İhracat

446 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Döviz kurundaki değişkenliğin Türkiye dış ticaretine etkisi

Döviz kurundaki değişkenliğin Türkiye'nin dış ticaretine olan etkisinin incelendiği bu çalışmada; döviz kurları, kur değişkenliği ve dış ticaret teorik olarak incelenmiş, Türkiye ekonomisinin tarihsel gelişimi kronolojik olarak ele alınmış ve çalışmanın son bölümünde ekonometrik analize yer verilmiştir. Son bölümde; döviz kurundaki değişkenliğin Türkiye'nin dış ticareti üzerindeki etkisini analiz etmek amacıyla, ihracat ve ithalat talebi modellerinden hareketle belirlenen değişkenler kullanılmıştır. Bu değişkenleri incelemek amacıyla 2002:Q1-2020:Q1 dönemini kapsayan üçer aylık veriler kullanılmıştır. Serilerin durağanlık analizleri için ADF ve KPSS testleri analize dâhil edilmiştir. Döviz kurundaki değişkenliğin ihracat ile ithalat arasındaki uzun dönemli ilişkiyi belirlemek için ARDL eşbütünleşme testi kullanılmıştır. ARDL eşbütünleşme sonuçlarına göre; ARDL testi ihracat verileri için uygulandığında; Türkiye ekonomisinde reel ihracat, reel dış dünya geliri, reel döviz kuru ve reel döviz kuru değişkenliği arasında 2002.Q1-2020.Q1 dönemi için istikrarlı ve uzun dönemli bir ilişki bulunmamaktadır. Değişkenler arasında uzun dönemli ilişki olmadığı için hata düzeltme modeli ve uzun dönem katsayılar tahmini aşamalarına geçilememiştir. ARDL eş bütünleşme sonuçları ithalat için değerlendirildiğinde; Türkiye ekonomisinde reel ithalat, reel yurtiçi gelir, reel döviz kur ve reel döviz kuru değişkenliği arasında 2002.Q1-2020.Q1 dönemi için istikrarlı ve uzun dönemli bir ilişki bulunmaktadır. Kısa ve uzun dönemde; reel yurtiçi gelirdeki artışlar ile reel döviz kurundaki artışlar, reel ithalatı pozitif olarak etkilerken; reel döviz kuru değişkenliği, reel ithalatı negatif etkilemektedir. Döviz kurundaki değişkenliğin artması Türkiye'nin ithalatını olumsuz etkilemektedir. İki değişken arasındaki bu negatif ilişki, yatırımcıların kurlardaki ani değişikliği risk unsuru olarak değerlendirmeleri ve risk içeren ekonomik piyasada yatırım kararı almak istememeleri ile açıklanabilir. Ayrıca döviz kurundaki bu ani değişkenlik; kuru artırmaya yönelik olursa, artan döviz kuru Türk Lirasının değerini yabancı paralara karşı düşürerek ithal malların maliyetini artırır. İthal maliyetlerinin artmasıyla üretim maliyetleri de artacaktır. Fazla maliyete katlanmak istemeyen piyasa aktörleri, bu şartlar altında ithalatı azaltma eğilimi göstereceklerdir.

Döviz kuruDöviz kuru oynaklığıDöviz kuru riski+4
Öznur Dağlı
Hatay Mustafa Kemal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

İnovasyonun ihracat ve büyümeye etkisi: Türkiye örneği

Ülkelerin uluslararası ticarette rekabet edebilmesi için, inovasyon faaliyetlerine ağırlık vermeleri elzem hale gelmiştir. Bu çalışmada, Türkiye' deki inovasyonun ihracata ve reel GSYH' ye olan etkisi araştırılmıştır. Çalışmanın ekonometrik bölümünde 1988-2018 dönemini kapsayan yıllık verileriyle inovasyonun, ihracata ve büyümeye olan etkisi analiz edilmiştir. Değişkenlere sırasıyla birim kök testleri uygulanmış, hepsinin aynı mertebeden durağan olduğu sonucuna varılmıştır. Johansen eşbütünleşme testi uygulanmış, inovasyon değişkeni olarak yurt içi patent başvuruları ve yurt dışı patent başvuruları alınmış ve uzun dönem ilişkisinin varlığı tespit edilmiştir. Elde edilen neticelere göre, yurt içi patent başvurularının ve yurt dışı patent başvurularının ihracata ve büyümeye olan etkisi negatif olduğu sonucuna varılmıştır. Daha sonra EngleGranger eşbütünleşme testi uygulanmış: İnovasyon değişkeni olarak toplam patent başvuruları ve toplam ticari marka başvuruları alınmıştır. Değişkenler arasında herhangi bir ilişki tespit edilememiştir. Analize kontrol değişkenler eklenerek tekrardan Engle- Granger eşbütünleşme testi yapılmıştır. Test sonuçlarında toplam ticari marka başvurularının ihracata ve reel GSYH' ye etkisinin ise pozitif yönde olduğu tespit edilmiştir.

Ekonomik büyümeEkonomik etkiGayri safi yurtiçi hasıla+3
Fehmi Faruk Tatoğlu
Hatay Mustafa Kemal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Süs bitkileri işletmelerinin üretim, ithalat, ihracat potansiyelinin belirlenmesi ve değerlendirilmesi: İzmir ili, küçük menderes havzası örneği

