Meslek ahlakı
70 theses under this subject heading
Tıp etiği, mesleki değerler ve sağlık politikaları üzerine bir inceleme
Dünyada neo-liberal uygulamaların etkili olması ile devletin kamusal rol ve sorumlulukları değişmiştir. Neo-liberal paradigma ile birlikte kamu hizmeti kavramı da dönüşmüştür. Bu paradigma değişiminin sağlık hizmetlerine yansıması ülkemizde Sağlıkta Dönüşüm Projesi (SDP) ile olmuştur. Sağlık hizmetleri, değişimin yaşandığı ve etkilerinin en güçlü hissedildiği kamusal alan olmuştur. SDP'nin sağlık hizmetlerinin örgütlenme, finansman, sunum ve emek ilişkileri üzerindeki etkileri uzun süredir analiz edilmekte ve tartışılmaktadır. Bu çalışma sağlığı sosyal belirleyicileri ile bir bütün olarak değerlendirmektedir. Sağlığı ekonomi politik bir yaklaşım ile sağlık politikalarının tıp etiği ilkeleri ile çatışmasını, sağlık hizmetlerinin niteliği ve tıp mesleğine etkileri hekimler ile yapılan niteliksel alan araştırması ile ortaya koymaya çalışılmıştır. Çalışmada sağlık politikaları ile tıp etiği ilkelerini bir araya getiren ve araştırmacı tarafından geliştirilen özgün hipotetik senaryolar yarı yapılandırılmış mülakat formu olarak kullanılmış, Muğla ilinin nüfusuna göre beş büyük ilçesinde, ikinci basamak hastanelerde görev yapan uzman hekimlerle gönüllük esasına göre derinlemesine görüşme yöntemi kullanılarak gerçekleştirilmiştir.
Sağlık konulu yayıncılıkta etik ilkeler
Sağlık haberleri hem taşıdıkları kamusal önem hem de okuyucuların özel/mahrem alanlarına yönelik olmaları nedeniyle özel bir konuma sahiptir. Aynı zamanda kaynağını insanın "insan olma değeri"nden alan ve bireyin temel, vazgeçilemez, devredilemez haklarından biri olan sağlık hakkını doğrudan etkilemektedir. Özensiz, eksik veya yanlış yapılan bir sağlık haberi, bireyin yaşamının sonlanmasına veya yaşam kalitesinin düşmesine neden olabilmektedir. Bu bağlamda ayrıcalıklı bir sorumluluk ve özen gerektiren sağlık haberciliği ile ilgili olarak, sosyal sorumluluk kuramı çerçevesinde, Türkiye'de sağlık haberciliği etik ilkelerinin ortaya konulması amaçlandığı çalışmada, verilerin doküman incelemesi ve görüşme yoluyla toplandığı nitel yaklaşım benimsenmiştir. Çalışmada ilk olarak ahlak, etik ve meslek etiği kavramları üzerinde durulmuş, tıp etiği, basın etiği açıklanmış ve sağlık haberciliğinde karşılaşılan etik sorunlar ortaya konulmuştur. İkinci olarak çalışmanın amacı doğrultusunda sağlık haberciliğinin etkin olarak gerçekleştirildiği ülkelerin basın ilkeleri, gazetecilere yönelik olarak hazırlanan medya kılavuzlarının analizi yapılmış ve uzman görüşleri alınarak sağlık habercilik etik ilkeleri belirlenmiştir. Sonuç olarak sağlık habercisinin haber üretiminde profesyonel gazetecilik davranışlarının gereğiyle, kişinin vücut bütünlüğünü bozmamak, yaşam kalitesini olumsuz etkilememek, eşit ve kaliteli sağlık hizmetine ulaşma hakkını engellememek adına, kişilik haklarını da gözeterek, sorumlu davranmasının gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Bu çerçevede gazetecinin sağlık haberi üretim sürecinde göz önünde bulundurması gereken Sağlık Haberciliği Etik İlkeleri ise şunlardır: Zarar vermeme ilkesi, doğruluk ve objektiflik ilkesi, mahremiyet ve özel hayat ilkesi, hakkaniyet ilkesi. Anahtar Sözcükler: Sağlık haberciliği, Meslek Etiği, Etik ilke, Sağlık haberciliği etiği
X ve Y kuşağı mensubu öğretmenlerin mesleki etik algılarının karşılaştırılmasına ilişkin bir alan araştırması
ÇİNKILIÇ, Ahmet Melik. X ve Y Kuşağı Mensubu Öğretmenlerin Mesleki Etik Algılarının Karşılaştırılmasına İlişkin Bir Alan Araştırması, Yüksek Lisans, Çorum, 2018. Etik kuralları; belli yasa, kural, ilke ya da yöntemlere ulaşılması için bir araç olarak kullanılmaktadır. Değişik bir açıdan bakıldığında bireysel çıkarları için hareket eden kişiye karşı ortak çıkarları koruduğu bilinmektedir. Bu amaçla yerel, ulusal hatta evrensel boyutta karşılaşılacak olan hukuksuzluk ve zorbalığa karşı çeşitli etik kategorilerin oluşturulduğu bilinmektedir. Uygulamaya konan; meslek etiği, çevre etiği, global etik, mesleki davranış ilkeleri gibi kategorilerle birlikte, oluşacak olumsuzluklara bir set oluşturulmaya çalışılmaktadır. Yapılan analizlerde kuşaklar arasında; sosyal, siyasal ve yetişme şartları bakımından çeşitli farklılıkların olduğu bilinmektedir. Bireylerin; cinsiyet, yaş, eğitim durumu ve hizmet süreleri belirlenerek davranış, çalışma şekilleri ve bulundukları ortamdan beklentilerine göre mesleki etik algıları arasında farklılık olup olmadığı incelenmek istenmektedir. Anahtar Kavramlar: Meslek Etiği, X Kuşağı, Y Kuşağı
Hastane yöneticileri ve çalışanlarının sanal kaytarma davranışları ile mesleki etik algıları arasındaki ilişkinin analizi: Gazi Üniversitesi Hastanesi örneği
Bu araştırma, hastane çalışanlarının sanal kaytarma davranışları ile mesleki etik algıları arasındaki ilişkinin analiz edilmesi amacıyla ilişkisel-tanımlayıcı ve kesitsel tipte gerçekleştirilmiştir. Araştırma, Ankara il merkezinde bulunan Gazi Üniversitesi Hastanesinde çalışan, yüz yüze ve online anket yöntemiyle ulaşılabilen 486 hastane yöneticileri ve çalışan ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın verileri, Ocak 2022-Ağustos 2022 tarihleri arasında, Kişisel Bilgi Formu, Sanal Kaytarma Ölçeği (SKÖ) ve Etik Yaklaşım Ölçeği (EYÖ)'ni içeren anket formu kullanılarak elde edilmiştir. Verilerin değerlendirilmesinde güvenirlik analizi, tanımlayıcı istatistikler, Bağımsız gruplarda t testi, Mann Whitney-U testi, Kruskal Wallis H testi, Bonferroni testi ve Spearman Korelasyon analizi kullanılmıştır. Araştırmada, anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak alınmıştır. Araştırmada, hastane yöneticileri ve çalışanlarının %69,5'inin kadın, %21'inin 26-30 yaş aralığında %47,7'sinin lisans mezunu olduğu, %53,5'inin sağlık sektöründe 10 yıldan fazla çalıştığı, %48,6'sının hemşire olarak çalıştığı ve %16,9'unun kurumda yönetsel görevi olduğu belirlenmiştir. Hastane yöneticileri ve çalışanlarının %76,1'inin 10 yıldan fazla süredir internet kullandığı, %88,3'ünün internete mobil cihaz ile her yerde erişim sağladığı, kurum interneti kullananların %51,7'sinin diğer nedenlerle kurumun internetini kullandığı saptanmıştır. Hastane yöneticileri ve çalışanlarının SKÖ'nden 2,05±0,64 puan aldıkları ve düşük düzeyde sanal kaytarma davranışlarına sahip oldukları sahip oldukları; EYÖ'nden ortalama 3,41±0,58 puan ile mesleki etik algılarının yüksek olduğu belirlenmiştir. Araştırmada, hastane yöneticileri ve çalışanlarının SKÖ toplam puanı ile EYÖ puanı arasında pozitif yönde düşük düzeyde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir (r=0,160; p<0.001). Araştırmada, hastane yöneticileri ve çalışanlarının yaşı, eğitim durumu, sektörde çalışma süresi, mesleği, internet erişimi sağlanan yer ve kurum internetini kullanma gerekçesine göre SKÖ puanları arasında anlamlı fark olduğu tespit edilmiştir. Araştırmada, hastane yöneticileri ve çalışanlarının cinsiyeti, yaşı, eğitim durumu, mesleği, kurumda yönetsel görev durumu, internet erişimi sağlanan yer ve kurum internetini kullanma gerekçesine göre EYÖ puanları arasında anlamlı fark olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak; araştırmada, hastane yöneticileri ve çalışanlarının sanal kaytarma davranışlarının düşük düzeyde, mesleki etik algılarının yüksek olduğu görülmüştür. Araştırmada, hastane yöneticileri ve çalışanlarının sanal kaytarma davranışları ile mesleki etik algıları arasında pozitif yönde düşük düzeyde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir.
