Unemployment

333 theses under this subject heading

DoctorateOpen AccessTR

İşsizlik sorunu ve uygulanan istihdam politikaları: Kuzey Makedonya örneği

Ülke 1991 yılında Yugoslavya'nın dağılmasıyla Makedonya ismi ile bağımsızlığını ilan etmiştir. Diğer uluslararası örgütler olan Avrupa Birliği, Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü, Uluslararası Para Fonu, Avrupa Yayın Birliği ve Uluslararası Olimpiyat Komitesi gibi örgütler de ülkeyi Eski Yugoslav Makedonya Cumhuriyeti (EYMC) adıyla tanımışlardır. Eski Yugoslav Makedonya Cumhuriyeti ismiyle (FYROM) tanıyan NATO teşkilatına ait ve içinde Makedonya geçen tilin belgelerde, metinde "FYROM" kısaltması geçerken belgenin sonundaki bir dipnotta NATO ülkeleri Makedonya'yı anayasal ismi ile tanıdığı ayrıca belirtilmiştir. 2018 Haziran ayında Yunanistan'la yapılan uzun görüşmeler neticesinde Makedonya'nın resmi adının "Kuzey Makedonya Cumhuriyeti" olması konusunda mutabakata varılmıştır. Günümüzde de bütün Uluslararası örgütler, ülkeyi ''Kuzey Makedonya Cumhuriyeti'' olarak adlandırmaktadır. İşsizlik çalışma ekonomisi ve endüstri ilişkileri alanında yapılan çalışmalarda en çok sonuçlar yaratmaktadır. Halkın satın alma gücündeki düşüşe bağlı olarak ülkenin üretim kapasitesi azalmakta ve işçinin yaşam standarttı düşmekte dolayısıyla işçi psikolojik sorunlar yaşamaktadır. Bütün bunlardan toplum huzuru da olumsuz yönde etkilenmektedir. Hatta işsizlik sorununun ötesinde asıl tartışılması gereken konu işsizlikle mücadele yöntemleridir. Uzun yıllardan beri çeşitli araştırmalara konu olan işsizlik. bireysel ve toplumsal düzeyde sorunlara yol açtığından mücadele edilmesi gereken bir alanı oluşturmaktadır. İşsizlik ile kendi başına mücadele edilmesi zor olduğundan; devlet işsiz kalmış kişilere gerek işsiz kaldığı dönemi daha az sorunla geçirmesi, gerekse yeniden iş bulabilmesi sağlanması amacıyla çeşitli politikalar uygulamaktadır. Literatürde ve uygulamada aktif ve pasif işgücü piyasası politikaları olarak tanımlanan politikalar daha geniş bir çerçevede devletin uyguladığı makroekonomik ve sosyal politikaların altında yer almaktadır. İşsizlik oranını düşürmek ve fiyat istikrarını sağlamak gibi makroekonomik politika hedefleri zaman zaman birbiri ile çelişmektedi Çalışmamızda kısaca Kuzey Makedonya ekonomisi endüstri sektörünün yapısındaki olumsuzlukları, teknoloji yetersizliği, ihracatın düşük seviyede seyretmesi, üretim ve tüketimde ithalat mallara olan talep artışları, yüksek işsizlik gibi sorunlarla karşı karşıya kalındığını, bunlara ne şekilde çözümlerin üretilebileceğini, Bağımsızlıktan ( 1991 'den) sonra Makedonya ekonomisi yüksek işsizlik ile nasıl mücadele edildiğini edinilen ampirik bulgular, bilimsel çerçevede sorgulanarak tartışılacaktır. Anahtar Kelimeler: İstihdam, İşsizlik, Yabancı Yatırımlar, İşgücü Piyasası

Yabancı sermaye yatırımlarıYabancı yatırımlarİstihdam+2
Mükrem Şaban
Trakya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessEN

The impact of financial stress and economic uncertainty on unemployment

This study analyzes the impact of financial stress and economic uncertainty on unemployment in Turkey for the period 2007-2022 with monthly data. Financial stress and economic uncertainty variables are examined through an indicator and two distinct indices. The model is estimated using a structural vector autoregression (SVAR) model. This thesis shows that as the level of financial stress and economic uncertainty increases, the unemployment rate also increases. The evidence in this thesis also demonstrates that the part of economic uncertainty that is not related to financial stress has an increasing effect on unemployment rate, while the part of financial uncertainty that is not related to financial stress has almost no effect on unemployment rate.

UncertaintyEconomic expectationEconomic situation+5
Ayşe Merve Telis
TOBB Economics and Technology University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de ekonomik büyüme ve işsizlik oranları arasındaki ilişkinin analizi

Bu çalışmada Türkiye'de ekonomik büyüme ile işsizlik arasındaki ilişki Okun Yasası çerçevesinde 2000-2018 dönemi için ampirik olarak incelenmiştir. Çalışmada ilk bölümde işsizlik, istihdam ve ekonomik büyüme kavramları teorik olarak açıklanmıştır. İkinci bölümde ise Türkiye'de işgücü piyasası, ekonomik büyümenin tarihsel seyri ve işsizliğin düzeyi arasında ilişki kurularak değerlendirmeler yapılmıştır. Son olarak üçüncü bölümde Okun Yasası'nın Türkiye'de geçerliliği doğrusal ve doğrusal olmayan modellerle test edilmiştir. Analiz sonuçlarına göre, işsizlik ile büyüme arasındaki ilişkinin doğrusal yapıda olmadığı ve iki rejimli Markov Rejim Değişim modelinin veriyi temsil etmede daha başarılı sonuçlar verdiği belirlenmiştir. Markov Rejim Değişim modeli sonuçlarına göre, ilk rejim yüksek işsizlik ve ikinci rejim düşük işsizlik olarak adlandırılmış olup her iki rejimde de Okun katsayısı beklenildiği gibi negatif ve istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur. Bu sonuçlar ile her iki rejimde için işsizlik oranları ile ekonomik büyüme oranları arasında ters yönlü bir ilişkinin varlığı ortaya koymaktadır. Bununla birlikte, işsizliği %1 oranında düşürmek için olması gereken ekonomik büyüme oranı yüksek işsizlik rejiminde %14.5, düşük işsizlik rejiminde ise %8.3 olarak hesaplanmıştır.

