İnovasyon

200 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin liderlik tipleri ve inovasyonel yaklaşımlarının incelenmesi

Bu çalışma öğretmenlerin liderlik tipleri ile inovasyonel yaklaşımları belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırma Osmaniye ilinin Kadirli ilçesinde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı olarak çalışan beş farklı branştaki öğretmenlerin katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya katılan öğretmenlerin 103'ü kadın 136'sı erkek olmak üzere toplam 239 kişi çalışmaya katılmıştır. Veri toplama aracı olarak demografik özellikleri belirlemek amacıyla araştırmacı tarafından hazırlanmış kişisel bilgi formu, liderlik tarzlarını belirlemek amacıyla Yiğit (1996) doktora tezinde kullandığı, orijinal hali Hemphill ve Coons tarafından hazırlanan, Andrew W. Halpin ve B. J. Winer tarafından geliştirilen "Liderlik Davranışlarını Betimleme Anketi", Ergun tarafından türkçeye uyarlanmış 33 soruluk liderlik tarzları ölçeği kullanılmıştır. Araştırmada kullanılan diğer ölçeği ise Çavuş (2006) 'un doktora tezinden alınan inovasyon ölçeğidir. Ölçeklerin geçerlilik ve güvenilirlik çalışması Bayram (2013) tarafından yapılmış Cronbach's Alpha değerlerin 0,60'ın üzerinde olduğu görülmüştür. Öğretmenlerin branş dağılımları Beden Eğitimi ve Spor Öğretmeni, Türkçe Öğretmeni, Matematik Öğretmeni, İngilizce Öğretmeni ve Sınıf Öğretmeni olarak belirlenmiştir. Araştırmada katılımcıların otokratik, demokratik, hümanist, bürokratik ve karizmatik liderlik türleri ile inovasyon arasında Kolerasyon testi sonuçlarında pozitif yönlü, anlamlı bir ilişkinin olduğu tespit edilmiştir. Liderlik türlerinin inovasyon üzerindeki etkisini belirlemek amacıyla yapılan regresyon testi sonuçlarında değişkenler arasında anlamlı bir farklılığın olduğu, bu farklılığın ise otokratik, demokratik ve hümanist liderlik türleri olduğu tespit edilmiştir. Bürokratik ve karizmatik liderlik türlerinin inovasyon üzerinden anlamlı bir etkisinin olmadığı tespit edilmiştir

Akademik liderlikKendi kendine liderlikLiderlik+5
Abdurrahman Topal
Hatay Mustafa Kemal University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

İnovasyonun ihracat ve büyümeye etkisi: Türkiye örneği

Ülkelerin uluslararası ticarette rekabet edebilmesi için, inovasyon faaliyetlerine ağırlık vermeleri elzem hale gelmiştir. Bu çalışmada, Türkiye' deki inovasyonun ihracata ve reel GSYH' ye olan etkisi araştırılmıştır. Çalışmanın ekonometrik bölümünde 1988-2018 dönemini kapsayan yıllık verileriyle inovasyonun, ihracata ve büyümeye olan etkisi analiz edilmiştir. Değişkenlere sırasıyla birim kök testleri uygulanmış, hepsinin aynı mertebeden durağan olduğu sonucuna varılmıştır. Johansen eşbütünleşme testi uygulanmış, inovasyon değişkeni olarak yurt içi patent başvuruları ve yurt dışı patent başvuruları alınmış ve uzun dönem ilişkisinin varlığı tespit edilmiştir. Elde edilen neticelere göre, yurt içi patent başvurularının ve yurt dışı patent başvurularının ihracata ve büyümeye olan etkisi negatif olduğu sonucuna varılmıştır. Daha sonra EngleGranger eşbütünleşme testi uygulanmış: İnovasyon değişkeni olarak toplam patent başvuruları ve toplam ticari marka başvuruları alınmıştır. Değişkenler arasında herhangi bir ilişki tespit edilememiştir. Analize kontrol değişkenler eklenerek tekrardan Engle- Granger eşbütünleşme testi yapılmıştır. Test sonuçlarında toplam ticari marka başvurularının ihracata ve reel GSYH' ye etkisinin ise pozitif yönde olduğu tespit edilmiştir.

Ekonomik büyümeEkonomik etkiGayri safi yurtiçi hasıla+3
Fehmi Faruk Tatoğlu
Hatay Mustafa Kemal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Mimarların teknolojik inovasyona yaklaşımında kuşaklararası farklılıkların etkisinin araştırılması

Günümüzde teknoloji, inovasyon ve teknolojik inovasyon kavramlarının önemi mimarlık alanında da giderek artmaktadır. Mimarlık pratiği açısından teknolojik inovasyonun sağlayacağı avantajlardan fayda elde edebilmek için teknolojik inovasyonun kullanım düzeyi, kabul edilmesi, benimsenmesi ve yaygınlaşması sürecinin araştırılması ve bu sürece kuşak farklılıklarının etkisinin irdelenmesi gerekmektedir. Bu amaçla tez çalışmasında nicel (kantitatif) araştırma yönteminden yararlanılmıştır. Tez kapsamında; katılımcıları tanıtıcı bilgiler, teknolojik inovasyonun; kullanım düzeyi, kabul edilmesi, benimsenmesi ve yaygınlaşması olmak üzere beş bölümden oluşan anket hazırlanmıştır. Araştırma soruları çerçevesinde üç adet hipotez oluşturulmuştur: Bunlar; (Hipotez 1) Y kuşağı, teknolojik inovasyonun iş süreçlerini kolaylaştırdığını düşünmekte ve bu araçları diğer kuşaklara göre daha yaygın şekilde kullanmaktadır. (Hipotez 2) BB ve X kuşağı teknolojik inovasyona olumsuz yaklaşmakta ve bu araçların maliyeti artırarak, iş sürecini zorlaştırdığını düşünmektedir. (Hipotez 3) Y kuşağının yönetici olduğu mimarlık ofislerinde teknolojik inovasyon araçlarına göreceli olarak daha çok yatırım yapılmaktadır. Araştırma sonucunda; Hipotez 1 reddedilmiş, Hipotez 2 kabul edilmiş, Hipotez 3 ise kısmen kabul edilmiştir. Yapılan araştırma göstermektedir ki; BB kuşağının teknolojik inovasyonun kullanımı, kabulü, benimsenmesi ve yaygınlaşmasındaki katkısı diğer kuşaklara oranla daha azdır. X kuşağının teknolojik inovasyonu kullanım düzeyi orta seviyelerde olmasına rağmen inovasyonu kabul etme, benimseme ve yaygınlaşması bakımından çekimser kalmayı tercih etmektedir. Z ve Y kuşağının ise teknolojik inovasyonu iyi düzeyde kullandığı, kabulü ve yaygınlaşması sürecinde etkili olduğu görülmektedir. Ancak firma sahibi/ortağı olarak X ve BB kuşaklarının mimarlık ortamında çoğunluğu oluşturması, Y Kuşağının teknolojik inovasyonun yaygınlaşması konusundaki etkisini azaltmaktadır. Yapılan araştırmanın sonuçları, teknolojik inovasyonun mimarlık ofislerindeki kullanım düzeyinin istenen seviyelere ulaşamamasını kısmen açıklamaktadır.

