Üstün yetenekli çocuklar
199 theses under this subject heading
Üstbilişsel beceri odaklı süreç temelli yazma çalışmalarıyla üstün yetenekli ilkokul öğrencisinin yazma becerisinin geliştirilmesi
Yazılı anlatım, bireyin kendini doğru ve amacına uygun olarak ifade etmesinde ve iletişim kurmasında en etkili araçlardan biridir. Bir metin yazma; planlama yaparak planlananların yazılı olarak ifade edilmesini, düzeltilmesini, gözden geçirilmesini, bu süreç esnasında gösterilen performansın izlenmesini içeren çeşitli düzeyde bilişsel ve üstbilişsel becerilerin birlikte kullanıldığı karmaşık bir bilişsel aktivitedir. Bu nedenle yenilenen Türkçe öğretimi programı da yazma becerisini kazandırmada ürün odaklı değil süreç odaklı bir yaklaşım benimsemektedir. Süreç temelli yazma becerilerinin geliştirilmesinde üstbilişsel becerilerin de temel oluşturduğu anlaşılmaktadır. Yazıyı üretmek için kullanılan düşünme yöntemi yazmanın bilişsel boyutunu oluştururken; yazılı ürünü ortaya çıkarmada kullanılan kontrol yöntemi yazmanın üstbilişsel boyutunu oluşturmaktadır. Üstbiliş öğrencinin hangi stratejileri kullanacağından öte, kullanacağı stratejinin öncelikle yerindeliği ve uygunluğu sonrasında ise etkililiği ve verimliliği ile ilgilenmesidir. Eğer öğrenciler bilişsel bilgilerini ve bilişsel düzenleme becerilerini geliştirmişlerse, onlar üstbilişlerini kullanıyor demektir ve akademik olarak üstünler demektir. Üstün yetenekli öğrenciler; çok daha geniş bir bilgi tabanına sahiptirler ve sahip oldukları bilgiyi kendi yararlarına kullanmada daha başarılıdırlar, daha karmaşık ve zorlayıcı çevreleri tercih ederler, problem çözmede daha hızlıdırlar fakat çözümü planlama sürecinde daha fazla zaman harcarlar ve problemleri daha etkin şekilde tanımlandırırlar. Araştırmada üstün yetenekli bir öğrencinin üstbilişsel beceri odaklı süreç temelli yazma çalışmaları ile yazma becerisinin geliştirilmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda çalışma eylem araştırması şeklinde modellenmiştir. Araştırmanın çalışma grubu amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme yöntemi ile belirlenmiştir. Araştırmaya 2018-2019 Eğitim Öğretim yılında Muğla ili Marmaris ilçesine bağlı ve BİLSEM'e kayıtlı bir ilkokul üçüncü sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Verilerin elde edilmesinde İzdeş (2011) tarafından geliştirilen Hikâye Yazma Değerlendirme Formu; araştırmacı tarafından geliştirilen Temel Yazma Becerisi Değerlendirme Formu ve Akıcı Yazma Becerisi Değerlendirme Formu kullanılmıştır. Bunlara ek olarak öğrencinin yazdığı metinler ve araştırmacı gözlemleri de veri toplama için kullanılmıştır. Araştırma 18 hafta boyunca sürdürülmüştür. Yazma öncesi çalışma 1 saat, yazma işlemi 1 saat devam etmiştir, toplamda 36 saat boyunca uygulama ve çalışmalar yapılmıştır. Veri toplama sürecinde araştırmacı günlüklerinden faydalanılmıştır. Veriler içerik analizi yöntemi ile analiz edilmiştir. Öğrencinin yazma çalışmaları, uygulamanın başlangıcında (1. hafta), uygulamanın ortasında (8. hafta) ve uygulamanın sonunda (18. hafta) ayrı ayrı değerlendirilmiştir. Öğrencinin uygulama başlangıcındaki yazma çalışmaları değerlendirildiğinde: Temel yazma becerisinde öğrencinin kâğıt ve sayfa düzeni oluşturmada sıkıntı yaşadığı ve hatalı kelimelerinin bulunduğu, akıcı yazma becerileri açısından değerlendirildiğinde yazıya uygun giriş yapmadığı ve cümlelerin başı ile sonu arasında uyum olmadığı, özgün yazma becerisinde olayların anlaşılmasını sağlayacak ayrıntıların eksik olduğu ve metnin paragraf düzeninin yeterli olmadığı bulgularına ulaşılmıştır. Uygulamanın ortasında yazma çalışmaları değerlendirildiğinde: Temel yazma becerisinde kâğıt ve sayfa düzenine dikkat ettiği ancak kelime yazımında hataların devam ettiği, akıcı yazma becerisi açısından bakıldığında cümlelerin başı ile sonu arasındaki uyumun daha iyi olduğu görülürken sözcük tekrarları ile ilgili hata yaptığı, özgün yazma becerisinde kahramanları betimlemede eksik kaldığı belirlenmiştir. Uygulamanın son haftasında yazma çalışması değerlendirildiğinde: Temel yazma ve akıcı yazma becerisinde tüm yeterliliklere sahip olduğu, özgün yazma becerisinde taslak oluşturmada iyi seviyede olduğu ve ilgi çekici bir başlık oluşturamadığı tespit edilmiştir. Elde edilen sonuçlar incelendiğinde üstün yetenekli öğrencinin temel yazma ve akıcı yazma becerilerinin pozitif yönde geliştiği ve çok iyi seviyede olduğu, özgün yazma becerisinde ise öğrencinin iyi seviyede olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır.
Beşinci sınıf normal ve üstün zekâlı öğrencilerin üstbilişsel düşünme, üstbilişsel okuma ve okuduğunu anlama becerilerinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı zekâ düzeyi normal ve üstün olan öğrencilerin üstbilişsel düşünme, üstbilişsel okuma, okuduğunu anlama becerilerini çeşitli demorafik bilgiler doğrultusunda incelemektir. Araştırma İstanbul ilinde bulunan tüm bilim ve sanat merkezleri arasından rastgele seçilen iki bilim ve sanat merkezinde eğitim görmekte olan 5. sınıf düzeyindeki 83 öğrenci ile İstanbul ilinde normal okullarda eğitim görmekte olan 5. sınıf düzeyindeki 324 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada veri toplama araçları olarak "Üstbilişsel Farkındalık Envanteri A Formu", "Okuma Stratejileri Üst Bilişsel Farkındalık Envanteri" ile araştırmacının hazırladığı "Kişisel Bilgi Formunun" yanı sıra okuduğunu anlamaya yönelik "Okuduğunu Anlama Testi" kullanılmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen veriler SPSS20 paket programı ile analiz edilmiştir. Demografik bilgiler doğrultusunda elde edilen sonuçlar Independent-Sample (Bağımsız Örneklem) T-Testi ve One Way ANOVA (Tek Yönlü Varyans) analizleri yapılmıştır. Araştırmada kullanılan ölçme araçlarından elde edilen verilerin regresyon analizleri, korelasyon değerleri, betimsel istatistik değerleri yapılmıştır. Araştırma sonucuna göre anne eğitim durumu, normal ve üstün zekâlı bireylerin okuduğunu anlama becerilerine anlamlı bir etki göstermezken baba eğitim durumu ile okuduğunu anlama becerileri arasında anlamlı fark olduğu tespit edilmiştir. Araştırmya göre zekâ düzeyi üstün olanların okuduğunu anlama becerileri zekâ seviyeleri normal olanlara göre daha fazladır. Zekâ düzeyi üstün olanların üstbilişsel okuma stratejilerini zekâ düzeyi normal olanlara göre daha iyi kullandıkları belirlenmiştir. Zekâ düzeyi üstün olanların üstbilişsel farkındalık becerileri zekâ düzeyi normal olanlara göre daha fazladır. Anahtar Kelimeler: Üstün zekâlı çocuklar, üstbilişsel düşünme, üstbilişsel okuma, okuduğunu anlama becerisi
