Güreşçiler
64 theses under this subject heading
Spor Anksiyetesi Ölçeği 2: Türk toplumunda güvenirlik ve geçerlik çalışması
Yüksek anksiyete düzeyleri, sporcularda performans kaygısının artmasına ve işlevselliğin olumsuz yönde etkilenmesine sebep olabilir. Bu çalışmanın amacı, Spor Anksiyetesi Ölçeği-2 ölçeğinin aktif olarak güreş yapan sporcularda geçerlilik ve güvenilirliğini test etmektir. Çalışmanın evrenini dilsel eşdeğerlilik araştırması için T.C. Haliç Üniversitesi Mütercim ve Tercümanlık bölümü öğrencileri ile güvenirlik ve geçerlik araştırması için Türkiye Güreş Federasyonunun İstanbul bölgesi; Sarıyer ve Beylikdüzü kampları, Ankara bölgesi; Elmadağ kampı ve Edirne kampına bağlı sporcular oluşturdu. Araştırmanın örneklemini: Dilsel eşdeğerlik araştırması için T.C. Haliç Üniversitesi Mütercim ve Tercümanlık bölümü öğrencilerinden evreni belli örneklem hesabına göre 80 öğrenci oluşturdu. Güvenirlik ve geçerlik araştırması için ise Türkiye Güreş Federasyonunun İstanbul bölgesi; Sarıyer ve Beylikdüzü kampları, Ankara bölgesi; Elmadağ kampı ve Edirne kampına bağlı evreni belli örneklem hesabına göre 150 güreş sporcusu oluşturdu. Her bir katılımcı: Dilsel eşdeğerlik için Demografik Bilgi Formu ile bir ay ara ile Spor Anksiyetesi Ölçeği-1'nin Türkçe ve İngilizce formlarını doldurdu. Katılımcılar güvenirlik ve geçerlik araştırması için Demografik Bilgi Formu ile beraber, Spor Anksiyetesi Ölçeği-2 ve Beck Anksiyete Ölçeğini doldurdu. Her bir katılımcı aynı form ve ölçekleri test-tekrar test standartlarını sağlayacak şekilde bir ay sonra yeniden doldurdu. İstatistiksel analizde, tanımlayıcı istatistikler ve geçerlilik güvenilirlik için korelasyon analizi, cronbach alpha, paired sample t testi, açımlayıcı faktör analizi ve doğrulayıcı faktör analizi kullanılmıştır. Araştırmamızın bulgularına göre, SAÖ-2'nin iç tutarlılık katsayısı 0,94 olarak saptandı. Faktör analizi sonuçlarına göre, ölçeğin 3 boyutlu geçerliliği elde edildi. Sonuç olarak SAÖ-2'nin toplumumuzda sporcuların anksiyete seviyelerini belirlemek ve değerlendirmek için geçerli ve güvenilir bir ölçek olduğu söylenebilir.
Serbest ve grekoromen stil güreşçilerin anaerobik test protokollerine verdikleri fizyolojik cevapların karşılaştırılması
Bu araştırmada milli takım düzeyinde (elit) yarışan grekoromen ve serbest stil güreşçilerin farklı anaerobik test yöntemleri olan Dikey Sıçrama, AST30, RAST ve Margaria Kalamen testleri ile anaerobik güçlerinin ölçülmesi ve farklı stildeki güreşçilerin verecekleri fizyolojik cevapların tespit edilmesi ve iki stil arasındaki farkların karşılaştırılması amaçlanmıştır. Katılımcıların dolaylı ve doğrudan ölçüldüğü tarama modeli kullanılmıştır. Çalışmamızın araştırma gurubunu Antalya kepez belediye spor kulübü güreş takımından 32'i serbest stil, 32'i grekoromen stil güreşçi olmak üzere toplam 64 gönüllü sporcu oluşturmuştur. Araştırmaya katılan grekoromen ve serbest stildeki 64 güreşçinin yaş ortalamaları (X̄=18,629 ± 0,921 yıl), boy ortalamaları (X̄=173,629 ± 5,855 cm), ve ağırlık ortalamaları (X̄=75,086 ± 6,108 cm) olarak bulunmuştur. Tüm sporcular için sıkletler arası anaerobik güç farkının incelenmesi için katılımcılara uygulanan Rast, Ast30, Margarıa Kalemen ve Dikey Sıçrama testlerinin ortalama güç verilerinin tek yönlü varyans analizi incelendiğinde anlamlı bir farklılık olduğu gözlemlenmiştir. Araştırmamızın sonuçlarını özetlersek; her iki stilde mücadele eden katılımcılara uygulanan RAST test değerlerinde sıklet artışı ile birlikte azalma meydana geldiği ayrıca AST30, Margaria Kalamen ve Dikey Sıçrama test verilerinde sıklet artışı ile beraber artış meydana geldiği gözlemlenmiştir. Grekoromen ve serbest stilde mücadele eden katılımcıların genel olarak aneorobik test verileri karşılaştırıldığında serbest stilde mücadele eden güreşçilerin grekoromen stildeki güreşçilere göre daha yüksek anaerobik güç seviyesine sahip oldukları gözlemlenmiştir.
Farklı sıkletlerde yarışan güreşçilerde kilo düşme yöntemleri ve etkilerinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, farklı sıkletlerde bulunan güreşçilerin kilo düşmede tercih ettikleri kilo düşme yöntemleri ve etkilerinin belirlenmesidir. Araştırmanın evrenini, Türkiye'de bulunan ve Türkiye Güreş Federasyon'unda minikler, yıldızlar, gençler, büyükler kategorilerinin birinde kayıtlı olup lisanslı güreşçi olarak müsabakalara katılan güreşçiler oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi ise, bu güreşçiler arasından basit seçkisiz yöntem ile seçilen 787 kişi oluşturmaktadır. Araştırmada nicel araştırma yöntemleri kullanılmıştır. Bu kapsamda araştırmada verilerin elde edilmesinde kişisel bilgi formu ve Sporcu Kilo Düşme Yöntemleri ve Etkileri ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analiz edilmesinde istatistik programlarından yararlanılmıştır. Araştırmada minikler, yıldızlar ve gençler kategorilerinde ve bu kategorilerin hafif sıklet ve orta sıklet gruplarında yer alan güreşçilerin bilgi kaynağı olarak antrenörü tercih ettikleri, bu nedenle antrenörlerin güreşçilerin kilo düşmeye yönlendirilmesinde etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmada hafif sıklet, orta sıklet ve ağır sıklet güreşçilerin çoğunluğunun diyet programları ile kilo düşme ve sıvı kaybederek kilo düşme etkinliklerini uyguladıkları tespit edilmiştir. Araştırmadan elde edilen veriler ile hafif sıklet, orta sıklet ve ağır sıklet güreşçilerin kilo düşme yöntemleri ve etkileri alt boyutları arasındaki ilişki incelenmiştir. Buna göre hafif sıklet güreşçilerde diyet ile psikolojik etki arasında pozitif yönde, orta düzeyde (r=,480; p<,05); sıvı kaybı ile fizyolojik etki arasında pozitif yönde, orta düzeyde (r=,423; p<,05) anlamlı ilişki tespit edilmiştir. Orta sıklet güreşçilerde ise diyet ile fizyolojik etki arasında pozitif yönde, zayıf düzeyde (r=,155; p<,05); diyet ile psikolojik etki arasında pozitif yönde, orta düzeyde (r=,358; p<,05) sıvı kaybı ile psikolojik etki arasında pozitif yönde, zayıf düzeyde (r=,305; p<,05) anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Ağır sıklet güreşçilerin kilo düşme yöntemleri ve etkileri incelendiğinde; diyet ile fizyolojik etki arasında pozitif yönde, zayıf düzeyde (r=,142; p<,05); diyet ile psikolojik etki arasında pozitif yönde, zayıf düzeyde (r=,213; p<,05); sıvı kaybı ile fizyolojik etki arasında pozitif yönde, zayıf düzeyde (r=,222; p<,05); sıvı kaybı ile psikolojik boyut arasında pozitif yönde, zayıf düzeyde (r=,217; p<,05) anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir.
