Job stress

244 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Hemşirelerin çalışma ortamı algıları ile iş stresi kaynaklı işte varolamama durumu arasındaki ilişkinin belirlenmesi

Giriş ve Amaç: Bu çalışma hemşirelerin çalışma ortamı algıları ile iş stresi kaynaklı işte varolamama durumu arasındaki ilişkiyi belirlemek amacı ile tanımlayıcı tipte yapıldı. Gereç ve Yöntemler: 29.11.2023 – 11.12.2023 tarihleri arasında Ankara Bilkent Şehir Hastanesi-Çocuk Hastanesi'nde çalışmaya katılmaya gönüllü, hemşire ünvanına sahip ve yatan hasta hizmetlerinde çalışan 405 hemşireyle gerçekleştirildi. Verilerin toplanmasında "Hemşirelere yönelik tanıtıcı bilgi formu" ile "Hemşirelik İş İndeksi-Hemşirelik Çalışma Ortamını Değerlendirme Ölçeği (Hİİ-HÇODÖ)" ve "Stresle İlişkili İşte Varolamama Ölçeği" kullanıldı. Çalışmada elde edilen veriler IBM SPSS Statistics 25 (SPSS Inc., Chicago, IL) programında analiz edildi. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistiksel metotlar (sayı, yüzde, minimum, maximum, medyan, ortalama, standart sapma), bağımsız örneklem t Test, Tek Yönlü Varyans Analizi (F testi), Bonferroni çoklu karşılaştırma testi, Pearson Korelasyon analizi ve çoklu regresyon analizi kullanıldı. Bulgular: Hemşirelerin çalışma ortamı algılarının ortalamanın biraz üzerinde (2,30±0,55), stresle ilişkili işte varolamama durumlarının da ortalama düzeyde (17,69±5,63) olduğu belirlendi. Hİİ-HÇDÖ alt boyutlarından en yüksek puanı "Kaliteli Bakım İçin Gerekli Hemşirelik Kaynakları" (2,56±0,58), en düşük "İnsan Gücü ve Diğer Kaynakların Yeterliliği" alt boyutunun (1,77±0,55) aldığı bulundu. Demografik verilerden yaş, çalıştığı bölüm ve pozisyon, bölümde çalışma süresi arasında sadece Hİİ-HÇODÖ kapsamında, cinsiyet açısından da sadece stresle ilişkili işte varolamama ölçeğinde farklılık saptandı (p< 0.05). Her iki ölçekte; meslekte çalışma süresi, çalışma şekli, haftalık çalıştığı ortalama saat, genel sağlık durumu, çalıştığı birimi isteyerek seçme, stres durumu ve birim memnuniyeti açısından fark bulundu (p< 0.05). Stresle İlişkili İşte Varolamama Ölçeği ile Hİİ-HÇODÖ arasında anlamlı negatif yönlü ve orta düzey bir ilişki olduğu tespit edildi (r=-0,441, p=0,000). Hİİ-HÇODÖ alt boyutlarının tümü ile Stresle İlişkili İşte Varolamama Ölçeği arasında anlamlı negatif yönde, "Hemşirelerin Yönetime Katılması ve Temsil Gücü" (r=-0,429, p=0,000) orta düzey; "Kaliteli Bakım İçin Gerekli Hemşirelik Kaynakları" (r=-0,370, p=0,000), "Yönetici Hemşirelerin Tutumu ve Liderlik Özellikleri" (r=-0,379, p=0,000), "İnsan Gücü ve Diğer Kaynakların Yeterliliği" (r=-0,371, p=0,000) ve "Hekim Hemşire Meslektaş İletişimi" (r=-0,317, p=0,000) nin zayıf düzeyde olduğu saptandı. Hemşirelerde çalışma ortamı algısının iş stresi kaynaklı işte varolamama durumunda meydana gelen değişimin %19,2'sini açıkladığı bulundu (R2 =0,192). Sonuç: Hemşirelerin olumlu çalışma ortamı algılarının iş stresi kaynaklı işte varolamama durumlarını azalttığı sonucuna ulaşıldı. Anahtar kelimeler: Çalışma ortamı, algı, hemşireler, iş stresi, işte varolamama

AlgıHemşirelerPresenteeizm+2
Saniye Taşkın Baladura
Trakya University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Ortak sağlık güvenlik biriminde çalışan iş güvenliği uzmanlarının çalışma hayatında yaşadığı stres ve etkileri üzerine bir araştırma

Bu tez çalışmasında Ortak Sağlık Güvenlik Biriminde (OSGB) çalışan iş güvenliği uzmanlarının çalışma hayatında yaşadığı stres ile stresin sebep ve sonuçları arasındaki ilişki incelenmiştir. Stresin çalışan sağlığı üzerinde fiziksel ve psikolojik etkilerini saptamaya çalışarak stresi en aza indirmek için alınabilecek önlemler konusunda atılması gereken adımları belirlemeye yönelik bir araştırma gerçekleştirilmiştir. Araştırma için iş güvenliği uzmanlarına yönelik dört bölümden oluşan bir anket hazırlanmıştır. Anketin birinci bölümü iş güvenliği uzmanlarının sosyodemografik özelliklerini, ikinci bölümü çalışma hayatında karşılaştıkları zorlukları, üçüncü bölümü psikolojik yönden olumsuz hissetikleri durumları, dördüncü ve son bölümü ise yaşadıkları sağlık problemlerini belirlemeye yöneliktir. Anket sonuçları SPSS programı ile analiz edilerek, değerlendirmeler yapılmıştır. Çalışmanın OSGB'de ve diğer sektörlerde çalışan iş güvenliği uzmanlarının stres yönetimi için oldukça yararlı olduğu sonucuna varılmıştır.

Mesleki stresRol stresiStres+7
Serap Girgin
Tarsus University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Mütevazı liderlik algısının psikolojik refah ve iş stresine etkisi: Siirt Üniversitesi örneği

Bu çalışma, mütevazı liderlik algısının çalışanların psikolojik refahı ve iş stresi üzerindeki etkisini incelemeyi amaçlamaktadır. Liderlik tarzlarının çalışanların iş yaşamındaki deneyimlerine nasıl yansıdığına odaklanan araştırma, mütevazı liderlik anlayışının bireysel ve örgütsel düzeydeki sonuçlarını analiz etmektedir. Mütevazı liderlik, liderlerin alçakgönüllü, empatik ve katılımcı bir yaklaşım benimseyerek çalışanlarının görüşlerini dikkate alması, onlara değer vermesi ve profesyonel gelişimlerini desteklemesi olarak tanımlanmaktadır. Bu bağlamda, söz konusu liderlik tarzının çalışanların psikolojik refahını artırabileceği ve iş stresini azaltabileceği öne sürülmektedir. Özellikle dinamik çalışma ortamlarında, liderlik tarzlarının iş stresi üzerindeki etkisi ve bu etkinin çalışanların genel refahına yansımaları, hem örgütsel başarı hem de bireysel iyi oluş açısından önemli bir araştırma alanı olarak değerlendirilmektedir. Bu doğrultuda, çalışma kapsamında mütevazı liderlik, psikolojik refah ve iş stresi kavramları kuramsal çerçevede ele alınmış, ilgili literatür taranarak değişkenler arasındaki ilişkileri inceleyen araştırmalar değerlendirilmiştir. Elde edilen bulgular ışığında araştırma modeli oluşturulmuş ve hipotezler geliştirilmiştir. Çalışmanın ampirik kısmında, hipotezlerin test edilmesi amacıyla Siirt Üniversitesi'nde görev yapan akademik ve idari personelden oluşan 332 kişilik bir örneklem grubuna anket uygulanmıştır. Kolayda örnekleme yöntemi kullanılarak toplanan veriler, SPSS paket programları aracılığıyla analiz edilmiştir. Yapılan istatistiksel analizler sonucunda, mütevazı liderlik algısının çalışanların psikolojik refah düzeyini olumlu ve anlamlı bir şekilde etkilediği; ayrıca, mütevazı liderlik, çalışanların iş stresini olumsuz yönde ve anlamlı şekilde etkilediği tespit edilmiştir.

