Graves

102 theses under this subject heading

DoctorateOpen AccessTR

Erken demir çağı Kazakistan coğrafyasındaki at koşum takımları

Araştırma, Erken Demir Çağı (MÖ 9/8–3. yüzyıllar) Kazakistan coğrafyasındaki at koşum takımlarını ayrıntılı bir şekilde incelemektedir. Çalışma, at koşum takımlarının teknik özelliklerini, kullanılan malzemeleri, üretim tekniklerini ve işlevlerini ele almaktadır. Bu takımların toplum içindeki sembolik anlamları ile kültürel değerleri üzerinde durulmuştur. Kazakistan'da mezarlara at gömme geleneği ve bu geleneğin arkeolojik bulguları incelenerek, dönemin inanç sistemleri ile sosyal yapıları hakkında çıkarımlarda bulunulmuştur. Tezin temel amacı, Kazakistan coğrafyasındaki Erken Demir Çağı arkeolojik anıtlarında bulunan at koşum takımlarını tanıtmak, onların farklılıklarını ve benzerliklerini ortaya koymak, yanaklık ve ağızlıkların görünümünü ve yayılım alanlarını belirlemektir. Bu tez, at koşum takımlarını bir teknik araç olmanın ötesinde, göçebe toplumların zihniyet dünyasının, sosyal hiyerarşisinin ve inanç sistemlerinin somut bir yansıması olarak konumlandırmaktadır. Bu yaklaşım, maddi kültürün işlevsel boyutunun ötesinde, derinlemesine kültürel anlamlarını da çözümleme hedefini taşır. Koşum takımlarının atı kontrol etme işlevi taşıdığı düşünüldüğünde, araştırmanın kapsamı sınırlı kalır. Ancak tez, koşum takımlarının üretimindeki özen, süslemelerdeki ikonografi ve mezarlardaki özel yerleşim biçimlerini vurgulayarak, bu objelerin toplumsal statü, ritüel pratikler ve öte dünya inançları ile sıkı bir bağ kurduğunu göstermektedir. Bu durum, arkeolojik bulguların kültürel yorumlanmasında derinlik sunar. Tez, Erken Demir Çağı at koşum takımlarının incelenmesinde çok disiplinli ve entegre bir metodolojik yaklaşım benimsemiştir. Bu yaklaşım, bulgulara derinlik ve güvenilirlik katmaktadır. Farklı analiz yöntemlerinin bir arada kullanılması, koşum takımlarının hem somut fiziksel özelliklerini hem de soyut kültürel anlamlarını kapsamlı bir şekilde incelemeyi sağlamıştır. Bu tez çalışması, Erken Demir Çağı Kazakistan coğrafyasındaki at koşum takımlarının işlevsel araçlar olmasının ötesinde, göçebe toplumların sosyo-kültürel organizasyonlarını, ritüel pratiklerini, estetik değerlerini ve inanç sistemlerini yansıtan çok yönlü arkeolojik veriler olduğunu ortaya koymuştur. Materyaller, kronolojik sınıflandırmalar, üretim teknikleri, malzeme tercihleri ve gömü bağlamları dikkate alındığında, erken göçebe toplumların tarihsel gelişim çizgisine dair derinlemesine analizler yapılmasına olanak sağlamıştır. At koşum takımları, göçebe evrenin yaşayan bir simgesi ve kültürel belleğin yeniden inşası için temel dayanaklardan biri olarak değerlendirilmelidir. Tezin ana katkısı, at koşum takımlarını basit arkeolojik buluntular olmaktan çıkarıp, onları karmaşık bir kültürel sistemin merkezi unsurları olarak konumlandırmasıdır. Arkeolojik buluntuların çoğu zaman tipolojik olarak sınıflandırılıp bırakıldığı görülür. Bu tez, koşum takımlarının biçimsel özelliklerini incelemekle kalmamış, onların toplumsal statü, ritüel, inanç ve estetikle olan bağlantılarını da derinlemesine analiz etmiştir. Bu bütüncül yaklaşım, objelerin ardındaki insan düşüncesini ve kültürel pratikleri gün yüzüne çıkararak, arkeolojinin "insan" odaklı bir bilim olduğunu vurgular.

At kültürüErken Demir ÇağıKazakistan+1
Samat Sapatayev
Selçuk University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Nahçıvan'da Türk dönemi koç-koyun mezartaşı örnekleri

Nahçıvan'da Türk Dönemi Koç-Koyun Mezartaşı Örnekleri başlıklı çalışmada Nahçıvan'da bulunan Türk dönemine ait koç-koyun mezartaşları tespit edilip incelenmiş ve mevcut durumları belirtilmiştir. İlk adım olarak Nahçıvan bölgesinin coğrafi konumu ve tarihçesi verilerek bölge tanıtılmış daha sonra koç-koyun heykel ve motifinin gelişimi detaylı olarak aktarılmaya çalışılmıştır. Katalog kısmında tespit edilen 162 koç-koyun mezartaşı fotoğraflanmış, ölçüleri alınmış 46 tanesinin çizimleri yapılmış süsleme öğeleri, malzeme ve teknik olarak incelenmiştir. Bu sanat abidelerinin Türk sanat, kültür ve inancındaki yeri ve önemi belirlenerek Türk sanatının kesintisiz olarak devamı vurgulanmıştır. Karşılaştırma ve değerlendirme bölümünde Karakoyunlu ve Akkoyunlu devletleri döneminde yapılmış olan bu mezartaşlarının kaynağının en eski Türk toplumlarının inanç ve geleneği olarak günümüze kadar devam ederek mevcudiyetini kesintisiz olarak sürdürdüğü detaylı olarak aktarılmaya çalışılmıştır. Bu mezartaşlarının Anadolu Azerbaycan Kırgızistan gibi bir çok farklı coğrafyada bulunan diğer örnekleriyle karşılaştırılarak benzer ve farklılıkları belirtilmiştir. Anahtar Kelimeler : Nahçıvan, Koç-Koyun Heykeli, Mezar Taşı, Figür, Türkler

Hayvan figürleriKoyunlarKoçlar+5
Maide Hakan
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Urartu açık hava tapınım alanları

Tezimiz "Urartu Açık Hava Tapınım Alanlarını konu almaktadır. Konuyla alakalı çok sayıda araĢtırma, makale olmasına karĢın genel olarak Urartu dini, tapınım Ģekilleri ve açık hava tapınım merkezlerini tek bir baĢlık altında toplayan çalıĢma yoktur. Bu çalıĢmayla söz konusu eksikliğin giderilmesine katkı sunulması amaçlanmıĢtır. Bu çalıĢmada Urartu Açık Hava Tapınım Alanları alt baĢlıklar halinde incelenecektir. Bunlar; Analıkız, Meherkapı, YeĢilalıç, Erzincan-Altıntepe, Bostankaya, Madavank, Mazgirt ve Harput Açık Hava Tapınım Alanlarıdır. ÇalıĢmada kullanılan yöntem, öncelikle konuyla alakalı daha önceden çalıĢılmıĢ Urartu dini, tapınım sistemleri, tapınak türleri incelenip değerlendirmeye alınmıĢtır. Daha sonra konu üzerine bilgiler geçici hatlar ile tematik baĢlıklar halinde günümüz çalıĢma prensiplerine uygun hale getirilmiĢtir. ÇalıĢma kapsamına giren merkezler daha önce yapılan çalıĢmalar yardımı ile incelenerek fotoğraflar belgeler eklenerek yorumlanmıĢtır.

