelerini önlemek önemli bir gündem maddesi halini almıştır. Bu çalışmaların en önemli paydaşlarından biri de öğretmenlerdir. Öğretmenler, çocukların çevrimiçi risklere karşı birincil başvuru kaynakları arasında yer almaktadır. Bu durum öğretmenlerin çevrimiçi risklere yönelik algılarını önemli bir çalışma alanı haline getirmektedir. Çocukların internete erişim yaşlarının düşme eğiliminde olması ve Türkiye'deki anne babaların internet okuryazarlıklarının düşük olması nedeniyle bu çalışmada sınıf öğretmeni adaylarının çevrimiçi risklere yönelik algılarına odaklanılmıştır. Bu çalışmanın amacı, sınıf öğretmeni adaylarının çocukların karşılaştıkları çevrimiçi risklere yönelik algılarının, cinsiyet, güvenli internet kullanımı konusunda eğitim alma, çevrimiçi risklerle karşılaşma, internet kullanma sıklığı ve internette kullanılan servis sayısı değişkenlerine göre incelenmesidir. Bu amaçla, araştırma kesitsel tarama deseninde kurgulanmıştır. Çalışmaya, öğretmen adayları için çocukların karşılaştıkları çevrimiçi risklere yönelik algı ölçeğinin geliştirilmesi ile başlanmıştır. Bu amaçla ilk olarak, alanyazındaki çevrimiçi risk çerçeveleri incelenmiş ve bir çerçeve temel alınmak üzere seçilmiştir. Bir sonraki aşamada bu çerçeve bir uzman paneliyle Türkiye bağlamında değerlendirilmiştir. Bu aşamadan sonra kuramsal çerçevede yer alan boyutlar için göstergeler yazılarak madde havuzu oluşturulmuştur. Oluşturulan madde havuzu, ölçek geliştirme deneyimi olan uzmanların katılımıyla gerçekleştirilen ikinci bir uzman panelinde değerlendirilmiştir. Bu aşamadan sonra ölçeğin pilot formu oluşturularak dil ve yüz görünüş geçerlikleri için uzman görüşlerine tabi tutulmuştur. Uzman görüşlerinin alınmasının ardından, ölçek formu ile pilot uygulama gerçekleştirilerek öğretmen adayları tarafından anlaşılırlığı test edilmiştir. Ölçeğin yapı geçerliğinin test edilmesi için açımlayıcı ve doğrulayıcı faktör analizi yöntemleri kullanılmıştır. Ölçeğin güvenirliğinin sınanması için iç tutartlık katsayısı ve test – tekrar test güvenirliği yöntemlerine başvurulmuştur. Bu testlerle birlikte "Çocuk ve Ergenlerin Karşılaştığı İnternet Risklerine Yönelik Algı Ölçeği"nin geliştirilmesi tamamlanmıştır. Araştırmanın katılımcıları 2013 – 2014 öğretim yılında Türkiye'deki 19 devlet üniversitesinin eğitim fakültelerinde okumakta olan 1890 sınıf öğretmeni adayıdır. Verilerin analizi için, bağımsız gruplar için t testi, tek yönlü varyans analizi, yinelenen ölçümler için varyans analizi ve parametrik olmayan bağıntı yöntemlerine başvurulmuştur. Araştırma bulgularına göre sınıf öğretmeni adaylarının çocukların karşılaştığı çevrimiçi risklere yönelik algıları yüksektir. Kadın sınıf öğretmeni adaylarının risk algıları, erkek sınıf öğretmeni adaylarına göre yüksektir. Sınıf öğretmeni adaylarının risk algıları güvenli internet kullanımı konusunda eğitim alma ve çevrimiçi risklerle karşılaşma durumlarına göre değişim göstermemektedir. Bunun yanında, öğretmen adaylarının risk algıları ile internet kullanım sıklıkları ve internette kullandıkları servis sayıları arasında bir ilişki gözlenmemiştir. Risk algısı alanyazınına göre, yüksek risk algısı riskten kaçınma davranışının belirleyicileri arasındadır. Bunun bir sonucu olarak, öğretmen adayları çocuklara çevrimiçi teknolojiler konusunda olumsuz bildirimlerde bulunabilir. Ek olarak, öğretmen adayları çevrimiçi teknolojileri derslerine entegre etmeye direnç gösterebilirler. Bu bağlamda, öğretmen adaylarının risk algılarının düşürülmesi için eğitim ve risk iletişimi çalışmalarının gerçekleştirilmesi önerilmektedir. Sınıf öğretmenliği, bilişim teknolojileri öğretmenliği, psikolojik danışma ve rehberlik alanları öncelikli olmak üzere, öğretmen adayları için çocukların karşılaşabileceği çevrimiçi risklere yönelik farkındalık eğitimlerinin verilmesi önerilmektedir. Ek olarak görev yapmakta olan öğretmenler için bu çevrimiçi riskler konusunda meslekiçi eğitim faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi önerilmektedir. Bunun yanında, çevrimiçi riskler sorununun diğer paydaşları olan aileler, eğitim yöneticileri, yazılım geliştiriciler ve kanun koyuculara yönelik farkındalık çalışmalarının geliştirilmesi de önerilmektedir. Bununla birlikte, çevrimiçi riskler probleminin çözümününde en önemli adım çocukların sorunlar ve başa çıkma yöntemleri konusunda bilgilendirilmesidir. Bu bağlamda tüm ders içeriklerinde çocukların güvenli ve sorumlu internet kullanımının vurgulanması son derece önemlidir. Anahtar sözcükler: sınıf öğretmenliği, öğretmen adayı, çevrimiçi risk algısı

Aday öğretmenlerBilgi güvenliğiGüvenlik+6
Onur Dönmez
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

E-Devlet uygulamaları kapsamında Vedop Projesi, Eğirdir Vergi Dairesinde E-Vdo uygulamasının incelenmesi

Sanayi devriminden sonra ortaya çıkan, ekonomik ve sosyal yapıyı değiştiren dönüşüm sürecinin merkezinde gelişmiş enformasyon ve iletişim teknolojilerinin olduğu görülmektedir. Günümüzde yaşanan politik, ekonomik, sosyal ve teknolojik gelişmeler, küreselleşme süreci ile birlikte piyasalarda rekabetin şiddetlenmesi, kamu ve özel sektörün kurumsal açıdan yeniden yapılandırılmasını kaçınılmaz hale getirmiştir.Bilişim teknolojileri adı verilen telekomünikasyon, bilgisayar ve iletişim teknolojilerinde yaşanan gelişmeler bilginin, emek ve sermaye gibi yeni bir üretim faktörü olmasına neden olmuştur. Bu radikal değişimler ve bilginin önlenemez yükselişi zamanla devletlerin yönetim şeklini de değiştirmeye başlamıştır.İnternet kullanımının hızla yaygınlaşması ve kamu yönetiminin yeniden yapılanması, beraberinde devlet ve internet kavramlarının bir arada kullanılmasına yol açmıştır. Böylece yeni bir sürece girilmiş ve E-Devlet kavramı kendiliğinden ortaya çıkmıştır. Bu gelişmelerle birlikte Dünya'da olduğu gibi Türkiye'de de E-Devlet projeleri hayata geçirilmeye başlanmıştır.Çalışmanın birinci bölümünde elektronik devlet kavramsal bir çerçeve olarak bütün yönleriyle ele alınmış, E-Devlet modeli ve E-Devletin etkinliğini belirleyen faktörlere değinilmiştir.İkinci bölümde Türkiye'deki E-Devlet uygulamalarından birisi olan Vedop Projesinin kapsamı, altyapısı, E-Kuruma yönelik bileşenleri, gelişimi, E-Devlete entegrasyon süreci, yararları ve projeye yöneltilen eleştiriler üzerinde durulmuştur.Çalışmanın son bölümünde ise Vedop Projesi çerçevesinde E-Vdo (Elektronik Vergi Dairesi Otomasyonu) uygulaması örnek bir vergi dairesi seçilerek (Eğirdir Vergi Dairesi ) konuya yönelik incelenmiştir.