Güreş sporunun gelişimi ve toplumsal algıda güreşin yeri
Bu çalışma, güreşin tarihsel, sosyal, siyasal izlerini sürmek ve ülkemizde bu branşın hangi aşamada olduğunu incelemek üzere yapılmıştır. Başlangıçta spor tarihi ve spor algısının tarihsel örnekleri üzerinde durulmuş, Türklerin hangi sporları, ne amaçlarla yaptığı incelenmiştir. Sporla insan bedeni arasındaki ilişkiyi ortaya koyabilmek için felsefi bağlama beden ile spor arasındaki ilişki çalışmaya dâhil edilmiş, güreş ve beden bu bölümde ele alınmıştır. Sonrasında güreş en geniş tanımı ile konu edilmiştir. Güreşin tarihi, güreşin medeniyetlerle olan ilişkisi, güreşin yayıldığı coğrafyalar incelenmeye çalışılmıştır. Bu inceleme yapılırken, akademik çalışmalar, tarihi belgeler ve arkeolojik buluntuların izleri sürülmüş, tarihi ve edebi metinlerde güreşin nasıl yer aldığı tespit edilmiştir. Türklerin bu spora yönelik ilgileri çalışma kapsamı içinde değerlendirilirken, aynı zamanda Anadolu'nun geleneksel güreş türleri ve tarihi yapısı ve yarattığı kültürel değerler nedeniyle UNESCO'nun "İnsanlığın Somut Olmayan Kültür Mirası" listesine giren Yağlı Güreşler incelenmiştir. Türkiye'deki güreşin geçirdiği evreleri ortaya koyabilmek için özellikle de Osmanlı'da güreşin tarihi detaylandırılmış ve bu kapsamda da güreşin örgütlenmesinde hayli etkili olan güreş tekkeleri incelenmiştir. Felsefi bağlamda mekân algısından yola çıkarak sporun mekânları tarihine bir giriş yapılmış ve ardından Anadolu'da güreş mekânları ve özellikle de İstanbul'da güreş yapılan yerler belirlenmeye çalışılmıştır. Modern güreş ile ilgili tartışmaların yapıldığı bölümde Cumhuriyet sonrasında Türkiye'de spor algısı üzerinde durulmuş, sonrasında Cumhuriyet'in spora ve elbette güreşe bakışı tartışmaya dâhil edilmiştir. Atatürk'ün güreşe verdiği önem ve onun bu branşa katkıları da yine Cumhuriyet dönemi içinde ele alınmıştır. Güreşin dünya ve Türkiye'de kurumsal örgütlenmesi ve bu branşın spor dışında yüklendiği anlamlar ele alınmıştır. Anketlerin değerlendirildiği bölümde katılımcıların genel anlamda sporla ilgisi üzerinde durulmuş, anketler aracılığı ile güreşe yönelik algının tespit edilmesine çalışılmıştır. Sporla ilgilenen bir çevre ankete dâhil edilmiş, bu yolla spora ilgi gösteren kesimlerin güreş konusundaki eğilimleri tespit edilip, bir yönelim belirlenmeye çalışılmıştır. Sonuç bölümünde anket değerlendirmelerinin yanı sıra, güreşteki başarıların nedeni, güreşin ata sporu olarak algılanmasının ortaya çıkardığı sonuçlar, güreşin anti-modern olarak tarif edilmesinin nedenleri ve güreşte gelecekteki başarıları artırmak için neler yapılmasına ilişkin önerilere yer verilmiştir. Başlangıçta yanıtı aranan soruların analizi ve ortaya atılan
8 haftalık core kuvvet antrenmanlarının 13-17 yaş güreşçilerin fonksiyonel hareket tarama test puanları üzerine etkisi
Bu araştırmanın amacı, İzmir ilindeki 13-17 yaşındaki lisanslı güreşçilerin 8 haftalık core kuvvet antrenmanlarının fonksiyonel hareket tarama test puanları üzerine anlamlı bir etkisinin olup olmadığının tespit edilmesidir. Araştırmada ön test son test desenli yarı deneysel model yöntemi uygulanmış ve 15 deney, 15 kontrol toplam 30 lisanlı güreşçiyle gerçekleştirilmiştir. Verilerin analizinde, tekrarlayan ölçümlerde varyans analizi (Repeated Measures ANOVA) kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre; Flamingo Denge Testinde deney grubunun değerlerinde %-21.4'lük bir azalma meydana gelirken; kontrol grubu değerlerinde ise %2.84'lük bir artış görülmektedir. 20 mt'de, deney grubunun değerlerinde %-4.94'lük azalma meydana gelirken; kontrol grubu değerlerinde ise %-2.13 azalma meydana gelmiştir. Derin Çömelmede, deney grubunun değerlerinde %20.10'lük bir artış meydana gelirken; kontrol grubu değerlerinde ise %-0.96'lık bir azalma görülmektedir. Engelli Adım Almada, deney grubu değerlerinde %17.17'lik bir artış meydana gelirken; kontrol grubu değerlerinde ise %-0.43'lük bir azalma görülmektedir. Sıralı Hamlede, deney grubu değerlerinde %%33.17'lik bir artış meydana gelirken; kontrol grubu değerlerinde ise %0.51'lik bir artış görülmektedir. Aktif Düz Bacak Kaldırmada, deney grubu değerlerinde %17.19'luk bir artış meydana gelirken; kontrol grubu değerlerinde ise %2.12'lik bir artış görülmektedir. Şınavda, deney grubu değerlerinde %13.72'lik bir artış meydana gelirken; kontrol grubu değerlerinde ise %0.89'luk bir artış görülmektedir. Rotasyonel Stabilitede, deney grubu değerlerinde %34.10'luk bir artış meydana gelirken; kontrol grubu değerlerinde ise %-1.12'lik bir azalma görülmektedir. Plank Testinde, göre deney grubu değerlerinde %15.69'luk bir artış meydana gelirken; kontrol grubu değerlerinde ise %2.97'lik bir artış görülmektedir. Sonuçta; 8 haftalık core kuvvet antrenmanlarının 13-17 yaşındaki lisanslı güreşçilerin core dayanıklılığını geliştirdiğini, yaralanma riskini azalttığı ve daha iyi kor stabilizasyon sonuçları elde ettiği ortaya çıkmıştır.
Dart öğretiminde farklı geribildirim türlerinin öğrenmeye etkisi ve öğrenci görüşlerinin incelenmesi
Dart Öğretiminde Farklı Geribildirim Türlerinin Öğrenmeye Etkisi ve Öğrenci Görüşlerinin İncelenmesi Araştırma, Dart öğretiminde sözel, görsel, görsel+sözel geribildirimin becerilerinin gelişimine etkisini incelemek amacıyla yapılmıştır.Araştırmanın çalışma grubunu Mamak Belediyesi bünyesinde 2021-2022 eğitim-öğretim yılı dart eğitim kurslarına kaydolan ve daha önce dart eğitimi almamış gönüllü olarak katılım sağlayacak toplam 60 [n(erkek)=30, n(kadın)=30] öğrenci oluşturmuştur. Öğrencilerin 11-12 ve 13-14 yaş aralığındadır. Çalışmanın nitel kısmını, çalışma grubunda yer alan ve farklı geribildirim türleri uygulanan her gruptan görüşmeye gönüllü olan dört öğrenci ile toplamda 12 öğrenciyle odak grup görüşmesi yapılmıştır. Verilerintoplanmasında,araştırmacıtarafındangeliştirilmiş17sorudanoluşan, beşli likert tipinde, geçerlik kat sayısı 0,988 olan devinişsel alan beceri testi kullanılmıştır. Nitel kısmında uzman görüşü alınarak araştırmacı tarafından oluşturulan 11 sorudan oluşan görüşme soruları uygulanmıştır. Deneklere 8 hafta süresince haftada 1 gün 45+45 toplam 90 dakikaolmak üzere dart konulu çalışmalar araştırmacı tarafından işlenmiştir. Çalışmalar ve testler video kamera ile kaydedilmiştir. Araştırmada elde edilen veriler freetrialversion of SPSS Statistics (Statistical PackageforSocialSciences) for Windows 25.0 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Ölçek güvenirliği için "Güvenilirlik Analizi" , homojenliği test etmek için ki kare analizi uygulanmıştır. Normallik testi Kolmogrov-Simirnov, normal dağılıma göre parametrik, normal dağılım olmadığı durumda nonparametrik testler kullanılmıştır. İkiden fazla bağımsız grup arasındaki farkı bulmak için normal