Football
529 theses under this subject heading
Futbolda gelir yönetimi
Günümüz dünyasında futbol hem bir eğlence aktivitesi hem de gittikçe büyüyen bir pazar durumundadır. Yayın ve reklam gelirleri, sponsorluk anlaşmaları, gişe ve lisanslı ürün gelirleri, oyuncu transfer giderleri, futbolcu ve menajer ücretleri futbolun artık endüstriyel bir sektör konumuna geldiğinin göstergesidir. Futbol pazarının parasal hacminin büyümesi futbol otoritelerini de harekete geçirmiş ve rekabet eşitliğini korumak adına finansal fairplay adıyla bir takım kısıtlayıcı kurallar hayata geçirilmiştir. Böylelikle kulüplerin gelir ve giderlerini kontrol altına alması gerekliliği ayrı bir önem kazanmıştır. Türk kulüplerinden bazıları da bu nedenle çeşitli cezalar almışlar ve bazı uluslararası turnuvalardan men edilmişlerdir. Bu çalışmada Türkiye Süper Lig'de mücadele eden kulüplerin gelirlerini artırmaları için izleyebilecekleri yöntemler araştırılmış, futbol sektöründe henüz kullanım alanı bulan gelir yönetimi yöntemlerinden de faydalanarak bu amaca yönelik bir uygulama yapılmıştır. Bu çalışmada öncelikle Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş'ın son beş sezonda iç sahada oynadıkları karşılaşmaların doluluk oranları ile bunlara etki eden faktörler analiz edilmiştir. Daha sonra analiz sonuçları göz önüne alınarak mevcut doluluğun sabit kaldığı durumda gelirlerin maksimize edilmesi amacıyla gelir yönetim modeli olan EMSR-b'nin uygulanmasına karar verilmiştir. Uygulama sonucunda bu yöntemle stadyum gelirlerinin artırılabileceği sonucuna varılmıştır.
Genç futbolcularda proprioseptif antremanın yüksek yoğunluklu eylemler ve beceri üzerindeki etkisi
Araştırmada genç futbolculara uygulanan proprioseptif antrenmanların futbolcuların yüksek yoğunluklu eylemlerine ve futbola özgü becerilerine ne düzeyde etki ettiğinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırma grubu, bir spor kulübünün futbol altyapısında spor yapan 30 erkek futbolcudan (Yaş = 15,86 ± 0,69) oluşmaktadır. Katılımcıların ön testlerine ait değerler göz önünde bulundurularak hipotez testleri yardımı ile tüm parametrelerin değerlendirilmesi sonucunda iki farklı ve homojen özelliklere sahip gruplar oluşturulmuştur. Bu gruplar; proprioseptif antrenman grubu (PAG) ve kontrol grubu (KG) olarak adlandırılmıştır. Araştırmada uygulanan testler, ölçümler ve antrenman protokolü pandemi sürecinde gerçekleştirilmiştir. Araştırma başlangıç aşamasında on beşer sporcudan oluşan iki grup oluşturulmuştur. Katılımcıların boy uzunluğu ve vücut ağırlığına yönelik antropometrik ölçümler gerçekleştirilmiştir. Yüksek yoğunluklu eylemler adı altında tanımlanan el-göz koordinasyonu, dikey sıçrama, sürat, çeviklik ve kor kuvveti dayanıklılığını belirlemeye yönelik testler katılımcılara uygulanmıştır. Katılımcıların aynı zaman dinamik denge performansları da belirlenmiştir. Futbola özgü becerilerinin belirlenmesinde pas, top kontrolü ve top sürme gibi özellikleri uluslararası testler ile ölçülmüştür. Araştırma bulguları neticesinde; KG ve PAG'ın yüksek yoğunluklu eylemler açısından yapılan karşılaştırmasında gruplar arasında anlamlı bir farklılık tespit edilmemiştir (p>0,05). Hem dominant hem de dominant olmayan ayakların dinamik denge performansının karşılaştırmasında da anlamlı bir farklılık tespit edilmemiştir (p>0,05). Futbola özgü beceriler içerisinde pas isabet oranı ve top kontrol sayısı değişkenlerinde PAG grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar belirlenmiştir (p<0,05). Pas süresi ve top sürme becerine ait değerlerde KG ve PAG arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık tespit edilmemiştir (p>0,05). Sonuç olarak, futbol antrenmanlarına ilave olarak yaptırılan proprioseptif antrenmanların futbol temel becerileri içerisinde gösterebileceğimiz pas isabeti ve top kontrolü gibi becerilerin gelişimine olumlu yönde katkı sağladığı ifade edilebilir. Anahtar kelimeler: Beceri, futbolcu, proprioseptif egzersiz, yüksek yoğunluklu eylem.
Elit futbolcularda sık görülen kas yaralanmalarının yük ve koşu parametreleri ile ilişkisi
Kas yaralanmaları, elit futbolcularda yüksek tempolu maç ve antrenman yüklerinin artmasıyla performans kaybına ve uzun süreli saha dışı kalmalara yol açan önemli bir sağlık sorunudur. Bu çalışmada Türkiye Süper Ligi'nde forma giyen profesyonel futbolcularda hamstring ve baldır kas yaralanmalarının antrenman yükü ve koşu parametreleri ile ilişkisi retrospektif olarak değerlendirilmiştir. 2021–2024 sezonlarında Türkiye Süper Ligi'nde elit seviyede forma giyen 85 futbolcunun GPS tabanlı dış yük verileri (toplam koşu mesafesi, hız zonları, sprint sayısı, ivmelenme-yavaşlama değerleri) ve akut-kronik iş yükü oranı (ACWR) analiz edilmiş; yaralanma kayıtları elektronik veri tabanından elde edilerek USG/MRG raporlarıyla doğrulanmıştır. Bulgulara göre toplam kas yaralanmaları değerlendirildiğinde sprint sayısı parametresinde yüksek yük grubunda yaralanma riskinin anlamlı düzeyde daha düşük olduğu tespit edilmiştir (OR=0,33; %95 GA: 0,12–0,94; p=0,037), ancak diğer yük ve koşu parametrelerinde istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmamıştır (p>0,05). Hamstring yaralanmalarına yönelik analizlerde incelenen parametrelerin büyük kısmında anlamlı ilişki görülmemiştir; Baldır kas yaralanmalarına ilişkin değerlendirmede ise toplam koşu mesafesi (OR=2,98; %95 GA: 1,01–8,84; p=0,048), yüksek ivmelenme sayısı (OR=3,34; %95 GA: 1,05–10,58; p=0,041) ve 20–25 km/sa hız aralığında kat edilen mesafe (OR=4,50; %95 GA: 1,21–16,78; p=0,025) değişkenlerinde düşük yük grubunda yaralanma riskinin anlamlı düzeyde yüksek olduğu belirlenmiştir. Bu sonuçlar, özellikle baldır kaslarında düşük yük haftalarının eksantrik kapasitenin azalmasına, kas-tendon dayanıklılığının zayıflamasına ve doku adaptasyonunun bozulmasına yol açarak yaralanmaya yatkınlığı artırdığını düşündürmektedir. Sonuç olarak sprint yükünün belirli bir seviyede korunması kas yaralanmalarına karşı koruyucu olabilirken hem aşırı yüklenme hem de yetersiz yüklenmenin risk yarattığı göz önünde bulundurulmalı; GPS tabanlı yük takibi ve pozisyona özgü yük planlaması profesyonel futbolcularda yaralanma riskinin öngörülmesi ve önlenmesinde kritik bir araç olarak kullanılmalıdır.
