Funds
95 theses under this subject heading
Türkiye'de emeklilik yatırım fonlarının yönetimi
Sosyal güvenlik sorunu, özellikle son yıllarda hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerin başlıca problemi haline gelmiştir. Ülkemizde de sistemin mevcut yapısı ve işleyişi ile ilgili kaygılar olmasına karşın, 4632 sayılı Bireysel Emeklilik Tasarruf Sistemi Kanunu ile bu süreç için yeni bir sayfa açılmış oldu. Bireylerin aktif çalışma hayatlarının sonunda, refah düzeylerinin yükseltilmesine destek olacak ve kişilere ek bir gelir sağlamaya yardımcı olacak bu sistem, diğer taraftan da özel emeklilik fonları yarattıgı uzun vadeli fonlarla sermaye piyasalarının gelismesi ve saglıklı çalısmasında aktif rol oynamayı, makro ekonomik gelişmelere ön ayak olarak piyasalarda istikrarın sağlanmasına katkıda bulunmayı amaçlamıştır.Ülkemizde de kamu sosyal güvenlik sisteminin etkin bir şekilde çalışamaması yüzünden yeni bir yapı ihtiyacı ortaya çıkmış ve mevcut sistemin tamamlayıcısı niteliğinde, gönüllülük esasına dayalı olan Bireysel Emeklilik Sistemi yürürlüğe girmiştir. Sistemin verimli işleyebilmesi için, tüm tarafların etkin bir şekilde çalışması gerekmektedir. Kurumsal yatırımcı sayısının artmasıyla birlikte, para ve sermaye piyasalarında yatırım araçları çeşitlenecek ve uzun vadeli fonlarla piyasalar yeni bir boyut kazanacaktır.Genel olarak bakıldığında emeklilik yatırım fonlarının yönetiminde temel olarak iki yönetim ilkesi karşımıza çıkmaktadır. Sermaye piyasalarının değişkenliğine ve sistemin ülkelerdeki uygulanabilirliği değişiklik gösterse, her iki yaklaşımın da amacı ortak olup, bireylerin katkılarının güvenliğinin sağlanması ve katılımcının katkısının emeklilik döneminde istediği seviyeye ulaşmasını sağlamaktır.Anahtar Kelimeler: Sosyal güvenlik, bireysel emeklilik sistemi, emeklilik yatırım fonları, emeklilik fonları
Aktivist strateji ile hareket eden serbest yatırım fonlarının getirileri
Bu çalışmada aktivist serbest yatırım fonlarının işlemleri incelenmiştir. Çalışma kapsamında tespit edilen serbest yatırım fonlarına ait 1634 adet 13D formu ABD Menkul Kıymetler Borsa Komisyonu (SEC) web sitesinden indirilmiştir. Her bir aktivist hisse alım işleminden sonra hissenin fiyatının nasıl hareket ettiğine bakılarak farklı zaman aralıklarında aktivist işlem uygulanan şirketlerin performansları incelenmiştir. 574 farklı işleme ait hem kısa hem uzun vadeli performans verisi, son 20 yılda bu işlemleri taklit ederek S&P500 endeksinin performansının üstünde kazanç sağlanabileceğini göstermiştir. Çalışmada aktivist serbest yatırım fonlarının geçmiş bir yılda kötü performans sergileyen şirketleri daha çok tercih ettikleri saptanmıştır. Aktivist işleme ait form yayınlanmadan dokuz gün öncesine kadar ilgili şirketler ortalamada negatif performans sergilerken, bu tarihten sonra pozitif getiriler saptanmıştır. Aktivist serbest yatırım fonlarının işlem yaptıkları şirketlerin aktivist işlem öncesi ve sonrası getirileri farklı filtreler uygulanarak analiz edilmiştir. 1994 ile 2014 yılları arasında kısa vadeli performansta bir değişiklik olmazken, uzun vadeli performansta hafif bir düşüş trendi mevcuttur. Sektörel olarak en yüksek getiriler finans ve sanayi ürünleri sektörlerinde gözlemlenmiştir. İşlem sıklığı arttıkça serbest yatırım fonlarının getirileri de yükselmiştir. Aktivist serbest yatırım fonları en yüksek getiriyi piyasa değeri 100 milyon USD ile 500 milyon USD arasında değişen şirketlerde sağlarken en kötü performansı piyasa değeri beş milyar doları aşan şirketlerde yaşamışlardır.
İstatistiksel arbitraj: NYSE ve NASDAQ'da işlem gören hisse senetleri ve yatırım fonları için ikili işlem stratejisi
Sayıları gün geçtikçe artan hisse senetleri ve yatırım fonları, riskli arbitraj stratejileri için çok sayıda fırsatı da beraberinde getirmektedir. Algoritma oyuncuları tarafından geliştirilen riskli arbitraj stratejilerinden ikili işlem stratejisi otomatik alım/satım programlarında kullanılan stratejilerin başında gelir. İkili işlem stratejileriyle piyasa nötr portföyler oluşturulduğundan, strateji her türlü ekonomik koşul altında kâr elde etmeyi başarabilir. Bu çalışmada, hedge fonların ve büyük yatırım firmalarının yer aldığı bu oyunda, sınırlı imkan ve kaynakla ikili işlem stratejisi kullanılarak ne ölçüde kâr elde edilebileceği gösterilmiştir. İkili işlem stratejisi geliştirilerek 2011 ile 2015 yılları arası için NYSE ve NASDAQ'da işlem gören hisse senetleri ve yatırım fonları için performans test edilmiştir. İkili işlem stratejisini toplam 17 farklı varlık grubu için test eden algoritma tasarlanmış ve MATLAB'da kodlanmıştır. Verileri Yahoo Finance'dan otomatik çeken, ekonometrik modellere uyumluluğunu test eden, istatiksel olarak uygun seviyelerde pozisyon açan bir alım/satım programı geliştirilmiştir. İkili işlem stratejisinin sonuçları S&P 500 endeksinin yıllık getirisi ve Sharpe oranıyla kıyaslanmıştır. Uygulandığı yıllar ve varlıklar baz alındığında günlük kapanış verisiyle ikili işlem stratejisi kullanılarak kâr elde etmenin oldukça zor bir süreç gerektirdiği ortaya çıkmıştır. Parametrelerin performansı oldukça etkilemesi ve anlık değişebilen ekonomik koşullar nedeniyle, sürekli optimizasyon yapılması gerektiği gösterilmiştir. Buna rağmen ikili işlem stratejisine işlem maliyetleri de dâhil edildiğinde günlük kapanış fiyatları kullanılarak kâr elde etmek mümkün görünmektedir.