Muhasebe eğitimi alan öğrencilerin meslek etiği algılamalarının incelenmesi: Çankırı Karatekin Üniversitesi örneği
Son yıllarda işletmelerin küreselleşme ve bilgi toplumu olma eğilimlerindeki artış, muhasebe ve denetim alanındaki olumsuz gelişmeler; muhasebe mesleği ile ilgili bilgilerin ilgililere doğru ve güvenilir bir biçimde aktarılması isteğini, sağlıklı işletmelerin oluşturulması zorunluluğunu ortaya çıkarmıştır. Ekonomik düzende ortaya çıkan ahlak dışı davranışların önlenebilmesinde yasal düzenlemeler tek başına yeterli olmayıp, mesleki etik ilkelere ihtiyaç duyulmuştur. Teori ve uygulama açısından gerekli alt yapıya sahip muhasebe meslek mensupları, üniversiteler tarafından yetiştirildiğinden, muhasebe mesleği alanındaki etik değer ve ilkelerin öğrencilere verilmesi; gelecekte herhangi bir sektörde işe başlayacak olan öğrencilerin meslekleri ile etik algılamaları arasındaki bağlantıyı kurabilmelerinde fayda sağlayacak, iş dünyasında başarılı ve sağlıklı işletmelerin oluşturulmasına katkı sağlayacaktır. Bu çalışmada Çankırı Karatekin Üniversitesi İşletme, İktisat ve Kamu Yönetimi son sınıf öğrencilerine, mesleki etik kuralları yönetmeliğinde yer alan doğruluk ve dürüstlük, tarafsızlık, gizlilik, mesleki yeterlilik ve özen, mesleki davranış boyutlarını ölçen bir anket çalışması yapılmış, öğrencilerin muhasebe meslek etiği konusundaki bilgi, düşünce ve algılama eğilimlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışmada elde edilen verilerin normal dağılıma uymamasından dolayı non-parametrik tekniklerden yararlanılmıştır. Non-parametrik teknik olarak Mann-Whitney U ve Kruskal-Wallis testleri kullanılmıştır. Analiz sonuçları değerlendirildiğinde; öğrencilerin cinsiyet ve etik eğitimi alıp almama durumları ile meslek etiği algılamaları arasında anlamlı farklılıklar ortaya çıkmıştır. Diğer değişkenler olan yaş, gelir düzeyi ve ikamet edilen yer ile öğrencilerin muhasebe meslek etiği algılamaları arasında istatistiksel açıdan önemli düzeyde bir farklılık olmadığı tespit edilmiştir.
Muhasebe meslek etiğinin algılanma düzeyi Karabük ili örneği
Muhasebe meslek mensupları, meslek itibariyle diğer meslek mensuplarından daha fazla sorumluluk altında çalışmaktadırlar. Mükelleflerin ve devletin ortak menfaatine göre belirlenen, mesleki etik kurallara uymak zorundadırlar. Meslek kuruluşları ve devlet tarafından belirlenen etik ilke ve kanunlara uygun çalışmamaları halinde, muhasebe mesleğinin ve meslek mensuplarının itibarı kaybolacaktır. Birçok sebebi olmakla birlikte, muhasebe meslek mensuplarını etik ilkelere uyum konusunda en çok zorlayan, mükelleflerin talepleridir. Mesleki etik konusunda yeterli eğitim verilerek ve etik ilkelerin ihlali durumunda caydırıcı cezalar uygulanarak, hem meslek mensuplarının çalışma hayatları kolaylaştırılabilecek hem de meslek itibarı korunabilecektir. Meslek mensuplarının mükelleflere bağlı karşılaştıkları sorunların giderilmesi için mükelleflere de gerekli etik eğitimi ve caydırıcı cezalar uygulanmalıdır. Bu çalışmanın amacı, muhasebe meslek mensuplarının etik konusunda mesleğin bugünkü durumu ve gelecekle ilgili görüşlerini almak, meslek etiğine gereken önemi verip vermediklerini ölçmek ve demografik değişkenlerin, meslek etiği ile ilgili görüş farklılıklarına sebebiyet verip vermediğini görmektir. Karabük ilindeki muhasebe meslek mensupları ile yüz yüze anket yolu ile etik hakkında görüşülmüş, anket verileri SPSS programı ile analiz edilmiştir.
Arşiv çalışanlarının mesleki etik algısı: Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Arşivleri örneği
Etik, bir toplumda yaşayan bireylerin değerini koruması adına yapılması ya da yapılmaması gerekenlere ilişkin ilkeler bütünüdür. Meslek etiği ise bir meslekle uğraşan kişilerin o mesleği icra ederken daha iyi hizmet verebilmesi, aynı zamanda mesleki ve kişisel saygınlığını arttırması için yapması ya da yapmaması gereken normları ifade eder. Meslek etiği her meslekte olduğu gibi "arşivcilik" disiplininde de önemlidir. Bu kapsamda çalışmanın konusunu arşivcilik uygulamalarında etik ilkeler ve arşiv çalışanlarının mesleklerini icra ederken bilmeleri ve uygulamaları gereken etik ilkelere yönelik algıları oluşturmaktadır. Çalışmada arşivcilik mesleğinin etik boyutu tarihi perspektif içerisinde tartışılmış ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığı arşivlerinde görev yapan arşiv çalışanlarının mesleki etik algısı saptanmaya çalışılmıştır. Bu kapsamda çalışma boyunca arşiv çalışanlarının etik tutum ve davranışlarına yönelik veriler derlenmiş ve daha sonra elde edilen veriler üzerinden değerlendirmeler yapılmıştır. Çalışmada elde edilen verilerin derlenmesinde betimleme yönteminin bileşenlerinden biri olan "görüşme" tekniğinden yararlanılmıştır. Bu doğrultuda katılımcılara mülakat formunda yer alan 18 adet soru yöneltilmiştir. Yüz yüze yapılan derinlemesine görüşmelerden elde edilen verilerin değerlendirilmesi sonucunda arşiv çalışanlarının mesleki etik algılarının düşük olduğu saptanmıştır. Aynı zamanda meslek etiği konusunda hiçbir eğitim almadıkları, katıldıkları hiçbir etkinliğin olmadığı ve bu konuda eğitim ihtiyaçlarının olduğu anlaşılmıştır. Araştırma süresince elde edilen bulgular ışığında arşiv çalışanlarının meslek etiği farkındalığının arttırılması gerektiği anlaşılmıştır. Arşivlerde karşılaşılan etik sorunları çözmek ve personelin algı düzeyini yükseltmek için meslek etiği konusunda farklı düzeylerde eğitimler verilmelidir. Ayrıca kurumun etik olgusu üzerinde kurumsal politika geliştirmesine de gerek vardır.
