Health services

742 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Uzaktan sağlık (Teletıp) hizmetinin sunumunda hekimin hukuki sorumluluğu

Bilgi ve iletişim teknolojisinde ulaşılan seviyeye paralel olarak tüm dünyada uygulaması artan uzaktan sağlık hizmeti sunumu tıp biliminin pek çok uzmanlık alanında hastalığın teşhis, tedavi ve takibi konusunda sağlık hizmet kalitesini ve hasta yararını artıracak bir potansiyele sahiptir. Ülkemizde teletıp yoluyla uzaktan sağlık hizmeti sunumunun hukuki düzenlemesi 10 Şubat 2022 tarihinde yürürlüğe giren Uzaktan Sağlık Hizmetlerinin Sunumu Hakkında Yönetmelik ile yapılmıştır. Yüz yüze verilen klasik sağlık hizmetinde hekim ve hasta asıl tarafları oluştururken, teletıp uygulamasında asıl tarafları hekim, hasta ve aracı hizmet sağlayıcılar oluşturmaktadır. Bu nedenle teletıp uygulamasında tarafların sorumluluğunu net olarak belirlemek zorlaşmaktadır. Örneğin teletıp uygulaması çerçevesinde hekim ve hasta arasında yapılan sesli ve görüntülü video konferans görüşmesinde hastaya dair kişisel verilerin korunması, ses ve görüntünün net olarak aktarılması, hasta klinik bilgilerinin eksiksiz alınması yükümlülüklerinin kime ait olacağı konusunda belirsizlik bulunmaktadır. Tezimizde uzaktan sağlık hizmeti sunumunda hastada maddi ve manevi zarar oluşması halinde hekimin hukuki sorumluluğu incelenmiştir.

Atipik sözleşmelerHekimlik sözleşmesiHibrid sözleşmeler+5
Mustafa Yaşar
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Sağlık kurumlarında insan kaynakları uygulamaları üzerine bir araştırma: Gaziantep ili örneği

Bu inceleme de insan kaynakları uygulamalarının , sağlık kurumdaki etkisinin olup olmadığı araştırılmıştır. 1055 sağlık personeline uygulanan anket sonucuna göre analizler yapılmış olup literatür araştırması ile birleştirilip yorumlanmıştır. İnsan kaynaklarında ki uygulamalarının sağlık seköründeki örnekleri ve önemi konu alınmıştır. Bu yüksek lisans tezinin birinci ve ikinci bölümlerinde literatür çalışması yapılmıştır. Birinci bölümde sağlık ile ilgili kavramlar açıklanmıştır. Bu kavramlar sağlık,sağlık kurumu, sağlık hizmeti, sağlık hizmetinin özellikleri genel bir anlatımla açıklanmıştır. İkinci bölümde personel kavramı, personel yönetimi, personel yönetimiin tarihçesi detaylı bir şekilde incelenmiş ve açıklanmıştır. Üçüncü bölümde ise insan kaynakları, insan kaynakları yönetimi kavramlarının ve uygulamalarının sağlık sektöründenki önemi, amacı vs arasındaki ilişki incelenmiştir. Bu bölüm de araştırmanın amacı, yöntemi, kısıtları, araştırma modeli ve hipotezlerine yer verilmiştir. Son olarak da araştırmanın sonuç ve önerilerine yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: İnsan Kaynakları, İnsan Kaynakları Yönetimi, Sağlık Hizmetleri, Sağlık Çalışanları

Sağlık hizmetleriSağlık kuruluşlarıSağlık personeli+3
Hülya Hançerkıran
Toros University · Institute of Graduate Studies
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Tıp etiği, mesleki değerler ve sağlık politikaları üzerine bir inceleme

Dünyada neo-liberal uygulamaların etkili olması ile devletin kamusal rol ve sorumlulukları değişmiştir. Neo-liberal paradigma ile birlikte kamu hizmeti kavramı da dönüşmüştür. Bu paradigma değişiminin sağlık hizmetlerine yansıması ülkemizde Sağlıkta Dönüşüm Projesi (SDP) ile olmuştur. Sağlık hizmetleri, değişimin yaşandığı ve etkilerinin en güçlü hissedildiği kamusal alan olmuştur. SDP'nin sağlık hizmetlerinin örgütlenme, finansman, sunum ve emek ilişkileri üzerindeki etkileri uzun süredir analiz edilmekte ve tartışılmaktadır. Bu çalışma sağlığı sosyal belirleyicileri ile bir bütün olarak değerlendirmektedir. Sağlığı ekonomi politik bir yaklaşım ile sağlık politikalarının tıp etiği ilkeleri ile çatışmasını, sağlık hizmetlerinin niteliği ve tıp mesleğine etkileri hekimler ile yapılan niteliksel alan araştırması ile ortaya koymaya çalışılmıştır. Çalışmada sağlık politikaları ile tıp etiği ilkelerini bir araya getiren ve araştırmacı tarafından geliştirilen özgün hipotetik senaryolar yarı yapılandırılmış mülakat formu olarak kullanılmış, Muğla ilinin nüfusuna göre beş büyük ilçesinde, ikinci basamak hastanelerde görev yapan uzman hekimlerle gönüllük esasına göre derinlemesine görüşme yöntemi kullanılarak gerçekleştirilmiştir.

DoktorlarEtikHastaneler+7
Dilek Bulut
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessEN

The role of health in economic growth

Sustainable economic growth depends heavily on human capital. It is also well-established that higher quality of health affects the quality of human capital. And health indicator can be considered as a good proxy for human capital. The purpose of this study is to shed some light on the empirical nature of the health role on the long-run economic growth. In this study, two different models are used to see health role on the long-run economic growth using panel least squares method with fixed effects by considering various control variables for the selected group of countries that are classified by income group and geographic region. In the first growth regression, life expectancy is used a health indicator over the period from 1960 to 2014 with 10-year average. In the secong growth regression, health expenditure per capita growth is used as a health indicator over the period from 1995 to 2014 with 5-year average.

EconomyEconomic growthHealth+4
Özdemir Teke
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'de sağlık hizmetlerinde yaşanan dönüşüm: Eskişehir'de alt gelir grupları üzerine bir inceleme

Bu çalışmanın amacı sağlık hizmetlerinin kamusal niteliğinde yaşanan dönüşümün alt gelir gruplarında yer alan kişiler tarafından nasıl algılandığının ortaya konulmasıdır. Bu amaca yönelik olarak hazırlanan anket araştırmacı tarafından karşılıklı görüşme yöntemi ile ankete katılan kişilere uygulanmıştır. Bu bağlamda araştırmada nicel yöntem kullanılmıştır. Araştırma kapsamında yararlanılan anket üç bölümden ve 57 sorudan oluşmaktadır. Araştırmanın amacına yönelik verileri elde etmek için 400 kişi ile karşılıklı görüşme yöntemi ile anket uygulaması gerçekleştirilmiş ve bu anketlerden cevap alınamayan soruların yer aldığı 13 anket değerlendirilme dışı bırakıldıktan sonra 387 anket araştırma kapsamında değerlendirmeye alınmıştır. Araştırma bulgularına göre katılımcıların çoğunluğu (%62) sağlık hizmetlerinde yaşanan dönüşümü iyi olarak değerlendirmekte, yaklaşık %30'u ise bu dönüşümün çok iyi olduğunu belirtmektedir. Buna karşın katılımcıların sadece %2,7'si bu dönüşümü olumsuz olarak algılamaktadır. Sonuç olarak Sağlıkta Dönüşüm Programı ile getirilen uygulamaların uzun yıllardan beri sağlık hizmetlerinin sunumunda var olan aksaklıkları ortadan kaldırdığını, ödeme gücü olmadığı için sağlık hizmetlerinden yararlanamayan kişilerin sağlık hizmetlerinden yararlanabilmelerini sağladığını ve sağlık hizmetlerinin sunumunda var olan eşitsizlikleri ortadan kaldırarak tüm vatandaşların sağlık hizmetlerinden yararlanabilmelerini sağladığını ifade edebiliriz. Anahtar Kelimeler: Sosyal politika, sa÷lÕk hizmetleri, Sa÷lÕkta Dönüúüm ProgramÕ,genel sa÷lÕk sigortasÕ

