Muhasebeci
Bu konu başlığı altında 160 tez
Mesleki tükenmişliğin, işe yabancılaşma ve sanal kaytarma ile ilişkisinin incelenmesi: Muhasebe meslek grupları üzerine bir araştırma
Bu çalışma, mesleki tükenmişliğin, sanal kaytarma ve işe yabancılaşma davranışı arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla muhasebe meslek grupları ve büro çalışanları üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırma genel tarama niteliğinde gerçekleştirilmiş ve örnekleme ulaşılmasında kolayda örnekleme yönteminden yararlanılmıştır. Araştırma için muhasebe sektörü çalışanları tercih edilmiş ve 239 kişi araştırmanın örneklemini oluşturmuştur. Araştırmada gerekli verilerin toplanması için nicel veri toplama tekniklerinden anket yöntemi kullanılmıştır Anketin ilk bölümünde katılımcıları tanımlayıcı demografik sekiz soru (cinsiyet, yaş, medeni durum, eğitim, tecrübe yılı, mesleki unvan, odadaki kişi sayısı ve gelir); diğer bölümlerde ise " Maslach Tükenmişlik Ölçeği", "Sanal Kaytarma Ölçeği" ve "İşe Yabancılaşma Ölçeği" olmak üzere üç ölçek yer almaktadır. Araştırmada elde edilen verilerin analizi SPSS V22.0 paket programında yapılmıştır. Araştırmada yer alan demografik değişkenler ile farklılıkların incelenmesinde ikili grupların karşılaştırılmasında t-testi; çoklu grupların karşılaştırılmasında ise ANOVA testi kullanılmıştır. ANOVA testi uygulanmadan önce grupların homojenliğinin incelenmesi için ise Levene's varyans homojenlik testinden yararlanılmıştır. Homojenlik göstermeyen çoklu karşılaştırmalarda ise Welch veya Brown-Forsythe testlerinden yararlanılmıştır. Araştırma değişkenleri arasındaki ilişkiyi incelemek için serpilme diyagramı yapılmış ve korelasyon analizinden yararlanılmıştır. Araştırma sonucunda; Tükenmişliğin cinsiyet değişkenine göre anlamlı bir farklılık göstermediği; yaşa göre duygusal tükenmişlik ve duyarsızlaşma boyutlarında; eğitim durumuna göre kişisel başarı boyutunda; tecrübe yılı ve mesleki unvana göre duygusal tükenmişlik ve duyarsızlaşma boyutunda anlamlı farklılıklar olduğu görülmüştür. Sanal kaytarma değişkeninin cinsiyet değişkenine göre e-posta faaliyetleri boyutunda; yaşa, eğitim durumuna, tecrübe yılına, mesleki unvana göre her iki alt boyutta da anlamlı farklılıklar görülmüştür. İşe yabancılaşma değişkeninde ise cinsiyet, eğitim durumu ve tecrübe yılı değişkenlerine göre gruplar arası anlamlı bir farklılık bulunmazken; yaş ve mesleki unvana göre gruplar arası anlamlı farklılıklar olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Korelasyon analizi sonucunda ise, sanal kaytarmanın internette gezinme alt boyutu ile yalnızca duyarsızlaşma boyutu arasında anlamlı bir ilişki olduğu; işe yabancılaşmanın tükenmişliğin bütün boyutları ile anlamlı ilişkisinin olduğu; işe yabancılaşma ile sanal kaytarmanın alt boyutları arasında anlamlı bir ilişki bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Muhasebe meslek mensuplarının birey-örgüt uyum düzeylerinin tükenmişlik ve iş tatmini üzerine etkisi: Sakarya ili örneği
Günümüzde önemli bir yere sahip olan muhasebe mesleği her geçen gün teknolojinin gelişmesiyle de daha çok önem kazanmaktadır. Dünyadaki bütün şirketler ve kurumların özel olsun kamu olsun bütün sektörlerin kesinlikle kullandığı ve başvurduğu bir araçtır diyebiliriz. Şirketlerin faaliyetlerini sürdürebilmeleri muhasebe sayesinde gerçekleşir. Teknoloji ilerledikçe muhasebe mesleği sistemi de gelişen teknoloji ile paralel bir şekilde gelişmektedir. Çalışmada birey örgüt uyum düzeylerinin tükenmişlik ve iş tatminine etkisini incelemiş bulunmaktayız. Çalışmanın ilk bölümünde muhasebe kavramı ve tarihsel gelişimine değinilmiştir. İkinci bölümde ise örgüt kavramı, birey örgüt uyumu, tükenmişlik ve iş tatminine ilişkin konulara değinilmiştir. Üçüncü bölümde ise Sakarya ili muhasebe meslek mensuplarında tükenmişlik ve iş tatmininin olup olmadığının ölçümü yapılmıştır. Yapılan analizler sonucunda, muhasebe meslek mensuplarının birey-örgüt uyum düzeylerinin tükenmişlik ve tükenmişlik alt boyutları olan duyarsızlaşma, kişisel başarı hissinde azalma ve duygusal tükenme üzerine etkisinin olmadığı, birey örgüt uyum düzeylerinin iş tatmini ve iş tatmini alt boyutlarından olan dışsal tatmin üzerine etkisinin olduğunu ve iş tatmini alt boyutu olan içsel tatmin üzerine etkisinin olmadığı sonuçlarına ulaşılmıştır. Anahtar Sözcükler: Tükenmişlik Sendromu, Muhasebe, Birey-Örgüt Uyumu, İş Tatmini, Sakarya ili
Determination of the level of financial literacy and study on a certified public accountant in Aydın province
A certified public accountance is a profession in today's world where both individuals and commercial enterprises receive financial information, can store financial data and send various reports on behalf of their taxpayers. Emerging and complicated financial markets have become incomprehensible in terms of individuals and commercial enterprises. It is not possible to expect to make financial arrangements at the same time, especially when commercial enterprises and companies are forced to follow up their business. For this reason, the certified public accountants have assumed responsibility for financial follow-up of taxpayers and have provided taxpayers more time to take charge of their own affairs. The most important process needed for the new business to survive and grow is to have a good certified public accountant. Here, a good certified public accountant refers to individuals with financial knowledge and high financial market dominance. As can be understood from this, the way of becoming a good certified public accountant is directly related to the high level of financial literacy. In this study, the financial literacy levels of a certified public accountants in Aydın provinces and districts were tried to be measured. It has been attempted to determine the extent to which the level of financial literacy is influenced by the age, gender and educational status of certified public accountants. In the survey, it was determined that the financial literacy level of the certified public accountants is high. It has been found out that the gender situation has a neutral influence on the financial literacy level while it is found that the education and age status among the certified public accountants are effective on the financial literacy level. KEYWORDS: Financial Literacy, Financial Education, Financial Information, Financial Behavior, Financial Literacy In The World And In Turkey
