Gerçekçi matematik eğitimi
59 theses under this subject heading
Gerçekçi matematik eğitimi yaklaşımının meslek lisesi öğrencilerinin matematik kaygısına, matematik özyeterlik algısına ve başarısına etkisi
Bu araştırmada, Gerçekçi Matematik Eğitimi destekli öğretimin, Ortaöğretim 10. sınıf "Katı Cisimlerin Yüzey Alanları ve Hacimleri" konusunda, öğrencilerin matematik kaygısına, matematik özyeterlik algısına, akademik başarısına ve öğrenilen bilgilerin kalıcılığına etkisi ve GME destekli öğretime ilişkin öğrenci görüşleri incelenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu, Aydın ili Koçarlı ilçesindeki Mustafa Keziban Küçükoğlu Ç.P.A.L'de öğrenim gören 25'i deney ve 24'ü kontrol grubu olmak üzere 49 öğrenci oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak, araştırmacı tarafından geliştirilen 28 soruluk başarı testi, matematik kaygılarını belirlemek amacıyla Matematik Kaygısı Ölçeği, matematik özyeterlik algılarını belirlemek amacıyla Matematik Özyeterlik Algısı Ölçeği ve deney grubu öğrencilerinin GME yaklaşımına ilişkin görüşlerini belirleyebilmek için görüşme formu uygulanmıştır. Dersler kontrol grubunda mevcut öğretim programına dayalı öğretim ile deney grubunda ise Gerçekçi Matematik Eğitimi destekli öğretim ile yürütülmüştür. Araştırmanın nitel verileri, deney grubu öğrencileri ile yapılan görüşmelerden elde edilmiştir. Elde edilen nicel veriler SPSS 20.0 paket programı ile, nitel veriler ise betimsel analiz yöntemiyle analiz edilmiştir. Çalışmada, Gerçekçi Matematik Eğitimi destekli öğretimin, mevcut öğretim programına dayalı öğretime göre öğrenci akademik başarısında daha etkili olduğu ve kalıcılığı olumlu yönde etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca deney ve kontrol grubu öğrencilerinin matematik kaygısı puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark gözlenirken, matematiğe yönelik özyeterlik algısı puan ortalamaları arasında anlamlı bir fark gözlenmemiştir. Öğrencilerin GME yaklaşımına yönelik görüşlerinin olumlu olduğu sonucuna varılmıştır. ANAHTAR SÖZCÜKLER: Gerçekçi Matematik Eğitimi (GME), Matematik Özyeterlik Algısı, Matematik Kaygısı, Başarı, Kalıcılık.
Matematik öğretmenlerinin matematik okuryazarlığı ile ilgili mesleki gelişimlerinin dokümantal yaklaşım çerçevesinde incelenmesi
Matematik okuryazarlığı, matematik eğitimi dünyası için yirmi yıldan beri üzerinde çalışılan bir çalışma alanı olarak görülmektedir. OECD'nin düzenlediği PISA uygulamalarına katılan 72 ülke arasında Türkiye'nin 2015 yılında 50. sırada yer alması ülke genelinde yankı uyandırmıştır. Bu sıralamanın Türkiye'nin sınava katıldığı ilk yıl olan 2003'teki sıralamadan bile daha geride olması özellikle dikkat çekmiştir. Bunun sonucu olarak çok sayıda çalışma yapılmıştır. Literatürde matematik okuryazarlığı ile ilgili yapılan çalışmalar incelendiğinde yapılan çalışmaların büyük bir kısmının PISA sınavlarına katılan öğrenciler ve aileleri üzerinde yapılmış demografik çalışmalar olduğu görülmektedir. Bu çalışmalar, sınavlara katılan öğrenciler ile ilgili bir fikir oluşturmamıza olanak tanımaktadır. Ancak, Türkiye'nin içinde bulunduğu mevcut durum dikkate alındığında, PISA'da alınan sonuçlar da incelendiğinde, matematik okuryazarlığı başarısını artırmaya yönelik çalışmalar yapılması gerektiği düşünülmektedir. Bu tez çalışması da bu kapsamda yapılmıştır. Bu araştırmada, matematik öğretmenlerinin lisans eğitimleri sırasında aldıkları matematik okuryazarlığı eğitimini kendi öğretimlerine nasıl yansıttıkları ve matematik okuryazarlığı bağlamındaki mesleki gelişimlerinin nasıl olduğu araştırılmaktadır. Araştırmada, nitel araştırma yaklaşımına dayanan bir yöntem olan gelişimsel araştırma yöntemi kullanılmaktadır. Gelişimsel araştırma, farklı yaşlardaki veya farklı kültürlerdeki bireylerin duygu, düşünce veya davranışlarındaki farklılıkları ya da aynı bireylerin yaşamlarının farklı zamanlarındaki duygu, düşünce veya davranışlarındaki değişimleri ve gelişimleri incelemek için kullanılmaktadır. Araştırma stratejisi olarak durum çalışması seçilmiştir. Araştırmanın katılımcı seçiminde, nitel araştırmalarda önerildiği gibi amaçlı örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Amaçlı örnekleme yöntemlerinden de ölçüt örnekleme yöntemi benimsenmiştir. Araştırmanın katılımcıları 2016-2017 akademik döneminde lisans öğreniminin son yılında olup, "Matematik Eğitiminde Alan Yazıları" ve "Öğretmenlik Uygulaması" derslerini almış olan ve 2018 yılında MEB'e bağlı devlet okullarına öğretmen olarak atanmış olan dört matematik öğretmenidir. Katılımcıların lisans eğitimlerinin son yılı olan 2016-2017 dönemi bahar yarıyılında başlamıştır. Öncelikle lisans eğitimi sırasında verilen matematik okuryazarlığı eğitimi takip edilmiştir. Araştırma sonuçlarına etki edebilecek yönleri olabileceğinden, araştırmacı notları alınarak hafta hafta her bir ders takip edilmiştir. Sonrasında, dersi alan öğretmen adaylarının öğretmenlik uygulaması dosyaları toplanmış ve analiz edilmiştir. Bu aşamada, dersi alan tüm öğretmen adaylarının dosyaları incelenmiştir. Ancak, katılımcılar belirlendikten sonra, seçilen katılımcıların dosyaları araştırmaya dahil edilmiştir. Öğretmen adaylarının, atama döneminin ve ilk adaylık eğitimi dönemlerinin geçmesi için veri toplama sürecine bir yıl ara verilmiştir. 2018-2019 döneminde, daha önceden araştırmaya katılmış olup, atanmış olan öğretmenler ile her birinin hangi şehirlere atandığı ve araştırmaya devam etme ile ilgili ne düşündükleri konusunda kısa görüşmeler yapılmıştır. Bu süreçte araştırmaya birlikte devam edilecek olan katılımcılar belirlenmiştir. 2019-2020 döneminde çalıştıkları ortamların yaklaşık olarak birbirine eşit olanaklara sahip olup olmadığı, öğrenci seviyeleri gibi değişkenlerin de yakından görülebilmesi için araştırmaya katılmaya gönüllü olan dört öğretmenin çalıştıkları şehre gidilerek araştırmaya devam edilmiştir. Öğretmenlerin her biri ile önce matematik okuryazarlığı ile ilgili bir ön görüşme daha sonra ders hazırlığı görüşmeleri ve arkasından ders gözlemleri yapılmıştır. Her bir ders gözleminin ardından, öğretmenler ile dersteki durumlara ilişkin kısa görüşmeler yapılmıştır. Son olarak her bir öğretmen ile araştırmacının analizlerine dayanarak vardığı sonuçlar görüşülmüş ve bu sonuçların doğruluğuna ilişkin onay alınmıştır. Her bir katılımcı öğretmenin 25 saat dersi gözlemlenmiş, ders gözlemi sırasında araştırmacı arka sıralarda öğrenci gibi oturarak not almış, sürece müdahale etmemiştir. Sonuç olarak, öğretmen adayından öğretmen olma sürecinde katılımcıların değişen ve sabit kalan şemaları olduğu görülmüştür. Bu şemalardan muhakeme etme, problem çözme için strateji geliştirme ve matematiksel araç-gereçleri kullanma yeterliklerine hizmet eden şemaların sabit kaldığı görülmüştür. Ancak katılımcıların önceden sahip olduğu sembolik ve formal dili kullanma, temsil etme ve modelleme yeterliklerine hizmet eden şemaların öğretmen olduktan sonraki süreçte görülmediği dikkat çekmiştir. Bununla birlikte öğretmen olduktan sonra gelişen, ancak doğrudan matematiksel yeterlikler ile bağdaştırılamayan şemalar da olmuştur.
Bilim sanat merkezlerindeki matematik öğretmenlerinin üstün yetenekli öğrencilerin matematiksel gelişimine dönük yaptıkları uygulamalara ilişkin deneyimleri
Bu araştırmada, Bilim ve Sanat Merkezlerinde (BİLSEM) görev yapan matematik öğretmenlerinin yaptığı matematiksel uygulamaların, üstün yetenekli öğrencilerin gerçekliğine ne ölçüde hizmet ettiğine yönelik genel resmi ortaya koymak amaçlanmıştır. Araştırmanın modeli nitel araştırma yöntemi kapsamında fenomenoloji (olgubilim) deseninde yürütülmüştür. Bu desende amaç, bir fenomene ilişkin günlük yaşam tecrübelerimizin doğasını derinlemesine anlamaya çalışarak özüne ulaşmaktır. Fenomene ilişkin deneyimlere ulaşmak amacıyla gönüllü katılımcılara yarı yapılandırılmış görüşme formunda bulunan sorular çevrimiçi görüşme ortamında yöneltilmiştir. Araştırmanda katılımcıların deneyimlerine yönelik görüşleri fenomenoloji analiz yöntemi ile incelenmiştir. Analize araştırmacı, veri analizine katkı sunan akademisyen ve bilim uzmanı önyargıları ayraç içine aldıktan sonra başlanmıştır. Analizde katılımcıların deneyimlerine ilişkin kendi görüşleri, indirgeme, anlam birimleri ve temalar tablo halinde düzenlenmiştir. Fenomene ilişkin katılımcı deneyiminin özü, dokusal ve yapısal betimlemelerle okuyucuya sunulmuştur. Araştırma sonunda BİLSEM'lerde alt yapı eksikliği tespit edilmiştir. Öğretmenlere sunulan özerk alanın standart temelli yapılandırılmasının, öğrencilerin düşünce sistematiğini temellendirmeye yönelik bakış açısını geliştireceği sonucuna ulaşılmıştır. BİLSEM'de üstün yeteneğin resmini ortaya koyan niteliklerin ve karakteristik özelliklerin kanıta dayalı ilkelerle belirlenmesi önerilmiştir.
