Inequality

Bu konu başlığı altında 101 tez

DoktoraAçık ErişimTR

Gelir eşitsizliği ve ekonomik büyüme ilişkisi

Bu çalışmanın temel amacı gelir eşitsizliğinin ekonomik büyüme üzerinde bir etkisinin olup olmadığını tespit etmektir. Teorik çalışmalarda gelir eşitsizliği ve ekonomik büyüme arasında negatif ya da pozitif ilişki olabileceği veya herhangi anlamlı bir ilişkinin bulunmadığı ileri sürülürken; ampirik çalışmalarda da teorik literatürle uyumlu olacak şekilde oldukça farklı sonuçların elde edildiği görülmektedir. Buna bağlı olarak bu çalışmada da gelir eşitsizliğinin ekonomik büyüme üzerindeki etkisi farklı gelir seviyelerinde bulunan ülkeler temel alınarak araştırılmaktadır. Eşitsizliğin ekonomik büyüme üzerindeki etkisini daha net bir şekilde ortaya koymak için 154 ülkeye ait 1980-2014 dönemini kapsayan veri seti ile düşük ve düşük-orta gelirli ile üst orta gelirli ve yüksek gelirli ülkeler için tahminler yapılmaktadır. Gelir eşitsizliğinde yaşanan değişimin ekonomik büyümeyi nasıl etkilediğine dair yapılan bu tahminlerde temel Solow büyüme modeli (1956) ve bu modele beşeri sermayenin de dahil edildiği Mankiw, Romer ve Weil (1992) modeli diğer bir ifadeyle genişletilmiş Solow büyüme modeli kullanılmaktadır. Çalışmanın genel bulguları, gelir eşitsizliğinin ekonomik büyüme üzerindeki etkisinin ülkelerin gelir seviyelerine göre değişebileceğini göstermektedir. Düşük ve düşük-orta gelirli ülkelerde gelir eşitsizliğindeki artış ekonomik büyümeyi arttırırken üst-orta gelirli ve yüksek gelirli ülkelerde ise ekonomik büyümeyi azalttığını destekleyen kanıtlar elde edilmektedir. Anahtar Sözcükler: Gelir Eşitsizliği, Ekonomik Büyüme, Solow Büyüme Modeli, Sistem Genelleştirilmiş Momentler Metodu.

BüyümeBüyüme politikalarıEkonomi politikaları+3
Seher Gülşah Topuz
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Mekânsal eşitsizlik ve Türkiye'de demiryollarının gelişimi

Bu tezin amacı mekânsal bakış açısıyla eşitsiz gelişme kavramını yeniden ele alarak tartışmak, eşitsiz gelişme sürecini açıklayan kuramsal yaklaşımlarda göz ardı edilen coğrafya ile ilişkisini ortaya koymak ve Türkiye'nin eşitsiz gelişme sürecini, sermayenin coğrafi hareketliliğinin mekânsal bir altyapısı olan demiryolu ulaşımı ve politikalarıyla ilişkili olarak çözümlemektir. Bu amaç doğrultusunda ilk bölümde mekânsal bakış açısının ne olduğu sorusu üzerinde durularak mekânın sosyal teori ile ilişkisi ele alınmaktadır. Tezin ikinci bölümünde eşitsiz gelişme kavramı üzerinde durulmakta ve modernleşme sürecinde coğrafi/mekânsal farklılıkları göz ardı eden eşitsiz gelişme kuramları değerlendirilmektedir. Üçüncü bölüm, Türkiye'de eşitsiz gelişme sürecinin nasıl tartışıldığına odaklanmaktadır. Türkiye'de bölgesel eşitsiz gelişmenin mekânsal bir bakış açısıyla ele alınmadığının görülmesi üzerine, son bölümde Türkiye'deki bölgesel eşitsiz gelişme sürecinin, mekânsal bakış açısıyla ele alınarak değerlendirilmesi ve coğrafi farklılıklarla ilişkisinin anlaşılmasına yönelik bir çalışma geliştirilmiştir.

Demir yollarıDemir yolu taşımacılığıEşitsizlik+3
Aybüke Köseömeroğlu Yalçın
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
DoktoraAçık ErişimTR

Toplumsal eşitsizliklerin yeniden üretilmesinde eğitimin rolü: Afyonkarahisar Süleyman Demirel Fen Lisesi ve Atatürk Lisesi örneği

Geleneksel toplumlarda statüler ve statülerin gerektirdiği roller, insan için birer veri niteliğindedir. İnsana düşen görev, verili statüsünün gerektirdiği rolünü yerine getirmektir. Bu sebeple geleneksel toplumlarda insanların sahip oldukları statüleri genellikle değişmemektedir. Modern toplumlarda ise statüler doğuştan değil, sonradan bireyin çabasıyla kazanılmaktadır. Toplumsal statü kazanmanın en önemli aracı eğitimdir. Eğitim yoluyla bireyler, toplumsal konumlarını değiştirip dikey sosyal hareketliliğe uğrayabilmektedir. Yukarı doğru dikey hareketliliğin sağlanabilmesi için, eğitimde fırsat ve imkân eşitliğinin bütün bireylere sağlanması gerekmektedir. Aksi taktirde eğitim, yukarı doğru dikey sosyal hareketliliğin aracı olmaktan çıkıp, mevcut eşitsizlikleri sürdürmenin aracına dönüşmüş olacaktır. Toplumsal eşitsizliklerin yeniden üretiminin aracı olarak eğitim, kendinden beklenen işlevi yerine getiremeyecektir. Nitekim, günümüz Türk toplumunda ailelerin sosyoekonomik ve kültürel özellikleri, onların çocuklarına sağlayacakları eğitim imkânlarını belirlemektedir. Bu işleyiş mekanizmasının çözümlenmesi, muhtemel çözüm önerilerinin geliştirilmesi bakımından hayatî önem taşımaktadır.Toplumsal eşitsizliklerin yeniden üretilmesinde eğitimin rolünü tespit etmenin amaçlandığı bu çalışmada, Afyonkarahisar merkezinde bulunan Atatürk Lisesi ve Süleyman Demirel Fen Lisesi öğrencileri üzerinde anket uygulanmıştır. Bu liselerin seçilmesinin nedeni, birinin en yüksek puana göre sınavla öğrenci alırken, diğerinin sınavsız öğrenci almasıdır. Araştırmada Fen Lisesinde 276, Atatürk Lisesinde 634 olmak üzere toplam 910 öğrenciye anket uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS programında Khi-kare testi kullanılarak değerlendirilmiştir. Değerlendirme sonucunda, araştırma varsayımlarının doğruluğu test edilmiştir.Anahtar Kelimeler: Toplumsal eşitsizlik, yeniden üretim, eğitim, eğitimde fırsat eşitliği, dikey toplumsal hareketlilik, toplumsal statü ve rol, fen lisesi, genel lise

EğitimEğitim faaliyetleriEşitsizlik+7
Hıdır Önür
İnönü University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2013
00
DoktoraAçık ErişimTR

Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde gelir eşitsizliğinin panel veri analizi