Bilgi güvenliğiBilgi teknolojisiBilgi toplumu+7
Nurhan Akdemir
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

İşletmelerin ağ-bilgi sistemlerinde bilgi güvenliğinin yönetimi ve bir uygulama

ÖZET Bilişim çağına ve bilgi toplumuna geçiş süreci ile birlikte "değişimin değişmezliği" temel ilkesi paralelinde organizasyonlar faaliyetlerini sayısal ortama taşımışlardır. Bu gelişim sürecinin kaçınılmaz bir etkisi olarak tüm kurum ve kuruluşlar için bilgisayar ağı yapılanmasıyla birlikte intranet veya internet ortamlarında bilgi paylaşımı zorunlu hale gelmiştir. Elbetteki bu zaruret, bilgiye erişim, bilgiyi işleme, çabuk karar alabilme ve çabuk sonuca varabilme konularında her seviyedeki kurum ve kuruluşlara yüksek fayda sağlamakla birlikte, bilgi güvenliği ihlallerini ve bu konuda alınması gereken önlemleri ve organizasyon yapılanmalarında bir güvenlik yönetimini de gündeme getirmiştir. Yapılan tez çalışmasında bilgi güvenliği yönetiminin esasları, önemi ve hangi konuları kapsaması gerektiği üzerinde durularak, kapsamlı bir bilgi güvenliği yönetim yapısı oluşturulmaya çalışılmıştır. Bölüm 1, ağ sistemleri, ağ sistemlerinin güvenliği, işletmelerin karşılaşacakları tehditler ve alınacak önlemler üzerine yoğunlaşmıştır. Bu bölümde bilgi güvenliğinin teknik kısmı öne çıkmaktadır. Bölüm IIde ise ağ bilgi güvenliği, yönetimsel açıdan incelenmiş ve bilgi güvenliği yönetim modellerini kapsayan konular açıklanmaya çalışılmıştır. İşletmelerin ağ yapılarındaki bilgi güvenliğinin yönetiminin uygulaması, bilgi ağ yapılanmasında önemli bir birikime ve altyapıya sahip olan NATO sistemleri üzerinde yapılmıştır. Uygulama esnasında konu ile ilgili uluslararası standartlar esas alınmıştır.

Ağ güvenliğiAğ sistemleriBilgi güvenliği+6
Faik Başhan
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00
DoctorateOpen AccessTR

Adli bilişimde kaynak doğrulama ve tanılamada ileri metodlar

İçerisinde bulunduğumuz çağ bilgi çağıdır. Bilgiye erişim oldukça ucuzlamış, birkaç yıl öncesinde tahmin bile edilemeyen yüksek kapasitede ve özellikteki bilgi işleme cihazları erişilir olmuştur. Akıllı telefonlar, çevrim-içi platformlar, bilgisayarlar ve genişband internet sayesinde bilginin mecrası internet haline gelmiş, bu mecra üzerinden sayısal içerik üretimi ve paylaşımı büyük bir ivme kazanmıştır. Bu gelişmeler, beraberinde bir takım olumsuzluklar doğurmuştur. Bilginin korunması çok zorlaşmış, büyük bir çaba ve emek harcasansa dahi bireylerin bizzat kullandıkları platformlar tarafından bilgilerinin ticarete konu edildiği ya da bu platformlarda tutulan kullanıcı bilgisinin kolaylıkla çalınabildiği görülmüş, yasadışı faaliyetlere ilişkin suçlayıcı bilgileri saklamak ve adli denetimden kaçınmak için yeni araçlar ortaya çıkmıştır. Sayısal görüntülerin kaynaklarının, adli bilişim literatüründe "Photo-Response Non-Uniformity" (PRNU) izi adı verilen ve kamera sensörlerinin ışığa karşı ürettiği birörnek olmayan cevap işaretinden dolayı oluşan iz üzerinden doğrulanması ve tanımlanmasına ilişkin geliştirdiğimiz ve bireyin mahremiyetinin korunmasına ve suçlayıcı bilgileri gizlemekte kullanılabilen yöntemlerin aşılmasına yönelik yüksek başarımlı üç yöntem bu tez çalışması kapsamında literatüre kazandırılmıştır. Yöntemlerden ilki, mahremiyetin korunmasına yöneliktir. Kullanıcıların çektikleri fotoğraflar üzerinden takip edilebilmeleri PRNU-izi ile mümkün hale gelmiştir. PRNU, görüntüye çarpımsal olarak etki ettiğinden, bu izin bilinen şekillerde kaldırılması mümkün değildir. Önerilen yöntemle bu izin kaldırılması mümkün olabilmektedir. Yöntemlerden ikincisi, PRNU ile kaynak kamera takibini engelleyebildiği gösterilmiş olan ``Yama-Eşleştirme'' algoritmasıyla işlenmiş görüntülerde kaynak kamera tanımanın nasıl yapılabileceğini göstermektedir. Yöntemlerden üçüncüsü, görüntü dönüşümlerinin, yine PRNU bilgisi kullanılarak nasıl terslenebileceğini ve bu görüntülerde kaynak kamera tanımanın nasıl uygulanabileceğini göstermektedir. Çalışmamızın, araştırmacılara daha iyi adli bilişim araçları geliştirmekte yol gösterici olacağını ve çağın olumsuzluklarını azaltmak için kullanılacağını ümit etmekteyiz.

Adli bilişimBilgi güvenliğiBilgi işleme+7
Ahmet Karaküçük
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Üniversite kütüphanelerinde bilgi güvenliği yönetimi ve bir rehber önerisi

Bilgi merkezleri arasında özgünlükleriyle öne çıkan üniversite kütüphaneleri, bünyelerindeki bilgi varlıklarında kurumsal ve kişisel birçok veri ve bilgiyi barındırmaktadır. Bu nedenle üniversite kütüphanelerinde bilgi varlıklarının güvenliği önemli bir konudur. Bu itibarla araştırmanın amacı, üniversite kütüphanelerinde bilgi güvenliği yönetimi konusunda mevcut durumu ve olası tehditleri incelemek, uygun önlemler ve politikalar önermek ve bu yönetimin iyileştirilmesi için çözüm önerileri sunmaktır. Araştırmada, nicel araştırma modeli olan tarama yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın evreni Türkiye'de faaliyet gösteren üniversite kütüphanelerinde görev yapan personeldir. Amaçlı örnekleme yöntemi ile bu evren içerisinde belirlenen örnekleme anket uygulaması gerçekleştirilmiştir. Katılımcılardan elde edilen verilere göre, Türkiye'de üniversite kütüphanelerinde teknolojik ve kurumsal bilgi güvenliği önlemlerinin çoğunun "iyi" düzeyde uygulandığına ilişkin katılımcı görüşlerinin yüksek oranlarda olduğu görülmüştür. Fakat bu önlemlerin "hiç uygulanmadığını" veya "kötü" ve "orta" düzeylerde uygulandığını belirten katılımcı görüşlerinin oranlarının da kayda değer düzeylerde olduğu belirlenmiştir. Bu nedenle, üniversite kütüphanelerinde daha etkili ve standart bir bilgi güvenliği yönetim sisteminin oluşturulmasına katkı sağlaması amacıyla çalışma sonunda bir "Bilgi Güvenliği Yönetim Sistemi Rehberi" önerisi sunulmuştur.

