Dil kullanımı

Bu konu başlığı altında 51 tez

Yüksek LisansAçık ErişimTR

Varis Yolçiyev'in Metamorfoz romanının toplumdilbilimsel açıdan incelenmesi

Toplumdilbilim, dil ve toplum arasındaki ilişkiyi, dil kullanımı bağlamında ele alarak dilin toplumsal cinsiyet, eğitim düzeyi, yaş, nezaket stratejileri ve toplumsal sınıf ile ilişkisini ve tüm bu değişkelerin dil kullanımı üzerindeki etkilerini incelemektedir. Dil kullanımı ile birlikte konuşma dili, yazı dili, resmi dil, lehçe, şive, ağız, argo, jargon, kod, kod değiştirme, kod karıştırma, iki dillilik, geçer dil, kırma diller ve karma diller, sosyolekt, idyolekt ve yapay dil gibi dil türlerini, dil ilişkilerini ve bu bağlamda dillerin birbirlerini nasıl etkilediği de toplumdilbilimin araştırma alanlarındandır. Çağdaş Azerbaycan Edebiyatının önemli isimlerinden Varis Yolçiyev, başarısıyla çeşitli yazarlık ödülleri almış olan ve eserleri dünyanın çeşitli üniversitelerinde yer alan önemli bir yazardır. Bu çalışmada, yazarın 2013 yılında kaleme aldığı "Metamorfoz" adlı eseri, toplumdilbilimsel bağlamda roman içerisinde yer alan ve başlangıçta birbirini tanımayan yedi karakterin olay örgüsü boyunca iletişimleri sırasında kullandıkları dil toplumsal cinsiyet, eğitim, nezaket, toplumsal sınıf, coğrafya ve dil ilişkileri bağlamında incelenmiştir. Literatürdeki çalışmalara uygun olarak yazarın kahramanlar vasıtasıyla ortaya koyduğu dilde, değişkenlerin dil kullanımında etkili olduğu görülmüştür.

Azeri edebiyatıDil kullanımıDil özellikleri+4
Cemile Arslan
Uşak University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
DoktoraAçık ErişimTR

Türkiye'de yaşayan Suriyelilerin Türkçe kullanımlarına yönelik görüşleri: Adana örneği

Çalışmanın amacı, Türkiye'de yaşayan yetişkin Suriyeli sığınmacıların Türkçe kullanımlarının belirlenmesidir. Bu bağlamda Türkiye'de geçici koruma altında bulunan, şehir merkezinde yaşayan, herhangi bir eğitim kurumunda öğrenci olmayan Suriyelilerin Türkçe kullanımları incelenip dil ihtiyaçları belirlenmiş, katılımcıların devam ettikleri Türkçe kurslarının içeriğiyle sığınmacıların dil ihtiyaçları karşılaştırılmış; bu sonuçlardan hareketle Suriyeli sığınmacılara Türkçe öğretimi ile ilgili öneriler sunulmuştur. Araştırmanın verileri, Türkçe kursuna gitmemiş 15 yetişkin Suriyeli sığınmacı ile Türkçe kursuna eğitim amacı dışında giden 15 yetişkin Suriyeli sığınmacıdan görüşme yoluyla elde edilmiştir. Görüşme kayıtları deşifre edilerek temaya dayalı içerik analizi yapılmıştır. Analiz sonucunda ortaya çıkan bulgular araştırma problemlerinin yanıtlarını ortaya koyacak bir biçimde sunulmuştur. Araştırma kapsamında şu sonuçlara ulaşılmıştır: Suriyeli sığınmacıların Türkiye'de kalma süreleriyle Türkçe düzeyleri arasında anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. Kursa gitmemiş sığınmacıların edindikleri dil beceri düzeyleri, hedef dile maruz kalma ve Türklerle iletişime geçmeleriyle açıklanabilir. Kursa devam eden katılımcılar ise her dil becerisinden belirli düzeyde yeterliğe sahiptirler. Her iki gruptaki katılımcılar dil bilmemelerinden kaynaklı sorunu en fazla hastane ortamında yaşamaktadırlar. Türkçe kurs içeriğinin sosyal hayata katılım için konuşma becerisi ağırlıklı, günlük ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde olması her iki gruptaki katılımcıların en fazla verdiği yanıttır. Katılımcıların Türkçe kursuna gidememe nedenleri ise geçim sorunu, kurs hakkında bilgi sahibi olmamaları, ev işleri, çocuk bakımı, yaş sınırı olarak saptanmıştır. Kursa devam eden katılımcılar arasında olumsuz görüş bildirenler, kurs içeriğinin dil düzeylerine göre basit kaldığını ve dil ihtiyaçlarını karşılamadığını belirtmişlerdir. Kursa devam eden katılımcılar arasında ise sahip oldukları dil düzeylerine kurs sayesinde ulaştıklarını belirtip kursta okuma-yazma eğitimi verilmesini, resmî Türkçe öğretilmesini olumlu görüş olarak bildirmişlerdir. Her iki grupta da sosyal hayat içerisinde en fazla kullanılan dil becerileri dinleme ve konuşma olurken, en az kullanılan dil becerileri yazma ve okuma olmuştur. Her iki gruptaki katılımcılar, şartlar sağlandığı takdirde Türkçe öğrenmek istediklerini belirtmişlerdir. Türkiye'de yaşayan Suriyeli sığınmacıların dil kullanımlarının araştırıldığı çalışma sonuçlarının sığınmacılar için düzenlenecek dil politikalarına, Türkçe kurs içeriklerinin ve materyallerinin geliştirilmesine, öğrenme ortamının düzenlenmesine katkı sunacağı düşünülmektedir.