12-14 yaş grubu futbolcularda ınterval, MAS ve dar alan antrenman metotlarının MaxVO2 üzerine etkisinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı, 12-14 yaş grubu futbolculara uygulanan İnterval, MAS (Maksimum Aerobik Sürat) ve DAO (Dar alan oyun) antrenman metotlarının MaxVO2 (Maksimum Oksijen Tüketim Kapasitesi) üzerindeki etkilerini araştırmaktır. Araştırmaya bir futbol kulübünün altyapısında futbol oynayan 32 çocuk gönüllü olarak katılmıştır. Yaş ortalamaları 12.63 ± 0.71 yıl, boy uzunluğu 150 ± 8.94 cm ve vücut ağırlığı 40.51 ± 10.48 kg olan 16 futbolcu kontrol grubunu, yaşları 13.25 ± 0.68 yıl, boyları 154.31 ± 8.06 cm ve vücut ağırlığı 49.18 ± 14 kg olan 16 futbolcu deney grubunu oluşturmuştur. Kontrol grubunun sadece öntest- sontest ölçümleri alınmış ve kendi antrenmanlarına ek hiçbir antrenmana tabii tutulmamıştır. Deney grubuna ise haftada 2 gün kendi antrenmanlarına ek 30 dakika olacak şekilde ve 6 hafta boyuncu düzenli olarak antrenman uygulanmıştır. Deney grubu; yapılan öntest ve ölçümler sonrasında kendi içerisinde 3 gruba (MAS, DAO ve İnterval) ayrılmış ve farklı antrenman metotları uygulanmıştır. Antrenmanlar öncesinde kontrol ve deney grubundaki sporculara antropometrik ölçümler ile 30-15 IFT ve Shuttle Run testleri uygulanmıştır. Yapılan bütün ölçümler sonucunda istatistiksel hesaplamalar IBM SPSS İstatistik 26.0 versiyon programında analiz edilerek bulgularla sunulmuştur. Altı haftalık çalışma dönemi sonunda Shuttle Run öntest- sontest değerleri arasında MAS, DAO ve İnterval gruplarında anlamlı farklılık tespit edilirken (p<0.05), kontrol grubunda anlamlı farklılık bulunamamıştır. 30-15 IFT öntest- sontest değerleri incelendiğinde ise MAS, DAO, İnterval ve kontrol gruplarında anlamlı farklılık tespit edilememiştir. Sonuç olarak 12-14 yaş grubu futbolcularda 6 hafta boyunca haftada 2 gün şeklinde düzenli olarak uygulanan MAS, DAO ve İnterval antrenman metotlarının MaxVO2 seviyesini artırdığı tespit edilmiştir.
Halı sahada futbol oynayan 14-17 yaş aralığındaki oyuncuların bazı vital bulguları ve futbol tutumlarının incelenmesi
Bu çalışmanın amacı, halı sahada futbol oynayan 14-17 yaş aralığındaki oyuncuların bazı vital bulguları ve futbol tutumlarının incelenmesidir. Araştırmaya; yaş 15.28±0.846, boy 172.96±7.083, vücut ağırlığı 62.74±9.851 olan 134 kişi katılmıştır. Oyuncu gruplarının maç öncesi nabız ve oksijen saturasyonu değerleri incelenmiş olup, maç sonrası 1. ve 5. dakikalarda nabız, oksijen saturasyonu ve ateş değerleri ölçülmüştür. Yapılan bütün ölçümler sonucunda istatistiksel hesaplamalar IBM SPSS İstatistik 26.0 versiyon programında analiz edilip, anlamlılık değeri p<0.001 ve p<0.005 olarak değerlendirilmiştir. Çalışmada düzenli spor yapan kişilerin maç sonrası 5. dakika nabız değerlerinde, FUTÖ bireysel etki, toplumsal etki, toplam puan değerlerinde ve Covid-19 geçiren ve geçirmeyenler arasında maç sonrası 1. dakika nabız değerlerinde de anlamlı bir farklılık olduğu saptanmıştır. Oksijen saturasyonu ve ateş değerlerinde herhangi bir farklılığa rastlanmamıştır. Sonuç olarak düzenli spor yapanların maç sonrası nabız değerlerinin daha hızlı indiği ve toparlanma sürelerinin daha çabuk olduğunu, covid-19 geçiren oyuncuların nabız 1. dakika değerlerinin daha yüksek çıktığı görülmüştür.
Plantar deri rezistansının futbolcularda dayanıklılık üzerine etkisinin araştırılması
Bu çalışma futbolcularda plantar deri rezistansının dayanıklılık üzerine etkisini araştırılması amacı ile planlandı. Çalışmaya 18-30 yaş arasındaki 25 profesyonel futbolcu katıldı. Dominant ve dominant olmayan ayakta plantar deri rezistansı dijital multimetre (Marxlow markasının DT-830D modeli, Üretim Yeri: Çin Halk Cumhuriyeti) cihazı ile kişilerin plantar deri rezistansları ölçüldü. Yo-Yo Testi futbolcuların dayanıklılığını değerlendirmek için kullanıldı. Verilerin istatiksel analizi IBM SPSS Statistics 25 paket programı ile yapıldı. Futbolcuların dominant taraf plantar deri rezistans değeri ile dominant olmayan taraftan anlamlı düzeyde daha düşüktü (p<0,001). Dominant ayak plantar deri rezistans değeri ile futbolcunun yaşı, VKI ve futbol oynama süresi arasında anlamlı bir ilişki bulunmadı (p>0,05). Futbolcularda dominant ve dominant olmayan taraf plantar deri rezistans değerleri ile Yo-Yo dayanıklılık testi sonuçları arasında anlamlı ters yönlü güçlü bir ilişki bulundu(p<0,001) (r -,77, -,82).Sonuç olarak futbolcularda plantar deri rezistansı değerinin düştükçe Yo-Yo testi sonucunun artış gösterdiği söylenilebilir. Sonuç olarak futbolcularda plantar deri rezistansının futbolcunun dayanıklılığı ve performansı üzerinde belirleyici etkisi olan bir değişken olduğu gözlendi. Futbolcularda plantar deri rezistansı yüksekliği dayanıklılığı olumsuz yönde etkilemekteydi. Sonuç olarak deri rezistansı ölçümleri futbolcu değerlendirilmelerinde kullanılan bir yöntem olarak yer almalıdır.
