Endüstri 4.0
171 theses under this subject heading
Türkiye otomotiv sektörü ve küresel rekabet gücünün analizi
Sanayileşmeyle birlikte üretiminde hız kazanan otomotiv, günümüzün en popüler sektörleri arasında yer almaktadır. Buna neden olarak da; başta birçok sektörle olan sürükleyici-lokomotif ilişkisi, teknolojik gelişimi desteklemesi, ana ve yan sanayide yarattığı istihdam ile ekonomiye en büyük katma değer sağlayan sektörler arasında olması gösterilmektedir. Bununla beraber; artan küreselleşme, bilgi ve iletişim teknolojilerinin her geçen gün daha fazla önem kazanması gibi nedenler de otomotivi birçok sektöre göre bir adım daha öne çıkartmıştır. Bu tez çalışmasında, Türkiye otomotiv sektörünün rekabet gücü incelenmiş ve küresel rekabette sektörün önde gelen üreticileri değerlendirilmiştir. Ülkelerin rekabet gücünün incelenmesi, sektörel politikaların hazırlanması sürecinde büyük önem taşımaktadır. Ayrıca, otomotivin tüm sanayileşmiş ülkelerde ekonomiyi yönlendirici etkiye sahip olması da ülkeler tarafından yakından takip edilen sektörler arasında olmasına neden olmuştur. Çalışmada, sektörün önemi birçok açıdan vurgulanırken, rekabet güçlerini etkileyen faktörlerin belirtilmesi amaçlanmaktadır. Söz konusu analizin yapılması; ülkelerin gelişmişliklerinin arttırılması bakımından oldukça faydalı olmaktadır. Üreticiler; gelişmiş ülkeler ve ekonomik birlikler ile gelişmekte olan ülkeler olarak ayrı başlıklar altında ele alınmış, ülke örnekleri seçilerek sektörel değerlendirmeler yapılmıştır. Ülkelerin rekabet güçleri tespit edilirken; tarihsel gelişim, mevcut durum ve sektörel rekabette söz konusu ülkenin gelişimini etkileyen faktörler, alt başlıklar halinde incelenmiş, ülkelerin sektördeki rekabet güçlerinin hesaplanmasında Açıklanmış Karşılaştırmalı Üstünlükler Endeksi(RCA) kullanılmıştır. Bununla beraber gelecekte adından oldukça söz ettirecek olan Endüstri 4.0 kavramının sektörle olan ilişkisi açıklanmış, önerilerde bulunulmuştur.
Kaynak tüketim muhasebesi ve endüstri 4.0'ın üretim işletmeleri üzerindeki etkisi
Günümüzde işletmelerin kârlarını en yüksek seviyeye çıkarmalarında maliyetlerin düşürülmesi önemli bir etkendir. Maliyetlerin belirlenmesinde ise, verilerinin doğru ve zamanında hesaplanmasının yanında güncel olması da önemlidir. Bu nedenle zaman içerisinde birçok yeni yaklaşım ortaya çıkarılmış ve yeni öneriler geliştirilmiştir. Geliştirilen bu yaklaşımların yine de bazı konularda yetersiz kaldıkları düşünülmektedir. Zaman içerisinde Alman Maliyetleme Modeli ile faaliyet tabanlı maliyetleme modelinin birleşmesiyle ortaya çıkan kaynak tüketim muhasebesi modeli geliştirilmiştir. Bu çalışmada kaynak tüketim muhasebesi modelinin temel varsayımları araştırılmış ve Bir Üretim İşletmesi'nde uygulanarak sonuçları değerlendirilmiştir. Geleneksel maliyetleme modeli kullanan bu işletmenin kaynak tüketim muhasebesi modeline geçmesi halinde maliyet kalemlerinde yaratacağı azalışlar ile maliyet unsurlarında oluşan değişimler ortaya konulmuştur. Yaşanan değişimlerle birlikte teknolojinin hayatımızın her aşamasında yer alması Endüstri 4.0 devrinin başlamasını sağlamıştır. Artık nesneler birbiri ile iletişime geçebilmekte, robotlar üretimin her aşamasında yer alabilmektedir. Bu nedenle Endüstri 4.0 muhasebe açısından yenilikler getirmekte ve bu durum maliyetlere de yansımaktadır. Özellikle güncel konuların izlenmesi ve yorumlanması amacı ile yapılan bu çalışmada; güncel maliyetleme yaklaşımları, kaynak tüketim muhasebesi modeli ve Endüstri 4.0 ele alınmıştır. Endüstri 4.0'ı 2011 yılından beri uygulayan Siemens A.G. şirketi verilerinden yararlanılarak finansal tabloları analiz edilmiştir. Analiz sonucunda şirketin Endüstri 4.0 ile olumlu sonuçlar elde ettiği tespit edildiği için, "Bir Üretim İşletmesi'nde de uygulanmıştır. Çalışmanın uygulama bölümünde, öncelikle Bir Üretim İşletmesi'nde kaynak tüketim muhasebesi modeli uygulanarak analizler yapılmıştır. Daha sonra aynı üretim işletmesinde Kaynak tüketim muhasebesi modelinin teknoloji ile ilişkilendirilmesinin maliyetlerde yaratacağı sonuçlar merak edildiğinden Endüstri 4.0 ile ilişkilendirilerek yeniden maliyetleme yapılıp analiz edilmiştir. Ortaya çıkan sonuçlar değerlendirildiğinde kaynak tüketim muhasebesi modeli ile Endüstri 4.0 yaklaşımının birlikte uygulanması sadece kaynak tüketim muhasebesi modelinin uygulanmasına göre atıl maliyetlerin % 6,8 oranında azalmasına neden olmaktadır. Yapılan literatür taramasında kaynak tüketim muhasebesi modeli ile Endüstri 4.0 yaklaşımını birlikte ele alan bir çalışma tespit edilmemiştir. Bu da çalışmanın özgün değerini ortaya koymaktadır. Anahtar Kavramlar: Kaynak Tüketim Muhasebesi, Endüstri 4.0, Güncel Maliyetleme Yaklaşımları
Otomotiv sektöründe tedarik zinciri dayanıklılığını artırmak için endüstri 4.0 teknolojilerinin kullanılması
Bu tez çalışması, mikroişlemci kıtlığı ve COVID-19 pandemisi gibi çağdaş krizler karşısında kritik bir öneme sahip olan otomotiv sektöründe, tedarik zinciri dayanıklılığını artırmak için Endüstri 4.0 teknolojilerinin kullanımına odaklanan çalışmaları analiz etmekte ve teknolojik çözümlerin lojistik kırılganlıkları nasıl hafiflettiğini ve proaktif risk yönetimini nasıl optimize ettiğini incelemektedir. Çalışmanın kapsamı, küresel bilimsel literatürün sistematik bir incelemesini ve Türkiye'deki endüstriyel ekosistem ile otomotiv üreticilerinin derinlemesine analizini içermektedir. Metodolojik olarak araştırma, Scopus veri tabanından 2011-2026 dönemine ait 161 akademik makaleden oluşan nihai bir veri seti üzerinde PRISMA çerçevesini kullanan bibliyometrik analiz ile sistematik literatür taramasını birleştiren karma bir yaklaşım benimsemektedir. Elde edilen bulgular; özellikle büyük veri analitiği ve yapay zekânın, reaktif yönetimden proaktif yönetime geçişi sağlayarak aksaklıkları önceden tahmin etmede öncü bir rol oynadığını göstermektedir. Çalışma ayrıca, bu araçların etkinliğinin işletmelerin organizasyonel olgunluk düzeyine ve üreticiler ile tedarikçiler arasındaki sistemik birlikte çalışabilirliğe sıkı sıkıya bağlı olduğunu ortaya koymaktadır. Sonuç olarak, Endüstri 4.0 çağında otomotiv sektörünün dayanıklılığı, katı bir sağlamlık arayışından ziyade, iş birliğine dayalı bir dijital mimarinin sunduğu stratejik esneklikte yatmaktadır.