Bu araştırmanın amacı; Küçük Menderes havzası içerisinde yer alan ilçelerdeki süs bitkileri sektörünün mevcut durumunu belirlemek ve buna bağlı olarak da ülkemizin en önemli süs bitkisi üretim merkezi olan İzmir ilindeki süs bitkileri işletmelerinin yapısı ve üretim olanaklarını tespit etmek, ithalat ve ihracat potansiyellerini karşılaştırarak ortaya koymak ve sektör sorunlarını belirleyerek bu sorunlara ilişkin bir takım çözüm önerileri ortaya koymaktır. Araştırmada birincil verileri, örneklemeye giren 152 adet süs bitkisi işletmesiyle yapılan anket çalışması ve mülakatlar oluşturmaktadır. İzmir Valiliği, İzmir İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, İzmir Tarım ve Orman İl Müdürlüğü web sayfalarından, Tarım ve Orman İlçe Müdürlüklerince hazırlanan raporlardan, Resmi Gazetelerden, Süs Bitkileri Üreticileri Alt Birliği, Süs Bitkileri ve Mamulleri İhracatçılar Birliği tarafından hazırlanan Sektör Raporlarından elde edilen veriler ile birlikte TÜİK verileri araştırmanın ikincil verileri olarak kullanılmıştır. Ayrıca, konuya ilişkin çeşitli yayınlardan, tez ve makaleler ile internet araştırmalarından da yararlanılmıştır. Çalışma sonucunda süs bitkileri sektöründe ciddi bir kayıt dışı üretimin var olduğu ve bunun da fiyat istikrarını sağlamada çok büyük bir sorun oluşturduğu belirlenmiştir. Diğer önemli bir sorunda sektör bazında veri karmaşasının olması, yeterli ve çeşit bazında istatistiki verinin bulunmamasıdır. Halen uygulamada olan "Bitki Pasaportu ve Operatör Kayıt Sistemi" süs bitkileri için yeterli değildir ve pek çok işletme sisteme kaydolmada ciddi sorunlar yaşamaktadır. Sektör üreticileri standart ve yerli tohumlukla üretim yaptıkları takdirde sektörün dış ticaretinde ciddi pazarlar elde edeceklerini ve artık bunun zaruri olduğunu ifade etmişlerdir. Sektörde uygulanan %18'lik KDV'nin çok yüksek olduğu, o nedenle de işletmelerin tamamının KDV indiriminin gerekliliğini savunduğu ve işletmelerin COVID-19 kapsamında yapılan %10'luk KDV indiriminin kalıcı olmasını istedikleri tespit edilmiştir. Sektör, ciddi bir devlet desteği almadığı için finansal sorunlar yaşamaktadır. Sektör yoğun bir işgücüne sahip olmasına karşın kalifiye eleman bulmakta zorlanmaktadır. Sektör içindeki iletişimin iyi ve ya çok iyi durumda olduğu, birbiriyle sorun yaşamayan işletmelerin birlikte çalışma eğilimi gösterdiği ve bu işletmelerin ciddi bir oranla birlikte çalışmak istedikleri tespit edilmiştir. Süs bitkileri sektörünün ciddi bir şekilde büyüyüp ilerleyebilmesi, dış pazarlarda gerçekten söz sahibi olabilmesi için, yukarıda tespit edilen sorunların çözümü amacıyla; ilgili kamu kurum ve kuruluşları, özel ve tüzel işletmeler ve sektör paydaşları bir araya gelip, ortak çalışma gerçekleştirmeli, fikir birliği oluşturmalı, sektör bazında ciddi yol haritaları oluşturulmalı ve bunlar ivedilikle uygulamaya aktarılmalıdır. Ancak bu şekilde rekabetçi bir sektör haline gelebileceği düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: İzmir, süs bitkileri işletmeleri, tarımsal üretim, süs bitkileri ticareti, işletme sorunları ve önerileri

Küçük Menderes HavzasıSüs bitkileriTarım işletmeleri+5
Mert Evrensay
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Patent başvurularının yüksek teknolojili ürün ihracatına etkisi: Türkiye örneği

Küreselleşen dünyada, yüksek teknolojili ürün ihracatı büyük önem arz eden konulardan biridir. AR-GE ve inovasyon faaliyetleri de ülkelerin özellikle yüksek teknolojili ürün ihracatında üzerinde durulması gereken faktörlerdir. Beşeri sermaye olgusunun ekonomik büyüme ve kalkınma sürecindeki rolü hiç kuşkusuz ki oldukça fazladır. Bu çalışmada amaç, Türkiye'de beşeri sermayenin 1980-2015 yılları arasında yüksek teknolojili ürün ihracatına olan etkisini ortaya koymaktır. Beşeri sermayeyi temsilen inovasyon kavramı kullanılmıştır. Patent başvurularının sayısı da çalışmada inovasyon değişkeni olarak alınmıştır. Patent başvurularının yüksek teknolojili ürün ihracatına olan etkisini ortaya koymak için ekonometrik analiz yöntemi kullanılmıştır. Verilerin durağanlık durumları genişletilmiş Dickey Fuller Testi (ADF) ve Phillips Perron (PP) Testiyle incelenmiştir. Değişkenler arasındaki ilişkiyi incelemek için maksimum öz değer ve iz testlerinden yararlanılarak Johansen Eşbütünleşme Testi yapılmıştır. Mevcut değişkenler arasındaki nedensellik yönünün belirlenmesi amacıyla da vektör hata düzeltme modeline dayalı (VECM) Granger Nedensellik testi uygulanmıştır. Değişkenler arasındaki kısa dönemli ilişkiyi analiz etmek için de etki- tepki fonksiyonları ve varyans ayrıştırması yöntemleri kullanılmıştır. Yapılan incelemede, patent başvurularının yüksek teknolojili ürün ihracatı üzerinde uzun dönemde olumlu yönde etkili olduğu ve değişkenler arasında nedensellik ilişkisinin bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Beşeri Sermaye, Yüksek Teknolojili Ürün İhracatı, İnovasyon,Patent

Beşeri sermayePatentlerYenilik+2
Merve Çelik
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

2001 ve 2008 finansal krizlerinin Türkiye imalat sanayiindeki 1000 büyük sanayi kuruluşunun performansına etkisi: Performans ölçütü olarak kârlılık, verimlilik, ihracat, istihdam

Türkiye imalat sanayisinde faaliyet gösteren 1000 büyük sanayi kuruluşunun performans verileri aynı zamanda Türkiye ekonomisinin de genel durumunu önemli ölçüde yansıtmaktadır. Bu bağlamda çalışmamızda 1997-2014 yıllarındaki 1000 büyük sanayi kuruluşuna ait veriler çalışılarak NACE bazında toplam 24 sektör oluşturulmuş ve her bir sektördeki firmaların yıl bazında kârlılık, verimlilik, ihracat ve istihdam verilerinin ortalama reel değerleri oluşturulmuştur. İlgili veriler iki boyutlu grafikler üzerinde gösterilmiş ve 2001 ile 2008 finansal krizlerinin sektör bazında etkileri incelenmiştir. Sonuçta, yerel olarak değerlendirilebilecek 2001 krizi ile küresel olarak değerlendirilebilecek 2008 krizinden her bir sektör farklı şekilde etkilenmiş olup bazı sektörler krizlerde daha iyi performans göstermiştir. Bu çalışmada İstanbul Sanayi Odası tarafından her yıl yayımlanan imalat sanayiindeki 1000 büyük firmaya ait veriler kullanılmıştır. Anahtar Sözcükler: Kriz, emek verimliliği, kârlılık, ihracat, istihdam, 1000 büyük firma, imalat sanayi, Türkiye.