Stres-psikolojikİş stresi
Abdurrezzak Çelik
Siirt University
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Makine öğrenmesi ile işgörenlerin işe yabancılaşma durumunun sınıflandırılması

İşgörenlerin performansından iş tatminine kadar birçok farklı konuda olumsuz etkiye sahip olan ve örgütsel, bireysel ve kişilerarası birçok farklı öncülün karmaşık etkileşimi sonucunda ortaya çıkma potansiyeli olan işe yabancılaşma, modern iş yaşamının önemli problemleri arasında yer almaktadır. Dolayısıyla işe yabancılaşma durumunun önceden kestirilmesi ve işe yabancılaşma için önleyici faaliyetlerin gerçekleştirilmesi hem bireylerin hem de örgütlerin sağlıklı kalabilmesi açısından oldukça kritiktir. Birçok işgören için önemli sorunlar arasında yer alan işe yabancılaşmanın örgüt yapısı ve stres dolu ortamı nedeniyle eğitim sektörü için de bir risk olduğu düşünülmektedir. Ülkemizdeki eğitim sektörünün başarısı eğitim sektöründe yer alan işgörenlerin ve özellikle öğretmenlerin başarısına bağlıdır. Bu yüzden eğitim sektöründe çalışan bireyleri etkileyebilecek olumsuz faktörlerin incelenmesi önemlidir. Buradan yola çıkarak mevcut tez çalışmasında özel eğitim işletmelerinde işe yabancılaşmayı önceden kestirebilmenin yolları üzerinde çalışılmıştır. Bu doğrultuda tez çalışmasının birinci amacı, iş özellikleri (beceri çeşitliliği, görev kimliği, görev anlamlılığı, özerklik, geri bildirim), iş stresi ve kontrol odağı değişkenlerini kullanarak örgütsel davranış alanı için yenilikçi bir yöntem olan makine öğrenmesi algoritmaları ile karmaşık bir psikolojik değişken olan işe yabancılaşmanın yordanmasıdır. Bu kapsamda sınıflandırma algoritmalarından lojistik regresyon, destek vektör makinesi ve karar ağacı algoritmaları kullanılarak modeller geliştirilmiş ve test için ayrılan veri seti aracılığı ile yordama işlemleri yapılmıştır. Araştırmanın ikinci amacı, işe yabancılaşma durumunun sınıflandırılmasında kullanılan sınıflandırma algoritmalarından hangisinin daha başarılı olduğunu çeşitli ölçütlere bakarak belirlemektedir. Araştırma verileri, Ankara'da özel eğitim sektöründe çalışan işgörenlerden toplanmış ve analizler, 213 katılımcı üzerinde yürütülmüştür. Verilerin toplanmasında İşe Yabancılaşma Ölçeği, İş Özellikleri Anketi, İş Stresi Ölçeği ve İş Kontrol Odağı Ölçeğinden yararlanılmıştır. Araştırmanın yordanan değişkeni olan işe yabancılaşmanın dikotomik hale getirilmesinin ardından sınıflandırma algoritmaları ile modeller geliştirilmiş ve doğruluk, duyarlılık, özgüllük ve AUC kriterleri kullanılarak modellerin test başarısı değerlendirilmiştir. Yapılan değerlendirme sonucunda destek vektör makinesinin farklı çekirdek fonksiyonlarından çok terimli çekirdek fonksiyonun en başarılı algoritma olduğu bulunmuştur.

Makine öğrenmesiSınıflandırmaİç-dış kontrol odaklılık+3
Akın Sönmezer
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Bilinçli farkındalığın iş yerinde algılanan stres, çalışan iyi oluş hali ve işten ayrılma niyetine etkisi

Bilinçli farkındalık, dikkatin tamamen yaşanılan ana yöneltilmesine ve yaşananların yargılanmadan ve oldukları gibi kabul edilmesine dayanan bir farkında olma durumudur. Son yıllarda araştırmalar, bilinçli farkındalığın duygusal, psikolojik ve sosyal refahta artış, stres, depresyon, anksiyete seviyesinde düşüş gibi olumlu sonuçlarına dikkat çekmektedir. Buradan hareketle, çalışmanın amacı algılanan stresin, bilinçli farkındalık seviyesi ile çalışan iyi oluş hali ve işten ayrılma niyeti arasındaki ilişkilerde aracılık rolünün incelenmesidir Çalışmanın verileri, aktif olarak çalışma hayatında bulunan 205 yetişkin katılımcıdan toplanmıştır. Çalışmada demografik bilgi formu, Algılanan Stres Ölçeği (PSS-14), Bilinçli Farkındalık Ölçeği (BİFÖ), İşten Ayrılma Niyeti Ölçeği ve Çalışan İyi Oluş Hali Ölçeklerini içeren anket formu kullanılmıştır. Araştırmanın hipotezleri, SPSS ve AMOS programları kullanılarak test edilmiştir. Sonuçlara göre, bilinçli farkındalık arttıkça çalışanların algıladıkları stres düzeylerinin azaldığı ve çalışanın iyi oluş halinin de olumlu yönde arttığı tespit edilmiştir Benzer şekilde, bilinçli farkındalık ile çalışanların işten ayrılma niyetleri arasında negatif ve anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Aynı zamanda algılanan stresin çalışanın bilinçli farkındalık seviyesi ve işten ayrılma niyeti arasındaki ilişkide ve çalışanın bilinçli farkındalık seviyesi ve iyi oluş hali arasındaki ilişkide aracılık rolleri olduğu tespit edilmiştir. Bulgular literatür ışığında tartışılmış ve alanda çalışan uzmanlar için önerilerde bulunulmuştur. Anahtar kelimeler: Bilinçli Farkındalık, Çalışan İyi Oluşu, Algılanan Stres, İşten Ayrılma Niyeti, İş Yeri İyi Oluşu, İş Yerinde Algılanan Stres

Bilinçli farkındalıkPsikolojik iyi oluşStres+4
Ilgın Şentin
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Uzaktan çalışma: Bireysel ve örgütsel çıktılar bakımından incelenmesi

Covid-19 Pandemisi dünya genelinde birçok alanda etkisini göstermiştir. Çalışma hayatı açısından ele alındığında, uzaktan çalışma pandemi sürecinin en önemli unsurlarından biri haline gelmiştir. Sosyal mesafenin korunabilmesi noktasında çoğu kurum uzaktan çalışma alternatiflerini gündeme almış olup pandemi sonrasında da hibrit çalışma olarak uzaktan çalışmayı devam ettirmişlerdir. Uzaktan çalışma üzerinde etkisi bulunabilecek faktörler ile uzaktan çalışılan döneme ilişkin sonuçlar iş dünyasının önemli bir konusu haline gelmiştir. Bu çalışmanın amacı da uzaktan çalışmayı bireysel ve örgütsel bileşenlerle ele almaktır. Bu doğrultuda, araştırmada bireysel faktörlerden teknostres ile örgütsel faktör olarak işin yapısal özelliklerinden bağımsızlık ve iş kriterlerinin açıklığının, iş performansına ve kariyer tatminine olan etkisinde uzaktan çalışmaya uyumun aracılık rolü incelenmektedir. Çalışmanın teorik altyapısı Kişi-Çevre Uyumu Teorisi, İş Uyum Teorisi ve İş Karakteristikleri Teorisine dayandırılmıştır. Araştırmada nicel analiz yöntemlerinden anket uygulaması ile veri toplanmış olup araştırmanın katılımcılarını Covid-19 Pandemisinde uzaktan çalışmayı deneyimlemiş kamu ve özel sektör çalışanları oluşturmaktadır. Araştırma verisi, iki yüz altı katılımcıdan online anket ile kartopu örneklem yöntemi ile toplanmıştır. Çalışma kapsamında ele alınan araştırma modeli analizleri IBM SPSS Statistics 22, IBM SPSS AMOS 23 Graphics ve Process Macro v4.2 F.Hayes, programları kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırma neticesinde elde edilen bulgular incelendiğinde, teknostresin iş performansı ve kariyer tatmini üzerinde olumsuz yönde etkisinin bulunduğu ve uzaktan çalışmaya uyumun bu ilişkide aracılık rolü üstlendiği görülmüştür. İşin yapısal faktörlerinden bağımsızlığın iş performansı ve kariyer tatmini üzerinde istatistiki olarak anlamlı bir etkisinin olmadığı görülmüştür. İşin yapısal faktörlerinden iş kriterlerinin açıklığının iş performansı ve kariyer tatmini üzerinde olumlu yönde bir etkisi bulunduğu ancak uzaktan çalışmaya uyumun bu ilişkide aracılık rolü bulunmadığı görülmüştür.