Açık alanlarDinKapılar+5
Betül İşleyen
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

İzmir Beydağ'daki Osmanlı dönemi mezar taşları

Beydağ, İzmir iline bağlı, Ödemiş'in güney doğusunda, Ödemiş'e 30 km, İzmir'e 130 km. uzaklıkta, Aydın Dağlarının eteklerinde ve yukarı Küçük Menderes havzasında kurulu, eski bir yerleşim merkezidir. Türk tarihinin başlangıcından günümüze dek ölü ve mezar geleneğinin varlığı tarihsel süreç içinde bir takım değişim ve gelişimlerle devam etmiştir. Osmanlılarda özellikle 18. ve 19. Yüzyıllarda sanat eseri kimliği kazanmaya başlayan kitabe ve mezar taşları sonraki dönemlerde de diğer sanat dallarıyla birlikte inkişaf etmiştir. Tez çalışmamız kapsamında Beydağ ilçesinin 19 mahallesinde 228 adet Osmanlı devri mezar taşı tesbit edilmiştir. Bunlardan 157 tanesi erkek, 69 tanesi kadındır. 2 tanesinin de başı ve sonu konu kırık olduğundan cinsiyetleri bilinememiştir. 18. yy'ait 42, 19.yy'a ait 122, 20.yy'a ait 63 mezar taşı vardır. Başlık ve serlevhadan sonra mevtanın bazen kısa hayat öyküsü, bazen ölüm sebebi, kimlik ve kişiliği hakkında manzum veya mensur ifadeler yer alır. 228 mezar taşından 148'i celi sülüs, 64'ü rik'a ve 16'sı da ta'lik hatla yazılmıştır. Beydağ ve mahallelerinde bulunan mezar taşlarının tamamı dikey dikdörtgen formundadır.Silindirik tarzda mezar taşı yoktur. Erkek mezar taşlarının çoğu baş şahideleri başlıklı, ayak şahideleri ise baş şâhideleri gibi dikey dikdörtgen uç tarafı üçgen formundadır. Kadın mezarları da genel olarak dikey dikdörtgen uç tarafı üçgen formundadır.Bir kısmı bitkisel süslemeye göre şekil almış tepeliklere sahiptirler. Anahtar Kelimeler: Mezar taşı, Osmanlı Dönemi,İzmir, Beydağ, Kitabe, Hat

El sanatlarıGeleneksel Türk sanatıMezar taşları+5
Selim Kahya
Uşak University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Kemalpaşa ve çevresindeki dini ziyaret yerleri üzerine bir din sosyolojisi araştırması

Kutsalın tezahürleri, Anadolu inanç tarihinde genel olarak, mezar, yatır, türbe, makam ve çeşme gibi mekânlarda farklı uygulama ve ritüellerle yaşamaya ve varlığını sürdürmeye devam etmektedir. Toplum içerisinde bulunan zengin uygulama ve ritüeller, toplumdaki farklı sosyal ve dini yapılar içerisinde çeşitlenmektedir ve bu durum dini ziyaret mekânlarının sosyo-kültürel bir çözümlemesini gerekli kılmaktadır. Zengin bir kültürel çeşitliliğe sahip olan İzmir İli Kemalpaşa ilçesi bu çalışmanın araştırma alanı olarak belirlenmiştir. Araştırma ile Kemalpaşa ve çevresindeki 21 ziyaret mekânındaki ziyaretçiler ve yerli halkla yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılarak mekânlar incelenmiştir. Araştırma neticesinde elde edilen bilgiler tarafsız bir değerlendirmeye tabi tutulmuştur. Çalışmanın bulguları ise Kemalpaşa ilçesinde bulunan ziyaret yerlerinin büyük bir çoğunluğunun Alevi/Türkmen gruplar tarafından benimsenmiş olduğu söylenebilir. Bu ziyaret yerlerinin yoğunluğunun ve uygulanan ritüellerin farklılığı ziyaret edenlerin din anlayışı ve sosyo-kültürel sermayelerine göre değişmektedir. Sünni bireyler ziyaret edilen mekânlarda genel olarak dualar okuyarak ziyaretini tamamlarken, Alevi/Türkmen bireyler, dualar etme, çaput bağlama, mum yakma, etrafta bulunan taş, tahta veya yapraklarla dileklerini sembolize ettikleri uygulamaları bulunmaktadır. Yine Alevi/Türkmen bireyler dileklerinin kabul olması sonrasında mekânı tekrar ziyaret ederek adaklarını adayıp çevredeki insanlarla paylaşarak kutlama ve şenlikler yapılmaktadır. Kemalpaşa'da ziyaret fenomeni yoğun olarak Aleviler tarafından çeşitli ritüellerle gerçekleştirilen bir halk inanışı uygulamalarıyla olmasına rağmen Sünni bireyler arasında da popülerliği az da olsa bulunmaktadır.

Din sosyolojisiHalk inançlarıMezarlar+4
Hicret Hatun
Uşak University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Acemhöyük ve Arıbaş mezarlığı'ndan insan iskelet kalıntılarının gömü geleneği açısından incelenmesi