dağılımda tek yönlü varyans analizi, normal dağılıma sahip olmadığı durumda ise Kruskal Wallis analizi kullanılmıştır. İki bağımlı aşama karşılaştırılmasında ise Wilcoxon testi uygulanmıştır. Araştırmada nitel verilerin analizi için içerik ve betimsel analiz kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre 10 hafta süren dart öğretiminde verilen geribildirimlerin öğrencilerin dart becerisini arttırdığı sonucuna ulaşılmıştır. Dart öğreniminde özellikle Görsel+Sözel Geribildirim vermenin bu beceriyi öğrenmede önemli etkisi olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Nitel analiz sonucun da katılımcıların eğitmen temasında yer alan geribildirimlerin etkisi kategorisinde yer alan bildirime göre hareket ettiğini, eğitmenin olumlu geribildirimi ve geribildirimin motivasyona etkisi kodlarına ve bilgi, beceriye etkisi kategorisine verilen yanıtların öğrenmeyi olumlu anlamda etkilediği ve artırdığı sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Sözcükler: Dart, Eğitim, Geribildirim, Görsel Geribildirim, Sözel Geribildirim
Milli takım deneyimi bulunan güreşcilerin akıldışı performans inançları ve ilişkili faktörler
Amaç: Bu araştırma Milli takım deneyimi bulunan bir grup kadın ve erkek güreşçinin akıl dışı performans inançlarının ve bununla ilişkili faktörlerin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya 18-37 yaş aralığında 70 kadın, 117 erkek toplam 187 milli güreşçi gönüllü olarak katılmıştır. Çalışmada veri toplama aracı olarak 6 soruluk demografik bilgi formu ile birlikte Turner ve Allen (2018) tarafından geliştirilen, Türkçe geçerlik-güvenirlik çalışması Urfa ve Aşçı (2018) tarafından gerçekleştirilen "Akıldışı Performans İnançları Envanteri-2" kullanılmıştır. Envanter 5'li likert tipi bir ölçektir ve 20 maddeden oluşmaktadır. Faktörlerden ve toplamdan alınan yüksek puan, yüksek akıl dışı inanç anlamına gelmektedir. Katılımcılardan elde edilen veriler Shapiro-Wilk testi sonuçlarına göre normal dağılım göstermediğinden, verilerin değerlendirilmesinde non-parametrik testler kullanılmıştır. SPSS 25.0 paket programında yer alan tanımlayıcı istatistiklerin yanı sıra gruplar arası karşılaştırmalar için Mann-Whitney U testi ve Kruskal–Wallis testi kullanılmıştır. Değişkenler arasındaki korelasyonun belirlenmesinde Spearman analizi kullanılmıştır. Anlamlılık düzeyi 0,05 olarak kabul edilmiştir. Bulgular: 187katılımcının ortalama yaşı 24,25±4,50 yıl, kadınların 22,01±3,39 yıl, erkeklerin 25,59±4,56 yıl olarak tespit edilmiştir. Cinsiyet ayrımı yapılmadan bakıldığında, katılımcıların akıl dışı inanç puan ortalaması 70,95±14,70 olarak belirlenmiştir. Erkek katılımcıların puanı 71,35±14,74 olarak, kadın katılımcıların ise 70,27±14,79 olarak belirlenmiştir. Cinsiyete göre yapılan karşılaştırma sonucunda toplam puanda ve hiçbir alt boyutta anlamlı fark çıkmamıştır. Sonuç:Yapılan karşılaştırma test sonuçlarına göre cinsiyet, spor yaşı ve eğitim durumu değişkenlerine göre gruplar arası anlamlı fark çıkmazken sadece sportif başarı değişkeninde gruplar arası anlamlı fark çıkmıştır. Anahtar Kelimeler: Güreş, Milli Sporcu, Akıl dışı Performans İnançları
Büyükler serbest stil Türkiye şampiyonasına katılan güreşçilerde kilo düşme profillerinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı, büyükler serbest stil Türkiye şampiyonasına katılan erkek güreşçilerin kilo düşme profillerinin farklı değişkenler açısından incelenmesidir. Bu çalışmada araştırma grubunu, Büyükler Türkiye Güreş Şampiyonasına katılmış sporcular arasından çalışmamıza gönüllü olarak katılmayı kabul eden ve yaş ortalamaları 23,38±4,26 yıl olan 153 sporcu oluşturmuştur. Araştırmaya başlamadan önce gerekli izinler ve etik kurul onayı alınmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak, Yarar, Eroğlu, Üzüm ve Polat (2016) tarafından geliştirilen "Sporcu Kilo Düşme Yöntemleri ve Etkileri Ölçeği"nden yararlanılmıştır. Elde edilen verilerin istatistiksel analizinde SPSS (version 20) paket programı kullanılmıştır. Verilerin yüzde, frekans ve ortalama değerleri belirlenmiş olup, verilerin normal dağılım gösterip göstermediğini belirlemek amacıyla Kolmogorov Smirnov testi kullanılmıştır. Gruplar arasındaki karşılaştırmalarda parametrik olmayan testlerden Kruskall Wallis testinden ve farklılığı yaratan grubun belirlenmesinde ise post hoc testlerinden Tamhane's T2 testinden yararlanılmıştır. Değişkenler arasındaki ilişkilerin incelenmesinde ise Spearman korelasyon testi kullanılmıştır. Anlamlılık düzeyi p˂0.05 olarak kabul edilmiştir. Araştırmaya katılan güreşçilerin, boy uzunluğu ortalamaları 175,5±7,03 cm, spor yaşı ortalamaları ise 10,45±3,31 yıl olarak tespit edilirken, güreşçilerin %47,1'ini hafif sıklet, %28,8'ini orta sıklet, %24,2'sini ise ağır sıklet sporcular oluşturmaktadır. Araştırmaya katılan güreşçilerin %73,9'u kilo düşme konusundaki bilgilerini yeterli bulurken, %15,7'si ise yeterli bulmamaktadır. Araştırmaya katılan güreşçilerin büyük çoğunluğu (%80,4) vücut ağırlığının uygun sınırlar içerisinde olduğunu düşünmektedir. Araştırmaya katılan tüm sıkletlerdeki güreşçilerin çok büyük bir çoğunluğu, müshil, diyet ve idrar söktürücü gibi haplar kullanmayı tercih etmediklerini belirtirlerken, kilo düşme yöntemlerinin tercih edilmesi bakımından diyet alt boyutunda yer alan yağ tüketiminin azaltılmasının (ağır sıklet %54,1; orta sıklet %37,2; hafif sıklet %35,6) en çok tercih edilen cevap olduğu belirlenmiştir. Araştırmada elde edilen bulgulara göre, sıkletler arası alt boyutların karşılaştırılmasında sadece diyet alt boyutu içerisinde yer alan "Karbonhidrat tüketimini azaltırım" cevapları arasında anlamlı bir farka rastlanmıştır (p<005). Farklılığı yaratan grubun ise ağır sıklet güreşçiler olduğu, hem hafif sıklet hem de orta sıklet güreşçiler ile ağır sıklet güreşçiler arasında farklılık bulunduğu belirlenmiştir (p<005). Diğer cevaplar arasında ise herhangi bir anlamlı farklılık bulunamamıştır (p>0,05). Sonuç olarak, güreşçilerin kilo düşme stratejisi olarak, genellikle vücuttan yağ kaybı, sıvı kaybı, yiyecek ve karbonhidrat tüketimini azaltma eğilimde olma gibi yeterli ve dengeli beslenme açısından oldukça önemli konular üzerinde yoğunlaştıklarının görülmesinden hareketle, sporcu performansını etkileyen fizyolojik ve psikolojik faktörlerin bu etkenlerden önemli ölçüde etkilendiği düşüncesiyle, performans sporcuları ve antrenörlere kilo düşme yöntemleri ve kilo kontrolü hakkında uzmanlar tarafından seminerler verilmesi, bilgilendirilmesi ve özellikle sıklet sporlarında müsabık performans sporcusu yetiştiren antrenörlerin bu seminerlere katılımlarının zorunlu hale getirilmesinin, sporcuların ulaşmak istedikleri yüksek performans noktasına erişebilmeleri açısından oldukça fayda sağlayacağı söylenebilir.
