Hedonism

109 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessEN

Wolf in a Sheepskin or a Sheep in a Wolfskin?: A comparative archetypal analysis of the Gothic Doppelgangers of Victorian, Dorian Gray, Dr. Jekyll / Mr. Hyde, and the Invisible Man

This thesis aims to prove the need for a new doppelganger concept and to form the framework of the new doppelganger concept via a comparative archetypal analysis of Oscar Wilde's The Picture of Dorian Gray, Robert Louis Stevenson's The Strange Case of Dr. Jekyll and Mr. Hyde, and H.G. Well's The Invisible Man by using Victorian Age's unique features as parameters. In order to use archetypal analysis effectively, the origins and historical progress of collective unconscious and archetypes are investigated thoroughly. This thesis reveals the relation between Victorian Age and Gothic literature, since the literary works of Victorian Age to be analysed belong to Gothic genre, after it provides background information about the origins and historical progress of Doppelganger concept, and a detailed introduction of Victorian Age. The unique qualities of Victorian Age, the monstrosity and society, male dominance and masculinity, and Victorian morality and the pursuit of hedonism are utilised as parameters to analyse the aforementioned Victorian literary works. To sum up, this thesis is an attempt to prove the need of a new Gothic doppelganger concept unique to Victorian Age via a comparative archetypal analysis including the parameters aforementioned, and to form the framework of Victorian Gothic doppelganger concept.

MoralityArchetypeMonster+7
Cihaner Arslan
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Yetişkinlerde hedonik açlık durumunun sosyal medya bağımlılığı ve obezite ile ilişkisinin araştırılması

Hedonik açlık fizyolojik olarak enerji ihtiyacı olmadan, tüketilen yiyecekten haz almayı amaçlayan iştah ve dürtü olarak tanımlanmaktadır. Hedonik açlık oluşumunda görsel uyaranlar önemli yer tutmaktadır. Görsel uyaranlarla en sık karşılaşılan yerlerden biri sosyal medyadır. Sosyal medyanın kişinin günlük aktivitelerini, aile ve arkadaş ilişkilerini etkileyecek düzeyde kullanımı sosyal medya bağımlılığını oluşturmaktadır. Bu çalışmada yetişkinlerde (n=327) hedonik açlık durumunun sosyal medya bağımlılığı ve obezite ile ilişkisi araştırılmıştır. Katılımcıların hedonik açlık durumları "Besin Gücü Ölçeği", sosyal medya bağımlılıkları "Sosyal Medya Bağımlılığı Ölçeği-Yetişkin Formu" kullanılarak değerlendirilmiştir. Katılımcıların lezzetli besinlere karşı duyduğu isteği değerlendirmek amacıyla "Görsel Analog Skalası" kullanılmıştır. Katılımcılar BKİ değerlerine göre sınıflandırıldığında %8,6'sının (n=28) düşük kilolu, %62,4'ünün (n=204) normal aralıkta, %19,3'ünün (n=63) aşırı kilolu ve %9,7'sinin (n=32) obez grubunda olduğu belirlenmiştir. Obez bireylerdeki hedonik açlığın normal ve düşük kilolu bireylere göre daha yüksek olduğu tespit edilmiştir (p<0,05). Besin gücü ve sosyal medya bağımlılığı arasında anlamlı pozitif orta düzeyde bir ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Besin gücü ile kremalı pasta ve pastane ürünleri arasında anlamlı pozitif orta düzeyde; çikolata ve çikolatalı ürünler, cips, fastfood yiyecekler, patates kızartması, ekmek çeşitleri, makarna ve hamur işleri arasında anlamlı pozitif zayıf düzeyde bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Hedonik Açlık, Sosyal Medya Bağımlılığı, Obezite, BKİ

AçlıkBağımlılıkHedonizm+5
Aylin Bülbül
Tekirdağ Namık Kemal University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Yetersiz perisinaptik astrosit glikojeni kullanımının nöroinflamatuvar ve davranışsal etkilerinin incelenmesi

Birçok çalışma beynin enerji ihtiyacının büyük ölçüde sinapslarda lokalize olduğuna işaret etmekte, sinaptik enerji arz ve talebini eşleştiren temel aktör olarak perisinaptik astrosit son ayaklarındaki glikojen öne çıkmaktadır. Bu çalışmada, glikojenden enerji eldesindeki aksamanın sinapsta metabolik stres oluşturacağı, bu stresin nöroinflamasyonu tetikleyerek davranış fenotipinde değişikliklere yol açabileceği hipotez edilmiştir. Bu amaçla dorsal hipokampüs bölgesi içerisine bilateral glikojenoliz inhibitörü DAB enjeksiyonları yapılarak seçilen beyin bölgeleri mikroglial aktivasyon bulguları açısından değerlendirilmiş, DAB grubunda kontrol grubundan farklı olarak enjeksiyon bölgesinden uzak yerleşimli ventral hipokampüs, amigdalar bölge ve entorinal kortikal alanda da yaygın mikroglial aktivasyon saptanmıştır. Bu nöroinflamatuvar fenotipin davranışa yansımalarının gözlenebilmesi için enjeksiyonları takiben birinci, üçüncü ve beşinci günlerde fareler depresyon-benzeri ve anksiyete-benzeri davranışı değerlendiren bir grup teste tabi tutulmuş, hipotezimizin aksine DAB'ın belirgin depresojenik veya anksiyojenik bir etkisi gözlenmemiştir. Buna karşın, anhedoni-benzeri davranış gözlemeyi beklediğimiz DAB grubunda sükroz tercihinin ve sosyal etkileşim indeksinin kontrol grubundan yüksek olması dikkat çekicidir. Tüm bu bulgular, hipokampal glikojenoliz inhibisyonunun beyinde yaygın mikroglial aktivasyonu tetikleyebileceği ve bu etkinin davranış fenotipinde hedoni lehine değişikliklere yol açabileceğine işaret etmektedir.

AnksiyeteDepresyonGlikojen+2
Erknaz Ecehan Erk
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Yetişkin bireylerde stres düzeyinin hedonik açlık ve duygusal yeme üzerine etkilerinin incelenmesi

Bu çalışma, Türkiye genelinde sosyal medya ve internet üzerinden ulaşılan yetişkin bireylerin stres düzeyini, hedonik açlık durumlarını, duygusal yeme durumlarını karşılaştırmak ve bu faktörler arasındaki ilişkileri değerlendirmek amacıyla yapılmıştır. Covid-19 pandemisi nedeniyle online olarak yürütülen bu çalışmaya toplam 212 katılımcı dahil edilmiştir. Çalışma kesitsel bir çalışma olarak planlanmıştır. Katılımcıların genel bilgileri, beslenme alışkanlıkları, vücut ağırlığı ve boy uzunluğu ölçümleri iletilen online anket linki aracılığıyla, stres düzeyi, Algılanan Stres Düzeyi Ölçeği (ASÖ); hedonik açlık, Besin Gücü Ölçeği (BGÖ); Duygusal yeme, Duygusal Yeme Ölçeği (DYÖ) ile değerlendirilmiştir. Çalışmaya katılan bireylerin %13,2'si erkek, %86,8'i kadındır. Çalışmaya katılan bireylerin yaş ortalaması 25,4±6,16 yıldır (E: 28,3±6,82 yıl, K: 25,0±5,95 yıl). Bireylerin %25,5'inin stresle başa çıkamadığı saptanmıştır. Çalışmaya katılan bireylerin %77,4'ünün hedonik açlık düzeyinin yüksek olduğu tespit edilmiştir (E: %50, K: %81,5). Çalışmaya katılan bireylerin DYÖ puanı ortalamaları 12,6±7,31 olarak bulunmuştur. Ayrıca bireylerde BKİ ile BGÖ arasında anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür (p<0,001). Bununla birlikte BKİ ile hem ASÖ (p<0,05), hem de DYÖ (p<0,001) arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Bireylerin gece uykudan kalkıp bir şeyler yeme durumu açısından BKİ sınıfları arasında fark olduğu saptanmıştır (p<0,05). Benzer şekilde ASÖ (p<0,05), BGÖ (p<0,001) ve DYÖ (p<0,001) puan ortalamaları açısından BKİ sınıflarına göre istatistiksel açıdan anlamlı farklılıklar saptanmıştır. Obez bireylerde stres (p<0,05), hedonik açlık (p<0,001)ve duygusal yeme (p<0,001)düzeylerinin anlamlı şekilde daha yüksek olduğu saptanmıştır. Ek olarak; ASÖ ve BGÖ arasında da pozitif yönlü anlamlı bir ilişki saptanmıştır (r=0,192, p<0,05). Benzer şekilde bu çalışmada duygusal yeme ile stres düzeyi arasında da anlamlı bir ilişki bulunmuştur (p<0,001). Son olarak duygusal yeme ile hedonik açlık arasında da pozitif yönlü ve anlamlı ilişki saptanmıştır (r=0,594, p<0,001). Stres, obeziteye neden olabilmektedir. Bu nedenle stres-hedonik açlık ilişkisinin ve stres-duygusal yeme ilişkinin bilinmesinin beslenme uzmanlarına fayda sağlayacağı düşünülmektedir. Bireye özel beslenme programları oluşturulurken bu kavramların beslenme üzerine olan etkileri de göz önünde bulundurularak iyileştirmeler yapılabileceği düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Beslenme, hedonik açlık, stres, duygusal beslenme

