Turkish lesson
521 theses under this subject heading
Türkçe dersi ortaokul öğrenci çalışma kitaplarındaki etkinliklerin söz varlığı üzerine bir araştırma
Öğretim sürecinde belirlenen hedeflere ulaşmada en önemli materyaller ders kitaplarıdır. Bundan dolayı hazırlanan ders kitaplarının dersin hedef ve kazanımlarına uygun olması ve yeterli niteliklere sahip olması gerekmektedir. Hem öğretmen hem de öğrenci için temel başvuru kaynağı olan Türkçe ders kitapları hedeflenen bu amaçlar doğrultusunda hazırlanmalıdır. Türkçe öğretiminde ders kitapları dil becerileri ile zihinsel becerilerin gelişiminde belirleyici öneme sahiptir. Bireyler arası iletişimde kişinin sahip olduğu kelimeler, anlama ve anlatma becerisini doğrudan etkilemektedir. Bu becerinin en temel kaynağı olan ders kitaplarındaki söz varlığı çalışmamızın temel konusudur. Bu noktadan hareketle "Türkçe Dersi 6, 7 ve 8. Sınıf Öğrenci Çalışma Kitaplarındaki Etkinliklerin Söz Varlığı ve Kelime Grupları" incelenmiş ve bu unsurların öğrencilerin seviyesine uygun olup olmadığı değerlendirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Dil, Ders Kitabı, Söz, Söz Varlığı, Kelime Grupları.
Ortaokul 7. sınıf Türkçe ders kitabındaki metinlerin çocuk edebiyatı bağlamında incelenmesi
Çocuklar için edebiyat eğitimi, çocukların psikolojik, duygusal ve fikrî gelişmeleri için büyük önem taşımaktadır. Bundan dolayı çocuk edebiyatı, çocukların hem edebî bir zevk almasını sağlayabilmeli, hem de onlara kişisel gelişim bakımından katkılar sunabilmelidir. Çalışmamızın amacı, ortaokul yedinci sınıf Türkçe ders kitabındaki metinlerin çocuk edebiyatı bağlamında incelenmesidir. Bu hedef doğrultusunda, ele alınan yedinci sınıf ders kitabında yer alan metinler, içerik, resim, anlatım, kelimeler, yazım ve noktalama açısından incelenmiştir. Kitapta yer alan otuz yedi metin çocuk edebiyatı bağlamında ele alınmıştır. Kitaptaki metinlerin genel anlamda içerik, duygu-düşünce-hayal bakımından başarılı oldukları ve çocuk edebiyatına uygun olduğu tespit edilmiştir. Fakat kitaptaki metinlerde belli bazı türlere daha çok yer verildiği görülmüştür. Ayrıca metinlerden bir kısmının; resim ve içerik uyumu, bilinmeyen kelimelerin çokluğu gibi noktalar açısından çocuk edebiyatı yönüyle öğrencilere uygun olmadığı ve çocuklara fazla bir katkı sağlayamayacağı sonucuna varılmıştır. Anahtar Sözcükler: Türkçe ders kitabı, çocuk edebiyatı, metin, çocuk.
Drama etkinliklerinin 7. sınıf öğrencilerin Türkçe dersi konuşma becerisi ve kaygısına etkisi: Karma yöntem araştırması
Bu çalışmanın amacı, öğrencilerin, Türkçe konuşma becerilerini geliştirme, konuşma kaygılarını giderme, Türkçe dersine olumlu tutum geliştirmede drama yönteminin etkisini belirlemek ve drama uygulamalarına ilişkin görüşlerini incelemektir. Bununla birlikte cinsiyet, anne eğitim durumu, baba eğitim durumu, not ortalaması, kitap okuma durumu gibi bağımsız değişkenlerin sonuçlar üzerinde bir etkisinin olup olmadığı araştırılmıştır. Araştırmada deney ve kontrol grupları oluşturulmuş ve deney grubuyla 10 haftalık bir çalışma yapılmıştır. Araştırma sonucunda deney grubu öğrencilerinin Türkçe konuşma becerisi ön test-son test verileri arasında son test lehine anlamlı bir farkın olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Deney grubu öğrencilerinin Türkçe konuşma kaygısı ön test-son test başarı puanları arasında son test lehine yaklaşık 4 puanlık bir fark olduğu sonucuna ulaşılmışsa da bu farkın istatistik açısından anlamlı bulunmamıştır. Deney grubu öğrencilerinin Türkçe dersine yönelik ön test-son test tutum puanları arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir fark olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca elde edilen bulgular ışığında deney grubu öğrencilerinin drama yöntemini öğretim yöntemi olarak benimsedikleri, drama yöntemine yönelik yüksek oranda tutum geliştirdikleri sonucuna ulaşılmış, bu yöntemin konuşma becerilerinin gelişiminde önemli rol oynadığı bulgularda yüksek oranda ifade edilmiştir. Cinsiyet, not ortalaması, anne eğitim durumu, baba eğitim durumu, kitap okuma durumu gibi bağımsız değişkenlerin Türkçe konuşma becerisi düzeyleriyle bir ilişkisinin olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Drama Yöntemi, Türkçe Öğretimi, Konuşma Becerisi, Konuşma Kaygısı.