AdanaDil kullanımıGöçmenler+3
Serhat Koçak
Hacettepe University · Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkçe öğrenen yabancı öğrencilerin kur geçiş sınav metinlerindeki bağdaşıklık ögeleri

Çalışmada Türkçeyi yabancı dil olarak iki üniversite Türkçe Öğretim Merkezi (TÖMER) ve bir özel dil öğretim merkezinde öğrenen 30 öğrencininA1-A2 (Temel Dil Kullanımı), B1-B2 (Bağımsız Dil Kullanımı) ve C1 (Yetkin Dil Kullanımı) seviyelerindeki kur geçiş sınav metinlerinde üretmiş oldukları 150 metin, bağdaşıklık unsurlarının kullanımı açısından değerlendirilmiştir. Bağdaşıklık, bir metnin içerisinde yer alan kelime veya cümle grupları arasındaki dilsel ilişkileri sağlayan en küçük unsurdur. Çalışmada yer alan bu unsurlar, kendinden önceki araştırmalar ve alanyazın taranarak tanımlanmıştır. Çalışmada Türkçe öğrenen30 öğrencinin kur geçiş sınavlarında kaleme aldıkları yazılı anlatımlar incelenmiştir. Sınav metinleri incelenen öğrencilerin yaş, cinsiyet, milliyet ve öğrenim durumları çalışmada bir değişken olarak kullanılmamıştır. Yazma sınavında üretilen metinlerde yer alan bağdaşıklık unsurlarının değerlendirilmesinde Bağdaşıklık Düzeyi Değerlendirme Formu kullanılmıştır. Çalışmada; bir metnin kalitesi ve metinde yer alan dilbilgisel bağlantıların uyumunun bağdaşıklık unsurlarının ölçülmesiyle belirlenebileceği, bağdaşıklık unsurlarının seviyeye uygun bir şekilde kullanılmasının yazma becerisinin geliştirilmesinde büyük önem taşıdığı, öğrencilerin kullandıkları bağdaşıklık unsurlarının sırasıyla kelime bağdaşıklığı (2,668), bağlama ögeleri (2,386), gönderim (1,995), eksiltili anlatım (1,414) ve değiştirim (31) olduğu, bağdaşıklık unsurlarının kullanımıyla ilgili en yaygın yapılan hataların gönderim ögelerinin yanlış veya sürekli tekrarıyla kurulan bağlantılar olduğu bulgularına ulaşılmıştır. Çalışmada, Türkçenin yabancı dil olarak öğretimi sürecinde yapılan ölçme değerlendirme uygulamalarının bağdaşıklık özellikleri incelenerek sahaya katkı sağlamak hedeflenmiştir.

BağdaşıklıkDil eğitimiDil kullanımı+6
Elif Gözdem Karagöz
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimDE

Voll Krass Geil Bro- Almanyadaki gençlik dilinin dilbilimsel açıdan incelenmesi

Gençlik dili, veya diğer tanımıyla "gençlik jargonu" yaş grubuna bağlı olarak toplumdaki belirli kesimlerin kendi kimliklerini ortaya koydukları dilsel bir yapıdır. Bu çalışma gençlik dilinin dilbilimsel yapısının yanisıra gençler tarafından kullanılan deyimleri analiz etmeyi ve somut örneklerle incelemeyi amaçlamıştır. Çalışmam dört bölümden oluşmaktadır. Çalışmamızın ilk bölümünde "gençlik dili" konusuna genel bir bakış sunulmuştur. Bu süreçte "gençlik", "gençlik kültürü" ve "gençlik dili" kavramlarının tanımına yer verilmiştir. Bunun sonucunda bir ergenin ebeveyn ile arasına mesafe koyması ve arkadaş grubuna yönelmesinin doğal bir süreç olduğu kanaatine varılmıştır. Ayrıca bu arkadaş grubunun kendine ait bir dili olmasına dair bilgilere ve bu dil sayesinde ergenin arkadaşları tarafından benimsenmesinin öz değer gelişimi için gerekli olduğuna yer verilmiştir. Devamında gençlik dilinin tarihsel gelişimi, kültürel ve politik etkileşimleri ayrıca gençlik dilinin latince, eski yunanca ve üniversite gençlerinin kullandığı dillerden nasıl etkilendiği ele alınmıştır. Gençlerin oluşturduğu yaşam tarzı ve bu yaşam tarzının yetişkinler tarafından nasıl algılandığı işlenmiştir. Ikinci bölümde gençlik dilinin günümüz araştırmalarının yanında geçmiş araştırma durumları da konu alınmıştır. Bu bölümünde önemli konularından biri de, gençlik dili ile ilgilenen bilim insanlarının gençlik diline farklı yaklaşımları ve bu yaklaşımlardan yola çıkarak gençlik dili araştırma modellerini oluşturduğu konusuna değinilmiştir. Çalışmanın üçüncü bölümünde gençlik dilinin dilsel özellikleri çeşitli kaynaklardan örnekler eklenerek tanıtılmıştır. Bu bölümde gençlik dilinin fonetik, morfolojik ve söz biligisi özellikleri incelenmiştir. Bu özellikleri kullanarak gençler özgün bir konuşma stili yaratmışlardır. Dördüncü ve son bölümüde gençler tarafından kullanılan deyimler analiz edilmiştir. Araştırmanın sonucunda ise dil kullanımının yaşla değiştiği kadar sosyal faktörlerle de değiştiği ortaya koyulmuştur ve gençlerin kullandıkları bazı kendilerine özgü kelimeler ve cümlelerde yaratıcılıklarını ve mizah yeteneklerini gösterdiği ortaya çıkmıştır.

Reyhan Özer
Ege University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Is language a prerequisite for belief? An Alternative approach to false - belief understanding and meta - representation

Positioning belief within the discussion of philosophy of mind is one of the major issues in this thesis. I find most of the theories developed in this area quite process-blind and one-sided, such as the ones I investigate within the body of my project: Davidson and Armstrong. Developing a mono system philosophy of mind understanding that attributes all importance to language causes major problems within the discussion, as well as ignoring a way more crucial aspect: false-belief understanding. In order to shed more light on the process of belief acquirement, I refer to studies in the field of developmental psychology. The comparison of non-human animals and human babies is crucial for my project since I claim that they resemble each other in terms of mental capabilities until certain ages of the babies. Developmental psychology studies point out to a more crucial mental capability rather than language, false-belief understanding, and stress out the importance of a dual system understanding of mind. I leverage this approach within my project and try to blend these findings with philosophical approach by importing Heidegger`s understanding of Dasein and its everydayness. Heidegger opens a gate for me to discuss dual system of mind, which explains the complex belief mechanism distinguishing human beings from other animals with meta-representation and this, in turn, is the mental capacity for developing false-belief understanding.