AçlıkBeslenme bozukluklarıBeslenme ve yeme bozuklukları+4
Bahar Ata Coşkun
Hacettepe University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Menstrual siklus fazlarının hedonik açlık, besin seçimi ve aşırı besin isteği üzerine etkisinin değerlendirilmesi

Menstrual siklus doğurgan kadınlarda meydana gelen fizyolojik değişiklikler serisidir. Premenstrual Sendrom (PMS), menstrual siklusun luteal fazında ortaya çıkar ve klinik olarak önemli fiziksel, davranışsal ve psikolojik belirtilere neden olarak fonksiyonel kapasitede bozulmaya neden olur. Menstrual siklusun bazı aşamalarında (özellikle luteal faz) ve PMS varlığında besin isteği artışı ve kötü beslenme alışkanlığı, bazı besin ögesi eksiklerine, vücut ağırlığında artışa ve buna bağlı olarak obezite, diyabet, hipertansiyon gibi yaşam tarzıyla ilgili hastalık riskinin artmasına neden olabilir. Bu araştırmanın amacı menstrual siklus fazlarının ve PMS varlığının hedonik açlık, aşırı besin isteği ve besin seçimini üzerine etkisini değerlendirmektir. Bu araştırma Eylül 2021 – Eylül 2022 tarihleri arasında çevrimiçi anket çalışması olarak 19-24 yaş arası 150 üniversite öğrencisinin katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Katılımcıların antropometrik ölçümleri beyana dayalı olarak alınmış ve BKİ'ye göre sınıflandırma yapılarak 2 grupta (normal ve fazla kilolu-obez) değerlendirilmiştir. Katılımcılara menstrüasyona ilişkin sorular ve Premenstrual Sendrom Ölçeği (PMSÖ) ilk görüşme sırasında; Pozitif Negatif Duygu Ölçeği (PANAS), Besin Seçimi Testi (BST), Besin Gücü Ölçeği (BGÖ), Görsel Analog Skala (GAS), Aşırı Besin İsteği Ölçeği (ABİS) ve besin tüketim kaydı içeren anket formu bireylerin menstruasyon süreci takip edilerek foliküler, ovulasyon ve luteal faz olmak üzere 3 kez uygulanmıştır. Çalışmanın sonuçlarına göre kadınların enerji ve doymuş yağ harici diğer besin ögesi alımları menstrual siklusun fazları arasında anlamlı farklılık göstermemektedir (p>0.05). Foliküler (7.2±2.58) ve luteal fazda (7.5±2.29) kadınların çikolata ve çikolatalı ürünlere olan aşırı besin istekleri ovulasyon fazına (6.6±2.61) göre yüksektir (p=0,004). Kadınların BST, BGÖ ve ABİS toplam ve alt faktör puanları menstrual siklus fazları arasında anlamlı farklılık göstermezken (p>0.05), PMS olan bireylerin BGÖ toplam ve alt faktör puanları, PMS'si olmayanların puanlarından yüksek bulunmuştur. Luteal fazda kadınların PMS varlığına göre enerji ve bitkisel protein alımı anlamlı farklılık göstermektedir (p<0.05). Çalışmada anlamlı farklılıklar tespit edilemese de menstrual siklus aşamalarının ve PMS durumunun besin alımını ve buna bağlı olarak ağırlık denetimini etkileyebileceği öngörülmektedir. Kadınların süreci yönetebilmek için bu konuda farkındalığının sağlanması ve menstruasyon siklus dikkatte alınarak beslenme planlanması gerektiği düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Menstrual siklus, duygusal yeme, besin tercihi, premenstrual sendrom, yeme arzusu.

AçlıkAşermeBesin tercihleri+5
Ebru Candan
Hacettepe University · Institute of Health Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Hedonik ve faydacı güdülerin mobil uygulama kullanımına etkisi

Mobil uygulamalar iletişim, eğitim, eğlence, alışveriş, seyahat, sağlık gibi birçok farklı alanda hizmet vermektedirler. Mobil uygulamaların mal ve hizmetlerden farkı ve en önemli özellikleri zaman ve mekân kısıtlaması olmadan, gerekli şartların uygunluğuna göre (Mobil telefon, tablet, ağ bağlantısı vs.) kullanılabilir olmasıdır. Bu çalışmanın amacı mobil uygulama tercihinde tüketicilerin kişilik özelliklerinin mobil uygulama kullanımı ile ilişkisini belirlemek, kullanıcıların mobil uygulama kullanımına faydacı ve hedonik güdülerin etkisini, mobil uygulamalara yönelik algılanan faydayı ve algılanan kullanım kolaylığını, mobil uygulamalar ve kullanımına ilişkin kullanıcıların sahip oldukları bilgi ve ilgi düzeyini, kullanıma yönelik tutumu ve gerçekleşen kullanım arasındaki ilişkileri incelemektir. Bu çalışmada öncelikle literatürde hedonik ve faydacı güdülerin ürün / hizmet tercihine etkisini inceleyen çalışmalar incelenmiş ve ardından söz konusu güdülerin mobil uygulama pazarlaması kapsamında kullanıcıların uygulama tercihlerine etkisi araştırılmıştır. Çalışmada kullanılan veriler anket yöntemi ile toplanmıştır. Soru formu dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, demografik değişkenlere ilişkin bilgiler; ikinci bölümde, mobil cihaz kullanıcılarının kullandıkları mobil uygulamalara yönelik bilgiler; üçüncü bölümde, hedonik ve faydacı güdüler ve mobil uygulamalar hakkında kullanıcıların bilgi düzeyini ölçmek için kullanılacak ifadeler; dördüncü bölümde ise, mobil uygulama kullanıcılarının mobil uygulamalardan algıladığı fayda ve kullanım kolaylığı, kullanımlarına yönelik tutumları, kullanım niyetleri ve gerçekleşen kullanım durumlarını ölçen sorular bulunmaktadır. Örneklem seçiminde kolayda örnekleme yöntemi uygulanmış ve 1050 veriye ulaşılmıştır. Yapılan çalışma neticesinde, mobil uygulama geliştiren / kullanan işletmelerin / kurumların, müşterilerinin / kullanıcıların uygulamalar ile ilgili düşünceleri hakkında bilgi sahibi olmasının, kullanıcıları eğlendirebilecek, boş zamanlarını hoş geçirmelerini sağlayacak ve bunların yanı sıra fayda sağlayabilecekleri uygulamalar geliştirmelerinin pazarlama stratejileri açısından önem arz ettiği sonucuna ulaşılmıştır.