Bilgi güvenliğiGüvenlik yönetimiKişisel veri+4
Ali Kavak
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Mobil cihazlarda güvenli haberleşme hakkında şifreleme algoritmalarının kıyaslanması

Son yıllarda teknolojinin hızla ilerlemesi iletişim alanında da büyük önem taşımakta, getirdiği birçok kolaylığın yanı sıra dezavantajları da taşıyarak büyük tehdit oluşturmaktadır. Bu dezavantajların en önemli konusu haberleşme esnasında iletilen bilginin güvenliğidir. Özellikle mobil cihazların da bu teknolojinin içerisinde yer almasıyla beraber bilgisayarlar tarafından yapılan her işlemin mobil cihazlar üzerinde yapılabilmesi ile bu güvenlik zafiyeti bu ortamlar için de son derece önemli bir durum haline gelmiştir. Bu çalışmada mobil uygulama üzerinden güvenli bir veri haberleşme ortamı sağlamak amaçlanmıştır. Bu güvenli iletim hattını oluşturmak için bilgi güvenliğinin önemli kavramlarından biri olan şifreleme bilimi kullanılacaktır. Şu ana kadar ortaya çıkan bir şifreleme metodu kullanılarak kullanıcının amacına uygun bir iletim hattı oluşturulacaktır. Ayrıca özgün bir şifreleme metodu ile başka bir mesajlaşma ortamı tasarlanıp, güvenlik, hız gibi kullanıcının kullanım amacına uygun bir iletim hattı ortaya çıkarılacaktır. Oluşturulacak olan bu metotlar birbirleri ile karşılaştırılacak ve güvenli iletişim hattı oluşturabilmek için avantaj ve dezavantajları ortaya konulacaktır. Böylece şifreleme sistemlerinin bilgi güvenliği açısından önemi bu çalışmada desteklenecektir.

Bilgi güvenliğiVeri şifrelemeVeri şifreleme standardı+1
Sercan Bedir
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Kesir-dereceli kaotik sistemler ile gömülü sistem tabanlı kriptoloji ve steganografi uygulaması

Bu tez çalışmasında, Arneodo ve Sprott B kaotik sistemleri Incommensurate kesir-dereceli olarak tasarlanmıştır. Sistemlerin denge noktaları bulunmuş, zaman serileri ve faz portreleri elde edilmiş ve Lyapunov üstel değerleri hesaplanmıştır. Parametre değişimlerine göre Lyapunov üstel spektrumları ve çatallaşma diyagramları çizilmiştir. Incommensurate kesir-dereceli sistemler Nvidia Jetson AGX Orin üzerinde modellenerek simülasyonlar yapılmış ve tasarlanan elektronik kart aracılığıyla devre uygulamaları gerçekleştirilmiştir. Bu kaotik denklemler Grünwald–Letnikov yöntemiyle ayrıklaştırılmış ve tez kapsamında önerilen RSÜ algoritması kullanılarak gömülü sistem tabanlı, özgün RSÜ tasarımı yapılmıştır. Tasarlanan RSÜ'ler, uluslararası alanda kabul gören NIST 800-22, FIPS 140-1 ve ENT istatistiksel testlerinden başarıyla geçerek şifreleme ve steganografi algoritmalarının geliştirilmesinde temel alınmıştır. Incommensurate kesir-dereceli kaotik RSÜ kullanılarak gömülü sistem tabanlı özgün bir görüntü şifreleme algoritması geliştirilmiştir. Her iki kaotik sistem temelli şifreleme algoritmasının başarımı, şifrelenen görüntülerin güvenlik analizleri yapılarak ölçülmüştür. Bu sayede hem Incommensurate kesir dereceli Arneodo (IKA) hem de Incommensurate kesir dereceli Sprott B (IKSB) kaotik sistemlerinin gömülü sistem tabanlı şifreleme uygulamalarında başarıyla kullanılabileceği gösterilmiştir. Ayrıca, tasarlanan RSÜ kullanılarak gömülü sistem tabanlı bir görüntü steganografi algoritması geliştirilmiştir. Geliştirilen steganografi uygulaması, iki seviyeli güvenliğe sahiptir. Her iki kaotik sistem temelli steganografi algoritmasının başarımı, stego görüntülerin güvenlik analizleri yapılarak ölçülmüştür. Bu sayede hem IKA hem de IKSB kaotik sistemlerinin, gömülü sistem tabanlı steganografi uygulamalarında başarıyla kullanılabileceği gösterilmiştir.

Bilgi güvenliğiGömülü sistemlerKaotik haritalar+2
Berkay Emin
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Örgütsel bilgi paylaşımının bilgi güvenliği üzerine etkisinin incelenmesi

Günümüzde örgütler açısından bilgi, önemli üretim kaynakları arasında yer almaktadır. Örgütler bilgi paylaşımı yardımıyla bilgiyi açık ve kullanılır hale getirerek örgüt içerisindeki bölümlere hızla yaymaktadırlar. Gelişen dünyayla günümüzdeki örgüt yöneticileri bilgi paylaşımının önemini anlarken, bilgiyi daha etkin ve verimli bir şekilde kullanarak çalışanlarının bilgi paylaşımını artırmak istemektedirler. Örgütün bir parçası olarak bilgi paylaşımının yanı sıra iyi ve etkin yönetilebilen bilgi güvenliği kavramı da örgütlerin hayatına dâhil olmuştur. Örgütlerdeki bilgi paylaşımının nasıl ve ne şekilde olacağının bilgi güvenliği ile de yakından ilgili olduğu görülmektedir. Bu çalışmada; bilgi, bilgi yönetimi, bilgi paylaşımı ve bilgi güvenliği kavramları ele alınmıştır. Araştırmanın amacı, özel öğretim kurumunda çalışan personelin bilgi paylaşım sürecine ilişkin tutumlarının, bilgi güvenliğine etkisinin incelenmesidir. Araştırmanın örneklemini, araştırmaya katılmayı kabul eden ve evreni temsil edecek örneklem yoluyla belirlenen özel öğretim kurumunda görev yapan 161 özel öğretim kurs merkezi çalışanı, 213 özel okul çalışanı olmak üzere toplam 374 eğitim çalışanı oluşturmaktadır. Tanımlayıcı nitelikte bir çalışma olup, nicel araştırma modeli kullanılmıştır. Veri toplama formunun ilk bölümünde katılımcılara yönelik demografik özellikler, ikinci bölümünde bilgi paylaşım ölçeği ve üçüncü bölümünde bilgi güvenliği ölçeği yer almaktadır. Verilerin analizinde, SPSS 16.00 paket programından yararlanılmıştır. Çalışmada, Kruskal Wallis Varyans testi ve Mann-Whitney U testi yardımıyla sosyo-demografik özelliklere göre bağımlı değişkenlerin farklılık gösterip göstermediği belirlenmiştir. Bilgi paylaşım ölçeği ile bilgi güvenliği ölçeği arasında ilişki olup olmadığını test etmek amacıyla Spearman Korelasyon ve Regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırmada örgütsel bilgi paylaşım düzeyi ile bilgi güvenliği değişkeni arasında korelasyon analizi sonucunda, pozitif yönde orta düzeyde anlamlı (r= 0,406, p<0,01) bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca örgütsel bilgi paylaşımı düzeyi ile bilgi güvenliği düzeyinin alt boyutları incelendiğinde bütün boyutlarda anlamlı ilişki olduğu görülmüştür. Regresyon analizi sonucunda, örgütsel bilgi paylaşım değişkenin bilgi güvenliği değişkeni üzerinde anlamlı bir etkisi olduğu görülmüştür (R= 0,23, p<0,01). Araştırmanın bulgularına göre, örgütsel bilgi paylaşım düzeyinin bilgi güvenliğini olumlu yönde etkilediği belirlenmiştir. Sonuçlar, literatür destekli olarak yorumlanmıştır.

