Sosyalleşme

143 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Çocuk evlerinin sosyal uyumdaki rolü üzerine bir meta analiz çalışması

Bu çalışma kurum bakımında kalmakta olan çocuklar üzerine yapılan araştırmaların çocuk evi özelinde incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Kurum bakımı elverişli aile ortamı bulunmayan çocukların hem bilişsel hem ruhsal hem de duygusal manada sağlıklı bireyler olarak topluma kazandırılması için devletin sunduğu bir hizmettir. Aksi bir durum olmadığı sürece 18 yaşına kadar her birey çocuktur ve devlet hem kendi anayasasında da hem müdahil olduğu uluslararası sözleşmelerde çocukların koruyucusu olarak gerekli yaptırımları ve tedbirleri uygulamakla mükelleftir. Yapılan araştırmanın çıkış noktası ise çocuk evi bakım modelinin yeterince yaygınlaşması ve bu konu üzerinde birçok çalışmanın gerçekleştirilmiş olmasıdır. Aynı konu hakkında yapılmış farklı araştırmaların tekrara düşme sorunu ile yüz yüze gelmesi olası bir durumdur. Bu alan özelinde oluşturulan çalışmaların amacı çocuklara daha iyi bir yaşam olanağı sunmaktır. Bu sebeple bu konuda yapılmış çalışmaların bir analizini yapmak hem mevcut durumu açıklığa kavuşturmaya hem de bundan sonra bu konuda yapılacak araştırmalara yön göstermeye yardımcı olacaktır. Çocukların daha iyi yaşam şartlarına sahip olması amacıyla yapılabileceklerin neler olduğunu tespit ederek çocukların sosyalizasyon süreçlerinde bir iyileşme sağlanması gerekmektedir. Araştırmada analizi yapılacak toplam 4 kaynak kullanılmıştır. Bunlardan bir tanesi doktora tezi, üç tanesi yüksek lisans tezidir. Yapılan literatür taraması sonucu çocuk evlerinin sosyal uyuma katkısı çevresinde yapılan araştırmalar taranmıştır. Ancak araştırılan konu özelinde tatmin edici miktarda kaynağa ulaşılamamıştır. Araştırma konusu tam olarak karşılayacak araştırmalar seçilerek değerlendirme kriterleri üzerinden gerekli analizler gerçekleştirilmiştir.

Korunmaya muhtaç çocuklarMeta analiziSosyal uyum+2
Akın Şengün
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal paylaşım ağlarında gençlerin sosyalleşme ve kimlik inşası süreçleri: Facebook örneği

Bu çalışmanın amacı, Eskişehir'de yaşayan 15-24 yaşları arasındaki gençlerin Facebook kullanım pratiklerini ortaya koymak; ağ üzerindeki sosyalleşme biçimlerini ve kimlik inşası süreçlerini incelemektir. Karma desenin benimsendiği bu araştırmada, nicel ve nitel veri toplama teknikleri birlikte kullanılmıştır. Böylece, 2013 yılının Ağustos ve Ekim ayları arasında, 402 genç ile anket çalışması yapılmıştır. Ayrıca 6'sı yüz yüze ve 3'ü çevrimiçi olmak üzere toplam 9 genç ile yarı-yapılandırılmış görüşmeler yapılmış ve 8'inin izinleri alınarak Facebook profilleri incelenmiştir. Nicel veriler, Spss programında frekansları alınarak, Ki-kare, Mann Whitney-U testi ve Spearman korelasyon analizi kullanılarak çözümlenmiştir. Bulgular, bildiğimiz anlamdaki sosyalleşme pratiklerinin dönüşmesinde, küçülen yeni medya araçlarının önemli rol oynadığını ortaya koymuştur. Bununla birlikte, Facebook kullanımına ilişkin belli pratiklerin cinsiyete ve yaşa göre farklılaştığı bulgulanmıştır. Örneğin, Facebook'u yeni insanlarla tanışma aracı olarak gören erkek kullanıcılar kadın kullanıcılardan, 15-19 yaşları arasındaki kullanıcılar ise 20-24 yaşları arasındaki kullanıcılardan fazladır. İlişki durumu, e-posta, tel numarası ve adres bilgileri gibi daha özel bilgiler erkeklerde ve alt yaş grubunda daha fazla paylaşılmakta; Facebook'taki arkadaş sayısı ise, yine alt yaş grubundaki kullanıcılar için önemli bir kimlik göstergesi olarak ön plana çıkmaktadır. Dolayısıyla, Facebook'taki kimlik inşası ve sosyalleşme süreçlerinde, toplumsal cinsiyete ve yaşa ilişkin farklılıkların belirleyici olduğu söylenebilir. Ayrıca Facebook'ta paylaşılan beğeni alanları da, bireyin kültürel sermayesi ve sosyo-demografik özelliklerine ilişkin önemli işaretler vermektedir. Anahtar Kelimeler: Sosyal Paylaşım Ağları, Facebook, Sosyalleşme, Kimlik İnşası.

FacebookGençlerKimlik+3
Tuba Sütlüoğlu
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
DoctorateOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinin spora dayalı fiziksel aktivitelere katılımları ve yaşam kalitelerinin akademik başarı ve sosyalleşme üzerine etkisi (Eskişehir Osmangazi Üniversitesi örneği)

Bu çalışmanın amacı; Eskişehir Osmangazi Üniversitesinde 2. ve daha üst sınıflarda öğrenim gören öğrencilerin spora dayalı fiziksel aktivitelere katılımları ve yaşam kalitelerinin akademik başarı ve sosyalleşme üzerine etkilerinin değerlendirilmesidir. Araştırmaya 2013-2014 eğitim-öğretim yılında 2. ve daha üst sınıflarda farklı programlarda öğrenim gören 1057 gönüllü öğrenci katılmıştır. Katılımcıların spora dayalı fiziksel aktivitelere katılım düzeylerinin belirlenmesi için Cooper fiziksel aktivite ölçeği, yaşam kalitelerini belirlemek için WHOQOL BREF ölçeği, akademik başarılarını belirlemek için genel not ortalamaları, sosyalleşme durumlarını belirlemek için ise spora dayalı fiziksel aktiviteyle sosyalleşme ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde SPSS 18.0 ve LISREL 8.80 paket programlarından yararlanılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde ilk aşamada kayıp değerler, uç değerler ve verilerin normal dağılımı belirlenmiştir. Demografik özellikler (cinsiyet, yaş, aylık harcama miktarı, barınma biçimi, eğitim görülen alanlar ve sınıf) için frekans ve yüzde tablolarından, güvenirlik testlerinden (Cronbach Alpha), yaşam kalitesi ve spora dayalı fiziksel aktiviteyle sosyalleşme ölçeklerinin geçerliliğini tespit etmek için açıklayıcı ve doğrulayıcı faktör analizlerinden yararlanılmıştır. Demografik özelliklere göre spora dayalı fiziksel aktivitelere katılım düzeyi, yaşam kalitesi, akademik başarı düzeyi ve spora dayalı fiziksel aktiviteyle sosyalleşme değişkenleri arasındaki farklılığı belirlemek için t testinden, ki-kare bağımsızlık testinden, tek yönlü varyans analizinden (ANOVA), çoklu karşılaştırma testlerinden (Tukey HSD ve Tamhane T2), araştırma modelinde yer alan spora dayalı fiziksel aktivitelere katılım, yaşam kalitesi ve alt boyutları, akademik başarı, spora dayalı fiziksel aktiviteyle sosyalleşme ve alt boyutları arasındaki ilişki düzeyini belirlemek için korelasyon analizinden yararlanılmıştır. Elde edilen bulgular doğrultusunda spora dayalı fiziksel aktivitelere katılım ile yaşam kalitesi arasında (0.57), spora dayalı fiziksel aktivitelere katılım ile akademik başarı arasında (0.43), spora dayalı fiziksel aktivitelere katılım ile sosyalleşme arasında (0.31), yaşam kalitesi ve akademik başarı arasında (0.31), yaşam kalitesi ve spora dayalı fiziksel aktiviteyle sosyalleşme arasında (0.44) düzeyinde pozitif yönlü anlamlı bir ilişki (p<0.01) olduğu tespit edilmiştir.