Vergi kayıp ve kaçağının önlenmesine yönelik muhasebe meslek mensuplarının yaklaşımları: Gaziosmanpaşa ilçesinde bir araştırma
Bu çalışma, vergi kayıp ve kaçağının önlenmesine yönelik muhasebe meslek mensuplarının görüşlerine yer vermek amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın yöntemi nicel veri analizine dayalı olarak tarama modelinde tasarlanmıştır. Bu araştırmanın evrenini İstanbul ili Gaziosmanpaşa ilçesinde bulunan muhasebe meslek mensuplarını oluşturmaktadır. İstanbul'un Gaziosmanpaşa ilçesinde toplamda 645 muhasebe meslek mensubu bulunmaktadır. Örneklem anakütle içinden seçilmiş araştırmaya katılmaya gönüllü 251 meslek mensubundan oluşmaktadır. Veri toplama aracı olarak anket formu kullanılmış ve kullanılan anket formu 2 bölümden oluşmuştur. İlk bölümde yazar tarafından literatür taraması yapılarak oluşturulan ve 8 çoktan seçmeli sorudan oluşan bölüm yer almaktadır. İkinci bölümde ise literatürde yer alan bir ölçek kullanılmış elde edilen veriler istatiksel açıdan analiz edilmiştir. Nicel veri analizini yapmak için SPSS 21 paket programı kullanılmıştır. Veriler uygun kodlamalar yapılarak SPSS programına girildikten sonra demografik özelliklerin ve anket maddelerine ilişkin tanımlayıcı istatistikler için frekans, yüzde, ortalama ve standart sapma değerleri hesaplanmıştır. Yapılan çalışma sonuçları çeşitli demografik değişkenler bazında incelenmiştir Vergi kayıp kaçaklarının mevzuattan, mali nedenlerden ve muhasebe uygulamalarından kaynaklandığını düşünen katılımcıların fikrini mesleki kıdemleri, eğitim düzeyleri ve meslek profilleri etkilediği tespit edilmiştir. Yönetsel, ekonomik, psikolojik, sosyal nedenlerden kaynaklandığını düşünen katılımcıların fikrini ise cinsiyet, mesleki kıdemleri, eğitim düzeyleri ve meslek profilleri olmak üzere tüm değişkenlerin etkilediği tespit edilmiştir. Anahtar kelimeler: Vergi Kaybı, Vergi Kaçağı, Muhasebe Meslek Mensupları
Öğretmen adaylarının eleştirel düşünme tutumları ile algıladıkları mesleki etik ilkelerin incelenmesi
Bu araştırmanın temel amacı, öğretmen adaylarının eleştirel düşünme tutumları ile algıladıkları mesleki etik ilkelerin bağımsız değişkenlere (cinsiyet, bölüm, sınıf düzeyi, sosyo-ekonomik düzey ve anne-baba eğitim durumu) göre farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemek, aynı zamanda da öğretmen adaylarının eleştirel düşünme tutumları ile algıladıkları mesleki etik ilkeleri arasındaki ilişkiyi saptamaktır. İlişkisel tarama modelindeki betimsel araştırmanın evrenini Çukurova Üniversitesi Eğitim Fakültesinde okuyan öğretmen adayları oluşturmaktadır. Örneklemi ise random yoluyla seçilen 560 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Verilerin toplanmasında araştırmacı tarafından geliştirilen "Kişisel Bilgi Formu", Özelçi (2012) tarafından geliştirilen "Eleştirel Düşünme Tutum Ölçeği" ve Manolova (2011) tarafından geliştirilen "Mesleki Etik İlkeler Ölçeği" olmak üzere üç farklı ölçme aracından yararlanılmıştır. Araştırmanın verileri SPSS 17.0 istatistik paket programı ile çözümlenmiştir. Verilerin analizinde Mann Whitney-U, Kruskal Wallis ve Pearson Moment Korelasyon Analizi teknikleri kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre: 1. Öğretmen adaylarının eleştirel düşünme tutumları ile algıladıkları mesleki etik ilkeleri arasında pozitif yönde, düşük düzeyde, anlamlı bir ilişki bulunmuştur. 2. Öğretmen adaylarının eleştirel düşünme tutumları: - Cinsiyete, sınıf düzeyine ve anne eğitim durumuna göre anlamlı olarak farklılaşmamaktadır. - Öğrenim gördükleri bölüme göre, elde edilen toplam puan bağlamında "İngilizce Öğretmenliği" ve "Türkçe Öğretmenliği" bölümü lehine anlamlı olarak farklılaşmaktadır. - Sosyo-ekonomik düzeye göre, elde edilen toplam puan bağlamında anlamlı olarak farklılaşmamakla beraber Neden Aramaya Açıklık ve Çıkarımda Bulunma alt ölçeklerinden elde edilen puan bağlamında "Düşük" sosyo- ekonomik düzeyin "Orta" sosyo-ekonomik düzeyden anlamlı olarak farklılaştığı görülmüştür. - Baba eğitim durumuna göre, yalnızca ölçekten elde edilen toplam puan ile Bilgi Toplamaya İsteklilik ve Kanıta Dayalı Karar Verme alt ölçeklerinden elde edilen puan bağlamında anlamlı olarak farklılaşmaktadır. Baba eğitim durumu "Okuryazar değil" olanların en düşük eleştirel düşünme tutumuna sahip olduğu görülmüştür. Ölçekten elde edilen toplam puan bağlamında baba eğitim durumu "İlkokul" ve "Lise" olanların "lisans" olanlara göre anlamlı olarak farklılaştığına ulaşılmıştır. Yine Bilgi Toplamaya İsteklilik alt ölçeğinden elde edilen puanlar bağlamında baba eğitim durumu "Okuryazar", "İlkokul" ve "Lise" olanların "Lisans" olanlara göre anlamlı olarak farklılaştığına ulaşılmıştır. 3. Öğretmen adaylarının algıladıkları mesleki etik ilkeler: - Cinsiyete göre, ölçekten elde edilen toplam puan ve alt ölçeklerden elde edilen puanlar bağlamında "kız" öğrenciler lehine anlamlı olarak farklılaşmaktadır. - Sınıf düzeyine, öğrenim gördükleri bölümlere ve anne eğitim durumlarına göre anlamlı olarak farklılaşmamaktadır. - Sosyo-ekonomik düzeye göre, Okula Yönelik Mesleki Etik İlkeler alt ölçeği dışında anlamlı olarak farklılaşmamaktadır. Okula Yönelik Mesleki Etik İlkeler alt ölçeğinden elde edilen puana bakıldığında "Orta" sosyo- ekonomik düzeye sahip olanlar lehine anlamlı olarak farklılaşmaktadır. - Baba eğitim durumuna göre, ölçekten elde edilen toplam puan ve Topluma Yönelik, Mesleğe Yönelik, Meslektaşlara Yönelik ve Öğrencilere Yönelik Mesleki Etik İlkeler alt ölçeklerinden elde edilen puanlar bağlamında farklılaşmaktadır. Ölçekten elde edilen toplam puan ile Topluma Yönelik, Meslektaşlara Yönelik ve Öğrencilere Yönelik Mesleki Etik İlkeler alt ölçeklerinden elde edilen puanlar bağlamında baba eğitim durumu "Ortaokul" ve "Lise" olanların "Lisans" olanlardan anlamlı olarak farklılaştığına ulaşılmıştır. Mesleğe Yönelik Mesleki Etik İlkeler alt ölçeğinde ise baba eğitim durumu ""İlkokul", "Ortaokul" ve "Lise" olanların "Lisans" olanlardan anlamlı olarak farklılaştığına ulaşılmıştır. Anahtar kelimeler: Eleştirel düşünme, eleştirel düşünme tutumu, etik, mesleki etik, öğretmen adayı.
Öğretim elemanlarının iş etiği algısı ve iş tatmini ilişkisi: Devlet ve vakıf üniversitelerinde bir araştırma
Bireylerin hayatında işin yeri, gerek kapladığı önem gerekse zaman açısından tartışılmaz bir olgudur. Benzer biçimde, çalışanlar da işletmenin varlığını, başarısını ve geleceğini etkileyen en önemli öğe olması açısından işletmeler için büyük değere sahiptir. Bu çalışmada çalışanlar ve işletmeler açısından son derece önemli olan iş tatmini ve iş etiği algısı demografik değişkenler açısından incelenmiştir. Çalışmanın temel amacı, devlet ve vakıf üniversitelerinde çalışan öğretim elemanlarının iş tatminlerine etki eden iş etiği algısı ve demografik özellikler gibi faktörlerin belirlenmesi, iş etiği algıları ve iş tatminleri arasındaki ilişkinin belirlenmesidir. Çalışma devlet ve vakıf üniversitesindeki akademisyenlerin iş etiklerindeki ve iş tatminlerindeki farklılaşmayı, iş etiğinin ve iş tatmininin farklı boyutlarına göre araştırıp karşılaştırmaktadır. Bu çerçevede Güneydoğu ve Akdeniz Bölgesindeki devlet ve vakıf üniversitelerinde çalışan 521 öğretim elemanı ile uygulama yapılmıştır. İş etiği algısı, Mesleki İş Etiği Envanteri (OWEI) (Petty, 1995) ile iş tatminleri ise Minnesota İş Doyum Anketi (MSQ) (Weiss, David, England ve Lofquist, 1967) ile ölçülmüştür. Ampirik sonuçlara göre, akademisyenlerin genel mesleki iş etiği ile dışsal tatmin, içsel tatmin ve genel iş tatmini arasında da pozitif ancak zayıf bir ilişkinin olduğu görülmektedir. Aynı zamanda demografik özelliklerden biri olan idari pozisyon ile genel iş tatmini arasında pozitif yönde bir ilişki vardır. Akademisyenlerin girişimci olmaları, olumsuz özellikleri ve genel mesleki iş etikleri; devlet ve vakıf üniversitelerinde çalışmalarına göre farklılaşmamıştır. Ancak akademisyenlerin kişiler arası becerileri, güvenilir olmaları devlet ya da vakıf üniversitelerinde çalışmalarına göre farklılık göstermiştir. Akademisyenlerin içsel tatmini, dışsal tatmini ve genel iş tatminleri devlet ya da vakıf üniversitesinde çalışmasına göre farklılaşmıştır. Mesleki iş etiği faktörlerinden olan güvenilir olma, girişimci olma ve idari pozisyonun; genel iş tatminini anlamlı düzeyde etkilediği görülmüştür. Ancak, mesleki iş etiğinin kişilerarası beceriler faktörü, olumsuz özellikler faktörü ve demografik özelliklerden cinsiyet, medeni durum, eğitim durumu veya devlet ve vakıf üniversitesinde çalışıyor olma durumunun genel iş tatminini anlamlı düzeyde etkilemediği görülmektedir. Anahtar kelime: İş etiği, iş tatmini, mesleki iş etiği envanteri, minnesota iş doyum anketi, kamuve özel üniversitesi akademisyenleri.