Türkiye'deki güreş hakemlerinin iş doyumu ve mesleki tükenmişlik düzeylerinin çeşitli faktörler açısından incelenmesi
Bu araştırmanın amacı; Türkiye?deki güreş hakemlerinin iş doyumu ve mesleki tükenmişlik düzeylerinin çeşitli faktörler açısından incelemektir. Araştırmanın yöntemi betimsel yöntemdir. Araştırma grubunu Türkiye genelinde 2010-2011 güreş sezonunda görev yapan 126 Uluslararası ve Milli güreş hakemi oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak anket formu kullanılmıştır. Anket formu; Kişisel Bilgi Formu, Maslach Tükenmişlik Ölçeği ve Minnesota İş Doyumu Ölçeği olarak üç kısımdan meydana gelmiştir. Verilerin çözümlenmesinde ikili karşılaştırmalar için Mann- Whitney U Testi ve çoklu karşılaştırmalar için Kruskal-Wallis H Testi, Bonferroni düzeltmeli Mann-Whitney U Testi ve ilişki çözümlemelerinde Spearman korelasyonu analiz yöntemleri kullanılmıştır. Anlamlılık değeri için ?=0.05 değeri kritik nokta olarak belirlenmiştir. Araştırma bulgularında güreş hakemlerinin hakemlik kategorilerine göre duyarsızlaşma tükenmişlikleri arasında istatistiki açıdan anlamlı bir fark bulunmuştur (p<0,05). Yine güreş hakemlerinin aylık ortalama gelirlerine ve hakemlik görevlendirmelerinin asli mesleklerine etkileme görüşlerine göre duygusallık tükenmişlikleri arasında istatistiki açıdan anlamlı farklar bulunmuştur (p<0,05). Ayrıca güreş hakemlerinin hakemliğin maddi getirisi görüşlerine ve hakemliğin sosyal statüsüne göre iş doyumları arasında anlamlı bir farklar bulunmuştur (p<0,05). Bunlarla birlikte güreş hakemlerinin yaşlarına, medeni durumlarına, asli mesleklerine, eğitim düzeylerine, güreş yapma durumlarına, görev yaptıkları coğrafi bölgelere, hakemlik yıllarına, bir sezonda görev aldıkları müsabaka sayısına ve başka spor dallarında hakemlik yapmalarına göre iş doyumları ve mesleki tükenmişlikleri arasında istatistiki açıdan anlamlı bir fark bulunamamıştır (p>0,05). Ayrıca güreş hakemlerinin iş doyumları ile duygusal tükenmişlik arasında ters yönlü anlamlı zayıf bir ilişki (r= -0,255, p<0,01); duyarsızlaşma arasında ters yönlü anlamlı zayıf bir ilişki (r= -0,97, p<0,01); kişisel başarı arasında doğru yönlü anlamlı zayıf bir ilişki (r= 0,341, p<0,01) olduğu bulunmuştur. Sonuç olarak, Uluslar arası ve Milli güreş hakemlerinin iş doyumları ve mesleki tükenmişlikleri çevresel ve kişisel özellikleri ile fazla etkilenmemekte; ayrıca hakemlerin iş doyumları ile mesleki tükenmişlikleri arasında zıt yönlü bir ilişki vardır. Anahtar Kelimeler: Güreş, Hakem, Meslek, iş doyumu, mesleki tükenmişlik
Farklı ülkelerdeki elit güreşçilerin sportif başarıda devamlılıklarının incelenmesi
Bu çalışma da Farklı ülkelerdeki elit güreşçilerin sportif başarıda devamlılıklarının incelenmesi amaçlanmıştır. Bu araştırma da Altı Ülke; Türkiye, Rusya, Azerbaycan, Gürcistan, Amerika ve İran 2000 ile 2017 yılları arasın da yıldızlar, gençler ve büyükler kategorilerinde SR – GR stillerinde Kıta (Avrupa, Asya, Amerika), Dünya ve Olimpiyat Şampiyonalarında elde edilen başarılar ve bu başarıların devamlılıkları incelenmiştir. Toplam 364 şampiyona, 11456 madalya ve 2173 sporcu araştırmamıza konu olmuştur. Araştırmamızın evreni Dünya Güreş Birliği'ne United World Wrestling'e (UWW) üye olan ülkelerin tamamı olan 186 ülkedir. Araştırmanın örneklemi ise UWW' ye üye ülkeler içerisinde yer alan Türkiye, Rusya, Azerbaycan, Gürcistan, Amerika ve İran'dır. UWW Database' den veri çekilerek ve veriler frekans ve yüzde değerleri verilerek çözümlenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre; Ülkelerin bu zaman zarfında toplam %100 (f=2173) sporcusundan, %73,2'si (f=1591) sporda devamlılık sağlayamazken, %26,8'i (f=582) sporda devamlılık sağlayabilmişlerdir. Ülkelerin devamlılığı olan ve devamlılığı olmayan sporcularına baktığımızda; Türkiye'nin toplam %100 (f=291) sporcusunun %72,9'u (f=212) devamsız ve %27,1'i (f=79) devamlı sporcudur. Rusya'nın toplamda %100 (f=556) sporcusunun %75,9'u (f=422) devamsız ve %24,1'i (f=134) devamlı sporcudur. Azerbaycan'ın toplam %100 (f=237) sporcusunun %73'ü (f=173) devamsız ve %27'si (f=64) devamlı sporcudur. Gürcistan'ın toplam %100 (f=233) sporcusunun %67,4'ü (f=157) devamsız ve %32,6 (f=76) devamlı sporcudur. ABD'nin toplam %100 (f=346) sporcusunun %73,1'i (f=253) devamsız ve %26,9'u (f=93) devamlı sporcudur. İran'ın toplam %100 (f=510) sporcusunun %73,3'ü (f=374) devamsız ve %26,7'si (f=136) devamlı sporculardan oluştuğu görülmektedir. Devamlılığı olan bir güreşçinin, güreş kariyeri boyunca +5 ile +15 arasında kilogram almasının başarısında olumlu etkisinin olduğu görülmüştür. Dünya ve Olimpiyat Şampiyonalarında toplam %100 (F=2514) madalya dağıtılmış, altı ülke bu madalyaların %55,8'ini (f=1403), diğer ülkeler ise %44,2'sini (f=1111) aldığı görülmüştür. Çalışmada ele alınan ülkelerin erkek nüfusu ve toplam madalya sayısı kıyaslandığında madalya başına düşen kişi sayısı Gürcistan 3 520, Azerbaycan 8 938, İran 41 563, Rusya 62 968, Türkiye 66 407 ve Amerika 256 526 kişi olduğu tespit edilmiştir. Kıta, Dünya ve Olimpiyat Şampiyonalarında 18 yıllık süreçte tüm şampiyona, kategori ve stiller dahilin de 1.Rusya 1058 madalya, 2.İran 980 madalya, 3.Amerika 631 madalya, 4.Türkiye 603 madalya, 5.Azerbaycan 559 madalya ve 6.Gürcistan 539 madalya almıştır. Stillere bakıldığında; Rusya, Azerbaycan, Gürcistan, ABD ve İran'ın serbest stilde (SR), grekoromen stile (GR) göre daha başarılı olduğu görülürken, Türkiye'nin ise grekoromen stilde (GR) daha başarılı olduğu tespit edilmiştir. Şampiyonalara bakıldığında; Kıta Şampiyonalarında en başarılı ülke İran, Dünya ve Olimpiyat Şampiyonalarında ise en başarılı ülkenin Rusya olduğu görülmektedir. Kategorilere bakıldığında; yıldızlar, gençler ve büyükler kategorilerinde en başarılı ülkenin Rusya olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kavramlar: Güreş, Serbest Stil, Grekoromen Stil, Güreşte Devamlılık, Madalya Sayısı.
Yıldız milli güreş takımı güreşçilerinin bazı fizyolojik özelliklerinin ölçülmesi ve değerlendirilmesi
56:. D- ÖZET Bu araştırmanın önemi 22 mayıs 1995 -8 haziran 1995 tarihleri arasında K.Maraş'ta yapılan (15-16) yaş Yıldızlar Serbest Güreş Milli Takım Kampına katılan (her siklette üç kişi)toplam 33 kişi olmak üzere tüm güreşçilerin fiziksel ve fizyolojik seçilmiş bazı değişkenlerini belirlemek ve kendi aralarında mukayese etmektir. Kamp neticesinde takıma giren güreşçiler ile takıma giremeyen diğer 22 aday güreşçilerin fiziksel ve fizyolojik değişkenlerini mukayese etmektir. Bu çalışmalar ve araştırmalar kamp mahallinde gerçekleşmiştir. Güreşçilerin yaş, boy, vücut yağ yüzdeleri, kilo, esneklikleri, dikey sıçrama, pençe kuvvetleri (sağ-sol) maximal anaerobik güçleri, maximal aerobik güçleri (maximal V02) ölçülmüştür. Boylar şeritmetre ile, kilo mekanik bir kantarla, yağ ölçümleri skinfold kaliper aleti ile, pençe kuvveti hand-grip (el dinamometresi) ile ölçülmüş, 12 dakika kooper testi, statda 400 metelik pistte kronomene kullanılarak antrenörlerle beraber ölçümler yapılmıştır. Takıma giren 11 milli güreşçinin tüm fizyolojik değerleri, takıma gireme yen diğer 22 milli aday güreşçinin fizyolojik değerlerinden performans açısından daha iyi görüldü. Elde ettiğimiz bu değerle litaratür taramasında elde ettiğimiz 1990 yılı milli takıma giren yıldız greko-romen güreşçinin değerleri ile eş değerde bulundu, fakat 1989 milli takıma giren genç güreşçilerin fizyolojik değerleri daha fazla görüldü. Bu da yaştan ve kilodan kaynaklanan bir durumdur. Genelde litaratür bizim bulgular destekler durumdadır.