Hızlandırmanın üstün zekâlı öğrencı̇lerı̇n akademı̇k başarısı ve sosyal-duygusal gelı̇şı̇mı̇ üzerı̇ndekı̇ etkı̇sı̇ne yönelı̇k bı̇r meta-analı̇z çalışması
Bu çalışmada hızlandırmanın üstün zekâlı öğrencilerin akademik başarısı ve sosyal-duygusal gelişimi üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Hızlandırmanın üstün zekâlı öğrencilerin akademik başarısı ve sosyal-duygusal gelişimi üzerindeki etkisini araştıran deneysel araştırma bulguları meta-analiz yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir. Verilerin analizinde CMA yazılımı kullanılmıştır. Çalışmaya, 1984-2016 yılları arasında uluslararası alanyazında yer alan 54 yayın dahil edilmiştir. Hedges g etki büyüklüğü katsayısı olarak kullanılmıştır. Etkinin farklılaşan örneklem büyüklüğü, hızlandırma türleri ve katılımcılar bağlamında değişkenlik göstereceği varsayılarak, analizde rastgele etkiler modeli kullanılmıştır. Analiz sonuçları önceki meta-analiz çalışma bulguları ile tutarlılık göstermektedir. Hızlandırmanın üstün zekâlı öğrencilerin akademik başarısı ve sosyal-duygusal gelişimi üzerinde olumlu etkilere sahip olduğu görülmektedir. Araştırma bulguları hızlandırmanın üstün zekâlı öğrencilerin eğitiminde etkili bir strateji olduğunu göstermiştir. Anahtar Sözcükler: Üstün zekâlı öğrenciler, Eğitimde hızlandırma, Meta-analiz, Akademik başarı, Sosyal-duygusal gelişim
Üstün zeka tanısının öğrencilerin çeşitli algıları üzerindeki etkisinin incelenmesi
Bu araştırmada üstün zeka tanısının üstün zekalı öğrencilerin çeşitli algıları üzerindeki etkileri incelenmiştir. Aynı zamanda üstün zeka tanısının etkilerinin cinsiyet ve sınıf düzeyine gore farklılık gösterip göstermediği de incelenmiştir. Kardeş sayısı, doğum sırası ve anne - baba eğitim durumunana gore farklılaşıp farklılaşmadığı araştırılmıştır. Araştırma 2013 yılında Kırşehir ve Kaman'daki iki bilim - sanat merkezi ile dört ilköğretim okulunda eşzamanlı olarak yürütülmüştür. Araştırmaya üstün zeka tanısı almış 128 öğrenci, hiçbir şekilde etiketlenmemiş 123 öğrenci olmak üzere toplam (5. ve 6. sınıf) 251 öğrenci katılmıştır. Veri toplama aracı olarak Üstün Zeka Etiket Etkileri Ölçeği (ÜZETÖ) kullanılmıştır. Ölçek, 24 maddeden oluşmaktadır ve kendilik algısı, ebeveyn tutumu algısı ve arkadaş tutumu algısı olmak üzere üç alt ölçek alanını kapsamaktadır. Verilerin analizinde ilişkisiz örneklemler için t testi, ayrıca iki faktörlü ANOVA ve korelasyon kullanılmıştır. Araştırma sonuçları, üstün zeka tanısı alan öğrencilerin kendilik algılarının, ebeveyn tutumu ve arkadaş tutumu algılarının etiketlenmeyen öğrencilerin algılarından farklılık göstermediğini ortaya koymuştur. Üstün zeka etiketi alan kız öğrencilerin ebeveyn tutumu algısı, üstün zeka etiketi alan erkek öğrencilerin ebeveyn tutumu algısından anlamlı derecede düşük bulunmuştur. Anne ve babanın eğitim düzeyi yükseldikçe üstün zeka etiketi alan öğrencilerin ebevyn tutumu algıları düşmektedir. Anahtar Sözcükler: Üstün zeka etiketi, Etiket etkileri
6. sınıf öğrencilerinin matematik yeteneğindeki cinsiyet farklılıkları: ÜYEP örneği
Bu araştırmada genel matematik yeteneğindeki ve matematik yeteneğinin alt becerilerindeki cinsiyet farklılıkları incelenmiştir. Araştırma, Anadolu Üniversitesi bünyesinde yer alan Üstün Yetenekliler Eğitim Programları (ÜYEP)'na 2009-2013 yılları arasında başvuru yapan 1393 6.sınıf öğrencisi ile gerçekleştirilmiştir. Katılımcıların 683'ü kız, 710'u ise erkektir. Araştırmada matematik yeteneğini ölçmek için, matematik alanında üstün yetenekli öğrencileri tanılamak amacıyla geliştirilmiş olan Matematiksel Yetenek Testi (MYT) kullanılmıştır. Sayı dizileri, sayısal analoji, figüratif rotasyon, figüratif diziler, figüratif analoji, koşullu mantık, lineer mantık, sayılar-ölçme, cebir, geometri ve istatistik-olasılık olmak üzere 11 alt testten oluşan MYT, bu alt testlere ilişkin becerilerin yanı sıra genel matematik yeteneğini de ölçmektedir. Araştırmada matematik yeteneğindeki cinsiyet farklılıkları üç kategoriye göre incelenmiştir: genel matematik yeteneği, matematik yeteneğinin alt becerileri ve genel matematik yeteneğindeki üst ve alt %10'luk dilimler. Genel matematik yeteneğindeki cinsiyet farklılıklarını kıyaslamak için iki faktörlü ANOVA, alt becerilerdeki cinsiyet farklılıklarını kıyaslamak için ise tek faktörlü MANOVA yapılmıştır. Üst ve alt %10'luk dilimlerdeki cinsiyet farklılıkları da genel matematik yeteneğine ve matematik yeteneğinin alt becerilerine göre incelenmiştir. Bu dilimlerde yer alan öğrencilerin genel matematik yeteneğindeki cinsiyet farklılıklarını kıyaslamak için bağımsız örneklem t-testi, alt becerilerindeki cinsiyet farklılıklarını incelemek için ise tek faktörlü MANOVA gerçekleştirilmiştir. Elde edilen verilerin analizi sonucu, genel matematik yeteneğinde erkeklerin lehine anlamlı farklılık bulunmuştur. Alt becerilerdeki cinsiyet farklılıklarının incelenmesi sonucu sayı dizisi, sayısal analoji, lineer mantık, koşullu mantık, cebir, sayılar-ölçme ve figüratif rotasyon alt alanlarında erkeklerin lehine anlamlı farklılık bulunurken; geometri, istatistik ve olasılık, figüratif diziler ve figüratif analoji alt alanlarında erkeklerin ve kızların benzer yetenek düzeyine sahip oldukları bulunmuştur. Üst ve alt % 10'luk dilimlerde yer alan öğrencilerin genel matematik yeteneklerinin ve matematik yeteneğinin alt becerilerinin cinsiyete göre anlamlı bir farklılık göstermediği bulunmuştur. Ancak üst ve alt %10'luk dilimlerde kızların ve erkeklerin bulunma oranları incelendiğinde; erkeklerin üst %10'luk dilimde kızlara göre ve kızların alt %10'luk dilimde erkeklere göre anlamlı olarak daha fazla olduğu saptanmıştır. Elde edilen bulgular, erkeklerin genel matematik yeteneğinde ve matematik yeteneğinin pek çok alt becerisinde kızlara göre daha yetenekli olduklarını göstermektedir. Anahtar Sözcükler: cinsiyet farklılıkları, matematik yeteneği, Matematiksel Yetenek Testi, 6.snıf öğrencileri, ÜYEP, üstün yetenek
Özel eğitim gruplamasının üstün yetenekli öğrencilerin akademik benlik algıları üzerindeki etkisi