Satranc-ı Urefa'nın eğitsel bir oyun olarak uyarlanmasının 6. sınıf öğrencilerinin kelime öğretimine ve Türkçe dersi tutumlarına etkisinin incelenmesi (Siirt ili örneği)
Bu çalışmada, Satranc-ı Urefa'nın eğitsel bir oyun olarak uyarlanmasının 6. sınıf öğrencilerinin kelime öğretimine ve Türkçe dersi tutumlarına etkisi incelenmiştir. Araştırmanın çalışma grubu, 2017-2018 eğitim-öğretim yılının bahar döneminde Siirt il merkezinde MEB'e bağlı bulunan Şehit Öğretmen İsmail Çelik Ortaokulu'nun 6. sınıfının iki farklı şubesinde eğitimine devam eden toplam 48 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırma, nicel ve nitel tekniklerin birlikte kullanıldığı karma araştırma yönteminin iç içe gömülü deseninde tasarlanmıştır. Araştırmanın nicel boyutu, gerçek deneysel modellerden biri olan ön test ve son test kontrol gruplu seçkisiz desene göre tasarlanmıştır. Araştırmada seçkisiz olarak atanan deney ve kontrol grubu bulunmaktadır. Deney grubunda (n=24) eğitsel oyun uygulamaları doğrultusunda kelime öğretimi gerçekleştirilirken kontrol grubunda (n=24) geleneksel öğretim ekseninde ders işlenmiştir. Her iki grupta, bütün işlemler araştırmacı tarafından gerçekleştirilmiştir. Araştırmada, nicel veri toplama araçları olarak "Kişisel Bilgi Formu", katılımcıların kelime bilgisi düzeylerinin ölçümü için Wesche ve Paribakht (1996) tarafından geliştirilmiş ve Ateş & Sis (2016) tarafından Türkçeye uyarlanarak geçerlik ve güvenirlik çalışması yapılmış olan "Kelime Bilgisi Ölçeği", Türkçe dersine yönelik tutumların belirlenmesi için Ünal & Köse (2014) tarafından geliştirilen "Türkçe Dersi Tutum Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmanın nitel boyutunda veri toplama aracı olarak "Öğrenci Görüşme Formu" kullanılmıştır. Satranc-ı Urefâ oyununun tespiti ve kelime öğretiminde kullanılabilecek modern uyarlama çalışması sürecinde doküman analizi tekniğinden yararlanılmıştır. Nicel verilerin analizi için SPSS (Statistical Package for Social Sciences) for Windows 22.0 programı; nitel verilerin analizi için betimsel analiz tekniği kullanılmıştır. Araştırmada, eğitsel oyun yönteminin 6. sınıf öğrencilerinin akademik başarı ve öğrenilen bilgilerin kalıcılığının artması ve Türkçe dersine yönelik tutumlarının olumlu anlamda değişmesi noktasında geleneksel öğretime göre daha etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca eğitsel oyuna dayalı kelime öğretimi ve Satranc-ı Urefa oyunundan uyarlanarak kelime öğretiminde eğitsel bir araç olarak kullanılabilirliğini incelemek amacı doğrultusunda geliştirilen Kelime Safarisi oyunu ve oyun araçlarına ilişkin deney grubu öğrencilerinin görüşlerinin belirlenmesi amacıyla uygulanan görüşme formundan elde dilen bulgulara göre Kelime Safarisi'nin eğitsel bir oyun aracı olarak uygulanabilir olduğu, kelime öğretiminin eğitsel oyunla zenginleştirilmiş öğrenme ortamında eğlenceli, yapıcı, kalıcı ve eğitici bir şekilde gerçekleştirilebileceği sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmada elde edilen sonuçlar doğrultusunda uygulama ve ilgili konuda çalışma yapacak araştırmacılara yönelik önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Dil, kelime, kelime öğretimi, Satranc-ı Urefa, eğitsel oyun
Ortaokul öğrencilerinin okuma motivasyonları ile Türkçe dersi akademik başarıları arasındaki ilişkinin incelenmesi (Bingöl ili örneği)
Bu araştırma öğrencilerin okuma motivasyonu ile Türkçe dersi akademik başarıları arasındaki ilişkiyi tespit etmek amacıyla yapılmıştır. Bu amaçla Bingöl iline bağlı Sultan Abdulhamid Han Ortaokulu öğrencilerinin Türkçe dersi akademik başarıları ile okuma motivasyonları arasındaki ilişki incelenmiştir. Nicel yöntemlerden biri olan tarama ile yürütülen bu araştırma Sultan Abdulhamid Han Ortaokulunun 5, 6, 7 ve 8. sınıflarının A/B/C şubelerinde eğitim gören 395 öğrenciden elde edilen verilere dayanmaktadır. Öğrencilerden veri elde edilirken 29 maddeden oluşan dört seçenekli likert tipi Türkçeye uyarlanan okuma motivasyonu ölçeğinin analiz sonuçları, öğrencilerin 2018-2019 yılı sonunda elde ettikleri Türkçe dersi ortalamaları ile karşılaştırılmıştır. Araştırma alt problemleri kapsamında öğrencilerin okuma motivasyonları ile Türkçe dersi akademik başarıları arasında; cinsiyete, sınıf düzeyine, anne ve baba eğitim düzeyine, evinde kütüphane bulundurma durumuna ve okul öncesi eğitim alma durumuna göre bir farklılaşma olup olmadığı araştırılmıştır. Araştırma bulguları incelendiğinde öğrencilerin cinsiyete, anne ve baba eğitim düzeyine göre anlamlı bir farklılaşma tespit edilmemiş; sınıf düzeyine, evinde kütüphane bulundurma durumuna ve okul öncesi eğitim alma durumuna göre anlamlı bir farklılaşma tespit edilmiştir. Araştırma sonuçlarından hareketle araştırmaya ve araştırmacılara yönelik önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Okuma, Motivasyon, Akademik Başarı, Bingöl, Türkçe Dersi.
Sekizinci sınıf Türkçe ders kitaplarındaki metinlerin öğrencilerin seviyelerine uygunluğu açısından öğretmen görüşlerine göre değerlendirilmesi
Bu araştırmada, Türkçe Dersi Öğretim Programı (2019) kapsamında hazırlanan 8. sınıf Türkçe ders kitaplarında yer alan metinlerin öğrenci seviyesine uygunluğunun öğretmen görüşleri doğrultusunda incelenmesi amaçlanmıştır. Bu kapsamda, alanında uzman kişilerden görüş alınmış ve araştırmanın amacına uygun 5'li likert tipinde, 35 maddeden oluşan bir ölçek (anket) geliştirilmiştir. Geliştirilen ölçeğin KMO Faktör analizi (.943), güvenirlik katsayısı (cronbach-alpha) .97 bulunmuş bu nedenle ölçeğin geçerli ve güvenli bir ölçme aracı olduğuna karar verilmiştir. Araştırmada Türkçe öğretmenlerinin 8. sınıf Türkçe ders kitabında yer alan metinler hakkındaki görüşleri anket tekniği kullanarak elde edilmiştir. Bu kapsamda Siirt merkez ilçe, ilçe ve köylerinde görev yapan 158 Türkçe öğretmenine 35 maddeden oluşan anket uygulanmıştır. Anket uygulanması sonrası elde edilen veriler istatiksel analiz programıyla analiz edilmiştir. Araştırmada öğretmenlerin cinsiyet, mezuniyet ve sosyoekonomik değişkenleri baz alındığında ders kitaplarına yönelik görüşlerinde anlamlı bir farklılık olmadığı tespit edilmiştir. Ancak katılımcıların hizmet süresi esas alındığında; katılımcılar arasında metinlerin öğrenciye katkısı ve metinlerin öğrenci seviyesine uygunluğu açısından anlamlı bir farklılık olduğu tespit edilmiştir. 8. sınıf Türkçe ders kitabında yer alan metinlerin; öğrenci seviyesine uygun, öğrenci ilgi alanlarını yansıtan, güncel konuları ve öğrencinin dil becerilerini geliştirici biçimde hazırlandıkları sonucuna varılmıştır.