BağımsızlıkCOVID 19Kariyer tatmini+7
Nazlı İpek Öner Şimşek
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Öncülleri ve sonuçları ile örgütsel vatandaşlık davranışı: Bilgi çalışanları üzerine bir araştırma

Drucker (1959), sanayi devrimi sonrası döneme geçişte en büyük değişikliğin rutin ve manuel işler üzerinde olacağını, çalışanların fiziki gücüne dayalı işlerden çalışanların bilişsel gücüne dayalı işlere doğru yaşanacak bu değişimin 21. yüzyılın iş hayatını şekillendireceğini belirtmiştir. Bilişsel güce dayalı işlerde istihdam edilenler bilgi çalışanları olarak tanımlanmaktadır. Bu çalışma ile bilgi çalışanları örneklemi özelinde örgütsel vatandaşlık davranışının öncüllerinin belirlenmesi ve örgütsel vatandaşlık davranışı gösteren çalışanların bu davranışları nedeniyle yaşadıkları olumsuz durumların ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. Ek olarak çalışanların sadece yaşadıkları olumsuz durumlar değil performans çıktıları da analize dahil edilmiştir. Yapılan çalışmada anket yolu ile veri toplanmakla birlikte, ankete katılan çalışanların fazla mesai süreleri ve performans değerlendirme sonuçları da kullanılmıştır. Çalışmada yer alan değişkenler öz benlik değerlendirmesi, mesleğe duygusal bağlılık, örgütsel vatandaşlık davranışı, fazla mesai süreleri, iş-aile çatışması, iş stresi ve çalışmaya katılanların performans değerlendirme sonuçlarıdır. Fazla mesai süreleri ve performans değerlendirme sonuçları araştırmanın yürütüldüğü işletmenin insan kaynakları sisteminden alınmış gerçek veriler olup, diğer değişkenlere ilişkin veriler anket yolu toplanmıştır. Çalışma kapsamında yüksek teknoloji ürünlerinin tasarımından sorumlu 230 bilgi çalışanından veri toplanmıştır. Çalışmada bilgi çalışanları özelinde örgütsel vatandaşlık davranışının öncülleri ve sonuçları hakkında bütüncül bir model önerisi geliştirilmesi kapsamında öz benlik değerlendirmesi ve mesleğe bağlılığın örgütsel vatandaşlık davranışına etkisi incelenmiştir. Örgütsel vatandaşlık davranışının bir sonucu olarak ele alınan fazla mesai davranışının çalışanların iyi oluş haline etkisi iş-aile çatışması ve stres özelinde değerlendirilmiştir. Örgütsel vatandaşlık davranışının öncülleri ve sonuçları itibariyle bireysel performansa etkisi araştırılmıştır. Araştırmanın hipotezleri Gerekçeli Eylem Kuramı ve Kaynakların Korunması Kuramı temel alınarak geliştirilmiş ve "Yol Analizi" yöntemi kullanılarak AMOS 21 programında analiz edilmiştir. Yapılan analizler neticesinde elde edilen model uyum indeksleri literatürde yer alan iyi uyum ve kabul edilebilir uyum standartlarına uygundur. Analizler neticesinde öz benlik değerlendirmesi ve mesleğe bağlılığın örgütsel vatandaşlık davranışını artırdığı görülmüştür. Ek olarak fazla mesai davranışının iş-aile çatışması ve iş stresini tetiklediği, yaşanan iş stresinin performansı artırıcı yönde etki ettiği tespit edilmiştir. İş stresi ile performans çıktıları arasındaki pozitif ilişki, bilgi çalışanları özelinde öz benlik değerlendirmesi yüksek olan çalışanların stres faktörlerine ilişkin algısının olumlu olduğunu ortaya koymuştur. Bu sayede bilgi çalışanları özelinde bütüncül bir model önerisi sunulmuştur. Elde edilen sonuçlar itibariyle işletmelere insan kaynakları yönetimi, yetenek kazanımı ve yönetimi kapsamında öneriler geliştirilmiştir. Geliştirilen önerilerden bazıları işe alım uygulamaları esnasında sıklıkla kullanılan kişilik testlerine öz benlik değerlendirmesine ilişkin unsurların eklenmesi ve adayın mesleğine duygusal bağlılığının ölçülmesinin işe alım performansını artıracağı yönündedir. Diğer taraftan işletmelerin önleyici distres yönetiminden üretken eustres yönetimine geçmelerinin bireysel performans çıktıları üzerinde olumlu etkileri olabileceği ve strese karşı olumlu davranışların gösterilebildiği işletmelerin oluşturdukları çalışma ortamı ile avantaj sağlayarak nitelikli işgücüne daha kolay erişebilecekleri değerlendirilmiştir. Ayrıca bilgi çalışanları özelinde yeni bir örgütsel vatandaşlık davranışı ölçeğinin geliştirilmesi gerekliliği vurgulanmıştır. Bu çalışma öncelikle bilgi çalışanları örneklemi üzerinde yapılan sınırlı sayıdaki araştırmalara; ek olarak örgütsel vatandaşlık davranışının birey bazındaki olumsuz sonuçlarına ilişkin çıktıları ile örgütsel vatandaşlık davranışı araştırma alanını yönlendiren temel varsayımların yetersizliği üzerine yapılan sınırlı sayıdaki çalışmalara katkı sağlamaktadır.

Bilgi çalışanlarıMesleki bağlılıkTemel benlik değerlendirme+3
Nazmi Boşça
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İşyeri hekimleri derneği üyelerinin çalışma koşulları ve iş stresi düzeyi

İş Yeri Hekimleri Derneği üyelerinin bazı sosyo-demografik özelliklerinin, çalışma koşullarının, iş stresi ve iş güvencesizliği düzeylerinin saptanması amaçlanmıştır. Tanımlayıcı tipte olan çalışmanın verileri elektronik anket yöntemi ile Eylül-Kasım 2017 tarihleri arasında toplanmıştır. Dernek üyesi 445 hekimden 92 si (%20,6) araştırma grubunu oluşturmuştur. İsveç İş Yükü-Kontrol-Destek Ölçeği ile İş Güvencesizliği Algısı Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizi SPSS 22.0 paket istatistik programı ile yapılmıştır. Araştırma grubunun %72,8'i erkektir, yaş ortalaması 49,03±8,66 yıl, 24,4±0,853 yıl önce tıp fakültesinden mezun olmuşlardır, 12,05±0,84 yıldır iş yeri hekimliği yapmaktadırlar, günde ortalama 7,15±2,43 saat çalışmaktadırlar, %36,9'u OSGB bünyesinde çalışmaktadır, %62,6 'sı aldıkları ücreti yeterli bulmamaktadır. Çoğunluğu (%71,4), iş yeri hekimliği sertifika eğitiminin, sahada çalışırken ihtiyaç duyulan bilgi ve becerileri edindirme yönünden yeterli olmadığını belirtmiştir. İş yeri hekimliği nedeni ile maruz kaldukları etkenler arasında ilk üç sırada psikososyal etkenler (%18,4), gürültü (%16,2), toz (%13,4) bulunmaktadır, %10,'3 ü iş kazası geçirdiğini belirtmiştir. Sadece %14,9'u görevlerini yerine getirmede, %16,1'i yetkilerini kullanmada ve sorumluluklarını yerine getirmede güçlük/sorun yaşamadığını belirtmiştir. İsveç İş Yükü Kontrol Destek Ölçeği puan ortalamaları ve ortanca değerleri, iş yükü (2,62±0,53, 2,69), iş kontrolü (3,06±0,42, 3,08), beceri kullanımı (2,88±0,52, 2,94); sosyal destek (3,03±0,72, 3,09), iş stresi (2,92±0,56, 3,04) olarak saptanmıştır. Toplam iş stresi puanı ortalamaları, 1990 ve daha öncesi mezun olanlarda (p=0,011), 2000 önce işyeri hekimliği yapmaya başlayanlarda (p=0,018), yıllık iznini tamamını kullananlarda (p=0,033), son bir yıl içinde sağlık nedenli işe devamsızlık yapmayan katılımcılarda (p=0,016), iş güvenliği uzmanı ile uyumlu çalışan katılımcılarda (p=0,000) diğerlerine göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha yüksektir. İş güvencesizliği algısı ölçeği puanlarının ortanca değeri; niceliksel 2,28, niteliksel 2,38, toplam 2,33 dür. Toplam iş güvencesizliği değerlerinde, araştırmada kullanılan tanımlayan değişkenlerin hiç biri ile istatistiksel düzeyde anlamlı bir ilişki saptanamamıştır. Araştırma grubunu sadece İşyeri Hekimliği Üyelerinin oluşturması, katılım düzeyinin düşük olması araştırmanın en önemli sınırlılıklarıdır, sonuçlar genellenemez. İş yeri hekimlerinin ücret konuları da dahil olmak üzere özlük haklarını düzenleyecek ve koruyacak standart sözleşmelerin oluşturulması, ekip çalışması ile iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin etkinliğinin artırılması, psikososyal etkenler gibi çalışma koşullarının düzenlenmesi amacı ile çalışmalar yapılmalıdır. Bu çalışmalar Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve ilgili meslek kuruluşları ile birlikte sürdürülmelidir.