Elit genç güreşçilerin spor yaralanması kaygı düzeylerinin incelenmesi
Bu çalışmada, elit genç güreşçilerin spor yaralanması kaygı düzeyleri belirlenerek çeşitli değişkenlere göre incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmanın grubunu lisanslı 18-20 yaş arasında kadın-erkek kategorisinde yer alan toplam 172 elit güreşçi oluşturmaktadır. Çalışmada veri toplama aracı olarak araştırmacılar tarafından hazırlanan demografik bilgi formu ve Rex ve Metzler (2016)'in geliştirdiği ve Caz, Kayhan ve Bardakçı (2019) tarafından Türkçe'ye uyarlanan Spor Yaralanması Kaygı Ölçeği kullanılmıştır. Veriler anket uygulama yolu ile toplanmıştır. Araştırmanın analizinde, parametrik testlerden iki bağımsız grup arasında niceliksel sürekli verilerin karşılaştırılmasında bağımsız örneklem t-testi, ikiden fazla bağımsız grup arasında Tek yönlü Anova testi kullanılmıştır. Gruplar arasındaki farklılıkları belirlemek üzere post-hoc analizi olarak Tukey testi kullanılmıştır. Güreşçilerin stillerine göre yaralanma bölgeleri açısından spor yaralanması kaygı ölçeği alt boyutlarında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmuştur (p<0,05). Acı çekme kaygısı alt boyutunda erkek serbest stil güreşçilerin ortalamaları erkek grekoromen stil güreşçilere göre, yeniden yaralanma kaygı ortalamalarının ise, erkek serbest stil güreşçilerin kadın güreşçilerden anlamlı şekilde daha yüksektir (p<0,05). Erkek serbest stilde; boyun bölgesinden yaralanma yaşayanların, boyun bölgesinden yaralanma yaşamayanlara göre zayıf algılanma ve sosyal desteği kaybetme kaygı ortalamalarının anlamlı olarak yüksek olduğu görülmüştür (p<0,05). Rakip oyuncunun temasıyla yaralanma ve yaralanmanın gerçekleştiği yer değişkeni açısından kaygı ölçeği alt boyutlarında istatistiksel olarak anlamlı bir fark görülmemiştir (p>0,05). Sonuç olarak, güreşçilerin spor yaralanması kaygı düzeyi alt boyutlarında en fazla acı çekme ve yeniden yaralanma kaygı düzeylerinin etkilendiği, omuz ve boyun bölgesinde meydana gelen sakatlıklara göre kaygı puanlarının farklılık gösterdiği söylenebilir.
Elit düzeydeki güreş ve halter sporcularında lumbal vertebraların morfometrik olarak değerlendirilmesi
Bu araştırma, elit düzeydeki erkek güreş ve halter sporcuları ile erkek sedanter bireylerin lumbal vertebralarının, morfometrik olarak incelenerek yapısal farklılıkların ortaya çıkarılması amacıyla yapılmıştır. Çalışmaya 12 güreş sporcusu, 12 halter sporcusu ve 12 sedanter birey olmak üzere toplam 36 erkek katılmıştır. Lumbal vertebraların iki boyutlu ve üç boyutlu ölçümleri için manyetik rezonans görüntüleme cihazı, elde edilen manyetik rezonans görüntülerinin analizinde ise stereolojik yöntemler kullanılmıştır. Verilerin analizinde, parametrik testlerden Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) ile nonparametrik testlerden Kruskal Wallis test istatistiği kullanılmıştır. İstatistiki anlamlılık düzeyi için p<0,05 olarak kabul edilmiştir. Yapılan ölçümler sonucunda vertebral korpus anterior yüksekliği, vertebral korpus posterior yüksekliği, bilonkav deformite oranı ve kompresyon deformite oranı bakımından sedanter bireyler ile halter sporcuları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark görülürken; intervertebral disk anterior yüksekliği, intervertebral disk medium yüksekliği, bikonveksite indeks oranı, vertebral korpus hacmi ve intervertebral disk hacmi bakımından ise güreş ve halter sporcuları arasında anlamlı fark bulunmuştur. Vertebral korpus medium yüksekliği, vertebral korpus çapı, anterior kama deformite oranı, intervertebral disk posterior yüksekliği ile farfan oranı bakımından gruplar arasında anlamlı farka rastlanmamıştır. Yapmış olduğumuz çalışma sonuçları ışığında, halter sporcularının omurgalarındaki yapısal dejenerasyonları azaltmak için, omurgalarına binen yükün minimal düzeye düşürülmesi gerekmektedir. Bu yüzden sporcuların iskelet sistemi biyomekaniğinin göz önünde bulundurularak, sportif faaliyetlerin gerçekleştirilmesi çok önemlidir. Bu bağlamda özellikle halter antrenörlerinin iskelet sistemi biyomekaniği hakkında eğitim almaları hususunda federasyonların spor kulüplerini yönlendirmeleri gerekmektedir. Sporcuların biyomekanik özelliklerinin belirlenmesi ve bu doğrultuda sporcuya uygun antrenman programının hazırlanması, teknik ve hareketlerin hem antrenman hem de müsabaka esnasında daha doğru ve bilinçli bir şekilde gerçekleştirilmesini sağlayacaktır.
Elit güreşçilerde klasik direnç ve crossfit antrenman metotlarının kuvvet performansına etkisi
CrossFit antrenman metodunu çok sayıda sporcu ve antrenör kullanmasına rağmen CrossFit antrenman uygulamalarına ilişkin bilimsel çalışmalar sınırlı sayıdadır. Yapılacak bu araştırma ile elit güreşçilerde klasik direnç ve CrossFit antrenman metotlarının kuvvet performanslarına etkilerini ve hangi yöntemin kuvvet performansını korumada etkili olduğu ortaya çıkarmak amaçlanmıştır. CrossFit Grubu (n = 20), Klasik Direnç Grubu (n = 20) kişi katılımcı olarak belirlenmiştir. Kuvvet ve antropometrik ölçümler 12 haftalık antrenman programından önce ve sonra yapılmıştır. Elde edilen veriler SPSS 24.00 paket programında analiz edilmiştir. Çalışma sonuçlarına göre; maksimum kuvvet parametrelerinden Squat ve Bench Press egzersizlerinde, klasik direnç grubunda kuvvet performansının arttığı, CrossFit grubunda performansın korunduğu gözlemlenmiştir. İzometrik güç parametrelerinden Hand Grip Strength (HGS) performans ortalaması CrossFit grubunda düşerken, klasik direnç grubunda korunduğu, Leg Strength (LS) performansının ise her iki grupta da arttığı gözlemlenmiştir. Kuvvette devamlılık parametrelerinden Pull-up egzersizinde; CrossFit grubunda kuvvet performansının korunduğu gözlenirken, klasik direnç grubunda düştüğü, Push-up egzersizinde ise; her iki grubunda kuvvet performanslarının korunduğu gözlemlenmiştir. Aktif sıçrama performansı; hem CrossFit hem de klasik direnç grubunda sabit kaldığı gözlenirken aerobik kapasitede; CrossFit grubunun performans ortalamasında artış, klasik direnç grubunun performans ortalamasında düşüş gözlemlenmiştir. CrossFit' in diğer modelleri ile farklı çalışmalar yapılabileceği önerilebilir.