Muhasebe meslek mensuplarının kayıt dışı ekonomiyi önlemedeki tutum ve sorumluluğu: Kütahya ili örneği
Kayıt dışı ekonomi, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin geçmişten günümüze uluslararası sorunu haline gelmiştir. Kayıt dışı ekonomi, resmî kayıtlara girmeyen, devletin dışında gerçekleşen kanunî veya kanun dışı ekonomik faaliyetleri içermektedir. Devletin en önemli gelir kaynağı ve gücü olan vergilerin, kayıt dışı ekonomi sebebiyle göz ardı edilemeyecek boyutlarda kaybına sebep olmakta; ayrıca vergisini ödeyen, ödemeye çalışan mükelleflerin cezalandırılmasına, ahlakî değerlerinin etkilenmesine sebep olmaktadır. Bu sebepten kayıt dışı ekonominin nedenleri ortaya konularak, kayıt dışı ekonomiyle mücadele yöntemleri belirlenmelidir. Kayıt dışı ekonomiyle mücadelede başarılı olabilmek için de ilgili tüm kurum ve kuruluşların desteğine ihtiyaç duyulmaktadır. En önemli desteği de şüphesiz devletle mükellefler arasında bir köprü görevi gören muhasebe meslek mensupları olacaktır. Muhasebe meslek mensuplarının kayıt dışı ekonomiyi önlemede evrensel ve kritik bir konuma sahip olması sebebiyle kayıt dışı ekonomiyi önlemede üzerine düşen görevler üzerinde durulmuştur. Bu çalışmada Serbest Muhasebeci, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir ve Yeminli Mali Müşavirlerin kayıt dışı ekonomiyi önlemedeki katkılarını ortaya koymak ve kayıt dışı ekonomiyi önlemede katkılarını muhasebe meslek mensuplarının cinsiyet durumuna, yaşına, eğitim durumuna, meslekî unvanına ve meslekî kıdemine göre farklılık gösterip göstermediğini araştırmak, çözüm önerilerini, fikir ve düşüncelerini araştırmak amacıyla literatürde yapılmış çalışmalardan yararlanarak Kütahya Merkez'de bağımsız çalışan muhasebe meslek mensuplarına anket çalışması yapılmıştır. Anket çalışmasını analiz yapmak için "t testi" ve "tek yönlü Anova analizi" uygulanmıştır. Analiz sonucunda; muhasebe meslek mensuplarının cinsiyet durumuna, yaş değişkenine, eğitim durumuna, meslekî unvanına, meslekî kıdemine göre kayıt dışı ekonomiyi önlemede katkılarının bu değişkenlere bağlı olarak belirli farklılıklarının olmadığı bulguları elde edilmiştir. Anahtar kelimeler: Kayıt Dışı Ekonomi, Kütahya, Muhasebe Meslek Mensupları
Kamu kuruluşlarında muhasebe çalışanlarının iş tatminine etki eden faktörler: Kumluca örneği
Bu çalışma; kamu kuruluşlarının muhasebe bölümlerinde görevli personelin iş tatmin düzeylerine etki eden faktörleri ortaya koymak ve elde edilen faktörler ile çalışanların iş tatmin düzeyleri arasındaki ilişkilerin incelenmesi amacıyla hazırlanmıştır. Bu amaçla bir anket formu hazırlanmış ve çalışmada kullanılmıştır.Bu araştırmanın evreni ve örneklemi Kumluca ilçesindeki kamu kuruluşlarıdır. Çalışmamızda anket, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanununda belirtilen, Genel ve Özel Bütçeli Kurumlarda çalışan 142 muhasebe görevlisine uygulanmıştır. Anket, geri dönüş oranı %100'dür.Anket sonuçları bilgisayar ortamında SPSS.13 paket programıyla analiz edilmiştir.Yapılan araştırmada elde edilen veriler ışığında; çalışanların cinsiyetine, yaş gruplarına, medeni durumuna, eğitim durumuna ve mesleki deneyimine göre toplam iş tatmini değişmemektedir. Çalışanların unvana göre iş tatmini, mali hizmetler uzman yardımcısında daha yüksek çıkmıştır. Araştırmaya göre, muhasebe eğitimi almamış personellerin iş tatminlerinin düşük olduğu görülmüştür.Anahtar Kelimeler: Muhasebe, Muhasebe Mesleği, İş Tatmini
KOBİ TFRS setinin muhasebe meslek mensupları tarafından uygulanabilirliği üzerine bir araştırma
Dünya ekonomisinin her geçen gün daha fazla küreselleşmesiyle birlikte faaliyet gösteren işletmelerin farklı muhasebe uygulamalarıyla karşı karşıya kalmaları istenmeyen bir durum oluşturmuştur. Bu durumu ortadan kaldırmak ve muhasebe uygulamalarında tekdüzeliğin sağlanması için muhasebede standartlaşmaya gidilmesi amacıyla birçok ülkede çalışmalar yapılmıştır. Günümüzde özellikle gelişmiş ülkelerde UFRS tüm yönleriyle uygulanmaktadır. Avrupa Birliği, hisse senetleri borsada işlem gören firmaların finansal tablolarını 2005 yılı itibariyle UFRS'ye göre hazırlama zorunluluğu getirmiştir. Türkiye de AB'ye üye olma sürecinde olan bir ülke olduğu için muhasebe sistemini UFRS'ye göre hazırlamakta ve uygulamaktadır.KOBİ'ler ülke ekonomileri için vazgeçilmez bir öneme sahiptirler ve uluslararası arenadaki önemi gün geçtikçe artmaktadır. Bunun neticesinde KOBİ'ler için ayrı bir standartlaşmaya gidilmesi fikri ortaya çıkmıştır. 9 Temmuz 2009 tarihi itibariyle KOBİ'ler için muhasebe standartları yayınlanmış olup uygulama tarihi ülkelerin tercihine bırakılmıştır. KOBİ TFRS'nin, Türkiye'de faaliyette bulunan KOBİ'ler için küresel arenada anlaşılabilir finansal tablo üretilmesini sağlayacağı ve uluslararası ticaretin gelişmesini sağlayarak denetimi kolaylaştıracağı düşünülmektedir.KOBİ'ler ülke ekonomilerinde önemli bir yer tutmaktadır ve muhasebe meslek mensuplarının en çok muhatap olduğu firmalar KOBİ'lerdir. Bu çalışma, muhasebe uygulamalarının mevcut durumu, UFRS'lerin bugünkü durumu ve KOBİ TFRS'nin uygulanabilirliğine ilişkin ülkemizde faaliyette bulunan meslek mensuplarının bakış açılarını ortaya koymak amacıyla yapılmıştır.Bu çalışmada, muhasebe mesleği ve mesleğin gelişmesi ile ilgili etkenler, KOBİ'ler ve ülke ekonomileri açısından KOBİ'lerin önemi, UFRS'lerin tanımı, gerekliliği, Dünya'da UFRS uygulamaları ve Türkiye'deki uygulamalara etkileri ve KOBİ TFRS setinin hazırlanması ile tam setten farklılıkları ele alınmıştır. KOBİ TFRS'nin uygulanabilirliğinin ölçülmesi amacıyla Kütahya SMM Odası'na bağlı meslek mensuplarına mevcut durum, UFRS ve KOBİ TFRS konularını içeren anket uygulanarak düşünceleri alınmıştır.Anahtar Kelimeler: KOBİ TFRS, KOBİ TFRS'nin Uygulanabilirliği, Muhasebe Mesleği, Muhasebe Meslek Mensupları.