Kitle fonlamasına merkeziyetsiz bir yaklaşım non-fungible token (Nitelikli Fikri Tapu - NFT)'lar üzerine bir değerlendirme
Günümüzde blok zincirine bağlı teknolojik gelişmeler gün geçtikçe önem kazanmaktadır. Bu gelişmelerle birlikte Non-Fungible Token (NFT)'lar popülerliğini artırmıştır. NFT pazarındaki en yüksek satış hacmine sahip NFT koleksiyonları projelendirilirken ekseriyetle 5 bin ile 200 bin adet parça olarak üretilmekte olup, girişimciler; projelerine ihtiyaç duydukları kaynağı söz konusu parçaların satışından elde etmektedir. Öte yandan; ilk örnekleri 17. ve 18. yüzyılda olmak üzere kitle fonlaması günümüzde milyonlarca start-up ve projeye kaynak sağlayan alternatif bir finansman yöntemi olmuştur. Benzer şekilde kitlesel olarak fonlanan NFT koleksiyonlarının bu yönüyle kitle fonlamasına yakınsadığı düşünülmekte olup, NFT'ler ve kitle fonlamasına ilişkin herhangi bir akademik çalışmanın olmaması, işbu tezin; konuya ilişkin yapılacak ileri araştırmalara ve ihtiyaç doğrultusunda yapılacak kanuni düzenlemelere ışık tutacağı düşünülmektedir. Tezin ikinci bölümünde NFT'lerin teknolojik altyapısını oluşturan blok zinciri ve kripto paralar genel bir çerçevede incelenecektir. Üçüncü bölümde; NFT'ler ve türleri detaylı olarak ele alınacak, dördüncü bölümde ise; kitle fonlamasına ilişkin kavramlara ve düzenlemelere yer verilecektir. Tezin son bölümünde kitle fonlaması türleri ile NFT türleri kıyaslanarak benzeşen/yakınsayan türler mercek altına alınarak analiz edilecek ve mevcut düzenlemeler kapsamında bir değerlendirme yapılacaktır.
Avrupa Birliği fonlarının Türkiye'deki etkinliği: Tekirdağ örneği
Avrupa Birliği küresel bir aktör olarak da dünya siyasetinde yerini almaktadır. Küresel aktör olma rolü gereği Avrupa Birliği, dünya genelinde mali yardımlarda bulunmakta ve dünyada zorda kalan bölgelere kaynaklarını bütçe doğrultusunda aktarmaktadır. Bununla birlikte Birliğe üye olmayan fakat adaylığı söz konusu olan ülkelere de özellikle bölgesel politikalarını Birlik müktesebatına uyumlaştırmak bağlamında katılım öncesi mali yardımlarda bulunmaktadır. Bu kapsamda aday ülke olan Türkiye'de bu yardımlardan uzun bir zamandan beri yararlanmaktadır. Bu çalışmada Türkiye'ye sağlanan Avrupa Birliği Katılım Öncesi Sağlanan Mali Yardımların etkililiğinin Tekirdağ özelinde etkinliğinin değerlendirilmesi yapılacaktır. Bu kapsamda, Avrupa Birliği'ne adaylık sürecinde yerelde yapılan çalışmalarla katkısı değerlendirilecektir.
Impacts of eu pre-accession funds on regional growth in Turkiye: A spatial analysis
This thesis aims to investigate the influence of Instrument for pre-Accession Assistance (IPA) funds, which is a part of its candidacy process for joining the European Union (EU), on the regional growth in Türkiye. Our study focuses on analyzing the economic growth impacts of these funds and their spatial dimension, considering their implementation through the decentralized implementation system (DIS) method. As there is currently a dearth of empirical data on this subject, the aim of this study is two-fold. Firstly, our aim is to establish a comprehensive data set on EU pre-accession funds at regional level. Secondly, in order to close this gap, this thesis examines the effects of EU pre-accession, particularly IPA, funds on Türkiye's regional growth by using the established comprehensive data set. To our knowledge, it will be the first study to analyze the impacts of EU pre-accession funds on regional growth of Türkiye by using spatial econometrics techniques. After conducting the required statistical selection processes, we apply spatiotemporal fixed-effect Spatial Durbin Model with log-transformed spatially-lagged variables to estimate the model. As far as our main explanatory variable, IPA funds is concerned, our estimation results point out that there is no statistically significant impact of IPA funds on the growth of the local economy. Our estimation results also address the other important determinants of regional growth in Türkiye. Our results show that there is a pattern of conditional regional convergence, where regions having lower initial GDP points tend to experience more rapid economic growth, gradually catching up to regions with higher initial GDP levels. The coefficients of the employment rate as well as innovation variables are significantly positive in the model's main estimation part, which shows the positive influence of an increase in employment and innovation on regional economic growth. Our findings also reveal that spatial interactions between provinces play a crucial part in economic growth and highlight the importance of spatial analysis.