Üstün yetenekli öğrencilerin akademik benlik algılarının eğitim aldıkları grubun ortalama başarısından etkilendiği iddia edilmektedir. Bu iddiayı Marsh ve Parker (1984) büyük balık küçük gölet etkisi (BKG) adını verdikleri kuram ile savunmaktadırlar. Bu kurama göre yetenek düzeyi aynı olan öğrenciler, ortalama başarısı düşük olan okullarda daha yüksek akademik benlik algısına, ortalama başarısı yüksek olan okullarda ise daha düşük akademik benlik algısına sahiptirler. Bu araştırmada üstün yetenekli öğrencilerde BKG incelenmiştir. Araştırma, Anadolu Üniversitesi bünyesinde yer alan Üstün Yetenekliler Eğitim Programları (ÜYEP)'na 2015 yılı Bahar döneminde devam eden 46 ortaokul öğrencisi ile gerçekleştirilmiştir. ÜYEP, üstün yetenekli öğrenciler için matematik ve fen bilimleri derslerinde hızlandırma ve zenginleştirmeyi birlikte gerçekleştiren bir eğitim programıdır. Öğrencilerin program öncesi akademik benlik algı düzeyi ile program sonrası düzeyi arasındaki farkı saptamak amacıyla Akademik Benlik Algısı Ölçeği (ABAÖ) öntest-sontest modeliyle uygulanarak veri toplanmıştır. Elde edilen veriler karma desenli ANOVA ile karşılaştırılmıştır. Yapılan analiz sonucunda eğitimde gruplamanın üstün yetenekli öğrencilerin akademik benlik algılarında anlamlı bir etkisi olmadığı saptanmıştır. Anahtar Sözcükler: Akademik benlik algısı, Gruplama, Özel eğitim, Üstün yetenekliler
Anadolu - Sak Zeka Ölçeği'nin (ASİSİ) sosyal geçerlik ve güvenirlik çalışması
Bu çalışmada Anadolu Sak Zekâ Ölçeğinin (ASİS) geçerlik ve güvenirlik düzeyleri araştırılmıştır. Güvenirlik türlerinden kodlayıcılar arası güvenirlik, iç tutarlılık güvenirliği ve tekrar test güvenilirliğine bakılmıştır. Geçerlik türlerinden ise sosyal geçerlik türü ile sınırlandırılmıştır. Araştırmada sosyal geçerlik çalışması için 40 maddeden oluşan ASİS Uygulayıcı Değerlendirme Formu kullanılmıştır. Güvenirlik çalışmaları için; 2015-2016 ve 2016-2017 eğitim öğretim yılında Eskişehir ilinde 3 okuldan 312 öğrenci ile çalışılmıştır. Elde edilen verilerden 55'i ile tekrar test güvenirlik çalışması, 257 veri ile iç tutarlılık katsayısı hesaplanmıştır. Sosyal geçerlik çalışması için Mili Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından ASİS'in norm çalışmasında ve formatör eğitimlerinde görevlendirilen 37 öğretmen ile çalışılmıştır. Sosyal geçerlik düzeyinin araştırılması için uygulayıcıların tamamına ulaşılarak evren ile çalışılmıştır. Tekrar test ve kodlayıcılar arası güvenirlik düzeyi Pearson Korelasyon analizi, iç tutarlılık güvenirlik düzeyi ise Cronbach Alpha katsayısı ile belirlenmiştir. Sosyal geçerlik düzeyini belirlemek için ise tek örneklem t testi yapılmıştır. Verilerin analizi sonucunda ASİS'in tekrar test güvenirliği, kodlayıcılar arası güvenirliği ve iç tutarlılık katsayısı endeks puanlarında mükemmel ve iyi düzeyde olduğu görülmüştür. Sosyal geçerlik düzeyi çalışmasında ise ölçeğin genel ortalaması 5,26 olarak belirlenmiştir. Bu değer ASİS'in sosyal geçerlik düzeyinin uygulayıcılar açısından oldukça yüksek olduğunu göstermektedir. Anahtar Sözcükler: Anadolu Sak Zekâ Ölçeği, ASİS, Sosyal geçerlik, Güvenirlik
Anadolu-Sak Zeka Ölçeği'nin (ASİS) özel eğitim grupları arasındaki ayırtedicilik geçerlik çalışması
Bu araştırmada Türkiye'nin ilk yerli zekâ ölçeği olan Anadolu-Sak Zekâ Ölçeği'nin (ASİS) özel eğitim grupları arasındaki ayırtedicilik geçerlilik çalışması yapılmıştır. ASİS çocukların genel zekâ, sözel zekâ, görsel zekâ, bellek kapasitesi hakkında değerlendirme yapan bir zekâ ölçeğidir. ASİS güncel zekâ kuramlarından Cattell-Horn-Caroll zekâ modeli temel alınarak geliştirilmiş, 4-12 yaş aralığındaki çocuklar için uygulanabilmektedir. ASİS değerlendirmeleri hem eğitim ortamlarında hem de klinik ortamlarda müdahale amaçlı kullanılabilmektedir. Araştırmada tanı almış özel yetenekli, zihinsel gelişim yetersizliği, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB), özgül öğrenme güçlüğü (ÖÖG), otizm spektrum bozukluğu (OSB) olan çocuklara ASİS uygulanarak veriler toplanmıştır. Elde edilen veriler norm grubun ortalamaları ile karşılaştırılarak analiz edilmiştir. Çalışma sonunda özel yeteneklilerin ASİS genel zekâ düzeyi 137.90, zihinsel gelişim yetersizliği olanların 47.18, DEHB olanların 81.86, ÖÖG olanların 86.76, OSB olanların 63.09 şeklindedir. Çalışma sonucunda katılımcıların ASİS'in toplam test ve alt test puan ortalamalarının daha önceden aldıkları tanıya uygun olduğu görülmüştür. Bu durum ASİS'in ayırtediciliğinin yüksek olduğunu göstermektedir. Anahtar Sözcükler: Anadolu Sak Zekâ Ölçeği, ASİS, Ayırtedicilik, Özel eğitim
Bı̇lı̇msel üretkenlı̇k testı̇nı̇n 3, 4 ve 5. sınıf öğrencı̇lerı̇ne uygun formunun gelı̇ştı̇rı̇lmesı̇ ve ön psı̇kometrı̇k özellı̇klerı̇nı̇n ı̇ncelenmesı̇
Yaratıcılık çalışmalarını olumsuz yönde etkileyen faktörlerin başında yaratıcılık ölçme araçlarının sınırlılıkları gelmektedir. Yaratıcılık ölçme araçlarındaki sınırlılıkların başında alana özgü modern yaratıcılık tanımları ile uyumlu ölçme araçlarının sayısının çok az olması ve bu ölçme araçlarının psikometrik özelliklerinin yetersiz olması gelmektedir. Bilimsel yaratıcılık bağlamında düşünüldüğünde ilkokul öğrencilerine yönelik çok az sayıda bilimsel yaratıcılık testi bulunmaktadır. Var olan çok az sayıdaki bu testlerinin ise psikometrik özelliklerinin yeterli düzeyde olmadığı görülmektedir. Bu bağlamda, mevcut çalışmanın amacı, bilimsel yaratıcılığı açıklamak için geliştirilmiş olan Bilimsel Yaratıcılığın İkili Arama Modeli (Sciencetific Discovery as Dual Search-SDDS) temelinde 3, 4 ve 5. sınıf öğrencilerine yönelik bir bilimsel yaratıcılık testi geliştirmektedir. SDDS'ye göre geliştirilen Bilimsel Üretkenlik Testi 3, 4 ve 5. Sınıflara Uygun Formu (BÜT 3-5), hipotez geliştirme ve deney tasarlama bileşenlerinden oluşmaktadır. Testte fizik, kimya ve biyoloji alanlarında 4 açık uçlu madde yer almaktadır. BÜT 3-5'in geliştirilme sürecinde, 10 uzman öğretmenin katıldığı 10 oturumda, kuramsal alt yapıya uygun çok sayıda madde geliştirilmiştir. Madde havuzundan uzman görüşü, ön deneme uygulaması ve pilot uygulama ile seçilen maddelerden bir uygulama formu oluşturulmuştur. Uygulama formu 647 öğrenciye (166 beşinci sınıf; 251 üçüncü sınıf; 220 dördüncü sınıf) uygulanmış ve bulgular ışığında madde seçimi yapılarak testin son hali elde edilmiştir. Araştırmanın bulguları ile BÜT 3-5'in iki bileşenli yapısı deneysel olarak kanıtlanmış, ayırt edicilik geçerliği ve uyum geçerliği değerleri yeterli düzeyde bulunmuştur. Testin iç tutarlık ve puanlayıcılar arası güvenirliğinin ise yüksek olduğu görülmüştür. Araştırmanın bulgularına göre BÜT 3-5 geçerliği ve güvenirliği deneysel olarak kanıtlanmış bir bilimsel yaratıcılık testidir. BÜT 3-5 özel yeteneklilere yönelik programların etkilerinin değerlendirilmesinde, bu tür programlara öğrenci seçimlerinde ve bilimsel yaratıcılığın gelişimsel olarak incelenmesinde kullanılabilir. Anahtar Sözcükler: Bilimsel yaratıcılık, Yaratıcılık, Bilimsel süreç becerileri, Hipotez geliştirme, Deney tasarlama.
