Kayseri
77 theses under this subject heading
Kapitalizm, Kayseri ekonomisi ve işadamları
KAPİTALİZM, KAYSERİ EKONOMİSİ VE İŞADAMLARIİnönü Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Sosyoloji Anabilim DalıDoktora Tezi: Mayıs-2012Danışman: Prof. Dr. Beylü DİKEÇLİGİLÖZET VE ANAHTAR KELİMELERAraştırmanın konusu kapitalist ekonomik sistem içerisinde, Kayseri ekonomisinin temel aktörleri olan işadamlarının ürettiği ve kentin ekonomik yapısına da karakterini veren sosyoekonomik süreçlerdir. Sosyoekonomik süreçlerle de, iş adamlarının maddi koşulları, zihniyet dünyaları ve davranışları ile bunlar arasındaki bağlantılar sonucunda ortaya çıkan etkileşim örüntüleri kastedilmektedir.Çalışmanın nihai hedefi ise kapitalist süreç ile bağlantılı olarak Anadolu'nun ekonomik gelişmesinde öncü bir rol üstlenen Kayseri ekonomisinin ve Kayserili sanayicilerin başarılarında/başarısızlıklarında sosyokültürel özelliklerin oynadığı rolü, mevcut kuramsal açıklamaların dışında kendi bağlamında açıklayabilme potansiyeline sahip bir kuramsal çerçeve oluşturmaktır.Araştırmanın metodolojik yaklaşımı bütüncül sosyolojik yaklaşımdır. Yöntem olarak sosyal hayatı kendi akışı içinde, derinlemesine anlamaya ve açıklamaya yönelik olan nitel araştırma yöntemi tercih edilmiştir. Araştırma tekniği olarak ise, alandan elde edilen verilere dayalı olarak bir kuram oluşturma amacı taşıyan temellendirilmiş kuram kullanılmıştır. Alandan elde edilen veriler Nvivo programında analiz edilmiş, analizlerin sonucunda ortaya çıkan kavramsal çerçevelerin modelleri oluşturulmuştur.Kayserili işadamlarının ve Kayseri ekonomisinin kapitalizme uyum süreci iş adamlarının arayışları ile gerçekleşmiştir. Bu arayışa yön veren ve onu biçimlendiren yapısal ve nedensel koşullar ise Kayserili işadamlarının kapitalizmin temel niteliklerine ilişkin algılarıdır. Bu nitelikler; sermaye algısı, pazar arayışı, uluslar arası rekabet, ülkeler hiyerarşisi, kapitalist ekonomik sistemde devletin rolü ile kaygan ve belirsiz ekonomik zemindir. Arayışın içinde gerçekleştiği Kayseri'ye özgü sosyoekonomik süreçler ile bu süreçler çerçevesinde oluşan uyum mekanizmaları paradigma modelinin bağlam ve eylem/etkileşim stratejileri unsurunu oluşturmaktadır. Bunlar; ticari birikim, devlet yatırımları, üretim mekânları, küreselleşme algısı ve oturmalardır. Nedensel yapısal koşullar ile bağlam ve eylem stratejileri neticesinde ortaya çıkan sonuçlar ise şu şekilde sıralanabilir: Temkinli girişimci, sektörel akışkanlık ve sektörel sıçrama, hâkim firmaların sunduğu imkânlar ve yol açtıkları sınırlamalar, ülkeler arasında eşitlenme eğilimi ve kurumsallaşma çabası.ANAHTAR KELİMELER: Kapitalizm, Girişimci, Kayseri Ekonomisi, Temellendirilmiş Kuram
Sosyal sermaye düzeyinin belirlenmesi ve sosyal sermaye düzeyini etkileyen faktörlerin analizi: Gönüllü teşekküller bağlamında Kayseri örneği
Bu çalışmada, son yıllarda sıkça kullanılan sosyal sermaye kavramı ve sosyal sermaye düzeyinin ölçülmesi analiz edilmiştir. Sosyal sermaye kavramı öncelikle hem teorik hem de ampirik boyutuyla ele alınmıştır. Sosyal sermaye düzeyini belirlemek amacıyla, Kayseri'deki gönüllü kuruluşların faaliyetlerine katılan (hem üye hem de üye olmayan) bireylere yöneltilen anket bulguları tahlil edilmiştir. Anket, uluslararası literatürde sosyal sermayeyi belirlemede kullanılan göstergelerden faydalanılarak 5'li Likert ölçeğine göre hazırlanmıştır. Bu göstergelerden kullanılarak güven endeksi, resmi ve gayri resmi ağlara üyelik endeksi, yardımlaşma ve ortak işbirliği endeksi oluşturulmuştur. Söz konusu üç endeksten yararlanarak tek bir sosyal sermaye endeksi hesaplanmıştır. Örnek kütlenin yaş, eğitim, dini eğilimleri, kendine olan güvenleri, yerel basın organlarını takip etme sıklıkları, seçimlerde oy kullanmaları, yaşam süreleri ve faaliyet gösterilen sektör gibi demografik özellikleri ile sosyal sermaye düzeyi arasındaki ilişki Ki-Kare yöntemine göre; sosyal sermaye düzeyi ile demografik özellikler arasındaki ilişkinin yönü ise korelasyon analizine göre test edilmiştir. Özellikle eğitim düzeyi ve bireylerin kendilerini değerli hissetmeleri ile sosyal sermaye arasında doğrusal bir ilişki olduğu tespit edilmiştir.Anahtar Kelimeler: Sosyal Sermaye, Güven, İş Birliği, Sosyal İlişkiler Ağı, Sosyal Sermayenin Ölçümü ve Sivil Toplum Kuruluşları.
Geleneksel ticaret dokusu içinde "Kayseri Hançerli Sultan Vakfı Bedesteni"nin koruma sorunları ve değerlendirilmesi
M.Ö. 3500'e dayanan ve M.S. 2000' lere kadar uzanan bir geçmişi olan Anadolu'nun en eski ve en önemli şehirlerinden Kayseri, her dönem önemli tarihi ve ticari gelişimlere sahne olmuştur. Tarihi çağlardan beri uluslararası boyutlara ulaşarak zamanla gelişen ticaretiyle köklü bir ticari yapı geleneğine sahiptir.Selçukluların en önemli ticaret merkezlerin biri olan Kayseri'de çarşılar, şehrin etrafında, sur dışında yer alırken, Osmanlılar döneminde, ticari yapıların hepsi şehir merkezinde, sur içinde yapılmaya başlanarak, Geleneksel Ticaret Dokusu oluşmaya başlamış ve zamanla büyümüştür. 1497'de Kayseri Sancak Beyi Mustafa Bin Abdulhay tarafından ?Kayseri Hançerli Sultan Vakfı Bedesteni? ve etrafındaki 38 dükkan, kapalı çarşının ilk yapısı olarak yaptırılarak ticari dokunun oluşumunu başlatmıştır.Bedestenin önceki vaziyetlerini bildiren birçok vesika, tarihi kayıt vardır. En son 1975'te basit onarımı yapılan yapı hiç ciddi bir onarım görmemiştir.Bedesten ticari doku bütününde çevresiyle ve yapı bazında farklı dönemlerde hem işlevsel, hem fiziksel bakımdan, ihtiyaçlar, istekler ve değişen koşullar neticesinde, değişimler ve onarımlar geçirerek bozulmuştur. Zamanla özellikle işlevsel bakımdan oluşan bu değişimler yapı ve çevresini bakımsız, gidilmeyen bir bölge yaparak bozulmasını hızlandırmıştır. Bu tezde, tüm bunlar, ilk defa detaylıca hazırlanan ?Rölöve çizimlerinde? belirtilmiştir. Bugüne kadar var olan haritaların hiçbirisinde sınırları bile tam belli olmayan bedesten, ilk defa hazırlanan vaziyet planında, çevresindeki ticaret dokusuyla birlikte detaylıca gösterilmiştir.İncelenen belgelerle, yerinde yapılan tespitlerle, ilgili kurumlarla ve çevrenin eski halini bilen kişilerle görüşülüp eksik kalan bilgiler, diğer Osmanlı dönemi bedestenleri incelenip kıyaslanarak yapının farklı dönem restitüsyonları yine bu tez de hazırlanmıştır. Bunlar yapılırken bedestenin günümüzde yok olmuş, vakfiyede geçen çeşme üzerindeki mescidinin kaynaklarda geçen yerinin asıl yeri olmadığı fark edilerek, onunda gerçek yeri kesin ve doğru olarak tespit edilerek, yapının ilk defa hazırlanan restitüsyonunda çizime yansıtılmıştır. Ayrıca bedestenin kuzey bölümünün üzerindeki kubbenin ?dua kubbesi? olduğu ve Kuzey taraftaki asıl orta bölüme açılan kapının üzerindeki kitabenin yerine tam yerleştirilmediği yine ilk defa bu tezde vurgulanarak sebepleri belirtilmiştir.Yine ilk defa detaylıca bu tez çalışmasında hazırlanan restorasyon projesinde, en az müdahaleyle en iyi koruma yapılarak bedestenin gelecek nesillere doğru bir şekilde ulaşması için plan şemasına uygun, orijinal halini bozmadan, canlı tutularak kullanılabileceği içinde birçok birimin bulunduğu bir ?Kültür Merkezi? işlevi verilmesi önerilmiştir. Ayrıca, çevresiyle birlikte düşünülerek etrafı meydan olarak düzenlenerek, restorasyon önerisi çizime yansıtılan bedestenin etrafındaki yapıların işlevi içinde fikirler önerilerek, hem işlevsel hem de fiziki olarak bu bölgenin bütünüyle iyileştirip, canlandırılıp, herkesin gelebileceği bir yer yapılması amaçlanmıştır.Anahtar Kelimeler: Geleneksel ticaret dokusu, ticaret yapıları, bedesten, Kayseri Hançerli Sultan Vakfı Bedesteni, rölöve, restitüsyon, restorasyon projeleri.