Belediyelere AB üye ülkeleri ile ikili işbirliğinden sağlanan fonlar
Yerel yönetimlerin yapabileceği hizmetlerin, üstlenecekleri sorumlulukların nitelikleri ve sınırları merkezi yönetim tarafından yasalarla belirlenmektedir. Benzer biçimde bu hizmetleri yaparlarken yararlanabilecekleri kaynaklar da yine merkezi idare tarafından tayin edilmektedir. Kendilerinin yapmaları gereken görevlerini belirlemede gerekse masraf kaynaklarını oluşturmada başvuru yapacakları kanun yapma ve vergi koyma erkleri yoktur. Avrupa Birliği'ne giriş safhasında olan ülkemizde kentleşme anlamında büyük bir role sahip olan belediyeler, kıt ve yetersiz kaynaklarıyla şehirleşmenin gerektirdiği gereksinimleri yerine getirmekle sorumludurlar. Ancak kaynaklarının yetersiz olmasından dolayı kentsel projeleri finanse edebilecek fonu yaratamamaktadırlar. Yüksek enflasyon nedeniyle iç pazardan uzun vadeli fon temini güçlüğü ve belediyelerin çok daha büyük ölçekli kentsel yatırımlara girişmeleri sonucu ortaya çıkan ek finansman gereği, uluslararası firmalardan alınabilecek fonları cazip hale getirdiği görülmektedir. Son zamanlarda özellikle büyükşehir belediyeleri bu amaçla Uluslararası Fonlarını kullanmakta olup, bu tür fonlara olan talep gün geçtikçe artmaktadır. Anahtar Kelimeler: Yerel Yönetim, Finansman, Avrupa Birliği, Para Fonu
Mismanagement of united nations aids and natural resources funds in Nigeria from 2006 to 2016
Nigeria is generally considered the giant of Africa. There are so many different aspects of this recognition within the global spectrum. In view of this, the might of the state cannot be debated but it is also beyond reproach. The study below portrays some of these aspects considering mismanagement of resource funds and aids in Nigeria between 2006-2015. In this period, Nigeria attained record levels in mismanagment and corruption. The wealth of Nigeria comes mostly from its resources, petroleum products being the largest resource the country is endowed with. Accounting for over 90% of the GDP, Nigeria is Africa's largest exporter of petroleum products and a prominent member within the global trade. This has given the country a significant position within OPEC (Organization of Petroleum exporting Countries). However, this study adds light to the fact that despite its potential, mismanagement of funds in these sectors has significantly impacted Nigeria's economy. Due to mismanagement, the people of Nigeria live under the poverty threshold. This has led the country to be one of the recipients of aids from around the world to support some of its sectors which are seriously affected by the mismanagement of states funds. The study brings an in-depth view into the mismanagement practices within the state and how the practices are carried out within the sectors of the state that accounts for most of it revenues. Looking into the mismanagement of funds and aids also presents how difficult it is for the people most afflicted to receive the aid they need. Notwithstanding, the research also evaluates the overall impact of the mismanagement on the state mechanism as a whole while presenting its impact on smaller institutions of the state. Finally, the study makes some policy suggestions which can alleviate the repercussions of mismanagement. Keywords: Mismanagement, Corruption, embezzlement, Fraud, Aid, Natural resources, Petroleum
Avrupa Birliği fonlarının sosyal siyasal ve ekonomik olarak uluslararasılaşmaya etkisi
Bu tezin amacı, Avrupa Birliği Fonları kapsamında Erasmus+ Programının uluslararsılaşma üzerindeki sosyal, siyasal ve ekonomik olarak etkisini araştırmaktır. Bu kapsamda literatür taramasının yanı sıra araştırma modeli olarak odak grup çalışması uygulanmıştır. Tez çalışmasının birinci bölümünde Kavramsal Çerçeve, Avrupa Birliği, kurumları ve politikaları ve AB fonları konularına yer verilmiştir. Tezin ikinci bölümünde, Erasmus+ ile AB Programları ve bu fonlar ile gerçekleşen proje, hareketlilik, öğrenme gibi uluslararası faaliyetlere yer verilirken yarattıkları siyasi, ekonomik, sosyal, kültürel ve teknolojik etkileri incelenmiştir. Tezin üçüncü bölümünde ise 6 Erasmus+ Koordinatörünün program hakkında görüşlerini almak amacıyla bir saha araştırmasına (odak grup çalışması) yer verilmiştir. Sonuç olarak Avrupa Birliği fonlarının özelde Erasmus+ Program faaliyetlerinin siyasi, ekonomik, sosyal, kültürel ve teknolojik olarak uluslararasılaşmaya etkisi olduğu ortaya konulmuştur. Anahtar Kelimeler: Avrupa Birliği Fonları, Uluslararasılaşma, Erasmus Plus.
Bireysel emeklilik sisteminde ve otomatik katılım sisteminde portföy yönetiminin işleyişi ve önemi. Otomatik katılım sistemine yönelik olarak nitel bir uygulama
Bireysel Emeklilik Sistemi ve Otomatik Katılım Sistemi, vatandaşlara emeklilik dönemlerinde iyi bir yaşam sunmak amacıyla ortaya atılan sistemlerdir. Bunun yanı sıra makro ve mikro düzeyde, ülke ekonomisine de çeşitli katkılar sağlamaktadır. Çalışmamızın amacı, Türkiye'de katılımcıların, Bireysel Emeklilik Sistemi ve Otomatik Katılım Sistemlerine olan bakış açılarını ortaya koymaktır. Ayrıca katılımcıların, Portföy Yönetimi ve fonlarla ilgili bilgi düzeylerini araştırmaktır. Ve katılımcının Otomatik Katılım Sistemi ile ilgili kararını verirken ne gibi faktörlere baktığını ortaya koymaktır. Çalışmamızda, Derinlemesine Mülakat Tekniği kullanılmıştır. Ve 24 katılımcıya, Bireysel Emeklilik ve Otomatik Katılım Sistemleriyle alakalı 8 adet soru sorulmuştur. Sonuç olarak, katılımcıların, portföy yönetimi gibi finansal konularda bilgi düzeylerinin iyi olmadığı, sistemin yeterince tanıtımının olmadığı, sistemin yatırımdan ziyade bir birikim aracı olarak görüldüğü ortaya çıkmıştır ve sonuç kısmında bunlara dair öneriler yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Bireysel Emeklilik Sistemi, Otomatik Katılım Sistemi, Portföy Yönetimi, Yatırım, Birikim, Tasarruf, Fon Yönetimi
Bireysel emeklilik sistemi ve Türk emeklilik fonlarının performans analizi
Araştırmanın evreni bireysel emeklilik alanında Türkiye'deki emeklilik şirketlerinin fon performanslarıdır. Tez içeriğinde ilk bölümde sosyal güvenlik sistemine genel olarak değinilmektedir. İknici bölümde bireysel emeklilik sisteminin tanımı yapılarak gelişimi açıklanacaktır. Son bölüm olan 3. bölümde ise Türk emeklilik fonlarının performans analizi yapılarak sonuç bölümünde değerlendirmeler yapılarak konumuz sınırlandırılacaktır.