KuşaklarTeknolojiİnovasyon
İrem Oy
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Bilgi ekonomisinde inovasyonun önemi ve büyümeye etkisi: Seçilmiş OECD ülkeleri üzerine analizi

-1990 yılı ve sonrasında teknolojide yaşanan gelişmelerin de etkisiyle bilgi ekonomisi kavramı önem kazanmaya başlamıştır. Ülkelerin gelişmişlik seviyelerini göstermede önemli bir kıstas haline gelen bilgi ekonomisinin belirli göstergeleri vardır. Bu göstergelerden bazıları bilgi ve iletişim teknolojilerine yapılan yatırımlar, yükseköğretime kayıtlı öğrenci sayıları, internet erişim sayıları ve inovasyondur. Bilgi ekonomisinin temel bir unsuru olan inovasyon bir ülkenin bilgi ekonomisi haline gelmedeki en önemli yapı taşı olarak görülebilir. İnovasyon genel olarak bir firmanın ya da işletmenin kendi üretmiş olduğu ürünü eskitmesi yani daha iyisini daha kalitelisini üretmesi çabasıdır. İnovasyon firma ya da işletmelerin piyasadaki sürdürülebilirliklerinin (kalıcı olmalarının) en önemli belirleyicisidir. Bilgi ekonomisi olma yolunda bilgiye, teknolojiye ve en önemlisi de inovasyona yatırım yapan ülkelerin ekonomik yapısı da bundan pozitif yönde etkilenecek ve ekonomik büyüme yaratacaktır. Bu çalışmada bilgi ekonomisinin temel bir unsuru olarak görülen inovasyonun büyüme üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Yapılan çalışmada 2000-2015 dönemine ait ABD, Belçika, Kanada, Çek Cumhuriyeti, Estonya, Fransa, Hollanda, İngiltere, İrlanda, Japonya, Güney Kore, Litvanya, Portekiz, Slovakya ve Türkiye olmak üzere 15 OECD ülkesine ait AR-GE harcamaları, araştırmacı sayıları, patent sayıları ve bilimsel yayın sayılarının yıllık verileri kullanılmıştır. Yöntem olarak Panel Veri Regresyon Analizi uygulanmıştır. Analiz sonucuna göre bağımlı değişken olan ekonomik büyümenin, bağımsız değişken olan AR-GE harcamaları, araştırmacı sayıları, patent sayıları ve bilimsel yayın sayılarına yapılan yatırımlar sonucunda etki düzeyinin anlamlı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Bilgi ekonomisiBilgi toplumuEkonomik büyüme+4
Esma Erdal
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Örgütsel sosyal sermaye, kültürel sermaye, inovasyon ve örgütsel bağlılık arasındaki ilişkinin incelenmesi: GAP bölgesinde faaliyet gösteren 3, 4 ve 5 yıldızlı otel işletmelerinde bir araştırma

Bu araştırmada örgütsel sosyal sermaye ve kültürel sermayenin inovasyon üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Araştırmada ayrıca inovasyonun örgütsel bağlılığa olan etkisi irdelenmiştir. Bununla birlikte araştırmada örgütsel sosyal sermayenin örgütsel bağlılık ve kültürel sermaye üzerindeki etkisinde inovasyonun aracılık etkisi incelenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu GAP bölgesinde yer alan 3, 4 ve 5 yıldızlı otel işletmelerinin sahip ve yöneticileri oluşturmaktadır. Bu kapsamda 490 anket formu e-posta yoluyla otellere gönderilmiş, 420 anketten geri dönüş olmuştur. 43 anketin hiç doldurulmadığı ya da araştırma için gerekli veri setine sahip olmadığı görülmüş ve araştırmadan çıkartılmıştır. Araştırmanın analizleri 377 anket formu üzerinden gerçekleştirilmiştir. Araştırmada, örgütsel sosyal sermayenin ve kültürel sermayenin inovasyon üzerinde anlamlı pozitif etkisi olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmada ayrıca inovasyonun örgütsel bağlılık ve örgütsel bağlılığın tüm alt boyutları üzerinde anlamlı pozitif etkisi olduğu görülmüştür. Araştırmada, örgütsel sosyal sermayenin ve kültürel sermayenin hiçbir alt boyutunun inovasyon üzerinde anlamlı ve pozitif etkiye sahip olmadığı sonucu ortaya çıkmıştır. Araştırmada son olarak inovasyonun aracılık etkisine yönelik oluşturulan hipotezler test edilmiştir. Buna göre örgütsel sosyal sermayenin örgütsel bağlılık üzerindeki etkisinde inovasyonun aracılık etkisi olduğu sonucu elde edilmiştir. Ayrıca örgütsel sosyal sermayenin kültürel sermaye üzerindeki etkisinde inovasyonun aracılık etkisi olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Örgütsel Sosyal Sermaye, Kültürel Sermaye, İnovasyon, Örgütsel Bağlılık

GAP bölgesiKültürel sermayeOtel yöneticileri+4
Merve Kaplan
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

İnovasyon kültürü, rekabet stratejileri ve firma yeteneklerinin işletme performansına etkisi

Ekonomik sistem değişiklikleri, küreselleşme, bilgi iletişim teknolojisindeki gelişmeler, tüketicilerin talep yapısının değişmesine ve çeşitlenmesine yol açmıştır. Bu durum işletmelerin, kendi müşterilerinin isteklerini karşılamak ve onlara en iyi hizmeti sunmak için rakip işletmeler ile yoğun bir rekabet ortamına girmesine neden olmuştur. Rekabet, kısa sürede ulusal sınırların ötesine geçmiş, bu nedenle yeni bir küresel ekonomik yapının doğmasına ve bu yapı içerisindeki firmaların farklı stratejiler geliştirmesine zemin hazırlamıştır. İşletmeler, varlıklarını devam ettirmek ve rakiplerinin önüne geçmek adına rekabetçi bir güç arayışı içerisinde hareket ederek, stratejiler üretmektedir. Rekabet stratejileri ile ilgili yaklaşımlar bu gücün meydana gelme durumunu çeşitli sebeplere bağlamıştır. Bu yaklaşımlardan birisi olan kaynak temelli yaklaşım, firmanın gücünün, örgütün sahip olduğu eşsiz ve kolay taklit edilemez yeteneklerden ve inovasyon kültüründen kaynaklandığını savunmaktadır. Bir diğer bakış açısı olan Endüstri temelli bakış ise, güç faktörünü, firmaların iç dinamiklerinden çok dış rekabetten dolayı yapması gereken bir zorunluluk olarak görmektedir. Mücadele edilen pazarda, üstün performans göstermenin yolunun farklılaşmaktan, maliyet liderliğinden veya bir pazar nişine odaklanmaktan geçtiğini ifade etmektedir. Farklı teorilerin düşüncelerini bir araya getiren bu çalışmanın amacı, firmaların inovasyon kültürünün ve rekabet stratejilerinin inovasyon yeteneklerine ve firma pazar performansına doğrundan ve dolaylı etkisini araştırmaktır. Aynı zamanda inovasyon yeteneklerinin de firma pazar performansına etkisini incelemeye çalışmaktır. Bu doğrultuda araştırma, Gaziantep Organize Sanayi Bölgesinde makine halısı üretimi faaliyetlerini sürdüren firmalar üzerinde gerçekleştirilmiştir.