Akademik başarıEskişehirFiziksel aktivite+4
Mehmet Yıldırım
Anadolu University · Institute of Health Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Toplumsal mekân ve mekânsal bilinç

Bu çalışmada varlığın ve toplumsal ilişkilerin temel kategorilerinden biri olan mekân ve bu bağlamda gelişen mekânsal kavrayışlar, "mekânsal bilinç" kavramıyla tartışılmaktadır. Mekânın dışında değil, içinde ve onun tarafından sarılı olan özneler ve toplum için bütünsel ve ilişkisel analizler, mekân kavrayışlarının ön koşulu sayılarak, öncelikle modern öncesi düşünce biçimlerinde mekân kavramı açıklanmaktadır. Daha sonra, değişen kapitalist üretim ilişkileri ve toplumsal ilişkiler özelinde, mekân kavramının ve kavrayışlarının ele alınışı, buna bağlı olarak da mekânsal bilincin konumu tartışılmaktadır. Son olarak, kapitalist ilişkilere eşlik eden modernlik aracılığıyla çoklaşan mekânsal kavrayışların analizi ve mekânın zihinsel örgütlenişi, mekânsal bilincin çelişkileriyle tartışılmaktadır. Tüm bu izlekte ve ilişkilerde gerçekleştiği varsayılan düşünsel yarılmalara, mekânın ontolojik konumuna bağlı çelişkilere ve toplumsal alanda görünmez kılındığı düşünülen mekân kavramına, mekânsal bilinç aracılığıyla bütünsel ve ilişkisel bir sorgulama zemini oluşturmak amaçlanmaktadır. Anahtar Sözcükler: Mekân, Mekânsal Kavrayış, Mekânsal Bilinç, Toplumsal Mekân.

BilinçMekanMekan kullanımı+5
Azmi Recep Özdaş
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim okullarının bürokratik yapıları ile öğretmenlerin örgütsel sosyalleşme düzeyleri arasındaki ilişki: Malatya ili örneği

Bu araştırmanın amacı, ilköğretim okullarında görevli öğretmenlerin, görev yaptıkları okulların bürokratik yapısına ilişkin algıları ile kendilerinin örgütsel sosyalleşmelerine ilişkin algılarını saptayıp, onların bu algıları arasında anlamlı bir ilişki olup olmadığını; ayrıca, algılarının cinsiyet, branş, kıdem ve okul büyüklüğü değişkenlerine göre farklılık gösterip göstermediğini belirlemektir.Araştırma hem ilişkisel hem de tarama modelinde tasarlanmıştır. Araştırmanın evrenini, 2010-2011 eğitim-öğretim yılında Malatya ili merkezinde bulunan resmi ilköğretim okullarında görev yapan 3286 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini tabakalı-rastgele örnekleme yöntemine göre seçilen 398 öğretmen oluşturmuştur. Okullar büyüklüklerine göre (öğrenim gören öğrenci sayısı 1-500, 501-1000, 1001-1500, 1501 ve üstü olan okullar şeklinde) tabakalara ayrılmıştır. Araştırmanın verileri araştırmacı tarafından geliştirilen ?Örgütsel Sosyalleşme Ölçeği? ve Hoy ve Sweetland (2000) tarafından geliştirilen ?Okul Yapısının Etkililiği Ölçeği? ile toplanmıştır.Araştırmada elde edilen veriler analiz edilirken, öncelikle betimsel istatistik hesaplamaları yapılmıştır, öğretmenlerin algılarının cinsiyet ve branş değişkenlerine göre farklılık gösterip göstermediğini belirlemek için t-testi, kıdem ve okul büyüklüğü değişkenlerine göre farklılık gösterip göstermediğini belirlemek için ANOVA testi yapılmıştır. ANOVA testi sonucunda anlamlı farkın belirlendiği durumlarda, farkın hangi grup ya da gruplardan kaynaklandığını belirlemek için Scheffe ve Dunnet C testi uygulanmıştır. Ayrıca anlamlı farklılık bulunan gruplar için etki büyüklüğü eta-kare korelasyon katsayısı (?²) değerleri hesaplanmıştır.Yapılan betimsel istatistikler sonucunda, araştırmaya katılan öğretmenlerin, kendilerinin örgütsel sosyalleşme düzeylerini ?çok? olarak algıladıkları ve görev yaptıkları okulların bürokratik yapısını ?çoğunlukla? kolaylaştırıcı, ?nadiren? engelleyici olarak algıladıkları belirlenmiştir.Bağımsız değişkenler açısından yapılan analizler sonucunda, öğretmenlerin örgütsel sosyalleşme düzeylerinin branş değişkenine göre anlamlı farklılık gösterdiği, sınıf öğretmenlerinin örgütsel sosyalleşme düzeylerinin daha yüksek olduğu ve branş değişkeninin örgütsel sosyalleşme üzerinde ?küçük? düzeyde bir etki büyüklüğüne (?²=.03) sahip olduğu bulunmuştur. Kıdem değişkenine göre öğretmenlerin örgütsel sosyalleşme düzeylerinin anlamlı farklılık gösterdiği, kıdemi fazla olan öğretmenlerin örgütsel sosyalleşme düzeylerinin daha yüksek olduğu ve kıdem değişkenin örgütsel sosyalleşme üzerinde ?orta? düzeyde etki büyüklüğüne (?²=.10) sahip olduğu bulunmuştur. Cinsiyet ve okul büyüklüğü değişkenlerine göre, öğretmenlerin örgütsel sosyalleşmelerine ilişkin algılarında anlamlı farklılık görülmemiştir.Öğretmenlerin okullarının bürokratik yapısına ilişkin algılarının, kıdem değişkenine göre anlamlı farklılık gösterdiği 21 yıl ve üstü kıdeme sahip öğretmenlerin okullarındaki bürokratik yapıyı 11-20 yıl kıdeme sahip öğretmenlerden daha kolaylaştırıcı algıladıkları görülmüştür. Kıdem değişkenin kolaylaştırıcı bürokrasi boyutu üzerinde küçük etki büyüklüğüne (?²=.04) sahip olduğu bulunmuştur. Cinsiyet, branş ve okul büyüklüğü değişkenlerine göre öğretmenlerin algılarında hem kolaylaştırıcı hem de engelleyici bürokrasi boyutlarında anlamlı bir farklılık görülmemiştir.Örgütsel sosyalleşme ile bürokratik yapı arasındaki ilişkiyi belirlemek üzere yapılan korelasyon analizi sonucunda, örgütsel sosyalleşme ile kolaylaştırıcı bürokrasi arasında pozitif yönde orta düzeyde, engelleyici bürokrasi ile arasında negatif yönde küçük düzeyde bir ilişki bulunmuştur.

BürokrasiSosyalleşmeÖrgüt yapısı+4
Ufuk Erdoğan
İnönü University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Lise gençliğinde dini sosyalleşme; Batman il merkezi örneği

Bu çalışma, günümüzün değişen sosyo-kültürel ortamında sosyalleşen ergenlik çağındaki bireylerin dindarlık yöneliminin ve dini sosyalleşme kanallarının etkisinin araştırıldığı bir saha araştırmasıdır. Sosyalleşme sürecinde gençlerin dini inanç, tutum ve davranışları üzerinde yaş, eğitim, ekonomik durum gibi demografik özelliklerin yanı sıra aile, eğitim, toplumsal çevre ve kitle iletişim araçları gibi sosyal faktörlerin de önemli etkisi bulunmaktadır. Bu çalışmada, gençlerin dini toplumsallaşması üzerinde önemli rol oynayan demografik ve sosyal faktörlerin etki düzeyi araştırılmıştır. Buradan hareketle 8 hipotez geliştirilmiş ve saha araştırması sonucu ulaşılan bulgulardan hareketle hipotezler test edilmiştir. Araştırmanın evreni, Batman il merkezinde eğitim gören lise gençlerinden oluşmaktadır. Şubat-Mart 2019 tarihleri arasında, basit tesadüfi örnekleme yöntemiyle seçilen 731 deneğe Kişisel Bilgi Anketi, Dini Toplumsallaşma Faktörleri Anketi ve Dini Yönelim Ölçeği uygulanmıştır. Elde edilen bulgulardan hareketle örneklem grubunun hem demografik değişkenlere göre farklılaşma olup olmadığı incelenmiş hem de sosyalleşme kanallarının dini tutum ve davranışlar üzerinde etki düzeyi analiz edilerek hipotezler test edilmiştir. Araştırmada elde edilen verilerin değerlendirilmesinde SPSS 22.0 Windows paket programı kullanılarak istatistiksel analizi, t-testi (Independent- Samples T Tests), Varyans Analizi (Analysis of Variance, ONE-WAY-ANOVA), Tukey HSD (Post Hoc Comparision) testleri kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, örneklem grubunun okul türü, sosyo-kültürel tabaka gibi demografik özellerine göre dini yönelimlerinde farklılaşma olduğu saptanırken yaşın herhangi bir farklılaşmaya yol açmadığı saptanmıştır. Ayrıca, bireylerin dini tutum ve davranışları üzerinde dini sosyalleşme faktörlerinin önemli etkilerinin olduğu tespit edilmiştir.