Muhasebe hata ve hilelerinin tespit ve önlenmesinde muhasebe meslek mensuplarının sorumluluğu ve bir araştırma
İnsanlık tarihi kadar bir geçmişe sahip olan muhasebenin, günümüz dünyasında özellikle yaşanan teknolojik gelişmelerle beraber bilgi dünyasındaki yeri ve önemi göz ardı edilmeyecek bir konuma gelmiştir. Muhasebe bilgi sisteminin sağladığı verilerin ilgili kişilere ve kamu kuruluşlarına aktarılmasında köprü vazifesi gören muhasebe meslek mensuplarının bu görevi yerine getirirken tarafsız, güvenilir ve bağımsız bir sorumluluk bilinciyle hareket etmeleri son derece önemlidir. Bu çalışmada muhasebede hata ve hilelerin tespit ve önlenmesinde muhasebe meslek mensuplarının sorumluluğu üzerinde durulmuştur. Bu kapsamda ilk iki bölümde muhasebe hata türleri ile hile kavramları açıklanmış, daha sonra muhasebe mesleğinin tarihsel gelişimi ve muhasebe meslek mensupları hakkında genel bilgi verilerek meslekin ahlaki boyutunu oluşturan etik kuralları ve mesleki sorumluluk konuları açıklanmıştır. Bu çalışmanın amacı muhasebe meslek mensuplarını hata ve hilelere yönlendiren etmenler ile etik dışı davranışlara yönelik tutumlarını incelemektir. Çalışmanın amacına ulaşmak için Mardin ve Şırnak illerinde mesleğini icra eden muhasebe meslek mensupları üzerinde bir anket araştırması yapılmıştır. Anket sonucunda elde edilen veriler çeşitli istatistiki yöntemlerle test edilmiş ortaya çıkan sonuçlar paylaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Muhasebe, Hata, Hile, Sorumluluk
Serbest muhasebeci mali müşavir stajyerlerinin stajyerlik sürecinde karşılaştıkları sorunlar ve çözüm önerileri
Türkiye' de muhasebecilik mesleği 13.06.1989 tarihinde çıkan 3568 sayılı meslek yasası ile "Serbest muhasebecilik (SM), Serbest muhasebeci mali müşavirlik (SMMM) ve Yeminli mali müşavirlik (YMM) olarak hukuki bir nitelik kazanmıştır. Serbest muhasebeci mali müşavirler ve yeminli mali müşavirler odaları birliği (TÜRMOB), muhasebe meslek mensupları ve aday meslek mensuplarının sorunlarına çözüm bulma gayreti içinde olmasına rağmen, günümüzde hala çözümü beklenen sorunlar bulunmaktadır. Bu çalışmada, iş hayatında önemli bir yer tutan muhasebe mesleğinde aday meslek mensubunun yani serbest muhasebeci mali müşavir (SMMM) stajyerlerinin stajyerlik sürecinde yaşadıkları sorunların tespiti ve çözümü konusunda bazı önerilerin sunulması hedeflenmiştir.
Serbest muhasebeci mali müşavirlerin COVID 19 döneminde iş streslerinin mesleki tükenmişlik düzeyleri üzerine etkisi: Ankara ili örneği
Tükenmişlik günümüz bilgi çağının önemli sorunlarından biri olup kişilerin beklentileri ile elde ettikleri durum arasındaki negatif farktan ileri gelen, çalışma hayatını tehdit eden fizyolojik ve psikolojik bir tepkidir. Yoğun iş yükü, baskı, belirsizlik, yüksek tempolu ve sürekli çalışma, aşırı talep ve beklentiler psikolojik dengeyi bozmakta, tükenmişliğe ve stres neden olabilmektedir. Her iki durum, insan ilişkilerinin yoğun olduğu hizmet sektöründe yer alan meslek dallarında sıklıkla görülmekte, tükenmişlik ve stres söz konusu olduğunda fiziksel ve ruhsal sorunlar ortaya çıkabilmekte ve bunlar iş ve özel yaşamda olumsuz etkilere neden olabilmektedir. Yüz yüze iş ilişkileriyle çalışan, kesintisiz ve hatasız işlem yapmak zorunda olan muhasebe meslek mensupları, mesleğinden doğasından ileri gelen stres faktörüyle karşı karşıyadırlar ve tükenmişliğe görece daha yakındırlar. Covid 19 pandemisiyle birlikte muhasebe meslek mensuplarının daha karmaşık, çözülmesi güç ve belirsiz bir çalışma sürecine girmişler, bu onların daha fazla tükenmişlik riskine ve strese maruz kalmalarına yol açmıştır. Muhasebe meslek mensuplarının Covid 19 pandemisi dönemi özelinde tükenmişlik ve stres durumlarının tespit edilebilmesi amacıyla hazırlanan bu araştırma, anket uygulaması yapılarak Ankara ilinde faaliyet gösteren 305 meslek mensubunun katılımıyla hazırlanmıştır. Araştırma sonucunda muhasebe meslek mensuplarının Covid 19 pandemisi altında tükenmişlik ve stres riskini artıran nedenlerin; Covid 19'a yakalanma korkusu, gelirlerde azalma, görev tanımlarının belirsizleşmesi, iş yükündeki artış, aşırı sorumluluk, uzun ve yorucu çalışma, teknolojik sorunlar, mükelleflerin iş ve etik dışı talepleri, iş yaşam dengesinin bozulması ve mevzuat değişiklikleri olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca iş stresinin duygusal tükenme ve duyarsızlaşma boyutlarında tükenmişlik üzerine pozitif yönlü bir etkisinin olduğu tespit edilmiştir.
Muhasebe meslek mensuplarının iş stresi, iş performansı ve iş tatmini üzerinde kontrol odağının etkisi
Muhasebecilik, mesleğin yapısı gereği düşünsel bir faaliyet gerektirmesi, devamlılık arz etmesi ve dikkate dayalı olmasından dolayı mesleği icra eden bireylerle doğrudan ilgili bir meslektir. Özellikle de son dönemlerde teknoloji ve bilgi iletişim ağlarının da gelişimine paralel olarak örgütlerin, muhasebe birimlerinden beklentilerinin artması meslek mensuplarının iş stresini, iş performansını ve iş tatminini direkt olarak etkilemektedir. Meslek mensuplarının işle ilgili davranışsal sonuçlarının etkilenmesinde bireylerin kişilik yapısı oldukça önemli bir rol oynamaktadır. Bu noktada da kişiliğin bir boyutunu ortaya koyan kontrol odağı kavramı, ortaya atılışının üzerinden geçen yıllara rağmen birçok araştırmaya konu olmuş ve çok sayıda kişilik değişkeniyle ya da davranışla ilişkisi incelenmiştir. Bu doğrultuda bu araştırmanın amacı; kişiliğin bir boyutu olarak kabul edilen kontrol odağının muhasebe meslek mensuplarının iş stresi, iş performansı ve iş tatminini nasıl etkilediğini ortaya koymaktır. Bu araştırmanın uygulama kısmında, Türkiye'nin farklı bölgelerinde faaliyet gösteren 178 meslek mensubuna yapılan anket çalışması sonucunda kontrol odağı ile iş stresi, iş performansı ve iş tatmini arasındaki ilişki incelenmiştir. Yapılan araştırma sonucunda, meslek mensuplarının büyük bir çoğunluğu iç kontrol odaklı bir kişilik yapısına sahiptir. Kontrol odağıyla iş tatmini ve iş stresi arasında anlamlı, iş performansı ile arasında anlamlı olmayan bir ilişki tespit edilmiştir. Ayrıca, dış kontrol odaklı meslek mensupları, iç kontrol odaklı meslek mensuplarına göre daha fazla iş stresi yaşarlar ve daha az iş tatmin düzeyine sahiptirler.
