Makale

Bu konu başlığı altında 164 tez

DoktoraAçık ErişimEN

Essays on child labor

This thesis investigates the impact of different policies on child labor. To this aim, the thesis first provides an overview of the definitions and the global outlook of child labor and discusses the recent policy agenda in the fight against child labor. The thesis then presents the conceptual framework guiding the thesis and a review of related literature, followed by three empirical chapters. The first empirical chapter evaluates the impact of the extension of compulsory schooling from 8 to 12 years in Turkey on child labor. The chapter uses data from the Child Labor Force Survey (CLS) and relies on a difference-in-difference methodology for identification. Comparing the labor market outcomes of children from different age groups and exploiting their exposure to the old or the new compulsory schooling policy, the chapter finds that being subject to higher years of compulsory schooling reduces the probability of working longer hours per week. The policy also reduces the probability of working in certain types of jobs and in specific sectors for different groups of children. The second empirical chapter investigates the effect of the increase in the minimum wage on the prevalence of child labor in Turkey. Using data from the CLS over a period where the real minimum wage has increased substantially, the chapter compares the labor market outcomes of children from minimum wage-earning families with children from other families before and after the hike in the minimum wage. The chapter finds that the increase in the minimum wage leads to a reduction in the probability of employment of children younger than 15, especially girls, and the probability of working longer hours for children older than 14, primarily boys. The third empirical chapter evaluates the impact of compulsory schooling policy on child labor in Low-and-Middle-Income countries (LMIC) by integrating the mediating role of the structural factors into the analysis. This chapter uses data from the Multi Indicator Cluster Surveys (MICS) provided by UNICEF. Focusing on a sample of 14 countries that have increased the years of compulsory schooling over the last two decades, the chapter finds that children who are subject to higher years of compulsory education are less likely to work. The chapter also shows that a suite of structural factors ranging from demographics to education infrastructure, from governance to labor market dynamics, from income inequality to the role of women in society, influence the effectiveness of compulsory schooling policy in reducing child labor. Overall, the thesis provides evidence from Turkey on the impact of household income policies -the minimum wage-, and education policies -the compulsory schooling- on the prevalence of child labor, where the results of the previous empirical literature suggest that the impact could substantially be context-dependent. The findings are also in line with the literature as the estimated impacts are heterogenous for children across age groups, gender, and household characteristics. Moreover, the thesis provides a cross-country causal investigation of the impact of compulsory schooling on child labor in LMICs, integrating the role of structural factors, which has not been addressed previously. The thesis ends with discussing the policy implications and the potential extensions of the theoretical model of child labor supply.

Educational policiesEducation systemArticle+6
Mustafa Utku Özmen
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
DoktoraAçık ErişimEN

Three essays on behavioral economics

This dissertation consists of three essays about Behavioral Economics. The first essay discusses the behavioral patterns of economically disadvantaged Turkish people for the years 2006 and 2019. The second essay investigates what kind of behavioral economics principles applies to the Central Bank of the Republic of Turkey's monetary policy behavior. Lastly, the third essay examines if the Status Quo Bias, one of the Behavioral Economics concepts, is valid for Turkey during the recent economic crisis. Hence, this dissertation contributes to the growing literature on Behavioral Economics by examining Turkey using Behavioral Economics methods on individual, institutional, and macro levels.

ARDLBehavioral economicsBehavioral finance+4
Feyza Özdinç
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bir akademik dergi yönetim sistemi olarak DergiPark'ın kullanılabilirlik değerlendirmesi

DergiPark, farklı profillerdeki birçok kullanıcı tarafından araştırma yapmak ve dergilerdeki yayın süreçlerini gerçekleştirmek için yoğun bir şekilde kullanılmaktadır. Bu tür sistemlerde yer alan her bir modülün kullanılabilir olması kullanıcı etkileşimi ve dergi yönetim süreçlerinin sürdürülebilirliği için önem taşımaktadır. Bu araştırmanın amacı; DergiPark platformunda yer alan yazar, editör ve hakem modüllerinin etkililik, verimlilik ve memnuniyet açısından kullanılabilirliğini test etmektir. Etkililik, katılımcıların test sırasında verilen görevleri tamamlama başarısı ve doğruluğu ile; verimlilik, katılımcıların kendilerine verilen görevleri tamamlamaları sırasında harcadıkları zaman ve yaptıkları tıklama sayısı ile; kullanıcı memnuniyeti ise Sistem Kullanılabilirlik Ölçeği (SKÖ) ile ölçülmüştür. Çalışmada DergiPark platformu yazar, editör ve hakem modüllerinin kullanılabilirliği hem gerçek kullanıcılar ile hem de uzmanlar tarafından değerlendirilmiştir. Araştırmanın ilk aşamasında, 15 gönüllü katılımcıyla kullanılabilirlik testleri (gözlem, sesli düşünme tekniği ve anket) gerçekleştirilmiştir. Kullanılabilirlik testi sonucunda yazar, editör ve hakem modüllerini kullanan katılımcıların kendilerine verilen görevleri başarıyla tamamlayabildikleri (etkililik) ancak beklenen sürenin üzerinde performans (verimlilik) gösterdikleri belirlenmiştir. SKÖ ile yapılan memnuniyet anketi sonuçlarına göre katılımcıların sistemin kullanılabilirliğine yönelik genel memnuniyet değeri 54,3 ve memnuniyet derecesi ise D olarak ölçülmüştür. Buna göre katılımcıların sistemden memnun olmadıkları görülmüştür. İkinci aşamada ise, bilişsel iş adımları yöntemi kullanılmış ve kullanılabilirlik değerlendirmesi dört uzman ile gerçekleştirilmiştir. Uzmanların belirlediği kullanılabilirlik sorunları yardım ve dokümantasyonun yetersiz olması, menülerde ve alt başlıklarda tutarsızlıkların olması, hataların önlenmemesi, erişim ve kullanılan dil ile ilgilidir. Katılımcıların karşılaştıkları kullanılabilirlik sorunları ile uzmanlar tarafından belirlenen kullanılabilirlik sorunları birbirinden farklı değildir. Sistemin tüm kullanıcılar tarafından sorunsuz kullanılabilmesi için daha sade ve yalın bir dil kullanılmalı, kullanıcılar o anda sistemde neler olduğu hakkında haberdar edilmeli, ilerleme çubuğu göstergeleri kullanılarak kullanıcının o anda hangi aşamada olduğu gösterilmeli, kullanıcının yapacağı işlemler göz önüne alınarak yardım ve dokümantasyon hazırlanmalı, modüllerin kullanım videoları ve sunumları güncellenerek web sayfasında görünürlüğü artırılmalıdır.