Kayseri'de doğal olarak bulunan ve boya olarak kullanılan bitkilerin kültüre alınma olanaklarının araştırılması
Bu araştırma, Kayseri'de doğal olarak bulunan ve boya olarak kullanılan bitkilerin kültüre alınma olanaklarının saptanması amacıyla 2000-2002 yıllarında Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü Araştırma Alanında yürütülmüştür. Denemede kökboya (Rubia tinctorum L.), mahonya (Mahonia aquifolium Nutt.y), derici sumağı {Rhus coriaria L.), civanperçemi (A. biebersteinii Afan.^), karamuk (Berberis crataegina DC.j, boyacı papatyası {Chrysanthemum segatum L.) bitkileri kullanılmıştır. Araştırmada bitki boyu, dal sayısı, yaş kök verimi, kuru kök verimi, taze herba verimi, kuru herba verimi ve boyar madde oranı gibi özellikler incelenmiştir. Sonuçta; kökboya bitkisinde bitki boyu; 161 cm, dal sayısı; 10,3 adet/bitki, yaş kök verimi; 1053.7 kg/da, kuru kök verimi; 295 kg/da ve boyar madde oranı; %3, Mahonya bitkisinde bitki boyu; 49.6 cm, dal sayısı; 6 adet/bitki, yaş herba verimi; 48 g/bitki, kuru herba verimi; 26 g/bitki, boyar madde oranı; %2.6, Derici sumağı bitkisinde bitki boyu; 99.8 cm, dal sayısı; 4.3 adet/bitki, taze herba verimi; 2.18 kg/bitki, kuru herba verimi; 1.22 kg/da, boyar madde oranı %2.5, Civanperçemi bitkisinde bitki boyu; 13 cm, dal sayısı; 397.8 adet/bitki, taze herba verimi; 620.2 kg/da, kuru herba verimi; 195.7 kg/da, boyar madde oranı %1, Karamuk bitkisinde bitki boyu; 56.14 cm, dal sayısı; 8.7 adet/bitki, taze herba verimi; 263.5 kg/da, kuru herba verimi; 195.7 kg/da, boyar madde oranı; %2.6, Boyacı papatyasında bitki boyu; 73.6 cm, dal sayısı; 4.9 adet/bitki, taze herba verimi; 2.777 kg/da, kuru herba verimi; 1.222 kg/da, boyar madde oranı; %1.6 olarak hesaplanmıştır. Anahtar Kelimeler: Berberis ctrataegina, Rubia tinctorium L., Rhus coriaria L., Chrysanthemum segatum L., Achillea biebersteinii, Mahonia aguifoliım
Muhafazakâr aile değerlerine yönelik tutumlarda kuşaklararası farklılaşma düzeyi (Kayseri örneği)
Bu tez çalışmasında, aile değerlerine yönelik modernleşme ya da muhafaza etme tutumları kuşak farklılığı ve Kayseri örneği üzerinden ele alınmıştır. Araştırmada yöntem olarak nicel yaklaşım tercih edilmiş ve alan çalışması kapsamında 2022 yılının Haziran ve Aralık aylarında Melikgazi, Kocasinan ve Talas ilçelerinde, 18 yaş ve üzeri 450 katılımcıya yüz yüze anket uygulanmıştır. Saha çalışmasında elde edilen verilere SPSS 26 programında açımlayıcı faktör analizi yapılmıştır. Yapılan açımlayıcı faktör analizi sonucunda cevapların dört faktöre dağıldığı görülmüştür. Bu faktörler ailenin önemi, evlilik öncesi görüşme, aile değerleri ve aile değerlerini sorgulama olarak isimlendirilmiştir. Dört faktör toplam varyansın %69,372'sini açıklamaktadır. Yapılan test sonucunda "Cronbach Alpha" güvenilirlik katsayısı 0,91 olarak bulunmuştur. Çoklu regresyon analizi sonucuna göre ailenin önemi tutumunda yaş, medeni durum, meslek ve aylık kazancın etkisi vardır. Evlilik öncesi görüşme tutumunda medeni durum, meslek ve aylık kazancın etkisi vardır. Aile değerleri tutumunda medeni durum ve mesleğin etkisi vardır. Aile değerlerini sorgulama tutumunda ise medeni durumun etkisi vardır.
