Professional ethics
77 theses under this subject heading
Yükseköğretim Kurumları Etik Kodları Modelinin üniversitelerdeki uygulamalarının paydaş grupları üzerindeki etkisi: Bir araştırma
Etik kavramı, son yıllarda yaşamın her alanında olduğu gibi akademik alanda da özellikle sıkça vurgulanmakta ve dile getirilmektedir. İçinde yer aldığımız dünyada, araştırma ve uygulama faaliyetlerinin başarılı bir şekilde yürütülebilmesi için etik kodlara (kurallara) ihtiyaç duyulmaktadır. Ayrıca etik kodların bireysel, toplumsal ve kurumsal ilişkilerin geliştirilebilmesi bakımından önemi büyüktür. Çalışmada etik kodların (kuralların) devlet üniversitelerinin paydaş gurupları ile olan ilişkileri üzerindeki etkinliğinin Etik Etkisini Geliştirme Modeli çerçevesinde analiz edilmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda; etik, etik türleri, kamuda etik, etik kodun tanımı, amacı, içeriği, oluşturulması ve uygulamaya konulması ile yükseköğretim kurumları etik ilkeleri, yazın açısından irdelenmiştir. Son olarak, Etik Etkisini Geliştirme Modeli'nin boyutları bazında devlet üniversitelerinde etik kodların etkililiğini ölçmeye yönelik bir araştırma yapılmıştır. Yükseköğretim Kurumları içerisinde yer alan devlet üniversiteleri, araştırmanın kapsamını oluşturmuştur. Araştırmada 393 akademik ve idari personeli kapsayan anket çalışması ile toplanan veriler SPSS (20.0) programında analiz edilmiştir. Devlet üniversitelerinde uygulanan ankette kullanılan ölçek için öncelikle güvenilirlik analizi açısından Cronbach's Alpha değerleri hesaplanmıştır. Ölçek boyut ve alt maddeleri arasında Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) ve Welch Testi ile üniversiteler arasında oluşan anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir. Farklılık kaynakları araştırması için Bonferroni, Scheffe, LSD, Tamhane's ve Dunnetts'c testleri uygulanarak karar verilmiştir. Araştırmanın bulguları istatiksel analize tabi tutularak sonuçlar irdelenmiştir. Etik Etkisini Geliştirme Modeli'ne göre; izin verilen devlet üniversitelerinin modelin boyutları bazında değerlendirilmesi yapılarak gerçekleştirilen test sonuçlarına göre geliştirilen hipotezlerden dokuzu doğrulanmış ve diğer üçü ise doğrulanamamıştır. Araştırma kapsamındaki 23 üniversitenin etik kodlarının, üniversitenin (3 boyutu dışında) diğer tüm ilişkilerini olumlu etkilediği söylenebilir. Araştırma çerçevesinde; etik kodların (kuralların) üniversitelerde gerçekleştirilen mevcut uygulamalardaki etkinliği sorgulanmış ve genel anlamda bu kuralların devlet üniversitelerinin paydaş gruplarla olan ilişkilerinde olumlu etkilerinin olduğu gözlenmiştir.
Muhasebe hata ve hileleri ile muhasebe mesleğinde etik, muhasebe meslek mensupları üzerine bir araştırma
Gelişen ve büyüyen bilgi toplumunda doğru ve güvenilir bilgi elde etme ihtiyacı gün geçtikçe artmaktadır. Kanunların ve yaptırımların hızla değiştiği ülkemizde yöneticiler ve çalışanlar bu durum karşısında zorlanmaktadır. Bütün işletmelerde var olan kar sağlamak ve işletmeyi sürdürülebilir kılmak düşüncesi, bilgi toplumunun da sunmuş olduğu her türlü bilgiyi elde edebilme kolaylığı ile muhasebe alanında hatalı veya hileli işlemlerin gerçekleşebilmesine imkân sağlamıştır. Anahtar Kelimeler: Muhasebe, Hata, Hile, Muhasebe Meslek Mensupları
Geleneksel basından dijitale geçiş sürecinde gazetecilik etik ilkelerinin değişim ve dönüşümü: New York Times örneği
Bu araştırmanın amacı gazetecilik meslek etiğinin güven üzerine etkisini New York Times gazetesi üzerinden açıklamaya çalışmaktır. Nitel araştırma yöntemiyle oluşturulan araştırmada örnek olay çalışması olarak New York Times incelenmiştir. Veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış görüşme metodu benimsenmiş ve her biri farklı ülkeden olan 19 gazeteci ile uzaktan bire bir görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Görüşmeler, betimsel ve içerik analizi yöntemine göre ele alınmıştır. Araştırma kapsamında: Haber sitelerinin gelir modellerine daha fazla odaklandığı, kamuoyunda güven konusundaki farkındalığın yükseldiği, gazetecilerin etik sorunlara karşı bilincinin arttığı ve haber merkezlerinin dijitalleşmeye yönelik dönüştürülmeye başlandığı saptanmıştır. Bu faktörlerden dolayı internet haberciliğinin geleceğinin son 10 yılda olduğu kadar problematik geçmemesi beklenmektedir. Katılımcıların "tarafsız yayıncılıktan" çok "güvenilir içeriğin" önemine vurgu yaptıkları belirlenmiştir. New York Times'ın internet ile geleneksel yayıncılığı başarılı şekilde koordine ettiği, internet ortamında okuyucuya ulaşmak için tüm araçları etkin şekilde kullandığı ve aldatıcı başlıklara başvurmadığı sonucuna varılmıştır. Bu araştırmanın geleneksel basından dijitale geçiş sürecinde yaşanan etik sorunlara karşı izlenebilecek yolların bulunmasına katkı sağlaması da hedeflenmektedir.