Gelir dağılımı ve gelir eşitsizliği konusu özellikle son yıllarda üzerinde çok durulan ve tartışılan konulardan biridir. Bu tezde öncelikle gelir dağılımı teorileri üzerinde durulmakta ve bu teoriler iktisadi okullar bağlamında açıklanmaya çalışılmaktadır. Ülkelerin gelir eşitsizliği trendleri incelendiğinde, gelişmiş ülkeler ve gelişmekte olan ülkeler arasında gelir eşitsizliğinde yakınsama konusu gündeme gelmektedir. Ampirik analizde, gelir eşitsizliğinde yakınsama konusu üzerinde durulmakta ve son ekonometrik yöntemlerle hipotez test edilmektedir. Ekonomik teoriler ışığında yönlenen ampirik analiz kısmı da tezde savunulan hipotezi desteklemektedir. Ulaşılan sonuçlar ile birlikte, gelişmekte olan ekonomiler ve gelişmiş ekonomiler arasında gelir eşitsizliğinde yakınsama doğrulanmaktadır. İncelenen dönem için ampirik sonuçlar eşliğinde ülkelere özgü sonuçlara da yer verilmektedir. ANAHTAR SÖZCÜKLER: Gelir Dağılımı, Gelir Eşitsizliği, Yakınsama Hipotezi

EşitsizlikGelir dağılımıGelir dağılımı politikaları+4
Hatice Küçükkaya
Aydın Adnan Menderes University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'de COVID-19 pandemisi sürecinde eğitimde yaşanan dönüşümün analizi: Sorunlar, fırsatlar ve eşitsizlik

2019 yılında Çin'in Wuhan şehrinde ortaya çıkan ve tüm dünyayı etkisi altına alan Covid-19 pandemisi ile birlikte hayatın her alanında olduğu gibi eğitim alanında da hızlı bir şekilde tedbirler alınmaya başlamıştır. Salgın ortaya çıktıktan sonra eğitim-öğretime ara verilmiş ve ardından ara verilen eğitim-öğretim faaliyetlerine uzaktan eğitim yoluyla devam edileceği açıklanmıştır. Alınan önlemler çerçevesinde okulların kapatılması öğrencileri dijital ortamlarda eğitim görmek durumunda bırakmıştır. Yeni ve alışık olunmayan bu durum hem bazı fırsatları hem de sorun ve tartışmaları beraberinde getirmiştir. Bu çalışma kapsamında Covid-19 pandemi sürecinde uzaktan eğitim alan üniversite öğrencilerinin görüşleri ve uzaktan eğitim sistemine yönelik bakış açıları değerlendirilerek pandemi sürecinde eğitimde yaşanan dönüşümün analiz edilmesi amaçlanmaktadır. Bu amaç doğrultusunda, pandemi sürecinde uzaktan eğitim alan 300 üniversite öğrencisine iki bölümden oluşan anket uygulanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre öğrencilerin, uzaktan eğitim sürecinde başarılı oldukları, notlarının yüksek olduğu, ancak bu süreçte alınan derslerde kendilerini kısmen yetkin gördükleri tespit edilmiştir. Ayrıca öğrencilerin yaşanan bağlantı ve internet sorunlarında aldıkları teknik desteği de kısmen yeterli buldukları belirtilmiştir. Bununla birlikte pandemi sonrasında da uzaktan eğitimin tercih edilme oranının da az olduğu görülmektedir. Çalışmada uzaktan eğitime yönelik tutum, imkân ve memnuniyet, öğretim üyelerine yönelik tutum, online sınava yönelik tutum, iletişim ve erişime ilişkin tutum ile kıyaslamaya yönelik tutumlar incelenmiştir. Bulgular sonucunda her bir faktörün ise anlamlı derecede yüksek sonuçlar oluşturduğu belirlenmiştir.

COVID 19DeğişimEğitim+6
Şimal Aşan
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kamu harcama politikalarında toplumsal cinsiyet eşitliği: Türkiye örneği

Kadınların ve erkeklerin yaşamın tüm alanında aynı haklardan, fırsatlardan ve yaklaşımlardan yararlanması anlamına gelen toplumsal cinsiyet eşitliği; ekonomik, sosyal, hukuki ve siyasi açıdan fırsat eşitliğini içeren çok boyutlu bir kavram olarak ifade edilir. Bu kavram, hakların sağlanması açısından ortaya çıkan insani boyut dışında ekonomik sonuçlar bağlamında da tüm toplumu etkileyen önemli bir konudur. Toplumsal cinsiyete dayalı eşitsizliklerin eğitim, istihdam, sağlık, politik gibi çeşitli yaşam alanlarındaki varlığı; toplumsal huzur, barış ve dayanışma gibi konuları olumsuz etkilediği gibi ekonomik büyüme ve kalkınmanın kapasitesinin altında kalmasına sebep olabilmektedir. Genellikle toplumsal cinsiyet açısından tarafsız olduğu düşünülen makroekonomik politikalar, içerdiği alt hedefler ile kadınlar ve erkekler üzerinde farklı etkilere sahip olabilmektedir. Bu yönüyle mali politikaların, toplumsal cinsiyete olan etkilerini ayırt edebilecek araçlar geliştirmesi açısından önemlidir. Devlet, makroekonomik politikalar ile belirli hedeflere ulaşmada birtakım politikalar uygulamakta ve bunların doğrultusunda çeşitli araçlardan yararlanmaktadır. Uygulanan politikalar ve kullanılan araçlar çok çeşitli olmakla birlikte; bu çalışmada devletin toplumsal cinsiyet eşitliğine ulaşmada kamu politikalarının rolü ve daha ayrıntılı olarak kamu harcama politikalarının toplumsal cinsiyet eşitliği açısından önemine yer verilecektir. Çalışmanın son bölümünde ise Türkiye'de çeşitli verilerle toplumsal cinsiyet eşitliğinin yeri ve seçilmiş harcamacı kurumların kadınlara yönelik faaliyetleri ve harcamaları açıklanmaya çalışılacaktır.

Cinsiyet eşitsizliğiEşitsizlikHükümet harcamaları+4
Özge Kaya
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'de kayıt dışı ekonominin iktisat sosyolojisi açısından analizi: Yaş sebze ve meyve toptancı hal uygulamaları