Endüstri kuruluşlarıFinansal krizKarlılık+7
Tarık Kılıçaslan
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessEN

Exporting and employment generation: A study on Turkish manufacturing

The aim of this thesis is to analyze the impact of exports on labor demand in Turkish manufacturing industry. Firm-level production and trade data of Turkish manufacturing industry for 2003-2013 is used in the analysis. GMM (Generalized Methods of Moments) and Random Effects models were used to explore the impact of exports on labor demand. The estimations were carried out for different technology oriented industries, firm sizes, and 2-digit NACE sub-industries to check if the labor demand dynamics change. The results showed that both manufacturing exports and imports have significant and positive impact on the labor demand of the firm. The impact, on the other hand, was found to differ not only in the firms operating in different technology oriented industries but also in different sub-industries of manufacturing and the firms in different sizes. Keywords: Trade and Labor Market Interactions, Labor demand, Manufacturing Industry, Turkey.

International tradeProductionProduction industry+3
Mustafa Özsarı
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

İşletmelerin uluslararasılaşma sürecinde ihracat stratejileri ve bir araştırma

Geçmişten günümüze her dönemde işletme kavramı çeşitli evrelerden geçmiştir. Geçmişte işletmeler sınırları belli bir alanda yaşamsal faaliyetlerini sürdürürken küreselleşme olgusunun çekim alanı etkisiyle rekabet ve uluslararasılaşma gibi kavramlarla zenginleşerek karmaşık bir yapıya bürünmüştür. Özellikle kendi kabuğunda faaliyetlerini sürdüren işletmeler; yaşadığı ülke sınırları dışında da faaliyet gösteren işletmelerle yaşamak zorunda kaldığı rekabet bir takım uluslararasılaşma stratejilerini geliştirme refleksini yaşatmıştır. İşletmelerin uluslararasılaşmasının bir seçenekten çok zorunluluk haline dönüşmesi uluslararasılaşma stratejilerinin doğru tanımlanmasını ve uygun stratejinin seçimini gerektirmektedir. İşletmeler uluslararası pazarlara açılırken kontrol düzeyi ile yüklenecekleri risk arasında uygun stratejiyi belirlemek durumundadırlar. Uluslararasılaşma sürecinde ilk basamak olarak tercih edilen en etkin strateji ihracat stratejisidir. Çalışma üç bölümden oluşmaktadır. İlk iki bölüm teorik alanını oluşturmaktadır. Birinci bölümde; işletme, strateji kavramı ve türleri hakkında teorik çalışma yapılmıştır. İkinci bölümde; stratejinin bir boyutu olarak uluslararasılaşma kavramı ile stratejileri hakkında teorik konulara yer verilmiştir. Üçüncü bölüm; uygulamalı çalışma olarak Şırnak?taki işletmelerin uluslararasılaşma sürecindeki ihracat stratejilerin nasıl oluşturulduğu, karşılaştıkları sorunları tespit etmeye, yaşanan değişimleri belirlemeye ve şirketlere faydalı olacağı düşünülen bazı önerilerde bulunmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: İşletme, Strateji, Uluslararasılaşma, Uluslararasılaşma Süreci, Uluslararasılaşma Stratejileri, İhracat, İhracat Stratejiler

Yönetim stratejileriİhracatİşletme stratejisi+2
İsmail Güçlü
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

İhracata yönelik sanayileşmenin Türkiye ekonomisi üzerine etkileri: Güney Kore ve Arjantin ile kıyaslamalı analiz

Küreselleşen dünya ekonomisinde finansal piyasaları ayıran sınırların ortadan kaldırılmaya başlamasıyla zamanla uluslararası sermaye akımları da hızla serbestleşme sürecine girmiştir. Bu anlamda birçok gelişen ve gelişmekte olan ülke de sermaye hareketlerini hızlandırmak adına bir liberilazsyon sürecine dâhil olmuştur. Bu uluslararası mal ticaretinin liberalizasyonu ile birlikte seyretmiştir. Birçok gelişmekte olan ülke özellikle 1980'li yıllar itibariyle İhracata Yönelik Sanayileşme Stratejisi ve dışa açık ticaret politikalarını uygulamaya başlamışladır. Bu çalışmanın amacı, Cumhuriyet'ten bu yana Türkiye'nin gelişen sanayileşme deneyimini ana hatlarıyla, ekonomideki yapısal değişimin boyutlarını ve yansıyan kırılma noktalarını derinlemesine irdelemek ve Türkiye ekonomisi üzerine etkilerini detaylı bir biçimde sorgulamaktır. Aynı zamanda Güney Kore ve Arjantin ülkeleriyle kıyaslamalı bir analiz gerçekleştirerek, stratejilerin uygulamadaki faydaları ve zararlarını analiz etmek amaçlanmıştır. Çalışmanın birinci bölümünde, sanayileşme kavramından yola çıkarak; ithal ikame stratejisi ve ihracata yönelik sanayileşme stratejilerine yönelme nedenleri, araçları, sonuçları ve etkileri üzerinde durulmuştur. İkinci bölümde, Cumhuriyet'in ilanından günümüze kadar geçen süreçte tercih edilen kalkınma stratejilerinin ülke ekonomilerine etkileri, dönemler itibariyle etkileri, krizler ve beraberindeki durgunlukların Türkiye ekonomisine etkileri detaylandırılmıştır. Üçüncü bölümde ise, Güney Kore ve Arjantin devletlerinin dış ticaret performansları değerlendirilmiş olup, Türkiye ekonomisiyle bir kıyaslamalı analiz gerçekleştirilmiştir. İhracata Yönelik Sanayileşme Stratejisinde ülkelerin uyguladıkları politikalar, üstün ve zayıf yönleri tespit edilerek, devlet mekanizmasının stratejiler üzerindeki etkinliği tartışılmıştır. Anahtar Kelimeler: İhracat, Dış Ticaret, Türkiye Ekonomisi.