Dernek üyeliğiDerneklerDoktorlar+4
Necla Barkın
Hacettepe University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İşyerindeki stres düzeyinin çalışanların tükenmişlik algıları üzerindeki etkisi

Bu araştırmanın amacı, öğretmenlerin örgütsel stres düzeylerini, örgütsel stres düzeylerinin tükenmişliğe etkisini, öğretmenlerin işle ilgili ve demografik özelliklerinin örgütsel stres ve tükenmişliğe etkisini incelemektir.Araştırmanın evrenini, İstanbul Bahçelievler ilçesindeki ilköğretim okullarında çalışan öğretmenler oluşturmaktadır. Belirtilen evrenin tümüne ulaşılması güç olduğundan, örneklem grubu belirlenmiştir. Tesâdüfi örnekleme yöntemi ile Bahçelievler ilçesinin tüm ilköğretim okullarında, tarama yapılması amacıyla, 410 öğretmene anket gönderilmiştir. Bu anketlerden 238'i değerlendirmeye alınmış, anketlerin analizlerinin yapılması için veri girişleri tamamlanmıştır. Anketlerin veri girişleri SPSS Statistics 17.0 programı ile yapılmıştır. Analizlerde regresyon, korelasyon, frekans dağılımları, anova, ki-kare ve t-testi uygulanmıştır.Örgütsel stres ve alt boyutları ile tükenmişlik ve alt boyutları arasında hipotezler oluşturulmuş, boyutlar arasında korelasyon ve regresyon analizleri yapılmıştır. Korelasyon analizleri ile aralardaki ilişkiler ve yönleri saptanmış; regresyon analizleri ile de boyutların birbirini etkilemesinin istatiksel açıdan anlamlı olup olmadığı incelenmiştir.

StresTükenmişlikTükenmişlik düzeyi+3
Ayşe Atameriç
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

İş stresinin tükenmişlik üzerine etkisi ve Devlet Hava Meydanları İşletmesi'nde çalışan hava trafik kontrolörleri üzerine bir araştırma

Stres, farkına varılmasa da gündelik hayatımızın içinde olan ve modern çağın bir rahatsızlığıdır. Stres kavramı, dışarıdaki insandan üniversitedeki bilim adamına kadar tüm insanların sık sık kullandığı ve çoğu kişinin de yaşadığı psikolojik bir durumdur. Tükenmişlik "ruhsal ve fiziksel bakımdan enerjinin tükenişi" olarak ifade edilebilir. Yaşam şartlarının zorlaşması ve stres, enerjinin azalmasına neden olabildiği gibi kişiyi güçsüz, savunmasız ve çaresiz bırakabilmektedir. Bu çalışmada Devlet Hava Meydanları İşletmesi İstanbul Atatürk Havalimanında görev yapan Hava Trafik Kontrolör personelinin iş stresinin personelin tükenmişlik düzeyleri üzerine araştırma yapılmış ve sonuçlar SPSS programında değerlendirilmiştir.

Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel MüdürlüğüHava trafik kontrolörüTükenmişlik+2
Murat Soner Şahin
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Kurumsal stres kaynakları ve stresle başa çıkma: Beylikdüzü Belediyesi'nde bir uygulama

Stres, insanların aile yaşamına, sosyal ve çalışma yaşamına, en önemlisi de sağlığına olumsuz yönde etki etmektedir. İş yaşamında gelişen ve değişen şartların yanı sıra rekabet koşulları da insanların çalışma yaşamlarında zorluklar yaşamasına ve bunun bir sonucu olarak da stresle karşı karşıya kalmalarına sebep olmaktadır. Çalışanların iş ortamında maruz kaldığı stres durumu kişinin hem fiziksel ve psikolojik problemler yaşamasına sebep olmakta hem de kalıcı ve sürekli hastalıklara yakalamasına sebebiyet verebilmektedir. Ayrıca maruz kalınan stres sonrasında oluşan tepkiler kimi zaman bireyin ve kurumun amaçlarına aykırı olmakta ve hatta bireyin aile ve sosyal yaşamını da zorlaştırabilmektedir. Bu durum da stresi sosyal bir sorun haline getirmektedir. Son yıllarda başta örgüt yöneticileri olmak üzere, çalışanlar ve örgütlerin işletme dışından destek aldıkları uzmanlar, çalışma yaşamındaki stresi düşük seviyelerde tutmak ve oluşan stresle başa çıkma maksadıyla çalışmalar ve planlar geliştirmektedir. Stres, iş yaşamında çalışanların verimliliklerine olumsuz yönde etki ederek hem çalışanın hem de örgütün veriminde azalmalara sebep olabilmektedir. Bu çalışmada, stres kavramının ortaya konulması, stresin kişiler için önemi, aşamaları ve benzer kavramlarla ilişkileri, ileri sürülen kuramlar, kaynakları, belirtileri, sonuçları ve stresle başa çıkmanın önemi ve yöntemlerinin belirlenmesi konularının anlatılması amaçlanmaktadır. Tüm bunlara ek olarak Beylikdüzü Belediyesi çalışanlarına yapılan anket çalışmasıyla stresin, çalışanlar üzerindeki etkisi ölçümlenmeye çalışılmıştır.

BelediyelerKamu kuruluşlarıStres+5
Bilal Altun
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Çalışanların iş tatmini ile stres düzeyi arasındaki ilişki ve buna yönelik bir uygulama

Bu araştırmanın ana konusu işletmelerde faaliyet gösteren bireylerin iş tatmini ve stres seviyelerinin ölçülmesidir. Çünkü bu iki olgunun yönetimi işletmelerin performansını artırıp, bireylerin ruh sağlığını koruyacaktır. Bu çalışma iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm, literatür taramasından elde edilen bilgileri içermektedir. Bu bölümün ilk kısımında iş tatmininin önemi ve tanımı, iş tatminini hakkında geliştirilen kuramlar ve iş tatminini artırmanın yöntemleri hakkındaki bilgiler bulunmaktadır. Teorik kısımın ikinci bölümünde ise stres kavramının önemi, tanımı, kaynakları, belirtileri, sonuçları, stres yönetimi konuları hakkında literatür taraması yöntemi ile elde edilen bilgiler yer almaktadır. Bu araştırmanın ikinci bölümü ise, uygulama ile ilgi bilgileri kapsamaktadır. Araştırma bölümünde Ferroli Isıtma ve Klima Sistemleri San. Tic. ve Servis A.Ş. işletmesi personeline uygunalanan anketin verileri, IBM SPSS Statistics programına aktarılıp ve analiz edildikten sonra, hipotezlerimizin doğruluğu sınanmıştır. Bu tezin hazırlanmasında Microsoft Office Word, Microsoft Office Excel, IBM SPSS Statistics ve Adobe Illustrator ve Photoshop programlarından faydalanmıştır.