Davidson, DonaldLanguageLanguage usage+5
Ayşe Büşra Sertalp
Boğaziçi University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Gesture and language use in toddlers: The role of verbal and non - verbal working memory in language development and gesture production process

Gestures constitute an inseparable part of communication system and from very early years onward children use speech accompanying gestures. Importance of gestures in communication processes lead researchers to investigate cognitive underpinnings of gestures. In a limited number of studies conducted with adults, working memory capacity has been speculated to play a central role in gesture use. However, only a few studies investigated cognitive underpinnings of gesture use in very young children. The purpose of the current study is to investigate the role of verbal and non-verbal working memory for gesture production in toddlers. As a secondary aim and to understand the connection between language and cognitive processes from a holistic point of view, relations of the verbal and non-verbal memory systems to expressive and receptive language parameters are also examined. Results indicated that there is a close association between childrens's receptive language ability and their non-verbal working memory capacity when the effect of age was controlled. Considering gesture use, although partially supported, findings suggested that children produce gestures with no accompanying speech when their low verbal working memory capacity is coupled with a high non-verbal working memory capacity. Moreover, children who scored higher on both verbal and non-verbal working memory were found to be producing more gesture-speech combinations than other children whose verbal and non-verbal working memory capacities were below average. Thus, results of the present study suggested that many aspects of language development including gesture use are influenced by memory abilities.

MemoryMemory growthLanguage skills+7
Naziye Güneş Acar
Boğaziçi University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İngiltere'de yaşayan Türkçe ve İngilizce konuşucusu sıralı ikidilli çocukların dil gelişim performanslarının özgül dil bozukluğu riski açısından incelenmesi

Bu çalışma, anadili Türkçe olup İngilizceyi ikinci dil olarak edinen ikidilli çocukların dil gelişim performanslarını belirlemek ve Özgül Dil Bozukluğu (ÖDB) tanılaması için geliştirilen ölçüm araçları ve testleri ikidilli çocuklarda sınamak amacıyla yapılmıştır. Çalışmanın katılımcı grubu 6:0-7:11 yaş aralığında Londra'da yaşayan 20 ikidilli çocuktan oluşmaktadır. Çalışmada sözel olmayan zekâ testi ile Türkçe ve İngilizce olmak üzere dil gelişim testleri, cümle tekrar testleri ve anlamsız sözcük tekrar testleri kullanılmıştır. Çalışmada nicel betimsel (tarama) araştırma deseni temelinde karşılaştırmalı ve ilişkisel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Ölçüm araçlarından elde edilen sonuçların birbirleriyle olan ilişkileri incelenmiş ve performansların yaş gruplarına göre farklılık oluşturup oluşturmadığı test edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda ikidilli çocukların %95'inin konuştuğu dillerin en az birinde ortalama ve üstü düzeyde performans gösterdiği, katılımcıların %85'inin anadilleri olan Türkçede İngilizceden daha başarılı oldukları ve yalnızca %25'inin ikinci dilleri olan İngilizcede ortalama ve üstü düzeyde puan aldıkları saptanmıştır. Testler arası ilişkiler incelendiğinde Türkçe Erken Dil Gelişimi Testi (TEDİL) ile Türkçe Cümle Tekrar Testi ve Clinical Evaluation of Language Fundamentals (CELF-4) ile İngilizce Cümle Tekrar Testi arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür. İki dilde aynı özelliği ölçen testler arasında ise anlamlı ilişkiler görülmemiştir. Çalışma bulguları sözel olmayan bilişsel performansla dil becerileri arasında istatistiki olarak anlamlı bir ilişkinin olmadığını göstermiştir. Ayrıca, testlerde yaş grupları arasında farklılıklar incelendiğinde herhangi bir testte gruplar arası istatistiki olarak anlamlı bir farklılığa rastlanmamıştır. Anahtar Kelimeler: ikidillilik, özgül dil bozukluğu, dil gelişim testleri, cümle tekrar testi, anlamsız sözcük tekrar testi, dil baskınlığı

DilDil becerileriDil kullanımı+5
Ebru Erdoğan
Anadolu University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

As is painting so is poetry: Use of text in visual arts

Since ancient times, text has found its place in the visual culture, therefore in visual arts. As the social, economic, geographical and political structures of the societies changed, the impacts echoed in the art scene. As a result, text was used for several different reasons in different time periods in art history. This thesis, presenting a chronological examination of use of text in art history (i) seeks an answer for how text has become an autonomous art form and (ii) defines its function of use in the history of art by examining the examples from the different periods from art history. (iii) When examining the examples from history, the function of text and its relation with the form are considered. The political and social shift in society and how it affected the relationship between text and image are clarified. (iv) The findings have shown that related to the historical and politic events, text has been used for different aims in art, revealed these functions according to the period, and exposed how text has become an autonomous art form Keywords: text art, visual arts, text, language, image, image and text relationship

Language usageVisual artsText+3
Zeynep Yazıcı
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkçe öğretmenlerinin sosyal medyadaki dil kullanımlarının yazım (İmla) açısından incelenmesi: Facebook örneği