Dijital dönüşümün şirketlerin ekonomik faaliyetlerine katkısı
Endüstri 4.0 ile gerçekleşecek olan şirketlerin dijitalleşmesindeki ana amaç; kaynak verimliliğinin sağlanarak, üretkenliğin ve ürün çeşitliliğinin artırılarak, optimizasyon ve akıllı üretim teknikleri ile ürün ve hizmet üretiminin daha düşük maliyet ile daha kaliteli bir şekilde organize edilmesi sonucu şirketlerin rekabet gücünü artırmalarıdır. Tez kapsamında; endüstri 4.0 ile ilgili tanımlamalar, bu kavramın önemi, dijitalleşme de herbirinde farklı bir önemi olan endüstri 4.0 teknolojileri, bunların tanımlamaları ve şirketlerde kullanımlarına yönelik örnekler verilmiştir. Farklı sektörlerin dijitalleşme stratejileri ve öncelikleri farklı olması nedeni ile tek bir sektöre odaklanmak yerine imalat, otomotiv, lojistik, gıda ve tarım, eğitim, perakende, finans ve bankacılık, telekomünikasyon ve medya, reklamcılık gibi farklı uygulamalara ve farklı ihtiyaçlara sahip sektörlerin genel anlamı ile dijital dönüşümleri tartışılmış ve global ölçekte bazı girişimlerden bahsedilmiştir. Ayrıca, tez çalışmasında şirketlerin dijitalleşmesi ile birlikte ekonomik, çevresel, sosyal süreçlerde bazı fırsatlar tartışılmış aynı zamanda bu dijital dönüşümün ihracata etkilerinden ve bazı stratejilerden ilgili raporlar yorumlanarak bir değerlendirme yapılmıştır.
Endüstri 4.0 uygulamalarının tedarik zinciri performansına etkisi
Günümüzde, sürekli değişen ve gelişen teknoloji, bireyler ve işletmeler için birçok uygulamayı beraberinde getirmektedir. Ancak bu uygulamaları tedarik zinciri ve üretim süreci içerisine entegre etmek, ek maliyet oluşturabileceği gibi ek işgücü ihtiyacı da oluşturabilmektedir. Bu gibi nedenler teknolojiyi benimseme konusunda firmaların kararlarını etkileyebilmektedir. Bu çalışmanın amacı, Endüstri 4.0 uygulamalarının Tedarik Zinciri Performansına olan etkisini test etmektir. Bu tez çalışmasının bir diğer amacı ise firmaların çalışan sayısı, hukuki yapısı ya da faaliyet yılı gibi etmenler ile Endüstri 4.0 kullanımı ve Tedarik Zinciri Performansı arasında herhangi bir farklılık oluşup oluşmadığını incelemektir. Bu amaç için toplam 103 üretici firmaya anket uygulaması yapılmıştır. Bu anket sonuçları, SPSS İstatistik 22 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Firmalardan toplanan verilere, faktör analizi uygulanarak boyutlar elde edilmiştir. Bu veriler daha sonra Yüzde – Frekans Analizi, T-Testi, Korelasyon ve Regresyon Analizi gibi testlere tabi tutularak bulgular elde edilmiştir. T-Testi Analizi sonucunda Siber Fiziksel Sistemler teknolojisini kullanım düzeyinin firmaların faaliyet yılına göre istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır. Firmaların çalışan sayısı ile Büyük Veri, Siber Fiziksel Sistemler ve Bulut Bilişim boyutlarının kullanım düzeyi arasında da anlamlı bir farklılık olduğu bulunmuştur. Ayrıca Bulut Bilişim boyutu kullanım düzeyi ile firmaların hukuki yapısı arasında da yine anlamlı bir farklılık oluştuğu görülmüştür. Ancak katılımcı firmaların çalışan sayısı, faaliyet yılı ve hukuki yapıları ile Tedarik Zinciri Performansı arasında ise istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmadığı sonucu ortaya çıkmıştır. Yapılan Regresyon analizi sonuçlarına göre Yapay Zeka ve Bulut Bilişim boyutlarının Maliyet Performansı boyutu üzerinde, Bulut Bilişim Boyutunun Müşteri Performansı boyutu üzerinde anlamlı ve pozitif bir etkisi olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Korelasyon Analizleri sonuçlarına göre Bulut Bilişim, Siber-Fiziksel Sistemler, Büyük Veri ve Yapay Zeka boyutları ile Tedarik Zinciri Performansı boyutları arasında pozitif yönlü ve zayıf bir ilişki olduğu tespit edilmiştir.
İmalat sanayinde dijital dönüşüm: Gaziantep örneği
İnsanlık tarihinde meydana gelen tüm teknolojik değişimler ve yaşanan tüm sanayi devrimleri toplum, ekonomi ve firmalar üzerinde mutlaka iz bırakmıştır. Artan dijitalleşme ile beraber firmalar, ulusal ve uluslararası piyasada var olabilmek için rekabet stratejilerinde değişikliğe gitmek zorundadırlar. Tüm bunlara ek olarak Endüstri 4.0 ile birlikte gelişen teknolojiler pazar performansı, rekabet stratejisi ve üretimde önemli etkiler sağlamaktadır. Bu araştırmada, Gaziantep ilinde faaliyet gösteren 4 imalat sektörü (tıbbi cihazların imalatı, tekstil, kimya, makine) Endüstri 4.0 teknolojilerinin kullanımı, farkındalığı, kullanımında karşılaşılan problemler ve faydaların tespit edilmesi amaçlanmıştır. Çalışmanın yapıldığı Gaziantep şehrinde genellikle tekstil sektörüne bağlı olarak kimya ve makine sektörlerinin de geliştiği tespit edilmiştir. Teknolojik değişimle yaratılan devrim, ekonominin her kesiminde özellikle imalat sektöründe yeni üretim biçimlerinin ve araçlarının ortaya çıkmasıyla kendini göstermektedir. Bu teknolojik değişimin izlerini özellikle emek-yoğun sanayinin yoğunlaştığı bir üretim alanında görmek amacıyla bu çalışmada, nitel araştırma yöntemlerinden olan yarı yapılandırılmış görüşme metodu kullanılmış ve Gaziantep'te faaliyet gösteren 4 imalat sektöründen (tıbbi cihazların imalatı, tekstil, makine, kimya) yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılarak veriler elde edilmiştir. Elde edilen bulgular neticesinde Gaziantep imalat sanayisinde tıbbi cihazların imalatı haricinde ciddi manada Endüstri 4.0 teknolojileri kullanımı ile ilgili eksiklikler görülmektedir. Başta finansman ile ilgili problemlerle birlikte birçok problem dijital teknolojilerin kullanımına engel olmaktadır.
Dijitalleşme süreci üzerine bibliyometrik bir analiz: Türkiye ve seçilmiş ülkeler karşılaştırması
20. yüzyılın sonlarına doğru başlayan ve gelişimini katlayarak ilerleten bilişim ve iletişim teknolojileri, günümüzün yönlendirici güçlerinden biri haline gelmiştir. Çeşitli alanlarda teknolojiyi benimseme ve kullanma oranlarında yaşanan artışlar, sosyal yaşamı, ekonomiyi, üretim formlarının yanı sıra tüketim kalıplarını bununla da birlikte toplumsal değişimleri ve kalkınmaları beraberinde getirmiştir. Özellikle ekonomik alanda yaşanan gelişmeler, ekonominin dijitalleşmesini ve dijital ekonomi kavramını ortaya çıkarmıştır. Bu çalışmada da uluslararası literatürde dijital ekonomi bağlamında yer alan akademik makalelerin yayın eğilimlerini, anahtar kelime içerik analizlerini, kullanılan kavramların yıllar içerisindeki evrimlerini, en çok atıf alan ve katkıda bulunan dergi, yazar ve ülkeleri tespit etmek amacıyla Bibliyometrik Analiz Yöntemi kullanılmıştır. Analiz için "digital economy" anahtar kelimesi ile Web of Science veri tabanında araştırma yapılarak bu alanda yapılmış tüm çalışmalara ışık tutulmuştur. Elde edilen bulgulara göre dijital ekonomi bağlamında en çok eser veren ülke; Rusya ve en çok atıf alan ülkenin Birleşik Krallık olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca en etkili yazarın; Mark Graham ve h-indeksi en yüksek derginin; Information Economics and Policy olduğu tespit edilmiştir. Elde edilen sonuçlardan yola çıkarak en çok akademik çalışma sayıları olan ülkeler temel alınarak yapılan değerlendirmede, akademik yayın sayısı fazla olan ülkelerin çoğunluğunun ekonomilerinin de gelişmiş olduğu, bu her iki değişkenin birlikte hareket ettiğini ancak çalışma sayılarının ülkelerin dijitalleşme dereceleriyle birebir ilişkili olmadığı anlaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Dijitalleşme, Dijital ekonomi, Endüstri 4.0, Bibliyometrik Analiz
Yapay zekâ ve yeni sayı sistemlerinin muhasebe ve finans alanında uygulaması
Yapay zekâ günlük yaşamda artık kilit faktör haline gelmiştir. Böylesi bir ortamda yapay zekânın etkileri artık tüm sektör ve meslek dallarında hissedilmektedir. Bu bağlamda muhasebe mesleği de elbette bu etkilerden payını almaktadır. Her devletin mutlak isteği olan elbette vergi zayiatının önüne geçilebilmesidir. Tam da bu açıdan büyük bir avantaj olarak görülebilmektedir. Raporlama ile ilgili olarak, mesleki muhakeme kavramı insani bir süreçtir ve yapay zekânın muhasebe raporlama fonksiyonunu etkilemeyeceği sonucuna varılmıştır. Günümüzde birçok meslekte olduğu gibi muhasebe alanında da dijitalleşme ve yapay zekâ kullanımı konusu tartışılmaktadır. Öğrenme, planlama, konuşma, problem çözme gibi insani özelliklere sahip akıllı makinelerin oluşturulmasını ve kullanılmasını vurgulayan yapay zekâ, muhasebe sektöründe kullanılmaya başlandı. Yapay zekânın muhasebeye entegre edilmesi fikri, uygulayıcılar ve kullanıcılar için birçok kolaylık sağlamakla birlikte, gelecekte yaşanabilecek bazı olası sorunlara da işaret etmektedir. Yapay zekâ uygulamaları bankalar tarafından piyasa verilerini elde etmek, bankaların kutlandığı bankacılık hizmetlerini müşterilere ulaştırmak ve iletişimi kolaylaştırmak için kullanılmaktadır. Bankaların kullandığı yapay zekâ uygulamaları bankanın itibarını güçlendirebilir, müşterileri elde tutabilir, yeni müşteriler çekebilir, şube iş yüklerini azaltabilir ve müşterilere daha hızlı hizmet sunabilir. Yapay zekâ uygulamaları sayesinde bankalar müşterilerine daha hızlı ulaşabiliyor ve müşterilere sunabilecekleri hizmet sayısı her geçen gün artıyor.