BüyümeEkonomik büyümeTürk ekonomisi+3
Muhammet Sungur
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İstihdam politikalarının genç işsizliğe etkileri, 2000 sonrası Türkiye örneği

Dünya genelinde bir sorun olan genç işsizlik olgusu ekonomik ve sosyal sonuçlarıyla özellikle gelişmekte olan ülkelerin en önemli sorunlarından bir tanesidir. Genç bir nüfusa sahip ve gelişmekte olan Türkiye'de de genç işsizlik giderek artan bir sorun haline gelmektedir. Gereken istihdam politikalarının etkin bir şekilde uygulama alanı bulamadığı ve yeterince istihdam olanağı yaratılamadığı sürece, ülkelerin kalkınmasının önündeki engel olan genç işsizliği artmaya devam edecektir. Bu tezde, işsizlik, genç işsizliği, istihdam kavramları ele alınmış ve 2000 yılı sonrasında Türkiye'nin İstihdam politikalarının genç işsizliğe etkilerine yer verilmiştir.

GençlerTürkiyeİstihdam+3
Işık Yalman
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'deki istihdam sorunu ve işsizlik: Tekirdağ ili örneği

İktisat bilimi ülkelerin ekonomik gelişme ve sosyal kalkınma düzeylerini konu alan bir bilimdir. Dolayısıyla Türkiye'nin sosyoekonomik yapısına bakıldığında, günümüzde diğer ülkelerde de olduğu gibi istihdam ve işsizlik sorunlarıyla karşılaşılmaktadır. Bu sorunlar son yıllarda artış göstermekle birlikte ciddi anlamda çözüme kavuşturulması gereken ve özellikle işsiz gençler bağlamında oldukça önem teşkil eden bir konu haline gelmiştir. Bu çalışmada çeşitli iş alanları, işçi-işveren tarafı ve halkın içindeki iş bulamayan bireyler ve özellikle işsiz genç kesim çeşitli veriler ile rapor edilecektir. İşsizlik sorunu tüm boyutlarıyla ele alınarak istihdamın Türkiye'deki güncel durumu ve Tekirdağ ili örneği incelenecektir. İşsizlik, özellikle Türkiye'de toplumun kanayan yarası durumundadır. Türkiye'nin gündemindeki varlığını devam ettirmekte olan işsizlik sorununun bu tez ile Türkiye'deki son durumuna ve bu soruna karşı alınan önlem ve uygulanan politikalara değinilecektir.

Sosyoekonomik durumSosyoekonomik sorunlarTekirdağ+4
Özge Özbek
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Grafik tasarım bölümü öğrencilerinin işsizlik kaygılarını etkileyen değişkenlerin incelenmesi

Grafik tasarım alanında çalışan ve öğrenim görmek isteyen bireylerin bu alana yönelmesindeki temel faktör, zorunluluktan ziyade, tasarım yapmakla gelen tatminin ön plana çıkması olarak görülmektedir. Yapılan bu araştırmada grafik tasarım bölümü öğrencilerinin işsizlik kaygılarını etkileyen değişkenlerin incelenmesi amaçlanmıştır. Öğrencilerde işsizlik kaygı düzeyinin belirlenmesinde "İşsizlik Kaygısı Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmaya Süleyman Demirel Üniversitesi, Akdeniz Üniversitesi, Selçuk Üniversitesi bünyesinde yer alan grafik tasarım bölümünde öğrenim gören 198 kadın ve 152 erkek olmak üzere toplam 350 öğrenci katılmıştır. Araştırmaya katılan öğrencilerin demografik özelliklerinin belirlenmesinde kişisel bilgi formundan yararlanılmıştır. Araştırmanın veri analiz sürecinde ise SPSS 25.0 programında Independent Samples T-test ile One Way ANOVA analizinden faydalanılmıştır. Araştırmanın sonunda öğrencilerin işsizlik kaygılarının orta düzeyin üzerinde olduğu tespit edilmiştir. Öğrencilerin işsizlik kaygılarının cinsiyetlerine, öğrenim gördükleri sınıflara, yaş gruplarına ve yaşadıkları yerleşim yerlerine göre anlamlı farklılık gösterdiği bulunmuştur (p<0.05). Buna karşılık öğrencilerin işsizlik kaygılarının aile gelir durumu değişkenine göre anlamlı farklılık göstermediği tespit edilmiştir (p>0.05). Sonuç olarak, grafik tasarım bölümü öğrencilerinin orta düzeyin üzerinde işsizlik kaygısı yaşadıkları, bunun yanında demografik değişkenlerin işsizlik kaygısını etkilediği söylenebilir.

Grafik tasarımıÜniversite öğrencileriİşsizlik
Umuşan Merve Turan
Süleyman Demirel University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de istihdam-işsizlik ve çözüm önerileri: Siirt ili örneği

İstihdam ve işsizlik gerek bireysel gerek toplumsal ve gerekse küresel boyutlarda ciddi önem arz eden konulardır. İlk çağlarda sorun teşkil etmese de gelişen dünya düzeni ile ortaya çıkan istihdam ve işsizlik sorunu dünyada ve ülkemizde her geçen gün büyümektedir. Gelişen teknoloji ile insana olan ihtiyaç azaldıkça bu konuların önemi de artmaktadır. Bireyin ihtiyaçlarını karşılaması için çalışması gereken bir ekonomik düzende, gelişen teknoloji ile insan gücünü saf dışı bırakan bu yeni ekonominin yarattığı zıtlık nedeniyle insanlar işsiz kalmakta ve maddi- manevi ağır darbeler almaktadırlar. Artan nüfus ve yetersiz iş alanlarının yanı sıra son dönemde tüm dünya ekonomilerine ağır darbe vuran Covid–19 etkisi nedeniyle işgücü ve istihdamın önemi daha da öne çıkmıştır. Çalışmamızda ülkemizin işgücü piyasası genel bir bakışla ele alınmış olup Siirt İli özelinde bir alan araştırması ile işgücü piyasası değerlendirilmiştir. İşgücünün, istihdamın, işsizliğin tanımı yapılarak işgücü piyasasının etkilerine değinilmiştir.