Genç erkek futbolcularda yüksek şiddetli egzersizin bilateral açık ve ekstremiteler arası asimetriye etkisinin yaşa ve biyolojik olgunlaşmaya göre incelenmesi
KOCA, C., Genç Erkek Futbolcularda Yüksek Şiddetli Egzersizin Bilateral Açık ve Ekstremiteler Arası Asimetriye Etkisinin Yaşa ve Biyolojik Olgunlaşmaya Göre İncelenmesi, Hacettepe Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Hareket ve Antrenman Bilimleri Programı Yüksek Lisans Tezi, 2024, Ankara. Bu çalışma, genç erkek futbolcularda yüksek şiddetli egzersizin bilateral açık ve ekstremiteler arası asimetriye etkisinin yaşa ve biyolojik olgunlaşmaya göre incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Çalışmaya, en az iki yıldır aktif olarak futbol oynayan 10-15 yaş aralığındaki 79 genç erkek futbolcu katılmıştır. Katılımcılar, yaşa göre U-12 (n=27), U-14 (n=27) ve U-16 (n=25) olmak üzere 3 farklı grupta; zirve boy uzama hızı (ZBUH) dönemlerine olan uzaklıkları hesaplanarak belirlenen biyolojik olgunlaşma düzeylerine göre ise ZBUH öncesi (n=23), sırası (n=12) ve sonrası (n=15) olmak üzere yine 3 farklı grupta sınıflandırılmıştır. Katılımcıların antropometrik ölçümleri yapılarak tanımlayıcı bilgileri kaydedilmiş ve biyolojik olgunlaşma düzeyleri belirlenmiştir. Katılımcılar, bilateral açık ve ekstremiteler arası asimetri değerlerinin belirlenebilmesi için yüksek şiddetli egzersiz öncesinde ve hemen sonrasında rastgele sırayla bilateral ve unilateral aktif sıçrama testlerine katılmışlardır. Yüksek şiddetli egzersiz olarak 10'ar saniye dinlenme süreleri ile uygulanan 6x35 m koşu testi olan Anaerobik Sprint Testi (RAST) gerçekleştirilmiştir. Bağımsız gruplar arasındaki sonuçların karşılaştırılması için Tek Yönlü Varyans Analizi yapılmış ve gruplar arasındaki fark Scheffe Testi ile belirlenmiştir. Bilateral açık ve ekstremiteler arası asimetride yüksek şiddetli egzersize bağlı değişimlerin yaşa ve biyolojik olgunlaşmaya göre ayrı ayrı analizi tekrarlı ölçümlerde 3x2 (yaş/olgunlaşma x egzersiz) karışık desen ANOVA kullanılarak yapılmıştır. F istatistiği anlamlı bulunduğunda ise Scheffe Çoklu Karşılaştırma Testi uygulanmıştır. Yapılan analizler yaşa göre sınıflandırılan gruplar için bilateral açık üzerinde yaş etkisi ve yaş x egzersiz etkileşiminin anlamlı olmadığını gösterirken (p>0,05), egzersiz etkisi istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (F(1;76)=9,373; p=0,003; η2=0,110). Benzer şekilde biyolojik olgunlaşmaya göre sınıflandırılan gruplar için bilateral açık üzerinde olgunlaşma etkisi ve olgunlaşma x egzersiz etkileşimi anlamlı değilken (p>0,05), egzersiz etkisi istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (F(1;76)=8,834; p=0,005; η2=0,158). Ekstremiteler arası asimetri değerlerine bakıldığında ise yaşa göre sınıflandırılan gruplar için yaş etkisi ve yaş x egzersiz etkileşiminin anlamlı olmadığı (p>0,05), egzersiz etkisinin ise istatistiksel olarak anlamlı olduğu F(1;47)=4,503; p=0,037; η2=0,056) görülmüştür. Olgunlaşmaya göre sınıflandırılan gruplar için yapılan değerlendirmede ise olgunlaşma etkisi, egzersiz etkisi ve olgunlaşma x egzersiz etkileşiminin istatistiksel olarak anlamlı olmadığı belirlenmiştir (p>0,05). Sonuç olarak bu çalışmanın bulguları bilateral açık ve ekstremiteler arası asimetrinin yaş ve biyolojik olgunlaşmaya göre farklılaşmadığını ancak yüksek şiddetli egzersizden etkilendiğini göstermiştir.
The experimental study examining the effect of subject area knowledge on translation quality
This thesis aims to contribute to the research on the effect of subject area knowledge on the quality of translation focusing on a sports field: football. An experiment was conducted with a sample of university students in which they were divided into two groups: the experimental group and the control group. During the experiment, both groups took a pre-test translation task. Then, the experimental group participated in a 4-week special training program in the field of football. The control group continued their normal education in the department. Following the training program, both groups took a post-test translation task. Results were evaluated in terms of three categories: translation quality, terminology, and accuracy. The result of the pre-test translation task shows that there were no significant differences between the two groups. However, the result of the post-test translation task shows that there were significant differences between the two groups and also there were significant differences between the pre-test and post-test translation results of the experimental group. It was observed that experimental group participants who went through the training program performed better results compared to control group participants. This thesis aims to help emphasize the importance of subject area knowledge training in the translation process by focusing on football which to my knowledge, has not been studied in translation studies in terms of the effect of subject area knowledge
Adölesan futbolculara uygulanan motor imgeleme ve hareketin gözlemlenmesi temelli pliometrik eğitimin vastus lateralis ve biseps femoris kas mimarisi üzerindeki etkileri
Alt ekstremite kas-tendon yaralanmaları adölesan futbolcularda en sık görülen yaralanmalardır. Pliometrik eğitim (PE) ile kas fonksiyonunun geliştiği bilinse de nörobilim temelli PE'nin kasın makroskobik yapısı üzerindeki etkileri belirsizdir. Bu araştırmanın primer amacı, motor imgeleme ve hareketin gözlemlenmesi (Mİ+HG) temelli PE'nin vastus lateralis (VL) ve biseps femoris uzun başı (BFub) kaslarının penasyon açısı (PA), kas kalınlığı (KK) ve lif uzunluğu (LU) üzerindeki etkilerini incelemekti. İkincil amaç, eğitimin tek adım sıçrama performansı üzerindeki etkilerini değerlendirmekti. Otuz altı sağlıklı adölesan futbolcu (yaş: 13,91±1,05 yıl; boy uzunluğu: 162,22±10,20 cm; vücut ağırlığı: 52,09±8,33 kg) rastgele PE (n=17) ya da kontrol (n=19) grubuna atandı. Her iki gruptaki sporcular rutin antrenman programlarına devam etti. PE grubundaki sporcular ayrıca 8 hafta süresince, haftada 3 seans eğitim aldı. Eğitim 10 farklı egzersizden ve toplamda 3480 sıçrama aktivitesinden oluştu. Sporcular hazırlanan videoları izledi ve sıçradıklarını düşündü. Kas görüntüleri Soundcam mobil ultrason probu kullanılarak alındı ve daha sonra MicroDicom (V 2022.2 Bulgaristan) yazılımıyla analiz edildi. Her iki taraf sıçrama performansını değerlendirmek için tek adım sıçrama testi kullanıldı. Çıktılar başlangıçta, 4, 8 ve 12. haftalarda değerlendirildi. Kontrol grubundaki sporcuların kas mimarisi parametrelerinde sekiz hafta boyunca anlamlı değişiklik yoktu (p>0.05). VL PA eğitim grubunda dominant (ortalama fark =2,40±3,45°; p=0,01) ve nondominant tarafta (ortalama fark=3,32±3,75°; p=0,01) dördüncü haftada daha yüksekti. Benzer olarak, dominant (ortalama fark=0,15±0,19 cm; p=0,03) ve nondominant taraf (ortalama fark=0,24±0,23; p=0.01) VL KK'de anlamlı artış vardı. Dominant taraf BFub KK dışında (ortalama fark=0,21±0,31 cm; p=0,03), VL LU ve diğer BFub kas mimari parametrelerinde her iki tarafta da değişiklik yoktu (p>0,05). Nondominant taraf VL KK ile dominant taraf BFub KK'deki artışlar 4. ve 8. haftanın sonunda kontrol grubuna kıyasla eğitim grubunda daha yüksekti (p<0,05). Her iki taraf sıçrama performansı PE grubunda başlangıca kıyasla 4. ve 8. haftalarda önemli ölçüde daha iyiydi (ortalama fark=16.71±11.76 - 22.88±12.19 aralığında; p<0,01). Kontrol grubundaki sporcuların nondominant taraf sıçrama performansı 8. haftanın sonunda önemli miktarda artış gösterdi (ortalama fark=10,12±12,82; p=0,03). Eğitim grubundaki sporcuların kas mimarisi ve sıçrama performası takip süresince anlamlı değişim göstermedi (p>0,05). Bu araştırma, Mİ+HG temelli PE'nin kas mimarisini geliştirdiğine yönelik ilk kanıtları sunar. Gelecek araştırmaların yaralanmaya sahip sporcularda ve nörogörüntüleme araçları kullanılarak yürütülmesi önerilmektedir.