Gerçekçi matematik eğitimi yaklaşımının ilkokul öğrencilerinin görsel matematik okuryazarlığı düzeyine ve problem çözme becerilerine etkisi
Bu araştırmada, ilkokulda Gerçekçi Matematik Eğitimi (GME) yaklaşımı ile gerçekleştirilen öğretimin öğrencilerin matematik başarılarına, görsel matematik okuryazarlı özyeterlik algılarına ve matematik problemlerini çözmeye yönelik tutumlarına etkisini incelemek amaçlanmıştır. Bu amaçla ön test- son test kontrol gruplu yarı deneysel bir çalışma yapılmış, nicel verileri desteklemek amacıyla öğrenci görüşlerinden elde edilen nitel veriler kullanılmıştır. Araştırma, Adana ilindeki bir devlet ilkokulunun 4. Sınıfına devam eden 147 öğrenciyle (66 kız, 81 erkek) yapılmıştır. Araştırmanın nicel verileri araştırmacı tarafından gerekli literatür incelenerek elde edilen matematik başarı testi, Görsel Matematik Okuryazarlığı Özyeterlik Algı Ölçeği ve Problem Çözmeye Yönelik Tutum Ölçeği kullanılarak elde edilmiştir. Çalışmada GME yaklaşımının uygulandığı iki sınıf bir deney grubunu (23 kız, 31 erkek), farklı okullardan seçilen iki sınıfa araştırmacının girdiği kontrol bir grubu ve bir öğretmenin girdiği başka okuldaki kontrol iki grubu (toplamda 43 kız, 50 erkek) rastgele olarak belirlenmiştir. Deney grubuna 'Geometrik Şekiller' ünitesi GME yaklaşımı ile öğretilmiş, kontrol gruplarında ise mevcut öğretim yöntemi kullanılmıştır. Uygulama sekiz hafta sürmüştür ve uygulamanın hemen bitiminde deney grubundaki öğrencilere araştırmacı tarafından geliştirilen yedi açık uçlu sorunun bulunduğu yapılandırılmış görüşme formları dağıtılmıştır. İki ay sonra tüm gruplara kalıcılık testleri tekrarlanmıştır. En sonunda ise nitel verilerin analizinde içerik analizi kullanılırken, nicel verilerin değerlendirilmesinde Karışık Ölçümler İçin ANOVA ve t-Testi metotları kullanılmıştır. Sonuç olarak, deney grubundaki öğrencilerin kontrol grubundaki öğrencilere göre matematik başarı testinde daha başarılı oldukları, görsel matematik okuryazarlığı özyeterlik algılarında ve matematik problemlerini çözmeye yönelik tutumlarında daha çok gelişim gösterdikleri bulunmuştur. Bu doğrultuda gelecek çalışmalarda yeni bir matematik programı düzenlemesine gidilerek konu konu örnek etkinliklerin olduğu çalışma kitapçığı hazırlanabilir, bu kitapçık izlenerek öğretmen ve öğretmen adaylarına eğitim verilebilir. Anahtar kelimeler: Gerçekçi Matematik Eğitimi, görsel matematik okuryazarlığı, matematik problemlerini çözme, matematik başarısı.
Gerçekçi matematik eğitiminin olasılık ve istatistik öğrenme alanına ilişkin akademik başarı, motivasyon ve kalıcılık üzerindeki etkisi
Bu araştırmada, sekizinci sınıfta Gerçekçi Matematik Eğitimi (GME) yaklaşımı ile gerçekleştirilen öğretimin öğrencilerin matematik başarılarına, motivasyonlarına etkisini incelemek amaçlanmıştır. Bu amaçla ön test- son test kontrol gruplu deneysel bir çalışma yapılmıştır. Araştırma, Adana ilindeki bir devlet ortaokulunun 8. sınıfına devam eden 90 öğrenciyle yapılmıştır. Araştırmanın nicel verileri araştırmacı tarafından gerekli literatür incelenerek elde edilen matematik başarı testi, matematik dersine yönelik motivasyon ölçeği kullanılarak elde edilmiştir. Çalışmada GME yaklaşımının mevcut yönteme göre etkililiği sınamak için bir deney grubu ve iki kontrol grubu oluşturulmuştur. Gruplar rastgele olarak belirlenmiştir. Deney grubunda 'Olasılık ve İstatistik' öğrenme alanının kazanımları GME yaklaşımı ile öğretilmiş, kontrol gruplarında ise mevcut öğretim yöntemi kullanılmıştır. Uygulama yedi hafta sürmüştür. Dört hafta sonra ise kalıcılık testleri uygulanmıştır. Nicel verilerin değerlendirilmesinde matematik başarı testinden alınan puanların analizi için Karışık Ölçümler İçin ANOVA, motivasyon ölçeğinden alınan puanların analizi için ise parametrik olmayan testlerden Kruskal Wallis H testi ve Mann Whitney - U testleri kullanılmıştır. Yapılan analizlerin sonucu GME yaklaşımının akademik başarı ve kalıcılık açısından daha etkili olduğunu göstermiştir. Ayrıca matematik dersine yönelik motivasyonlarının; ölçeğin alt boyutları içsel motivasyon ve dışsal motivasyon puanlarının deney grubunda kontrol grubuna göre olumlu yönde istatistiksel olarak anlamlı farklılık gösterdiği belirlenmiştir. Anahtar kelimeler: Gerçekçi matematik eğitimi, matematik dersine yönelik motivasyon, matematik başarısı
Gerçekçi matematik eğitimi yaklaşımının ortaokul matematik derslerinde kullanımının incelenmesi ve öğrenci başarısına etkisi
Bu araştırmada ortaokul matematik derslerinde Gerçekçi Matematik Eğitimi (GME) yaklaşımının kullanımının incelenmesi ve bu yaklaşımın öğrencilerin matematik başarılarına etkisinin araştırılması amaçlanmıştır. Bu amaçla, araştırmada nitel ve nicel yöntemlerin bir arada olduğu karma yöntemli bir çalışma deseni kullanılmıştır. Araştırma, Adana ilinde üç farklı devlet ortaokulunda yürütülmüştür. Araştırmanın nitel verileri araştırmacı tarafından ilgili literatür incelenerek sayılar, geometri ve ölçme öğrenme alanına ait kazanımların işlendiği matematik dersleri 22 ders saati gözlemlenerek ve gözlemlerin sona ermesinin ardından verileri desteklemek amacı ile farklı sosyo-ekonomik düzeye sahip 3 ortaokulda çalışan toplam 17 matematik öğretmeni ile yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılarak toplanmıştır. Gözlemler sonucu elde edilen veriler içerik analizi, yüzde ve frekans değerleri kullanılarak analiz edilmiştir. Görüşmelerden elde edilen bulgular gözlem sonuçlarını destekleme amaçlı olduğu için görüşmelerden direk alıntılar yapılarak sunulmuştur. Araştırmanın nitel boyutunun tamamlanması ile elde edilen bulgulardan yola çıkılarak yedinci sınıf düzeyinde GME yaklaşımına dayalı etkinlikler geliştirilmiştir. Araştırmanın nicel verileri matematik başarı testi kullanılarak elde edilmiştir. Çalışmada GME yaklaşımının uygulandığı araştırmacının girdiği bir deney grubu ve bir matematik öğretmeninin girdiği bir kontrol grubu rastgele olarak belirlenmiştir. Deney grubuna geometri ve ölçme öğrenme alanına ait kazanımlar GME yaklaşımı ile öğretilmiş, kontrol grubunda ise mevcut öğretim yöntemi kullanılmıştır. Nicel verilerin analizinde ön ve son testlerden elde edilen verilerin değerlendirilmesinde karışık ölçümler için iki faktörlü ANOVA testi kullanılmıştır. Sonuç olarak, ortaokul matematik derslerinde çoğunlukla geleneksel yaklaşımın kullanıldığı görülmüştür. Öğretmenlerle yapılan yarı yapılandırılmış görüşmelerden elde edilen bulgular da bu sonucu destekler niteliktedir. GME yaklaşımı temele alınarak kazanımların verildiği deney grubu öğrencilerinin mevcut öğretim yönteminin uygulandığı kontrol grubu öğrencilerine nazaran matematik başarı testinde daha başarılı oldukları bulunmuştur. Hesaplanan etki büyüklüğü büyük etkili bir çalışmanın yapıldığını göstermiştir. Bu doğrultuda öğretmenlere ve öğretmen adaylarına GME yöntemi ile ders planı hazırlama ve uygulama için eğitim verilebilir. Gelecek çalışmalarda yeni bir matematik programı düzenlemesi ile GME yaklaşımına dayalı örnek etkinlikler hazırlanabilir. Anahtar kelimeler: Gerçekçi matematik eğitimi, geometri ve ölçme öğrenme alanı, matematik başarısı
Gerçekçi matematik eğitiminin ortaokul 7. sınıf öğrencilerinin dörtgenlerde alan konusundaki matematiksel başarılarına ve motivasyonlarına etkisi
Gerçekçi Matematik Eğitimi (GME), ilk olarak Hollanda'da tanıtılan ve geliştirilen matematik eğitiminde bir öğrenme ve öğretme teorisidir. Bu teori tüm dünyada çok sayıda ülke tarafından benimsenmiştir. Bu teoriye göre matematik, bir insan aktivitesidir ve matematik gerçeğe bağlı olmalıdır. GME'de gerçekçi kelimesi sadece gerçek dünya ile olan bağlantıya değil, aynı zamanda öğrencilerin zihninde gerçek olan sorun durumlarına da atıfta bulunur. Bu çalışmanın amacı Gerçekçi matematik eğitiminin dörtgenler konusunda 7.sınıf ortaokul öğrencilerin akademik başarıları ve matematik motivasyonları üzerindeki etkisini incelemektir. Zayıf deneysel desenlerden statik grup karşılaştırmalı deseninde yapılan çalışma Gaziantep ilinde bir devlet ortaokulunda yürütülmüştür. Çalışma grubu 23erkek ve 30 kız öğrenci olmak üzere 53 öğrenciden oluşmaktadır. Çalışma da veri toplama aracı olarak ön test başarı testi ve son test başarı testi ve matematik motivasyon ölçeği kullanılmıştır. Kontrol grubunda matematik dersleri geleneksel yöntemle işlenirken deney grubunda gerçekçi matematik etkinlikleri uygulanmıştır. Toplam 5 hafta süren uygulamada testler eş zamanlı olarak uygulamadan önce ve uygulamadan sonra yapılmıştır. Elde edilen bulgulara göre Gerçekçi matematik eğitiminin uygulandığı deney grubunda ortalama akademik başarının anlamlı derecede kontrol grubuna göre daha başarılı olduğu gözlemlenmiştir. Ayrıca öğrencilerin motivasyonun da uygulama öncesinde bir fark olmadığı bilinirken; uygulama sonrası deney grubunun kontrol grubuna göre daha olumlu yönde olduğu gözlemlenmiştir.
İlkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin dört işlem problemlerinde gerçekçi matematik eğitimi yaklaşımının problem çözme ve problem kurma başarılarına etkisinin araştırılması
Karma model ile tasarlanan bu araştırmanın temel amacı, Gerçekçi Matematik Eğitimi yaklaşımının 4. sınıf öğrencilerinin dört işlem problem çözme ve kurma konusundaki başarılarına etkisinin araştırılmasıdır. Bu araştırmanın çalışma grubunu 2019-2020 eğitim öğretim yılının güz döneminde Aksaray ve Kırşehir İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı devlet okullarında öğrenim gören 35'i deney, 35'i kontrol grubunda olmak üzere toplam 70 ilkokul 4. sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Amaçlı örneklem yolu ile katılımcıların seçildiği bu araştırmada kullanılan yöntemin etkililiği tespit edilmeye çalışıldığından evreni temsil eden bir örneklem seçimine gereksinim duyulmamıştır. Söz konusu araştırmada, gerçekçi matematik eğitiminin 4. sınıf öğrencilerinin dört işleme (toplama, çıkarma, çarpma, bölme) dair problem çözme ve kurma konusuna yönelik başarılarını ölçmek amacıyla bir başarı testi hazırlanmıştır. 5. sınıf öğrencileri tüm kazanımlara hâkim olduğu için başarı testinde bulunan maddeler 5. sınıfta öğrenim gören 192 öğrenciye uygulanarak pilot uygulama gerçekleştirilmiştir. Uzman görüşleri ve pilot uygulama sonucunda çoktan seçmeli ve açık uçlu sorulardan oluşan .87 güvenirliğe sahip "Dört İşleme Yönelik Akademik Başarı Testi" son halini almıştır. 20 maddeden oluşan bu testin 12'si açık uçlu 8'i ise çoktan seçmelidir. Hazırlanan testin analizi için derecelendirilmiş puanlama anahtarı hazırlanmıştır. Hazırlanan başarı testi deney ve kontrol gruplarına uygulanmıştır. Sonrasında, farklı öğretmenler tarafından çalışma süresince 15 ders saati deney grubu öğrencilerine Gerçekçi Matematik Eğitimi yaklaşımına dayalı öğretim yöntemi ile, kontrol grubu öğrencilerine ise geleneksel öğretim yöntemi dört işlem problemleri anlatılmıştır. Ardından gerçekçi matematik eğitimi yaklaşımı çerçevesinde hazırlanan test tekrar uygulanmış, deney ve kontrol grubunda yer alan öğrencilerin ön test puanı ile son test puanı arasındaki farklılığa eşleştirilmiş örneklem t-testi ile; deney ve kontrol gruplarında bulunan öğrencilerin ön test puanları arasındaki farklılığa bağımsız örneklem t-testi ile; deney ve kontrol gruplarında bulunan öğrencilerin son test başarı puanları arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir farklılığın olup olmadığı ise kovaryans analizi (ANCOVA) ile araştırılmıştır. Ayrıca, katılımcıların açık uçlu sorulara verdikleri cevaplar ise içerik analizi ile incelenmiş ve betimlenmiştir. Elde edilen sonuçlara göre, Gerçekçi Matematik Eğitimi yaklaşımına dayalı öğretim yönteminin 4. sınıf öğrencilerinde dört işleme yönelik problem çözme becerilerini geliştirmede geleneksel öğretim yöntemine oranla istatiksel olarak daha etkili olduğunu görülmüştür. Ayrıca nitel verilere göre öğrencilerin problem çözme becerileri, problem kurma becerileri, veriyi doğru kullanma becerileri, kendilerini ifade etme becerileri, soru kökünü anlama becerileri ve dört işleme yönelik becerilerinin GME'den sonra pozitif yönde geliştiği tespit edilmiştir. Bu araştırmanın diğer bir amacı ise ilkokul dördüncü sınıf düzeyinde öğrenim gören öğrencilerin dört işlem problem çözme ve kurma konusundaki başarılarının gerçekçi matematik eğitimi çerçevesinde incelenmesidir. Bu amaç doğrultusunda, 257 ilkokul dördüncü sınıf öğrencisine araştırmacılar tarafından geliştirilen başarı testi uygulanmıştır. Bu bağlamda öğrencilerin dört işleme yönelik başarılarının cinsiyete göre incelenmesinde nedensel karşılaştırma modeli kullanılırken, dört işlem başarıları arasındaki ilişki ise korelasyon model ile şekillenmiştir. Elde edilen sonuçlara göre öğrencilerin toplama işleminde yüksek; çıkarma ve çarpma işlemlerinde orta, bölme işleminde düşük; ölçeğin genelinde ise orta düzeyde başarılarının olduğu görülmüştür. Kız öğrencilerin erkek öğrencilere oranla toplama, çıkarma, çarpma ve ölçeğin genelinde daha başarılı olduğu belirlenmiştir. Ayrıca, öğrencilerin bu dört işleme yönelik başarıları arasında istatistiksel açıdan pozitif yönde anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Diğer taraftan, problem çözme açısından cinsiyete göre istatistiksel açıdan anlamlı bir farklılık görülmemiş ve her iki cinsiyet grubunun problem çözme düzeylerinin orta düzeyde olduğu belirlenmiştir. Problem kurma açısından ise kız öğrencilerin erkek öğrencilere oranla daha başarılı olduğu ve kız öğrencilerin problem kurma düzeylerinin yüksek, erkek öğrencilerin ise orta düzey olduğu görülmüştür. Ayrıca, öğrencilerin dört işleme yönelik problem kurma ve problem çözme başarıları arasında yüksek düzeyde anlamlı bir ilişkinin olduğu ve öğrencilerin problem çözme başarılarının %42'sinin problem kurma başarıları tarafından yordandığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Başarı Testi, Dört İşlem Problemleri, Gerçekçi Matematik Eğitimi.