Endüstri 4.0 ve çalışmanın anlamı: Kuşaklar arası bir inceleme
Endüstri 4.0 kavramı 2011 yılında Hannover'da "Endüstri 4.0 Manifestosu" adıyla açıklanmıştır. Çalışmanın anlamı ve kuşaklar ise daha önce birçok kez üzerinde çalışmalar yapılmış kavramlardır. Literatür araştırması yapıldığında; Endüstri 4.0 ile birlikte yeniden şekillenen çalışma hayatı ile ilgili bir çalışma olmadığı için böyle bir çalışma tasarlanmıştır. Bu çalışmanın amacı; Endüstri 4.0, çalışmanın anlamı ve çalışma hayatından beklentiler ile ilgili bilgilerin, öngörülerin, atfedilen anlamların belirlenmesi ve kuşaklar arası karşılaştırılmasıdır. Tezin amacı doğrultusunda 6 hipotez oluşturulmuştur. Demografik sorular ile 3 ayrı ölçekten oluşan bir anket formu 435 kişiye uygulanmıştır. Yapılan araştırma IBM SPSS 22.0 programı ile analiz edilmiştir. Ayrıca literatürde Endüstri 4.0 ile ilgili bir ölçek bulunmadığı için geliştirme çalışması yapılmıştır. Yapılan pilot uygulama sonuçları da IBM SPSS 22.0 programında değerlendirilmiş ve cronbach's alpha değeri 0,75 olarak bulunmuştur. Bu sonuçla birlikte ölçek araştırmaya dahil edilmiştir. Endüstri 4.0 Ölçeği'nin açımlayıcı faktör analizi (EFA) de incelenmiş ve açımlayıcı faktör analizi sonucunda, ölçeğin KMO (Kaiser-Meyer Olkin) değeri 0,714 ve Barlett'in Küresellik testi (Bartlett's Test of Sphericity) değerleri Χ²=1971.176, p<0,001 anlamlılık düzeyinde elde edilmiştir. Çalışmada çoklu bağımsız grup karşılaştırması için Kruskal Wallis testi ile değerlendirmeler yapılarak ikili karşılaştırmalarda Dunn testi kullanılmış ve sonuçları medyanlar üzerinden tartışılmıştır. İş hayatından beklenti ile işin anlamı kavramlarının kuşaklar arasındaki korelasyonunun incelenebilmesi için de, Pearson Korelasyon Analizi yapılmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre, kuşakların işin anlamı üzerindeki algılarında herhangi bir farklılık olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. X, Y ve Z kuşaklarının iş hayatından beklentileri ve X-Y kuşaklarının işe atfettiği anlam açısından da bir farklılık bulunamamıştır. Ancak Y kuşağı üyelerinin iş hayatından beklentileri ile işin anlamı arasında anlamlı pozitif zayıf korelasyon bulunmuştur. Son olarak, Endüstri 4.0 ile ilgili bilginin de kuşaklar arası bir farklılığı olmadığı, ancak robotik gelişmelerin X-Z kuşaklarında anlamlı farklılık olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Üretim planlama ve kontrol süreçlerinde dijital ikiz teknolojisinin kullanılması: Tekstil sektöründe bir uygulama
Günümüzde, mevcut üretim ve tasarım teknolojilerinin modern bilgi ve iletişim teknolojileriyle birleşmesiyle birlikte üretim ve tasarımda dijitalleşme süreci başlamıştır. Özelikle nesnelerin interneti, bulut bilişim, büyük veri analitiği, yapay zeka ve dijital ikiz gibi Endüstri 4.0 teknolojilerinin ortaya çıkmasıyla birlikte günümüzün üretim paradigması akıllı üretime dönüşmeye başlamıştır. Bu teknolojilerden biri olan dijital ikiz, üretim sistemlerinin veya bileşenlerinin sanal ve gerçek zamanlı bir temsilini oluşturarak sürekli toplanan verilerle ürünler veya üretim sistemleri hakkında geleceğe yönelik bilgiler vermektedir. Ayrıca, süreçlerdeki sorunları tespit etmek, ürünlerin tasarım döngüsünü hızlandırmak, kalite sorunlarının kaynağını belirlemek ve hataları önlemek gibi birçok avantajlar sağlamaktadır. Bu avantajlarından dolayı da akıllı imalat, akıllı bina yönetimi, akıllı şehir, sağlık, petrol, gaz ve daha pek çok alanda giderek daha fazla uygulanmaya başlamıştır. Ancak, ürün ya da sistemlerin dijital ikizlerinin oluşturulması ve uygulanması için öncelikle gerekli olan verilerin toplanması, düzenlenmesi, işlenmesi ve anlamlı hale getirilmesi gerekmektedir. Bu çalışmada, hazır giyim sektöründe faaliyet gösteren öncü bir firmanın üretim tesisinde, veri dijitalleştirme projesi kapsamında süreçlerin uçtan uca incelenmesi ve yeni nesil bilgi teknolojileri kullanılarak veri odaklı süreç tasarımlarının yapılması amaçlanmıştır. Buna bağlı olarak, yeni gelişen ve hızlı büyüyen bir teknoloji olan dijital ikiz modellerinin yapılabilmesi için gerekli olan süreç altyapılarının oluşturulması hedeflenmiştir. Yapılan çalışmada ilk olarak, süreç haritaları oluşturulmuş ve süreçlere ait sürekli değişen verilerin sensörler ve arayüzler yardımıyla elde edilerek sisteme aktarılması sağlanmıştır. Daha sonra, üretim hattındaki makinelerden alınan süreç bazlı süreler ile üretilecek ürüne ait nitelikler arasında bağlantı kurularak, herhangi bir ürünün sürece girdiğinde ne kadar sürede tamamlanacağı lineer regresyon, polinomal regresyon, gradyan destekli karar ormanı regresyonu ve rassal orman regresyon algoritmaları kullanılarak Knime platformunda tahmin edilmiştir. Yapılan tahmin sonuçlarına göre rassal orman regresyon modelinin, en düşük hata metrik değerlerine sahip olduğu tespit edilmiş ve bu regresyon modeli ERP altyapısına entegre edilmiştir. Tahminleme ile ürünler için klasman ve tedarik bazında standart süreler elde edilmiş olup bu standart süreler ile maliyetlendirme, verimlilik ölçme, raporlama ve performans değerlendirme çalışmaları yapılmıştır. Ayrıca, tahmin edilen üretim süreleri ve hat üzerindeki çeşitli parametrelere göre üretim çizelgeleme çalışması tasarımı yapılmış olup firma tarafından test edilecektir. Yapılan çalışma, kendi kendine karar verebilen akıllı bir sistemin altyapısının oluşturulması bakımından önemli olup süreçlerin dijital ikizlerinin oluşturulmasına katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
Süt sektöründe endüstri 4.0 uygulamalarının gıda güvenliği yönetim sistemleri üzerine etkisi
