Healthy life
155 theses under this subject heading
25-45 yaş arası menopoza girmemiş kadınlarda menopozla ilgili bilgi düzeyi ve sağlıklı yaşam biçimi davranışlarının değerlendirilmesi
Amaç: Bu çalışmada menopoza girmemiş kadınlarda menopozla ilgili bilgi düzeyi ve sağlıklı yaşam biçimi davranışları ile aralarındaki ilişkinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Bu tez çalışması 01 Nisan 2020 - 01 Haziran2020 tarihleri arasında sağlıklı bayanlara online anket yoluyla WhatsApp ve Facebook üzerinden yapılmıştır. 42 soru ve 6 alt bölümden oluşan, tarafımızca hazırlanan anket ve SYBDÖII ölçeği uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS Windows versiyon 24.0 paket programı kullanılarak değerlendirilmiş ve p < 0.05 istatistiksel olarak anlamlı kabul edilmiştir. Bulgular: Çalışmaya 382 kişi katıldı. 119 'unun(%31,2) 25-29 yaş grubu, 243 'ünün(%63,6) üniversite mezunu, 257 'sinin(%67,5) evli ve 130 'unun(%34,1) çocuksuz olduğu görüldü. 348 'i (%91,1) menopozun normal bir durum olduğunu düşünüyordu. Menopozal bilgi seviyesinin eğitim düzeyi, yaş grubu, çocuk sayısı, meslek ve hane geliri ile ilişkili olduğu görüldü. Saptadığımız SYBDÖ puan ortalamaları orta düzeydedir(133,38±22,09). En yüksek puan manevi gelişim alt ölçeğinden (27,01±4,53), en düşük puan fiziksel aktivite alt ölçeğinden alındı (16,41±4,87). Yaş grupları ile manevi gelişim ve kişilerarası ilişkiler alt boyutları, meslek ile fiziksel aktivite, manevi gelişim, stres yönetimi ve kişilerarası ilişkiler alt boyutları, çocuk sayısı ile fiziksel aktivite ve beslenme alt boyutları, medeni durum ile stres yönetimi alt boyutu ve sigara içimi ile beslenme, manevi gelişim, kişilerarası ilişkiler ve stres yönetimi alt boyutları arasında anlamlı fark bulundu. Menopozal bilgi düzeyi ile SYBDÖ arasında kişilerarası ilişkiler alt boyutunda pozitif korelasyon saptandı (p<0,05; r=0,130). Sonuç: Çalışmamızın sonucunda menopozal bilgi seviyesinin sadece kişilerarası ilişkiler alt ölçeği ile korele olması, menopozal bilgi seviyesi yüksek kadınların sağlıklı yaşam biçimi davranışlarının bir bakıma eksik kaldığını göstermektedir. Özellikle aile hekimlerinin birey merkezli ve kapsamlı yaklaşımları sağlıklı yaşam biçimi davranışları konusunda, belki de yetiştireceği çocuklarla toplumu şekillendirecek olan kadınları daha üst seviyelere taşıyabilir. Anahtar Kelimeler: Sağlıklı yaşam davranışları, Menopoz, Bilgi seviyesi
Üniversite öğrencilerinin sağlıklı yaşam biçimi davranışları ve fiziksel aktivite düzeylerinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı: üniversite de öğrenim gören öğrencilerin sağlıklı yaşam biçimi davranışlarının ve fiziksel aktivite düzeylerinin incelenmesidir. Bu çalışmanın katılımcı grubunu Muğla Sıktı Koçman Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi, Sağlık Bilimleri Fakültesi ve Eğitim Fakültesi 3. ve 4. Sınıflarda öğrenim gören 136 kadın ve 164 erkek toplam 300 öğrenci oluşturmaktadır. Katılımcılara "Kişisel Bilgi Formu", "Uluslararası Fiziksel Aktivite Anketi" kısa formu ve "Sağlıklı Yaşam Biçimi Davranışları Ölçeği II" anketleri gerekli izinler alınarak gönüllü katılım sağlayan öğrencilere yüz yüze uygulanmıştır. Ölçme araçlarının uygulanması ile ilgili düzenlemelerin yapılması ve verilerin toplanması aşamasından sonra yanlış ya da eksik girilmiş veriler araştırma dışında tutularak analizleri yapılmıştır. Verilerin istatistiksel analizinde SPSS 22.0 paket program kullanılmıştır. Veriler hem fakültelere göre hem de cinsiyete göre ayrı ayrı analiz edilmiştir. Bu amaçla, değişkenlerin karşılaştırılmasında Tek yönlü ANOVA testi uygulanmıştır. Cinsiyete göre ve fakültelere göre değişkenlerin analizinde ise Çok Faktörlü Varyans analizi kullanılmıştır. Çalışmada kullanılan istatistiksel analizler %95 güven aralığında .05 ve .01 hata düzeylerinde gerçekleştirilmiştir. Sağlıklı Yaşam Biçimi Davranışlarının tüm boyutlarında cinsiyete bağlı değişiminin istatistiksel olarak anlamlı olmadığı (p > 0,05), fakat Fiziksel Aktivite ve Egzersiz (p = 0,008), Manevi Gelişim (p = 0,00), Stres Yönetimi (p=0,020) ve Toplam Sağlık Davranışları Biçimi skorlarının (p=0,034) fakültelere bağlı değişiminin istatistiksel olarak anlamlı olduğu saptanmıştır (p<0.05).Bunun yanında cinsiyet ve fakülte değişkenlerinin sağlıklı yaşam biçimi alt boyutlarında ve toplam skoru üzerindeki ortak etkisinin istatistiksel olarak anlamlı olmadığı gözlenmektedir (p > 0,05). Sonuç olarak; üniversite öğrencilerine fiziksel aktivite ve sağlıklı beslenme imkanı sunulduğunda öğrencilerin sağlıklı yaşam davranışını benimsemesinde etkili olacağını göstermektedir. Anahtar kelimeler: Sağlık, Egzersiz, Sağlıklı Yaşam Biçimi, Fiziksel Aktivite
Afiyet Gazetesi'ne göre sağlık ve beslenme
Bu çalışmada 26 Teşrin-i evvel 1329 (8 Kasım 1913)- 24 Kanun-i Sani 1330 (6 Şubat 1915) tarihleri arasında haftalık olarak yayımlanan Afiyet Gazetesi incelenmiştir. Afiyet Gazetesi Osmanlı basınında yer alan önemli sağlık yayınlarındandır. Döneminin sağlık yayınlarından farklılaşarak resmen aile hekimi rolü üstlenerek okuyucularının her derdine fayda bulmayı amaç edinmiştir. Gazete bilgilendirici olmasının yanı sıra, sayfalarında yer verdiği bilmeceler, fıkralarla da okuyucularını eğlendirmiştir. Geniş bir perspektif sunarak siyaset ve din gibi belirli konuları dışarıda bırakarak neredeyse her alanda içerik sağlamıştır. Gazete genel olarak sağlık ve beslenme konularına odaklanmasına rağmen fıkra, bilmece, ev ekonomisi, ticaret, moda, güzellik, ev işleri, pratik bilgiler, yemek tarifleri, sağlıklı beslenme ve fenni bilgiler gibi çeşitli konuları da içeren geniş bir içerik yelpazesi sunmaktadır. Bu geniş içeriği sayesinde okuyucu kitlesini her zaman aktif tutmayı başarmıştır. Bu çalışmanın amacı, Osmanlı İmparatorluğu'nun son döneminde yayımlanan Afiyet Gazetesi'nin sağlık odaklı içeriği üzerine odaklanarak, dönemin sağlık gelişmeleri ve önemli bilgileri hakkında kapsamlı içerik sunmaktır. Amacımız, okuyuculara o dönemin güncel sağlık bilgileri ile sağlıklı yaşam konusunda rehberlik etmektir. Araştırmanın kapsamını 1913-1915 yılları arasında yayımlanan Afiyet Gazetesi'nin 62 sayısı oluşturmaktadır. Gazetede yer alan tüm sağlık, bilim, sağlıklı beslenme verileri incelenmiştir. Okuyucuların da kolay anlayabilmeleri açısından transkripsiyonları haricinde günümüz Türkçesine çevrilmiş halleri de verilmiştir. Gazetenin ilk sayısında yer alan ''Sağlam fikir, sağlam vücutta bulunur'' sözünden hareketle çıkarılmış olduğu tüm sayılarının bu cümleyi tamamlayıcı nitelikte olduğu görülmüştür.