Mikrofinans uygulamaları ve fonların etkinliği
Bu tez çalışması, Türkiye Grameen Mikrokredi Projesi (TGMP) aracılığı ile uygulanan mikrokredi ve mikrotasarruf çalışmalarına dayalı olarak gerçekleştirilmiştir ve hedef olarak belirlenen kadınlara, fonların nasıl kanalize edildiği, ihtiyaç sahiplerinin hangi desteklerden yararlandıkları ve bu sürede karşılaştıkları problemleri ve fonları etkin kullanmaları ile ilgili olarak yapılmıştır. Aldıkları destek tiplerinin, destekler hakkında bilgi sahibi olmaları, karşılaştıkları problemler ve fonları veya kaynakları etkin kullanabilmeleri üzerinde etkili olup olmadığını ölçmek amacıyla analizler yapılmıştır. Çalışma iki bölgesel alanda gerçekleştirilmiş olup, İstanbul şubeleriyle kentsel, Sivas şubesi ile de kırsal alandaki saha çalışmaları yürütülmüştür. Bu saha çalışmaları yaklaşık 3 aylık bir sürede gerçekleşmiştir ve anket sonuçlarını içermektedir. Tez, 6 ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde tezin amacı,araştırma soruları, kapsamı ve yöntemi incelenmiştir. İkinci bölümde mikrofinans sistemi ile ilgili tanımlar, sistemin ortaya çıkışı ve gelişimi, temel prensipleri, özellikleri ve amacı, hedef kitlesi, mikrofinansman fon kaynakları anlatılmıştır. Bunlara bağlı olarak mikrokredinin amacına değinilmiştir. Bu bölüm aslında sistem ile alakalı bir literatür araştırması olarak görülebilir çünkü sistemin olumlu ve olumsuz yönlerine değinilmiştir. Üçüncü bölümde literatür taraması ve dünyada ve ülkemizdeki uygulamalar anlatılmıştır. Mevcut uygulamalar ve bunların kimler, hangi kurum aracılığı ile yapıldığına değinilmiştir. Bu uygulamalar örneklerle açıklanmıştır. Dördüncü bölümde kredi ve tasarruf metodolojisi anlatılmıştır. Çalışma modeli ve kullanılan yöntemlere de değinilmiştir. Beşinci bölümde, TGMP çalışmasında fonların kadınlara kanalize edilmesi sırasında ne kadar bilgi sahibi olduklarını ölçme, karşılaştıkları problemler ve ne kadar etkin kullanıldığını ölçme amacıyla analizler yapılmıştır. Detaylı sonuçlar ile bu analizler anlatılmıştır. Son bölüm olarak altıncı bölümde, özet kısmı, sonuçlar ve değerlendirmeler kısımlarına değinilmiştir. Bu araştırmanın en önemli sonuçlarından birisi, kadınların aldığı destek tipleri yani fon kanalları, kadınların destekler hakkında bilgi sahibi olmaları, kaynakları etkin kullanarak amaçlarına ulaşmaları ve birikim yapabilmeleri üzerinde etkili iken diğer değişkenler üzerinde etkili değildir. Diğer bir sonuç ise, bölgesel alan moderatörünün bağımlı değişkenler üzerindeki etkisidir. Buna göre, bölgesel alan faktörü tek bir faktör olarak , kadınların destekler hakkındaki bilgi sahibi olmaları ve grup dayanışmasından kaynaklı problemlerle karşılaşmaları üzerinde etkilidir. Bu iki faktörün etkileşiminin ise bağımlı değişkenler üzerinde herhangi bir etkisi bulunmamaktadır. Başka bir sonuç ise başvurma amacının bağımlı değişkenler üzerinde herhangi bir etkisi tek başına iken bulunmamaktadır. Bölgesel alan ise tek başına, bilgi sahibi olma, grup problemleri üzerinde etkili iken bu iki faktörün etkileşimi grup problemleri, kaynağın etkin kullanılarak amaca ulaşma değişkenleri üzerinde etkilidir. Kadınların kaynakları etkin kullanmasında ve daha geniş kitlelere ulaşmada sıkıntılar yaşansa da TGMP'nin yaptığı bu çalışma sayesinde kadınlar daha aktif bir sosyal ve daha kaliteli ekonomik yaşama sahip oldukları gerçeği gözardı edilemez. Grup dayanışması sistemi iki bölgesel alan için farklı uygulamalar gerektirse de yardımlaşma ve komşuluk gibi değer kaybeden tanımları yeniden toplumsal hayatın içine katmaktadır.