Grafik tasarımcı adaylarının grafik tasarımın etik ilkelerine yönelik farkındalıklarının incelenmesi
Ülkemizde meslek etiklerinin tartışılmaya başlaması bazı Avrupa ülkeleri ve Amerika'yla karşılaştırıldığında oldukça yenidir. Doğası gereği kişisel bir yaratım süreci gerektiren grafik tasarım alanında, ortak etik ilkeler bütünlüğünde uzlaşabilmenin zor olacağı ve zaman alacağı öngörülmektedir. Grafik tasarımcılar meslek kuruluşlarının da gündemini meşgul eden bu gecikmenin nedenlerini, öncelikli olarak bireylerin hak ve sorumlulukları konusunda yeterince duyarlı olmamalarında, ülkedeki mesleki örgütlenmelerin gelişim sürecindeki sorunlarda ve grafik tasarımcıların yetiştirilme koşullarında aramak gerekir. Bu araştırma, grafik tasarımcıların meslek etiği konusunda ortak bir duyarlılık geliştirilmesinde, eğitim süreçlerinin önemli katkısının olabileceği varsayımıyla başlatılmıştır. Bu bağlamda eğitim kurumlarının müfredatları incelenmiş; birkaç özel üniversitenin ders programı dışında, devlet üniversitelerinin lisans programlarının hiçbirinde, etik ilkeleri içeren bir dersin yer almadığı görülmüştür. Bu bulgu nedeniyle meslek etiğine ilişkin ders almayan grafik tasarımcı adaylarının, etik konusundaki farkındalıklarının hangi düzeyde ve niteliklerde olduğunun incelenmesi bu araştırmanın amacı olarak belirlenmiştir. Öncelikle, yerli ve yabancı literatür taranarak; etik, meslek etiği ve grafik tasarım meslek etiği hakkında bilgiler derlenmiş; yasal düzenlemeler ve kanunlar, uluslararası saygınlığı ve geçerliği olan kurum ve kuruluşların yayınlamış olduğu grafik tasarımın hak ve sorumlulukları içeren etik ilkeler ve bu alanda yayınlanmış manifestolar incelenmiştir. Bu araştırmalar doğrultusunda hazırlanan soruların pilot uygulaması yapılmış ve uzman görüşü desteği de alınarak yarı yapılandırılmış görüşme formu hazırlanmıştır. Beş üniversitenin grafik tasarım eğitimi alan öğrencilerinden yirmi beş katılımcıyla gerçekleştirilen bu çalışmanın sonuçları, kodlamalar ve frekans değerlerine bağlı olarak oluşturulan şekiller aracılığı ile sunulmuş ve yorumlanmıştır. Elde edilen bulgular ışığında, grafik tasarımda "Etik" eğitiminin gerekli olduğuna yönelik bir kanıya ulaşılmıştır. Ayrıca, bu kanıya varmamızı sağlayan verilerin kanıt teşkil edebileceği; ilgili dersin grafik tasarım eğitimi müfredatında yer almasını sağlamak amacıyla gerekli kurumlarla paylaşılabileceği düşünülmektedir.
Öğretmenlerin mesleki etik ilkeleri benimseme düzeyleri ile etkili öğretmen özellik ve davranışlarının incelenmesi
Öğretmenlerin etik ilkeleri benimseme düzeyleri ile etkili öğretmenlik özellik ve davranışlarını incelemek amacıyla yapılan bu araştırma tarama modelinde betimsel bir çalışmadır. Araştırmanın evrenini Mersin ili merkez ilçelerindeki (Toroslar, Akdeniz, Yenişehir, Mezitli) okullarda görev yapan öğretmenler oluşturmaktadır. Araştırma örneklemini oluşturmak için küme örnekleme yöntemi izlenmiş, her merkez ilçedeki farklı eğitim kademelerinden (anaokulu, ilkokul, ortaokul ve lise) random yöntemiyle beşer okul seçilmiştir. Araştırmaya bu okullarda görev yapan öğretmenlerden gönüllü olarak toplam 413 öğretmen katılmıştır. Veri toplamada Mesleki Etik İlkeler Ölçeği, Etkili Öğretmen Özellikleri ve Davranışları Ölçeği ve Kişisel Bilgi Formu kullanılmış, veriler 2017-2018 eğitim-öğretim yılı bahar döneminde toplanmıştır. Araştırma verileri SPSS 21 istatistik programı kullanılarak betimsel istatistiklerin yanı sıra (frekans, yüzde, aritmetik ortalama ve standart sapma) Mann Whitney U, Kruskal Wallis H ve Spearman korelasyon testleri ile analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda öğretmenlerin topluma, okula, mesleğe, meslektaşlara, öğrencilere ve velilere yönelik mesleki etik ilkeleri tamamen benimsedikleri tespit edilmiştir. Çocuk sahibi olma, devlet veya özel okulda görev yapma, derse girilen sınıflardaki öğrenci sayısı ve görev yapılan okulun bulunduğu çevrenin sosyo-ekonomik düzeyi öğretmenlerin mesleki etik ilkeleri benimsenme durumlarında anlamlı bir farklılık yaratmamıştır. Öğrencilere yönelik mesleki etik ilkelerin kadın ve bekâr öğretmenler tarafından benimsenme düzeyi daha yüksek olmuştur. Okulöncesi ve sınıf öğretmenlerinin topluma yönelik etik ilkeleri; okul öncesi öğretmenlerinin meslektaşlara ve öğrencilere yönelik etik ilkeleri diğer kademelerdeki ve branşlardaki öğretmenlerden daha fazla benimsedikleri görülmüştür. Sonuçlar araştırmaya katılan öğretmenlerin etkili öğretmenlerin kişisel özellikleri, öğretmenlik uygulamaları ve kişiler arası ilişkiler alanlarındaki özelliklerine büyük ölçüde sahip olduklarını göstermiş, cinsiyet, derse girilen sınıf düzeyi ve görev yapılan okulun bulunduğu çevrenin sosyo-ekonomik düzeyine bu algılarda anlamlı farklılıklar yaratmamıştır. Araştırma, öğretmenlerin topluma ve mesleğe yönelik etik ilkeleri benimseme düzeyleri ile etkili öğretmen özelliklerine sahip olma durumları arasında orta düzeyde ilişki olduğunu göstermiştir. Öğretmenlerin öğrencilere ve velilere yönelik etik ilkeleri benimseme düzeyleri ile etkili öğretmenin öğretim uygulamaları alanındaki özelliklere sahip olma durumları arasındaki ilişki ise düşük düzeyde olmuştur. Anahtar Kelimeler: Etik, meslek etiği, öğretmenlik meslek etiği, etkili öğretmen özellikleri
Muhasebe hata ve hilelerinin meslek etiği açısından değerlendirilmesi ile örnek bir uygulama
Yapılan bu çalışmada, muhasebe mesleği ve meslek mensuplarının etiksel boyutları ile muhasebede yapılan hata ve hile konuları ele alınmıştır. Öncelikli olarak muhasebenin genel yapısı ile muhasebe mesleği hakkında bilgi verilmiş, daha sonra muhasebe mesleğinin ahlaksal boyutu ve bununla ilgili olarak muhasebede yapılan hata ve hile konuları incelenmiştir. Meslek mensuplarını etik dışı davranışlara yönelten pek çok neden çalışmanın teorisi içinde incelenmiştir. Ancak bağımsız meslek mensuplarının etik dışı davranışlar dışında kasti olmayarak yaptığı hatalar da vardır. Bunlar, etik dışı kabul edilen, kasti olarak bir amaç için yapılan hatalardan diğer bir deyişle hilelerden farklıdırlar. Bu hataların etik dışı olup olmadıkları "kasıt" unsurundan anlaşılmaktadır. Bağımsız muhasebe meslek mensupları bazen istem dışında hatalar yapabilmektedirler. Bu hatalar genelde, ya meslek mensubunun dikkatsizliğinden ya da bilgisizliğinden kaynaklanmaktadırlar. Bu çalışmada İstanbul örnekleminde, bağımsız muhasebe meslek mensuplarını etik dışı davranışa ve hata yapmaya yönlendiren en güçlü faktör veya faktörlerin neler olduğu araştırılmıştır. Ayrıca araştırmada, bazı değişkenler ile etik dışı davranışa yönlendiren temel faktörler arasındaki ilişkiler de araştırma konusu yapılmıştır. Çalışma sonunda bir anket düzenlenmiş ve muhasebeci-mali müşavirlerin eğitim düzeyi, deneyim ve tecrübeleri, muhasebe mesleğinin etiksel boyutu ve muhasebe hata ve hileleri ile ilgili çeşitli görüşleri alınmıştır. Anahtar Kelimeler: Muhasebe, Hata, Hile, Etik.