Kayıt dışı ekonomi, özellikle gelişmekte veya az gelişmiş ülkelerin en önemli problemlerinden biridir. Kayıt dışı ekonominin düzeyi, ülkelerin ekonomik olarak kalkınmışlık seviyelerine göre farklılıklar arz etmektedir. Kayıt dışı faaliyette bulunan kişiler devlete ve yasalara olan yükümlülüklerinden kaçınarak vergi sistemine dâhil olmadan kayıt dışı ekonominin artarak devam etmesini sağlamaktadırlar. Kayıt dışı ekonominin var oluşu sosyolojik olarak toplumsal adalet ve gelir dağılımda eşitsizlik tartışmalarını da beraberinden getirmektedir. Bir taraftan iktisadi faaliyetlerini yasalar çerçevesinden gerçekleştiren, devlete olan vergi yükümlülüklerini yerine getiren, diğer yandan ise iktisadi faaliyetlerini yasal çerçevede gerçekleştirmeyen bireyler düşünüldüğü zaman hem devlet iktisadi anlamda zarar görmekte hem de haksız kazanç meşru hâle gelmektedir. Ayrıca devletin bireylere sağladığı kamu hizmetleri, vergilerin alınamaması veya denetimin sağlanamamış olması durumunda aksamaktadır. Bunun nihai olarak olumsuz sonuçları da topluma ve bireylere yansımaktadır. Ayrıca, iktisat sosyoloji bağlamında toplumsal adalet ve eşitlik, kayıt dışı iktisadi faaliyetlerle zarar görmektedir. Ülkemiz topraklarında yetişen ürünlerin %30'u ancak hâllerde işlem görmekte, %70'e yakını ise kayıt dışı yollarla pazarlanmaktadır. Aynı zamanda Hâl Bildirim Sistemine dâhil olmadan piyasalara gayri resmi yollardan ulaşan ürünler hem gıda sağlığı ve hijyen açısından denetlenememekte hem de piyasalarda fiyat dalgalanmalarına sebep olarak üreticinin ve tüketicinin zarar görmesine sebep olmaktadır. Ülke ekonomisi açısından ise tarımsal pazarlama alanında kayıt dışı satışlar gün geçtikçe artarak devam etmektedir. Bu çalışmada toptancı hâllerindeki uygulamalardan, denetim eksikliklerinden ve gerekse pazarlama sisteminden kaynaklanan sorunlar, kayıt dışı ekonomi bağlamında ortaya konulmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: İktisat Sosyolojisi, Kayıt Dışı Ekonomi, Toptancı Halleri, SosyalAdalet, Eşitsizlik.

Ekonomi sosyolojisiEşitsizlikKayıt dışı ekonomi+2
Kerim Bayram
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Antik Yunan eğitiminde cinsiyet eşitsizliği

En eski zamanlardan günümüze kadar her toplum kültürü, gelenekleri görenekleri gibi sahip olduğu maddi ve manevi bütün değerleri koruyarak, bu değerleri gelecek nesillere aktarabilmeyi ve varlıklarını devam ettirebilmeyi amaçlardı. Bunun için de çocuklara ihtiyaç duyan toplumlar, çocukları daha doğar doğmaz kendi toplumsal değerlerine uygun niteliklere sahip vatandaşlar haline getirmek için eğitmeye başlarlardı. Antik Yunan'da birbirinden farklı kültürel özelliklere sahip iki önemli şehir devleti olan Atina ve Sparta'da kadın ve erkek için sosyal yaşamda ki rollerin birbirinden oldukça farklı olması, her toplumun kendi vatandaşı olan kadın ve erkek bireylerine yükledikleri rollerde farklılıklara neden oldu. Bu durum çocuklara bakış açısının da toplumdan topluma değişiklikler göstermesiyle, çocukların eğitimleri de kadın ve erkeklere verilen rollere göre farklılaştı. Atina'da kadın ve erkek bireyler arasında görülen cinsiyet eşitsizliği, kız ve erkek çocuklar arasında da belirgin bir cinsiyet ayrımı oluşmasına ve çocukların eğitimlerinin birbirinden farklılaşmasına neden oldu. Ayrıca Atina'da bu cinsiyet eşitsizliği mekâna da yansıyarak, ev içinde erkek alanı olarak ayrılan andronlara, kamusal alanda alışveriş, sohbet, felsefe gibi konuşmaların yapıldığı agora ve stoalara, güreşlerin yapıldığı palaistra ile fiziksel eğitimlerin, felsefe gibi konuşmaların yapıldığı gymnasionlara kız çocukları kabul edilmezken, buralar erkek çocukları için önemli eğitim alanları oldu. Sparta'da ise, Sparta'nın içerisinde bulunduğu askeri yapı nedeniyle kadın ve erkek arasında tam bir eşitlik olmasa da Atina'da olduğu gibi belirgin bir cinsiyet ayrımı oluşmadı. Erkek ve kız çocuklarının devlet tarafından zorunlu olarak verilen eğitimi birlikte aldıkları Sparta'da kullanılan mekânlar da erkek ve kadın mekânları olarak birbirinden ayrılmazdı. Anahtar Kelimeler: Antik Yunan, Atina, Sparta, Kadın, Çocuk, Eğitim

Antik YunanCinsiyet eşitsizliğiEski Çağ+2
Mehtap Baysal
Gaziantep University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Küreselleşmenin Türkiye'de ücret ve gelir eşitsizliğine etkileri

Bu tez, Türkiye'de küreselleşmenin ücret ve gelir eşitsizliği üzerindeki etkilerini incelemektedir. Geleneksel ticaret teorisi, ticari serbestleşme sonucu gelişmekte olan ülkelerde (GOÜ) vasıfsız emeğin ücretinin olumlu yönde etkileneceğini ve vasıflı ve vasıfsız emek arasındaki ücret eşitsizliğinin azalacağını öngörür. Ancak yapılan çalışmalar birçok GOÜ'de ücret eşitsizliğinin arttığına işaret etmektedir.Bu çalışmada, neo-liberal dönemde Türkiye'de bölgesel ve sektörel eşitsizlik, bölgelerin ve sektörlerin eşitsizliğe yaptığı katkılar ayrıştırılarak analiz edilmiştir. Theil'in T istatistiğinden yararlanılarak yapılan sektörler ve bölgeler arası ücret eşitsizliği analizine göre bölgeler arası eşitsizlik 1980'li yıllarda artarken, 90'ların ortalarından itibaren düşüş trendine girmiştir. Bununla birlikte, 2009 yılındaki ücret eşitsizliği Türkiye'nin dışa açıldığı 1980 yılındaki ücret eşitsizliğine kıyasla daha yüksektir. Neo-liberal dönemde Türkiye'nin Batı ve Doğu bölgeleri arasındaki eşitsizlik azalmamıştır. Bir diğer bulgu, kriz yıllarında sektörler ve bölgeler arası ücret eşitsizliğinin artma eğiliminde olduğudur.Çalışmada ayrıca ticari serbestleşmenin bölgesel ücret ve gelir eşitsizliğine etkisi panel veri analizi ile araştırılmıştır. Ekonometrik model tahmin sonuçlarına göre, 2000'li yıllarda bölgenin dış ticaret hacmindeki artışın bölge içi imalat sanayi alt sektörleri arasındaki ücret eşitsizliği üzerinde anlamlı bir etkisi bulunmazken, on bir ana sektör arasındaki ücret eşitsizliği üzerinde anlamlı pozitif etkisi olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Ayrıca dış ticaret hacmindeki artış bölge içi gelir eşitsizliğini de artırmaktadır.