Muhasebe hata ve hileleri ile muhasebe mesleğinde etik
Çalışmanın amacı, muhasebe meslek mensuplarında hata ve hile eğiliminin nedenlerini araştırmak ve etik kavramını incelemektir. Çalışmada serbest muhasebeci, SMMM ve YMM'lerin hata, hile ve etik konusundaki tavırları ele alınmıştır. Öncelikle hata ve hile kavramları ayrı ayrı incelenmiş ardından etik konusu ayrıca açıklanmıştır. Çalışmada var olan durumu anlamak adına bir de anket düzenlenmiştir. Ankete katılan meslek mensupları örnekleminde bir sonuca ulaşılmaya çalışılmıştır. Sonuç olarak meslek mensuplarının tecrübelerinin, eğitim durumlarının hata ve hilede etkili olduğu belirlenmiştir.
Muhasebe meslek etiği ve muhasebe ve denetim meslek mensuplarının etik algısı üzerine bir araştırma
Küreselleşen dünya genelinde olduğu gibi ülkemizde de hızlı bir şekilde iş piyasalarında yükselme görülmektedir. Bu yükseliş aynı zamanda işletmelerin sayıca artmasına neden olmaktadır. Çok sayıda var olan işletmeler arasında beliren yüksek rekabet ortamı, iş piyasalarının iyice gerilmesine neden olmaktadır. Bu gerilimler doğrultusunda işletmelerin sürdürülebilirliğini sağlayabilmek için etik kurallar dışına çıkma eğiliminde oldukları gözlemlenmiştir. Öncelikle bu çalışmamızda muhasebe ve denetim mesleğini icra eden meslek mensuplarının etik algı düzeyleri tespit edilmeye çalışılmış olup etik kurallara uyma ve uymama nedenleri kapsamlı bir şekilde analiz edilmeye çalışılmıştır. Çalışmada Muhasebenin kavram ve kapsamı, tarihi açıdan gelişim ve değişimi, ortaya çıkan usulsüzlükler ve hile kavramına değinilmiştir. Çalışmamızda konu ile alakalı daha önce yapılmış olan çalışmalar ve meslek mevzuatı referans alınmıştır. Ayrıca anket çalışması uygulanarak literatüre katkı sağlanması amaçlanmıştır.
Muhasebe hata ve hilelerinin meslek etiği açısından incelenmesi
Bu tezde, muhasebenin temel hatları ve muhasebecilik mesleği, mesleğin gerektirdiği etikler ile muhasebede yapılan hata ve hileler incelenmiştir. Birinci bölümde ilk olarak muhasebe kavramı üzerinde durulmuş, tanımı ve fonksiyonları hakkında bilgi verilmiştir. Ardından muhasebecilik mesleği anlatılmış; mesleğin tanımı, gerektirdiği nicel ve nitel özellikler, meslek mensubu olma süreci, son olarak da mesleki etikten bahsedilmiştir. İkinci bölümde ise hata ve hile kavramları üzerinde ayrı ayrı durulmuştur. Hata ve hile nedir, çalışanları hata veya hileye iten etkenler, birbirleri arasındaki fark gibi başlıklardan söz edilmiştir. Çalışmanın sonu olan üçüncü bölümde, muhasebecilerin hata ve hile karşısındaki tutumu hakkında bir anket çalışması yapılmıştır.
Gezi parkı olayları ve 15 temmuz darbe girişimi haberlerinin kriz haberciliği kapsamında etik açısından karşılaştırılması
Bu çalışmada, Gezi Parkı Olayları ve 15 Temmuz Darbe Girişimi haberleri, kriz haberciliği ve etik unsurlar çerçevesinde analiz edilip değerlendirilmiştir. Kavramsal açıdan bağlantılı şekilde ilerleyen çalışmada, televizyon haberciliğindeki örnekler incelenmiştir. Çalışmada, içerik analizi yöntemi uygulanmıştır. Kriz haberciliği, medyanın yönetmekte güçlük çektiği bir alan olduğundan, etik açıdan sorunlar doğurabilmektedir. Bu çalışmada da, ilgili sorunlar ön görülmektedir. Kuramsal olarak kriz haberciliği ve etik gibi kavramların karşılığının, uygulamada ne denli yer bulabildiği, analizler sonucunda ortaya çıkarılmıştır. Gezi Parkı ve 15 Temmuz süreçlerinin, Kanal D ile NTV haberlerinde ne şekilde yer bulduğu, bu çıkarımları oluşturmaktadır.
Türkiye'de yargı etiği ilkeleri ve vatandaşların yargı etiği algısı
Bu çalışmanın amacını Türkiye'de yargı etiği ilkeleri ve vatandaşların yargı etiği algısının incelenmesi oluşturmaktadır. Araştırma, ilişkisel tarama modeline uygun olarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın örneklemini Konya'nın Selçuklu, Meram ve Karatay ilçelerinde 2022 yılı içerisinde ikamet eden toplam 632 vatandaş oluşturmuştur. Araştırmanın verileri toplam 21 sorudan oluşan anket ile toplanmış ve SPSS 23 paket programı kullanılarak değerlendirilmiştir. Araştırma sonucunda katılımcıların, Türkiye'deki yargı sistemi ile ilgili olarak "oldukça olumsuz" düşüncelere sahip oldukları tespit edilmiştir. Katılımcıların %60,2'si mahkemeleri güçlü olanın sözünün geçtiği yer ve %53,5'i mağdurların/güçsüzlerin korunmadığı yer olarak nitelendirmektedir. Katılımcıların %57,4'ü yargılama sürecinin hızlı işlemediğini, %45,6'sı adaletin tecelli etmediğini düşünmektedir. Yine katılımcıların yaklaşık üçte ikisi mevcut yasaların suç işlemeyi engellemediğini, dörtte üçü bir yargı reformuna ihtiyaç olduğunu düşünmektedir. Ayrıca katılımcıların memnuniyet düzeyleri yaklaşık olarak %50 olmuştur. Memnuniyet en yüksekten düşüğe doğru mahremiyet, insan onuruna saygılı olma ve eşitlik, mesleğe yarışırlık, yargıya güven, tarafsızlık, dürüstlük ve tutarlılık, liyakat ve meslekte özenli davranma ve bağımsızlık olarak sıralanmıştır. Ayrıca, katılımcıların yargı ilkeleri ve yargı etiğine ilişkin değerlendirmelerinin cinsiyete, gelire ve ikamet ettikleri ilçeye göre anlamlı farklılık göstermediği (p>0,05) ancak yaşa, medeni hale, eğitim durumuna ve siyasi görüşe göre anlamlı farklılık gösterdiği (p<0,05) görülmüştür. Son olarak, yargı ilkeleri ve yargı etiğine ilişkin alt unsurlardan birisindeki olumlu gelişmenin diğerlerine de en az orta düzeyde anlamlı bir ilişki ile olumlu bir gelişme olarak yansıdığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Etik, güven, meslek etiği, şeffaflık, yargı etiği.