BatmanDinDin sosyolojisi+4
Ebru Eler Çay
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Beden eğitimi ve spor dersinin ortaokul öğrencilerinin sosyalleşmelerine etkisine ilişkin veli görüşlerinin incelenmesi

Bu araştırmada, beden eğitimi dersinin öğrencilerin sosyalleşmelerine olan etkisine ilişkin veli görüşleri incelenmiştir. Araştırmanın örneklemini 2018-2019 eğitim öğretim yılında Çorum il merkezinde bulunan 4 ortaokul oluşturmuştur. Araştırma ortaokul öğrenci velileri üzerinde yürütülmüş olup araştırmada veri toplama aracı olarak anket kullanılmıştır. Anket 611 öğrenci velisine uygulanmış, ankete katılanların 263'ü erkek 343'ü ise kadın velilerden oluşmuştur. Velilerin öğrenim durumlarına göre yüzdelik dağılımları ise şu şekildedir: Okuryazar olmayanlar %1,6 okuryazar olanlar %4,6 ilköğretim mezunu olanlar %44,5 lise mezunu olanlar %27,0 üniversite mezunları %19,0 ve lisansüstü eğitim mezunları %3,3 şeklinde belirlenmiştir. Öğrenci velileri gönüllülük esasına göre rastgele (random) yöntemle seçilmişlerdir. İstatiksel çözümler için SPSS 20 paket programı kullanılmış olup kullanılan bu programda, anket sonuçlarına göre frekans, yüzde ve değişkenler arasındaki farkların bulunması için Ki-kare testi yapılmıştır.Ankette yer alan maddelerin iç tutarlılık katsayısı (Cronbach alpha) α=0,92 çıkmıştır. Cronbachalpha değeri .70'in üzerinde olması anketin güvenilir olduğunu göstermektedir. Araştırma sonucunda öğrenci velilerinin en çok katıldıkları ilk üç madde "Kaybetmeyi kabullenme ve kazananı takdir etme alışkanlıklarını kazandırmada etkisi vardır", "Öğretim süreci esnasında öğrencilerin birbirleriyle iletişim kurmalarına etkisi vardır" ve "Öğrencilerin arkadaşlarıyla iletişim kurmasına etkisi vardır'' maddeleri olmuştur. Katılımcıların en az katıldıkları üç madde "Diğer öğretmenlerle iletişim kurmasında etkisi vardır.'' "Öğrenci-aile ilişkilerinin gelişmesinde etkisi vardır." "Öğrencilerin bir topluluk içinde rahatça söz alıp konuşabilmelerine etkisi vardır.''maddeleridir. Öğrenci velilerinin öğrenim durumlarına göre "Beden eğitimi derslerinin öğrencilerin bir topluluk içinde rahatça söz alıp konuşabilmelerine etkisi vardır" ve "Beden eğitimi dersinin öğrencilerin diğer öğretmenlerle iletişim kurmasına etkisi vardır" maddelerine verdikleri yanıtların puan ortalamaları da yüksektir. Anahtar Kelimeler: Beden eğitimi, Öğrenci, Öğrenci velileri, Sosyalleşme.

Ana-babaBeden eğitimiBeden eğitimi ve spor dersi+4
İsmail İlker Yurt
Hitit University · Institute of Health Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Kadınların dini sosyalleşme sürecinde Kur'an kurslarının rolü (Kırıkkale örneği)

Bu çalışmada Kırıkkale İl Müftülüğüne bağlı 12 Kur'an kursuna devam eden, yaşları 33 ile 60 arasında değişen 24 katılımcı ile görüşme yapılarak Kur'an kurslarının yetişkin bayanların dini sosyalleşmesine olan katkıları ortaya konulmuştur. Nitel araştırma tekniği ile toplanan veriler üzerinden gerçekleştirilen içerik analizi sonucuna göre, Kur'an kurslarının din eğitimi hizmetinin verildiği bir yaygın eğitim merkezi olmasının yanı sıra; yetişkin bayanlar için manevi doyum merkezi, ailevi, dini ve psikolojik sorunlara çözüm aranan ve fiili olarak danışmanlık hizmetlerinin alındığı, dini içerikli sosyalleşme alanlarının oluşturulması ve buna yönelik uygulamaların yapıldığı dini sosyalleşme merkezi olarak çok yönlü bir kurum olduğu ortaya çıkmıştır. Kur'an kurslarının yüklendiği temel misyonlar açısından dini sosyalleşme; dini, milli ve manevi içeriklerle bütünleştirilmiş toplu ibadetler ve sosyal faaliyetler bünyesinde gerçekleşmektedir. Sunulan bu hizmetler sosyal algıları yüksek, toplumla bütünleşen, kendini ve çevresini doğru davranış biçimleriyle değiştirebilen ve geliştirebilen bireyler yetişmesine katkı sağlamaktadır. Diyanet İşleri Başkanlığının (DİB) "İhtiyaç Odaklı Din Eğitimi" kapsamında ön plana çıkan ve Kur'an kurslarının temel amaçları arasında yer alan kazanımların katılımcılar tarafından edinildiği saptanmıştır. Bunlar sağlıklı bir dini ve ahlaki gelişim gösterme, kendisine ve çevresine karşı inanç, ibadet ve ahlak bütünlüğü çerçevesinde davranmanın önemini fark etme, İslam ahlakını yansıtan güzel davranışlar sergileme gibi tutumlar olarak karşımıza çıkmaktadır. Kur'an kursları, yaş, eğitim ve sosyo-ekonomik açıdan birbirinden farklı yetişkin kadınların; farklı sosyal çevrelerde, dini içeriklerden beslenmiş

Din sosyolojisiDiyanet İşleri BaşkanlığıKadınlar+5
Serap Yardımcı
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Kadınların sosyalleşmesinde Çorum Belediyesi kadın kültür ve sanat merkezlerinin rolü