Ritüeller, doğum, erginleşme, evlilik, ölüm gibi insan yaşamında son derece önemli kabul edilen olaylar karşısında topluluk boyutunda ortaya konulan sembolik aktiviteler olarak kabul edilmektedir. Cenaze törenleri ve ölümle ilgili ritüeller, bireylerin düşünce ve inanç sistemlerinin anlaşılmasına yardımcı olmaktadır. Gömü geleneği çalışmaları, eski insan toplumlarının yaşam biçimlerinin yeniden inşasında önemli veri kaynakları olarak karşımıza çıkmakta, arkeolojik topluluklarda sosyal, kültürel, ideolojik ve toplumsal yapılarının anlamlandırılmasında hayli büyük potansiyel taşımaktadırlar. Bu çalışmanın amacı, Acemhöyük'te tespit edilmiş insan iskeletleri, gömü tipleri ve gömü buluntularından hareketle söz konusu yerleşimin ölümle ilişkili ritüellerini, gömü geleneklerini saptamaktır. Veriler yerleşimin çağdaşı diğer topluluklar ile birlikte değerlendirilmiş, Acemhöyük'ün Orta Tunç Anadolu toplulukları arasında gömü gelenekleri bakımından hangi noktada durduğu anlaşılmaya çalışılmıştır. Çalışmanın örneklemi, yerleşim içi ve Acemhöyük'ün gömü alanı Arıbaş Mezarlığı'ndan gün ışığına çıkarılmış, Assur Ticaret Kolonileri Dönemi'ne tarihlenen 187 bireyden oluşmaktadır. Örneklemde erkekler 45, kadınlar 70, bebek ve çocuklar 57 bireyle temsil edilirken15 birey erişkin belirsiz kategorisinde değerlendirilmiştir. Söz konusu bireylerin %22,5'i intramural gömülerden, %77,5'iyse mezarlıktan ele geçmiş, mezarlıkta kremasyon ve inhumasyon uygulamalarının birden çok gömü tipiyle temsil edildiği anlaşılmıştır. Yerleşim içinde tespit edilen 42 bireyin 37'sinin erişkinlik aşamasına ulaşmamış bireyler olduğu, mezarlık alanda ise 3 yaşın üstünde her cinsiyet ve yaş grubundan bireyin basit toprak, pithos ve urnelerde tekli veya çoklu gömülerde mevcut olduğu belirlenmiştir. Acemhöyük'te bebek ve çocuklara yönelik bir ayrımcılığın uygulandığı, bebeklerin kamusal gömü alanının dışında bırakılıp, hane ve hanelerle ilişkili alanlara gömüldükleri tespit edilmiştir. Gömü gelenekleri bakımından diğer dikkat çekici durum ise kremasyon ve inhumasyon gömülerin sosyal tabakalanma ve cinsiyet rolleri gibi parametlerden bağımsız bir şekilde bir arada görülmesidir. İnhumasyon ve kremasyonun, Arıbaş Mezarlığı'nda karşıt iki uygulama olmanın aksine birbirini tamamlayan ve etin çürüme hızına müdahale etmek gibi yöntemsel farklılardan temel alan kişisel seçimlerle ilişkili olduğu düşünülmektedir.

AcemhöyükArıbaş MezarlığıMezarlar+7
Mine Lütfiye Durur
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Proficiency in ArtOpen AccessTR

Ahlat mezar taşlarındaki kandil kavramının çağdaş seramik formlarda yorumu

Sanatta Yeterlik Sanat Çalışması Raporu olarak ele alınan konu, sanat tarihimizde önemli bir yere sahip olan Ahlat Mezar Taşları üzerinde süsleme öğesi olarak kullanılan kandil motifinin farklı bir bakış açısıyla çağdaş seramik formuna dönüşmesine dayanmaktadır. Mezar taşları kültür ve sanat tarihi açısından önemli verilere sahip birer tarihi belge olma niteliğindedirler. Yapılan araştırmalar, Anadolu'da yaşamış olan her toplumun yaptıkları mezar taşlarına kendi kültürel özelliklerini yansıttıklarını göstermiştir. Çalışmada mezar taşları konusunun geniş olması göz önünde bulundurularak, konu açısından önemli bir bölge olan Ahlat mezar taşları seçilmiştir. Bu bağlamda raporun birinci bölümünde, mezar taşları ve Orta Asya'dan Anadolu'ya kadar yapılmış olan mezar taşları ile ilgili genel bilgilere yer verilmiştir. Plastik açıdan Türk mezar taşlarının incelenmesi bu bölümde yer alan bir diğer konudur. Ayrıca asıl çalışmanın yapıldığı Ahlat mezar taşları konusu yine burada detaylı bir şekilde incelenmiştir. İkinci bölümde, kandil konusu ile ilgili genel bilgilere yer verilmiştir. Konumuz açısından önemli olan inanç ve kandil ilişkisi detaylı bir şekilde incelenmiş ve kandil formunun İslamiyetteki ışık ve nur kavramları ile olan ilişkisi üzerinde durulmuştur. Kandil formunun, bu ilişkiden yola çıkarak mezar taşları üzerine nasıl işlendiği anlatılmıştır. Ayrıca formun, Ahlat mezar taşları üzerinde neden ve nasıl kullanıldığına yer verilmiştir. Raporun son bölümü olan üçüncü bölümde, kandil formunun mezar taşları üzerindeki kullanımı değerlendirilerek yapılmış kişisel uygulamalara yer verilmiştir. Anahtar Sözcükler Seramik, Kandil, Ahlat Mezar Taşları.

Bitlis-AhlatKandillerMezar taşları+3
Sevgi Kilinç
Hacettepe University · Institute of Fine Arts
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Teos batı nekropolü (Hiddenbay kurtarma kazısı)

2014-2015 yılları arasında İzmir Müze Müdürlüğü tarafından Teos antik kentine yaklaşık 1 kilometre mesafede kurtarma kazısı çalışmaları yapılmıştır.Bu çalışmalarda Teos antik kenti nekropol sahası içinde yer aldığı anlaşılan Teos batı nekropolü ortaya çıkarılmıştır. Bu nekropolde 123 adet mezar tespit edilmiştir. Alanda inhumasyon ve kremasyon ölü gömme biçiminin uygulandığı anlaşılmıştır.Bu tez çalışması ile Teos kentinin daha önce bilinmeyen Klasik dönemine ve Hellenistik dönemine ait mezar tipleri ile ölü gömme gelenekleri incelenmiştir. Mezar hediyeleri ve alandaki diğer buluntular sayesinde nekropolün kronolojisi ortaya çıkarılmıştır.Bununla birlikte söz konusu çalışmanın Klasik döneme ait verilerin çok az olduğu İonia bölgesine de katkı sağlanması amaçlanmıştır.

Arkeolojik kazılarMezarlarNekropol+2
Şebnem Güllüsaç
Ege University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Antandros Nekropolisi Amphora mezarları

Antandros antik kenti Balıkesir il sınırları içerisinde kalan Edremit ilçesinin Altınoluk mahalle sınırlarında yer almaktadır. Antik kent Altınoluk mahalle merkezinden yaklaşık 2.5 km. batıda yer alan Kaletaşı Tepesi üzerinde kurulmuştur. Modern araştırmacılar kentin Kaletaşı Tepesi'nin batısında ve eteklerinde kurulduğunu düşünmektedir. Kaletaşı Tepesi'nin yaklaşık 300 m. batısında Kara Kazan Deresi yer almaktadır. Dere kent ile kentin nekropolünün doğal sınırıdır. Kentin nekropol alanı Kaletaşı Tepesi'nden yaklaşık 500 m. batıdadır. Kentin nekropolü 1980'li yıllarda bölgenin imara açılması ile ortaya çıkmıştır. Nekropol alanında 1991-1995 yılları arasında aralıklarla kurtarma kazıları devam etmiştir. Değinilen kazılar Balıkesir Kuva-i Milliye Müzesi arkeologları tarafından gerçekleştirilmiştir. 2000 yılında Ege Üniversitesi, Klasik Arkeoloji Anabilimdalı öğretim üyelerinden Prof. Dr. Gürcan Polat tarafından antik kentte ve onun nekropolünde sistematik kazı çalışmalarına başlanmıştır. Çalışmanın amacı 2001-2012 yılları arasında nekropol alanında gerçekleştirilen sistematik kazılar sonucunda ortaya çıkartılan amphora mezarların değerlendirilmesidir. Bu doğrultuda inhumasyon gömü çeşidinde kullanılan ticari amphoralar üretim yerleri ve kronolojilerine göre sınıflandırılmıştır. Özellikle bebek ve çocuk mezarı olarak kullanılan amphoralar ile bağlantılı olan mezar hediyeleri de tez kapsamında değerlendirilmiştir.