Sabahattin Ali öykülerinin çocuk edebiyatı ilkeleri ve Türkçe eğitimi açısından incelenmesi
Dilin güzel ve etkili kullanıldığı edebî metinlerden yararlanmak Türkçe eğitiminin hedeflerine ulaşması için büyük öneme sahiptir. Edebiyatımızın önemli yazarı olan Sabahattin Ali'nin öyküleri, bu hedeflere ulaşmayı kolaylaştıracak niteliktedir. Bu çalışmada Sabahattin Ali öyküleri, çocuk edebiyatı ilkeleri açısından incelenmiş ve bu öykülerin Türkçe eğitimine olası katkıları üzerinde durulmuştur. Yazarın yayımlanan beş kitabında (Değirmen, Kağnı, Ses, Yeni Dünya, Sırça Köşk) yer alan altmış öykü içinden uzman görüşü alınan on yedi öykü, çalışmada çocuk edebiyatının yapı ölçütlerine (izlek, karakter ve kahraman, dil ve anlatım, ileti, çevre) göre değerlendirilmiştir. Bu on dört öykü, Türkçe ders kitabında yer alabilecek uzunluğa göre sadeleştirilmiş/düzenlenmiştir. Üç öyküde böyle bir işleme gerek duyulmamıştır. Bu öyküler, tematik bir yaklaşımla dört temel dil becerisi ve dilbilgisi kazanımlarını gerçekleştirebilecek etkinliklerle sunulmuştur. Çocuk edebiyatı ve Türkçe eğitimi açısından işlevsel olmayan kırk üç öykünün özetine çalışmanın sonunda yer verilmiştir. Nitel modeldeki bu araştırmada doküman incelemesi yöntemi kullanılmıştır. Veriler nitel içerik analizi tekniğiyle çözümlenmiştir. Öykülerin iletileri, soyut işlemler dönemindeki çocukların düzeyine yakın olduğu için 7. ve 8. sınıf öğrencilerine uygun görülmüştür. Etkinlikler ve hazırlık çalışmaları da bu sınıf seviyelerine göre hazırlanmıştır. Çalışmanın Türkçe eğitiminde materyal geliştirme çalışmalarına katkı sunması beklenmektedir. Anahtar Sözcükler: Çocuk edebiyatı, Türkçe eğitimi, Öykü, Sabahattin Ali
Türkçe dersi öğretim programındaki on kök değerin öğretimine yönelik metin derleme çalışması
Bu araştırmanın amacı Türkçe Dersi Öğretim Programı'ndaki "Kök Değerlerin" öğrencilere daha kolay ulaşmasını sağlamaktır. Bunun için de on kök değer ayrı ayrı ele alınmış; her bir değere ait hikâye, masal ve şiir derlemesi elde edilmiştir. Araştırma, nitel araştırma yönteminin doküman analizi tekniği kullanılarak yürütülmüştür. Değerlerin tespit edilmesinde ölçüt olarak MEB tarafından öğretim programlarında belirlenen on kök değer kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma materyalini hikâye, masal ve şiir türlerinden oluşan 21 kitap, öğrenci şiirleri ve internet verileri oluşturmaktadır. Doküman inceleme yöntemiyle elde edilen veriler içerik analizi ile incelenmiştir. Çalışmadaki on kök değerin tekrarlanma sıralaması şöyledir: sevgi (111 kez), dostluk (52 kez), yardımseverlik (50 kez), öz denetim (44 kez), saygı (43 kez), sabır (36 kez), vatanseverlik (34 kez), sorumluluk (31 kez), dürüstlük (28 kez), adalet (26 kez). Toplamda ise 456 değer analizi gerçekleşmiştir. Genel anlamda incelenen tüm masal, şiir ve hikâye türlerinde on kök değerden en çok veri sevgi değerinden en az veri adalet değerinden elde edilmiştir. Sonuç olarak on kök değer derlemesiyle ilgili birçok şiir, hikâye ve masal derlemesi gerçekleştirilmiştir. Bu amaçla metin analizleri yapılmış çocuklara, velilere ve öğretmenlere önerilerde bulunulmuştur. Derlemesi gerçekleştirilen bu on kök değer özellikle ortaokul öğrencilerine faydalı bir kaynak olmuştur.
Ortaokul Türkçe ders kitaplarındaki etkinliklerin öğrencilerin okuduğunu anlama becerisini geliştirmeye etkisi
Bu çalışma ortaokul 5-8. sınıflarda okutulan Türkçe ders kitaplarındaki metinlerin değerlendirme bölümündeki okuduğunu anlama sorularının, öğrencilerin okuduğunu anlama becerilerine etkisini incelenmesidir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden doküman inceleme yapılarak betimsel analiz tekniği kullanılmıştır. Çalışmada Türkçe ders kitaplarındaki etkinliklerde 1928 soru incelenmiş, incelenen soruların 964 tanesi okuduğunu anlama sorusu olarak değerlendirilmeye alınmıştır. Bu sorular Türkçe Öğretim Programı'ndaki okuma kazanımları dikkate alınarak kazanımların bilişsel basamakları tespit edilmiş, kazanımların bilişsel düzeyi belirlendikten sonra kazanımlara uygun hazırlanan sorular dört sınıf düzeyinde okuma öncesi, okuma sırası ve okuma sonrası etkinlikler şeklinde değerlendirilmiştir. Son olarak Türkçe ders kitabında bulunan okuduğunu anlama sorularının sınıf ve yaş düzeylerine uygunluğu açısından değerlendirilmiş, Chall'ın gelişim basamaklarına göre yorumlanmıştır. Araştırmanın sonucunda ortaokul 5-8. sınıf düzeyinde en fazla kavrama ve hatırlama basamaklarında sorular sorulduğu görülmüştür. Soruların Türkçe Öğretim Programı'ndaki kazanımların hedeflediği bilişsel beceri seviyelerine uygun olarak hazırlandığı sonucuna ulaşılmıştır. Sınıf ve yaş düzeyi arttıkça soruların temsil ettiği bilişsel beceri seviyelerinde azalma olduğu görülmüş, ayrıca sorular hazırlanırken öğrencilerin sınıf ve yaş düzeylerinin dikkate alınmadığı sonucuna da ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Türkçe Öğretimi, Ders kitabı, Etkinlik, Okuma
KKKTC 5. sınıf Türkçe ders kitabında yer alan metinlerin çocuk edebiyatı bağlamında incelenmesi
Ders kitapları ve kitaplarda yer alan metinleröğrencilerin eğitim sürecinin önemli bir parçasıdır. Bu noktadan hareketle de ders kitaplarında yer alan metinlerin seçimi yapılırken hassas davranılmalıdır. Öğrencilerin Türkçeye ait bilgilerinin oluştuğu ve geliştiği ders olan Türkçe dersi ve haliyle Türkçe ders kitabı anadil öğretimi açısından da oldukça önemli bir konumdadır. Türk dilini doğru aktarmasının yanında kitapta yer verilen metinlerin de çocuğa ve çocuk edebiyatına uygun olması gereklidir.Doküman incelemesi yöntemiyle yapılan araştırmada, 2018 yılında basılmış olan KKTC Türkçe ders kitabında yer alan metinlerin biçim ve içerik yönünden çocuk edebiyatına uygun olup olmadıkları irdelenmiştir. Söz konusu çalışma sadece okuma metinleriyle sınırlandırılmış olup 48 metni kapsamaktadır. Bu metinler çocuk edebiyatının biçim ve içerik özellikleri kapsamında tek tek değerlendirilmiştir. Araştırmamızın sonucunda, metinlerin çoğunlukla çocuk edebiyatı özelliklerine uygun olduğu gözlemlenmiştir. Fakat bazı metinlerde yazım yanlışları, noktalama yanlışı, görsel içerik uyumsuzluğu, çocuklar açısından olumsuz örnek teşkil edecek; şiddet, ölüm gibi ifadelere rastlanmıştır. Sonuç olarak KKTC 5. Sınıf Türkçe ders kitabının genel itibariyle çocuk edebiyatına biçimsel ve içerik açısından uygun olduğu ancak daha özenli ve yanlışsız olması gerektiği kanaatine varılmıştır.