ArjantinEkonomik etkiEndüstrileşme+6
Fatma Karslı
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de kiraz üretimi ve pazarlaması: Bursa ili örneği

Türkiye bulunduğu coğrafi konum itibariyle birçok meyve türlerinin yetiştirildiği önemli merkezlerden biridir. Bu meyve türleri içerisinde yer alan kiraz, üretimi ve ihracatı ile ülke ekonomisinde önemli bir yere sahiptir. Türkiye'nin birçok il ve ilçesinde kiraz üretimi yapılmakta olup, modern tarım yöntemleri uygulanmaktadır. Kiraz üretimi yapan bölgeler arasında yer alan Bursa İli 2020 yılı verilerine göre en çok üretim yapan iller arasında 3. sırada yer almaktadır. Bu çalışmada Bursa İli Keles İlçe' sinde kiraz üretimi yapan 52 üreticiden veriler toplanarak bölgenin kiraz üretim potansiyeli ve pazarlama koşullarının analizi yapılmıştır. Anket verileri SPSS 25.0 paket programıyla analiz edilmiştir. İncelenen işletmelerin kiraz üretim alanı ortalama 25 dekar olarak bulunmuştur. İşletme sahiplerinin %50'si 46 ile 60 yaş arasında dağılım göstermektedir. Tarımsal deneyimi 26 ile 35 yıl arasında olan işletmelerin daha fazla olduğu tespit edilmiştir. Bölgede kiraz üretimi haricinde ceviz, badem gibi ürünlerin de üretimi yapılmaktadır. İncelenen işletmelerin %98,1'inde "Türk Kirazı" olarak bilinen Ziraat 0900 çeşidi kiraz üretimi yapılmaktadır. Üretilen kirazların satışları, hasat döneminde kurulan toptancı hallerinde gerçekleşmektedir. Bölge kendi pazarına sahip olması nedeniyle pazara ulaşım konusunda üreticiler sorun yaşamamaktadır. Araştırma sonuçları bölgede kiraz yetiştiriciliğinin ekonomik olarak yapılabildiğini göstermektedir. Dolayısıyla kiraz üretimine yatırım yapacak girişimler için önemli bir alternatif olduğunu söylemek mümkündür.

BursaKirazPazarlama+2
Burcu Gümül
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Çekim modeli çerçevesinde Türkiye ihracatının farklı ülke gruplarıyla değerlendirilmesi: Bir panel veri analizi

Çekim modeli Newton'un keşfettiği yerçekimi yasasına dayanmaktadır dış ticaret akımını açıklamak ilk olarak Tinbergen tarafından kullanılmıştır. En temelde ülkelerin büyüklükleri dış ticaret akımını pozitif yönde mesafe değişkeni ise negatif yönde etkiler varsayımına dayanmaktadır. Zamanla modele farklı değişkenler dahil edilerek model genişletilmiştir. Sovyetlerin dağılmasından sonra özerkliğini ilan eden ülkeler ile ihracatı geliştirmek için Türkiye önderliğinde Karadeniz Ekonomik İş Birliği Örgütü kurulmuştur. Dağılan Sovyetlerin hikayesine benzer şekilde Balkan Ülkeleri de Yugoslavya'dan ayrılarak bağımsızlıklarını ilan etmişlerdir. Bu çalışmada 1996-2019 döneminde Türkiye'nin KEİÖ, Balkan ve Seçili ülkelere yaptığı ihracatı açıklamak için çekim modeli uygun mudur sorusuna cevap aranmaya çalışılmıştır. Türkiye 1996-2019 döneminde toplam ihracatının %15'ini Balkan, 8'ini KEİÖ ve %36'sını Seçili ülkelere yapmıştır. Bağımlı değişken olarak ihracat kullanılmıştır. İhracat değişkenini açıklayabilmek için temel çekim modeli değişkenleri olan GSYH, mesafe değişkeni ile beraber nüfus, dil ve ortak sınır değişkenleri kullanılmıştır. Tüm bu modeller için panel veri analiz teknikleri kullanılmıştır, havuzlanmış, rassal ve sabit etkiler modelleri tahmin edildikten sonra uygun model için testler yapılmıştır. Yapılan testler ardından uygun modeller belirlendikten sonra varsayım testleri yapılmıştır. Varsayımlara sonucuna göre standart hatalara dirençli tahminciler ile nihai model sonuçları elde edilmiştir. Çalışma sonucunda KEİÖ ve Balkan ülkelerine yapılan ihracatı açıklamak içim çekim modeli uygun model değilken seçili ülke grubuna yapılan ihracatı açıklamak için çekim modeli uygundur sonucuna varılmıştır. Her ülke özelinde oluşturulacak gruplarda Türkiye'nin ihracatını açıklamak için çekim modeli uygun değildir.

Cazibe modelleriKaradeniz Ekonomik İşbirliğiPanel regrasyon analizi+3
Beyda Demirci
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Döviz kuru dalgalanmalarının firmaların ihracat performansına etkisi,firma bazlı bir uygulama

Ulusal para biriminin yabancı para cinsinden değerini ifade eden döviz kurları, uluslararası ticaretin artması ve ekonomilerin birbirlerine bağımlı hale gelmesiyle birlikte ekonomideki en önemli göstergelerinden biri haline gelmiştir. Bu çalışmada döviz kuru değişmelerinin firmaların ihracat performansına olan etkisini araştırmak amacıyla ISO 500 listesindeki 2005 – 2016 yılları arasında kesintisiz verileri olan 6 farklı sektör grubundaki 69 firma temel alınarak model oluşturulmuş ve ekonometrik yöntemlerle katsayı tahmininde bulunulmuştur. Çalışmada geliştirilen modelde, firmaların ihracat değerleri bağımlı değişken, döviz kuru, katma değer ve sermaye emek oranı bağımsız değişken olarak kullanılmıştır. Veri seti İstanbul Sanayi Odası ISO 500 listesinden ve TCMB elektronik veri tabanından temin edilmiştir. Veri setinin kullanımında havuzlanmış modelin uygun olup olmadığı F-Testi ve Breusch –Pagan testi sonuçlarına göre karar verilmiş, daha sonra rassal ya da sabit etkiler modeli seçimi için Hausmann Testi yapılmıştır. Kesitler arasında otokorelasyon, yatay kesit ve değişen varyans problemleri olup olmadığını sınamak için sırasıyla, Wooldrigde, Greene Likelihood ve Pesaran testleri uygulanmış, panel verilerin hepsinde bu problemlerden en az birinin varlığı tespit edilince, bu sorunlara dirençli analiz yöntemi Driscoll Kraay yöntemi kullanılarak, katsayı tahmininde bulunulmuştur. Tüm istatistiki testler için Eviews ve Stata istatistik programları kullanılmıştır. Anahtar Kelimler: Döviz Kuru, İhracat, Panel Veri Analizi, Driscoll Kraay.