Özel yetenekli yedinci sınıf öğrencilerinin astronomi temelli kitlesel açık çevrim içi ders deneyimleri
Amaç: Özel yetenekli öğrencilerin bilim eğitimi kapsamında yenilikçi bir yöntem olarak geliştirilen astronomi temelli Kitlesel Açık Çevrimiçi Ders deneyimlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Özel yetenekli öğrencilerin MEB fen bilimleri dersi öğretim programında yer alan astronomi konularını temel alınarak hazırlanmış KAÇD deneyimlerini detaylı bir şekilde incelemek için nitel araştırma yöntemlerinden program yürütme ve durum çalışması deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 51 özel yetenekli 7.sı nıf ortaokul öğrencisi oluşturmaktadır. Verileri, ön, ara ve son görüşme formları, yarı yapılandırılmış nitel görüşme formu ve öğrenme yönetim sistemi öğrenme analitikleri ile elde edilerek içerik analiz yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir. Bulgular: Araştırma kapsamında uygulanan KAÇD'ye yönelik olarak araştırma grubunu oluşturan öğrencilerin çoğu KAÇD ile astronomi eğitiminin kendi kendilerine öğrenme sorumluluğu sağlayarak verimli ve etkili bir süreç olduğunu, içeriğin dijital ve etkileşimli araçlarla desteklenmesinin öğrenmeyi kolaylaştırdığı ve keyifli hale getirdiğini ve bu tarz bir eğitimle farklı eğitimler almak istediklerini ifade etmişlerdir. Az da olsa bazı öğrenciler bu yöntemin kendileri için yetersiz olduğu ve yüz yüze eğitimde öğretmen desteğine ihtiyaç duyduklarını ifade etmiştir. Sonuç ve Öneriler: KAÇD'lerin özel yetenekli ortaokul seviyesi öğrencilerinin bilimsel gelişimi için yenilikçi bir yöntem olarak ele alınabileceği, öğrencilerin bu süreçte kendi öğrenme sorumluluklarını alarak akademik gelişimlerini destekleyecek dijital içeriklerle öğrenme deneyimlerini zenginleştirebileceği görülmüştür. Anahtar kelimeler: Kitlesel açık çevrim içi ders, Özel yetenekli öğrenci, Astronomi eğitimi, Öğrenci deneyimi
Üstün zekâ/yetenekli ve normal öğrencilerde insani değerler, duyarlı sevgi, sosyal güven ve memnuniyet düzeylerinin karşılaştırılması
Üstün Zekâ/Yetenekli ve Normal Öğrencilerde İnsani Değerler, Duyarlı Sevgi, Sosyal Güven ve Memnuniyet Düzeylerinin Karşılaştırılması Bu araştırmada ortaokul 6,7 ve 8. sınıf düzeyindeki "üstün zekâ/yetenekli öğrenciler ile normal öğrencilerin insani değer, duyarlı sevgi, sosyal güven ve memnuniyet düzeylerinin karşılaştırılması" amaçlanmıştır. Öğrencilerin "insani değer, duyarlı sevgi, sosyal güven ve memnuniyet düzeylerini" ölçmek için insani değerler ölçeği, sosyal güvende hissetme ve memnuniyet ölçeği, duyarlı sevgi ölçeği ile araştırmacı tarafından hazırlanan kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu 2015-2016 eğitim öğretim yılında Ankara, İzmir, Balıkesir, Çanakkale ve Manisa illerinde öğrenim gören ve BİLSEM'e devam eden 6., 7. ve 8. 726 üstün zekâ/yetenekli öğrenci ile aynı illerde ortaokulda okuyan 796 normal öğrenciden oluşmuştur. Bu araştırmada, nedensel karşılaştırma araştırma yöntemi kullanılmıştır. Analizler üç aşamada yapılmıştır. Birinci aşamada çalışma örnekleminin demografik edilmiştir. İkinci aşamada çalışmanın özünü teşkil eden hipotezler test edilmiştir. Üçüncü aşamada ise yapısal eşitlik modeli (SEM) yöntemi kullanılmıştır. Analiz sonuçlarına göre; üstün zekâ/yetenekli öğrencilerin insani değerler, duyarlı sevgi ile sosyal güven ve memnuniyet düzeyleri normal öğrencilere kıyasla yüksek çıkmıştır. Üstün zekâ/yetenekli öğrencilerin insani değerler, duyarlı sevgi, sosyal güven ve memnuniyet düzeyleri; cinsiyet, sınıf, aile gelir durumu, anne-baba eğitim durumu, hayvan besleme durumu, anne-baba eğitim seviyesi, anne-baba mesleğine göre anlamlı farklılık göstermemiştir. Üstün zekâ/yetenekli öğrencilerde insani değerler, duyarlı sevgi, sosyal güven ve memnuniyet arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Üstün zekâ/yetenekli öğrencilerde insani değerler alt boyutu olan sorumluluk bilincinin yüksek olması duyarlı sevgiyi, duyarlı sevgi de sosyal güven ve memnuniyet düzeyini artıracağı saptanmıştır. Anahtar kelimeler: İnsani değerler, duyarlı sevgi, sosyal güven- memnuniyet, üstün zekâ/yetenek
Üstün yetenekli öğrencilerin çevresinden algıladıkları sosyal destek düzeyi ile sosyal duygusal becerileri arasındaki ilişki
Bu araştırmada, üstün yetenekli öğrencilerin çevresinden algıladıkları sosyal destek düzeyi ile sosyal-duygusal becerileri arasındaki ilişki incelenmiştir. Araştırmanın evreni Ankara ilindeki 5, 6, 7 ve 8. sınıfa devam eden tanılanmış 378 üstün yetenekli öğrencidir, örneklemi ise 94 kız ve 98 erkek olmak üzere 192 üstün yetenekli öğrencidir. Çalışmada ilişkisel tarama ve karma araştırma yöntemleri kullanılmıştır. Veri toplama araçları olarak; Kabakçı (2006) tarafından geliştirilen Sosyal Duygusal Öğrenme Becerileri Ölçeği (SDÖBÖ), Yıldırım (2004) tarafından geliştirilen Algılanan Sosyal Destek Ölçeği (ASDÖ-R), demografik özellikleri içeren kişisel bilgi formu ve yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. SDÖBÖ ölçeği 40 cümleden ve dört alt ölçekten oluşmaktadır. Ölçeğin KMO değeri .88 olarak bulunmuştur. ADSDÖ-R ölçeği ise 50 cümleden ve üç alt ölçekten oluşmaktadır. Yıldırım, ölçeğin alt boyutlarına ilişkin KMO değerlerini .85 ile .94 arasında çok yüksek olarak bulgulamıştır. Niceliksel verilerin analizinde, t-testi, tek yönlü (one way) Anova testi, Tukey Post-Hoc testi kullanılmıştır. Araştırmanın değişkenleri arasındaki ilişki Pearson korelasyon analizi, yordama seviyesi ise regresyon analizi ile test edilmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre, algılanan sosyal destek düzeyi ile sosyal-duygusal beceriler arasında pozitif yönlü doğrusal bir ilişki vardır. En yüksek sosyal destek aileden, en az sosyal destek ise öğretmenden algılanmıştır. Kız öğrencilerin sosyal-duygusal beceri puanları erkeklerden yüksek çıkmıştır. Kendilik değerini artıran beceri puanları stresle başa çıkma beceri puanlarından yüksek çıkmıştır. Sosyo-ekonomik düzey (SED) sosyal-duygusal beceriler üzerinde etkili olmamıştır. Anne baba birlikteliği, algılanan sosyal destek üzerinde pozitif etki yapmıştır. Diğer demografik özelliklere göre yapılan karşılaştırmalar istatistiksel olarak anlamlı bulgulanmamıştır. Özetle, Türkiye'de üstün yetenekli öğrencilerin sosyal-duygusal ihtiyaçlarının yeterince karşılanmadığı sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Algılanan sosyal destek, sosyal-duygusal öğrenmebecerileri, üstün yetenekli öğrenci
Bireysel ve işbirlikli blogla bütünleştirilmiş yazma öğretiminin normal ve üstün zekalı öğrencilerin yazma performanslarına etkisi