EşitsizlikGelir dağılımıGelişmekte olan ülkeler+2
Mürüvvet Akar
Yıldız Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2012
00
DoktoraAçık ErişimTR

Finansal liberalizasyonun eşitsizlik olgusu bağlamında incelenmesi ve ampirik bulgular

Bretton Woods sistemi 1970'li yılların başına kadar finansal sistemin çatısı işlevini üstlenmiş; 20.yüzyılın son çeyreğine gelindiğinde sistemin çökmesi ve gelişmiş dünyada sermaye birikimindeki durgunluk dünyayı yeni bir finansal sistem arayışına yöneltmiştir. Bu yönelim gelişmiş ülkeler nezdinde finansal liberalizasyonu merkezine alan neoliberal ekonomi politikalarını gündeme getirmiştir. Bu politikalar önce gelişmiş ülkeler tarafından, daha sonra 1980'li yılların borç krizleriyle mücadele halindeki gelişmekte olan ülkeler tarafından Washington Uzlaşısı çerçevesinde benimsenmiştir. IMF ve Dünya Bankası gibi Bretton Woods kurumları tarafından gelişmekte olan ülkelerin kalkınma sorunlarıyla mücadeleleri kapsamında ele alınan bu politikalar sürdürülebilir kalkınmanın önkoşulu olarak değerlendirilmiştir. Öyle ki gelişmiş dünyanın finansal sermaye birikimi ile gelişmekte olan dünyanın finansman ihtiyacının bu süreçte birbirini tamamlayıcı pozisyonu, finansal liberalizasyon politikalarının benimsenmesiyle mümkün olabilmiştir. Sonraki süreçte ise gelişmekte olan ülkelerin art arda yaşadıkları para ve borç krizleri bir yana, gelişmiş ülkelerin başat pozisyonu ile dünya genelinde 1970-1980 döneminden sonra ülke-içi eşitsizliklerde gerçekleşen yukarı yönlü trend, finansal liberalizasyonun gelir dağılımını bozucu etkisinin ve dolayısıyla neoliberal ekonomi politikalarından beklenen getiri ve etkinlik kazanımlarının epey sorgulanmasına yol açmıştır. Bu çalışma, üzerinde uzlaşı olmayan bu meseleyi 1996-2016 dönemi için, hem gelişmiş hem gelişmekte olan ülkelerin yer aldığı 52 ülkeyi kapsayan bir örneklem üzerinden statik ve dinamik, doğrusal ve doğrusal olmayan panel veri analizleri aracılığıyla araştırmayı amaçlamaktadır. Bu amaçla finansal liberalizasyon düzeyini alternatif açılardan ölçen farklı içerikli değişken ve endeksler ile gelir eşitsizliği ölçütü olarak Gini katsayısı kullanılmaktadır. Analiz sonuçları, kredi genişlemesindeki artışın gelir dağılımını iyileştirmediğine dair güçlü kanıtlar sunmaktadır. Diğer yandan, uluslararası sermaye hareketlerinin serbestliğini, dolayısıyla finansal açıklığı ölçen göstergelerin eşitsizliği azalttığına yönelik bir kanıt elde edilememiştir. Öyle ki bu göstergelerden, kurallara dayalı de-jure göstergelerin parametre katsayıları pozitif fakat anlamsız bulunmuştur. Fiili yani de-facto bir gösterge olarak, doğrudan yabancı yatırım stokunun GSYİH'ya oranındaki artışın ise gelir eşitsizliğini artırdığına yönelik bazı ipuçları elde edilmiştir. Bu bağlantı, etkileşim terimleri ile ölçülen aracı değişkenlerden iktisadi büyüme ve kurumsal gelişme düzeyinden etkilenmekte, fakat aracı etkinin doğrusal olmadığına dair herhangi bir sonuç elde edilememektedir.

EkonomiEkonomi politikalarıEşitsizlik+4
İpek Tekin
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'de eğitimde toplumsal cinsiyet eşitsizliği: Bir mekânsal ekonometrik analiz

Toplumsal cinsiyet, bireylerin, toplumda etkin bir rol alması, toplumla uyum içinde yaşayabilmesi, haklarını bilmesi ve kullanabilmesi ile yakından ilişkilidir. Türkiye'de toplumsal cinsiyet eşitsizliği; çalışma yaşamı, sağlık, karar mekanizmalarına katılım alanlarında olduğu gibi eğitim alanında da kendini göstermektedir. Ülkemizde ilköğretim düzeyinde cinsiyet eşitsizliğinin ortadan kaldırılması hedefine ulaşılmasına rağmen, orta öğretimde eğitime devam etmeyen özellikle kız çocuklarının oranının oldukça yüksek olduğu görülmektedir. Kadın ve erkek ayrımı yapılmadan bireylerin eğitime katılmaları özellikle de kadınların eğitiminin arttırılması oldukça önemlidir. Bu çalışmanın amacı, 2019 yılı Türkiye İstatistik Kurumundan elde edilen göstergelere ilişkin veriler kullanılarak toplumsal cinsiyet olgusu temelinde, Türkiye'de 81 il bazında kadın ve erkeklerin ortaöğretimde okullaşma, lise ve üniversite mezunu oranının sosyo-ekonomik göstergeler arasındaki ilişkisini mekânsal ekonometrik analiz ile incelemektir. Bu amaçla toplumsal cinsiyet olgusu ve iller arasındaki etkileşim daha iyi ortaya konacak ve özellikle eğitimin bir ülkenin kalkınmasındaki önemi dikkate alındığında bu çalışma bölgesel kalkınma literatürüne katkı sağlayacaktır. Çalışmada mekânsal ekonometrik analiz yönteminin seçilmesinin nedeni, iller arasında kadın ve erkeklerin eğitimi bakımından bir etkileşim olup olmadığını görebilmektir. Analizlerde mekânsal bağımlılık testleri yapılmış ve en uygun mekânsal ekonometrik modelin seçimi gerçekleştirilmiştir. Ardından mekânsal modeller tahmin edilmiş ve elde edilen bulgular yorumlanmıştır. Çalışmadan elde edilen bulgulara göre, illere ait kadın ve erkeklerin eğitim düzeyinin birbirine yakın olan yerlerde benzer değerler alması illerin birbirinden etkilendiğini göstermiştir.

Cinsiyet eşitsizliğiEkonometriEkonometrik analiz+4
Beyza Nur Ok
Manisa Celal Bayar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
DoktoraAçık ErişimTR

21. yüzyılda gelir eşitsizliği, yoksulluk ve ekonomik büyüme ilişkisi: Farklı gelir gruplarındaki ülkeler üzerine ampirik bir analiz