Türkçe öğretmenlerinin sosyal medya üzerinde kullandıkları yazı dilini noktalama işaretleri ve yazım kurallarının kullanımı açısından incelemeyi amaçlayan bu araştırmada amaca yönelik verilerin toplanmasında ve analizinde nitel yöntemler kullanılmıştır. Araştırma; temel nitel desenle modellenerek öğretmenlerin katılımıyla oluşturulmuş bir Facebook grubundaki gönderilerin noktalama ve yazım kuralları açısından incelenmesi üzerine kurulmuştur. Kırk binden fazla Türkçe ve edebiyat öğretmeni ile aynı dallardaki öğretmen adaylarının yanı sıra Türkçe eğitiminde çalışmalar yapan öğretim üyelerinin de bulunduğu Facebook grubunda araştırmacının alanyazın ve nitel yöntemler ışığında belirlediği ölçütler doğrultusunda 1596 gönderi incelenmiştir. Bu gönderi metinlerinin oluşturduğu veriler, araştırmacı tarafından oluşturulup uzman görüşünün de onayından geçen üç farklı kontrol listesi aracılığıyla toplanmış ve işlenmiştir. Facebook grubundan toplanan veriler tematik analiz yöntemiyle çözümlenmiştir. Analiz sonucunda elde edilen bulgular noktalama işaretlerinin kullanımı, noktalama işaretlerinin yerinde ve doğru kullanımı, yazım hataları olmak üzere üç temaya ayrılmıştır. Temaları oluşturan kategoriler ve kategorilerin kapsamında yer alan kodlar örnekleriyle beraber sunulmuştur. Temalandırılarak sunulan bulgulardan sonuçlara ulaşılmıştır: Gönderilerin büyük çoğunluğunda noktalama işaretleri kullanılmış, bir kısmında noktalama işaretleri hiç kullanılmamış, bir kısmında da kısmen kullanılmış ya da noktalama işareti yerine duygu simgesi kullanılmıştır. Gönderilerde noktalama işaretleri yerinde ve doğru kullanım açısından incelendiğinde noktalama işaretlerinin hiç kullanılmamasından, noktalama işaretlerinin gereksiz ve yanlış kullanılmasından, noktalama işareti yerine duygu simgesi kullanılmasından, noktalama işaretlerinin arasında bulunmayan işaretlerin kullanılmasından, noktalama işaretlerinden önce ve sonra dikkat edilmesi gereken boşluklardan kaynaklanan noktalama hataları tespit edilmiştir. Gönderiler yazım hataları açısından incelendiğinde birleşik sözcüklerin yazımı, büyük harflerin yazımı, eklerin yazımı, kısaltmaların yazımı ve sözcüklerin yazımı ile ilgili yazım hataları tespit edilmiştir. Anahtar kelimeler: Noktalama işaretleri, sosyal medya kullanımı, Türkçe öğretmenleri, yazım kuralları.

Dil kullanımıFacebookNoktalama işaretleri+7
Muhammed Yasir Opuş
Kütahya Dumlupınar University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sinir-dilsel programlama (NLP) destekli dil öğretme-öğrenme modeli

Bu çalışma Sinir-Dilsel Programlama tekniklerini açıklayarak, SDP'nin yabancı dil öğretme-öğrenme sürecinde nasıl etkin bir şekilde kullanılabileceğini ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. Çalışmanın birinci bölümünde çalışmanın artalanı, amacı ve kapsamı yer almaktadır.İkinci bölüm SDP'nin tanımı, tarihçesi, varsayımları, temel kavramları ve kullanım alanları ile SDP'de önemli bir yere sahip olan Değerler ve İnançlar konularını kapsamaktadır.Üçüncü bölümde Çerçeveleme, Farklı Bakış Açıları, Eğretileme ve Sözcüklerin Gücü ana başlıkları altında SDP'nin dil ile olan bağlantısı açıklanarak iletişimde dilin önemi SDP'nin yaklaşımıyla ortaya konulmuştur.Dördüncü bölümde yabancı dil eğitiminde SDP'nin rolü anlatılarak öğrenici biçemlerinin öğrenme sürecindeki önemi açıklanmıştır.Beşinci bölümde önce SDP destekli dil öğretme-öğrenme ile ilgili olarak Rusya'da yapılmış olan bir çalışmaya yer verilmiştir. Daha sonra SDP Destekli Dil Öğretme-Öğrenme Modeli sunulmuştur. SDP tekniklerine uygun olarak hazırlanmış olan ders gereçleri yine SDP tekniklerine uygun bir şekilde işlenen derste kullanılmıştır. Aynı zamanda kısıtlı ders süresinden dolayı sınıfta uygulanamayan SDP teknikleriyle hazırlanmış etkinliklere de bu bölümde yer verilmiştir.Altıncı bölüm, Sonuç ve Öneriler başlığı altında, uygulanan SDP Destekli Ders Modeli ile ilgili olarak öğretmen ve öğrencilerin yorum ve önerilerini kapsamaktadır. Son olarak SDP destekli dil öğretme-öğrenme modeli için hazırlanan ders gereçleri Ekler başlığı altında yer almaktadır.

DilDil bilimDil kullanımı+2
Ali Çağrı Tepiroğlu
Yıldız Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2007
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Dil öğretiminde cinsiyetçi yaklaşımın öğrencilerin dil kullanımına etkisi

Bu çalışmada, dil öğretiminde cinsiyetçi yaklaşımın öğrencilerin dil kullanımına etkisi incelenmektedir. Buna bağlı olarak, ingilizce öğretmenlerinin model oluşturarak ve öğretici sunumlar yaparak, öğrencilerin cinsiyetçi dilden kaçınmalarını ve cinsiyetçi olmayan bir dil kullanmalarım sağlamadaki etkileri belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırma, Yıldız Teknik Üniversitesi Yabancı Diller Yüksekokulu Temel İngilizce (Hazırlık) bölümünde, orta-üzeri (upper-intermediate) düzeydeki 4 ayrı sınıfta yürütülmüştür. Araştırma boyunca öğrencilerin cinsiyetçi dile yaklaşımlanndaki değişimlerin gözlemlenebilmesi amacıyla bu çalışma, araştırmacının ders verdiği sınıflarda yapılmıştır. Araştırmaya 25 kız ve 52 erkek olmak üzere toplam 77 öğrenci katılmıştır. Verilerin incelenmesinde hem niteliksel hem de niceliksel yöntemden yararlanılmıştır. Araştırmanın sonunda elde edilen bulgular, öğrencilerin cinsiyetçi bir dil kullandıklarını ve cinsiyetçi kullanımların da farkında olmadıklarını göstermektedir. Ayrıca, öğretmenin kendisinin cinsiyetçi olmayan bir dil kullanması ve bu konuyla ilgili öğretici sunum yapması, öğrencilerin cinsiyetçi dilden uzaklaşmalarında ve cinsiyetçi olmayan bir dil kullanmalarında etkili olmaktadır. m