FaydacılıkHedonizmMobil uygulama+3
Süleyman Can Yıldırır
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Epikür ve Freud yaklaşımları bağlamında Avrupa sanatında yemek ve haz ilişkisi

Bu çalışmada, yemeğin Avrupa'daki, sanatla yolculuğu, haz üzerinden incelenmektedir. Dinlerin ya da, toplumsal yapının belirlediği ritüeller, sektörel bir olguya dönüşmeden evvel ve sonra, Avrupa'da, halktan insanların masa başı sohbetlerinde, soyluların şaşaalı şölenlerinde nasıl yer aldı?Gıda maddeleri neden bir ressamın prestij imgesi oldu? Edebiyat metinleri, uzun yemekli betimlemeleri neden kendine konu seçti? Ya da bir sinema filminde, can alıcı sahneler, neden yemeğe dair aksesuarlarla sembolize edildi? Bu soruların cevabı, Epikür Hedonizmi ve Freud'un Haz İlkesi temel alınarak bulunmaya çalışılmıştır.

Avrupa sanatıEpikurosFreud, Sigmund+3
İffet Akın
Feyziye Schools Foundation Işık University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Obez olan ve obez olmayan bireylerde hedonik açlık durumlarını etkileyen faktörlerin incelenmesi

Kişilerin temel ihtiyacı olan beslenmenin ana hedefi, enerji ihtiyacını karşılamak ve aç kalmadan hayatta kalma çabasıdır. Günümüzde toplumda birçok insan için besin tüketimi yalnızca enerji ve açlık ihtiyacından kaynaklı olmamaktadır. Yeme tutumu; içsel homeostatik süreçler, çevresel ile sosyal değişkenler tarafından düzenlenmektedir. Bu çalışma, Ocak 2021-Mart 2021 tarihlerinde Adana da bulunan özel bir beslenme ve diyet merkezine başvuran 18-60 yaş arasında olan ve çalışmamıza gönüllü olan bireylerle hedonik açlık durumlarını etkileyen faktörlerin, obez ve obez olmayan gruplarda incelenmesi amacıyla yürütüldü. Katılımcıların %86.59'u kadınlar, %13.4'ü ise erkek bireylerdi. Çalışmanın bulgularına göre; obezite durumu ile cinsiyet arasında anlamlı bir ilişki bulundu (p<0,05). Bireylerde obez olmayan grubun ortalama değeri 2.90 iken obez grubun ortalama değeri 2.99 olarak belirlendi. Obezite durumu farklı olan gruplar arasında Arzulama ve/veya Arzulamaya Teslim Olmanın Bir Sonucu Olarak Deneyimlenebilecek Suçluluk açısından anlamlı farklılık vardı (p<0,05). Hedonik açlık durumu ile bireylerin yaşları arasında anlamlı bir ilişki saptandı (p<0,05). Buna göre hedonik açlık durumu olmayanların yaş ortalaması daha büyük belirlendi. Hedonik açlık durumu ile aşırı besin isteği arasında anlamlı bir ilişki belirlendi (p<0,05). Buna göre hedonik açlık durumu olanların aşırı besin isteği daha büyük belirlendi. Sonuç olarak; beslenme ve diyet polikliniğine başvuran hastalar değerlendirilirken hedonik açlığın alt yapısının bilinmesi ve hastaya yönlendirilecek beslenme planında bu faktörlerin etkinliği göz önünde bulundurulmalıdır. Tedavi planında bilişsel davranışçı terapilere yönlendirilirek katkı sağlanmalıdır. Bu nedenle yapılacak çalışmalarla konu desteklenmelidir. Anahtar Kelimeler: Aşırı Besin İsteği, Hedonik Açlık, Homeostatik Açlık, Obezite.

AçlıkAşermeHedonizm+1
Feyza Kılıç
Haliç University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Yetişkin bireylerin hedonik açlık durumlarının, uyku kalitesi ve beden kütle indeksi (BKI) düzeyleri ile ilişkisinin değerlendirilmesi

Hedonik açlık, vücudun ihtiyacı olmamasına rağmen, besinlerdeki duyusal özelliklerinden etkilenen ve iştahta ortaya çıkan artış ile alınan hazı ifade etmektedir. Bu çalışma, yetişkin bireylerin hedonik açlık durumlarının, uyku kalitesi ve beden kütle indeksi (BKI) düzeyleri arasındaki ilişkiyi saptamak amacıyla yapıldı. Çalışma, 9 Mayıs- 31 Temmuz 2022 tarihlerinde Okan Üniversitesi Hastanesi'nin Beslenme ve Diyetetik bölümüne başvuran, 18 yaşından büyük, gebe olmayan ve emzirmeyen, 155 kadın ve 52 erkek olmak üzere 207 gönüllü ile yapıldı. Katılımcıların demografik özellikleri, antropometrik ölçümleri ve beslenme alışkanlıklarını belirlemek amacıyla anket formu; hedonik açlık düzeylerini ölçmek için Aşırı Besin İsteği Ölçeği (ABİÖ), Duygusal İştah Anketi (DİA), uyku kalitesini ölçmek için Pittsburg Uyku Kalitesi Ölçeği (PUKİ) uygulandı. Kadınların beden kütle indeksi (BKİ) ortalaması 28,96±5,94 kg/m² ve erkeklerin ise 30,78±4,21 kg/m² olarak belirlendi. Bireylerin %21,7'si normal kilolu, %31,9'u hafif şişman, %30'u 1.derece obez ve %16,4'ünün 2. derece obez olduğu bulundu. Verilerin istatistiksel analizlerine göre, bireylerin uyku süresi ortalamaları 7,01±1,26 saat/gün olarak saptandı. Kadınların %54,8'inin uyku kalitesinin iyi ve %45,2'sinin kötü, erkeklerin %30,8'inin uyku kalitesinin iyi ve %69,2'sinin kötü olduğu saptandı. ABİÖ puanlarının bireylerin BKİ değerleri arasında anlamlı ilişki saptandı (p<0,001). ABİÖ puanında normal kilolu olan bireylerde 2. derece obez ve 1. derece obez olan bireylere göre yüksek bulundu. PUKİ toplam puanlarının bireylerin BKİ değerleri arasında anlamlı ilişki saptandı (p<0,001). PUKİ puanında 2. derece obez olan bireylerin, normal kilolu olan bireylere göre daha yüksek olduğu belirlendi. DİA alt faktör puanlarının bireylerin BKİ grupları arasında anlamlı ilişki olmadığı saptandı (p>0,05). Ölçekler arasındaki korelasyonları incelenmesi ile bireylerin BKİ değerleri arttıkça, ABİÖ toplam puanında %50'lik azalma, DİA negatif alt faktör puanında %14,5'lik artma ve PUKİ toplam puanında %40,7'lik artış saptandı. Çalışmanın sonucunda, beslenme planlanmasında hedonik açlık ve uyku kalitesinin BKİ'yi etkilemesinin bilinmesi önem taşımaktadır. Anahtar Kelimeler : Beden Kütle İndeksi, Beslenme, Hedonik Açlık, ,Uyku Kalitesi

AçlıkBeslenmeHedonizm+3
Hatice Gök
Haliç University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Yetişkin bireylerin hedonik açlık durumları ile antropometrik ölçümleri arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi

Bu çalışma, yetişkin bireylerin hedonik açlık durumları ile antropometrik ölçümleri arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi amacıyla yapılmıştır. Çalışma, Ocak – Mart 2021 tarihleri arasında Batman'da bulunan özel bir hastanenin Beslenme ve Diyetetik bölümüne başvuran, gebe olmayan ve diyabet tanılı olmayan, 36 kadın ve 13 erkek olmak üzere 49 katılımcı ile yapılmıştır. Katılımcıların demografik özelliklerini ve beslenme alışkanlıklarını belirlemek amacıyla anket formu; hedonik açlık düzeylerini ölçmek için Besin Gücü Ölçeği, Görsel Analog Skalası ve Duygusal İştah Anketi uygulanmıştır. Antropometrik ölçümler araştırmacı tarafından Omron BF 511 cihazı ve mezura kullanılarak ölçülmüş ve anket formunun ilgili bölümüne kaydedilmiştir. Bu çalışmadaki bireylerin yaş ortalaması 30,14 ± 10,85 yıl, kadınların Beden Kütle İndeksi (BKİ) ortalaması 26,28 ± 6,69 kg/m² ve erkeklerin 27,22 ± 2,10 kg/m²'dir. Kadınların %69,4'ünün bel çevresi uzunluğu 80 cm ve altı, erkeklerin %92,3'ünün 94 cm ve altındadır. Vücut yağ yüzdesi ortalaması kadınlarda %33,8 , erkeklerde %27,0'dır. Kadınların BGÖ skorları ortalamaları 2,81 iken erkeklerin 2,83'tür. Kadınların DİA skorları ortalamaları 108,8 , erkeklerin 112,0'dır. BKİ ve hedonik açlık düzeyleri değerlendirildiğinde, kadınlarda en yüksek BGÖ skorlarının 35 kg/m² ve üzeri grupta olduğu, BKİ düştükçe BGÖ skorlarının düştüğü ancak BKİ değerleri 25-29,99 kg/m² olan grubun 30,34,99 kg/m² olan gruptan daha yüksek BGÖ skorlarına sahip oldukları görülmüştür. Erkeklerde BKİ değerleri yükseldikçe BGÖ ve DİA skorlarının da yükseldiği gözlenmiştir. Kadınlarda en düşük DİA skorları BKİ değerleri 18 kg/m² ve altı grupta saptanmıştır. BKİ değerleri yükseldikçe DİA skorlarının arttığı görülürken; farklı olarak BKİ değerleri 30-34,99 kg/m² olan grubun 35 kg/m² ve üzeri olan gruptan daha yüksek DİA skorlarına sahip oldukları görülmüştür. Çalışma verilerinin, literatürdeki çalışmaların bazılarıyla paralel, bazılarıyla ise çelişkili olması nedeniyle, kesin sonuçlara ulaşılabilmesi için daha fazla çalışmaya ihtiyaç vardır.

AntropometriAçlıkHedonizm+3
Zeynep Helin Başaran
Haliç University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Obez bireylerde hedonik açlık durumunun obezite farkındalığı ve besin değişim süreci ile ilişkisi

Kişilerin temel ihtiyacı olan beslenmenin ana hedefi, enerji ihtiyacını ve besin öğelerini karşılamak ve hayatta kalma çabasıdır. Günümüzde toplumda birçok insan için besin tüketimi yalnızca fizylojik açlığı gidermek niyetli olmamaktadır. Yeme tutumu; içsel homeostatik süreçler, çevresel ile sosyal değişkenler tarafından düzenlenmektedir. Bu çalışma, Şubat 2023-Nisan 2023 tarihlerinde İstanbul'da özel bir Beslenme- diyet merkezine başvuran 18-60 yaş aralığında Beden Kütle İndeksi (BKİ) 30 kg/m2) ve üzeri olan gönüllü bireylerde hedonik açlık durumunu etkileyen faktörlerin ve değişim süreçlerinin incelenmesi amacıyla yürütüldü. Çalışmaya dahil edilme kriterlerine uygun 90 obez birey %38,9 (n:35) erkek ve %61,1 (n:55) kadın dahil edildi. Hedonik açlığın belirlenebilmesi için Aşırı Besin İsteği Ölçeği (ABİÖ) ve Besin Gücü Ölçeği (BGÖ) kullanılırken bu bireylerin obezite farkındalığı ve besin değişimine uyumu sırasıyla Obezite Farkındalık Ölçeği (OFÖ) ve Besin Değişim Süresi Ölçeği (BDSÖ) ile ölçüldü. Veriler yüzyüze toplandı. Sonuç olarak; hedeonik açlıkla obezite farkındalığı arasında cinsiyete bağlı olarak anlamlı ilişkili saptandı. Çalışmaya katılan kadın bireylerin, ABİÖ toplam puanları (p<0,01) bulundu. Kadın bireylerin BGÖ toplam puanları arttıkça BDSÖ toplam puanlarında (p<0,001) bulundu. Erkek bireylerde ise; ABİÖ toplam puanları arttıkça BDSÖ toplam puanları anlamlı derecede artma (p<0,001) görüldü. Erkek bireylerin BGÖ toplam puanları arttıkça OFÖ toplam puanları (p<0,01) ve BDSÖ toplam puanları (p<0,01) bulunmuştur. Sonuç olarak; beslenme danışmanlığı için başvuran bireylerin hedonik açlık alt yapısının bilinmesi beslenme planında bu faktörlerin etkinliği göz önünde bulundurulmalıdır. Tedavi planında bilişsel davranışçı terapilere yönlendirilmelidir. Bu alanda yapılacak çalışmalar ile bu konu desteklenmelidir.

AçlıkFarkındalıkHedonik açlık+2
Sezen Çetinkaya Eren
Haliç University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Hedonik satın alma değerlerinin alışveriş memnuniyetine etkisi üzerine X ve Z kuşaklarında karşılaştırmalı bir araştırma

Hedonizmin özellikle günümüz tüketiminde tüketici davranışlarında önemli bir yeri vardır. Tüketim kültürü ile tüketimin hedonik yönleri ön plana çıkmaktadır. Hedonik tüketim çeşitli açılardan araştırmalara konu olmaktadır. Hedonizm gibi kuşak sınıflandırmaları ve kuşakların karakteristik özellikleri de birçok sosyal bilim alanında dikkate alınan konulardır. Ayrıca kuşaklar, tüketim ve pazarlama alanlarında da önemli bir pazar bölümlendirme faktörüdür. Rekabetin zorlaştığı ticaret ortamında işletmelerin piyasada tutunma ve büyüme hedeflerini gerçekleştirebilmeleri için hem hedefledikleri tüketici gruplarının bulundukları kuşakları göz önüne almaları hem de tüketicilerin hedonik beklentilerine uygun alışveriş deneyimleri ve ortamları oluşturarak alışveriş memnuniyetini sağlamaları gerekmektedir. Bu çalışma X ve Z kuşaklarında giyim alışverişinde hedonik alışveriş değerlerinin alışveriş memnuniyetine etkisini karşılaştırmalı olarak araştırmayı hedeflemiş ve çalışmanın sonucunda X ve Z kuşaklarının hedonik alışveriş değerleri, hedonik alışveriş değerlerini etkileyen faktörler ve alışveriş memnuniyetinde çoğunlukla farklı özellikler gösterdikleri tespit edilmiştir.

GiysilerHedonik modelHedonizm+6
İlker Yiğit
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Multiple skleroz tanısı olan ergenlerin manyetik rezonans görüntülemesinde volümetrik ölçümlerin kognitif fonksiyonlar, anhedoni ve depresyonla ilişkisinin değerlendirilmesi