DönüşümSağlık Dönüşüm ProgramıSağlık hizmetleri+3
Emre Kol
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
DoctorateOpen AccessTR

Personel güçlendirmenin örgütsel etkililiğe katkısı üzerine bir alan araştırması

Çağdaş yönetim uygulamalarından biri olan personel güçlendirme hem örgüt hem çalışan düzeyinde birçok avantajları da beraberinde getirmektedir. Günümüz örgütlerinin en önemli unsuru konumunda bulunan insan kaynağı niteliği veya beşeri sermaye düzeyi örgütlerin geliştirmeleri için çaba sarf etmesi gereken başlıca örgüt unsurudur. Örgütler ise yaşamlarını devam ettirebilmek için sahip oldukları beşeri ve maddi kaynakları olabilecek en etkili şekilde değerlendirmelidirler. Örgütsel etkililiğe ulaşmak da ancak bu şekilde mümkündür. Bu çalışmada sağlık sektörü içerisinde yer alan ve her geçen gün sağlık hizmetlerinden yararlanma adına daha önemli aktör haline gelen özel hastanelerde uygulanmakta olan personel güçlendirme faaliyetlerinin kurumların örgütsel etkililiklerini arttırmalarında bir katkısının olup olmadığı varsa bunun düzeyi incelenmiştir. Buradan hareketle önce alanyazın taraması yapılarak ilgili çalışmalar ve bu çalışmalarda kullanılan ölçme araçları incelenmiştir. Pilot uygulaması yapılarak ölçme araçlarının ön testi yapılmış ve daha sonra çıkan sonuçların olumlu olmasıyla birlikte ölçme araçları bu çalışma için de uygulanmıştır. Anket uygulaması İstanbul, Ankara ve Çorum illerinde 3 özel hastanede toplam 531 personel ile gerçekleştirilmiştir. Çalışma sonucunda kurumlarda yapılan personel güçlendirme faaliyetlerinin örgütsel etkililik düzeylerini arttırmalarında sınırlı da olsa bir katkısının olduğu tespit edilmiştir.

HastanelerPersonel güçlendirmeSağlık hizmetleri+2
Muhammet Çankaya
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessEN

Turnover intention in relation to job demands and burnout; The moderating effect of job embeddedness

This study aims to investigate how the turnover intentions of healthcare professionals are related to certain characteristics of job demands and burnout. It also examines the moderating role of job emmbeddeness as a buffer between the impacts of emotional labor, workload on burnout within the Turkish healthcare environment. The direct and indirect effects of emotional labor, perceived workload, burnout, and job embeddedness on turnover intention are tested via path analysis. The results of this study show that emotional exhaustion dimension of burnout fully mediates the effects of emotional labor and workload on turnover intentions. Workload and surface acting are positively associated with burnout; whereas, deep acting correlates negatively with burnout. Job embeddedness moderates the effects of these job-related demands on turnover intentions. The findings of this research can provide some new insights into how the turnover intentions of healthcare professionals are related to certain aspects of job demands and burnout. Since burnout is becoming more and more prevalent in all industries, particularly the helping professions, there is an urgent need to address this issue in the shortest span of time as to avoid serious consequences related to burnout, turnover intentions and other withdrawal behaviors. Job embeddedness applications can help improve retention of employees by providing them a wide range of resources to utilize when challenged by various job demands. It can be a tool to boost not only the well-being of the healthcare providers and the patient but also the functioning of the organization and the system. Key words: Turnover intention, burnout, emotional labor, workload, job embeddedness, path analysis

Path analysisHealth servicesHealth personnel+6
Zekiye Yıldırım
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Kardiyoloji polikliniğine gelen HT hastalarının sağlık hizmeti kullanım özellikleri ve tedaviye uyumları

Giriş ve amaç Çalışmamızın amacı, üçüncü basamak Kardiyoloji polikliniğine gelen hipertansiyon hastalarında ilaç tedavisine uyum, yaşam tarzı değişikliklerine uyum, tedavi etkinliği ve sağlık hizmeti kullanım durumunun belirlenmesidir. Gereç ve yöntem Araştırma tanımlayıcı bir çalışma olarak tasarlanmıştır. Örneklem büyüklüğü, evrenin büyüklüğünün bilinmediği durumda 0,05 örneklem hatası, 0,05 yanılma payı ve %50 prevalansla 384 olarak hesaplandı. Eylül-Ekim 2016 tarihleri arasında ADÜ Kardiyoloji Polikliniğinde, yüz yüze görüşme yöntemi ile anket uygulandı ve standardize edilmiş yöntemle kan basınçları ölçüldü. Katılımcıların tedaviye uyumlarını ölçmek için MMAS ölçeği kullanıldı. 5 ve altı puan alanlar tedaviye kötü uyumlu, 6 ve üstü alanlar tedaviye iyi uyumlu olarak kabul edildi. Veriler SPSS 15.0 istatistik programıyla analiz edildi. Bulgular Katılımcıların yaş ortalaması 65,1±10,5(65) idi; %59'u (s=226) kadın, %41'i (s=158) erkekti. Yüzde 79,2'si (s=304) evli, %44,0'ü (s=169) ev hanımı, %76,8'i (s=295) 9 yıldan az eğitimli olan katılımcıların %55,2'sinin (s=212) aylık eve giren toplam geliri 1380 ve 4470 TL arasında idi. Hemen tamamı (%96,4; s=370) SGK kapsamında sosyal güvenceye sahipti ve %64,3'ü (s=247) kentsel bölgelerde oturmakta idi. Katılımcıların %14,1'i (s=54) alkol ve %10,9'u (s=42) sigara içmekteydi. Egzersiz yapmayanlar tüm katılımcıların %68,2'sini (s=262) oluşturmaktaydı. Katılımcıların %84,6'sının (s=325) en az bir ek hastalığı vardı. En sık bulunan ek hastalıklar kardiyovasküler hastalık veya risk faktörleri (%68,5; s=263) ile DM (%40,9; s=384) idi. Katılımcıların % 72,9'unda (n:280) kan basıncı kontrolü sağlanmıştı. Çalışma sırasında ölçülen sistolik kan basıncı düzeyleri ortalama 127,1±17,50 mmHg ve diyastolik kan basıncı düzeyleri ortalama 79,3±11,4 mmHg idi. Hastaların %68,8'inde (s=264) HT tanısı ikinci basamak sağlık kuruluşlarında ve %58,1'inde (s=223) dahiliye ve yan dal uzmanları tarafından konmuştu. Hemen tamamı aile hekimini bilen (%96,6; s=371) katılımcıların çoğu aile hekimine en az bir kez başvurmuştu (%93,8; s=360); HT için en sık başvuru nedeni ise (%75,0; s=288) ilaç yazdırmak idi. Hipertansiyon hastalarının çoğu (%95,6; s=367) hipertansiyon ilaçlarını düzenli kullandığını belirtti. Düzenli kullanmamanın en sık bildirilen üç nedeni bilgi eksikliği (%64,7; s=11), ilacını almayı unutma (%58,8; s=10) ve ilacın kendisine zarar verebileceğini düşüncesi (%52,9; s=9) idi. Katılımcıların %39,8'i (s=153) HT tanısı konulduğundan beri diyet ve %60,9'u (s=234) egzersiz yapmamıştı; doktorundan tavsiye aldığı halde bunları yerine getirmeyenler katılımcıların %51,8'iydi (s=199). Katılımcıların Morisky puan ortalaması 6,1±1,8 (en az 0, en çok 8) idi. Katılımcıların % 67,2'si (s=258) tedaviye iyi uyumluydu. Yaş (r=0,253; p=0,000) ve egzersize uyum (r=0,101; p=0,017) arttıkça HT tedavisine uyumları artmaktaydı. Kentsel bölgelerde yaşayanlarda (z=2,29; p=0,02), ek hastalığı olanlarda (z=3,504; p=0,000), düşük ve orta gelir grubundakilerde (yüksek gelir grubundakilere göre sırasıyla z=2,507; p=0,012 ve z=3,146; p=0,02) tedaviye uyum daha yüksekti. Katılımcıların cinsiyeti, medeni durumu, eğitim düzeyi, günlük kullandıkları HT ilaç dozu sayısı, günlük alınan toplam ilaç dozu sayısı, katılımcıların diyete uyum durumları ve ilaç kullanmasına yardım eden birinin olma durumu HT tedavisine uyum üzerinde etkili değildi (p>0,05). Kentsel bölgede yaşayanlarda(χ²=5,627; 0,018), önerilen egzersiz egzersize uyum gösterenlerde (χ²=8,821; p=0,003) ilaç tedavisine uyumu daha yüksek olan katılımcılarda (χ²=5,833; p=0,016) kan basıncı kontrolü daha iyiydi. Yaş, medeni durum, eğitim düzeyi, gelir düzeyi, ek hastalık varlığı, yardımcısının olup olmamasının kan basıncı kontrolü üzerinde etkisi yoktu. Sonuç Çalışmamızda üçüncü basamağa başvuran hipertansiyon hastalarında tedavi uyumu yüksek bulunmuştur. Yaşam tarzı değişikliğine uyum gösteren hastaların tedaviye uyumları ve aynı zamanda kan basıncı kontrolleri yüksek bulundu. Tedaviden tam sonuç alınabilmesi için hastalara tedavinin bütün basamaklarının öneminin net açıklanması gerektiği düşünülmektedir. Hastaların hipertansiyon takibinde aile hekimlerinin yerinin sınırlı kaldığı saptanmıştır. Hastaların aile hekimlerine güvenlerinin artırılması aile hekimlerinin rolünü artırabilir.