Cinsel kimlikDil kullanımıDil öğretimi+3
Nil Senem Çınga
Yıldız Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2004
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

A comparative study on the performance of requests and apologies by Turkish and american teenagers: A pragmatic competence point of view

Speech acts are considered to be one of the main components of pragmatic competence. Requests and apologies are two of the basic speech acts to be acquired by language learners, because they both have face-threatening features (Brown and Levinson, 1987), and failure in the production of them might result in miscommunication in the target language. In this respect, the main aim of this study is to identify and compare the request and apology productions of American and Turkish teenager speakers of English. The data of this study was collected from 20 American and 20 Turkish 14-15 year-old speakers of English by using Written Discourse Completion Tests (DCTs). It was analyzed based on Cross-Cultural Speech Act Realization Project Coding Manual and by using descriptive statistics. As a result of the comparison of the native and nonnative speech act productions it was found that even though both groups use most of the speech act strategies proposed by Blum-Kulka et al. (1989) in the Cross-cultural Speech Act Realization Project (CCSARP) Coding Manual, the distribution of these strategies differ across the two groups. Next, in order to compare the request and apology productions of the American and Turkish participants in terms of appropriateness, the speech act productions of the participants were graded by two native raters based on a ten-point rating scale. Statistical analysis (SPSS) tests were conducted to compare the grades given by the two raters to the productions of the native and nonnative participants. As a result of this comparison, Turkish participants were found to use as appropriate apologies as Americans. However, the request productions of the Turkish participants were found less appropriate than the request productions of the American participants.Keywords: Pragmatic competence, speech acts, requests, apologies

Language usageStudy of languagesPragmatics
Berna Balcı
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2009
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Koro müziğinde dil, kullanımı ve önemi

Bu araştırma, koro müziğinde genel anlamda dil, dil'in kullanımı ve önemini saptamaya yöneliktir. Dil'in, gerek koro müziği bestelemesinde ve gerekse de yorumlanmasında, koro yapıtı besteleyen ve düzenleyen bestecilerce, koro şeflerince, ne derecede dikkate aldığını, koro yöneticilerinin eğitim ve yönetimi sırasında bu konuya ne kadar önemsediklerinin ve ne derece kullanıldıklarının saptanması amacıyla yapılmıştır. Bu çalışma öntest-sontest kontrol gruplu deneysel bir çalışmadır. Betimsel bir çalışma olan bu araştırmada kaynak tarama, görüşme modeli, besteci-koro yöneticisi-korist-müzisyen dinleyicilerden oluşan gruplara uygulanan anket yolu ile kişilerin görüşleri alınmıştır. Görüşme Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Bölümü Müzik Öğretmenliği Anabilim Dalı, Hacettepe Üniversitesi Devlet Konservatuarı, Ankara Üniversitesi Devlet Konservatuarı, Kültür Bakanlğı ve Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumun'da geçlik ve profesyonel korolar ile, Türkiye Polifonik Korolar Derneği eğitim koroları ve yöneticileri, Türkiye korolar Şenliğine katılan koro yöneticileri arasından seçilen bir gruba uygulanmıştır. Araştırmada koro müziğinde, besteleme, çalıştırma ve yönetimi sırasında, dil ve kullanımı ile ilgili bazı öneriler getirilmiştir.Anahtar Sözcükler: Koro, müzik dili, artiküle, diksiyon, söz cümlesi, müzik cümlesi

ArtikülasyonBestelerDiksiyon+4
N. Neslihan Alpuğan
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'de dil hakları: Çukurova Bölgesi Arapça lehçesi örneği

19. yüzyılda meydana gelen ulus-devletleşme hareketine bağlı olarak uygulanan politikalar ve küreselleşmeyle birlikte dil ve lehçe çeşitliliği tüm dünyada aşınmaya maruz kalmıştır. Fakat aynı zamanda Ulus-devletleşme hareketi neticesinde dil ve lehçelerin aşınmasına karşı bilinç gelişmiş ve dil hakları ortaya çıkmıştır. Son on yıllarda ise dil hakları birçok dil ve lehçe topluluğunun mücadelesini verdikleri bir hak kategorisi haline gelmiştir. Dil hakları dünyanın birçok yerinde olduğu gibi Türkiye'de de sıkça gündeme gelir olmuştur. Bu araştırmanın amacı Türkiye'de dil haklarının Çukurova Bölgesi Arapça lehçesi örneği üzerinden incelenmesidir. Türkiye'de dil haklarının araştırılabilmesi için ikinci bölümde dile ilişkin kavramlar ve üçüncü bölümde de dil haklarının insan hakları içindeki yeriyle dünyadaki gelişimi literatürde yer alan farklı görüşler ışığında incelenmiştir. Dördüncü bölümde Türkiye'de dil hakları tarihsel gelişim içerisinde ele alınmıştır. Beşinci bölümdeyse Türkiye'de dil hakları Çukurova Bölgesi Arapça lehçesi ve lehçeyi konuşan topluluklardan Arap Aleviler örneğinde incelenmiştir. Lehçe hakların mücadele sonucunda elde edildikleri gerçeğinden yola çıkılarak mevcut hakların yanında hak taleplerinin de incelenmesi maksadıyla Arap Alevi topluluğunun önde gelen temsilcileriyle görüşmeler yapılmıştır. Bu araştırmanın sonucunda, topluluğa bahşedilen hakların lehçenin korunması ve canlandırılması için yeterli olmadığı ortaya çıkmıştır. Bununla birlikte, lehçeyi kullanan toplulukta mevcut hakların verimli kullanımı ve dil hakları talebi geliştirme yönünde yeterli bilinç oluşmadığı ancak bilincin gelişmekte olduğu tespit edilmiştir.