Döviz kuruDöviz kuru politikalarıDöviz kuru sistemleri+4
Orkun Küpcü
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'nin sanayileşme süreci ve doğrudan yabancı sermaye yatırımlarının sanayi ihracatı ve GSMH'ya etkisi 1983-2000 yılları üzerine bir uygulama

Sanayileşme olgusu iktisat tarihi içerisindeki etkisi dikkate alındığında, tarihin akışını değiştiren, iktisadi değişkenlere bağlı olarak ülkeler arasında değişikliklere ve gruplaşmalara neden olan kritik bir eşik olarak kabul edilmektedir. Özellikle sanayi devrimi ile birlikte ülkelerin refah düzeylerindeki artışlar, ülkelerin hemen hemen tamamının sanayileşme üzerine odaklanmasına neden olmuştur. Bu paralelde Türkiye'nin de temel hedefi dış dünya ile ilişkilerini sekteye uğratmadan sanayileşmek ve bunun sonucunda gelişmiş ülkeler seviyesine ulaşmak olmuştur. Bu süreçte iktisadi dönemlerin konjonktörüne uygun olarak yeni değişkenler devreye girmiş ve olayların gelişiminde ve değişiminde etken rol oynamıştır. Bu değişkenlerin önde gelenlerinden bir tanesi de küreselleşme ile birlikte önem kazanan doğrudan yabancı sermaye yatırımları olmuştur.Bu çerçevede, bu çalışmanın temel amacı, liberal ekonomiye geçişte ciddi katkılar sağlayan doğrudan yabancı sermaye yatırımları ile ihracat ve GSMH arasındaki ilişkinin 1983 ile 2000 yılları arasında Türkiye için analiz edilmesidir.Çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm sanayileşme stratejileri çerçevesinde Türkiye'nin sanayileşme sürecinin irdelenmesini kapsarken, ikinci bölümde doğrudan yabancı yatırımların kapsamı ve temel bilgiler ile doğrudan yabancı yatırımların gelişimi hakkında gelişmelere yer verilmiştir. Üçüncü ve son bölümde ise doğrudan yabancı yatırımların sanayi ihracatı ve GSMH üzerindeki etkileri ekonometrik tekniklerle test edilmiştir.

Ekonomik büyümeEndüstrileşmeGayri safi milli hasıla+2
Erdal Ateş
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Döviz kuru politikaları-dış ticaret hadleri ilişkisi Türkiye uygulaması (1984-2007)

Çalışmada döviz kuru ile dış ticaret hadleri arasındaki ilişki incelenmiştir. İlk olarak döviz kuru politikaları ve döviz kurları, çeşitleri itibariyle ele alınmış daha sonra dış ticaret hadleri ayrıntılı olarak incelenmiştir. Döviz kuru ile dış ticaret hadleri arasındaki ilişki teorik olarak da incelemesi yapıldıktan sonra 1984- 2007 yılları arası, Türkiye'de uygulanan döviz kuru politikaları dört farklı döneme ayrılmıştır. İlk olarak 1984-1988 dönemi esnek kur politikası, ikinci dönem 1989 -1994 esnek kur politikası, üçüncü dönem 1994-2001 sabit kur politikası ve son olarak 2001-2007 esnek kur politikası dönemleri olarak döviz kuru ve dış ticaret hadlerinin aylık verilerinden yararlanılarak, VAR analizi yöntemi kullanılarak, ekonometrik analizleri yapılmıştır. Elde edilen sonuçlar granger nedensellik, etki-tepki fonksiyonları ve varyans ayrıştırma yöntemlerinden yararlanılarak yorumlanmıştır. Analiz sonucunda ilk dönemde döviz kuru ile dış ticaret hadleri arasında anlamlı bir ilişki ve nedensellik bulunamamıştır. İkinci dönemde ise döviz kuru değişkeninden dış ticaret hadlerine doğru bir nedenselliğin olduğu sonucu elde edilmiştir. Üçüncü dönemde ise döviz kuru ile dış ticaret hadleri arasında zayıf bir ilişkinin varlığı sonucuna ulaşılmıştır. Son dönemde ise döviz kurundan dış ticaret hadlerine doğru bir nedenselliğin varlığı sonucuna ulaşılmıştır ve iki değişken orta derecede ilişkili çıkmıştır.

Döviz kuruDöviz kuru politikalarıDış ticaret hadleri+6
Şevki Keskin
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de ihracatta kdv istisnası ve Avrupa Birliği uygulaması ile karşılaştırılması

Katma değer vergisi üretim ve tüketim sürecinin her aşamasında malların ve hizmetlerin satışından alınan ve vergi indirimine imkân tanıyarak değer artışı esasını benimsemiş çok aşamalı genel bir satış vergisidir.Ülkemizde Katma Değer Vergisinin 1985'te yürürlüğe girmesiyle ihracatımız, ?ihracat istisnası? yoluyla teşvik edilmeye çalışılmıştır. Bu istisnanın uygulamaya konulmasındaki amaçlar ise ihracatın arttırılmasıyla döviz girdisini ve mallarımızın dünya pazarlarındaki rekabet gücünü arttırmak ve çifte vergilemenin önlenmesidir.Bu çalışmada Katma Değer Vergisinde yer alan ihracat istisnasındaki işleyiş ortaya konulmaya çalışılmış, KDV iadelerinde karşılaşılabilecek olan sorunlara ne şekilde yaklaşılması gerektiği açıklanmaya çalışılmış ve son olarak ihracatın Avrupa Birliği'ndeki işleyişine değinilerek Türkiye ile karşılaştırılması yapılmıştır.Anahtar Kelimeler: Katma değer, Katma Değer vergisi, İhracat, İhracat istisnası

Avrupa BirliğiKatma değer vergisiTürkiye+4
Ebru Demir
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Küreselleşme sürecinde serbest bölgelerin Türkiye dış ticareti üzerine etkileri