Firma performansıFirmalarPazar performansı+6
Mehmet Pekmezci
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Organik tarım ve ekolojik inovasyon: Global Malmquist Luenberger Endeks yaklaşımı

Organik tarım, küresel dünyada sadece sektör olarak nitelendirilmekten ziyade teknoloji ile birleşerek, insani gıda ihtiyaçlarının karşılanmasında da önemli bir yöntem olarak kullanılmaya başlanmıştır. Çalışmanın içeriğinde öncelikle teknolojinin inovasyon haliyle bilimsel dünyaya kazandırılması ve daha sonrasında tarımın çevreyi koruyucu yöntemlerle geliştirilmesindeki önemi açıklanmıştır. Çalışmanın amacı ise organik tarımın ekolojik inovasyonlarla ilerleyerek verimlilikte artış sağladığını göstermek ve amonyak emisyonu salınımında azalış sağladığını uygulanan analiz yöntemi ile somut olarak ortaya koymaktır. Tarımın ekolojik inovasyonla birleşerek organik tarıma dönüşmesini ve amonyak emisyon oranını ile tüketim izlerini azaltıcı etki oluşturan girdileri analiz yöntemi ile göstermesi ise literatüre olan katkısıdır. Çalışmada organik tarım üzerinde uygulanan ekolojik inovasyonların ekonomik ve sosyal kalkınmadaki etkisi araştırılarak pozitif yönde bir ivme kazandırdığı görülmüştür. Avrupa Birliği'ne üye olan ülkelerin amonyak emisyon oranları da incelenerek analize dâhil edilmiş ve bu oranların azalması için organik tarım ve ekolojik inovasyonlar çözüm önerisi olarak sunulmuştur. Seçilen 25 ülkenin 2013-2020 yılları arasındaki verileri belirlenen değişkenlere göre alınmış ve Global Malmquist Luenberger Toplam Faktör Endeksi analiz yöntemi ile incelenmiştir. Araştırmaların sonucunda ise inovasyonlarla gelişen organik tarımın uygulandığı ülkelerde ekonomik büyümeye olumlu katkı sağlarken, güvenli gıda oluşumunu da gerçekleştirdiği görülmüştür. Gıda güvenliği, çevre koruması ve insan sağlığı gibi konulara odaklanarak organik tarımın sürdürülebilir döngü için gerekli olduğu ve tarım sektöründe önemli bir amaç ve yöntem olarak kabul edildiği kanaatine çalışmanın sonunda ulaşılmıştır.

Amonyak emisyonuEko inovasyonEkoloji+4
Gül Altay
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Nitelikli işgücünün gayri safi yurtiçi hasılaya etkisi

Ekonomik güç sosyal gücü beslemektedir. İnsanlar ne kadar ekonomik güce sahip iseler sosyal yönlerine o kadar zaman ayırabileceklerdir. Ekonomik gücünü elde edememiş bir insan bunu elde etmek için yeni yöntemleri araştırır, ama bir türlü sosyal yönüne odaklanamaz. Çünkü önce temel ihtiyaçlarını karşılaması gerekir bunları karşıladıktan sonra sosyal aktivitelere zaman ayırabilmektedir ve özel yaşam iş yaşamı dengesini, ancak bu şartlar altında kurabilmektedir. Ülkelerin kalkınabilmeleri için yeni teknolojiler geliştirmeleri şarttır. Bu şart olduğu gibi, bu teknolojileri geliştirmenin en önemli yolu da bu teknolojileri kültürel olarak yaşamaları, hayatlarını buna göre adapte etmeleridir. Teknoloji ise getirdiği her yeni atılım ile ekonomiye yön vermektedir. İşgücü arz edenler istihdam edilirken asgari seviyede ücret verilmesi, personele gelecek güvencesi için sigorta yapılması gerekmektedir. Personelin işyerine gelmek için katlanmak zorunda olduğu yol masrafları ve personelin yemek giderleri karşılanmalıdır. Nitelikli üretim sürecini insanlara faydalı ürünler üretmek üzere harekete geçirmek, kullandıkları ve kullanmak zorunda oldukları fiziksel ve zihinsel yeteneklerinin tamamı olarak tanımlayabiliriz.

Beşeri sermayeEkonomik etkiGayri safi yurtiçi hasıla+5
Osman Hulusi Aydın
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Alternatif inovasyon göstergelerinin büyüme üzerinde etkileri: Panel veri analizi

Bu tezin amacı, inovasyonu temsil etmek için literatürde yaygın olarak kullanılan ArGe, patent ve araştırmacı sayısı gibi tek bileşenli değişkenler ile birçok bileşenden oluşan ve inovasyonu daha iyi temsil ettiği düşünülen inovasyon endeksleri ve toplam faktör verimliliği gibi alternatif inovasyon göstergelerinin ekonomik büyüme üzerinde etkilerini karşılaştırmalı olarak panel veri ile analiz etmektir. Çalışmada bağımlı değişken olarak kullanılan ekonomik büyüme, çalışan başına GSYH'daki büyüme oranı ile temsil edilmiştir. İnovasyon göstergeleri olarak toplam patent başvuru sayısı, ArGe harcamalarının gelire oranı, ArGe'de çalışan araştırmacı sayısı, Avrupa inovasyon endeksi, küresel inovasyon endeksi ve toplam faktör verimliliği büyümesi kullanılmıştır. Çalışma 2006-2015 dönemini kapsamaktadır. Elde edilen bulgulara göre, inovasyonun ekonomik büyüme üzerinde oldukça önemli bir etkisi olduğu ve inovasyonu temsil eden en iyi göstergelerin aslında literatürde yaygın olarak kullanılan patent ve ArGe verileri değil, tüm etkileri bir arada barındıran inovasyon endeksleri ve toplam faktör verimliliği olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca modelde test edilen yakınsama hipotezi sonucuna göre, toplam faktör verimliliği hariç, tüm modellerde koşullu yakınsama hipotezinin geçerli olduğu tespit edilmiştir.