Milli takım düzeyindeki güreşçilerin tükenmişlik durumlarının uyku kalitesi üzerine etkisi
Bu çalışmanın amacı, milli takım düzeyindeki güreşçilerin tükenmişlik durumlarının uyku kalitesi üzerinde etkisinin incelenmesidir. Çalışma ilişkisel tarama modeli kullanılarak tasarlanmıştır. Çalışma grubunu Türkiye Güreş Federasyonuna bağlı 212 milli güreşçi oluşturmaktadır. Bilgi toplama araç ve tekniklerinden "anket tekniği" ile "basit tesadüfî örnekleme" metodu kullanılmıştır. Çalışmada veri toplama aracı üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde araştırmacı tarafından hazırlanan "Kişisel Bilgi Formu", ikinci bölümde Kelecek ve diğerleri (2016) tarafından Türkçe'ye uyarlanan "Sporcu Tükenmişlik Ölçeği" (Athlete Burnout Questionnaire), üçüncü bölümde Buysse ve diğerleri (1989) tarafından geliştirilen ve Ağargün ve diğerleri (1996) tarafından Türkçe'ye uyarlanan "Pittsburg Uyku Kalite İndeksi" (Pittsburgh Slepp Quality Index) kullanılmıştır. Verilerin analizinde yüzde, frekans, parametrik testlerden ikili grup karşılaştırmalarında bağımsız grup t-testi, çoklu karşılaştırmalarda tek yönlü varyans analizi (anova), ilişkilerin kuvvetini ve yönünü tespit etmek için pearson korelasyon analizi ve bağımsız değişkenin bağımlı değişken üzerindeki etkisini belirlemek için regresyon analizi yapılmıştır. İstatistiki anlamlılık düzeyi için p>0,005 olarak kabul edilmiştir. Kişisel bilgi formuna göre tükenmişlik düzeyleri ve uyku kalitesi durumları incelendiğinde güreşçilerin cinsiyet, medeni durum ve eğitim durumuna göre gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı fark olmadığı tespit edilirken (p>0,05); yaş grubu gelir düzeyleri, güreş stiline göre gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir (p<0,05). Yapılan korelasyon testi sonucuna göre ise tükenmişlik durumunun uyku kalitesi ile ilişkisi olduğu (p=0.01); ayrıca regresyon testi sonucuna göre tükenmişlik durumunun artmasının uyku kalitesi oranını arttırdığı sonucuna ulaşılmıştır (F:14,444; p<0,05). Anahtar Kavramlar: Güreş, Tükenmişlik, Uyku Kalitesi Bilim Kodu: 130103
Elit güreşçilerde mental dayanıklılık ve yaşam kalitesi
Bu çalışmanın amacı, elit güreşçilerde mental dayanıklılık ile yaşam kalitesine yönelik tutum arasındaki ilişkinin tespit edilmesidir. Çalışma grubunu Türkiye Güreş Federasyonuna bağlı lisanslı Nerkek146= Nkadın 62) 208 güreşçi oluşturmaktadır. Bilgi toplama araç ve tekniklerinden "anket tekniği" ile "basit tesadüfî örnekleme" metodu kullanılmıştır. Çalışmada veri toplama aracı üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde araştırmacı tarafından hazırlanan "Kişisel Bilgi Formu", ikinci bölümde Sheard ve arkadaşları (2009) tarafından Türkçe'ye uyarlanan "Sporda Mental Dayanıklılık Ölçeği (SMDÖ), üçüncü bölümde Eser ve arkadaşları (1999) tarafından Türkçe'ye uyarlanan "Dünya Sağlık Örgütü Yaşam Kalitesi Kısa Formu Türkçe Ölçeği (WHOQOL-BREF-TR) kullanılmıştır.Verilerin analizinde IBM SPSS 27 paket programı kullanılmıştır. Araştırmadaki ölçekler ve boyutlarının, demografik değişkenlere göre farklılık gösterip göstermediğini tespit edebilmek amacıyla T-Testi ve Anova analizi kullanılmıştır. Anova analizi sonucunda anlamlı farklılığın hangi gruplar arasında olduğunu tespit edebilmek için Post-Hoc analizlerinden Scheffe Testi yapılmıştır. Sporda mental dayanıklılık ve alt boyutları ile yaşam kalitesi ve alt boyutları arasındaki ilişkinin tespit edilebilmesi amacıyla Pearson korelasyon analizi kullanılmıştır. Sporda dayanıklılığın (bağımsız değişken) yaşam kalitesi (bağımlı değişken) üzerindeki etkisini tesit edebilmek amacıyla basit regresyon analizi yapılmıştır. Ayrıca sporda mental dayanıklılık alt boyutlarının, yaşam kalitesi üzerindeki etkisini tesit edebilmek amacıyla çoklu regresyon analizi yapılmıştır. Verilerin analizinde anlamlılık düzeyi için %95 güven aralığı (p<,05) kullanılmıştır. Sonuç olarak; mental dayanıklılık ve yaşam kalitesine yönelik tutum açısından, mental dayanıklılık düzeyi arttıkça yaşam kalitesine yönelik tutum düzeyi de artış göstermektedir. Anahtar Kavramlar: Güreş, Mental Dayanıklılık, Yaşam Kalitesi
12 haftalık eksantrik-pliometrik antrenman programının genç güreşçilerin vücut kompozisyonu, anaerobik performans, bacak kuvveti ve vücut yağ yüzdeleri üzerine etkisi
Bu çalışmanın amacı; 12 Haftalık Eksantrik-Pliometrik Antrenman Programının Genç Güreşçilerin Anaerobik Performans, Bacak kuvveti, Vücut Kompozisyonu ve Vücut Yağ Yüzdelerinin araştırılmasıdır. Bu araştırmada 15-19 yaş grubu 15'i denek, 15'i kontrol grubu olmak üzere 30 güreşçi çalışma evreni olarak belirlendi. Denek ve Kontrol grubu güreşçiler çalışmaya gönüllü olarak katıldı. Ölçümlere katılan denek ve kontrol grubu sporcuların antrenman programlarına bağlı olarak fizyolojik ve fiziksel parametrelerinin başarı oranlarında ki değişkenleri incelenmeye çalışılmıştır. Araştırmaya konu olan sporculardan demografik özellikler olarak Adı, Soyadı, D.tarihi, Boyu, Kilo, Yağ Ölçümleri (Biceps, Triceps, Subscabula, Subrailiac, Abdominal, Uyluk, Baldır, Göğüs), Çevre Ölçümleri (Baş, Omuz, Göğüs, Kol, Ön-kol, Karın, Kalça, Uyluk, Baldır), Ölçümlerde skinfold, kayan kaliper ve mezura kullanılmıştır. Durarak Uzun Atlama(cm). Dikey Sıçrama, El Pençe Kuvveti, Bacak kuvveti, Kalp atım sayısı, 20m. sürat koşusu, Vücut yağ yüzdelerinin hesaplanmasında Durnin Womerseley formülü uygulandı. Elde edilen veriler SPSS 17,00 programıyla Denek ve Kontrol grubu sporcular arasındaki farklılıkları belirlemede α=0.05 anlamlılık düzeyinde bağımsız iki grup için t-test uygulanmıştır. Ayrıca deneklerden alınan ölçümlerin standart sapmaları ve ortalamaları analiz edilerek değerlendirilmiştir. Sonuçların anlamlılık derecesi P<0,05-0,01 seviyelerinde kabul edilmiştir. Yapılan çalışmada antrenman sonrası Pliometrik antrenman programının güreşçilerin vücut kompozisyonlarında vücut yağ yüzdelerinin denek grubu lehine anlamlı derecede farklılıklar ortaya koyduğunu göstermiştir. Test sonuçları, denek ve kontrol grubu güreşçilerde antrenman programına bağlı olarak grupların fiziksel p<0.05 patlayıcı güç p<0.05 ve vücut yağ yüzdeleri arasında p<0.05 önemli farklar olduğunu gösterdi. Bu çalışmada elde edilen bulgular; antrenman programlarının genç güreşçilerin patlayıcı güç, kuvvet ve vücut yağ yüzdeleri üzerinde etkili olduğunu göstermektedir. Anahtar kelimeler: Güreş, Antrenman, Vücut yağ oranı, Performans
Investigation of the effect of rapid weight loss on anaerobik performance lactic acid and creatin kinase values in wrestler