Bu çalışma çocukluk çağı MS (çMS) tanısı almış olan 12-18 yaş aralığındaki ergenler ve ebeveynleri ile kontrol grubu olarak belirlenen baş ağrısı şikayeti ile kliniğe başvuran 12-18 yaş aralığındaki ergenler ve ebeveynlerindeki psikososyal etkilenmenin karşılaştırıldığı ve ayrıca her iki gruptaki ergenlerde izlenen anhedoni, yorgunluk ve depresyonun beyin volumetrik ölçümleri ile ilişkisinin değerlendirildiği ve çMS tanılı ergen grubunun WISC-IV ile belirlenen kognitif parametreleri ile beyin volumetrik ölçümleri arasındaki ilişkinin araştırıldığı kesitsel bir çalışmadır. Çalışmaya 12-18 yaş aralığında toplam 66 (41'i çMS tanılı, 25'i baş ağrısı şikayeti bulunan) ergen katılmıştır. Her iki gruptaki ergenlere Okul Çağı Çocukları İçin Duygulanım Bozuklukları ve Şizofreni Görüşme Çizelgesi-Şimdi ve Yaşam boyu Versiyonu (ÇDŞG-ŞY) psikiyatrik tanı görüşmesi uygulanmıştır. Çalışmaya katılan ergenler Çocuklar için Depresyon Ölçeği, Pittsburgh Uyku Kalitesi İndeksi (PUKİ), Snaith-Hamilton Haz Ölçeği, Çocuklar İçin Yaşam Kalitesi Ölçeği Ergen Değerlendirme formu, Anne Baba Tutum Ölçeği, Çocuklar için Durumluk-Sürekli Kaygı Ölçeği ve Yorgunluk Şiddeti Ölçeği doldurmuştur. Çalışmaya katılan ergenlerin ebeveynleri Çocuklar için Yaşam Kalitesi Ölçeği Ebeveyn Değerlendirme Formu, Başa Çıkma Tutumlarını Değerlendirme Ölçeği (COPE), SCL-90 Belirti Tarama Listesi doldurmuşlardır. Her iki grupta yer alan ergenlere uygulanan beyin MRI görüntülerinin volümetrik değerlendirmesi yapılmıştır. Beyaz cevher, gri cevher, subkortikal gri cevher, kortikal gri cevher, serebellar gri cevher, serebrum, serebellum, hipokampus, talamus, lateral ventriküller, üçüncü ve dördüncü ventriküller olmak üzere 12 anatomik bölgenin hacimleri ve bu hacimlerin intrakranial kavitelerine oranı ile elde edilen yüzdeleri gruplar arasında değerlendirilmiştir. ÇDŞG-ŞY ile yapılan psikiyatri değerlendirme sonucunda çMS tanılı ergenlerin %14,6'sında MDB, %12,2'sinde distimi, 17,1'inde anksiyete bozuklukları, %17,8'sinde DEHB, %2,4'ünde KOKGB ve yine %2,4'ünde Enüresiz tanısı olduğu tespit edilmiştir. Çocukluk çağı MS grubunda kontrol grubuna göre psikiyatrik tanı sıklığının yüksek olduğu gözlenmiştir. Ergenler depresyon, anhedoni ve yorgunluk belirtileri açısından karşılaştırıldığında gruplar arasında anlamlı fark izlenmemiştir. Ancak çMS grubunda uyku kalitesinin kontrol grubuna göre daha düşük olduğu gözlenmiştir. Depresif ve kaygı belirtilerin, yorgunluğun artışının çMS tanılı ergenlerde uyku kalitesini düşürdüğü tespit edilmiştir. Ebeveynleri değerlendirmek için kullanılan ölçeklerde anne-baba tutumları açısından gruplar arasında fark izlenmediği ancak kontrol grubunda yer alan ebeveynlerin psikopatolojilerinin daha sık olduğu ve çMS tanısı olan ergenlerin ebeveynlerinin sorun odaklı başa çıkma yolunu daha sık kullandıkları dolayısıyla bunun ruhsal hastalık ruhsal hastalık görülme oranını azaltmış olabileceği düşünülmüştür. Çocukluk çağı MS hastaları WISC-IV testiyle kognitif açıdan değerlendirildiğinde; çMS grubundaki ergenlerin Çalışma Belleği Zeka Bölümü, Algısal Akıl Yürütme Zeka Bölümü ve Tüm Zeka Puanlarının evren ortalamasından düşük olduğu bulunmuştur. Gruplar beynin volümetrik ölçümleri ile değerlendirildiğinde subkortikal gri cevher beyin yüzdesi, talamus beyin yüzdesi ve volümü, lateral ventriküller beyin yüzdesi, üçüncü ventrikül beyin yüzdesi ve volümü açısından anlamlı fark saptanmıştır. Beynin volümetrik değerlendirmesinde çMS hastalarının hipokampus ve talamus volümleri ile kognitif parametreler arasında ilişki bulunmuştur. Çocukluk çağı MS tanılı ergenlerin anhedoni, depresif ve yorgunluk belirtileri ile beynin volümetrik ölçümleri arasındaki ilişki gözlenmemiştir. Çocukluk çağı MS hastalarında hastalık süresi, relaps sayısı ve ilk atak yaşı ile değerlendirilen kliniklerinin, yaşam kalitesi, beynin volümetrik ölçümleri ve kognitif fonksiyonlar ile ilişkisi araştırılmıştır. Hastalık süresi, relaps sayısı ve ilk atak yaşı beyin atrofisi ile ilişki olduğu gösterilmiştir. Hastalık süresinin uzamasının Çalışma Belleği Zeka Bölümü, İşleme Hızı Zeka Bölümü ve Tüm Ölçek Zeka puanını düşürdüğü bulunmuştur. Hastalık süresi ve relaps sayısının artışının çMS tanılı ergenlerin yaşam kalitesini düşürdüğü gözlenmiştir. Ayrıca çMS tanılı ergenlerde uyku kalitesinin düşüklüğü, depresif belirtilerin ve yorgunluğun artışının yaşam kalitesini düşürdüğü tespit edilmiştir. Çalışmamızın bulguları değerlendirildiğinde çMS tanılı ergenlerin bilişsel ve etkilenme açısından risk altında olabileceği görülmüştür. Olası bilişsel ve psikososyal etkilenmenin anlaşılması ve daha iyi ele alınabilmesi için daha fazla araştırmaya ihtiyaç bulunmaktadır.

AnhedoniBilişsel işlevlerDepresyon+4
Kemal Saruhan
Hacettepe University
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Yetişkin bireylerin hedonik açlık durumları ile dürtüsellik ve aşırı besin isteği durumları arasındaki ilişki

Hedonik açlık, vücudun metabolik ihtiyaç olmadan besinlere karşı istek duyulması ve zevk-haz için besin tüketmesi olarak ifade edilmektedir. Dürtüsellik, sonuçlarını hesaba katmadan plansız hareket etme, sabırsız olmak, heyecan ve zevk odaklı olarak çoğunlukla istenmeyen sonuçlara sebebiyet veren davranış olarak ifade edilen kavramdır. Aşırı besin isteği ise, besine karşı yoğun tüketme isteği ve özlem olarak tanımlanmaktadır. Bu kapsamda, araştırmada yetişkin bireylerin hedonik açlık durumları ile dürtüsellik ve aşırı besin isteği durumları arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmaktır. Bu araştırmanın evrenini Samsun ilinde yaşayan 18-65 yaş arası yetişkin bireyler oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi ise basit rast gele örneklem yöntemiyle seçilen Samsun ilinde yaşayan 18-65 yaş arası (336 kadın ve 74 erkek) yetişkin 410 birey oluşturmaktadır. Araştırmada 18-65 yaş arası yetişkin bireylerin hedonik açlık durumları ile dürtüsellik ve aşırı besin isteği durumları arasındaki ilişkinin belirlenmesi amacıyla genel tarama modellerinden ilişkisel tarama modeline göre yapılmıştır. Araştırma bulgularına göre, hedonik açlık durumları ile aşırı besin isteği, dürtüsellik arasında anlamlı bir ilişki ortaya koyulmaktadır ve yapılan çoklu doğrusal regresyon analizi sonuçlarına göre dürtüsellik, hedonik açlığı ve aşırı besin isteğini anlamlı derecede yordamaktadır. Hedonik açlık ile yaş değişkeni arasında anlamlı bir farklılık saptanmaktadır. Hedonik açlık ile cinsiyet değişkeni arasında anlamlı bir farklılık bulunmadığı görülmektedir. Dürtüsellik ile yaş ve gelir durumu arasında istatiksel anlamlı bir farklılık saptanmaktadır. Aynı zamanda aşırı besin isteği ile dürtüsellik arasında da anlamlı bir ilişki olduğu sonucu elde edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Hedonik Açlık, Dürtüsellik, Aşırı Besin İsteği

Aşırı yeme bozukluğuBeslenme ve yeme bozukluklarıDürtüsellik+3
Aleyna Armutçu
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessEN

The effect of online shopping motivations on purchase intention: A focus group study of Facebook in Iraq

The concept of online purchasing has evolved over the past years and has become a competitor to traditional buying, and in light of people who seek to try this type of purchase, even in developing countries such as Iraq, consumers feel the need for motivation to try this method sometimes, as touching and trying the products before buying them It is a basic purchase of many goods. Like clothes for example. This problem can be eliminated if company managers and market managers understand the motives that make consumers buy products online in order to make their strategies match the desires of customers and convince them that the online store is an important way to buy and facilitate the purchase of products through Facebook and that they can return the product if it proves not to match the description. The effect of online shopping motives on intent to purchase online products using facebook in Iraq. A proposed conceptual model is presented that helps to understand what are the primary motives that drive consumers to buy using social networks, especially Facebook.The data in this study were collected from a random sample of 304, where the questionnaires were distributed electronically. The results of the study concluded that there is an effect of Hedonic motives and utilitarian motives on online purchase, as the correlation between the intention to purchase via the Internet and utilitarian motives is greater, which shows the importance of the value that the product has on the decision buying of the customers .