HipertansiyonKan basıncıKardiyoloji+3
Leyla Günaydın
Aydın Adnan Menderes University
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Milli Mücadelede ve Cumhuriyetin ilk yıllarında Denizli sağlık hizmetleri (1919-1938)

Tarihi süreç içerisinde pek çok uygarlığa ev sahipliği yapan Denizli, Osmanlı Devleti teşkilat yapısı içerisinde Aydın Vilayeti'ne bağlı bir sancak durumunda varlığını sürdürürken, Cumhuriyet'in ilanıyla birlikte il statüsünü kazanmıştır. Yaşanan bu sürecin çeşitli yönleri ve kent tarihine olan etkisi yerel ve ulusal araştırmacılar tarafından birçok kez irdelenmiştir. Pek çok değerli tarihçi tarafından Denizli'nin sosyal, ekonomik, dini, askeri ve kültürel tarihi hakkında belirli dönemleri de içine alan birçok çalışma yapılmasına karşın, "Denizli Sağlık Tarihi/Hizmetleri" özelinde monografik bir çalışma bu güne kadar yapılmamıştır. Bu eksikliği bir ölçüde gidermek amacıyla, "Millî Mücadelede ve Cumhuriyetin İlk Yıllarında Denizli Sağlık Hizmetleri (1919-1938)" konusu tez çalışması olarak seçilmiştir. 1919-1938 dönemini kapsayan çalışmamızda; Denizli'de gerçekleştirilen sağlık hizmetleri, yaşanan bulaşıcı ve salgın vakaları, görev yapan tabip ve diğer sağlık personelleri, hastalıklarla mücadele yöntemleri, Denizli ve kazalarında hizmet veren sağlık kurum ve kuruluşları, Hilal-i Ahmer Cemiyeti'nin bölgedeki faaliyetleri ile sağlık hizmetlerine doğrudan ya da dolaylı yönden etki eden faktörler arşiv belgelerinden de yararlanılarak incelenmiştir. Giriş ile birlikte dört bölüm olan çalışmamızda konunun tarihsel gelişimi, Cumhuriyet yönetiminin Osmanlı'dan devraldığı sağlık kuruluşları ile bulaşıcı hastalıklar ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Osmanlı, Denizli, Sağlık Hizmetleri, Denizli Memleket Hastanesi, Salgın Hastalıklar, Cumhuriyet Dönemi.

Bulaşıcı hastalıklarCumhuriyet DönemiDenizli+6
Ali Tomalı
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Özel hastane hizmetlerinde asimetrik bilgi ile ahlaki tehlike ilişkisi

Bu çalışmanın amacı özel hastane hizmetlerinden yararlanan insanların sahip olduğu asimetrik bilgi ile maruz kaldıkları ahlaki tehlike arasındaki ilişkiyi tespit etmektir. Bu amaç doğrultusunda Dumlupınar Üniversitesi akademik personeli özelinde anket uygulanmıştır. Çalışmada ikili lojistik regresyon analizi kullanılmıştır. İkili lojistik regresyon analizinde iki model oluşturulmuştur. Birinci model asimetrik bilgi değişkenlerinin ve demografik bilgilerin, özel hastane kullanımı ile arasındaki ilişkisini tespit etmek için oluşturulmuştur. İkinci model ise asimetrik bilgi ile ahlaki tehlike arasındaki ilişki üzerine olup asimetrik bilgi değişkenleri ve demografik bilgilerin ahlaki tehlike ile ilişkisini tespit etmek için oluşturulmuştur. Birinci modelin sonuçları şu şekildedir: Erkekler kadınlara göre 0,392 kat daha az özel hastane kullanımını tercih etmektedirler. Yaşı yüksek olanlar yüksek olmayanlara göre 0,704 kat daha az özel hastane kullanımı tercih etmektedir. Geliri yüksek olanlar yüksek olmayanlara göre 1,683 kat daha fazla özel hastane kullanımını tercih etmektedir. Özel hastaneye gittiğinde doktorundan tedavisiyle ilgili süreçler hakkında tam bilgi alanlar, almayanlara göre 1,804 kat daha fazla özel hastane kullanımını tercih etmektedirler. İlk 10 gün içerisinde özel hastane doktorları tarafından kontrole çağrılanlar, çağrılmayanlara göre 1,927 kat daha fazla özel hastane kullanımını tercih etmektedirler. Özel hastanelerin duvarlarında asılı yasal bilgilendirmeleri okuyanlar, okumayanlara göre 1,790 kat daha fazla özel hastane kullanımını tercih etmektedirler. İkinci modelin sonuçları ise şu şekildedir: Özel hastaneye gittiğinde özel hastanelerin nasıl bir hizmet sunacağı bilgisine sahip olanlar, olmayanlara göre 0,454 kat az ahlaki tehlikeye maruz kalmaktadırlar. Özel hastaneye gittiğinde doktorundan tedavisiyle ilgili süreçler hakkında tam bilgi alanlar, almayanlara göre 0,437 kat daha az ahlaki tehlikeye maruz kalmaktadırlar. Özel hastaneye gittiğinde doktorundan tedavisiyle ilgili süreçler hakkında tam bilgi alanlar, almayanlara göre 0,437 kat daha az ahlaki tehlikeye maruz kalmaktadırlar. Özel hastanede aldığı hizmetlerin masraflarından haberdar olanlar, olmayanlara göre 0,590 kat daha az ahlaki tehlikeye maruz kalmaktadırlar. Özel hastanelerde hizmet almaya gittiğinde kendini hastadan daha çok müşteri gibi hissedenler, hissetmeyenlere göre 6,164 kat daha fazla ahlaki tehlikeye maruz kalmaktadırlar. Özel hastanelerin acil hizmet birimlerinde tedavi için ücret ödeyenler, ödemeyenlere göre 1,714 kat daha fazla ahlaki tehlikeye maruz kalmaktadırlar. Anahtar Kelimeler: Asimetrik Bilgi, Ahlaki Tehlike, Özel Hastane Hizmetleri, İkili Lojistik Regresyon Analizi