Bu araştırmada karma öğretim tasarımına dayalı bireysel ve işbirlikli blogla bütünleştirilmiş yazma öğretiminin, ilköğretim 5.sınıf düzeyindeki üstün ve normal zekalı öğrencilerin Türkçe dersindeki yazma performanslarına etkisi incelenmiştir. Araştırmada deneysel desenlerden 'öntest sontest kontrol gruplu desen' uygulanmıştır. Araştırmanın çalışma grubu ilköğretim 5. sınıf düzeyinde deney 1 grubunda 9, deney 2 grubunda 12 ve kontrol grubunda 9 olmak üzere 30 üstün zekalı ve deney 1 grubunda 9, deney 2 grubunda 12 ve kontrol grubunda 9 olmak üzere 30 normal zekalı toplam 60 öğrenciden oluşmuştur. Uygulama deney 1 gruplarında karma öğretim tasarımına dayalı bireysel blogla bütünleştirilmiş yazma öğretimiyle, deney 2 gruplarında ise karma öğretim tasarımına dayalı işbirlikli blogla bütünleştirilmiş yazma öğretimiyle ve kontrol gruplarında yüzyüze yazma öğretimiyle sürdürülmüştür. Öntest ve sontest olarak uygulanan sınav kağıtları, 'Yazma Performansı Değerlendirme Ölçeği' kullanılarak üç sınıf öğretmeni tarafından değerlendirilmiştir. Değerlendirmeci uyumu Pearson korelasyon analiziyle incelenmiş olup yüksek düzeyde, pozitif yönlü anlamlı korelasyon bulunmuştur. Veriler Mann Whitney U testiyle analiz edilmiştir. Araştırmanın birinci hipotezi kapsamında üstün, ikinci hipotezi kapsamında normal zekalı öğrencilere ilişkin elde edilen bulgularda deney 1 ve kontrol grubu öğrencilerinin yazma performansları arasında deney 1 grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı fark görülmüştür. Araştırmanın üçüncü hipotezi kapsamında üstün zekalı öğrencilere ilişkin elde edilen bulgularda deney 2 ve kontrol grubu öğrencilerinin yazma performansları arasında deney 2 grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı fark görülmüştür. Araştırmanın dördüncü hipotezi kapsamında normal zekalı öğrencilere ilişkin elde edilen bulgularda deney 2 ve kontrol grubu öğrencilerinin yazma performansları arasında anlamlı fark görülmemiştir. Araştırmanın beşinci hipotezi kapsamında üstün zekalı, altıncı hipotezi kapsamında normal zekalı öğrencilere ilişkin elde edilen bulgularda deney 2 ve deney 1 grubu öğrencilerinin yazma performansları arasında deney 1 grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı fark görülmüştür. Araştırmanın yedinci hipotezi kapsamında ise üstün zekalı, sekizinci hipotezi kapsamında normal zekalı öğrencilere ilişkin elde edilen bulgularda deney 1, deney 2 ve kontrol gruplarındaki öğrencilerin yazma performanslarının cinsiyete göre anlamlı fark göstermediği bulunmuştur.
Türkiye'de üstün yetenekliler ve üstün zekâlılar alanında yapılmış akademik çalışmaların çeşitli değişkenler açısından değerlendirilmesi
Bu araştırmanın amacı, Türkiye'de üstün yetenekliler ve üstün zekâlılar alanında yapılmış akademik çalışmaların ne düzeyde olduğunu saptamaktır. Bu araştırmada nitel araştırma kapsamında değerlendirilen belge/döküman incelemesi yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın kapsamını, üstün zekâlılar ve üstün yetenekliler ile ilgili yapılmış tüm tez, makale, bildiri, kitap ve internet kaynakları oluşturmaktadır. Araştırmanın verilerine yök tez merkezindeki ilgili tezler, ulakbim resmi sitesinde yer alan makaleler, üniversitelerin kütüphanelerindeki kataloglar ve internetteki arama motorları kullanılarak ulaşılmıştır. Verilerin analizinde frekans ve yüzdeler kullanılarak sonuçlar yorumlanmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre, en çok çalışma bildiri alanında, en az çalışma ise doktora tezi alanında yapılmıştır. Yüksek lisans tezi düzeyinde en çok çalışma 2007 ve 2010 yıllarında yapılmıştır. Doktora tezi düzeyinde en çok çalışma 2012 yılında yapılmıştır. Makale düzeyinde en çok çalışma 2013 ve 2004 yıllarında yapılmıştır. Makale çalışmalarının 241'i (% 79.01) 2003 sonrası yıllarda yayınlanmıştır. En fazla bildiri çalışması 2012 yılında yayınlanmıştır. Bildiri çalışmalarının 510'u (% 93.40) 2003 sonrası yıllarda yayınlanmıştır. Bu alanda en fazla kitap 13 (% 10.4) adetle 2010 yılında yazılmıştır. Yazıldıkları üniversiteye bakıldığında en fazla yüksek lisans (26 adet) ve doktora tezleri (13 adet) İstanbul Üniversitesi bünyesinde çıkarılmıştır. En fazla çalışılan yüksek lisans tezleri (% 46.21), durum saptamayı konu alan tezler olurken, en fazla doktora tez çalışması (% 44.44), üstün zekâlıların ve üstün yeteneklilerin eğitimini konu alan tezler olmuştur. Makaleler konu dağılımlarına göre incelendiğinde en fazla makale (% 34.42), durum saptamayla ilgili olurken en fazla bildiri (% 40.29), üstün yetenekliler ve üstün zekâlıların eğitimi alanında olmuştur. Anahtar Kelimeler: Üstün zekâ, üstün yetenek, enderun
Üstün yetenekli çocuklara ilişkin sınıf öğretmenlerinin bilgi düzeylerinin incelenmesi
Bu araştırma, üstün yetenekli çocuklara ilişkin sınıf öğretmenlerinin bilgi düzeylerini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Genel tarama modeli yöntemi kullanılarak gerçekleştirilen araştırmanın Evrenini 2012-2013 Eğitim-Öğretim yılında İstanbul İli Küçükçekmece İlçesinde görev yapan sınıf öğretmenleri, Örneklemini ise Üstün Yetenekli Çocukları Tanıma Ölçeği ve Kişisel Değişkenler Formu'nu yanıtlayan 363 sınıf öğretmeni oluşturmuştur. Verilerin toplanmasında, alan taraması yapılarak araştırmacı tarafından geliştirilen geçerlik ve güvenirlik çalışması sonucu Kaiser-Meyer- Olkin (KMO) değeri 0,847, Cronbach alfa değeri 0.877 bulunan Üstün Yetenekli Çocukları Tanıma Ölçeği ve sınıf öğretmenlerinin görev yaptıkları okul, sınıf düzeyleri, hizmet yılları, cinsiyetleri, üstün yetenekli raporu alan öğrenci sayıları, eğitim düzeyleri, ilgili kurumlara yönlendirdikleri öğrenci sayıları ile ilgili bilgi toplamayı amaçlayan Kişisel Değişkenler Formu kullanılmıştır. Veriler betimsel istatistik, Tek Yönlü Manova, Games-Howell gibi istatistiksel yöntemler kullanılarak SPSS 15.0 ile analiz edilmiştir. Araştırmanın sonucunda sınıf öğretmenlerinin üstün yetenekli çocuklara ilişkin bilgi düzeylerinde cinsiyetlerine, sınıf düzeylerine, eğitim düzeylerine, hizmet yıllarına, ilgili kurumlara yönlendirilen öğrenci sayılarına göre anlamlı düzeyde fark oluşmadığı gözlenmiştir. Bu durum araştırmanın örnekleminde olan sınıf öğretmenlerinin benzer görüşte olmaları ile yorumlanmıştır. Araştırmada sınıf öğretmenlerinin üstün yetenekli çocuklara ilişkin bilgi düzeyi üstün yetenekli çocuk raporu alan öğrenci sayılarına göre anlamlı farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Bulgular doğrultusunda, sınıf öğretmenlerinin üstün yetenekli çocukların aday gösterilme ve üstün yetenekli çocuklara uygulanan eğitim-öğretim modelleri başlıklarında hizmet içi eğitime ayrıca uzmanlık gerektirmeyen sınıf içinde kullanabilecekleri standartlaştırılmış testlere ihtiyaç duydukları söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Üstün Yetenek, Üstün Yetenekli Çocuk, Sınıf Öğretmeni, Kişisel Değişkenler