Erken Cumhuriyet Dönemi sanayi komplekslerinin mekansal analizi: Nazilli, Kayseri, Bursa ve Eskişehir örnekleri
Türkiye Cumhuriyeti, kurulduğu andan itibaren "tam bağımsız" bir ülke oluşturma hedefiyle hareket etmiştir ve bir çağdaşlaşma ve modernleşme projesi uygulamıştır. Bu projenin kurumsal, ekonomik, toplumsal ve bireye yönelik boyutları bulunmaktadır. Ekonomik boyut, çağın koşulları doğrultusunda sanayileşmeyi ve ekonomik bağımsızlığı içermektedir. Erken cumhuriyet dönemi, Türkiye Cumhuriyeti için ekonomik kalkınma savaşımının verildiği dönem olmuştur. Sanayileşmenin gerçekleşebilmesi için özel girişimcilere çeşitli kolaylıklar sağlanmış, ancak özel sektörün beklenen düzeyde bir sanayileşmeyi gerçekleştirecek sermaye ve deneyime sahip olmadığı görülünce devletçi uygulamalara gidilmiştir. 1930'lu yılların başından itibaren çeşitli yasal düzenlemelerle ve uygulamalarla, devlet ekonomik alanda ağırlığını hissettirmeye başlamıştır. 1932'de hazırlanmaya başlanan ve 1934 yılında yürürlüğe giren Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı da bu uygulamalardan birisidir ve tüketim malları üretimine yönelik olarak Türkiye'nin çeşitli bölgelerinde fabrikalar kurulmasını öngören bir plandır. Bu sanayi planı, aynı zamanda cumhuriyetin mekansal stratejileri doğrultusunda uygulanmıştır. Fabrikaların yerlerinin demiryolu güzergahı üzerindeki küçük Anadolu kentleri olarak seçilmeleri, modernite projesinin tüm ülke sathına yayılma isteğinin somut bir kanıtıdır. Fabrikalar, kuruldukları bölgelerde, istihdam, nüfus artışı, sanayileşme ve kentleşmeye yol açmışlardır. Sağladıkları altyapı, sağlık ve eğitim hizmetleri ve rekreasyon olanakla rı ile halkın ve çalışanlarının yaşantısında etkin rol oynamışlardır. Cumhuriyetin çağdaşlaşma-modernleşme politikasının mekansal ve toplumsal karşılığını bir çok alanda olduğu gibi bu 'modern' sanayi kampüslerinde izlemek mümkündür. Anahtar Kelimeler: Sanayileşme,Türkiye'de Erken Cumhuriyet döneminde sanayileşme Türkiye Cumhuriyeti'nin Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı, Türkiye'deki sanayi yapıları
Seyahat acentesi çalışanlarının tükenmişlik düzeylerinin işten ayrılma niyetine etkisi: Kayseri örneği
İş yaşamında yaşanan stres ve iş yüküne bağlı olarak çalışanlar bir takım psikolojik sorunlar yaşayabilmektedir. Tükenmişlik sendromu günümüzde örgütlerde sıklıkla görülen problemlerden biri olarak öne çıkmaktadır. Tükenmişlik sendromu çalışanların performansına etki edebilmekte, ayrıca çalışanların işten ayrılmalarına neden olabilmektedir. Bu çalışmada, seyahat acenteleri çalışanlarının algılamış oldukları tükenmişlik düzeylerinin, işten ayrılma niyeti üzerindeki etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu kapsamda Kayseri İl'indeki faaliyet gösteren seyahat acentelerinde çalışan 113 kişiye anket uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS paket programı ile analiz edilmiştir. Bu araştırmanın sonucunda elde edilen bulgular doğrultusunda, seyahat acentesi çalışanlarının yaşadıkları tükenmişlik düzeylerinin, işten ayrılma niyetine etkileri tespit edilmeye çalışılmış ve sonuçlara ilişkin değerlendirmeler yapılmıştır. Çalışma sonucunda çalışanlarda algılanan tükenmişlik düzeyi ile işten ayrılma niyeti arasında anlamlı ve pozitif yönlü ilişki olduğu tespit edilmiştir. Tükenmişliğin alt boyutları olan duygusal tükenme ve duyarsızlaşma ile işten ayrılma niyeti arasında anlamlı ve pozitif yönlü ilişki olduğu tespit edilmiştir. Çalışanların işten ayrılmalarının genel tükenmişlik, duygusal tükenme ve duyarsızlaşma ile ilişkili olduğu, kişisel başarı ile herhangi bir ilişkisinin olmadığı sonucuna varılmıştır.
Muhasebede hata ve hilelerin ortaya çıkartılması ve engellenmesinde iç kontrolün rolü: Kayseri OSB'de bir uygulama
Günümüzde küreselleşmenin artması ile birlikte ekonomik yapıda, teknolojik gelişmelerin ve buna bağlı olarak ticari işlem çeşitliliğinin artması muhasebe sisteminde ortaya çıkacak hata ve hileleri arttırmaktadır. Bu artış finansal tabloları analiz ederek karar verecek olan paydaşların kararlarında yanılmalarına sebep olacaktır. Son zamanlarda artan hileli işlemler teknolojinin de gelişmesi ile birlikte önüne geçilemez bir hal almaktadır. Hileli işlemler işletmeye maddi zarar vermekle kalmayıp işletmenin imajının sarsılmasına, işletmenin iflas etmesine ve paydaşların mağdur olmasına sebep olmaktadır. İşletmeler açısından hilelerin tespit edilmesi ve önlenmesi zordur. Dolayısıyla hile tespit edilene kadar işletmeler ağır darbeler alacaktır. Yaşanan bu olumsuzluklar iç kontrol sistemine duyulan ihtiyacı beraberinde getirmiştir. İşletmenin muhasebe sisteminde hata ve hilenin yaşanmaması için etkin bir iç kontrol sisteminin olması gerekir. İç kontrol sistemi işletmenin faaliyetlerinin aksamaması ve işletmenin belirlemiş olduğu hedeflere ulaşmak için işletmelerde bulunması gereken bir sistemdir. Etkin bir iç kontrol sistemi işletme varlıklarının korunması, varlıkların etkin ve verimli kullanılması ve finansal tablolara olan güveni sağlamaktadır. Muhasebede hata ve hilelerin engellenmesinde iç kontrolün rolü başlıklı bu çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde genel olarak hata ve hile kavramlarına, hata ve hilenin yaygınlığı, hata ve hile türlerine değinilmiştir. İkinci bölümde kontrol ve iç kontrol kavramları, iç kontrolün amaçları, iç kontrolün türleri, iç kontrolle ilgili Türkiye ve dünyada yapılan yasal düzenlemeler ve hata ve hile ile ilgili Türkiye'de ve dünyada karşılaşılan skandallara yer verilmiştir. Üçüncü bölümde ise muhasebede hata ve hilenin ortaya çıkartılması ve önlenmesinde iç kontrolün etkinliğini ölçmek için nicel veri toplama yöntemi olan anket yöntemi kullanılmıştır. Anahtar kelimeler: Hata, Hile, İç Kontrol, Organize Sanayi Bölgesi, Kayseri
Sürdürülebilir turizm ve kentsel koruma ilişkisi: Kayseri Gesi Koruma Bölgesi örneği
Tarihsel süreç içerisinde insanoğlu yaşamış olduğu fiziksel çevreyi ihtiyaçları çerçevesinde şekillendirirken ortaya çıkardığı kültürü, sonraki gelecek nesillere aktarmakta, böylece günbegün çeşitlenen ve zenginleşen bir kültürel birikim oluşturmaktadır. Bu birikim, insanların geçmişini bilmesini sağlayan somut belgedir. Kültürel değerlerin dünya mirası olduğu, korunmasının ve ölümsüzleştirilmesinin insanlığın sorumluluğunda olduğu gerçektir. Tarihi çevreyi var eden örneklerin sorunları arasında, ekonomik ve sosyal şartlar sebebiyle eserlerin kendine özgü kullanımlarının devam edememesi yer alır. Turizm faaliyetlerinin sağlamış olduğu kullanım olanakları, kültürel ve doğal değerlerin korunarak yaşatılmasında önemli bir role sahiptir. Turizmin devamlılığı için kültürel mirasın tanınması, doğal kaynakların korunması ve yaşatılması gerekmektedir. Turizm, doğru yönlendirildiği zaman gerekli mali desteği yaratması ve ev sahibi toplumlara koruma konusunda bir motivasyon sağlaması açısından da önemlidir. Ancak turizmin ekonomideki olumlu etkilerinin yanı sıra olumsuz etkileri de vardır. Plansız bir turizm, çevresel, tarihsel ve kültürel değerlerin özgün niteliklerinin değişmesine, bozulmasına hatta yok olmasına yol açabilmektedir. Bu tehditlerin gerçekleşme ihtimali, sürdürülebilir turizm yaklaşımının ortaya çıkmasını sağlamıştır. Bu çalışmada örneklem alan olarak seçilen Kayseri Gesi Koruma Bölgesi'nin (KGKB) sürdürülebilir turizm ilkeleri doğrultusunda korunması amaçlanmaktadır. Çalışmada karma yöntem kullanılarak nitel ve nicel araştırmalar yapılmıştır. Gesi Koruma Bölgesi (GKB), Kayseri kentinin merkez ilçelerinden olan Melikgazi ilçesine bağlı Kuzey Mahallesi, Güney Mahallesi ve Bahçeli Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. GKB özgün arazi yapısı ile farklı medeniyetlerin izlerini günümüze kadar taşıyabilen bir kültür merkezi olması nedeniyle seçilmiştir. Bu bağlamda, yapılan alan araştırması ve anket çalışmaları sonucunda, bölgenin güçlü ve zayıf yönleri ile fırsat ve tehditleri (GZFT) analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen verilerden GKB'nin sürdürülebilir turizm potansiyeline sahip olduğu; ancak, turistik potansiyelinin artırılması gerektiği, bunun için de sürdürülebilir koruma politikalarının sosyo-kültürel, çevresel ve ekonomik boyutta oluşturularak uygulanabilirliğinin sağlanmasının zaruri olduğu sonucuna varılmıştır.