Ekonomik büyümePanel veri modelleriYakınsaklık+1
Esra Süt
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Ar-Ge, inovasyon ve endüstriyel uygulama destek programı: 2012-2017 uygulamalarına ilişkin bir değerlendirme

2012-2017 yılları arasında KOSGEB'in Ar-Ge, İnovasyon ve Endüstriyel Uygulama Destek Programı'ndan yararlanan firmalar üzerinde yapılan çalışmada; işletmelerin almış olduğu destek kapsamındaki veriler analiz edilmiştir. Öncelikle veri seti, tanımlayıcı istatistikler ile genel hatlarıyla özetlenmiştir. Destekten yararlanan firma niteliklerinin, Ar-Ge ve inovasyon sürecindeki başarı durumuna etkileri incelenmiştir. Böylece doğası oldukça karmaşık olan Ar-Ge ve inovasyon faaliyetlerinin temel özellikleri içerisinde bulunan etmenler analiz edilmiştir. Yapılan çalışmada KOSGEB desteğinin, firmaların Ar-Ge ve inovasyon sürecinde başarılı olmasında anlamlı katkılar sağladığı tespit edilmiştir. Genel olarak devletin, firmaların inovatif tavırlar geliştirmelerinde önemli roller üstlendiği sonucuna varılmıştır. Destek sağlayıcılarının daha ayrıntılı ve uzun süreli verileri toplamasının, gelecekte yapılacak çalışmalarda daha tutarlı sonuçların elde edilmesine katkı sağlayacağı tespit edilmiştir.

Araştırma-geliştirmeDevlet desteğiFinansal destek+3
Sinan Sodan
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de Ar-Ge, inovasyon ve verimlilik ilişkisi

Bu çalışmanın amacı, Dünya Bankası'nın Türkiye 2019 Girişim Anket Veri Seti kullanarak Ar-Ge ve inovasyon faaliyetlerinin firma verimliliğine etkisini analiz etmektedir. Değişkenlerin doğası gereği oluşan seçim yanlılığı (selection bias), eşzamanlılık (simultaneity) ve içsellik (endogeneity) sorunundan kaçınmak için Crepon vd. (1998)'nin geliştirdiği CDM modelini, Griffith ve diğerleri (2006)'nin önerdiği inovasyon ve verimlilik denklemleri sıralı olarak çözüldü. Elde edilen bulgulara göre, Türkiye'de faaliyet gösteren firmaların bilgi edinim faaliyetleriyle inovasyon faaliyetlerinin firma verimlilikleri üzerinde etkili olamadıkları sonucuna ulaşılmıştır. Bu Türkiye ekonomisinin teknoloji düzeyinin düşük olması ve bilgi- teknoloji tabanlı değil, sermaye tabanlı büyümesinin devam ettiği ve bu nedenle de henüz inovasyon tabanlı büyüme sürecine ulaşamadığı şeklinde yorumlanabilir.

Araştırma-geliştirmeEkonomik verimlilikFirmalar+2
Melis Çalışal
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal inovasyonun etkinliğinin ölçülmesi

Toplumsal problemlerin ortadan kalkması için teknolojik inovasyonların tek başlarına yetersiz oldukları, bu sorunların çözülmesi için sosyal inovasyonların desteklenmesi gerektiği fikri savunulmaktadır. Toplumsal problemlerin giderilebilmesi için bu problemlerin çözümünü amaçlayan sosyal inovasyonlara ihtiyaç duyulmaktadır. AB'de uygulanan sosyal inovasyon projeleri incelendiğinde; sosyal inovasyonun AB ülkelerindeki toplumsal problemlerin ve eşitsizliklerin giderilmesinde etkili oldukları sonucuna varılabilir. Eğer bir ülke sosyal inovasyonda başarılıysa o ülkede toplumsal sorunların daha az olacağına ya da daha hızlı çözümleneceğine inanılmaktadır. Literatürde sosyal inovasyonları ölçen çalışma sayısı oldukça sınırlıdır. Ayrıca sosyal inovasyonların göstergeleri de netlik kazanmamıştır. Bu yüzden bu çalışmada çeşitli göstergeler belirlenerek 2016 ve 2017 Eurostat verilerini kullanarak 27 Avrupa Birliği ülkesi ve İsviçre, İzlanda, Norveç, Birleşik Krallık ülkeleri için veri zarflama analiziyle sosyal inovasyonun etkinliğini ölçmek amaçlanmaktadır. Bu amaç doğrultusunda oluşturulan 4 model temelinde, 2016 ve 2017 yıllarında etkin ve etkin olmayan ülkeler belirlenmiştir. Küresel İnovasyon Endeksi (GII) ve oluşturulan Sosyal İnovasyon Endeksi (SII) karşılaştırılmıştır. Ayrıca bu çalışma kapsamında oluşturulan Sosyal İnovasyon Endeksi (SII) sonuçlarına göre bu ülkeler arasında sıralama yapılmaktadır.

Sosyal girişimSosyal girişimciSosyal sorunlar+4
Beyza Varol
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessEN

Absorbe etme kapasitesinin inovasyon kapasitesi üzerindeki etkisi

The aim of this study is to analyze the effects of countries' absorptive capacity on their innovation capacity according to their tendency to produce medium and high technology.In this context, the number of patent applications is used to represent innovation capacity. Ethics and corruption, foreign direct investment, tertiary education enrollment rate, technological literacy, university-industry research collaboration, scientific and technical publications are used to represent social and technological absorption capacity. The variables used in the data set are taken from the Competitive Industrial Index, Global Innovation Index and Global Competition Index. The study uses a special type of simultaniuos equation models which is error correction two-stage least squares model for a panel data for years 2013-2017 and 60 countries.According to the analysis' result, absorptive capacity has a significant impact on innovation capacity for both country groups. In addition, while in countries with a high value added on medium and high technology production, technological readiness has an impact on innovation capacity, ethics and corruption are more effective in the group of countries with a low rate of value added on medium and high technology manufacturing.

Absorptive capacityCapacityTechnology+2
Nuri Görkem Yönkul
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessEN

The effect of information communication technologies on firm's innovation performance in Sub-Saharan African countries

The main aim of this study is to see the impacts of ICT on a firm's innovation performance in sub-Saharan Africa. The objective of this study is twofold: Firstly, we investigate the effect of ICT applications on firms' innovative behaviour. Secondly, we analyze empirically the impact of ICT tools on firms' innovation performance in sub-Saharan Africa countries. Therefore, we used data from the 2013 enterprise survey (BEEPS). According to our results, the most important ICT tools are emails and using the internet for online sales. Firms who have IT Teams are not creating any difference, however, if a firm purchase or develop in-house any software then they are more likely to produce innovation than the other firms.