Klinisyen hemşirelerin sağlık davranış düzeyleri
Amaç: Klinisyen hemşirelerin sağlık davranış düzeylerinin belirlenmesi. Gereç ve Yöntemler: Tanımlayıcı tipte olan araştırmanın örneklemini Kasım 2021 ile Temmuz 2022 yıllarında İstanbul'da bir Vakıf hastanesinde çalışan hemşireler oluşturmuştur (N=70). Örneklemi oluşturan klinisyen hemşirelere ait veriler, Sosyo- Demografik özellikler formu ve Sağlıklı Yaşam Biçimi Davranışları Ölçeği II kullanılarak toplanmıştır. Bulgular: Çalışmaya katılan hemşirelerin (N=70) çoğunluğunun (%54,3, n=38) 22- 44 yaş aralığında olduğu, kadın olduğu (%88,6, n=62), lise-hemşirelik eğitimi olduğu (%48,6, n=34), yakın çevresinin alkol-sigara kullandığı (%92,3, n=70), hastalık öyküsünün olmadığı (%83,3, n=60), ara sıra spor yaptığı (%58, n=40), gelirinin giderinden az olduğu (%48,5, n=33), bekar olduğu (%74,3, n=52), diğer kliniklerde (%50,6, n=17) ve vardiyalı çalıştığı (%45,1, n=37) saptanmıştır. SYBDÖ'nin puan ortalaması 124,457±8,804 olarak orta düzeyde tespit edilmiştir. SYBDÖ alt boyutlarında en yüksek puan ortalaması 25.514±475 ile manevi gelişimde olup en düşük puan ortalaması ise 15.885± 4.57 ile fiziksel aktivitede saptanmıştır. Sonuç ve Öneri: Klinisyen hemşirelerin sağlık davranış düzeyleri orta düzeyde bulunmuştur. Hemşirelerin sağlık davranış düzeyleri en yüksek ortalamanın manevi gelişim olduğu saptanmıştır. Klinisyen hemşirelerin sağlık davranış düzeylerini yükseltecek bireysel, kurumsal düzenlemeler önerilir. Anahtar Sözcükler: Klinisyen, Hemşire, Sağlık, Davranış Biçimi
Sağlık iddiası içeren gıda reklamlarının iletişim etkisinde sağlık ilginliğinin rolü
Günümüzde tüketicilerin sağlıklı beslenme ve sağlıklı yaşama olan ilgisinin artmasıyla birlikte pazarlamacılar ürünlerini farklı şekilde konumlandırmaya, gıda firmaları sağlık iddiası olan ürünler sunmaya başlamışlardır. Bu çalışma, sağlık ilginlik seviyesi belirlenmiş katılımcıların gördükleri reklamdaki sağlıkla ilgili üç tür iddiaya yönelik tutumlarını, reklamdaki iddiayı hatırlamalarını ve satın alma niyetlerini, Ayrıntılandırma Olasılığı Modeli (ELM) çerçevesinde değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Araştırma kapsamında deneysel araştırma modellerinden faktöryel tasarım kullanılmış, belirlenen amaçlara ulaşmak için nicel veri toplama tekniklerinden yararlanılmıştır. Araştırma bulgularına göre, kadınlar, 48 yaş ve üzerindekiler, evliler ve çocuk sahibi katılımcılar daha yüksek sağlık ilginliklidir ve reklamdaki iddiaya yönelik tutumları daha olumludur. Sağlık ilginlik seviyesi arttıkça, satın alma niyeti azalmakta, iddiaya yönelik tutumları ile satın alma niyetleri arasında pozitif yönlü bir ilişki bulunmaktadır. Hastalık riskini azaltan iddiayı gören katılımcılar, reklamdaki iddiayı hatırlamada daha başarılıdır. Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara dayanarak, reklamdaki iddia ile reklam görseli uyumuna, sağlık iddialarının doğruluğuna ve demografik özelliklere göre iddialar hazırlanmasına yönelik çıkarımlarda bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Sağlık İlginliği, Reklamda Sağlık İddiası, Reklamda Besin İddiası,Reklamda Hastalık Riskini Azaltan İddia, Ayrıntılandırma Olasılığı Modeli (ELM), Tutum, Satın Alma Niyeti, Hatırlama
Hitit Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi öğrencilerinin sağlıklı yaşam davranışları ve ruhsal sağlık durumu
Bu araştırmanın amacı Hitit Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi öğrencilerinin sağlıklı yaşam davranışlarının ve ruhsal sağlık durumlarının değerlendirilmesidir. Tanımlayıcı ve kesitsel tipte olan araştırma etik kurul onayı alındıktan sonra 22 Eylül-30 Ekim 2017 tarihleri arasında yapıldı. Araştırmanın evrenini Hitit Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesinde öğrenim gören 472 öğrenci oluşturdu. Araştırma 375 öğrencinin katılımıyla tamamlandı. Araştırmanın verilerinin toplanmasında sosyo-demografik bilgi formu, Sağlıklı Yaşam Biçimi Davranışları Ölçeği-52 ve Genel Sağlık Anketi-12 kullanıldı. Verilerin değerlendirilmesinde SPSS 22.0 paket programı kullanıldı. Verilerin istatistiksel analizinde; bağımsız gruplar için t testi, One-Way Anova (Post-hoc Tukey testi), Pearson Kolerasyon analizi ve Ki-kare testi kullanıldı. Değerlendirmelerde p<0,05 değerleri istatistiksel açıdan anlamlı olarak kabul edildi. Araştırma kapsamına giren öğrencilerin %72,5'i kadın, %27,5'i erkek, %60,8'i' 21 yaşın altında ve yaş ortalaması 20,37±2,04 yıldır. Öğrencilerin %34,1'i birinci sınıfta, %88,3'ü hemşirelik bölümünde öğrenim görmektedir. Araştırmaya katılan öğrencilerin Sağlıklı Yaşam Biçimi Davranışları Ölçeği toplam puanı 123,14±19,71 olarak bulunmuştur. En yüksek puan ortalamasının kişilerarası ilişkiler, en düşük puan ortalamasının ise fiziksel aktivite boyutuna ait olduğu belirlenmiştir. Öğrencilerin sınıf düzeyleri, bölümleri, aile yapısı, ekonomik durum ve genel sağlık algıları, kronik hastalık durumları ile sigara içme durumları sağlık yaşam davranışları üzerinde etkili bulundu (p<0,05). Öğrencilerin %48,3'ünde ruhsal sağlık iyi, %51,7'sinde ruhsal sağlık kötü bulundu. Sürekli olarak köy/kasabada yaşayanlar ile halen sigara içenlerde ve alkol kullananlarda ruhsal sağlık daha kötüdür (p<0,05). Genel sağlığı iyi olanların ruhsal sağlığı da daha iyidir (p<0,05). Arkadaş ilişkisi ve akademik başarı algısı öğrencilerin ruhsal sağlıkları üzerinde anlamlı etkiye sahipti (p<0,05). Bölümünden memnun olanların ruhsal ağlıkları daha