BilgiBilgi güvenliğiBilgi paylaşımı+1
Selma Baran
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Bilgisayar saldırıları için tahmin, tespit ve karşı koyma yöntemleri

daha sonra doldurulacaktır

Bilgi güvenliğiEndüstriyel sistemlerSiber saldırı+1
Roaa Husseın Haıara Alhasoonı
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Siber riskler karşısında KOBİ'lerin bilgi güvenliği farkındalıklarını ölçen bir ölçek geliştirme: Gaziantep örneklemi

Globalleşen dünya ve İnternet teknolojisinin sağladığı avantajlardan sonra KOBİ'ler bölgesel şirketler olmaktan çıkıp global firmalar haline geldiler. İnternetin ve globalleşmenin sağladığı bu avantajlar aynı zaman da KOBİ'ler için yeni tehditlerin oluşmasına neden oldu. Bu nedenle, bu çalışma KOBİ'lerin bilgi güvenliği farkındalıklarını ölçmek için bir ölçek geliştirilmesi amacıyla yürütülmüştür. Bu ölçeğin İçerik/Kapsam geçerliği, Ölçüt-Bağımlı Geçerliliği ve Yapı Geçerliliği ispatlanmıştır. İç tutarlık Güvenirliği için Cronbach alfa katsayısı kullanılmıştır. Keşfedici ve Doğrulayıcı Faktör analizi yapılmıştır. Çalışmanın önemi KOBİ'lerin bilgi güvenliği farkındalıklarının algılanmasını ölçmeye yönelik yeni, geçerli ve güvenirliği olan bir ölçek olmasıdır.

Bilgi güvenliğiFarkındalıkKOBİ+4
Cüneyt Çatuk
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Online alışverişte güvenlik ve risk algılarının tüketicilerin satın alma davranışına etkisinin incelenmesi

İletişim ve ağ teknolojilerinin hızlı gelişmesi internet kullanıcılarının sayısının artmasına neden olmaktadır. Artık internet sadece gelişmiş değil gelişmekte olan ülkelerde de hayatın vazgeçilmez bir parçası haline gelmiştir. Toplumların bu denli internetle iç içe olması gündelik işlerini internet aracılığıyla yapması, firmalar ve pazarlamacılar için büyük bir avantajdır. Firmalar kampanyalarını bu mecrada yapabilir, pazarlama, tutundurma ve satış işlemleri gibi önem taşıyan faaliyetlerde bulunabilirler. Aynı zamanda tüketiciler internetten istedikleri ürünü istedikleri ülkeden bulup, fiyat karşılaştırması yapabilir ve satın alabilirler. Bu kadar hızlı değişim, beraberinde bazı sorunları da getirmiştir. Tüketicilerin online işlemler zamanı bilgilerini karşı tarafa aktarması, tüketiciler için bir risktir. Bu riskleri finansal risk, ürün riski, zaman riski, teslimat riski, sosyal risk, bilgi güvenliği riski olarak sıralayabiliriz. Algılanan bu risk faktörleri, tüketicilerin çevrimiçi alışverişe yönelik satın alma davranışlarını belirler. Bu risk algısını yok etmek veya aza indirmek için tüketiciler için güvenli bir ortam yaratmak çok önemlidir. Bu ortamı yaratmak için ise tüketicilerin güvenlik ve risk algısını öğrenmemiz gerekir. Tez toplam üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde elektronik ticaret kavramı teorik çerçevede ele alınmıştır. Bu bağlamda elektronik ticaret araçları, elektronik ticaret türleri ve elektronik ticarette ödeme yöntemlerinden bahsedilmiştir. İkinci bölümde ise tüketici satın alma davranışı konu başlığına yer verilmiş ve detaylı bir şekilde incelenmiştir. Tüketicilerin geleneksel ve online ortamlarda sergiledikleri davranışlara, online ortamın getirdiği güvenlik ve risk faktörlerine farklı konu başlıkları altında yer verilmiştir. Üçüncü bölümde ise Türkiye'de yaşayan tüketicilerin güvenlik ve risk algısının öğrenilmesi, aynı zamanda bu algıların tüketici satın alma davranışına etkisinin incelenmesi hedeflenmiştir. Araştırmada veri toplamak amacıyla Türkiye'de yaşayan tüketicilere anket uygulanmış ve 393 kişiye ulaşılmıştır. Elde edilen veriler SPSS 25.0 paket uygulamasında bağımsız örneklem t-testi, tek yönlü varyans (Anova) analizi, korelasyon ve regresyon analizi ile test edilmiştir. Sonuç olarak tüketicilerin hem yaşı hem de ödeme yöntemi ile algıladıkları güvenlik ve risk arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmuştur. Kapıda ödeme yöntemini tercih eden tüketiciler diğer gruplardan farklılık göstererek daha fazla güvenlik ve riski algıladıkları tespit edilmiştir. Aynı zamanda 45-54 yaş aralığında olan tüketicilerin online alışveriş esnasında daha çekimser oldukları, güvenlik ve riskin bu yaş aralığı için daha mühim olduğu çıkan sonuçlar arasındadır. Aynı zamanda tüketicilerin harcama miktarı ve alışveriş yapma sıklığı ile algılanan güvenlik ve risk arasında negatif yönde anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Ayrıca, tüketiciler açısından güvenlik ve risk faktörlerinden finansal risk ile zaman riskinin daha önemli olduğu yapılan analizlerle tespit edilmiştir. Finansal ve zaman riskinin, tüketicilerin çekimser kalarak online alışverişe karşı olumsuz tutum sergilemelerine neden olması çalışmanın önemli bulgularındandır. Anahtar Kelimeler: Online alışveriş, Tüketici davranışları, Güvenlik ve Risk

Bilgi güvenliğiElektronik ticaretFinansal risk+5
Elvin Rahimov
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessEN

The intermediate role of information security awareness in the impact of SMEs' use of social media from digital marketing tools on the innovative competitive approach