Toplumsal cinsiyetlendirilmiş bir kurum: Futbol antrenörlüğü mesleği
Bu yüksek lisans tezinde toplumsal cinsiyetlendirilmiş bir kurum olan futbol antrenörlüğünde kadınların maruz kaldığı eşitsizliklerin sistem odaklı incelenmesi hedeflenmektedir. Kadın antrenörler toplumsal cinsiyetlendirilmiş bir sistemin merkezindedir ve futbol antrenörlüğü mesleği aracılığıyla eşitsizliklere maruz kalmaktadır. Kadınların futbol antrenörlüğü aracılığıyla deneyimlediği toplumsal cinsiyet temelli eşitsizlikleri Toplumsal cinsiyetlendirilmiş kurum kuramı kullanarak açığa çıkarmayı amaçlıyorum. Tez çalışmasının sonunda, futbol antrenörlüğü kurumunu sistematik olarak çevreleyen toplumsal cinsiyet temelli eşitsizliklere karşı stratejik öneriler getirmeyi öngörüyorum.
Profesyonel futbolcu transfer sözleşmesi uyarınca tarafların hakları ve borçları
Profesyonel futbolcuların kulüp değiştirmesini ifade eden profesyonel futbolcu transferi uygulama farklı şekillerde karşımıza çıkmaktadır. Futbolcuların transferini gerçekleştirmek için uygulamada sıklıkla kullanılan profesyonel futbolcu transfer sözleşmesi hakkında henüz yasal bir düzenleme mevcut değildir. Bu çalışmada, profesyonel futbolcu transfer sözleşmesinin, akit taraflarına getirdiği hak ve yükümlülükler konu edilmiştir. Futbolcu transferinin pek çok farklı çeşidi olsa da bu çalışmada futbolcunun kesin ve kalıcı olarak kulüp değiştirmesi amacıyla, ilgili kulüpler ile futbolcu arasında akdedilen profesyonel futbolcu transfer sözleşmesi esas alınarak tarafların hak ve borçları ele alınmıştır. Bu bağlamda, öncelikli olarak profesyonel futbolcu sözleşmesinin hukuki niteliği tespit edilmiş ve diğer sözleşmelerle karşılaştırması yapılmıştır. Transfer sözleşmesinin tarafları arasındaki ilişkiler incelendikten sonra profesyonel futbolcu transfer sözleşmesinin taraflara sağladığı haklar ile yüklediği sorumluluklar açıklanmıştır.
Futbol sektörünün yeniden yapılanma sürecinde kurumsallaşması: Türk futbolunun Türkiye imajına etkisinin incelenmesi
TİLEV, Emre. Futbol Sektörünün Yeniden Yapılanma Sürecinde Kurumsallaşması: Türk Futbolunun Türkiye İmajına Etkisinin İncelenmesi, Yüksek Lisans Tezi, İstanbul, 2012.Bu araştırmanın amacı, ülkemizde tutkuyla takip edilen her yerde konuşulan ve dünyanın son 200 yılına gerçek anlamda damgasını vuran futbol olgusunun yeniden yapılanma sürecinde kurumsallaşmanın etkilerini incelemektir. Futbol oyunun dünya ülkelerini saran bir tutkudan öte diğer boyutlarının yansımalarını da ortaya koymaktır. Futbolun sadece bir oyun olmadığı bir endüstri olduğunu ve bu endüstri kolunun her geçen süre içinde daha da büyüyerek geliştiğini açıklamaktır. Birinci bölümde futbolun tanımı ve doğuşu; futbolun tarihsel gelişimi incelenmiştir. İkinci bölümde futnolun yeni yapılanma sürecinde kurumsallaşma ve futbolun daha iyi algılanabilmesi için oyunun yüzeysel kural analizi yapılmıştır. Üçüncü bölümde Türkiye Lig Kurumu ve Avrupa Ligleri hakkında karşılaştırmalı olarak yapılan incelemelere yer verilmiştir. Dördüncü bölümde uygulama kısmında; ?Türk Futbolunun Türkiye İmajına Etkilerinin İncelenmesi? anket metoduyla incelenmiştir. Bu araştırmada; internet üzerinden 354 kişiyle anket yapılmıştır. Futbolu yerinde (statlarda) izlemiş, 167'ü ya hiç izlememiş yada statlara hiç gitmemiş 104'ü ile antket yapılmış ve toplanmıştır. Ulaşılan sonuçlara göre, ülke imajını oluşturan bileşenlerden kültürel olanaklara, ekonomik yansımalardan oyuna bakışa kadar tüm kriterler ele alınmıştır. En son bölüm olan beşinci bölümde de sonuçlara ve önerilere yer verilmiştir.
Futbol oyuncularının ego durumlarıyla takımlarındaki pozisyonlarının uyuşma (bağdaşıklık) düzeyinin saha içi performansları ile ilişkisi
Bu araştırmanın amacı, futbol oyuncularının (futbolcuların) takım içinde görev yaptıkları mevkilerin gerektirdiği (beklenen) ego durumları ile (gözlenen) ego durumlarının bağdaşıklık düzeyinin, oyuncuların saha içi performanslarıyla ilişkisini ortaya koymaktır. Araştırmanın örneklemini, Süper Lig'de yer alan; Galatasaray, Trabzonspor ve Gençlerbirliği ile 1. Lig'de yer alan; Samsunspor ve Antalyaspor takımlarında kaleci, orta saha, bek, stoper ve forvet mevkilerinde oynayan 103 futbol oyuncusu oluşturmaktadır. Araştırmaya katılan sporculara Transaksiyonel Analiz Kuramı bağlamında Ego Durumları Ölçeği uygulanmıştır. Buna ek olarak Araştırmacı tarafından oluşturulan Kişisel Bilgi Formu verilerek doldurması sağlanmıştır. Teknik Direktörlerden futbol mevkilerinin her birinin gerektirdiği düşünülen kişisel özellikleri Ego Durumu Ölçeğinde doldurması istenmiştir. Futbol oyuncularından ise, kendilerinden algıladıkları özellikleri işaretlemeleri istenmiştir. Teknik Direktörlerden ayrıca 5'li likert ölçeğine göre oyuncuları gerek saha içi, gerekse antrenmanlardaki performanslarına göre değerlendirmeleri istenmiştir. Futbol oyuncularının oynadıkları mevki ile ego durumları ki-kare istatistiği ile karşılaştırılmıştır. Oyuncuların performanslarının, ego durumları ile takım içi mevkileri arasındaki bağdaşım durumuna göre nasıl bir görünüm sergilediğini belirlemek amacıyla da ki-kare uyum istatistiği uygulanmıştır. Analiz sonucu elde edilen ki-kare değerinin anlamlı çıkması durumunda ise post-hoc testlerinden yararlanılmıştır. Araştırma kapsamında tüm verilerin anlamlılık düzeyi p < 0.05 düzeyinde sınanmıştır. Elde edilen verilerin analizi SPSS istatistik paket programı ve Microsoft Excel programı kullanılarak yapılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara bakıldığında, mevkilerdeki oyunculardan, mevkinin gerektirdiği ego durumları bağlamında beklenen (birincil ve ikincil) ego durumları ile gözlenen (birincil ve ikincil) ego durumları arasındaki bağdaşım bağlamında; kaleci, orta saha, bek ve stoper mevkilerinde istatistiksel olarak anlamlı sonuçlar elde edilmiştir. Futbol oyuncularının takım içindeki mevkileriyle-ego durumu bağdaşımında saha içi performanslarına baktığımızda, futbol oyuncusunun mevkisinin gerektirdiği (beklenen) ego durumu ile gözlenen ego durumu arasındaki bağdaşıklık (örtüşme, uyumu) söz konusu olduğunda, oyuncunun, performanslarının daha iyi olduğunu, futbol mevkisi ile ego durumu uyumlu olmadığında oyuncunun performansının daha düşük olduğu görülmüştür.