Muhasebe meslek mensuplarının etik tutumlarının kurumsal itibar yönetimi üzerindeki etkisi
Bu araştırmada mesleki etik tutumları ve kurumsal itibar kavramları ayrıntılı olarak incelenmektedir. Ayrıca mesleki etik tutumunun kurumsal itibar kavramına olan etkisini araştırmak için TRC1 bölgesinde bulunan 515 muhasebe meslek elemanının samimi cevaplarından yararlanılmıştır. Oluşturulan 6 hipotez öncelikle SPSS 21 ve AMOS 21 programları aracılığıyla değerlendirilmiş, modelin uygunluğu faktör analizi, parametrelerin uygunluğu ve doğrulayıcı faktör analizi ile test edilmiştir. Elde edilen sonuçlar tartışılarak mesleki etik tutumunun kurumsal itibar kavramına etkisi yorumlanmıştır. Örgütler için kurumsal itibarın önemi düşünüldüğünde mesleki etik kavramı büyük bir önem taşımaktadır.
Muhasebe hata ve hilelerinin meslek ahlakı çerçevesinde değerlendirilmesi: Adana ilinde muhasebe meslek mensupları üzerine bir araştırma
Muhasebe meslek mensupları, karar alıcılara ihtiyaç duydukları finansal nitelikteki bilgileri sağlarken, toplum çıkarlarını gözeterek hareket etmek durumundadırlar. Ayrıca, muhasebe meslek mensuplarından mesleğin yürütülebilmesinde istenilen bilgi ve tecrübe kadar etik davranışlarda bulunmaları da beklenmektedir. Yanıltıcı finansal raporlamaların neden olacağı olası olumsuzlukları engelleyebilmek ve bu sayede sermaye piyasalarının etkin işleyişini koruyabilmek için muhasebe meslek mensuplarının finansal raporlamada yanlışlıklara yol açan hata ve hile konusundaki tutum ve davranışlarının tespit edilmesi ve bu davranışların meslek ahlakı çerçevesinde değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu çerçevede çalışmanın amacı, muhasebe meslek mensuplarının finansal raporlamada yanlışlıklara yol açan hata ve hile konusundaki tutum ve davranışlarının meslek ahlakı çerçevesinde değerlendirilmesini yapmak ve konuya ilişkin gösterilen mesleki algıların muhasebe meslek mensuplarının demografik özelliklerine göre farklılık gösterip göstermediğini tespit etmektir. Araştırma verileri, Adana ilinde faaliyet gösteren 331 muhasebe meslek mensuplarından anket yöntemiyle toplanmıştır. Araştırmanın bulguları, muhasebe meslek mensuplarının muhasebede hata-hile ve meslek ahlakı ile ilgili yargılara katılım düzeylerinin demografik özelliklerden etkilendiğine işaret etmektedir.
Sınıf öğretmenlerinin mesleki etik ve sınıf yönetimine karşı tutumlarının çeşitli değişkenler açısından karşılaştırılması ve aralarındaki ilişkinin incelenmesi
Sınıf öğretmenlerinin mesleki etik ilkeleri benimseme düzeyleri ile sınıf yönetimine yönelik tutumları arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla yapılan bu araştırma yakınsayan paralel desenin izlendiği bir karma yöntem araştırmasıdır. Araştırmanın evrenini 2017-2018 eğitim-öğretim yılında Adana ili merkez ilçelerindeki (Seyhan, Çukurova, Sarıçam ve Yüreğir) devlet ve özel ilkokullarda görev yapan sınıf öğretmenleri oluşturmaktadır. Araştırma örneklemi küme örnekleme yöntemiyle belirlenmiş, kümeler devlet ve özel okullar olarak kabul edilmiştir. Araştırma verilerini toplamak için Mesleki Etik İlkeler Ölçeği, Sınıf Yönetimine Yönelik Tutum ve İnanç Ölçeği (SYTİÖ), araştırmacı tarafından geliştirilen Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu ve Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır. Araştırmanın nicel verileri 2017-2018 eğitim-öğretim yılı bahar ve yaz, nitel verileri ise 2018-2019 eğitim-öğretim yılı güz dönemlerinde toplanmıştır. Bu süreçte ilk olarak Adana İl Milli Eğitim Müdürlüğü' nden gerekli resmi izinler alınmıştır. Daha sonra okullara gidilerek okul müdür ya da yardımcılarına araştırma ile ilgili bilgi verilmiştir. Veri toplama araçları okul müdürlerinin uygun gördüğü okullarda araştırmacı, diğer okullarda ise müdür yardımcıları ve rehber öğretmenlerin yardımlarıyla örneklemdeki okullarda görev yapan tüm öğretmenlere ulaştırılmış, araştırmaya katılımda gönüllük esas alınmıştır. Araştırmanın nicel bölümüne 376 kadın ve 189 erkek olmak üzere toplam 565 öğretmen katılmış, ancak analizler veri toplama araçlarını geçerli bir şekilde dolduran 499 öğretmenin verileri üzerinde yapılmıştır. Öğretmenlerin 338' i kadın, 161'i erkektir. Araştırmanın nitel verileri gönüllük esasına dayalı olarak belirlenen 14 öğretmenle (13 kadın, bir erkek) yapılan yarı yapılandırılmış görüşmelerle toplanmıştır. Araştırmanın nicel verilerinin analizinde betimsel istatistikler (frekans, yüzde, aritmetik ortalama ve standart sapma) ve dağılımlar normal dağılım göstermediği için Mann Whitney U, Kruskal Wallis H ve Spearman korelasyon testleri kullanılmıştır. Nitel veriler ise içerik analizine tabi tutulmuştur. Araştırma sonucunda öğretmenlerin mesleki etik ilkeleri (topluma, okula, mesleğe, meslektaşlara, öğrencilere ve velilere yönelik mesleki etik ilkeler) tamamen benimsedikleri saptanmıştır. Cinsiyet, yaş, medeni durum, çocuk sahibi olma, mezun olunan fakülte, hizmet yılı, görev yapılan okuldaki hizmet süresi, derse girdikleri sınıf düzeyi, sınıf mevcudu ve etik konusunda herhangi bir eğitim alma/almama durumu öğretmenlerin mesleki etik ilkeleri benimseme durumlarında istatistiksel olarak anlamlı bir fark yaratmamıştır. Bununla birlikte özel okullarda görev yapan öğretmenlerin topluma, mesleğe, meslektaşlara ve velilere; orta sosyoekonomik düzey çevrelerdeki okullarda görev yapan öğretmenlerin de mesleğe, meslektaş ve öğrencilere yönelik etik ilkeleri benimseme düzeylerinin daha yüksek olduğu görülmüştür. Meslektaş görüşlerine göre sınıf öğretmenleri topluma, okula, mesleğe ve meslektaşlara yönelik etik ilkelere "büyük ölçüde"; öğrencilere ve velilere yönelik etik ilkelere ise "tamamen" uymaktadırlar. Cinsiyet, medeni durum, çocuk sahibi olma, mezun olunan fakülte, görev yapılan okuldaki hizmet süresi, derse girilen sınıf düzeyi, sınıf mevcudu ve etik konusunda herhangi bir eğitim alma/almama değişkenleri öğretmenlerin meslektaşlarının mesleki etik ilkelere uyma durumlarına ilişkin görüşlerinde anlamlı farklılık yaratmamıştır. Ancak 11-20 yıl arasında hizmet yılına sahip ve 40 yaş üzerinde olan öğretmenlerin meslektaşlara; özel okullarda görev yapan öğretmenlerin mesleğe, öğrencilere ve velilere; orta sosyoekonomik çevrelerdeki okullarda görev yapan öğretmenlerin de topluma, mesleğe, meslektaşlara ve öğrencilere yönelik mesleki etik ilkelere uyma açısından meslektaşlarını daha olumlu algıladığı saptanmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgular öğretmenlerin sınıf yönetimine yönelik tutum ve inançlarının öğretimin yönetiminde müdahaleci, insan ve davranış yönetiminde ise etkileşimci olduğunu göstermiş, devlet okullarında görev yapan öğretmenlerin insan yönetiminde daha müdahaleci