Geçmişe bakıldığında 1750'li senelerden günümüze kadar endüstri devrimi, bilgi teknolojileri ve mekanizasyon anlamında değişim ve gelişim göstermiştir. 2011 senesinden itibaren ise Endüstri 4.0 adı ile dördünce kez değişime uğramış ve gıda sektörünün de bu değişime ayak uydurması kaçınılmaz bir durum olmuştur. Değişim ve gelişimin çok hızlı yaşandığı günümüzde ise teknolojik yenilikleri takip ederek ayak uydurmak, tüm gelişmelerden haberdar olmak küçük büyük tüm işletmeler için hayati bir önem taşımaktadır. Sanayide gerçekleşen tüm ar-ge ve inovasyon faaliyetlerinin temel hedefi üretim süreçlerinde verimliliğin arttırılmasıdır. Oysaki Endüstri 4.0 devriminin asıl hedefi verimlilik değil akıllı ürün ve akıllı makineler ile hammaddeden son ürüne kadar üretim süreçlerinin kontrol altına alınmasıdır. Bu gelişmelerin bir sonucu olarak verimliliğin artması da beklenmektedir. Endüstri 4.0 ile başlayan gelişmeler üretim bölümü başta olmak üzere, Endüstri 4.0'ın sağladığı insan kaynaklı hataların azalması, ürün stardizasyonu, kaynakların verimli kullanımı ile maliyetlerin azaltılması, hızlı ve pratik bir üretimin yanı sıra anlık takip ihtiyacını karşılaması ve müşteri memnuniyetinin sağlanması gibi kusursuz hizmet hedefleri diğer departmanlar da önemli avantajlar sağlamaktadır. Bu avantajların yanı sıra Endüstri 4.0 dönüşümüyle dört önemli kategori olan verimlilik, büyüme, yatırım, istihdam alanlarında da gelişme kaydedilmesi beklenmektedir. Literatüre bakıldığında ise Endüstri 4.0 ve gıda sektörünün bir arada ele alındığı kısıtlı sayıda çalışma mevcuttur. Bu çalışmada endüstrinin son evresi olan ve teknolojinin en üst düzeyde kullanıldığı Endüstri 4.0 uygulamaları incelenmiş, gıda güvenliği yönetim sistemleri üzerine etkisi ayrı ayrı araştırılmış ve süt sektöründeki Endüstri 4.0 uygulamalarının bahsedilen sistemler üzerindeki etkisine de değinilmiştir. Yerel ve büyük ölçekli bir süt işletmesinde 5 yıl önce başlatılan ve halen devam eden Endüstri 4.0 teknolojilerinin Gıda güvenliği yönetimi üzerindeki performans gelişimine olan etkilerinin, çeşitli sensörler tarafından toplanan veriler vasıtasıyla değerlendirilmesi ise bu çalışmanın amacını oluşturmaktadır. Materyal olarak Bursa bölgesinde yerleşik büyük ölçekli bir süt işletmesinde tüm üretim sürecindeki cihazların birbiriyle bilgi ve veri alışverişi için kullanıldığı, her türlü araç gerece entegre edilmiş, sensör ve işleticilerle donatılmış, internet bağlantılı akıllı elektronik siber-fiziksel sistemlerden elde edilen veriler kullanılmıştır. Bu kapsamda personel takipleri, hassas analitik ölçüm cihazları, haberleşme altyapısı, ölçüm ve sinyal işlemeye yönelik ekipmanlar ve yazılımlar ile fabrikadaki hammadde kabulünden başlamak üzere tüketiciye ulaşıncaya kadarki tüm aşamalardan toplanan günlük ve saatlik bilanço takip verileri kullanılarak gıda güvenliğine etkileri analiz edilmiştir. Ayrıca tüm tüketimler (hammadde ve yardımcı malzemeler, kimyasal, elektrik, su, doğalgaz), personeller, kayıplar (hammadde ve yardımcı malzemeler), verimlilik, maliyet azaltıcı aksiyonlar belirlenip takip edilerek üretim planlamalarının optimize edilmesine yönelik makine öğrenmesi ve yapay zekâ yaklaşımlarını içeren veri bankası da kullanılmıştır. Sonuç olarak; 2015 yılında başlayan 2017 yılından itibaren Endüstri 4.0 uygulamasına geçilmesine takiben 2022 yılına kadar yapılan analizler sonucunda toplam müşteri şikayetleri oranı 5,77 ppm den 1,17 ppm'e gerilemiştir. Toplam gıda güvenliği müşteri şikayetleri oranı 3.79 ppm'den 0.64 ppm'e gerilemiştir. İade ürün tonajı oranı 2015 yılında %1,56 iken 2022 yılında bu oran %0,99'a gerilemiştir. Uygun olmayan ürün oranı 2015 yılında %0,25 iken 2022 yılında %0,145'e gerilemiştir. Gıda güvenliği ile ilgili olarak 2015'de üretim prosesinde 21 olan gıda güvenliği KKN sayısı 2022 yılında 17'ye düşürülmüştür. Anahtar kelimeler: Sanayi devrimi, Endüstri 4.0, Gıda güvenliği, Süt işletmesi, Küresel rekabet, Dijitalleşme
Dijital dönüşümün yönetimi sürecinde üniversite öğrencilerinin endüstri 4.0 kavramsal farkındalık düzeyleri
Bu çalışmanın amacı "Dijital Dönüşümün Yönetimi" sürecinde üniversite öğrencilerinin Endüstri 4.0 kavramsal farkındalık düzeylerini belirlemektir. Çalışma, nicel araştırma desenine uygun olarak planlanmış ve tasarlanmıştır. Araştırmanın evreni, Türkiye'de dört farklı coğrafi bölgede bulunan dört üniversitenin Mühendislik ile İktisadi ve İdari Bilimler fakültelerinde öğrenim görmekte olan öğrencilerinden oluşmuştur. Araştırma örnekleminde, evrenden amaçlı örnekleme yöntemiyle belirlenen 472 üniversite öğrencisi yer almıştır. Veriler, araştırmacı tarafından geliştirilen Endüstri 4.0 Kavramsal Farkındalık Ölçeği (E4.0-KFÖ) yardımıyla toplanmıştır. Ölçek geliştirme çalışması araştırma örneklemine girmeyen bir mühendislik ve bir de iktisadi ve idari bilimler fakültesinde öğrenim görmekte olan 240 öğrenci üzerinden yürütülmüştür. E4.0-KFÖ'nin geliştirilmesi amacıyla literatüre dayalı madde havuzu oluşturulmuştur. Hazırlanan 70 maddelik taslak ölçek, 5 öğretim üyesinin görüşlerine sunulmuş ve 39 maddelik uygulama ölçeğine dönüştürülmüştür. Öğrencilerin cevapları SPSS 24 paket programı ile analiz edilmiştir. Kaiser-Mayer-Olkin (KMO) katsayısı "936" ve Bartlett testi sonucu da 0,001 manidarlık düzeyinde anlamlı çıkmıştır. Açımlayıcı faktör analizi sonuçları ölçeğin tek faktörlü yapısında açıklanan varyans %sinin "39,994" olduğunu göstermiştir. Geliştirilen E4.0-KFÖ ölçeğinin asıl örneklem grubu üzerindeki uygulaması, 2018-2019 Eğitim-Öğretim yılı güz yarıyılında dört üniversitede yer alan Mühendislik Fakültelerinin Elektrik-Elektronik Mühendisliği, Endüstri Mühendisliği ve Mekatronik Mühendisliği bölümleri öğrencileri ile İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Yönetim Bilişim bölümünde öğrenim görmekte olan 472 öğrenci üzerinde yürütülmüştür. Toplanan veriler SPSS 24 paket programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Analiz sonuçları, veri seti dağılımının normal dağılım olduğunu göstermemiştir. Bulgular, araştırma kapsamındaki öğrencilerin Endüstri 4.0 Kavramsal Farkındalık düzeylerinin orta altı düzeyde olduğunu göstermiştir. Cinsiyet değişkeni ve öğrencilerin öğrenim görmekte oldukları fakülte türüne göre yapılan t testi sonuçları; erkek öğrencilerin kavramsal farkındalık düzeylerinin kadın öğrencilere, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi öğrencilerinin Mühendislik Fakültesi öğrencilerine göre manidar olarak daha yüksek düzeyde bulunduğunu göstermiştir. Tek yönlü varyans analizi sonuçları; öğrencilerin üniversitelere, bölümlere ve genel not ortalamalarına göre görüşleri arasında anlamlı farklılıklar olduğunu gösterirken, sınıf düzeyi ve ortaöğretim mezuniyet kaynağı değişkenlerine göre anlamlı farklılıklar olmadığını da ortaya koymuştur. Araştırma sonuçları, ilgili literatür temelinde tartışılmıştır. Araştırma sonuçlarına bağlı olarak öğrencilerin Endüstri 4.0 Kavramsal farkındalık düzeylerini arttırmak amacıyla çok yönlü ve çeşitli farkındalık arttırıcı çalışmalarının yapılması önerisinde bulunulmuştur.