2023 numaralı Kayseri Nüfus Defteri (Transkripsiyon ve değerlendirme) H.1260-M.1844
Nüfus sınırları belli bir devletin sosyo-ekonomik potansiyelinin ve yapısının temelini oluşturmaktadır. Nüfus istatistiklerinde ayrıntılara girilerek yapılan sayım tasnif ve tahliller, devletin geleceği hakkında planlar yapmasına de önemli katkılar sağlamaktadır. Nüfus sayımları ise, bir milleti meydana getiren değerlerin istatistiki bilgilere dökülmesiyle meydana gelir. İnsan sayı, cinsiyet durumu, yaş dağılımı, meslek tarzı, dil, din ve eğitim durumlarını ortaya koyduğundan toplumların sosyolojik, ekonomik ve tarihî yönlerini araştırmak, sosyal tarihlerini yazmak için çalışma yapacak olanlar açısından oldukça önemlidir. Nüfus tahririnin nedenine baktığımız da genel bir ifade ile Osmanlı Devleti'nin idaresinde yaşayan topluluğun sayı ve miktarının bilinmesi gerekir. Osmanlı Devleti'nde nüfus sayımlarının en önemli gayesi erkek nüfusun vergi mükelleflerini belirlemek ve askere alınacak er'lerin tespiti amacıyla yapılmıştır. Osmanlı Devleti'nde ilk nüfus sayımı 1246 (1831) tarihinde II. Mahmud zamanında meydana gelmiştir. 1826'da Yeniçeri ocağı yerine kurulan Asakiri Mensureyi Muhammediye ordusuna asker temini amacıyla ilk nüfus sayımı gerçekleşmiştir. 1831'de yapılan nüfus sayımında Kayseri Karaman eyaletine balı olduğundan Karaman'a tabi kazalar ile birlikte sayıma alınmıştır. Burada inceleyeceğimiz Başbakanlık Osmanlı Arşivindeki nüfus defterleri serisi içerisinde "2023 Numaralı H.1260/1844 Kayseri ve Civarı Müslim Nüfus Defteri'dir. 1831 Yılında yapılan nüfus sayımında ise Kayseri Karaman eyaletine bağlı olduğundan Karaman'a tabi kazalar ile birlikte sayıma alınmıştır. Burada inceleyip araştırdığımız konu ise Başbakanlık Osmanlı serisi içerisinde 2023 Numaralı H.1260/1844 Kayseri ve Civarı Müslim Nüfus Defteri'nin çevrilip bölgenin demografik yapısını ortaya çıkarmaktır. Bu incelemede, defterde bulunan mevcut kayıtlara binaen 2023 Numaralı defterde yer alan Kayseri'nin mahalle ve köylerinin demografik ve nüfus hareketlerini, yaşayan ailelerin ve görevli memurların isim ve lakapları, askerlik durumlarını öğrenme fırsatımız olacaktır. Ayrıca Kayseri yöresinde yaşanan göç ve sosyo kültürel değerler hakkında bilgi sahibi olma imkânı bulacağız. Anahtar Kelimeler: Demografik, Kayseri, Nüfus defterleri, Nüfus sayımı, 19.Yüzyıl
Girişimciliği oluşturan yapısal faktörler Kayserili girişimciler üzerine bir araştırma
Günümüzde yaşanan, ağır ekonomik koşullar, toplumları aşırı rekabetle karşı karşıya getirmiştir. Bu ağır rekabet ortamlarından çıkmada, yenilikçi ve yaratıcı fikirleri ortaya koyabilecek girişimcilerin yetiştirilmesi, büyük önem arz etmektedir. Bu araştırmamızda, girişimciliği oluşturan yapısal faktörleri, ele alarak girişimcilerin çalışma ve yaşam değerleriyle girişimcilik özelliklerini ortaya koyup inceleme yaptık. Araştırmamız dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm, giriş bölümü olup tezin içeriğiyle ilgili açıklamaların yapıldığı bölümdür. İkinci bölüm, girişimciliği oluşturan yapısal faktörler, ele alınmış ve her bir faktör kendi içinde alt başlıklar halinde incelenmiştir. Üçüncü bölüm organize sanayi ve küçük sanayi siteleri hakkında teorik bilgiler içermektedir. Dördüncü bölümde Kayseri' li girişimciler hakkında genel bilgiler vererek çalışma içeriğiyle ilgili analizlerin yapıldığı ve sonuçların bildirildiği bölümdür. Bu çalışmamızda, girişimci insanların başarma güdüsü yüksek olan girişimcileri ele alarak, onların girişimcilik özelliklerini, çalışma ve yaşam değerlerini, demografik özelliklerini anket çalışması yaparak analiz ettik. Daha önce, Malatyalı girişimciler üzerinde uygulanan, anket çalışmasını biz Kayserili girişimciler üzerinde uyguladık. Kayseri' de 120 işletme üzerinde uygulanan, anketi gerek yüz yüze gerekse anketi teslim edip, belli bir süre geçtikten sonra gidip teslim alarak araştırmamızı sürdürdük. Verileri, spss programı yardımı ile, girip analiz edilerek tablolar haline getirdikten sonra, hipotezlerimizi test ettik. Yaptığımız istatiksel analiz sonucunda, girişimcilerin yaşlarının çalışma ve yaşam değerlerinde, girişimcilik özelliklerinde fark yaratmadığını. Eğitimde ise, çalışma ve yaşam değerlerinde fark yapmayıp, ancak girişimcilik özelliklerinde fark yarattığını gördük. Faaliyet kolunda, her iki durumda da değişmenin olmadığını analiz ettik. Çalışma süresinde ise girişimcilerin, çalışma ve yaşam değerlerinde fark olduğunu ancak girişimcilik özelliklerinde fark olmadığını gördük. Girişimcilerin mülkiyet durumları sonucunda, her iki durumda da farkın olmadığını gördük. Aile gelir durumunda, çalışma ve yaşam durumlarında fark olduğunu ancak girişimcilik özelliklerinde farkın olmadığını analiz ettik. Girişimcilerin cinsiyet durumlarında, da her iki durumda farkın olmadığını analiz ederek yorumladık. Anahtar Kelimeler: Girişimcilik,girişim,girişimcilik eğitimi
İşletmelerin yer seçimine etki eden faktörlerin belirlenmesine dönük nitel bir araştırma: Kayseri ili kafe ve restoranlar örneği
Günümüz şartlarında tüketicilerin yeme içme ihtiyaçlarını karşılama talepleri hızla değişmektedir. Buda kafe ve restoran işletmelerinin sayısını oldukça arttırmaktadır. Mevcut durumda birçok girişimci kafe ve restoran işletmeciliği alanına yönelmektedir. Fakat yanlış yapılan kuruluş yeri seçimleri ile pazardan silinmektedirler. Rekabetin yoğun olduğu bu sistemde başarılı olmanın yolu doğru kuruluş yerini seçmektedir. Bu doğrultuda araştırma kapsamında, kafe ve restoran işletmelerinin kuruluş yeri seçimini etkileyen faktörler açıklanmaya çalışılmıştır. Araştırmanın temel amacı, kafe ve restoran işletmelerinin kuruluş yeri seçimini etkileyen faktörleri tespit etmektir. Bu çalışmanın sonucunda kafe ve restoran işletmesi kurmak isteyen girişimcilerin, kuruluş yeri seçiminde dikkat etmesi gerekenler konusunda bilgilendirilmeleri amaçlanmıştır. Araştırma, nitel yöntemler kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırma kapsamında amaçlı örneklem yöntemi kullanılmıştır. Çalışma Kayseri ilinde, 15 işletme ile görüşülerek gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın niteliğine uygun olarak örnek olay deseni tercih edilmiştir. Yüz yüze yapılan görüşmeler MAXQDA programında analiz edilmiştir. Analiz süreci sonunda araştırma modeline ulaşılmıştır. Araştırmanın sonucunda, kafe ve restoran işletmelerinin kuruluş yeri seçimini etkileyen faktörler; mali kaynaklara bağlı, müşteri potansiyeline bağlı ve iktisadi faydaya bağlı faktörler olmak üzere üç ana başlıkta toplanıp, açıklanmıştır. Anahtar kelimeler: Kafe ve restoran işletmeleri, kuruluş yeri, MAXQDA
Şeyh Refâhî'nin Kenzü'r-rumûz Fi't-tasavvuf adlı eseri (İnceleme -metin)
Bu çalışmada Osmanlı döneminde Kayseri'de yaşamış Şeyh Refâhî'ye ait "Kenzu'r-Rumuz fi't-Tasavvuf" adlı eser ele alınmıştır. Çalışma giriş, üç ana bölüm, sonuç ve sözlük kısmından oluşmaktadır. Giriş kısmında çalışmanın gerekçesi, önemi, amacı, yöntemi ve kaynak bağlamında sınırlılıklar üzerinde durulmuştur. İlk bölümde eserin genel tanıtımı bağlamında haiz olduğu fizikî özellikleri tanıtılarak dil ve üslûp yönü ele alınmış ayrıca eserde yer alan İslamî ilimlere ait İslam, tevhit, tasavvuf ve marifet gibi ana konulara kısaca temas edilmiştir. Ayrıca eserin muhtevasında değinilen ilim, akıl, aşk, ruh, kalb ve terk-i nefs gibi tasavvufun ana meseleleri yanında tevbe, zühd, sabr, fakr, şükr, tevekkül, rızâ gibi makamlar ile şevk, üns, kabz ve bast gibi haller üzerinde durulmuştur. İkinci bölümde orijinal metne bağlı kalınarak eser transkribe edilmek suretiyle latin harflerle Türkçe alfabesine aktarılmıştır. Üçüncü bölümde ise eserin metni sadeleştirilerek günümüz Türkçe'sine çevirisi sunulmuştur. Sonuç kısmında ise Şeyh Refâhî'nin tasavvufun spesifik konularyla ilgili yaptığı yorumlara dayanılarak bu yorumların özgün olup olmadığı tespitine yer verilmiştir.