Akademik kullanımBilgi ve belge yönetimiDergiPark+4
Deniz Ermişoğlu
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Erkek köşe yazarlarının kadına yönelik şiddet anlatımı

Şiddet bir iletişimdir. Bu çalışma kadına yönelik şiddettin bir erkek sorunu olduğu üzerinedir. Kadınların mağduriyetleriyle gündem olabilmeleri sorunun bir kadın sorunu olarak algılanmasına neden olmuştur. Oysa, erkeğe yönelik şiddet vardır. Medya şiddeti reyting malzemesi olarak değerlendirir. Yapılan son çalışmalar çözüm için erkeklerin katılımı gereğini söyler. Çalışma erkek köşe yazarlarının 1 Ocak 2011 - 1 Ocak 2013 tarihleri arasındaki yazılarını içerik ve söylem analizi ile inceleyerek fikir verir. 40 yazının konusu kadına yönelik şiddettir. Erkek yazarların tarifine göre sorunu bir erkek sorunu olarak görülmektedir. Fakat erkek egemen değerler yazılarla yeniden üretilmektedir. Anahtar Sözcükler : Şiddet, Toplumsal Cinsiyet, Türkiye yazılı basını, söylem analizi,

Cinsel kimlikErkeklerGazeteciler+7
Hakan Ada
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Gastronomi alanında yayımlanan makalelerin bibliyometrik analizi

Gastronomi kavramı günümüzde çok popüler bir kavram olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu popülerlik hem kültürel alanda hem de bilimsel alanda kendini göstermektedir. Bu araştırma popüler bir kavram olan gastronominin bilimsel çalışmalarını bibliyometrik olarak incelemek, bilimsel gelişim sürecini ve mevcut durumunu ortaya koymak amacıyla gerçekleştirilmiştir. Bu amaçla TR turizm dizininde yer alan gastronomi dergileri araştırma kapsamına dâhil edilmiştir. Araştırmada 2013-2019 yılları arasında gastronomi alanıyla ilgili yayımlanan makalelerin bilgileri kullanılmıştır. Bu kapsamda yer alan makaleler yıl, üniversiteler, yazarlar, araştırma yöntemi, örneklem yöntemi ve grubu, veri analizi toplama ve analiz tekniği, yazar, anahtar kelime ve kaynak sayıları, dergi gibi çeşitli parametrelere göre bibliyometrik analize tabi tutulmuştur. Araştırma da 444 makale tespit edilmiştir. Araştırmada elde edilen sonuçlara göre en çok 2018 yılında makale yayımlanmıştır. Ayrıca Gazi Üniversitesinin en verimli üniversite olduğu, araştırma yöntemi olarak nitel yöntemin daha sık tercih edildiği gibi bir takım sonuçlar tespit edilmiştir.

Bibliyometrik çözümlemeDergilerGastronomi+3
Elif Demir
İskenderun Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Mobil öğrenmenin akademik başarıya etkisi üzerine yapılan deneysel çalışmaların karşılaştırılması

Geçmişten günümüze kadar mobil öğrenme alanında sürekli gelişmelerin olduğu dikkat çekmektedir. Bu çalışma mobil öğrenme alanında yapılan deneysel çalışmalara ait verileri farklı açılardan karşılaştırmayı ve elde edilen sonuçlara göre mobil öğrenmenin akademik başarı üzerindeki etkisine göre yeni çalışmalara zemin oluşturmayı amaçlamaktadır. 2005-2016 yılları arasındaki 12 yıllık süreçte mobil öğrenme alanında uygulanan deneysel çalışmalar bu tez kapsamında incelenmiş ve sonuçları karşılaştırılmıştır. Çalışmada "Tarama Yöntemi" kullanılmış ve bu yöntemle çalışma kapsamına dahil edilen veri tabanları ayrıntılı olarak incelenmiştir. Mobil öğrenme alanında ulaşılan 381 adet çalışma deneysel olup olmaması açısından incelenmiş ve sadece deneysel olan 73 adet çalışmaya ait veriler kullanılmıştır.Veriler ortak özelliklerine göre 3 ayrı tabloda gruplandırılmış ve SPSS 22.0 Programı ile birçok farklı analiz yapılmıştır. Çalışmalar yapıldıkları yıllara göre incelendiğinde deney grubuna yapılan mobil öğrenme sonucunda akademik başarıdaki artışın anlamlı düzeyde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Yerli ve yabancı literatürdeki yayınlarla yapılan analizler sonucunda yerli literatür için anlamlı farklılık bulunmazken yabancı literatürde yapılan çalışmalar için anlamlı farklılık bulunmuştur. Deneysel çalışma türlerine göre yüksek lisans tezleri için anlamlı farklılık bulunmazken, doktora tezleri, makale ve bildiriler için mobil öğrenmenin akademik başarıya etkisi anlamlı düzeyde bulunmuştur. Çalışma türleri üzerinde ön test-son test uygulanarak yapılan deneysel çalışmalar sonucunda ise doktora tezleri, makale ve bildiriler için anlamlı farklılık bulunurken, yüksek lisans tezleri için anlamlı farklılık bulunamamıştır. Tek gruba yapılan deneysel çalışma türündeki çalışmalarda ise anlamlı farklılık bulunmuştur. Son olarak yerli ve yabancı literatürde yapılan çalışmalardan ön test- son test uygulanan deneysel çalışmalara ait sonuçlarda yerli literatür için p değeri hesaplanamadığından farkın anlamlı olup olmadığıyla ilgili yorum yapılamazken, yabancı literatürdeki çalışmalar için anlamlı farklılık bulunmuştur.

Akademik başarıAkademik çalışmalarMakale+2
Fatma Şeylan
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Otizm spektrum bozukluğu olan bireylere yönelik eğitim teknolojisi alanında yapılan çalışmalar: Sistematik bir derleme