Bireysel müşterilerin fon kullanımında katılım bankalarını tercih etme nedenleri üzerine Şanlıurfa ilinde bir araştırma
Ülkemizde hizmet sektörünün en önemli kollarından bir tanesi bankacılık sektörü olup, bu grubun üyelerinden biri de katılım bankalarıdır. Bu bankaların işleyiş prensibi ve hizmet anlayışı birçok müşterinin katılım bankalarını tercih etmesinde rol oynamıştır. Bu çalışmanın amacı, bireylerin katılım bankalarını tercih etme nedenleri ile cinsiyet, yaş, medeni durum, meslek, gelir ve eğitim durumu gibi demografik faktörler arasında anlamlı bir farklılık olup olmadığını ortaya koymaktır. Araştırmanın amacı doğrultusunda, Şanlıurfa ilinde faaliyet gösteren katılım bankalarından hizmet alan 410 bireyden veri toplanmıştır. Araştırmada ihtiyaç duyulan veriler online ve yüz yüze anket yöntemi ile elde edilmiştir. Verilerin normal dağılıp dağılmadığını belirlemek amacıyla faktörlerin basıklık çarpıklık değerleri kontrol edilmiştir. Ulaşılan değer -2 ile +2 arasında yer aldığından verilerin normal dağılım gösterdiği kabul edilmiştir. Bu doğrultuda araştırmada analizler, parametrik testler (t testi ve Anova) kullanılarak yapılmıştır. Müşterilerin katılım bankalarını tercih etme nedenlerinin alt faktörlerinden olan hizmet ve ürün politikası, faizsizlik prensibi ve tanıtımı ve alternatif dağıtım ve tutundurma kanalları ile cinsiyet arasında anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Medeni durum açısından ise alternatif dağıtım ve tutundurma kanalları ve tahsis politikası ile medeni durum arasında anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir. Yaş ile bireylerin katılım bankalarını tercih etme nedenlerinin alt faktörlerinin tamamı arasında anlamlı bir farklılık tespit edilirken, meslek açısından ise kart politikası alt faktörü hariç diğer tüm alt faktörler ile yaş arasında anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir. Gelir durumu açısından ise hizmet ve ürün politikası, alternatif dağıtım ve tutundurma kanalları ve tahsis politikası ile gelir arasında anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Ve son olarak ise eğitim ile bireylerin katılım bankalarını tercih etme nedenlerinin tüm alt faktörleri arasında anlamlı bir farklılık bulunamamıştır.
Varlık fonu etkinlik tartışmaları: Türkiye üzerine bir inceleme
Türkiye Varlık Fonu Yönetimi Anonim Şirketi, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından 26 Ağustos 2016 tarihinde, Türkiye Varlık Fonu kanun tasarısının kabulüyle resmi olarak kurulmuş ve ulusal varlık fonu konusu ekonomik anlamda yaşantımıza girmiştir. 6 Şubat 2017 tarihinde kanun hükmünde kararname ile birtakım büyük ölçekli kamu kuruluşları ve hazine arazileri bu fona aktarılmıştır. Bu büyük kapsamlı değişimler geniş çaplı ses getirmiş ve kamuoyu tarafından "varlık fonu nedir?" sorusu sorulmuştur. Bu çalışmada, Türkiye Varlık Fonu'nun etkinliği, portföyünde yer alan kurumların fona devredilmeden önce ve devredildikten sonraki yıllara ait finansal tabloları incelenerek araştırılmıştır. Bu çalışmanın sonucunda hem Türkiye Varlık Fonu'na aktarılan kurumların büyük bir kısmı hem de çatı olarak Türkiye Varlık Fonu'nun finansal olarak etkin olmadığı hatta devredilen bazı kurumların devredilmeden önceki durumlarından daha geriye düştükleri sonucuna varılmıştır.
Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerdeki kitlesel fonlamanın karşılaştırılması üzerine bir inceleme
Yeni kurulan işletmelere ve girişimcilere fon sağlamak üzere, özellikle girişimci bireyler veya küçük işletmeler tarafından kullanılan ve alternatif bir finansman yöntemi olan kitlesel fonlama 'crowdfunding', bireylerin dağıtılmış bir ağ ile kurumsal aktivitelerini geliştirmek için fikir, geri bildirim ve çözüm elde etmenin bir yolu olarak tanımlanmaktadır. Son yıllarda özellikle Amerika ve Avrupa'da, dikkat çekici ve popüler bir alternatif finansman kanalı olarak karşımıza çıkan kitle fonlaması, ülkemizde henüz yeni yaygınlaşmaya başlamıştır. Bu çalışma da, öncelikle, var olan literatür ışığında kitlesel fonlama kavramı, gelişimi, dünyadaki kullanım örnekleri ve kitlesel fonlama platformlarına ilişkin bilgiler sentezlenmiştir. Çalışmanı esas amacı, kitlesel fonlamanın başarısına etki eden faktörlerin araştırılmasıdır. Bu kapsamda, kitlesel fonlama (ödül temelli kitlesel fonlama) fon çağrısı yapan, başarılı ve başarısız projeler incelenmiş ve bu projelerin başarı ve başarısızlıklarına etki eden faktörler sinyal teorisi ve sosyal ağ teorisi çerçevesinde araştırılmıştır. Araştırmaya konu olan verilere, Türkiye ve Amerika'daki kitlesel fonlama platformları üzerinden (kickstarter, fongogo, arikovani, crowdfon) erişilerek, en çok tercih edilen ve populer iki sektör (film ve teknoloji) ve iki ülkeden, başarılı ve başarısız proje örnekleri incelenmiştir. Belirtilen kitlesel fonlama platformları üzerinden, projeye ilişkin (projeye ait web sayfası, proje açıklaması karakter uzunluğu, proje videosu, video süresi), fonlamaya ilişkin (ödül sayısı, fonlama süresi, hedeflenen fon miktarı, fon elde etme süreleri, maksimum ve minimum yatırım tutarı) ve proje sahibine ilişkin (cinsiyet, eğitim, yaş, deneyim, proje sahibi sosyal ağ-Instagram/Twitter/Linkedin durumu) olmak üzere üç türde veri elde edilmiştir. 60 başarılı ve 60 başarısız proje örneklerine ilişkin veriler, lojistik regresyon analizlerine tabi tutulmuştur. Araştırma sonuçları, ülke ve sektör bazında farklılıklar gösterse de, tüm verilerin yer aldığı lojistik regresyon analizi modellerinde, projelerin başarısına anlamlı şekilde etki eden faktörler, proje açıklama uzunluğu karakter sayısı, fonlama süresi, ödül maksimum ve minimum yatırım tutarları, ödül sayısı, proje sahibi hakkında bilgi olup olmaması, proje sayfasında video olup olmaması, proje sahibinin harici web sayfasına sahip olma, ile proje sahibinin Instagram, Twitter veya Linkedin hesaplarından birine sahip olma olarak sıralanmıştır. Çalışma, kitlesel fonlama kullanarak kendine kaynak yaratmaya çalışan projelerin başarı faktörlerini ampirik olarak inceleyen, ve olası başarı/başarısızlığa yol açan faktörleri gelişmiş ve gelişmekte olan iki ülke kapsamında irdeleyen bir çalışma olması bakımından öncülük ederek literatüre katkı sağlamaktadır.