Information and communication technologiesFirmsInstitutional performance+3
Soubaneh Omar Bouh
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Ulusal inovasyon sisteminin etkinliği: Türkiye örneği

İnovasyon, ülkelerin gelişmişlik seviyesini ve toplumların refah düzeyini belirlemekte temel faktör olarak yer almaktadır. Gelişmiş ülkeler ile gelişmekte olan ülkeler arasında oluşan teknoloji açığını kapatmak için inovasyon konusunda daha sistemli bir yaklaşıma ihtiyaç duyulmuştur ki bu da temelde ulusal inovasyon sistemi olarak ifade edilmektedir. Dolayısıyla, etkin bir ulusal inovasyon sistemi gelişmekte olan ülkelerin gelişmiş ülkeler seviyesine ulaşmasında büyük önem taşımaktadır. Bu noktadan hareketle bu tez çalışmasında, gelişmekte olan bir ülke özelliği gösteren Türkiye'nin ulusal inovasyon sisteminin etkinliği, Avrupa İnovasyon Karnesindeki on iki ana değişken ve alt bileşenleriyle, 2014-2021 yıllarındaki değerleri kullanılarak incelenmiştir. Analizde her bir değişkenin sekiz yıllık ortalamaları alınarak Türkiye'nin değerleri, Avrupa Birliği (AB) ortalamasıyla mukayese edilmiştir. İncelenen değişkenlerin AB ile karşılaştırılması sonucunda hangi değişkenlerin AB ortalamasından ne kadar uzak veya yakın olduğu belirlenerek Türkiye ulusal inovasyon sisteminin görece iyi çalıştığı ve yetersiz olduğu alanlar tespit edilmiştir. Elde edilen bulgular fikri varlıklar, insan kaynakları, cazip araştırma sistemi ve bilgi teknolojileri alanında etkinliğin düşük fakat firma inovasyon çıktıları alanında etkinliğin çok iyi olduğunu göstermiştir. Bu sonuç doğrultusunda, Türkiye'de etkin bir ulusal inovasyon sisteminin geliştirilebilmesi için yükseköğretim reformu yapılması ve firmaların ArGe, girişim sermayesi, radikal inovasyon, bilgi yoğun etkinlikler, patent gibi inovasyon faaliyetlerinin desteklendiği bir ekosistem geliştirilmesi önerilmektedir.

EtkinlikSosyal inovasyonTeknolojik inovasyon+3
Burçin Aydoğdu
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

KOSGEB AR-GE, inovasyon desteklerinin değerlendirilmesi: Bursa organize sanayi bölgesi ve Nilüfer organize sanayi bölgesi KOBİ'leri özelinde bir çalışma

KOBİ'ler yapmış oldukları üretim, gerçekleştirdikleri ihracat, ödemiş oldukları vergiler ve yaratmış olduğu istihdam ile ekonomide önemli rol oynamaktadırlar. Ulusal ve uluslararası piyasalarda taşıyıc güç olan ve ekonomilerin lokomotifi KOBİ'lerin ulusal ve uluslararası pazarda rekabet edebilirliği çok yüksek düzeyde önem arz etmektedir. Rekabetçi olmak için ise KOBİ'lerin en önemli enstürmanlarından başlıcası Ar-Ge ve İnovasyon çalışmalarıdır. Ar-Ge'ye ilişkin kamu teşvikleri çoğu ülkede inovatif faaliyetleri desteklemek için temel enstrümanlardandır. Farklı ülkelerde desteklendiği gibi ülkemizde de Ar-Ge yenilik faaliyetleri için girişimcilere destek ve finansman sağlayan farklı kamu kurumları mevcuttur. KOBİ'lerin hem doğrudan hem de dolaylı desteklerden yararlanma seviyesini belirleyen en önemli faktör; işletmenin lisans, telif veya patent sahibi olma durumudur.Ülke ekonomisinin esas taşıyıcı kolonunun KOBİ'ler olduğu değerledirildiğinde Ar-Ge kapsamında verilen desteklerinden KOBİ'lerin en yüksek payı alması gerekmektedir. KOBİ'lerin hem doğrudan hem de dolaylı desteklerden yararlanma seviyesini belirleyen en önemli faktör; işletmenin lisans, telif veya patent sahibi olma durumudur. Buna rağmen Türkiye'de KOBİ inovasyon kapasitesinin bir ölçeği olan Ar-Ge harcamaları hala arzu edilen seviyeye ulaşılamamıştır. Ar-Ge ve inovasyonu destekler nitelikte alınan tedbirlere ve politikalara rağmen işletmelerin ağır vergi yükleri önemli bir engel teşkil etmektedir. KOBİ'lere pek çok farklı alanda destek sağlamakla birlikte Ar-Ge konsuunda da destek sağlayan kurumların başında KOSGEB sayılabilir. Bu çalışmada, Bursa Organize Sanayi Bölgesi (OSB) ve Nilüfer Organize Sanayi Bölgesinde (NOSAB) Ar-Ge İnovasyon ve Endüstriyel Uygulama Destek Programı kapsamında projelerini başarıyla bitiren işletmelere programın katkısı incelenmiştir. Gerçekleştirilen anket uygulamasıyla, hem işletmelerin temel verileri hem de desteğin işletmeye katkısı araştırılmıştır. Çalışma kapsamında projesi başarıyla tamamlanmış 63 işletmeye anket uygulaması sonrasında sonuçların bilgisayar programı vasıtası ile istatistiki olarak analiz edilmesi ile çeşitli sonuçlara ulaşılmıştır. Tüm sonuçlar beraber değerlendirildiğinde; Ar-Ge İnovasyon Destek Programı yaralanan işletmeler açısından projeden sonraki dönem ile önceki dönem karşılaştırıldığında pozitif yönde önemli katkılar sağlamaktadır. Bu gerekçe ile programdan yaralanan ve yararlanabilecek potansiyelde işletme sayısını artırmak ana hedef olmalıdır. Bu amaçla sektörel temelde, işleteme büyüklüğü ve yaşı esas alınarak, Ar-Ge kapasitesi ve kültürü değerlendirilerek, bölgesel bazda makro ve mikro ekonomik hedefler dahilinde destek kalemlerinde ve destek rakamlarında farklılaşmaya gidilmelidir.