Exploring the role of strategies-based language instruction in teaching English to young gifted learners
In spite of the fact that education of gifted children is a relatively new concern in Turkey when compared to other countries, it has created a great interest in what makes gifted children different from other learners and how they gain from the education programs provided for them. Though neglected and left to develop on their own (Enç, 2005), gifted individuals do need the understanding of their different characteristics and thirst for an alternative education. Their learning quickly, being self taught, and having a good memory they can access easily (CCEA, 2006) are invaluable opportunities to help gifted learners gain from strategy training which has a great deal to make learning more organized, systematic and effective. Thus, the main purpose of this study is to explore the role of strategies-based language instruction in teaching English to young gifted learners. The study is an action research implemented with 10 gifted students whose ages ranged from 11 to 13. The study explored gifted children?s attitudes towards English, the language learning strategies that they already use and their English proficiency levels. Following this, the participants were provided a strategies-based language instruction for seven months. During the process, their perceptions of the effectiveness of the strategy training were elicited regularly through various data collection tools. Questionnaires, think-aloud protocols, group discussions, interviews, researcher?s field notes, and written accounts of the students provided insights about the language learning processes of gifted minds and showed that the students gained a lot from the strategies-based language instruction and found such instruction very helpful and effective. Besides, the participants indicated to transfer their knowledge of strategies to other learning contexts in their lives. It is hoped that this study will shed light on the issue of teaching English to young gifted students in Turkey and contribute to form a base for an English curriculum specifically designed for gifted learners.Keywords: Gifted learners, Language Learning Strategies, Gifted, Teaching English
Üstün yetenekli çocukların anneleriyle olan ilişkileri ve başarı güdüleri
Bu araştırmanın amacı, üstün yetenekli çocukların ve annelerinin, anne-çocuk ilişkilerinde, kabul-red ve kontrol algıları, çocukların başarı güdüsü ve çocukların anne kabul-red ve kontrol algıları ile başarı güdüleri arasındaki ilişkileri incelemektir. Araştırmanın evrenini, 2014-2015 eğitim-öğretim yılında Adana ve Mersin İli Bilim ve Sanat Merkezlerine devam eden 5. ve 6. sınıf öğrencileri ve anneleri oluşturmuştur. Araştırmanın örneklemini 103'ü kız, 126'sı erkek olmak üzere, toplam 229 öğrenci ve 179 anne oluşturmuştur. Araştırmada veri toplama aracı olarak; Ebeveyn Kabul-Red Ölçeği/Kontrol-Anne Kısa Form, Çocuk/Ergen Ebeveyn Kabul-Red Ölçeği/Kontrol-Anne Versiyon Kısa Form, Eğitimde Motivasyon Ölçeği, Anne ve Öğrenci Bilgi Toplama Formu kullanılmıştır. Elde edilen veriler Mann-Witney U testi, Kruskal-Wallis H testi ve Pearson Korelasyon analizi ile değerlendirilip, anlamlılık derecesi p<.05 olarak alınmıştır. Araştırmanın sonucunda, annelerin çocuklarına yönelik davranışlarını yüksek düzeyde kabul, düşük düzeyde red ve orta düzeyde kontrol edici olarak algıladıkları bulunmuştur. Annelerin kabul-red ve kontrol algı düzeylerinin, sınıf, cinsiyet, anne yaşı, doğum sırası ve annenin çocuk sayısı, değişkenlerine göre farklılık göstermediği; anne eğitim durumu, çalışma durumu ve ailenin gelir durumu değişkenlerine göre anlamlı farklılıklar gösterdiği bulunmuştur. Çocukların annelerini yüksek düzeyde kabul, düşük düzeyde red ve orta düzeyde kontrol edici olarak algıladıkları bulunmuştur. Çocukların kabul-red ve kontrol algı düzeylerinin, sınıf, anne yaşı, doğum sırası ve annenin çocuk sayısı değişkenlerine göre anlamlı farklılık göstermediği; cinsiyet, anne eğitim durumu, çalışma durumu, ailenin gelir durumu değişkenlerine göre anlamlı farklılıklar gösterdiği bulunmuştur. Annelerin ve çocukların algıladıkları ebeveyn kabul-red ve kontrol düzeyleri arasında anlamlı farklılık olduğu belirlenmiştir. Çocukların özdeşleşmiş dışsal motivasyon ve içsel motivasyon düzeylerinin yüksek olduğu, motivasyonsuzluk ve içe yansıtılmış dışsal motivasyon düzeylerinin düşük olduğu belirlenmiştir. Çocukların motivasyon düzeylerinin, anne eğitim durumu, çalışma durumu ve doğum sırasına göre anlamlı farklılık göstermediği; sınıf, cinsiyet, anne yaşı, ailenin gelir durumu ve annenin çocuk sayısı değişkenlerine göre ise anlamlı farklılıklar gösterdiği bulunmuştur. Çocukların anne kabul-red algıları ve motivasyonları arasında zayıf, anlamlı düzeyde ilişkilerin olduğu; anne kontrol algıları ve motivasyonları arasında orta düzeyde, anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Üstün yetenek, anne-çocuk ilişkisi, kabul-red, kontrol, motivasyon
Üstün zekâlı öğrencilerin başarılarını etkileyen faktörler: Bir meta-analiz çalışması
Bu çalışmada üstün zekâlılar eğitiminde sıklıkla kullanılan temel eğitsel yaklaşımlar, öğretim programları, cinsiyet ve sosyo-ekonomik durum değişkenlerinin akademik başarı üzerindeki etkisini incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç kapsamında SAGE, ERİC, Taylor-Francis ve Ulusal Tez Merkezi veri tabanları 2007-2017 (Nisan) tarihlerinde taranmıştır. Araştırmada bir üstün zekâlılar eğitim programına katılımının akademik başarı üzerindeki etki büyüklüğü Hedge's g = 1,005 olarak hesaplanmıştır ve bu değer büyük düzeyde etkili olarak sınıflandırılabilir. Akademik başarı için hızlandırma yaklaşımı orta düzeyde (Hedge's g = 0,384), gruplama büyük düzeyde (0,758), farklılaştırma geniş düzeyde etkili (Hedge's g = 1,300) olarak hesaplanmıştır. Araştırma bulguları erkek ve kız öğrencilerin başarıları arasındaki farkın önemsiz olduğunu, orta ve üst SED'e sahip olan üstün zekâlılar düşük SED sahibi üstün zekâlılardan orta düzeyde olduklarını ortaya koymuştur. Anahtar Kelimeler: Üstün zekâlılar, literatür taraması, meta-analiz, akademik başarı
Üstün yetenekli öğrencilerin matematiksel düşünme becerilerine göre problem kurma süreçlerinin incelenmesi