iyidir. Son bir yıl içinde kaygı yaşadığını belirten öğrencilerde ruhsal sağlık daha kötüdür (p<0,05). Ruhsal sağlığı iyi olan öğrencilerde sağlıklı yaşam davranışları daha yüksektir (p<0,05). Öğrencilerin sağlıklı yaşam davranışları azaldıkça ruhsal sağlıkları kötüleşmektedir (p< 0,05). Öğrencilerin sağlıklı yaşam davranışları orta düzeyde olup en az aldıkları puan fiziksel aktivitedir. Öğrencilerin yarısından fazlasında ruhsal sağlık durumu kötüdür. Sağlıklı yaşam biçimi davranışları olumlu hale geldikçe ruhsal sağlık durumları daha iyi olmaktadır. Sağlıkla ilgili alanlarda öğrenim gören öğrenciler mesleki ve toplumsal rolleri gereği öncelikle kendi yaşam davranışlarını düzeltmelidirler. Bu sayede fiziksel ve ruhsal açıdan sağlıklı bireyler olarak hizmet verecekleri toplumu etkileme özelliğini kazanabilirler. Anahtar Kelimeler: Sağlık bilimleri; Sağlıklı yaşam davranışları; Öğrenci; Ruhsal sağlık
Lise öğrencilerinin beden eğitimi dersine ilişkin tutumlarının sağlıklı yaşam biçimi davranışları üzerine etkisi
Bu çalışmada, farklı okul türlerinde öğrenim gören lise öğrencilerinin beden eğitimi dersine yönelik tutumların sağlıklı yaşam biçimi davranışı üzerine etkisini araştırmak amacıyla yapılmıştır. İnsanın yapısı gereği bir olaya karşı duygu ve düşüncesi, ilerde yapacağı davranışları etkilemektedir. Bu araştırmada da tutumların davranış biçimlerine olan etkisi araştırılmıştır. Araştırmanın evrenini Çorum ilinde öğrenim gören lise öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmaya 1143 kadın ve 873 erkek olmak üzere 2016 öğrenci gönüllü olarak katılmıştır. Veri toplama aracı olarak üç bölümden oluşan anket formu uygulanmıştır. Anket içerisindeki bölümlerin ilkinde demografik özellikleri öğrenmek üzere araştırmacı tarafından hazırlanan 'Kişisel Bilgi Formu', ikinci bölümde Güllü ve Güçlü (2009) tarafından geliştirilen 'Beden Eğitimi Dersine Yönelik Tutum Ölçeği' ve son bölümde ise Bahar ve diğ. (2008) tarafından geliştirilen 'Sağlıklı Yaşam Biçimi Davranış Ölçeği II' yer almaktadır. Elde edilen veriler SPSS programı yardımı ile %95 güven düzeyinde test edilmiştir ve anlamlılık düzeyi 0,05 olarak belirlenmiştir. Yapılan normallik testleri neticesinde, veriler normal dağılımdan geldiğinden T-Testi ve Anova testi yapılmıştır. Aynı zamanda beden eğitimi dersine ilişkin tutumlarının sağlıklı yaşam biçimi davranışları üzerine etkisine korelasyon ve regresyon testleri ile bakılmıştır. Araştırmamızın sonucunda beden eğitimi dersine yönelik tutumların sağlıklı yaşam biçimi davranışları ile anlamlı bir farklılık göstermesi ve beden eğitimi dersine ilişkin tutumların sağlıklı yaşam davranışlarının gelişmesinde büyük bir etkiye sahip olmasıdır. Araştırmaya katılan öğrencilerin demografik özelliklerinin beden eğitimi dersine yönelik tutumlarında ve sağlıklı yaşam davranışlarında büyük etkiye sahip olduğu anlaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Beden eğitimi, Davranış, Sağlıklı yaşam, Tutum.
Yaşlı bireylerde fiziksel aktivite, yaşam kalitesi ve başarılı yaşlanma düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Son yıllarda hareketsizlik kaynaklı gerek psikolojik gerekse fizyolojik sağlık problemleri giderek artış göstermektedir. Hemen her bireyi yakından ilgilendiren bu problem toplum açısından büyük önem arz eden yaşlı bireyleri bilhassa ilgilendirmektedir. Öyle ki; hareketsizlik kaynaklı azalma eğiliminde olan yaşam kalitesi bu bireylerde başarılı – sağlıklı yaşlanma durumunu engellemektedir. Bu bağlamda araştırmamızda; yaşlı bireylerde fiziksel aktivite, yaşam kalitesi ve başarılı yaşlanma düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmaya, Aydın, Muğla, Çorum, Amasya, İzmir ve Tokat illerinde bulunan huzur evlerindeki (n=207) kadın, erkek (n=195) toplam 402 gönüllü yaşlı birey katılmıştır. Veri toplama aracı olarak "Kişisel Bilgi Formu", "Uluslararası Fizilsel Aktivite Ölçeği Kısa Formu" ve "Başarılı Yaşlanma Ölçeği" ve "Dünya Sağlık Örgütü Yaşam Kalitesi Ölçeği Kısa Formu" kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin analizinde SPSS 23.0 paket programı kullanılmıştır. Verilere uygulanan normallik analizi neticesinde normal dağılım gösterildiği tespit edildikten sonra, gruplar arasındaki farkı belirlemek için Independent Sample t test ve boxplot, ölçek ortalama puanları arasındaki ilişkiyi değerlendirebilmek için ise Pearson Korelasyon analizi ile birlikte saçılım grafiği uygulanmıştır. Elde edilen bulgular neticesinde; çalışmaya dâhil edilen kadın ve erkek katılımcıların başarılı yaşlanma düzeyleri arasında anlamlı farklılığın olmadığı belirlenmiştir (p>0,05). Diğer yandan, yaşam kalitesi ölçeği toplam puanlari ile fiziksel aktivite düzeyi arasında ve son olarak fiziksel aktivite düzeyi toplam puanı ile yaşam kalitesi ölçeği genel sağlık alt boyut puanları arasında pozitif yönlü orta düzeye bir ilişkinin olduğu ve bu ilişkinin istatistiksel açıdan anlamlı olduğu görülmektedir (p<0,05). Sonuç olarak; toplumsal alanda var olan yaşlı bireylerin fiziksel aktiviteye katılım durumlarının yaşam kalitesi ve başarılı yaşlanma kavramlarıyla ilişkisinin göz ardı edilemeyecek bir önemi olduğu bilinmektedir. Bu bağlamda; yaşlı bireylerin yaşam kalitesi düzeylerinin artırılması için düzenli olarak fiziksel aktiviteye katılımları, yaşamlarının geri kalanında kendi işlerini yapabilme hususunda hem destekleyici bir unsurdur hem de bu bireylerin daha başarılı bir yaşlanma sürecinde olmalarına olumlu katkıları vardır.