Kitle fonlaması ve Türkiye uygulaması
Üretim faktörlerinin bir araya getirilerek girişimin faaliyete geçirilmesi ülke ekonomilerinin ekonomik ve sosyal olarak gelişimleri açısından önem arz etmektedir. Bir girişimin hayata geçmesi ve devam edebilmesi için finansmana ihtiyaç duyulmaktadır. Finansman ihtiyacını karşılayamayan girişimler bir fikir olarak kalmakta uygulamaya geçememektedir. Fikir aşamasında olan projelere geleneksel finansman kaynaklarından fon sağlanması zor olmakta, finans kuruluşları başlangıç aşamasındaki girişimlere geri dönme riski yüksek olduğu için fon sunmakta çekinceli davranmaktadır. Söz konusu durumda girişimcilerin proje fikirlerine fon sağlamak için alternatif finansman kaynaklarına yönelmeleri gerekmektedir. Alternatif finansman kaynakları proje aşamasındaki girişimlerin hayata geçirilmesi ve ülke ekonomilerine katkıda bulunması açısından önemlidir. Alternatif finansman kaynakları içerisinde yer alan "Kitle Fonlaması" girişimcilerin ve yatırımcıların son zamanlarda en çok dikkatini çeken yöntem olarak karşımıza çıkmaktadır. Ulaşım, iletişim ve bilişim sektöründe ki gelişmelere bağlı olarak internetin yaygınlaşması kitle fonlamayı belirli bir mekana ve/veya coğrafyaya bağlı kılmamış, farklı coğrafyalardaki kitlelere ulaşarak fon toplamalarını sağlamıştır. Dünya'da alternatif finansman kaynaklarının en etkin şekilde kullanıldığı ve ülke ekonomisinin güçlü bir konuma getirilmesi için katkı sunduğu ülke Çin'dir. Çin dışında birçok ülke alternatif finansman kaynaklarını etkin ve verimli şekilde kullanarak girişimlerin hayata geçmesi ile ekonomilerinin kalkınmasına katkı sağlamaktadır. Türkiye'de finansal kaynakların yetersiz olması, tasarrufların az olması ve alternatif finansman kaynakları ile ilgili bilgilendirmelerin olmaması nedeniyle söz konusu yöntemlerden aktif olarak faydalanılması gecikmiştir. Çalışmanın amacı, girişimciler için alternatif bir finansman kaynağı olan kitle fonlama modelinin ve kitle fonlamanın bir alt modeli olan paya dayalı kitle fonlamasının Dünya ve Türkiye'deki uygulamalarını incelemek, avantaj ve dezavantajlarını irdelemek, Türkiye'de paya dayalı kitle fonlamasının gelişimi için öneriler sunmaktır. Sonuç olarak, Türkiye'nin kitle fonlamasının güvenli bir şekilde uygulanabilmesi için gerekli yasal zemini oluşturma çabaları içerisinde olduğu söylenebilir. Türkiye'de yasal zemine yatırımcıların daha önce internet üzerinden toplanan fonların dolandırıcılık gibi vakalarla sonuçlanmasından dolayı ayrıca bir önem verilmektedir. Bununla birlikte platformlar üzerinden girişimcilerin denetlemek adı altında aşırı bir bürokratik bir yapı oluşturulmaması da önemlidir. Paya dayalı kitle fonlaması modeli Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler de hem finansman sağlama hem de mülkiyetin tabana yayılması için önemli bir fırsat olabilecektir.
A comparative study on mutual fund performances of emerging markets in the era of quantitative easing
This study aims to analyze six emerging markets' equity funds – Turkey, Poland, Taiwan, South Africa, India and Mexico – during the period between January 2009 and October 2014. After the global financial crisis of 2008 came a period of quantitative easing (QE), creating an increase in the money supply and leading to a capital flow from developed countries to developing countries. The stock markets of these selected emerging countries increased dramatically during the era of quantitative easing. In this work, a total of 73 equity funds (11 Turkish Equity Funds, 14 Polish Equity Funds, 15 Taiwanese Equity Funds, 10 South African Equity Funds, 12 Indian Equity Funds, 11 Mexican Equity Funds) are analyzed in order to compare these funds' performances within this period. In order to measure these funds' performances, the Sharpe ratio (1966), Treynor ratio (1965), Jensen's alpha (1968), Sortino ratio (1994) and M2 ratio (1996) methods are used. Jensen's alpha is also used in identifying selectivity skills of fund managers. Furthermore, the Treynor & Mazuy (1966) and Henriksson & Merton (1981) regression analysis methods are applied to ascertain the market timing ability of fund managers.