Ülkemizin muasır medeniyetler seviyesine çıkması için problem çözebilen, kendini sürekli yenileyebilen, nitelikli, farklılıklarını göstermekten çekinmeyen, yetişmiş nesiller gereklidir. Bu amaca yönelik yetiştirilecek insan kaynaklarından birinin de üstün yetenekli (özel yetenekli) bireyler olduğu söyleyebilir. Bunun için de bu bireylerin performanslarını artıracak zenginleştirilmiş içeriğe sahip öğretim programlarına ihtiyaç vardır. Söz konusu programlarda özellikle düşünme süreçlerine önem verilmektedir. Çünkü analitik düşünen ve akıl yürüten bireyler sadece matematikte değil pratik yaşamda ve diğer alanlarda da başarılı oldukları bilinmektedir. Bu tip düşünen bireyler matematiksel bir sav ileri sürebilir ve bunu matematiksel yollarla araştırıp ifade edebilir. Hangi alan ve konu üzerinde olursa olsun düşünme, en belirgin biçimiyle bir sorun ya da problem çözme etkinliğidir. Matematiksel düşünme iki aşamada ifade edildiğinde; birinci aşamada sorunu açıklama ve çözümü bulma veya oluşturma, ikinci aşamada ise bulunan çözümün doğruluğunu kontrol etme olarak ifade edilebilir. Matematiksel düşünme bir problem çözme olarak düşünüldüğünde bireyin problem çözme becerisini artıran bir diğer unsur da problem kurma becerisidir. Bu bağlamda üstün yetenekli bireylerde problem kurma, matematiksel düşünmenin üst düzey bir ürünü olarak ele alınmış ve araştırmanın genel problemi "Üstün Yetenekli Öğrencilerin Matematiksel Düşünme Becerilerine Göre Problem Kurma Süreçleri Nasıldır?" olarak belirlenmiştir. Karma yöntemin kullanıldığı araştırmanın evreni Yusuf Demir Bilim ve Sanat Merkezi'ne kayıtlı 2018-2019 eğitim- öğretim yılı içerisinde öğrenim gören ortaokul ve 9. sınıf öğrenciler, örneklemi ise ortaokul ve 9. sınıf seviyesindeki 103 öğrenci (Nkız=59, Nerkek=44) oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak Tanıtıcı Bilgi Formu, Ersoy (2012) tarafından geliştirilmiş olan Matematiksel Düşünme Ölçeği uygulanmış ve görüşmeler yapılmıştır. Ayrıca ölçme aracı olarak uygulanan "Matematiksel Düşünme Ölçeği" nin analiz sonucu ile elde edilen iv verilere göre ölçüt örnekleme yöntemi ile seçilen 15 öğrenci ile birlikte problem kurma çalışmaları yapılmıştır. Nicel verilerin analizinde SPSS 22 paket program aracığı ile normallik şartına bağlı olarak parametrik testler, nitel veriler de ise betimsel analiz kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda Matematiksel Düşünme Ölçeği'nden düşük, orta ve yüksek düzeyde puan alan öğrencilerin sınıf düzeylerine göre, kurdukları problemler karşılaştırıldığında; Matematiksel Düşünme Ölçeği'nden düşük ve orta düzeyde puan alan öğrencilerin kurdukları problemlerin nitelikleri yüksek düzeyde puan alandan öğretim programındaki kazanım ve açıklamalarına göre daha düşük seviyede olduğu belirlenmiştir. Diğer taraftan demografik özellikler içerisinde yer alan değişkenlerden sınıf düzeyinin öğrencilerin matematiksel düşünmeleri üzerindeki etkileri incelendiğinde 5. sınıf ile 9. sınıf arasında 5. sınıfta öğrenim görenlerin lehine bulguya ulaşılmıştır. Araştırma sonucunda matematiksel düşünmeyi artırıcı etkinlikler arasında olduğu belirlenen problem kurma çalışmalarının, öğretim programında sadece ilköğretimle sınırlı kalmamalı aynı zamanda ortaöğretim programında da yer verilmesi önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Matematiksel Düşünme, Problem Kurma, Üstün Yetenekli Öğrenci
Özel yetenekli öğrencilerin belirlenmesi hakkında öğretmenlere verilen eğitimin etkililiğinin incelenmesi: Karma yöntem araştırması
Bu araştırma, "Özel Yetenekliler ve Belirlenmeleri ile ilgili Eğitim"in, Bilim ve Sanat Merkezlerine öğrenci seçim sürecinde rol alan sınıf öğretmenlerinin özel yetenekliler ve belirlenmeleri ile ilgili bilgi düzeylerine; özel yetenekli öğrenciler ve eğitimlerine yönelik tutumlarına ve özel yetenekli öğrencileri belirleyip doğru aday gösterme oranlarına etkisini saptamak amacıyla yapılmıştır. Araştırmada iç içe gömülü desen kullanılmıştır. Temel deseni nicel araştırma yöntemlerinden ön test-son test kontrol gruplu deneysel desen olan bu çalışmada, nitel ve nicel veriler analiz edilerek birlikte yorumlanmıştır. Araştırma da iki aşamalı örneklem yöntemi kullanılmıştır. Uygun örnekleme ile belirlenmiş 40 öğretmen seçkisiz örnekleme yöntemi ile iki gruba atanmıştır. Sonrasında bu gruplardan hangisinin deney, hangisinin kontrol olacağı kura ile belirlenmiştir. Deney ve kontrol grubundaki öğretmenlerin uygulamalar öncesinde ve sonrasında özel yetenekliler ve eğitimleri ile ilgili tutum düzeylerini belirlemek için "Özel Yetenekliler ve Eğitimlerine Yönelik Tutum Ölçeği" ve bilgi düzeylerini belirlemek için de "Özel yetenekliler ve Belirlenmeleri ile ilgili Bilgi Testi" ön test ve son test olarak uygulanmıştır. Öğretmenlerin doğru aday gösterme oranlarını karşılaştırmak için de 2018-2019 eğitim öğretim yılında özel yetenekli olarak aday gösterilen ve özel yetenekli tanısı alan öğrencilerin oranları karşılaştırılmıştır. Deney grubunda yer alan öğretmenlere uygulanmak üzere araştırmacı tarafından "Özel Yetenekliler ve Belirlenmeleri ile İlgili Eğitim" planı hazırlanmış ve uygulanmıştır. Nitel veriler deney grubuna uygulan bu eğitimle ilgili soruları içeren yarı yapılandırılmış görüşme formu ile elde edilmiştir. Nicel verilerin analizinde özel bir istatistik programı aracılığı ile mod, medyan, aritmetik ortalama, standart sapma, frekans, bağımlı (ilişkili) ve bağımsız (ilişkisiz) t testi ve one way ANOVA testleri, nitel verilerin analizinde ise içerik analizi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, eğitimler sonrasında deney grubundaki öğretmenlerin tutum düzeylerinin "kararsızım", kontrol grubundaki öğretmenlerin tutum düzeylerinin ise "katılıyorum" düzeyinde olduğu belirlenmiştir. Eğitimler öncesinde ve sonrasında deney ve kontrol grubundaki öğretmenlerin özel yetenekliler ve eğitimleri ile ilgili tutum düzeyleri arasında anlamlı bir farklılık olmadığı tespit edilmiştir. Ayrıca eğitimler sonrasında, özel yetenekliler ve belirlenmelerine yönelik bilgi düzeyleri arasında deney grubu lehine anlamlı farklılık oluştuğu yine deney grubu öğretmenlerinin eğitimler öncesinde ve sonrasında özel yetenekliler ve belirlenmeleri ile ilgili bilgi düzeyleri arasında da anlamlı bir farklılık olduğu belirlenmiştir. Deney ve kontrol grubundaki öğretmenlerin Bilim ve Sanat Merkezilerine doğru aday gösterme oranlarına bakıldığında deney grubunun oranının daha yüksek olduğu saptanmıştır. Deney grubundaki öğretmenler ile yapılan görüşmeler sonucunda öğretmenlerin eğitimi faydalı buldukları fakat zamanlama ile ilgili sıkıntı yaşadıkları belirlenmiştir.