Bu çalışmada iktisat literatürü için geçmişten günümüze kadar oldukça önemli olan gelir eşitsizliği, yoksulluk ve ekonomik büyüme ilişkileri teorik ve ampirik olarak geniş bir perspektifle ele alınmıştır. Literatüre bakıldığında, konuyla ilgili birçok çalışma yapılmış olmasına rağmen kesin bir fikir birliğine varılamadığı görülmektedir. Konuyla ilgili temel problem, 21. Yüzyılda gelişmiş ülkelerde bile yoksulluğun ve gelir eşitsizliğinin her geçen gün giderek artmasıdır. Bu tez çalışmasının yapılmasının nedeni, bu önemli sorunun analizi ve çözüm yolları konusunda literatürde görülen görüş ayrılıklarının azaltılmasına bir katkıda bulunma arzusudur. Bu konunun seçilmesi; gelişmiş, gelişmekte ve gelişmemiş ülkelerin yoksulluk, gelir eşitsizliği ve ekonomik büyüme arasındaki ilişkilerini teorik ve ampirik geniş bir analizinin yapılması açısından oldukça önemlidir. Bu araştırmada yapılacak ampirik analizlerin sonuçlarına göre özellikle gelişmekte olan ve gelişmemiş ülkelerde yüksek düzeyde görülen gelir eşitsizliği ve yoksulluğun azaltılmasına yönelik çeşitli politika önerilerinin ortaya konulması hedeflenmiştir.Çalışmada yapılan ampirik analiz, 2000-2018 dönemine ait veriler baz alınarak panel veri yöntemiyle yapılmış olup, Dünya Bankası'nın Atlas Metodu kullanılarak gelişmiş, gelişmekte olan ve gelişmemiş ülkeler şeklinde belirlenen üç ülke grubu için ve üç farklı modelle yapılmıştır. Bu modellerde bağımlı değişken olarak gelir eşitsizliği Gini katsayısıyla, yoksulluk kafa sayısı endeksiyle, ekonomik büyüme de kişi başı milli gelirle temsil edilmiştir. Arthur Okun'un sefalet endeksi, insani gelişme endeksi ve demokrasi endeksi ise bağımsız değişkenler olarak seçilmiştir. Panel veri analizinde yatay kesit bağımlılık testi ve bunun sonucunda gerekli işlemler yapıldıktan sonra, verilere panel regresyon testi uygulanmıştır. Bu testler, gelir gruplarına ve modellere göre değişkenlerin etkisinin birbirinden farklı olduğunu göstermiştir. Daha sonra, modellerde yer alan bağımlı ve bağımsız değişkenler arasında kısa ve uzun dönemli ilişkilerin olup olmadığını tespit etmek için Durbin-Hausman eş bütünleşme testi yapılmış, değişkenler arasında kısa dönemli ilişkiler bulunmazken, bunların uzun dönemde ilişkili oldukları görülmüştür. Son olarak, değişkenler arasındaki nedensellik ilişkilerini göstermek amacıyla Dumitrescu-Hurlin nedensellik testi yapılmış ve aralarında tek ve çift yönlü nedensellikler olduğu tespit edilmiştir. Bu tez çalışması, genel olarak, 21. Yüzyılın küreselleşen Dünyasında gelişmemiş ve gelişmekte olan ülkeler yanında gelişmiş ülkelerde de gelir eşitsizliği ve yoksulluk sorununun derinleştiği ortaya çıkmıştır. Elde edilen sonuçlara göre, gelişmekte olan ve gelişmemiş ülkelerde kişi başına milli gelirin arttırılması, hukuka bağlılığın ve demokrasinin güçlendirilmesi, insani gelişme endeksini yükseltici reformlar ve iyileştirmelerin yapılması, sefalet endeksi bileşenlerinde yer alan işsizliğin ve enflasyonun düşürülmesi gibi tedbirlerle yoksulluk ve gelir eşitsizliğinin azaltılabileceği sonucuna varılmıştır. Gelişmiş ülkelerde; kişi başına milli gelir ve insani gelişme endeksinin gelir eşitsizliklerini azalttığı, enflasyon ve işsizlikte görülen artışların ise gelir eşitsizliğini ve yoksulluğu olumsuz bir şekilde etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Gelişmiş ülkelerde Gini katsayısında ve sefalet endeksinde görülen artışlar kişi başına milli geliri azaltırken, insani gelişme endeksinin yükselmesinin kişi başı milli geliri arttırdığı ortaya çıkmıştır. Ayrıca, gelişmekte olan ve gelişmemiş ülkelerde kişi başına milli gelir artışlarının gelir eşitsizliği ve yoksulluğun azaltılmasında önemli bir faktör olduğu sonucuna da ulaşılmıştır. Bu tez çalışmasının analiz sonuçlarının literatürdeki diğer çalışmalarla uyumlu olduğu görülmüştür. Bu sonuçlar ışığında, gelişmiş, gelişmekte olan ve gelişmemiş ülkeler için zenginlerden daha çok fakirlerden daha az alınan kademeli bir vergi sistemi, negatif gelir vergisi politikası, transfer ödemeleri ve sosyal yardım politikaları, enflasyonla mücadele ve istihdamı arttıcı kamu politikaları, tarım ve toprak reformu, bireylerin beşeri sermayelerini arttırıcı eğitim harcamalarına verilen desteğin arttırılması, çağa uygun modern bir hukuk sistemi, yolsuzlukla mücadele politikaları ve robot vergisi gibi gelir eşitsizliği ve yoksulluğu azaltıcı, iktisadi büyümeyi arttırıcı birçok ekonomik, sosyal, politik ve kurumsal politika önerilerinde bulunulmuştur.

21. yüzyılEkonomi politikalarıEkonomik büyüme+5
Fırat Cem Doğan
Hasan Kalyoncu University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'deki gelir dağılımı eşitsizliğinin Türkiye'nin büyüme oranlarına etkisi

Gelir dağılımı, bir ülkede belirli bir dönemde meydana getirilen milli gelirin o ülkede yaşayan kişiler ya da üretimde görev alan üretim faktörleri arasındaki dağılımını ifade etmektedir. Gelir dağılımında adaletin sağlanması ve eşitsizliğin önlenmeye çalışılması uzun yıllardır Türkiye'de üzerinde durulan bir sorundur. Çünkü gelişmekte olan ülkelerdeki gelir dağılımındaki dengesizlik sosyal ve ekonomik sorunların kaynağını oluşturmaktadır. Bu çalışma iktisat politikasının temel amaçlarından biri olan adil gelir dağılımı konusuna dikkat çekmek ve Türkiye'de gelir dağılımı eşitsizliğinin büyüme oranları üzerine etkisi olup olmadığını göstermek amacıyla hazırlanmıştır. Bu perspektifle çalışmanın birinci bölümünde gelir dağılımının kavramsal ve kuramsal çerçevesi incelenerek, ikinci bölümünde Türkiye'de gelir dağılımı türleri, 1980- 2013 yılları arasında ölçülen verilere ve Türkiye'nin dünya ülkeleri arasındaki durumuna yer verilmiştir. Üçüncü bölümünde ise 1980-2013 dönemi için Türkiye' de gelir dağılımı eşitsizliğinin büyüme ile arasındaki ilişkinin yönünü ve büyüklüğünü ortaya koyabilmek için ekonometrik uygulama yapılmıştır.

BüyümeEkonomik büyümeEşitsizlik+4
Özge Akay
Manisa Celal Bayar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Manisa kent merkezinde yaşayan kişilerde ayakta tanı ve tedavi hizmeti kullanımı ve etkili faktörlerin belirlenmesi