Aydın ilinde sağlıklı yaşam için spor yapan 30-40 yaş arası bayanlarda bazı fiziksel parametrelerin değerlendirilmesi
Bu çalışmanın amacı; Düzenli egzersiz yapan ve yapmayan bayanlarda sekiz haftalık periyotta fiziksel özellikler, deri kıvrım kalınlıkları ve çevre ölçümlerinde meydana gelen değişimleri inceleyerek, egzersizin vücut kompozisyonuna etkisini araştırmaktır. Araştırmaya Aydın il merkezinde yaşları 30?40 arasında değişen, mesleki olarak aktif ve büro işleri yapan toplam 202 bayan denek olarak katılmıştır. Bayanlar; deney (n=101) ve kontrol (n=101) grubu olmak üzere ikiye ayrılmıştır. Her grup kendi içinde 51 aktif ve 50 büro çalışanından oluşturulmuştur. Aktif çalışan bayanların meslek gruplarını hemşireler, doktorlar, öğretmenler, büro çalışanı bayanları da banka memurları ve devlet dairelerinde masa başında çalışan memurlar oluşturmuştur. Çalışmaya katılan bayanlar kendi aralarında bekâr ve evli olarak ayrılmışlardır. Sağlıklı yaşam hedefleyerek çalışmaya katılan deney grubu bayanların egzersiz programına başlamadan önce ve 8 hafta sonra fiziksel uygunluk ölçümleri yapılmıştır. Belirlenen fiziksel uygunluk unsurları olarak boy, kilo, esneklik, dikey sıçrama, skinfold ölçümleri (biceps, triceps, abdomen, suprailiac, subscapular, uyluk), çevre ölçümleri yapılmıştır. Deney grubu bayanlara 8 hafta boyunca, haftada 3 gün aerobik egzersiz çalışmaları uygulanmıştır. Çalışmaya katılan kontrol grubu bayanlara da ön test ve son test olarak bu ölçümler yapılmıştır. Ancak kontrol grubu bayanlarına aerobik egzersiz çalışması uygulanmamıştır. Araştırma sonuçlarına göre egzersizin vücut ağırlığı, bel ve karın çevresi, vücut yağ oranı ve dikey sıçrama üzerinde etkileri olmasına karşın kalça çevresi ölçümlerinde farklılık görülmemiştir.Anahtar Kelimeler: Egzersiz, fiziksel uygunluk, vücut kompozisyonu
Gazetelerdeki sağlık haberleri: Yaşamın tıbbileştirilmesi, sağlığın bireyselleşmesi ve tüketim üçgeninde kadın
Bu çalışmanın amacı ulusal gazetelerdeki sağlık haberlerinin içeriğinin tüketime özendirme, yaşamın tıbbileştirilmesi ve sağlığın bireyselleştirilmesi temaları ile incelenmesidir. Ayrıca bu temaların, toplum tarafından kadına atfedilen rollerle bağlantısını ortaya koymaktır. Kuramsal açıdan, tüketim kuramı ve kültür endüstrisi kuramından yararlanılırken tarihsel anlamda sağlık anlayışlarının değişimi ve yeni sağlık anlayışının oluşumu da incelenmiştir. Sağlık haberleri, ?bireyselleştirilen sağlık,? ?yaşamın tıbbileştirilmesi? ve ?tüketime özendirme? kategorileri altında incelenmiştir. Araştırmanın örneklemini, 2011 yılında yayınlanan baskı sayısı en yüksek dört gazete (Posta, Sabah, Zaman, Hürriyet) oluşturmaktadır. Bu gazetelerde 518 haber değerlendirmeye alınmıştır. Veriler içerik analizi ile çözümlenmiştir. Araştırmanın sonuçlarına göre, gazetelerdeki sağlık haberlerinin % 58?inin kadın okuyucuları hedef aldığı belirlenmiştir. Kadına yönelik haberlerin % 82?si kadınları yeni tanıtımı yapılan ürünleri tüketmeye yönlendirmekte ve sağlık problemlerini tıbbileştirmektedir. Ayrıca, kadının ideal anne, ideal eş ve ideal bir vücuda sahip olma gibi geleneksel toplumsal cinsiyet rollerini pekiştirdiği tespit edilmiştir. Sağlık haberlerinin % 99?u sağlık sorunlarını bireyin sorunu olarak ele almıştır. Böylelikle sağlık problemleri, bireyselleştirilmektedir.Bu bağlamda, gazete haberleri, kadın bedenini kontrol etmeye hizmet ederek sağlık sorunlarını tıbbileştirmektedir. Tüketim kültürü aracılığı ile üretilen kapitalist ideolojinin sağlık sorunlarını bireyselleştirdiği söylenebilir. Bu çerçevede medya sağlık konusunda okuyucuyu bilgilendirme amacıyla hareket etmekle birlikte, sosyal sorumluluk ilkeleri açısından eleştirilmesi gereken bir noktadır. Anahtar Kelimeler: Sağlık Haberleri, Kadın, Yaşamın Tıbbileştirilmesi, Bireyselleşen Sağlık, Tüketim
Genç binicilerin sağlıklı yaşam biçimi davranışlarının antropometrik ölçümler ve kardiyopulmoner parametrelerle ilişkisinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, genç binicilerin sağlıklı yaşam biçimi davranışları ile antropometrik ölçüm ve kardiyopulmoner parametre sonuçları arasındaki ilişkisinin incelenmesidir. Araştırma, 30.07.2019 – 02.01.2020 tarihleri arasında Bursa Uludağ Üniversitesi Mennan Pasinli Atçılık Meslek Yüksekokulu Atçılık ve Antrenörlüğü Programına kayıtlı binicilik sporuyla aktif uğraşan ve araştırmaya katılmayı kabul eden 18-30 yaş grubu 60 genç binici ile yürütülmüştür. Araştırma verilerinin toplanmasında; "Birey Tanıtım Formu" ve "Sağlıklı Yaşam Biçimi Davranışları Ölçeği (SYBDÖ) II kullanılmıştır. Soru formlarını yanıtlayan her binicinin antropometrik ölçümleri ve kardiyopulmoner parametre ölçümleri alınarak kaydedilmiştir. Verilerin değerlendirilmesi, IBM Statistical Package For Social Sciences (SPSS) 22.0 istatistik paket programı kullanılarak yapılmıştır. Verilerin analizinde; Mann-Whitney U testi, Kruskal- Wallis varyans analizi ve Spearman korelasyon analizi kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre; katılımcıların SYBDÖ II toplam puan ortalaması 144,90±24,07 olup, cinsiyet, baba çalışma durumu ve kronik hastalık varlığı değişkenlerinin bireylerin sağlıklı yaşam biçimi davranışlarını etkilediği saptanmıştır. Genç binicilerin fiziksel aktivite ve beslenme alt boyut puan ortalaması ile kalça çevreleri arasında pozitif yönde bir ilişki bulunurken (p<0,05), SYBDÖ II toplam puan ortalaması ve alt boyutları puan ortalaması ile kardiyopulmoner fonksiyonları parametre sonuçları arasında hiçbir anlamlı ilişki bulunamamıştır (p>0,05). Ayrıca; binicilerin solunum sayısı ve sistolik kan basıncı parametreleri ile bazı antropometrik ölçüm sonuçları arasında bir pozitif yönde bir ilişki olduğu belirlenmiştir (p<0,05). Sonuç olarak; genç binicilerin sağlıklı yaşam biçimi davranışları toplam puan ortalamasının orta düzeyinin üstünde olduğu, ölçek toplam puan ortalaması ile antropometrik ölçüm sonuçları ve kardiyopulmoner parametre sonuçları arasında bir ilişki olmadığı bulunmuştur.
AFAD arama kurtarma teknisyenlerinin sağlıklı yaşam biçimi davranışlarının çeşitli değişkenler açısından incelenmesi
Bu çalışmanın amacı; Türkiye Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) arama kurtarma teknisyenlerinin sağlıklı yaşam biçimi davranışlarının çeşitli değişkenler açısından incelenmesi ve sağlıklı yaşam biçimi davranışlarının değerlendirilmesidir. Çalışmaya 111 AFAD (111 erkek, 0 kadın) arama kurtarma teknisyeni dahil edilmiştir. Araştırmada veri toplama yöntemi olarak iki bölümden oluşan yapılandırılmış bir anket formu kullanılmıştır. Formun ilk bölümünde tanımlayıcı özellikleri belirleyen sorulardan oluşan bir anket uygulanmış ikinci bölümde ise sağlıklı yaşam biçimi davranışları ölçeği uygulanmıştır. Ölçeğin 2008 yılında Bahar ve arkadaşları tarafından geçerlik ve güvenirlik çalışması yapılmış ve Türkçeye uyarlanmıştır. Elde edilen verilerin istatistiksel analizi için SPSS istatistik programı kullanılmıştır. Verilerin analizi sonucunda, katılımcıların uyku, medeni durum, branş, eğitim durumu ve yaş değişkeni bakımından sağlıklı yaşam biçimi toplam puanları ve alt boyut puanları arasında istatistiksel açıdan anlamlı farklılığa rastlanmıştır (p<0.05). Sigara tiryakiliği, tecrübe, vücut kitle indeksi, alkol kullanımı ve kronik hastalık değişkenleri bakımından ise sağlıklı yaşam biçimi toplam puanları ve alt boyut puanları arasında istatistiksel açıdan anlamlı farklılığa rastlanmamıştır (p<0.05). Sonuç olarak AFAD arama kurtarma teknisyenlerinin sağlıklı yaşam biçimi davranışlarının yeterli seviyede olmadığı ve geliştirilmesine dönük çalışmalar yapılmasının uygun olacağı düşünülmektedir. Bununla birlikte kadın arama kurtarma teknisyeni sayısının yetersiz olduğu ve arttırılmasına dönük çalışmalar yapılmasının faydalı olacağı düşünülmektedir.