Bu araştırmanın amacı uluslararası düzeyde 2010 ve 2019 yılları arasında otizm spektrum bozukluğu (OSB) olan bireylere yönelik eğitim teknolojisi alanında yapılmış ve SSCI dizinine giren hakemli dergilerde yayınlanmış akademik makaleleri sistematik bir şekilde incelemektir. Bu amaçla; eğitim teknolojilerinin OSB'li bireylerin farklı beceri alanları üzerindeki performanslarını değerlendiren 2010 ve 2019 yıllarında Web of Science dizini içerisindeki dergilerde yayınlanmış toplam 105 adet makaleye ulaşılmıştır. Ulaşılan makaleler içerisinde erişime kapalı olan 17 adet makale ile tam metin olmayan 27 adet makale, araştırma kapsamı dışında bırakılarak 61 adet makale ile araştırma tamamlanmıştır. Veri analiz yöntemi olarak içerik analizi yöntemi kullanılmış olup veriler derinlemesine incelenmiştir. Yapılan analizler sonucunda öne çıkan bulgular ise şöyledir; Eğitim teknolojileri konusunda en yoğun 2012 ve 2018 yıllarında çalışılmıştır. Çalışmalarda yoğun olarak erkek örneklem grubu tercih edilmiştir ve genellikle "1-3" örneklem büyüklüğü kullanılmıştır. Ağırlıklı olarak da "3-10" yaş aralığı tercih edilmiştir. Çalışmalar içerisinde tek denekli araştırma modeli en sık tercih edilen araştırma modeli olmuştur. Çalışmalarda yoğun olarak etkililiği incelenen bağımsız değişkenler "program ve uygulamalar" olup en çok tercih edilen yöntem "bilgisayar özelliği bulunan cihazlar aracılığıyla verilen eğitim" olmuştur. Ağırlıklı olarak tercih edilen öğrenme ortamları okul ortamları olmuştur. İncelenen makalelerde genel olarak "sosyal beceriler" üzerinde odaklanılmıştır. İncelenen çalışmalardan elde edilen tüm sonuçlar birleştirildiğinde eğitim teknolojilerinin ve bu doğrultuda gerçekleştirilen müdahale yöntemlerinin OSB'li bireyler üzerinde oldukça etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu araştırma güncel akademik yayınları kapsaması, 2010-2019 yılları ve bu yıllar arasındaki SSCI dizinine giren dergilerde yayınlanan tüm akademik yayınları içermesi ve geniş kapsamlı olması nedeniyle alan yazındaki diğer çalışmalardan ayrılmaktadır.

Akademik çalışmalarEğitim teknolojisiMakale+2
İrem Aslan
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yabancılara Türkçe öğretimi alanında yayımlanan makalelerin eğilimleri ve akademik metin hazırlama ilkelerine uygunluğu üzerine bir inceleme

Bu çalışmanın amacı, 2005-2019 yılları arasında yabancılara Türkçe öğretimi alanında yapılan makalelerin eğilimlerini ve akademik metin hazırlama ilkelerine uygunluğunu tespit etmektir. Nitel araştırma yöntemine uygun çalışmada veriler doküman incelemesi/taraması modeliyle toplanmıştır. Çalışmanın materyalini yabancılara Türkçe öğretimi alanında yapılan ve tam metnine ulaşılan 582 araştırma makalesi oluşturmaktadır. Verilerin toplanması sürecinde araştırmacı tarafından uzman görüşü doğrultusunda son şekli verilen veri toplama araçları kullanılmıştır. Çalışmaların eğilimlerini belirlemek için "Akademik Metin Eğilim Belirleme Formu" kullanılmıştır. Araştırma makalelerin akademik metin hazırlama ilkelerine uygunluğunu belirlemek için ise "Makale Kontrol Formu" kullanılmıştır. Veri toplama araçlarıyla elde edilen verilerin analizinde betimsel analiz (frekans ve yüzde) teknikleri kullanılmıştır. Araştırma sonucunda yabancılara Türkçe öğretimiyle ilgili makalelerin eğilimleri şu şekildedir; makalelerin önemli bir bölümünün nitel araştırma yöntemine uygun yapıldığı, "dinleme" becerisi alanında yapılan makalelerin diğer öğrenme alanlarına göre nicelik bakımından sınırlı/yetersiz olduğu belirlenmiştir. Çalışmaların yayımlandıkları yıllara dağılımına bakıldığında en az çalışmanın 2005, 2012 yıllarında yapıldığı, 2012'den itibaren artan bir grafik çizdiği belirlenmiştir. Akademik metin hazırlama ilkeleri bağlamında değerlendirildiğinde ise makalelerin genel manada uygun nitelikleri taşıdığı tespit edilmiştir. Çalışmada ulaşılan sonuçlar, yabancılara Türkçe öğretimi alanında yapılacak araştırmalarda; dinleme öğrenme alanı, nicel ve karma yöntemli çalışmalara ağırlık verilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Akademik metinler hazırlanırken akademik metin hazırlama ilkelerine daha çok dikkat edilmesi gerekmektedir. Anahtar sözcükler: Yabancılara Türkçe öğretimi, akademik yazı, ilkeler, eğilimler

Akademik yazıDil öğretimiMakale+5
Mehmet Kardoğan
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Konuşma eğitimi alanında yayımlanmış makalelerin eğilimleri ve akademik metin yazma ilkelerine uygunluğu üzerine bir inceleme

Bu çalışmanın amacı, 2005-2021 yılları arasında konuşma eğitimi alanında yayımlanan makalelerin eğilimleri ile akademik metin yazma ilkelerine uygunluğunu incelemektir. Bu amaç doğrultusunda çalışma nitel araştırma yöntemine uygun olarak hazırlanmıştır Çalışmanın verileri doküman incelemesi/taraması modeliyle toplanmıştır. Çalışmanın materyalini, konuşma eğitimi alanında yayımlanan 348 makale oluşturmuştur. Çalışmada incelenen makalelere Google, Google Akademik ile Dergi Park veri tabanları taranarak ulaşılmıştır. Araştırma çerçevesinde incelenen makalelerin eğilimleri "çalışma grubu, yöntem, ilişkili olduğu dil becerisi, konu ve yayım yılına" göre değerlendirilmiştir. Makaleler, akademik metin yazma ilkelerine uygunluğu bakımından "başlık, yazar bilgileri, özet, anahtar kelimeler, giriş, yöntem, bulgular, sonuç, tartışma, öneriler, kaynakça ve metin içi atıf" alt boyutlarında incelenmiştir. Çalışmaların eğilimlerini belirlemek için "Eğilimleri Belirleme Formu (EBF)", makalelerin akademik metin yazma ilkelerine uygunluğunu belirlemek için ise "Makale Kontrol Formu (MKF)" kullanılmıştır. Veri toplama araçlarıyla elde edilen verilerin analizinde betimsel analiz tekniği kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre makalelerde en fazla nitel, en az karma yöntem kullanıldığı; konuşma becerisinin okuma, yazma ve dinleme öğrenme alanlarıyla birlikte ele alan çalışma sayısının az olduğu; makale sayısında son yıllarda bir artış ve yığılmanın olduğu tespit edilmiştir. Konuşma eğitimi makalelerinde özet, giriş, yöntem, tartışma, kaynakça ve metin içi atıflarda eksiklikler olduğu sonucuna varılmıştır. Bu bağlamda çalışmanın eğilimlerine yönelik daha geniş ve daha kapsamlı sorular doğrultusunda yeniden incelenmesi önerilmektedir. Çalışmanın akademik metin yazma ilkelerine uygunluğuna yönelik de araştırmacıların akademik metin yazma sürecine dair bilimsel araştırma yöntemleri derslerine yoğunlaşabilecekleri önerilmektedir.