'Kadınların Sosyalleşmesinde Çorum Belediyesi Kadın Kültür ve Sanat Merkezlerinin Rolü' konulu bu çalışmamızın amacı, Çorum Belediyesinin bir sosyal belediyecilik örneği olarak hizmete açtığı Kadın Kültür ve Sanat Merkezlerinin kadınların sosyalleşmelerindeki rolünü incelemektir. Çorum özelinde yapılan çalışmalarda kadınların sosyalleşmesi ve belediye çalışmalarının rolü ile ilgili herhangi bir akademik çalışma yapılmamıştır. Hazırlanan bu tez ile Çorum'da yaşayan kadınlar ve sosyalleşmeleri ile ilgili literatürdeki eksikliğin giderilmesi hedeflenmektedir. Çalışmamız 2012-2021 yılları arasında Çorum Belediyesi Kadın Kültür ve Sanat Merkezlerinin, kurslara devam eden yetişkin kadın kursiyerlerin sosyalleşmelerine etkisini kapsamaktadır. Çalışma grubu, kartopu örnekleme modeli ile seçilen yaşları 22-68 arasında değişen 46 yetişkin kadın katılımcıdan oluşmaktadır. Çalışma, nitel araştırma yönteminin Olgubilim (Fenomonoloji) desenleri temel alınarak, görüşme tekniklerinden yarı yapılandırılmış görüşme yöntemi ile yapılmıştır. Katılımcılardan elde edilen veriler içerik analizi ile analiz edilerek değerlendirme yapılmıştır. Kadın Kültür ve Sanat Merkezleri son dönemde gündeme gelen sosyal belediyecilik uygulamaları arasında yer almaktadır. Toplumların gelişmesinde önemli kriter olan kadın eğitimi, merkezi yönetimin yanında yerel yönetimlerinde üzerinde önemle durduğu bir konudur. Belediyeler, 5393 sayılı Yasa'nın 14'üncü maddesine göre; meslek ve beceri kazandırma, kültür ve sanat faaliyetleri yapma gibi konularda halkın istek ve beklentilerine cevap vermektedir. Bu amaçlarla hizmete açılan Çorum Belediyesi Kadın Kültür ve Sanat Merkezleri ilki 17 Mart 2011'de Veli Paşa Konağında olmak üzere toplam 8 ayrı bölgede Çorumlu kadınlara hizmet vermektedir. Kadın Kültür ve Sanat merkezleri mesleki ve beceri kurslarının yanı sıra; yetişkin kadınlar için sosyalleşme ortamı, sosyo-kültürel açıdan geliştikleri ve psikolojik olarak rahatladıkları çok yönlü kadın eğitim merkezleridir. Araştırmamızın sonucunda; katılımcıların kendilerinden beklenen davranışları sergiledikleri ve Kadın Kültür ve Sanat Merkezleri kurslarına katılarak, farklı kültür, etnik grup, yaş ve farklı sosyo-ekonomik durumdaki insanlarla bir arada yaşamayı, farklılıklara saygı duymayı ve ortaklaşarak bir şeyler üretmeyi öğrenerek biz bilincine sahip oldukları tespit edilmiştir. Bu minvalde Kadın Kültür Sanat Merkezlerinin yetişkin eğitimine ve kadının sosyalleşmesine katkısının yadsınamaz olduğu görülmektedir.

BelediyelerKadınlarKültür merkezleri+2
Hatice Külcü
Hitit University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyalist bir proje olarak kolhozlaştırmanın kazak toplum hayatına etkileri (1928-1933)

"Sosyalist Bir Proje olarak Kolhozlaştırmanın Kazak Toplum Hayatına Etkileri" adlı bu çalışmada, Kolhozlaştırma süreci (1928-1933) esnasında yapılan uygulamaları anlamak amacıyla öncelikle geleneksel Kazak toplum yapısı incelenmiş ve onun içinde: Göçebe Kazakları ekonomik hayatı, eğitim ve din alanı, aile yapısı araştırılmıştır. Göçebe Kazakların sosyal yapısını inceledikten sonra Bolşevik devriminden Kazakistan'da uygulanan, Sovyetleştirme, Kolektifleştirme ve Kolhozlaştırma esnasında uygulanan mülksüzleştirme, yerleşik hayata geçirme politikaları ve eğitim, aile alanında yapılan toplumsal değiştirme uygulamaları incelenmiştir. Sonuç olarak Kazakistan'daki Kolhozlaştırma politikasının Kazakistan toplum hayatına etkileri genel değerlendirilmesi yapılmıştır.

KazakistanKolhozSosyal etki+3
Almas Telmanov
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal medyanın ailenin sosyalleşme işlevine etkisi: Ankara örneği

Günümüzde sosyal medyanın aile bireyleri tarafından fazla kullanımı sosyal bilimlerin araştırma konularından biri olmaktadır. Teknoloji toplumunda ailenin sosyalleşme işlevinin sosyal medyada devam etmesini anlamaya yönelik bu çalışmada nitel yönteme dayalı betimsel analizler ve mülakat (görüşme) tekniğine yer verilmiştir. Görüşmeler Ankara ilinde Akdere, Abidinpa, Şentepe ve Çiğdemtepe semtlerinde gerçekleştirmiştir. Görüşmeler sonucunda günümüzün sosyal medya uygulamaları olan Facebook, Twitter, Instagram, Tik-Tok gibi sanal sosyalleşme uygulamaları yetişkin sosyalleşmesini devam ettiren toplumsallaşma aracı olarak ailenin sosyalleşme işlevini paylaştığı yönünde nitel bulgular elde edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Aile, Ailenin Sosyalleşme İşlevi, Sosyal Medya, Sanal Sosyalleşme

AileFacebookSosyal medya+4
Serap Balyemez
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Sporun öğretilebilir zihinsel engelli çocukların sosyalleşmeleri üzerine etkisinin araştırılması

Gerek zihinsel engelliler, gerek diğer engelli vatandaşlarımız toplumun duyarlılığını ve birbirleri ile olan iletişim, dayanışma gibi sosyal olgularının kuvvetini gösteren ve sadece ebeveynlerin değil, aynı zamanda tüm toplumun sorumluluğunda olan bireylerdir. Günümüzde bir ülkenin çağdaşlığı, sahip olduğu ekonomik değerlerle değil, engelli vatandaşlarına verdiği değerle ölçülmektedir. Bir ülkenin geleceği olan çocuklarda engelliliğin varlığı ise durumun önemini bir kat daha arttırmaktadır. Sporun bireylerin sosyalleşmesi üzerindeki etkileri günümüzde pek çok akademik araştırmanın temel konusunu oluşturmaktadır. Günümüzde özellikle rehabilitasyon ve psikolojik bir tedavi olarak ta kullanımı üzerinde araştırmalar yapılan sporun, öğretilebilir zihinsel engelli çocukların sosyalleşmesi üzerindeki etkileri bu araştırmanın temel konusunu oluşturmaktadır. Araştırmada Kütahya ilinde bulunan, antrenmanlara katılmayan ve spor yapmayan 17 öğretilebilir zihinsel engelli çocuk ile antrenmanlara katılan ve spor yapan 15 çocuğun velisi ile anket uygulaması yapılmış, sporun etkilerinin araştırılması için ayrıca spor yapan çocuklarımızın aileleri ile antrenmanlar öncesi ve sonrasında da bir anket uygulaması yapılarak çocukların sosyalleşmesinde, antrenmanlara katılmanın rolü ortaya konmaya çalışılmıştır. Araştırmada elde edilen bulgulara göre sporun çocukların sosyalleşmeleri üzerinde etkili olduğu ve spor ile sosyalleşme arasında manidar bir ilişkinin olduğu gözlemlenmiştir. Çocukların sosyalleşmesine yönelik velilerin verdikleri yanıtlar arasında çocuğun kendini tanıtabilmesi; özür dileme ve teşekkür becerilerine sahip olması ve liderlik becerileri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmuştur (p<0.05). Ailelerin spora bakış açıları konusunda sporun ifade yeteneğini arttırması ve sporun kaynaştırıcı özelliği konusunda istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmuştur (p<0.05). Sporun olumlu etkileri konusunda ise sporun gerekliliği; mutluluk duygusu vermesi; güven duygusu vermesi; kurallı yaşam becerisi vermesi ve arkadaş grubu başlıklarına göre velilerin verdikleri yanıtlar arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p<0.05).Anahtar Kelimeler: Zihinsel Engelli, Spor, Sosyalleşme, Sporun Katkıları, Sosyo-Ekonomi

SosyalleşmeSosyoekonomik faktörlerSpor+3
Mustafa Demirdağ
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Health Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Sporun işitme engellilerin sosyalleşmesi üzerine etkisi

Yapılan bu araştırmanın amacı, sporun, işitme engelli öğrencilerin sosyalleşmesi üzerinde etkisinin ne yönde olduğunu ortaya koymaktır.İşitme engellilik ve bu kişilerin sosyalleşme süreçleri, günümüzde oldukça ciddi bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu nedenle yapılan bu araştırmada, spor yapan ve spor yapmayan işitme engellilerin sosyalleşme düzeyleri incelenerek, sporun işitme engelli kişilerin sosyalleşmesi üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Araştırma kapsamında, Afyon Karahisar İşitme Engelliler İlköğretim Okulu (n=30), Kütahya İşitme Engelliler İlköğretim Okulu (n=30) ve Eskişehir Ahmet Yesevi İşitme Engelliler İlköğretim Okulunda (n=40) okuyan, yaşları 10 ila 17 arasında değişen, 47'si spor yapan ve 53'ü spor yapmayan olmak üzere toplam (n=100) işitme engelli öğrenci üzerinde anket yapıldı.Anket verilerine, SPSS 17.0 for Windows paket programı ile frekans, crosstabulation ve ? =0.05 anlamlılık düzeyinde Ki-kare analizi uygulanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre spor yapan işitme engelli öğrencilerle spor yapmayan işitme engelli öğrencilerin sosyalleşme düzeyleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmuştur (p<0.05). Yine araştırma sonuçlarına göre spor yapan işitme engelli öğrencilerle spor yapmayan işitme engelli öğrencilerin sporla sosyalleşme düzeyleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmuştur (p<0.05). Araştırma sonuçlarına göre işitme engelli kişilerin sosyalleşmesinde spor etkili bir sosyalleşme aracı olarak kullanılabilir.