Sporun yaşam kalitesine olan etkisinin incelenmesi (14-18 yaşgrubu örneği)
Bu çalışma 14-18 yaş grubundaki öğrencilerin sağlıkla ilgili yaşam kalitesini farklı değişkenler açısından incelemek amacı ile yapılmıştır. Bu amaç doğrultusunda çalışmaya Gaziantep il merkezinde bulunan farklı liselerden toplam 448 öğrenci (260 Erkek, 188 Kadın) gönüllü olarak katılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak katılım motivasyonu anketi ile SF-36 yaşam kalitesi ölçeği" kullanılmıştır. Elde edilen verilerin istatistiksel analizi için SPSS 22.0 istatiksel paket programı kullanılmıştır. Verilerin normallik dağılımı için Skewness ve Kurtosis değerlerine bakılmış ve dağılımın normal olduğu görülmüştür. Verilerin demografik değişkenler ile ilişkisinin incelenmesinde Independent samples t testi ve tek yönlü (one way) anova testi kullanılmıştır. Yaşam kalitesi ile katılım motivasyonu arasındaki ilişkiye bakmak için pearson korelasyon analizi yapılmıştır. Sonuçlara göre 14-18 yaş grubu spor yapan öğrencilerin cinsiyet değişkeni bakımından katılım motivasyonu alt boyutlarında anlamlı farklılık bulunmamıştır ancak yaşam kalitesi alt boyutlarından fiziksel rol, sosyal fonksiyon ve genel sağlık düzeylerinde anlamlı farklılık bulunmuştur. Takımda oynama değişkeni açısından katılım motivasyonu alt boyutlarından beceri geliştirme, takım ruhu, arkadaşlık; yaşam kalitesi alt boyutlarından fiziksel fonksiyon, mental sağlık ve genel sağlık düzeylerinde anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir. Branş değişkeni açısından katılım motivasyonu alt boyutlarından beceri geliştirme, takım ruhu, arkadaşlık, fiziksel uygunluk, yarışma; yaşam kalitesi alt boyutlarından fiziksel rol, canlılık, mental sağlık, sosyal fonksiyon ve genel sağlık alt boyutlarında anlamlı farklılık bulunmuştur. Spora başlama değişkeni açısından katılım motivasyonu alt boyutlarından beceri geliştirme, takım ruhu, eğlence, arkadaşlık, başarı, hareket etme, fiziksel uygunluk, yarışma; yaşam kalitesi alt boyutlarından fiziksel fonksiyon, canlılık, mental sağlık, sosyal fonksiyon, bedensel ağrı ve genel sağlık düzeylerinde anlamlı farklılık tespit edilmiştir. Spor yapma yılı değişkeni açısından katılım motivasyonu alt boyutlarından takım ruhu, arkadaşlık, yarışma; yaşam kalitesi alt boyutlarından fiziksel fonksiyon, fiziksel rol, duygusal rol, canlılık, mental sağlık, sosyal fonksiyon, bedensel ağrı ve genel sağlık düzeylerinde anlamlı farklılık bulunmuştur. Sonuç olarak, spor ile uğraşmak sağlıkla ilgili yaşam kalitesini iyi yönde etkilediği söylenebilir. Bu etkilerin ise ergen bireylerin yaşam tatmini düzeylerini artırdığını söyleyebiliriz. Ergen bireylerin, bu zorlu ergenlik geçiş döneminde fiziksel aktivitelere yönlendirerek yaşam tatmin düzeyleri arttırılabilir ve bu süreci daha sağlıklı bir biçimde atlatmaları sağlanabilir.
Değişik vücut kitle indeksine sahip yetişkinlerde cinsiyete göre fiziksel aktivite düzeylerinin karşılaştırılması
Bu çalışma, değişik vücut kitle indeksine sahip yetişkinlerin cinsiyete göre fiziksel aktivite düzeylerinin karşılaştırılması amacı ile yapılmıştır. Tanımlayıcı tipteki bu çalışma, Gaziantep ilinde yaşayan 18-65 yaş aralığındaki 210 erkek ve 207 kadın olmak üzere toplam 417 gönüllü yetişkin dahil edilmiştir. Verilerin toplanması amacıyla demografik özellikler bilgi formu ve bireylerin fiziksel aktivite düzeylerini belirlemek için Uluslararası Fiziksel Aktivite Anketi (IPAQ) kısa formu uygulanmıştır. Bireylerin vücut kitle indeksi (VKI) değerleri ile tespit edilen özellikler arasındaki ilişkilerin araştırılmasında Çok Boyutlu Ölçeklendirme (ÇBÖ) Analizi Tekniğinden yararlanılmıştır. ÇBÖ analiz sonuçları VKI ile yaş, cinsiyet ve 10 dakika yürüyüş yapılan gün sayısının birbirlerine oldukça yakın ve aynı grupta yer aldığı görülürmüştür. Dolayısıyla VKI değerleri, bireylerin yaşları, cinsiyetleri ve 10 dakika spor yaptıkları gün sayısından anlamlı düzeylerde etkilenmektedir. Sonuç olarak bireylerin son 7 gün içerisinde şiddetli fiziksel aktivite yaptığı gün sayısı, bu günlerin birinde şiddetli fiziksel aktivite yaparak ne kadar zaman harcadığı ve hafif fiziksel aktiviteye ayırdığı zaman durumları VKI ile olan ilişkileri bireylerin yaş, cinsiyet ve 10 dakika yürüyüş yapılan gün sayısı kadar güçlü bir ilişki içerisinde bulunmasa da bu üç özellikte VKI değerlerini anlamlı düzeylerde etkileme kapasitesine sahip olduğu sonucuna varılmıştır. Diğer taraftan oturma, yürüme ve hafif fiziksel aktivite için ayrılan zamanın VKI değerleri ile anlamlı düzeyde ilişkili olmadığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Vücut Kitle İndeksi, Yetişkin, Fiziksel Aktivite, Obezite, Sağlıklı Yaşam Biçimi
Organize sanayi bölgesinde çalışan çocuk işçilerin çalışma koşulları ile sağlıklı yaşam tarzı davranışlarının belirlenmesi
Çocuk işçiliği, düşük ücretli ve tehlikeli istihdam koşullarında çalışmak zorunda kalan 18 yaşın altındaki çocukların yaygın bir sorunudur. Bu çalışma, Gaziantep Küsget Organize Sanayi Bölgesi'nde çalışan çocuk işçilerin sağlıklı yaşam biçimi davranışlarını araştırmak amacıyla planlanmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak 34 soruluk tanımlayıcı anket formu, Genel Sağlık Anketi (GSA-12) ve Sağlıklı Yaşam Biçimi Davranışları Ölçeği-II (SYBDÖ-II) kullanılmıştır. Araştırmaya katılan çalışan çocuk işçilerin %100'ü erkektir. Çocuk işçilerin %81,4'ü 15-18 yaşları arasında, %36,4'ü ortaokul mezunu, %31,3'ü liseye %12,2'si ilköğretime %4,9'u çıraklık eğitim lisesine devam etmektedir. Çocuk işçilerin %87,1'i otomotiv, %12,9'u diğer sektörlerde çalışmaktadır. Çalışma nedenleri ile sosyodemografik özellikler arasında anlamlı ilişki vardır(p<0,05). Çocuk işçilerin öğrenim durumları ile iş yerinde çalıştıkları süre arasındaki ilişki anlamlı bulunmuştur(p<0,05). Çalışmada GSA-12 puan ortalaması 5.92 ölçülmüştür. Genel Sağlık Anketi'nden alınan puanlara göre çalışan çocukların %90,8'i üç ve üzeri puan almıştır. Araştırmada üç ve üzerinde puan alanlar, GSA-12 sonucuna göre ruhsal sorunlar açısından risklili kabul edilmiştir. Çalışmada SYBDÖ-II ölçeğinin ortalaması 118.26 puandır. Ölçeğin puan ortalamasının altında puan alanlar %50,4'tür. Ölçeğin toplam puanı, sağlıklı yaşam biçimi davranışları puanını vermektedir. Çalışan çocuk işçilerin genel sağlık taramaları yapılmalı ve sağlıklı yaşam biçimi davranışlarını artıracak politikalar belirlenip uygulanmalıdır.