Yalın üretim sisteminde dijitalleşme ve endüstri 4.0 uygulamaları ile süreç iyileştirme analizi: Bir imalat işletmesinde uygulama
Endüstri 4.0 terimi, üretimin hem küresel lisanı hem de her aşamasının dijitalleştirilerek tüm iş süreçlerinin iyileştirilmesidir. Yalın üretim kavramı, ürünün oluşturulma biçiminden ürün gönderim sürecine kadar bütün işletme faaliyet kademelerinde tüm israfların ortadan kaldırılmasıdır. Dijitalleşmenin üretim sistemleri üzerindeki yansıması olan Endüstri 4.0 ve yalın üretim teknikleri uygulamalarının bütünleşik bir sistem olarak birlikte uygulanması tez çalışmasının temel esasını oluşturmaktadır. Süreçlerde işlevsel mükemmellik seviyesine ulaşabilmek ve dijital dönüşümde başarının önünü açmak için iki felsefenin bir arada yürütülmesi işletmelere birçok avantajı da beraberinde getirmektedir. Bu avantajlar, maliyetlerin minimum seviyeye düşürülmesi, müşteri memnuniyetinin yükseltilmesi, süreçlerin iyileştirilmesiyle verimliliğin artırılması ve müşteri taleplerinin çok hızlı bir biçimde karşılanması olarak sıralanabilir. Yalın üretim sisteminde, üretim hatlarının dijitalleştirilmesi ve Endüstri 4.0 uygulamaları tüm üretim süreçlerinin iyileştirilmesine odaklanır. Çalışmada, bu felsefelerin benimsenmesi ile küresel üretimde ve satışta rekabet gücünün arttırılması hedeflenmiştir. Kendi kendini optimize eden ve "Üretim Veri Toplama ve Barkodlu Ürün Takip Otomosyonu" olarak adlandırılan bu projede, süreçlerde ortaya çıkan sorunların kaynağı tespit edilmiş ve üretim hatlarının hedeflenen verimlilik değerlerini iş merkezlerinden toplanan anlık veriler ile karşılaştırmıştır. Ayrıca miktar, süre, hurda, duruş ve arızayla ilgili bilgilerin takip edilmiştir. Bu bilgilerin her düzeyde ERP sistemine aktarılarak gerçek zamanlı ürün ve stok takibi yapılması, bu veriler ile verimlilik arttırıcı, maliyet azaltıcı çalışmalar yapılarak üretim süreçlerinin iyileştirilmesi, tüm aşama boyunca sistemin anında izlenebilmesi ve rapor alınabilmesi kabiliyetiyle oluşan ve oluşabilecek tüm problemlerin engellenmesi amaçlanmıştır. Bu çalışmada, yalın üretim sistemini uygulayan ve Aydın ilinde otomotiv yan sanayi sektöründe etkinlikte bulunan bir işletmedeki yalın üretim istasyonlarının dijitalleştirilmesi süreçleri ele alınmıştır. Bu kapsamda, MES (Manufacturing Execution System) adı verilen dijital üretim yönetimi sistemi kullanılarak; verilerin anlık giriş yapılma; analiz edilmesi, takibi, analizi ve doğru yorumlanması aracılığıyla Toplam Ekipman Etkinliği (OEE) yöntemi uygulanmıştır. OEE değerlerinin arttırılması ve süreçlerin daha olumlu anlamda iyileştirilmesi odaklı uygulamalar gerçekleştirilmiştir. Ayrıca, MAS sisteminden çekilen raporlardaki verilerle olan, MAS sistemini destekleyen ve destekleyecek, MAS'tan farklı olarak işletmede yer alan farklı dijital yalın üretim tekniklerini kapsayan süreç iyileştirme çalışmalarına yer verilmiştir. Pilot hat olarak seçilen uygulama istasyonunda; manuel olarak giriş yapılan verilerle Geçmiş sisteme ait veriler aracılığıyla analiz edilen 2019 yılı Ağustos-Eylül-Ekim aylarının OEE ortalamaları, MAS'tan alınan anlık verileri aracılığıyla elde edilen ve doğrudan sistemin hesapladığı 2019 yılı Kasım-Aralık / 2020 yılı Ocak ayına ait OEE ortalamaları birbirleriyle ve dünyadaki ideal OEE ortalamasıyla kıyaslanmıştır Araştırmadan elde edilen sayısal sonuçlar tek başına dijitalleşmenin verimliliğe etkisini göstermez. Düşüncelerin amaçlanan faaliyetlere yönelik eyleme dönüştürülebilmesi için üniversite-sanayi-devlet üçgeninin bir arada hareket ederek dayanıklı ve sürdürülebilir bir tablo oluşturması önemlidir. Bu bağlamda, dijital dönüşüm yolculuğunda işletmelerin verimliliğini artırmaları için, tüm organizasyonların bütüncül şekilde birbirlerini desteklemeleri Endüstri 4.0 yolculuğunda başarının anahtarı olacaktır. Büyüme, istihdam, yatırım, iş dünyası, akademi dünyası ve devlet kurum ve kuruluşları gibi çevrelerde birçok insana farkındalık yaratmaktır. Böylece, ulaşılacak bu yeni seviyenin adaptasyonunun başarılı, kolay bir süreç içinde gerçekleşmesine yardımcı olmak, dijital okuryazarlık seviyesinin artırılmasına ve ülkemizin geleceğine olumlu yönde katkı sağlamak hedeflenmiştir. ANAHTAR SÖZCÜKLER: Yalın Üretim, Dijitalleşme, İmalatta Dijitalleşme, Endüstri 4.0, Süreç İyileştirme
Tarım sektörünün geleceği: Teknolojik bir bakış
Sanayi 4.0 her sektörün üretim yapısında olduğu gibi tarımsal üretiminin yapısında da önemli değişime yol açmıştır. Bu değişim ve gelişim tarım sektörünün verimini arttırarak ekonomilerdeki büyüme ve kalkınmanın yeni dinamiğini oluşturmaktadır. Teknoloji, tarım sektöründe de her geçen gün kendini daha fazla hissettirmektedir. Bilgi ve iletişim teknolojilerindeki ilerleme tarım sektöründe verimlik, kazanç ve kaliteyi yükselterek tarımsal üretimin küresel ekonomide göreceli önemini arttırmaktadır. Dünya Sanayi 4.0 sonrası dönemi hızla benimserken, tarımsal üretimin ana bileşeni olarak makinelerin birbirleriyle etkileşim halinde olmasıyla hız ve verimliliğin artırılması hedeflenmektedir. Aynı zamanda biyoteknolojik çalışmalar sonucunda artan dünya nüfusunun gıda taleplerini karşılayabilmek ve her türlü toprak ve iklim koşullarında ürün elde etme mümkün hale gelmektedir. Gelişen teknoloji ile tarımda kullanılan kimyasalların çevreye olan olumsuz etkisi en az seviyeye indirilmiş ve gıda güvenliğini arttırmak için iklim koşullarına uygun tohumların üretilmesi sağlanmıştır. Bu çerçevede çalışmanın amacı ise Sanayi 4.0 sonrasında tarım teknolojisinde yaşanan gelişmelerin tarım sektörü üzerindeki etkilerini incelemektir. Çalışmada tarım sektörünün gelişimi ve değişimi ülkemiz ve dünya ekonomisi açısında incelenmekte ve Sanayi 4.0 sonrasında tarımsal üretimi etkileyen dönüşümler belirlenmektedir. Bu dönüşümlerin tarımsal üretim düzeyi üzerine olan etkisi bilgi ve iletişim teknolojisi değişkenleri kullanılarak incelenmiştir. Elde edilen sonuçlara göre bilgi ve iletişim teknolojisi değişkenleri ile ifade edilen Sanayi 4.0 tarım sektörü üzerinde etkiye sahiptir.