Small and medium-sized enterprises (SMEs) are critical to the development and job creation of cities, regions, and countries. Today's digital marketing tools and networking technologies have made long-distance communication less costly and easier than ever before, providing great opportunities for SMEs. In particular, the use of digital marketing tools such as social media (SM) channels has become indispensable for SMEs. Such digital communication channels, which show great interaction for consumers and businesses, have led to competitive business environments. The purpose of this study is to investigate the impact of using social media in SMEs' digital marketing tools on their competitive approach and the role of information security in this effect. The study sample consists of SMEs operating throughout Turkey. In the data of 780 people obtained by survey using the convenience sampling method, structural equation modeling with the AMOS program for the main hypotheses and difference analysis with the SPSS program for the sub-hypotheses were implemented. As a result of the analysis, it is observed that the use of social media, one of the digital marketing tools, has a significant and positive effect on information security awareness and innovative competitive approach. In addition, it is proved that information security awareness plays a role in the effect of social media use on competitive approaches. Finally, in the evaluation of the sub-hypotheses, it was determined that social media use, information security awareness, innovative competitive approach, and its sub-dimensions showed significant differences according to socio-demographic characteristics. Keywords: Social media, SME, Competition, Information security,

Information securitySmall and Medium Sized FirmsCompetition+2
Adnan Yoldaş
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Kablosuz ağlarda EAP tabanlı bir kimlik doğrulama protokolü

İletim ortamı olarak havanın kullanılmasından dolayı kablosuz ağlar saldırılara karşı elverişli olmaktadır. Bundan dolayı kablosuz ağlarda güvenlik kablolu ağlardakine göre daha karmaşık hal almaktadır. Kablosuz ağlarda sunulan servislere ve ağ kaynaklarına sadece geçerli kullanıcıların erişebilmesini sağlamada kimlik doğrulama en önemli yöntemdir. Korumalı Genişletilebilir Kimlik Doğrulama Protokolü (PEAP) kablosuz ağlarda kimlik asıllaması için yaygın kullanılan güvenli bir protokoldür. Ancak, yapılan araştırma ve incelemelerde PEAP'ın kimlik bilgilerini gizlemede zayıf olduğu görülmüştür. Bu çalışmada, kablosuz ağlarda kimlik doğrulama esnasında kimlik bilgilerinin gizliliğini sağlamak için yeni bir protokol geliştirilmiştir. Bu metot, PEAP'ın yönetim kolaylığı, güçlü güvenlik özellikleri ile dinamik anahtar dağıtımının sağladığı avantajlarını içermektedir.

Bilgi güvenliğiBilgi iletimiBilgisayar protokolleri
Çağdaş Kurt
Gazi University · Bilişim Enstitüsü
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Bilgi güvenliği yönetim sisteminin yükseköğretim kurumlarında sürdürülebilirliğinin incelenmesi

Bu çalışma, ISO/IEC 27001:2013 standardı kapsamında bir bilgi güvenliği yönetim sistemi kurulması ve sertifikalandırmasının zorunlu kılındığı kamu üniversitelerinin sistem kurulması aşamasındaki karşılaştıkları zorlukları ve kurdukları sistemlerin standardın istediği şekilde sürdürülebilirliği sağlayıp sağlamadığını tespit etmeyi amaçlar. Bilgi güvenliği yönetim sistemi kurulum ve işletim aşamalarında karşılaşılan zorluklar üniversitelerin bilgi güvenliği ekip üyeleriyle yapılan görüşmeler ve üyelere uygulanan anketler ile toplanmış ve kurumlar için faydalı olacağı düşünülen sonuçlar elde edilmiştir. Bu sonuçlarla birlikte henüz sürece başlamamış ve süreçte sıkıntılar yaşayan kurumlara bir yol haritası sağlanması hedeflenmektedir. Çalışmada kamu üniversitelerinin bilgi güvenliği ekipleriyle yapılan görüşmelerin yanı sıra bilgi güvenliği yönetim sistemi kurulumu için ekiplerini oluşturan, sürecin gerektirdiği varlık/süreç envanteri oluşturulması, risk analizi ve dokümanların oluşturulması gibi süreçleri tamamlayarak sertifikasyon denetimine yaklaşan kurumlarla, sertifikasını almış olan kamu üniversiteleri genelinde bir anket çalışması yapılmıştır. Anket, çoktan seçmeli, boşluk doldurmalı ve 5'li likert ölçekli sorulardan oluşmaktadır. Katılımcıların cevaplarının analizleri sonucunda, sistemlerdeki sorun teşkil edebilecek kategoriler tespit edilmiş ve sürdürülebilirliğin önündeki engeller ortaya konmuştur. Tespit edilen eksikliklerin giderilmesine yönelik çözümlerde sunulmaya çalışılmıştır.

Bilgi güvenliğiISO/IEC 27001Standartlar+3
Ali Eren
Ankara Social Science University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Bilgi yönetimi ve güvenliği sistemlerinde risk yönetimi uygulama farkındalığı: Üniversiteler üzerine bir inceleme

Günümüzde artan rekabet ortamı ile birlikte başarılı olmak isteyen işletmeler hem bilgi hem de risk yönetimi konularına öncelik vermek istemektedirler. Gelişen teknoloji ile birlikte bilgi yönetimi ve risk yönetimi konularını ayrı düşünmek pek de mümkün olmayacaktır. Bilgi yönetimi ve risk yönetimini başarılı bir şekilde birlikte uygulayabilen işletmeler başarılı olmaktadır. Artık işletmeler sermaye yatırımlarından çok teknolojik yatırımlara yönelmektedir. Teknoloji ile beraber daha iyi bir risk yönetimi sağlanabilir. İyi bir risk yönetimi için bilgi güvenliği ve bilgi varlıklarının korunması son derece önemlidir. Risklerin etkin bir şekilde yönetimi doğrudan bilginin yönetimi ile ilişkilidir. Bu doğrultuda bilgi tabanlı risk yönetimi işletmeler tarafından tercih sebebi olmuştur. Bilgi yönetim sistemleri ile risk yönetim sistemleri birbiri ile entegre edilmiş olmalıdır. Risk yönetimi süreçlerinde bilgi kaynaklı varlıkların potansiyel risklerin belirlenmesi, risklerin değerlendirilmesi ve risklere verilecek cevapların belirlenmesi amaçlanır. Bilgi sistemlerinin güvenliği ile birlikte ortaya çıkacak risklerde azaltılmış olur. Bilgi güvenliği beraberinde başarılı bir risk yönetimi ile rekabet avantajı, şirket karlılığı, sürdürülebilirlik ve itibar kazanımı da sağlanır. Bu çalışmada bilgi yönetimi ve risk yönetimi kavramları açıklanmış, bilgi yönetimi ve güvenliği sistemlerinde risk yönetiminin yeri ve önemi ortaya koyulmaya çalışılmış, anket katılımcılarının davranış ve farkındalığının incelenmesi amaçlanmıştır. Bu çalışmada yöntem olarak Türkiye'de faaliyet gösteren Üniversitelerde çalışan idari personele yönelik bir anket çalışması yapılmıştır. Anket çalışmasında hem demografik hem de katılımcıların konuya yaklaşım ve farkındalığını ortaya çıkaracak sorulara yer verilmiştir.