Muhasebe meslek etiğinin algılanma düzeyi Karabük ili örneği
Muhasebe meslek mensupları, meslek itibariyle diğer meslek mensuplarından daha fazla sorumluluk altında çalışmaktadırlar. Mükelleflerin ve devletin ortak menfaatine göre belirlenen, mesleki etik kurallara uymak zorundadırlar. Meslek kuruluşları ve devlet tarafından belirlenen etik ilke ve kanunlara uygun çalışmamaları halinde, muhasebe mesleğinin ve meslek mensuplarının itibarı kaybolacaktır. Birçok sebebi olmakla birlikte, muhasebe meslek mensuplarını etik ilkelere uyum konusunda en çok zorlayan, mükelleflerin talepleridir. Mesleki etik konusunda yeterli eğitim verilerek ve etik ilkelerin ihlali durumunda caydırıcı cezalar uygulanarak, hem meslek mensuplarının çalışma hayatları kolaylaştırılabilecek hem de meslek itibarı korunabilecektir. Meslek mensuplarının mükelleflere bağlı karşılaştıkları sorunların giderilmesi için mükelleflere de gerekli etik eğitimi ve caydırıcı cezalar uygulanmalıdır. Bu çalışmanın amacı, muhasebe meslek mensuplarının etik konusunda mesleğin bugünkü durumu ve gelecekle ilgili görüşlerini almak, meslek etiğine gereken önemi verip vermediklerini ölçmek ve demografik değişkenlerin, meslek etiği ile ilgili görüş farklılıklarına sebebiyet verip vermediğini görmektir. Karabük ilindeki muhasebe meslek mensupları ile yüz yüze anket yolu ile etik hakkında görüşülmüş, anket verileri SPSS programı ile analiz edilmiştir.
Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirler mesleği üzerinde Kraliçe Arı Sendromu: Bursa ili örneği
Toplumun her alanında başarısıyla var olan kadın iş hayatında kimi zaman zorluklarla başa çıkmak zorunda kalmaktadır. Geleneksel toplum yapısı, cinsiyet eşitsizliği, adaletsizlik, medeni durum, çocuk sahibi olmak gibi engeller çoğu zaman kadın çalışanın önüne çıkmaktadır. Çalışan bir kadının başka bir kadına çıkardığı zorluklar tıpkı bir arı kovanındaki kraliçe arı eylemlerine benzetilmektedir. Kraliçe arı burada bir metafor olarak kullanılmaktadır. Bu çalışmanın da amacı serbest muhasebeci mali müşavirler mesleğindeki kraliçe arı sendromu durumunun ve bu konuya ilişkin kadın erkek görüşlerinin tespit edilmesidir. Çalışmada kraliçe arı sendromu durumu demografik özelliklerle ve ölçeğin alt boyutlarıyla arasında olan ilişki incelenmiştir. Çalışmanın amacı doğrultusunda 10 adet hipotez geliştirilmiştir ve Bursa ilinde yaşayan serbest muhasebeci ve mali müşavir mesleğinde olan 149 kadın ve erkek çalışanla online ve yüz yüze anket yöntemi kullanılarak veriler toplanmıştır. Anket iki bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde demografik özelliklere ilişkin sorular, ikinci bölümünde ise kraliçe arı sendromunun etkisini ölçmek için Tuna ve Çelen (2021)'in geliştirmiş olduğu "Kraliçe Arı Sendromu Algısı" ölçeğinden yararlanılmıştır. Söz konusu ölçek toplam 35 ifadeden oluşmaktadır. Bunlardan on üç tanesi destek boyutunu, on iki tanesi yapı boyutunu ve on iki tanesi de yeterlilik boyutunu ölçmektedir. Anket aracılığıyla toplanan veriler SPSS paket programı kullanılarak faktör analizi, güvenirlik analizi, t-testi ve Anova analizi ile analiz edilmiştir. Analizler sonucunda, Bursa ilinde çalışan serbest muhasebeci ve mali müşavir mesleğinde kraliçe arı sendromunun cinsiyet değişkeniyle destek boyutu arasında anlamlı farklılık vardır. Erkek çalışan sayısının değişken puanı kadın çalışan sayısından fazladır. Medeni durum değişkeniyle ölçeğin alt boyutu olan destek boyutuyla da arasında anlamlı bir farklılık vardır. Bekar olan çalışanlar evli olan çalışanlara göre daha fazla kraliçe arı sendromunun etkisinin var olduğunu düşünmektedir. Ankete cevap verenlerin, serbest muhasebeci mali müşavir bir kadının yönetici yada patron pozisyonunda olmasına bakış açısı olumludur. Bu cevabın, ölçeğin alt boyutu olan yapı boyutuyla anlamlı bir ilişkisi bulunmaktadır. Anahtar Kelimeler: Kraliçe Arı Sendromu, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir, Kariyer Engelleri, Kadın Çalışanlar
Muhasebede e-fatura, e-defter: Yozgat'ta faaliyet gösteren muhasebe meslek mensuplarının e-fatura ve e-defter uygulamalarına karşı tutumları
Türkiye'de e-dönüşüm bir e-devlet projesidir. E-devlet uygulamaları kapsamında Hazine ve Maliye Bakanlığı e-dönüşümü başlatmıştır. 2005 tarihinden itibaren de e-dönüşüm, e-beyanname ile uygulanmaya başlamıştır. Bu uygulamayı, e-fatura ve e-defter uygulamaları takip etmiştir. Günümüzde, e-dönüşüm ile ilgili olarak Hazine ve Maliye Bakanlığı'nca yapılan çalışmaların kapsamı genişletilmiştir. Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın e-dönüşüm sürecinde yaşanan en önemli teknolojik gelişmeleri e-fatura ve e-defter uygulamalarıdır. Bu uygulamalar, muhasebe meslek mensuplarını yakından etkilemiştir. Çünkü e-fatura ve e-defter uygulamalarının, asıl uygulayıcıları muhasebe meslek mensuplarıdır. E-dönüşüm sürecinde muhasebe meslek mensupları, e-dönüşüme isteyerek ya da zorunlu olarak geçen mükelleflere e-fatura, e-arşiv fatura ve e-defter uygulamaları gibi hizmetler sunmaya başlamışlardır. E-fatura ve e-defter uygulamalarının faydaları olduğu gibi özellikle geçiş sürecinde olmak üzere uygulamada bazı sorunlar ile de karşılaşılmaktadır. Bu çalışmada, muhasebede e-fatura ve e-defter uygulamalarının tanıtılması ile Yozgat'ta faaliyet gösteren muhasebe meslek mensuplarının e-fatura ve e-defter uygulamalarına karşı