Ahlaki tehlikeAsimetrik enformasyonLojistik regresyon analizi+2
Nurten Şekerci
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

İçsel pazarlama yaklaşımının örgütsel bağlılık üzerine etkisinin değerlendirilmesi: Sağlık işletmelerine yönelik bir uygulama

Günümüzde sağlık işletmelerinde sağlık hizmet sunumlarının daha etkin ve verimli yürümesi, kalitenin artırılması, maliyetlerin düşürülmesi ve çalışan örgütsel bağlılığının sağlanması etkin içsel pazarlama çalışmasına bağlı bulunmaktadır. Etkili içsel pazarlama sağlık sektöründe yaşanan çok hızlı bilişim ve teknolojik gelişmeler, hastaların taleplerinde görülen farklılıklar, kaynakların ayrımında kullanılan vb. tür gelişmeler, sağlık çalışanlarının daha zor ve karmaşık görevleri ile karşı karşıya kalmaları sonucu geliştirilen bir yaklaşım biçimidir. Bu tez çalışmasında; sağlık sektöründe görev yapan sağlık çalışanlarının içsel pazarlama yaklaşımının örgütsel bağlılık üzerindeki etkisi konusunda görüş düzeylerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırma'nın evrenini Balıkesir İlinde T.C. Sağlık Bakanlığı'na bağlı olarak faaliyette bulunan Balıkesir Devlet Hastanesi ve Özel Sevgi Hastanesi'nde çalışan 450 sağlık çalışanı oluşturmaktadır. Araştırma örneklemini 262 sağlık oluşturmuştur. Veri toplama aracı olarak anket formu kullanılmıştır. Ankette çıkan sonuçların analizi için SPSS programlarından yararlanılmıştır. Veri analizinde frekans, yüzde değerler, t testi ve anova istatistiksel yöntemleri kullanılmıştır. Çalışma sonucunda, sağlık çalışanlarının kadın (%82,1), 35-45 yaş arası (%34,7), evli (%68,3), Önlisans (%45,0), toplam mesleki deneyimi 1-4 yıl (%28,4), diğer servislerde çalışan (18,7) ve hemşire (%71,8) oldukları tespit edilmiştir. Yine çalışmada sağlık çalışanlarının örgütsel bağlılık algı düzeylerinin eğitim durumu, içsel pazarlama algı düzeylerinin deneyim süresi, içsel pazarlama ve örgütsel bağlılık algı düzeylerinin çalıştıkları birim gruplarına göre anlamlı farklılık gösterdiği, içsel pazarlama ile örgütsel Bağlılık arasındaki ilişkinin anlamlı olmasından hareketle içsel pazarlamanın örgütsel bağlılığa anlamlı bir katkı yaptığı söylenebilir.

HastanelerSağlık hizmetleriSağlık işletmeleri+5
Arzu Çetindere
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Duygusal emek ve işkoliklik arasındaki ilişki:Sağlık çalışanları üzerine bir araştırma

Günümüzde giderek artan rekabet ortamı, çalışanlara yönelik beklentilerin artmasına, çalışanların da bu beklentilere karşılık vermek istemesine neden olmaktadır. İşverenlerin sürekli kendisini geliştirebilen, müşterilere karşı gerek duygusal gerekse iş gücüyle yüksek performans sergileyebilen çalışan gereksinimleri artmıştır. Bu durum örgütsel davranış disiplini içerisinde bazı kavramların öneminin artmasına neden olmuştur. Bu araştırmayla kendini işine kaptıran, işini yaparken büyük haz ve heyecan duyan ya da daha yüzeysel duygular içerisinde bulunan bireylerin çalışma eğilimleri arasındaki muhtemel ilişkinin tespit edilmesi amaçlanmaktadır. Araştırmanın amacı kapsamında Kocaeli İl Sağlık Müdürlüğü'nde çalışanlara yönelik bir anket çalışması yapılmıştır. Araştırmanın örneklemi Gebze ilçesine bağlı olan İlçe Sağlık Müdürlüğü bünyesi ve Aile Sağlığı Merkezleri'nde çalışan 220 personel olarak belirlenmiştir. Dağıtılan anketlerden 205 tanesi analize tabi tutulmuştur. Araştırmada derlenen veri seti SPSS 22 istatistik programında analize uygun getirilmiştir. Analize uygun hale getirilen veriler Korelasyon analizi, T testi ve Anova analizine tabi tutulmuştur. Yapılan araştırma sonucunda, duygusal emek ve işkoliklik arasında pozitif yönlü zayıf bir ilişki bulunmuştur. Duygusal emek düzeyinin artması işkolikliğin artmasına neden olmaktadır. Ayrıca evliler de daha fazla işkoliklik eğilimindedir. Derinlemesine rol yapma eğilim en çok 21-37 yaş aralığında görülmektedir. Doktorlarda yüzeysel rol yapma oranı diğer sağlık çalışanlarına göre sık olarak ortaya çıkmıştır. Lise mezunlarında derinlemesine rol yapma ve kompulsif çalışma diğer eğitim durumlarına göre daha yüksek çıkmıştır. Anahtar Kelimeler: İşkoliklik, Duygusal Emek, Sağlık Çalışanları

Duygusal emekSağlık hizmetleriSağlık personeli+2
Ayşegül Enki
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Türkiye'de illerin sağlık endeksine göre sıralaması ve sağlık eşitsizlikleri

