Kavram kalıcılığı
66 theses under this subject heading
Tasarım yoluyla anlama modelinin 6. sınıf fen bilimleri dersindeki akademik başarı ve kalıcılığa etkisi
Bu araştırmanın amacı, Tasarım Yolu ile Anlama (UbD) modelinin fen bilimleri öğretiminde uygulanmasının akademik başarı ve kalıcılığına etkisini incelemek ve UbD uygulamalarını öğrenci görüşlerine göre değerlendirmektir. Araştırmada, nitel ve nicel araştırma yöntemlerinin bir arada işe koşulduğu karma araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Gaziantep'te yer alan bir devlet okulunda öğrenim görmekte olan 27 altıncı sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmanın nicel boyutunda ön test-son test yarı deneysel desen uygulanmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen "Fen Bilimleri Başarı Testi" ön-test, son-test ve kalıcılık testi olarak uygulanmıştır. Araştırmanın nitel verilerini toplamak amacı ile araştırmacı tarafından geliştirilen yarı-yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Araştırma bir deney ve bir kontrol grubu ile gerçekleştirilmiştir. Deney grubunda "Ses ve Özellikleri" ünitesi UbD modeliyle, kontrol grubunda ise aynı ünite rutin uygulamaya bağlı kalınarak beş hafta süresince işlenmiştir. Uygulamaların ilk iki haftası yüz yüze, sonraki üç haftası ise uzaktan eğitim ile gerçekleştirilmiştir. Deneysel işlem sonrası gruplara uygulanan son-testten elde edilen puanların analizinde Mann-Whitney U, her bir grubun ön-test son-test başarı puanlarının analizinde ise Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi kullanılmıştır. Nitel veriler içerik analizi tekniği ile çözümlenmiştir. Araştırma sonucunda deney ve kontrol gruplarının son test başarı puanları arasında anlamlı fark olduğu ayrıca deney grubu son test puanları ile kalıcılık testi puanları arasında anlamlı fark olmadığı tespit edilmiştir. Araştırma sonuçları, UbD ile tasarlanan fen öğretiminin öğrencilerin akademik başarılarını ve öğrenmenin kalıcılığını olumlu yönde etkilediğini göstermiştir. Bu sonuç araştırmanın nitel boyutundan elde edilen sonuçlar ile de örtüşmektedir. Görüşme yapılan öğrenciler Fen Bilimleri öğretiminde UbD modelini faydalı bulmakta, modelin etkinlik ve deneylerle kalıcı öğrenme sağladığını düşünmektedirler.
İş birliğine dayalı öğretim tasarımının öğrencilerin öğrenme yaklaşımlarına, akademik başarılarına ve öğrenmenin kalıcılığına etkisi
Son yıllarda özellikle okulların öğrencilerine en iyi eğitimi sunma yolundaki artan çabalan, heterojen sınıflarda öğretimin en etkili şekilde nasıl sağlanabileceği yönündeki çalışmaların artmasına neden olmuş ve bu çalışmalar da öğretim tasannu alanında yoğunlaşmıştır. Öğretim tasannu alanında yapılan çalışmalar ile ortaya konan öğrenen merkezli tasarımlardan biri olan işbirliğine dayalı öğretim tasarımları bu çalışmanın odak noktasını oluşturmaktadır. Çalışma işbirliğine dayalı öğrenmeyi merkeze alarak öğrenme-öğretme süreci açısından önemli olan öğrenme yaklaşımları, akademik basan ve öğrenmenin kalıcılığı değişkenleri üzerindeki etkisini belirlemeyi hedeflemiştir. Kontrol gruplu öntest- sontest-tekrartest modeline göre gerçekleştirilen araştırma Sultanahmet Anadolu Teknik Lisesi Tesviye Bölümü "Cisimlerin Dayanımı" dersini alan üçüncü sınıf öğrencileri üzerinde yürütülmüştür. Deney ve kontrol gruplan 15 'er kişiden oluşmaktadır. Çalışmada, araştırmacı ve uzmanlar tarafından hazırlanarak, geçerlik ve güvenilirlik çalışmaları yapılmış akademik basan testi, uygulamadan önce, uygulamadan hemen sonra ve öğrenmenin kalıcılığım belirlemek amacıyla iki ay sonra olmak üzere üç kez uygulanmıştır. Öğrencilerin öğrenme yaklaşımların belirlemek üzere Biggs tarafından geliştirilen Öğrenme Yaklaşımları Envanteri kullanılmıştır. Envanterin dilsel eşdeğerlik, geçerlik ve güvenirlik çalışmaları araştırmacı tarafından gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonucunda; "Akademik başarı öntestinden alınan puanlar kontrol edildiğinde, işbirliğine dayalı öğretim tasannu ile ders alan öğrencilerin akademik basan son test puanlan, anlatım temelli öğretim tasannu ile ders alan öğrencilerin puanlarından yüksektir." denencesi ispatlanmıştır. "Akademik basan son testinden alman puanlar kontrol edildiğinde, işbirliğine dayalı öğretim tasarımı ile ders alan öğrencilerin akademik basan kalıcılık testi puanlan, anlatım temelli öğretim tasarımı ile ders alan öğrencilerin puanlarından yüksektir." denencesi ispatlanamamıştır. "Denel işlem öncesi alman derin öğrenme puanlan kontrol edildiğinde, işbirliğine dayalı öğretim tasannu ile ders alan öğrencilerin derin öğrenme puanlan, anlatım temelli öğretim tasannu ile ders alan öğrencilerin puanlarından yüksektir" denencesi ispatlanmıştır. "Denel işlem öncesi alman yüzeysel öğrenme puanlan kontrol edildiğinde, işbirliğine dayalı öğretim tasannu ile ders alan öğrencilerin yüzeysel öğrenme puanlan, anlatım temelli öğretim tasarımı ile ders alan öğrencilerin puanlarından düşüktür"; denencesi ispatlanamamıştır.Anahtar kelimeler: öğretim tasannu, işbirliğine dayalı öğrenme, öğrenme yaklaşımı, derin öğrenme, yüzeysel öğrenme.
Literatürdeki tasarım ilkelerine uygun olarak hazırlanmış multimedya ders yazılımının, lise düzeyi fizik öğretiminde akademik başarıya ve kalıcılığa etkisi
Bu çalışmada literatürde yer alan on altı kuramsal tasarım ilkesine uygun olarak hazırlanmış bilgisayar yazılımının lise düzeyi fizik öğretiminde akademik başarıya ve kalıcılığa etkisi incelenmiştir. Araştırma 2003-2004 öğretim yılı ikinci döneminde Mersin 75. Yıl Anadolu Öğretmen Lisesi'nde yapılmıştır. Araştırma örneklemi iki gruba bölünmüş, deney grubu 24 ve kontrol grubu 24 öğrenciden oluşmuştur. Araştırma sonucunda deney grubunda bulunan öğrencilerin akademik başarılan ve kalıcılık düzeylerinin kontrol grubunda bulunan öğrencilere göre anlamlı bir şekilde yüksek olduğu görülmüştür. Anahtar kelimeler: Öğretimsel tasarım, fizik eğitimi, kuramsal ilkeler, elektrik, yazılım
İlkokul 4. sınıf "saf madde ve karışım" konusunun öğretiminde 5e modeli ile desteklenen bağlam temelli öğretim yönteminin öğrencilerin kavramsal anlamalarına, fene yönelik tutumlarına ve bilgilerinin kalıcılığına etkisinin incelenmesi
Bu tez çalışması; 4. Sınıf "Saf Madde ve Karışım" konusunun öğretiminde 5E modeli ile desteklenen bağlam temelli öğretim yönteminin öğrencilerin kavramsal anlamalarına, fene yönelik tutumlarına ve bilgilerinin kalıcılığına etkisini incelemek amacıyla yapılmıştır. Bu çalışmada karma araştırma deseni benimsenmiştir. Çalışmanın bağımsız değişkeni 5E modeli ile desteklenen bağlam temelli öğretim yöntemi, bağımlı değişkenleri ise fene yönelik tutum, kavramsal anlama ve bilginin kalıcılığıdır. Bu çalışmada bağımsız değişkenin fene yönelik tutuma etkisini belirlemek için yarı- deneysel ön test son test kontrol gruplu model kullanılmıştır. Bağımsız değişkenin kavramsal anlamaya ve bilgilerin kalıcılığına etkisini belirlemek için ise deney öncesi durağan grup karşılaştırması modeli kullanılmıştır. Bu çalışmada deney grubunda "5E Modeliyle Desteklenen Bağlam Temelli Öğretim Yöntemi" kullanılmış; kontrol grubunda ise öğretmenin daha önceki konuların öğretiminde kullanageldiği "Geleneksel Öğretim Yöntemi" korunmuştur. Araştırma Gaziantep'te bir devlet okulunda 2016 - 2017 akademik yılı bahar döneminde, 4. Sınıf düzeyinde, toplam 43 öğrenci ile 10 haftada tamamlanmıştır. Verilerin toplanmasında Fene Yönelik Tutum Ölçeği ve Alternatif Ölçme Araçları kullanılmış, uygulamalar tamamlandıktan sonra deney grubundan 10 öğrenci ile mülakat yapılmıştır. Öğrencilerin bilgilerinin kalıcılığını belirlemek için son testlerin uygulanmasından bir buçuk ay sonra Alternatif Ölçme Araçları tekrar uygulanmıştır. Nicel verilerin analizinde yüzde, frekans ve t testi istatistik teknikleri, nitel verilerin analizinde ise içerik analizi tekniği kullanılmıştır. Elde edilen bulgulara göre 5E öğrenme modeli ile desteklenen bağlam temelli öğretim yönteminin öğrencilerin fene yönelik olumlu tutumlarını geliştirmede ve kavramsal anlamalarını arttırmada etkili olduğu, fakat öğrencilerin bilgilerinin kalıcılığında bir etkisinin görülmediği söylenebilir. Anahtar Kelimeler: İlkokul, Bağlam Temelli Yaklaşım, 5E Modeli, Saf Madde, Karışım, Fen Öğretimi, Tutum, Kalıcılık