Pandemi sürecinde Türkiye'de işsizlik sigortası uygulamalarının işçi ve işveren açısından değerlendirilmesi
Tüm dünyayı etkisi altına alan ve ilk olarak 2019 yılında Çin'in Wuhan şehrinde ortaya çıkan Covid-19 pandemisi ekonomik ve sosyal hayatta küresel olarak bir değişim yaşanmasına neden olmuştur. Covid-19 pandemisi hayatın tüm alanlarını etkilediği gibi çalışma hayatını da etkileyerek, Türkiye'deki var olan işsizlik sorununun derinleşme nedenleri arasında yerini almıştır. Refah devlet rejiminin sosyal devlet anlayışı ile ülkelerin sosyal güvenlik sistemlerinin bir parçası olan işsizlik sigortasının temel amacı, işçilerin işsiz kaldıklarında karşılaşacakları gelir kayıplarını kısmen de olsa tazmin etmektir. Fakat Covid-19 pandemi sürecinde uygulanan aktif ve pasif istihdam politikaları ile işsizlik sigortası fonu işçilerden çok işverenlere destek sağladığı görülmektedir. İşsizlik sigortası fonu ile işçilere yaşadıkları gelir kayıplarını tazmin etmek adına ödenen ödeneklerin tutarları işçilerin hayatlarını idame ettirmeleri için gerekli olan yeme içme barınma gibi en temel ihtiyaçlarını karşılamaya yetecek oranda değildir. Örneğin Covid-19 pandemi döneminde 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu'nun Geçici 24'üncü maddesi ile işçilere sağlanan bir aylık toplam Nakdi Ücret Desteği tutarı yapılan araştırmalara göre dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı olan açlık sınırının çok çok altında kalmaktadır. Aynı zamanda gıda harcaması ile giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarının da çok çok altında olduğu yapılan araştırmaların bir diğer sonuçlarından biridir. Öte yandan işverenlere ödenen toplam teşvik tutarı ise nakdi ücret desteğinin iki katından fazla olduğu İŞKUR'un 2020 yılında için yayınladığı Fon Gelir ve Gider Bülteni incelendiğinde görülmektedir. Tüm bu bilgilerin ışında işsizlik sigortası daha çok işçinin işsiz kaldıklarında gelirlerindeki azalmaları tazmin etmektense amacının dışında işverenlere destek sağlayan bir fona dönüştüğü görülmektedir.
Kitle fonlaması ve İslam hukuku açısından değerlendirilmesi
Kitlesel fonlama, geleneksel finansal kaynaklara alternatif olarak kurumların ya da girişimcilerin, internet aracılığıyla çok sayıda kişinin desteklerinden yararlanılarak sosyal, kültürel ve kâr amaçlı girişimlere fon bulma çabalarıdır. Tez çalışmamızda kitlesel fonlamanın tanımı, mahiyeti, çeşitleri, İslam hukukunda karşılık geldiği yöntemler, konuya örnek kitlesel fonlama platformları ve fıkhî açıdan değerlendirilmesi yapılmıştır. Çalışmamız bir giriş ve iki bölümden oluşmaktadır. Giriş kısmında konunun hukuki mahiyetine, amacına, yöntemine ve kaynaklarına değinilmiştir. Birinci bölümde kitlesel fonlama teriminin kavramsal çerçevesi zikredilip, tarihine, çeşitlerine, mahiyetine değinilmiştir. Kitlesel fonlamanın çeşitlerine yer verilmiştir. Kitlesel fonlama sisteminin işleyişi ve avantaj ve dezavantajları ele alınmıştır. Çalışmanın ikinci bölümü, İslam hukuku perspektifinden kitlesel fonlama yöntemlerinin analizine tahsis edilmiştir. Bu bölümde kitlesel fonlamanın dört çeşidinin İslam borçlar hukukundaki hangi yönteme tekabül ettiğine yer verilmiştir. İslami kitlesel fonlama platformlarından birkaçı ele alınarak bir değerlendirmede bulunulmuştur. Çalışmamız ulaştığımız neticeleri ve önerilerimizi içeren bir sonuç bölümüyle tamamlanmıştır.
Blockchain as a basis for new venture capital investment: Comparison with traditional investment sources
The objective of this research is to contribute to the existing knowledge in the business field. Funding is an essential aspect of any business endeavour, whether it involves bank credit, personal savings of the founders, or venture investments. The research delves into the various perspectives involved in the fundraising process, examining how founders can achieve their goals through raising capital and how venture capital funds or private investors can leverage new technologies to enhance their investments. Two hypotheses were formulated: the first suggesting that investment tools utilizing blockchain technology could serve as a primary source of fundraising presently and in the future, and the second exploring the willingness of investors to embrace new technologies in an established industry and the potential speed of their adoption. The ultimate aim of this research is to develop a practical strategy for implementing blockchain in capital investment funds, accompanied by legal recommendations and actionable steps. A comprehensive literature review was conducted to explore traditional investment tools and strategies, comparing them to blockchain-based investment forms. The research employed a situational analysis, an interview with a venture capital representative as well as a survey targeting people, to evaluate the effectiveness of different fundraising and investment approaches and identify opportunities for industry development. The findings of the research highlight the significant role of blockchain tools in achieving the objectives of all stakeholders in the business landscape today. Drawing from these findings, personalized recommendations and a practical guideline for implementing blockchain tools were formulated.