tutumları ve bu tutumlarının mesleki unvan ve mesleki deneyimleri açısından farklılık gösterip göstermediğine dair delil sağlanması amaçlanmıştır. Bu amaçla, Yozgat'ta faaliyet gösteren 54 muhasebe meslek mensubuna anket uygulanmıştır. Anket formundan elde edilen veriler aritmetik ortalama, frekans analizi, tek yönlü ANOVA ve tek yönlü MANOVA analizleri kullanılarak analiz edilmiştir. Ayrıca, anlamlı farklılık bulunan hipotezlerde farkın kaynağını tespit etmek amacıyla Tukey testi kullanılmıştır. Muhasebe meslek mensuplarının anket sorularına vermiş oldukları cevaplar ve anket haricinde e-uygulamalar hakkında aktarmış oldukları bilgiler ışığında ulaşılan nihai sonuç şudur; e-uygulamaların kullanımı hem işletmeler ve hem de devlet için yararlı olduğu kanısındadırlar. Ancak mevcut şartların bazı sıkıntılı durumlar doğurduğunu ve bu sıkıntıların zaman içerisinde azalış göstereceğini ve e-uygulamalardan asıl istenen ve beklenen performansın sergileneceği şeklinde görüş bildirmişlerdir. Anahtar Kelimeler: Elektronik Fatura, Elektronik Defter, E-Uygulamalar, Muhasebe Meslek Mensupları
Vergi kayıp ve kaçağının önlenmesine yönelik muhasebe meslek mensuplarının yaklaşımları: Gaziosmanpaşa ilçesinde bir araştırma
Bu çalışma, vergi kayıp ve kaçağının önlenmesine yönelik muhasebe meslek mensuplarının görüşlerine yer vermek amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın yöntemi nicel veri analizine dayalı olarak tarama modelinde tasarlanmıştır. Bu araştırmanın evrenini İstanbul ili Gaziosmanpaşa ilçesinde bulunan muhasebe meslek mensuplarını oluşturmaktadır. İstanbul'un Gaziosmanpaşa ilçesinde toplamda 645 muhasebe meslek mensubu bulunmaktadır. Örneklem anakütle içinden seçilmiş araştırmaya katılmaya gönüllü 251 meslek mensubundan oluşmaktadır. Veri toplama aracı olarak anket formu kullanılmış ve kullanılan anket formu 2 bölümden oluşmuştur. İlk bölümde yazar tarafından literatür taraması yapılarak oluşturulan ve 8 çoktan seçmeli sorudan oluşan bölüm yer almaktadır. İkinci bölümde ise literatürde yer alan bir ölçek kullanılmış elde edilen veriler istatiksel açıdan analiz edilmiştir. Nicel veri analizini yapmak için SPSS 21 paket programı kullanılmıştır. Veriler uygun kodlamalar yapılarak SPSS programına girildikten sonra demografik özelliklerin ve anket maddelerine ilişkin tanımlayıcı istatistikler için frekans, yüzde, ortalama ve standart sapma değerleri hesaplanmıştır. Yapılan çalışma sonuçları çeşitli demografik değişkenler bazında incelenmiştir Vergi kayıp kaçaklarının mevzuattan, mali nedenlerden ve muhasebe uygulamalarından kaynaklandığını düşünen katılımcıların fikrini mesleki kıdemleri, eğitim düzeyleri ve meslek profilleri etkilediği tespit edilmiştir. Yönetsel, ekonomik, psikolojik, sosyal nedenlerden kaynaklandığını düşünen katılımcıların fikrini ise cinsiyet, mesleki kıdemleri, eğitim düzeyleri ve meslek profilleri olmak üzere tüm değişkenlerin etkilediği tespit edilmiştir. Anahtar kelimeler: Vergi Kaybı, Vergi Kaçağı, Muhasebe Meslek Mensupları
COVID-19 döneminde muhasebe meslek mensuplarının problemleri üzerine Yozgat ilinde bir araştırma
Tarihi insanlık tarihi kadar eski olan muhasebe kavramı insanların bilme ihtiyaçlarından doğan bir kavram olmakla birlikte zamanla meslek haline gelmiştir. Bu meslek ilk çağlarda saymak gibi algılansa da günümüze kural ve yöntemleri net bir şekilde belirlenerek uzmanlık haline dönüşmüştür. Muhasebe mesleği de diğer meslek grupları gibi insanlara ve topluma hizmet sunduğu için toplumsal olaylardan ve salgınlardan etkilenmektedir. Günümüzde yaşanan Covid-19 salgını da muhasebe meslek mensuplarını etkilemiştir. Bu çalışmanın amacı yaşanan salgının meslek mensupları üzerindeki etkilerini araştırmaktır. Bulunan sonuçlar ile muhasebecilerin geçmişteki sorunları karşılaştırılıp pandemiye özgü sorunlar tespit edilmiştir. Meslek mensuplarının özel ve genel sorunları araştırılmış ve salgınla eklenen problemler belirlenmeye çalışılmıştır. Bu doğrultuda niteliksel araştırma tekniği kullanılmış ve iki muhasebe meslek mensubu ile pilot görüşme yapılmıştır. Bu görüşme ile belirlenen dokuz soru Yozgat ilinde faaliyet gösteren 12 meslek mensubuna sorulmak suretiyle görüşmeler yapılmıştır. Alınan cevaplara göre meslek mensuplarının salgından oldukça etkilendikleri görülmektedir. Bu etkilenme gerek psikolojik olarak stres ve sorunlara gerekse iş yükünün artması ve değersizleşme şeklinde olduğu görülmektedir. Meslek mensupları gelirlerini tamamen mükelleflerden sağlamaktadırlar. Salgın döneminde mükelleflerin etkilenmesi muhasebecileri de maddi olarak etkilemiştir. Bu araştırma neticesinde muhasebeciler salgın dönemi ile birlikte bu mesleğin artık dijital platformlara taşınmak üzere uzaktan da yapılabileceğine inanmaktadırlar. Ancak birçok evrakın kâğıt üzerinde oluşturulması ve dosyalanması bu mesleğin günümüzde uzaktan yapmasını olanaksızlaştırdığı görüşü hâkimdir. Meslek mensupları vergi tarhı ve tahsilatı için veri oluşturmak sureti ile devletin gelirine katkı sağlamaktadırlar. Mesleğin geleceği için muhasebeci ücretlerinin vergilere ya da beyanname ücretlerine eklenerek devlet garantisi altına alınması gerektiğine inanmaktadırlar. Bu yolla mükellefe bağımlılık azalacağı yani iş kaybı korkusu olmayacağı için vergi hesaplamalarının daha gerçekçi yapılacağını ve devletin gelirinin de artacağını düşünmektedirler.