Engelli kişilerSosyalleşmeSpor+3
Rauf Berber
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Health Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Siyasal kültür- siyasal katılım ilişkisi ve Kütahya il merkezinde uygulamalı bir çalışma

Çağdaş Demokrasilerin en önemli ve vazgeçilmez şartlarından biri olan devlet yönetimine katılma hakkının bir boyutu da siyasal katılma hakkıdır. İnsanların siyasal hayata ilişkin, duygu, düşünce, değer ve tutumlarının paralelinde siyasetle ilgilenmelerine siyasal katılma diyoruz. Toplumdan topluma farklılık gösteren siyasal kültür anlayışları, siyasal katılmanın şeklini, boyutunu ve düzeyini etkileyebilmektedir. Her toplum için farklı da olsa insanların siyasal sisteme ve siyasal hayatın geneline ilişkin duygu, düşünce ve tutumlarından oluşan siyasal kültür, insanların siyasal davranış şekillerine zemin oluşturmaktadır. Bireylerin içinde yaşadıkları toplumda aile yapısı, yaş, cinsiyet, meslek, ekonomik durum, eğitim düzeyi vb. farklılıklar nedeniyle siyasete bakışları da değişebilmektedir. Yapılan bu çalışmada birinci bölümde siyasal kültür kavramı topluma yönelik olarak siyasal katılmayı etkileyen yönleriyle ele alınmış ve analiz edilmiştir. İkinci bölümde ise birinci bölümle bağlantılı olarak bir toplumdaki bireylerin siyasal katılma davranışları ve bu davranışlarına etki eden faktörler incelenerek toplumda hakim olan siyasal kültür ve siyasal katılma davranışı arasındaki bağıntı ortaya konmaya çalışılmıştır. Üçüncü bölümde ise Kütahya il merkezinde yapılan anket çalışmaları verilerini ve önceki bölümlerde ortaya konulan teorik düşünceleri bir araya getirerek Kütahya halkının siyasal katılma şekli ve derecesini siyasal kültür boyutuyla beraber anlamaya olanak sağlayacak anlamlı bir bütün oluşturulmaya çalışılmıştır.

KütahyaSiyasal katılmaSiyasi kültür+1
Eray Acar
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2002
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim çağındaki öğrencilerin spor yapma durumunun akran ilişkisi ve sosyalleşme üzerine etkisi

Spor, birçok yaş grubunda akran ilişkilerini geliştiren ve sosyalleşmeye önemli katkısı olan bir ana belirleyicidir. Sporun bu güçlü etkisi her yaştaki bireye önemli kazanımlar sağlamaktadır. Psikolojik, fizyolojik ve zihinsel etkisinin yası sıra sosyalleşmeye ciddi seviyede etkisi vardır. Bu araştırmada, ortaöğretim çağındaki öğrencilerin spor yapma durumunun akran ilişkisi ve sosyalleşme üzerine etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden anket tekniği kullanılmıştır. Covid-19 salgını nedeni ile veriler online olarak toplanmıştır. Araştırmanın evreni Türkiye'deki ortaöğretim çağındaki öğrenciler, örneklemini ise kolay ulaşılabilir örneklem yöntemi ile değişik illerden katılan 2210 kadın 1324 erkek olmak üzere toplam 3534 öğrenci oluşturmuştur. Araştırma verilerinin toplanmasında Kaner (2002) tarafından 14–18 yaş arasındaki ergenlerin akranlarıyla kurdukları ilişkileri incelemek amacıyla geliştirilen 18 maddeden oluşan "Akran İlişkileri Ölçeği" ve Şahan (2007) tarafından geliştirilen 35 maddeden oluşan "Spor ve Sosyalleşme Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin normalliğinin değerlendirilmesi için basıklık ve çarpıklık değerleri incelenmiş, verilerin normal dağılım gösterdiği tespit edilmiştir. Verilerin analizinde Independent t testi, tek yönlü Anova testi, korelasyon analizi ve doğrusal regresyon analizleri yapılmıştır. Ölçeklerin güvenirlik katsayıları ,89 ve ,84 olarak bulunmuştur. Sonuç olarak, yaş, cinsiyet, aile gelir düzeyi, düzenli spor yapma, düzenli yapılan sporun süresi, ilgilenilen spor türü, kardeş sayısı, sporcu lisansına sahip olma, okuduğu sınıf, spor yapma durumu, spora yönlendirme, anne baba durumu ve babanın sağ olması değişkenlerinde istatistiksel olarak anlamlı farklar bulunmuştur. Annenin yaşıyor olma durumuna göre istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmamıştır. Akran ilişkileri ile spor ve sosyalleşme arasında pozitif yönde düşük düzeyde ilişki tespit edilmiştir. Genel olarak, spora katılım göstermek ortaöğretim çağındaki öğrencilerde akran ilişkilerine olumlu etki etmekte ve sosyalleşmeye katkıda bulunmaktadır. Ortaöğretim çağındaki öğrenciler için spor etkinliklerinin arttırılması önerilmektedir.

Akran ilişkileriOrtaöğretimOrtaöğretim öğrencileri+2
Mehmet Burak Anlatıcı
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Antrenörlerin sporda sosyalleşme ve antrenör öz yeterlik düzeyleri arasındaki ilişkiler üzerine bir araştırma (Gaziantep örneği)

Öz yeterlik, kişinin bir hedefe ulaşma veya bir görevi tamamlama becerisine sahip olduğuna ve bir görevin gelecekteki performansını tahmin edebileceğine olan güven derecesidir. Sporda antrenörlerin öz yeterlik algısı son derece önemlidir, çünkü başarı beklentisi davranışın tek başına önceki başarıdan daha etkili bir yordayıcısı olabilir. Sosyal bir olgu olarak spor, çocuklar, yetişkinler, yaşlılar, kadınlar, zenginler ve fakirler için büyük bir sosyal deneyimdir. Spor sosyolojisi bilişsel çabalarını sosyal olguların kavramsallaştırılması üzerinde yoğunlaştırmaktadır. Dolayısıyla spor, sosyalleşme açısından oldukça işlevsel bir araç olarak görülmektedir. Bu çalışma antrenörlerin öz yeterlik algıları ile spor ve sosyalleşme düzeyleri arasındaki ilişkileri incelemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırma kapsamında 408 antrenörden anket uygulanmak suretiyle veri toplanmış, toplanan veriler dağılım özellikleri bakımından incelenmiş, bu bağlamda katılımcı antrenörlerin öz yeterlik algıları ile spor ve sosyalleşme düzeyleri arasındaki ilişkiler analiz edilirken parametrik testlerden yararlanılmıştır. Katılımcı antrenörlerin öz yeterlik algıları ile spor ve sosyalleşme düzeyleri arasındaki ilişkiler incelenmiştir. Pearson korelasyon analizi yönteminden yararlanılarak gerçekleştirilen araştırma sonucunda, antrenörlerin öz yeterlik algıları ile spor ve sosyalleşme düzeyleri arasında istatistiksel olarak anlamlı, oldukça güçlü ilişkiler bulunduğu saptanmıştır. Bunun yanı sıra araştırma katılımcısı antrenörlerin yaş, cinsiyet, medeni durum, eğitim düzeyi, meslek, antrenörlük tecrübesi ve antrenör belgesi kademesi bakımından söz konusu değişkenler bağlamındaki farklılaşmaları da incelenmiştir. Araştırmamızda ölçme aracı olarak (Şahan,2007) tarafından geliştirileren Sporda Sosyalleşme Ölçeği ile (Koçak, 2020) tarafından geliştirilen Antrenör Öz Yeterlik Ölçeği kullanılmıştır. Çalışmada elde edilen veriler SPSS 26.0 programı ile analiz edilmiştir. T-Test ve ANOVA yöntemlerinden yararlanılarak gerçekleştirilen incelemeler neticesinde, antrenör öz yeterliği ile spor ve sosyalleşme değişkenlerinin katılımcı antrenörlerin demografik özelliklerine duyarlı olduğu bulgulanmıştır. Araştırmanın sonuçları itibarıyla literatüre katkı sunan, gelecekteki çalışmalar için başlangıç teşkil eden bir çalışa olduğu düşünülmektedir.