Muhasebede etik ilkeler ve Mersin ilinde bir uygulama
Toplumlarda ahlak kuralları tüm toplumu alakadar etmektedir. Etik kavramı da toplumsal bir olgunun yanında aynı zamanda mesleki bir olgu olarak ta ifade edilmektedir. Meslek etiği genel olarak ifade edilen etik anlayışlarının mesleki alanlarda somutlaşmış şekli olarak ifade edilmektedir.Sorumluluk meslek etiğinin temelini meydana getirmektedir. Sorumluluk, toplumsal değerlere göre değişim göstermekle birlikte kişilerin yapacakları davranış ve sorumlu oldukları işlerle ilgili yaptıkları faaliyetlerin sonuçlarını kabul etme duygusu olarak ifade edilmektedir. Modern çağda ifade edilen toplum kavramına göre kişilerin etik davranışlarında destek aldıkları güç etik sorumluluklarıdır.Diğer tüm meslek dallarında olduğu gibi muhasebe mesleğinde de dikkat edilmesi gereken ve muhasebecilerin en önemli sorumluluklarından biri olan kavram etik kavramıdır. Günümüzde finansal bilgilerin doğru tarafsız, bağımsız ve güvenilir olarak kamuya sunulması muhasebecilerin meslek etiği algılarıyla doğrudan ilişkilidir.Toplumda yaşanan ticari, sosyal ve ekonomik yaşam muhasebe meslek mensuplarının etik kurallara uygun olarak davranmasıyla bağdaştırılabilir. Etik kural ve ilkelere uyan muhasebe meslek mensupları toplumda doğru kişi olarak algılanacak ve işinde daha başarılı hale gelecektir. Bu araştırma muhasebe meslek etiği algısını ifade etmek ve bu alanda yapılan çalışmalara örnek teşkil etmesi amacıyla hazırlanmıştır. Araştırmanın amacı doğrultusunda birinci bölümde kavramsal açıdan etik kavramı değerlendirilmiştir. İkinci bölümde muhasebe meslek etiği ele alınmıştır. Üçüncü ve son bölümde ise araştırmanın amacına yönelik anket çalışması yapılmıştır. Araştırmaya 200 kişi dahil edilmiştir. Elde edilen veriler SPSS programında analiz edilmiş ve bulgular ortaya konmuştur. Elde edilen bulgular doğrultusunda araştırma sonuçlandırılarak tamamlanmıştır.
Muhasebe mesleğinde etik ve meslek mensuplarının etik algılamaları üzerinde bir uygulama
Muhasebe mesleği işlevi itibariyle büyük önem arz etmektedir. Meslek mensupları mesleği icra ederken etik kuralları göz önünde tutması gerekir. Mesleki bilgi ve becerinin yanı sıra etik kuralları bilip bu kuralları meslek hayatları içerisinde uygulamaları mesleğin itibari açısından da çok önemlidir. Etik neyin doğru neyin yanlış neyin ahlaklı neyin ahlak dışı olduğunu belirten ilke ve kurallar bütünüdür. Meslek etiği ise etik kuralların meslek hayatına uyarlanmış şeklidir. Meslek mensuplarının uyması gereken ilke ve kuralların öğretilmesi ve anlatılması için ulusal ve uluslar arası olmak üzere eğitimler düzenlenmektedir. Düzenlenen eğitimlerin amacı; ahlaki sorunları tanıma, ahlaki ve kişisel sorumlulukları yerine getirmek ve karşılaşılan ahlaki sorunlarla baş etmektir. Etik eğitimlerin yanı sıra ulusal ve uluslar arası düzenlemeler söz konusudur. Bu düzenlemeler, etik kuralların etkisini artırmak, uygulamalarını yaygınlaştırmak, benimsenmesini ve yaygınlaşmasını amaçlamaktadır. Bu çalışmada Kahramanmaraş il merkezinde bulunan bağımsız Serbest Muhasebeci Mali Müşavir'lerin etik algılamaları, etik ile ilgili düşüncelerini tespit etmeye yönelik bir alan çalışması yapılmıştır. Çalışmada meslek etiği ile ilgili katkı sağlanma amaçlanmıştır.