Ortaokul 6.sınıf matematik dersi geometri öğrenme alanında gösterip yaptırma yönteminin öğrenci başarısına ve kalıcılığına etkisi
Bu çalışmanın amacı, ortaokul 6.sınıf matematik dersi geometri öğrenme alanında gösterip yaptırma yönteminin öğrenci başarısına ve kalıcılığına etkisini araştırmaktır. Ön-test, son-test kontrol gruplu araştırma deseninin kullanıldığı deneysel araştırma, 2017-2018 eğitim-öğretim yılında Kırşehir ili merkez ilçesi Cacabey Ortaokulunda öğrenim gören 6.sınıf öğrencileri ile gerçekleştirilmiştir. Çalışma 36 deney grubunda, 29 kontrol grubunda olmak üzere toplam 65, 6.sınıf öğrencisi ile yürütülmüştür.Araştırmanın çalışma grupları uygulanan ön test ile seçilmiş, çalışmaya alınan sınıflar ratgele atama yöntemiyle deney ve kontrol grupları olarak belirlenmiştir. Dört haftalık deneysel işlemler süresince deney grubundaki öğrenciler konuları gösterip yaptırma yöntemi ile işlerken, kontrol grubundaki öğrenciler geleneksel yöntemle konuları işlemiştir. Deney grubu öğrencileri derslerin sonunda konu ile ilgili hazırlanan çalışma yapraklarını kullanmışlardır. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen başarı testi kullanılmıştır. Başarı testi deneysel işlemler öncesi ön-test, deneysel işlemler sonrası son-test ve 3 ay sonra kalıcılık testi olarak iki çalışma grubuna uygulanmıştır. Toplanan nicel verilerin grup içi ve gruplar arası analizinde bağımlı ve bağımsız örneklem t testleri SPSS 17.00 istatistik programı ile analiz edilmiştir.Araştırma bulgularından elde edilen sonuçlara göre; gösterip yaptıma yönteminin geometri öğrenme alanında prizmalar ve ölçme ünitesinde öğrencilerin matematik başarısını artırmada ve kalıcılığında geleneksel öğretim yöntemine göre daha etkili olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Geleneksel Yöntem, Geometri, Gösterip Yaptırma Yöntemi, Matematik, Öğretim.
Türkçe dersinde zarf kavramının öğretiminde örnek ayrıntılama stratejisinin kavram öğrenme başarısına, kalıcılığa ve transfere etkisi
Bu çalışmada, Türkçe dersinde zarf kavramının öğretiminde örnek ayrıntılama stratejisinin kavram öğrenme başarısına, kalıcılığa ve transfere etkisi araştırılmıştır. Araştırma ön test-son test kontrol gruplu deneysel araştırma modeline göre desenlenmiştir. Bu doğrultuda çalışmada bir deney grubu ve bir kontrol grubu oluşturulmuştur. Deneysel uygulama süresi içinde, hem deney grubunda hem de kontrol grubunda dersler araştırmacı tarafından yürütülmüştür. Araştırma, 2018-2019 eğitim öğretimde yılında Adana ili Yüreğir ilçesine bağlı bir devlet okulunda öğrenim gören 7.sınıf öğrencileri ile gerçekleştirilmiştir. Deney grubunda 30 öğrenci, kontrol grubunda 30 öğrenci olmak üzere toplam 60 öğrenci çalışma grubunda yer almıştır. Deney grubunda örnek ayrıntılama stratejisi kullanılırken kontrol grubunda öğretim programına bağlı kalınarak öğretim gerçekleştirilmiştir. Deneysel işlem yedi ders saatinde gerçekleştirilmiştir. Araştırma verileri, araştırmacı tarafından hazırlanan kavram öğrenme testi (KÖT) ,transfer testi (TT) ile okuduğunu anlama testi (OAT) kullanılarak elde edilmiştir. Araştırmada elde edilen veriler, SPSS 22 istatistik programı kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmada ön test olarak kullanılan OAT, KÖT ve öğrencilerin Türkçe akademik başarıları arasında anlamlı farklılık olup olmadığını belirlemek için bağımsız gruplar t testi; son test, kalıcılık ve transfer testi toplam başarı puanları düzeltilmiş ortalamaları arasında anlamlı farklılık olup olmadığını belirlemek için ANCOVA (kovaryans) analizi yapılmıştır. Araştırma sonucunda deney ve kontrol grubundaki öğrencilerin ön testler (OAT, KÖT) toplam başarı puanları kontrol edildiğinde kavram öğrenme son test toplam başarı puanları düzeltilmiş ortalamaları arasında deney grubu lehine anlamlı bir farklılık olduğu saptanmıştır. Buna karşılık kalıcılık testi ve transfer testi (TT) toplam başarı puanları düzeltilmiş ortalamaları açısından deney ve kontrol grupları arasında anlamlı bir farklılık belirlenmemiştir. Bu araştırma bulgularından elde edilen sonuçlara göre deney grubunda kullanılan örnek ayrıntılama stratejisinin kavram öğrenmede kısmen etkili bir strateji olduğu belirtilebilir.
Probleme dayalı öğrenme yaklaşımının onuncu sınıflarda geometriye ilişkin akademik başarı, kalıcılık, tutum ve motivasyona etkisi
Bu çalışmanın genel amacı, onuncu sınıf matematik dersi geometri öğrenme alanında probleme dayalı öğrenme yaklaşımının; akademik başarı, kalıcılık, tutum ve motivasyona etkisini incelemektir. Araştırma, ön test-son test kontrol gruplu deneme modelinde tasarlanmıştır. Uygulama 2018–2019 eğitim-öğretim yılı bahar yarıyılında, Adana ili Seyhan İlçesinde bulunan bir Anadolu Lisesinde okuyan toplam 95 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada, bir deney ve iki kontrol grubu kullanılmıştır. Uygulama, 9 hafta sürmüştür. Dersler, deney grubunda probleme dayalı öğrenme yöntemine, kontrol gruplarında ise 2018–2019 Matematik Dersi Öğretim Programına göre hazırlanan kılavuz kitap doğrultusunda işlenmiştir. Dersler, Deney ve Kontrol-1 grubunda araştırmacı tarafından yürütülmüştür. Kontrol-2 grubunun ise dersleri başka bir matematik öğretmeni tarafından yürütülmüştür. Çalışmada, probleme dayalı öğrenme yaklaşımının öğretim sürecindeki etkisinin ortaya konulabilmesi için nitel ve nicel araştırma yöntemleri birlikte kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak, araştırmacı tarafından geliştirilen "Çokgenler ve Dörtgenler Başarı Testi" deney ve kontrol gruplarında ön test, son test ve kalıcılık testi olarak uygulanmıştır. Bunun yanı sıra Duatepe Paksu (2004) tarafından geliştirilen "Geometri Tutum Ölçeği" ve Aktan (2013) tarafından geliştirilen "Matematik Motivasyon Ölçeği" işlem öncesinde ve işlem sonrasında deney ve kontrol gruplarında uygulanmıştır. Uygulama bitiminden 4 hafta sonra Başarı Testi, Geometriye Yönelik Tutum Ölçeği ve Matematiğe Yönelik Motivasyon Ölçeği kalıcılığı ölçmek amacıyla üç gruba da uygulanmıştır. Nitel verilerin toplanmasında deney grubunda yer alan öğrencilerin sürece ilişkin görüşlerini belirlemeye yönelik yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Araştırmada başarı testi; tutum ölçeği ve motivasyon ölçeğinden elde edilen veriler üzerinde, istatistiksel teknik olarak kovaryans analizi(ANCOVA) kullanılmıştır. Analizlerde anlamlılık düzeyi p<.05 olarak alınmıştır. Görüşme formundan elde edilen veriler, nitel araştırmalarda kullanılan içerik analizi yöntemiyle çözümlenmiştir. Araştırma sonunda elde edilen verilere göre; başarı testi, tutum ölçeği ve motivasyon ölçeği son test puanları açısından deney grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmuştur. Bu çalışma neticesinde, onuncu sınıf matematik dersinde probleme dayalı öğrenme yaklaşımına göre hazırlanan eğitim ve öğretim sürecinin sonunda öğrencilerin öğrendikleri bilgilerin kalıcılığını arttırdığı sonucuna varılmıştır. Görüşme formundan elde edilen sonuçlar aşağıdaki gibi özetlenebilir. Öğrenciler, probleme dayalı öğrenme yaklaşımı sayesinde, matematik derslerini önceki derslerden daha farklı ve eğlenceli bulduklarını, bunun sonucunda dersi daha çok sevdiklerini, gerçek yaşam senaryolarıyla oluşturulan problem durumları ile ilgi düzeylerini arttırdığı için öğrenmenin daha kalıcı şekilde gerçekleştiğini, ayrıca derse katılma isteklerinin arttığını belirtmişlerdir. Bu yaklaşımın, arkadaşlarıyla olan iletişimlerini arttırdığını ve hep birlikte daha yaratıcı fikirler bulmalarını sağladığını söylemişlerdir. Anahtar kelimeler: Geometri öğretimi, geometriye yönelik tutum, matematiğe yönelik motivasyon, kalıcılık, probleme dayalı öğrenme
Matematiksel modelleme etkinliklerinin ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin matematik başarı düzeylerine, tutumlarına ve kalıcılığına etkisi