Muhasebe meslek mensuplarında iş yaşamı kalitesi ve işten ayrılma niyeti ilişkisi
Bu çalışmanın amacı muhasebe meslek mensubu çalışanlarının işten ayrılma kararları ile ilişkili olabilecek faktörleri belirlemektir. Çalışmaya Gaziantep ilinden 151 muhasebe meslek mensubu çalışanı katılmıştır. Verilerin toplanmasında anket yöntemi kullanılmıştır. Elde edilen veriler, faktör analizi ve regresyon analizi teknikleri ile analiz edilmiştir. Analizler sonucunda; amirin davranışları, ücret ve imkânlar, ve iş-hayat dengesi değişkenlerinin işten ayrılma niyetini negatif olarak etkilediği tespit edilmiştir. İşin özellikleri değişkeninin ise işten ayrılma niyeti üzerinde anlamlı bir etkisi görülmemiştir.
Muhasebe meslek mensuplarının teknostres algısı ve demografik değişkenler bakımından etkileri
Bilişim teknolojileri hem bireysel hem de örgütsel bağlamda günlük hayatımızla bütünleşmiş, adeta bir parçası haline gelmiştir. İşgörenlerin yoğun teknoloji kullanımından kaynaklanan yaşadıkları zorlanma ve strese "teknostres" denir. Teknostres kavramı, stresin bir türüdür ve tekno-aşırı yük, tekno-karmaşıklık, tekno-belirsizlik, tekno-istila ve tekno-güvensizlik olmak üzere beş boyuttan meydana gelmektedir. Çalışmanın amacı muhasebe meslek mensuplarının demografik özellikleriyle teknostres seviyeleri arasındaki ilişkiyi incelemektir. Uygulama dijital bir platform üzerinden Türkiye genelinde farklı bölgelerde faaliyet gösteren rastgele 533 meslek mensubuna yapılmıştır. Anket, birinci bölümde meslek mensuplarının demografik özelliklerine ilişkin sorulardan oluşmaktadır. İkinci bölümde de teknostres ölçeğine ilişkin ifadelere yer verilmiştir. Çalışmada muhasebe meslek mensuplarının demografik özelliklerinin teknostrese etkilerini öğrenmek amaçlanmıştır. Verilerin analizinde SPSS programı kullanılmıştır. Çalışma sonucunda yaş, görev süresi, unvan, çalışma şekilleri, aylık gelir ve belgeye sahip olma durumu değişkenlerinin meslek mensuplarının teknostres seviyesini etkilediği tespit edilmiştir. Cinsiyet ve işyerinde çalışan sayısı değişkenlerinin meslek mensuplarının teknostres seviyesini kısmen etkilediği, medeni durum, eğitim durumu ve çalışılan coğrafi bölgenin meslek mensuplarının teknostres seviyesini etkilemediği sonucuna varılmıştır.
Muhasebe mesleği ve dijital dönüşüm: Muhasebe meslek mensuplarının dijital okuryazarlık düzeyinin belirlenmesi üzerine bir araştırma
Bu çalışma muhasebe meslek mensuplarının muhasebe dijital okuryazarlık düzeylerini belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Ayrıca muhasebe meslek mensuplarının tanımlayıcı özelliklerine göre dijital muhasebe okuryazarlık düzeylerinde farklılaşma olup olmadığını da incelemektir. Amaç doğrultusunda hazırlanan anket formu; 2022-2023 yıllarında kolayda örnekleme yöntemi ile belirlenen 392 muhasebe meslek mensubuna uygulanmıştır. Anketlerden elde edilen veriler bilgisayar ortamında SPSS 22.0 programı aracılığı ile değerlendirilmiştir. Araştırma sonucunda; muhasebe meslek mensuplarının yüksek düzeyde muhasebe dijital okuryazarlık düzeylerinde oldukları saptanmıştır. Muhasebe meslek mensuplarının cinsiyetlerine göre muhasebe dijital okuryazarlık düzeylerinde farklılaşma bulunmazken, araştırmada ele alınan diğer tanımlayıcı özelliklerine göre (yaş, kıdem, eğitim durumu, unvan, dijital sistemleri etkin ve verimli kullanma eğitimi alma, yeni teknoloji ve dijital sistemlerin nasıl öğrenildiği, muhasebe mesleğinde yaşanan dijitalleşmenin muhasebenin hangi fonksiyonu açısından daha fazla yarar sağladığını düşünme) istatistiksel açıdan farklılaşmaların olduğu görülmüştür.
Muhasebe meslek mensupları ile mükellefler arası ilişkilerde karşılıklı sorunlar ve güncel çözüm önerileri: İzmir ilinde bir uygulama
1989 yılı 3568 sayılı Serbest Muhasebeci, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir, Yeminli Mali Müşavir Kanununun uygulanması ile muhasebe mesleği yasal bir altyapıya sahip olmuştur. 3568 Sayılı kanuna göre Muhasebe Meslek Mensupları; Serbest Muhasebeci (SM), Serbest Muhasebeci Mali Müşavir (SMMM), Yeminli Mali Müşavir (YMM) olarak üç başlığa ayrılmıştır. 2008'de yapılan değişiklikle Serbest Muhasebenin adı kanundan çıkarılmıştır. Bu kanun, muhasebe meslek mensuplarının faaliyetlerine ilişkin ilke ve kuralları düzenlemenin yanı sıra mesleki sorunların çözülmesine ve muhasebe mesleğinin toplumsal olarak tanınmasına da ön ayak olmuştur. Meslek mensupları meslek gereklerini yerine getirirken, verileri işleyip bunlar hakkında sonuçlar elde edip ve bunları bilgi kullanıcılarına sunarken toplumu da düşünerek çalıştıkları için bu bağlamda sorumlulukları büyük önem taşımaktadır. Sosyal sorumluluk bilinciyle mesleki faaliyetlerini yürütürken birçok sorunla karşı karşıya kalırlar ve bunların çözümü için farklı beklentileri vardır. TÜRMOB, meslek odaları ittifakı olarak meslek mensuplarının biriktirdikleri sorunlara ve ticaret meslek odalarından beklentilerine çözüm bulmak için yoğun bir şekilde çalışıyor olsa da çözülmesi gereken sorunlar ve beklentiler hala mevcuttur. Bu çalışmanın amacı, 3568 sayılı kanunda yapılan değişiklik sonrası İzmir genelinde muhasebe meslek mensuplarının mesleki faaliyetlerini yürütürken karşılaştıkları sorunları ortaya koymak, mükellefler ile çatışmaları analiz etmek, ortak bir noktada buluşmalarını sağlayabilecek tavsiyelerde bulunmak, yapılabileceklerin altını çizmektir. Sorunların karşılıklı olarak analiziyle hem meslek mensuplarının hem de mükelleflerin sıkıntılarını ortaya koyabilmek ve yapılan hataların analizini sunabilmek çalışmamızda amaçlanmıştır. Bu bağlamda hazırladığımız ankette, İzmir'de çalışan Meslek Mensupları için SPSS istatistik paket programı kullanılarak anketten elde edilen verilerin analiz edilmesi ve anket sonuçlarıyla uyumlu olarak sonuçların yorumlanması, değerlendirilmesi ve çözüm yollarının saptanması amaçlanmıştır. Yapılan anket çalışmamızda elde ettiğimiz veriler ile analizinde bulunduğumuz sorunlar çoğu meslektaşı benzer sorunlarda buluşturmuştur. Yaşanan sorunlar belli başlıklarda toplanmıştır. Bunlar muhasebe ücreti, mükelleflerin eksik bilgilendirilmesi, büyük ve küçük bazlı işletmelerde evrak bazlı yaşanan sorunlar, meslek odaların eğitimleri ve geliştirilebilirliği, mesleğin saygınlığı ve meslektaş çalışanların yaratmış olduğu haksız rekabet ile mücadele olarak söylenebilir. Çalışmamızın son aşamasında yaşanılan sorunların tespit edildiği ve sonucunu tespit edebildiğimiz bölüm yer almaktadır. Anahtar kelimeler; Muhasebe, Muhasebe mesleği, Muhasebe meslek mensuplarının sorunları, Mükelleflerin sorunları, Meslek mensuplarının beklentileri, Mükelleflerin beklentiler.