StresStres yönetimiÇalışanlar+2
Hatef Faghanı Nobarı
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

İş stresinin çalışan motivasyonu üzerine etkisi ve buna yönelik bir uygulama

Günümüzde küreselleşme, artık bir gerçek olarak kabul edilmektedir. Bu kabul ediliş ile beraber iş dünyası da küreselleşmeden payını alarak rekabet içerisinde olduğu çevreyi "dünya" olarak görmeye başlamıştır. Mücadele sahası olarak tüm dünyayı kabul etmek zorunda kalan ya da daha küçük ölçekte kalıp sadece bulunduğu ülkeyi kendisine mücadele sahası seçen işletmeler ve kamu kuruluşları ekonomik dünyada var olma adına çalışanlarını en iyi şekilde motive etmek zorundadır. Bu nedenle motivasyon konusu artık iş dünyasında en önemli kavramlardan biri olarak görülmeye başlanmıştır. Ayrıca sadece motivasyon konusu değil çalışan üzerinde kimi zaman olumlu kimi zaman olumsuz etkiye sahip stres konusu da üzerinde durulması gereken elzem konulardan biri haline gelmiştir. Bu çalışmanın amacı, çalışanların iş motivasyonu ve iş stresi arasında nasıl bir ilişkinin var olduğunun tespit edilmesidir. Çalışmanın uygulama bölümünde stres ve motivasyon arasındaki ilişki belediye çalışanları üzerinde incelenmiştir. Tez üç aşamadan oluşmaktadır. İlk aşamada stres kavramı, stres kaynakları belirtileri ve sonuçları üzerinde durulmaktadır. Bölüm içerisinde stres ile mücadele konusu ayrı bir şekilde ele alınmıştır. Tezin ikinci aşamasında motivasyon kavramı, iş görenlerin motive edilmeleri ve motivasyon konusunda izlenecek yöntemler ele alınmıştır. Çalışmanın üçüncü aşaması ise, belediye çalışanları üzerinde motivasyon ve stres ilişkisine yönelik uygulamadır. Çalışmanın amacına uygun olarak, iş stresi ile motivasyon ilişkisini ölçmek için anket yöntemine başvurulmuştur. Bu çalışma için kullanılacak veriler, İstanbul Zeytinburnu Belediyesi'nde; İmar Müdürlüğü, Destek Hizmetleri Müdürlüğü, Zabıta ve Fen İşleri Müdürlüğü'nde çalışan 211 personele 100 sorudan oluşan bir anket uygulanarak elde edilmiştir. Araştırmada tüm veriler SPSS 22.0 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Değişken tipine göre gruplar arası karşılaştırmalarda Independent T test, Anova, Kruskal Wallis Test kullanılmıştır. Değişkenler arası ilişkiler korelasyon ve regresyon ile incelenmiştir.

MotivasyonStresStresle başetme+2
Müberra Oflaz
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

AVM insan kaynaklarının iş stresinin iş doyumu, yaşam doyumu ve işten ayrılma niyeti ile ilişkileri

Bu araştırma, alışveriş merkezi insan kaynaklarının iş doyumunun, yaşam doyumunun, iş stresinin ve işten ayrılma niyetlerinin, çalışanların demografik özelliklerine göre farklılık gösterip göstermediğini incelemek ve aynı zamanda alışveriş merkezi insan kaynaklarının iş stresinin; iş doyumu, yaşam doyumu ve işten ayrılma niyeti ile olan ilişkilerini incelemek amacıyla gerçekleştirilmektedir. Çalışanların demografik özelliklerini belirlemeyi, iş doyumu düzeylerini, yaşam doyumu düzeylerini, iş stresi düzeylerini ve işten ayrılma niyetlerini ölçmeyi hedefleyen, 42 soru ve 5 bölümden oluşan anket formu Kırklareli kentinde bulunan AVM'lerde 371 çalışana uygulanmıştır. Araştırma bulgularına göre; iş stresi ile iş doyumu arasında negatif ve anlamlı bir ilişki (rho: -0,301; p<0,01); iş stresi ile yaşam doyumu arasında negatif ve anlamlı bir ilişki (rho: -0,194; p<0,01) ve iş stresi ile işten ayrılma niyeti arasında pozitif ve anlamlı bir ilişki (rho: 0,639; p<0,01) olduğu tespit edilmiştir. Elde edilen bulgular ışığında; AVM çalışanlarının iş stresi seviyelerinde meydana gelen bir artışın, çalışanların iş doyumu düzeyini (H1) ve yaşam doyum düzeyini (H2) azalttığını, işten ayrılma niyeti düzeyini (H3) ise arttırdığını söylemek yerinde olacaktır.

Alışveriş merkezleriYaşam doyumuÇalışanlar+6
Rüveyda Öztürk Başol
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Üniversite öğretim elemanlarının kendilerinde algıladıkları stres düzeyi ile depresyon semptomlarının ilişkisinin incelenmesinde duygusal şemalar, üstbilişsel şemalar ve fonksiyonel olmayan bilişlerin aracılık rolünün karşılaştırılması

Mevcut çalışmanın amacı öğretim elemanlarının kendilerinde algıladıkları stres düzeyi ve depresyon düzeyleri arasındaki ilişkide bilişsel, üstbilişsel ve duygusal şemalarının aracılık etkilerini incelemektir. Çalışma örneklemini farklı üniversite ve disiplinlerden olan 409 akademisyen oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplamak amacıyla Algılanan Stres Ölçeği, Fonksiyonel Olmayan Tutumlar Ölçeği, Üstbiliş Ölçeği, Duygulara İlişkin İnançlar Ölçeği, Beck Depresyon Ölçeği ve çalışmacı tarafından, demografik verileri saptayabilmek için oluşturulan demografik form kullanılmıştır. Araştırmada oluşturulan modeller Lisrel 8.80 paket programında Yapısal Eşitlik Modellemesi ile test edilmiştir. Çalışmada algılanan stres düzeyi ve depresyon düzeyi arasında şemaların aracılık rollerine ilişkin farklı modeller oluşturulmuştur. Test edilen ilk modelde, stres ve depresyon düzeyi arasındaki ilişkide bilişsel ve üstbilişsel şemaların aracılık rollerine bakılmıştır. Ki-kare farklılık testleri sonucunda, stres ile bilişsel şemalar arasındaki ilişkide, üst bilişler üzerinden tam aracılık ilişkisinin olduğu tespit edilmiştir. Modele göre, stres ile depresyon arasındaki ilişkide, üst bilişlerin kısmi aracılık etkisinden söz etmek mümkündür. İkinci modelde, bilişsel şemalardan üstbilişsel şemalara bir yol atandığında; ki-kare farklılık testleri sonucunda, bilişsel şemalar ile depresyon arasındaki ilişkide, üst bilişler üzerinden tam aracılık ilişkisinin olduğu belirlenmiştir. Buna göre, stres ile depresyon arasındaki ilişkide, üst bilişlerin; stres ile üst bilişler arasındaki ilişkide bilişsel şemaların kısmi aracılık etkisinin olduğu görülmektedir. Karşılaştırılan üçüncü modelde stres ve depresyon arasındaki ilişkide duygusal şemalar ve bilişsel şemaların aracı rolleri ele alındığında ki-kare farklılık testleri sonucunda, bilişsel şemalar ile depresyon arasındaki ilişkide, duygusal şemalar üzerinden tam aracılık ilişkisinin olduğu belirlenmiştir. Buna göre, stres ile depresyon arasındaki ilişkide duygusal şemaların kısmi aracılık etkisi olduğu, benzer şekilde, stres ile duygusal şemalar arasındaki ilişkide bilişsel şemaların kısmi aracılık etkisinin olduğu görülmektedir. Dördüncü modelde ise, ki-kare farklılık testleri sonucunda, stres ile bilişsel şemalar arasındaki ilişkide, duygusal şemalar üzerinden tam aracılık ilişkisinin olduğu belirlenmiştir. Bu modele göre, stres ile depresyon arasındaki ilişkide duygusal şemaların kısmi aracılık etkisi olduğu görülmektedir. Bootsrapping analizi sonucunda elde edilen bulgulara göre, üst bilişler ile depresyon arasındaki ilişkide bilişsel şemaların; duygusal şemalar ile depresyon arasındaki ilişkide bilişsel şemaların aracı etkisi dışında, modelde bulunan tüm dolaylı etkilerin .05 düzeyinde istatistiksel olarak anlamlı olduğu görülmektedir. Çalışmanın sonuçları ilgili alanyazın ışığında tartışılmış, ileride yapılacak çalışmalar için öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: algılanan stres, bilişsel şemalar, duygusal şemalar, üstbilişsel şemalar, depresyon