olduğu saptanmıştır. Sonuçlar öğretmenlerin mesleki etik ilkeleri benimseme düzeyleri ile öğretimi yönetme tutumları arasında düşük düzeyde pozitif; topluma, meslektaşlara ve velilere yönelik etik ilkelere benimseme düzeyleri ile insanlara yönelik tutumları arasında düşük düzeyde negatif yönde ilişki olduğunu göstermiştir. Öğretmenlerin mesleki etik ilkeleri benimseme düzeyleri ile davranış yönetimine yönelik tutumları arasında ise anlamlı bir ilişki yoktur. Etik ve mesleki etik kavramlarına yükledikleri anlamlar birbiriyle örtüşmüş, öğretmenler mesleki etiği tanımlarken çoğunlukla dürüst olma, öğretmene yakışan şekilde davranma, olumlu davranma vb.) soyut kavramlar üzerinde durmuş, bu davranışların profesyonel olarak içerdiği somut davranışlara nadiren değinmişlerdir. Çoğunlukla öğrencilere, mesleğe ve topluma yönelik etik ilkeler üzerinde duran katılımcılar meslektaşlara ve velilere yönelik etik ilkelere nispeten daha az değinmişlerdir. Öğretmenlere göre öğrenci ve velilere karşı kaba bir dil kullanma, ölçüsüz disiplin, tutarsızlık, meslektaşlarla iletişim kurmama ve görevleri yerine getirmeme meslektaşlarında gözlemledikleri etik dışı davranışlardır. Sınıf yönetim tutumlarını çoğunlukla etkileşimci olarak tanımlayan öğretmenlerin etik anlayışlarının gelişmesine kişisel özellikler ve mesleki deneyimlerin etkili olduğu saptanmıştır. Sınıf yönetim anlayışlarının gelişmesinde etkili olan faktörler mesleki deneyimlerin yanı sıra hizmet öncesi alınan eğitimler ve model alınan öğretmenler olmuştur. Öğretmenlerin etik ikilemleri genellikle insan ve davranış yönetimiyle ilgili olmuş, öğretmenlerde etik anlayışın gelişmesi için etkili etik eğitimi (hizmet öncesi ve hizmet içi) vurgulanmıştır. Anahtar Kelimeler: Öğretmenlik meslek etiği, sınıf yönetimine yönelik tutum ve inançlar, ilkokul, sınıf öğretmeni
Türkiye'de öğretmenlik meslek etik ilkelerinin uygulanmasına ilişkin okul müdürleri görüşleri
Bu çalışmanın amacı öğretmenlik meslek etiği ilkelerinin uygulanmasına ilişkin okul müdürleri tarafından, etik dışı davranışların betimlenmesi, davranışların nedenleri, bu davranışların önlenmesi için neler yapımasın gerektiği ve etik dışı davranışlarla karşılaştıklarında kendi uygulamalarının neler olduğuna ilişkin görüşlerinin ortaya konulmasıdır. Araştırmada nitel araştırmanın alt birimlerinden durum çalışması deseni ile ölçüt örnekleme ve kartopu örnekleme yöntemleri kullanılmıştır. Bu bağlamda Düzce ilinde görev yapan yöneticilik kıdemi en az on beş yıl olan 17 okul müdürü ile görüşme yapılmıştır. Yarı yapılandırılmış form kullanılarak dört adet açık uçlu soru ve hazırlanan her bir sorunun altında katılımcının soruyu daha iyi anlamasına yardımcı olmak üzere alt sorular oluşturulmuştur. Katılımcılarla yapılan görüşmeler sonucu oluşturulan görüşme metinleri betimsel ve içerik analizi yaklaşımına göre analiz edilerek yorumlanmıştır. Araştırmada elde edilmiş bulguların analizi ile öğretmenler mesleğini icra ederken iletişim becerilerinde yetersiz oldukları, öğrencilerin bireysel farklılıklarını göz ardı ederek onları ahlaki yeterliliklerinden ziyade maddi olgulara göre değerlendirdikleri, ölçme değerlendirme faaliyetlerini mevzuata göre uygulamadıkları, mesleğini sevmediği ve ekonomik kaygılar içerisinde icra ettikleri, meslektaşlarına karşı olumsuz bakış açısı geliştirdikleri, onlarla sağlıklı iletişim kuramadıkları, velilerle iletişim sürecini sağlıklı yürütemediği, her şeyi okul yönetiminden beklediği ve işbirliği yapmadığı gibi etik dışı davranışları sergiledikleri sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmenlerin etik dışı davranış sergileme nedenleri ise kendilerini güncellemediği ve mesleki gelişimi sağlayamadığı, akademik ve pedagojik yeterliliğe sahip olmasına rağmen uygulamada yetersiz oldukları, ön hazırlığı olmadan derslere girdiği, öğrenciye rol model olma noktasında bilinçsizce yaklaştığı, öğrencileri ölçme değerlendirmede farklı bakış açısıyla not ile kontrol altına aldıkları, tüm paydaşlarına karşı sağlıklı iletişim kuramadığı, lisans eğitiminin uygulamaya dönük olmasından ziyade akademik bilgi boyutunda kaldığı, eğitim sistemindeki merkezi yapı değiştiğinde kişilere bağlı olarak eğitim politikalarının ve felsefesinin değiştiği, 657 sayılı devlet memurları kanunun öğretmenlerin üzerinde büyük bir koruyucu ve dokunulmazlık zırhı olarak görüldüğü, okul yöneticilerinin öğretmene karşı tutum ve davranışları adil olmadığı, mesleğe yeni başlayan öğretmenin rol model alacağı meslektaşının olmadığı, öğretmenin mesleğinin ona sağladığı maddi kazanç ile yetinmeyerek yaptığı iş karşılığında fazlasın bulamadığı için bencil kişilik yapısının geliştiği, öğretmenin sahip olduğu psikolojik sorunlarını mesleğine yansıttığı sonuçlarına ulaşılmıştır. Etik dışı davranışların önlemesine yönelik ise, öğretmenlerin mesleki gelişim yeterliliklerini tekrar gözden geçirilmesi, tüm paydaşları ile iletişim ve işbirliği içinde olması, öğretmen adaylarının mesleğe alınma sürecinde gözetilen kriterin yalnızca KPSS değil öğretmenlik mesleğini icra edecek kişiyi mesleğini yapma hevesi, psikolojik durum, insani değerler, akademik referans kapsamında değerlendirilmesi, okul idaresinin herkese eşit mesafede adil davranması, yasal düzenlemelerin işlerlik kazanması sonuçlarına ulaşılmıştır. Etik dışı davranışlarda okul müdürlerinin uygulamalarına yönelik bulgularda ise okul müdürleri, etik dışı davranışlar ile karşılaştıklarında durumu problem haline getirmemek adına üzerinde durmadan üstünü örtme eğilimi ile birlikte okul imajını zedelememe amacıyla iletişim ve ikna yoluna giderek yasal yollara başvurmadığı, somut olan etik dışı davranışların yasal yola başvurma durumuyla sonuçlandığını, yasal yollara başvurma kararını kendi ahlaki tutumları doğrultusunda değerlendirerek verdiğini, öğretmenin tarz ve tutumu, hatasında ısrarcı oluşu, etik dışı davranışların sürekli hale getirmesi okul müdürünün yasal yollara başvurma kararının etkileyen unsurlar olduğu sonuçları ortaya çıkmaktadır. Araştırmada elde edilen bulgular doğrultusunda etik ilkelerin varlığından haberdar olarak bu konuda farkındalık bilinci taşımak çoğu etik dışı davranışında önceden önüne geçmesine olanak sağlayacaktır. Eğitim politikalarını belirlerken ülkenin eğitim felsefesi anlayışından yola çıkarak kültürel değerleri de göz önünde bulundurup iyi düzenlenmiş bir hukuki çerçeve ile toplumsal beklentilere karşılık verebilecek etik ilkelerin benimsenmesi ve sürekli gelişen koşullarda güncellenmesi gerekmektedir. Ayrıca öğretmen mesleki anlamda yeterliliklerini sağlamış kendini mesleki anlamda geliştiren ve bu kutsal mesleğin ne kadar büyük bir sorumluluk gerektirdiğinin bilincinde olmalıdır.