AmforalarAntandrosAntik Çağ+4
Uğur Candar
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Mezgitkale Anıtı (Mimarisi ve sosyo kültürel çözümlemesi)

Dağlık Kilikia Bölgesi'nde günümüz Susanoğlu yerleşiminin 13 km kuzeydoğusunda ve antik yerleşimlerden Paslı ve Takkadın'a yaklaşık 2 km uzakta bulunan Mezgitkale Anıtı döneminin en iyi korunmuş görkemli yapılarından biridir. Bu anıt bugüne kadar Bölgede yapılan araştırmalar içerisinde hiçbir zaman tek başına ele alınmamıştır. Bu çalışmayla yapıda ilk kez bu kadar detaylı incelemelerde bulunulmuştur. Gerek doğu gerekse batı tesiri altında farklı kültürlerle etkileşimi olan Kilikia Bölgesi'ndeki bu anıtın incelenmesi kültürlerarası etkileşimin derinliğinin ve genişliğinin belirlenmesine dönük bir çalışma olmuştur. Yapıdaki mimari, plastik ve dini unsurlar da bu etkileşimin ne kadar güçlü olduğunu göstermiştir. Bu çalışmada gerek Levant Bölgesi gerekse Batı dünyasında görülen tapınaklara benzerlikleri üzerinde de durularak yapının mezar mı yoksa tapınak mı olduğu sorunsalına yanıt aranmıştır. Bu bakış açısıyla, Mezgitkale Anıtı ile çağdaş olan çeşitli yapı ve bu yapıların arkeolojik gelişimleri üzerine birçok yayın incelenmiş, benzer yapılardan yola çıkılarak Mezgitkale Anıtına ilişkin değerlendirmeler yapılmıştır. Aynı sorunsalı açıklayabilmek için, Doğu Dağlık Kilikia'da günümüze kadar saptanan, Roma Dönemine tarihlendirilen ve Mezgitkale Anıtıyla benzerlik taşıyan bütün örnekler araştırmanın karşılaştırma malzemesini oluşturmuştur. Araştırmada kullanılan yeni teknolojik olanaklarla yapı üzerindeki birçok detayın tespiti yapılmış ve ilk kez yapılan bu tespitlerle önemli arkeolojik sonuçlara ulaşılmıştır. Bu tespitler sonucunda kuzey alınlıktaki kabartmaların şimdiye kadar yapılmış saptamalarının da isabetli olmadığı görülmüştür. Sembollerin yorumlanması, yapı için seçilen mimari form ve anıt sütunlarının incelenmesi sonucunda yapının Roma kültürünün güçlü etkisi altında inşa edildiği görülmüştür. Hatta bölgede daha önce karşılaşılmayan Roma'da ise çok güçlü olan Mars kültünün varlığı ilk kez ortaya koyulmuştur. Yapı tek başına değil içinde bulunduğu büyük çiftlik yerleşimiyle ve bölgedeki benzer durumda olan diğer yerleşimlerle benzerlikleriyle de değerlendirilmiştir. Büyük çiftlik yapısı ve anıtla olan ilişki durumundan yola çıkılarak burada Veteranların olması gerektiği savı ileri sürülmüştür. Anıtın yakınında bulunan bir yazıtın çözümlenmesi ise çevredeki diğer yerleşimlerle olan benzer durumların ele alınmasına ve yeni önerilerin ortaya konmasına olanak vermiştir.

Anıt mezarlarDağlık KilikyaMezarlar+6
Bilhan Subaşı
Mersin University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Karaman cami hazirelerinde ve Karaman Müzesi'nde bulunan mezar taşları

Camii, Kethane Camii, Pir Ahmed Camii, Yunus Emre Camii hazirelerindeki ve Karaman Müzesi'nin teşhirindeki mezar taşları incelenmiştir. İnceleme neticesinde toplamda 198 mezar taşı tespit edilmiştir. Bunlardan 156'sı baş taşı, 34'ü ayak taşı, 4'ü şahidesi bulunmayan sembolik lahit ve 4'ü de sandukadır. Bu mezar taşlarının tarih aralığı ise 14-20. yüzyıllardır. İncelenen mezar taşlarından 54'ü erkek mezar taşı, 33'ü de kadın mezar taşıdır. Mezar taşları yapı malzemesi olarak çoğunluğunda taş kullanılırken, az bir kısmında ise mermer kullanılmıştır. İncelenen alanda toprak mezar, sembolik lahit, pehleli mezar ve çerçeveli mezar tipleri bulunmaktadır. Erkek mezar taşlarının bazılarında sarık, fes ve tarikat başlıkları bulunmaktadır. Başlığı olmayan mezar taşları ise üçgen tepelikli, sivri kemer tepelikli, yarım daire kemer tepelikli, dilimli kemer tepelikli, bitkisel tepelikli ve düze tepeliklidir. Kitabeli mezar taşlarının çoğu cel'i sülüs olup, cel'i talik ve rika yazıları da bulunmaktadır. Mezar taşlarında kullanılan teknikler ise kazıma ve zemin oyma teknikleridir. İncelenen alanda görülen süsleme çeşitlerinde bitkisel motifli, geometrik motifli, nesneli ve mimari elemanlardan süsleme elemanları vardır. Kitabeli mezar taşlarının metin analizleri ayrıntılı bir şekilde yapılmıştır. İncelenen alandaki mezar taşları farklı gölgelerdeki mezar taşı örnekleri ile karşılaştırılmıştır. Yapılan bu çalışma, mezar taşlarının yapıldıkları dönemlerin ortak özelliklerini ve yerel farklılıklarını göstermesi açısından önem arz etmektedir.