Bu çalışmanın amacı; sağlık çıktıları ile beraber eğitim, gelir, istihdam, demografi, hava kalitesi, fiziksel çevre, konut-altyapı, sağlık altyapısı ve sağlık iş gücü gibi sağlık belirleyicilerini de göz önünde bulundurarak geliştirilecek bileşik sağlık endeksi ile Türkiye'de illerin sağlık durumuna göre sıralanması ve iller arası mevcut sağlık eşitsizliklerinin ortaya konmasıdır. Çalışma kapsamında veri kaynağı olarak çeşitli kurumların yayınladığı rapor ve kamuya açık veri tabanları ile çeşitli araştırma raporları taranmıştır. Tarama sonrası endekse dâhil edilecek değişkenler ölçülebilirlik, geçerlilik, zamanlılık, tekrarlanabilirlik, sürdürülebilirlik, uygunluk ve önem kriterlerine göre değerlendirilmiş ve belirlenen 29 değişken hiyerarşik bir düzende alt boyut, boyut, alt endeks ve en sonunda bileşik sağlık endeksi olarak yapılandırılmıştır. Teorik çerçevenin belirlenmesi ve değişkenlerin yapılandırılmasından sonra bileşik endeksin geliştirilmesinde sırasıyla normalleştirme, ağırlıklandırma ve birleştirme işlemleri uygulanmıştır. Geliştirilen bileşik sağlık endeksinin istatistiksel tutarlılığı çapraz korelasyon analizleri ile değerlendirilmiş ve bileşik endeksin sağlamlığı, belirsizlik ve duyarlılık analizleri ile incelenmiştir. Bileşik sağlık endeksinde en yüksek puana sahip ilk beş il sırasıyla Bolu, Karabük, Ankara, Trabzon ve İstanbul iken en düşük puana sahip son beş il sırasıyla Hakkâri, Şanlıurfa, Muş, Ağrı ve Şırnak'tır. Bununla birlikte bileşik sağlık endeksinin büyük ölçüde kavramsal çerçeve ile örtüştüğü ve illerin sıralamalarına dair belirsizliğin sınırlı sayıda il haricinde düşük olduğu görülmüştür. İllerin bileşik sağlık endeksi puanına göre sınıflandırıldığı durumda en avantajlı ve dezavantajlı sınıflar arasında mutlak olarak 44 puanlık, göreli olarak 2,17 katlık fark bulunmuştur. Bileşik sağlık endeksi yaklaşımı ile illerin sıralanması, toplumun sağlık durumunu saptamada ve kanıta dayalı politikalar üretmede önemli bir araç olarak değerlendirilmeli ve ülkemizde bu alanda çalışmaların artırılması gerekmektedir.

SağlıkSağlık endeksiSağlık hizmetleri+3
Ali Dörtkol
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Sağlık kurumlarında yönetim işlevleri bağlamında kurumsallaşma sürecinin incelenmesi ?Kütahya İl Sağlık Müdürlüğü uygulaması?

Kurumsallaşma son yıllarda sıkça kullanılan bir terim haline gelmiştir. Yaşadığımız yüzyılda hızlı değişim ve yenileşme, bilgi teknolojileri, rekabet ve varlığını sürekli kılma işletmeleri kurumsallaşmaya yönlendiren temel etmenlerdir. Bu değişim ve yenileşmeden özel sektör kadar kamu sektörü de etkilenmiştir. Kamunun diğer alanları gibi sağlık hizmetleri de yapılan çeşitli uygulamalar ve değişiklikler ile gelişmekte ve değişmektedir. Toplumun ve bireyin sağlık düzeyini yükseltmek, gelecek nesillere daha iyi ve sağlıklı bir dünya bırakmak bütün ülkelerin önem verdiği bir konudur. Ülkelerin siyasi ve ekonomik düzeni ne olursa olsun sağlık hizmetleri nitelikli ve etkin bir biçimde sunulması gereken kamusal bir hizmettir. Gelişmiş ülkelerde sağlık hizmetleri ağırlıklı olarak devlet ve özel kesimin yer aldığı karma bir sistem içinde sunulurken, gelişmekte olan ülkelerde sağlık hizmetlerinin sunumunda devlet daha ağırlıklı bir konumdadır. Ülkemizde gelişmekte olan bir ülke konumunda olduğu için sağlık hizmetlerinde devletin doğruda veya dolaylı olarak önemli bir rol aldığı görülmektedir. Anayasamıza göre, ülke sınırları içinde yaşayan herkesin sağlıklı bir çevrede yaşayabilmesi ve sürekli olarak sağlık hizmetlerinden yararlanabilmesinin temini devletin görevidir. Anayasa ile devlete verilen bu görevi yerine getirmekle sorumlu ve yetkili organ sağlık bakanlığıdır. Sağlık Bakanlığının taşra teşkilatını İl Sağlık müdürlükleri oluşturmaktadır.Sağlık sektöründe, uygun örgüt yapı ve kültürünü geliştirmek, insanlara daha iyi hizmet vermek, personelin daha iyi ve güvenli koşullarda çalışma isteklerini artırmak, onlara daha iyi bir eğitim ve yetiştirme olanakları yaratmak, iş ve faaliyetlerin belirli kurallar çerçevesinde profesyonel bir yönetim anlayışı ile yürütülmesini sağlamak, kaynakların daha etkin ve verimli kullanılmasını sağlamak için sürekli olarak değişim ve iyileştirme çalışmaları yapılmaktadır.Bu bağlamda, çalışmamızda, Kütahya İl Sağlık Müdürlüğünün Yönetim işlevleri bağlamında kurumsallaşma süreci incelenmiştir. Çalışmada sağlık ve sağlık hizmetleri ile kurumsallaşma kavramı ve sağlık hizmetlerinde kurumsallaşma süreci hakkında bilgi verilmiştir. Çalışmada yönetim fonksiyonlarının kurumsallaşma düzeyine etkisi incelenmiştir.

KurumKurumsallaşmaSağlık+2
Özgül Yazlak
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Hastanelerde teknolojik yapının oluşumu ve sürdürülebilirliğin finansmanı : İstanbul ilinde bir araştırma

Sağlık hizmetleri üretimi ve arzında yararlanılan teknik ve teknolojilerde ki hızlı gelişme, değişme ve yaygınlaşmalar, hasta ve yakınları ile hastane idarelerinin davranış biçimlerini de etkileyip, hastaneleri teknoloji yoğun hizmet sunmaya yöneltmektedir. Tıbbi teknolojilerde yaşanan gelişmelere hızla uyum sağlayan hastaneler için, hizmet niteliği bakımından, teknolojinin temini ile birlikte, sürdürülebilirliğinin sağlanmasında anahtar rol oynayan finansman sorunları gündeme gelmektedir. Ülkemizde ve farklı ülkelerde ki sağlık hizmetlerinin maliyetlerindeki artışlar sonucu, sağlık finansman teknikleri sorgulanmakta ve hastanelerin içinde bulundukları darboğazdan çıkmayı sağlayacak gelir fırsatları hayata geçirilmeye çalışılmaktadır.Bu çalışmada, İstanbul ili, hastanelerinde teknolojik yapının oluşumu ve teknolojinin sürdürülebilirliğinin finansmanının değerlendirilmesinin sağlanması ve mevcut uygulamanın durumunun tespiti amaçlanmıştır.