AlevilerAraplarArapça+7
Bengisu Görgün
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ortaokul Türkçe ders kitaplarında yer alan atasözü ve deyimlerin öğrencilerin dil kullanımına etkisi

Atasözleri, uzun deneme ve gözlemlere dayanılarak söylenmiş ve halka mal olmuş, öğüt verici nitelikte sözlerdir, deyimler ise genellikle gerçek anlamından az çok ayrı, kendine özgü bir anlam taşıyan kalıplaşmış söz öbekleridir. Araştırmanın amacı ortaokul Türkçe ders kitaplarında kullanılan deyim ve atasözlerinin, öğrencilerin dil kullanımındaki etkisini betimsel analiz ve anket yöntemlerini kullanarak incelemek ve analiz etmektir. Araştırmada ortaokul Türkçe ders kitaplarında (5-7) yer alan atasözleri-deyimler ve geçiş sıklığı tespit edilmiştir. 1090 atasözü ve deyim belirlenmiş ve incelenen ders kitaplarındaki tekrar sıklıklarının toplamda 1686 olduğu görülmüştür. Şubat 2017- Mart 2017 tarihleri arasında 3 farklı ortaokulda, 964 öğrenciye anket uygulanmış verilen cevaplar betimsel analiz yöntemi ile analiz edilmiştir. Öğrencilerin, likert tipi tutum ölçeğine verdikleri cevaplar ise IBM SPSS (Statistics Package For Socials Sciences) 23.00 paket programında değerlendirilmiştir. Çalışma sonucu olarak, elde edilen bulgulardan yola çıkarak öncelikle ortaokul Türkçe ders kitaplarının deyim bakımından zengin ancak atasözü bakımından oldukça yetersiz olduğu görülmüştür. Öğrenciler atasözlerini deyimlerden daha iyi tanımlamakta ve daha sık kullanmaktadır. Ancak anlamlı bir fark olmasa da bildikleri deyim sayısı atasözlerinin sayısından fazladır (146 deyim 479 kullanım sıklığı, 118 atasözü 1258 kullanım sıklığı). Öğrencilerin konuşma dilinde kullandığı kalıp sözler çarpıtılmış Türkçe kelimeler ve düzgün kullanılan İngilizce kelimeler ağırlıklıdır. Türkçeye verilen önem düşüktür. Öğrenciler yazı dilinde deyimleri sıklıkla kullanırken günlük konuşmalarında kalıp sözleri tercih etmektedir. Öğrencilerin yazı dili ve konuşma dili arasında fark tespit edilmiştir. Tartışma bölümünde araştırmadan elde edilen sonuçlar, ilgili araştırmalar kısmında kısaca bahsedilen benzer çalışmaların sonuçlarıyla karşılaştırılmıştır. Öneriler kısmında ise yazarlara yayınevlerine ve araştırmacılara bazı tavsiyelerde bulunulmuştur.

AtasözleriDers kitaplarıDeyimler+6
Nihan Nida Işık
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İki dilli Otizm Spektrum Bozukluğu olan ve iki dilli tipik gelişen çocukların ebeveynlerinin dil edinimiyle ilgili görüşlerin incelenmesi

Bu çalışma OSB tanılı ve tipik gelişen çocuğu olan iki dilli ebeveynlerinin dil yeterliliğini ve çocuklarıyla dil kullanım özelliklerini, çocukların dil kullanımını ve Türkçeyle karşılaşma sıklıklarını, ebeveynlerin çocuklarının iki yetişmesiyle ilgili görüşlerini ve tercihlerini inceleme amacıyla yapılan bir çalışmadır. Çalışmada 2-7 yaş arası OSB tanılı çocuğu olan iki dilli 20 ebeveyn ve Tipik Gelişen çocuğu olan iki dilli 20 ebeveyn olmak üzere toplam 40 katılımcıya 36 sorudan oluşan bir anket uygulanmıştır. Çalışma sonucunda, her iki grubun da çocuklarını iki dilli olarak yetiştirmeye ve özellikle çocuklarının aile dilini edinmelerine yönelik olumlu düşünce ve görüşlere sahip oldukları görülmüştür. Ancak özellikle OSB tanılı çocuğu olan ebeveynler; çocuklarının eğitimindeki hizmet ve desteklerden daha fazla fayda sağlamak ve çocuklarının herhangi bir dil edinimini aile dilini kullanmalarından ya da iki dilli olmasından daha fazla önemsedikleri için çocuklarıyla çoğunlukla Türkçe konuşmayı tercih ettiklerini belirtmişlerdir. Her iki grupta iki dillilik konusunda benzer endişeler taşımalarına rağmen TGG çocuğu olan ebeveynlerin, OSB tanılı çocuğu olan ebeveynlere kıyasla daha fazla aile dilini kullandıkları görülmüştür.

Dil edinimiDil eğitimiDil kullanımı+7
Sedat Irmak
Hasan Kalyoncu University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
DoktoraAçık ErişimTR

Söylem kuramı ve XVI. yüzyıl siyasetnamelerinde söylem analizi

Bu çalışmada öncelikle söylem (discourse) terimini etraflıca tanımladık. İkinci olarak sosyal bilimlerde çok farklı bilim alanlarında çalışmış bilim insanlarının bakış açılarına göre söylem kuramını açıkladık. Bunu yaparken söylemin doğasının ne olduğunu, yüzeydeki somut yapı ile altta yatan soyut düzenin nasıl çalıştığını göstermeye çalıştık. Üçüncü olarak bu incelemede disiplinler arası çalışmaların bakış açılarından söylem analizinin ne olduğunu ortaya koyduk. Söylem analizinin çeşitlerini ve metotlarını açıkladık. XVI. yüzyıl Osmanlı Türkçesi ile yazılmış siyasetnamelerde söylemin küçük ve büyük yapısını analiz ettik. Bu analiz çalışması 1512, 1539 ve 1540 yıllarında biçimsel olarak birbirinden farklı üç siyasetnameden oluşmaktadır. Metin dilbilim (text linguistic) ve sistemli işlevsel dilbilim (sistemic functional linguistic)araştırmanın öne çıkan yöntemleridir. Bu siyasetnamelerde söylemin atıf ilişkilerini düzenleyen küçük yapısının (bağlaşıklık) birimlerinin nasıl olduğunu ortaya koymaya çalıştık. Ayrıca bu siyasetnamelerde söylemin anlamsal ve mantıksal bağıntılarını sağlayan büyük yapısının (tutarlılık/bağdaşıklık) birimlerinin neler olduğunu ve bu birimlerin siyasetnamelerdeki görünümleri inceledik.