Küreselleşme sürecinde insan kaynakları uygulamalarındaki dönüşüm: Kayseri örneği
Çalışma hayatını derinden etkileyen küreselleşme süreci, teknolojik değişimlerin katkısı ile son yıllarda işletmelerin yönetim sistemleri ve üretim süreçlerinde köklü değişikliklere neden olmuştur. Bu süreçte insan kaynakları uygulamalarının da değişime uğradığı, personel ve özlük işleri yürütülmeye devam ederken diğer taraftan da bazı mevcut uygulamaların öneminin arttığı ve yeni kavramların ortaya çıktığı görülmektedir. Konu ile ilgili olarak bugüne dek yapılan araştırmaların ağırlıklı olarak küreselleşmenin sonuçları üzerinde genel bir çerçeve çizdiği görülmektedir. Bu çalışmada amaçlanan, küreselleşme sürecinde işgücü piyasalarının yapısı ve dönüşümü ile bu dönüşümün insan kaynakları uygulamaları üzerinde yarattığı etkileri ortaya koyabilmektir. Bunun için Kayseri Organize Sanayi Bölgesi'ndeki 65 anonim şirketin işgücü talebi ve işletme uygulamaları ile kullandıkları hizmet/üretim teknolojilerindeki değişim düzeyleri ve küreselleşme sürecinde ortaya çıkan ya da önemi artan insan kaynakları uygulamalarına yönelme düzeyleri anket yöntemi ile araştırılmıştır. Ulaşılan bulgular çalışmada bahsedilen `küresel etkilerle doğan teknolojik gelişmeler ve insan kaynakları uygulamalarındaki değişim' arasındaki pozitif ilişkiyi destekler niteliktedir. Mevcut bazı uygulamaların küreselleşme ile öneminin arttığı, yeni kavram ve uygulamaların hayata geçtiği ve bu yeniliklerin işletmelerin yönetim anlayışlarında değişikliklere neden olduğu görülmüştür.Küresel gelişmelerle değişime uğrayan insan kaynakları anlayışı günümüzde tüm dünyada yaşanan değişimin hızına yetişebilen `küresel bir insan kaynakları yönetimi anlayışı' olma yolunda ilerlemektedir. Çalışmanın, bu değişimin mevcut dönemdeki düzeyini belirlemesi açısından konu ile ilgili taraflara ışık tutacağı düşünülmektedir.
Kayseri ili vitray sanatı
Araştırmanın amacı, Kayseri ilinde bulunan otellerde, okullarda, özel mülklerde, iş yerlerinde pastanelerde, sinemalarda ve sanatçıların özel koleksiyonlarında bulunan vitrayların yerinde incelenerek, çeşitlerinin, yapım aşamalarının, kullanıldığı alanların, kullanıldığı tekniklerin, renk ve desen özelliklerinin ortaya konulmasıdır.Araştırmanın içinde veri toplamak amacıyla uzman görüşleri yardımıyla bir anket düzenlenmiş ve bu anket öğrenciler, vitray sanatçıları ve eğitmenlerden oluşan toplam 50 kişiye uygulanmıştır. Araştırmanın çalışma evrenini 2011?2012 yılında Kayseri ilinde seçilen vitray yapan atölyeler, yüksek okullar ve üretilen 50 ürün çeşidi oluşturmuştur. Araştırma sonuçlarının analiz ve yorumlanmasında frekans ve yüzde dağılımları dikkate alınmıştır.Vitray sanatı ile ilgilenen kişilerin eğitimlerinin çoğunlukla önlisans düzeyinde olduğu, vitray sanatını yüksek öğretim kurumlarından öğrendikleri ve en çok villa-konak alanında uyguladıkları belirlenmiştir. Vitraylarda geometrik desenlerin ön planda olduğu, en çok kullanılan tekniğin boyama tekniği olduğu belirlenmiştir.Meslek liselerinde ve yüksek öğretim kurumlarında verilen eğitimin, vitray sanatını öğrenmekte yeterli olmadığı tespit edilmiştir. Piyasadaki vitrayların en çok kurumlara ait olan atölyelerde tasarlanıp yapıldığı belirlenmiştir.Araştırma bulgularına dayalı olarak; vitray üreten ve satış yapan atölyelerde karşılaşılan güçlüklerde kalifiye eleman azlığı, buralarda kullanılan araç ve gerecin teknolojinin gerisinde kaldığı, vitray sanatıyla ilgilenen kişilerin iş ve sosyal güvenliklerinin sağlanmaması sebebiyle sanata eskisi gibi rağbet olmadığı ve bu sanatı araştırıp belgelemek isteyen araştırmacıların kaynak bulmada güçlüklerle karşılaştıkları belirlenmiştir. Bu gibi sorunlara sahip özellikle üretim yapan atölyelerin sayısının oldukça azalmakta olduğu gözlemlenmiştir.