İnsanlar tarih boyunca dünya nimetlerinden ihtiyaçlarını karşılamak doğrultusunda en iyi şekilde faydalanma yarışına girmişler ve bu kapsamda ellerindeki üretim olanaklarıyla en çok çıktıyı elde etmek istemişlerdir. Belli bir noktada üretim imkanlarının azalması ama nüfusun artmaya devam etmesi ihtiyaçlarını karşılamak için üretim yapmak zorunda olan ülkeleri de başka kaynaklara yönlendirmiş ve günümüzde küreselleşmenin temelini oluşturan gelişmeler yaşanmıştır. Bu sisteme göre çevredeki kaynaklar ana kıtaya transfer edilmekte ve ana kıtanın ihtiyacı olan hammadde ve ara mamuller ile tüketime hazır ürünler ana kıtadaki ihtiyacı karşılamaktadır.Sonraki zamanlarda ana kıtada oluşan üretim fazlalıkları için yeni pazarlar aranmış ve yine bu sömürgeleştirilen ülkeler seçilmiştir. Bu da karşılıklı ticaret sistemlerinin oluşmasına katkı sağlamıştır. Ülkeler arası ticaretin gelişmesi ile hem küreselleşme yaygınlık kazanırken diğer taraftan da dış ticaret gelişmekte bunun sonucu olarak da ülke ekonomileri gelişim göstermiştir.Ülke ekonomileri globalleşen dünya ile birlikte kaynaklarını ve ekonomik etki alanlarını genişletmek için yeni yollar aramaya başlamışlardır. Bu amaçla işletmelerin ve uluslararası ticarette faaliyet gösteren çok uluslu şirketlerin hareket alanlarını genişletmek ve ülkelerarası ticareti geliştirmek için serbest bölgeler oluşturulmuştur.Bu çalışmada Globalleşme, Globalleşme açısından Serbest Bölgeler ve Serbest Bölgelerin Türkiye'deki durumu incelenmiştir.Birinci bölümde, genel olarak küreselleşme ve serbest bölge kavramlarına değinilmiştir. Bunların çeşitleri, nedenleri, tarihsel gelişimi ve etkileme kanalları incelenmiştir.İkinci bölümde Türkiye'deki serbest bölgelerin tarihsel gelişimi ve faaliyette bulunan serbest bölgeler incelenmiştir.Üçüncü ve son bölümde Türkiye'de faaliyette bulunan serbest bölgelerin ekonomiye etkileri ile serbest bölgelerin başarısını etkileyen faktörler değerlendirilmiştir.Anahtar Kelimeler: Küreselleşme, Serbest Bölgeler, Dış Ticaret

KüreselleşmeOrganize endüstri bölgesiSerbest bölgeler+4
Tufan Yayla
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

2000 sonrası Türkiye' de yaşanan finansal krizlerin işletmelerin dış ticaret işlemleri (ithalat-ihracat-ödeme-tahsilât) üzerine etkileri ve Kütahya Porselen San. A.Ş. uygulaması

Krizler ülke içi kaynaklı olabildiği kadar diğer ülkelerde yaşanan krizler kaynaklı da olabilmektedir. Söz konusu kriz dönemlerinde işletmelerin dış ticaret işlemlerinde de bir takım farklılıklar meydana gelebilmektedir. Araştırmada bu farklıkların ithalat, ihracat, ödeme ve tahsilât şekilleri üzerindeki etkileri üzerinde durulacaktır. Özellikle 2000 sonrası dönemde Türkiye' nin yaşamış olduğu 2000 Kasım, 2001 Şubat ve 2008 krizlerinin dış ticaret üzerindeki değişimleri ele alınmıştır.Krizler işletmeleri her yönüyle etkileyebildiği gibi, sadece bir yönüyle de etkiyebilmektedir. Ancak ithalat ve ihracatın birbirini karşılama oranlarına bakıldığında Kütahya Porselen San. A.Ş. gibi ithalat bakiyesini ihracat bakiyesinden karşılayan işletmeler için kriz dönemleri diğer tüm işletmelerden farklı atlatılabilmektedir. Bu şekilde olan birçok işletme için de dış ticaret işlemleri farklılık gösterebilmektedir. Araştırmada bu değişimlere yer verilecektir.Anahtar Kelimeler: Kriz, Dış Ticaret İşlemleri, İthalat/İhracat, Ödeme/Tahsilât

Finansal krizKrizKütahya Porselen A.Ş.+8
Ömür Özkuk
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Gümrük Birliği sonrası Türkiye`nin dış ticaretinin ekonometrik analizi

ÖZET Türkiye ile AB arasında, Gümrük Birliği 1 Ocak 1996 tarihinde imzalanan anlaşmayla tesis edilmiştir. Gümrük Birliğinin Türkiye ekonomisinde, esasen de Türkiye'nin dış ticaretinde meydana getirdiği etkilerin ve varsa değişimlerin ortaya çıkarılması Türkiye açısından önem taşımaktadır. Gümrük Birliğinin tesis edilmesi ile normal şartlarda meydana çıkardığı, ticaret yaratıcı ve saptırıcı etkilerin olması beklenen bir durumdur. Bu etkilerin incelenmesinden ziyade öncelikle dış ticaretle ilgili genel kavramlar üzerinde durulmuştur. Daha sonra 1980 sonrası ihracata dönük sanayileşme politikasıyla birlikte dış ticarette meydana gelen değişimin başlangıç tarihi baz alınarak; 1995 yılına kadar olan Türkiye dış ticareti ve 1 Ocak 1996 tarihiyle Gümrük Birliğine geçiş nedeniyle dış ticaretteki gelişmeler gözlemlenmiştir. 1980-1995 yılları arası dış ticaret verileri, 1996-2000 yılları arası ve bir bütün olarak 1980-2000 yılları arası dış ticaret verilerinden yararlanılarak Gümrük Birliği sonrası Türkiye dış ticaretine ait ekonometrik analiz yapılarak, Türkiye dış ticaretinde bir değişim araştırılmıştır.