FinansmanHastanelerSağlık hizmetleri+2
Serap İntaş
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de sağlık hizmetlerinin sunumunda etkinlik sağlanması açısından Sağlık Dönüşüm Programı'nın analizi ve OECD ülkleriyle kıyaslanması

Toplumun sağlık düzeyi ile ülkenin ekonomik gelişmişlik düzeyi arasında sıkı bir ilişki söz konusudur. Bireylerin sağlıklı olması, ekonominin beşeri sermayesinin gücünü arttırarak ekonomik gelişmeye katkıda bulunmaktadır. Toplumun sağlık düzeyini yükseltmek için eşit, adil, etkin ve yaşam kalitesini arttıracak şekilde sağlık hizmetleri sunulmalıdır. Bu sebeple yapılacak olan sağlık reformlarda bu kriterler göz önünde bulundurulması gerekir. Bu çalışmanın amacı, Sağlık Dönüşüm Programının sağlık hizmetlerinin sunumunda etkinlik açısından sağlık göstergelerinde ne gibi değişiklikler meydana getirdiği ve OECD ülkelerine ait göstergelerle kıyaslandırılarak Türkiye'nin mevcut durumu analiz edilmiştir.Birinci bölümde, sağlık hizmetlerinin tanımı, sınıflandırılması, finansmanı ve etkinliği anlatılmaktadır. İkinci bölümde, Türkiye'nin kurulduğu tarihten itibaren uygulamaya konulan reformlar açıklanmıştır ve OECD ülkelerinde uygulanan sağlık sistemleri ve reformlar anlatılmıştır. Üçüncü bölümde OECD ülkeleri ile Türkiye Performans göstergeleri karşılaştırılmıştır ve reformların performans göstergeleri üzerinde iyileşmeler sağladığı ortaya konulmuştur. Ancak iyileşmeler diğer ülkelerin baya altında kalmaktadır ve dolayısıyla sağlık hizmetlerinin sunumunda etkinlik düşüktür. Meydana gelen iyileşmelerin attırılması ve uzun dönemde sağlık hizmetlerinin sunumunda etkinliğin sağlanması için politika önerilerinde bulunulmuştur.Anahtar Kelimeler: Sağlık Hizmetleri, Etkinlik, Performans Göstergeleri, Sağlık Hizmetlerinde Reform.

DönüşümHizmet işletmeleriHizmet sektörü+6
Safiye Çetin
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de sağlık hizmetlerinin sunumunda kamu ve özel sektör ortaklığının analizi

ÖZET TÜRKİYE'DE SAĞLIK HİZMETLERİNİN SUNUMUNDA KAMU ve ÖZEL SEKTÖR ORTAKLIĞININ ANALİZİ KÖSTEKÇİ, Ahmet Yüksek Lisans Tezi, Maliye Ana Bilim Dalı Tez Danışmanı: Yrd. Doç. Dr. Yusuf KARAASLAN Temmuz, 2014, 152 sayfa 1980'lı yıllarda ortaya çıkan neo-liberal ekonomi politikaları, devletlerin kamusal hizmet sunma anlayışını değiştirmiştir. Kamusal hizmet sunum anlayışındaki değişikliğin bir sonucu olarak ortaya çıkan kamu ve özel sektör ortaklığı modelinin sağlık sektöründe uygulanması 1990'lı yıllarda gerçekleşmiştir. Çalışmanın konusunu oluşturan Türkiye'de kamu ve özel sektör ortaklığı modeli kapsamında yarı kamusal nitelikteki sağlık hizmetlerinin sunumu düşüncesi ise sağlık sektörünün büyük bir gelişim göstermeye başladığı 2000'li yılların başına dayanmaktadır. Bu model ile sağlık sektörü için ayrılan kaynakların daha etkin ve daha verimli kullanılması amaçlanmaktadır. Aynı zamanda kamu ve özel sektör ortaklığı modeli ile özel sektör fonlarının kamuya yararlı sağlık hizmetlerinde kullanılması amacıyla risklerin, getirilerin ve sorumlulukların taraflar arasında en uygun şekilde paylaştırılması suretiyle daha kaliteli ve daha hızlı bir hizmet sunumu hedeflenmektedir. Türkiye'nin yönetim anlayışında yeni bir finansman yöntemi olan sağlık hizmetlerinin kamu ve özel sektör ortaklığı kapsamında sunulması bu çalışmanın ana konusunu oluşturmuştur. Sağlık ekonomisi, sağlık hizmetleri ve bu ortaklık modeli teorik olarak değerlendirilerek modelin çeşitli ülke uygulamaları üzerinde durulmuştur. Son olarak bu finansman yönteminin kullanılacağı sağlık sektörünün Türkiye'deki durumu analiz edilerek bu model kapsamında gerçekleştirilmek istenilen mevcut projeler detaylandırılmıştır. Anahtar Kelimeler: Sağlık Ekonomisi, Sağlık Hizmetleri, Sağlık Sektörü, Kamu ve Özel Sektör Ortaklığı.

Kamu-özel sektör ortaklığıSağlık ekonomisiSağlık hizmetleri+2
Ahmet Köstekçi
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Tabur seviyesi sağlık hizmetleri modelinin etkinliğinin incelenmesi

Yaşamın insanlara baş edebileceği en değerli nimetin sağlık, sağlığı korumak ve iyileştirmekle ilgili faaliyetlerin de en kutsal emek olduğuna kuşku yoktur. Bunun bilincine varan ve insana değer veren bütün uygar ülkelerde en büyük yatırımın sağlık sektörüne yapılması ve sağlık hizmetlerine ulusal gelirden çok önemli bir payın ayrılması bu nedenledir. Bu tezin amacı; Hava Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde yer alan Kütahya Hava Er Eğitim Tugay Komutanlığında görev yapan personel ile acemi er eğitimini yapan yükümlülerin sağlık hizmetlerinden yararlanmalarını kolaylaştırmak için ortaya konan Tabur Seviyesi Sağlık Hizmetleri Modelinin etkinliğinin araştırılmasıdır. Mevcut durumda; birinci basamak sağlık hizmeti veren Kütahya Hava Er Eğitimi Tugay Komutanlığı Sağlık Amirliği bu görevi ile birlikte çevre sağlığı, koruyucu hekimlik çalışmaları, periyodik muayeneler, gıda kontrolü ve ilaçlama faaliyetlerini de yürütmektedir. Bu görevlerin icrası için çalışan personel miktarının yetersiz oluşu bir çok konunun aksamasına sebep olmaktadır, Oysa; aym bölgede 100 Yataklı Hava Hastanesi de bulunmaktadır ve her iki sağlık birimi birbirinden bağımsız çalışmaktadır. Bu tez çalışmasında, her iki sağlık biriminin aynı organizasyon yapısı içinde teşkilatlandırıldığı bir yapı ortaya konmuştur. Bu yeni organizasyona göre Kütahya Hava Er Eğitim Tugay Komutanlığı bünyesinde görev yapan Eğitim Tabur Komutanlıklarından birinde örnek uygulama yapılmıştır. Yapılan uygulamaya katılan tüm erlere uygulama öncesinde ve sonrasında anket uygulanmıştır. Bu anketlerde erlerin sosyal durumu, kendilerini rahatsız hissettiklerinde doktora ulaşabilme durumları, sağlık personelinin davranışları ve sunulan hizmetten yararlanma konusundaki fikirleri öğrenilmiştir. Anket sonuçlarının değerlendirilmesi ile önerilen Tabur Seviyesi Sağlık Hizmetleri Modelinin etkin bir şekilde işlediği, hasta erlere zamanında müdahale yapılabildiği, koruyucu hekimlik hizmetlerinin etkin yürütülebildiği görülmüştür. Sonuçta; Tabur Seviyesi Sağlık Hizmetleri Modelinin Kütahya Hava Er Eğitim Tugay Komutanlığı ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin aym görevi ifa eden tüm diğer eğitim birliklerinde uygulanabilecek bir model olduğu ortaya konmuştur.