Siirtİstihdamİş gücü+2
Necla Demir
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

İşsizlikle mücadelede Türkiye İş Kurumu'nun aktif istihdam politikaları: Bitlis ili örneği

İşsizlik sorunu, günümüz dünyası ülkeleri açısından içinden çıkılması zor bir hal almış durumda. Hatta işsizlik, her geçen gün giderek büyümekte, dünya nüfusunun da sürekli arttığı gerçeği göz önüne alındığında işsizliğe çözüm bulmak da doğru orantılı olarak zorlaşmaktadır. Türkiye'de Son yıllarda işsizlikle ilgili yaşanan olaylar bize gösterdi ki; İşsizlik, sadece ekonomik sonuçları olmayan aynı zamanda sosyal tahribat anlamında da sonuçlar doğuran bir olgu olmuştur. Yaptığım bu çalışmada genel anlamda ülkemizde özelde ise Bitlis ilinde İŞKUR'un hâlihazırda uyguladığı aktif istihdam politikalarının işsizlik sorununun çözümü noktasında ne denli etkili olduğunu göstermektir. Söz konusu araştırmada farklı kaynakların yanı sıra TÜİK ve İŞKUR'un yayınlamış olduğu aylık ve yıllık verileri esas alınarak en güncel haliyle kullanılmıştır. Yapılan çalışmanın birinci bölümünde, istihdam ve işsizlik kavramlarının neden ve sonuçlarıyla birlikte teferruatlı bir şekilde açıklanmaya çalışılmıştır. İkinci bölümünde, TÜİK ve İŞKUR'un verileri dikkate alınarak Türkiye'de işsizliğin genel görünümünün yanında istihdamdaki gelişmeler ve İŞKUR'un aktif istihdam politikaları ele alınmıştır. Üçüncü ve son bölümde ise Bitlis ilinde işsizlikle mücadele noktasında Türkiye İş Kurumu'nun aktif istihdam politikaları irdelenmiştir.

Bitlisİstihdamİstihdam politikaları+4
Abdullah Çelik
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Yenilenebilir enerji tüketiminin işsizlik ve CO2 emisyonu üzerindeki etkileri: OECD ülkeleri örneği

Geçmişte olduğu gibi bugün de insan yaşantısının en temel gereksinimlerden birisi enerjidir. Özellikle endüstrileşmenin zirve yaptığı ve insan yaşantısının merkezi haline geldiği bu sanayileşme çağında enerji kullanım alanlarının geniş ölçekte çeşitlilik göstermesi enerjiyi sosyo-iktisadi hayatın vazgeçilmez bir unsuru haline getirmiştir. Bununla birlikte enerji kaynaklarına erişim, devletlerin sosyo-iktisadi gelişimleri açısından oldukça önemli olduğu görülmüştür. Bu bağlamda enerjinin yeterli ve uygun fiyatlı bir şekilde temin edilememesi, endüstriyel üretim ve tüketim faaliyetlerinin azalmasına, istihdamın kaybedilmesine ve ekonomik büyümenin yavaşlamasına neden olduğu aşikârdır. Ayrıca, kullanılan enerji türlerinden ötürü çevresel sorunların giderek artması ve bu sorunları (sera gazı emisyonları, İklim değişikliği, doğal afetler ve su kaynaklarındaki azalmalar vs.) minimize etmek için ekstra harcamaların yapılması iktisadi kayıpları da beraberinde getirmiştir. Bunun önünün alınması noktasında uluslararası alanda önemli çalışmalar yapılmaktadır. Bilhassa yenilenemez enerji kaynaklarının kullanım alanlarını azaltacak projeler uygulamaya koyulurken diğer yandan yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı endüstrileşme faaliyetleri yürütülmektedir. Ancak her iki durumda da insanlığın enerjiye olan ihtiyacı giderek artmaktadır. Artan enerji ihtiyacı, beraberinde sosyo-iktisadi değişkenlikleri beraberinde getirmektedir. Bu değişkenlikler, pek çok araştırmaya konu olmakla birlikte hala anlamlandırılamayan ve incelenmesi zaruri olan meseleleri beraberinde getirmiştir. Bu çalışmada OECD Ülkeleri üzerinden yenilenebilir ve yenilenemez enerji tüketiminin makroekonomik etkileri irdelenmiştir. Bu kapsamda yenilenebilir enerji ile işsizlik arasındaki bağıntı incelenmiştir. Yapılan incelemelerde yenilebilir enerjinin işsizlik oranlarını üzerinde azaltıcı etkisi olduğu ampirik olarak kanıtlanmıştır. Bununla birlikte çalışmanın önemli bir amacını teşkil eden yenilenebilir enerji tüketiminin karbon emisyonu üzerindeki etkisinin ne olduğu sorgulanmıştır. Elde edilen veriler doğrultusunda, yenilenebilir enerji tüketiminin karbon emisyonunu üzerinde negatif bir etkiye sahip olduğu anlaşılmıştır.

Enerji tüketimiKarbondioksit salınımıOECD ülkeleri+4
Ömür Kızılkan
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Organize sanayi bölgelerinin kent istihdamına katkısı: Batman örneği