Dünya çocuk klasiklerinde çocuk kahramanların problem çözme becerileri
Bu çalışmada dünya çocuk klasiklerinden oluşan toplam 44 eser incelenmiştir. Bu eserlerde çocuk kahramanların problem çözme becerileri tespit edilmeye çalışılmıştır. Çalışmadaki kitap seçiminde random tekniği kullanılmıştır. Seçilen eserlerden 22 tanesi çalışmaya uygun olarak esas alınmıştır. Geriye kalan 22 eser ise konu bakımından incelenerek çocuk ve çocuk edebiyatı ilkelerine uygun örnekler içermediğinden (argo, şiddet, cinsellik ve çocuk kahraman olmaması vb.) çalışmanın sonuç kısmında ayrıca belirtilmiştir. İncelenen eserlerde yer alan kahramanlar; gündelik yaşamlarında karşılaştıkları problemlere (aile bireyleri ile ilgili problemler, anlam ve kavramaya bağlı problemler, bireysel ifade ve anlatıma bağlı problemler, görev ve sorumluluğa bağlı problemler, hayvan ve diğer canlı türleri ile ilgili problemler, iletişime bağlı problemler, kişisel merak ve öğrenmeye bağlı problemler, korkuya bağlı problemler, maddi duruma bağlı problemler, diğer problemler) ne gibi çözümler aramaktadırlar, bu problemleri çözerken nasıl bir yol izlemektedirler ve kimlerden yardım almaktadırlar. Bu tür soruların cevapları çalışma kapsamında değerlendirilmiştir. Çalışmada, çocuk okurların gündelik hayatında son derece önemli yer tutan problem çözme, çıkarımda bulunma, analiz yapma ve değerlendirme gibi üst düzey bilişsel becerilerini geliştirebilecekleri düşünülmektedir.
Ortaokul öğretmen ve öğrencilerinin uzaktan eğitimle işlenen Türkçe derslerine yönelik görüşleri
Bu araştırmada Covid-19 salgını sürecinde uzaktan eğitimle işlenen Türkçe derslerine ilişkin Türkçe dersi öğretmenlerinin ve ortaokul öğrencilerinin Türkçe uzaktan eğitim derslerine ilişkin görüşleri incelenmiştir. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden olan kesitsel tarama deseni kullanılmıştır. Araştırma verilerini toplamak için anket yöntemine başvurulmuştur. Oluşturulan anket formunda "Ortaokul Öğrencileri Uzaktan Eğitim Algıları Ölçeği", "Öğretmenlerin Uzaktan Eğitime İlişkin Görüşlerini Belirleme Ölçeği" ve demografik sorular yer almaktadır. Araştırmanın evrenini ve örneklemini Batman il merkezindeki ortaokullarda çalışmakta olan 206 Türkçe öğretmeni ve bu okullarda eğitim gören 400 ortaokul öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmada elde edilen bulgulara göre öğretmenlerin uzaktan eğitime ilişkin görüşleri özelinde cinsiyet değişkenine göre kadın öğretmenlerin lehine anlamlı bir farklılık bulunduğu, öğretmenlerin uzaktan eğitime ilişkin görüşlerinin medeni durumlarına göre bekâr öğretmenler lehine olduğu, öğretmenlerin uzaktan eğitime ilişkin görüşlerinin eğitim seviyesine göre ise lisans mezunu öğretmenler lehine gerçekleştiği, ayrıca öğretmenlerin uzaktan eğitime ilişkin görüşlerinin mesleki kıdem değişkenine göre farklılaşmadığı tespit edilmiştir. Öğrencilerin uzaktan eğitim algılarının ebeveyn durumlarına göre farklılığı incelenmiş; öğrencilerin uzaktan eğitim algılarının ilkokul mezunu annelere sahip öğrenciler lehine gerçekleştiği, öğrencilerin babalarının eğitim durumuna göre ise farklılaşmadığı sonucuna varılmıştır. Öğrencilerin uzaktan eğitim algılarının çalışma odası olup olmama durumuna göre ise farklılaşmadığı, uzaktan eğitim yerine yüz yüze eğitimi tercih ettiği, yüz yüze eğitimi uzaktan eğitime göre daha yararlı bulduğu; EBA/TV'de işlenen derslerin öğrencilerin seviyelerine uygun olduğu, EBA/TV uygulamasının tek başına yeterli olmadığı ayrıca öğrencilerin EBA/TV derslerinde kendi ders öğretmenlerini istediği sonuçlarına ulaşılmıştır.
Türkçe öğretmenlerine göre okul müdürlerinin iletişim becerileri ile okul kültürü arasındaki ilişki (Siirt ili örneği)
Bu araştırma ile Siirt ili örnekleminden hareketle okul müdürlerinin iletişim becerileri ile okul kültürü arasındaki ilişkinin Türkçe öğretmenlerinin bakış açılarına göre incelenmesi amaçlanmıştır. İlişkisel tarama modelindeki araştırmanın evrenini 2020-2021 eğitim- öğretim yılında Siirt'te kamu okullarında görev yapan 328 Türkçe öğretmeni oluşturmaktadır. Evrenden basit tesadüfi örnekleme yoluyla seçilen 254 Türkçe öğretmeni araştırmanın örneklemini oluşturmuştur. Kamu okullarında görev yapan Türkçe öğretmenleri; okul müdürlerinin okul kültürleri ölçeğinin toplamında güçlü ancak geliştirilmesi gerektiğini, okul müdürlerinin iletişim becerileri ölçeğinin toplamında ise üst düzeyde etkili olduğunu düşünmektedirler. Cinsiyet, yaş, öğrenim durumu, mesleki kıdem, çalışılan okuldaki görev süresi, medeni durum ve çalışılan okuldaki öğretmen sayısı değişkinlerine göre Türkçe öğretmenlerinin algılarında okul müdürlerinin okul kültürü düzeyleri ve iletişim becerileri benzemektedirler. Türkçe öğretmenlerinin algılarına göre okul müdürlerinin iletişim becerileri ile okul kültürü düzeyleri arasında pozitif yönde yüksek düzeyde anlamlı bir ilişki bulunmaktadır. Türkçe öğretmenlerinin görüşlerine göre okul müdürlerinin iletişimin becerileri onların okul kültürlerine ilişkin görüşlerini anlamlı kılmaktadır.