Lojistik yöneticilerinin endüstri 4.0'ın işletme düzeyindeki etkilerine ilişkin görüşleri üzerine nitel bir araştırma: Bursa örneği
Küreselleşme ile birlikte meydana gelen teknolojik ve ekonomik gelişmeler, küresel pazarların ortaya çıkması, rekabetin küreselleşmesi ve son olarak da Dördüncü Sanayi Devrimi'nin yani bir diğer adıyla Endüstri 4.0'ın ortaya çıkışıyla her işletmede olduğu gibi lojistik sektöründe de işletmeleri hatasız ve daha etkili çalışmak zorunda bırakmıştır. Bu zorunluluklar neticesinde lojistik sektörü Endüstri 4.0 kapsamında; özellikle yeni iş modelleri, yeni müşteri beklentileri, pazar arayışları ve teknolojik gelişimleri içerisinde barındıran çok kapsamlı ve dinamik bir yapıya sahip olması sebebiyle lojistik ve tedarik zincirini dijital bir ortama taşımış ve yeniden yapılandırmıştır. Çalışmada bugün birçok sektörü etkileyen Endüstri 4.0'ın kârlılık, maliyet, işgücü, verimlilik ve yatırım anlamında etkileri çerçevesinde lojistik yöneticilerinin bilgi düzeyleri ve bu konuda yaptıkları hazırlıklara ilişkin görüşleri üzerine odaklanılmıştır. Araştırma, kuramsal bilgilerden ve Bursa'da faaliyet gösteren lojistik firmaları kapsamında yapılan ampirik bir çalışmadan oluşmaktadır. Çalışma üç bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde; Endüstri 4.0'ın temel kavramları kapsamında, Endüstri 4.0'ın tanımı, gelişim süreci ve bileşenleri açıklanmıştır. İkinci bölümde; lojistik kavramı ve Endüstri 4.0 ile ilişkisi kapsamında, lojistiğin temel kavramları, lojistiğin Endüstri 4.0 ile ilişkisi ve Endüstri 4.0'ın lojistik işletmeler üzerindeki etkileri incelenmiştir. Üçüncü bölümde ise araştırmanın uygulamasına yer verilmiştir. Üç lojistik yöneticisi ile yüz yüze gerçekleştirilen mülakatlar, araştırmacı tarafından yapılan içerik analizi sonucunda, Maxqda programında analiz edilerek "Endüstri 4.0'ın İşletmelere Sağlayacağı Avantajlar", "Endüstri 4.0'a Geçişte Karşılaşılan Zorluklar", "İşletmelerin Endüstri 4.0'a Hazır Olma Düzeyleri" başlıklarında sınıflandıktan sonra modellenmiştir. Elde edilen bulgular çalışmanın üçüncü bölümünde detaylı şekilde incelenmiştir.
Endüstri 4.0 ve yönetimsel stratejilere etkileri
Gelişen teknolojilerin günümüzde geldiği noktalardan biri olarak gösterilen Endüstri 4.0, rekabet koşullarına uyum sağlamak isteyen işletmeler için ortaya atıldığı 2011 yılından bu yana gündemdedir. Tüketicinin kaliteli, farklı ve daha kısa sürede ürün elde etme talebine çözüm arayan bu devrim, gelecekle ilgili öngörülerde de bulunulmasını sağlamaktadır. İşletme için bu geçiş sürecini yönlendirecek olanlar temelde yönetim kademesidir. Geçmişteki gibi hiyerarşik düzenler yıkılmaya başlasa da, geçiş kararının alınıp uygulanması genelde yönetimden başlayarak tüm örgüte yayılmaktadır. Ege Bölgesi, sanayinin gelişim açısından önde olduğu, rekabet koşullarına uyum sağlamaya çalışması dolayısıyla araştırma evrenini oluşturmuştur. Hazırlanan tez temel olarak üç kısımdan oluşmaktadır. İlk kısım konunun anlaşılırlığını arttırmak için endüstrinin gelişimi ve günümüzde geldiği nokta olan Endüstri 4.0'ın bileşenlerinden oluşmaktadır. Bu kısımda ayrıca Endüstri 4.0 gelişimine etki eden sosyo – ekonomik tetikleyiciler ve etkileri anlatılarak teorik çerçeve oluşturuluştur. İkinci kısım; tezin asıl bölümü olup başta yöneticiler olmak üzere tüm çalışan ve işletme çevresine Endüstri 4.0' la birlikte yaşanan değişiklikler, yapılması gerekenler anlamında ışık tutmaktadır. Tezin uygulama bölümünü oluşturan son kısımda 15 işletme ile gerçekleştirilen görüşmelerin ve analizlerine yer verilmiştir. Gerçekleştirilen görüşmeler neticesinde Endüstri 4.0'ın beklenti ve kaygı düzeylerini değiştirdiği; her iki açıdan da artırdığı görülmüştür. Sonuç olarak, Endüstri 4.0'ın işletmelerde rekabet gücünü arttırıcı bir etkiye sahip olduğu ve gelecekle ilgili yönetici beklentilerinin de yüksek olduğu tespit edilmiştir. Etkisi yönetim uygulamalarının yan ısıra geleneksel iş bölümü ve iş tanımlarını da değiştirdiği ve değiştireceği yönündedir.
Lojistik 4.0 ihtiyaçlarının belirlenilmesinde KFG : Bir lojistik firmasında uygulama
Endüstri 4.0 kavramı her geçen gün hem ulusal ve uluslararası akademik literatürde hem de endüstriyel alanda daha çok karşımıza çıkan bir kavram haline gelmiştir. 4. Sanayi devrimi olarak da adlandırılan bu yeni kavram, otomasyonun daha ileri düzeyde kullanıldığı, sistemler arası bütünleşmenin arttığı, internetin ve sensörlerin üretim sürecine dahil edildiği, bilişim teknolojileri ile endüstri faaliyetlerini bir araya getiren , daha az maliyetle ve daha yüksek güvenilirlikle çalışan sistemleri kapsamaktadır. Endüstrinin kazandığı bu yeni boyutun üretim sistemleri ile doğrudan ilişkili olan lojistik sistemlerini de etkilemesi kaçınılmazdır. Bu şekilde ortaya çıkan lojistik 4.0 kavramı ile işletmelerin birçok köklü değişikliğe gitmelerinin gerekliliği beklenen bir durumdur. Bu çalışmada, endüstrinin kazandığı bu yeni sürece uyum sağlama aşamasında olan bir lojistik firmasının yeni sisteme ait gereksinimlerinin tespitinde KFG yöntemi ele alınmıştır. KFG, müşteri memnuniyetini artırmak için müşteri ihtiyaçlarını teknik ihtiyaçlara dönüştüren müşteri odaklı bir yaklaşımdır. Bu çalışmada KFG, literatürde sıkça karşılaşılan kullanımından farklı olarak, bir lojistik firmasının lojistik 4.0 uygulamalarına sahip olabilmek için ne tür lojistik 4.0 ihtiyaçlarının olduğunun belirlenmesinde ve bu ihtiyaçları karşılayabilmek için ne tür teknik gelişimlere ihtiyaç duyduğunun ortaya konmasında kullanılmıştır. Çalışmanın temel amacı; yeni bir kavram olarak ortaya çıkan Lojistik 4.0'ın temel özelliklerini sunmak ayrıca yeniliğe açık fakat geleneksel yöntemler ile lojistik hizmetlerini sürdüren bir lojistik firmasının lojistik 4.0 kapsamında dizayn edilmiş yeni süreçler ile tanışmasını sağlamak ve bu yeni dizaynları kendi süreçlerine entegresyonu için neler yapması gerektiği konusunda önerilerde bulunmaktır.