Bilim ve sanat merkezlerine devam eden ilkokul öğrencilerinin okuma tutumları ve tercihleri
Bu araştırma, özel yetenekli öğrencilerin okuma tutumlarının ve tercihlerinin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın örneklemini Kırşehir il merkezinde bulunan Yusuf Demir Bilim ve Sanat Merkezi ve Kaman ilçesinde bulunan Kaman Bilim ve Sanat Merkezinin 3 ve 4. sınıflarında öğrenim görmekte olan ve çalışmaya gönüllü olarak katılan 58 özel yetenekli öğrenci oluşturmaktadır. Çalışmada karma yöntem desenlerinden açıklayıcı sıralı karma yöntem kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutunda veriler "Okuma Alışkanlığına İlişkin Tutum Ölçeği"; nitel boyutunda ise araştırmacı tarafından hazırlanmış yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığı ile elde edilmiştir. Nicel verilerin analizinde Mann Whitney U testi ve Kruskal Wallis H testi kullanılmıştır. Çalışma sonunda özel yetenekli öğrencilerin okuma alışkanlıklarına yönelik tutumlarının yüksek düzeyde olduğu belirlenmiştir. BİLSEM'e devam eden özel yetenekli öğrencilerin okuma tutumlarının cinsiyet, sınıf düzeyi, anne ve babaların eğitim düzeyi, evlerinde kitaplık olması, kitap okuma sıklığı değişkenleri açısından anlamlı düzeyde farklılık olmadığı; annelerinin ve babalarının kitap okuma durumlarında anne ve babaları her zaman kitap okuyanlar lehine, bilgisayar ve internette zaman geçirme durumlarında günde 1 saat ve daha az zaman geçirenler lehine anlamlı fark oluştuğu belirlenmiştir. Öğrencilerin okuma alışkanlığı kazanmalarında en çok öğretmenlerinin ve annelerinin etkili olduğu görülmüştür. Macera, komedi/mizah, bilim ve icat, bilimkurgu/fantastik türleri en çok tercih edilen kitap türleri iken; polisiye, şiir, aşk/romantik ve dini kitaplar en az tercih edilen kitap türleridir. Kitap okumalarına engel olan durumların ise ödevlerin çokluğu ve sesli ortam olduğu belirlenmiştir. Basılı kitapların en çok tercih edilen okuma aracı olduğu ve okuyacakları kitapları kendilerinin almayı tercih ettikleri tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Bilim ve Sanat Merkezi, Okuma Tercihi, Okuma Tutumu, Özel Yetenekli Öğrenci.
Harmanlanmış öğrenme ortamında bütünleştirilmiş müfredat modeline göre tasarlanan fen modülünün uygulamasının üstün yetenekli öğrencilerin bilimsel muhakeme ve bilimsel süreç becerilerine etkisi
Amaç: Bu çalışma, Bütünleştirilmiş Müfredat Modeli temel alınarak probleme dayalı öğrenme yöntemine göre tasarlanan ve harmanlanmış öğrenme ortamında uygulanan fen bilimleri modülünün üstün yetenekli öğrencilerin bilimsel muhakeme becerilerine ve bilimsel süreç becerilerine etkisini incelemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Materyal ve Yöntem: Çalışma 2020-2021 eğitim öğretim yılının bahar yarıyılında Ege Bölgesi'nde bulunan bir Bilim ve Sanat Merkezine devam eden 5. sınıf seviyesindeki 13 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada durum çalışması yöntemi kullanılmıştır. 8 hafta süren çalışmada Bütünleştirilmiş Müfredat Modeli temel alınarak probleme dayalı öğrenme yöntemine göre bir fen bilimleri modülü tasarlanmış ve harmanlanmış öğrenme ortamında uygulanmıştır. Öğretim tasarımına ve öğrenme sürecine ilişkin nitel veriler, yansıtıcı günlükler, yarı yapılandırılmış görüşme formu ve araştırmacı gözlem notları ile elde edilmiş, verilerin analizinde betimsel analiz ve içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Nicel verilerin elde edilmesinde tek grup ön-test son-test deneysel deseni kullanılmış, veriler Bilimsel Süreç Becerileri Testi ve Lawson Bilimsel Muhakeme Testi kullanılarak elde edilmiş ve bir istatistik programı ile çözümlenmiştir. Bulgular: Araştırma bulgularında Bilimsel Süreç Becerileri ve Bilimsel Muhakeme becerileri ön-test son-test puanlarında son test lehine anlamlı fark olduğu, nitel verilerden elde edilen bulgularda ise öğretim tasarımına ve öğrenme sürecine ilişkin olumlu değerlendirmeler yapıldığı görülmüştür. Sonuç: Araştırmadan elde edilen bulgular doğrultusunda çalışmada kullanılan fen öğretim tasarımının öğrencilerin bilimsel muhakeme ve bilimsel süreç becerilerinin gelişimine katkı sağladığı ve üstün yetenekli öğrencilerin eğitiminde benzer içerikler kullanılmasının faydalı olacağı söylenebilir.
Üstün yetenekli çocuklara sahip ailelerin aile işlevselliği
Bu araştırmanın amacı, üstün yetenekli çocuklara sahip ailelerin aile işlevselliğini derinlemesine incelemektir. Bu amaç doğrultusunda araştırma nitel araştırma deseni olan ve bilinen ya da farkında olunan olguları derinlemesine araştırmayı sağlayan, olgu bilim çalışması olarak oluşturulmuştur. Bu kapsamda uzman görüşü alınarak ebeveyn ve çocuk formu olmak üzere görüşme formları hazırlanmıştır. Görüşmeler anne, baba ve çocuk olmak üzere toplam üç aile ile gerçekleştirilmiştir. Elde edilen veriler NVİVO nitel araştırma programı ile analiz edilmiştir. Sonuç olarak üstün yetenekli çocuklara sahip ailelerin aile işlevselliği aile içi bağlılık, aile içi destek, aile içi sınırlar, aile içi ritüeller, aile içi roller ve aile içi iletişim boyutları ile kapsamlı olarak ele alınabilmektedir. Bu boyutlardan ise üstün yetenekli çocuklara sahip ailelerde bağlılığın diğer boyutlara göre daha güçlü olduğu bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Aile, Aile İşlevselliği, Üstün Yeteneklilik
Üstün yetenekli ergenlerin kariyer uyum yetenekleri
Bu araştırmanın amacı, kariyer yapılandırma yaklaşımı çerçevesinde üstün yetenekli öğrencilerin kariyer uyum yeteneklerini incelemektir. Nitel araştırma desenine dayalı çalışma, amaçlı örnekleme yöntemi ile belirlenen, 2016-2017 öğretim yılında Doğu Anadolu'da bir Bilim ve Sanat Merkezi'ne (BİLSEM) devam eden 15 (%46 kız, %54 erkek) 10. sınıf öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Kariyer Yapılandırma Görüşmesi aracılığıyla toplanan veriler, ilgili kuram ve alanyazın doğrultusunda oluşturulan kod listesi kullanılarak bilgisayar destekli bir nitel veri analizi programı olan MAXQDA 18 ile analiz edilmiştir. Bulgulara göre, en sık gözlemlenen boyut öne çıkan alt temaları ile Merak (kendini tanıma; n= 29, araştırma; n= 12, merak; n= 8 ve çevreyi keşfetme; n= 2) olmuştur. Bunu İlgi (geleceğe ilişkin farkındalık; n =7, geleceğe hazırlık; n =7, plan; n = 3, geleceğe yönelme; n = 3, umut; n =2 ve iyimserlik; n =1) izlemiştir. Üçüncü olarak, Kontrol boyutu (sorumluluk; n =10, sabır; n = 3,bağımsızlık; n = 5, karar verme becerisi;n = 2, derin düşünce; n = 1 ve süreklilik/ısrarcılık; n = 1) gözlenmiştir. En az gözlemlenen ise Güven boyutu (kendine güven; n = 2, zorluklarla başa çıkma; n = 2, yeni beceriler öğrenme; n = 1) olmuştur. Bu bulgular, kariyer uyum yetenekleri konusundaki ilgili alanyazın kapsamında üstün yetenekli öğrencilerin kariyer gelişim özellikleri doğrultusunda tartışılmıştır. Sonuçlar, özetle, üstün yetenekli öğrencilere sunulacak kariyer danışmanlığı hizmetlerinde çevreyi keşfetme ve alternatifleri değerlendirme, umut ve iyimserlik düzeylerini geliştirme ve kendilerine olan güven ve inancı artırmaya yönelik daha fazla uygulama ve programlar planlanması gerektiğine işaret etmiştir.