Avrupa BirliğiAvrupa BirliğiBütünleşme+4
Mahmut Zortuk
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2002
00
Master'sOpen AccessTR

Reel döviz kurundaki değişimlerin sektörel ihracat üzerindeki etkisi Türkiye örneği

Çalışmamızın amacı reel döviz kuru değişimlerinin ihracat üzerindeki etkisinin araştırılmasıdır. Bu doğrultuda Türkiye ekonomisinde ihracat yapan 100 üretici firmanın döviz kuruna karşı tepkisi ölçülmek istenmiştir. 2004-2018 dönemi için firmalara ait yıllık ihracat verileri kullanılmıştır. Panel GMM yönteminin kullanıldığı modelde bağımsız değişken olarak reel efektif döviz kuru yanında firma büyüklüğü göstergesi olarak toplam satışlar ve dış talep göstergesi olarak kabul edilen en çok ihracat yapılan ülkelerin büyüme rakamları kullanılmıştır. Ekonometrik analizden elde edilen bulgular reel efektif döviz kuru, satış rakamları ve ekonomik büyüme değişkenlerinde meydana gelen artışın ihracatı artırdığını göstermektedir. Çalışmada daha sonra 100 firma faaliyet gösterdiği sektöre göre en çok ihracat yapılan 6 farklı sektör şeklinde sınıflandırılarak reel efektif döviz kurunun sektörel bazlı ihracat etkisi test edilmiştir. Sektör bazlı analizden elde edilen bulgular neticesinde ulusal paranın değer kazanması, teorik olarak beklentiyle uyumlu olarak otomotiv ve demir çelik sektörü ihracatında azalışa neden olurken, gıda ve elektrik ve makine sektörleri ihracatında artışa neden olmaktadır. Tekstil ve kimyasal madde ve mamulleri sektörlerinde ise katsayı istatistiksel olarak anlamsız çıkmıştır. Anahtar Kelimeler: Reel Döviz Kuru, Firma İhracatı, Panel GMM

Döviz kuruDöviz kuru oynaklığıGenelleştirilmiş momentler yöntemi+3
Esra Marangoz
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Geçiş sonrası Çin'in uluslararası ticarete entegrasyonu

Çin 1978 yılında ekonomik anlamda bir dönüşüm süreci başlatmıştır. Bu dönüşüm süreci kendi dinamikleri çerçevesinde ve herhangi bir özel stratejiye dayanmadan gerçekleşmiştir. Diğer geçiş ekonomilerinden farklı olarak Çin'de ekonomik anlamda bir serbestleşme yaşanırken bu durum siyasi anlamda bir serbestleşmeye dönüşmemiştir. Bugün hala ülkeyi tek parti olan Çin Komünist Partisi yönetmektedir. 1949-1978 yılları arasında merkezi planlamacı ekonomiyi benimseyen Çin 1978 yılından sonra serbest piyasa ekonomisine yönelik reformlar yapmıştır. Bu reformların sonuçları pek çok önemli makro ekonomik göstergeye olumlu olarak yansımıştır. Çin uzun yıllar boyunca yüksek büyüme oranları yakalamış buna ek olarak da ihracat, ithalat ve dış ticaret hacimlerinde dünyanın gelişmiş ülkeleri ile rekabet etmektedir. Yapılan reformlar ile Çin dünyanın fabrikası haline gelmiş ve pek çok önemli uluslararası yatırımcı için cazip bir ülke olmuştur. Başlangıçta ucuz işgücü sayesinde ülkeye gelen şirketlerden piyasa becerileri öğrenilerek ilerleyen dönemde Çin kendi ulusal markalarını yaratmıştır. Çin'in Dünya Ticaret Örgütü'ne üyeliği ayrıca bir dönüm noktasıdır. Üyelikten sonra Çin'in dış ticaret hacmi hızla yükselmiş ve küresel ekonomiyle entegrasyon seviyesi artmıştır. Günümüz dünyasında ekonomik ilişkiler ile siyasi ilişkiler bir bütünlük arz etmektedir. Çin bu hususa dikkat ederek uluslararası aktörlerle olan karşılıklı ve çok taraflı ilişkilerine önem vermiştir. Tüm bunlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde Çin'in 1978 sonrasında uluslararası ticarette başarılı bir şekilde entegre olduğu görülmüştür.

Ekonomik bütünleşmeEkonomik ilişkilerGeçiş ekonomisi+6
Onur Uzma
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Uluslararası pazarlarda uygulanan adaptasyon stratejilerinin ihracat performansı üzerindeki etkisi: Pazara giriş stratejilerinin düzenleyici rolü üzerine bir araştırma

Globalleşme ve kitle iletişim araçlarının yaygınlaşması ile birlikte, günümüz işletmelerinin uluslararası pazarlara girişi bir taraftan kolaylaşırken, rekabetin artması nedeniyle de uluslararası pazarlarda devamlılığını sağlaması giderek zorlaşmaktadır. Bu perspektifte yapılmış olan çalışmanın temel amacı, uluslararası pazarlarda uygulanan adaptasyon stratejilerinin ihracat performansı üzerindeki etkisinde pazara giriş stratejilerinin düzenleyici rolünü belirlemektir. Çalışma amacı doğrultusunda oluşturulan hipotezler, geçerliliği ve güvenirliliği kanıtlanmış ölçeklerden yararlanılarak ve Güneydoğu Anadolu İhracatçılar Birliğine kayıtlı, Gaziantep ilinde faaliyet gösteren 945 adet halı firmasından kolayda örnekleme ile 400 firmaya uygulanan anket çalışması ile veri toplanmıştır. Analiz sonucunda ihracat performansı ile ürün adaptasyonu arasında pozitif yönlü çok güçlü bir ilişki; fiyat adaptasyonu arasında pozitif yönlü orta bir ilişki; tutundurma adaptasyonu arasında pozitif yönlü çok güçlü bir ilişki; dağıtım adaptasyonu arasında pozitif yönlü orta bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Aynı zamanda fiyat adaptasyonunun, ihracat performansına etkisinde giriş stratejilerinin düzenleyicilik rolü bulunurken, ürün, tutundurma ve dağıtım adaptasyonunun, ihracat performansına etkisinde giriş stratejilerinin düzenleyicilik rolü bulunmadığı tespit edilmiştir.