Muhasebe meslek mensuplarının vergi affına yönelik görüş ve beklentilerinin araştırılması: Kırşehir ve Hatay illeri örneği
Af insanlık tarihi boyunca iktidar ile vatandaşlar arasında sürekli gündemde olan bir kavramdır. Bu bağlamda vergi afları da devlet tarafından farklı gerekçeler gösterilerek sık sık başvurulan bir uygulamadır. Bu çalışmada Kırşehir merkez ve Hatay merkezde faaliyet gösteren muhasebe meslek mensuplarının vergi afları hakkındaki düşünce, tutum ve önerileri incelenmiştir. Bu amaca yönelik toplam 39 sorudan oluşan 5'li likert tipinde bir ölçek gerekli yasal izinler alınarak kullanılmıştır. Çalışmanın evrenini TÜRMOB'a kayıtlı ve aktif çalışan Hatay merkezde 299, Kırşehir merkezde 91 muhasebe meslek mensubu oluşturmaktadır. Gönüllü örnekleme yöntemi kullanılarak çalışmaya katılmaya gönüllü olan muhasebe meslek mensupları ile çalışma yürütülmüştür. Çalışmaya Hatay merkezde hizmet vermekte olan 131 muhasebe meslek mensubu, Kırşehir merkezde hizmet vermekte olan 70 muhasebe meslek mensubu dahil olmuştur. Anket uygulaması araştırıcı tarafından yüz yüze ve online anket tekniği ile gerçekleştirilmiştir. Çalışma sonucunda çalışmaya katılan muhasebe meslek mensuplarının vergi afları ile ilgili görüşlerinin olumlu olduğu tespit edilmiştir. Muhasebe meslek mensupları vergi afları ile kamunun daha önce tahsil edemediği vergi alacaklarının tahsil edilmesini sağlayarak devletin vergi gelirlerinin arttığını, bunun sonucunda da özel sektörün kamuya olan borcunun azaldığını ve ekonominin canlanmasına katkı sağlandığını savunmaktadırlar. Muhasebe meslek mensupları olağanüstü şartlar dışında çok sık vergi affı çıkartılmasını, vergi ödevini tam ve eksiksiz yerine getiren dürüst mükelleflerin cezalandırılması olarak görmektedirler. Bu nedenle çıkartılacak afların sıklığı, gerekçesi ve kapsamının ülkede vergi adaletini bozmayacak şekilde ayarlanması gerektiğini savunmaktadırlar.
Muhasebe bürolarında çalışan muhasebe meslek mensuplarının e-dönüşüm süreci hakkındaki görüş ve beklentileri: Aksaray ili örneği
Bu çalışmanın amacı Aksaray ilinde faaliyet gösteren muhasebe meslek mensuplarının e-dönüşüm sürecine geçiş hakkındaki görüş ve beklentilerinin, muhasebe meslek mensuplarının e-dönüşümü sürecine ilişkin, yaşadıkları sorunlar, e- dönüşüm sürecinin olumlu ve olumsuz etkileri, meslek mensupların ileriye yönelik beklentileri, e- dönüşüm sürecinin ortaya çıkardığı risklerin tespit edilmesidir. Araştırmanın evrenini oluşturan muhasebe meslek mensupları belirlenirken Aksaray Serbest Muhasebeciler ve Mali Müşavirler Odası'nın kayıtları esas alınmıştır. Aksaray Serbest Muhasebeciler ve Mali Müşavirler Odası'na kayıtlı olan ve fiilen büro hizmeti vermekte olan 210 muhasebe meslek mensubundan 130 tanesi anket uygulamasına katılmayı kabul etmiş ve anket uygulaması yapılarak gerekli veriler elde edilmiştir. Ankette "kesinlikle katılmıyorum, katılmıyorum, kararsızım, katılıyorum ve kesinlikle katılıyorum" şeklinde ifadelerin yer aldığı beşli likert kullanılmıştır. Bu araştırmada verilerin değerlendirilmesi için spss 22 paket programı kullanılmış ve program içinde istatistiki tekniklerden yararlanılmıştır. Bunun sonucunda hipotezlerin sonuçları analiz edilmiştir. Bu hipotez sonuçlarına göre meslek mensuplarının; E-dönüşüm sürecini değerlendirme düzeyleri ile cinsiyet değişkeni arasında fark olduğu tespit edilmiştir. Meslek mensuplarının e-dönüşüm sürecine yönelik değerlendirme düzeyleri ile yaş değişkeni arasında fark olduğu görülmüştür. Muhasebe meslek mensuplarının e-dönüşüm sürecine yönelik değerlendirme düzeyleri ile iş tecrübeleri değişkeni arasında farklılık tespit edilmiştir. Muhasebe meslek mensuplarının e-dönüşüm sürecine yönelik değerlendirme düzeyleri ile mezuniyet değişkeni arasında fark olmadığı görülmüştür. Muhasebe meslek mensuplarının e-dönüşüm sürecine yönelik değerlendirme düzeyleri ile sorun yaşama değişkeni arasında farklılık tespit edilmiştir. Muhasebe meslek mensuplarının e-dönüşüm sürecine yönelik değerlendirme düzeyleri ile hata yapma değişkeni arasında farklılık tespit edilmiştir. Muhasebe meslek mensuplarının e-dönüşüm sürecine yönelik değerlendirme düzeyleri ile eğitime katılma değişkeni arasında fark olmadığı görülmüştür. Muhasebe meslek mensuplarının e-dönüşüm sürecine yönelik değerlendirme düzeyleri ile eğitim alma sayıları değişkeni arasında fark olmadığı görülmüştür. Muhasebe meslek mensuplarının e-dönüşüm sürecine yönelik değerlendirme düzeyleri ile eğitim aldıkları yer değişkeni arasındaki fark olmadığı tespit edilmiştir. Ayrıca çalışmada meslek mensuplarının dönüşüm sürecine geçişle ilgili görüş ve önerilerini almak için anket formunda 3 adet açık uçlu sorulara yer verilmiştir ve görüşleri alınmıştır.