Endüstri 4.0 ile akıllı üretimin işletme performansı üzerine etkisi: Vestel buzdolabı fabrikası'nda bir uygulama
İlk kez 2011 yılında telaffuz edilen Endüstri 4.0 ya da Dördüncü Sanayi Devrimi ile üretim yöntemleri bir kez daha köklü bir değişim yaşamaktadır. Tarihsel açıdan bakıldığında yaşanan üç sanayi devriminde sırasıyla, makineler üretime dahil edilmiş, elektrik enerjisi ile çalıştırılan bir bant üzerinde üretim seri şekilde gerçekleştirilmiş ve bilgisayarın üretim sistemleri ile entegrasyonu sağlanmıştır. Bugün ise Endüstri 4.0 başlığı altında, çeşitli teknolojilerin yardımıyla üretim sistemleri akıllandırılmaktadır. Akıllı üretim, Endüstri 4.0 teknolojileri kullanılarak gerçekleştirilen bir üretimi tanımlamaktadır. Aynı şekilde bu son moda teknolojiler ile donatılmış fabrikalar da akıllı fabrikalar olarak ifade edilmektedir. Farklı isimlerde olsalar da bu kavramlar aynı şeyi ifade etmektedir. Akıllı üretim başlığı altında modernleştirilen üretim sistemleri ile eskiye nazaran çok daha kaliteli ürünler, çok daha hızlı bir şekilde ve daha ucuza üretilebilmektedir. Aynı zamanda bu sistemler, üretim hattına esneklik kazandırmakta, yeni pazarlara ve müşterilere ulaşılmasını kolaylaştırmakta ve rekabette üstünlük sağlamaktadır. Daha birçok faydası olan bu sistem dolayısıyla işletme performansına da etki etmektedir. Çalışmada, akıllı üretim başlığı altında modernleşen üretim sistemlerinin işletme performansına olan etkisi araştırılmıştır. Endüstri devrimleri ile ilgili bilgiler verildikten sonra akıllı üretim kavramına geçilmiş ve konuyla ilgili literatür taraması yapılmıştır. Çalışmanın üçüncü bölümünde, Vestel Buzdolabı Fabrikası'nda bir uygulama gerçekleştirilmiştir. Uygulama aşamasında, fabrikada kullanılan yeni teknolojiler ve sistemler incelenmiş, daha sonra belirlenen performans göstergeleri yardımıyla akıllı üretimin işletme performansına olan etkisi ortaya konulmuştur.
Endüstri 4.0 'ın rekabet gücü üzerindeki etkisi: Türkiye ekonomisi analizi
İnsanlık, Dördüncü Endüstri Devrimi olarak bilinen yeni bir devrimin eşiğinde duruyor. Bu devrim fiziksel ve sanal dünyaları birbirine bağlayarak üretimin dijital dönüşümünü gerçekleştiriyor. Dördüncü devrim ile birlikte rekabet ortamı gittikçe zorlaşıyor ve eskisinden daha acımasız hale geliyor. Endüstri 4.0 rekabete yeni bir boyut kazandırmakla beraber, rekabet gücünü belirleyen faktörlere de etki ediyor. Dolayısıyla bu dönüşümün ülkelerin rekabet gücü üzerinde yaratacağı etkiyi anlamak son derece önemlidir. Endüstri 4.0 yeni iş yapma biçimleri sağlamakla birlikte yeni ürün ve hizmetler oluşturma ve üretimi gerçekleştirme konusunda yeni yollar sunacak. Bütün bunlar değişen ekonomik koşullara uyum sağlayabilen, değişen pazar talepleriyle baş edebilen ve hızla büyüyen uluslararası rakiplerle rekabet edebilecek endüstriler yaratmak için önemlidir. Önümüzdeki yıllarda üretim akıllı ve esnek üretim sistemlerine sahip üretime geçiş yapacak. Ürünler, makineler ve üretim tesisleri değer zinciri boyunca son derece ayrıntılı bir şekilde birbirileriyle bağlantılı olacak. Bu çalışmada Endüstri 4.0'ın rekabet gücü üzerindeki etkisi araştırılmaktadır. Bu bağlamda ilk olarak Endüstri 4.0 hakkında bilgi verilmiş ve dünyadaki uygulamalarından bahsedilmiştir. Daha sonra rekabet gücü teorilerine değinilerek, Endüstri 4.0'ın rekabet gücü ilişkisi ortaya konulmuştur. Son olarak da Türkiye'nin bu süreçteki rekabet gücü anlatılarak, politika önerilerinde bulunulmuştur.
Dijital tedarik zincirinden blok zincir teknolojisine paradigma sıçraması ve dijital paralar
Bu çalışmanın amacı, blok zinciri teknolojisinin teorik çerçevesini çizerek, lojistik ve dijital tedarik zincirinin uygulamalarına katkısının nasıl olduğunu, gelecekte bu teknolojinin gelişim potansiyelini ortaya koymaktır. Bu teknolojinin ortaya çıktığı 2008 yılından bu yana, neredeyse tüm endüstri alanlarıyla entegrasyon sağlayarak tam bir teknolojik devrime neden olmuştur. Bitcoin'in arka planında yatan blok zinciri, bloklar halinde şifrelenmiş dijital verilerin dağıtık kayıtlar yolu ve protokollerle birebir paylaşım sistemi olarak açıklanabilmektedir. Tez çalışmasında, blok zinciri teknolojisiyle tedarik zinciri yönetimi entegrasyonunun teknolojik dönüşüm süreci incelenmiş olup, 27 soru hazırlanarak,blok zinciri sistemini kullanan yöneticilerden oluşan 20 kişiyle görüşüldü. Birebir mülakat yapılarak açık uçlu ve likert ölçekli sorularla blok zinciri teknolojisi ve finans ilişkisi, tedarik zinciri üzerindeki etkileriyle ilgili veri toplanmıştır. MAXQDA 12 analiz programıyla elde edilen nitel veriler görselleştirilmiş, yapay sinir ağlarından da faydalanılarak ilişkiler ortaya çıkartılmıştır. Çalışma sonucunda mülakata katılan kişilerden elde edilen verilerin detaylı analizinde, hemen hemen tüm katılımcılar bu teknolojinin birçok alanda kullanılması, özellikle tedarik zinciri yönetiminde hızlı bir dönüşüme öncülük ettiğini söyledikleri ortaya çıkmıştır. Yine çalışmada teknoloji adaptasyonu ve kullanımı, sektörden sektöre, katılımcılarının çalışma alanlarına göre birbirinden farklılık gösterdiği sonucu ortaya çıkmıştır.
Üretimde dijital dönüşüm ve etkileri: Türkiye ekonomisi açısından bir analiz
Endüstri 4.0; modern teknolojilerle, modern değer zincirlerini bir araya getiren üretimde ortaya çıkan dijital dönüşümün yarattığı son sanayi devrimidir. Bu dönüşüm, gerçek ve sanal sistemleri, bilişimi, Nesnelerin İnterneti ile çeşitlenen İnternet servislerini içinde barındırır. Endüstri 4.0; internet, iletişim, bilişim, sensör, otomasyon, yapay zekâ – makine öğrenmesi ve robotik teknolojilerin üretim süreçlerini önemli biçimde etkilemesi ve değiştirmesi ile meydana gelen bir süreçtir. Günümüzde sanayi üretiminde yaşanan büyük değişimler ve sanayi devrimleri, ülkeleri rekabet gücü elde edebilmek için söz konusu değişim hareketine uyum sağlamak zorunda bırakmıştır, elde etmek istedikleri bu rekabet gücü için bazı stratejiler geliştirmişlerdir. Bu süreç 2011 yılında başlamış ve Endüstri 4.0 olarak adlandırılmıştır. Bu süreçten en önemli iki beklenti, yüksek verimlilik ve yüksek katma değer elde etme beklentisidir. Gelişmiş ve gelişmekte olan ekonomilerin süreci yakalayıp sürdürebilmeleri, gelecekte uluslararası konjonktürün neresinde olacaklarının belirlenmesi açısından oldukça önemlidir. Bu bağlamda, çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde 4. Sanayi Devriminin ortaya çıkışı, vizyonu, bileşenleri, tasarım ilkeleri, faydaları, fırsatları ve zorluklarına yer verilmiştir. İkinci bölümde ise, Endüstri 4.0'ın etkileri ve bileşenleri kapsamında dünyadaki uygulamaları ortaya konulmuştur. Son olarak üçüncü bölümde, endüstri 4.0 kapsamında Türkiye ekonomisinin durumu ve rekabet gücü analiz edilmiş ve ortaya konulan swot analizi sonucu, Türkiye'nin bu konuda Endüstri 4.0 uyumuna yönelik vizyonu ve olası politikaları ortaya konulmaya çalışılmıştır. Analiz sonucunda ülkemizde gerek özel kesim gerekse kamu kesiminde Endüstri 4.0 farkındalığının başladığı, fakat henüz yeterli seviyeye ulaşmadığı tesbit edilmiştir.