18. yüzyılda İngiltere de meydana gelen sanayi devrimi insanlık için önemli bir dönüm noktası olmuştur. Sanayi alanındaki gelişmeler, üretim alanında yeni fikirlerin ortaya çıkmasını sağlamıştır. Bölgesel Sanayi kavramı ilk defa ABD'de gündeme gelmiş olsa bile Organize Sanayi Bölgelerinin ilk örneği İngiltere de kurulmuştur. Organize Sanayi bölgeleri; Farklı veya aynı sektörlerde faaliyet gösteren firmaların bir araya gelmesiyle oluşturdukları kümeleşme alanlarıdır. Organize Sanayi Bölgelerinin temel amacı planlı bir sanayinin yanında organize bir yapılaşmayı meydana getirmektir. Türkiye de 1960'lı yıllar da uygulamaya konulan Organize Sanayi Bölgelerinin amacı; İstihdam yaratıp işsizliği azaltmak, sanayi alanındaki yatırmaları hızlandırmak ve üretimde kalite standartlarını yükseltmek olmuştur. Dünyada organize sanayi bölgelerinin yaygınlaşması özellikle 1970'li yıllardan sonra dünya ekonomilerinde yaşanan değişimlerle birlikte, sanayi alanında gelişimini tamamlayamamış ülkelere imalat sanayinin kaydırılması ve dünya pazarı için üretim, teknoloji geliştirme, ürün pazarlama amacıyla OSB'ler yaygınlaşmıştır. Bu çalışmanın amacı Organize Sanayi Bölgelerinin kent istihdamına katkısı; Batman ili esas alınarak, Batman Organize Sanayi Bölgesinin kent istihdamına katkısı araştırılmıştır. Çalışma neticesinde Organize Sanayi Bölgesinde faaliyette bulunan firmaların kent istihdamına katkıda bulunulduğu sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Sanayi, Organize Sanayi Bölgesi, Sanayi Devrimi, Batman Organize Sanayi Bölgesi

BatmanEndüstri DevrimiOrganize endüstri bölgesi+2
İdris Durmaz
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de genç işsizlik sorunu: Siirt ili işgücü piyasasında bir araştırma

Günümüzde genç işsizliği sorununun sadece gelişmekte olan ülkelerin değil, gelişmiş ülkelerin de en önemli sorunlarından biri olduğu ve bu anlamda küresel bir boyut kazandığı bilinmektedir. Türkiye'nin de sahip olduğu genç nüfus, önemli avantajlar barındırmakla birlikte, bu avantajların ekonomik ve sosyal fırsatlara dönüştürülebilmesi için genç işsizliğinin çözülmesi gerekmektedir. Bu çalışma ile Türkiye'deki genç işsizlik sorunu genç nüfusun çok yoğun olduğu Siirt ili özelinde ele alınmış ve yerel dinamikler çerçevesinde değerlendirilmiştir. Araştırma kapsamında Siirt ilinde yaşayan 380 genç işsiz ile yapılan anketler sonucunda, gençlerin işsizlik nedenleri ve iş piyasasında karşılaştıkları engeller detaylı bir şekilde analiz edilmiştir. Siirt ilinde genç işsizlerin iş bulma sürecinde karşılaştıkları en büyük zorluklar olarak; iş deneyimlerinin yetersizliği, işverenlerin deneyim beklentilerinin karşılanamaması, eğitim ve beceri uyumsuzluklarının olduğu tespit edilmiştir. Bunun yanı sıra, gençlerin iş bulma sürecinde yaşadıkları zorlukların, iş piyasasındaki talep ve arz dengesizliklerinden kaynaklandığı da ortaya çıkan sonuçlardır. Ayrıca, bu araştırama sonuçlarına göre, işverenler açısından gençlerin iş tecrübesine sahip olmamaları ve ücret beklentilerinin yüksek olması da işsizlik nedenleri arasında ön plana çıkan önemli hususlardır. Eğitim sistemi ve mesleki eğitim programlarının iş piyasasının ihtiyaçlarını karşılamakta yetersiz kalması da İstihdam teşvik politikalarının yerel düzeyde etkin bir şekilde uygulanamaması da genç işsizliğinin devam etmesinin nedenleri arasında yer almaktadır. Bu çalışma, Siirt ilindeki genç işsizliğinin nedenlerini ve çözüm önerilerini ortaya koyarak, yerel yönetimlere, politika yapıcılara, iş dünyasına ve gençlere önemli bilgiler sunmayı hedeflemektedir. Genç işsizliğinin azaltılması ve genç nüfusun iş gücüne kazandırılması için kapsamlı ve entegre bir yaklaşıma ihtiyaç duyulmaktadır.

İş gücü politikalarıİşsizlik
Seren Pöge
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Bölgesel kalkınmada işsizlik sorunu, nedenleri ve çözüm önerileri: Siirt ili için bir araştırma

İşsizlik sorunu, son yıllarda küresel bir mesele olarak karşımıza çıkmaktadır. Geçmişte daha çok gelişmemiş ve gelişmekte olan ülkelerde görülen işsizlik, günümüzde artık gelişmiş ülkelerde de ciddi bir problem olarak karşımıza çıkmaktadır. Mali politikalarda yapılan hatalar, ekonomilerdeki üretim kapasitelerindeki düşüşler, küresel finansal krizler ve siyasal ve teknolojik gelişmeler, işsizliğe neden olan başlıca unsurlar arasında yer almaktadır. Yüksek işsizlik oranlarının yaşandığı ülkelerde, bireyler toplumsal, finansal ve ruhsal anlamda olumsuz etkilenmektedir. Küresel bir sorun haline gelen işsizlikle mücadelede, ülkeler ortak politikalar geliştirmelidir. Son dönemlerde işsizlik konusunda az gelişmiş ve gelişmiş ülkeler arasında büyük bir fark kalmamıştır. Çünkü işsizlik dünya genelinde önemli bir sorun haline gelmiştir. İşsizlik sorunu yaşayan ülkelerden biri de Türkiye'dir. Ülkemizde işsizlik, en önemli sorunların başında gelmektedir. Özellikle TRC3 (Siirt, Batman, Şırnak, Mardin) bölgesinde işsizlik ve bunun olumsuz etkileri daha belirgin bir hal almıştır. Bu çalışmada öncelikle, bölge ve bölgesel kalkınma kavramları kavramsal çerçevede ele alınmıştır. Ayrıca işsizlik kavramı ve işsizlik türleri açıklanmıştır. Siirt özelinde, TRC3 bölgesine ait yıllara göre işsizlik ile kişi başı GSYH verileri tablo ve grafiklerle incelenmiştir. Türkiye ve Siirt ili için işsizlik oranları ve kişi başı GSYH verileri tablo ve grafiklerle ayrı ayrı ele alınmış ve işsizlikle mücadelede uygulanan politikalar detaylı bir şekilde açıklanarak, Siirt ili için yüksek işsizlik oranlarına yönelik çözüm önerileri sunulmuştur. Anahtar kelimeler: Bölgesel Kalkınma, İşsizlik, Siirt.