Amaç: Bu kesitsel çalışma kapsamında 2009 yılında Manisa kent merkezinde ayakta tanı ve tedavi hizmeti kullanımı ve hizmet kullanımı ile ilişkili faktörlerin değerlendirilmesi amaçlanmıştır.Gereç ve Yöntem: Manisa kent merkezi nüfusunu temsil eden 2979 hane halkı bireyine ?büyüklüğe orantılı küme örnek seçim yöntemi ile ulaşılmıştır. Veriler anketörler tarafından yüz yüze görüşme tekniği ile toplanmıştır. Araştırmanın bağımlı değişkenleri ?son 15 günde bir sağlık sorunu yaşama?, ?son 15 günde bir sağlık kurumuna ayakta tanı ve tedavi amacı ile başvurma? dır. Veriler SPSS for Windows 11,0 istatistik paket programında değerlendirilmiş, analizlerde ki kare testi, Kappa testi, tek yönlü varyans analizi (Bonferroni testi post hoc test olarak kullanılmıştır.) ve lojistik regresyon analizi kullanılmıştır.Bulgular: Hane halkı bireylerinde son on beş günde sağlık sorunu yaşama sıklığı %9,9, ayakta tanı ve tedavi hizmeti alma sıklığı %9,4'tür. Son 15 gün içinde sağlık sorunu yaşayanların %94,1'i bir sağlık kurumuna başvurmuştur. Son 15 günde sağlık kurumuna başvurma kadınlarda erkeklere göre 1,44 kat (1,11?1,86) (p<0,05), sağlık güvencesi olanlarda olmayanlara göre 2,22 kat (1,19?4,16) (p<0,05), kronik hastalığı olanlarda olmayanlara göre 2,59 kat (1,84?3,65) (p<0,05) daha fazladır. Son 15 gün içinde sağlık kurumuna başvuranların %49,1'i devlet hastanesine, %29,2'si aile sağlığı merkezine, %10,1'i üniversite hastanesine, %0,9'u muayenehaneye, %10,1'i özel bir hastaneye başvurmuştur.Sonuç: Araştırmanın sonuçları sağlık güvencesi olmayanlar aleyhine ayakta tanı ve tedavi hizmetlerinin ulaşılabilirliği açısından eşitsizlik bulunduğunu göstermektedir. Bu konuda toplumun tümünü kapsayacak bir sağlık güvencesi sisteminin geliştirilmesi önerilebilir.Anahtar sözcükler: Ayakta tanı ve tedavi, sağlık sigortası, eşitsizlik, cinsiyet, kronik hastalık, bekleme süresi

Ayaktan tedaviCinsel kimlikEşitsizlik+6
Celalettin Çevik
Manisa Celal Bayar University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Eğitim eşitsizliklerinin sınıf içi pratiklere ve öğrencilerin gelişim alanlarına yansımaları

Toplumsal eşitsizlikler, toplumsal bir alan olan eğitim alanını da etkilemektedir. Eğitim alanının iki önemli aktörü olan öğrenci ve öğretmenler, söz konusu eşitsizliklerden yoğun bir şekilde etkilenmektedir. Bu amaçla araştırmada eğitim eşitsizliklerinin sınıf içi pratiklere ve öğrenci gelişim alanlarına yansımaları incelenmiştir. Araştırma kapsamında 2021-2022 eğitim öğretim yılında Düzce ilinde çeşitli okul türü ve kademesinde görev yapan 25 öğretmen ile yarı yapılandırılmış görüşme formu ile görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Araştırmada toplanan veriler, içerik analizine ve yorumlayıcı fenomenolojiye tabi tutularak çözümlenmiştir. Araştırmada sınıf ortamında dezavantajlı konumda yer alan parçalanmış aile mensubu, engelli, gelişim geriliği olan, okul dışında çalışmak zorunda kalan, yoksul ve yoksun bırakılmış çocukların sınıf içi pratiklere katılımlarına ve gelişim alanlarındaki durumlarına odaklanılmıştır. Araştırma sonucunda dezavantajlı öğrencilerin ailelerinden miras edindikleri kümülatif sermaye hacminin yetersizliği nedeniyle sınıfa ve okula uyum sağlayamadıkları, düzen bozucu ve kural tanımaz davranışlar gösterdikleri, öğrenme-öğretme faaliyetlerine aktif katılamadıkları, akademik ve kişilik gelişim alanları başta olmak üzere tüm gelişim alanlarında akranlarına göre gelişim süreçlerinin negatif ve ağır seyrettiği sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca öğretmenlerin sınıf içerisinde eşitsizlikler ile mücadelede zorlandıkları da tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Kültürel sermaye, kümülatif sermaye, toplumsal eşitsizlik, eğitim eşitsizliği, dezavantajlı öğrenciler

Dezavantajlı gruplarEğitici gelişim programıEğitim+6
Abdulgazi Kaymaz
Düzce University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Konveks fonksiyonlar için olan eşitsizlik kestirimleri

Bu tez çalışması konveks fonksiyonlar ile ilişkili olan bazı önemli eşitsizliklerin kestirimleri üzerine olacaktır. Bu tez beş bölüm olarak hazırlanmış olup bu çalışmanın birinci bölümü giriş niteliğinde olup ikinci bölümde tezin hazırlanmasında kullanılan bazı tanım, teoremler ve önemli eşitsizlikler verilmiştir. Üçüncü bölümde Simpson eşitsizliği ve bunun bir takım uygulamaları incelenmiştir. Dördüncü bölümde ölçülebilir uzayın bölümleri için Jensen eşitsizliği incelenmiştir. Tezin son kısmı olan beşinci bölümde ise bazı sonuçlar ispatlanmış ve sonraki çalışmalar için öneriler verilmiştir.

EşitsizlikHermit polinomlarıKonveks fonksiyonlar
Meryem Güzelyurt
Düzce University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
DoktoraAçık ErişimTR

Genelleştirilmiş kesirli integraller yardımıyla iki değişkenli fonksiyonlar için yeni eşitsizlikler

Bu tez altı bölümden oluşmaktadır. İlk bölüm tezle ilgili literatürdeki çalışmaları içermektedir. İkinci bölümde, bu tezde kullanılacak bazı temel tanım ve teoremler, bazı temel eşitsizlikler ve kesirli integral tanımları sunulmuştur. $L_{\infty}$ ve $L_{p}$ uzaylarına ait fonksiyonlar kullanılarak, iki değişkenli fonksiyonlar için genelleştirilmiş kesirli integralleri içeren bazı Trapezoid ve Ostrowski tipli eşitsizler sırasıyla üçüncü ve dördüncü bölümde ispatlanmıştır. Beşinci bölümde, sınırlı kısmi türevli fonksiyonlar yardımıyla genelleştirilmiş kesirli integraller için yeni Trapezoid ve Ostrowski tipli eşitsizlikler elde edilmiştir. Son olarak altıncı bölümde, tezde yapılan çalışmalar özetlenmiş ve sonraki çalışmalar için bazı önerilen verilmiştir.

EşitsizlikGenelleştirilmiş türevlerKesirli integraller+1
Kubilay Özçelik
Düzce University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bazı integral eşitsizliklerin aralık değerli fonksiyonlar yardımıyla genelleştirilmesi

Bu tez çalışmasında, aralık değerli LR-konveks fonksiyonlar ele alınmış ve bu fonksiyonlar için uyumlu kesirli integral operatörlerine dayalı, yeni eşitsizlikler elde edilmiştir. Tez dört bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde eşitsizliklerin, konveks küme ve fonksiyonların, kesirli integral tanımlarının, aralık analizinin ve aralık değerli LR-konveks fonksiyonların tarihsel gelişim süreci anlatılmıştır. İkinci bölümde, tezde kullanılacak temel tanım ve teoremlere yer verilmiş, hem reel değerli hem de aralık değerli fonksiyonlar için gerekli ön bilgiler sunulmuştur. Üçüncü bölümde, aralık değerli LR-konveks fonksiyonlara ilişkin olarak uyumlu kesirli integral operatörleri yardımıyla yeni eşitsizlikler elde edilmiş ve uygun seçimler yapıldığında yeni sonuçlara ulaşılmıştır. Ayrıca parametrelerin özel seçimleri ile literatürdeki bazı çalışmaların genelleştirildiği görülmektedir. Dördüncü ve son bölümde ise tez boyunca ulaşılan sonuçlar özetlenmiş ve ileride yapılabilecek çalışmalara yönelik bazı öneriler sunulmuştur.