Bu araştırma, matematiksel modelleme etkinlikleriyle öğretim yaklaşımının ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerin matematik başarısına, tutumuna, kalıcılığına etkisi araştırılması amacıyla nicel ve nitel modellerin birlikte kullanıldığı, karma araştırma modeline göre tasarlanmıştır. Araştırmanın çalışma evrenini 2018-2019 öğretim döneminin Adana ili Seyhan ilçesinin orta-yüksek sosyoekonomik düzeyi olan özel bir okulun veli eğitim durumu benzer ve öğrencilerin akademik durumları birbirine yakın, cinsiyet dağılımı homojen dördüncü sınıf öğrencileri (75) oluşturmaktadır. Araştırmada dört tane dördüncü sınıfın karşılaştırıldığı sınıf düzeyi ve matematik tutum sonuçları açısından birbirine yakın yarı rastgele seçilen iki sınıf deney gruplarını ve diğer iki sınıf ise kontrol gruplarını oluşturmaktadır. Uygulama sürecinde deney gruplarına araştırmacı tarafından matematiksel modelleme etkinlikleri öğretimi ile doğal sayılar konusu anlatılırken, kontrol gruplarına ise sınıf öğretmenleri tarafından 2018-2019 Matematik Dersi Öğretim Programı doğrultusunda hazırlanan ders kitabına göre mevcut öğretim yöntemi uygulanmıştır. Veri toplama aracı olarak, nicel veriler için yetmiş beş öğrenciye TIMSS sorularından seçilen "Matematik Başarı Testi" ve Baykul (1990)'un "Matematik Tutum Ölçeği" ön, son ve kalıcılık testi olarak kullanılmıştır. Nitel veriler için matematiksel modelleme ile etkinlik sürecine ilişkin deney gruplarından on dört öğrenciye "Yarı Yapılandırılmış Öğrenci Görüşme Formu" uygulanırken, matematiksel modelleme etkinlikleri ve TIMSS' e dair görüş için araştırma sürecini takip eden sekiz tane öğretmene "Yarı Yapılandırılmış Öğretmen Görüşme Formu" uygulanmıştır. Matematiksel modelleme etkinliklerinin öğrencilerin deney öncesinde ve sonrasında "Matematik Başarı Testi" ve "Matematik Tutum Testi" puanlarının istatiksel olarak etkisinin olup olmadığına test etmek amaçlı Tek Faktörlü Kovaryans (ANCOVA) Analizi kullanılmıştır. Ayrıca öğrencilerle yapılan görüşmelerin veri analizin içerik analizi yapılırken öğretmenlerle yapılan görüşmelerin veri analizinde ise betimsel analiz yapılmıştır. Nicel verilerin analizi için SPSS 22.0 ve verilerin yorumlanabilmesi için p=,05 anlamlılık düzeyi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen nicel verilere göre, matematik başarı testi son test ve kalıcılık testi deney grupları lehine istatiksel anlamlı fark bulunmuştur. Ayrıca deney gruplarının son tutum testleri sonucu kontrol gruplarına göre daha olumlu olduğu görülmüştür. Öğrencilerle yapılan yarı yapılandırılmış görüşmelerin sonucunda, matematiksel modelleme etkinlikleriyle ders işlemenin matematiği daha çok sevmelerini sağladığı bu sebeple konuları iyi öğrendiklerini ifade etmişlerdir. Öğretmenlerle yapılan yarı yapılandırılmış görüşmelerin sonucunda ise, TIMSS sorularının dilinin anlaşılır olduğu, TIMSS öğrenci başarısının artması için müfredatın geliştirilmesi ve ezberci puana dayalı sistem yerine okuduğunu daha iyi anlayıp yorumlayan sistem geliştirilmesi gerektiği, matematiksel modelleme etkinlikleri ile öğrenciler yaparak yaşayarak günlük hayatla bağdaştırdığı için çok faydalı olacağı yalnızca kalabalık sınıflarda süre sıkıntısının yaşanabileceği şeklinde ifade etmişlerdir. . Anahtar Kelimeler: Matematik eğitimi, gerçek hayat problemleri, matematiksel modelleme etkinlikleri, TIMSS, doğal sayı
Gerçekçi matematik eğitiminin 7. sınıf öğrencilerinin matematik başarısına, kalıcılığına ve motivasyonuna etkisi
Bu araştırma, matematik dersinde gerçekçi matematik eğitimi kullanmanın yedinci sınıf ''Tam Sayılar'' konusunda öğrencilerinin akademik başarılarına, motivasyonlarına ve öğrenme kalıcılığına etkisini incelemek amacıyla nicel araştırma tekniklerinden ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılarak tasarlanmıştır. Çalışma grubu basit seçkisiz örnekleme türlerinden ölçüt örnekleme yöntemiyle seçilmiştir. Çalışma grubunu 2021-2022 eğitim öğretim yılında Adana ilinin Aladağ ilçesinde öğrenim gören 20 deney ve 20 kontrol grubu olmak üzere 40 yedinci sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak matematik başarı testi, matematik motivasyon ölçeği kullanılmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen verilerin analizinde betimsel istatistikler, bağımsız gruplar t testi uygulanmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre öğrencilerin hem matematik başarı testi hem de motivasyon ölçeği öntest ve sontest sonuçları birbirine yakındır ve gruplar arasında anlamlı bir farklılık yoktur. Yapılan çalışmalardan sonra matematik başarı testinde deney grubundaki öğrenciler ile kontrol grubundaki öğrencilerin son test puanları arasında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır ve kalıcılık puanları arasında deney grubu lehine anlamlı farklılık olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Matematik motivasyon ölçeğinde de deney grubundaki öğrenciler ile kontrol grubundaki öğrencilerin son test puanları arasında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır ve kalıcılık puanları arasında deney grubu lehine anlamlı farklılık olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar kelimeler: Gerçekçi matematik eğitimi, tam sayılar, matematik, akademik başarı, motivasyon, kalıcılık, ortaokul öğrencileri
Kavram kazanım stratejisinin üstün yetenekli çocuklarda okuduğunu anlamaya etkisi
Bu araştırmanın amacı Kavram Kazanım Stratejisinin üstün yetenekli çocuklarda okuduğunu anlamaya etkisini incelemektir. Araştırmada, ön test-son test kontrol gruplu gerçek deneme modeli kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2020-2021 Eğitim Öğretim yılının II. Döneminde, Marmara bölgesindeki bir ilde bulunan Bilim ve Sanat Merkezine kayıtlı, Destek Eğitim Programı'na devam eden 7 kız öğrenci ile 14 erkek öğrenci olmak üzere toplam 21 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırma 6 hafta devam etmiştir. Bu sürenin ilk haftasında ön test, son haftasında son test çalışmaları yapılmıştır. Uygulama çalışmaları aynı gün ve farklı zaman dilimlerinde haftada 2 metin işlenecek şekilde, 2 oturum halinde, 4 ders saati olarak planlanmış ve çevrimiçi bir platform üzerinden işlenmiştir. Gruplara uygulanan yöntemler ve ölçmeler araştırmacı tarafından yürütülmüştür. Anlama verileri için "Okuduğunu Anlama Başarı Testi I" ve "Okuduğunu Anlama Başarı Testi II" uygulanmıştır. Yöntemin uygulanmasında ise Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu'nun (TÜBİTAK) web sitesinden seçilerek alınan ve araştırma amacına uygun sorgulama yapılabilecek 8 adet uygulama metni kullanılmıştır. Çalışmada parametrik olmayan istatistiksel analiz yöntemlerinden; bağımsız iki grubun karşılaştırılmasında Mann Whitney U Testi, bağımlı grupların karşılaştırılmasında ise Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi kullanılmıştır. Okuduğunu Anlama Başarı Testi I ve II' den alınan puanlar analiz edildiğinde, öğrencilerin anlama puanlarının deney grubu lehine farklılaştığı görülmüştür. Stratejinin basit ve çıkarımsal anlama üzerindeki etkilerini belirlemek için ise uygulama sırasında kullanılan 8 metin işlendikten sonra metne ilişkin basit ve çıkarımsal anlama soruları oluşturulmuş ve öğrencilerin anlama puanları hesaplanmıştır. Metinlerden elde edilen deney ve kontrol gruplarına ait anlama puanları analiz edilmiş; metinlerin tamamında çıkarımsal anlama puanları deney grubu lehine anlamlı olarak farklılaşmıştır. Basit anlama puanlarında ise sadece iki metinde deney grubu lehine anlamlı farklılık bulunmuşken, diğer altı metinde herhangi bir anlamlı farklılığa ulaşılamamıştır. Bu sonuçlara göre Kavram Kazanım stratejisinin öğrencilerin çıkarımsal anlamalarına daha çok katkı sağlayabileceği ileri sürülebilir. Araştırma sonucunda ise genel olarak, Kavram Kazanım Stratejisinin üstün yetenekli öğrencilerin okuduklarını anlama becerilerine olumlu yönde katkı sağladığını söylemek mümkündür.