Spor merkezlerine giden bireylerin sağlıklı yaşam biçimi davranışlarının farklı değişkenler açısından incelenmesi
Bu çalışmanın amacı, spor merkezlerine giden bireylerin sağlıklı yaşam biçimi davranışlarının farklı değişkenler açısından incelenmesidir. Araştırmanın evrenini Gaziantep ilinde spor merkezlerine giden bireyler, örneklem grubunu ise gönüllülük esasına dayalı olarak seçilen 403birey oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak; Bahar ve ark. (2008) tarafından geliştirilen "Sağlıklı Yaşam Biçimi Davranışları Ölçeği II" kullanılmıştır. Verilerin analizinde SPSS 22.0 programı kullanılmıştır. Normallik ve homojenlik sınamasının akabinde ikili gruplarda bağımsız gruplarda t testi, ikiden fazla grupların olduğu değişkenlerde ise tek yönlü varyans analizi ve LSD post-hoc test düzeltmesi yapılmıştır. Değerler ortalama ve standart sapma şeklinde sunulmuştur ve 0.05 anlamlılık düzeyinde incelenmiştir. Araştırma sonucunda; yaş değişkeni açısından ölçeğin tüm alt boyutlarında anlamlı bir farklılık görülmezken, kilo değişkeni açısından farklılık olduğu ve 51-60 kilo arasındaki katılımcıların diğer kilo gruplarına göre daha fazla puan elde ettikleri tespit edilmiştir.Katılımcıların sağlıklı yaşam biçimi davranışları ölçeğinden elde ettikleri puanların medeni durum değişkeni açısından farklılık görülmezken, eğitim durumu değişkeni açısından anlamlı farklılık olduğu ve eğitim düzeyi arttıkça sağlıklı yaşam becerilerinin de arttığı belirlenmiştir. Ayrıca katılımcıların sağlıklı yaşam biçimi davranışları ölçeğinden elde ettikleri puanların son 1 yılda kaç defa doktora gittiği değişkenine göre anlamlı bir farklılık görülmezken kronik hastalıkları değişkeni açısından ölçeğin sağlık sorumluluğu alt boyutunda anlamlı bir farklılık olduğu tespit edilmiştir.Katılımcıların sağlıklı yaşam biçimi davranışları ölçeğinden elde ettikleri puanların sigara kullanma ve alkol kullanma değişkeni açısından ölçeğin tüm alt boyutlarında anlamlılık olmadığı, günlük çalışma süresi değişkenine göre ise ölçeğin fiziksel aktivite ve egzersiz alt boyutlarında anlamlı bir farklılık belirlenmiştir. Katılımcıların sağlıklı yaşam biçimi davranışları ölçeğinden elde ettikleri puanların lisanslı sporcu olma ölçeğin beslenme alt boyutlarında anlamlı bir farklılık olduğu, sağlık durumu değişkenine göre; fiziksel aktivite, beslenme, manevi gelişim ve stres yönetimi alt boyutlarında anlamlı farklılık olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Determination of healthy lifestyle behaviors of nurses working in hospitals in Baghdad city
Aim: This study, was aimed to determine the healthy lifestyle behaviors of nurses working in Baghdad city hospitals. Methodology: A cross-sectional descriptive study was conducted between 05.12.2021 and 01.06.2022 at Ibn El-Nafis Hospital, Ibn El-Balady Child and Maternity Hospital and Al-Kindi Training Hospital in Baghdad. The population of the study consisted of nurses working in these hospitals. The sample of the study consisted of 270 nurses who agreed to participate in the study at the data collection dates. 'Personal Information Form' and 'Healthy Lifestyle Behaviors Scale' were used to collect data. Results: The mean age of the study group was 35.60±12.21, 55.5% male, 77% married and 21.1% university graduate. The total mean score of the Healthy Lifestyle Behaviors Scale of the nurses participating in the study was 167.36 ± 88.47. It was determined that the stress management and physical activity sub-dimension scores of the Healthy Lifestyle Behaviors Scale were higher in the 36-40 age group, married, university graduates and those with normal body mass index compared to the other groups, and the difference was statistically significant (p≤0.05). Conclusion: The results of the study showed that healthy lifestyle behaviors of nurses are generally good, but physical activity and stress management levels are affected by variables such as marital status, education and body mass index.
Evaluation of healthy lifestyle among secondary school students in mosul, İraq
This research aims to evaluate a healthy lifestyle among secondary school students in Mosul, Iraq. The study was conducted between 20.03.2022 - 20.06.2022 at Al-Watan Girls' Secondary School, Sümer Girls' Secondary School, Al-Zaviye Boys' Secondary School, and El-Havid El-Fakati Boys' Secondary School in Mosul.244 secondary school students aged between 13 and 22 with a mean age of 17.75±1.69 years participated in the study. 56.6% of the students were girls, and 43.4% were boys. 69.3% of the individuals participating in the study had a family of 6 or more, and 79.9% were somewhat satisfied with their income. The rate of students who smoked (41.8%) was lower than those who did not smoke (58.2%). Considering the evaluation of students' healthy lifestyles, It was seen that they scored 26.22 ± 4.62 in the spiritual growth sub-title, 28.14 ± 4.26 in the health responsibility sub-title, 22.58 ± 5.24 in the physical activity sub-title 27.24 ± 5.08 in the nutrition sub-title, 24.44 ± 6.23 in the interpersonal relations and 19.97 ± 3.27 in the stress management sub-title. When it was questioned whether healthy lifestyles changed according to the student's demographic information, it was observed that spiritual growth, nutrition, and interpersonal relations changed statistically according to the number of individuals in the family (p<0.05). According to the total score of the Healthy Lifestyle Profile Scale, it was seen that the healthy lifestyles of the students were good. It's clear that the healthy lifestyles of the students change according to their sociodemographic information.