EşitsizlikKesirli analizKonveks fonksiyonlar+1
Ömer Ustaoğlu
Düzce University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Eşitsizlikler konusunun öğretiminde problem kurma yaklaşımının akademik başarıya etkisi

Bu araştırmanın genel amacı, problem kurma yaklaşımının öğrencilerin akademik başarısına etkisini incelemektir. Araştırma, 2014-2015 Eğitim Öğretim yılının ikinci döneminde, Kastamonu ili merkez ilçesinde Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı faaliyet gösteren bir devlet okulunun sekizinci sınıfında öğrenim gören toplam 39 öğrenci ile yürütülmüştür. Çalışmada, ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel desen modeline göre gerçekleştirilmiştir. Yansız atama ile belirlenen iki sınıftan biri deney grubu (n=19), diğeri ise kontrol grubu (n=20) olarak seçilmiştir. Araştırmada deney grubunun yer aldığı dersler problem kurma yaklaşımına dayalı planlara göre problem çözme ve kurmayı içeren etkinlikler ile yürütülmüşken, kontrol grubuna ise deney grubundaki problemler çözdürülmüştür. Araştırmada nicel veriler, öğrencilerin akademik başarısını ölçmek için geliştirilen akademik başarı ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Ayrıca deney grubu öğrencilerinin problem kurma yaklaşımına yönelik görüşlerini incelemek amacıyla da yarı-yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen nicel veriler gerekli istatistikî teknikler belirlenerek SPSS (Statistical Package for Social Sciences) paket programı yardımı ile analiz edilmiştir. Görüşmelerden elde edilen veriler ise içerik analiz yaklaşımı ile ele alınmıştır. Araştırma sonucunda, araştırma¬ya katılan deney ve kontrol grubu öğrencilerinin akademik başarı testinden aldıkları test puanları arasında manidar bir farklılaşma olmadığı belirlenmiştir [t(37)= 1,963, p>.05]. Ancak deney grubunda yer alan öğrenciler problem kurma yaklaşımına dayalı etkinliklere yönelik olumlu görüş bildirmişlerdir.

Akademik başarıEşitsizlikMatematik öğretimi+2
Raşit Güzel
Kastamonu University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Küreselleşmenin gelir dağılımı eşitsizliğine ve yoksulluğa etkisi

Küreselleşme kavramı günümüzde oldukça yaygın olarak kullanılmaktadır. 1980'li yıllardan sonra küreselleşme olgusu ekonomik, sosyal, siyasi ve kültürel alanlarda hem gelişmiş hem de gelişmekte olan tüm ülkeleri önemli düzeyde etkilenmiştir. Küreselleşmenin etkisi ile ilgili olarak en çok tartışılan alanların başında gelir dağılımı eşitsizliği ve yoksulluk gelmektedir. Kimilerine göre küreselleşme gelir dağılımı eşitsizliği ve yoksulluğu azaltırken kimilerine göre ise gelir dağılımı eşitsizliği ve yoksulluğu arttıran bir süreçtir. Bu bağlamda çalışmanın amacı, Küreselleşme sürecinin dünya ülkelerindeki gelir dağılımı adaletsizliği ve yoksulluğa etkisini ortaya koymaktır. Bu amaca ulaşmak için öncelikle çalışmanın ana temaları olan küreselleşme, yoksulluk, gelir dağılımı adaletsizliği konuları irdelenmiş daha sonra küresel ölçekte yoksulluk ve gelir eşitsizliğinin genel görünümü ele alınmıştır. Çalışmanın uygulama kısmında ise 151 dünya ülkesi ile ilgili istatistiksel analizlere yer verilmiştir. Bu analizler sonucunda genel anlamda küreselleşme düzeyi arttıkça ülkelerdeki yoksulluk ve gelir dağılımı eşitsizliğinin azaldığı, beşerî kalkınma düzeyinin arttığı tespit edilmiştir.

EşitsizlikGelir dağılımıGelir dağılımı politikaları+3
Zübeyde Tuğçe İren
Kastamonu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ortaokul eğitim hizmetlerinde fırsat eşitsizliğinin kamu ve özel kurumlar açısından incelenmesi: Kastamonu örneği

Eğitimde fırsat eşitsizliği kavramı; ekonomik, sosyal ve politik boyutları ile geniş bir çalışma alanıdır. Eğitimde fırsat eşitsizliği konusunda özellikle ailelerin gelir düzeyleri, bölgeler arası farklılıklar, kültürel seviye ve devletin sağlamış olduğu imkânlar büyük rol oynamaktadır. Bu çalışmada Türkiye'deki eğitim kavramı ve fırsat eşitliği/eşitsizliği ile ilgili kavramsal çerçeve verildikten sonra eğitimde fırsat eşitsizliğinin incelenmesi amaçlanmaktadır. Konunun büyük bir araştırma alanı olduğundan ve sınırlılıklarından dolayı Kastamonu ilinde seçilen ortaokul seviyesindeki öğrenciler üzerinde çalışılmıştır. Özel okullardaki öğrenci sayısının son dönemde giderek artması sonucu devlet ve özel okullardaki fırsat ve imkânları inceleme fırsatı doğmuştur. Öğrencilere ailevi/bireysel imkânlar ve okulun sunduğu imkânlar sorularak anket çalışması uygulanmış olup sonuçlar frekans ve korelasyon analizi ile yorumlanmıştır. Bulgulara göre bölgesel, ekonomik, farklılıklar, ailenin sağladığı imkânlar ile en önemlisi okulun sağladığı imkânların öğrenci başarılarında etkili olduğu görülmüştür. Bireysel imkânlar ve fırsatlardan çok, okulun sağladığı imkânların başarıyı etkilediği görülmüştür. Fırsat eşitsizliğinin etkenleri arasında derecelendirme yapılmak istenirse ebeveynlerin ekonomik ve kültürel özellikleri, okulların sunduğu imkânlar ve öğrencinin yaşam bölgesi sıralanabilir. Anahtar Kelimeler: Eğitim, Fırsat Eşitsizliği / Eşitsizliği, Kastamonu, Ortaokul, Devlet Okulu, Özel Oku

EğitimEğitim hizmetleriEşitsizlik+5
Selman Gökkaya
Kastamonu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Eşitsizlik ve karşılanmayan sağlık ihtiyaçları: Türkiye sağlık araştırması verilerinden kanıtlar