AntrenörBeden eğitimi ve spor dersiGaziantep+4
Reşit Salan
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Uzaktan eğitim sürecinin öğrenciler üzerindeki etkileri

2020 yılında ülkemizde de görülmeye başlanan Covid-19 salgını birçok alanda etkisini göstermiştir. Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de yüz yüze eğitime ara verilmek zorunda kalınmıştır. Milyonlarca öğrencinin eğitimden mahrum kalmaması için acilen açık ve uzaktan eğitim sistemine geçilmiştir. Araştırmanın amacı Covid -19 salgını sürecinde uygulanan uzaktan eğitim sürecinin ilkokul öğrencileri üzerindeki etkisini (akademik başarıları, teknolojik bilgi ve becerileri, psikomotor becerileri, sosyalleşme şekilleri, öz disiplin becerileri, sağlıkları ve akran zorbalığı davranışları) değerlendirmektir. Araştırmada bu temel amaç doğrultusunda öğrenci, öğretmen ve veli görüşlerine başvurulmuştur. Çalışmanın evrenini 2020/2021 eğitim- öğretim yılında Türkiye'de zorunlu uzaktan eğitim alan İlkokul öğrencilerinin tamamı oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise Türkiye genelinden amaçlı örnekleme yoluyla seçilen 1500 ilkokul öğrencisi, 1500 veli ve 1500 ilkokul öğretmeni oluşturmuştur. Veriler araştırmacı tarafından hazırlanan ve uzman görüşü alınarak kapsam geçerliği sağlanan öğrenci, öğretmen ve veli anketleri yoluyla toplanmıştır. Anketlerden elde edilen veriler üzerinde SPSS-22 programı ile frekans ve yüzde hesaplamaları yapılmıştır. Araştırma uzaktan eğitimde ilkokul öğrencilerinin teknolojik bilgi/becerilerinin, öz disiplin becerilerinin arttığını, sosyalleşme şekillerinin farklılaştığını, ruh ve beden sağlıklarının bozulduğunu, psikomotor becerilerinin azaldığını, akademik başarılarının değişmediğini ve siber zorbalık davranışlarına maruz kaldıklarını göstermiştir. Araştırmanın, uzaktan eğitim sürecinin ilkokul öğrencileri üzerindeki etkisinin daha iyi anlaşılmasına öncülük edeceği umulmaktadır.

Akademik başarıAkran zorbalığıEğitim programları+7
Erdi Yıldırım
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Dini sosyalleşme aracı olarak izcilik "izci liderleri odaklı bir araştırma"

Uluslararası alanda kabul görerek yüz yılı aşkın bir süredir uygulanan İzcilik metodunun temel ilkelerinden birisi "Tanrıya(Allah'a) karşı vazifeler" dir. Tanrıya karşı vazifeler kapsamında yapılan faaliyetlerin, izcilerin dini sosyalleşme süreçlerine etkisini izcilik metodunun uygulayıcıları olan liderlerin bakış açısıyla ortaya koyma çabası bu çalışmanın temelini oluşturmaktadır. Bu kapsamda olasılıklı olmayan örnekleme yöntemlerinden "elverişlilik örnekleme" yöntemiyle seçilen, 41'i izci lideri, 7'si izci gönüllüsü, çoğunluğu farklı şehirlerden ve kulüplerden olmak üzere toplam 48 kişinin katılımı ile bir araştırma gerçekleştirildi. Verilere ulaşmada "yarı yapılandırılmış görüşme" yöntemi kullanıldı. Bu kapsamda hazırlanan açık uçlu sorular Covid-19 pandemisi nedeni ile "Google Formlar" aracılığı ile katılımcılara ulaştırıldı. Elde edilen bulgular betimsel analiz yöntemi kullanılarak ve ilgili literatürden faydalanarak çözümlendi. Katılmış olduğum kamplar ve çalıştırmış olduğum izci gruplarında yaptığım katılımlı gözlemler elde edilen bulguların yorumlanmasına katkı sağlayıcı bir unsur olarak sayılabilir. 2021,75 Anahtar Kelimeler: Dini Sosyalleşme, İzcilik, Liderlik

Din sosyolojisiDin-toplum ilişkileriSosyalleşme+1
Mehmet Sarıtürk
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

İslami evlilik sitelerinde sosyalleşme ve benliğin sunumu

Bilişim teknolojilerinde meydana gelen gelişmelere paralel olarak, internet kullanımı giderek artmaktadır. Bireylerin, gündelik hayat içerisinde yapmış oldukları eylemlerin birçoğu, günümüzde sosyal ağlar ile internet ortamında gerçekleşebilmektedir. Ağ topumu adı verilen bu yeni toplum biçiminde, bireylerin faaliyetleri ağlar üzerinde tanımlanmaktadır. Bu çalışmada, sosyal ağ olarak tanımlayabileceğimiz İslami evlilik sitelerine üye olan bireylerin evliliğe bakış açılarının ne şekilde olduğu, internetin sosyalleşme ve eş seçimi süreçlerini nasıl şekillendirdiği üzerinde durulmaktadır. Aynı zamanda İslami evlilik sitelerini tercih eden bireylerin geleneksel evlilik modelleri algısında bir değişimin yaşanıp yaşanmadığı üzerinde duruldu. Siteye üye olan bireylerin benlik kurguları Goffman'ın Dramaturji tekniği ile incelenmeye çalışılmış, kurgulanan benlikler imaj ve toplumsal cinsiyet kategorileri açısından açıklanmaya çalışılmıştır. Modern hayat içerisinde kimliklerin oluşumu, tüketim ve imaj ekseninde açıklanmıştır. Çalışmada, İslami evlilik sitelerine üye olan bireylerin geleneksellik algılarında bir değişimin yaşandığı görülmektedir. Bu geleneksel modelin değişiminde sınırlı bir bireysellik ön plana çıkmaktadır. Siteye üye olan bireylerin toplumsal cinsiyet rollerinde çok fazla bir değişimin olmadığı kadın ve erkek açısından görülmektedir. Evlilik siteleri, kullanıcılarına flört olanağı sağlarken bir yandan da geleneksellik yeniden kurulmaktadır. Bu siteleri, görücü sisteminin kurallarının uygulandığı fakat "flörtün de olduğu görücü sistem" olarak tanımlayabiliriz.