Sınav yoluyla öğrenme yönteminin akademi başarı, tutum ve kalıcılığa etkisi: Sağlık hizmetlerinde iletişim dersi örneği
Bu araştırmanın amacı, ?Sınav Yoluyla Öğrenme Yöntemi?nin öğrencilerin akademik başarılarına, derse karşı olan tutumlarına ve öğrendikleri bilgilerin kalıcılık düzeylerine etkisini belirlemektir. Bu amaç doğrultusunda, ?Sınav yoluyla öğrenme yöntemi akademik başarı, derse karşı tutum ve öğrenilen bilgilerin kalıcılığı üzerinde etkili midir?? sorusu geliştirilmiştir. Araştırma ortaöğretim dokuzuncu sınıfa devam eden kırk öğrencinin katılımı ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada öntest-sontest kontrol gruplu deneysel desen kullanılmıştır. Uygulama sekiz hafta sürmüştür. Araştırmanın verileri başarı testi (?=.95) ve tutum ölçeği (?=.88) ile toplanmıştır. Verilerin analizinde ?Man Whitney U-testi? ve ?Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi? kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre, Sınav Yoluyla Öğrenme Yönteminin öğrencilerin akademik başarıları, derse karşı olan tutumları ve öğrendikleri bilgilerin kalıcılık düzeyleri üzerinde etkili olduğu gözlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Sınav yoluyla öğrenme, öğrenme, akademik başarı, tutum, kalıcılık.
Çevre eğitimi programının beş yaş çocuklarının çevre kavramı hakkındaki bilişsel yapıları üzerine etkisi
Bu araştırmanın amacı okul öncesi eğitim programına kaynaştırılan çevre eğitim programının beş yaş çocuklarının çevre kavramı hakkındaki bilişsel yapıları üzerine etkisini kelime ilişkilendirme testi uygulayarak ortaya çıkarmaktır. Araştırmanın örneklemi 2016-20117 eğitim-öğretim yıllarında Kastamonu ili sınırları içerisinde bulunan bağımsız bir anaokuluna devam eden 5 yaş çocuklarından oluşmaktadır. Amaçsal örnekleme yöntemiyle belirlenen kontrol ve deney grubu 41çocuktan oluşmaktadır. Araştırma öncesinde deney ve kontrol grubu dahil tüm çocuklara öntest olarak "çevre" kavramı ile ilgili kelime ilişkilendirme testi uygulanmış ve verilerin analizinde nitel veri analizi yöntemlerinden betimsel analiz kullanılmıştır. Çevre kavramına ilişkin çocukların algılarını betimlemek ve kavramlar arası ilişkileri ortaya koymak için frekans tabloları oluşturulmuştur. Bu frekans tablosundan yaralanarak kavram ağı hazırlanmıştır. Deney grubu çocuklarına 12 haftalık çevre eğitim programı uygulandıktan sonra aynı işlem her iki gruba da tekrarlanmıştır. Çocukların ön testi ile son testi kıyaslandığında deney grubundaki çocukların ürettikleri kelime sayıları (M= 27, SS= 2.51) ile kontrol grubunda yer alan çocukların son testte ürettikleri kelime sayıları (M= 11.5, SS= 4.96) arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark tespit edilmiştir (t (267)= 1.622, p= .02). Ortalamalar arası fark (ortalama fark= 15.5, %95 Güven Aralığı: -1.54' den 1.98' e) orta düzeylidir. (eta kare= .11). Buna göre deney grubuyla yürütülen çevre eğitimi programının çocukların çevre kavramı hakkındaki bilişsel yapılarını olumlu yönde geliştirdiği sonucuna ulaşılmıştır. Elde edilen bulgular ayrıntılı şekilde sunulmuş ve bunların ışığında bazı önerilere yer verilmiştir.
İlkokul dördüncü sınıf fen bilimleri dersinde tahmin gözlem açıklama stratejisine dayalı öğretimin akademik başarı tutum ve kalıcılığa etkisi
Bu araştırmada, 2016-2017 eğitim-öğretim yılı güz dönemindeAnkara il merkezinde yer alan bir devlet ilkokulunda öğrenim görendördüncü sınıf öğrencilerine uygulananTGA stratejisine dayalı öğretimin,Fen Bilimleri dersi akademik başarılarına ve Fen Bilimleri dersine yönelik tutumlarına etkisi incelenmiştir. Çalışmaya,deney grubunda 30, kontrol grubunda da 30 olmak üzere toplam 60 ilkokul dördüncü sınıf öğrencisi katılmıştır.Araştırmada, öntest-sontest kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. 8 haftalık uygulamanın sonunda,TGA yönteminin uygulandığı deney grubunda yer alan öğrencilerin akademik başarıları ile Fen dersine yönelik tutumları,mevcut öğretim programına göre yapılan öğretim kontrol grubunda bulunan öğrencilerin sonuçları ile karşılaştırılmıştır. Araştırma sonuçları incelendiğinde,deney ve kontrol grubunun akademik başarı testi son-test puanları arasında deney grubu lehine anlamlı bir fark olduğu tespit edilmiştir. Bununla birlikte deney ve kontrol grubunun kalıcılık testi puanları arasında da yine deney grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı bir fark olduğu belirlenmiştir.
8. sınıf cebirsel ifadeler ve özdeşlikler konusunun 7E öğrenme modeli ile öğretiminin öğrencilerin akademik başarılarına ve öğrenmenin kalıcılığına etkisi
Bu çalışmada, "Cebirsel İfadeler ve Özdeşlikler" konusunun yapılandırmacı yaklaşıma dayalı 7E öğrenme modeline göre öğretiminin öğrencilerin akademik başarılarına ve öğrenmenin kalıcılığına etkisi araştırılmış ve ayrıca öğrenci görüşlerine de yer verilmiştir. Çalışma 2018-2019 eğitim öğretim yılı güz yarıyılında Kastamonu ilinde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı bir devlet okulunun 8. sınıfında öğrenim görmekte olan 50 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Rastgele örneklem seçimi yöntemiyle 25 er öğrenciden oluşturulan deney ve kontrol gruplarındaki dersler araştırmacı tarafından yürütülmüştür. Çalışmada, 7E öğrenme modeline uygun olarak hazırlanan ders planı ile öğretim yapılırken, kontrol grubuna mevcut öğretim programına bağlı kalınarak öğretim yapılmıştır. Çalışma sonunda deney ve kontrol gruplarına "Cebirsel İfadeler ve Özdeşlikler Başarı Testi" uygulanmış olup, deney grubu öğrencileri ile ''Yarı Yapılandırılmış Görüşme'' gerçekleştirilmiştir. Çalışmadan elde edilen nicel verilerin analizinde bağımsız örneklemler Mann Whitney U-testi kullanılarak elde edilen bulgular 0,05 anlamlılık düzeyinde yorumlanmış ve nitel verilerin analizinde ise içerik analizinden faydalanılmıştır. Yapılan istatistiksel çalışmaların sonuçlarına göre "Cebirsel İfadeler ve Özdeşlikler" konusunun öğretiminde 7E öğrenme modeline göre öğretiminin öğrencilerin akademik başarılarına anlamlı bir katkı sağladığı, öğrenmenin kalıcılığı üzerine olumlu yönde etki ettiği gözlemlenmiştir. Ayrıca 7E öğrenme modeline göre işlenen derslerin öğrencilerin motivasyonunu artırdığı, derslerde daha aktif oldukları, dersleri eğlenceli ve ilgi çekici buldukları sonuçlarına ulaşılmıştır. ANAHTAR KELİMELER: Cebir, Cebirsel ifadeler ve özdeşlikler, Yapılandırmacı Öğrenme yaklaşımı, 7E öğrenme modeli, Yarı yapılandırılmış görüşme
Beyin temelli öğrenmenin akademik başarı, tutum ve kalıcılığa etkisi: Bir meta-analiz çalışması
Bu araştırmanın amacı, Fen bilimleri dersinde Beyin Temelli Öğrenmenin (BTÖ) akademik başarı, tutum ve kalıcılığa etkisini araştıran çalışmaların meta-analizinin gerçekleştirilmesidir. Deney ve kontrol gruplu çalışmalar meta-analize dâhil edilmiştir. Deneysel araştırma çalışmalarında yarı deneysel ya da tam deneysel çalışmalardan içerisinde örneklem, grup ortalaması ve standart sapmaların bulunduğu çalışmalar tercih edilmiştir. Çalışmada 2005-2020 yılları arasındaki araştırmalar incelenmiştir ve akademik başarı için 25, tutum için 15 ve kalıcılık için 14 çalışma kriterlere uygun bulunmuştur. Elde edilen veriler meta-analiz kullanılarak değerlendirilmiş ve Hedges's g'ye göre hesaplanmıştır. Analiz sırasında CMAV.3 ve Excel programları kullanılmıştır. Çalışmalar birleştirilirken bazı yapıların heterojen olması sebebiyle rastgele etkiler modeli, bazı yapıların homojen olması sebebiyle sabit etkiler modeli kullanılmıştır. Araştırma sonunda, fen bilimleri dersinde BTÖ ile yapılan çalışmaların etki büyüklükleri akademik başarı için 1,087, tutum için 0,766 ve kalıcılık için 1,458 olarak bulunmuştur. BTÖ' nün akademik başarı üzerinde anlamlı ve geniş düzeyde, kalıcılık üzerinde de anlamlı ve çok geniş düzeyde etki büyüklüğüne sahip olduğu gözlenmiştir. Tutum üzerinde ise anlamlı bir etkiye rastlanmamıştır.