FacebookUtilitarianismHedonism+5
Abdulrahman Al-msafır
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Lüks tüketimi etkileyen faktörler: Farklı toplumsal görünürlük düzeyindeki ürünler için bir araştırma

Bu çalışmanın amacı, toplumsal görünürlük düzeyi yüksek ve düşük lüks ürünlerin tüketimini etkileyen faktörlerin farklı olup olmadığını ve bu ilişkide herhangi bir moderatör etkinin bulunup bulunmadığını araştırmaktır. Bu bağlamda çalışmanın bağımlı değişkeni lüks ürün tüketim miktarı, bağımsız değişkenleri ise, Hedonizm, Benzersiz Olma İhtiyacı, Materyalizm ve Statü Tüketimi olarak belirlenmiştir. Söz konusu bağımlı ve bağımsız değişkenler arasındaki ilişkide Marka Aşkı ve Marka Şöhreti'nin düzenleyici etkisi araştırılmıştır. Bu amaçla toplumsal görünürlük düzeyi yüksek ürün olarak lüks saat, toplumsal görünürlük düzeyi düşük ürünler olarak niş parfüm ve lüks tıraş ekipmanları belirlenmiştir. Ampirik kısmında anket yönteminin kullanıldığı araştırmanın ana kütlesi bu ürünleri satın alan tüketicilerdir ve veri, çevrimiçi platformlardan örneklem yöntemiyle toplanmıştır. Kısmi en küçük kareler (PLS) yapısal eşitlik modeli (SEM) analizi ile elde edilen sonuçlara göre Materyalizm ve Statü Tüketimi'nin toplumsal görünürlük düzeyi yüksek lüks ürün tüketiminde; Hedonizm ve Benzersiz Olma İhtiyacı'nın toplumsal görünürlük düzeyi düşük lüks ürün tüketiminde pozitif yönde etkisi olduğu bulunmuştur. Ancak, Marka Aşkı ve Marka Şöhreti'ne ilişkin herhangi bir düzenleyici etki bulunamamıştır

HedonizmLüks tüketimMateryalizm+3
Musa Berkan Başoğlu
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Evlilik öncesi alışverişte kişisel değerlerin, hedonik ve faydacı tüketimin sosyal karşılaştırma üzerine etkisi

Değerler, kişinin yaşamı boyunca kendisine rehberlik eden standartlar bütünüdür. Bireylerin yaşamlarının merkezinde olan değerler, onların tüketim tercihlerinde ve satın alma kararlarında da önemli rol oynamaktadır. Günümüzde tüketici, bir ürünü satın alırken salt rasyonel faydayı gözetmemekte; mutluluk, haz gibi duygusal faydalar da elde etmeyi amaçlamaktadır. Tüketici, ürün ve markaya yönelik satın alma kararı verirken aynı zamanda diğer kişilerin kendi hakkında ne düşündüğünden etkilenmekte; tutum ve davranışlarını diğer bireylerle kıyaslama yaparak ölçüt olarak kullanmaktadır. Geçmişten günümüze büyük çaptaki toplumsal ve kültürel değişimler birçok yönüyle var olan evlilik ve tüketim olgusunu derinden etkilemiştir. Yaşanan değişim ve gelişmeler, evlilik öncesinde ve sürecinde bireylerin tüketime yönelik tutum ve davranışlarında değişimlere neden olmuştur. Bu anlamda, bireylerin evlilik öncesi alışveriş deneyimlerinin açıklanması, tüketim tercihlerinin belirlenmesi; kişisel değerlerinin, hedonik ve faydacı tüketim eğilimlerinin, kişilerin kendilerini diğer bireylerle kıyaslamasına dayanan sosyal karşılaştırma üzerindeki etkilerinin bilinmesi gereği ortaya çıkmıştır. Bu tezde evlilik öncesi alışverişte kişisel değerlerin, hedonik ve faydacı tüketim eğilimlerinin tüketicilerin sosyal karşılaştırma durumları üzerindeki etkilerinin belirlenmesi amaçlanmış ve bu amaca yönelik bir model oluşturulmuştur. Katılımcılar, iMessage ve Whatsapp üzerinden kartopu örnekleme yöntemiyle seçilmiş; veriler çevrimiçi uygulanan anket aracılığıyla toplanmıştır. Modelde yer alan yapılar arasındaki ilişkiler Yapısal Eşitlik Modeli ile analiz edilmiştir. Analizler sonucunda tüketicilerin evlilik öncesi alışverişlerindeki faydacı ve hedonik tüketim eğilimlerinin sosyal karşılaştırma düzeylerini doğrudan etkilediği, fakat sahip oldukları kişisel değerlerin sosyal karşılaştırma durumunu doğrudan etkilemediği sonucuna varılmıştır. Evlilik öncesi alışverişte tüketicilerin alışveriş deneyimlerinin hedonik ya da faydacı tüketim temelinde olmasının cinsiyete ve eğitim düzeyine göre değişiklik gösterdiği ortaya koyulmuştur. Bununla birlikte, tüketicilerin banka kredisine başvurmaya yönelik kararları ile kendisini diğer bireylerle kıyaslama düzeyi arasında anlamlı bir ilişki bulunmaktadır.

AlışverişAlışveriş davranışlarıDüğün+7
Melda Aslan
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Postmodern pazarlamada hazcı ve faydacı tüketim tutumlarının belirlenmesine yönelik bir araştırma

Endüstri devriminden sonraki ilk yıllarda pazarda rekabet az üretim kitlesel üretim biçimindeydi. Rekabetin az olması tüketicilerin sınırlı sayıdaki firmanın ürünlerini satın alıp temel ihtiyaçlarını giderecek kadar tüketim gerçekleştirmesine yol açıyordu. Ancak firmaların "Ne üretirsem, onu satarım" düşüncesi ilerleyen dönemlerde pazarda arzın talebi geçmesi sebebiyle yerini müşteri istek ve beklentilerini de dikkate alan müşteri odaklı yaklaşıma bırakmaya başlamıştır. Müşteri odaklılığın bu çıkış noktasından sonra özellikle 1990lardan sonra globalleşmenin de etkisiyle müşteriyi tamamen söz sahibi konumuna getirmiştir. Çünkü tüketici yalnızca yerel boyutta değil uluslar arası boyutta alışveriş gerçekleştirmeye başlamış, ürünler ve üretim süreçleri hakkında daha çok bilgi sahibi olmuş, alternatifleri artmıştır. Tüm bu gelişmelerden sonra bir hizmetin veya ürünün satın alınmasında ihtiyaçtan çok istekler birincil rol almaya başlamıştır. İstekler doğrultusunda yapılan tüketim sonucunda da tüketici ürün veya hizmetten fayda sağlamak yerine mutluluk ve haz duymaya başlamıştır. Hedonik tüketim dendiği zaman anlık satın alma davranışının tüketici bilinçaltında eğlence, haz, mutluluk ve zevk ilişkilendirildiği tüketimden bahsetmek mümkündür. Bu bağlamda tezin ilk bölümünde postmodern pazarlama ve pazarlama iletişimi arasındaki ilişkinin incelenmesi için geleneksel pazarlamanın tanımları, tarihçesi ve pazarlamanın gelişim evreleri ve güncel pazarlama trendlerinden bahsedilmiştir. İkinci bölümde postmodern tüketici davranışlarından hazcı (hedonik) ve faydacı tüketici davranışları ve postmodern pazarlama ile bu davranışların ilişkileri irdelenmiştir. Üçüncü ve son bölümde ise herhangi bir sosyal medya hesabına sahip ve aktif olarak kullanan ve 18-55 yaş arası alışveriş yapan kadın ve erkek tüketicilere erişilmiş hedonik ve faydacı tüketim alışkanlıkları anket yöntemiyle sorgulanmıştır. Araştırma bulgularına göre hedonik tüketimde; hedonik tüketim düzeyinin erkeklere göre kadınlarda daha fazla olduğu, hedonik tüketimin medeni duruma göre farklılık göstermeyeceği, hedonik tüketimin yaş gruplarına göre farklılık gösterdiği ancak eğitim durumu ve aylık gelire göre farklılık göstermediği sonuçlarına ulaşılmıştır. Faydacı tüketimde ise; erkeklerin kadınlara göre daha fazla bu tüketim biçimini tercih ettiği bulgusuna ulaşılmıştır . Faydacı alışveriş yapma medeni durum, aylık gelir ve yaşa göre farklılık göstermemektedir. Öğrenim durumu arttıkça faydacı alışveriş gerçekleştirme eğilimi de artmaktadır. Korelasyon testine göre ise hedonik alışveriş yapanlar ve faydacı alışveriş yapanlar arasında ters yönlü bir ilişki vardır. Sonuç kısmında ise araştırmadan elde edilen sonuçlar ve bu sonuçlar ışığında postmodern pazarlama alanında nasıl kullanılacağına dair çıkarımlar bulunmaktadır.