Gerçekçi matematik eğitimi destekli öğretim yönteminin ilköğretim 6. sınıf öğrencilerinin matematik başarılarına ve tutumlarına etkisi
Bu araştırma, gerçekçi matematik eğitimi destekli öğretim yönteminin ortaokul 6. Sınıf öğrencilerinin matematik dersindeki başarılarına ve tutumlarına etkisini belirlemek amacıyla nicel model kullanılarak tasarlanmıştır. Bu kapsamda, öğrencilere ön test – son test ve tutum ölçeği uygulanmıştır. Araştırmanın çalışma evrenini 2015-2016 eğitim öğretim yılı ikinci döneminde, Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin Adıyaman ilinde bulunan bir köy okulunun, 6/A ve 6/B sınıflarındaki öğrenciler oluşturmaktadır. Araştırmada deney ve kontrol grupları, akademik başarı ve cinsiyet dağılımı homojen olan 39 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırmanın deney ve kontrol grubunu, 2015-2016 öğretim yılı birinci dönem sonunda matematik dersi ortalaması birbirine yakın ve homojen dağılımları olan 6-A ve 6-B sınıfları oluşturmaktadır. Çalışmaları uygulama sürecinde deney grubunda gerçekçi matematik eğitimi destekli öğretim yöntemiyle 'Hacim Ölçme ve Sıvıları Ölçme Birimleri' konusu anlatılırken , kontrol grubuna ise 2015–2016 Matematik Dersi Öğretim Programına göre hazırlanan kılavuz kitap doğrultusunda mevcut öğretim yöntemi kullanılmıştır. Deney ve kontrol grubunun dersleri araştırmacı tarafından yürütülmüştür.Veri toplama aracı olarak , 'Matematik Başarı Testi' ve 'Matematik Tutum Ölçeği' kullanılmıştır. 'Matematik Başarı Testi' ve 'Matematik Tutum Ölçeği' deney ve kontrol gruplarına ön test, son test ve kalıcılık testi olarak kullanılmıştır. Gerçekçi matematik eğitimi uygulamalarının, öğrencilerin deney öncesi ve sonrasındaki 'Matematik Başarı Testi' ve "Matematik Tutum Ölçeği" puanlarında istatiksel bir etkisinin olup olmadığını test etmek amacıyla Tek Faktörlü Kovaryans Analizi kullanılmıştır. Nicel verilerin analizinde SPSS 22.0 kullanılmıştır. Bu verilerin yorumlanmasında p=0,01 anlamlılık düzeyi kabul edilmiştir.Araştırma sonucunda, "Hacim Ölçme ve Sıvıları Ölçme Birimleri" konusunun öğretiminde deney grubuna uygulanan GME destekli öğretim yönteminin öğrencilerin başarılarını arttırdığı, kalıcılık ve tutumu etkilemediği görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Gerçekçi matematik eğitimi (GME), matematik öğretimi, matematik başarısı, hacim ölçme, sıvı ölçme birimleri
Artırılmış gerçeklik destekli öğretim uygulamalarının okul öncesi çocukların erken geometri becerisine etkisi
Bu araştırmanın amacı, artırılmış gerçeklik destekli öğretim uygulamalarının, 60-72 aylık düşük sosyoekonomik düzeydeki okul öncesi çocukların erken geometri becerisine etkisini incelemektir. Araştırmada, öntest-sontest-kalıcılık ölçümlerini içeren 4x3 karışık ölçümler desenine sahip, kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. 2024-2025 eğitim öğretim yılında Gaziantep İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı, bünyesinde anasınıfı olan ilkokullar ölçüt örnekleme yöntemi ile belirlenmiştir. Bu ilkokullarda yer alan anasınıfları arasından gönüllülük esasına dayalı olarak deney ve kontrol grupları uygun örnekleme yöntemi ile belirlenmiştir. Araştırmanın örneklemini AR-EGOP'un araştırmacı tarafından uygulandığı deney1 (n=22), AR-EGOP'un öğretmen tarafından uygulandığı deney2 (n=13), EGOP'un öğretmen tarafından uygulandığı deney3 (n=13) ve kontrol grubu (n=14) oluşturmaktadır. Veriler, bu çalışmada geliştirilen Dijital Erken Geometri Testi (DEGT) aracılığıyla toplanmıştır. Kontrol grubuna AR-EGOP'un kazanımları, göstergeleri ve kavramları haftalık çizelge oluşturularak verilmiştir. AR-EGOP ve EGOP tüm deney gruplarına haftada üç gün dokuz hafta olmak üzere 27 oturumda uygulanmıştır. DEGT, uygulama öncesinde (öntest), uygulama sonrasında (sontest) ve uygulamadan iki hafta sonra (kalıcılık testi) olmak üzere üç kez uygulanmıştır. Elde edilen fark puanları üzerinden gerçekleştirilen analizlerde, grup değişkeninin (deney1, deney2, deney3 ve kontrol) bağımlı değişken üzerindeki etkisini incelemek amacıyla tek faktörlü varyans analizi (One-Way ANOVA) uygulanmıştır. Araştırma bulguları, çocukların DEGT fark puanı ortalamalarında anlamlı bir artış olduğunu ortaya koymuştur. Bu artışın, kontrol grubuna kıyasla deney1, deney2 ve deney3 gruplarında istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu bulunmuştur. Deney grupları arasında yapılan karşılaştırmalarda ise, deney1 ve deney3 grupları arasında deney 1 grubu lehine anlamlı bir fark bulunurken, deney2 ile deney3 grubu arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Ayrıca, etki büyüklüğü değerleri incelendiğinde; AR-EGOP'un ve EGOP'un uygulandığı gruplarda etki büyüklüğü geniş düzeydedir. Kalıcılık testi fark puanlarına dayalı analiz sonuçları ise, programların etkisinin zaman içinde sürdüğünü ortaya koymuştur. Sonuç olarak hem AR-EGOP'un hem de EGOP'un düşük sosyoekonomik düzeydeki okul öncesi çocukların erken geometri becerisinin gelişiminde etkili olduğu; AR-EGOP ile EGOP arasında da AR-EGOP lehine anlamlı bir fark olduğu bulunmuştur.
Okul öncesi dönemde çocuğu olan ebeveynlere yönelik matematik kaygısı ölçeğinin geliştirilmesi ve psikometrik kanıtları
Matematik kaygısı, ebeveynlerin çocuklarının erken yaşlardaki akademik gelişimini etkileyen önemli bir psikolojik faktördür. Bu araştırma, okul öncesi dönemde çocuğu olan ebeveynlerin matematik kaygı düzeylerini belirlemek amacıyla geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı geliştirmeyi hedeflemektedir. Bu araştırma, psikometrik özellikleri incelemeye odaklanan bir ölçek geliştirme çalışmasıdır. Araştırmanın çalışma grubunu, Kahramanmaraş ilinde farklı sosyo-ekonomik düzeylerdeki bölgelerde yer alan 17 okul öncesi eğitim kurumunda çocuğu öğrenim gören gönüllü ebeveynler oluşturmaktadır. Çalışmada toplamda 1825 ebeveyne ulaşılmış; Açımlayıcı Faktör Analizi (AFA) için 883, Doğrulayıcı Faktör Analizi (DFA) için 549, ölçüt geçerliği için 223 ve test-tekrar test için 132 ebeveyn verisi kullanılmıştır. Test-tekrar test grubundaki katılımcılar dışındaki tüm gruplar, birbirinden farklı ebeveynlerden oluşmaktadır. Veri toplama sürecinde araştırmacı tarafından geliştirilen Okul Öncesi Dönemde Çocuğu Olan Ebeveynlere Yönelik Matematik Kaygısı Ölçeği kullanılmıştır. Bunun yanı sıra araştırmada üç geçerli ve güvenilir ölçekten de yararlanılmıştır: Ebeveyn Matematik Kaygısı Ölçeği (Mutlu vd., 2018), ebeveynlerin matematik kaygı düzeylerini belirlemek amacıyla geliştirilmiş olup 16 madde ve üç alt boyuttan oluşmaktadır; Özerklik Destekleyici Ebeveynlik Ölçeği (Öz & Gürsoy, 2024), ebeveynlerin çocuklarının özerkliğini destekleyici tutumlarını ölçmeye yönelik 35 madde ve beş alt boyuttan oluşmaktadır; Erken Matematik Ölçeği (Karakuş, 2022) ise okul öncesi dönemde ebeveynlerin çocuklarıyla gerçekleştirdikleri matematik etkinliklerini ve matematik inançlarını değerlendirmek üzere yapılandırılmıştır. Tüm ölçekler, doğrulayıcı faktör analizi ve güvenirlik çalışmalarıyla yeterli psikometrik özellikler sergilemektedir. Ölçek geliştirme süreci kapsamında ilk olarak uzman görüşleri nitel olarak değerlendirilerek ölçek nihayi formuna ulaşmıştır. Ölçeğin yapı geçerliğini incelemek için gerçekleştirilen AFA sonucunda ölçeğin üç faktörlü bir yapıya sahip olduğu ve toplam varyansın %41,3'ünü açıkladığı görülmüştür. DFA sonuçlarına göre model uyum indeksleri CFI = 0,906, RMSEA = 0,069, GFI = 0,884, SRMR = 0,055 gibi kabul edilebilir değerler göstermiş ve modelin veriyle uyumlu olduğu belirlenmiştir. Ölçüt geçerliğini test etmek amacıyla iki ayrı uygulama yapılmıştır. Geliştirilen ölçek birinci uygulamada Ebeveyn Matematik Kaygısı Ölçeği ile birlikte, ikinci uygulamada ise Özerklik Destekleyici Ebeveynlik Ölçeği ve Erken Matematik Ölçeği ile birlikte uygulanmış; sonuçlar genel olarak orta düzeyde anlamlı korelasyonlar ortaya koyarak ölçeğin ölçüt geçerliğini desteklemiştir. Güvenirlik analizlerinde ölçeğin iç tutarlılık katsayısı genel ölçek için α = 0,877, alt boyutlar için 0,840–0,888 aralığında bulunmuştur. Ayrıca test-tekrar test güvenirliği için iki hafta ara ile yapılan uygulamada r = 0,761-0,907 arasında korelasyon katsayısı elde edilerek zaman içindeki kararlılığı da ortaya konmuştur. Tüm bu bulgular doğrultusunda geliştirilen ölçeğin, okul öncesi dönemde çocuğu olan ebeveynlerin matematik kaygısını geçerli ve güvenilir bir şekilde ölçebilecek bir araç olduğu sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Ebeveyn matematik kaygısı, okul öncesi, geçerlik, güvenirlik, ölçek geliştirme
Gerçekçi matematik eğitimi yoluyla matematiği gerçek yaşamla ilişkilendirme ve tahmin becerisini geliştirmeye yönelik bir eylem araştırması
Araştırmanın amacı, ortaokul 6.sınıf öğrencilerinin matematik derslerinde eğitsel oyunlarla pekiştirilmiş Gerçekçi Matematik Eğitimi yoluyla matematiği gerçek yaşamla ilişkilendirme ve tahmin becerisinin nasıl geliştirilebileceği, uygulamada karşılaşılacak sorunların neler olabileceği ve nasıl giderilebileceğinin ayrıntılı olarak incelenmesidir. Bu amaç çerçevesinde yapılan bu araştırma, eylem araştırması olarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın katılımcıları belirlenirken amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme kullanılmıştır. Ölçüt olarak, katılımcıların orta sosyo-ekonomik bölgede yer alan bir devlet ortaokulunun altıncı sınıfında öğrenim görüyor olmaları ve matematiği gerçek yaşamla ilişkilendirme ve tahmin becerilerinin eksikliğinin mevcut olması göz önünde bulundurulmuştur. Adana ili Seyhan ilçesinde bulunan okulda, 2018-2019 eğitim-öğretim yılı birinci ve ikinci döneminde matematik derslerinde toplam 25 altıncı sınıf öğrencisi ile yürütülen araştırma, on bir hafta sürmüştür. Araştırmanın nitel verileri, uygulama öncesi, uygulama aşaması ve uygulama sonrasında öğrencilerin ve velilerin matematiği gerçek yaşamla ilişkilendirme ve tahmin becerisinin gelişimine yönelik görüşlerini belirlemek için yapılan yarı yapılandırılmış görüşmeler, uygulama sürecine yönelik kamera kayıtları, her derse yönelik yapılandırılmış öğrenci günlüğü, araştırmacı günlüğü ve yansıtıcı değerlendirme formları aracılığıyla toplanmıştır. Araştırmanın nicel verileri ise, araştırmacılar tarafından geliştirilen ve uygulama öncesi ve sonrası iki defa uygulanan Matematiği Gerçek Yaşamla İlişkilendirme Becerisi Tanılayıcı Form, Matematiksel Tahmin Beceri Düzeyi Tespit Formu, çalışma yaprakları, eğitsel oyunlar ve performans görevi aracılığıyla toplanmıştır. Nicel verilerin analizinde, bağımlı örneklemler için t-testi kullanılmış olup, nitel verilerin