Mesleki şüphecilik ve meslek etiğinin işlevsel olmayan denetçi davranışı üzerindeki etkisi: Bağımsız denetçiler üzerine bir araştırma
Bu çalışmada mesleki şüphecilik ve meslek etiğinin işlevsel olmayan denetçi davranışı üzerindeki etkisinin araştırılması amaçlanmaktadır. Ayrıca mesleki şüphecilik ile işlevsel olmayan denetçi davranışı ilişkisinde meslek etiği algısının ara değişken olup olmadığı da araştırılacaktır. Geliştirilen araştırma modelinin değişkenlerine bağlı olarak oluşturan anket, bağımsız denetçilere uygulanarak araştırma amacına uygun veriler elde edilmiştir. Elde edilen verilerin analizi ile mesleki şüpheciliğin ve meslek etiğinin işlevsel olmayan denetçi davranışını olumsuz, mesleki şüpheciliğin denetçilerin meslek etiği algısının üzerinde olumlu bir etkisinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca araştırmanın ara değişken analizine yönelik bulguları, mesleki şüphecilik ile işlevsel olmayan denetçi davranışı ilişkisinde meslek etiği algısının tam aracı değişken etkisinin olduğunu göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Mesleki Şüphecilik, Meslek Etiği, İşlevsel Olmayan Denetçi Davranışı
Tıp etiği, mesleki değerler ve sağlık politikaları üzerine bir inceleme
Dünyada neo-liberal uygulamaların etkili olması ile devletin kamusal rol ve sorumlulukları değişmiştir. Neo-liberal paradigma ile birlikte kamu hizmeti kavramı da dönüşmüştür. Bu paradigma değişiminin sağlık hizmetlerine yansıması ülkemizde Sağlıkta Dönüşüm Projesi (SDP) ile olmuştur. Sağlık hizmetleri, değişimin yaşandığı ve etkilerinin en güçlü hissedildiği kamusal alan olmuştur. SDP'nin sağlık hizmetlerinin örgütlenme, finansman, sunum ve emek ilişkileri üzerindeki etkileri uzun süredir analiz edilmekte ve tartışılmaktadır. Bu çalışma sağlığı sosyal belirleyicileri ile bir bütün olarak değerlendirmektedir. Sağlığı ekonomi politik bir yaklaşım ile sağlık politikalarının tıp etiği ilkeleri ile çatışmasını, sağlık hizmetlerinin niteliği ve tıp mesleğine etkileri hekimler ile yapılan niteliksel alan araştırması ile ortaya koymaya çalışılmıştır. Çalışmada sağlık politikaları ile tıp etiği ilkelerini bir araya getiren ve araştırmacı tarafından geliştirilen özgün hipotetik senaryolar yarı yapılandırılmış mülakat formu olarak kullanılmış, Muğla ilinin nüfusuna göre beş büyük ilçesinde, ikinci basamak hastanelerde görev yapan uzman hekimlerle gönüllük esasına göre derinlemesine görüşme yöntemi kullanılarak gerçekleştirilmiştir.
Öğretmenlerin moral sermayelerinin geliştirilmesine yönelik bir uygulama
Bu araştırmanın temel amacı moral sermayenin geliştirilebilir olma durumunu ampirik olarak ortaya koymak ve Moral Sermaye Geliştirme Programına (MSGP) katılan öğretmenlerin programa ilişkin algılarını inceleyerek görüşlerini belirlemektir. Bu bağlamda araştırmaya dâhil edilen katılımcıların MSGP öncesi ve sonrası algılarındaki değişimin izlenmesi ve elde edilen sonucun karşılaştırılmalı bir şekilde ortaya konulması amaçlanmıştır. Bu amaçla moral sermayenin boyutlarına dayalı olarak altı haftalık bir Moral Sermaye Geliştirme Programı tasarlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2019-2020 eğitim öğretim yılında Gaziantep ilinde faaliyet gösteren devlet okullarında görev yapan 38 öğretmen oluşturmaktadır. Çalışma grubunda yer alan gruplardan; deney grubu (N=19) programa dâhil edilerek, kontrol grubu (N=19) ise programa dâhil edilmeden gözlemlenmiştir. Araştırmada nicel ve nitel yöntemlerin bir arada kullanıldığı açımlayıcı sıralı desen kullanılmıştır. Bu kapsamda MSGP'nin etkililiğinin incelenmesinde nicel veriler elde etmek amacıyla katılımcılara moral sermaye ölçeği uygulanmıştır. Nitel verileri elde etmek için ise yarı yapılandırılmış görüşme formu hazırlanmış ve çalışma grubundaki her öğretmenle (N=19) görüşme gerçekleştirilmiştir. Nitel kısımda fenomenolojik araştırma deseni kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen nicel ve nitel bulgulara göre MSGP kapsamında eğitim alan öğretmenlerin moral sermaye düzeylerinde anlamlı ve pozitif bir farklılık gözlemlenmiştir. Dolayısıyla moral sermaye algı düzeyinin geliştirilebilir olma durumu ortaya konulmuştur.
Sağlık konulu yayıncılıkta etik ilkeler
Sağlık haberleri hem taşıdıkları kamusal önem hem de okuyucuların özel/mahrem alanlarına yönelik olmaları nedeniyle özel bir konuma sahiptir. Aynı zamanda kaynağını insanın "insan olma değeri"nden alan ve bireyin temel, vazgeçilemez, devredilemez haklarından biri olan sağlık hakkını doğrudan etkilemektedir. Özensiz, eksik veya yanlış yapılan bir sağlık haberi, bireyin yaşamının sonlanmasına veya yaşam kalitesinin düşmesine neden olabilmektedir. Bu bağlamda ayrıcalıklı bir sorumluluk ve özen gerektiren sağlık haberciliği ile ilgili olarak, sosyal sorumluluk kuramı çerçevesinde, Türkiye'de sağlık haberciliği etik ilkelerinin ortaya konulması amaçlandığı çalışmada, verilerin doküman incelemesi ve görüşme yoluyla toplandığı nitel yaklaşım benimsenmiştir. Çalışmada ilk olarak ahlak, etik ve meslek etiği kavramları üzerinde durulmuş, tıp etiği, basın etiği açıklanmış ve sağlık haberciliğinde karşılaşılan etik sorunlar ortaya konulmuştur. İkinci olarak çalışmanın amacı doğrultusunda sağlık haberciliğinin etkin olarak gerçekleştirildiği ülkelerin basın ilkeleri, gazetecilere yönelik olarak hazırlanan medya kılavuzlarının analizi yapılmış ve uzman görüşleri alınarak sağlık habercilik etik ilkeleri belirlenmiştir. Sonuç olarak sağlık habercisinin haber üretiminde profesyonel gazetecilik davranışlarının gereğiyle, kişinin vücut bütünlüğünü bozmamak, yaşam kalitesini olumsuz etkilememek, eşit ve kaliteli sağlık hizmetine ulaşma hakkını engellememek adına, kişilik haklarını da gözeterek, sorumlu davranmasının gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Bu çerçevede gazetecinin sağlık haberi üretim sürecinde göz önünde bulundurması gereken Sağlık Haberciliği Etik İlkeleri ise şunlardır: Zarar vermeme ilkesi, doğruluk ve objektiflik ilkesi, mahremiyet ve özel hayat ilkesi, hakkaniyet ilkesi. Anahtar Sözcükler: Sağlık haberciliği, Meslek Etiği, Etik ilke, Sağlık haberciliği etiği