8 haftalık core antrenman programının 12-13 yaş futbolcularda bazı motorik parametreler üzerine etkisinin incelenmesi
Bu araştırma 8 haftalık core antrenman programının 12-13 yaş erkek futbolcular üzerinde seçili motor parametrelere etkisini incelemek amacı ile yapılmıştır. Araştırmaya, yaşlarının ortalaması 12,6±0,50 (yıl), boylarının ortalaması 156,93±6,31 (cm), vücut ağırlığı ortalaması 49,73±9,56 (kg) ve vücut kitle indeksi ortalaması 20,06±2,88 (kg/m2 ) olan 15 deney grubu ve yaşlarının ortalaması 12,66±0,48 (yıl), boy ortalaması 153,80±10,55 (cm), vücut ağırlığı ortalaması 47±11,56 (kg) ve vücut kitle indeksi ortalaması 19,62±3 (kg/m2 ) olan 15 kontrol grubu olmak üzere toplam 30 erkek futbolcu çalışmaya katılmıştır. Gerçekleştirilen ölçümlerde, 30 metre Sürat Testi için fotosel, Otur-Eriş Esneklik Testi için sit and reach sehpası, Flamingo Denge Testi için flamingo denge aleti, Dikey Sıçrama Testi için SmartJump markalı jumpmetre ve Fonksiyonel Hareket Analizi (FHA) için FHA testini ölçen bir alet kullanılmıştır. Elde edilen ölçüm verilerinin analizi için SPSS-26 istatistik yazılımı kullanılmıştır. Deney ve kontrol gruplarının, 8 haftalık bir süre zarfında uygulanan ön test ve son test ölçüm sonuçları karşılaştırılmıştır. Ön test ve son test verilerinin karşılaştırılmasında paired sumple T testi, bağımsız grupların karşılaştırılmasında ise independent sumple T testi uygulanmıştır. Değişkenler arasındaki farklılığın değerlendirilmesinde, anlamlılık düzeyi olarak 0,01 ve 0,05 değerleri tercih edilmiştir. 30 m Sürat ölçüm sonuçlarında deney ve kontrol grubunda istatistiksel açıdan anlamlılık tespit edilmiştir (p<0,01). Otur-Eriş Esneklik ölçüm sonuçlarında deney grubunda istatistiksel düzeyde anlamlılık saptanmıştır (p<0,01). Kontrol grubunda istatistiksel düzeyde anlamlılık saptanmamıştır (p>0,05). Flamingo Denge ölçüm sonuçlarında deney grubunda istatistiksel olarak yüksek düzeyde anlamlılık saptanmıştır (p<0,05). Kontrol grubunda istatiksel olarak anlamlılık saptanmamıştır (p>0,05). Dikey Sıçrama ölçüm sonuçlarında deney ve kontrol grubunda istatistiksel açıdan anlamlılık saptanmıştır (p<0,01). FHA ölçüm sonuçlarında deney ve kontrol gruplarında istatistiksel açıdan anlamlılık saptanmıştır (p<0,01). Sonuç olarak; 8 haftalık core antrenman programının futbolcularda 30 m. sürat, esneklik, denge, dikey sıçrama ve FHA parametrelerinde olumlu etkilerinin olduğu düşünülmekte olup antrenman programlarında bu çalışmalara yer verilmesi tavsiye edilebilir. ANAHTAR KELİMELER: Futbol, Core, Antrenman, Sporcu, Performans
Genç futbolcularda yüzme egzersizlerinin bazı temel beceri gelişimi ve fiziksel parametreler üzerine etkisi
Bu çalışmada sekiz haftalık düzenlenmiş su egzersizlerinin genç futbolcularda bazı temel beceri ve fiziksel parametrelere olan etkisi incelenmiştir. Araştırmaya, yaş ortalaması 16,93±0,96 (yıl), boy ortalaması 173,33±8,33 (cm), Vücut Ağırlığı (VA) 61,93±4,99 (kg), Vücut Kitle İndeksi (VKİ) 20,62±1,51 (kg / m²) olan 15 deney grubu; yaş ortalaması 16,93±0,96 (yıl), boy ortalaması 173,33±8,33 (cm), VA'sı 61,93±4,99 (kg), VKİ'si 20,62±1,51 (kg / m²) olan 15 kontrol grubu olmak üzere toplam 30 kişi dahil edildi. Çalışmanın evrenini Kuzey Irak'ın Dhoke kentindeki yerel kulüplerde futbol oynayan yaşları 16-18 arasında olan genç oyuncular oluştururken, örneklemini ise Kuzey Irak'ın Dhoke kentindeki Peris Spor Akademisi'nde oynayan yaşları 16 – 18 arasında olan toplam 30 genç futbolcu oluşturdu. Bütün katılımcılar haftada 3 gün, günde 90 dakika aktif olarak futbol antrenmanlarını sürdürdüler. Bunun dışında deney grubuna futbol antrenmanının dışında haftada 3 gün günde 90 dakika temel yüzme egzersizleri yaptırıldı. 8 haftalık futbol ve yüzme antrenmanı öncesinde ve sonrasında olmak üzere iki defa ölçüm alındı. Yapılan ölçümlerde 30 metre koşu testi için 1/1000 sn hassasiyetinde elektronik fotosel, esneklik değerlerinin tespit edilmesinde otur-eriş testi, dikey sıçrama testi ölçümlerinde jump metre, el-pençe kuvveti ölçümlerinde takei marka dijital el-dinamometresi, sırt-bacak kuvveti ölçümünde takai marka dinamometre kullanıldı. Ölçümlerden sağlanan işlenmemiş verilerin analizinde SPSS–26 istatistik programı kullanıldı. Araştırmaya katılan tüm katılımcıların egzersiz öncesi ve egzersiz sonrası ölçümleri arasındaki değişimi görmek için eşleştirilmiş örneklem T-testi uygulandı. Gruplar arasındaki fark için Bağımsız Örneklem T-testi kullanıldı. Deney ve kontrol grubunun şınav testi, sırt-bacak kuvveti, sırt kuvveti ve sağlık topu fırlatma parametreleri ön test son test ölçüm ortalamalarının kıyaslanmasında istatistiksel açıdan anlamlı farklılık gözlendi (p<0,05). Aynı şekilde tüm katılımcıların 30 metre sprint, esneklik, yatay sıçrama, dikey sıçrama, el kavrama kuvveti değerlerinde egzersiz öncesi ve egzersiz sonrası ortalamaları istatistiki açıdan anlamlı bulunmadı (p>0,05). Her iki grubun kafa ile top sektirme testi parametreleri ön test son test ölçüm ortalamalarının kıyaslanmasında önemli bir farklılık gözlendi (p<0,05). Aynı şekilde deney kontrol grubunun slalom, kaleye şut ve top sektirme değerlerinin egzersiz öncesi ve egzersiz sonrası kıyaslamalarında önemli bir fark gözlenmedi (p>0,05). Sonuç olarak; planlanmış yüzme egzersizlerinin futbolcuların bazı motor beceri ve futbol beceri performansına dolaylı olarak katkıda bulunabileceği düşünülmektedir.