Akademik yazıEğilimKonuşma+4
Ayşe Kanat
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye adresli bilgibilim makalelerinin atıf etkisi

Bu çalışmanın amacı, Türkiye adresli bilgibilim makalelerinin aldıkları atıflar açısından hangi konumda olduklarını saptamaktır. Bu doğrultuda, uluslararası bir veri tabanı olan Web of Science kapsamındaki dergilerde ilk yayımlandığı 1974 yılından 2020 yılına kadar geçen sürede dizinlenmiş tüm Türkiye adresli bilgibilim makalelerine ve bunlarla aynı derginin aynı sayısında ilgili alanda yayımlanmış diğer tüm makalelere ait bibliyografik veriler elde edilmiştir. Ardından, her bir Türkiye adresli bilgibilim makalesinin, yer aldığı derginin ilgili sayısındaki atıf performansı incelenmiş ve ortanca değere göre konumu tespit edilmiştir. Bu makaleler, atıf sayısı, ulusal ve uluslararası işbirliği, çok yazarlık, disiplinlerarası işbirliği gibi başlıklar altında ele alındıktan sonra akran makale atıf etkisi kapsamında ayrıca analiz edilmiştir. Akran makale atıf etkisi, kavramsal olarak ilk kez bu çalışma ile ele alınmıştır. Bu ölçev, her bir makalenin, yer aldığı derginin ilgili sayısındaki diğer makaleler arasında atıflar bakımından ne konumda olduğunun görülebilmesini ve kendi akranlarıyla kıyaslanarak etkinliği hakkında bir yorum yapılabilmesini mümkün kılmaktadır. Araştırmanın bulgularına göre, Türkiye adresli bilgibilim makalelerinde çok yazarlılığa, ulusal ve uluslararası işbirliğinin yapılmasına verilen önemin artması gerekmektedir. Kurumlar veya üniversiteler arasında gerçekleştirilecek işbirliği çalışmaları ortak yayın yapmak için zemin hazırlayacaktır. Ayrıca, alan dışından katkı sağlayan araştırmacıların yanı sıra, bu çalışmadaki kavramsal tanımı çerçevesinde bilgibilim kökenli araştırmacıların literatürde daha etkin olması ve ön plana çıkmasının Türkiye adresli bilgibilim makalelerinin kalitesinin ve görünürlüğünün artmasına katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Bilimsel yayınların teşvik edilmesi ve nitelikli yayınların desteklenmesi noktasında günümüzde dergi etki faktörü merkezli ve hali hazırda kullanılmakta olan araştırma değerlendirme ölçme mekanizmalarına destekleyici olarak akran makale atıf etkisinden yararlanılması önerilmektedir. Yine de, tüm uygulamalarda bilimsel iletişim sürecine ve ölçevlere dair sınırlılıkların gözden kaçırılmaması gerekmektedir. Anahtar Sözcükler Bibliyometri, Atıf Performansı, Akran Makale Atıf Etkisi, Bilgibilim Makaleleri, Bilimsel İletişim

AdreslerAtıf dizinleriAtıflar+3
Mücella Sena Köksal
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Geri çekilen makalelerde açık erişim etkisi

Bilimsel araştırma sonuçlarının paylaşıldığı, bilimsel dergilerde yayımlanan makalelerde kimi zaman hatalar yer alabilmektedir. Kasıtlı olmadan yapılan hesaplama hatalarının yanı sıra, veriler kasten uydurulmakta, çarpıtılmakta veya başka çalışmalardan aşırma yapılmaktadır. Bu durumlarda uygulanan yaptırım makalelerin düzeltilmesi ya da geri çekilmesidir. Yanlış veya geçersiz sonuçlar barındıran bu tür yayınlar insanları, toplumları ya da ülkeleri doğrudan etkileyecek şekilde tedavilere veya politikalara dayanak olduğunda riskli sonuçlar doğurabilmektedir. Tüm dünyada geri çekilen makale sayısında artış gözlenmektedir. Bu artış, kimi çalışmalara göre, eskisinden daha fazla problemli yayın yapıldığını; kimilerine göre ise sorunların eskisinden daha hızlı keşfedildiğini göstermektedir. Makalelerin geri çekilme sürelerinin incelendiği çalışmalarda sürelerin yıllar içinde kısaldığı görülmektedir. Özellikle 2002 yılı itibariyle geri çekilme sürelerinin kısalması açık erişimin etkisi olduğunu düşündürmektedir. Bu çalışmada açık erişimin makalelerin geri çekilme sürelerine etkisi araştırılmıştır. Bu amaçla Web of Science veritabanında 1945-2020 yılları arasında yayımlanmış 5398 geri çekilen makale incelenmiştir. Çalışma, geri çekilen makaleleri konu alan çalışmalar arasında en büyük veri setine sahip olan ve Türkçe literatürde lisansüstü düzeydeki ilk çalışma özelliği taşımaktadır. Araştırma, açık erişimli makalelerin açık erişimli olmayanlara göre daha kısa sürede geri çekildiği hipotezi üzerine kurgulanmıştır. Elde edilen bulgulara göre ise açık erişimli makaleler, 165 günlük bir farkla açık erişimli olmayan makalelerden daha uzun sürede geri çekilmektedir. Uygulanan Mann-Whitney U testi sonucunda bu farkın istatistiksel açıdan anlamlı olduğu saptanmıştır. Bu farkın açık erişimden kaynaklanmadığı düşünülmektedir. Çalışma kapsamında incelenen açık erişimli makalelerin arasında, açık erişim kavramının ortaya çıkışından çok önce yayımlanmış ve hangi tarihte erişime açıldığı bilinmeyen makaleler bulunmaktadır. Ayrıca bronz, altın ve yeşil olmak üzere üç farklı türdeki açık erişimli makalelerin geri çekilme süreleri açısından birbirinden farklılık göstermesi de bu konunun farklı boyutlarını oluşturmaktadır. Dolayısıyla geri çekilme konusunun nedensellik açısından çok boyutlu olduğu değerlendirilmektedir. Çalışma sonucunda, hem açık erişimli olan hem de olmayan makalelerin geri çekilme sürelerinin yıllar içinde kısaldığı saptanmıştır. Ayrıca, yayımlandıktan sonraki 1 yıllık zaman dilimi içinde geri çekilen açık erişimli makalelerin, o yıl yayımlanmış tüm geri çekilen açık erişimli makalelere oranı yıllar içinde artış göstermektedir. Bu artış, açık erişimli olmayan makaleler için de geçerlidir. Bu durum makalelerdeki sorunların eskisine göre daha hızlı tespit edildiğini ortaya koymaktadır. Açık erişimin bu durumu kolaylaştırıcı bir etkisi olduğu düşünülmektedir. Hataların ve etik sorunların hızlı tespit edilmesi önemli olsa da ideal bilimsel iletişim ortamı açısından daha değerli olan, bunların hiç yaşanmamasıdır. Makalelerin genellikle etik ihlaller nedeniyle geri çekildiği düşünüldüğünde, bu konuya yönelik kuralların ve yaptırımların güçlendirilmesine ihtiyaç olduğu değerlendirilmektedir. Bilimsel araştırma süreçlerinin tüm aşamalarında açıklık kültürünün yaygınlaşması, mevcut sorunların ortaya çıkarılabilmesi ve bunların gelecekte tekrarlanmaması adına önemli görülmektedir. Çalışmada elde edilen bulguların ve sunulan önerilerin yayın etiği ve araştırma dürüstlüğü anlamında farkındalığı artıracak çalışma ve girişimlere katkı sağlaması hedeflenmektedir.