CamilerGörsel sanatlarKaraman+7
Hatice Ünlerşen
Necmettin Erbakan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Anadolu'da M. Ö. 6.-5. yüzyıllarda inşa edilen tümülüslerden örnekler ve mimari içerikleri

Çalışma kapsamında Anadolu'da M. Ö. 6.-5. yüzyıllarda inşa edilen tümülüslerin mimari içerikleri ve bu tümülüslerin inşa edildikleri dönemin genel mimari uygulamaları ile karşılaştırılmasına odaklanılmıştır. Çalışmanın ilk kısmında tümülüs geleneğinin kökeni ve uygulamaları incelenmiştir. Tümülüsler içerisinde basit çukurlar, sanduka mezarlar ve oda tipi mezarlar içeren sosyal ve politik ilişkileri sembolize eden yapay tepelerdir. Temsil ettikleri anlamlar bakımından dolmen, "kapalı yollar" (passage grave), menhirler ve seri menhirler gibi megalitik anıtlarla benzerlik göstermektedirler. Bu megalitik anıtlar Levant, Anadolu, Kafkasya, Batı Avrupa olmak üzere dünyanın bir çok bölgesinde görülmektedirler. Çalışmada Anadolu dışındaki erken dönem tümülüs uygulamalarından Tunç Çağı'na ait örnekler Arnavutluk, Epirus ve Apulia'daki (Güney İtalya) tümülüsler genel özellikleriyle değerlendirilmiştir. Anadolu'da Frig, Lidya Krallık ve Greko Pers Dönemlerine ait tümülüsler incelenmiştir. Bu incelemenin amacı hem dönem içinde hem de dönemler arasında görülen ortak ve farklı özelliklerin tespit edilmesidir. Çalışmanın ikinci kısmında seçilen 18 tekil anıtsal tümülüsün özellikleri incelenemiştir. Bu tümülüsler Bintepe Nekropolü'nden Alyattes ve Karnıyarık Tepe; Sardes'ten "BK71.1", "T77.1", "T82.1", "T.89.11"; Lidya'dan Aktepe; İyonya'dan Belevi ve "Kuştur"; Daskyleion'dan Tepecik, Yeniköy, Eşenköy, Koru, Koca Resul ve Kösemtuğ; Troas'tan Dedetepe, Çingene Tepe tümülüsleridir. Ayrıca Kolophon, Klazomenai, Pedasa ve Larisa (Buruncuk) kentlerinin nekropollerinde bulunan daha küçük boyutlu tümülüsler de genel özellikleriyle bu bölümde incelenmiştir. Tümülüslerin mimari bölümleri olan çevre duvarı, ön mekan, giriş önü, dromos, ön oda, mezar odası sınıflandırılmıştır. Bu bölümlerin inşasında karşılaşılan yapım tekniği, yüzey işçiliği ve kullanılan malzeme gibi mimari uygulamalar tespit edilmiş dönemin mimari uygulamaları ile karşılaştırılmıştır. Çalışmanın temel amacı tümülüslerin mimari özelliklerini anlamak ve vurgulamaktır. Tümülüs ölü gömme geleneği genellikle mimari tartışmalardan uzak "seçkin yeraltı yapılar topluluğu" olarak ele alınmaktadır. Tümülüslerin mimari özellikleri ile birlikte değerlendiren Ratté'in Sardes çalışmaları gibi sadece bir kaç çalışma bulunmaktadır. Çalışmanın amacı aynı dönemde inşa edilen tümülüsler ve "yer üstü" yapılarında karşılaşılan benzer uygulamaların karşılaştırılması ile desteklenmektedir. Sonuç olarak mimari yapılarda ve tümülüslerde benzer mimari uygulamalar tespit edilmiştir. M. Ö. 6. ve 5. yüzyıllarda Batı Anadolu mimarisinin elitlerin mücadelesini temsil eden yüksek maliyetli uygulamaları arasında tümülüsler de yer edinmiştir.

AnadoluMezarlarMimarlık tarihi+1
Duygu Çalışkan
İstanbul Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Balıkesir ve çevresinde ziyaret yerleri

Balıkesir şehrinin tarihi ve kültürel mirasını incelediğimizde, bunun önemli bir kısmının türbe, yatır gibi ziyaret yerlerinden oluştuğu görülmektedir. Yapılan bu çalışmada, Balıkesir il merkezini oluşturan Karesi ve Altıeylül ilçelerinde bulunan ziyaret yerlerinin envanteri çıkarılarak, morfolojik ve tipolojik olarak incelenmiştir. Balıkesir şehrinin merkezinde yer alan bu ziyaret yerlerinin nokta konumları, tarihi, halkın bu manevi şahsiyetler ile ilgili inanışları, pratikleri ve ziyaret fenomeni konusu incelenmeye çalışılmıştır. Çalışmamızın konusunun seçilmesindeki temel amaç, bu şehrin kültürel mirasına katkıda bulunarak, Balıkesir şehrine akademik bir çalışma kazandırmaktır. Çalışma, beş kısımdan oluşmakta olup ilk bölüm olan giriş kısmında araştırmanın problemi/konusu, amacı, önemi, varsayımları, sınırlılıkları ve araştırmanın konusu ile ilgili tanımlar açıklanmıştır. İkinci kısımda, Kuramsal Çerçeve bölümünde, Balıkesir'in tarihi ve coğrafi konumu, ziyaret fenomeni ve Balıkesir'in dini yaşantısı hakkında genel bilgiler verilerek, araştırma ile ilgili literatür çalışmalarına da genel olarak değinilmiştir. Üçüncü kısımda, araştırmamızın modeli, evreni, örneklemi, veri toplama araç ve teknikler, verileri toplama süreci ve analiz hakkında bilgi verilmiştir. Dördüncü kısımda, Balıkesir ve çevresinde bulunan ziyaret yerlerinin coğrafi dağılışı ve bunların konumları, fotoğrafları, ulaşılan tarihi bilgileri, ziyaret yerlerinde anlatılan kerametler ve menkıbevi hikâyeler, ziyaret fenomeni, morfolojik ve tipolojik olarak değerlendirilerek incelenmeye çalışılmıştır. Son kısımda ise çalışma ile ilgili genel değerlendirme ve önerilere yer verilmiştir. Balıkesir il merkezinde bulunan otuz sekiz dini ziyaret yeri inceleme çalışmasında, ilk olarak kaynak taraması yapılmıştır. Daha sonra sahaya gidilerek, yerinde gözlem ve görüşme gibi tekniklerle elde ettiğimiz veriler, nesnel bir tutumla yazılarak, sosyolojik olarak yorumlanmaya çalışılmıştır. Çalışmada, ziyaret fenomeninin günümüzdeki uygulama ve dinamikleri, objektif bir tavır ile değerlendirilmiştir.