Futbola özgü küçük alan oyunlarına verilen kinematik ve fizyolojik parametrelerin Türkiye U-21 süperligi müsabakaları ile karşılaştırılması
Amaç: Bu çalışmanın amacı; 4v4, 8v8 KAO ve müsabakada ortaya çıkan fizyolojik ve kinematik parametrelerin karşılaştırılmasıdır. Gereç ve Yöntem: Çalışma Türkiye Süper Ligi 2018-2019 liginde mücadele eden bir takımın 16 oyuncusu(yaş: 19,62±0,80, boy: 177,7±6,9 cm, vücut ağırlığı: 71,44 ±8,02) üzerinde yapılmıştır.Denek grubunun tamamı en az 5 yıl lisanslı futbol oynamıştır.Çalışma grubuna YoYo ARTS1 testi yapılmıştır.Test sonucu MKAS belirlenmiştir.Daha sonra 2018-2019 sezonu Türkiye U-21 Süper Liginin 2. Yarısında Ocak ve Mayıs ayları arasında 4v4, 8v8 ve müsabakalara oynanmıştır.Toplam Kat edilen Mesafeler, 20 km/s üzeri kat edilen mesafeler, 24 km/s üzeri kat edilen mesafeler, MKAS'ın %80-90 arasında geçirilen süre, MKAS'ın %90-100 arasında geçirilen sürenin ölçümleri alınmıştır. Bulgular: Yapılan istatistiksel analizler sonucunda 4v4, 8v8 ve müsabaka arasında yapılan incelemede Toplam Kat Edilen Mesafede (TKEM), 20 km/s üzerinde kat edilen mesafede, 24 km/s üzerinde kat edilen mesafede, MKAS'ın %80-90 ve %90-100 arasında geçirilen sürede anlamlı bir farklılık görülmüştür.Şiddet yönünden 4v4, 8v8 ve Müsabakada MKAS'ın %80-90 arasında geçirilen sürede benzerlik görülmüştür. Sonuçlar: Sonuç olarak Küçük Alan Oyunları ile Müsabakalar arasında kinematik olarak ve MKAS'ın %90-100 arasında farklılıklar vardır.Ancak MKAS'ın %80-90 arasında geçen sürede Küçük Alan Oyunları ve Müsabakalar arasında benzerlik bulunmuştur. Anahtar Kelimeler : Futbol, Küçük Alan Oyunu, Kinematik, Fizyolojik
Ayak bileği instabilitesinin 18-30 yaş aralığındaki futbolcularda diz kas kuvveti ve esnekliğine etkisi
Lateral ayak bileği burkulması, spor popülasyonlarında en sık gözlenen yaralanma çeşididir. Ayak bileği yaralanma riski yüksek olan aktiviteler arasında açık havada veya oyunun temas, sıçrama ve yön değişiklikleri içeren kapalı alanlarda oynanan takım sporları yer almaktadır. En yüksek burkulma oranı futbolda meydana gelmektedir. Bu çalışmada 18-30 yaş aralığındaki futbolcularda ayak bileği instabilitesinin diz kas gücü ve esnekliğine etkisini ortaya koymaktı. Çalışmaya İstanbulda'a bulunan Göktürk Spor Kulübü ve Altınyıldız Spor Kulüplerinde bulunan 18-30 yaş aralığında 32 amatör futbolcu dahil edildi. Bireyler kontrol grubu (n=16) ve çalışma grubu (n=16) olmak üzere iki gruba ayrıldı. Her iki gruptaki bireylerin demografik bilgileri ve yaralanma ile ilgili hikayeleri kaydedildi. Bireylerin diz kas gücünü ölçmek için 1 Maksimum Tekrar Yöntemi, diz esnekliğini ölçmek için Otur-Uzan Testi uygulandı. Fonksiyonel ayak bileği instabilitesi durumunu ve derecesini belirlemek için Cumberland Ayak Bileği İnstabilitesi Anketi (CABİA) kullanıldı. Sporcuların fiziksel fonksiyonları Ayak ve Ayak Bileği Yetenek Ölçütü (FAAM) Türkçe versiyonu ile değerlendirildi. Ayak bileği instabilitesinin diz kas kuvvetine etkisi bulunamadı (p>0,05). Ayak bileği instabilitesinin diz esnekliğine etkisi saptanmadı (p>0,05). Her iki grup arasında Cumberland Ayak Bileği İnstabilitesi ve Ayak ve Ayak Bileği Yetenek Ölçütü bakımından anlamlı bir fark gözlenmedi (p>0,005). Çalışma sonunda ayak bileği instabilitesinin diz kas kuvveti ve esnekliğine herhangi bir etkisinin olmadığı sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler : Ayak bileği instabilitesi, diz kas gücü, esneklik, lateral ayak bileği instabilitesi.
Sosyal zekanın yaşam becerisine etkisi: Kadın ve erkek futbolcular örneği
Sosyal zeka, bazı durumlarda sadece insan ilişkilerine yönelik beceriler olarak ifade edilirken bazı durumlarda da olayların ve bulunulan durumun bilincinde olarak etki eden sosyal hareketlilik ile bireylerin diğer kişileri idare ederken amaçlarına ulaşabilmesi konusunda katkı sağlayan etkileşim ve strateji bilgisi olarak tanımlanabilmektedir. Bireylerin sağlıklı bir şekilde yaşamlarını sürdürebilmeleri için sahip olmaları ve geliştirmeleri gereken bir takım yaşam becerileri vardır. Bunlar bilişsel, davranışsal, kişisel ve kişiler arası olmak üzere çok yönlü becerilerdir. Hayatın her alanını kapsayan bu yaşam becerileri bireyin eğitimiyle başlayan ve devam eden bir süreçtir ve bireyin içinde yaşadığı farklı çevrelerde örneğin okulda, evde ve işte başarılı olabilmesi için gerekli becerilerdir. Bu çalışmada; Futbol oynayan kadın ve erkek sporcularda sosyal zekanın yaşam becerisine etkisi araştırıldı. Bu kapsamda demografik etkenlerin sosyal zeka ve yaşam becerisini nasıl ve ne oranda etkilediği ortaya çıkmaktadır. Sosyal zeka ve yaşam becerisi ölçekleri futbol oynayan kadın ve erkek sporculara uygulanmıştır. Demografik değişkenlerin sosyal zeka ve yaşam becerisine ilişkin farklılık durumlarını belirlemek için t ve anova testleri, sosyal zekanın yaşam becerisine etkisini belirleyebilmek için de regresyon analizi yapılmıştır. Futbol oynayan kadın sporcularda sosyal zeka değişkeninin puan ortalamasının daha yüksek, futbol oynayan erkek sporcularda ise yaşam becerisi değişkeninin puan ortalamasının daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Futbol oynayan kadın sporcularda sosyal zekanın yaşam becerileri üzerinde anlamlı ve pozitif yönde bir etkisi vardır. Sosyal zeka değişkeninin (p=0,00<0,05) sig. değeri 0,05'ten küçük olması nedeniyle t değeri de her düzeyde anlamlı bulunduğundan sosyal zeka değişkeninin katsayısı istatistiksel olarak anlamlıdır. Bu sonuca göre futbol oynayan kadın sporcularda yaşam becerileri değişkenini arttırmak için sosyal zeka değişkeninin de artırılması gerekmektedir.Futbol oynayan erkek sporcularda sosyal zekanın yaşam becerileri üzerinde anlamlı ve pozitif yönde bir etkisi vardır. Sosyal zeka değişkeninin (p=0,00<0,05) sig. değeri 0,05'ten küçük olması nedeniyle t değeri de her düzeyde anlamlı bulunduğundan sosyal zeka değişkeninin katsayısı istatistiksel olarak anlamlıdır. Bu sonuca göre futbol oynayan erkek sporcularda yaşam becerileri değişkenini arttırmak için sosyal zeka değişkeninin artırılması gerekmektedir.