Benlik sunumuCinsel kimlikDramaturji+7
Meltem Kerimoğlu
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Otel işletmelerinde örgütsel sosyalizasyonun, duygusal emek ve örgütsel bağlılık üzerindeki etkileri: Muğla ilinde bir araştırma

Emek-yoğun özellik gösteren otel işletmelerinde işgören devir hızının yüksek ve maliyetli olması, istihdam edilen işgörenlerin örgütsel sosyalizasyon durumları ve duygusal emek ile örgütsel bağlılık düzeylerinin yüksek olması, rekabet hȃlinde olan işletmelerin sektörde var olabilmesi ve varlıklarını sürdürebilmesi büyük bir öneme sahiptir. Otel işletmelerinde, müşterilere sunulan hizmetin kalitesi ve müşteri memnuniyetinin sağlanması, hizmet sektöründe aktif olarak performans sergileyen ve müşteriler ile yüz yüze olan işgörenlerin belirleyici bir faktör olması; otel işletmelerinin rekabet edebilmeleri ve kȃrlılık oranlarını artırmaları bakımından otel işletmelerinde istihdam edilen işgörenler önemli bir yere sahiptir. Bununla birlikte, rekabet üstünlüğü elde etmek isteyen otel yöneticilerinin, işgörenlerinin örgütsel sosyalizasyonu sağlaması ve duygusal emek durumları ile örgüte olan bağlılıklarını arttırmaları fayda sağlayıcı unsurlar arasında yer almaktadır. Yapılan bu araştırmanın amacı, Muğla ilinde faaliyet gösteren otel işletmelerinde örgütsel sosyalizasyonun, duygusal emek ve örgütsel bağlılık üzerindeki etkilerinin ortaya konulmasıdır. Öte yandan otel işletmelerinde çalışan işgörenlerin örgütsel sosyalizasyon, duygusal emek ve örgütsel bağlılık düzeylerinin de tespit edilmesi yapılan bu araştırmanın diğer amaçlarını oluşturmaktadır. Araştırma 2017 yılının Haziran, Temmuz ve Ağustos ayları içerisinde, Muğla ilinde bulunan otel işletmelerinde çalışan 400 işgören üzerinde anket uygulamasıyla gerçekleştirilmiştir. Anket uygulaması sonucunda elde edilen verilerin analizi yapılarak aritmetik ortalama ve standart sapma değerleri hesaplanmış ve verilerin gruplandırılmasında faktör analizinden yararlanılmıştır. Yapılan araştırma sonucunda otel işletmelerinde işgörenlerin örgütsel sosyalizasyonun, "eğitim ve gelecek beklentisi", "anlama" ve "iş arkadaşları desteği" olmak üzere üç boyuttan oluştuğu tespit edilirken, işgörenlerin, duygusal emeklerini oluşturan boyutların "derin davranış", "yüzeysel davranış" ve "doğal (samimi) davranış" olmak üzere üç boyuttan oluştuğu; işgörenlerin örgütsel bağlılıklarını oluşturan boyutların ise "duygusal bağlılık", "devam bağlılığı" ve "normatif bağlılık" şeklinde yine üç boyuttan oluştuğu görülmüştür. Otel işletmelerinde çalışan işgörenlerin, örgütsel sosyalizasyonun "yüksek" düzeyde olduğu tespit edilirken, duygusal emek ve örgütsel bağlılıklarının "orta" düzeyde olduğu belirlenmiştir. Yapılan korelasyon analizi sonucunda ise, otel işletmelerinde örgütsel sosyalizasyon, duygusal emek ve örgütsel bağlılık arasında pozitif yönlü ve anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir.

Duygusal emekKonaklama işletmeleriMuğla+4
Ummahan Turhan
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Sağlıklı yaşlanma kavramı çerçevesinde 65 yaş üstü bireylerin sosyalizasyon ve yalnızlık durumlarına ilişkin nitel bir araştırma

Amaç: Araştırmanın amacı; 65 yaş üstü bireylerin sosyalizasyon ve yalnızlık durumlarını, sağlıklı yaşlanma kavramı çerçevesinden değerlendirmektir. Bu araştırmada, 65 yaş üstü bireylerin farklı çevresel ve sosyo-kültürel koşullar altında deneyimledikleri yalnızlık ve sosyalizasyon durumlarını derinlemesine incelemek ve bu inceleme bağlamında sağlıklı yaşlanma kavramının değişimine bakmak amaçlanmaktadır. Gereç ve Yöntem: Araştırma, nitel araştırma yöntemiyle tasarlanmıştır. Araştırmada yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılmıştır. Manisa'da yaşayan 20 yaşlı ile yüz yüze görüşme gerçekleştirilmiştir. Görüşmelerde literatür taraması sonucunda elde edilen yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Toplanan veriler MAXQDA nitel analiz programına aktarılarak tematik olarak analiz edilmiştir. Bulgular: Sağlıklı yaşlanma kavramının belirleyicileri üzerinden yaşlıların yalnızlık ve sosyalizasyon durumlarının ele alındığı bu araştırmada, katılımcıların yaşlılık deneyimlerinin; fiziksel sağlık, bağlı oldukları sosyal çevre ve ekonomik koşullarıyla ilişki olduğu saptanmıştır. Ayrıca eğitim durumu ve boş zaman aktiviteleri de hissedilen yalnızlık üzerinde etkilidir. Sonuçlar: Yaşlıların yalnızlıktan korunması ve sağlıklı yaşlanma anlayışıyla desteklenmesi tam bir iyilik hali açısından oldukça önemlidir. Yaşlılık döneminde yaşanan sosyal yalıtım sorunlarının doğru değerlendirilmesi ve yalnızlığın sağlıklı yaşlanma kavramının hayata geçirilerek önlenmesi profesyonel sosyal hizmet müdahaleleriyle mümkündür. Bu araştırma, planlanacak müdahalelere ışık tutması açısından büyük önem taşımaktadır. Anahtar Kelimeler: yaşlılık, yalnızlık, sosyal izolasyon, sağlıklı yaşlanma

Sağlıklı yaşlanmaSosyal yalnızlıkSosyalleşme+4
Melis Ecem Çıplak
Manisa Celal Bayar University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Cinsiyet ayrımcılığının ve ötekileştirme pratiklerinin LGBTİ+'in cinsiyet algısına etkisi: İstanbul ve İzmir

"Cinsiyet Ayrımcılığının ve Ötekileştirme Pratiklerinin LGBTİ+'in Cinsiyet Algısına Etkisi: İstanbul ve İzmir Örneği" isimli bu tez çalışmasının amacı, LGBTİ+'ların toplumsal yaşamda deneyimlediği ötekileştirilme ve ayrımcılık süreçlerini etkileyen faktörleri tespit etmektir. Bu amaçtan hareketle; tez kapsamında sosyolojik olarak böyle bir analizin, toplumsal yaşamdaki görünmeyen süreçlerin ortaya çıkarılmasında ve konuyla ilgili çözüm politikalarının oluşturulmasında önemli olduğu düşünülmektedir. Bu çerçevede çalışmanın araştırma boyutunda; araştırma problemlerini kapsamlı olarak irdeleyebilmek, bir yöntemin zayıf yönünün diğer yöntemin güçlü yönüyle tamamlayabilmek amacıyla bir yöntemin diğer yöntemdeki eksik yönlerini güçlendirmek amacıyla, karma model yaklaşımı kullanılmıştır. Çalışmanın nicel aşamasında konuyla ilgili literatür doğrultusunda hazırlanan anket soruları, İstanbul ve İzmir'de ikamet eden, tesadüfi örnekleme modülüne dayalı olarak belirlenen, 146 kişiye uygulanmıştır. Araştırmanın nitel aşamasında 17 kişi ile görüşme yapılmıştır. Nicel kısımda SPSS15 analiz programı, nitel kısımda ise içerik analizi ve tematik analiz kullanılmıştır. Araştırmada, katılımcıların sosyo-demografik özellikleri, toplumsal cinsiyet algıları, cinsiyet kimliğinin toplumsal yaşamla ilişkisi, yaşanılan ayrımcılık ve önyargılara ilişkin cinsiyet algısını etkileyen unsurlar arasındaki anlamlılık düzeyi analiz edilmiştir. LGBTİ+'lar sosyalizasyon süreçlerinde sorunlarla karşılaşmakta ve bu sorunlar hayatlarının hemen her alanını etkilemektedir. Toplumda LGBTİ+'ların deneyimlediği önyargı ve ayrımcılığın iç içe geçmiş birçok nedeni araştırma bulguları arasında yer almaktadır. LGBTİ+'lar en fazla ayrımcılık ve ötekileştirme pratiklerine, LGBT+ hakkında bilgisi olmayan insanlar tarafından maruz kalmaktadırlar. Ayrıca toplumsal düzene tehdit görüldükleri için ayrımcılık pratiklerinin deneyimlendiği de yine bulgular arasındadır.