The aim of this study is to examine the effects of rapid weight loss (HKK) on the competition performance of wrestlers. Elite wrestlers (n=10) over the age of 18 (age x̄: 22.90±5.15 years) competing in the adult category (height x̄: 1.75±78) voluntarily participated in our study. In the study, participants lost 4.3% of their body weight in 5 days. Body fat percentage (BYY), urine density analysis, wingate anaerobic power test, blood lactate and creatin kinase (CK) values were determined, including SDL and KKS, and the results were compared by applying a two-way anova test in repeated measurements. While a decrease was found in the rates of HCC-related VYY (P<0.05), no significant difference was found in urine pH, urine densities (sg), HR and blood CK values (P<0.05). In addition, according to the results of KKO and KKS; Wingate anaerobic power test maximum anaerobic power (MAG), maximum anaerobic capacity (MAC), fatigue index (YI) and Lactate and CK values were not statistically significant (P<0.05). In addition, the results of the main effect of the application were examined; While it was determined that there was a significant difference in MAG values (P<0.04), Lactate values (P<0.00) and IR (%) values (P<0.03), there was no significant difference in MAC values. As a result; It has been determined that HKK does not affect the anaerobic performance of the wrestlers. In addition, when the main effect of the application is examined; While it was seen that the WPS lactate data of the wrestlers were lower than the SDL data, it was determined that the blood CK values of the wrestlers were above the reference values after the application tests. Keywords: Anaerobic power, wrestling, weight loss, creatine kinase, lactic acid
Türkiye'de görev yapan güreş hakemlerinin klasmana göre kaygı durumlarının karşılaştırılması
Bu çalışmada Türkiye'de görev yapan güreş hakemlerinin (Uluslararası Güreş Hakemleri, 1. Kategori, 2. Kategori ve 3. Kategori ve Milli Hakemlerin) kaygı düzeylerinin karşılaştırılması amaçlanmıştır.Türkiye genelindeki 57 Uluslararası güreş hakemlerinin tamamı ve faal 119 milli güreş hakeminin 57 tanesi olmak üzere toplam 114 güreş hakemi denek olarak katıldı. Kişisel ve Sosyo-Kültürel özelliklerin belirlenmesinde yaş, medeni hal, öğrenim düzeyi, eşin öğrenim düzeyi, mesleki aylık gelir, ikamet, ailedeki birey sayısı, hakemlik yapma sebebi ve geçmişte hangi spor branşlarının yapıldığı sorularından yararlanılmıştır. Sürekli kaygı puanlarının belirlenmesi için Spielberger'in 20 sorudan oluşan sürekli kaygı envanterinin doldurulması istenmiştir. Ayrıca durumluluk kaygı puanlarının belirlenmesi için de 27 sorudan oluşan ve bilişsel kaygı, bedensel kaygı, kendine güven durumlarını belirleyen Illinois kendini değerlendirme envanteri C.S.A.I.-2 kullanılmıştır İlk olarak grubun katılımcıların sürekli kaygı puanları üzerinde nasıl bir etkisi olduğunu incelemek amacıyla Tek Yönlü Varyans Analizi uygulanmıştır. Ayrıca grubun, katılımcıların bilişsel kaygı, bedensel kaygı ve kendine güven puanları üzerinde nasıl bir etkisi olduğunu incelemek amacıyla Tek Yönlü Varyans Analizi (one way anova) uygulanmıştır. Analiz sonuçları incelendiğinde bilişsel kaygı ve kendine güven üzerinde grubun temel etkisini görmekteyiz. Sonuçların kaynağını belirlemek amacıyla Tukey testi uygulanmıştır.Sonuç olarak, Milli Hakemlerin bilişsel kaygı puanlarının (x=18,86, ss=3,11), Uluslararası 1. Kategori hakemlerinin puanlarından (x=15,65, ss=2,74) yüksek olduğu bulunmuştur. Yine Milli Hakemlerin kendine güven puanlarının (x=29,60, ss=3,75), Uluslararası 1. Kategori hakemlerinin puanlarından (x=32,30, ss=3,88) düşük olduğu bulunmuştur.Anahtar Kelimeler: Hakem, Kaygı, Sürekli kaygı, Durumluluk kaygı
Güreşçilerin kişilik özellikleri ile stresle başa çıkma tarzları arasındaki ilişkinin belirlenmesi
Bu çalışmanın amacı, erkek güreşçilerin kişilik tipleri ile stresle başa çıkma tarzları arasındaki ilişkiyi belirlemektir. Çalışmada veri toplama aracı olarak, Stresle Başa Çıkma Tarzları Ölçeği (SBTO) ve Eysenck Kişilik Anketi-Kısaltılmış Formu (EKA-GGK) kullanılmıştır. Stresle Başa Çıkma Tarzları Ölçeği, Folkman ve Lazarus tarafından geliştirilmiş olup, ülkemiz için geçerlik ve güvenirlik çalışması Şahin ve Durak tarafından yapılmıştır. Eysenck Kişilik Anketi-Kısaltılmış Formu, Francis ve arkadaşları tarafından geliştirilmiştir. Ülkemiz için geçerlilik ve güvenirlik çalışması, Karancı ve arkadaşları tarafından yapılmıştır. Çalışmanın evrenini, 2012 yılında büyükler Türkiye şampiyonasına katılan tüm güreşçiler oluştururken, örneklemini ise çalışmaya katılmayı gönüllü olarak kabul eden 227 erkek güreşçi oluşturmaktadır. Verilerin çözümlenmesinde SPSS 15 paket programı kullanılmış olup verilerin normal dağılıma sahip olduğunu belirlemek için ?Kolmogorov-Smirnov? testi, homojenliğini belirlemek için ''Anova-Homogenety of variances? testi uygulanmış ve verilerin homojen ve normal bir dağılıma sahip olduğu belirlenmiştir. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistik ve güreşçilerin kişilik tipleri ile stresle başa çıkma tarzları arasındaki ilişkiyi belirlemek için pearson korelasyon ve regresyon analizleri uygulanmıştır. Çalışmanın sonunda, kendine güvenli yaklaşım ile psikotizm kişilik tipi arasında, iyimser yaklaşım boyutu ile nörotizim ve psikotizim kişilik tipleri arasında, çaresiz yaklaşım boyutu ile nörotizim kişilik tipi, sosyal destek arama boyutu ile yalan boyutu arasında istatistiksel olarak anlamlı düzeyde farklılık belirlenmiştir (p<0,05). Diğer boyutlarda is istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunamamıştır (p>0,05).
Elit grekoromen ve serbest stil güreşçilerde reaktif kuvvet indeksi, maksimal kuvvet ve anaerobik güç özelliklerinin karşılaştırılması
Bu araştırmanın amacı, elit grekoromen ve serbest stil güreşçilerde maksimal kuvvet (MK), reaktif kuvvet indeksi (RKİ) ve anaerobik güç (AG) arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Araştırmaya Ankara ilindeki çeşitli spor kulüplerinde lisanslı olarak yarışan 40 serbest stil ve 47 grekoromen stil güreşçi, ortalama yaşı 21.16±4,32 yıl, boy uzunluğu 173,93±7.16 cm, vücut ağırlığı 80.20±13.88 kg, vücut kitle indeksi 26.42±3.75 kg/m2, spor yaşı 9.49±4.74 yıl, vücut yağ yüzdesi 11.50±5.17 % olan toplam 87 gönüllü sporcu katılmıştır. Araştırmada, katılımcılara sırasıyla antropometrik ölçümler, RKİ, dikey sıçrama, bacak kuvveti ve kavrama kuvveti testleri uygulanmıştır. Stiller arası farkı belirlemek için bağımsız örneklem t testi, değerler arasındaki ilişkiyi saptamak için pearson ve spearman testi uygulanmıştır. t tests sonucuna göre MK (mutlak, rölatif ve allometrik), AG ve RKİ değerleri ortalamasının stiller arasında farklı olmadığı tespit edilmiştir. Korelasyon sonuçlarına göre MK (rölatif ve allometrik) ile RKİ arasında, MK (mutlak ve allometrik) ile AG arasında anlamlı bir ilişki bulunmuşken (p<0.05), AG ile RKİ arasında anlamlı bir ilişki bulunmamıştır (p>0.05). Grekoromen stil güreşçilerde MK (mutlak) ile AG arasında anlamlı bir ilişki bulunmuşken (p<0.05), RKİ ile MK ve AG arasında anlamlı bir ilişki bulunmamıştır (p>0.05). Serbest stilde güreşçilerde ise MK (rölatif ve allometrik) ile RKİ arasında ve MK (mutlak) ile AG arasında anlamlı ilişki olduğu bulunmuşken (p<0.05), AG ile RKİ arasında anlamlı bir ilişki bulunmamıştır (p>0.05). Sonuç olarak bu araştırma MK, AG ve RKİ özelliklerinde stiller arasında fark olmadığını, MK ile RKİ ve AG arasında anlamlı bir ilişki olduğunu fakat AG ile RKİ arasında anlamlı bir ilişki olmadığını göstermiştir.