BalıkesirMezarlarTürbeler+1
Derya Yaman
Balıkesir University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Erken Tunç Çağı'nda Orta Anadolu'da ölü gömme gelenekleri

Erken Tunç Çağı M.Ö. 3000-2000 yılları arasına tarihlendirilen dönemdir. Tuncun keşfedilip kullanılmaya başlamasıyla, madencilik, sanat, ticaret ve kentleşmede büyük ilerlemeler görülürken, tüm bunların etkisiyle sosyal, siyasi ve kültürel bakımdan da gelişmeler görülmeye başlamıştır. Ölü gömme gelenekleri, toplumların kültürleri hakkında önemli veriler sağlamaktadır. Bu veriler ışığında toplumların, inançları, öteki dünya görüşleri, sosyo-ekonomik durumları, sosyal yapısı, kültürlerle olan ilişkileri ve kronolojik sıralamalar hakkında bilgi edinilmektedir. Orta Anadolu' da konumları açısından, hem yerleşim içi, hem yerleşim dışı mezarlıklar görülürken, bazıların da ise her iki konum birden görülmüştür. Orta Anadolu'nun, türleri basit toprak, küp, çömlek, sandık, taş örgülü yuvarlak ve oda olarak gruplandırılan mezarlarında hocker, nim-hocker, dorsal biçimi gömme görülmektedir. Mezarlara bırakılan eşyalar genel olarak; süs eşyaları, kap kacak, idoller, heykeller, güneş kursları, metal eşyalar, silahlar, mobilya, kıyafet aplikleri ve kurban edilen hayvanlardır. ETÇ' nda özellikle Kızılırmak yayının kuzeyinde metal kap, silah ve aletlerde yoğunluk görülmektedir. Bunun nedeni maden yataklarının bu bölgede olmasıdır. Ölü kültünde en dikkat çekici uygulama, Alaca Höyük mezarları üzerine sığır baş ve bacaklarının konmasıdır. Alaca Höyük mezarlarında ilk kez görülen bu gelenek, son yıllarda Resuloğlu' nda yapılan kazılarda da görülmüş, küp mezarların yanına bırakılmış hayvan kemikleri bulunmuştur. Mezarlarda yapılan antropolojik araştırmalar ise bir toplumun yaşam biçimi hakkında bilgilere ulaşmamızı sağlamaktadır. Mezar ve mezarlıkların tarihlendirilmesi, mezarlara bırakılan mezar eşyalarının, işlev ve dönem özellikleri göz önüne alınarak, diğer mezar eşyalarının karşılaştırılmasıyla, yapıldığı görülmektedir. Bu çalışmada mezarların konumu, türü, gömme biçimi ve buluntularından yola çıkarak Erken Tunç Çağı döneminde Orta Anadolu' da yaşayan Hattilerin ölü gömme gelenekleri, siyasi, sosyo-ekonomik durumları ortaya konmaya çalışılmıştır.

AnadoluErken Tunç ÇağıMezarlar+4
İlknur Aksu
Ankara University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessEN

Beyoğlu Müslüman Mezarlığı'nın dönüşümü: 19. yüzyıl kentinde sıhhileştirme, güzelleştirme ve hafızanın yeniden üretimi

This study is about the transformation of the Beyoğlu Muslim Cemetery in 19th century. It draws on first and second-hand sources to examine the dynamics of the 19th century Istanbul which reshaped the city, changed the spatialization of death and leaded the transformation of the cemetery. Moreover, the study reveals the spatialization of two influential discourses; beautification and sanitation. Based on archival material, the study describes the urban fabric, the institutional change and different responses with the help of visual data. Although the transformation of cemeteries was a common practice in 19th century urbanism, not only in Istanbul, but also in other Ottoman and European cities, the change in spatialization of death and the transformation of cemeteries are generally overlooked topics in the historiography of the city. Thus, most goal of the study is to comprehensively document the multi-layered historical data and to assert cemeteries' significant role in spatial practices.

19. centuryTransformationUrban history+7
Gizem Kıygı
Boğaziçi University · Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Myken Tholos mezar anıtları tipolojisi ve mimari gelişimi

Bu tez çalışmasında Myken Tholos Mezar anıtı kavramının tam olarak hangi mimari forma karşılık geldiği araştırılmış ve bu kavramın karşılığı olan Myken Tholos Mezarların analizleri ve tipolojik bir değerlendirilmesi gerçekleştirilmiştir. Şimdiye kadar yapılan çalışmalarda Yunanistan Anakarasında tanımlanabilir durumda yalnızca 115 olarak tespit edilen bu mezarlar son çalışmalarla birlikte 139'a yükselmiştir. Merkezi Kıta Yunanistan olan Tholos Mezarların en yoğun tespit edildiği ikinci bölge Girit Adasıdır. Ayrıca Kiklad Adaları'nda, İonia Adaları'nda ve Anadolu'da da Myken Tholos Mezar anıtları tespit edilmiştir. II ana bölümden oluşan tez çalışmasının I. bölümünde mezarların bölümleri, karakteristik özellikleri, yapım teknikleri ve mezarların inşasında kullanılan materyaller ele alınmıştır. II. bölümde ise Tholos mezarların kökeni ve gelişimi hakkında ortaya konulmuş olan farklı görüşler bölgesel olarak mezarların dağılımı ile ilgili Messenia Bölgesi ve Girit Adası'ndaki mezar dağılımlarının detaylı olarak sorgulanması, mezarların kime ya da kimlere ait olduğu, mezarların ikincil kullanımları ve bu mezarlardaki ölü kültü uygulamaları sorgulanmış ve son olarak Myken Tholos mezarların kendinden sonraki dönemlere olan etkileri tartışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Tholos, Myken Mezar, Tholos Mezar Mimarisi, Dromos, Stomion, Bindirme Kubbe.

Anıt mezarlarMezarlarMimari gelişim+3
Nil Dirlik
Muğla Sıtkı Kocman University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Nikaia örneğinde kent topografyasının elit mezarlara yansıması

Nikaia Antik Kenti, kurulduğu Helenistik Dönem'den itibaren Kuzeybatı Anadolu'nun en önemli kentlerinden biri olmakla kalmamış, hıristiyanlığın başlaması ile beraber Bizans Dönemi'nin hem dini açıdan önemli bir kenti olmuş, hem de bir dönem Bizans İmparatorluğu'na başkentlik yapmıştır. Bu derece önemli bir konumu olan Nikaia kentinin sakinleri içerisinde, çiftlik sahipleri, din adamları ve yönetici sınıfta yer alan bazı kişiler, adlarını yaşatmak, aile isimlerini yaşatmak ya da mülklerine hala sahip olduklarını gösterebilmek adına, Nikaia surları dışına benzersiz anıt mezarlar yaptırmışlardır. Bu anıt mezarlar ve çevreleri, günümüzde, defineciler ya da doğal sebepler sebebiyle tahribata uğramış durumdadırlar. Bu durum söz konusu mezarların tarihlenmesini güçleştirse de mezarlar genellikle geç Helenistik Dönem ve Erken Hıristiyanlık Dönem'ini işaret etmektedir.