8.sınıf Türkçe ders kitabı etkinliklerinin yaratıcılığa katkısına ilişkin öğretmen ve öğrenci görüşlerinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı 8. Sınıf Türkçe ders kitabı etkinliklerinin yaratıcılığa katkısına ilişkin öğretmen ve öğrenci görüşlerinin belirlenmesidir. Bu amaç doğrultusunda öğretmen ve öğrencilerle görüşmeler yapılmış ve öğretim süreci gözlemlenmiştir. Nitel araştırma yöntemi ve olgu bilim deseni kullanılan araştırmanın çalışma grubu Ardahan il merkezi ve merkez ilçeye bağlı köylerdeki ortaokullarda çalışan on yedi Türkçe öğretmeni ve bu okullarda öğrenim gören yirmi üç öğrenci olarak belirlenmiştir. Öğretmen ve öğrencilerle yapılan görüşmeler yarı yapılandırılmış görüşme formları ile sağlanmış ve on yedi okulda araştırmacıyla birlikte bir Türkçe öğretmeni de öğretim sürecini gözlemlemiştir. Görüşme verileri içerik analizi tekniğiyle, ders gözlem formu verileri ise betimsel analiz tekniğiyle analiz edilmiştir. Ayrıca ders gözlem formunda gözlemcilerin elde ettiği veriler arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla korelasyon analizi yapılmıştır. Öğretmen ve öğrenci görüşlerine göre yazma becerisine yönelik etkinlikler yaratıcılığı desteklerken, diğer Türkçe ders kitabı etkinlikleri sürekli kendini tekrar ettiği ve çoğunlukla bilgi ölçtüğü için yaratıcılığa yeterli düzeyde katkı sunamadığı söylenebilir. Öğretmen ve öğrencilerin TDÖP ile ders kitabı etkinliklerine yönelik önerileri ise etkinliklerde dramatizasyon gibi aktif katılım gerektiren uygulamalara yer verilmesi, ders ortamlarının zenginleştirilmesi, kendini tekrar eden aynı tür soru kalıpları yerine etkinliklerde çeşitlilik sağlanması ve iş birliğinin ön plana çıkarılması şeklinde sıralanabilir.
Ortaokul Türkçe ders kitaplarının bilim ve teknolojiye yer verme yönüyle değerlendirilmesi
Bilimsel gelişmeler ve teknoloji, insanın ve toplumun hayatında, eğitim öğretim sürecinde gün geçtikçe yerini ve ehemmiyetini artırmakta, kendine her zamankinden daha fazla yer bulmaktadır. Bu sebeple öğrencilerin, çağa uygun bilimsel gelişmeleri; telefon, tablet ve bilgisayar gibi teknolojik araç gereçleri doğru biçimde tanıyıp anlayarak bunlardan, eğitim ve öğrenme sürecinde azamî seviyede faydalanması beklenir. Nitelikli yeniliklerle nitelikli teknolojik araç gereçler, nitelikli eğitim öğretime katkı sağlayacak ve bu da nitelikli insan gücüne dönüşecektir. Türkçe' nin ana dili olarak öğretiminde en çok kullanılan malzeme ve unsurlarından biri olan Türkçe ders kitaplarının da bilimsel ve teknolojik kavramlara paralel ve uyumlu olarak hazırlanması, eğitim ve öğretim süreçlerinin daha etkin ve öğrencilerin de ilgi ve meraklarını daha artırıcı şekilde olmasına katkı sunabilir. Bilimsel ve teknolojik gelişmelere uygun olarak tasarlanıp tertip edilen öğrenme süreçlerinde, öğrenci başarısına olumlu yönde büyük etkisinin olduğunu ortaya koyan birçok araştırma yapılmıştır. Türkçe ders kitaplarında bilimsel ve teknolojik kavramlara yer verilip verilmediğinin incelendiği bu çalışmada; ortaokul 5, 6, 7 ve 8. sınıf Türkçe ders kitapları, belge incelemesi yoluyla değerlendirilmiştir. Konu ve temalarda, metinlerde, hazırlık çalışmalarında, etkinliklerinde, görsellerde ve değerlendirme çalışmalarında bilimsel ve teknolojik kavramlara yer verilip verilmediği, TDÖP ile belirlenen Konu Önerileri ve Yetkinliklere göre incelenmiştir. Anahtar Sözcükler: Eğitim ve Öğretim, Bilim ve Teknoloji, Ders Kitapları, Türkçe
Türkçe eğitiminde değerlendirme becerilerinin öğretimi
Bu araştırma Türkçe Dersi Öğretim Programı (2019) ve Türkçe ders kitaplarını, değerlendirme becerisi kapsamında incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırmanın ana problemi Türkçe Dersi Öğretim Programı'ndaki (2019) değerlendirme becerisi kazanımlarının durumunu ortaya koymak ve Türkçe ders kitaplarındaki değerlendirme becerisine yönelik etkinliklerin, öğrenme sürecinin nasıl yapılandırıldığını saptamaktır. Bu doğrultuda program ve ders kitabına ek olarak öğretmen görüşlerine de başvurulmuştur. Türkçe Dersi Öğretim Programı (2019) ve MEB tarafından hazırlanan 5-8. sınıf düzeyleri arasında hâlihazırda öğretim materyali olarak kullanılan Türkçe ders kitapları araştırmanın inceleme nesnelerini oluşturmuştur. Türkçe Dersi Öğretim Programı (2019) ve Türkçe ders kitaplarındaki veriler doküman analiziyle elde edilmiştir. Kitaplardaki değerlendirme etkinliklerinin incelenmesinde araştırmacı tarafından oluşturulan "Değerlendirmeye Yönelik Bilişsel İşlemler Kontrol Listesi" kullanılmıştır. Çalışma, nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışmasının iç içe geçmiş çoklu durum deseni ile yapılandırılmış, verilerin çözümlenmesi içerik ve betimsel analiz tekniği ile yapılmıştır. Araştırmada, Türkçe Dersi Öğretim Programı'nda (2019) değerlendirme becerisine ilişkin kazanımların öğrenme alanlarına göre eşit dağılım göstermediği, MEB tarafından hazırlanan Türkçe ders kitaplarındaki etkinliklerin değerlendirme becerisi ile ilgili öğrenme süreci oluşturma konusunda yetersiz kaldığı, öğretmenlerin değerlendirme becerilerine yönelik bilgilerinin yanlış ve yetersiz olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır.