Jigsaw IV tekniğinin 4. sınıf fen bilimleri dersinde öğrencilerin akademik başarısına ve kalıcılığa etkisi
Bu araştırma; ilkokul 4. Sınıf Fen Bilimleri dersine ait 'Maddeyi Tanıyalım' ünitesi konularının öğretiminde, işbirlikli öğrenme tekniklerinden Jigsaw IV Tekniği kullanımının öğrenci başarısı, kalıcılık ve öğrenci görüşleri üzerindeki etkisini incelemek amacı ile yapılmıştır. Çalışma, nicel ve nitel yöntemlerin birlikte kullanılmasıyla oluşan karma yöntem ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın deseni ise karma model desenlerinden sıralı açıklayıcı desen olarak belirlenmiştir. Araştırmanın nicel boyutunda öntest-sontest denkleştirilmemiş gruplu desen kullanılırken; nitel boyutunda ise durum çalışması deseni kullanılmıştır. Araştırmada 7 haftalık öğretim sürecinde deney grubuna Jigsaw IV Tekniği uygulanırken kontrol grubuna geleneksel öğretim yöntemleri uygulanmıştır. Araştırmanın nitel boyutunda ise deney grubu öğrencilerine yarı yapılandırılmış Jigsaw IV Görüşme Formu uygulanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, 2018-2019 eğitim öğretim yılında Muş il merkezinde yer alan Milli Eğitim Bakanlığına bağlı bir İlkokulda öğrenim gören 4. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Bu kapsamda araştırmaya 20 öğrenci deney grubu ve 20 öğrenci kontrol grubu olmak üzere toplamda 40 öğrenci dahil edilmiştir. Araştırmanın nicel kısmında veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen ve 20 sorudan oluşan Maddeyi Tanıyalım Ünitesi Başarı Testi (MTÜBT) kullanılmıştır. Nitel veriler ise; yine araştırmacı tarafından oluşturulan ve 9 maddeden oluşan "Jigsaw IV Görüşme Formu" ile toplanmıştır. Araştırmanın nicel boyutunun analizi SPSS 20.0 ve excel programları kullanılarak analiz edilmiş, veri analizinde tanımlayıcı istatistikler ve t- testi kullanılmıştır. Araştırmanın nitel boyutunun analizi ise içerik analizi ile yapılmıştır. Araştırma sonucunda Fen bilimleri dersinde Jigsaw IV Tekniğinin geleneksel öğretim yöntemlerine göre akademik başarıyı ve kalıcılığı anlamlı bir şekilde artırdığı ortaya çıkarılmıştır. Bu sonucu destekler biçimde öğrencilerin Jigsaw Tekniği ile yapılan öğretim sürecinden zevk aldığı, derse daha istekli katılım gösterdiği, sınıf içi etkileşimlerinin ve akademik başarılarının arttığı, arkadaşlarına ders anlatmaları ve arkadaşlarından ders dinlemelerinin öğrenmede daha etkili olduğunu düşündükleri sonuçlarına varılmıştır. Anahtar Kelimeler: İşbirlikli Öğrenme, Jigsaw IV Tekniği, Fen Öğretimi, İlkokul öğrencileri, Başarı
Sahne sanatları ile sosyal bilgiler öğretiminin öğrencilerin başarı, tutum ve bilgilerinin kalıcılığına olan etkisi
Bu araştırmanın amacı, sahne sanatları yolu ile yapılan sosyal bilgiler öğretiminin öğrencilerin başarı, tutum ve bilgilerinin kalıcılığı üzerine olan etkisini belirlemektir. Araştırmanın çalışma grubunu, 2015-2016 eğitim-öğretim bahar yarıyılında Elazığ merkez sınırları içerisinde yer alan beş ortaokulun 6. sınıfında öğrenim gören toplam 250 öğrenci oluşturmaktadır. Çalışma 5 deney (n=125), 5 kontrol (n=125) grubu olmak üzere rastgele (random) seçilen 10 sınıf üzerinde yürütülmüştür. Araştırmada, elde edilen verilerin toplanması, analizi ve yorumlanmasında nitel ve nicel araştırma yöntemlerinin birlikte yer aldığı karma (mixed) yöntem kullanılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak, akademik başarı testi, sosyal bilgiler dersi tutum ölçeği ve açık uçlu sorulardan oluşan görüşme formu kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutunda öntest-sontest kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Nitel boyutta ise öğretmenler ve öğrencilerle görüşmeler yapılmıştır. Çalışma boyunca deney gruplarında sahne sanatları yolu ile sosyal bilgiler öğretimi yapılırken; kontrol gruplarında mevcut programın öngördüğü plana göre öğretim etkinlikleri yapılmıştır. Araştırmanın uygulama süreci her iki grupta da haftada üçer saat olmak üzere sekiz hafta sürmüştür. Araştırmada elde edilen nicel verilerin analizinde SPSS 21. istatistik programı kullanılmıştır. Nitel verilerin analizinde ise N-VIVO-9 programı kullanılmıştır. Araştırma sonucunda sahne sanatları yolu ile gerçekleştirilen sosyal bilgiler öğretim etkinliklerinin öğrenci başarısını artırmada, mevcut programın öngördüğü etkinliklere göre daha başarılı olduğu tespit edilmiştir. Bununla birlikte deney guruplarında yer alan öğrencilerin sosyal bilgiler dersine yönelik son tutumlarının, kontrol gruplarında yer alan öğrenci tutumlarına göre daha olumlu düzeyde olduğu belirlenmiştir. Ayrıca yapılan görüşmeler sonucunda deney gruplarında gerçekleştirilen uygulamaların olumlu ve olumsuz yönlerine ilişkin sonuçlar elde edilmiştir. Araştırmanın nitel boyutundan elde edilen verilerin, nicel boyuttan elde edilen verileri destekler nitelikte olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Sahne Sanatları, Sosyal Bilgiler, Başarı, Tutum
Fen ve teknoloji dersinde bilgisayar destekli zihin haritası oluşturmanın öğrencilerin akademik başarısına, tutumlarına ve kalıcılığa etkisi
Çalışmanın amacı, Fen ve Teknoloji dersinde bilgisayar destekli zihin haritası kullanımının öğrencilerin akademik başarısına, tutumlarına ve kalıcılığa etkisini belirlemektir. Araştırma, 2011-2012 eğitim-öğretim yılında Elazığ ilinde Mezre İlköğretim Okulu'nda yedinci sınıf öğrencileri üzerinde yürütülmüştür. Araştırma biri deney diğeri kontrol grubu olmak üzere iki şubede yapılmıştır. Deney grubu 36 öğrenciden, kontrol grubu ise 32 öğrenciden oluşmaktadır. Deney grubu öğrencilerine bilgisayar destekli zihin haritası tekniği, kontrol grubu öğrencilerine ise geleneksel öğretim yöntemi uygulanmıştır. Bilgisayar destekli zihin haritası tekniği ?Vücudumuzda Sistemler? ünitesinde gerçekleştirilmiştir.Araştırmada nicel ve nitel araştırma desenlerinin bir arada bulunduğu karma araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın nicel verilerini öntest-sontest kontrol gruplu deneysel desen oluştururken, nitel verilerini görüşme ve gözlem tekniği oluşturmaktadır. Nicel verilerin analizinde SPSS-16 istatistik programı, nitel verilerin analizinde ise N-VIVO-8 programı kullanılmıştır.Araştırmacı tarafından geliştirilen başarı testi 34 sorudan oluşmaktadır. Başarı testinin ortalama güçlüğü 0.54, KR-20 güvenirlik kat sayısı ise 0.73 olarak bulunmuştur. Fen ve Teknoloji başarı testi öntest, sontest ve kalıcılık testi olarak deney ve kontrol gruplarına uygulanmıştır. Öğrencilerin Fen ve Teknoloji dersine tutumlarını belirlemek için Akınoğlu (2001) tarafından geliştirilen Fen ve Teknoloji dersi tutum ölçeği kullanılmıştır. Ölçek beşli Likert tipindedir ve 20 sorudan oluşmaktadır. 10 olumlu ve 10 olumsuz maddeden oluşan tutum ölçeğinin güvenirliği 0.89 şeklindedir.Araştırmanın nicel ve nitel verileri birbirini desteklemektedir. Nicel verilerin analizi sonucunda, bilgisayar destekli zihin haritası tekniğinin kullanıldığı deney grubu öğrencilerinin geleneksel yöntemin kullanıldığı kontrol grubu öğrencilerine göre daha başarılı oldukları görülmüştür. Kalıcılık açısından deney grubu öğrencilerinin bilgilerinin kalıcılık düzeylerinin daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Deney grubu öğrencilerinin Fen ve Teknoloji dersine yönelik olumlu yönde tutum geliştirdikleri görülmüştür. Deney grubu öğrencilerinin Fen ve Teknoloji dersine yönelik tutumlarında artış olurken kontrol grubu öğrencilerinin Fen ve Teknoloji dersine yönelik tutumlarında düşüş olduğu belirlenmiştir. Nitel verilerin analizi sonucunda bilgisayar destekli zihin haritası kullanımına ilişkin görüşler ortaya çıkmıştır. Nitel verilerin analizine bağlı olarak görüşler; bilgisayar destekli zihin haritasının nasıl kullanıldığı, süreçteki ihtiyaçlar, olumlu yönler, yaşanılan problemler yararlar ve bilgisayar destekli zihin haritası kullanımının fen ve teknoloji dersine etkilerine ilişkindir. Ayrıca elde edilen sonuçlara göre bilgisayar destekli zihin haritasının fen ve teknoloji dersinin diğer ünitelerinde ve farklı derslerde kullanılma isteği de elde edilmiştir.