HastanelerSağlık hizmetleriÖrgüt yapısı
İlhan Atik
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2001
00
Master'sOpen AccessTR

Hastanelerde ISO çalışmaları ve Eskişehir ili, SSK, devlet ve üniversite hastanelerinde ISO 9001 uygulama sonuçlarının karşılaştırılması

ÖZET Günümüzün çağdaş sağlık kurumları rekabetin yoğunlaştığı bir çevre içinde çalışmaktadır. Böylesi bir çevrede çalışmak durumunda olan sağlık kurumlan, esnek olmak, tüketici sağlık ve beklentileri ile teknolojik değişmelere hızlı yanıt vermek durumunda kalmaktadırlar. Bu açıdan değerlendirildiğinde, önce insan, sonra kaliteyi ön plana alarak yapılan çalışmaların temelinde, kalite yönetimi vardır. ISO 9000 kalite güvencesi sistem standartlarının kurulup, geliştirilmesi ve devamındaki temel amaç; işletmede çalışanların takım halinde, işbirliği ve uyum içinde çalışması, müşterilerin istek ve beklentileri ile henüz ortaya çıkmamış gereksinimlerinin bulunması ve tatmin edilmesi, mal veya hizmet ile ilgili süreçlerin kontrol altında tutulmasıdır. ISO 9000 belgelendirme çalışmalarında genel çaba, hastanelerde kaliteli hizmet sunmak yönünde olmalı, belgelendirme ise, bunun güvence altına alınması biçiminde gerçekleşmelidir. Bu nedenle hastanelerde kalite kavramını oluşturacak ve uygulamalarda gerçekleştirecek olan en üst yönetimden, diğer tüm çalışanlara kadar bütün personele, kaliteli hizmet anlayışının belgelendirilmesi konusu çok iyi anlatılmalı ve benimsetilmelidir. Bu doğrultuda hastanelerde kalite yönetiminin bir aracı olarak uygulanan ve uluslararası bir kalite güvence sistemi olan, ISO 9001 Kalite Güvence Sisteminin Hastanelerde uygulanması ile Eskişehir İlinde üç farklı statüdeki SSK, Devlet Doğumevi ve Osmangazi Üniversite Hastanelerinde uygulama sonuçlarının karşılaştırma çalışması yapılmıştır.

HastanelerHizmet kalitesiISO 9001+3
Osman Önal
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2003
00
Master'sOpen AccessTR

Toplam verimlilik modeli AIPR sisteminin hastanelerde uygulanabilirliği: Kütahya Devlet Hastanesi ve Kütahya SSK Hastanesi uygulaması

ÖZET Sağlık insan hayatındaki en önemli olgulardan biri, hatta ilkidir. Bireylerin ve devletlerin sınırlı imkanlarından sağlığa ayırdıkları payın önemli bölümü hastanelere gitmektedir. Hastanelerin verimliliğinin sosyal nedenlerle bir sorun olarak görülmesi nedeniyle, hastanelerdeki verimlilik çalışmaları yeni yeni başlamaktadır. Ancak, bireylerin ve devletlerin çeşitli zorluklara katlanarak sağlığa aktardığı kaynakların, en verimli şekilde sağlık hizmetine dönüştürülmesi, sosyal boyutun asıl gerçeği olmalıdır. Bu perspektifte verimlilik; üretimde kullanılan kaynaklarla, üretilen mal ve hizmetler arasındaki ilişki olarak açıklanabilir. Bir işletmenin verimli olabilmesi için, öncelikle verimliliğini ölçmesi gerekir. Çünkü; ölçülmemiş bir verimlilik düzeyinin artırıldığının kontrolü yapılamayacaktır. İşletmelerde verimlilik ölçümü için, literatürde bir çok modele rastlanmaktadır. Ekonomik gelişmeler karşısında bazıları yetersiz kalmış, bazıları yeniden tasarlanmış yada yeni modeller ortaya konulmuştur. Ancak literatürde tüm işletmeleri kapsayan, tek bir verimlilik ölçüm modeli yoktur. Bu nedenle, verimlilik ölçümünde kullanılacak olan modelin işletmenin yapısına ve amaçlarına uygun olarak seçimi ve işletilmesi önem kazanmaktadır. Bir toplam verimlilik ve ekonomik fayda modeli olan AIPR Sisteminde, işletmelerin verimlilikleri belirlenen bir baz yıla göre dinamik olarak izlenebilmektedir. AIPR Sisteminde tüm girdi ve çıktıların hesaplamalara katılması,fiyat artışlarının elimine edilmesi, verimliliğin yatımda karlılık ve rentabilitenin hesaplanması modelin etkinliğini artırmaktadır. Ayrıca; verimliliğin ölçek etkisi ve teknik ilerleme etkisinden oluştuğunu, işletmelerin sürdürülebilir (dinamik) verimlilik için teknik ilerlemeden kaynaklanan verimlilik artışlarına odaklanması gerektiğini göstermektedir. Böylece yöneticilerin stratejik ve rasyonel karar almalarını kolaylaştırmakta, planlama çalışmalarına ışık tutabilmektedir. Bu nedenle bir toplam verimlilik modeli olan AIPR Sistemi, çalışmamızda temel alınmıştır.

AIPR modeliDevlet hastaneleriHastaneler+5
Mevlüt Yıldız
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Toplam kalite çerçevesinde birinci basamak sağlık hizmetlerinde hasta memnuniyetine ilişkin bir uygulama

ÖZET Bu çalışmanın amacı, kaliteli bir sağlık hizmeti sunmak için hasta memnuniyetine etki eden unsurları belirleyerek, sağlık yöneticilerine bu konuda yardımcı olacak öneriler sunmaktır. Tanımlayıcı tipte olan bu araştırma, Kütahya Hava Er Eğitim Tugay Komutanlığı 'nda askerlik hizmetini yerine getiren ve rahatsızlıkları ile ilgili en az iki veya daha fazla, Sağlık Amirliği'nde muayene olmuş 414 erbaş ve er üzerinde yapılmıştır. Çalışmada erbaş ve erlere kişisel bilgilerini, bekleme ve muayene sürelerini ve aldıkları hizmete yönelik memnuniyetlerini belirlemeye yönelik sorular içeren bir anket formu uygulanmıştır. Elde edilen verilerin istatistik! değerlendirmesinde SPSS for windows paket bilgisayar programı kullanılmıştır. Araştırma sonucunda puan ortalamalarını esas alarak, sağlık hizmetleri ile ilgili, eğitim, fiziki şartlar, insan kaynaklarında memnuniyetin olduğu, hasta, doktor, personel ilişkilerinde, bekleme sürelerinde kararsızlığın bulunduğu, teşhis ve tedavi hizmetlerinde bilgilendirmede ise memnuniyetin arzu edilen seviyede olmadığı, tüm hizmetleri kapsayan genel memnuniyetin değerlendirmesinde ise memnuniyetin olduğu saptanmıştır. Teşhis ve tedavi hizmetleri, hasta, doktor-personel ilişkisinden memnuniyet ile genel memnuniyet arasında aynı yönlü ve anlamlı bir ilişkinin bulunduğu, yine muayeneye ayrılan süreden memnuniyet, teşhis ve tedavi hakkında bilgilendirmeden memnuniyet, muayene sırasında gösterilen ilgiden memnuniyet ile önerilen ve uygulanan tedavinin yeterliliği arasında aynı yönlü ve anlamlı bir ilişkinin olduğu belirlenmiştir.