Ortaokul öğrencilerinin not alma alışkanlıkları: Bir karma yöntemler araştırması
Not alma, bilginin kalıcılığını sağlayan oldukça önemli bir öğrenme stratejisidir. Bu stratejinin kullanımı öğrencilerin bilgiyi kalıcı şekilde öğrenmesi ve hatırlaması için gereklidir. Bir karma araştırma olan bu çalışmada veriler nicel ve nitel boyutlarda toplanmıştır. Araştırmanın nicel boyutunda ortaokul öğrencilerinin not alma alışkanlıklarına yönelik bir anket uygulanmış, nitel boyutta ise Türkçe ders kitaplarında not alma etkinlikleri incelenmiş ve Türkçe öğretmenleriyle görüşme yapılmıştır. Ortaokul öğrencilerinin not alma alışkanlıklarının belirlenmesi ve bu alışkanlıkların cinsiyet ve sınıf düzeyi ile ilişkilendirilmesi için 280 ortaokul öğrencisine araştırmacı tarafından hazırlanan Not Alma Alışkanlıkları Anketi uygulanmıştır. Bu anket ile elde edilen veriler frekans, yüzde ve ki-kare analizlerine tabi tutulmuş ve yorumlanmıştır. Türkçe ders kitaplarındaki not alma etkinlikleri doküman incelemesi yoluyla incelenmiş ve betimsel analiz yapılarak değerlendirilmiştir. Son olarak 15 Türkçe öğretmeninin not almaya yönelik görüş ve uygulamalarının belirlenmesi amacıyla 7 sorudan oluşan Yarı Yapılandırılmış Öğretmen Görüşme Formu uygulanmıştır. Bu görüşmeden elde edilen veriler içerik analizine tabi tutulup yorumlanmıştır. Bunların sonucunda görülmüştür ki ortaokul öğrencilerinin çoğunluğu yanlış not alma alışkanlıkları geliştirmiştir. Ayrıca Türkçe ders kitaplarındaki etkinliklerin doğru alışkanlıklar kazandırmaya yönelik olmadığı ve Türkçe öğretmenlerinin de öğrencilere not alma alışkanlığı kazandıracak uygulamalar yaptırmadığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Not alma, alışkanlık, not alma alışkanlığı, Türkçe ders kitabı, etkinlik
Yabancı/ikinci dil olarak Türkçe ders kitaplarında sözcük öğretimi: Bir meta sentez çalışması
Bir dilin en önemli bileşenlerinden birisi söz varlığıdır. Son yıllarda söz varlığı ve sözcük öğretiminin yabancı/ikinci dil olarak Türkçe öğretimindeki konumu hakkında birçok araştırma yapılmıştır. Yabancı/İkinci dil olarak Türkçenin öğretiminde sözcükler öğreticilere bağlı olarak genellikle ders kitapları çerçevesinde öğretilmektedir. Alanyazında sözcük öğretimini ders kitapları üzerinden ele alan çalışmaların çokluğu ortaya sistematik bir derleme çalışması ihtiyacı çıkarmıştır. Bu doğrultuda, bu tez çalışmasının amacı; yabancı/ikinci dil olarak Türkçe ders kitaplarında sözcük öğretimini ele alan nitel çalışmaları sistematik olarak derlemek ve yorumlamaktır. Bu yorumlamayı yapmak için son günlerde popülerliği hızla artan meta sentez yöntemi tercih edilmiştir. Meta sentez yönteminin gerektirdiği dâhil etme ve hariç tutma ölçütleri çerçevesinde 2014-2022 yılları arasında yazılan yirmi dört çalışma bu tezin örneklemini oluşturmaktadır. Dâhil edilen yirmi dört çalışma; türleri, yayım yılları, yayım yerleri, yöntemleri, amaçları, bulguları, sonuçları ve önerileri bakımından sınıflandırılmış ve yorumlanmıştır. Çalışmalardan oluşturulan kodlar ışığında çalışmaların bulguları genel sözcük öğretimi ve söz varlığı olarak iki ana tema altında sentezlenmiştir. Çalışmada elde edilen veriler Thomas ve Harden'in tematik sentez tekniği yoluyla analiz edilmiştir. Bu çalışma ile yabancı/ikinci dil olarak Türkçe ders kitaplarını sözcük öğretimi açısından inceleyen çalışmaların genel eğilimi, benzerlikleri, farklılıkları ve dağılımları eleştirel bir yolla incelenerek ders kitaplarındaki sözcük öğretimi sorunları tespit edilmeye çalışılmıştır. Çalışmanın sonucunda, yabancı/ikinci dil olarak Türkçe ders kitaplarının; bazı sözcük öğretimi yöntemleri, teknikleri, stratejileri, etkinlikleri ile söz varlığı unsurları, sıklık listeleri ve derlem temelli söz varlığı açılarından yetersiz olduğu ortaya konmuştur. Anahtar Sözcükler Sözcük Öğretimi, Söz Varlığı, Meta Sentez, Yabancı/İkinci dil olarak Türkçe Öğretimi, Ders Kitapları
Avusturya'daki Türkçe ana dili dersine yönelik veli görüşleri: Viyana örneği
Bu araştırmanın amacı Avusturya'da yaşayan iki dilli Türk çocuklarının ebeveynlerinin "Türkçe Ana Dili" dersine ilişkin görüşlerini ortaya koymaktır. Nitel bir çalışma olan araştırmada görüşme yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Avusturya'nın Viyana şehrinde 2022-2023 eğitim-öğretim yılında "Türkçe Ana Dili" dersine katılan Almanca-Türkçe iki dilli 20 öğrencinin velisi oluşturmaktadır. Araştırmanın amacı doğrultusunda derinlemesine bilgi elde etmek için yarı yapılandırılmış görüşme formu hazırlanmış ve bu formdaki sorular velilere yöneltilmiştir. Velilerin izniyle görüşmeler ses kayıt cihazıyla kayıt altına alınmıştır. Daha sonra ses kayıtları yazıya geçirilmiştir. Araştırmada nitel verilerin analiz yöntemlerinden içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. İçerik analizinde verilerin kodlanması, kategorilerin bulunması, alt kategorilerin bulunması ve daha sonra bulguların yorumlanması sıralaması izlenmiştir. Araştırmanın bulgularından hareketle şu sonuçlara ulaşılmıştır: Velilere göre çocuklarının Avusturya'da Türkçe ile ilgili en sık karşılaştığı sorunlar standart Türkçe ile konuşmama, cümledeki kelimeleri yarı Türkçe yarı Almanca kullanma, Türkçe kelime hazinesi eksikliği ve Türkçeyi yanlış kullanmadır. Araştırmaya katılan velilerin dörtte üçü Avusturya'da okullarda verilen Türkçe Ana Dili dersini gerekli ve önemli bulmakta ve çocuklarının bu dersi almasını desteklemektedir. Velilerin çocuklarına bu dersi aldırmak isteme sebepleri çocuklarının Türkçelerini geliştirmesi, daha iyi Türkçe konuşması ve Türk kültürünü öğrenmesidir. Veliler, çocukları Türkçe Ana Dili dersini aldıktan sonra çocuklarında en çok kendini daha iyi ifade etme, aile bireyleri ve akrabalarla daha iyi iletişim kurma, daha kolay Almanca öğrenme, özgüven kazanma gibi gelişimler gözlemiştir. Veliler Türkçe Ana Dili dersi alan çocuklarının Almancalarını geliştirdiğini savunmaktadır. Türkçe Ana Dili dersinin ders saati ise araştırmaya katılan velilerin neredeyse tamamı tarafından az bulunmuştur. Veliler Türkçe Ana Dili dersini veren öğretmenlerden en çok kendileri ile okul yönetimi arasında köprü kurmasını, dersi çocuklara sevdirmesini ve güzel Türkçe konuşmasını beklemektedir. Veliler çocuklarının Türkçeyi ve Türk kültürünü öğrenmesi için en çok çocuklarına Türkçe dersi aldırdıklarından, çocuklarını tatillerde Türkiye'ye götürdüklerinden ve Türkiye'de farklı illeri gezdirdiklerinden, çocuklarına Türkçe kitaplar okuttuklarından, çocuklarıyla Türkçe konuştuklarından bahsetmişlerdir. Araştırmanın bulgularından hareketle birtakım önerilerde bulunulmuştur.