Anadolu Selçuklu Devleti merkezi şehirlerinden Konya ve Kayseri'de şehir hayatı
Türkler yüzyıllar boyunca birçok kültür ve uygarlığa beşik olmuş Orta Asya'da yaşamış ve kendilerine özgü kültürler meydana getirmişlerdir. Bilinen ilk Türk Orta Asya devletleri zamanla yerini başka Türk Boyları bırakmış ve bu süreç yüz yıllar boyu devam etmiştir. Bu süreç içerisinde Türkler birçok kültür meydana getirmişler ve birçok kültürden etkilenmişlerdir. Büyük Selçuklu Devleti'nin tarih sahnesinden ayrılması sonrasında Anadolu Selçuklu Devleti'nin tarih sahnesine çıkmasıyla beraber Anadolu'da birçok yerleşim yeri büyük bir önem kazanmıştır. Bu yerleşim yerlerinden özellikle Konya Anadolu Selçuklu Devleti'ne başkentlik yaparak tarihte önemli bir yer almıştır. Siyasi ve jeopolitik öneminin yanında bu şehir bilim, sanat, edebiyat ve tasavvuf konularında da neredeyse bütün dünyaya öncülük etmiştir. Keza Kayseri'nin de tarih çağlarından günümüze kadar bu coğrafyada var olan bütün medeniyetler için her zaman çekim noktası olduğunu ve en önemli tarihi belgelerin yine burada başlatılan kazı çalışmalarında elimize geçtiğini görmekteyiz. Anadolu Selçuklu Devleti'nin en önemli şehirlerinden olan Kayseri ve Konya bu eserimizde ayrı ayrı ele alınarak incelenmiştir.Araştırma konusu olarak ?Anadolu Selçuklu Devleti Merkezi Şehirlerinden Konya ve Kayseri'de Şehir Hayatı? seçmemin başlıca nedeni yaptığım geniş kaynak taramasında ve çalışılan tezlerde konunun kısır bir döngü içerisinde incelenmiş olması ve yüzeyde kalan sığ bilgilerin verilmiş olmasından kaynaklanmaktadır. Söz konusu bu iki şehir genellikle bir bütün olarak incelenmemiştir bu cümleden kasıt; Selçuklu tarihi hep siyasi tarih olarak ele alınmış ancak şehir hayatı ve tarihi açısından okuyanı doyuramamış ya da tam tersi şehir hayatı irdelenmemiş ancak siyasi tarih açısından olaylar ele alınmıştır. Tezimi hazırlarken konumu bütünsellik çerçevesi içerisinde ele alıp tüm yönleriyle yansıtmaya çalıştım. Bu anlamda şu ana kadar yapılmış çalışmalardan farklı olarak bu alandaki büyük bir boşluğu dolduracağını düşünmekteyim.Çalışmamız dört bölümden meydana gelmektedir. Giriş kısmında şehirlerin adları, coğrafik konumları ve durumları ve Anadolu Selçuklu hâkimiyetine girmeden önceki tarihsel süreçlerini inceledik. Bu kapsamda geniş bir kaynak taraması yaptık ve şu ana dek incelediğimiz kaynaklarda görmediğimiz bir bütünsellik çerçevesi içinde birinci bölümde; Kayseri ve Konya'da Siyasi ve İdari Durum ikinci bölümde; Konya ve Kayseri'nin Fiziki Dokuları başlığı altında nüfus ve yerleşim, üçüncü bölümde ise; İçtimai ve Ekonomik Hayat, Dördüncü bölümde ise Kayseri ve Konya'da Şehir Hayatı ve İlmi Hayatı inceleyip bilgi vermeye çalıştık.Bu bilgileri aktarırken de hassas davrandık çünkü Anadolu Selçuklu Devleti şehir hayatına dair kaynaklar sınırlı olup var olanlar da içerik açısından yetersizdir. Ancak detaylı yaptığımız detaylı araştırmalarımızla bu sıkıntıyı aşmaya çalıştık. Açılan başlıklardan da bunun anlaşılacağını düşünmekteyiz.
Kayseri belediyesi molu çöp toplama tesisinde çöp gazından elektrik üreten tesisin enerji ve ekserji analizleri
Bu araştırmada; ülkemiz enerji politikalarına genel bir bakış yapılarak, yenilenebilir enerji kaynakları arasında önemli bir yere sahip olan çöp gazından elektrik üretilmesi amaçlanmıştır. Atıkların yakılmasının çevre üzerine olabilecek olumsuz etkilerini, özellikle hava, toprak, yüzey suları ve yeraltı sularında emisyonlar sonucu oluşan kirliliği ve insan sağlığı için ortaya çıkabilecek tehlikeleri uygulanabilir metotlarla engellemek ve sınırlandırma amaçlanmaktadır. Atıkların arazide depolanması, atık bertaraf yöntemlerinin en eskisi ve en çok kullanılanıdır. Katı atıkların rastgele atılması ne yazık ki ülkemizde yaygın olarak kullanılmaktadır. Çöp yakma veya beraber yakma tesisinin işleticisi, özellikle havanın, toprağın, yüzey ve yeraltı sularının kirlenmesi ile koku ve gürültü gibi çevre üzerindeki olumsuz etkileri ve insan sağlığı açısından doğrudan tehlike oluşturan kirlilik kaynaklarını önlemek veya azaltma amaçlıdır. Ayrıca enerjinin korunumu ve ekonomik açıdan faydalanmak amacıyla enerji ve ekserji analizleri yapılmalıdır. Kayseri Belediyesi Molu çöp toplama tesisinde çöp gazından elektrik üreten tesisin ekserji analizi ile daha verimli sistemlerin tasarlanabilmesi adına bir katkı sağlayacaktır. Enerjinin verimli kullanımına odaklı bir yaklaşım sergilenerek enerji ithalatına bağımlılığın azaltılmasına katkıda bulunan tesisin enerji ve ekserji analizleri yapılacaktır.
Kayseri'de âşıklık geleneği ve Aşık İsmail Karslıoğlu
Çalışmamızda Kayseri kültürü, Kayseri âşıklık geleneği ve halk şairlerinden başlayarak Türk Halk Edebiyatının Âşık Edebiyatı sahası üzerinde araştırma yapılmayan ve tanınmayan âşıklardan biri olan Âşık İsmail Karslıoğlu'nun hayatı ve edebî şahsiyeti tanıtılmaya çalışılmıştır. Araştırmamız esnasında elde edilen bilgiler tezimizin içeriğine uygun olarak değerlendirilmiştir.Çalışmamızın giriş kısmında Kayseri ile ilgili coğrafya, tarih, kültür, dil v.b. yönlerden genel bilgiler verilmiştir. Kayseri'de meydana gelen âşıklık geleneği üzerinde durulmuş, çeşitli çıkarımlar yapılmış, geleneğin önemli temsilcileri hakkında kısa bilgiler verilmiştir. Çalışmamız esnasında Kayseri'de Âşık İsmail Karslıoğlu ile bizzat görüşülmüş ve eserleri ilk defa yazıya geçirilmiştir.Âşık İsmail Karslıoğlu'nun âşıklığa başlaması ve doğup büyüdüğü Kayseri, Sarız bölgesi tanıtılmaya çalışmıştır. İsmail Karslıoğlu'nun şiirleri şekil, dil ve tür bakımından incelenmiş; konularına göre tasnif edilmiştir. Çalışmamız sırasında faydalandığımız kaynaklar kaynakça bölümünde sıralanmıştır.Anahtar Sözcükler1. Âşık İsmail Karslıoğlu2. Kayseri3. Âşıklık Geleneği4. Âşık Edebiyatı
Kayseri ili geleneksel giyim-kuşam kültürü üzerine bir inceleme
Araştırma Kayseri ilinde kaybolmaya yüz tutmuş geleneksel giyim kuşam kültürünün gelecek nesillere aktarılması ve kadın erkek kıyafetlerinin baş süslemeleri takılar giysiler kullanım yerleri geleneksel Türk nakış tekniklerinin motif özelliklerini tanıtmak amacıyla yapılmıştır.Kayseri ili ve ilçelerinde geleneksel kadın erkek giyim kuşamındaki baş süslemeleri kullanılan takılar elbiseler ve başlarda kullanılan kumaşlar süsleme için kullanılan motifler nakış teknikleri elbiselerin kalıpları ve kullanım yerleri ile ilgili verilerde survey (tarama) yöntemi kullanılmıştır.Araştırmanın evrenini Kayseri ili ve ilçeleri oluşturmaktadır. İlçelerin seçimi rastgele (Rondom) yöntemi ile seçilmiştir. Seçilmiş olan ilçeler Develi, Pınarbaşı, Yahyalı, Akkışla, Yeşilhisar'dır. Kayseri ili ve ilçelerinde bulunan kadın erkek giysileri, takılar, başlıklar, baş süslemelerinin incelendiği 51 adet ürün örneklem olarak alınmıştır.Kayseri ilinde tarihsel süreç içerisinde kullanılmış ve kullanılmakta olan geleneksel kadın ve erkek giyim kuşamı yazılı kaynak olarak hazırlanmıştır. Yazılı kaynaklardan müzelerden örnekleri elinde bulunduran kurumlar ve kişilerden yararlanılarak toplanan verilere göre bilgi formları hazırlanmıştır. Bilgi formları bulgular ve yorum kısmında takılar elbiseler ve başa giyilenler için ayrı ayrı ele alınmıştır.Araştırmanın sonucunda elde edilen veriler kadın ve erkek giysilerindeki malzeme teknik, renk, boyut, desen, nakış, baş süslemeleri ve aksesuarlara ait bilgi formlarında sunulmuş olan bilgilerden tablolar oluşturulmuştur. Tablolara ilişkin elde edilen verilerin yüzde dağılımları alınmıştır. Tabloların yüzde dağılımlarına göre yorumları yapılmıştır.