Amaç: Bu çalışmanın amacı, sosyo-ekonomik faktörlerin karşılanmayan sağlık ihtiyaçları üzerindeki etkilerini belirlemektir. Yöntem: Analizde kullanılan değişkenler 2010,2012, 2014 ve 2016 yılına ait "TÜİK Sağlık Araştırması" mikro veri setinden elde edilmiştir. Farklılık ve etki analizleri yapılmıştır. Depresyon hastalığı ve sosyo-ekonomik değişkenlerin karşılanmayan sağlık ihtiyaçlarını etkileme derecesini tespit etmek için bir model kurulmuştur. Modellerin analizinde Binary Logit Regresyon analizi kullanılmıştır. Bulgular: Karşılanmayan sağlık ihtiyaçlarının alt kategorileri (randevu alma süresinin çok uzun olması, uzaklık ya da ulaşım problemleri ve ödeme güçlüğüne bağlı karşılanmayan sağlık ihtiyaçları), yıllara ve sosyodemografik değişkenlere göre farklılık arz etmektedir. Yaş, gelir, sağlık güvencesine sahip olmak, cinsiyet, medeni durum, eğitim, çalışma durumu, genel sağlık durumu, bedensel ağrı durumu ve depresyon gibi faktörler, karşılanmayan sağlık ihtiyaçlara en çok etki eden faktörlerdir. Karşılanmayan sağlık ihtiyaçlarının neden olduğu sağlıkta eşitsizliklerden en çok dezavantajlı gruplar (kadınlar, işsizler, eğitim ve gelir düzeyi düşük olanlar, sağlık güvencesi olmayanlar) etkilenmektedir. Sonuç: Bu çalışma ile elde edilen sonuçlar, araştırmacılara, politika yapıcılara ve sağlık yöneticilerine kanıta dayalı bilgiler sunmuştur. Anahtar Kelimeler: Sağlık, Eşitsizlik, Sağlıkta Eşitsizlik, Karşılanmayan Sağlık İhtiyacı

EşitsizlikKarşılanmayan sağlık ihtiyacıRegresyon analizi+6
Gülşen Genç
Düzce University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
DoktoraAçık ErişimTR

İlköğretimde öğrenci başarısında okullar arası eşitsizliklerin analizi

Araştırmada, akademik başarı yönünden ilköğretim okulları arasındaki eşitsizlik durumunu analiz etmek ve ülke düzeyinde okullar arası başarı farkını azaltacak düzenlemeleri belirlemek amaçlanmıştır. Bu amaç kapsamında, 2010 SBS okul ortalamaları ve PISA çalışmalarının bulguları ile yarı yapılandırılmış görüşme formuyla elde edilen veriler kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu AÇEV, EĞİTİM-SEN, EĞİTİM-BİR-SEN, ERG, EYEDDER, EYUDER, Türkiye Özel Okullar Birliği Derneği, TED, TEGV, TEV, TÜRK-EĞİTİM-SEN ve TEMSEN temsilcileri oluşturmuştur.Nicel ve nitel araştırma yaklaşımına göre tasarlanan araştırmada, iller ve okullar arası farklılığın incelenmesi için aritmetik ortalama, standart sapma, varyans analizi kullanılmıştır. Türkiye genelinde, okulların başarı dağılımında eşitsizliğin gösterilmesi için ise Lorenz eğrisi oluşturulmuş ve Gini katsayıları hesaplanmıştır. Okullar arası eşitsizliklerin azaltılmasına yönelik çözüm önerileri de betimsel analizle incelenmiştir.Araştırma sonucunda, başarı dağılımında iller arası farklılıklar olmakla birlikte, iller içinde okullar arası başarı farklılığının iller arası farklılıktan çok daha geniş boyutta olduğu görülmüştür. Çalışma grubuna göre, ilköğretim basamağında okullar arası başarı farklılıklarını azaltabilmek için kamu kaynak dağılımı, öğretmen eğitimi, öğretmen değişim hızı, aile eğitimi, erken çocukluk eğitimi, okul-aile işbirliği, eğitim sistemi üzerindeki sınav baskısı, öğretim liderlerinin yetiştirilmesi, değerlendirme ve takip sistemi kurulması alanlarında düzenlemelerin yapılması gerekmektedir. Katılımcılar, anlık faydalar yerine uzun vadeli çözüm sunacağı gerekçesi ile bu düzenlemelerden öğretmen eğitimine, okul öncesi eğitime ve okulların özelliklerine göre kaynak dağılımına öncelik verilmesini önermektedirler.

Akademik başarıBaşarıEğitim+9
Emine Önder
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2012
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Doğrusal denklemler ve eşitsizlikler konusunun öğretiminde probleme dayalı öğrenme yaklaşımının öğrenci başarısına ve tutumuna etkisi

Bu araştırmada Doğrusal Denklemler ve Eşitsizlikler konusunun öğretiminde Probleme Dayalı Öğrenme yaklaşımının sekizinci sınıfta öğrenim gören öğrencilerin başarısına ve tutumuna olan etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu doğrultuda ön-test ve son-test kontrol gruplu deneysel desen modeli uygulanmış ve aşağıdaki sorulara cevap aranmıştır. 1.Doğrusal Denklemler ve Eşitsizlikler konusunun öğretiminde Probleme Dayalı Öğrenme yaklaşımının kullanıldığı "Deney grubu" ve güncel öğretim programının kullanıldığı "Kontrol grubu" öğrencilerinin ön-testten aldıkları başarı puanları ve Matematik tutum ortalamalarında istatistiksel olarak anlamlı bir fark var mıdır? 2. Doğrusal Denklemler ve Eşitsizlikler konusunun öğretiminde Probleme Dayalı Öğrenme yaklaşımının kullanıldığı "Deney grubu" ve güncel öğretim programının uygulandığı "Kontrol grubu" öğrencilerinin son-testten aldıkları başarı puanları ve Matematik tutum ortalamalarında istatistiksel olarak anlamlı bir fark var mıdır? 3. Doğrusal Denklemler ve Eşitsizlikler konusunun öğretiminde güncel öğretim programının kullanıldığı "Kontrol grubu" öğrencilerinin ön-testten ve son-testten aldıkları başarı puanları ve Matematik tutum ortalamalarında istatistiksel olarak anlamlı bir fark var mıdır? 4. Doğrusal Denklemler ve Eşitsizlikler konusunun öğretiminde Probleme Dayalı Öğrenme yaklaşımının uygulandığı "Deney grubu" öğrencilerinin ön-testten ve son-testten aldıkları başarı puanları ve Matematik tutum ortalamalarında istatistiksel olarak anlamlı bir fark var mıdır? Araştırma örneklemini Bitlis'in Merkez ilçesinde bulunan bir ortaokulda öğrenim görmekte olan 33 öğrenci oluşturmaktadır. Kontrol grubunda; öğretim programına uyularak işlenirken, deney grubunda ise Probleme Dayalı Öğrenme yöntemi dikkate alınarak öğretim programları bir problem senaryoları ile işlenmiştir. Dersler, 3 hafta sürecince işlenmiştir. Araştırmada öğrencilerin başarılarını ölçmek amacıyla Matematik Başarı Testi, derse karşı olan tutumlarını ölçmek amacıyla da Matematik Tutum Ölçeği kullanılmıştır. Elde edilen veriler SPSS (Statistical Package for Social Sciences) 25 paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmada elde edilen bulgular şunlardır: Probleme Dayalı Öğrenme yaklaşımı ile ders işlenen deney grubu ile mevcut öğretim programı ile ders işlenen kontrol grubuna yapılan Matematik Başarı Testinde iki grup arasında anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Ayrıca yapılan Matematik Tutum Ölçeğinde deney grubu ve kontrol grubu arasında deney grubu lehine anlamlı bir fark görülmüştür.

DenklemlerDoğrusal denklemlerEşitsizlik+7
Aybüke Kara
Fırat University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2020
00

İlgili konular