Hasta memnuniyetiSağlık hizmetleriSağlık sektörü+2
Birol Gürgen
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Sağlık hizmetleri pazarlamasının hastanelerde hasta tatminine etkileri ve Kütahya Devlet Hastanesi araştırması

ÖZET Sağlık hizmetleri, ülkelerin sosyo-ekonomik açıdan kalkınmışlık düzeylerinin en önemli göstergelerinden biridir. Sağlık hizmetlerinin temel amacı toplumun ihtiyacı olan sağlık hizmetlerini, müşterinin istediği kalitede, istediği zamanda ve mümkün olan en düşük maliyetle sunmaktır. Bunun sağlanması için de sağlık hizmetleri pazarlamasının etkin bir biçimde yerine getirilmesi gerekmektedir. Hızlı gelişen teknolojiler, artan maliyetler, hastaların artan şikâyetleri ve iyi bakım isteğinin yaygınlaşması sağlık hizmetlerinin daha karmaşık bir yapıya dönüşmesine neden olurken, sağlık hizmetlerinde pazarlamanın önemini de artırmıştır. Ancak, ülkemizdeki sağlık sektöründeki işletme sayısının, hızlı nüfus artışı karşısında yetersiz kaldığı bilinen bir gerçektir. Sağlık işletmelerinin sayısının yetersizliği, hastanelerde çalışan doktor ve hemşire sayılarının eksikliği, malzeme ve ekipmanların müşterilerin ihtiyaçlarını karşılamadaki yetersizliği, fiziksel koşulardaki yetersizlikler bu sektörde hizmet kalitesinin yükseltilmesini önleyen en önemli sorunlardandır. Bu sorunlar, sağlık hizmetleri alan hastaların tatmin düzeyini doğrudan etkilediği için çözüme kavuşturulmalıdır. Bu nedenle özellikle hastanelerde hastaların hastaneden aldıkları sağlık hizmetinden tatminlerinin artırılması için tespit edilen sorunlar üzerinde durulması gerekmektedir. Sağlık hizmetleri pazarlaması, hastanelerde sağlık hizmeti satın alan hastaların tatminini artıracak şekilde, poliklinik hizmetlerinin, hasta kabul işlemlerinin, doktor, hemşire ve diğer personelin tutum ve davranışlarının, hastanenin fiziksel koşullarının nasıl olması gerektiği üzerinde durur, bunların analizini yaparak sorunları tespit eder ve çözüm önerileri sunar. Bu çalışma kapsamında Kütahya Devlet hastanesinde sağlık hizmetleri pazarlamasının hastanelerde hasta tatminine etkileri araştırılmıştır. Araştırmada hastanelerde hasta tatminini etkileyen faktörler olarak poliklinik veya acil yardım hizmetleri, hasta kabul ve taburcu işlemleri, hastane personelinin tutum ve davranışları ile fiziksel koşullar ele alınmıştır. Araştırma bulguları sonucu poliklinik ve acil yardım hizmetleri, doktor ve hemşirelerin tutum ve davranışları ve fiziksel koşullarla ilgili olarak hasta tatminsizliğine yol açan bazı nedenler tespit edilmiştir.

Devlet hastaneleriHasta memnuniyetiHastaneler+4
Güven Şahin
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2005
00
Master'sOpen AccessTR

Hastane ve sağlık merkezlerinde sunulan sağlık hizmetler ile hasta memnuniyeti arasındaki ilişki: Gaziantep ilinde bir araştırma

Son zamanda, sağlık hizmeti sadece vatandaşların sağlığı üzerinde değil, ülkelerin ekonomisi üzerinde doğrudan bir etkisi olduğunu göstermişti. Corona virüsünü (COVID-19) yayılması ile tüm halkın sağlığı üzerindeki tehdidinden sonra, dünyadaki her ülkede sağlık hizmetinin kalitesinin önemi ve her ülkenin ekonomisi ile ne ölçüde ilişkili olduğu ortaya çıkmıştır. Oysa iyi bir sağlık hizmeti vatandaşların refah düzeyini yükseltir, toplumu güvenli ve sağlam tutmaya doğrudan katkıda bulunur ve ülkenin ekonomisini korumaktadır. Aynı zamanda sağlık sektöründeki bilimsel araştırma düzeyi ile yakından ilgilidir, çünkü yaşadığımız bu günler bir bütün olarak toplumun varlığını tehdit edebilecek bulaşıcı bir hastalıktan uzak değildir. Hastalıkları tedavi edebilen sağlıklı bir toplum, üretime devam edebilen ve ekonomiyi durmadan çalıştırabilen güçlü bir toplumdur. Sağlık hizmeti kalitesinin ölçülmesini bilmek için, sağlanan sağlık hizmetinden müşteri (hasta) memnuniyet düzeyini ölçmek gerekir, şayet buda sağlık hizmetinin kalitesinin en iyi kanıtıdır çünkü sağlık hizmetlerinin kalitesi ve hasta memnuniyeti birbiriyle yakından ilişkilidir. Dolayısıyla bu araştırmanın tamamlanması önemlidir. Gaziantep ili kalabalık bir şehir sayılmaktadır. Bu ildeki devlet hastanelerinde ve sağlık merkezlerinde tedavi gören hastaların algıladıkları sağlık hizmet kalitesi ve memnuniyetini belirlemeyi amaçlayan bir araştırmadır. Bu araştırmada Gaziantep Üniversitesi Hastanesi, 25 Aralık Devlet Hastanesi ve iki sağlık merkezinde sağlık hizmetinden yararlanan hastaların 1120 katılımcıyla ile anket formu doldurulmuştur. Analiz, SPSS istatistik programı kullanılarak hasta memnuniyetini ölçmeye uygun bir araç ve yöntemle yapıldı. Uygulanan ankette sağlık hizmetlerinin ne ölçüde yeterli olduğu, hastaların hizmet alımı esnasında aldıkları hizmetten ne kadar tatmin oldukları ve memnuniyet dereceleri, hangi alanlarda ne gibi sorunlarla karşılaştıkları tespit edilmeye çalışılmıştır. En sonunda, analizden bir dizi önemli sonuç gösterilmiştir.

GaziantepHasta memnuniyetiHastaneler+3
Suzan Elali
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Sağlık hizmetlerinde hasta-hekim iletişiminin karar verme sürecine etkisi Gaziantep ili örneği

İletişim ve sağlık, insanlar için talep edilen ve istenen bir durumdan ziyade zorunluluk halidir. Tam da bu nedenle çalışmanın odaklandığı yeri göstermesi bakımından önemlidir. Hekim ve hasta ilişkisi bu zorunluluk esası üzerinden ortaya çıkmaktadır. Dolayısıyla araştırmanın konusu hekim-hasta iletişimidir. Çalışmanın amacı hekim ile hasta arasındaki iletişimin, hekimin karar verme süreçlerine olan etkisini belirlemektir. Çalışmada nitel araştırma yöntemi kapsamında yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Araştırmaya Gaziantep'te görev yapan 10 hekim katılmıştır. 5'i demografik bilgileri öğrenmek üzere 11 soru sorulmuştur. Elde edilen verilerle 7 temaya ulaşılmıştır. Gaziantep'te hekim olmak, hekim-hasta arasındaki ilk iletişim, hekimin karar verme süreçlerine tıbbi geçmişin etkisi, hekimlerin karar verme süreçlerinde hasta ve yakınlarının etkisi, hekimlerin iletişimdeki problemleri, ideal bir hekim-hasta ilişkisine yönelik görüşler ve hekimlerin hasta ve sağlık sisteminden beklentileri şeklinde temalar ön plana çıkmıştır. Hekimlerin, iletişim noktasında hastalardan beklentisinin olmasının yanında özeleştiride bulundukları tespit edilmiş bunun yanında sağlık sisteminin düzenlenmesi, çalışma koşullarının iyileştirilmesine yönelik talepleri ortaya çıkmıştır. Anahtar Kelimeler: Hekim- hasta iletişimi,karar verme süreçleri, sağlık iletişimi, kişiler arası iletişim, Gaziantep

Doktor-hasta iletişimiDoktor-hasta ilişkileriDoktorlar+7
Sabri Sever
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00

Related subjects