TMS/TFRS ve muhasebe meslek mensuplarının görüşleri çerçevesinde kripto paraların muhasebeleştirilmesi
Muhasebe alanında elde edilen verilerin güvenilir, doğru, gerçeğe uygun ve anlamlı olması gerekmektedir. Muhasebe verilerinin söz konusu niteliklere sahip olması açısından Uluslararası Muhasebe ve Finansal Raporlama Standartlarına uyumlu şekilde oluşturulan Türkiye Muhasebe ve Finansal Raporlama Standartları büyük önem taşımaktadır. Son yıllarda ekonomi alanında hızlı bir gelişme gösteren ve işletmelerin sahip olmaya başladığı kripto para ile ilgili işlemlerin muhasebe ve finansal raporlama standartları çerçevesinde muhasebeye ne şekilde aktarılması gerektiği hususu gündeme taşınmıştır. Gelişen teknoloji ve ekonomi dünyasında Türkiye'de ve dünyada hızla bilinme düzeyi artan kripto paraların kullanımı sürekli artış gösterir duruma gelmiştir. Kripto para birimlerine yönelik yasal düzenlemeler her ülkede henüz mevcut değildir, fakat bu para birimleri genel olarak para kavramına bakış açısını değiştirecek bir potansiyele sahiptir. Bu durumda geleceğe yönelik kripto para birimlerinin yasal düzenlemeler çerçevesinde varlıklarını sürdürebilecekleri öngörülmektedir. Gün geçtikçe popülerliği artan kripto para birimleri bazı devletlerin bu konuda endişe duymasına yol açmıştır. Bunun sebebi, kripto para birimleri kullanılarak gerçekleştirilen işlemlerin nasıl muhasebeleştirileceğini belirlemenin güç olmasıdır. Günümüz itibariyle Türkiye'de kripto paraların muhasebeleştirilmesine ilişkin yasal bir düzenlemede henüz bulunmamaktadır. Bu araştırmanın amacı Türkiye Muhasebe Standartları ve Türkiye Finansal Raporlama Standartları ile muhasebe meslek mensuplarının görüşleri çerçevesinde kripto paraların nasıl muhasebeleştirilebileceğini tespit etmektir. Bu amaçla Kayseri ve Kırşehir illerinde faaliyet gösteren muhasebe meslek mensuplarının kripto paralara ve kripto paraların muhasebeleştirilmesine yönelik görüşleri anket ve görüşme yöntemleriyle tespit edilmeye çalışılmıştır. Anketlerden elde edilen nicel verilerin analizi SPSS, görüşmelerden elde edilen nitel verilerin analizi ise MAXQDA programları kullanılarak yapılmış ve çeşitli bulgulara ulaşılmıştır. Araştırma sonucunda kripto paraların resmi olarak kabul görmesi durumunda nasıl muhasebeleştirilmesi gerektiğine yönelik değerlendirmelere yer verilmiştir.
Muhasebe meslek mensuplarının sorunları ve beklentileri: İzmir ilinde bir uygulama
Bu çalışmanın amacı muhasebe meslek mensuplarının mesleklerini icra ederken karşılaşmış oldukları sorunları tespit etmek ve sorunlara çözüm önerileri getirebilmektir. Çalışmanın örneklemini İzmir'de faaliyet gösteren Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler oluşturmaktadır. Çalışma üç bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde Türkiye'de muhasebe mesleği ve gelişim süreci ele alınmıştır. İkinci bölümde benzer çalışmalara ait literatür taraması gerçekleştirilerek meslek mensuplarının yaşamış oldukları sorunlar ile bu sorunlara ait beklentiler tespit edilerek açıklanmıştır. Üçüncü bölümde anket çalışması mevcuttur. Anket çalışması internet ortamında Google Drive ile hazırlanarak İzmir Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası aracılığı ile üyelere gönderilmiştir. Gelen sonuçlar IBM SPSS 20'de analiz edilmiştir. Analiz sonucu meslek mensuplarının en çok katılım gösterdikleri sorunlar; iş yükünün çok fazla olması, mesleki hatalardan dolayı maruz kalınan maddi sorumlulukların ağır olması, mali tatilin yasada olmasına karşın uygulanmıyor olması şeklindedir. Devlet dairelerinde bürokratik işlemlerin fazla olması, ücret tahsilatında yaşanan sıkıntılar, mükelleflerin evrakları zamanında getirmemesi, haksız rekabet, etik ikilem, eğitimlerin yetersizliği diğer tespit edilen sorunlar arasındadır. Anahtar Kelimeler: 3568 Sayılı Kanun, 5786 Sayılı Kanun, Muhasebe Meslek Mensubu, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
Vergi kayıp ve kaçağının önlenmesinde muhasebe meslek mensuplarının bağımsız denetim fonksiyonu ve etik değerler algısının etkisi: Manisa ili örneği
Kamu hizmetlerinin gerçeklemesi için ülke vatandaşlarının vergi vermesi gerekmekte olup, vatandaşa hizmet sunulması sosyal devlet anlayışının bir gereğidir. Devletin vatandaşlardan aldığı vergilerde yaşanan kayıp ve kaçak artışı, devletin sunduğu hizmetlerin aksamasına, gelir eşitsizliğine ve ekonomik bozulmaya neden olmaktadır. Ülkemizdeki gibi beyan esasına dayalı vergilendirme sistemlerinde, vergilerden elde edilen gelirin artışı doğru beyan verilmesine ve beyan sistemlerinin doğru çalışmasına bağlıdır. Gelir sahibi gerçek ve tüzel teşebbüs veya işletmelerin doğru beyan vermesi muhasebe meslek mensuplarının aracılığı ile gerçekleşmektedir. Bu çalışma muhasebe meslek mensuplarının vergi kayıp ve kaçaklarının önlenmesinde bağımsız denetim fonksiyonu ve etik değerler algısının etkisinin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Çalışma üç bölümde tasarlanmış olup, birinci bölümde vergi kayıp ve kaçağı ile ilgili kavramlar, ikinci bölümde muhasebe meslek mensuplarının bağımsız denetim rolü ve etik değerler ile ilgili literatür incelenmiştir. Üçüncü bölümde çalışmanın metodu ve elde edilen bulgulara yer verilmiştir. İlişkisel tarama modelinde tasarlanan çalışmada nicel yöntemlerden anket tekniği kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemi 2018 yılında Manisa ilinde görev yapan 71 muhasebe meslek mensubundan oluşmaktadır. Araştırma sonucunda, meslek mensuplarının bağımsız denetim fonksiyonu ile ilgili algılarının yüksek olduğu, değerler algı düzeylerinde eğitim (x=8.50) çok önemli buldukları, iman değerini ise (X=5.60) en az önemli algıladıkları değerler olduğu belirlenmiştir. Meslek mensuplarının değer algısının cinsiyete, yaşa, medeni duruma, eğitim düzeyine, mükellef sayısına, meslekte çalışma süresine, meslek grubuna göre anlamlı farklılık göstermediği belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler:Vergi, Muhasebe, Eğitim, Etik, Davranış, Kültür.