5. sınıf Türkçe ders kitabında bağlaçların anlamsal görünümleri ve metinsel işlevleri
Okuma, metin alıcısının pek çok algısal, duyuşsal ve bilişsel işlemini içeren etkileşimsel bir süreçtir. Bir metni anlamlandırma ise metin alıcısının metin bölümleri arasındaki anlamsal ve dilbilgisel bağlantıları çözümleyerek metni tutarlı kılabilmesine bağlıdır. Metin bölümleri arasındaki anlamsal ilişkileri metin yüzeyinde belirginleştirerek metnin, metin alıcısı tarafından anlamsal bir bütün olarak algılanmasını destekleyen dilsel yapılardan biri de bağlaçlardır. Bağlaçlar, sözcük öbeklerini birleştirmelerinin yanı sıra, önermeler arasındaki ilişkileri belirginleştirdikleri için çeşitli anlamsal; metin üreticisinin kullanım amacına göre ise pragmatik/kullanımsal özellikler üstlenmektedir. Bu özellikleriyle bağlaçlar, okuma sürecinde bilgi akışını düzenlemeleri ile konu yapısının belirlenmesi, metin yapısının saptanması, metin üreticisinin niyetinin çözümlenmesi vb. gibi süreçleri destekleyen ipuçları olarak çeşitli metinsel işlevler kazanabilmektedir. Bu çalışma, bağlaçların anlamsal, kullanımsal ve metinsel özelliklerine odaklanarak 5. sınıf Türkçe ders kitabında yer alan bağlaçları okuma süreci açısından betimlemeyi hedeflemektedir. Bu amaçla 5. sınıf Türkçe ders kitabında yer alan metinler araştırma kapsamında hazırlanan veri toplama aracı "Bağlaçların Anlamsal ve Kullanımsal Özelliklerine Yönelik Sınıflama" ile çözümlenmiştir. Bağlaçların üstlendikleri metinsel işlevlerin okuduğunu anlama etkinliklerindeki görünümleri ise araştırmanın diğer veri toplama aracı olan "Okuduğunu Anlama Etkinliklerinde Bağlaçların Özelliklerine Yönelik Dereceli Puanlama Anahtarı" ile elde edilmiştir. Araştırma sonuçları, 5. sınıf Türkçe ders kitabı metinlerinde bağlaçların birden fazla anlamsal ve kullanımsal ulamda, dolayısıyla çok işlevli bir görünüm sunduğunu, ancak bu yapıların metinsel işlevlerinin okuduğunu anlama etkinliklerine oldukça sınırlı bir biçimde yansıtıldığı (𝑿̅ = 1.06) ve ders kitaplarındaki okuduğunu anlamaya yönelik tasarlanan süreçte bağlaçların bu türden özelliklerinin dikkate alınmadığı belirlenmiştir.
Kinestetik öğrenme ve Türkçe öğretimi
En önemli bireysel farklılıklardan birisi öğrenme stilleridir. Öğrenme stilleri, doğuştan gelen ve değişime direnç gösteren öğrenme yollarıdır. Bazı bireyler birden fazla öğrenme stiline sahipken bazı bireylerde yalnızca bir stil baskın olarak görülmektedir. Bu stillerden biri olan kinestetik öğrenme stili, hareket ve dokunma odaklı bir öğrenme yoludur. Öğrenciler, kendilerine uygun olmayan bir stilde gerçekleştirilen öğretimde bazı problemler yaşayabilmektedir. Özellikle bir öğrencinin yalnızca kinestetik öğrenme stilinin baskın olması, öğretim sürecinde o öğrenci için ayrı bir çalışma yapılmasını gerektirmektedir. Bu araştırmada, öğrencilerin en iyi nasıl öğrendiğinin yanıtı olan öğrenme stillerinden, kinestetik öğrenme stilinin Türkçe derslerinde kullanımının incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada Türkçe derslerinde kinestetik öğrenme stilinin kullanım durumunun ortaya çıkarılması için ders kitaplarının etkinliklerinin incelenmesinin yanı sıra öğretmen ve öğrenci görüşlerine de başvurulmuştur. Araştırma sonucunda 5,6,7 ve 8. sınıf Türkçe ders kitaplarında, kinestetik öğrenme stili ile ilişkili olabilecek toplam 22 etkinlik tespit edilmiştir. İncelenen tüm kitaplar içerisinde, en fazla kinestetik öğrenme stili ile ilişkili etkinliğin 7 etkinlik ile beşinci sınıf Türkçe ders kitabında olduğu sonucuna varılmıştır. Öğretmen ve öğrencilerin çoğunun görüşüne göre ders kitabı etkinlikleri dışında, kinestetik öğrenme stiline yönelik etkinliklerin derslerde yeterince uygulanmadığı tespit edilmiştir. Öğretmenlerle yapılan görüşme sonucunda, öğretmenlerin %92,9'unun, Türkçe ders kitaplarında kinestetik öğrenme stiline yönelik etkinliklerin nicelik ve nitelik anlamında artırılmasını istediği sonucuna ulaşılmıştır. Öğrencilerle yapılan görüşme sonucunda öğrencilerin Türkçe ders kitaplarında ve kitap dışında Türkçe derslerinde, kinestetik öğrenme stiline yönelik etkinliklerin artırılmasını istedikleri sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmada ayrıca Türkçe derslerinde kinestetik öğrenme stili kullanımına ilişkin çeşitli önerilerde bulunulmuştur.