Açık erişimBilimsel araştırmalarDergiler+6
Kardelen Düzgören
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
DoktoraAçık ErişimEN

Essays on the rebound effects of the energy efficiency

The industry contributes the most to the world's energy savings in all sectors through more efficient energy use (IEA, 2018). Yet, the literature provides evidences that the potential Energy Efficiency (EE) savings in the industry are not fully achieved. The gap between the potential EE measures and the actual implemented measures is called "energy efficiency gap" and might offset the increase in energy savings. In this thesis, we firstly measure the size of energy efficiency gap, resulted from the energy efficiency improvements (EEI) aiming to save electricity and heat within the fourteen sub-sectors in the Turkish industry. Secondly, we reveal the reasons for the energy efficiency gap by focusing on behavioural and organizational responses to EEI the Turkish industry. To this end, we developed a questionnaire, which consists of questions that if the implementer of an EEI considers a factor as a barrier and driver. We conducted a questionnaire survey with 135 industrial enterprises that have completed at least one state-funded Efficiency Improvement Project (EIP). 86 of them responded to the survey. The results show that the energy intensity level and scale of enterprises take the lead in the importance of perceived barriers and drivers. The findings also suggest that the average scores of the perceived barriers in Small and Medium-sized Enterprises [SMEs] are mostly higher than those in Large-sized enterprises [LEs]. This finding reveals that the tendency of considering a factor as a barrier diminishes as the scale becomes larger. Finally, we applied the PLS-SEM methodology to the primary data. Specifically, the results demonstrate that increasing awareness, improving techno-economic capability, reinforcing subsidies and incentives, mitigating economy, information, and competence-related issues would result in improving EE. If the performances of EIPs, sectoral experiences, and good practices about them, energy conservation opportunities through them are shared among the firms, EE improves.

EnergyEnergy usageEnergy efficiency+3
Songül Tekeli
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Boosting and hedges in Turkish research articles

Stance refers to "different kinds of personal feelings and assessments, including attitudes that a speaker has about certain information" (Biber, 2006b: 99). Using appropriate linguistic conventions helps the author convey his stance. Metadiscourse is one of them. Among the metadiscourse markers, hedges and boosters are the noteworthy tools allowing the writers to present their stance in their texts (Hyland, 2009a). Therefore, the main purpose of this study is to examine the use of hedges and boosters in the results and discussion sections of research articles (RAs) produced in natural sciences (NS) and social sciences (SS). In the study, a total of forty RAs published in peer-reviewed journals in 2017 and 2018 were chosen from four academic disciplines: biology, chemistry, linguistics and psychological counseling and guidance and the selected RAs were analyzed quantitatively by adopting Hyland's (2005) interactional metadiscourse taxonomy. The occurrences of hedges and boosters in the sample were identified manually. Then, they were reanalyzed by an interrater to obtain more reliable results. The frequencies of hedges and boosters were calculated by a non-parametric test, Mann-Whitney U. The findings of the study revealed that the possibility structures have the highest frequencies in NS and SS. Passives are also found to occur frequently in NS and SS. Adverbial phrases and conditional clauses are the least frequent hedges in the sample. Regarding boosters, the study indicated that the private verbs and suasive verbs are the most common boosters. It was also found out that necessity/obligation modals are the second most frequent boosters. Adjectival phrases are also quite frequent in both fields. However, nominal sentences are found to be the least preferred boosters in both fields. Regarding the statistical differences in frequencies within the scope of fields, no significant difference was observed in the frequency of hedges and boosters.

GrammarPostureArticle+2
Çiğdem Yalavaç
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'de yayınlanan ortaokul matematik eğitimindeki kavram yanılgıları çalışmalarının incelenmesi

Bu çalışmada ortaokul seviyesinde 2009-2019 yılları arasında kavram yanılgıları ile ilgili yapılan çalışmaların betimsel içerik analizi yapılarak incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmaların incelenebilmesi için öncelikle kavram yanılgıları ile ilgili literatür taraması yapılmış ve geçmişte araştırmacılar tarafından yapılan çalışmalar incelenmiştir. Literatür taraması sonucunda 21 makale, 42 yüksek lisans tezi ve 1 doktora tezi araştırma için uygun görülmüştür. Araştırmada ulaşılan çalışmalar, literatürden yararlanılarak ve uzman görüş alınarak geliştirilen bir çalışma sınıflandırma formu ile analizleri yapılarak sınıflandırılmıştır. Çalışma sınıflandırma formunda çalışmanın adı, türü, yılı, yazarları, yayımlandığı kaynak, ilişkili olduğu öğrenme alanı, konusu, örneklem ve örneklem büyüklüğü, araştırma yöntemi, veri toplama araçları ve veri analiz yöntemi kategorileri bulunmaktadır. Belirtilen analizlere ek olarak çalışmalarda belirlenen kavram yanılgıları, Milli Eğitim Bakanlığı Matematik Dersi Öğretim Programı'nda (2018) yer alan öğrenme alanlarına ve sınıf düzeylerine göre sınıflandırılarak sunulmuştur. Yapılan analizler sonucunda 5. sınıf seviyesinde yalnızca sayılar ve işlemler ile geometri ve ölçme öğrenme alanlarına ilişkin, 6. sınıf seviyesinde sayılar ve işlemler, cebir, geometri ve ölçme öğrenme alanlarına ilişkin, 7. sınıf seviyesinde sayılar ve işlemler, cebir, geometri ve ölçme, veri işleme öğrenme alanlarına ilişkin, 8. sınıf seviyesinde sayılar ve işlemler, cebir, geometri ve ölçme ve olasılık öğrenme alanlarına ilişkin çalışmaların yapıldığı gözlenmiştir. Elde edilen kavram yanılgıları araştırmada detaylı olarak verilmiştir.

Kavram yanılgısıMakaleMatematik dersi+5
Gizem Kara
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2021
00
DoktoraAçık ErişimTR

Necef Bey Vezirov'un hayatı, sanatı ve eserleri

"Necef Bey Vezirov'un Hayatı, Sanatı ve Eserleri" başlıklı çalışmamız Necef Bey'in Azerbaycan edebiyatına katkısını ortaya çıkarmıştır. Bir tiyatro yazarı olarak ön plana çıkmışsa da dönemin önemli gazetelerine yazdığı fikir yazıları onun aynı zamanda iyi bir gözlemci olduğunu da gösterir. Eserlerinin hemen hepsinde Azerbaycan hayatını ele almıştır. Toplumda yaşanan sorunları iyi tespit ederek tiyatrolarında ve gazete yazılarında bunu iyi işleyen yazar, edebiyata pragmatik bir açıdan yaklaşmıştır. Onun bu eserlerinin yanında kısa hikȃyeleri ve şiirleri de vardır. Ancak tiyatrolarındaki başarısını bu eserlerde göremeyiz.