Hastane öncesi acil sağlık çalışanlarında ahlaki zekanın değerlendirilmesi: Bolu-Düzce örneği
Amaç: Bu araştırmada, hastane öncesi acil sağlık hizmetleri çalışanlarının ahlaki zekâlarının değerlendirilmesi ve çeşitli sosyo-demografik özellikler bakımından ahlaki zekâ parametrelerinin farklılaşıp farklılaşmadığının ortaya konması amaçlanmıştır. Yöntem: Araştırmanın verileri, Kasım 2021-Şubat 2022 tarihleri arasında Sosyo-demografik Veri Formu ve Sağlık Hizmetlerinin Sunumunda Ahlaki Zekânın Ölçülmesine Yönelik Ölçek aracılığıyla elde edilmiştir. Verilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistikler, basıklık-çarpıklık değerleri, Kolmogorov-Smirnov testi, Mann Whitney U testi, Kruskal Wallis H testi, Dunn's Testi ve Spearman korelasyon analizi kullanılmıştır. Bulgular: Yaş ortalaması 30,77±6,10 olan katılımcıların 130'u (%49,8) kadın, 131'i (%50,2) erkekti. Katılımcılara ait ölçek boyutları puan ortalamaları: eşitlik 4,47±0,57; empati 4,32±0,58; ahlaki zekâ 4,26±0,58; adalet 4,04±0,61; hoşgörü 4,42±0,58; kişisel kontrol 4,46±0,57; nezaket 4,30±0,66. Katılımcıların cinsiyetleri, eğitim düzeyleri, çalışma süreleri, çalışma sistemleri, gelir düzeyleri ve çocuk sahibi olma durumları bakımından ölçek boyutlarında gruplar arası anlamlı fark bulunmamıştır. Bekar/dul/boşanmış/ayrı yaşayan katılımcıların empati (p=0,004), adalet (p=0,039) ve kişisel kontrol (p=0,009) düzeyleri evlilere kıyasla anlamlı şekilde daha yüksektir. Paramediklerin kişisel kontrol düzeyleri sağlık memuru/hemşire/ebe/diğerlerine göre daha yüksek bulunmuştur (p=0,015). Sonuç: Katılımcılar sağlık hizmeti sunumunda eşitlik, empati, ahlaki zekâ, adalet, hoşgörü, kişisel kontrol ve nezakete yönelik yüksek hassasiyet göstermiştir. Çalışanların ahlaki zekâ parametrelerine yönelik yüksek duyarlılıklarının hastane öncesi alanda karşılaşabilecekleri hem etik sorunların hem de ahlaki zekâ parametrelerine ilişkin diğer sorunların çözümünde etkili olabileceği düşünülmektedir.
X ve Y kuşağı mensubu öğretmenlerin mesleki etik algılarının karşılaştırılmasına ilişkin bir alan araştırması
ÇİNKILIÇ, Ahmet Melik. X ve Y Kuşağı Mensubu Öğretmenlerin Mesleki Etik Algılarının Karşılaştırılmasına İlişkin Bir Alan Araştırması, Yüksek Lisans, Çorum, 2018. Etik kuralları; belli yasa, kural, ilke ya da yöntemlere ulaşılması için bir araç olarak kullanılmaktadır. Değişik bir açıdan bakıldığında bireysel çıkarları için hareket eden kişiye karşı ortak çıkarları koruduğu bilinmektedir. Bu amaçla yerel, ulusal hatta evrensel boyutta karşılaşılacak olan hukuksuzluk ve zorbalığa karşı çeşitli etik kategorilerin oluşturulduğu bilinmektedir. Uygulamaya konan; meslek etiği, çevre etiği, global etik, mesleki davranış ilkeleri gibi kategorilerle birlikte, oluşacak olumsuzluklara bir set oluşturulmaya çalışılmaktadır. Yapılan analizlerde kuşaklar arasında; sosyal, siyasal ve yetişme şartları bakımından çeşitli farklılıkların olduğu bilinmektedir. Bireylerin; cinsiyet, yaş, eğitim durumu ve hizmet süreleri belirlenerek davranış, çalışma şekilleri ve bulundukları ortamdan beklentilerine göre mesleki etik algıları arasında farklılık olup olmadığı incelenmek istenmektedir. Anahtar Kavramlar: Meslek Etiği, X Kuşağı, Y Kuşağı
İlköğretim müfettişlerinin uymaları beklenen mesleki etik ilkelerin iş tatmin düzeyleri bağlamında çok boyutlu incelenmesi (İstanbul ili örrneği)
Bu araştırma; ilköğretim müfettişlerinin uymaları beklenen mesleki etik ilkelerin iş tatmin düzeyleri bağlamında incelenerek, aralarındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla yapılmıştır.Bu amaçla üç bölümden oluşan bir anket düzenlenmiştir. Anket 140 ilköğretim müfettişine uygulanmıştır.Anketin ilk bölümündeki ilk 5 soru, ilköğretim müfettişlerinin demografik ve mesleki özelliklerini belirlemek amacıyla yöneltilmiştir.İkinci bölümde İlköğretim Müfettişlerinin Uymaları Beklenen Etik İlkeler Anketi kullanılarak ankete katılan ilköğretim müfettişlerinin mesleki etik ilkelere uyma düzeyleri belirlenmeye çalışılmıştır.Anketin son bölümünde ise Minnesota İş Tatmin Ölçeği kullanılarak, ankete katılan ilköğretim müfettişlerinin iş tatminleri belirlenmeye çalışılmıştır. Bu ölçekte iş tatmini ile ilgili sorgulanan içsel ve dışsal boyutlar araştırma kapsamına alınmıştır.Anket sonuçlarından elde edilen veriler SPSS for Windows 15 programında analiz edilerek tablolar halinde sunulmuştur.İlköğretim müfettişlerinin demografik özelliklerine ve uymaları beklenen mesleki etik ilkelere verdikleri cevaplara ilişkin sonuçlar frekans ve yüzde gibi betimsel istatistikle değerlendirilmiştir.Araştırmanın sonucunda; ilköğretim müfettişlerinin içsel, dışsal ve toplam tatminleri ile yaş, eğitim düzeyi ve mesleki kıdem değişkeni arasında anlamlı bir farklılığın varlığı ortaya konulmuştur.İlköğretim müfettişlerinin uymaları beklenen mesleki etik ilkeler ile müfettişlerin toplam tatminleri arasında anlamlı bir ilişki bulunamamıştır.Araştırma sonuçları ışığında öneriler getirilmiştir. Araştırmanın bu alandaki çalışmalara katkı sağlaması ve yeni çalışmalara ışık tutması beklenmektedir.Anahtar Kelimeler: İlköğretim Müfettişi, Mesleki Etik İlkeler, İş Tatmini