Erken adölesan 11-14 yaş dönemde futbol oynayan erkek çocukların beslenme ve egzersiz durumları ile BKI düzeylerinin değerlendirilmesi
Bu çalışma, erken adölesan dönemde futbol oynayan erkek çocukların beslenme ve egzersiz davranışları ile beden kitle indeksi arasındaki ilişkiyi ve bunları etkileyen faktörleri belirlemek amacıyla, İstanbul'un Sancaktepe ilçesi Fenerbahçe Futbol Okulu ve Beykoz ilçesi Ortaçeşme Spor Klubünde 110 adölesan ile gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın verileri, 'Anket Formu' ve 'Beslenme-Egzersiz Davranış Ölçeği' ile toplanmıştır. Verilerin analizinde IBM SPSS 22.0 " The Statistical Package for the Social Sciences-PC version 22.0" paket programı, tanımlayıcı istatistikler için frekans, yüzde, ortalama, standart sapma, minimum, maksimum analizleri, Kolmogrov Smirnov testi, ikili sayısal verilerin ilişki testlerinde pearson korelasyon analizi; ikili grup karşılaştırmalarında bağımsız T testi, üç ve üstü parametre içeren grup karşılaştırmalarında isetek yönlü varyans (ANOVA) analizi uygulanmıştır. Katılımcıların yaş ortalamaları 11,87±0,91'dir. Kardeş sayısı (kendisi dahil) ortalama 2,31±1,01'dir. Ne kadar süredir futbol oynadıkları incelendiğinde ortalama 3,54±1,69 yıldır futbol oynadıkları görülmüştür. Günde ortalama 1,93±1,41saat TV izledikleri izledikleri saptanmıştır. Çalışmanın sonucunda, katılımcıların BKİ durumlarıyla kardeş sayısı, yaş, ne kadar süredir futbol oynadığı, günde kaç saat TV izlediği, günde kaç litre su içtiği arasında anlamlı bir ilişki saptanmamıştır. Çalışmaya katılan adölesanların yaşa göre ağırlık persentil değeri bakımından %70,0'ının normal, yaşa göre boy bakımından %60,0'ının normal, yaşa göre BKİ bakımından ise %77,3'ünün normal olduğu bulunmuştur. Bu araştırmada katılımcıların öğün atlama durumları incelendiğinde %60,9'u bazen atladıklarını, öğün atlayanlara sorulduğunda en çok atlanan öğünün öğle öğünü (%40,5) olduğunu ifade etmişlerdir. BKİ ile öğün düzeni ve sağlıklı beslenme-egzersiz davranışı arasında negatif yönlü bir ilişki saptanmıştır.
Futbolcularda kültürel zekanın motivasyona etkisi
Bu çalışmada, futbol oynayan sporcularda kültürel zekanın motivasyon üzerindeki etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmaya online anket formunu doldurmayı onaylayan 112 erkek ve 101 kadın olmak üzere 213 futbolcu katılmıştır. Çalışmada veri toplama aracı olarak demografik bilgi formu, kültürel zeka ve yetişkin motivasyon ölçeklerinden oluşan anket formundan yararlanıldı. Ölçeklerin bu çalışma örneklemine uygunluğunu belirlemek amacıyla geçerlik ve güvenirlik analizleri yapılmıştır. Geçerlik ve güvenirlikleri doğrulanan ölçeklerin toplam ve alt boyut puanlarının betimsel istatistik ve demografik değişkenlere göre karşılaştırma analizleri yapıldıktan sonra kültürel zeka ile motivasyon arasındaki ilişki incelenmiştir. Çalışmada futbol oynayan bireylerin kültürel zeka ve motivasyonlarının orta düzeyde olduğu, kültürel zeka ile motivasyon arasında pozitif yönlü ve anlamlı ilişki olduğu ve kültürel zekanın motivasyon üzerinde pozitif yönlü ve anlamlı etkiye sahip olduğu bulguları elde edilmiştir. Çalışmada ayrıca kültürel zekanın cinsiyet, yaş, medeni durum ve öğrenim durumuna göre anlamlı farklılık göstermediği, aylık geliri 10.000 TL ve altı ve 20.001 TL ve üstü olan sporcuların üst bilişsel, motivasyonel ve kültürel zeka düzeyinin, aylık geliri 15.001-20.000 TL arasında olan katılımcıların kültürel zeka düzeyine göre anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu; lisanslı futbolculuk süresi 1-5 yıl olan futbolcularda davranışsal kültürel zekanın, lisanslı futbolculuk süresi 11 yıl ve üstü olan futbolculara göre anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu bulguları elde edilmiştir. Motivasyonun medeni durum, öğrenim durumu, aylık gelir ve lisanslı futbolculuk süresine göre anlamlı farklılık göstermediği, erkek futbolcuların motivasyon düzeyinin kadın futbolculara göre anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu, 18-25 yaş grubundaki içsel motivasyonun, 26-29 yaş grubundaki futbolculara göre anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu bulguları elde edilmiştir.
Profesyonel futbolcu ve basketbolcu sporcuların beslenme alışkanlıkları ve bilgi düzeylerinin karşılaştırılması
Bu çalışma, profesyonel düzeyde futbol ve basketbol oynayan sporcuların beslenme alışkanlıkları ve bilgi düzeylerinin incelenerek, gruplar arası farkları saptamak ve yeni çalışmalara ışık tutmasını sağlamak amacıyla yapılmıştır. Araştırma, Ocak 2021-Haziran 2021 tarihleri arasında 18-35 yaş aralığındaki 60 futbolcu ve 44 basketbolcu olmak üzere toplam 104 profesyonel sporcu ile gerçekleştirilmiştir. Sporcuların beslenme alışkanlıkları ve bilgi düzeylerinin saptanması amacıyla 44 sorudan oluşan bir anket düzenlenmiştir. Sporcuların beslenme durumlarının değerlendirilmesi için 3 günlük besin tüketim kayıtları alınmıştır. Çalışmadan elde edilen bulgular değerlendirildiğinde futbolcuların %81,7'si, basketbolcuların %81,8'i beslenmesine dikkat ettiğini belirtmiş, gruplar arası anlamlı bir fark bulunmamıştır (p>0,05). Futbolcuların %56,7'si, basketbolcuların %52,3'ü besin destekleri kullanmaktadır (p>0,05). Öğün atlayan sporcuların öğün dışı beslenme alışkanlıkları arasındaki ilişkiye göre futbolcu ve basketbolcu sporcularda öğün atlayanların aynı zamanda öğün dışı beslenme alışkanlıkları olduğu saptanmıştır (p>0,05). Enerji alım ortalamaları futbolcularda 3630,81±303,89 kkal, basketbolcularda 3680,61±338,45 kkal'dir (p<0,05). Kahvaltı yapmayan futbolcu ve basketbolcu sporcuların günlük enerji ve protein alım ortalamaları düzenli kahvaltı yapan sporculara göre daha azdır (p<0,05). Futbolcuların %93,3'ü ve basketbolcu sporcuların tamamının sıvı alımına dikkat ettiği saptanmış, gruplararası farklılık olmaması bakımından anlamlı bir ilişki bulunamamıştır (p>0,05). Sıvı alımına dikkat eden futbolcu ve basketbolcu sporcuların, antrenman/müsabaka öncesi sıvı tüketimleri benzer özellik göstermektedir (p>0,05). Sporcuların branşına göre eğitim durumları ile alkol kullanımı arasındaki ilişki incelendiğinde eğitim durumu ile alkol kullanımı arasındaki anlamlı bir ilişki olmadığı görülmüştür (p>0,05). Futbolcuların besin destek ürünleri kullanım oranı %56,7, basketbolcularda ise %52,3'tür. Futbolcuların, basketbolculara göre besin destek ürünleri kullanımına daha fazla yatkın olduğu görülmektedir (p<0,05). Futbolcuların %52,9'u, basketbolcuların %47,8'i kondisyonerlerin önerisiyle besin destek ürünleri kullandıklarını belirtmiştir. Sporcuların bilgi kaynağı olarak gösterdiği antrenör, kondisyoner vb. personelin düzenli bir şekilde sporcu beslenmesi konusunda kurs, seminer, ders vb. kaynaklarla desteklenmesi gerekmektedir. Literatüre farklı branşlardaki sporcuların beslenme durumları ve bilgi düzeylerini saptamaya yönelik çalışmaların yapılarak katkıda bulunulması ve spora olumlu katkılarının öneminin vurgulanmasına ihtiyaç olduğu düşünülmektedir.