Bilgi güvenliğiBilgi yönetim sistemiBilgi yönetimi+3
Emine İpek Dinçer
Ankara Social Science University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Yazılım güvenlik açıklarının skorlanması ve kategorisinin belirlenmesinde yeni bir yöntem

Yazılım güvenlik açıkları, şahıslar, şirketler ve ülkeler için finansal risklere ve itibar kayıplarına neden olabilmektedir. Yazılım güvenlik açıklarının giderilmesi, test kaynaklarının yetersizliği ve uzman personel eksikleri nedeni ile istenilen seviyede değildir. Kurumların itibarlarını korumak ve güvenli yazılımlar geliştirmek adına sınırlı kaynaklarını doğru kullanarak, test ve düzeltmeleri planlamaları gerekmektedir. Ancak güvenlik vektörlerinin sahip olduğu metrik değerlerinin tespit edilmesi manuel bir işlem olarak insanlar tarafından yapılmaktadır. Bu nedenle bu süreç, zaman almakta ve insanın doğasından kaynaklanan hatalar barındırabilmektedir. Bu metrikler güvenlik açığı önem derecelerinin hesaplanmasında kullanılmasından dolayı önemlidir. Güvenlik açığı analizi ve keşfi işlemlerinin kalitesini artırmak ve süreçleri hızlandırmak için makine öğrenmesi algoritmalarının ve veri madenciliği tekniklerinin kullanılması gerekmektedir. Ancak bu alanda yapılan çalışmalar hala sınırlıdır. Bu çalışmada doğal dil işleme tekniklerinden Bag of Words, Term Frequency Inverse Document Frequency, Ngram, Word2Vec, Doc2Vec ve FastText özellik çıkarımı yöntemleri kullanılarak güvenlik açığı vektörlerinin farklı çok sınıflı sınıflandırılma algoritmaları ile tahmini gerçekleştirilmiştir. Elde edilen metrik değerleri ile güvenlik açığı önem skorları hesaplanmıştır. Sınıflandırma aşamasında Naive Bayes, Desicion Tree, K-Nearest Neighbors, Multi-layer Perceptron ve Random Forest algoritmaları kullanılmıştır. Kamuya açık büyük bir veri setini kullandığımız deneyler, değerlendirmeyi kolaylaştırır ve yazılım güvenlik açığı vektörlerinin sınıflandırılmasında standartlara uygun bir tahmin modeli sunar. Elde edilen sonuçlar çok olasılıklı ve tahmini zor bir problemde farklı tekniklerin ve sınıflandırma algoritmalarının birlikte kullanımının umut verici olduğunu göstermektedir. Ayrıca çalışmamız, kullandığı veri boyutu ve henüz üzerinde pek çalışılmamış güvenlik açığı skorlama sistemi versiyonlarını kapsaması bakımından alanında önemli bir boşluğu doldurmaktadır.

Bilgi güvenliğiSiber güvenlikYazılım güvenliği
Hakan Kekül
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Kurumsal bilgi güvenliğinin örgütsel iletişim, örgütsel bilgi paylaşımı ve kişisel bilgi güvenliği farkındalığı açısından değerlendirilmesi

Teknolojide yaşanan gelişmeler, bilgi varlıklarında yaşanan artış kurumsal bilgi güvenliğinin giderek önem kazanmasına neden olmaktadır. İlgili alan yazın incelendiğinde kurumsal bilgi güvenliğinin sağlanmasında yalnızca teknik önlemlerin alınmasının yeterli olmadığı görülmüştür. Kurumsal bilgi güvenliğinin sağlanmasında örgütsel ve bireysel özellikler de dikkate alınmalıdır. Bu bağlamda tez çalışmasının amacı, üniversitede görev yapan akademik ve idari personelin kurumsal bilgi güvenliğinin, örgütsel iletişim, örgütsel bilgi paylaşımı ve kişisel bilgi güvenliği farkındalığı açısından değerlendirilmesidir. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli benimsenmiştir. Ayrıca veri madenciliğinin tahmin edici modelleri kullanılmıştır. Tez çalışmasında Kurumsal Bilgi Güvenliği (Gerçeker, 2012), Bilgi Güvenliği Farkındalık Düzeyi Belirleme (Keser ve Güldüren, 2015), Örgütsel Bilgi Paylaşım (Aslan, 2014) ölçekleri ve standardizasyon işlemleri araştırmacı tarafından gerçekleştirilen Örgütsel İletişim Envanteri (Tuna, 2008) kullanılmıştır. Çalışmanın evrenini Türkiye'nin doğusunda yer alan bir üniversitede görev yapan akademik ve idari personel oluşturmaktadır. Türkiye'nin doğusunda yer alan bir üniversitede görev yapan 479 akademik ve idari personelden alınan veriler üzerinden analizler gerçekleştirilmiştir. Elde edilen verilerle doğrulayıcı faktör analizi, korelasyon, regresyon ve yapısal eşitlik modeli analizleri gerçekleştirilmiştir. Aynı zamanda veri madenciliğinin tahmin edici modellerinden, Destek Vektör Makineleri, Yapay Sinir Ağları, K-En Yakın Komşu ve Rastgele Orman algoritmaları kullanılmıştır. Verilerin normal dağılımını belirlemek için basıklık ve çarpıklık değerleri hesaplanmış, normal dağılımın olması nedeni ile Bağımsız Gruplar t-Testi ve Anova testi gerçekleştirilmiştir. Gerçekleştirilen Bağımsız Gruplar t-Testi ve Anova testi sonucunda anlamlı farklılığın etki büyüklüğünü belirlemek amacı ile eta-kare (η2) ve Cohen d değerleri hesaplanmıştır. Araştırma sonucunda, üniversitede görev yapan akademik ve idari personelin kurumsal bilgi güvenliği, bilgi güvenliği farkındalığı, örgütsel iletişim ve örgütsel bilgi paylaşım düzeyinin yüksek olduğu belirlenmiştir. Demografik bilgilere göre yapılan farklılık analizi sonucunda, kurumsal bilgi güvenliğinin İnternette/ sosyal ağ sitelerinde gizlilik/güvenlik ayarlarını kontrol etme sıklığı değişkenlerine göre anlamlı farklılık gösterdiği; bilgi güvenliği farkındalığının yaş, hizmet süresi, İnternette/ sosyal ağ sitelerinde gizlilik/güvenlik ayarlarını kontrol etme sıklığı değişkenlerine göre anlamlı farklılık gösterdiği; örgütsel bilgi paylaşımının ise yaş, hizmet süresi, İnternette/ sosyal ağ sitelerinde gizlilik/güvenlik ayarlarını kontrol etme sıklığı değişkenlerine göre anlamlı farklılık gösterdiği belirlenmiştir. Gerçekleştirilen regresyon analizi sonucunda kişisel bilgi güvenliği farkındalığının, örgütsel iletişimin ve örgütsel bilgi paylaşımının kurumsal bilgi güvenliğini anlamlı şekilde yordadığı sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma değişkenlerinin kurumsal bilgi güvenliği ile ilişkisini belirlemek amacıyla gerçekleştirilen yol analizi sonuçları da regresyon analizi sonucuna benzerlik göstermektedir. Bu sonuçlara göre üniversitelerde bilgi güvenliği farkındalığı düzeyinin ve örgütsel iletişimin yüksek olması kurumsal bilgi güvenliğini olumlu yönde etkilemektedir. Ayrıca örgütsel iletişim, örgütsel bilgi paylaşımının kurumsal bilgi güvenliği üzerinde aracılık etkisi bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır. Üniversitelerde görev yapan akademik ve idari personelin kişisel bilgi güvenliği farkındalığını arttırmaya yönelik yapılacak planlamaların, kurumsal bilgi güvenliğine olumlu katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Aynı zamanda kurum içerisindeki formel iletişimin teşvik edilerek kurumsal bilgi güvenliğinin sağlanmasını olumlu etkileyeceği söylenebilir. Kurum içerisindeki formel iletişimin arttırılarak örgütsel bilgi paylaşımının teşvik edilmesi; böylelikle kurumsal bilgi güvenliğinin sağlanmasına olumlu katkıda bulunacağı düşünülmektedir. sonra doldurulacaktır.