İlköğretim okulu yöneticilerinin liderlik yönelimleri ve mesleki etik algıları arasındaki ilişkiler: İlköğretim öğretmenleri örnekleminde ilişkisel bir çalışma
Bu araştırmada ilköğretim okulu yöneticilerinin liderlik yönelimleri (yapı kurma, anlayış gösterme ve ikna edicilik) ile (adalet, dürüstlük, saygı, mesleki sorumluluk, mesleki yetkinlik, insan hakları, sevgi, yüksek motivasyon ve verimlilik gibi) mesleki etik algıları arasındaki ilişkiler öğretmen görüşlerine dayalı olarak belirlenmeye çalışılmıştır. Tarama modelinde betimsel bir çalışma olan bu araştırmada İstanbul ili Çekmeköy ilçesine bağlı 23 İlköğretim okulunda görevli 1025 öğretmen araştırmanın hedef evrenini oluşturmuştur. Araştırma örneklemi, basit tesadüfü örnekleme yoluyla belirlenen 200 öğretmenden oluşmuştur. Veri toplama aracı olarak Çoban tarafından geliştilen Liderlik Davranışları Ölçeği (1999) ile İşgüden tarafından geliştirilen (2007) Mesleki Etik Davranışları Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde parametrik dağılımlar için Tek yönlü Varyans Analizi ve Post Hoc Tukey Testi, nanparametrik dağılım özelliği gösteren değişkenler (kıdem, branş ve eğitim düzeyi) için Kruskal Wallis-H testi ve Mann Whitney-U testi kullanılmıştır. İlköğretim okullarında görev yapan yöneticilerin liderlik davranışlarıları ile mesleki etik davranışları algıları arasında anlamlı bir ilişki olup olmadığı ise Pearson çarpım momentler korelasyon analiz tekniğiyle belirlenmiştir. Araştırma bulguları okul yöneticelerinin liderlik yönelimi açısından öğretmenlerin genel olarak Kararsız düzeyde bulunduklarını göstermektedir. Bununla birlikte okul yönetcilerinin Yapıyı kurma, Anlayış gösterme ve İkna edicilik yönelimleri ile mesleki etik algıları hakkındaki öğretmen görüşleri arasında pozitif yönde anlamlı ilişkiler bulunmaktadır. Araştırmada, yöneticiler için etik liderlik konulu eğitim çalışmalarının düzenlenmesi önerilmektedir.Anahtar Sözcükler: Mesleki etik, ilköğretim okulu öğretmenleri, liderlik yönelimi.
İlk ve ortaokul öğrencilerinin algılarıyla öğretmenlerin mesleki etik kapsamındaki davranışlarının değerlendirilmesi
İlkokul ve otaokul öğrencilerinin, öğretmenlerinin mesleki etik ilkelere uygun davranıp davranmadıklarına yönelik düşüncelerini belirlemek genel amacıyla aşağıdaki sorulara cevap aranmıştır:1.Öğrencilerin öğretmenlerinin mesleki etik ilkelere uygun olarak davranmalarına yönelik düşünceleri nelerdir?2.Öğrencilerin öğretmenlerinin mesleki etik ilkelere uygun olarak davranmalarına yönelik düşünceleri ile cinsiyetleri arasında bir bağıntı var mıdır?3.Öğrencilerin öğretmenlerinin mesleki etik ilkelere uygun olarak davranmalarına yönelik düşünceleri ile bulundukları öğretim kademeleri arasında bir bağıntı var mıdır?Araştırmada karşılaştırma türü tarama modeli kullanılmıştır. İlkokul ve ortaokul öğrencilerinin, öğretmenlerinin mesleki etik ilkelere uygun olarak davranmalarına yönelik düşünceleri ile cinsiyetleri ve bulundukları öğretim kademeleri karşılaştırılmış ve bir bağıntı olup olmadığı sorgulanmıştır.Araştırmanın amacına uygun olarak İstanbul ili çalışma evreni alınmış ve bu evren içerisinde küme örnekleme ile Anadolu yakasında bulunan, Kartal, Maltepe, Pendik ve Avrupa yakasında bulunan Esenyurt, Beylikdüzü, Silivri ve Büyükçekmece ilçeleri random olarak seçilmiş;bu ilçelerden uygulama izni alınan 1 ilkokul ve 1 ortaokul okulu tespit edilmiş toplam 14 okulda 515 (240 kız, 275 erkek) öğrenci ile evreni temsil ettiği düşünülen örneklem grubu oluşturulmuştur.Toplanan verilerin değerlendirilmesinde ankette yer alan her sorunun seçeneklerine verilen cevapların frekans ve yüzdeleri hesaplanmış, cinsiyet ve öğretim kademesi değişkenine göre bağıntılar yapılırken ki- kare tekniği kullanılmıştır ve anlamlılık seviyesi p<0.05 kabul edilmiştir.Tüm istatiksel hesaplamalar, bilgisayar ortamında SPSS 12. 0 programı kullanılarak yapılmıştır.Öğrencilerin bulundukları öğretim kademeleri ile öğretmenlerinin
Din eğitimi açısından Kur'an-ı Kerim'de mesleki ahlak eğitimi
Meslek ve meslekleşme olgusu insanlık tarihi kadar kadim bir olgudur. Çünkü meslekler insanla var oldu ve insan hayatı devam ettiği sürece onlar da var olmaya devam edeceklerdir. Zira meslek olgusu insan için hem geçimini sağlama, hem zamanını ve yeteneğini değerlendirme olanağı, hem de vücut enerjisini atmak için önemli bir vasıtadır. Tabii ki meslekler kadar, mesleki ahlak ve mesleki ahlak eğitimi de çok önemli kavramlar ve olgulardır. Zira mesleklerin devamı ahlak ve eğitim temeli sağlam olduğu müddetçe mümkün olabilmektedir. Bu çalışmada özellikle çağımızda büyük bir sorun haline gelen mesleki ahlak ve mesleki ahlak eğitimi problemi üzerinde durulmaya çalışılmıştır. Öncelikle ahlak, meslek, mesleki ahlak ve mesleki ahlak eğitimi kavramları tanımlanmaya çalışılmış, devamında mesleki ahlakın tarihi serüvenine daha sonra Türkiye ve dünyadaki mesleki ahlak hayatına, iş ve meslek standardı noktasında neler yapıldığına bakılmıştır. İlerleyen bölümlerde ise İslam ahlakına göre bir meslek ahlakında bulunması gereken durum ve olgulara değinildikten sonra tezin temel konusu olan Kur'an'a göre mesleki ahlak ve mesleki ahlak eğitiminin nasıl olması gerektiği üzerinde durulmuş ve Kur'ani ahlak perspektifinde gerekli birtakım çözüm önerileri sunulmaya çalışılmıştır.