KalkınmaSiirtİşsizlik
Fadıl Üre
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

İdari personellerin dijital dönüşüme yönelik algıları ile teknolojik işsizlik kaygı düzeyleri arasındaki ilişkilerin X ve Y kuşakları bağlamında incelenmesi: Selçuk Üniversitesi örneği

Dijital dönüşüm algıları, teknolojik işsizlik kaygısı ve kuşaklar arasındaki ilişkinin incelendiği bu araştırmanın amacı, Selçuk Üniversitesi'nde çalışmakta olan idari personellerin dijital dönüşüme yönelik algıları ve teknolojik işsizlik kaygı düzeylerinin X ve Y kuşakları arasında nasıl farklılık gösterdiğini tespit etmektir. Araştırmanın örneklemini, Selçuk Üniversitesi bünyesinde çalışan 384 idari personel oluşturmaktadır. X ve Y kuşakları arasında belirtilen değişkenler açısından fark ve benzerlikleri tespit etmek amacıyla Bağımsız Örneklemler T Testi uygulanmıştır. Ardından, değişkenler arasındaki ilişkinin yönünü ve gücünü belirlemek için korelasyon analizi gerçekleştirilmiştir. Değişkenler arasındaki etkileşim ise regresyon analizi ile incelenmiştir. Araştırmanın sonucunda, Y kuşağı katılımcıların X kuşağı katılımcılara kıyasla dijital dönüşümde kariyer gelişimlerine önem verdikleri, ayrıca X kuşağı katılımcıların teknik beceri eksikliğine ilişkin kaygılarının Y kuşağı katılımcılardan daha yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Tüm katılımcıların dijital dönüşüme yönelik algılarının teknolojik işsizlik kaygı düzeyleri üzerindeki etkisi negatif ve anlamlı bulunmuştur. Y kuşağı katılımcıların dijital dönüşüme bakış ölçeğinin alt boyutu olan "Kişisel Gelişime Katkı" boyutunun, Teknolojik İşsizlik Kaygısı ölçeğinin alt boyutları (Teknik Beceri Eksikliği, Artırımlı Teknolojik İyileştirmeler, Teknolojik Bozulmalar) üzerinde negatif yönlü ve anlamlı bir etkisi bulunmuştur. Anahtar Kelimeler; Dijitalleşme, Dijital Dönüşüm, İşsizlik, Teknolojik İşsizlik, X Kuşağı, Y Kuşağı

DijitalleşmeX kuşağıY kuşağı+1
Keziban Sert
Selçuk University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Atanamayan öğretmenlerde çeyrek yaşam krizi: Nitel bir çalışma

Çeyrek yaşam krizi; örgün eğitim sonrası yetişkin yaşamına uyum sağlamaya çalışan gençlerin deneyimlediği gelişimsel zorlukları tanımlamaktadır. Bu çalışmada Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS) aracılığı ile kamuda istediği alanda en az iki kez yerleşememiş öğretmen adaylarının olası çeyrek yaşam krizi yaşantılarının derinlemesine bir şekilde incelenmesi amaçlanmıştır. Bu doğrultuda çalışma nitel araştırma desenlerinden fenomenolojik yaklaşımla yürütülmüştür. Araştırma kapsamında 11 genç yetişkin (24-35 yaş aralığında) öğretmen adayı ile yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Elde edilen veriler fenomenolojik bir çalışmaya uygun olacak şekilde tematik analiz yöntemiyle analiz edilmiştir. Çalışma bulguları; 1) kriz öncesi, 2) kriz ve 3) kriz sonrası olmak üzere üç boyutta incelenmiştir. Katılımcıların yetişkinliğe geçiş sürecinde kariyerle ilişkili alanlar başta olmak üzere, sosyal ve romantik ilişikler ve uygun yetişkin kimliği edinme hususunda birtakım zorluklar deneyimlediği bulgusuna ulaşılmıştır. Çalışmada yetişkin yaşamının zorluklarının yanında bireylerin yaşadığı sosyoekonomik bağlamın da yetişkinliğe geçiş sürecini zorlaştırdığı; üniversite mezunlarının sayısındaki artışın ve emek piyasasındaki daralmanın katılımcıların uygun yetişkin rolleri edinmesinin önündeki başlıca engel olduğu ifade edilmiştir. Beliren yetişkinlerin yetişkinliğe geçiş sürecinde deneyimlediği zorlukların tanımlanması, bireylerin deneyimledikleri süreci adlandırmaları ve uygun baş etme yollarını keşfetmeleri bağlamında önem arz etmektedir. Bulguları literatür kapsamında tartışılmış ve öneriler sunulmuştur.

Gelişim psikolojisiGenç yetişkinlerGeçiş dönemi+3
Ayşe Karagöz Çam
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2024
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Erişkin immün yetmezlikli bireylerde çalışma durumu ve sağlıkla ilişkili yaşam kalitesinin değerlendirilmesi