COVID-19 pandemisinde hastanede çalışan hemşirelerin sağlıklı yaşam biçimi davranışları
Hemşirelerin sağlığını çalışma şartlarının yanı sıra yaşam biçimleri de etkilemektedir. Pandemi sürecinde hemşirelerin yaşam biçimi davranışlarının nasıl etkilendiğini belirlemek önemli bir halk sağlığı önceliğidir. Bu tez çalışması COVID-19 pandemisinde hastanede çalışan hemşirelerin sağlıklı yaşam biçimi davranışlarını değerlendirmek amacıyla yapılmıştır. Araştırma kesitsel ve tanımlayıcı tipte gerçekleştirilmiş olup Hatay Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde çalışan 314 hemşire araştırmaya katılmıştır. Çankırı Karatekin Üniversitesi Bilimsel Araştırmalar ve Yayın Etiği Kurulu'ndan Etik Kurul Onayı alınmıştır. Veri; Sosyodemografik Özellikler Bilgi Formu ve Sağlıklı Yaşam Biçimi Davranışları Ölçeği II (SYBDÖII) aracılığıyla toplanmıştır. Veri analizi; değişken tür ve dağılımlarına göre, bağımsız örneklem t testi, tek yönlü varyans analizi, Bonferroni, Mann Whitney U testi, Kruskal Wallis H testi ile incelenmiştir. Katılımcıların SYBDÖ II puan ortalaması 117,34±22,54 olup ölçek alt boyutlarından en yüksek puan ortalaması Manevi Gelişim (23,45±4,86), en düşük puan ortalaması Fiziksel Aktivite (15,10±4,96) alt boyutuna aittir. Katılımcıların SYBDÖ II puan ortalaması orta düzeydedir. Araştırmaya katılan hemşirelerin SYBD; yaş, çocuk sayısı, çalışma yılları, medeni durum, COVID-19 pandemi sürecinde çalışma saatinde artış, COVID-19 pandemi sürecinde beslenmede değişim, alkol kullanımı, egzersiz yapma durumu, COVID-19 pandemi sürecinde aile ilişkileri, COVID-19 tanısı almış bireye bakım verme durumu, COVID-19 pandemi sürecinde danışmanlık hizmeti alma durumu, COVID-19 pandemi sürecinde beslenmede değişim değişkenlerine göre farklılık göstermektedir. Hemşirelerin çalışma saatlerinde yapılacak iyileştirmelerle SYBD sergilemelerini kolaylaştırıcı süreçlere önem ve destek verilmelidir. Özellikle pandemi sürecinin getirdiği zorluklardan en az düzeyde olumsuz etkilenmeleri için bilimsel temelde geliştirilecek hemşire planlamaları sağlanarak çalışma koşullarını iyileştirmeye ve iş yüklerini hafifletmeye yönelik planlamalar yapılmalıdır. Hemşirelerin SYBD sergilemelerini kolaylaştıracak kurumsal düzenlemeler yapılmalıdır.
Evaluation of healthy lifestyle behaviors among white-collar workers
Background/aim: To evaluate the level of healthy lifestyle and identify the relationship with socio-demographic charactertics among persons with high- class jobs. Because their susceptibility to diseases increases due to the responsibilities imposed on them, long-term professional pressures, and work stress that leads to an unhealthy lifestyle. The aim of this study is to evaluate the healthy lifestyle of people working in White-Collar Workers . Methods: The universe of this cross-sectional descriptive study consists of 2700 people working in White-Collar Workers in the institutions of the Iraq Diwaniya governorate. 384 people working in different fields were included in the sample of the study using the random sampling method. The data were collected by using a questionnaire form containing 9 questions prepared to determine the socio-demographic characteristics of the individuals and healthy lifestyle behavior scale II. Results: 37.8% of the research group is between the ages of 35-44, 58.2% are men, 47.4% have a doctorate degree, 44.3% work for 11 hours or more, 76.3% is overweight and 77.6% has a chronic disease. The mean total HPLP-II score was 2.42 ± 0.17. The lowest score of the scale belongs to the "stress management" subgroup (2.25 ± 0.11) and the highest score belongs to "spiritual growth" (2.73 ± 0.14). Conclusion: Employees have a low HPLP-II score. Research findings show that individuals working in White-Collar Workers are in the risky group in terms of healthy lifestyle behaviors. It is recommended that health care providers evaluate the risk group determined in terms of healthy lifestyle behaviors more carefully. Keywords: Healthy Lifestyle, Employees, Health Promoting Lifestyle Profile-II
Lisede öğrenim gören adölesanlarda sağlıklı yaşam biçimi davranışlarının değerlendirilmesi
Dünya Sağlık Örgütü, 10-19 yaş aralığını adölesan dönem olarak tanımlamaktadır. Türkiye nüfusunun yaklaşık beşte biri 10-24 yaş grubundaki adölesan ve gençlerden oluşmaktadır. Erken yetişkin ölümlerinin en az %70'i adölesan döneminde pekiştirilen davranışları yansıtmaktadır. Gelecekte toplumun önemli bir kısmını oluşturacak adölesanların yaşam biçimi kendilerinin ve toplumun sağlığını etkileyebilir. Bu bağlamda çalışmanın amacı; lisede öğrenim gören adölesanlarda sağlıklı yaşam biçimi davranışlarını (SYBD) değerlendirmektir. Kesitsel tipteki çalışmanın evreni, Türkiye'nin İç Anadolu bölgesindeki bir fen lisesindeki öğrencilerdir. Evrenin tamamına ulaşılması planlanmış, çalışma Ocak-Nisan 2022 tarihlerinde gönüllü 267 öğrenciyle yürütülmüştür. Veri, "Sosyo-demografik Özellikler Bilgi Formu" ve "Adölesan Yaşam Biçimi Ölçeği" aracılığıyla sınıflarda toplanmış ve IBM SPSS 23 programıyla analiz edilmiştir. Veri analizinde; tanımlayıcı istatistiksel metotları (sayı, yüzde, min-maks değerleri, ortalama ve standart sapma), bağımsız örneklem t testi, Tek Yönlü Varyans Analizi, Post-Hoc testlerinden Tukey HSD kullanılmıştır. İstatistiksel anlamlılık düzeyi p<0.05'dir. Adölesanların SYBD ve sağlık sorumluluğu yaşla doğru orantılı artmaktadır. Adölesanlardan; okul başarısı iyi olanlar daha yüksek SYBD, sağlık sorumluluğu, sağlıklı beslenme davranışı, pozitif yaşam algısı; geniş ailede yaşayanlar daha yüksek SYBD, sağlık sorumluluğu ve fiziksel aktivite davranışı; kronik hastalığı olanlar olmayanlara göre daha iyi stres yönetimi; mevcut sağlık durumunu iyi algılayanlar daha yüksek SYBD, fiziksel aktivite, sağlıklı beslenme, pozitif yaşam algısı ve kişilerarası ilişkiler sergilemektedir. Adölesanların SYBD düzeyleri ortanın üzerinde olduğu belirlendi. Adölesanlarda SYBD ile ilişkili faktörler; cinsiyet, yaş, okul başarısı, aile tipi, ekonomik durum algısı, kronik hastalık varlığı ve mevcut sağlık algısıdır. Bu bulgular, okul sağlığı hemşireleri için adölesan sağlığının geliştirilmesinde rehber olarak kullanılabilir.
Üniversite öğrencilerinde sağlıklı yaşam davranışları ve bunu etkileyen faktörler
Bu araştırmada Gaziantep Hasan Kalyoncu Üniversitesi'nde 2013-2014 akademik yılında öğrenim gören öğrencilerin, sağlıklı yaşam davranışları ve bunu etkileyen faktörler araştırıldı. Araştırmaya 640 öğrenci katıldı.Verilerin analizinde; frekans dağılımları ve ki-kare testleri kullanıldı. Katılımcıların %52.8'i kadın ve % 47.2'si erkektir. Öğrencilerin %41.2'si üniversite eğitimi süresince ailesi ile birlikte ikamet ederken, %10.4'ü tek başına evde kalmaktaydı. Öğrencilerin annelerinin % 43.7'si ve babalarının %66.1'i lise ve üzeri bir eğitime sahip olduğu belirlendi. Öğrencilerin %59.4'ü son 12 ayda bisiklet ya da motosiklet kullanırken hiç kask takmadığı ve % 7.2'si başka birinin kullandığı arabada hiç emniyet kemeri takmadığı saptandı. Öğrencilerin %64.5'i son 12 ay içerisinde kendilerini iki ya da daha çok gün günlük işlerini yapamayacak kadar kötü ve umutsuz hissettiği ve %11.1'i ise intihar etmeyi düşündüğü tespit edildi. Eğitim süresince kalınan yer ile öğrencilerin intihar etmeyi düşünme arasında anlamlı bir farklılık saptanmamıştır (p>0.05). Öğrencilerin %24.5'inin sigara kullandığı, ilk kez alkol alanların %47.8'inin 8-16 yaş arasında olduğu ve öğrencilerin yaşamları boyunca marihuana, esrar, eroin kullanma açısından %7.0'ının hayatı boyunca 1-2 kez kullandığı saptandı. Öğrencilerin %39.1'i egzersiz yaptığı ve %49.7'si kilo kontrolü için yeme alışkanlıklarında değişiklik yaptığı belirlendi. Öğrencilerin %31.5'i TV seyretmediğini ve %18.8'i hiç bilgisayar ya da video oyunları oynamadığı saptandı. Öğrencilerin %44.3'ü genel sağlık durumlarını iyi olarak değerlendirdi. Bu çalışma sonucunda öğrencilerin ihtiyaçları olduğu sağlıklı yaşam davranışları konularında eğitim programlarının düzenlenmesi gerekliliği ortaya konmuştur. Anahtar Kelimeler: Riskli sağlık davranışları, Sağlıklı yaşam, üniversite öğrencileri.