Çeviride 'Makul', 'Makbul' ve 'Müphem': Çeviri etiği, meslek ilkeleri ve bireysel ahlak
Günümüzde çeviri alanından ya da alan dışından pek çok kişi çeviri etiğinin daha çok meslek etiği biçiminde ele alınmasını, yeminlerin, meslek ilkelerinin, meslek standartlarının ve yasaların daha kapsayıcı hale getirilmesini istemektedir. Bu tezin temel amacı, evrensel geçerliliği olması istenen meslek ahlak kodlarının çevirmenin ahlaklı davranmasına yol açıp açmayacağını sorgulamaktır. Bu doğrultuda, tezin 2. Bölümünde, belli başlı çeviri kuramlarının temel kabulleri, önemli terimleri ve çeviribilime katkıları incelenerek, norm koyucu ve evrenselci yaklaşımın dünden bugüne nasıl taşındığı, neye hizmet ettiği, nasıl bir işlev üstlendiği 'makul' ve 'makbul kavramları üzerinden sorunsallaştırılacaktır. Çevirmenin bireysel ahlakı sorunsalı özellikle Zygmunt Bauman'ın birey ahlakının 'müphemliği' kavramından hareketle ele alınacak ve son olarak da izlerini sürdüğümüz görüşlerin genel değerlendirmesi yapılacaktır. Çalışmanın 3. Bölümünde ise amaç, son zamanlarda bir meslek etiği olarak düşünülen çeviri etiğinde bugün gelinen noktayı mercek altına almak, meslek etiğine duyulan ilgideki artışın altında yatan nedenleri saptamak, daha kapsayıcı ve evrensel olması arzulanan ahlak kodlarını yeminler, meslek ilkeleri ve yasalar üzerinden okumaya çalışmak, bütün bu ahlak kodlarının varlığına karşın, çevirinin bazı alt alanlarında ne tür ahlaki sorunlar, çelişkiler, ikilemler yaşandığını ya da yaşanabileceğini gözler önüne sermektir. Dolayısıyla, İoanna Kuçuradi'nin değer/değerler etiği düşüncesinden yola çıkılarak çevirinin çeşitli alt alanlarında karşılaşılan/karşılaşılabilecek ahlaki sorunların, başka mesleklerde karşılaşılabilecek ahlaki sorunlardan ya da ikilemlerden farklı olup olmadığı tartışılacak ve meslek etiğinin işlevleri sorgulanacaktır. Ayrıca, uzmanlaşmayı vurgulamak suretiyle 'makbul' meslek mensubunun resmini çizen meslek etiklerinin ve meslek ilkelerinin birey ahlakı açısından ne anlama gelebileceği, gene Bauman'ın postmodern etik ve birey ahlakının 'müphemliği' düşüncesi çerçevesinde ele alınacaktır. Tezde, belli bir dönemde belli bir topluluk tarafından kabul görebilecek normları evrensel geçerliliği olması istenen ahlak kodları biçiminde sunan norm temelli bir çeviri etiği ya da meslek etiği yerine, çevirmenin bireysel ahlakını temel alan bir anlayış benimsemenin daha anlamlı, faydalı ve demokratikleştirici olabileceği savunulmaktadır.