Bilgi güvenliğiKurumsal bilgi güvenliğiÖrgütsel bilgi+1
Ebru Polat
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Bilgi güvenliği hizmet yönetimi: Bilgi güvenliği yönetimine bir hizmet yönetimi yaklaşımı ve bir kurumun müşterinin memnuniyeti ve güvenirliği üzerindeki etkisi

Bilgi Güvenliği yönetimi, birçok kuruluş tarafından giderek daha fazla ilgi gören önemli bir konudur. Ayrıca, güvence ve refah yeteneklerinin, güvenlik stratejilerinin ve kontrolünün avantajlarını etkileyen unsurlar, veri güvenliği kaygıları, müşteri taahhüdü, desteklenebilirlik ve açıklık, tehlikelere dikkat ve belgelere ilişkin asgari gözlemsel kanıt bulunmaktadır. Dahası, farklı unsurların çeşitli sigorta ve yetenek aşamalarını nasıl etkilediği ve diğer tüm güvenlik yönetim kurulu faktörlerinin Hatif Libya Firması (HLC) genelinde benzer şekilde önemli olup olmadığı da aynı şekilde açıkça anlaşılmamıştır. Bu çalışma, Hatif Libya Şirketinde (HLC) etkin bir bilgi güvenliği yönetimini geliştirmek için uygulanan ve kullanılan bilgi güvenliği yönetiminin hizmet yönetimi yaklaşımına etki eden faktörleri değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Bunun yanısıra, kurum içindeki karar vericilerin kurumsal varlıklarını yönetmeleri ve dayanıklılıklarını sağlamaları için eyleme geçirilebilir bilgiler sunmak amacıyla bilgi güvenliği hizmet yönetiminin yapı geçerliliği ve bilgi güvenliği ilkeleri sunulmuştur. Ayrıca, bu çalışma temelde, çalışma katılımcıları için çevrimiçi bir anket tasarlayıp uygulayarak gerekli verileri toplamak için analitik tanımlayıcı metodoloji yaklaşımına dayanmaktadır. Veri toplamayı desteklemek için yorumlayıcı bir vaka çalışması yaklaşımı ve anketler kullanılmıştır. Öte yandan araştırmacı, benzer konulardan bahseden önceki çalışmaları da incelemiştir. Son olarak, tartışma ve analiz süreçlerinden sonra, tüm araştırma faktörlerinin HLC'deki bilgi güvenliği yönetimi üzerinde önemli bir istatistiksel etkiye sahip olduğu hakkında bulgulardan bahsedilmektedir. Ek olarak, bulgular, tüm hipotez faktörlerinin HLC tarafından sağlanan olumlu bir hizmet performansını yansıtan pozitif ve anlamlı bir korelasyona sahip olduğunu teyit etmektedir. Ek olarak, bu çalışma, güven ve kullanılabilirlik gibi bilgi güvenliği yönetimini etkileyebilecek daha fazla değişkeni incelemek için daha fazla araştırma yapılmasını önermektedir. ANAHTAR KELİMELER: Bilgi güvenliği, Bilgi güvenliği yönetim sistemi (BGYS), Çalışan memnuniyeti, Koruma ve güvenlik, Performans ve yetenek, risk yönetimi

Bilgi güvenliğiKorumaPerformans+3
Jamal Abdulsalam Mohamed Elattresh
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Biyometrik sistemler temelli kriptolojik anahtar üreteç tasarımı

Dijital dönüşüm ile birlikte birçok alışkanlık gibi ödeme yöntemleri de büyük bir değişim geçirmiştir. Elektronik ticaretin sunmuş olduğu sürtünmesiz ortamın avantajları; birçok kişi için çeşitli fırsatlar sunmuştur. Ancak bu süreçte yaşanan güvenlik problemleri maddi ve manevi birçok olumsuzluk ile karşılaşılmıştır. Tez çalışmasının amacı bu problemi adresleyebilecek güvenlik çözüm önerilerinin geliştirilmesi ve pratik uygulamalarının tasarlanması olarak planlanmıştır. Klasik şifrelerin çeşitli problemlere sahip olduğu son yirmi yılda birçok acı tecrübe ile doğrulanmıştır. Hem Gelir İdaresi Başkanlığı hem de Bankalar Birliği bu tip problemleri gidermek için çeşitli kurallar ve düzenlemeler ile bu problemleri adresleyebilmek için güvenli kimlik doğrulama süreçlerinin nasıl yapılması gerektiğine ilişkin yol haritalarını hazırlamışlardır. Belirlenen kurallar çerçevesinde ödeme sistemlerinin güvenliğinin matematiksel yaklaşımlarla kanıtlanması ciddi bir problemdir. Tez çalışmasında bu problemleri adresleyebilecek çözüm önerilerinin neler olabileceği araştırılmaya çalışılmıştır. Ödeme sistemlerinin güvenliğini garanti edebilmek için çeşitli Donanım Güvenlik Modülleri bulunmaktadır. Ancak bu modüllerin maliyet ve performans bakımından problemleri bulunmaktadır. Donanım tabanlı önerilen çözümlerin yazılımsal olarak gerçeklenebileceği ve bu süreçte biyometrik ölçümlerin benzersiz değerler elde edebilmek için ciddi katkılar sunabileceği düşünülmektedir. Yapılan ön çalışmalar sonucunda elde edilen başarılı analiz sonuçları bu hipotezin desteklendiğini göstermiş ve ileride çeşitli pratik uygulamalarda başarılı bir şekilde kullanılabileceği düşünülmektedir.

Bilgi güvenliğiBiyometrikKriptoloji+2
Beyzanur Durmuş
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessEN

Lightweight implementation of DES algorithm for resource constrained devices

Many services are being moved to digital environments with industry 4.0. However, the information in the digital environment poses a great risk. Therefore, ensuring the security of information on the users of online applications is a necessity. This perspective requires secure signal processing. But it is difficult to guarantee secure signal processing for resourceconstrained devices. Throughout history, many cryptographic algorithms such as DES, 3DES, AES have been suggested to transferring sensitive information. But there are several problems in these algorithms such as the security, speed, excessive consumption of energy, the internal structure of the design are not clear to the public. Lightweight cryptology has emerged to solve some these problems. This thesis presents new design architecture for improving the software implementation of the DES. New proposed acceleration technique has been used to speed up the DES algorithm in software. The results show that the developed code is faster than the original DES. Another contributor to the thesis is a chaos-based substitution box. The performance metrics of the proposed substitution boxes are close to the performance values of the original DES substitution boxes. Therefore, the new cryptographic building block is an alternative to original design. In fact, the design of the original DES substitution boxes is unclear and this is a problem. The clearness of the design of the new proposed substitution boxes aims to solve this problem.