Güreşçilerde yaralanma riski ile postür arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu çalışma, güreşçilerde yaralanma riski ile postür arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla planlandı. Çalışmaya yaş ortalaması 20.2±4.6 yıl olan 30'u grekoromen ve 38'i serbest stil olmak üzere 68 gönüllü erkek güreşçi dâhil edildi. Sporcuların omurga postürü ve esnekliği Idiag M360® marka Spinal Mouse (SM) cihazı ile ayakta durma pozisyonunda ölçülürken genel vücut postür ölçümü New York Postür Analiz Yöntemi (NYPAY) ile anteriordan ve lateralden yapıldı. Sporcuların yaralanma riskleri ise yedi temel hareket paterninden oluşan Fonksiyonel Hareket Analizi (FHA) ile değerlendirildi. Çalışma sonucunda FHA alt parametrelerinden derin çömelme ile SM alt parametrelerinden lumbar eğrilik ve NYPAY toplam skoru arasında zayıf düzeyde ilişki bulundu (ρ=-0.265 - 0.297; p<0.05). FHA alt parametrelerinden aktif düz bacak kaldırma ile SM alt parametrelerinden torakal eğrilik ve postüral yeterlilik arasında anlamlı ilişki görüldü (ρ=-0.316 – 0.354; p<0.05). Ayrıca FHA alt parametrelerinden omuz mobilitesi ve rotasyon stabilitesi ile SM alt parametrelerinden omurga mobilitesi ve postüral yeterlilik arasında anlamlı zayıf düzeyde ilişki bulundu (ρ=-0.262 – 0.372; p<0.05). FHA alt parametrelerinden rotasyon stabilitesi hariç tüm alt parametreler ile NYPAY alt parametrelerinden karın, göğüs, ayak, omuz ve baş postürleri arasında zayıf–orta düzeyde değişen ilişkiler bulundu (ρ=0.329 – -0.504; p<0.05). Alt parametreler arasındaki ilişkilere rağmen FHA toplam skoru ile SM ve NYPAY toplam skoru arasında anlamlı ilişki olmadığı görüldü (p>0.05). Güreşçilerde özellikle kolumna vertebraliste görülen postüral sapmalar üst ve alt ekstremitelerde biyomekaniksel dizilimi bozarak eklemlerin doğru açılarda artrokinematik ve osteokinematik hareketleri gerçekleştirememesine neden olup güreşçilerin yaralanma riskini artırmaktadır. Güreşçilerin genel vücut postürlerinin değerlendirilip takip edilmesi, yaralanmaların tespiti ve önlenmesinde fizyoterapistlerin koruyucu bir rol üstleneceklerini göstermektedir. Anahtar kelimeler: Fonksiyonel Hareket Analizi, Güreş, Postür, Yaralanma Riski
Sporcularda spor yaralanma riskinin belirlenmesi amacıyla Türk kalkışı tabanlı test yöntemi geliştirilmesi: Güreş örneği
Çalışmamız güreş sporcularına özgü yaralanma risk değerlendirmesi yapacak yeni fonksiyonel bir test yöntemi geliştirmek amacıyla gerçekleştirildi. Danışman kurul görüşleri ve literatür bilgisine dayanılarak taslak hareket olarak seçilen Türk Kalkışı (TK) hareketi danışman kurulu görüşleri doğrultusunda revizyonlar geçirerek ve literatür bilgisine dayanılarak test yöntemi haline getirildi. Yeni test yöntemi TK temelli olması nedeniyle Türk kalkışı temelli yaralanma risk değerlendirme analizi adıyla ve TK-A kısaltmasıyla isimlendirildi. Oluşturulan test yöntemimizin güvenirliliğinin belirlenmesi için her bir alt boyutta ve sağ ile sol TK-A puanlarında Cronbach Alfa iç tutarlılık katsayısı incelendi. Puanlama güvenirliği için Kendall'ın Uyum W katsayısı kullanıldı. Test yönteminin geçerlilik düzeyinin belirlenmesi için; görünüş geçerliği yöntemi kullanıldı. Test yönteminin kapsam geçerliğini incelemek için fonksiyonel hareket analizi (FHA) ve Y denge test (YDT) korelasyonları ile güreş sporunda yer alan iki farklı güreş stili arasındaki fark değerleri ile birlikte yaş, boy ve kilo gibi demografik farklılıklara karşı test bataryasının duyarlılığına bakıldı. Korelasyon testleri Mann Whitney U testi ile incelendi. Sağ TK-A ile sağ FHA toplam skoru arasında (r= 0.117, p>0.05) ve sol TK-A ile sol FHA arasında (r= 0.158, p>0.05) anlamlı ilişki tespit edilemedi. Sağ ve sol taraf için TK-A toplam skoru ile YDT skorları arasında anlamlı bir ilişki tespit edilemedi (p>0.05). Grup değişkenine göre Sağ Faz 4 puanının grekoroman (Gr) ve serbest stil (Sr) gruplarında olma durumlarına göre farklılaştığı görüldü (p<0.05). Sol Faz 2, sol Faz 3, sol Faz 4, sol Faz 5 ve sol toplam puanlarının Gr ve Sr gruplarında olma durumlarına göre farklılaştığı görüldü (p<0.05). TK-A testi sağ ve sol fazlar kendi arasında karşılaştırıldığında anlamlı farklılıklar tespit edildi (p<0.05). TK-A toplam skoru kesme puanı 72.814±6.553 olarak belirlendi. Sağ ve sol ölçümler için iç tutarlılık katsayıları oldukça güvenilir olarak elde edildi. TK-A testinin "oldukça güvenilir aralıkta'' yer aldığı görüldü. Puanlama güvenirliliği TK-A'nın bütün fazlarında Kendall'ın uyum katsayı puanı yüksek bulundu (p<0.001). Kapalı-açık kinetik halkayı içinde barındıran ve proprioseptif nöromusküler hareket paternlerine (PNF) benzer olarak TK hareketi temel alınarak geliştirdiğimiz test yöntemi güreş sporcularında yaralanma risk değerlendirmesi yapabilecek geçerli ve güvenilir bir yöntemdir. Yaralanma öyküsü olan güreşçilerde ve güreş sporuna benzer branşlarda çalışmaların yapılmasına ihtiyaç vardır.
Güreşçilerde müsabaka öncesi imgeleme düzeyinin durumluk kaygıya etkisi
Bu araştırmanın amacı, güreşçilerde müsabaka öncesi imgeleme düzeyinin durumluk kaygıya etkisinin incelenmesidir. Çalışma grubunu, Ankara, Şanlıurfa, Elazığ, Kayseri illerinde, yapılan greko –romen güreş grup ve Türkiye şampiyonası müsabakalarına katılan 11-18 yaş arası 300 erkek güreşçi oluşturmuştur. Katılımcılara yaş, eğitim durumu, kaç yıldır güreş yaptığı, milli sporcu olma durumu, anne baba eğitim düzeyi gibi sorulara cevap arayan demografik bilgi formu, durumluk kaygı ölçeği ve sporda imgeleme envanteri uygulanmıştır. Envanterden çıkan veriler SPSS.22 paket programına işlenerek analiz işlemleri yapılmıştır. Demografik bilgilere yönelik aritmetik ortalama, standart sapma, frekans ve yüzde dağılımları içeren açıklayıcı istatistikler sunulmuştur. Durumluk kaygı ve sporda imgeleme ölçekleri alt boyutlarının bazı demografik değişkenlerle ilişkisini belirlemek amacıyla ilk etapta çarpıklık ve basıklık (SkewnessandKurtosis) testlerine bakılmış olup, testin neticesine göre Bağımsız Örneklem T (İndependentSample T) ve Tek Yönlü Varyans Analizi (OneWayAnova) testleri yapılmıştır. Değişkenler arasında farklılıklar bulunması durumunda ise bu farklılıkların hangi grup veya gruplardan kaynaklandığını belirlemek amacı ile ise Post-Hoc testlerinden homojen dağılım sonuçlarına göre Tukey HSD ve Dunnet T3 testleri kullanılmıştır. Ayrıca değişkenler arasındaki etki seviyesini belirlemek için regresyon analizinden yararlanılmıştır. Sonuçlar %95 güven aralığında, anlamlılık p<0.05 düzeyinde değerlendirilmiştir. Yapılan regresyon analizi neticesinde, güreşçilerin müsabaka öncesi imgeleme dereceleri ile durumluk kaygı dereceleri arasında istatistikî olarak olumlu yönde anlamlı ilişki tespit edilmiştir. Genel olarak araştırma sonuçlarına bakıldığında; imgeleme düzeyinde yaş, spor yılı, milli sporcu olma durumu, ailede güreş yapan kişi, baba eğitim düzeyi ve yaşanılan yer değişkenlerinin etkili olduğu, imgeleme düzeyinin artmasının durumluk kaygı düzeyinde düşüşe sebep olduğu tespit edilmiştir.