Azerbaycan tiyatrosuAzeri edebiyatıKısa hikayeler+4
Ümit Akın
Ege University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Matematiksel problem çözme ile ilgili TR dizinde yer alan eğitim fakülteleri dergilerine ait makalelerin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı; TR Dizin'de yayımlanan Türkiye'deki eğitim fakülteleri dergilerine ait matematiksel problem çözme ile ilgili makalelerin betimsel içerik analizinin yapılıp genel eğiliminin belirlenmesidir. TR Dizin'de yayımlanan eğitim fakülteleri dergilerine ait matematiksel problem çözme çalışma alanını konu edinmiş ilk makalenin yayım yılı olan 2004 yılından 2022 yılının sonuna kadar yayımlanan tüm makaleler incelenmiş ve 110 makale çalışmaya dâhil edilmiştir. Bu çalışma kapsamında makaleler hazırlanan "TR Dizin'de Yayımlanan Matematiksel Problem Çözme Temalı Makaleleri İnceleme Formu" çerçevesinde incelenmiştir. İlgili makaleler; makalenin yayımlandığı tarih, yazarının unvanı, yayım dili, yayımlandığı derginin adı, makalelerin yazarlarının bulundukları üniversiteler, makaledeki anahtar kelimeler, örneklem grubu, örneklem büyüklüğü, araştırma modeli, veri toplama araçları, veri analiz yöntemi, makalenin amacı, yöntemi, sonuç ve önerileri kategorileri kapsamında analiz edilmiştir. Microsoft Excel programı yardımıyla formda oluşturulan kategorilere ait frekans ve yüzde dağılımları hesaplanmıştır. Ulaşılan veriler ise grafik ve tablolar yardımı ile detaylı bir şekilde sunulmuştur. Araştırmanın sonuçlarına göre; matematiksel problem çözmeyle ilgili en çok makalenin 2018 yılında yayımlandığı, makalelerin büyük bir kısmının Türkçe dilinde yayımlandığı, örneklem grubu olarak en fazla 7. sınıf öğrencilerinin tercih edildiği ve örneklem büyüklüğünün 31-100 olarak seçildiği görülmüştür. Ayrıca ilgili makalelerde en çok nicel araştırma yöntemlerinin seçildiği, nicel analizlerin yapıldığı ve veri toplama aracı olarak anket ve ölçeklerin daha çok tercih edildiği sonuçlarına ulaşılmıştır. Çalışmadan elde edilen sonuçların bu konu alanında gerçekleştirilen çalışmaların güçlü ve eksik yönlerini görme açısından yararlı olacağı ve matematiksel problem çözmeye yönelik çalışmaların eğiliminin bütüncül bir bakış açısıyla görülebilmesi açısından gelecek çalışmalara rehber olabileceği düşünülmektedir.

Betimsel analizDergilerEğitim fakülteleri+5
Aslıhan Aksungur
Niğde Ömer Halisdemir Üniversity · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Empirical essays on the informal economy

In this master's thesis, I empirically study the informal sector in two separate essays, both of which have implications for policy making and make original contributions to the understanding of informality around the world. In the first essay, I investigate the relationship between energy consumption and the size of the informal economy. Relying on panel data regression models, my estimation results show that at the aggregate level, energy intensity is inversely related to the size of the informal sector, providing actual empirical evidence on the presence of high labor and low capital intensity in the informal economy. Furthermore, I also find evidence for the presence of non-linearity and asymmetry in this relationship. In the second essay, I investigate the relationship between the informal sector employment, and micro-level socio-demographic characteristics, political attitudes and individual norms. Using self-reported data, I show that socio-demographic characteristics are strong predictors of the informal sector employment. Moreover, individuals' preferences for an economically strong state, as much as their confidence in political institutions are significantly and positively correlated with the informal sector employment, whereas variables associated with confidence in market institutions are negatively correlated with the informal sector employment. I also show that individuals who participate in political processes have a lower probability of working in the informal sector. Finally, I show that individual norms, such as religiosity and tax morale are negatively correlated with the informal sector employment, as well.

Scientific researchsEconomyInformal economy+3
Mustafa Metin Başbay
Boğaziçi University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Two essays on informality

The first part of this study intends to give a detailed account on the recent literature of economics of informality. In particular, we focus on effects and determinants of informality as well as measurement of informal activity. We present both theoretical and empirical papers that employ a variety of methods to study informality. In the second part of the paper we ask whether informal economy acts as a barrier to growth of GDP per-capita. This has been a contentious subject in the literature. Cross-country panel regressions for the period between 1960 and 2012 including 160 countries provide evidence for a robust negative relationship between size of informal economy and relative per capita income. Building on this evidence we simulate a simple two-sector (formal and informal) dynamic general equilibrium model and show that under the presence of an informal sector a larger fraction of the observed per capita income differences across countries can be accounted for.

EconomyIncome distributionIncome distribution policies+3
Nebahat Ferda Ertürk
Boğaziçi University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Makroekonomi üzerine iki makale

This thesis is composed of two essays on macroeconomics. In the first essay, motivated by the empirical evidence that implies a negative correlation between government trust and the size of informal sector, we develop a game- theoretical model to account for this dynamic. We construct a model in which government type, which cannot be directly observed by households, follows a Markov chain; and households allocate their labor between formal and informal sector, each with different production technologies. We characterize the Markov perfect equilibrium of the model that implies that the size of informal sector is relatively higher for economies in which the level of government trust is lower. In the second essay, we develop a model-based approach to create measures of different types of economic risks, namely fiscal risk, financial risk, and labor market risk, for a panel of countries. We use an annual cross-country dataset that includes fiscal policy, labor market, and financial variables to explain their effect on the variation in total productivity. Using the estimated TFP series, we run a DSGE model by calibrating model parameters to match several moments in the data so as to obtain measures for fiscal, financial and labor market risks. This exercise allows us to construct a model-based dataset of three categories of risks mentioned above, and to calculate the welfare costs of different kinds of country-specific risks.