16. yüzyılDil bilimDil kullanımı+6
Tolga Elbirlik
Manisa Celal Bayar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Memduh Şevket Esendal'ın romanlarında cümle

Bütün edebi eserlerde dilin kullanımı önemli bir unsur olarak karşımıza çıkmaktadır. Dilin özenli kullanılması bir eserin anlaşılabilirliğini büyük oranda etkilemektedir. Romanlarda, hikayelerde ve şiirde bir dilin güzelliklerinin ortaya çıkarılmasında yazar ve şairlere büyük görev düşmektedir. Bir dil ne kadar güzel olursa olsun gereğine uygun bir şekilde işlenmedikçe gelişme gösteremez. Dilimizi büyük bir hassasiyetle eserlerinde işleyen, Çağdaş Türk öykücülüğünün öncü yazarlarından Memduh Şevket Esendal'ın romanlarındaki cümle çeşitlerinin özellikleri tarafımızdan tez konusu olarak seçilmiştir. Memduh Şevket Esendal'ın "Ayaşlı ile Kiracıları" , "Miras" ve "Vassaf Bey" adlı romanlarından seçilen cümleler geleneksel yöntemle incelenmiştir. Dolayısıyla yazarımızın dili kullanmadaki ustalığı açık bir şekilde görülmüştür.

CümleCümle yapısıDil kullanımı+4
Adiye Şimşek
Manisa Celal Bayar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2011
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kitâb-ı Dede Korkut'ta diplomatik lisân: Halkbilimi bakımından bir anlam incelemesi

Bu çalışmada, Dede Korkut Hikâyelerinin diline halkbilimi nazariyeleri açısından ve bütüncül bir gözle yaklaşılmıştır. Dede Korkut Hikâyelerinin diline bakarak Oğuzların kültür, inanç ve zihniyeti tespit edilerek kimin, kiminle, niye, ne zaman, nasıl ve neyle çatıştığı veya uzlaştığı konusu ele alınmıştır. Kelimelerin anlamlarını yalnız karşıladıkları nesne, olay, durum, hareket, iş, oluş, kılış, yapış, ediş ve eyleyişler tayin etmezler. Dili konuşan insanların bilgi, görgü, tecrübe ve değerleri de anlamların muhtevasının oluşmasında büyük bir etkiye sahiptir. Değerler dünyasının tayin ettiği normlara riayet etmek gizli bir uzlaşma anlamına gelmektedir. Değerler dünyasının koymuş olduğu kuralların ihlal edilmesi ise toplumda çatışmaya sebep olmaktadır. Değerler dünyası, hâkim olanla tâbi olan arasındaki münasebetlerin seyrini belirleyici bir özellik ve güce sahip olduğu için de ayrıca dikkate değerdir. ?Tahakküm? ve ?direniş?in sistematik bir yapıya kavuşmasında değerler dünyasının büyük payının olduğu görülmektedir. Toplumun işleyişini belirleyen bu kurallar bütünü dilde kalıp şeklinde muhafaza edilmektedir. Dede Korkut Hikâyelerinin dilinin, Oğuzların hayatını ve zihniyetini tam manasıyla yansıtırken; çatışma ve uzlaşmada ikna, inandırma, kandırma, bilgilendirme, eleştirme, protesto etme, meşruiyet sağlama, iletişim kurma ve estetik değer oluşturma gibi işlevleri de yerine getirdiği görülmektedir. Anahtar Kelimeler: Halkbiliminde anlam, diplomatik dil, çatışma dili, uzlaşma dili.

AnlamDede Korkut HikayeleriDede Korkut Kitabı+4
Süleyman Teyek
Gazi University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2013
00
Yüksek LisansAçık ErişimDE

Türk ve Alman dillerinin yapısal açıdan karşılaştırması

Almanca ve Türkçe gerek tipolojik olarak gerekse genetik akrabalık bakımından farklı dil gruplarına mensupturlar. Dillerin yapılarındaki farklılıklar, yabancı dilin öğrenim sürecini zorlaştırmaktadır. Öğrenci kendi Anadilinin mantığıyla yabancı dilin kurallarını çözme çabası içine girmekte, yeterli bilgiye ve sistematiğe sahip olmadığından, bu çaba çoğu zaman yanlış kurallar türetilmesine sebep olmaktadır.Ayrıca Türkiye'deki birçok Almanca Eğitimi veren bölümün, öğrencilerini İngilizce puanıyla alması da Almanca açısından bir sorun teşkil etmekte, öğrenciler Ortaokul veya Lisede öğrendikleri İngilizcenin mantığıyla Almanca öğrenme çabası içine girmektedirler. Almanca eğitimi verilirken Anadilin veya 1.yabancı dilin etkisi net bir şekilde gözlemlenmekte, bu da öğretmenin işini zorlaştırmaktadır. Türkçeden ya da İngilizceden Almancaya yapılan hatalı aktarmalar dilin öğrenim sürecini daha uzun ve sorunlu bir hale dönüştürmektedir.Çalışmanın teorik bölümünün ana eksenini karsılaştırmalı dilbilim ve bunun dil eğitimine yansımaları oluşturmuştur. Bunun yanında ana hatlarıyla dilbilim, dil ailelerinin sınıflandırma kriterleri, hatalı aktarım ve hata analizi gibi konulara da değinilmiştir. Empirik bölümde ise Almancadan seçilen çeşitli gramer yapıları ve yapıların Türkçedeki karşılıkları, betimlemeli ve karşılaştırmalı yöntemle detaylı olarak mercek altına alınmıştır.Farklı yapılara sahip gramer unsurlarının bir bölümünün özelliklede başlangıç seviyesinde, karsılaştırmalı dilbilgisi analizleriyle sistematik bir şekilde ortaya konulup incelenmesine ve bu sayede öğrencilerin anadilden ya da 1.yabancı dilden(İngilizceden), 2.yabancı dile(Almancaya) yapacakları hatalı aktarmaların olabildiğince az seviyeye indirilmesine katkıda bulunmak araştırmanın temel amacını oluşturmaktadır.