Araştırma-geliştirmeKOBİKOSGEB+1
Yakup Piri
Bursa Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İnovasyonun ihracat performansı üzerine etkisinde lojistik performansın aracı rolü

Günümüz uluslararası pazar koşullarında işletmelerin hem pazar payı elde edebilmesi hem de rakipleriyle rekabet edebilmesi için sürekli iyileştirmeye gitme ve yenilikte bulunmaya önem vermeleri gerekmektedir. Bu nedenle son zamanlarda inovasyon, işletmeler için göz ardı edilemez bir kavram haline gelmiştir. İnovasyon işletmelerin gelişmişlik düzeylerini artırırken lojistik performansı ve ihracat performanslarını da etkilemektedir. İnovasyon faaliyetleri firmaların bünyesine yenilikler katması sonucu rekabet avantajlarını artırarak ihracat performansı alanında gelişme yaratırken, müşterilere doğru zamanda doğru yerde doğru ürünü teslim edebilme süreçlerinde iyileştirmeler yaratarak lojistik performans düzeyini yükseltmektedir. Ürün inovasyonu, süreç inovasyonu, stratejik inovasyon ve pazar inovasyonu olarak dört türden oluşan inovasyon işletmelerin ihracat performansı ve lojistik performansını farklı yönlerden etkilemektedir. İnovasyon ihracat performansı ve lojistik performansı etkilerken ihracat performansı ve lojistik performans arasında da doğrudan bir ilişki bulunmaktadır. İşletmelerin ürün ve hizmet tedariğinden nihai müşteriye ulaştırma ve ters lojistik süreçlerinde gerçekleşen tüm faaliyetlerin verimliliği ve etkinliği işletmelerin ihracat performanslarını da etkilemektedir. Malzeme tedarik, stoklama, depolama, üretim ve teslimat hızı, düşük hasarlı ürün sayısı, doğru sevkiyat gibi ölçülebilir lojistik performans göstergeleri yüksek olan işletmeler piyasalarda yer edinme, yeni pazarlara girebilme, rekabet üstünlüğü sağlama ve satışları artırma gibi ihracat performansı faktörlerinde de artış sağlamaktadır. Bu tez çalışmasında inovasyon ile ihracat performansı ilişkisinde lojistik performansın aracı rolü inovasyonun alt boyutları olan ürün inovasyonu, süreç inovasyonu, stratejik inovasyon ve pazar inovasyonu ile birlikte incelenmiştir. Literatürde inovasyon ile ihracat performansı ya da inovasyon ile lojistik performansı arasında ilişkiyi inceleyen çalışmalar olmakla birlikte üç değişkenin de kapsama alındığı çalışma sayısı çok azdır. Çalışmada veriler ihracat faaliyeti gösteren işletmelerin orta ve üst düzey yöneticilerinden anket yöntemi ile toplanmıştır. Elde edilen verilere korelasyon ve regresyon analizi uygulanarak değişkenler arasındaki ilişkiler incelenmiştir. Analizler sonucunda inovasyon ile ihracat performansı arasında pozitif ve anlamlı bir ilişki olduğu ve lojistik performansın bu ilişkide kısmi aracılık rolü olduğu gözlemlenmiştir. Değişkenler arasında ilişkinin bu yönde çok az araştırılmış olması literatüre katkı sağlamasının yanında günümüzde faaliyetlerini sürdüren işletmelerin stratejik karar verme süreçlerine de katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

LojistikPerformansİhracat+1
İrem Helvacıoğlu
Bursa Technical University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Aile işletmelerinde örgütsel demokrasinin inovasyona etkisi

Çalışmanın temel amacı, Kırşehir ili özelinde faaliyet gösteren aile işletmelerinin yönetim mantığı içerisinde sahip oldukları örgütsel kültür ve örgütsel demokrasi yapılarının, rekabetçi ortamda ayakta kalabilmeleri adına artık günümüzde bir işletme için zaruriyet haline gelmiş olması sebebiyle işletmelerin mevcut inovasyon yaklaşımlarına, beraberinde gerçekleştirmeleri gereken inovasyon çalışmalarına olan etkisini ortaya koymaktır. İnovasyon günümüz rekabet şartlarında gelişen teknolojiye ayak uydurabilmek ve sürdürülebilir rekabet avantajı sağlayabilmek için önemli bir faaliyettir. Araştırmada yöntem olarak nicel araştırma deseni kullanılmıştır. Nicel araştırma, vaka ve olayları objektif, gözlemlenebilir, ölçülebilir ve sayısal olarak ifade edilebilir bir şekilde ortaya koyan araştırma şeklidir. Elde edilen veriler uygun istatistiksel program kullanılarak analiz edilmiş ve verilerin analize uygun olup olmadığı belirlenmiştir. Kullanılan ölçeklerin güvenilirlik ve geçerlilik analizleri yapılarak, ölçeklerin güvenilirlik ve geçerliliği sağlanmıştır. Araştırma Kırşehir Sanayi ve Ticaret Odası'na kayıtlı üretim ve imalat işletmeleri üzerinde yapılmıştır. Elde edilen veriler, one way anova, t testi, korelasyon ve regresyon analizlerine tabi tutulmuştur. Araştırma sonucunda aile işletmelerinde örgütsel demokrasi algısının inovasyon üzerinde etkili olduğu tespit edilmiştir (R2= ,422). Yine araştırma neticesinde örgütsel demokrasinin alt boyutlarından şeffaflık ve adalet alt boyutunun inovasyonu pozitif yönlü ve anlamlı olarak etkilediği tespit edilmiştir (R2= ,497). Bu sonuçlar doğrultusunda aile işletmeleri için önemli olan örgütsel demokrasi ve inovasyon arasındaki ilişki ortaya konularak literatüre katkı yapmak istenmiştir.

Aile işletmeleriAile şirketleriDemokrasi+3
Çağatay Han Torun
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Ekonomik büyüme, sanayileşme ve orta gelir tuzağı ilişkisi: İnovasyon temelli çıkış stratejileri üzerine ampirik analizler