Primer immün yetmezlikli bireyler tanı ve tedavi yöntemlerinin gelişmesi sonucunda önemli ölçüde erişkin çağa ulaşmaktadır. Akkiz immün yetmezlikli bireyler ise önemli ölçüde üretken yaş grubunda yer almaktadır. Erişkin immün yetmezlikli bireylerin sağlıkla ilişkili yaşam kaliteleri ve çalışma hayatına katılımlarının olumsuz yönde etkilenebileceği görülmüştür. Bu araştırmada erişkin çağdaki primer ve akkiz immün yetmezlikli bireylerin; çalışma durumunu ve sağlıkla ilişkili yaşam kalitesini belirlemeyi ve arasındaki bağlantıyı araştırmayı amaçladık. Çalışmaya Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastaneleri polikliniklerine başvuran 75'i primer, 102'si akkiz immün yetmezlikli, toplam 177 birey dahil edildi. Sağlıkla ilişkili yaşam kalitesi SF-12v2 formu ile, yürütücü işlevleri İz Sürme Testi ile değerlendirildi. Primer immün yetmezlikli bireylerin akkiz immün yetmezlikli bireylere kıyasla çalışma hayatına daha az katıldığı saptandı (p=0,005). Primer immün yetmezlikli grupta akkiz immün yetmezlikli bireylere kıyasla, sağlıkla ilişkili yaşam kalitesinin fiziksel kompozit skor (p<0,001), fiziksel fonksiyon (p<0,001), fiziksel rol kısıtlılığı (p=0,021), genel sağlık (p<0,001) ve vitalite (p=0,006) alt başlıklarında anlamlı düşüklük saptandı. Yürütücü işlevlerin değerlendirildiği İz Sürme Testi A, B, B-A, A+B sürelerinin tamamının, çalışmayan bireylerde çalışan bireylere kıyasla anlamlı şekilde daha uzun olduğu görüldü (sırasıyla p<0,001, p=0,001, p=0,006, p=0,001). Çalışma hayatına katılımı etki eden faktörler çok değişkenli lojistik regresyon analizi ile incelendi. Primer immün yetmezlik grubu için kadın cinsiyet (OO=0,138, p=0,007, %95 GA: 0,033-0,578), akkiz immün yetmezlikte ise ileri yaş (OO=0,946, p=0,023 %95 GA: 0,902-0,993) çalışma hayatına katılmayı olumsuz etkileyen risk faktörleri olarak saptandı. Sonuç olarak erişkin immün yetmezlikli bireylerin çalışma hayatına katılımları ve sağlıkla ilişkili yaşam kaliteleri düşük saptandı. Çalışma hayatına katılımda risk faktörleri belirlendi. Konu ile ilgili kapsamlı çalışmalar yürütülmesi ve bu çalışmalar ışığında politikalar üretilmesi gereklidir.

Birincil immün yetmezlik hastalıklarıYaşam kalitesiYetişkinler+2
Sarpcan Maden
Hacettepe University
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

İşsizliğin üniversite mezunu genç bireyler üzerindeki psikososyal etkileri, geleceğe yansımaları ve koruyucu bir faktör olarak algılanan sosyal destek

Genç işsizliği, dünyanın her bölgesinde en temel sosyal politika alanlarından birini teşkil etmektedir. Literatürdeki pek çok çalışma, genç işsizliğinin yalnızca bir soyal sorun olmadığını, pek çok psikososyal sorunu da beraberinde getirdiğini göstermektedir. Yapılan bu çalışmada da Türkiye'deki genç işsizliğine yönelik bir projeksiyon oluşturulmaya çalışılmış, genç işsizliğinin gençler üzerindeki psikososyal sonuçlarının neler olduğunun belirlenmesi amaçlanmıştır. Bununla birlikte konunun daha iyi kavranabilmesi için genç işsizliğinin nedenleri ortaya konulmuştur. Karma metot olarak tasarlanan araştırma sürecinde Ankara ili, araştırmanın evreni olarak belirlenmiş, DAS-21 Ölçeği Kısa Formu, Beck Umutsuzluk Ölçeği ve Algılanan Sosyal Destek Ölçeği'nin kullanıldığı nicel bölümde 391 kişilik bir örneklemle çalışılmış, nitel bölümde ise 46 genç işsizle derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilerek veri toplama süreci sonlandırılmıştır. Yapılan araştırma neticesinde Ankara'daki genç işsizlerin üniversite tercih sürecinde yeterli rehberlik alamaması, istihdam olanaklarını düşünmeden üniversite bölüm tercihi yapmaları, lisans eğitimi sürecinde kendilerini geliştirememeleri, lisans eğitimlerinin kalabalık sınıf ortamlarında ve teorik ağırlıklı olarak gerçekleştirilmesi ile küçük şehirde yaşamalarının işsiz olmalarına yol açan en temel nedenler olduğu bulgulanmıştır. Diğer taraftan genç işsizlerin işsiz olmalarına paralel olarak depresyon, anksiyete, stres ve umutsuzluk düzeylerinin genel olarak yüksek olduğu, algılanan sosyal destekle işsizliğin verdiği olumsuz duygudurumun azaldığı, işsizlik süresinin uzamasıyla psikososyal sorunların anlamlı pozitif bir korelasyona sahip olduğu, düşük sosyoekonomik koşulların ise işsizlik deneyiminin olumsuz etkilerinin gücünü artırdığı keşfedilmiştir. Gerçekleştirilen bu çalışma, genç işsizliğini sosyal hizmet perspektifiyle ele alarak literatürdeki diğer çalışmalardan ayrışmakta, sistemik bir bakış açısıyla yukarıdaki bulguların sosyal politik açıdan bir değerlendirmesini içermektedir. Buna göre; lisans eğitimi sürecinde müfredatın pratik hayata uyumunun artırılması, yabancı dil ve bilgisayar öğreniminin etkin bir şekilde eğitim sürecine içerilmesi, staj olanaklarının artırılması, sosyal olanakların lisans eğitimi sonrasında da bir süre daha devam etmesi ve istihdam planlamasının mezuniyet sayı ve ağırlığına uygun olarak gerçekleştirilmesi başlıca sosyal politika önerileri arasında yer almaktadır.

GençlerPsikososyal destekPsikososyal etkiler+6
Melih Onur Erdoğan
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Kamu kesimi eğitim harcamalarının genç işsizliği üzerine etkisi: Türkiye ve İngiltere açısından bir değerlendirme

İşsizlik, Dünya genelinde, ülkelerin çözüm arayışına girdiği küresel bir sorun halini almıştır. Yapılan pek çok çalışmada, işsizlik ile eğitim arasında negatif yönlü bir etkileşim olduğu ortaya konulmakta ve işsizlikle mücadele için öncelikle eğitim sistemindeki aksaklıkların giderilmesi gerektiğine vurgu yapılmaktadır. Bu çalışmada; işsizliğin, genç işsizlik boyutu ele alınarak, kamu kesimi eğitim harcamalarındaki artış ya da azalışın, genç işsizliğini nasıl etkilediği ortaya konulmaktadır. Bu amaçla, Türkiye ve İngiltere'de eğitim hizmetine dönük yapılan kamu harcamaları gerek rakamsal büyüklük açısından, gerekse harcama dağılımı açısından karşılaştırılmakta ve ortaya çıkan sonuçlar, ülkelerin genç istihdam verileri ile bir araya getirilmektedir. Genç nüfus açısından İngiltere'nin oldukça önünde olan Türkiye'de, kamu kesimi eğitim harcamaları İngiltere'nin gerisinde kalmıştır. Genç istihdamı açısından bakıldığında ise, İngiltere'de düşme eğiliminde olan genç işsizliğin, Türkiye'de her geçen sene arttığı görülmüştür. Türkiye sahip olduğu genç nüfus nedeniyle, İngiltere'ye kıyasla eğitim talebinin daha yüksek olduğu bir ülkedir. Ancak eğitim talebinin karşılanamadığı durumda nitelikli işgücü de yaratılamayacak ve genç istihdam rakamları düşecektir. Bu ise berberinde genç işsizliğin artışını getirecektir. Sonuçta, eğitim seviyesi arttıkça, genç işsizliğinin azaldığı, eğitim seviyesinin yükselebilmesi için de, eğitime daha fazla yatırım yapılması gerektiği ortaya çıkmaktadır.