analizinde ise içerik analizi yaklaşımı kapsamında tümevarımsal ve betimsel analiz yapılmıştır. Araştırma verilerinin geçerlik ve güvenirlik çalışmaları için, uzun süreli etkileşim, uzman görüşüne başvurma, çeşitleme, ayrıntılı betimleme, temsil edilebilirliğin kontrolü ve teknik detaylar göz önünde bulundurulmuştur. Ayrıca nicel verilere yönelik olarak Pearson Korelasyon Katsayısı hesaplanmıştır. Mevcut durumun çözümlenmesi amacıyla yapılan analiz bulgularına göre, katılımcıların uygulama öncesi matematiği gerçek yaşamla ilişkilendirme ve tahmin beceri seviyelerinin düşük olduğu saptanmıştır. Bu nedenle öğrencilerin matematiği gerçek yaşamla ilişkilendirme ve tahmin becerilerini geliştirmeye yönelik eylem araştırması yapılmıştır. Katılımcıların eylem araştırması sürecinde en fazla, zihinden dört işlem yaparken güçlük çekme, algısal tahminde bulunurken güçlük çekme, tahminin kontrolünün sağlanmasında güçlük çekme, dersin bölünmesi, ondalık gösterime yönelik ön bilgi eksikliği ve matematiğin gerçek yaşamdan kopuk bir ders olarak algılanmasına bağlı olarak sıkıntılar yaşadıkları tespit edimiştir. Katılımcıların, Matematiği Gerçek Yaşamla İlişkilendirme Becerisi Tanılayıcı Formundan elde ettikleri öntest ve sontest puanları arasında sontest puanlarının lehine anlamlı bir farklılık olmuştur. Nitel bulgularla da desteklenen bu sonuca göre, katılımcıların matematiği gerçek yaşamla ilişkilendirme becerilerinin, eğitsel oyunlarla pekiştirilen Gerçekçi Matematik Eğitimi'ne dayalı olarak yapılan uygulamalar sonucunda anlamlı bir şekilde arttığı sonucuna ulaşılmıştır. Katılımcıların, Matematiksel Tahmin Becerisi Tespit Formundan elde ettikleri öntest ve sontest puanları arasında sontest puanlarının lehine anlamlı bir farklılık olmuştur. Nitel bulgularla da desteklenen bu sonuca göre, katılımcıların matematiksel tahmin becerilerinin, eğitsel oyunlarla pekiştirilen Gerçekçi Matematik Eğitimi'ne dayalı olarak yapılan uygulamalar sonucunda anlamlı bir şekilde arttığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu sonuçlara göre, eğitsel oyunlarla pekiştirilmiş Gerçekçi Matematik Eğitimi'nin matematiği gerçek yaşamla ilişkilendirme ve tahmin becerilerini artırmada etkili olduğu tespit edilmiştir. Sürecin işleyişi ve değerlendirilmesine yönelik elde edilen bulgulara göre ise, eğitsel oyunlarla pekiştirilmiş Gerçekçi Matematik Eğitimi'ne yönelik öğrenci ve velilerin görüşlerinin olumlu olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Üstbilişsel stratejilerle desteklenen gerçekçi matematik eğitiminin üçüncü sınıf öğrencilerinin akademik başarıları, matematik tutumları ve üstbilişsel becerilerine etkisinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, üstbilişsel stratejilerle desteklenen Gerçekçi Matematik Eğitimi (GME) yaklaşımının ilkokul 3. sınıf öğrencilerinin akademik başarıları, matematik tutumları ve üstbilişsel becerileri üzerine etkisini incelemektir. Araştırmada hem nicel hem de nitel araştırma yöntemleri birlikte kullanılmıştır. Araştırmanın nicel bölümü ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel modele göre tasarlanmıştır. Aynı zamanda nicel verileri desteklemek amacıyla öğrenci görüşlerinden ve düşünme günlüklerinden elde edilen nitel veriler kullanılmıştır. Bu araştırma 2018–2019 eğitim- öğretim yılında Gaziantep il merkezinde bulunan iki farklı ilkokulda üçüncü sınıfa devam eden 95 (42 kız, 53 erkek) öğrenci ile yürütülmüştür. Araştırmada iki deney grubu ve iki kontrol grubu yer almıştır. Deney-1, deney-2 ve kontrol-1 grupları aynı okuldan, kontrol-2 grubu ise benzer sosyo-ekonomik düzeydeki başka bir okuldan seçilmiştir. Deney grupları ile kontrol-1 grubunda dersler araştırmacı tarafından, kontrol-2 grubunda ise sınıf öğretmeni tarafından yürütülmüştür. Dersler deney-1 grubunda (n=23) üstbilişsel strateji desteği olmaksızın sadece Gerçekçi Matematik Eğitimi (GME) ile deney-2 grubunda (n=23) üstbilişsel stratejilerle desteklenen Gerçekçi Matematik Eğitimi (Üstbiliş+GME) ile kontrol gruplarında (kontrol-1=23, kontrol-2=26) ise mevcut matematik öğretim programı doğrultusunda işlenmiştir. Araştırma 12 hafta (48 ders saati) sürmüştür. Araştırmanın nicel verileri "Matematik Başarı Testi", "Matematik Tutum Ölçeği", "Üstbiliş Ölçeği" kullanılarak elde edilmiştir. Nitel veriler ise deney gruplarındaki öğrencilerin uygulama süreci hakkındaki yazılı görüşlerinden ve deney-2 grubu öğrencilerinin düşünme günlüklerinden elde edilmiştir. Uygulamanın sonunda deney gruplarındaki öğrencilere araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu uygulanmıştır. Toplanan nicel veriler SPSS-22 ile analiz edilmiştir. Nicel verilerin analizinde Kruskal-Wallis, Mann-Whitney U ve ANOVA testleri kullanılmıştır. Nitel verilerin analizinde ise görüşme formları ve düşünme günlükleri betimsel olarak analiz edilmiştir. Nicel verilerin analizinden sonra elde edilen bulgulara göre deneysel uygulama sonrasında deney gruplarında bulunan öğrencilerin akademik başarıları, matematik tutumları ve üstbilişsel becerilerinin, mevcut öğretim yönteminin devam ettiği kontrol gruplarına göre anlamlı farklılık gösterdiği belirlenmiştir. Ancak deney-1 ve deney-2 grubu öğrencilerinin akademik başarıları ve matematik dersine yönelik tutumları arasında anlamlı bir farklılık bulunmamış, üstbilişsel becerileri arasında deney-2 grubu lehine anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Kontrol grupları arasında da bağımlı değişkenler açısından anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Nitel verilerin analizinden sonra elde edilen bulgulara göre her iki deney grubu ile yapılan görüşmelerde öğrenciler GME yöntemi hakkında olumlu görüş belirtmişlerdir. Öğrenciler GME yönteminin faydalı ve eğlenceli olduğunu, bu yöntemi başarılı bulduklarını ifade etmişlerdir. Ayrıca deney-2 grubu öğrencileriyle üstbiliş eğitimi ile ilgili yapılan görüşmelerde öğrencilerin aldıkları üstbiliş eğitimi sayesinde bir etkinlik sürecinde kendi düşünmelerini kullanmayı, yönetmeyi ve kontrol etmeyi öğrendikleri görülmüştür. Öğrenciler bu eğitimle ilgili olumlu görüşler belirterek artık bir etkinlik yaparken düşünerek hareket ettiklerini, her adımı sorguladıklarını, planlı ve bilinçli adımlarla sonuca ilerlediklerini belirtmişlerdir. Düşünme günlüklerinden elde edilen verilerde ise öğrencilerin anlama, ilişkilendirme, planlama, süreç ve sonucu değerlendirme gibi üstbilişsel becerileri günlüklerine yansıttıkları görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Gerçekçi matematik eğitimi, matematik başarısı, matematik tutumu, üstbiliş, üstbilişsel beceriler
Gerçekçi matematik eğitiminin 7. sınıf öğrencilerinin matematik başarısına, kalıcılığına ve motivasyonuna etkisi
Bu araştırma, matematik dersinde gerçekçi matematik eğitimi kullanmanın yedinci sınıf ''Tam Sayılar'' konusunda öğrencilerinin akademik başarılarına, motivasyonlarına ve öğrenme kalıcılığına etkisini incelemek amacıyla nicel araştırma tekniklerinden ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılarak tasarlanmıştır. Çalışma grubu basit seçkisiz örnekleme türlerinden ölçüt örnekleme yöntemiyle seçilmiştir. Çalışma grubunu 2021-2022 eğitim öğretim yılında Adana ilinin Aladağ ilçesinde öğrenim gören 20 deney ve 20 kontrol grubu olmak üzere 40 yedinci sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak matematik başarı testi, matematik motivasyon ölçeği kullanılmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen verilerin analizinde betimsel istatistikler, bağımsız gruplar t testi uygulanmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre öğrencilerin hem matematik başarı testi hem de motivasyon ölçeği öntest ve sontest sonuçları birbirine yakındır ve gruplar arasında anlamlı bir farklılık yoktur. Yapılan çalışmalardan sonra matematik başarı testinde deney grubundaki öğrenciler ile kontrol grubundaki öğrencilerin son test puanları arasında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır ve kalıcılık puanları arasında deney grubu lehine anlamlı farklılık olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Matematik motivasyon ölçeğinde de deney grubundaki öğrenciler ile kontrol grubundaki öğrencilerin son test puanları arasında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır ve kalıcılık puanları arasında deney grubu lehine anlamlı farklılık olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar kelimeler: Gerçekçi matematik eğitimi, tam sayılar, matematik, akademik başarı, motivasyon, kalıcılık, ortaokul öğrencileri
Ortaokul 5. sınıf matematik ders kitaplarındaki soruların matematik okuryazarlığı çerçevesinde incelenmesi
Bu çalışma, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 2024 yılında okutulması önerilen ortaokul 5. sınıf matematik ders kitabındaki soruların PISA 2022 matematik değerlendirme çerçevesi ve matematik okuryazarlığı yeterlik düzeyleri açısından incelenmesini amaçlamaktadır. Araştırmada, soruların temalara, matematiksel süreç, içerik alanları ve genel içerik alanları, matematik okuryazarlık yeterlik düzeyleri ve madde tiplerine göre dağılımı analiz edilmiştir. Bulgulara göre, soruların büyük çoğunluğu "Sayılar ve Nicelikler" temasında yoğunlaşmakta, ancak bu tema içindeki "Kesirler" konusu oldukça sınırlı yer almaktadır. Matematiksel içerik alanlarında "Çokluk" vurgusu belirginken, "Uzay ve Şekil" ile "Belirsizlik ve Veri" alanları daha az temsil edilmiştir. Süreç açısından sorular genellikle temel kavram, olgu ve işlemleri kullanmaya odaklanmış; üst düzey bilişsel süreçler olan yorumlama, uygulama ve değerlendirme ise yeterince yer almamıştır. Matematik okuryazarlık yeterlik düzeyleri bakımından soruların çoğunluğu 2. ve 3. düzeyde yoğunlaşırken, 5. ve 6. düzeyde sorulara rastlanmamıştır. Madde tipleri açısından ise açık uçlu soruların baskın olduğu, çoktan seçmeli ve diğer soru türlerinin ise sınırlı kullanıldığı görülmüştür. Araştırma sonuçlarına dayanarak, ders kitaplarında toplumsal ve mesleki bağlamların artırılması, üst düzey bilişsel süreçlere yönelik soruların çoğaltılması, PISA'nın karmaşık problem çözme ve stratejik düşünme gerektiren üst düzey yeterliklerine uygun soruların çeşitlendirilmesi önerilmektedir. Ayrıca, ölçme ve değerlendirme sürecinin güvenilirliği için açık uçlu ve çoktan seçmeli soru türlerinin dengeli biçimde kullanılması gerektiği vurgulanmıştır. Gelecek araştırmaların farklı sınıf düzeyleri ve uluslararası karşılaştırmalar içerecek şekilde genişletilmesi tavsiye edilmektedir. Bu önerilerin uygulanması, öğrencilerin matematiksel okuryazarlık ve çok boyutlu düşünme becerilerinin gelişimine önemli katkılar sağlayacaktır.