İkinci Viyana Kuşatması'ndan Pasarofça Antlaşması'na Anadolu'nun sosyal ve ekonomik durumu: Ayntab, Manisa, Kayseri ve Trabzon örneği (1683-1718)
1299 yılında kurulduğu kabul edilen Osmanlı Devleti, hızla büyüyerek XVI. yüzyılda üç kıtada hüküm süren bir devlet haline geldi. Ancak bu büyüme, XVI. yüzyılın sonlarından itibaren yavaşlamaya başlamış, XVII. yüzyılda ise büyük oranda durmuştur. Nihayet XVII. yüzyılın sonlarında yapılan İkinci Viyana Kuşatması ve ardından ortaya çıkan uzun süreli savaşlar, Osmanlı Devleti'ni büyük problemlerle uğraşmak zorunda bırakmıştır. Bu dönemle birlikte özellikle devlet düzeni ile toplumsal ve iktisadî yapıda değişmeler gözlenmeye başlanmıştır. Bu yüzden XVII. yüzyılın sonları ve XVIII. yüzyılın başları, Osmanlı Devleti açısından bir kırılma ve geçiş dönemi olarak kabul edilir. 1683-1718 yılları arasında meydana gelen savaşlar ve devamında ortaya çıkan gelişmeler, imparatorluğun genelinde olduğu gibi, Anadolu şehirlerinde de sosyal ve ekonomik açıdan bir çöküntüye neden oldu. İkinci Viyana Kuşatması ve sonrasında yapılan savaşlar sırasında taşrada bulunan idarecilerin büyük çoğunluğunun sefere gitmiş olmasına bağlı olarak ortaya çıkan eşkıyalar, Anadolu'nun birçok bölgesinde sosyal düzeni bozan hadiselere giriştiler. Osmanlı taşrasında başlayan bu düzensiz ortam ve yerel hâkimiyet mücadeleleri, şehirlerde ve kırsal kesimlerde nüfus hareketliliğinin yanı sıra ekonomik açıdan da sıkıntıların yaşanmasına yol açtı. Savaşların uzaması sebebiyle, artan harcamaların karşılanmasında güçlükler çekildi ve bu sebeple halka yeni vergiler yüklenildi. Öyle ki savaş masraflarını karşılamak için yüksek dereceli ulemadan para talep edildiği gibi, ileri gelenlerden de birer miktar "imdâdiyye" adıyla vergi toplanarak askerlerin ulufeleri ödenmeye çalışıldı. Ayrıca, içinde bulunulan mali sıkıntıdan kurtulmak için miri mukataaların satılması usulüne de başvuruldu. Miri mukataalar, 1695 yılından itibaren malikâne uygulamasıyla birlikte kayd-ı hayat şartıyla ayanlara ve devlet ricaline verilmeye başlandı. Artan harcamalarla birlikte ortaya çıkan ağır vergi yükleri altında kalan reaya ise devlet görevlilerinin zulmü ve eşkıyaların köyleri talan etmeleri sonucunda perişan olduğu gibi, yerini yurdunu terk etmek zorunda kaldı. Bu son derece karışık ve sıkıntılı dönemin incelenmesi, Osmanlı sosyal ve iktisat tarihi açısından oldukça önemlidir. Bu yüzden çalışmamızda, 1683-1718 yılları arasında ortaya çıkan olayların, Anadolu'nun sosyal ve ekonomik durumunu nasıl etkilediği seçilen şehirler (Ayntab, Kayseri, Manisa ve Trabzon) çerçevesinde incelenmesi amaçlanmıştır.
Kadın girişimcilerin iş hayatına girerken yaşadığı zorluklar: Kayseri ili örneği
Kadın girişimciliğinin Türkiye'deki gelişimi 1980'li yıllardan itibaren hız kazanmaya başlamıştır. Kadın girişimciler, Türkiye'de iş hayatına girebilmek için çok sayıda engelle karşılaşmaktadırlar. Bu engellerin ortaya konulması kadın girişimcileri ya da girişimci adaylarının sorunlara çözüm yolları üreterek hazırlıklı olmalarını sağlaması bakımından önem taşımaktadır. Kadın girişimcilerin iş dünyasına adım atarken kendilerini nelerin beklediğini, hangi zorluklarla nasıl baş etmeleri gerektiğini öğrendiklerinde ya da buna hazırlıklı olduklarında başarılı olma oranlarının daha da artacağı düşünülmektedir. Kayseri sahip olduğu muhafazakar yapı ile, 1980 yıllarımda Anadolu kaplanları hareketi olarak ortaya çıkan grubun öncülüğünü yapmış, tarihsel olarak ise Anadolu'da ticaretin gelişmesini sağlayan Ahilik teşkilatına ev sahipliği yaparak önemli bir ticaret merkezi haline gelmiştir. Bu araştırmada Kayseri'deki kadın girişimcilerin iş hayatında yaşadıkları zorlukların ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. Bu amaçla çalışmada betimsel araştırma yöntemlerinden tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini 2019 yılında, Kayseri ilinde girişimcilik faaliyeti gösteren kadınlar oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise, evren içerisinden rastgele örnekleme yöntemi ile belirlenmiş olan 278 kadın girişimci oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen anket uygulanmıştır. Anketin birinci bölümünde kişisel bilgilere ilişkin altı adet soru, anketin ikinci bölümünde girişimcilik ve girişimcilik sektörüne yönelik on iki adet soru, anketin üçüncü bölümünde kadın girişimcilerin girişimci olmalarında etkili olan unsurlara ilişkin on adet soru, karşılaşılan zorluklara ilişkin dokuz adet soru, kadın girişimcilerin faaliyette bulundukları çevrenin özelliklerine ilişkin on altı adet soru yer almaktadır. Araştırma sonucunda kadın girişimcilerin büyük bir kısmını üniversite mezunu oldukları, kadın girişimcilerin yaklaşık yarısının ailelerinde girişimci bulunduğu, kadın girişimcilere girişimci olmadan önce büyük ölçüde çalışmadıkları, çalışanların ise büyük bir kısmını aynı işte ücretli bir şekilde çalıştıkları, faaliyet gösterilen sektör olarak büyük oranda hizmet sektörü olmak üzere bilgi işlem, imalat, konaklama ve yiyecek hizmeti, inşaat, madencilik ve taş ocakçılığı hizmetlerinde faaliyet gösterdikleri sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca girişimci olma nedenleri ile ilgili olarak ifadeleri incelendiğinde aile ihtiyaçlarının karşılanması, ekonomik bağımsızlık, sosyal ilişkiler, zamanı değerlendirme nedenlerinin yüksek oranda etkili olduğu bunun yanında kendi mesleğini yapmak, iş yaşamına atılmak, idealini gerçekleştirmek ve diğer insanlara faydalı olma isteğinin bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır. Kadın girişimcilerin işletme kurarken karşılaştıkları zorluklar ve önem dereceleri incelendiğinde sermaye temini, uygun yer seçimi, pazarda tanınmamış olmak, uygun eleman temini gibi nedenlerin yüksek ölçüde etkili olduğu, bununla birlikte deneyimsizlik, ailevi nedenler, çevre baskısı, bürokratik işlemler, cinsiyet ayrımcılığı gibi zorluklarla ise kısmen karşılaştıkları sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Kadın Girişimci, girişimcilik, Kayseri, istihdam, iş yaşamı ve kadın
Orta Anadolu'da para ve fiyatlar (1688-1760)
Bu çalışmada, 1688-1760 yılları arasında Orta Anadolu'da para ve fiyatlar konusu incelenmiş; kuruluşundan 1760 yılına kadar Osmanlı Devleti'nin para tarihi bütün yönleriyle irdelendikten sonra, Ankara, Konya ve Kayseri şehirleri özelinde halkın kullandığı para birimleri ile paradaki değişimlerin halk arasında ve halk ile devlet arasındaki ilişkilerde ne gibi olaylara sebep olduğu ayrıntılı olarak tespit edilmeye çalışılmıştır. 1683 Viyana mağlubiyetinden sonra Kutsal İttifak devletleriyle yapılan ve 16 yıl süren savaşlar döneminde para bulmakta sıkıntı yaşayan devlet, 1688 yılında bakır para (mankur) bastırmış ve bakıra kendi madeni değerinden daha fazla itibari değer verildiğinden, büyük problemlere sebep olmuş ve 1691'de bakır paralar tedavülden kaldırılmıştır. Devlet 1690 yılında kendi guruşlarını darp etmeye başlamış ve guruşlar 1760 yılına kadar istikrarlı bir şekilde devam etmiş, bu tarihten itibaren devletin yeni savaşlar içine sürüklenmesiyle hızla değer kaybetmeye başlamıştır. Bu nedenle bu çalışma 1760 yılına kadar getirilmiştir. Fiyatlar kısmında istastiki bilgiler kullanılarak 1688-1760 yılları arasında Ankara, Konya ve Kayseri'deki fiyatlar çok yönlü incelenmiştir. Gıda fiyatları, ev, bağ, bahçe, tarla, han, hamam ve dükkân fiyatları ile kiralar, hayvan ve köle fiyatları; nafaka, diyet, giyim, kumaş, ev eşyası, mutfak eşyası ve inşaatlarda kullanılan malzemelerin fiyatları ile ücretler incelenerek fiyatlardaki değişimler ve fiyatları etkileyen unsurlar tespit edilmeye çalışılmıştır. Böylece merkezi bir konumda bulunan Orta Anadolu şehirlerindeki para ve fiyatların incelenmesiyle Osmanlı Devleti'nde halkın iktisadi durumu hakkında fikir edinilmeye çalışılmıştır.