Eğitim harcamalarıEğitim yatırımlarıGençler+5
Fahriye Yaprak Doğan
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessEN

Time series analysis: A case study on forecasting Turkey's inflation and unemployment

Economic strategies and policies of a country is the most important factor of complete employment and secure economy throughout low inflation. This case study focused on unemployment and inflation for a particular period from 2000 to 2014. Statistical data for the period 2000 to 2014 was collected from a Turkish statistical institute website. The first intention of this research is to forecast inflation and unemployment for 2015 and 2016. Inflation and unemployment has forecasted by autoregressive model as a time series method. The second intention of this research is to determine the relationship between unemployment and inflation in Turkey for the period 2000 to 2014, through Phillips curve, which is conducted in 2014 and the simple linear regression analysis were used. The result shows that unemployment negatively effects inflation in Turkey economy and it was seen that there was a statistically significant relationship between inflation and unemployment. Key words: Unemployment, Inflation, Phillips curve, Autoregressive time series model.

InflationRegression analysisTime series analysis+1
Barkat Alı
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessEN

Investigating the effect of syrian refugees on the gross domestic product and unemployment rate in Turkey between 2011-2017

The Syrian civil war started in March 2011 and resulted in mass migration out of Syria into the neighboring countries. Turkey has received the greatest number of refugees from Syria. As the Syrian conflict intensified and lengthened, the number of Syrian refugees in Turkey increased and the Syrian population started to reside in the neighboring provinces and started to have important effects on the local economy. This paper examines the impact of Syrian refugees on the total gross domestic product and the unemployment rate in Turkey from 2011-2017. The results showed that the Syrian refugees has a strong positive impact on the unemployment rate in Turkey and a weak negative impact on the GDP of Turkey. For instance, the unemployment rate had been increased not only because of the flew of the Syrian refugees but also the Turkish employers were choosing the Syrian workers instead of the Turkish once since it is cheaper labor cost and there was no need to make any insurance for them. However, there was no sufficient data regarding the informal employment of the Syrian refugees. On the other hand, the impact on GDP can't be measured recently because there is a lack of time and further years needed to get an accurate result.

Gross domestic productRefugeesSyrians+2
Assad Mıznazı
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de kadın iş gücünün istatistiksel olarak görünümü ve kadın istihdamının sorunlarının tespitine yönelik bir alan araştırması: İstanbul ili örneği

Günümüzde kadın iş gücünün, iş gücü piyasası içerisindeki mevcut durumu ve çalışma hayatında karşılaşmış olduğu sorunlar; toplumların en büyük problem alanlarından birini oluşturmaktadır. Bu durum; gelecekte Türkiye'nin büyüme ve gelişme hedeflerini olumsuz yönde etkileyeceği için toplumsal refah ve kalkınma açısından sorunun çözümü büyük bir önem arz etmektedir. Kadın iş gücünün, çalışma hayatına dahil olması önemli bir etken olarak kabul edilmiştir. Kadın iş gücü yapısının ve kadın istihdamının öneminin artmasına neden olmuş, beraberinde istihdam içerisinde bulunan kadınları çeşitli sorunlarla karşı karşıya bırakmıştır. Bu çalışmada; Türkiye'de Kadın İş Gücünün İstatistiksel Olarak Görünümü ve Kadın İstihdamının Sorunlarının Tespitine Yönelik Bir Alan Araştırması: İstanbul İli Örneği ile ilgili literatür taraması yapılmış ve istatistiksel olarak iş gücü piyasasındaki durumları hakkında bilgi sahibi olabilmemiz için, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verileri kullanılmıştır. TÜİK verileri çerçevesinde, Türkiye'de Kadın İş Gücünün İstatistiksel Olarak Görünümü başlığı altında; "eğitim", "cinsiyet", "yaş", "sektör", "medeni durum", "kayıtlılık durumu", Türkiye'de Kadın İstihdamının İstatistiksel Olarak Görünümü başlığı altında; "yaş", "eğitim", "meslek grupları", "medeni durum", "işteki durumu", Türkiye'de Kadın İşsizliğin İstatistiksel Olarak Görünümü başlığı altında; "yaş", "eğitim", "iş arama süresi" "işsizlik nedenlerine göre" görünümleri bütün yönleriyle irdelenerek çalışma hayatındaki profili genel olarak ortaya konulmuş, ekonominin genel yapısı ekseninde değerlendirmeler yapılmıştır.İş gücü piyasası içerisinde aktif olarak rol almaya başlayan kadınlar; çalışma hayatında ve aile yaşamlarında çeşitli sorunlarla karşı karşıya kalmışlardır. Bu sorunlar doğrultusunda; kadın çalışanlara yönelik bir anket çalışması uygulanmış ve anket sonucunda ortaya çıkan analizler yorumlanmıştır. "Kadının yeri evidir", "erkekler kadınlara göre çalışma hayatında daha başarılıdır" düşüncesi; iş bulma ve kariyer yapma konularında zorluklar yaşamalarına ve cinsiyet ayrımcılığına uğramalarına neden olmaktadır. Bu sorunların çözümü için ulusal ve uluslararası alanda yürütülen hukuki ve yapısal politikalar; bizlere her ne kadar ışık tutmuş olsa da, uygulamada sıkıntı yaşandığı ve kadın istihdamını çalışma hayatında güçlü konuma getirebilmek için arzu edilen seviyeye ulaşılamadığı görülmüştür.