Bilişsel şemalarDepresyonDuygusal şema+5
Yeliz Börekçi
İstanbul Arel University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Rol belirsizliğinin, rol çatışmasının, iş stresinin ve örgütsel adaletin işten ayrılma niyeti üzerindeki etkisinin sigortacılık sektörü bağlamında araştırılması

Örgütlerin rekabet üstünlüğü sağlayarak başarılı bir şekilde faaliyetlerine devam etmelerinde ve bu başarıyı sürdürülebilir kılmalarında en büyük etken çalışan katkılarıdır. Bu katkıların maksimize edilmesi, çalışanların olumlu örgütsel davranışlar sergilemeleri ile mümkündür. Bu çalışmada, örgütsel performans üzerinde büyük etkisi bulunan çalışanların yaşadığı rol belirsizliği, rol çatışması, iş stresi, örgütsel adalet ile işten ayrılma niyeti arasındaki ilişkiler incelenmektedir. Verilerin sigortacılık sektörü çalışanlarından anket yöntemi ile elde edildiği çalışmada, yaşanan rol belirsizliği ve rol çatışmasının, çalışanların iş stresi ile pozitif yönde ilişkide olduğu, ayrıca rol belirsizliğinin işten ayrılma niyetini artırdığı tespit edilmiştir. Benzer şekilde iş stresinin çalışanların işten ayrılma niyetini artırdığı ortaya konmuştur. Elde edilen bulgulara göre, iş stresinin ayrıca rol belirsizliği ve rol çatışmasının işten ayrılma niyeti üzerindeki etkilerinde aracılık rolü bulunmaktadır. Örgütsel adalet ile alt boyutları olan dağıtım adaleti, prosedür adaleti ve etkileşim adaleti, örgütün etkinlik ve verimliliği için büyük öneme sahip olmakla birlikte, bulgular, rol belirsizliği ve rol çatışması ile işten ayrılma niyeti arasındaki ilişkide herhangi bir düzenleyicilik etkilerinin bulunmadığını ortaya koymaktadır. Araştırma sonuçları dikkate alındığında, çalışanların refah ve mutluluğunu sağlayıcı yönde yönetsel anlayışa ve politikalara sahip örgütlerin, çalışanların olası işten ayrılma niyetlerinin ve devamında işten ayrılmaların önüne geçerek rekabetçi üstünlük elde edecek şekilde başarılarını artıracakları söylenebilir.

Rol belirsizliğiRol çatışmasıSigorta sektörü+4
Lale Tezcan
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessEN

Factors contributing to the risk of airline pilot and crew fatigue

The rhetoric that flight and ground crews are "tired" is taken lightly by some people unfamiliar with aviation. Every professional group has its own stress and fatigue and should be taken seriously; However, the importance we attach to the stress and fatigue of flight crews is that they are at critical points so that they can be the main actors in flight accidents. The concept of fatigue is often equated with muscle aches, loss of strength and decreased performance resulting from intense physical activity. This situation fits with the words "Tiredness" and "Exhaustion". However, within the concept of "Fatigue", there are also mental and psychological fatigue elements that are more important than fatigue and burnout. Their explicit and implicit consequences; carelessness, forgetfulness, timing and decision-making mistakes, intolerance, irritability, etc. A pilot or flight attendant cannot be expected to do a safe job if his/her body has not rested sufficiently, has not been able to get sleep and refresh his/her brain. Fatigue is the result of constant activities, insufficient rest, lack of sleep, and irregular work. The known consequences of fatigue are slowing down of reaction time, reduced attention and attention to details, difficulty in solving problems, lack of personal energy and motivation, communication problems, and inability to perform as required by the task.

Airline transportCabin servicesCabin crew+4
Engin Özel
Ibn Haldun University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Banka çalışanlarında stres algısı ve ruhsal durum arasındaki ilişkinin araştırılması

Çalışanlar; iş yoğunlukları, müşteri tutumları ve mesai arkadaşları ile ilişkilerinden kaynaklanan gerekçelerden dolayı strese maruz kalabilmektedir. Çalışanların maruz kaldıkları strese yönelik algılarının yüksek olması ve stres ile başa çıkamamaları durumunda psikolojik sorunlar yaşadıkları gözlenmektedir. Bu araştırma, farklı bankalarda çalışan bireylerin çalışma hayatındaki stres algısı ve ruhsal belirti düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırma İstanbul ilinde çeşitli bankalarda faaliyet göstermekte olan 130 banka çalışanı üzerinde uygulanmıştır. Araştırma verilerinin toplanmasında Kişisel Bilgi Formu, Kısa Semptom Envanteri ve Algılanan Stres Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen veriler SPSS for Windows 22.0 programı kullanılarak analiz edilmiştir. İki bağımsız grup arasında niceliksel sürekli verilerin karşılaştırılmasında t-testi, ikiden fazla bağımsız grup arasında niceliksel sürekli verilerin karşılaştırılmasında Tek yönlü (One way) Anova testi kullanılmıştır. Anova testi sonrasında farklılıkları belirlemek üzere tamamlayıcı post-hoc analizi olarak Tukey testi kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre, çalışanların algıladıkları stres düzeyi; anskiyete, depresyon, olumsuz benlik, somatizasyon ve hostiliteyi artırmaktadır. Anahtar Kelimeler: Stres, iş stresi, ruhsal belirtiler, banka çalışanları

Banka çalışanlarıPsikolojik durumStres+2
Merve Yıldız
Feyziye Schools Foundation Işık University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Ağır sanayi kuruluşunda çalışan erkeklerde iş stresi, yeme tutumu, anksiyete ve depresyon düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Problemin Tanımı: Bu çalışmanın başlıca amacı bir ağır sanayi kuruluşu olan demir çelik fabrikasında çalışan erkeklerde iş stresi, yeme tutumu, beden kitle indeksleri ile anksiyete ve depresyon düzeylerini ölçmek ve aralarındaki ilişkiyi incelemektir.Yöntem: Araştırma, İskenderun'da bir demir çelik fabrikasında mavi ve beyaz yaka statüde çalışan 285 erkek ile yürütülmüştür. Katılımcılara İş Stresi Ölçeği (İSÖ), Yeme Tutum Testi (YTT), Beck Anksiyete Ölçeği (BAÖ), CES Depresyon Ölçeği (CES-D) uygulanmıştır. İstatistik aşamasında, tanımlayıcı istatistikler dışında Pearson korelasyon analizi, bağımsız t testi ve varyans analizi (one-way ANOVA) uygulanmış ve p<0,05 değeri istatistiksel olarak anlamlı kabul edilmiştir. Bulgular: Örneklemin yaş ortalaması 36,75±6,52'dir. Çalışanların 180'i (%63,4) mavi yakalı, 104'ü (%36,6) beyaz yakalı olarak tanımlanan gruptadır. Örneklemin iş stresi puanları 28,21±5,43 olup bireylerde fiziksel ve ruhsal stres belirtilerinin görülebildiği puan aralığındadır. İş stresi düzeyleri ile yeme tutumundaki bozulma arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki saptanmıştır. Benzer şekilde iş stresi ile hem anksiyete hem de depresyon düzeyleri arasında da pozitif yönde anlamlı ilişki belirlenmiştir. Örneklemin CES-D ile ölçülen depresyon düzeyleri ile hem YTT puanları hem de BAÖ puanları arasında pozitif yönde anlamlı ilişki gözlenmiştir. Örneklemimizdeki mavi yakalı çalışanlarda, beyaz yakalı çalışanlara oranla beden kitle indeksleri ve YTT puanları anlamlı düzeyde daha yüksek bulunmuştur. İş stresi ya da anksiyete düzeyleri açısından beyaz yaka ile mavi yaka çalışanlar arasında anlamlı düzeyde farka rastlanmamış olup mavi yaka çalışanlarda depresyon düzeyleri anlamlı düzeyde daha yüksek bulunmuştur. Vardiyalı çalışanların depresyon düzeyleri, vardiyasız çalışanlara oranla anlamlı düzeyde yüksektir; bunun dışında iş stresi, yeme tutumları, beden kitle indeksleri, ya da anksiyete düzeyleri açısından anlamlı bir farka rastlanmamıştır. Sonuç: Çalışmamızın başlıca sınırlılığı kesitsel bir araştırma olması ve tek merkezden sınırlı sayıda bir örneklemde, yalnızca erkek katılımcılarla yürütülmesidir. Bununla beraber, erkeklerdeki yeme davranışını inceleyen çalışmaların görece azlığı dikkate alındığında literatüre önemli katkı sağlayacağı düşünülmekte ve farklı çalışma ortamlarını da içeren daha büyük örneklemlerde yapılacak çalışmalara yol göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Erkek çalışan, iş stresi, yeme tutumu, anksiyete, depresyon