Endüstri 4.0 kapsamında inovasyon ve teknolojik gelişmelerin seçilmiş OECD ülkelerinin ekonomik büyümeleri üzerine etkisi: Panel veri analizi
Tarihsel süreç içinde farklı dönemlerde endüstri devrimleri gerçekleşmiştir. Endüstri devrimi kendi kendine oluşan bir süreç değildir. Geçmiş yüzyıllardan beri insanların ihtiyaçları doğrultusunda keşfedilen hemen her şey bir önceki keşfin başarılmasıyla ortaya çıkmaktadır. Bu çalışmada öncelikle birinci, ikinci ve üçüncü endüstri devrimleri ve bu devrimlerin toplumsal etkileri incelendikten sonra endüstri 4.0'a giriş yapılmıştır. Endüstri 4.0'ın önemi ve doğuşunda etkili olan nedenler veya faktörler ayrı ayrı ele alınıp incelenmiştir. İkinci bölümde ise endüstri 4.0'ın oluşmasını sağlayan kavramlar, teknolojik inovasyon konusunun önemi ve inovasyonlu teknolojik gelişmeyi ifade eden değişkenler OECD ülkeleri açısından incelenmiştir. Üçüncü bölümde ise, OECD ülkeleri arasında yer alan ve ekonomik etkinliği göz önünde bulundurularak ABD, Almanya, Fransa, Japonya, Kore, İngiltere ve Türkiye'nin dahil edildiği analiz çalışması yapılmıştır. Çalışmada, GSYİH büyüme oranı, arge harcamaları, arge ile ilgilenen araştırmacıların sayısı, bilgi ve iletişim teknolojisi ürünleri ihracatı, patent başvuruları sayısı, bilimsel ve teknik dergi makaleleri sayısı, yüksek teknoloji ihracatı verilerinden yararlanılarak 2000-2017 yıllarını kapsayan Panel Veri Analizi yapılmıştır. Ülke özelinde çıkan sonuçlara göre inovasyon göstergesi olarak ele alınan patent başvurusu, ABD'de büyümeyi, Almanya'da büyüme ve yüksek teknoloji ihracatını pozitif etkilemektedir. İnovasyon göstergelerinden bir diğeri bilimsel ve teknolojik dergi makale sayısı ABD, İngiltere, Japonya ve Kore'de büyümeyi, ABD, Almanya, Fransa, Kore ve Türkiye'de yüksek teknoloji ihracatını pozitif etkilemektedir. İnovasyon göstergelerinden bir diğeri arge de çalışan araştırmacıların sayısının Fransa, Japonya ve Kore'de yüksek teknoloji ihracatı, Türkiye'de büyüme üzerine pozitif etkisi çıkmıştır. Teknolojik gelişmelerin ekonomik etkinliğini gösteren yüksek teknoloji ihracatının ise büyüme üzerine doğrudan etkisi çıkmamakla birlikte ülke analizinde sadece ABD'de ekonomik büyümeyi pozitif etkilediği sonucuna ulaşılmıştır.
Endüstri 4.0'ın lojistik sektörüne olan etkileri
Küreselleşme ile beraber teknolojik ve ekonomik gelişmeler meydana gelmiştir. Her işletmede olduğu gibi lojistik sektöründe de işletmeleri hatasız ve daha etkili çalışmak zorunda bırakılması küresel pazarların ortaya çıkması, rekabetin küreselleşmesi ve son olarak da Dördüncü Sanayi Devrimi'nin diğer adıyla Endüstri 4.0'ın ortaya çıkışıyla olmuştur. Bu zorunluklar sonucunda Endüstri 4.0 kapsamında lojistik sektörü özellikle teknolojik gelişimleri, özellikle yeni iş modelleri, pazar arayışları ve yeni müşteri beklentilerini içerisinde barındıran dinamik ve çok kapsamlı bir yapıya sahip olması nedeniyle tedarik zinciri ve lojistiği yeniden yapılandırmış aynı zamanda dijital bir ortama taşımıştır. Sanayileşme süreci geçmişten bugüne uzanan bir süreçtir ve dört adet farklı olan dalga üstünden ifade edilmektedir. Tarihe şahitlik eden olaylar dünyanın global bir köy olmasına ortam yaratan internet ayrıca bilgi teknolojileri alanındaki devrim yaratan yenilikler, su ve buhar gücü yardımı ile devinim sağlayan makinelerin buluşu ve montaj hattının yardımı ile de seri şekilde üretime geçişidir. Endüstri 4.0 ile, batılı ülkelere has lan üretimde var olan rekabet avantajını tekrar elde etme motivasyonu sayesinde harekete geçmiştir ayrıca Endüstri 4.0 Almanya'da 2011 yılında meydana çıkarılmak suretiyle resmi biçimdeki sanayi politikası biçimini alan bir esnek üretim stratejisi olmaktadır. Bu devrim diğer devrimlere göre farklılık içermekte ve hızlı biçimde ilerlemektedir, otonom robot, nesnelerin interneti, büyük veri, siber fiziksel sistemler benzeri birçok teknolojik yapının sanayide kullanımını olası hale getirmekte ve var olan üretimi daha akıllı bir hal almasına yardımcı olmaktadır. Anahtar Kelimeler: Endüstri 4.0, Lojistik, Lojistik 4.0, Teknoloji
Endüstri 4.0'ın insan kaynakları yönetimi fonksiyonlarına etkisinin belirlenmesi: İzmir Organize Sanayi Bölgesi örneği
Endüstri 4.0 her geçen gün daha da önem kazanan bir kavram haline gelmiş, teknolojide yaşanan gelişmelerle birlikte etki alanını arttırmıştır. Teknolojinin hayatımızın önemli bir parçası olması, insanların hayatını kolaylaştırması, teknolojiyi yaşanan değişim ve dönüşümün odak noktası haline getirmiştir. Bu çalışma, Endüstri 4.0'ın İKY fonksiyonları üzerindeki etkilerini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Endüstri 4.0'ın beraberinde getirdiği yenilikleri, işgücü piyasasına taşımasıyla çalışma hayatını etki altına alırken, insan kaynağını da doğrudan bu değişim çemberine dâhil etmektedir. Bu değişim çemberinde İKY fonksiyonlarına dair insan kaynakları profesyonellerinin ortaya koyduğu iddiaların bu fonksiyonlarla örtüşen yanlarının olup olmadığı incelenmiştir. Bu çalışmada nitel araştırma deseninden yararlanılmış ve fenomenolojik yaklaşım kullanılmıştır. Görüşme tekniği çerçevesinde insan kaynakları profesyonelleriyle internet üzerinden yapılan görüşmelerde araştırmacı tarafından hazırlanan yarı yapılandırılmış sorular, araştırmanın öznelerini oluşturan 10 insan kaynakları profesyoneline yöneltilmiştir. Toplanan nitel verilerin analizinde NVivo 12 Pro yazılımından yararlanılmıştır. Araştırma bulguları dört tema altında ele alınmıştır. Bu bulgular, 'Temel Kavramlar', 'Endüstri 4.0 ve İKY', 'Endüstri 4.0 ve İşgücü Piyasası' ve 'Endüstri 4.0 ve İşletmeler' temaları altında incelenmiştir. Bu çalışma sonucunda, Endüstri 4.0'ın İKY fonksiyonlarına etki ettiği bulunmuştur. Bunun yanında değişim ve dönüşümden en çok etkilenen fonksiyonun işe alım ve eğitim olduğu tespit edilmiştir. Çalışma hayatında dijitalleşmeye olan talep arttıkça Endüstri 4.0'ın da İKY fonksiyonlarına etkisi sürmektedir. Endüstri 4.0'ın işgücü piyasası, işletmeler ve İKY üzerindeki etkileri kapsamlı bir şekilde incelendiğinde çalışan yetkinliklerinin, eğitim sürecinin ve işe alım fonksiyonlarındaki gelişimin uyum sürecine önemli katkılar sağlayacağı değerlendirilmektedir.