Yetişkin bireylerde hipertansiyon ve sağlıklı yaşam biçimi davranışlarının incelenmesi
Bu araştırma yetişkin bireylerde hipertansiyon ve sağlıklı yaşam biçimi davranışlarını incelemek amacı ile kesitsel- analitik tipte yapılan bir çalışmadır. Sağlıklı yaşam biçimi davranışları ölçeğinin; demografik özellikler ve tanımlayıcı değişkenler açısından istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık gösterip göstermedikleri araştırılmıştır. Araştırma 01 Eylül 2013 – 01 Şubat 2014 tarihleri arasında Kahramanmaraş ilinde merkez TSM'ye bağlı Mado Aile Sağlığı Merkezine bağlı bölgede yapılmıştır. Çalışmada veri toplama aracı olarak "Anket Formu'' ve "Sağlıklı Yaşam Biçimi Davranışları Ölçeği'' kullanılmıştır. Analizlerin yapılmasında SPSS 23,0 paket programından yararlanılmıştır. Ölçeğin güvenilirlik analizlerine bakılmıştır. Çalışmada, elde edilen veriler; aritmetik ortalama, frekans dağılımı ve yüzdeleri, kruskal wallis h testi, mann whitney U testi ve korelasyon analizi yardımıyla analiz edilip yorumlanmıştır. Araştırmaya katılanların kan basıncı ölçümleri sonucunda 140 ve/veya 90 ve/veya görülme durumu kadınlarda %32.4 erkeklerde ise %31.0 olarak bulunmuştur. Araştırmaya katılanların boy değişkenleri incelendiğinde; katılımcıların boy ortalamasının 169.44±9.58, kilo ortalamasının 76.50±12.64, BKI 26.69±4.39 olduğu tespit edilmiştir. Ankete cevap veren katılımcıların egzersiz puanı ortalaması 10.78±3.58; beslenme puanı ortalaması 16.38±3.34; sağlık sorumluluğu puanı ortalaması 23.68±6.42; kişilerarası destek puanı ortalaması 19.08±4.09; kendini gerçekleştirme puanı ortalaması 34.76±7.14; stres yönetimi puanı ortalaması ise 17.20±4.18, sağlıklı yaşam biçimi davranışları ölçeği toplam puan ortalaması 121.86±24.35'dir. Araştırmaya katılanların kendini gerçekleştirme, beslenme ve kişilerarası destek alt boyutlarının yüksek olduğu tespit edilmiş olup, en düşük egzersiz yapma alt boyutu olduğu saptanmıştır. Ayrıca tansiyon düşürücü ilaç kullanma durumuna, hipertansiyona bağlı sağlık sorunu gelişme durumuna göre tüm alt boyutlar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark vardır (p<0.05). Kan basıncı ölçümlerinde sonuçları düşük çıkanların yüksek çıkanlara göre kendini gerçekleştirme, egzersiz, kişilerarası destek, stres yönetimi ve sağlıklı yaşam biçimi davranışları düzeyinin daha yüksek çıktığı tespit edilmiştir (p<0.05). Kan basıncı değişkeni ile sağlıklı yaşam biçimi davranışları ölçeği alt boyutları arasında anlamlı ve negatif yönlü bir ilişki olduğu tespit edilmiştir ( p<0.05). Yaş değişkeni ile beslenme alt boyutu hariç tüm alt boyutlar arasında negatif yönlü bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. ( p<0.05). Hipertansiyon tedavisinde ilacın yanı sıra yaşam biçimi şeklide önemlidir. Toplumun sağlıklı yaşam biçimi davranışlarını kazanmasında, geliştirilmesinde ve uygulanmasında hemşirelere önemli roller düşmektedir. Anahtar Kelimeler: Hipertansiyon, sağlıklı yaşam biçimi davranışları, hemşire
Çukurova Üniversitesi doktora öğrencilerinin öz yeterlilik algılarının ve sağlıklı yaşam biçimi davranışlarının değerlendirilmesi
Amaç: Doktora öğrencilerinin sağlıklı yaşam biçimi davranışlarının ve öz yeterlilik algılarının değerlendirilmesi ve bunları etkileyen parametrelerin saptanmasıdır. Gereç ve Yöntem: Araştırmanın örneklemini Çukurova Üniversitesinde öğrenim gören 430 doktora öğrencisi oluşturdu. Veriler, isimsiz olarak doldurulan sosyodemografik anket formu, SYBD-II ölçeği ve ÖEYÖ ile e-mail ve yüz yüze görüşme yoluyla toplandı. Bulgular: Örnekleme çıkan 430 kişiden 338'ine (%78,6) ulaşıldı. Öğrencilerin %48,5(n=164) kadındı. Yaş ortalaması 32,6±5,2 yıldı. SYBD -II ölçeği toplam puan ortalaması 129.3±18.3; en yüksek puanın tinsellik, en düşük puanın fiziksel aktivite alt ölçeğinden alındığı saptandı. SYBD ölçeği toplam puanı erkekler de, kadınlara göre daha yüksekti. Erkeklerin, fiziksel aktivite alt ölçeğinden, kadınların ise beslenme ve sağlık sorumluluğu alt ölçeklerinde daha yüksek puan aldıkları saptandı. Sağlık Bilimleri doktora öğrencilerinin puan ortalamaları, fiziksel aktivite hariç tüm alt ölçeklerde ve ölçek toplamında diğer enstitülere göre daha düşüktü. Sağlık algılarını mükemmel olarak değerlendirenlerin SYBDÖ toplam puanı daha yüksek bulundu. ÖEYÖ ortalama toplam puanları 57.6 ± 7.0 olup orta düzeydeydi. Sağlık algısına göre ÖEYÖ değerlendirildiğinde davranışı tamamlama ve engellerle mücadele alt ölçekleri arasında anlamlı ilişki bulundu. Fiziksel aktivite ile stres yönetimi, tinsel gelişim ile kişilerarası ilişki alt ölçekleri arasında pozitif yönde orta düzeyde ve anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Sağlık sorumluluğu alt ölçeğinin; beslenme, fiziksel aktivite, engellerle mücadele ve sigara içilmeyen ortamı tercih etmeden %61,8; tinsel gelişim alt ölçeğinin; cinsiyet, kaçıncı çocuk, kişiler arası ilişki ,stres yönetimi, davranışı tamamlama, engellerle mücadeleden %77,2 ; kişilerarası ilişki alt ölçeğinin tinsel gelişim,fiziksel aktivite, davranışa başlama ve cinsel yolla bulaşan hastalıklardan korunmak için önlem almadan %66,7; stres yönetimi alt ölçeğinin beden kitle indeksi,tinsel gelişim,davranışı sürdürme parametrelerinden %57,5 oranında etkilenmekte olduğu bulunmuştur. Sonuç: Toplumun eğitim görmüş bireyleri olan doktora öğrencilerinin sağlıklı yaşam biçimi davranışları beklenen düzeyde değildir. Genç erişkinlerin sağlıklı yaşam biçimi davranışlarına etki eden parametreler dikkate alınarak eylem planları hazırlanmalıdır. Anahtar Kelimeler: Doktora öğrencisi, Öz etkililik yeterlilik, Sağlıklı Yaşam Biçimi Davranışları