Hasan Kazım Kalkan
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2012
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Turkish EFL students' and teachers' perspectives on the use of L1 in English classrooms

The current study aims to investigate the perspectives of Turkish EFL students' and teachers' on the use of L1 in English classrooms. It looks into their reasons and ideas related to the use of the first language. The research for this study was carried out with 240 students who were the seventh and eighth graders of Tarsus Sadık Eliyeşil Secondary School and 5 English teachers in the same school. A survey and interviews were used for gathering the data of this study. The survey was conducted only for students but both students and teachers took part for the interviews. The results of this study showed that, the students and teachers have different reasons and ideas about their first language use in their English classes. Key Words: First Language, Perspectives, Reasons, Attitudes.

Mother tonqueLanguage usageStudy of languages+7
Gökhan Güneş
Çağ University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Akademik hedef güdülerinin dil kullanma stratejilerine etkisi

Goals drive individuals to perform better by providing them with focus and direction. For this reason, it is essential to emphasize learners' academic goals and their goal sources in the EFL context. The primary aim of this mixed study is to determine EFL students' academic goal motives and examine them in terms of the demographic variables, gender, and the university type they study. This study also investigates the impact of EFL learners' academic goal motives on their use of language learning strategies. The data were collected through Personal Information Form, Oxford's (1990) Strategy Inventory for Language Learning, Academic Goal Motives Scale (Pasban & Narafsan, 2020) and a semi-structured interview. A total of 253 (155 females, 98 males) students studying at preparatory schools in Bitlis, Denizli, İstanbul, and Samsun participated in the study. In the quantitative section, the data were analyzed using the Independent Sample t-test, MANOVA, Pearson Correlation, and Regression. In order to analyze the qualitative data, content analysis was used. The quantitative results showed that academic goal motives of EFL learners are mastery, future achievement, self-made duty, and family-oriented. The qualitative results supported these findings and revealed that self-presentation is also an important goal motive for EFL learners. In addition to this, MANOVA results showed that there are significant differences between some subdomains of academic goal motives based on gender. While peer-oriented and fake goodness academic goal motives of males are significantly higher than females, males' future achievement and self-made duty motives are significantly lower than females. According to the findings, there is no relationship between academic goal motives and the university type students study. Finally, it was concluded that EFL learners' academic goal motives have an impact on their frequent and diverse use of language learning strategies. Keywords: goals, academic goal motives, language learning strategies

Language educationLanguage usageEducation targets+7
Nurbanu Ebru Kuzgun
Çağ University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
DoktoraAçık ErişimTR

Halide Edip Adıvar'ın romanlarında yapı ve izlek

Halide Edip Adıvar, Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatında yazdığı eserleriyle önemli bir yer tutar. Bu çalışmada özellikle inceleme yazıları, çevirileri, anıları, hikâye, tiyatro ve romanlarıyla bilinen Halide Edip Adıvar'ın romancı yönünü geniş boyutlarıyla ele alındı.Temelde üç ana bölüm olarak düzenlediğimiz çalışmanın ?Monografi? niteliği taşıyan Birinci Bölüm'de yazarın yaşamı, edebî kişiliği ve eserleri hakkında bilgiler verildi.Çalışmanın temelini oluşturan İkinci Bölüm'de Adıvar'ın yirmi bir romanı temel izlekleri açısından ?Bireysel ve Psikolojik İzlekli Romanlar, Yeniden Kuruluş ve Kurtuluş Savaşı İzlekli Romanlar, Töre ve Toplumsal İzlekli Romanlar? olmak üzere üç ana başlığa ayıralarak yapı ve izlek bakımından incelendi. İkinci Bölüm'de romanların yapısal ve izleksel kurgusu incelerken roman teorisinin yanı sıra tarih, sosyoloji, felsefe, psikoloji, dilbilim, yapısalcılık ve göstergebilim gibi yardımcı disiplinlerin yararlanıldı. Böylece romanların yazıldığı tarihten günümüze geliş sürecideki okunma ve algılanma biçimleri gözler önüne serildi.Üçüncü Bölümde, Adıvar'ın romanlarında dili kullanma tarzı ve niyete bağlı olarak şekillenen üslubu, sözcük ve cümle düzeyinde seçtiğimiz örneklemeler yoluyla incelendi.Çalışmanın sonuna ise Halide Edip Adıvar'ın romancılığının hangi aşamalardan geçtiği ele alındıktan sonra, yazarın romancı yönünü aydınlatan geniş bir kaynakça eklenildi.Anahtar Kelimeler: Halide Edip Adıvar, roman, aşk/sevgi, kadın, kendilik, yabancılaşma, ötekileşme, Doğu-Batı çatışması, yozlaşma.

Adıvar, Halide EdipDil kullanımıEdebiyat+5
Veysel Şahin
Fırat University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Sources of variation in preschoolers' relational reasoning: The interaction between language use and working memory

Previous research has suggested the importance of using relational language (i.e., same, different) and working memory in children's relational reasoning. Yet, the general tendency to use language (i.e., using relational or object-focused language, describing focal objects or background) and its interaction with working memory has not been investigated. The present thesis examined the roles of these language- and working memory-related sources of variation on Turkish-learning preschoolers' relational reasoning. We collected data from 4- to 5-year-olds (N = 41) via Zoom on a relational match-to-sample task, a scene description task, and working memory tasks (i.e., forward and backward word span). Generalized binomial mixed effects models revealed that children who used more relational language and background-focused scene descriptions performed worse in the relational reasoning task. Furthermore, children with less frequent relational language use and focal object descriptions of the scenes benefited more from working memory to succeed in the relational reasoning task. These results suggest potential different pathways children attain to strengthen their relational reasoning skills, highlighting the importance of examining the interactive effects of different cognitive mechanisms on relational reasoning.

KindergartensLanguage usagePreschool education+3
Şeref Can Esmer
Koç University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00

İlgili konular