Financial riskHouseholdGovernments+6
Hasan Kadir Tosun
Boğaziçi University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
DoktoraAçık ErişimEN

Dinamik makroekonomi üzerine üç makale

Bu tez dinamik makroekonomi ile ilgili üç makaleden oluşmaktadır. Birinci makalede devlet politikası, eğitim ve maaş eşitsizliği arasındaki ilişki Acemoglu (1998, 2002) tarafından kullanılan teorik modellere benzer bir çerçevede incelenmektedir. Teorik modelin analitik çözümü, iki sektörlü ve teknolojik ilerlemenin kar amacıyla icat edilen ve monopolistik rekabet içerisinde satılan yeni teknolojiler ile sağlandığı bir ekonominin desentralize dengesinin optimal olmadığını göstermektedir. Bu çerçevede izlenmesi gereken optimal devlet politikası, sektörlerden birinin görece daha fazla desteklenmesinin ekonomideki göreli fiyatların bozulması ve büyüme oranını düşürmesi nedenleriyle, varolan tüm sektörlerin aynı oranda teşvik edilmesini gerektirmektedir. İkinci makalede merkez bankası bağımsızlığı ve enflasyon arasındaki ilişki hem empirik hem de teorik çerçevede incelenmektedir. Empirik analiz sonunda bu iki makroekonomik değişken arasında doğrusal olmayan bir ilişkinin varlığı gözlenmektedir. Bu gözlemin teorik dinamiklerinin incelenmesi için oyuncularının merkez bankası ve devlet olduğu bir oyun teorisi modeli kurulmuş ve oyuncular arasında mali genişlemenin maaliyetine ilişkin bilgi asimetrisinin varlığının bu doğrusal olmayan ilişkiyi doğuracak unsurlardan biri olabilieceği gösterilmiştir. Üçüncü makalede European Social Survey veritabanından yararlanılarak Avrupa ülkelerindeki nesillerarası eğitimsel hareketlilik dinamikleri empiric olarak incelenmiştir. Ekonometrik analiz sonuçları eğitimsel hareketlilik trendlerinin ülke, nesil, cinsiyet ve aile yapısına göre farklılaştığını göstermiştir.

EducationWageArticle+5
Oğuz Öztunalı
Boğaziçi University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kimyasal tepkimelerde hız, denge ve enerji konuları ile ilgili yapılan çalışmaların içerik analizi

Bu araştırma, Google Akademik ve Dergipark veri tabanları tarafından dizinlenen Türkiye'deki eğitim dergilerinde 2010-2022 yılları arasında kimya eğitimi alanında "kimyasal tepkimelerde hız, denge ve enerji" konularında yayımlanan makaleleri, genel özellikleri ve konuların öğretimiyle ilgili tespit edilen hususlar bakımından incelenerek genel eğilimlerin hangi yönde olduğunu tespit etmeyi amaçlamaktadır. Araştırmada amaçlı örnekleme yöntemi ile seçilen 41 makale içerik analizine tabi tutulmuştur. Ulaşılan çalışmalar yayın yılı, makale türü, örneklem/çalışma grubunun özellikleri, düzeyleri ve sayısı, çalışmaların nerelerde yürütüldüğü, araştırma metot ve desenleri, veri toplama araçları, çalışmaların amacı, öğrencilerin kavramalarını belirlemeye yönelik metotlar, öğrencilerin genel bilgi iddiaları, öğrencilerde tespit edilen kavrama ve öğrenme zorlukları ile kavramsal değişim yaklaşımının nasıl uygulandığı gibi kriterler bakımından analiz edilerek mevcut durum ortaya konulmaya çalışılmıştır. Araştırma bulgularına ilişkin sayısal değerler yüzde ve frekans tablolarıyla sunulmuştur. Araştırma bulgularına göre en çok yayının 2010 yılında yapıldığı, makale türü açısından araştırma makalelerinin sıklıkla tercih edildiği tespit edilmiştir. Örneklem/çalışma grubunun özellikleri açısından en fazla çalışmanın öğretmen adaylarıyla yapıldığı, örneklem büyüklüğü olarak 0-25 ile 26-100 kişi arasında değişen grupların tercih edildiği ve en çok çalışmanın Ankara ilinde yürütüldüğü belirlenmiştir. Çalışmalarda en çok nicel araştırma yöntemleri kullanılırken, veri toplama aracı olarak başarı testlerinin sıklıkla kullanıldığı ortaya konulmuştur. Çalışmaların amaçları bakımından, çoğunlukla öğrencilerin konuları kavramaları ve anlamlı öğrenmelerine yönelik araştırmaların yapıldığı, öğrencilerin kavrama ve keşfetmelerini belirlemeye yönelik metotlar bakımından çoktan seçmeli soruların sıklıkla tercih edildiği görülmüştür. Öğrencilerin genel bilgi iddiaları arasında kimyanın sembolik dilinden kaynaklanan ve kullanılan matematiksel ifadelerle ilgili iddialar, makroskobik gözlemleri mikroskobik açıklamalarla ilişkilendirememe, kimyasal olayları günlük hayatla ilişkilendirememe, ön koşul bilgilerle ilgili eksiklikler barındırma gibi iddialarının görüldüğü belirlenmiştir. Öğrencilerde en fazla tespit edilen kavrama güçlüğünün kimya kavramlarıyla ilgili önkoşul bilgilerin niteliğinden/yetersizliğinden/eksikliğinden kaynaklanan zorluklar olduğu görülmüştür. Kavramsal değişim yaklaşımının benimsendiği çalışmalarda öğrencilerde kavramsal değişimi gerçekleştirmek amacıyla en fazla aktif öğrenme yaklaşımının tercih edildiği tespit edilmiştir.

DengeEnerjiHız+5
Abdullah Pınar
Necmettin Erbakan University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'de 2000 – 2020 yılları arasındaki okul öncesi dönemde akran zorbalığı çalışmalarının incelenmesi