7. sınıf yüzdeler ve faiz konusunun gerçekçi matematik eğitimine dayalı olarak işlenmesinin öğrencilerin başarı ve tutumlarına etkisi
Bu araştırmada 7. sınıf yüzdeler ve faiz konusunun gerçekçi matematik eğitimine dayalı olarak öğretiminin öğrencilerin başarı ve tutumlarına etkisi ile GME destekli öğretime ilişkin öğrenci görüşleri incelenmiştir. Çalışma 2014-2015 eğitim-öğretim yılında Elazığ ili Baskil ilçesindeki bir Ortaokulda 7/A ve 7/B sınıflarından toplam 43 öğrenci ile yapılmıştır. Bu araştırma ön test-son test kontrol gruplu desenin kullanıldığı yarı deneysel bir çalışmadır. 7/A sınıfı deney grubu, 7/B sınıfı da kontrol grubu olarak belirlenmiştir. Deney grubunda GME destekli öğretim yöntemi, kontrol grubunda ise mevcut programda belirlenen öğretim yöntemi ile ders işlenmiştir. Araştırmada öğrenci başarısını ölçmek amacıyla araştırmacı tarafından yüzde ve faiz konusu ile ilgili uzman (3 öğretim üyesi ve 2 matematik öğretmeni) görüşleri de alınarak 30 soruluk başarı testi hazırlanmış. Hazırlanan başarı testi Elazığ il genelindeki 150 öğrenciye uygulanmış ve elde edilen veriler incelenerek bağımsız gruplar t testi ile alt ve üst %27'lik gruplar arasında anlamlı fark olup olmadığı test edilmiştir. Testin 20 sorudan oluşan son hali için yapılan güvenirlik analizi sonucunda Kuder Richardson-20 (KR-20) değeri.762 olarak bulunmuştur. Hazırlanan 20 soruluk başarı testi deney ve kontrol gruplarına uygulama öncesi ve sonrasında ön-test ve son-test olarak, uygulamadan 3 ay sonra da kalıcılık testi olarak uygulanmıştır. Bununla birlikte iki gruba da tutum testi ön-test ve son-test olarak uygulanmıştır. Ayrıca deney grubu öğrencilerine görüş formu da uygulanmıştır. Verilerin analizinde deney ve kontrol grubunda bulunan öğrencilerin ön-test ve son-testleri arasında başarı ve tutum puanları açısından anlamlı bir fark olup olmadığına bakılmıştır. Araştırma sonucunda deney grubuna uygulanan GME destekli öğretim yönteminin, kontrol grubuna uygulanan mevcut programdaki öğretim yöntemine göre öğrencilerin matematik başarısını daha fazla arttırdığı sonucuna ulaşılmıştır. GME destekli öğretimin öğrenmenin kalıcılığına da pozitif etki ettiği tespit edilmiştir. Ayrıca öğrencilerin GME yöntemine ilişkin görüşlerinin olumlu olduğu, öğrencilerin eğlenerek, yardımlaşarak öğrendikleri ve bu yöntemin öğrencilerin matematiğe yönelik olumlu tutum geliştirmelerini sağladığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Gerçekçi Matematik Eğitimi, Matematik başarısı, Matematik Eğitimi ve Öğretimi, Matematiğe Yönelik Tutum, Yüzdeler ve Faiz.
Ortaokul öğrencilerinin bilgisayar okuryazarlığının matematik okuryazarlığına etkisi
Bu araştırmada 6, 7 ve 8. sınıf öğrencilerinin özel okul, merkez okul, ilçe ve kırsaldaki okullarda, öğrencilerin matematik ve bilgisayar okuryazarlık düzeyleri, bilgisayar okuryazarlığının matematik okuryazarlığına etkisi ve bunlar arasındaki ilişki ile bu konularla ilgili öğrenci görüşleri incelenmiştir. Çalışma 2009–2010 ve 2010–2011 Eğitim- Öğretim yılında Elazığ ilinde Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı il ve ilçe merkezindeki rastgele seçilen ilköğretim 2. kademenin 6, 7 ve 8. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Çalışmaya özel okul, merkez okul, ilçe okulu ve kırsaldaki okul olmak üzere 6, 7 ve 8. sınıf öğrencilerinin oluşturduğu toplam 433 öğrenci katılmıştır. Bu araştırmada nitel ve nicel veriler bir arada bulunduğundan karma yaklaşım yöntemi kullanılmıştır. Çalışmada 6, 7 ve 8. sınıf öğrencilerine matematik ve bilgisayar okuryazarlığı ölçekleri uygulanarak sonuçlar analiz edildikten sonra öğretmenleri tarafından belirlenen okullardan seçilen her sınıf düzeyinden yüksek, orta ve düşük başarı düzeyinde üçer öğrenci ile yapılandırılmış mülakatlar yapılmıştır. Mülakatlarda her okuldaki öğrencilerin görüşleri alınmıştır. Araştırmada öğrencilerin matematik ve bilgisayar okuryazarlık düzeylerini belirlemek ve bilgisayar okuryazarlığının matematik okuryazarlığına etkisi ile aradaki ilişkiyi görmek amacıyla bu konuda uzman üç eğitimcinin görüşleri de alınarak 15 maddeden oluşan üçlü likert tipinde bilgisayar ve matematik okuryazarlığı ölçeği düzenlenmiştir. Çalışmada kullanılan bu ölçeklerden bilgisayar okuryazarlığı ölçeği, Kılınç ve Salman (2006)'ın bilgisayar okuryazarlığı ölçeğinden, matematik okuryazarlığı ölçeği ise Özgen ve Bindak (2008)'ın çalışmasındaki matematik okuryazarlığı özyeterlilik taslak ölçek formundan faydalanılarak araştırmacı tarafından geliştirilmiştir. Ölçeğin pilot uygulaması Elazığ genelinde 6, 7 ve 8. sınıf öğrencilerinden oluşan merkez okulda 117 ve özel okulda ise 93 olmak üzere toplamda 210 öğrenciye uygulanmıştır. Ölçeklerden elde edilen verilerin faktör analizi için uygunluğunu belirlemek amacıyla KMO (Kaiser Meyer Olkin) ve Bartlett testi öğrencilere uygulanmıştır. KMO ve Bartlett testleri sonuçlarının ölçekler için yeterli çıkmasıyla ölçeklerin faktör yapısını belirlemek amacıyla faktör analizi yapılmıştır. Faktör analizindeki en düşük faktör yük değerlerine göre bazı maddeler ölçeklerden çıkarılarak 15 maddelik üçlü likert tipinde matematik ve bilgisayar okuryazarlık ölçekleri elde edilmiştir. Bu ölçekler merkez okul, özel okul, ilçe ve kırsaldaki okullarda 6, 7 ve 8. sınıf öğrencilerine uygulanmıştır. Ortaya çıkan verilerin betimsel istatistik değerlerine, matematik ve bilgisayar okuryazarlıklarının okullar arasında bir ilişki olup olmadığına dair Anova sonuçlarına ve matematik okuryazarlığı ile bilgisayar okuryazarlığı arasında anlamlı bir fark olup olmadığına dair Pearson korelasyon değerlerine bakılmıştır. Araştırma sonucunda öğrencilerin matematik ve bilgisayar okuryazarlık düzeylerinin özel okul ve merkez okulda ilçe ve kırsaldaki okullara göre daha yüksek düzeyde olduğu ortaya çıkmıştır. Toplamda öğrencilerin bilgisayar ve matematik okuryazarlık düzeyleri arasında pozitif yönde orta düzeyde bir ilişkinin olduğu görülmüştür. Uygulanan mülakatlarda öğrenciler matematik okuryazarlığı, bilgisayar okuryazarlığı ve bunlar arasındaki ilişkiye dair olumlu görüşler belirterek bilgisayar okuryazarı olan bir bireyin matematik okuryazarlık düzeyini olumlu anlamda etkilediği ve geliştirdiği görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Bilgisayar Okuryazarlığı, Matematik Eğitimi, Matematik Okuryazarlığı, Okuryazarlık.