Hastane yöneticileri ve çalışanlarının sanal kaytarma davranışları ile mesleki etik algıları arasındaki ilişkinin analizi: Gazi Üniversitesi Hastanesi örneği
Bu araştırma, hastane çalışanlarının sanal kaytarma davranışları ile mesleki etik algıları arasındaki ilişkinin analiz edilmesi amacıyla ilişkisel-tanımlayıcı ve kesitsel tipte gerçekleştirilmiştir. Araştırma, Ankara il merkezinde bulunan Gazi Üniversitesi Hastanesinde çalışan, yüz yüze ve online anket yöntemiyle ulaşılabilen 486 hastane yöneticileri ve çalışan ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın verileri, Ocak 2022-Ağustos 2022 tarihleri arasında, Kişisel Bilgi Formu, Sanal Kaytarma Ölçeği (SKÖ) ve Etik Yaklaşım Ölçeği (EYÖ)'ni içeren anket formu kullanılarak elde edilmiştir. Verilerin değerlendirilmesinde güvenirlik analizi, tanımlayıcı istatistikler, Bağımsız gruplarda t testi, Mann Whitney-U testi, Kruskal Wallis H testi, Bonferroni testi ve Spearman Korelasyon analizi kullanılmıştır. Araştırmada, anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak alınmıştır. Araştırmada, hastane yöneticileri ve çalışanlarının %69,5'inin kadın, %21'inin 26-30 yaş aralığında %47,7'sinin lisans mezunu olduğu, %53,5'inin sağlık sektöründe 10 yıldan fazla çalıştığı, %48,6'sının hemşire olarak çalıştığı ve %16,9'unun kurumda yönetsel görevi olduğu belirlenmiştir. Hastane yöneticileri ve çalışanlarının %76,1'inin 10 yıldan fazla süredir internet kullandığı, %88,3'ünün internete mobil cihaz ile her yerde erişim sağladığı, kurum interneti kullananların %51,7'sinin diğer nedenlerle kurumun internetini kullandığı saptanmıştır. Hastane yöneticileri ve çalışanlarının SKÖ'nden 2,05±0,64 puan aldıkları ve düşük düzeyde sanal kaytarma davranışlarına sahip oldukları sahip oldukları; EYÖ'nden ortalama 3,41±0,58 puan ile mesleki etik algılarının yüksek olduğu belirlenmiştir. Araştırmada, hastane yöneticileri ve çalışanlarının SKÖ toplam puanı ile EYÖ puanı arasında pozitif yönde düşük düzeyde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir (r=0,160; p<0.001). Araştırmada, hastane yöneticileri ve çalışanlarının yaşı, eğitim durumu, sektörde çalışma süresi, mesleği, internet erişimi sağlanan yer ve kurum internetini kullanma gerekçesine göre SKÖ puanları arasında anlamlı fark olduğu tespit edilmiştir. Araştırmada, hastane yöneticileri ve çalışanlarının cinsiyeti, yaşı, eğitim durumu, mesleği, kurumda yönetsel görev durumu, internet erişimi sağlanan yer ve kurum internetini kullanma gerekçesine göre EYÖ puanları arasında anlamlı fark olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak; araştırmada, hastane yöneticileri ve çalışanlarının sanal kaytarma davranışlarının düşük düzeyde, mesleki etik algılarının yüksek olduğu görülmüştür. Araştırmada, hastane yöneticileri ve çalışanlarının sanal kaytarma davranışları ile mesleki etik algıları arasında pozitif yönde düşük düzeyde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir.
Muhasebe eğitimi alan öğrencilerin meslek etiği algılamalarının incelenmesi: Çankırı Karatekin Üniversitesi örneği
Son yıllarda işletmelerin küreselleşme ve bilgi toplumu olma eğilimlerindeki artış, muhasebe ve denetim alanındaki olumsuz gelişmeler; muhasebe mesleği ile ilgili bilgilerin ilgililere doğru ve güvenilir bir biçimde aktarılması isteğini, sağlıklı işletmelerin oluşturulması zorunluluğunu ortaya çıkarmıştır. Ekonomik düzende ortaya çıkan ahlak dışı davranışların önlenebilmesinde yasal düzenlemeler tek başına yeterli olmayıp, mesleki etik ilkelere ihtiyaç duyulmuştur. Teori ve uygulama açısından gerekli alt yapıya sahip muhasebe meslek mensupları, üniversiteler tarafından yetiştirildiğinden, muhasebe mesleği alanındaki etik değer ve ilkelerin öğrencilere verilmesi; gelecekte herhangi bir sektörde işe başlayacak olan öğrencilerin meslekleri ile etik algılamaları arasındaki bağlantıyı kurabilmelerinde fayda sağlayacak, iş dünyasında başarılı ve sağlıklı işletmelerin oluşturulmasına katkı sağlayacaktır. Bu çalışmada Çankırı Karatekin Üniversitesi İşletme, İktisat ve Kamu Yönetimi son sınıf öğrencilerine, mesleki etik kuralları yönetmeliğinde yer alan doğruluk ve dürüstlük, tarafsızlık, gizlilik, mesleki yeterlilik ve özen, mesleki davranış boyutlarını ölçen bir anket çalışması yapılmış, öğrencilerin muhasebe meslek etiği konusundaki bilgi, düşünce ve algılama eğilimlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışmada elde edilen verilerin normal dağılıma uymamasından dolayı non-parametrik tekniklerden yararlanılmıştır. Non-parametrik teknik olarak Mann-Whitney U ve Kruskal-Wallis testleri kullanılmıştır. Analiz sonuçları değerlendirildiğinde; öğrencilerin cinsiyet ve etik eğitimi alıp almama durumları ile meslek etiği algılamaları arasında anlamlı farklılıklar ortaya çıkmıştır. Diğer değişkenler olan yaş, gelir düzeyi ve ikamet edilen yer ile öğrencilerin muhasebe meslek etiği algılamaları arasında istatistiksel açıdan önemli düzeyde bir farklılık olmadığı tespit edilmiştir.
Muhasebe meslek etiğinin algılanma düzeyi Karabük ili örneği
Muhasebe meslek mensupları, meslek itibariyle diğer meslek mensuplarından daha fazla sorumluluk altında çalışmaktadırlar. Mükelleflerin ve devletin ortak menfaatine göre belirlenen, mesleki etik kurallara uymak zorundadırlar. Meslek kuruluşları ve devlet tarafından belirlenen etik ilke ve kanunlara uygun çalışmamaları halinde, muhasebe mesleğinin ve meslek mensuplarının itibarı kaybolacaktır. Birçok sebebi olmakla birlikte, muhasebe meslek mensuplarını etik ilkelere uyum konusunda en çok zorlayan, mükelleflerin talepleridir. Mesleki etik konusunda yeterli eğitim verilerek ve etik ilkelerin ihlali durumunda caydırıcı cezalar uygulanarak, hem meslek mensuplarının çalışma hayatları kolaylaştırılabilecek hem de meslek itibarı korunabilecektir. Meslek mensuplarının mükelleflere bağlı karşılaştıkları sorunların giderilmesi için mükelleflere de gerekli etik eğitimi ve caydırıcı cezalar uygulanmalıdır. Bu çalışmanın amacı, muhasebe meslek mensuplarının etik konusunda mesleğin bugünkü durumu ve gelecekle ilgili görüşlerini almak, meslek etiğine gereken önemi verip vermediklerini ölçmek ve demografik değişkenlerin, meslek etiği ile ilgili görüş farklılıklarına sebebiyet verip vermediğini görmektir. Karabük ilindeki muhasebe meslek mensupları ile yüz yüze anket yolu ile etik hakkında görüşülmüş, anket verileri SPSS programı ile analiz edilmiştir.