İlkokul 2. sınıf Türkçe ders kitabının resim-metin ilişkisi açısından değerlendirilmesi
Resim-metin ilişkisine yönelik yurt dışında yapılan araştırmalar, resimlerin anlama üzerindeki etkisi ve resimlerin işlevleri esas alınarak taksonomi oluşturma üzerinde yoğunlaşmıştır. Yurt içinde yapılan araştırmalarda ise doğrudan resim-metin ilişkisi araştırmaları yerine, ders kitabı incelemelerinde, resimlerin metinler ile uyumu inceleme basamaklarından biri olarak ele alınmıştır. Bununla birlikte ilkokul düzeyindeki Türkçe ders kitaplarında ilgili konunun sınırlı alan yazına sahip olduğu görülmüştür. Bu araştırma, ilkokul 2. Sınıf Türkçe ders kitabındaki resimlemelerin metinlerle ilişkisini tespit etmek amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın inceleme nesnesi, Doku Yayınevi'ne ait 2. sınıf Türkçe ders kitabıdır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi 2. sınıf Türkçe ders kitabındaki hedef metinlere ait resimlemeler (16 metin, 36 resim) çalışma kapsamına alınmış, fotoğraf vb. illüstratif ögeler ve serbest okuma metinlerine ait resimlemeler kapsam dışında bırakılmıştır. Alan yazın taramasının ardından oluşturulan "Resim-Metin İlişkisi Kategori Listesi" uzman görüşüne sunulmuş, dönütler doğrultusunda on maddelik bir liste oluşturulmuştur. Verilerin analizinde betimsel analiz tekniği kullanılmıştır. "Resim-Metin İlişkisi Kategori Listesi" çerçevesinde değerlendirilen resim ve metinler nitel olarak, yer yer Türkçe ders kitabından doğrudan alıntılar yapılarak düz yazı biçiminde rapor edilmiştir. Sonuç olarak; tüm resim ve metinlerin yerleştirilmesinde zemin-fon ilişkisine dikkat edildiği, resimlerin metnin içeriği ile kısmen paralel olarak konumlandırıldığı, resimlerin metinlerin başlıklarını desteklediği, resimlerin öğrencilerin metni tahmin etmesine imkân sağladığı, resimlerdeki figürlerin metnin bağlamındaki duygularla örtüşmede yeterli olmadığı, resimlerin metinlerde yer alan kavramlara yüksek oranda gönderme yaptığı, resimlerin verilmek istenen iletileri desteklediği, öyküleyici ve bilgilendirici türdeki metinlere ait resimlerin ana fikri desteklediği ve şiir türündeki metinlere ait resimlerin ise ana duyguyu desteklemekte yeterli olmadığı tespit edilmiştir.
Türkçe ögretmenlerinin sınıf yönetiminde karşılaştıkları problemler ve çözüm önerileri
Bu araştırmada Türkçe öğretmenlerinin sınıf içerisinde karşılaştıkları problemler ve ve çözüm önerilerine karşı uyguladıkları stratejilerin öğretmen görüşüne göre incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaca bağlı olarak öğretmenlerin en çok ve en az karşılaştıkları istenmeyen öğrenci davranışları ve bu davranışlar karşısında kullandıkları sınıf yönetimi stratejileri belirlenmiştir. Ayrıca öğretmenlerin karşılaştıkları istenmeyen öğrenci davranışlarının ve kullandıkları stratejilerin cinsiyet, yaş ve kıdeme göre farklılık gösterip göstermediği araştırılmıştır. Araştırmada seçilen konu, eğitim sistemi açısından ve ilgili literatüre katkı sağlaması yönüyle önemlidir. Çalışma kapsamında 2014-15 eğitim öğretim yılında İstanbul ili - Fatih ilçesinde genel öğretim vermekte olan orta okul kurumlarında görev yapan Türkçe öğretmenleri ile bir alan araştırması gerçekleştirilmiştir. Araştırmada tarama yöntemi kullanılarak verilerin çözümü ve yorumlanmasında betimsel istatistik yöntemleri kullanılmıştır. Uygulanan ankette; kişisel bilgiler, genel öğretmenlik özellikleri, istenmeyen davranışlarla karşılaşma sıklıkları ve sınıf yönetimi stratejileri bölümleri bulunmaktadır. Ölçek Şen Kulak (2010)'ın hazırladığı bir ölçektir. Araştırma sonucunda öğretmenlerin sınıfta en sık karşılaştığı istenmeyen öğrenci davranışının "cep telefonuyla meşgul olma" olduğu, en az karşılaşılanın ise "sınıfı kirletme-yerlere kağıt atma" olduğu görülmüştür. Sınıfta istenmeyen öğrenci davranışları karşısında en sık kullandıkları stratejinin "öğrenciye sınıfın kurallarını hatırlatmak" olduğu ve en az kullanılan stratejinin ise "tüm sınıfı cezalandırmak" olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmenlerin cinsiyet, yaş ve kıdemleri ile karşılaştıkları istenmeyen öğrenci davranışları ve kullandıkları stratejiler arasında anlamlı bir ilişki bulunmamıştır. Anahtar Kelimeler: İstenmeyen Öğrenci Davranışları, Ortaokul, Türkçe Öğretmeni, Sınıf Yönetimi, Sorun Çözme Becerisi
İlkokul üçüncü sınıf müfredatının çocuklar için felsefe (P4C) metoduna göre incelenmesi
Tez beş bölümden oluşmaktadır. Bu beş bölümde ilkokul üçüncü sınıf müfredatının çocuklar için felsefe (p4c) metoduna göre amaç ve kazanımlar üzerinden bir incelenme ve öneri çalışması gerçekleştirilmiştir. Birinci bölümünde çocuklar için felsefe (P4C) metodunun tanımı, tarihçesi, amaçları, P4C yönteminin uygulama boyutu, öğretmenin rolü ve yöntemin kurucusu olan Lipman'ın oluşturduğu tüm eğitim öğretim kademelerini kapsayan müfredat yapısı sunulmuştur. İkinci bölümde ise MEB'in öğretim program (müfredat) amacı, değerleri, yetkinlikleri ve felsefesi hakkında bilgi verilecek ve temel derslerin (Türkçe, Hayat Bilgisi, Fen Bilgisi, Matematik) programları detaylı bir şekilde incelenerek sunulmuştur. Üçüncü bölümünde ise tezin yazımında hangi araştırma yöntemin kullanıldığı açıklanmıştır. Tezin dördüncü bölümünde ilk iki bölümde sunulan bilgiler dahilinde iki yapının eğitim dünyasındaki duruş ve ilkelerinin benzerlik ve uygunlukları sahada yapılan çeşitli akademik çalışmalarla desteklenerek sunulmuştur. Sonuç kısmında ise alana dair önerilerle birlikte genel değerlendirme yapılmıştır.