Kayak merkezleri müşterilerinin memnuniyet düzeyi ve beklentileri: Kayseri Erciyes Kayak Merkezi örneği
Bu çalışmanın amacı, Kayseri-Erciyes kayak merkezi müşterilerinin kayak yapmak amacıyla gittikleri kayak merkezinden ne kadar memnun kaldıklarını, kayak merkezinden varsa beklentilerini tespit etmek ve bu kayak merkezine daha fazla ilginin gösterilmesi için neler yapılması gerektiğini belirlemek için bazı önerilerde bulunmaktır. Araştırma kayak merkezine gelen bireylerin kayak merkezinden memnuniyet düzeylerini belirlemeye yönelik betimsel bir çalışmadır. Araştırmanın evreni Kayseri-Erciyes kayak merkezine gelen bireylerden, örneklem grubu ise gönüllülük esasına dayalı olarak random yöntemi ile seçilen toplam 620 kişi (362 erkek, 258 kadın) oluşturmuştur. Veri toplama aracı iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde katılımcıların demografik bilgilerini tanımlamaya yönelik sorulara yer verilirken, ikinci bölümde müşterilerin memnuniyet düzeyini belirlemeye yönelik Toy (2013) tarafından geliştirilen Müşteri Tatmin Düzeyi Ölçeği kullanılmıştır. Uygulama kayak alanında araştırmacı tarafından katılımcılara dinlenme anlarında, konaklama yerlerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmadan elde edilen verilerin analizinde SPSS 22.0 paket programı kullanılmıştır. İstatistiksel yöntem olarak tanımlayıcı istatistikler ile birlikte Spearman RHO korelasyon analizi, İndependent Sample t testi ve One Way ANOVA analizleri kullanılmıştır. Yapılan analizlerde anlamlılık düzeyi 0.05 olarak kabul edilmiştir. Sonuç olarak; Kayseri-Erciyes Kayak Merkezi Müşterilerinin Memnuniyet Düzeyi ve Beklentilerini belirlemek amacıyla yapılan bu çalışmanın sonuçlarından elde edilen bulgulardan yola çıkarak Kayseri-Erciyes Kayak Merkezi'nin müşteri memnuniyeti açısından yeterli ve güvenli bir merkez olduğu söylenebilir. Bu nedenle kayakçıların bu merkezi tercih etmelerinde sunulacak kaliteli hizmetlerden dolayı üst seviyede memnun kalacakları söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Kayak, Kayak Merkezi, Müşteri, Hizmet, Beklenti
Beden eğitimi ve sporda kullanılan farklı öğretim yöntemlerinin (işbirliğine dayalı öğrenme ve alıştırma yöntemi) öğrencilerin ders tutumlarına ve sosyal becerilerine etkisi
Bu araştırma beden eğitimi ve sporda kullanılan farklı öğretim yöntemlerinin (İşbirliğine Dayalı Öğrenme ve Alıştırma Yöntemi) öğrencilerin ders tutumları ve sosyal becerileri üzerindeki etkisini ortaya koymak amacıyla yapılmıştır.Çalışmaya Kayseri İl Merkezi'ndeki Mustafa Kemal Dedeman İlköğretim Okulunda 7.sınıfta okuyan öğrenciler arasından rasgele seçim yöntemi kullanılarak seçilen 32 A grubu, 31 B grubu olmak üzere toplam 63 öğrenci gönüllü olarak katılmıştır. Öğrencilere 8 haftalık basketbol dersi öğretim programı hazırlanmıştır. Çalışmada deneysel desenler kullanılmış ve 7. Sınıf Beden Eğitimi dersi Basketbol ünitesinde A grubunda İşbirliğine Dayalı Öğrenme yöntemi tekniklerinden ?Birlikte öğrenme? ve ?Eşleş-Kontrol et-Uygula?, B grubunda ise ?Alıştırma Yöntemi? uygulanmıştır.Araştırmada veri toplama aracı olarak, öğrencilerin beden eğitimi derslerine yönelik tutumlarını belirlemek amacıyla Pehlivan (1998) tarafından geliştirilen ?Beden Eğitimi Dersi Tutum Ölçeği?; öğrencilerin sosyal becerilerini ölçmek amacıyla Tunçel (2006) tarafından geliştirilen ?Sosyal Beceri Ölçeği? ve öğrencilerin kişisel özelliklerini belirlemek için araştırmacı tarafından geliştirilen ?Kişisel bilgi formu? kullanılmıştır.Araştırmada elde edilen bulgular değerlendirilirken, istatistiksel analizler için SPSS 17 paket programından yararlanılmıştır. Çalışma verileri değerlendirilirken tanımlayıcı istatistiksel metotların (frekans, yüzde, ortalama, standart sapma) yanı sıra normal dağılımın incelenmesi için ?Kolmogorov - Smirnov" dağılım testi kullanılmıştır. Demografik değişkenler ile ölçek alt boyutları arasındaki ilişkiler incelenirken; niceliksel verilerin karşılaştırılmasında iki grup durumunda, normal dağılım gösteren parametrelerin gruplar arası karşılaştırmalarında bağımsız örnekler (independent samples) t testi kullanılmıştır. Niceliksel verilerin karşılaştırılmasında ikiden fazla grup durumunda, normal dağılım gösteren parametrelerin gruplar arası karşılaştırmalarında Tek yönlü (One way) Anova testi ve farklılığa neden olan grubun tespitinde Tukey testi kullanılmıştır. Normal dağılım gösteren parametrelerin iki grup için karşılaştırmalarında eşlenik örnekler (Paired samples) t testi kullanılmıştır. Grup ve cinsiyet değişkenlerinin öntest-sontest ölçek puanlarındaki değişim üzerine etkisi Repeated Measures ANOVA ile incelenmiştir. Sonuçlar % 95 güven aralığında, anlamlılık p<0,05 düzeyinde çift yönlü olarak değerlendirilmiştir.Araştırma sonucunda, öğrencilerin sosyal becerilerini geliştirmede İşbirliğine Dayalı Öğrenme yönteminin, Alıştırma Yöntemine göre daha etkili olduğu tespit edilmiştir. İşbirliğine Dayalı Öğrenme Yöntemi kız ve erkek öğrencilerin sosyal becerilerini aynı düzeyde geliştirmiştir. Araştırma sonuçlarında ayrıca öğrencilerin beden eğitimi dersine karşı tutumlarını İşbirliğine Dayalı Öğrenme ve Alıştırma Yöntemlerinin benzer düzeyde arttırdığı, kız ve erkek öğrencilerin beden eğitimi dersine karşı tutumlarını İşbirliğine Dayalı Öğrenme ve Alıştırma Yöntemi benzer oranda yükselttiği görülmüştür.