Profesyonel futbol oyuncularında hamstring kası kısalığının koşu hızına etkisi
Bu çalıĢmada, profesyonel alt yapı futbol oyuncularında hamstring kas kısalığının koĢu hızına etkisi olup olmadığının araĢtırılması amaçlanmıĢtır. Gözlemsel, kesitsel metotla yapılan bu çalıĢma Kasım 2019-Haziran 2021 tarihleri arasında Mersin Mezitli Spor KlübüAlt Yapı Takımı‟nda yapılmıĢtır. ÇalıĢmaya yaĢları 9-18 yaĢ grubunda yer alan 25 lisanslı futbol oyuncuları dâhil edilmiĢtir. ÇalıĢmanın yapılabilmesi için "Haliç Üniversitesi GiriĢimsel Olmayan Klinik AraĢtırmalar Etik Kurulu‟ndan gerekli izin ve onay alınmıĢtır (30.12.2019, GO 13/273-21)". ÇalıĢmaya katılan tüm bireylere çalıĢma öncesi uygulama ve değerlendirme yöntemleri ayrıntılı olarak açıklanmıĢtır. ÇalıĢmaya dâhil edilen futbolcular 9-18 yaĢ grubunda oldukları için ailelerinden veli onam formu alınmıĢtır. Futbolculara tarafımızca hazırlanmıĢ olan kiĢisel bilgi formu doldurulmuĢtur. ÇalıĢmamızda; gonyometrik ölçümlerde kullanılan en yaygın referans değerler Kendall McCreary ölçümleri üzerinde değerlendirilmiĢtir. Futbolculara hamstring kısalık ölçümü pasif düz bacak kaldırma yöntemiyle sağ ve sol bacak için eklemin hareket açısı gonyometreile tespit edilerek kısalık değeri derece cinsinden kaydedilmiĢtir. Bunun yanı sıra Otur ve Uzan Testi (Sit and Reach Flexibility Test) ve 100 m Sürat KoĢusu testleri uygulanmıĢtır. Elde edilen verilerin analizinde SPSS 24 (Statistical Package for the Social Sciences-IBM®) istatistiksel yazılım programı kullanılmıĢtır. Anlamlılık %95‟lik güven aralığında değerlendirilmiĢ olup, p <0.05 değeri anlamlı olarak kabul edilmiĢtir. ÇalıĢmada profesyonel alt yapı futbol oyuncularında hamstring kası kısalığı ile koĢu hızı arasında iliĢki tespit edilmiĢtir. ÇalıĢmada yer alan; futbolcuların otur-uzan testi sonucu ortalama 2,48±4,68 (min:-11 max:+11) olurken, kısalık dereceleri ortalama 41,48±15,08 (min:15 max:75) olarak saptanmıĢtır.Kısalık derecesi, koĢu testi arasındaki korelasyon katsayıları (r) degerlerine göre boy uzunlukları ile yaĢları,ağırlıkları vücut kitle indeksi (VKĠ), futbola baĢlama yılı arasında, koĢu testi (r:-0,456, p<0,05), ile futbolcuların, ağırlıkları ile yaĢları boy uzunlukları VKĠ futbola baĢlama yılı koĢu testi (r:-0,439, p<0,05), arasında anlamlı orta düzeyde negatif yönlü bir iliĢki tespit edilmiĢtir. Futbola baĢlama yılları ile yaĢlar, boy uzunlukları, ağırlıkları, haftada antrenman sayısı, koĢu testi (r:-0,512, p<0,01), arasında ise anlamlı orta düzeyde negatif yönlü bir iliĢki tespit edilmiĢtir. ÇalıĢmamız sonucunda profesyonel futbol oyuncularında hamstring kası kısalığının koĢu hızına etkisinin bulunduğu tespit edilmiĢtir. Hamstring kası kısalığı arttıkça, koĢu hızının azaldığı, hamstring kası kısalığı azaldıkça da koĢu hızının arttığı söylenebilir.
Duhok ilindeki futbol kulüplerindeki oyuncuların sağlık davranışı ve bunun demografik değişiklerle ilişkisi
Bu çalışmada, Duhok İlindeki Futbol Kulüplerindeki Oyuncuların Sağlık Davranışı ve Bunun Demografik Değişiklerle İlişkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmaya 35 (%18,1) 17-20 yaş, 55 (%28,4) 21-24 yaş, 64 (%33,1) 25-28 yaş, 39 (%20,2) 29 ve üstü yaş 193 gönüllü katılmıştır. Çalışmaya 83 (%43,1) bekar, 110 (%56,9) evliler oluşturmaktadır. Eğitim Durumlarına ait bulgular 22 (%11,3) ortaokul, 42 (%21,7) ilkokul, 104 (%53,8) lise, 23 (%11,9) lisans, 2 (%1,3) lisansüstü eğitim aldıklarını anlaşılmaktadır. Medeni duruma göre Sağlıklı Davranışına bakıldığında; bekar olanların Sağlıklı Davranışına ilişkin elde edilen puan (134,8) evli olanların ise (133,9) olduğu görülmüş olup istatistiksel olarak anlamlı bir sonuç görülmemiştir (p>0,05). Yaşa göre Sağlık Davranışına bakıldığında; 17-20 yaş (132,6±21,6), 21-24 yaş (133,4±22,6), 25-28 yaş (137,3±15,8), 29 yaş ve üstü (132,1±16,8) olduğu görülmüş olup istatistiksel olarak anlamlı bir sonuç görülmemiştir (p>0,05). Eğitim durumuna göre Sağlık Davranışına bakıldığında; Ortaokul (133,3±21,3), İlkokul (136,0±20,1), Lise (135,0±18,0), Lisans (128,0±20,9), Lisansüstü (145,5±19,0) olduğu görülmüş olup istatistiksel olarak anlamlı bir sonuç görülmemiştir (p>0,05). Sonuç olarak katılımcıların sağlık davranışları orta düzeyde bulunmuştur. Sağlık davranışları geliştirmek için, eğitim programları yapılmalı, Futbolcuların sağlık davranışları alt boyutlarında eksiklikleri belirlenmeli, yapılan eğitimlerin ise, faydalı geri dönütler verip vermediğinin bilimsel çalışmalarla belirlenmeli ve gerekli iyileştirmeler yapılmalıdır. Anahtar Sözcükler: futbol, sağlık davranış, demografik
Duhok ilindeki futbol kulübü oyuncularının yaratıcı fikirleri ve motivasyonları arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu çalışmada, Duhok İlindeki Kulüp Antrenörleri ve Oyuncularının Yaratıcı Fikirleri ve Motivasyonlarının Başarıyla İlişkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmaya gönüllü olarak katılan Duhok ilinde 2018-2019 sezonunda futbol kulüplerinde aktif olarak futbol oynayan amatör ve profesyonel sporcu 33 (%18,1) 17-20 yaş, 52 (%28,6) 21-24 yaş, 60 (%33,0) 25-28 yaş, 37 (%20,3) 29 ve üstü yaş olmak üzere toplamda 182 kişi katılmıştır. Çalışmaya katılan gönüllere yaratıcı düşünce ölçeği ve sporda motivasyon ölçeği uygulandı.Araştırmadan elde edilen verilerin normal dağılıma sahip oldukları belirlendikten sonra 2'li grup karşılaştırmaları için independent sample t testi, 2'den fazla gruplar için One-Way Anova testi ve aralarındaki ilişkiyi belirlemek için korelasyon analizi uygulanmıştır. Çalışma sonucunda yaratıcı düşünce yönünde pozitif bir ilişki görülmüş olup istatistiksel olarak anlamlı bir sonuç tespit edilmiştir (p<0,05). Sonuç olarak çalışmamız bulgularına göre yaratıcı düşüncenin motivasyonu pozitif yönde etkilediği yaratıcı düşünen kişinin motivasyonu da yüksek olabileceği söylenebilir. Bu bağlamda kişilerin yaratıcı düşünmesini sağlamaya yönelik eğitimlerin verilmesi motivasyonu da olumlu yönde etkileyebilir. Anahtar Sözcükler: futbol, motivasyon, yaratıcı düşünce