Cinsiyet rolleriKadın iş gücüKadınlar+6
Büşra Sadi
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessEN

Examining the relationship between government size and unemployment: Evidence from Economic Community of West African States (ECOWAS)

This paper examines the relationship between government size and unemployment in the Economic Community of West African States between 1991 and 2021. The Keynesian theory was used as the basis, and panel cointegration techniques of DOLS, FMOLS, and CCR were employed to ascertain the nature of the relationship. The variables used in this study were unemployment rate, general government consumption expenditure, government investment expenditure, FDI, inflation, GDP per capita growth, and population growth. The findings reveal a statistically significant positive relationship between government size and unemployment in the ECOWAS region. This indicates that expansionary fiscal policies, often advocated by Keynesians, are ineffective in addressing the high levels of unemployment in ECOWAS. The results suggest that the unemployment rate tends to rise as government size expands. However, the relationship between government investment spending and unemployment is negative, meaning a more significant government investment expenditure is likely to reduce unemployment. While population growth shows a strong positive relationship, FDI, Inflation, and GDP per capita growth illustrate weak relationships. In contrast, the relationship between government size and unemployment is negative in the WAEMU region, whereas it manifests a positive correlation in WAMZ. Government investment expenditure, FDI, inflation, GDP per capita growth, and population growth demonstrate weak and inconclusive relationships when WAEMU and WAMZ regions are compared. Consequently, governments within the ECOWAS region should strongly consider reducing the size of their government as a crucial mechanism for addressing the unemployment challenges. Additionally, it is imperative for governments to actively pursue strategies aimed at promoting investment in critical sectors of the economy and prioritize redirecting unnecessary government consumption spending towards labor-reliant public investments as an additional means to tame the rising unemployment rates.

Economic Community of West African StatesGovernmentsGovernment size+1
Salım Saıdy
Ibn Haldun University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessEN

The impact of three crises: 1994, 2001 and 2008-09 on the general unemployment in Turkey

The economy of Turkey has gone through a series of economic crises since the 1980s even after the continuous reforms put in place by the government which were market- oriented. The labor market has gone through changes with the advent of each of the crisis. The main aim of this thesis is to check how the economic crisis of 1994, 2001 and 2008-09 affected the labor market of Turkey by looking specifically at the unemployment during these periods. The study used Vector Autoregression X (VARX) model to conduct annual time series analysis from the period of 1990 to 2019 to estimate how these crises (exogenous variables) affected unemployment (endogenous variables) in these periods. The empirical results show a positive and significant impact of the crisis of 2001 and 2008-09 on unemployment while the crisis of 1994 does not have any impact on unemployment. The 2001 crisis affected unemployment most with the male labor experiencing more of the impact than their female counterpart.

Economical crisis 2008Economic crisisEconomical crisis February 2001+4
Amaama Abdul-malık
Ibn Haldun University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessEN

Comparative analysis of Beveridge Curve during global financial crisis and COVID-19 crisis in Turkey

Following the impact of Global Financial Crisis (GFC), there has been increasing interest in the study of the Beveridge curve. This thesis analyses the unemployment and vacancy rate dynamics for the Turkish labour market during the period of global financial crisis and Covid-19 in the mirror of Beveridge curve. The visual inspection of the Beveridge curve reveal that the labour market is inefficient due to a shift in Beveridge curve away from the origin. It is evident that both unemployment rate and vacancy rate increase over the period with a counter clockwise (clockwise) movement of the curve for Global Financial Crisis (Covid-19). The visual inspection shaped the understanding of the unemployment-vacancy behaviour. The Beveridge curve shift for the labour market is attributed to cyclical and structural factors within the economy. Our empirical results show youth unemployment to be the significant factor determining unemployment dynamics both in the short run and long run. GDP growth and construction sector employment are also shown to exert great influence on unemployment dynamics in Turkey during the sample period. In addition, we found that GFC and Covid-19 have no significant effect on the Beveridge curve. Vacancy rate expected to have a negative relationship with unemployment rate is shown to have a positive insignificant effect. This is in contradiction to the Beveridge curve proposition. This implies that vacancy rate in Turkey falls short of the unemployment number in the labour market. There are no consistent job creations to match the number of people seeking for jobs in the economy. Based on this, the Turkish labour market is characterised by inefficiencies.

ARDL Cointegration TestAutoregressive Distributed Lag Bounds TestBeveridge curve+5
Saıd Jamılu Babangıda
Ibn Haldun University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de inovasyonun genç işsizlik üzerindeki etkisi,1995-2017

Bu çalışma Türkiye'de 1995-2017 yılları arasında inovasyonun genç işsizlik üzerindeki etkisini incelemektedir. Çalışmada bağımlı değişken 15-24 yaş arası işsizlik oranı iken bağımsız değişkenler; patent-marka-faydalı model sayılarının toplamı, Ar-Ge yatırımlarının GSYİH 'ya oranı, teknolojiye dayalı ithalatın toplam ithalata oranı ile teknolojiye dayalı ihracatın toplam ihracata oranı olarak 4 değişken alınmıştır. Çalışma dört ayrı bölüme ayrılarak işsizlik ile inovasyon kavramları, türleri ve ekonomik-sosyal boyutları bilhassa her iki olgunun etkileşimi incelemiştir. Aradaki ilişkinin tespitine yönelik Grangernedensellik analizi yapılmıştır. Çalışmanın sonucuna göre işsizlik verisi bağımlı değişken ve diğer değişkenler bağımsız değişkenler olduğunda Ar-Ge yatırımları, teknolojiye dayalı ithalat değişkenlerinden işsizlik değişkenine doğru nedensellik ilişkisinin mevcut olduğu görülmüştür. Ancak teknolojiye dayalı ihracatın işsizliğe bir etkisi bulunmamakla birlikte uzun dönemde sadece teknolojiye dayalı ithalattan etkilendiği saptanmıştır.

Araştırma-geliştirmeEkonomik etkiTürkiye+3
Meryem Göçer
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00

Related subjects