AnksiyeteDepresyonEndüstri kuruluşları+7
Gizem Şahin
Feyziye Schools Foundation Işık University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Çalışan bireylerin iş stresi ve tükenmişlik düzeyi arasında öz şefkatin aracı etkisi

Amaç: Bu araştırmanın amacı Türkiye'de çalışan 18-65 yaş arası çalışanların iş stresi ve tükenmişlik düzeyleri arasında öz şefkatin aracı etkisini araştırmaktır. Yöntem: Araştırmaya 18-65 yaşları arasında Türkiye'de çalışan 429 kişi katılmıştır. Veriler çevrimiçi anket olarak kartopu yöntemiyle toplanmıştır. Katılımcılara Bilgilendirilmiş Onam Formu, Sosyo-demografik Form, İş Stresi Değerlendirme Ölçeği, Öz Anlayış Ölçeği ve Kopenhag Tükenmişlik Ölçeği uygulanmıştır. Toplanan veriler SPSS 22.0 uygulaması ile analiz edilmiştir. Bulgular: Araştırmada iş stresi ve tükenmişlik arasında öz şefkatin kısmi aracı olduğu görülmüştür. Ayrıca, iş stresi ölçeğinin alt boyutları olan rol yükü, örgütsel norm ve uygulamalar, rol yetersizliği ve ast ilişkileri ile tükenmişlik arasında da öz şefkatin kısmi aracı etkisi olduğu görülmüştür. Pandemi döneminde iş yerlerinin aldığı sağlık önlemlerinin, iş yerinin sağlık desteğinin ve iş yerinin motivasyona yönelik çalışmalarının, çalışanların iş stresi puanları üzerinde anlamlı bir farklılık oluşturduğu ortaya konulmuştur. Evde çalışmak için fiziksel koşulları uygun olmayan, konsantrasyon sorunu çektiğini düşünen bireylerin de iş stresi düzeyleri diğer gruplara göre daha fazladır. Ayrıca iş-özel hayat dengesini kötü olarak tanımlayan bireylerin iş stresi düzeylerinde de anlamlı bir fark olduğu görülmüştür. Sonuç: Araştırmada iş stresi ve tükenmişlik düzeyleri arasında öz şefkatin aracı etkisi araştırılmış ve sonuçlar anlamlı bulunmuştur. İş stresinin çalışanlar üzerindeki olumsuz etkileri bilinmektedir. Bireylerin iş stresine bağlı tükenmişlik yaşamasını azaltmada öz şefkatin öneminin büyük olacağı düşünülmektedir

TükenmişlikTükenmişlik düzeyiÇalışanlar+2
Ezgi Günay
Feyziye Schools Foundation Işık University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Malatya ilinde ilköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerin beslenme durumları, antropometrik ölçümleri ve iş stres düzeylerinin değerlendirilmesi

Bu çalışmanın amacı, Malatya ilinde görev yapan ilköğretim okulu öğretmenlerinin beslenme durumlarını, antropometrik ölçümlerini ve iş stres düzeylerini değerlendirmektir. Araştırmanın örneklemini Malatya ili ilköğretim okullarında görev yapan yaşları 24-64 yaş orası olan 54'ü erkek, 56'sı kadın olmak üzere 110 gönüllüöğretmen oluşturmaktadır. Öğretmenlerin genel bilgileri, beslenme durumları, besin tüketim sıklıkları ve antropometrik ölçümleri alınmıştır. Öğretmenlerin stres düzeyleri daha önce geçerlilik ve güvenilirlik çalışması yapılmış "İş Stres Ölçeği" kullanılarak ölçümlenmiştir. Stres düzeyi düşük olan öğretmen bulunamazken, %36,4'ünün orta %63,6'sının stres düzeyinin yüksek olduğu belirlenmiştir. Cinsiyet farkı gözetmeksizin öğretmenlerin çoğunluğunun (%76.4) beslenme durumlarının iş yerindeki stresten etkilendiği, besin tüketim sıklıklarının da değişkenlik gösterdiği saptanmıştır. BKI değerlendirmelerinde erkeklerin %40.7'sinin kadınların yarısının şişmanlık öncesi aşamasında olması dikkat çekici bulunmuştur. Stres puanları ile antropometrik ölçümlerinin ilişkisinin genellikle pozitif yönde olduğu gözlenmiştir (r değeri).Sonuç olarak; stresli bir mesleği yapan öğretmenlerin beslenme durumları, iş kaynaklı çeşitli stres faktörlerinden etkilenebileceği ve antropometrik ölçümlerde artışa sebep olabileceği bu durumun hastalıkların gelişmesine sebep olabileceği görülmüştür. Okullarda sağlıklı beslenme alışkanlıkları kazandırmak ve iş stresinin önüne geçebilmek için stratejiler geliştirilmelidir. Anahtar Kelimeler:Öğretmen, Beslenme Durumu, İş Stresi, Antropometrik Ölçümler.

AntropometriBeslenmeBeslenme durumu+4
Sinem Kömürkara
Haliç University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Ofis çalışanlarında iş stres düzeyi ile yeme bozukluğu davranışı arasındaki ilişki

Bu çalışma masa başı çalışanların iş stres düzeyini belirlemek ve bu yeme davranışların personellerin yeme davranışı, iştah üzerindeki etkilerini incelemeyi amaçlamıştır. Çalışmaya toplam 97 gönüllü katılımcı dahil edilmiştir. Anketler, yüzyüze görüşme yöntemi ile yapılmıştır. Anket formunda katılımcıların ilk olarak demografik özellikleri, beslenme alışkanları ve antropometrik ölçümleri gibi genel özellikleri sorgulanmıştır. İş stresi, yeme tutum testi (EAT-26) ve duygusal iştah ölçeği ise diğer formlarda yer alan anketlerdir. Erkek bireylerin BKİ'sinin kadın bireylerden anlamlı bir şekilde yüksek olduğu bulunmuştur (p<0,05). Su tüketimi ile cinsiyet arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptanmıştır (p<0,05). BKİ grupları ile yeme tutum (EAT-26) arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık olduğu gözlemlenmiştir (p<0,05). İş stresi skoru ve alt boyutları arasında pozitif yönlü korelasyon saptanmıştır (p<0,05). Negatif duygu ve olayların artışı iş stresini arttırdığı ve aralarında istatistiksel olarak anlamlı korelasyon olduğu bulunmuştur (p<0,05). Kadın katılımcıların BKİ ile negatif olay ve negatif duygu durumları arasında pozitif yönlü anlamlı bir bağıntı saptanmıştır (p<0,05). Erkek katılımcılarımızda ise BKİ ile pozitif olay, negatif toplam ve negatif duygu durumları arasında negatif yönlü anlamlı bir bağıntı olduğu bulunmuştur (p<0,05). Katılımcıların yeme tutum ile pozitif olay ve pozitif duygu durumunda negatif yönlü bir korelasyon saptanmıştır (p<0,05). Kadınlarda negatif toplam ve negatif olay durumunda yeme tutum düzeyleri arasında pozitif, erkek katılımcılar arasında negatif yönlü anlamlı bir bağıntı olduğu bulunmuştur(p<0,05). Verileri pozitif ve negatif alt gruplarına göre değerlendirdiğimizde ise istatiksel olarak anlamlı pozitif yönlü korelasyon olduğu görülmüştür(p<0,05). Sonuç olarak çalışmamızda; iş stresi ile yeme bozuklukları arasında istatistiksel açıdan anlamlı farklılık saptanmazken, iş stresi ile duygusal iştah arasında bağıntı olduğu bulunmuştur. Anahtar kelime: iş stresi, yeme bozuklukları, duygusal iştah