FaydacılıkHedonizmPazarlama+5
Ece Genç
Ege University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessEN

The impact of social media usage on impulse buying intention and moderating effects of hedonic and utilitarian motivations

This thesis paper aims to examine the relationship among social media use, impulse buying intention and the moderating role of hedonic and utilitarian motivations. Which will give important insights to marketers in future to understand the consumer behaviour and some of the factors that have effects on it. This study focused a detailed literature review to have a complete understanding of the variables and understand the relationship among them through investigating in previous research. As per the methodology for this research, this study was investigated using a quantitative technique and a cross-sectional survey design. The study technique entailed collecting primary data using survey questions and measuring variables using established scales. The study participants were chosen through convenience sampling from a pool of roughly 351 international students at Bahcesehir University. The study's thorough methodology and use of dependable scales verify the findings' validity and reliability. This study explored the relationship between social media usage and impulsive purchasing intention, with a focus on the moderating effects of hedonic and utilitarian motivations. The findings indicated a strong positive association between social media usage and impulsive purchasing intention, as well as significant moderating effects of hedonic motivation. However, the study did not find a significant moderating effect of utilitarian motivation on the relationship between social media usage and impulse buying intention.

Moment marketingUtilitarianismHedonism+6
Hamıda El Abıad
Bahçeşehir University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessEN

How far the COVID-19 pandemic affects the hedonic and utilitarian aspects of consumer behavior": A case study of Pakistani citizens

Consumer behavior is the behavior of the consumers which can be varied with many factors. The use of utilitarian and hedonic approach has the potential to improve many aspects of the consumer buying intention and its impact with various variables. However, despite its potential benefits, the use of utilitarian and hedonic approach is not without its challenges and limitations, including data privacy and ethical considerations. The aim of this dissertation project is to explore the use of utilitarian and hedonic approach and to evaluate its impact in COVID-19 times and how certain variables such as fear of lockdown, shortage of daily life items, peer buying and impulsive purchase pattern have impacted the consumer behavior. The study adopts a mixed-methods approach, incorporating both a literature review and empirical analysis, to gain a deeper understanding of the benefits and limitations. The empirical analysis evaluates the impact of utilitarian and hedonic approach on consumer behavior using a SPSS analysis. The study also identifies key challenges and limitations using utilitarian and hedonic approach, including the factors such as fear of lockdown, shortage of daily life items, peer buying and impulsive purchase pattern and consumer behavior. This study contributes to the development of a deeper understanding of the role of utilitarian and hedonic approach and its potential to get the information on the relationship for above said variables with consumer behavior. The findings and recommendations of the study will be valuable for organizations, researchers, and practitioners in the field of marketing and business management.

COVID 19UtilitarianismHedonism+6
Azka Akbar Malık
Bahçeşehir University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinde hedonik açlık durumu ile ilişkili faktörlerin araştırılması

Hedonik açlık, fizyolojik açlıktan bağımsız olarak lezzetli, basit karbonhidrat ve şeker içeriği yüksek besinleri tüketmekten duyulan haz ve motivasyon ile karakterize bir durumdur. Bu araştırma, Nisan-Mayıs 2023 tarihlerinde bir vakıf üniversitesi öğrencilerinde hedonik açlık varlığı ve ilişkili faktörleri belirleyebilmek amacıyla, 68'i kadın 30'u erkek olmak üzere 98 öğrenci üzerinde yürütülmüştür. Anket formu ile öğrencilerin demografik ve antropometrik özellikleri, sigara, alkol tüketimleri ve fiziksel aktivite durumları gibi sağlık verileri, üç günlük besin tüketim kaydı ile beslenme alışkanlıkları, Besin Gücü Ölçeği (BGÖ) ile hedonik açlık durumları ve Görsel Analog Skalası (GAS) ile besinlere duydukları istek, yüz yüze görüşme tekniği uygulanarak elde edilmiştir. Çalışmaya katılan kadın öğrenciler normal aralıkta vücut ağırlığına sahip iken, erkek öğrenciler fazla kiloludur. Öğrencilerin %82,6'sının BGÖ puanları 2.5 ve üzeri olarak bulunmuş ve hedonik açlık varlığı ile ilişkilendirilmiştir. Hedonik açlığa sahip öğrencilerin %67,9'u kadındır. Öğrencilerin beden kütle indeksi ve bel çevresi değerleri ile hedonik açlık durumları arasında pozitif yönde anlamlı bir korelasyon bulunmuştur. Görsel skalada hedonik açlığa sahip öğrencilerin fastfood, patates kızartması ve çikolatalı pasta istek puanlarının hedonik açlığa sahip olmayan öğrencilere göre anlamlı olarak yüksek olduğu görülmüştür. Sonuç olarak; üniversite öğrencilerinin hedonik açlığa sahip olabileceği ve hedonik açlığın öğrencilerde yüksek enerjili, basit karbonhidrat ve yağdan zengin besin tercihlerine yol açtığı ve bu nedenle hedonik açlığın öğrencilerde obezite riskini arttırabileceği tespit edilmiştir.

AçlıkBeslenmeBeslenme incelemeleri+4
Simge Polat
Bahçeşehir University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Düzenli egzersiz yapan bireylerde Akdeniz diyet kalitesi ve hedonistik yeme durumunun değerlendirilmesi

Bireylerin temel işlevlerinden biri olan fiziksel aktivite, iskelet kasları aracılığıyla üretilen ve bazal dinlenme hızından daha fazla enerji harcaması sağlayan beden hareketi olarak tanımlanmaktadır. Bireylerin düzenli fiziksel aktivite yapmasıyla Tip II diyabet, depresyon, obezite, koroner kalp hastalığı dahil yirmiden fazla kronik hastalığın riskini azaltabilmektedir. Düzenli egzersiz yapan bireylerin beslenmesi, egzersizin türü, yoğunluğu ve şiddetine göre değişkenlik göstermektedir. Bu araştırmanın amacı; düzenli egzersiz yapan bireylerin Akdeniz diyetine bağlılıklarını saptayarak, bu bireylerin hedonistik yeme davranışları arasındaki ilişkiyi incelemektir. Bu çalışma Haziran-Eylül 2023 tarihleri aralığında pilates stüdyo kurumlarında egzersiz yapan bireylere online anket yöntemi kullanarak katıldığı haftada 150-180 dakika egzersiz yapan ve 3 ay yaptığı bu egzersize devam eden 200 birey çalışmaya dahil edilmiştir. Anketin ilk kısmındaki demografik soruların ardından katılımcılara MEDAS, Besin Gücü Ölçeği (BGÖ-Tr) uygulanmış ve 24 saatlik geriye dönük besin tüketim kayıtları alınmıştır. Çalışmamızın sonucunda besin gücü ölçeğinin tüm alt grupları kesme noktası olan 2,5 değerinden daha fazla bulunmuştur. Hedonistik yeme davranışı ve Akdeniz diyetine bağlılık ölçeğinde cinsiyetler arasında fark bulunmamıştır. Akdeniz diyetine uyum seviyesi arttığında hedonistik yeme alt faktörleri olan besin bulunabilirliği, besin mevcudiyeti ve toplam puan bakımından istatiksel olarak anlamlı bir düzeyde bu alt faktörlerin azaldığı gözlemlenmiştir. Fiziksel aktivite düzeyi arttığında ise Akdeniz diyetine bağlılık ölçeği toplam puanında istatiksel olarak pozitif korelasyon gözlemlenmiştir. Ek olarak düzenli egzersiz yapan bireyleri dahil ettiğimiz için katılan fazla kilolu ve obez bireyler hedonistik yeme davranışını diğer BKI değerlerine benzer oranda göstermiştir. Literatür incelendiğinde düzenli egzersiz yapanların Akdeniz diyetine bağlılığı ve hedonistik yeme davranışları arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi hakkında yapılan çalışmalar sınırlıdır. Mevcut çalışmamızın gelecek dönemlerde yapılacak olan çalışmalara ışık tutacağı düşünülmektedir.