Gerçekçi matematik eğitimi etkinlikleri ile fonksiyon öğretiminin ortaöğretim öğrencilerinin kavramsal ve işlemsel bilgi düzeylerine etkisi
Bu çalışmada, gerçekçi matematik eğitimi etkinlikleri ile fonksiyon öğretiminin ortaöğretim öğrencilerinin kavramsal ve işlemsel bilgi düzeylerine etkisi incelenmiştir. Araştırmada karma yöntemlerinden olan açımlayıcı sıralı desen kullanılmış; nicel kısmı yarı deneysel desen, nitel kısmı ise durum çalışması deseni ile yürütülmüştür. Çalışma grubunu 10. sınıf öğrencilerinden oluşan deney (31 öğrenci) ve kontrol (29 öğrenci) grupları oluşturmuştur. Deney grubuna gerçekçi matematik eğitimi destekli öğretim, kontrol grubuna ise doğrudan anlatım ve soru-cevap yöntemi uygulanmıştır. Öğrencilerin fonksiyon konusundaki ön bilgilerini ölçmek için fonksiyon ön öğrenme bilgi düzeyi testi, uygulama sonrası ise fonksiyon kavramsal ve işlemsel bilgi düzeyi testleri kullanılmıştır. Nicel veriler SPSS programı ile analiz edilmiş, bağımsız gruplar t-testi ve Pearson korelasyon analizi uygulanmıştır. Nitel veriler ise yarı yapılandırılmış görüşmeler ile toplanıp betimsel analiz yöntemiyle değerlendirilmiştir. Yapılan nicel analizler sonucunda kavramsal bilgi düzeyi açısından deney grubu lehine anlamlı bir fark bulunmuş ve deney grubu öğrencilerinin çoğunluğu yeterli seviyeye ulaşmıştır. İşlemsel bilgi düzeyi açısından gruplar arasında anlamlı bir fark bulunmamış ve her iki grubun çoğunluğu yeterli seviyeye ulaşamamıştır. Korelasyon analizi sonucunda kavramsal ve işlemsel bilgi düzeyleri arasında pozitif, anlamlı ve yüksek düzeyde bir ilişki olduğu görülmüştür. Öğrenci görüşmeleri, gerçekçi matematik eğitiminin hem kavramsal hem de işlemsel bilgi gelişimine olumlu katkı sağladığını göstermiştir. Son olarak karma yöntem araştırmasının entegre sonuçları ise olumlu nitel dönütlerin kavramsal bilgi düzeyindeki nicel gelişimle uyumlu olduğunu, ancak işlemsel bilgi düzeyindeki nicel gelişimle uyumlu olmadığını ortaya koymuştur.
Gerçekçi matematik eğitimi (GME) etkinlikleri ile tasarlanan öğretim sürecinde ortaokul 7. sınıf öğrencilerinin tam sayılarda problem çözme becerilerinin değerlendirilmesi
Bu araştırmanın amacı, gerçekçi matematik eğitimi etkinlikleri ile tasarlanan öğretim sürecinde ortaokul 7. sınıf öğrencilerinin tam sayılarda problem çözme becerilerinin değerlendirilmesidir. Bunun yanında öğrencilerin problem çözme becerilene yönelik tutumları incelenmiştir. Tam sayılar konusunun öğretimi sürecinde sınıf ortamı kamera kayıtları ile gözlemlenerek öğrencilerin etkinlikleri gerçekleştirme davranışları değerlendirilmeye çalışılmıştır. Ayrıca etkinliklerin uygulama sürecinde, her bir etkinlikten sonra öğrencilere görüş formu uygulanarak öğrencilerin etkinlik hakkında görüşleri belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırmanın modeli hem yarı deneysel hem de boylamsal bir araştırma olduğu için karma yöntem olarak tasarlanmıştır. Araştırmada karma yöntem araştırmalarından iç içe gömülü desen kullanılmıştır. Çalışma; bir devlet ortaokulunda, 20 kişilik deney ve 20 kişilik kontrol grubu olmak üzere toplamda 40 yedinci sınıf öğrencisi ile yürütülmüştür. Araştırmanın deney grubuna Gerçekçi Matematik Eğitimi yaklaşımı, kontrol grubuna ise ilköğretim matematik dersi öğretim programında yer alan mevcut öğretim yöntemi kullanılmıştır. Uygulama 6 hafta sürmüştür. Araştırmacı tarafından grupların denkliğini belirlemek için tam sayılar konusuna yönelik denkleştirme testi geliştirilmiştir. Uygulamanın başında her iki gruba denkleştirme testi uygulanmış ve grupların benzer olduğu tespit edilmiştir. Katılımcıların problem çözme becerilerinin belirlenmesi için araştırmacı tarafından geliştirilen problem çözme beceri testi kullanılmıştır. Araştırmacı tarafından gerekli literatür incelenerek elde edilen matematik problemi çözme tutum ölçeği ve dereceli puanlama anahtarı kullanılmıştır. Ayrıca deney grubundaki öğrencilerin GME yaklaşımı hakkındaki görüşlerini belirlemek için araştırmacı tarafından geliştirilen görüş formu kullanılmıştır. Araştırmada nicel verilerin analizinde ilişkili ve ilişkisiz örneklemler için t-testi, wilcoxon işaretli sıralar testi, karışık ölçümlerde iki faktörlü ANOVA ve nitel veriler için içerik analizi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, GME destekli öğretimin uygulandığı grubun problem çözme becerileri ve problem çözmeye yönelik tutumlarının mevcut öğretimin uygulandığı gruba göre daha yüksek olduğu sonucuna varılmıştır. GME'ye dayalı öğretimin kalıcılığa da olumlu etki ettiği sonucuna ulaşılmıştır. Bununla birlikte katılımcıların GME yaklaşımına yönelik görüşlerinin olumlu olduğu belirlenmiştir. Ayrıca katılımcıların problem çözmeye yönelik cesaretlerinin olumlu yönde arttığı gözlenmiştir. Çalışma sonuçları doğrultusunda matematik derslerinde sınıf düzeyine ve konuya uygun olacak şekilde GME destekli öğretim geliştirilip uygulanmasının yararlı olabileceği söylenebilir.
Gerçekçi matematik eğitimi yaklaşımına göre tasarlanan öğrenme ortamlarının 6. sınıf öğrencilerinin başarısına etkisi
Bu araştırmada, gerçekçi matematik eğitimi yaklaşımına göre tasarlanan etkinliklerle öğretimin 6. sınıf matematik dersinde çarpanlar ve katlar konusunda öğrenci başarısına ve matematiğe yönelik tutumlarına etkisi incelenmiştir. Ayrıca öğrencilerin uygulanan etkinliklere yönelik görüşleri de irdelenmiştir. Araştırmada, yarı deneysel desen kullanılmıştır. Uygulama 2018-2019 eğitim-öğretim yılının güz döneminde bir devlet ortaokulunda öğrenimini sürdüren 25 deney grubu ve 25 kontrol grubu olmak üzere toplam 50 altıncı sınıf öğrencisi üzerinde yürütülmüştür. Gruplar; 5. sınıf matematik karne ders notları ve 5. sınıf yılsonu genel akademik karne notu göz önünde bulundurularak seçilmiştir. Dersler deney grubunda gerçekçi matematik eğitimi yaklaşımına göre tasarlanmış etkinliklerle işlenmiştir. Kontrol grubunda ise 2018-2019 eğitim öğretim yılında matematik altıncı sınıf ders kitabındaki etkinlikler doğrultusunda sürdürülmüştür. Araştırmada öğrenci başarılarını ölçmek için deney ve kontrol gruplarında işlenen "Çarpanlar ve Katlar" konusundaki kazanımlarla ilgili matematik başarı testi kullanılmıştır. Ayrıca öğrencilerin matematiğe yönelik tutumlarını ölçmek için matematiğe yönelik tutum ölçeği kullanılmıştır. Matematik başarı testi ve matematiğe yönelik tutum ölçeği gruplara ön test ve son test olarak uygulanmıştır. Ayrıca deney grubu öğrencilerine süreç sonunda yarı yapılandırılmış görüşme formu uygulanmıştır. Araştırmada matematik başarı testinden ve matematiğe yönelik tutum ölçeğinden elde edilen nicel veriler SPSS 22.0 istatistik programında yer alan parametrik testlerden bağımsız gruplar t-testi ve bağımlı gruplar t-testi teknikleri kullanılarak analiz edilmiştir. Görüşme formundan elde edilen nitel veriler betimsel analiz yöntemiyle analiz edilmiştir. Araştırma neticesinde elde edilen bulgulara göre öğrencilerin başarılarında ve matematiğe yönelik tutumlarında deney grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmuştur. Ayrıca uygulamanın sonunda yarı yapılandırılmış görüşme formundan elde edilen verile göre deneysel işlem sürecinde deney grubu öğrencilerinin derse karşı olan ilgilerinin arttığı, gerçekçi matematik eğitimi yaklaşımına göre tasarlanan öğrenme ortamlarına yönelik görüşlerinin olumlu yönde değiştiği sonucuna ulaşılmıştır. Bu sonuçlar gerçekçi matematik eğitimi yaklaşımıyla yapılan öğretimin etkili olduğunu göstermektedir.