Beslenme bozukluklarıBeslenme ve yeme bozukluklarıDuygusal yeme+3
Lina Bahap
Haliç University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Kanser tedavisinden sonra çalışmaya başlayan bireylerin iş stresinin ve yaşam kalitesinin değerlendirilmesi

Günümüzde erken tanı olanaklarının artması kanserden sağkalım oranlarını olumlu yönde etkilemiştir. Bu nedenle ilerleyen yıllarda çalışan nüfusun içinde kanser tedavisi alan bireyler daha fazla yer alacaktır. Araştırma kanser tedavisi sonrası iş yaşamına devam eden bireylerde, iş yaşamını etkileyen faktörleri incelemek, iş yaşamının ve stresinin yaşam kalitesi üzerindeki etkilerini belirleyebilmek amacı ile kesitsel, ilişki arayıcı ve tanımlayıcı bir çalışma olarak gerçekleştirildi. Araştırmanın evrenini bir üniversite hastanesinde onkoloji polikliniğine başvuran bireyler, örneklemini kanser tedavisi sonrası iş yaşamına başlayan ve devam eden 302 birey oluşturdu. Araştırmada veri toplama aracı olarak Kişisel Bilgi Formu, EORTC QLQ-C30 Yaşam Kalitesi Ölçeği ve Algılanan İş Stresi Ölçeği kullanıldı. Verilerin değerlendirilmesi, tanımlayıcı istatistiksel analizler, Mann-Whitney U testi, Kruskal-Walls-H testi ve Spearman korelasyon analizi ile gerçekleştirildi. İstatistiksel anlamlılık p<0.05 olarak kabul edildi. Yaş ortalamasının 44,97±10,08 olan bireylerin %53'ü kadın, %33,5'i lisans mezunu, %66,9'u evli, %69,5'nin çocuk sahibi olduğu belirlendi. Bireylerin hastalık sürecine ilişkin özellikleri incelendiğinde; %83,1'inin solid tümör ve %32,8'inin meme kanseri tanısı aldığı, %94,4'üne kemoterapi tedavisi uygulandığı belirlendi. Bireylerin algılanan iş stresi puan ortalaması 2,10±0,68, EORTC QLQ-C30 Yaşam Kalitesi Ölçeği puan ortalaması 65,95±20,11olarak bulundu. Bireylerin Algılanan İş Stresi Ölçek puan ortalamalarının çalışılan sektör, aylık gelir durumu, işle ilgili endişe duyma, çalışma süresi, işten ayrılma isteği ve meslek değiştirme durumuna göre istatistiksel anlamlı farklılık gösterdiği saptandı (p<0,05). EORTC QLQ-C30 Yaşam Kalitesi Ölçeği puan ortalamalarının cinsiyet, yaş, eğitim düzeyi, çocuk sahibi olma durumu, geçirmiş olduğu kanser türü, eş zamanlı kronik hastalığa sahip olma durumu, aylık gelir, işle ilgili endişe, çalıştığı kurumu değiştirme, mesleki konumunu değiştirme, işten ayrılma isteği ve meslektaşlardan destek görme durumlarına göre istatistiksel anlamlı farklılık gösterdiği (p<0,05) belirlendi. Algılanan İş Stresi Ölçek puanı ile EORTC QLQ-C30 Yaşam Kalitesi Ölçeği genel sağlık, fiziksel durum skala puanları arasında negatif yönde, semptom skalası puanları ile arasında pozitif yönde ilişki (p<0,05) olduğu belirlendi. Kanser tedavisi sonrası iş yaşamına devam eden bireylerde algılanan iş stresinin olumsuz şekilde yaşam kalitesini etkilediği görüldü.

Kanser hastalarıNeoplazmlarSağkalım+3
Yasemin Özer Güçlüel
Haliç University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Evden çalışan bilişim sektörü çalışanlarının iş stresinin yeme davranışları ve fiziksel aktivite düzeylerine etkisinin incelenmesi

2020 yılında Covid-19 hastalığının pandemi ilan edilmesinin ardından, sosyal mesafe uygulamaları neticesinde pek çok iş kolu evden çalışma düzenine geçmiştir. Bu durum, pandemi öncesinde aktif olarak iş yerinde çalışan bilişim sektörü çalışanlarının hayat düzenlerinde köklü değişikliklere sebep olmuştur. Bu çalışma, evden çalışan bilişim sektörü çalışanlarının, yeme davranışları ve fiziksel aktivite seviyelerinin iş stresiyle ilişkisini belirlemek amacıyla, Mart 2024-Mayıs 2024 tarihleri arasında, gönüllülük esasıyla online anket yöntemiyle yapılmıştır. Araştırmaya İstanbul'da yaşayan, bilişim sektöründe evden çalışan 81 erkek (%49,4) ve 83 kadından (%50,6) oluşan 164 kişi katılmıştır. Araştırmada demografik özellikler, besin tüketim sıklığı, Uzaktan Çalışma Tutumu Ölçeği (UÇTÖ), Algılanan Stres Ölçeği (ASÖ-14), 3 Faktörlü Beslenme Anketi (TFEQ), Fiziksel Aktivite Formu (IPAQ), ve 3 günlük besin tüketim kaydı kullanılmıştır. Verilerin istatistiksel analizi "IBM SPSS v27'' programında yapılmıştır. Katılımcıların BKİ ortalamalarının 27,25±6,04 kg/m2 olduğu, evden çalışmaya başladıktan sonra %44,5'inin iştahında artma olduğu, %44,5'inin daha sık atıştırdığı, %47,6'sının kilo aldığı, %20,7'sinin sigara tüketiminin arttığı ve %47,6'sının inaktif olduğu bulunmuştur. Katılımcıların çoğu evden çalışmaya başladıktan sonra et, süt, yumurta, sebze, ekmek, paketli gıda ve şeker tüketimlerinin arttığını bildirmiştir. Bireylerin UÇTÖ toplam puanlarının TFEQ ve IPAQ puanları üzerinde anlamlı etkisinin olduğu görülmüştür. UÇTÖ puanları arttıkça TFEQ puanlarının azaldığı ve IPAQ puanlarının arttığı bulunmuştur. ASÖ toplam puanlarının TFEQ ve IPAQ puanları üzerinde anlamlı etkisinin olduğu görülmüştür. ASÖ puanları arttıkça TFEQ puanlarında artış ve IPAQ puanlarında azalma olduğu bulunmuştur (p<0,001). Evden çalışanların sağlıklı yaşam alışkanlıklarına teşvik edilmesi, iş verimlerinin artması ve kronik hastalıklardan korunmaları açısından önem taşımaktadır. Evden çalışmanın ruhsal ve bedensel etkilerinin daha kapsamlı araştırmalarla incelenmesi gerekmektedir.

Sağlıklı beslenmeİş stresi
Gökçe İlağa Sevindik
Haliç University · Institute of Graduate Studies
2025
00

Related subjects