2004 ilköğretim 7. sınıf sosyal bilgiler öğretim programındaki kazanımların ön-son test sonuçlarına ve öğretmen görüşlerine göre değerlendirilmesi
Eğitim bilimlerinin de içinde yer aldığı sosyal bilimler modern dünyaya ait bir girişimdir. Sosyal bilimler, inşasında kendisinin de rol oynadığı ve dolayısıyla bir parçası olduğu modern dünyada, gerçeklik hakkında, ampirik olarak doğrulanan, sistemli, dünyevi bilgi üretme çabasına dayanır. Modern devletin kararlarını dayandırabileceği daha kesin bilgiye duyduğu gereksinim ve ekonomik, siyasi, tarihi nedenlerle artık bir zorunluluk halinde sosyal parçalanmayı yaşayan toplumları idare etmede, sistemi ve sistemin gerektirdiği insan kaynaklarını yeniden üretmede, bir bilgi ve özellikle iktidar teknikleri olarak sosyal bilimler vazgeçilmez bir konuma yerleşmiştir.Zamanımız iletişim ve ulaşımın artmış olduğu ve bu artışını katlanarak arttırdığı bir dönemdir. Teknolojik gelişmelerle hayat kolaylaşmış ise de insanlar arasındaki ilişkiler karışık bir hal almış ve birincil ilişkilerin yerini ikincil ilişkiler almaya başlamıştır. Bu nedenle Baudrillard gibi düşünürler gerçek olmayan sanal bir simülasyon evreninde yaşadığımızı düşünmektedir. Artık dünyanın öbür ucundaki insanla anlık iletişim kurulabilirken, üst kat komşusunu tanımayan birçok insan vardır. Bu durum sosyal bilimler öğretiminin önemini arttırmaktadır . Sosyal bilgiler öğretiminin ise hem toplumsal hem bireysel manada üstlenebileceği rol ve sorumluluklar gitgide artmaktadır. Bu bağlamda öğretim programlarını değerlendirme çalışmaları ayrıca önem taşımaktadır.Genellikle alanda yapılan program değerlendirme çalışmalarında, programın tüm öğelerini değerlendirme adına program öğelerine gereken ağırlığın verilmediği görülmektedir. Hâlbuki eğitim programlarının dönütü kuşkusuz programlar ve öğelerinin yeterliği ve yerindeliği üzerine yapılacak derinlemesine akademik araştırmalardır. Bir öğretim programındaki aksaklık ve eksikliklerin belirlenmesi programın öğelerinin değerlendilmesini gerektirir. Bu öğelerin birincisi ve en önemlisi hedefler/kazanımlardır. Bu araştırmada bütün öğeleri aynı anda ve yüzeysel değerlendirmek yerine; programın tek bir öğesini-kazanımları derinlemesine incelemek daha makul ve faydalı olacağı mütalaa edilmiştir. Üstelik kazanımlar programın yürütülmesinde etkili olabilecek belli başlı faktörlerle birlikte, diğer program unsurları ise ana konumuza olan tesiri dolayımında ele alınmış, yalnızca öğrencilerin başarı puanları değil aynı zamanda öğretmenlerin görüşleri esas alınmak suretiyle programın bütünsel bir resmi çizilmeye ve öylece değerlendirilmeye çalışılmıştır.Hedefler/kazanımlar bilindiği gibi bir öğretim programının diğer bütün unsurlarının temelidir. İçerik, öğretme-öğrenme süreci ve sınama durumları tamamen kazanımları gerçekleştirmeye dönük olarak düzenlenir ve işe koşulur. İlköğretim 7.sınıflarda bütün Türkiye'de okutulmakta olan sosyal bilgiler 7.sınıf öğretim programının ikinci yarıyıl kazanımlarının ne kadarının kazandırıldığını anlamak için, dönem başlamadan araştırmacı tarafından hazırlanmış, geçerlik ve güvenirlik çalışması yapılmış 32 maddelik başarı testi, ilgili öğrencilere uygulanmıştır. Ön-test olarak isimlendirilen bu uygulamadan elde edilen verilerden araştırmaya uygun 96 öğrenciye ait aritmetik ortalama X = 42.953 dür. Değerlendirilecek programın Milli Eğitim Bakanlığı Sosyal Bilgiler Komisyonu tarafından hazırlanmış 2004 sosyal bilgiler öğretim programının kazanımları doğrultusunda uygulamaya konulduğu bilinmektedir. Uygulama, ilgili program dokümanı çerçevesinde tecrübeli öğretmenlerce yürürlüğe konulmuştur. Öğretim sırasında sınıf içi etkinlikler yanında sınıf dışı gezi-gözlem, müze çalışmaları normal sürecinde gerçekleştirilmiştir. Kontrol grubunun oluşturulmadığı sınıflarda mevcut program öğretim-öğrenme ilke ve yöntemlerine göre yürütülmüştür. Dönem sonunda öğrencilere son test tekrar uygulanmıştır. Son teste ait öğrenci başarı puanları toplamı X = 5936,448, aritmetik ortalaması da X = 61,838 olarak elde edilmiştir.Araştırmacı tarafından geliştirilen başarı testi 32 sorudan oluşmaktadır. Başarı testinin ortalama güçlüğü .55 ; KR-20 güvenirlik katsayısı ise .90 olarak tespit edilmiştir. Beşli Likert tipinde geliştirilen ve 27 maddeden oluşan öğretmen görüşleri ölçeği ise dört alt boyuttan oluşmaktadır. Ölçeğin KMO değeri .90 , Barttlet testi sonucu 2432.066; Cronbach Alpha katsayısı .928 olarak belirlenmiştir.Tek grup ön test- son test deseninde ön test başarı puanları ortalaması ile son test başarı puanlarının ortalaması arasında anlamlı bir fark olup olmadığına "t" testi ile bakılmıştır. "t" sonucunda "t" değeri istatistik olarak anlamlı ve fark son test lehine ise programın başarılı olduğu söylenebilir. Bu bilimsel kural çerçevesinde sosyal bilgiler programı için hazırlanıp uygulanan ön testte elde edilen puanların aritmetik ortalaması ile son test puanlarının aritmetik ortalaması arasındaki fark "t" testi ile kontrol edilmiş ve "t" değeri ( 15.846; p = .000 < .05) manidar bulunmuştur.Özellikle süreç odaklı program geliştirme yaklaşımlarında süreç amaca, amaç öğrencilerin ihtiyaç ve eylemlerine göre belirlenmektedir. Dolayısıyla bu yaklaşımlarda uzman görüşünden çok öğrenci ve öğretmen görüşleri, onların duygu ve düşünceleri, kişisel tercihleri, kendileri ile ilgili algıları, programa ilişkin alınacak kararlara esas teşkil etmektedir. Araştırmada kullanılan anket sorularında öğretmenlerin program hakkındaki düşünceleri ve algıları temel alınmakla beraber çalıştıkları sosyo-ekonomik şartlar, iletişim, denetim, araç gereç, veli ve idareyle ilişkiler gibi kazanımların edinimini etkileyebilecek bazı faktörler de hesaba katılmıştır.Araştırma kapsamına alınan öğrencilerin başarı puanlarının, cinsiyet, anne ve babanın meslekleri ve eğitim durumları, toplam aylık gelirleri; anketle görüşleri taranan öğretmenlerin ise program kazanımlarına ilişkin görüşlerinin, cinsiyet, mesleki kıdem, mezun oldukları fakülte türü, 2004 programını okuma, programla ilgili etkinliklere katılma, hizmet içi eğitim kursuna katılma durumları, sahayla ilgili bilimsel makale okuma sıklığı, görev yapılan okulun sosyo-ekonomik düzeyi, sınıf mevcutları gibi bağımsız değişkenlere göre farklılaşıp farklılaşmadığı PASW ( SPSS ) İstatistik 18. programıyla varyansların normal dağılım gösterdiği durumlarda parametrik testlerden "t" ve Anova ile ; varyansların normal dağılım göstermediği hallerde nonparametrik testlerden MWU veKWH ile kontrol edilmiştir. Elde edilen bulgular, betimsel istatistikler için hazırlanan tablolar hariç 273 ayrı tabloda gösterilmiş ve yorumlanmıştır.Kazanımların yapısına bakıldığında basit olgusal bilgilerin ilerisinde, daha üst düzey öğrenmelerin hedeflendiği görülecektir. Bu hedef istikametinde bilgi ve olgulardan ziyade bilgiyi oluşturan örüntülere odaklanan programda belli ölçüde keskinliklerin ötesine geçerek asgari manada karşılaştırma, eleştiri ve yorum yapabilmeyi, düşünmeyi, bilimsel düşünme yeteneğini süreç içerisinde bir yöntem olarak yapılandırmaya ve kazandırmaya çalışan bir sosyal bilgiler üslubu oluşturulmaya gayret edilmiştir. Üsluptaki belirsizlikler, kesinliğin net ama kısır dünyasına alışmış olanlara hem esnekliğe hem çoklu anlamlara imkân vermesiyle kafa karıştırıcı görünse bile çağımızın en çok da ihtiyaç duyduğu yaratıcılılığa ve yorumlamaya zemin sağlamaktadır. Kaldı ki yorumlamak, iki anlamı birden kavramaktır . Bununla birlikte 2004 SBÖP'ün kazanımlarının bu araştırmada daha açık görülen bazı problemleri "yapılandırmacılık" öğrenme kuramının Bloom'un taksonomisinden farklı olduğu, bilişsel, duyuşsal ve psikomotor hedeflerin zaten bir arada alındığı savıyla geçiştirilemez.Neticede bütün eleştirilere ve nispeten kısa denilebilecek bir sürede hazırlanmış olmasına rağmen sosyal bilgiler 7.sınıf programı ona karşı çıkanlara dahi gösterdiği ortak zeminle her çalışmayla biraz daha geliştirilebilir ve noksanlarının tamamlanabilir olduğunun işaretlerini vermektedir. Nitekim program geliştirme de zaten bu dinamik döngüyü gerekli kılmaktadır.Anahtar Kelimeler: Kazanımlar, öntest ve sontest puanları, öğretmen görüşleri, sosyal bilgiler programı, sosyal bilimler.