Gerçekçi matematik eğitimi yaklaşımının ilköğretim 4. sınıf öğrencilerinin erişilerine ve motivasyonlarına etkisi
Bu araştırmada, ilköğretim kurumlarında dördüncü sınıflarda ölçme öğrenme alanındaki uzunluk ölçme, sıvıları ölçme, zamanı ölçe ve ağırlık alt öğrenme alanlarının öğretiminde, Gerçekçi Matematik Eğitimi [Realistic Math Education (RME)] yaklaşımın öğrenci başarısı ve motivasyonuüzerine etkileri incelenmiştir. Araştırmada öntest ? sontest kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Çalışma 2012?2013 öğretim yılı ikinci döneminde 29 kişi deney, 29 kişi kontrol grubunda olmak üzere 58 dördüncü sınıf öğrencisiyle yürütülmüştür. Dersler deney grubunda RME yaklaşımı ile kontrol grubunda ise 2005 MEB ilköğretim matematik dersi öğretim programında yer alan etkinlikler doğrultusunda sürdürülmüştür. Araştırmanın verileri öğrencilere ön ve son test olarak uygulanan matematik erişi testi ve matematik motivasyon ölçeği ile toplanmıştır. Elde edilen veriler ilişkili örneklem t testi ve ilişkisiz örneklem t testi kullanılarak analiz edilmiştir. Analiz sonucunda RME yaklaşımı kullanılarak gerçekleştirilen matematik öğretiminin, 2005 MEB ilköğretim matematik dersi öğretim programında yer alan etkinlikler doğrultusunda yapılan öğretimden daha etkili olduğu ve öğrenci motivasyonlarını olumlu yönde geliştirdiği sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Gerçekçi Matematik Eğitimi (RME) Yaklaşımı, Ölçüler, Motivasyon
Türkiye ve Singapur ortaokul son sınıf matematik ders kitaplarının analizi: Gerçekçi matematik eğitimi perspektifi
Bu çalışmanın amacı, uluslararası arenada başarısını ispatlamış matematik alanına özgü bir eğitim yaklaşımı olan Gerçekçi Matematik Eğitimi'nin öğretim ilkeleri doğrultusunda Talim ve Terbiye Kurulu tarafından onaylanmış ve ülkemizde en yaygın kullanıma sahip olan ortaokul son sınıf matematik ders kitabı ile Singapur ortaokul son sınıf matematik ders kitabını karşılaştırmalı analize tabi tutmaktır. Hedef, GME'nin özünü oluşturan ilkeleri ortaya çıkararak bu ilkelerin bahsi geçen kitaplarda nasıl bir dağılım gösterdiğini araştırmaktır. Araştırmanın verileri doküman analizi yapılarak toplanmış ve Gerçekçi Matematik Eğitimi'nin öğretim ilkelerine göre kodlanmıştır. Araştırmadan elde edilen analiz sonuçlarına göre Türkiye'yi ve Singapur'u temsil eden matematik kitaplarındaki toplam soru sayısı sırası ile 663 ve 993 adettir. Bu sorular örnek soru, alıştırma ve problem olmak üzere 3 kategoride incelenmiştir. Türkiye'yi temsil eden ders kitabında soruların %40'ı örnek soru, %48'i alıştırma ve %12'si problemden oluşmaktadır. Singapur'u temsil eden kitapta ise örnek soru %16, alıştırma %35 ve problem %49 oranında bir dağılıma sahiptir. Sorular gerçekçi durumların kullanımı açısından incelendiğinde Türkiye'yi temsil eden kitapta örnek soruların %23'ü, alıştırmaların %5'i ve problemlerin %82'si gerçekçi durum içermektedir. Singapur'u temsil eden kitapta ise örnek soruların %70'i, alıştırmaların %1'i ve problemlerin %99'u gerçekçi durum içermektedir. Genel olarak, Türkiye'yi temsil eden kitap %21 oranında gerçekçi durumlara sahipken, bu oran Singapur için %60'tır. Ayrıca Türkiye'yi temsil eden matematik ders kitabındaki gerçekçi durum içeren örnek soruların %50'sinde, Singapur'u temsil eden matematik ders kitabındaki örnek soruların ise %55'inde model kullanılmıştır. Kitaplar, öğrencilerin aktif katılımını gerektiren bölümler açısından kıyaslandığında Singapur'u temsil eden kitabı kullanan öğrencilerin daha aktif olduğu sonucu elde edilmiştir. Türk öğrencilerin kalıcı öğrenme olanaklarının arttırılması amacıyla birtakım öneriler sunulmuştur. Bunlar arasında dikkatle üzerinde durulması gerekenler matematik ders kitaplarında daha fazla gerçekçi problem, modelleme etkinlikleri ve aktif katılım gerektiren bölümlere yer verilmesi gerektiğidir.
Öğrencilerin ondalık kesirleri anlamlandırmasında gerçekçi matematik eğitimi kullanımı: Bir tasarı araştırması
Bu araştırmada Gerçekçi Matematik Eğitiminin kullanıldığı ilkokul 4. sınıflarda öğrencilerin ondalık kesirlere ilişkin anlamlandırma süreçlerinin nasıl bir yol izlediğinin ortaya konulması amaçlanmıştır. Araştırmada Gerçekçi Matematik Eğitimi temel ilkeleri ve ilkokul 4. sınıf matematik öğretim programı doğrultusunda ondalık kesirlerin gösterimleri ve karşılaştırılmasına yönelik geliştirilen etkinlikler aracılığıyla öğrencilerin anlamlandırma süreçleri incelenmiştir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden tasarı araştırması ile desenlenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu Aydın ili merkez ilçede yer alan bir devlet okulunda yer alan 17 dördüncü sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmanın uygulama sürecinde, öncelikle, öğrencilerin ondalık kesirler konusunda ön bilgilerinin belirlenmesi amacıyla asıl uygulamanın gerçekleştiği çalışma grubunda yer alan tüm öğrencilerle ön klinik görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Bu aşamadan sonra ondalık kesirlerin öğretiminde Gerçekçi Matematik Eğitimine dayalı öğretim etkinliklerinin hazırlanması amacıyla öncelikle öğrenciler için öğrenme amaçları, öğretim etkinlikleri ve materyallerin planlanması ve öğrenme varsayımlarının yer aldığı Varsayıma Dayalı Öğrenme Rotası oluşturulmuştur. Sonrasında varsayıma dayalı öğrenme rotasına dayalı olarak 11 öğretim etkinliği geliştirilmiştir. Hazırlanan bu 11 öğretim etkinliğinden 6 etkinlik için pilot uygulama yapılmış ve pilot uygulamadan elde edilen bulgular uzman görüşüne sunularak son hali verilmiştir. Uzman görüşleri doğrultusunda diğer beş etkinliğin öğretim deneyi aşamasında yer alan sürekli analizler doğrultusunda gerekli görüldüğü takdirde düzenlenerek yeniden uygulanmasına karar verilmiştir. Bu aşamadan sonra Gerçekçi Matematik Eğitimine dayalı öğretim sürecinin gerçekleştirildiği öğretim deneyi aşamasına geçilmiştir. Öğretim deneyi aşamasında varsayıma dayalı öğrenme rotası doğrultusunda hazırlanan etkinliklerin varsayımları test edilmiştir. Öğretim deneyi aşaması tamamlandıktan sonra öğrencilerin öğretim süreci sonunda Gerçekçi Matematik Eğitimine dayalı ondalık kesirler konusunu nasıl anlamlandırdıklarının ortaya konulması amacıyla Gerçekçi Matematik Eğitimine dayalı öğretimin gerçekleştiği çalışma grubunda yer alan tüm öğrencilerle son klinik görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak klinik görüşmelerde "Ondalık Kesirler Klinik Görüşme Soruları"na; öğretim deneyi aşamasında ise, öğrenci notları, araştırmacı notları ve video kayıtlarına yer verilmiştir. Araştırma kapsamında elde edilen verilerin analizinde içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada Gerçekçi Matematik Eğitiminin kullanıldığı ilkokul 4. sınıflarda öğrencilerin ondalık kesirlere ilişkin anlamlandırma süreçleri genel olarak incelendiğinde, Gerçekçi Matematik Eğitimi temel ilkeleri doğrultusunda geliştirilen kütleleri tartma etkinlikleri aracılığıyla yaptıkları ölçme işlemleri ile parçadan bütüne ulaşabildikleri, ondalık kesirleri sezgisel olarak okuyabildikleri parça ile bütün arasında ilişki kurabildikleri, tam sayı kesirlerin okunuşlarında yola çıkarak ondalık kesirlerin okunuşlarını ifade ettikleri, tam sayılı kesir bağlantısından yola çıkılarak tam sayılı ondalık kesirleri anlamlandırdıkları ve kesir ve ondalık kesir bağlantılarından yola çıkılarak ondalık kesir bilgisine ulaşabildiklerine ilişkin bir yol izledikleri sonucuna ulaşılmıştır.
Gerçekçi matematik öğretiminin 5. sınıf öğrencilerinin akademik başarı, motivasyon ve kalıcılıkları üzerindeki etkisi
Bu araştırmada, Gerçekçi Matematik Öğretimi'nin (GMÖ) 5. sınıf "Veri işleme" öğrenme alanına ilişkin akademik başarı, motivasyon ve kalıcılık üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Araştırmada ön-test son-test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Afyonkarahisar ili Bayat ilçesinde iki ortaokulda, 2018-2019 eğitim-öğretim yılı ikinci döneminde gerçekleştirilen araştırma, 19 kişi deney ve 22 kişi de kontrol grubu olmak üzere toplam 41 öğrenci ile yürütülmüştür. Uygulamalar deney grubunda GMÖ yaklaşımı ile düzenlenirken, kontrol grubunda ise Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ortaokul matematik dersi öğretim programında yer alan etkinlikler doğrultusunda gerçekleştirilmiştir. Uygulama iki hafta sürmüştür. Çalışmada, veri toplama aracı olarak 18 maddelik "Veri İşleme Öğrenme Alanı Kazanım Değerlendirme Formu (VİKDF)" ve Aktan (2012) tarafından geliştirilen "Matematik Motivasyon Ölçeği (MMÖ)" kullanılmıştır. VİKDF ve "Matematik Motivasyon Ölçeği (MMÖ)" deney ve kontrol gruplarına uygulama öncesi ön-test, uygulama sonrası son-test ve son-testten dört hafta sonra da kalıcılık testi olarak uygulanmıştır. Uygulama sonucunda elde edilen verilerin analizinde ilişkisiz örneklemler t-testi, ilişkili örneklemler t-testi, Mann Whitney-U testi ve tek yönlü kovaryans analizi (ANCOVA) kullanılmıştır. Analizler sonucunda deney ve kontrol grupları arasında başarı, motivasyon ve kalıcılık puanlarında anlamlı farklılık bulunmamıştır.