Akdeniz diyetiEgzersizHedonik açlık+1
Ayşenur Balı
Bahçeşehir University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Kültürün hedonik satın alma davranışına etkisini belirlemeye yönelik Alman ve Türk kadın tüketiciler üzerine bir uygulama

Araştırmanın amacı, Alman ve Türk kadın tüketicilerin hedonizim- kültür ilişkisinin tekstil ürünlerinin satın alma kararına etkilerini incelemektir. Araştırmanın alan yazın taramasında kültür; modernizm, postmodernizm ve tüketimin antropolojisi; hedonizm, tüketim, satın alma davranışı ve alışveriş teorileri konu ile bağlantılı olarak ele alınarak tüketicilerin satın alma kararına kültürel etkilerin mi yoksa hedonik tutumların mı baskın olduğu tespit edilecektir. Çalışmanın yöntemi kapsamında, araştırma deseni, örneklem seçimi, hipotezler ve veri toplama bilgileri detaylı olarak verildikten sonra, son bölümde araştırmanın sonuçları ve analizler yer almaktadır. Sonuç kısmında ise, her iki kültürdeki alışveriş tutumlarında kültür ve hedonik davranışların etkisi irdelenecektir. Araştırmanın bulguları doğrultusunda, küreselleşen ekonomide sürekli değişen koşulların, firmaların satış politikalarında ihtiyaçlarına yönelik hizmet önerilerinin geliştirilmesi hedeflenmiştir. Pazarlama alanında hedef kitlenin tüketim alışkanlıklarının bilinmesi önemlidir. Uluslararası pazarlama alanında ise, kültürel farklılıklar ve kültürel farklılıkların tüketici davranışlarını etkileme boyutu oldukça önemlidir. Küreselleşen iş dünyasında rekabet avantajı sağlayabilecek konulardan biri de çapraz küresel araştırmalardır. Kültürlerarası karşılaştırmalı çalışmaların neticesinde, işletmeler farklı kültürlerdeki tüketici taleplerine yönelik farklı ürün ve hizmetler sunabilirler. Sonuç olarak çalışmada ele alınan konu, tekstil sektöründe kadın tüketicilerin satın alma davranışının kültürel ve hedonik davranışları ile ilişkilendirilmesidir. Bu çerçevede varılan sonuca göre, tekstil sektöründe faaliyet gösteren işletmeler, hedonizm, kültür ve satın alma davranışları arasındaki ilişkileri kavrayabildikleri ölçüde, pazarlama stratejilerini oluşturabilecekleri gibi ürün ve hizmet çeşitlendirmesine de gidebilirler. Anahtar Kelimeler: Hedonizm, Kültür, Satın Alma Davranışı

AlmanlarAlışveriş davranışlarıHedonizm+7
Emine Kavas
Avrasya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
DoctorateOpen AccessTR

Tüketicilerin satış geliştirme araçlarına yönelik algılarını etkileyen faktörlerin düzenleyici odaklar kuramıyla açıklanması

Geleneksel marketlerde tüketicilerin dikkatini çekmesi için uygulanan bir alana bir bedava, fiyat indirimleri, hediyeli ürünler ve örnek ürün dağıtımları çok sık uygulanan satış geliştirme araçlarıdır. Bu tür uygulamalar zaman ve personel ihtiyacı gibi birtakım maliyetleri beraberinde getirmektedir. Dolayısıyla satış geliştirme araçlarının en verimli şekilde kullanılması önem arz etmektedir. Günümüzde düzenleyici odaklar kuramı az sayıda çalışmalarla pazarlama alanında da kullanılmaya başlanmıştır. Tüketicilerin market reyonlarında uygulanan satış geliştirme araçlarına yönelik algılarının düzenleyici odaklar kuramıyla açıklanması ve düzenleyici odaklar, hedonik değer algısı, faydacı değer algısı, ekonomik satın alım ve kalite satın alım boyutları dikkate alındığında tüketicilerin örtük sınıfların belirlenmesi market yöneticilerine birtakım faydalar sağlayacaktır. Örtük sınıfı analiziyle tüketicilerin yönelimci ve kaçınmacı odak gruplarına göre sınıflandırılması hangi tür tüketicilerin hangi satış geliştirme araçlarına yönelebileceğini tahmin etme olanağı sağlamaktadır. Bu bağlamda çalışmanın temel amacı; düzenleyici odaklar boyutlarının, hedonik ve faydacı değer algı boyutlarının, satın alma eğilimi boyutlarını oluşturan ekonomik ve kaliteli satın alma boyutları üzerindeki etkisinin tespit edilmesidir. Çalışmanın bir diğer amacı, yönelimci odak, kaçınmacı odak, faydacı değer algısı, hedonik değer algısı, ekonomik alım ve kaliteli alım boyutları dikkate alındığında örtük sınıfların mevcut olup olmadığının belirlenmesidir. Yapısal Eşitlik Modeli analiz sonuçları, düzenleyici odak boyutlarından kaçınmacı odak boyutunun faydacı değer boyutu, hedonik değer boyutu ve kaliteli satın alım boyutu üzerinde istatistikî olarak anlamlı bir etkinin olduğunu; ancak ekonomik alım boyutu üzerinde etkisinin olmadığını işaret etmektedir. Yönelimci odak boyutunun hedonik değer boyutu ve kaliteli satın alım boyutu üzerinde istatistikî olarak anlamlı bir etkinin olduğunu; ancak faydacı değer boyutu ve ekonomik alım boyutu üzerinde etkisinin olmadığı belirlenmiştir. Analiz sonucunda hedonik değer boyutunun ekonomik ve kaliteli satın alım boyutu üzerinde etkisinin olmadığı belirlenmiştir. Faydacı değer boyutunun ekonomik ve kaliteli satın alım boyutu üzerinde istatistikî olarak anlamlı bir etkisinin olduğu belirlenmiştir. Bu sonuçlara dayanarak kaçınmacı odak boyutunun faydacı değer boyutu aracılığıyla kaliteli satın alım ve ekonomik alım boyutunu etkilediğini söylemek mümkündür. Ayrıca örtük sınıf analizi sonucunda, temizlik ürünlerinde fiyat indirimi, bir alana bir bedava ve hediye ürün verme satış geliştirme araçları, şarküteri ürünlerinde fiyat indirimi ve bir alana bir bedava satış geliştirme araçları, temel gıda ürünlerinde fiyat indirimi, bir alana bir bedava ve hediye ürün verme satış geliştirme araçları, kozmetik ürünlerinde fiyat indirimi, bir alana bir bedava, hediye ürün verme ve örnek ürün dağıtımı satış geliştirme araçları uygulanması durumunda satış geliştirme araçlarına duyarlı örtük sınıfların yer aldığını söylemek mümkündür.

Düzenleyici odakFaydacılıkHedonizm+7
Ahmet Acem
Osmaniye Korkut Ata University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00

Related subjects