AyrımcılıkCinsel ayrımcılıkCinsel kimlik+5
Özge Arayıcı
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İmam-hatiplerin oryantasyon sorunu

İnsanoğlu yaratıldığı günden itibaren büyük küçük her an sorunlarla karşılaşmış ve bu sorunlara çözüm odaklı yaşamı devam ettirmiştir. Sorunlar kimi zaman bireysel kimi zamanda toplumsal olarak karşımıza çıkmıştır. İnsanın zihnini, bedenini ve ruhunu etkileyen bu sorunlar bireyleri topluma uyumu engellemiş ve toplumun da bütünleşmesine mani olmuştur. Yaşam şartlarının olmazsa olmazlarından, hayatın sürekliliğinin devam etme temel taşlarından birisi olan beraber yaşam, toplumsal yaşam, bütünsel yaşam bireylerin birbirleriyle münasebetten hâsıl olmaktadır. Bu birlik, beraberlik ve bütünleşme çatısı altında bireylerin birbirlerine karşı entegreli ve bütünleyici bir yaşam tarzı sürdürebilmeleri için uyum içinde yaşamaları şarttır. Dünyamız her geçen gün bir kat daha küçülmekte ve globalleşmektedir. Böyle bir dünyada her bir birey eski zamana nazaran daha hızlı bir şekilde (teknolojinin de büyük bir etkisiyle) yeni insanlarla, yeni kültürlerle, yeni toplumlarla tanışmakta ve hızlı bir şekilde entegre olmaya çalışmaktadır. Bu ivediliğin getirdiği faydalar olduğu gibi sorunlar da ortaya çıkmaktadır. Bu çalışma ile yeni atanan köy imam-hatiplerinin köy halkına alışma, uyum anlamında olan oryantasyon süreçlerini incelenmiştir. Sadece köy halkına değil her meslekte olduğu gibi kendi mesleklerinin getirdiği sorumluluklarına karşı oryantasyon sorunları da araştırılmıştır. Çalışmada, araştırmacı tarafından hazırlanan sorular ile yüz yüze görüşülerek yapılan mülakatlar neticesinde sorunlar ortaya çıkarılmıştır. Bu çalışma ile; dini anlatmak vazifesi kutsi bir vazife olması nedeniyle, topluma karşı hızlı bir şekilde uyum sağlamanın ve bu uyum çerçevesinde mesleki görevini yaparak dini sıkmadan, usandırmadan güzel bir dille anlatmanın ilk gerektirdiği faktörün oryantasyon olduğunu, ve göreve başlamadan önce uyum sağlama, alıştırma, sosyalleştirme, bütünleşme kavramlarının bu süreçte önem derecesi ortaya çıkarmak ve yeni atanan imam-hatiplilerin bu süreçten geçmediği durumda ortaya çıkan sorunlar araştırmaktır.

Din görevlileriEğitim faaliyetleriOryantasyon+6
Mehmet Sait Kaya
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Çocukların tüketici olarak sosyalizasyonu sürecinde sosyalleşme aracıları, bezdirme gücü ve ebeveyn satın alma davranışı ilişkisi

Çocuklar alışveriş sırasında kullanacakları bilgi ve davranışları tüketici olarak sosyalizasyon süreci içinde öğrenirler. Bu süreç bireysel faktörler, sosyalleşme aracıları, öğrenme modelleri ve bunlar sonucunda çocukta oluşan davranışlardan meydana gelir. Tüketici sosyalleşmesi olarak da ifade edilen tüketici sosyalizasyonu sürecinde en etkili unsurun sosyalleşme aracıları olduğu ve bu sürecin değişik sosyal ortamlarda çocuğun aile, akranlar, kitle iletişim araçları gibi sosyalleşme aracılarıyla etkileşimi sonucunda oluştuğu kabul edilmektedir. Çocuklar tüketici olma sürecinde daha çok ailelerinden etkilenmekte, tüketimle ilgili beceri ve tutumları ebeveynleri aracılığıyla edinmektedir. Ebeveynler bir yandan çocukların tüketim davranışlarını belirlemede etkili bir aracı iken, aynı zamanda çocuklarının etkisi altında kalarak satın alma davranışı gerçekleştiren bireylerdir. Kitle iletişim araçları da çocukların sosyalleşmesinde en az aileler kadar etkilidir. Kitle iletişim araçlarında yayınlanan programlar ve reklamlar sayesinde çocuklar daha fazla tüketim davranışı öğrenmektedirler. Bu noktada özellikle çocuklara yönelik gıda reklamlarının rolü büyüktür. Son yıllarda çocuklara yönelik reklamların çoğu, kalorisi yüksek ve besin değeri düşük olan gıda ürünlerini içeren televizyon ve çevrimiçi reklamlardan oluşmaktadır. Bu reklamların özellikle küçük yaştaki çocukları savunmasız hale getirdiği, çünkü televizyon ve çevrimiçi reklamların ikna edici amacını anlamak için bu yaştaki çocukların bilişsel becerilere sahip olmadıkları görülmektedir. Dolayısıyla, medyada yayınlanan gıda reklamlarının etkisi altında doğrudan alım gücüne sahip olamayan küçük çocukların, özellikle kalorisi yüksek ancak besin değeri düşük gıdalara yönelik satın alma taleplerinde ebeveynlerine bezdirme gücü uyguladıkları da yaygın görülen bir davranıştır. Çocukların tüketici sosyalleşmesi süreci boyunca medya etkisine ailelerin ne şekilde arabuluculuk edecekleri ve çocuklarının satın alma taleplerinde uyguladıkları bezdirme gücüne nasıl karşılık verecekleri ebeveynlik tarzına bağlı olarak değişkenlik göstermektedir. Bu tez çalışmasında, çocukların kalorisi yüksek ancak besin değeri düşük ve genellikle abur cubur gıdalar olarak bilinen paketli gıdalara yönelik geliştirdiği bezdirme gücünde ebeveynlik tarzları ve medyanın rolü ebeveyn arabuluculuğu ile ilişkilendirilerek incelenmiştir. Aynı zamanda bezdirme gücünün ebeveyn satın alma davranışına etkisi de incelenmiştir. Araştırma kapsamında hem nitel hem de nicel araştırma yöntemlerine başvurulmuştur. Öncelikle 5-8 yaş aralığında çocuğu olan 20 anne ile derinlemesine görüşmeler yapılmış, daha sonra 360 anneye yüz yüze yöntem ile anket çalışması uygulanmıştır. Toplanan verilerin analizinde betimleyici analiz, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), korelasyon analizi ve basit doğrusal regresyon analizi kullanılmıştır. Çalışmada ulaşılan sonuçlara göre; aktif ve kısıtlayıcı medya aracılığı ebeveynlik tarzlarına göre farklılık göstermektedir. İlgi düzeyi yüksek (demokratik ve izin verici) annelerin ilgi düzeyi düşük annelere (otoriter ve ihmalkâr) kıyasla medya içerikleri ve reklamlar konusunda çocuklarıyla iletişim kurma konusunda daha istekli oldukları görülmektedir. Benzer şekilde demokratik, otoriter ve izin verici annelerin ihmalkâr annelere kıyasla medya içeriğine yönelik daha fazla kısıtlama koyduğu görülmektedir. Çocuklarına aktif biçimde aracılık eden ebeveynler medya içerikleri ve reklamlar hakkında konuşup tartışmayı tercih ederken; kısıtlayıcı biçimde aracılık edenler ise içeriklere ve reklamlara ne derece maruz kalındığını kontrol etme ve sınırlama yöntemine başvurmaktadırlar. Her iki yöntemin de çocukların reklamı yapılan ürünlere yönelik satın alma isteklerinde anneleri üzerindeki bezdirme gücünü azalttığı bulunmuştur. Ayrıca, çocukların geliştirdiği bezdirme gücünün ebeveynlik tarzları ile ilişkili olduğu, otorite düzeyi düşük olan annelerin yüksek olan annelere kıyasla çocukları tarafından daha fazla baskı altında tutulduğu gözlemlenmiştir. Son olarak, çocuklardaki bezdirme gücünün ebeveyn satın alma davranışı ile ilişkili olduğu, bu gücün etkisi altında kalarak çocuklarının talep ettikleri paketli gıdaları ebeveynlerin satın aldıkları belirlenmiştir.

Bezdirme gücüEbeveyn davranışıEbeveynler+6
Naz Demirkılıç
Çukurova University
2021
00

Related subjects