Helenistik DönemKentlerMezarlar+3
Süha Cura
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

İstanbul'daki Rum, Ermeni ve Levanten mezarlıklarında 19.yüzyıl figürlü mezar anıtları

Tez çalışmasının konusunu, İstanbul'daki Rum, Ermeni ve Levanten mezarlıklarında bulunan 19. yüzyıl figürlü mezar anıtları oluşturmaktadır. Araştırmada öncelikli olarak mezarlıklarda bulunan anıtlar ele alınsa da manastır, kilise kripta ve bahçeleri, hastane bahçelerine yapılan anıtsal nitelikli ve figürlü mezar anıtları da ele alınmıştır. Özellikle 19. yüzyılda gayrimüslimlere tanınan sosyal haklar ve mülk edinme hakkıyla birlikte anıtsal nitelikli sosyal ve dini nitelikli yapılar gibi mezar anıtları da dikkati çeken heykelli ve kabartmalı olarak yaptırılmıştır. Bu anıtlar ailelerin ve dönemin sosyal istek ve ihtiyaçlarını, sanatçıların becerilerini, anıtsal heykel ustalarının bu yüzyılda bir meslek olarak ortaya çıktığını, mezheplerin ikonografik taleplerini ve Avrupa'da aynı yüzyılda görülen mezar anıtları ve heykellerinin yansımalarını sunmaktadır. Mezar tiplerinde yüzyılın mimarlık akımlarıyla paralel beğeniler dikkat çekicidir. Neoklasik, Neobizans, Neogrek, Neomısır, Neogotik etkili anıtlar yapılmıştır. Bu anıtlarda İstanbul'a uzak yeni mezar tipleri yanında yüzyıllardır kullanılan lahit, levha, haç, tabut formlu eski mezar tipleri tercih edilmiştir. Avrupa'dan ithal edilen mezar heykelleri de dikkati çekmektedir. 19. yüzyılın bazı mezar anıtları dönemin önemli heykeltıraş, anıtsal mezar ustası veya mimarlarına yaptırılmıştır. Louvre Müzesi'nin duvarlarını süsleyen heykelleriyle bilinen Fransız heykeltraş Marius Jean Antonin Mercié, Luigi Giona, Geroloma Fiaschi gibi Avrupalı sanatçılar, Yunanistan'ın önemli heykeltıraşları olarak tanınan George Bonanos, Lazaros Sohos, Vitsares, Tombros gibi sanatçılar, Tinos adasından gelen Liritis, Krikelis, Ziotis aileleri, Periklis Fotiadis, Panayotidis gibi dönemin mimarları, Papazyan ve Yervant Osgan gibi Ermeni heykeltıraşlar gibi adından söz ettiren mimar, heykeltıraş ve mezar ustaları bu anıtlarda çalışmışlardır. Anahtar Kelimeler: İstanbul, Osmanlı, Gayrimüslim, Rum, Ermeni, Levanten, Latin, Mezar, Mezar anıtları, Mezarlık, Heykel, Heykeltıraşlar, İkonografi

19. yüzyılAnıt mezarlarAnıtlar+7
Selda Alp
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Amasya şehir merkezindeki dini ziyaret yerleri

Coğrafi konumu ve tarihi yönüyle Amasya; birçok kültürün, milletin yaşam alanı olarak seçtiği, Osmanlı Devleti zamanında da Osmanlı şehzadelerin yetiştirildiği önemli kültürel zenginliklere sahip bir yer olmuştur. Çalışmamız; giriş kısmı, dört bölüm ve sonuç kısmından oluşmaktadır. Giriş kısmında; araştırmanın konusu, amacı, önemi, yöntemi, kapsamı ve sınırlılıklarından bahsediliştir. Ve sonunda tanımlar kısmına yer verilmiştir. Birinci bölümde; kısaca Amasya tarihi ve coğrafi durumu/sosyo-kültürel yapısına yer verilmiştir. İkinci bölümde; dini ziyaret; sosyolojik bir anlama ve dini ziyaret yerleri ve ziyaret ediliş amaçları ele alınıştır. Üçüncü bölümde; Amasya şehir merkezindeki dini ziyaret yerlerine gidilerek yapılan incelemeler, mülakatlar ve bunun neticesindeki nesnel yorumlara yer verilmiştir. Dördüncü bölümde; Amasya şehir merkezindeki dini ziyaret yerleri sosyolojik bir yaklaşım ile değerlendirilmiştir. Sonuç kısmında ise elde edilen bilgilerin sonuç ve değerlendirilmesi yapılmıştır. İncelenen sahanın genişliği de dikkate alınarak, araştırmamız Amasya şehir merkezi ile sınırlı tutulmuştur. Çalışmamız kapsamında yapılan araştırmalar sonucunda birçok türbe, mezar, kuyu, ağaç, taş, toprak vb. dini ziyaret yeri tespit edilmiştir. Bu yerlerden bazıları yoğun bir şekilde ziyaret edilmekte olup çeşitli ritüellerin gerçekleştirildiği yerlerdir bazıları ise günümüzde unutulmaya yüz tutmuştur. Ziyaret yerlerinin bir kısmında zamanın meşhur Veli, Pir, Şeyh'lerinden olan zatlar metfun bulunmaktadır. Bir kısmında ise Şehzade, Paşa veya devlet büyüklerinden olan kişiler metfun bulunmaktadır. Ziyaret yerleri, tezimizin ana başlığı kapsamında ele alınıp araştırmalarımızda çıkarılan yorumlar objektif bir şekilde aktarılmaya çalışılmıştır.

AmasyaDini yapılarKutsal yerler+4
Ayşegül Şen
Hitit University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Antik Yunan'da mezar işaretlenmesi

Bu çalışmada Protogeometrik, Geometrik, Arkaik, Klasik ve Hellenistik dönemler boyunca Antik Yunan'da kullanılan mezar işaretleme yöntemleri incelenmiştir. Kullanılan mezar tipleri ve mezar işaretleme yöntemleri belirlenerek, tipolojik ayrımları yapılmış, kronolojik sıra ile açıklanarak örneklendirilmiştir. Yapılan araştırmalar sonucunda ölü gömme gelenekleri konusunu kapsayan ve bu konu içerisinde alt başlıklar halinde yapılan çalışmalardan yararlanılarak bir bütün halinde Antik Yunan mezar işaretleme yöntemleri çalışma içerisinde bir araya getirilerek derleme yapılmıştır. Araştırma sırasında, mezar işaretleme yöntemlerinin geçirmiş olduğu ilk başlangıç ve gelişme süreçleri değerlendirilmiştir. Bu süreçler kapsamında yaklaşık olarak MÖ 1100'den başlayıp ve MÖ 30 yılına kadar geçen zaman diliminde Yunan anakarası, adalar ve Batı Anadolu kıyılarında yer alan Yunan kentlerinde yapılan kazı çalışmaları sonucunda elde edilen bilgiler ışığında örneklendirmeler yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Ölü Gömme Gelenekleri, Mezar İşaretleri, Mezar Steli, Tümülüs, Anıt Mezar

Antik YunanMezar kitabeleriMezar taşları+4
Ahsen Fındık
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Seyitömer Höyük Orta Tunç Çağı mezarlarının etno-arkeolojık açıdan incelenmesi