Öğretmenlik meslek etiği algısı ile örgütsel vatandaşlık davranışı arasındaki ilişki
Bu çalışmanın genel amacı, öğretmenlerin öğretmenlik meslek etiği (ÖME) algıları ile örgütsel vatandaşlık davranışları (ÖVD) arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırmanın evrenini 2020-2021 eğitim öğretim yılında Tunceli il merkezindeki okullarda görev yapan öğretmenler oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi kota örnekleme yöntemiyle belirlenmiş olup, araştırma çeşitli kademelerde görev yapan 311 öğretmenden alınan veriler analiz edilerek gerçekleştirilmiştir. Çalışmada genel tarama modeli türlerinden, korelasyonel (ilişkisel) tarama modeli kullanılmıştır. Araştırma kapsamında veriler, Örgütsel Vatandaşlık Davranışı Ölçeği (ÖVDÖ), Öğretmenlik Meslek Etik İlkeleri Ölçeği (ÖMEİÖ) ve araştırmacı tarafından hazırlanan kişisel bilgi formu ile toplanmıştır. Araştırmada verilerin analizinde SPSS paket programı kullanılmıştır. Elde edilen veriler normal dağılım varsayımlarını sağladığı için; t-testi, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA), Pearson Korelasyon analizi ve Çoklu Regresyon Analizi yapılarak incelenmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre, ÖME algıları ve ÖVD'nin nezaket alt boyutu puanlarının "çok yüksek" olduğu görülmüştür. ÖVD toplam puanı, diğergamlık, vicdanlılık, centilmenlik ve sivil erdem alt boyutlarının puanlarının ise "yüksek" olduğu belirlenmiştir. ÖME algılarının cinsiyet, branş ve eğitim kademesine göre anlamlı düzeyde farklılık gösterdiği, ancak medeni durum, kıdem ve yaşlarına göre anlamlı bir farklılık göstermediği tespit edilmiştir. Cinsiyet değişkenine göre, evli öğretmenlerin bekar öğretmenlerden; branş değişkenine göre, sosyal bilimler ve güzel sanatlar/beden eğitimi/konservatuvar branşlarındaki öğretmenlerin fen bilimleri branşlarındaki öğretmenlerden; eğitim kademesi değişkenine göre, okul öncesinde çalışan öğretmenlerin ortaokul ve lisede çalışan öğretmenlerden daha fazla ÖME algısına sahip olduğu saptanmıştır. ÖVD ve alt boyutlarının cinsiyet ve kıdem değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık göstermediği tespit edilmiştir. Medeni durum değişkeninde, evli öğretmenlerin bekar öğretmenlerden daha fazla centilmenlik davranışı gösterdiği saptanmıştır. Eğitim kademesi değişkeninde, okul öncesi ve ilkokul öğretmenlerinin ortaokul öğretmenlerinden daha fazla diğergamlık davranışı gösterdiği; okul öncesi öğretmenlerinin ortaokul öğretmenlerinden daha fazla nezaket davranışı gösterdiği; okul öncesi öğretmenlerinin lise öğretmenlerinden daha fazla centilmenlik ve sivil erdem davranışı gösterdiği tespit edilmiştir. Branş değişkeninde, güzel sanatlar/beden eğitimi/konservatuvar branşlarındaki öğretmenlerin fen bilimleri branşlarındaki öğretmenlerden daha fazla sivil erdem davranışı gösterdiği saptanmıştır. Yaş değişkeninde, 31-40 ve 41-50 yaş aralığındaki öğretmenlerin 30 yaş ve altındaki öğretmenlerden daha fazla diğergamlık davranışı gösterdiği bulgusuna ulaşılmıştır. Pearson korelasyon analizi sonucuna göre, ÖME algıları ile ÖVD toplam puanı ve tüm alt boyutları arasında pozitif yönde anlamlı ilişkiler vardır. Çoklu regresyon analizi sonucunda öğretmenlerin ÖVD (diğergamlık, centilmenlik nezaket ve sivil erdem alt boyutları) meslek etiği algılarını anlamlı şekilde yordadığı söylenebilir. Ayrıca ÖVD düzeyinin ÖME algısındaki toplam değişimin yaklaşık %35'ini açıkladığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu sonuçlara bakılarak öğretmenlerin ÖME algılarında ÖVD'nin rolü olduğu yorumu yapılabilir.
Muhasebe eğitimi alan öğrencilerin muhasebe etiğine bakış açılarının değerlendirilmesi: Munzur Üniversitesi ve Fırat Üniversitesi'nde bir uygulama
Meslek mensuplarının, mesleklerini icra ederlerken etik ilke ve kuralları uygulamalarının gerekliliği, mesleki kalitenin de artmasına zemin hazırlamaktadır. Sorumluluk ve hesap verebilme temelinde değerlendirildiğinde muhasebecilik mesleği, mensuplarının gerek bireysel gerekse toplumsal etik ilkelere bağlılıkları ile işlerlik kazanmaktadır. Aksi takdirde meslek mensuplarının etik ilkelere aykırı olarak gerçekleştirecekleri faaliyetler, topluma yansıyarak olumsuz sonuçları da beraberinde getirecektir. Buradan hareketle, meslek mensuplarının etik ilkelere bağlılıklarının oluşmasında mesleki eğitimin rolünün ne denli önemli olduğu açıktır. Meslek mensubu adaylarının, mesleki bilgilerin yanı sıra etik değerleri de benimsemeleri; hem muhasebecilik mesleğine olan güvenilirliği arttıracak hem de mesleki yeterlilik kapsamında meslek mensuplarının görevlerini layıkıyla yerine getirmelerinde önemli bir rol üstlenecektir. Bu çalışma, Munzur ve Fırat Üniversiteleri'nde muhasebe eğitimi gören öğrencilerin muhasebe meslek etiğine bakış açılarını değerlendirmek, muhasebe meslek etiği ilkelerine karşı duyarlılıklarını ve etik dışı davranışlarla karşılaştıklarında verecekleri tepkinin yönünü öğrenmek amacıyla hazırlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Etik, Meslek Etiği, Muhasebe, Muhasebe Meslek Etiği
Meslekî eğitim merkezlerinde okutulan Din Kültürü ve Meslek Ahlakı dersinin iş hayatına etkileri (Elazığ örneği)
İnsanın var olduğu her yerde din de var olmuştur. İnsanın dine ihtiyacı vardır. Zaman, mekân, toplumlar, bilim ve teknoloji ne kadar değişse de bu ihtiyaç her zaman sabittir. Bu nedenle devletler, eğitim kurumlarında din eğitimi ve öğretimine öncelik vermiştir. Çalışmamızda meslekî eğitimin tarihi gelişimini, meslekî eğitimde dini eğitim ve öğretimin önemini; verilen dinî eğitimin meslek ahlakına yansımasını, Elazığ Meslekî Eğitim Merkezi' nde okutulan din dersinin tarihi sürecini, bu derste takip edilen müfredat programını, içeriğini anlattık. Ayrıca burada eğitim gören çırak-kalfa ve ustaların iş hayatlarında dinî etkilerin olup olmadığına yönelik bir anket uyguladık. Araştırma, 2015-2016 Eğitim- Öğretim yılı Elazığ Mesleki Eğitim Merkezi' ne devam etmekte olan çırak-kalfa- usta ve usta öğrencileri kapsamaktadır. Anket yoluyla elde edilen veriler, SPSS istatistik programıyla değerlendirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Din eğitimi, Meslekî Eğitim, Din Kültürü ve Meslek Ahlakı, Müfredat Programı, İş Ahlâkı
Basın meslek ilkelerinin İslam düşüncesi açısından değerlendirilmesi