Artırılmış gerçeklik ve çevrim içi materyallerle bütünleştirilen öğretim yöntemlerinin, fen dersindeki başarı ve kalıcılığa etkisi: Karma desen
Bu araştırmada, ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin fen bilimleri dersindeki akademik başarılarını ve bilginin kalıcılığını artırılmış gerçeklik (AR) ve çevrim içi ileri düzenleyici kavram öğretim materyali (ÇİDKOM) ile bütünleştirilen; sunuş yoluyla öğrenme yöntemi, REACT stratejisi ve bütünleşik (REACT ve sunuş yoluyla öğrenme) yöntemlerinin nasıl etkilediğinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada açımlayıcı sıralı karma desen kullanılmıştır. Nicel aşamada bütünleştirilen bu üç öğretim yöntemi ile öğretim programında vurgulanan ve öğretmenler tarafından uygulanan öğretim yöntemi 2x2 faktöriyel desen, nitel aşamada ise temel nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Yarı deneysel uygulamalar, 2017-2018 eğitim öğretim yılında Kırşehir ili merkez ilçesinde iki ilkokulda öğrenim gören 12 sınıftan 301 öğrencinin katılımı ile gerçekleşmiştir. Nitel aşama için öğretmen ve öğrencilerle yapılan görüşmeler, deneysel uygulamalar sonrası 38 deney grubu öğrencisi ve sekiz deney grubu öğretmeni ile gerçekleştirilmiştir. Deney gruplarında AR ve ÇİDKOM ile bütünleştirilen öğretim yöntemleri; kontrol grubunda öğretim programında vurgulanan öğretim yöntemi uygulanmıştır. Nicel veri analizinde, betimsel istatistikler ve çıkarsamalı analizler için SPSS 25 paket programı kullanılmıştır. Öğrencilerin akademik başarısının ön test, son test ve kalıcılık testi olarak zamana bağlı bir yapıda tespiti için, karma model ANOVA, devamında ilişkili ölçümler t testi kullanılmıştır. Nitel veriler için içerik analizine başvurulmuştur. Deney gruplarındaki öğrencilerin zamana bağlı başarı puan ortalamalarının, kontrol grubundaki öğrencilerin ortalamalarından anlamlı düzeyde yüksek olduğu bulunmuştur. Deney gruplarındaki öğrencilerin başarı ortalama puanları arasındaki farklar anlamlı değildir. Yapılan görüşmelerde öğrenciler, bütünleşik öğretim yöntemlerinin, dersi eğlenceli hale getirdiği, öğrencilerin öğrenme sürecinden zevk aldığı ve derse yönelik motivasyonun artmasında etkili olduğu tespit edilmiştir. Öğretmenler yapılan görüşmelerde öğretim sürecinin iyi yapılandırıldığı ve öğrencilerin süreçten zevk aldıklarını belirtmişlerdir. Bu çalışmaya özgü hazırlanan basılı ve dijital materyaller ile bütünleştirilen öğrenme yöntemleri geçmişten günümüze aydınlatma ve ses teknolojileri ünitesinin öğretilmesinde, öğretmenler ve öğrencilerin görüşleri ile de desteklenerek, sürecin her aşamasında konuya yönelik zengin dijital içeriklerle, ilgi ve motivasyonlarını artırması, bilginin transferine kolaylık sağlaması, günlük hayatla bağlantı kurmayı kolaylaştırması gibi nedenlerle öğrencilerin yeni bilgileri yapılandırmasına ve kalıcılığını sağlamasına olanak sağlayarak başarılarını artırmıştır.
Kodlama ile zenginleştirilmiş 5E modelinin 4.sınıf matematik başarısına, kalıcılığına ve tutumuna etkisi
Bu çalışmanın amacı 4.sınıf matematik dersinde Kodlama ile Zenginleştirilmiş 5E modelinin, üçgen, kare ve dikdörtgen konusunda yer alan kazanımlara ilişkin öğrenci başarısını, öğrenmenin kalıcılığını ve öğrencinin derse karşı tutumuna etkisini araştırmaktır. Çalışma 2018-2019 eğitim öğretim yılında Isparta il merkezinde yer alan Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı bir devlet ilkokulunda dokuz haftalık süreçte gerçekleştirilmiştir. Araştırma, hazırlık aşaması ve uygulama aşaması olmak üzere iki temel aşamada gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın hazırlık aşamasında zayıf deneysel desenlerden tek grup ön test son test araştırma deseni kullanılmış olup, iki farklı şubeden 60 öğrenci çalışma grubunu oluşturmuştur. İkinci aşama olan uygulama aşamasında ise ön test son test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Bu aşamada hazırlık aşamasında çalışmaya katılan iki şubede öğrenim gören 60 öğrenci deney grubunu, diğer iki şubedeki 59 öğrenci ise kontrol grubunu oluşturmuştur. Tüm araştırma boyunca veri toplama aracı olarak Matematik Başarı Testi, Matematik Tutum Ölçeği, Scratch Başarı Testi ve Scratch Öz yeterlik ölçeği kullanılmıştır. Hazırlık aşamasında deney grubu öğrencilerinin ve öğretmenlerinin Scratch ve kodlama konusundaki akademik yeterliklerinin geliştirilmesi amacıyla üç haftalık süreçte Scratch ve Kodlama Eğitimi verilmiştir. Öğrencilere eğitimin başında ve sonunda Scratch Başarı Testi ve Scratch Öz yeterlik Ölçeği ön test ve son test olarak uygulanmış ve eğitimin etkisi incelenmiştir. Elde edilen veriler bağımlı gruplar t testleri ile çözümlenmiş olup, sonuçlar sunulan eğitimin deney grubu öğrencilerinin gerek Scratch konusu akademik başarısı gerekse Scratch öz yeterlikleri üzerinde anlamlı farklılıklar oluşturduğunu göstermiştir. Uygulama aşamasında ise Matematik Başarı Testi ve Matematik Tutum Ölçeği tüm gruplara ön test olarak uygulanmıştır. Sonrasında deney gruplarında Kodlama ile Zenginleştirilmiş 5E Modeli, kontrol gruplarında ise Milli Eğitim Bakanlığı Talim Terbiye Kurulu Başkanlığı tarafından hazırlanan programla uyumlu Mevcut Öğretim Yöntemi kullanılarak matematik dersinin üçgen, kare ve dikdörtgen konularına ait öğretim faaliyetleri gerçekleştirilmiştir. Uygulama altı haftalık bir süreçte tamamlanmış ve hemen sonrasında tüm gruplara Matematik Başarı Testi ve Matematik Tutum Ölçeği son test olarak eş zamanlı bir şekilde tekrar uygulanmıştır. Uygulama boyunca araştırmacı deney ve kontrol gruplarına gözlemci olarak katılmıştır. Son test uygulamasından bir ay sonra matematik başarısındaki kalıcılığı izlemek için Matematik Başarı Testi tekrar tüm gruplara Matematik Kalıcılık Testi olarak uygulanmıştır. Elde edilen veriler MsExcel ve istatistik programlarına girilerek sonuçlar analiz edilmiştir. Hipotezleri test etmek için sırasıyla MANCOVA, ANCOVA ve t testi analizleri gerçekleştirilmiştir. MANCOVA sonuçları Kodlama ile Zenginleştirilmiş 5E Modelinin kolektif matematik son test ve matematik kalıcılık test puanları üzerinde anlamlı bir etkisinin bulunduğunu göstermiştir. Cinsiyet ve Yöntem*Cinsiyet etkileşiminin kolektif matematik son test ve matematik kalıcılık test puanları üzerinde herhangi anlamlı bir etkisi görülmemiştir. ANCOVA sonuçları ise Kodlama ile Zenginleştirilmiş 5E modelinin öğrencilerin matematik son test puanlarında deney grubu lehine anlamlı bir farklılık oluştururken matematik kalıcılık testi puanlarında anlamlı bir farklılık oluşturmadığını göstermiştir. Araştırma kapsamında kullanılan yöntemlerin öğrencilerin matematik dersine yönelik tutumlarına etkileri t testleri ile incelenmiştir. Sonuçlar, uygulama aşamasının başlangıcında tutum ön test puanları arasında anlamlı bir farklılık yok iken, uygulama sonucunda deney grubu öğrencilerinin tutum son test puanlarının deney grubu lehine anlamlı bir şekilde farklılaştığını göstermiştir. Anahtar Kelimeler: İlkokulda Matematik Öğretimi, Kodlama, Scratch STEM, Tutum, Öz Yeterlik Yapılandırmacı Yaklaşım, 5E Modeli, 21.Yüzyıl Becerileri