Dünya ekonomisinde yer alan orta gelirli ülkelerin (OGÜ) büyük çoğunluğunun uzun süreler itibariyle aynı gelir düzeyinde yer alıp, yüksek gelirli ülkeler (YGÜ) grubuna yükselememesi durumu "orta gelir tuzağı" kavramının önemli bir olgu olarak ortaya çıkmasına neden olmuştur. Orta gelir tuzağının kavramsal çerçevesi kadar ilgi uyandıran diğer bir yönü, orta gelir tuzağının arkasında yatan temel gerekçeler ve orta gelir tuzağından çıkış stratejileridir. Son dönemlerde, özellikle OGÜ'de uygulanan ihracata dayalı sanayileşme stratejilerinde belirli tıkanıklıkların yaşandığı görülmektedir. Kanchoochat ve Intarakumnerd (2014) çalışmasında, ihracata dayalı sanayileşme stratejilerinde yaşanan sorunlardan dolayı orta gelir tuzağına düşmüş olan ülkelere orta gelir tuzağından çıkışları amacıyla, ihraç edilen mal sepetlerinde ürün çeşitliliklerini arttırmaları gerektiği tavsiye edilmektedir. Genel olarak ülkenin ihracat kompozisyonu, yapısının değişmesi ve çeşitlenmesini ifade eden ihracat çeşitliliğinin, orta gelir tuzağından çıkış sürecindeki etkisinin sınanması amacıyla yapılan analizlerde, ülke grupları, orta gelir tuzağı yaklaşımlarından Robertson ve Ye (2013) yaklaşımına göre, 1975-2015 yılları itibariyle orta gelir tuzağında olan (OGT-middle income trap countries) ve orta gelir tuzağından kaçan ülkeler (KOGT-non-middle income trap) olmak üzere ayrıma tabi tutulmuştur. Bu çerçevede ilk olarak 1995-2015 yılları için OGT ve KOGT grubunda ihracat çeşitliliği ile ekonomik büyümeleri arasındaki ilişki analiz edilmiştir. Yapılan analizde ihracat yoğunluğunu/uzmanlaşmasını tespit etmek amacıyla ilgili çalışmalarda en sık kullanılan Herfindahl-Hirschman Endeksi (HHI)'nden faydanılmıştır. Yapılan analiz sonucunda OGT grubunda ihracat çeşitliliğinin ekonomik büyümeyi pozitif, KOGT grubunda ise negatif yönde etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Elde edilen sonuçlar, OGT grubunda ihracat çeşitliliğinin arttırılmasına yönelik politika uygulanması, KOGT grubunda ise ihraç edilen malların üretiminde uzmanlaşmaya yönelmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. OGT ve KOGT grubunda ekonomik büyüme için gerekli olan ihracatta çeşitlendirme ve uzmanlaşma, Cirera vd. (2015) ve Bebczuk ve Berettoni (2006) gibi çalışmalarda da ifade edildiği üzere inovasyona dayalı büyüme stratejisinin gerekliliğini ortaya koymaktadır. Bu doğrultuda, inovasyonun orta gelir tuzağından çıkış aşamasındaki etkisinin değerlendirilmesi amacıyla 1996-2015 yılları esas alınarak, OGT ve KOGT için 27 farklı inovayon göstergesi ile endeks hesaplanmaktadır. Hesaplanan inovayon endeksinin (HİE) tahmin edilmesinde Temel Bileşenler Analizinden (PCA) faydalanılmaktadır. Bu çerçevede, yapılan analizin sonraki aşamalarında HİE ve ekonomik büyüme arasındaki ilişki II. Nesil Panel Veri Analiz Yöntemleri ve Dumitrescu ve Hurlin (2012) Panel Nedensellik Testleri kullanılarak analiz edilmeye çalışılmıştır. Elde edilen sonuçlarda, OGT için inovasyon göstergelerindeki gelişmelerin ekonomik büyümeye olan katkısının, KOGT grubundaki etkisine göre çok daha düşük olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Beklentilerle uygun olarak elde edilen analiz bulguları, OGT için orta gelir tuzağından çıkış bağlamında politik önerilerde bulunmaya imkan sağladığından, çalışmanın sonuç bölümünde bu doğrultuda çeşitli önerilerde bulunmaktadır.

Ekonomik büyümeEndüstrileşmeOrta gelir tuzağı+1
Müge Manga
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Gelişmekte olan ekonomilerde gıda sektöründe yeni ürün tasarımı ve teknoloji transferi

Yeni ürün tasarımı ve teknoloji transferi maliyetli, zaman alan ve birçok paydaşı olan çok boyutlu bir süreçtir. Sağladığı önemli kazanımlar yanında riskleri de görece fazla olan bu süreç, multidisipliner bir yaklaşım içinde ele alınmalıdır. Ürün geliştirme ve teknoloji transferi süreci, başta bilgi ve teknoloji olmak üzere tüm girdi ile kaynakları en verimli şekilde kullanabilmelidir. Bununla birlikte en büyük kazanımı sağlayacak şekilde özelleşmiş ve güncellenebilen dinamik bir sistem olmalıdır. Yeni ürün tasarımı ve teknoloji transferi modelleri sektörden bağımsız ve sınırsız kaynaklarla çalışan genel adımlar silsilesi olarak önerilmektedir. Çalışmada mevcut yeni ürün tasarımı ve teknoloji transferi yöntemlerinin gelişmekte olan ülke firmalarının kurumsallaşma yapıları göz önüne alındığında genellikle uygulanabilir olmamasından; bilgi, teknoloji, entelektüel kapasite ve maddi kaynaklarının kısıtlı olmasından ve gelişmekte olan ülkelerdeki gıda sektörünün önceliklerinin gelişmiş ülkelere kıyasla farklı olmasından hareketle bir saha çalışmasıyla mevcut durumun belirlenmesi ve uygun bir model önerilmesi amaçlanmıştır. Tüm ülke ve sektörler için rekabetin anahtarı olan inovasyonun dört ana türü olan ürün, proses, organizasyon ve pazar inovasyonu yanında, gelişmekte olan veya az gelişmiş ülkeler için inovasyonun ve bilginin ana sağlayacıları konumundaki ve birçoğu çok uluslu şirketler olan tedarikçileri refarans alan "Tedarikçi Yönetimli (bazlı) İnovasyon"un hedefler ve stratejiler ile ilişkilendirilmesi hedeflenmiştir. Çalışma sonunda yapılan anketlerden elde edilen veriler ışığında gelişmekte olan veya az gelişmiş ülkeler için, firmaların kurumsal yapılarını göz önünde bulundurarak, Koordine olmayan, Bölümsel ve Sistematik olmak üzere üç ana süreç önerilmiş ve bu süreçlerle ilgili olarak; hedeflerin belirlenmesi, gereklilikler, uygun inovasyon türleri, teknoloji edinimi, transfer edilen teknoloji kaynağı, iş sürecinde tedarikçinin katılımı ve ve teknoloji transferini tetikleyen faktörler olmak üzere yedi adımlı yeni ürün tasarımı ve teknoloji transferi modeli önerilmiştir.

Gelişmekte olan ülkelerTeknoloji transferiYeni ürünler+3
Sacid Erdem
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Yapay zeka ve açık inovasyon etkileşiminin işletmeler üzerine etkileri

Bu çalışmanın temel amacı: yapay zeka ve açık inovasyon faaliyetlerinin şirketlere ve topluma farklı düzeylerde finansal ve finansal olmayan boyutta değer kattığını kavramsal bir modelle ve kuramsal özellikte bir çalışma ile ortaya koyabilmektir. Bu kapsamda araştırmanın temel hipotezi yapay zeka ve açık inovasyon faaliyetlerindeki farklı ülkelerde ve sektörlerde pozitif ve anlamlı düzeyde değer katmak şeklinde tanımlanmıştır. Araştırmanın temel hipotezi çerçevesinde kapsamlı bir litaratür çalışması yapılmıştır. Araştırma değişkenlerinden yapay zeka kavramında ayrıntılı açıklamalarda bulunarak ardından da açık inovasyon konusunda litaratürdeki bilgi birikiminden hareket ile kapsamlı değerlendirilmelerde bulunulmuştur. Çalışmanın üçüncü bölümünde, yapay zeka ve açık inovasyon değişkenlerinin farklı ülkelerde ve sektörlerdeki bütünsel etkileri değerlendirilmeye çalışılmıştır. Son olarak ise örnek olay çalışmalar yapılarak araştırmanın temel hipotezi desteklenmeye çalışılmıştır.