Information securityChaotic systemsCryptanalysis
Mukhlıs I. M.sharıf Mohamed Sharıf
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmen adaylarının bilgi gizliliği yönetimi davranışları, internet bağımlılıkları ve sosyal medya kullanım alışkanlıkları arasındaki ilişkilerin incelenmesi

İnternet üzerinden ulaşılan, paylaşıma imkan veren sosyal ağlar ile bilgi paylaşımın yaygın şekilde yapılması bu ağlar üzerinden bilgi gizliliği ilkesinin zedelenmesine ve kişisel veri gizliliğinin sorgulanmasına neden olmaktadır. Bu ihlalin en fazla yapıldığı mecranın sosyal ağlar olarak adlandırılan internet sitelerinin olduğu bilinmektedir. Bu durum, sosyal medya ortamlarında kişisel güvenlik ve gizliliğe daha fazla dikkat edilmesinin gerekliliğini ortaya çıkarmaktadır. Bu araştırmada öğretmen adaylarının, sosyal medya ortamlarında bilgi gizliliği yönetimi davranışları, internet ve sosyal medya bağımlılıkları ve sosyal medya kullanım alışkanlıkları arasındaki ilişkilerin farklı değişkenlere bağlı olarak incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmanın araştırma grubunu, Fırat Üniversitesi Eğitim Fakültesi 2017-2018 eğitim-öğretim bahar yarıyılında 3. ve 4. sınıfta öğrenim görmekte olan 625 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Araştırma nicel araştırma yöntemlerinden tarama modeli ile yürütülmüştür. Kişisel bilgi formu, sosyal medya kullanım amacı anketi, bilgi gizliliği yönetimi davranışları ölçeği, internet bağımlılığı ve sosyal medya bağımlılığı ölçeklerinden oluşan veri toplama araçları araştırmacılar tarafından öğretmen adaylarına basılı olarak uygulanmıştır. Araştırma verilerinin analizinde frekans analizi, t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), Post-Hoc/Tukey HSD anlamlılık testi, korelasyon ve regresyon analizi teknikleri kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda, araştırmaya gönüllü olarak katılan öğretmen adaylarının çoğunluğunun (%68.4) kadın olduğu ve yine araştırmaya katılan adayların büyük oranda (%98.4) sosyal medya hesabı olan bireyler olduğu görülmüştür. Öğretmen adaylarının internet bağımlılıkları ve bilgi gizliliği yönetimi davranışları orta düzeyde, sosyal medya bağımlılıklarının ise düşük düzeyde olduğu belirlenmiştir. Ayrıca bilgi gizliliği yönetimi davranışları ile internet bağımlığı arasında pozitif yönlü zayıf düzeyde anlamlı bir ilişkinin olduğu, benzer şekilde bilgi gizliliği yönetimi davranışları ile sosyal medya bağımlılığı arasında pozitif yönlü zayıf düzeyde bir ilişkinin olduğu tespit edilmiştir. İnternet bağımlılığı ile sosyal medya bağımlılığı arasında ise pozitif yönlü yüksek düzeyde anlamlı bir ilişkinin olduğu görülmüştür. Bununla birlikte yapılan regresyon analizi sonucunda bilgi gizliliği yönetimi davranışlarının, internet ve sosyal medya bağımlılığının bir yordayıcısı olduğu araştırmanın ulaşılan diğer sonuçları arasındadır. Anahtar Kelimeler: Bilgi gizliliği, Sosyal medya, İnternet bağımlılığı, Öğretmen adayı, Sosyal medya kullanım alışkanlıkları.

Aday öğretmenlerBilgi güvenliğiGizliliğin ihlali+4
Aynur Sevinç
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Veri güvenliği için gizlilik paylaşımı temelli bir uygulama

Bilgisayar ve Sayısal İletişim teknolojilerinin kullanılması günlük hayatımızda vazgeçilmez bir unsur haline gelmiştir. Bununla birlikte sayısal ortamlarda saklanan veya iletilen verilerin güvenlikleriyle ilgili sorunlar da giderek artmaktadır. Bu sorunlardan birisi de gerek arşivlenmiş haldeki gerekse iletişim halindeki sayısal ses verilerinin istenmeyen kişiler tarafından ele geçirilmesidir. Bu sorunun çözümü için kullanılan yöntemlerden birisi de Gizlilik Paylaşımı Yöntemi olabilir. Gizlilik Paylaşımı yöntemi, gizlenecek verinin paylara ayrılması ve gizlenmiş veriyi tekrar oluşturabilmek için belirli sayıda payın bir araya getirilmesini gerektiren bir yöntemdir. Bu tez çalışmasında gizlilik paylaşımı yöntemine dayanan iki uygulama yapılmıştır. Bunlardan ilki, ses dosyalarının gerçek zamanlı iletimi sürecindeki güvenliğin sağlanmasına yönelik FPGA (Sahada Programlanabilir Kapı Dizeleri) tabanlı donanımsal bir gerçekleştirme uygulamasıdır. İkincisi ise sayısal ses arşivlerindeki ses dosyalarını yetkisiz kişilerin veya tek bir kişinin dinlemesini önlemek amacıyla yapılmış bir yazılım aracıdır. Yapılan uygulamaların sonuçları analiz edilerek, FPGA donanımsal uygulama sonuçlarının, gerçek zamanlı ses uygulamaları için yeterince güvenilir olduğu ve arşivleme yazılımının da arşivlenmiş ses dosyalarının sadece yetkilendirilmiş kullanıcı gurupları tarafından dinlenebildiği gözlemlenmiştir. Sonuç olarak her iki uygulamanın da pratikte kullanılabilir olduğu gösterilmiştir.

Bilgi güvenliğiSes iletişimiVeri güvenliği+1
Ersan Yazan
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Bilişim suçlarına yönelik IP tabanlı delil tespiti

İnternet üzerinden işlenen bilginin miktarı ve değerinin artması, bütün dünya ile çok kısa bir sürede bağlantı kurulabilmesi, suçluların da ilgisini çekmiş ve internete yönelmelerini sağlamıştır. Bu yeni dünyaya çok hızlı adapte olan suçlular, kendilerini teknoloji alanında da hızlı bir şekilde geliştirmiş, normal yollar ile oldukça zor gerçekleşecek suçları, internet ortamından kolay bir şekilde yapabilmeye başlamışlardır. Bilişim suçları olarak adlandırılan bu suçlar, sanal ortamda kişi veya kişiler tarafından bir sisteme veya herhangi bir bilişim cihazına izinsiz girme veya saldırıda bulunmadır.Hazırlanan bu tez çalışmasında bilişim suçları konusu detaylı olarak ele alınmış, konu ile alakalı henüz tam olarak sınırları belirlenmemiş kavramlar için sınırlar çizilmeye çalışılmış, gerçek hayatta yapılmış saldırı türleri incelenmiştir. Ayrıca, en büyük ağ sistemi olarak bilinen internet ortamındaki ağlarda ve yerel ağlarda bilgisayarlarlara yapılan saldırıların varlığının belirtilerinden bahsedilmiştir.Yapılan çalışmalar ve literatür taraması sonucunda bilişim suçlarının tespitine yönelik yapılan çalışmalar incelenmiştir. Bilgisayar ağ sistemlerinde yapılan saldırıların, IP tabanlı delil tespitinin yapılması konusunda uygulamalar yapılarak, elde edilen sonuçlara göre; son kullanıcıları ve sistem yöneticilerini yakından ilgilendiren eksiklikler ve alınabilecek önlemler hakkında değerlendirmeler yapılmıştır.Anahtar Kelimeler: Bilişim Suçları, Ağ Güvenli

Ağ güvenliğiBilgi güvenliğiSiber suç+1
Muhammet Zekeriya Gündüz
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2013
00

Related subjects