İlköğretim öğrencilerinin kimyasal kavramlarla ilgili anlamaları
Bu çalışmada, ilköğretim öğrencilerinin fen bilgisi dersinde geçen kimya kavramları nasıl anladıklarını ve bu kavramlarla ilgili gerçekleştirdikleri anlamaların bilimsel olarak doğru kabul edilen açıklamalara yaklaşma durumlarının cinsiyete göre farklılık gösterip göstermediği araştırılmıştır.Çalışma, 2009-2010 eğitim öğretim yılı içerisinde Ankara İli'nin, farklı semtlerinde bulunan dört ilköğretim okulundaki ve bir özel dershanedeki 8. sınıf öğrencileriyle yapılmıştır. Çalışmada, öğrencilerin kimyasal kavramlarla ilgili algılamalarını ortaya çıkarmak için, atom, iyon, molekül, element, bileşik, karışım, saf madde, kimyasal bağlar, fiziksel ve kimyasal değişim kavramları ile ilgili sorular içeren bir kimya kavram testi kullanılmıştır. Bu test, örneklemi oluşturan okulların 8.sınıf öğrencilerine (toplam 464 öğrenci) uygulanmıştır. Teste verilen cevaplar, sorulardaki genel eğilimin görülmesi açısından yüzdeler halinde ifade edilmiştir. Kimya kavram testinin değerlendirilmesi sonucunda, öğrencilerin doğru cevapları seçme oranlarının düşük olduğu, bu durumun her okul içinde benzer bir eğilim gösterdiği gözlenmiştir.Ulaşımın kolay olması ve örneklemi oluşturan tüm okullardan gelen öğrencilerin bir arada bulunması nedeniyle ortak okul olarak kabul edilebilecek özel dershanedeki öğrencilerden test sonuçlarına göre seçilenlerle mülakatlar yapılmıştır. Mülakat yapılacak öğrencilerin seçiminde testteki başarıları dikkate alınmış ve düşük, orta ve yüksek düzeyde başarı gösterenlerden ikişer öğrenci belirlenmiştir. Toplam altı öğrenciyle yapılan mülakatlar, öğrencilerden izin alınarak kaydedilmiş ve sonra ses kayıtları analiz edilmiştir. Kimya kavram testinden elde edilen cevaplar mülakat sonuçları ile desteklenerek öğrencinin fen ve teknoloji programında yer alan temel kimya kavramları ile ilgili anlamaları ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır.Çalışma sonucunda, ilköğretim öğrencilerin kimya kavramlarını iyi anlayamadıkları, kavramların tanımlarını bilimsel bilgilere yakın olarak yapabildikleri halde bu kavramları modeller üzerinde göstermede zorlandıkları görülmüştür. İlişkisiz örneklem t-testi analiz sonuçlarına göre kız ve erkek öğrenci gruplarının kimya kavram testindeki ortalamaları arasında 0,05 düzeyinde anlamlı fark bulunmuştur. Kız öğrenci grubunun ortalaması, erkek öğrenci grubunun ortalamasından daha büyük bulunduğu için kimya kavramlarını, kız öğrencilerin erkek öğrencilere göre daha iyi kavradıklarını söylemek mümkündür.
Pre-service English language teachers' conceptions of assessment and assessment practices
The main purpose of this study was to investigate pre-service English language teachers' conceptions of assessment. It was also aimed at finding out which assessment practices pre-service English language teachers think of using when they undertake teaching English. Data were gathered through the short version of Teacher Conceptions of Assessment Scale (TCoA- IIIA) which was developedby Brown (2001-2003, 2008), and had 27 items categorized under four-facet model including Improvement, School Accountability, Student Accountability, and Irrelevance, and a checklist. The data were obtained from 133 pre-service English language teachers from two universities in Konya. The descriptive results revealed that on one hand pre-service English language teachers conceived assessment as a way of improving the quality of teaching and student learning, measuring the quality of schools and certifying the students learning, on the other hand most of pre service English language teachers also think assessment as irrelevant. Moreover, correlation results of the study showed that Improvement, School Accountability, and Student Accountability were significantly correlated with each other, and they were also moderately correlated to Irrelevance conception. Finally, the descriptive results revealed that pre-service English language teachers think of using alternative assessment practices more than their own language teachers did. Key Words: Assessment, Conception, Pre-service English Language Teacher,Assessment Practices
Web destekli performans tabanlı öğrenmede ARCS motivasyon stratejilerinin öğrencilerin akademik başarılarına, öğrenmenin kalıcılığına, motivasyonlarına ve tutumlarına etkisi
Bu araştırmanın temel amacı, web destekli performans tabanlı öğrenmede ARCS motivasyon stratejilerinin öğrencilerin akademik başarılarına, öğrenmenin kalıcılığına, motivasyonlarına ve tutumlarına etkisini araştırmaktır. Araştırma, ön test-son test-kalıcılık testi kontrol gruplu deneme modeli çerçevesinde yürütülmüştür. Araştırmanın bağımsız değişkenleri; ARCS motivasyon modeli stratejilerinin uygulandığı web destekli performans tabanlı öğrenme ve geleneksel öğretimdir. Bağımlı değişkenler ise akademik başarı, öğrenmenin kalıcılığı, motivasyon ve tutumdur.Araştırmanın çalışma grubunu, Gazi Üniversitesi Ticaret ve Turizm Eğitim Fakültesi Büro Yönetimi Eğitimi Bölümünde 2007-2008 eğitim-öğretim yılı güz döneminde 1. sınıfta okuyan Klavye Teknikleri dersine kayıtlı 75 öğrenci oluşturmaktadır. Deneysel çalışmanın yapıldığı derse 3 öğrenci çeşitli nedenlerden dolayı katılamayarak öğrenimini yarıda bırakmıştır. Öğrenimine devam eden ve derse sürekli katılan 72 öğrenci çalışma grubunda yer almış, deney ve kontrol gruplarına yansız olarak atanmıştır. Her iki grupta da 36'şar öğrenci ile gruplararası tesadüfi denklik sağlanmış ve deneysel çalışma bu öğrencilerin katıldığı 8 haftalık bir öğretim programıyla gerçekleştirilmiştir.Araştırma bulgularına göre; deneysel işlemin başında önemli bir farklılık göstermeyen deney ve kontrol grubu öğrencilerinin ritm başarı düzeyleri deneysel işlem sonunda deney grubu lehine farklılık göstermiştir. Diğer bir ifadeyle, deney grubu öğrencileri kontrol grubu öğrencilerine göre ritm performans gelişimi açısından daha başarılı olmuşlardır. Kalıcılık ölçümlerinde ise, konum açısından deney grubu öğrencileri daha başarılı olurken; ritm, yazım ve doğruluk açısından gruplar arasında önemli bir farklılık görülmemiştir. Öğretim materyalinin motivasyonel etkisini belirlemek amacıyla deneysel işlemin sonunda gerçekleştirilen motivasyon ölçümleri sonuçları da, deney grubu öğrencilerinin motivasyon düzeylerinin kontrol grubu öğrencilerine göre daha yüksek olduğunu göstermiştir. Deneysel işlemin sonunda gerçekleştirilen derse karşı tutum ölçümlerinden elde edilen sonuçlar, deney grubu öğrencilerinin kontrol grubu öğrencilerine göre derse ilişkin tutumlarının daha olumlu ve derse karşı daha ilgili olduklarını göstermiştir. Özet olarak araştırmada, web destekli performans tabanlı öğrenme yaklaşımının ve bu yaklaşıma göre düzenlenen klavye öğretiminde ARCS motivasyon modeli stratejilerinin öğrencilerin akademik başarılarına, öğrenmenin kalıcılığına, motivasyonlarına ve tutumlarına etkisi istatistiksel çözümlemeleri içeren araştırma bulguları ile desteklenmiş ve kanıtlanmıştır.