Pazara girişPerformansUluslararası pazarlar+4
Mehmet Uzun
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Stratejik ticaret politikası teorileri ışığında ihracat teşviklerinin performansı: Türkiye örneği

Dış ticaret politikaları kapsamında bir takım teşvik veya kısıtlamalarla serbest rekabetçi koşullar aksamaktadır. Her ülke kendi çıkarları çerçevesinde sürece müdahale ettikçe reaksiyon göstermeyen ülkeler aleyhine bazı kazanımlar elde edebilmektedir. Stratejik ticaret politikaları, oligopolistik piyasalarda oluşan aşırı karların daha yüksek seviyede ülkeye aktarılması için firmaların desteklenmesi gerektiğini ileri sürmektedir. Bu çalışma 2006-2020 yıllarını dikkate alarak, Türkiye'de uygulanan ihracat teşviklerinin küresel ihracat pazar payını nasıl etkilendiğini zaman serisi analizi ile açıklamaktır. Kurgulanan model sonucunda, ihracat teşviklerinin istatistiki olarak anlamlı ve iktisadi olarak pozitif yönde küresel ihracat pazar payını etkilediği tespit edilmiştir. Küresel ihracat pazar payı 2023 İhracat Stratejisi Belgesi'nde yer alan 2019 yılı ülke hedeflerinin altında gerçekleşmiştir. Bu durum belgedeki tedbirlerin tam olarak hayata geçmediği ve ihracat teşviklerinin miktarının artırılması gerektiği şeklinde yorumlanabilir. Ülkelerin çoğunluğunun yararına olacak uzun dönemli etkin çözüm; serbest ticaret ortamında, küresel rekabete ayak uyduracak makul tedbirlerin alınması şeklinde olacaktır.

Etki-tepki analiziEşbütünleşmeStratejik ticaret politikaları+5
Mehmet Sinay
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

İhracata dayalı büyüme kapsamında milli gelir ve ihracatın ithalata bağımlılığı: Türkiye örneği

İstikrarlı büyüme sağlamak tüm ülkelerin hedefidir. Ekonomik sistemin büyüme lokomotifi olacak alanların olduğu gibi büyüme freni ya da büyümeyle birlikte uzun vadede sorun teşkil edecek alanlar da bulunmaktadır. Bunun yanı sıra dünya sistemi küreselleşmeyle birlikte etki alanı açısından tek ülke haline gelmiş durumundadır. Dünyanın bir parçası olan Türkiye, 1980 yılında büyüme modelini değiştirip ihracata dayalı büyüme stratejisini benimsemiştir. Dünya pazarından bir pay almaya çalışan Türkiye ekonomisi bu strateji kapsamında yapısal değişikliğe gitmiştir. Bu çalışmada, 1980-2021 yılları arasında Türkiye'nin gayri safi yurtiçi hasılası ile ihracatının ithalatına olan etkisi ve arasındaki nedensellik ilişkisi incelenmektedir. Bağımlı değişken olarak Türkiye'nin ithalatı iken bağımsız değişkenlerimiz Türkiye'nin gayri safi yurtiçin hasılası ve ihracatıdır. Zaman serisi analiz edilerek regresyon modeli tahmin edilmiş, durağanlık test edilmiş ve VAR Granger nedensellik testi uygulanmaktadır. Deneysel sonuçlarımız, Türkiye'nin gayri safi yurtiçi hasılası ile ihracatının ithalatı üzerine uzun dönemde pozitif anlamda etkisi olduğunu ve gayri safi yurtiçi hasıla ile ihracat ithalatın nedeni olduğunu göstermektedir. Bu bulguların doğrultusunda Türkiye'nin, üretim zincirinin tamamı yurtiçinde gerçekleştirilebilen sektörleri özel olarak ve ithalat payı açısından büyük oran teşkil eden sektörleri genel olarak teşvik etmesi gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır.

BüyümeBüyüme politikalarıEkonomik büyüme+7
Hasan Ömeroğlu
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

İhracatta Katma Değer Vergisi iadesi ve muhasebeleştirilmesi

1985 yılından bu yana yürürlükte bulunan Katma Değer Vergisi, harcamalar üzerinden alınan bir vergi türüdür. Türk vergi kanunları içerisinde en geniş yelpazeye sahip olan bu vergi, harcamalar üzerinden toplanıyor olması nedeniyle toplumdaki hemen hemen herkesi yakından ilgilendirmektedir. KDV uygulamasında yer alan istisnalar vergilendirmede önemli bir yer tutmaktadır. Özellikle ihracat yapan mükelleflere tanınan istisnaların birçoğu Katma Değer Vergisi kanununun 11. Maddesinde yer almaktadır. İhracata yönelik sunulan KDV teşvikleri hakkında yeterli mevzuat hükümlerinin bulunmasına rağmen uygulamaya dair iade sürecinin bir bütün halinde açıklayan detaylı bir çalışma bulunmamaktadır. Bu sebepten KDV iade süreci hakkında bilgi vermek, iade türlerine ilişkin açıklamalarda bulunmak, alınabilecek iade tutarlarının hesaplanması ve yasal zeminde muhasebe kayıtlarının ne şekilde yapılması gerektiğine dair bilgiler sunmak ve kapsamlı bir iade sürecinin nasıl gerçekleşmesi gerektiğini yapılan bu çalışma ile çözümlemeye çalışılmıştır. Yapılan bu çalışmada öncelikli olarak KDV kanunundan, ihracatın kavramsal çerçevede değerlendirilmesinden, ihracat şekillerinden ve türlerinden, bunlara ilişkin sağlanan teşviklerden, ihracatta KDV iade tutarının nasıl hesaplanması gerektiği ve muhasebe kayıtlarının nasıl tutulması gerektiğine dair çalışmalar sunulmuştur. Söz konusu çalışma ile ihracat, ihracat teşvikleri, KDV iadesinin hesaplanması, muhasebeleştirilmesi, iade sürecinin nasıl yürütüldüğü vb. süreçler örnek uygulamalar ile gösterilmesinden dolayı literatüre katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

Katma değer vergisiMuhasebeVergi iadesi+2
Cihan Ergan
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessEN

The effect of the COVID-19 pandemic on global trade and a sectoral investigation on Türkiye's exports

The Covid-19 pandemic, which started as a health crisis in 2019 in Wuhan, China and then caused significant economic problems, has affected the world. The closure methods applied by the states in order to combat this virus have caused economic problems due to supply and demand. It is being discussed whether the world can return to its pre-pandemic state. The main subject of this thesis is the effect of this situation on Türkiye and what kind of changes it may cause in the future. The supply problems in the world and how countries can cope with this problem or what different ways they can apply are also discussed in this thesis. In the last part of the thesis, the export figure s of the Turkish sectors before the pandemic, during the pandemic and after the Covid-19 virus vaccine were examined comparatively with each other.

COVID 19Economic effectPandemics+3
Serdar Sevgili
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00

Related subjects