Bu araştırma, Türkiye'de 2000–2020 yılları arasında tamamlanan okul öncesi dönemde akran zorbalığı çalışmalarının incelenmesini amaçlamaktadır. Araştırmanın örneklemini 18 tez ve 14 makale olmak üzere 32 çalışma oluşturmaktadır. Bulgulara göre yüksek lisans tezlerinin, doktora tezlerinden daha fazla olduğu belirlenmiştir. Yıllara göre dağılımda, en fazla tezin 2017 ve 2019, en fazla makalenin 2019 ve 2020 yıllarında hazırlandığı görülmektedir. Konu ile ilgili en fazla tezin Gazi Üniversitesinde hazırlandığı belirlenmiştir. İllere göre dağılımda, konu ile ilgili en çok tezin Ankara'da, makalelerde ise Denizli'de gerçekleştirildiği belirlenmiştir. Tezlerinin tamamı, makalelerin ise büyük çoğunluğu Türkçe'dir. İncelenen tezlerde en sık kullanılan anahtar kelimenin "zorbalık", makalelerde "akran şiddeti" olduğu belirlenmiştir. Tezlerde ve makalelerde en fazla nicel araştırma yaklaşımı tercih edilirken; doktora tezlerinde nitel yaklaşıma, yüksek lisans tezleriyle makalelerde karma yaklaşıma rastlanılmamıştır. Tezlerde en fazla betimsel ve ilişkisel tarama modelleri, makalelerde en fazla ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Tezlerde ve makalelerde en sık yer alan örneklem grubu "okul öncesi dönem çocukları"dır. Makalelerin, tezlere göre örneklem grubu sayı aralıkları açısından daha çeşitli olduğu belirlenmiştir. Tezlerde en sık yer alan örneklem seçim yöntemi amaçsal örnekleme, makalelerde basit rastgele örnekleme yöntemidir. Tezlerde ve makalelerde, en sık kullanılan ölçme aracı sayısı 3; veri toplama aracı ise ölçektir. Tezlerin tamamında ve makalelerin büyük çoğunluğunda kesitsel yöntemden yararlanılmıştır. Tezlerde ve makalelerde en sık tercih edilen konunun demografik değişkenler (yaş, cinsiyet, kardeş değişkenleri, doğum sırası, anne-baba yaşı, anne-baba öğrenim durumu, beden kitle indeksi, anne-baba yaşı, anne-baba mesleği, aile tipi, okul öncesi eğitime devam etme süresi, sosyoekonomik düzey, anne-babanın evlilik durumu, aile yapısı, öğretmenlerin mesleki deneyimleri) olduğu belirlenmiştir. Anahtar kelimeler: Okul Öncesi Dönem, Akran Zorbalığı, Zorba Çocuklar, Kurban Çocuklar, Akran İlişkileri

Akran zorbalığıMakaleOkul öncesi eğitim+2
Zeynep Bilge Koçak
Bahçeşehir University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Muhasebe eğitiminde bilişsel yük teorisi

Bu çalışmanın amacı Türkiye'de muhasebe eğitimi öğrenme - öğretme sürecindeki sorunları konu alan lisansüstü tezler ile muhasebe eğitiminde Bilişsel Yük Teorisini konu alan uluslararası düzeyde yayınlanmış makale ve bildiri çalışmalarını analiz etmektir. Araştırmanın evrenini Ulusal Tez Merkezi veri tabanında yer alan lisansüstü tezler, Semantic Scholar ve Google Akademik veri tabanındaki makale ve bildiriler oluşturmaktadır. Araştırmada nitel araştırma yöntemi kullanılarak sistematik literatür analizi deseni tercih edilmiş ve elde edilen veriler içerik analizine tabi tutulmuştur. Lisansüstü tezlerden, uluslararası düzeyde yayınlanmış makale ve bildirilerden elde edilen veriler analiz edilerek Türkiye'de muhasebe eğitiminin öğrenme ve öğretme sürecindeki sorunları, muhasebe eğitiminde Bilişsel Yük Teorisi'nin ilkelerini uygulayan çalışmaların yayın yılları,yayın türleri, araştırma yöntemleri, veri toplama yöntemleri (araçları), örneklem grupları, öğrenme alanları, bilişsel yük türü/ türleri ve çalışmaların sonuçları ile ilgili bulgulara ulaşılmıştır. Sistematik literatür analizi sonucunda Türkiye'de muhasebe eğitimi öğrenme ve öğretme sürecindeki sorunların genel olarak muhasebe konularının karmaşık ve soyut olması ile öğretim materyallerinin yetersiz olmasından meydana geldiği, Bilişsel Yük Teorisi ilkelerinin muhasebe eğitiminde kullanılması sonucunda ise ilgili sorunların çözüme ulaştığı ve kalıcı öğrenmenin gerçekleştiği tespit edilmiştir.

Bilişsel yük teorisiLisansüstü tezlerMakale+4
İbrahim Ateş
Balıkesir University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
DoktoraAçık ErişimTR

Sürdürülebilir büyüme üzerine üç makale

Sürdürülebilir büyüme, araştırmacılar ve kurumlar tarafından birbirinden farklı şekillerde tanımlansa da bu tanımlar ekonomik ve çevresel olmak üzere iki temel çerçeveye sahiptir. Başlangıçta sürdürülebilir büyümenin ekonomik boyutu üzerinde durulmasına karşın, İkinci Dünya Savaşı sonrası üretim yapısındaki hızlı makineleşmeden kaynaklanan çevresel etkilerin 1970'li yıllarda ortaya çıkmasıyla çevresel boyutu ön plana çıkmıştır. Bu tez çalışmasında sürdürülebilir büyüme ekonomik ve çevresel boyutuyla ele alınmaktadır. 2008 Büyük Resesyonu'ndan sonra büyüme oranlarındaki artışlar azalma trendine girmiştir. Özellikle yirmi birinci yüzyılda bilgisayar ve bilişim teknolojilerindeki gelişmeler yeni bir boyuta evrilirken ekonomilerin dijital dönüşümünün durağanlaşma sorununa çözüm olabileceği düşünülmektedir. Tezin birinci makalesinde üretim deseninin dijitalleşmesini temsil eden robotlaşma ile büyüme arasındaki ilişki araştırılmaktadır. Gelir grubuna bakılmaksızın robotlaşma ile büyüme arasında pozitif yönlü bir ilişki bulunmaktadır. Bununla birlikte yüksek-orta gelir grubu ülkelerde robotlaşmadan kaynaklanan büyüme, yüksek gelir grubu ülkelerden daha fazladır. Sürdürülebilir büyümedeki temel itici güçlerin başında inovasyon yer almaktadır. İkinci makalede ileri dijital teknolojiler ile inovasyon arasındaki ilişki incelenmektedir. İleri dijital teknolojilere adaptasyon ile inovasyon arasında önemli bir ilişki bulunmaktadır. Dijital teknolojiler içerisinde ise yapay zekâ, bulut bilişim, büyük veri ve akıllı cihazlar teknolojileri ön plana çıkmaktadır. Ekonomilerin dijital dönüşümü enerji sektörünü de yapısal olarak değiştirirken yenilenebilir enerji kaynaklarının ileride daha cazip bir alternatif olmasını vaat etmektedir. Diğer yandan artan Dünya nüfusuyla birlikte enerji ihtiyacı artarken, Avrupa Yeşil Mutabakatı ve Rusya-Ukrayna savaşı gibi gelişmeler ülkelerin yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelerek enerji bağımlılığını azaltacak politikaları uygulamasına zemin hazırlamaktadır. Üçüncü makalede Türkiye'de fotovoltaik (PV) sistem adaptasyonu ele alınarak güneş enerjisine geçişte alternatif politikalar analiz edilmektedir. Türkiye'de PV sistem adaptasyon oranlarının hızlı bir şekilde yükselmesini sağlamak için geri ödeme süreleri azaltılırken zorunlu PV sistem düzenlemelerinin de yapılması gerekmektedir.

Ajan tabanlı modellemeEkonomik büyümeMakale+6
Özlem Fikirli Yücel
Ankara University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00

İlgili konular