Bu çalışmada, Kütahya ili, Çelikler Seyitömer Elektrik Üretim Anonim Şirketi rezerv sahası sınırları içinde kalan Seyitömer Höyük'te Orta Tunç Çağı mezarları ışında etno - arkeolojik açıdan anlamak için 2006-2013 yılları arasında yapılan kazı çalışmaları sonucunda ele geçen mezarlar incelenmiştir. Seyitömer Höyük Orta Tunç Çağı tabakaları, genel olarak MÖ. 20 ile 18. yüzyılları arasına tarihlenmektedir. Orta Anadolu Bölgesinin özellikle Batı Anadolu'nun iç kesimi ile olan kültürel ve ticari ilişkileri hakkındaki bilgilerimiz şimdilik, az sayıdaki araştırmalardan elde edilen verilerden sağlanmaktadır. Konumu itibari ile Batı Anadolu Bölgesinin İç Batı kesiminde yer alan Seyitömer Höyüğü'nde, bir yandan Batı Anadolu diğer yandan Orta Anadolu Bölgeleri ve Mezopotamya ile ilişkili olduğunu gösteren buluntular ele geçmiştir. Çalışma kapsamında incelenen mezarları ve bu mezarların ölü gömme adetleri, buluntu ve mezar tipini bakıldıktan sonra Seyitömer Höyük Orta Tunç Çağı ölü gömme adetleri ve bunların etno-arkeolojik olarak incelenmesi tezin büyük bir bölümünü oluşturmaktadır. Anahtar Kelimeler: Seyitömer Höyük, OrtaTunç Çağı, ölü gömme adetler, etno arkeoloji.

EtnoarkeolojiMezarlarOrta Tunç Çağı+2
Mehmet Zenci
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

İÖ 1.binyılda Anadolu'nun boya bezemeli tümülüs geleneği

Mezar, gömü kültünün temel öğesidir. İnsan eliyle oluşturulmuş bu mezarlar belki de kutsal sayılan yerlere doğal peyzajda belirgin olacak şekilde bilinçli olarak konumlandırılmıştı. Tümülüsler ölümden sonraki yaşama inanıldığı için ölen kişinin evi gibi düzenlenmiştir. İçerisindeki odalar ya da oda içinde bulunan kline, masa ve duvarlar bezekler ile süslenip renklendirilmiştir. İÖ 1.Binyıl içerisinde görülen tümülüslerdeki boya bezemeler dönemin ölü gömme gelenekleri ya da ölen şahısların kimlik ve mevkileri hakkında birtakım bilgiler vermektedir. Bununla birlikte farklı geleneklerden ortaya çıkmış olan bu boya bezekler, toplumların kültürleşmesi hakkında bakış açımızı da genişletmektedir. Bu da bize gelen ve eklenenden türetilen '' gelenek '' kelimesinin içinde barındığı anlamları olan süreklilik ve değişim konularında sonuç çıkarabilmemiz için zemin hazırlamaktadır. Anahtar Sözcükler: Arkeoloji, Tümülüs, Anadolu, Ölü Gömme, Boya Bezeme

BoyalarMezarlarSüslemeler+3
Büşra Özlem Yağan
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Etrüsk yeraltı mezarlarında duvar resimleri

Köken tartıĢmaları henüz çözümlenemeyen Etrüskler, oldukça korunmuĢ sanat eserleriyle dünya çapında yankı uyandırmıĢ ve çeĢitli araĢtırmaların odak noktası olmuĢtur. MÖ 7. yy. da varlığını Ġtalya‟ nın orta kesiminde, Arno ve Tiber ırmaklarının doğal sınır oluĢturduğu bölgede gösteren Etrüskler, jeopolitik konumlarını ve ticari yeteneklerini kullanarak doğu ticaretiyle güçlenmiĢlerdir. MÖ 7. - 6. yy. lararasında sınırlarını kuzeye ve güneye doğru geniĢleterek ticari Ģehirler kurmuĢlardır. MÖ 6. yy. ise politik, ekonomik ve kültürel açıdan Etrüsklerin en güçlü dönemi olmuĢtur. Bu dönemin baĢarısının temeli Etrüsklerin deniz aĢırı ticaretteki üstünlüğüdür. MÖ 5. - MÖ 4. yy. larda özellikle Akdeniz üstünlüğünü kaybederek itibar kaybetmeye baĢlayan Etrüskler, kuzeyden Galyalıların, güneyden Romalıların baskısıyla bölgedeki hakimiyetini yitirmiĢtir. Galyalılara karĢı Roma ile anlaĢma sağlayarak Roma topraklarına dahil edilme süreci MÖ 310 tarihi itibariyle baĢlamıĢtır. MÖ 2. - 1. yy. larda ise Roma toprakları içerisinde Etrüsk kültürü asimilasyonu hız kazanmıĢtır. Tarihsel süreçte iniĢli çıkıĢlı dönemleri geride bırakan Etrüskler kültürel açıdan denizaĢırı ticarette bulundukları kültürlerin izlerini sanat eserlerine kendi üslupları ile yansıtmıĢlardır. Kültürel izlerin gözlenebildiği en iyi örnekler Etrüsk yeraltı mezarları ve yeraltı mezarlarının duvar dekorasyonunda kullanılan fresklerdir.

Arkeolojik eserlerArkeolojik kazılarDuvar resimleri+5
Taylan Dede
Aydın Adnan Menderes University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Van-Altıntepe Nekropolü sunu kapları

ÖZET Urartu, Van Gölü Havzası merkez olmak üzere Doğu Anadolu'da MÖ. DC yy. 'in ortalarında kurulmuş önemli bir uygarlıktır. Ancak bu bölgede pek çok sistematik kazılar ve buna bağlı olarak elde edilen buluntular olmasına rağmen, Urartular hakkında bilinenler azdır. En geniş Urartu halk nekropolü olan Van/Altıntepe'nin çanak çömleklerinin sayısal ve biçimsel verilerinin ışığında, mezarlara göre dağılımını değerlendirip bu döneme ilişkin ölü gömme adetlerinde sunu kabının yeri tespit edilmeye çalışılmıştır. Başkent belgeleriyle yapılan bu incelemeler ve değerlendirmeler ışığında bu çanak çömleklerin ölünün yanma yiyecek ve sıvı gıda koymak amacıyla bırakılmış olması muhtemeldir. Ayrıca çanak çömlekler üzerinde yaptığımız incelemeler sonucu Tuşpa/Amntepe Nekropolü, Van Gölü Havzası'ndaki çağdaşı olduğu diğer nekropollerle bir kültür birliği içerisinde yer almaktadır.

Altıntepe NekropolüDoğu Anadolu bölgesiKaplar+4
Davut Yiğitpaşa
Çanakkale Onsekiz Mart University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2002
00

Related subjects