Açık inovasyonBankacılık sektörüBankalar+4
Serap Karataş
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Mobilya sektöründe inovasyonun ihracat performansına etkisi: İzmir ili üzerine ampirik bir çalışma

Bugünün dünyasında mütemadiyen bir değişim ve dönüşüm söz konusudur. Yaşanan bu değişim ve dönüşümlerle beraber her geçen gün artan rekabet karşısında işletmeler varlıklarını korumak ve farklılaşmak adına değişime ve yeniliğe ihtiyaç duymaya başlamıştır. Bu da bilim ve teknolojinin ortak öğesi olan inovasyonun önemini artırmaktadır. İnovasyon, geleceğin planlı halde oluşmasını sağlayan temel taştır. Ülkelerin ve toplumların gelişimi ve refah seviyelerindeki artış, yeniliğe açık olmakla mümkündür. Bugün bilim ve teknolojide olduğu gibi üretimde de geleneksel mantıktan çıkılmış, yeni bir dönüşüm sürecine girilmiştir. Bu kapsamda çalışmamızda özellikle üretimde kilit konumda olan sanayinin önemli kısmını oluşturan mobilya sektöründe inovasyonun ihracat performansına etkisi üzerine odaklanılmıştır. Çalışma, İzmir ili sınırları içerisinde mobilya sektöründe ihracat yapan firmalara uygulanmıştır. Firmaların yenilik yeteneklerinin ihracat performansı üzerindeki etkilerini araştırma amacı ile yapılmıştır. Araştırma, İzmir'de mobilya sektöründe faaliyet gösteren firmalarda yapılan 120 ankete sağlıklı cevap veren 80 kişi üzerinde uygulanmıştır.Anket sonucunda verilerin faktör analizine uygun olup olmadığına bakılmış olup, devamında varyans analizi ve korelasyon analizi yapılmıştır.Açıklayıcı faktör analizi sonucunda süreç yeniliği yetenekleri, ürün yeniliği yetenekleri, davranışsal yenilik yetenekleri, stratejik yenilik yetenekleri ve ihracat performansı faktörleri elde edilmiştir.Yenilik yeteneği faktörlerinden, ürün yeniliği yetenekleri ve süreç yeniliği yeteneklerinin, mobilya sektöründe faaliyet gösteren firmaların ihracat performansını artırdığı görülmüştür.

MobilyaMobilya endüstrisiMobilya sektörü+5
İnci Karadayı
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Toplam kalite yönetimi uygulamalarının inovasyon ve firma performansı üzerindeki etkisinde çevresel dinamizmin düzenleyici rolü

Küreselleşmenin artması sonucu dünya ticari anlamda küçük bir köy haline gelmiştir. Bu durum işletmelerin faaliyet gösterdiği pazardaki çevresel dinamizmde artış meydana getirmiştir. Günümüzün zor rekabet koşulları altında işletmeler ayakta kalma mücadelesi vermektedir. Bu bakımdan toplam kalite yönetimi ve inovasyon işletmelerin önemle üzerinde durmaları gereken konular olmaktadır. Bu çalışmanın sorunsalı, imalat sanayisinde faaliyet gösteren firmaların toplam kalite yönetimi uygulamalarının inovasyon ve firma performansı üzerindeki etkisini araştırmaktır. Ayrıca yapılan analizlerde toplam kalite yönetimi uygulamalarının firma performansı üzerindeki etkisinde inovasyon performansının aracılık rolü incelenmiştir. Kalite yönetim uygulamaları ile inovasyon ve firma performansı arasındaki ilişkide çevresel dinamizmin düzenleyici rolü test edilmiştir. Bu amaçla, öncelikle Gaziantep, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa illerinde imalat sanayinde faaliyet gösteren 170 firmadan anket yöntemi ile elde edilen veriler ile pilot çalışma gerçekleştirilmiştir. Ardından İstanbul Sanayi Odası'nın 2015 yılında ilan etmiş olduğu Türkiye'nin ilk 1000 sanayi firması, araştırmanın evreni olarak belirlenmiş ve anket tekniği ile 203 firmadan elde edilen veriler SPSS ve AMOS paket programları ile analiz edilmiştir. Yapılan analizler neticesinde firmaların toplam kalite yönetimi uygulamalarının, inovasyon ve firma performansını pozitif yönde anlamlı olarak etkilediği görülmüştür. İnovasyon performansının firma performansını pozitif yönde anlamlı olarak etkilediği tespit edilmiş. Toplam kalite yönetimi uygulamalarının firma performansı üzerindeki etkisinde inovasyon performansının aracılık rolü bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır. Kalite yönetim uygulamalarının inovasyon performansı üzerindeki etkisinde çevresel dinamizmin düzenleyici rolü bulunduğu bulgusu da elde edilmiştir. Ayrıca firmaların inovasyon, finansal, kalite ve müşteri performanslarının Ar-Ge ve teknoloji yatırım oranları ile geliştirdikleri yeni ürün sayısına göre anlamlı farklılık gösterdiği bulgularına ulaşılmıştır. Anahtar kelimeler: toplam kalite yönetimi uygulamaları, inovasyon performansı, çevresel dinamizm, araştırma ve geliştirme, teknoloji, yapısal eşitlik modeli

Firma performansıTeknolojiToplam kalite yönetimi+3
Bülent Yıldız
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

İnovasyon ve ekonomik büyüme ilişkisi: G7 ülkeleri üzerine ekonometrik bir analiz

İnovasyon en basit şekilde yeni veya önemli derecede iyileştirilmiş ürün ve süreçlerin geliştirilmesi olarak tanımlanmaktadır. Bu tez çalışması kapsamında yapılan araştırmada inovasyon performansı özellikle gelişmekte olan ülkeler olmak üzere diğer ülkelere göre daha yüksek olan G7 ülkelerine odaklanılmıştır. Bu kapsamda araştırmanın temel problemi "G7 ülkelerinde inovasyonun ekonomik büyüme üzerindeki etkisi" olarak belirlenmiştir. Araştırma verileri olarak, Dünya Bankası veri tabanından temin edilen G7 ülkelerinin 1981-2016 yılları arası Ar-Ge harcamaları ve patent başvuru sayıları ile ekonomik büyüme verileri kullanılmıştır. Analizlerde hipotez testi için, yeni nesil güncel testlerden LMadj testi, CADF durağanlık testi, Delta testi, Durbin-Hausman eşbütünleşme testi, CCE ile AMG tahmincisi ve son olarak Dumitrescu-Hurlin panel nedensellik testleri kullanılmıştır. Test sonuçlarına göre Ar-Ge harcamalarının milli gelire oranı ile büyüme oranı arasında negatif yönlü bir ilişki bulunmaktadır. Diğer taraftan, büyüme oranından patent başvurularına doğru tek yönlü ilişki görülmektedir. Büyüme oranındaki değişmeler patent başvurularını etkilemektedir. Diğer değişkenler arasında herhangi bir nedensellik ilişkisi tespit edilememiştir.

BüyümeEkonometriEkonometrik analiz+4
Turgay Bozan
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00

Related subjects