İletişim İnsanlık tarihi kadar eski bir olgudur. İnsan bir yaratana sahib olması itibariyle yaratıcısıyla, sadece maddeden ibaret olmaması itibariyle içindeki cevher, ruhuyla ve sosyal bir varlık olması itibariyle de çevresi ile her an iletişim halindedir. İletişim kavramı her zaman önem arz etmiştir. İnsanlığın, medeniyetin, teknolojinin gelişimiyle de her geçen gün daha çok önem kazanmıştır. Yazının icadı ile birlikte yazılı basın tarihi başlar. Medeniyetin ve kültürün her geçen gün zenginleşip, olgunlaşmasına; insanların edinmiş oldukları tecrübelerini bir sonraki nesle aktarılmasının katkısı büyüktür. Bu katkının en önemli araçlarından biri yazılı basındır. Yine farklı fikirlerin yayılması, insanın bilgi sahibi olması, toplumlarda demokratik kültürün yerleşmesinde basın önemli bir araçtır. Basının birçok faydası olmakla birlikte her alet ve teknoloji gibi bu da sadece kendi çıkarlarını düşünen, ahlâki değerlerden yoksun olanların ellerinde insan ve toplum için bir felakete, tehlikeye dönüşür. İşte burada bu alanda çalışan ve basını elinde tutan kişilerin ahlâki değerlere haiz olması ve mesleki ahlâk kurallarına riayet eden kişiler olması önem arz eder. Çünkü Napolyon'un da işaret ettiği gibi insanlığın ve toplumun felaketi parasızlık, fakirlik değil, ahlâksızlıktır, ahlâkî değerlerden habersiz olmaktır. İslam, ahlâk değerlerine önem vermiş ve dinin güzel ahlâktan ibaret olduğuna işaret etmiştir.Anahtar Kelimeler: İletişim, Felsefe, Ahlâk, İslam Ahlâkı, Basın, Basın Meslek İlkeleri
Avrupa Birliği sürecinde Türk polis meslek etiği (Elazığ İl Emniyet Müdürlüğü örneği)
insan tutum ve davranışlarının iyi-doğru, ya da kötü-yanlış yönden değerlendirilmesidir. Etik ilkeleri, bir örgüt içinde etiğin kurumsallaşması için, örgütün genel değerler sistemi ve amaçlarını tanımlayan, verilen kararların bu ilkelere uygunluğu için rehberlik eden mekanizmadır. Meslek etiği ise, belirli bir meslek grubunun, mesleğe ilişkin olarak oluşturup koruduğu, meslek üyelerine emreden, onları doğru şekilde davranmaya zorlayan, kişisel eğilimlerini sınırlayan, yetersiz ve ilkesiz üyeleri meslekten dışlayan, meslek içi rekabeti düzenleyen ve hizmet ideallerini korumayı amaçlayan mesleki ilkeler bütünü olarak tanımlanmaktadır. Günümüzde toplumun hemen her alanında, genel anlamda etik problemlerle karşı karşıya bulunulduğu konusunda ortak bir görüş olduğu söylenebilir. Topluma güvenlik ve asayiş hizmeti sunma görevini yerine getiren polisin meslek etiği ilkelerine ne kadar uygun davrandığı, etik dışı davranışlarda bulunup bulunmadığı konusu araştırılmaya değer bulunmuştur. Bu araştırmanın temel amacı, Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne (AB) giriş sürecinde, Türk polis meslek etiği kavramının incelenerek, Elazığ Emniyet Müdürlüğü' nde görev yapan polis memurlarının meslek etiğini nasıl tanımladıklarını ve mesleki etik, ilke ve değerlerini ne derecede benimseyip uyguladıklarını belirlemek, bununla ilgili var olan sorunları ortaya koymak ve çözüm önerileri geliştirmektir. Bu genel amaç doğrultusunda aşağıdaki sorulara cevap aranmıştır:IV Araştırma kapsamında bulunan polis memurlarının; cinsiyetleri, eğitim düzeyleri, polislik mesleğindeki hizmet yıllan ve mesleğe başlamadan önce yaşadıkları yerleşim yerleri bakımından, mesleki sorumluluk sahibi olmak, mesleki profesyonellik bilincine sahip olmak, örnek kişi olmak, insan ilişkileri ve eleştirilere açık olmak, eşitlik ve adalet, dürüstlük ve doğruluk meslek etiği ilkelerini benimsemelerine ilişkin görüşleri arasında anlamlı bir farklılık olup olmadığı ile bu etik ilkelerin her birine ilişkin görüşlerinin nasıl olduğu sorularına yanıt aranmıştır. Araştırmada betimsel tarama (survey) modeli kullanılmıştır. Araştırmaya katılan polis memurlarının görüşlerine başvurulmuş, bunun için bir anket geliştirilmiştir. Yapılan araştırmalar ve literatür taraması sonucunda hazırlanan anket, Elazığ Emniyet Müdürlüğü' nde çalışan 700 erkek, 100 bayan polis memuruna uygulanmıştır. Anketten elde edilen veriler SPSS for Windows 10.0 paket programı ile analiz edilmiştir. Yapılan analiz sonuçlarında, Elazığ Emniyet Müdürlüğünde görev yapan ve araştırma kapsamında bulunan polis memurlarının mesleki etik ilkelerini "katılıyorum" düzeylerinde benimsemekle beraber, bazen bu ilkeleri ihlal edebildikleri anlaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Etik, etik eğitimi, polis, polis eğitimi ve ahlak.
Mesleki etik kapsamında etik ve etik kodların büro çalışanlarının iş doyumuna etkisi
Araştırmanın amacı, büro çalışanlarının etik ilkeleri ve kodları algılama ve uygulama düzeylerinin değerlendirilmesi ve bu düzeyler ile iş doyumu arasındaki ilişkiyi ortaya çıkarmaktır. Etik ilkeler, etik kodlar ve iş doyumu günümüz iş yaşantısında önemli bir yere sahiptir ve bu konular üzerinde gün geçtikçe yapılan çalışmalar artmaktadır.Etik ilkeler ve etik kodlarla ilgili anket soruları bu konuda yapılmış tanımlamalar ve önceki anketler göz önüne alınarak oluşturulan soru havuzundan seçilmiştir. İş doyumu ile ilgili veriler ise Minessota ölçeği ile toplanmıştır.Çalışmada, Ankara, ilindeki kamu kurum ve kuruluşları ile Ankara ilindeki özel sektör kuruluşlarında görevli 240 büro çalışanına etik ilkeleri ve etik kodları algılama ve uygulama düzeylerinin ölçülmesi ve bu değişkenler ile büro çalışanlarının iş doyumu arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi için anket uygulanmıştır. Ayrıca etik ilke ve etik kodların algılanması ve uygulanması ile ilgili olarak kamu ve özel sektör arasında farklılık olup olmadığı araştırılmıştır.Araştırmada elde edilen önemli sonuçlardan birisi etik ilkeler ve etik kodlar ile iş doyumu arasında genel olarak anlamlı bir ilişkinin bulunmuş olmasıdır. Bunun yanında özel sektör çalışanlarının etik ilkeleri uygulama düzeylerinin kamu çalışanlarına göre daha yüksek olduğu görülmüştür.
Okul yöneticilerinin kültürel liderlik rollerinin öğretmenlerin iş doyumuna ve meslek ahlakına etkisi
Bu araştırmanın amacı, okul yöneticilerin kültürel liderlik rolleriyle öğretmenlerin iş doyumu ve meslek ahlakı arasındaki ilişkinin belirlenmesidir. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Türkiye'nin 7 coğrafi bölgesinden seçilen 17 ilde 339 okul müdürü ve 1159 öğretmenden anket tekniğiyle toplanan veriler SPSS for Windows 9.05 programı ile analiz edilmiştir. Yapılan analiz sonuçlarına göre yöneticilerin kültürel liderlik rollerindeki basanlarına ilişkin, genel olarak öğretmenlerle yöneticiler arasında ve farklı bölgelerde görev yapan yönetici ve öğretmenlerin kendi aralarında görüş farklılıkları olduğu belirlenmiştir. Yöneticilerin kültürel liderlik rollerine ilişkin öğretmenlerin görüşlerini kıdem değişkeni etkilerken, cinsiyetin ve branşın etkili olmadığı belirlenmiştir. Öğretmenlerin iş doyumlarının özellikle ekonomik boyutta çok düşük olduğu, özel liselerde görev yapan öğretmenlerin doyum düzeylerinin devlet lisesi öğretmenlerinin doyum düzeylerinden daha yüksek olduğu, cinsiyetin, kıdemin ve farklı bölgelerde görev yapmanın öğretmenlerin iş doyumunu etkilediği belirlenmiştir. Meslek ahlakına ilişkin görüşlerde, özel liselerde görev yapan yönetici ve öğretmenlerin daha olumlu düşündüğü, cinsiyetin, kıdemin ve branşın etkili olmadığı, ancak farklı bölgelerde görev yapmanın önemli bir etken olduğu belirlenmiştir. Okul yöneticilerinin kültürel liderlik rolleriyle öğretmenlerin İş doyumu ve meslek ahlakına ilişkin öğretmenlerin görüşleri arasında pozitif yönde anlamlı ilişkinin bulunduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Kültürel Liderlik, İş Doyumu, Meslek Ahlakı.