Blok zincir teknolojisi ile fon toplama yöntemleri ve uygulanan kanunlar
This thesis analyzes and compares conventional fundraising methods such as initial public offerings, crowdfunding, venture capital and angel investors with blockchain-based fundraising methods such as initial coin offerings (ICO), security token offerings (STO) and initial exchange offerings (IEO). It then selects countries where blockchain-based fundraising methods are most actively used and compares the legal approaches and regulations in these countries. While this study is an academic contribution to the literature, it also serves as a professional guide for companies and legislators. The thesis uses literature review and encompassing comparative study of laws as research methods. The research questions: Which blockchain-based fundraising method can be used to replace conventional fundraising methods? What should be done to prepare the legal infrastructure for digital assets? Should new laws be created or can existing laws be applied? The results of the research can be listed as follows: STOs are preferable to IPOs, venture capital and angel investors, equity and lending based crowdfunding as they allow investors to become shareholders in return for their investments and provide the opportunity to borrow like bonds, while ICO can replace donation-based and reward-based crowdfunding, and IEO fulfills the function of intermediary platforms where crowdfunding is conducted. Some countries introduced new regulations, while others adopted regulations under existing laws. Common steps taken by all these countries include digital asset classification, anti-market manipulation, anti-money laundering, anti-terrorist financing requirements, licensing and prospectus compliance.
Borsa yatırım fonları ile A tipi yatırım fonlarının karşılaştırmalı performans analizi: Borsa İstanbul (İMKB) örneği
Türkiye tasarruf düzeyi açısından yalnızca gelişmiş ekonomilerin değil, benzer düzeyde bulunan gelişmekte olan ülke ekonomilerinin de altında bir noktada yer almaktadır. Yatırımcının güvenini kazanacak, risk ve getiri beklentilerini karşılayacak, yatırımcı profiline uygun farklı alternatifler sunacak yatırım araçlarının yaygınlaşması tasarruf düzeyinin gelişmesine katkıda bulunması muhtemel gelişmelerdir. Yatırım fonları ve borsa yatırım fonları Türkiye'de pek çok yatırım aracına göre yeni olmasına rağmen son yıllarda gösterdikleri gelişimle öne çıkmaktadır. Yatırım fonları ve borsa yatırım fonları farklı yatırımcı beklentilerine kolaylıkla cevap verebilecek yapıda olan ve özellikle küçük yatırımcının zorlandığı portföy yönetimi konusunda profesyonel yönetim avantajı sunan özellikli yatırım araçlarıdır. Bu iki yatırım aracının yadsınamaz benzerliklerinin yanı sıra önem arz eden farklılıkları da vardır. Çalışmanın amacı; gelişmekte olan bu iki yatırım aracına ilişkin derinlemesine bilgi vermenin yanı sıra A tipi yatırım fonları ve A tipi borsa yatırım fonlarının performanslarının kıyaslanmasını sağlamaktır. Bu amaçla 2008-2013 yılları arasında kesintisiz işlem gören toplam 28 adet A tipi hisse senedi ağırlıklı yatırım fonu ile 2 adet A tipi hisse senedi ağırlıklı borsa yatırım fonunun performansları farklı kriterlere göre ölçüm yapan teknikler kullanılarak analiz edilmiş ve sonuçlar yorumlanmıştır. Anahtar Kelimeler: A tipi yatırım fonu, A tipi borsa yatırım fonu, performans ölçüm teknikleri, risk, getiri.
Essays in financial economics, timing ability of mutual fund managers
This dissertation explores three different issues regarding mutual funds, consisting of three empirical studies. The first study investigates the evidence for market timing in the Turkish Real Estate Investment Trusts from 2004 to 2014. To this end, twenty-five Real Estate Investment Trusts in Borsa Istanbul are analyzed in three sub-sample periods around the Global Financial Crisis in 2007: Pre Crisis (2004-2006); Crisis (2007-2010) and Post-Crisis (2011-2014). As our findings indicate, there is no evidence that the Turkish Real Estate Investment Trusts have employed effective market timing. The second study examines the market timing abilities of Turkish variable-fund managers during 2011-2016 in a panel data framework, using interaction variables to assess the impact of global emerging-markets portfolio returns, country openness, technology advancement, economic growth, and derivative market size on these. For emerging markets, factors that impact the growth and development of the mutual fund industry may also be relevant. Our results show strong evidence for market timing ability, which increases with economic growth, country openness, global emerging-market portfolio returns, to a smaller extent for derivative market size, and decreases with technology advancement. The third study examines the liquidity timing ability of Turkish variable fund managers during 2011-2018, and how this ability is affected by the environmental factors such as the technological advancement level, the presence of derivatives market, the growth in the overall economy, the level of market openness, and the performance of portfolios for foreign exchange, gold, bond, real estate, and emerging markets. We use interaction variables within a panel data framework. We find strong evidence of liquidity timing ability of mutual fund managers even after controlling for environmental factors. The nature of the interactions for most of the control factors with liquidity timing ability is strongly significant and differs based on the factor.
A model proposal for performance measurement and performance rating for mutual funds
This study will be carried out to put forward a rating system that can measure performance of funds in Turkey, and to analyze whether or not this system can be used in investment decisions. For this purpose, the data of years 2009 - 2012 of two significant fund groups like Stock and Bill/Bond in mutual funds were taken from matrix data provider. Performances of funds were measured on criterion basis through 77 different fund performance criteria. Not all of 77 criteria evaluate funds from different aspects; some criteria measure performance from quite similar perspectives. Therefore; 77 criteria were classified in 7 groups, and 19 criteria were selected from them. It was aimed to develop an integrated rating methodology by taking significance degrees of criteria into consideration. Weighting of analysis criteria in rating system was determined via AHP and Fuzzy Logic Topsis method. In conclusion; 8 rating values, 7 sub and 1 main rating categories, were reached for each day through a scoring over 100. Whether or not a return could be obtained above a fund group average when investment is made in 3 funds showing best performances in the end of each month was examined through use of the rating values determined. The rating results obtained via both methods, and investment performances of the rating system developed were tested. For robustness of the study standard deviations obtained from an A-GARCH model are used to mimic the same investment strategy based on a single performance measure.