Musical instruments

Bu konu başlığı altında 355 tez

Sanatta YeterlikAçık ErişimTR

Yaylı çalgıların evrimsel gelişimi ve günümüz çalgılarıyla Barok dönem müziklerinin yorumlanması

Yaylı Çalgılar üyesi viyolanın ataları orta çağa dayanır. Zaman içinde enstrümanın geçirdiği fiziksel değişimler, çalım tekniği ve müzikal anlayışı da geliştirmiştir. Barok dönem müziklerini modern enstrüman ile yorumlarken dikkat edilmesi gereken teknik ve müzikal temeller her ne kadar kesin bir gerçeklik kazanmamışsa da birçok müzisyen, besteci ve teori uzmanı tarafından onay ve kabul görmüş bir çerçeve oturtulmuştur. Yapılan araştırmada dilimizde bu teknikleri bütün halinde birleştiren yeterli kaynağın bulunmadığı tespit edilmiştir. Bu çalışma, ülkemizdeki dönemine uygun Barok müziği icrası yapmak isteyen müzisyenler için temel tekniklere değinen bir kılavuz olma amacı taşımaktadır.

Barok ÇağKemanViyola+3
Doruk Selen Güleç
Hacettepe University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yaylı çalgı icracılarında çalma postürüne etki eden parametrelerin video analiz yöntemi ile incelenmesi

Bu çalışmada, erişkin yaylı çalgı icra eden müzisyenlerin performans boyunca icra postürleri değerlendirilerek ergonomik risk düzeyine etki etmesi beklenen parametreler ile arasındaki ilişki incelendi. Dahil edilme kriterlerini sağlayan 18-53 yaş aralığındaki keman veya viyola icra eden 15 müzisyen çalışma grubuna alındı. Katılımcıların; performans boyunca video analizle ölçülen müzik icra postürü ergonomik risk düzeyleri ile kas-iskelet sistemi şikayetleri, müzik performans anksiyetesi seviyesi, fiziksel aktivite düzeyi, eklem hipermobilitesi ve dominant el tercihi değerlendirildi. Çalışmanın sonucunda, sağ üst ekstremite müzik icra postürü performans sonu ergonomik risk düzeyine sırt bölgesinde görülen kas iskelet sistemi rahatsızlıklarının (KİSR) (p=0,029), sol üst ekstremite müzik icra postürü ergonomik risk düzeyi zamana bağlı değişimine el/el bileğinde görülen KİSR'in (p=0,04), sol üst ekstremite icra postürü performans sonu ergonomik risk düzeyine gövde fleksiyonu hipermobilite düzeyinin (p=0,026) pozitif yönde istatistiksel olarak anlamlı etkisi olduğu sonucuna ulaşıldı. Müzik icrası performans başlangıcı (p=0,04) ve performans sonu (p=0.01) ergonomik risk düzeyleri, lisans ve doktora sonrası eğitim seviyesine sahip müzisyenlerde yüksekti, ancak risk seviyesi lisans üstü seviyedeki müzisyenlerde düşüktü. Çalışmada icra postürü ergonomik risk düzeyi ve zamana bağlı değişimine; fiziksel aktivite düzeyi, müzik performans anksiyetesi ve el tercihinin anlamlı düzeyde etkisi bulunmadı (p>0,05). Bu çalışma sonucunda keman ve viyola icra eden müzisyenlerde icra postürünün ergonomik olarak oldukça riskli olduğu ve icra postürlerine etki eden pek çok parametre bulunduğu görüldü. Çalışmamızda elde edilen verilerin, müzisyenlerin bütüncül bir şekilde ve ilgili semptomları referans alarak hedef bölgelerin daha sağlıklı değerlendirilmesinde multidisipliner bir bakış açısıyla koruyucu yaklaşımların oluşturulması için yol gösterici olacağını düşünmekteyiz.

Bilgisayar yazılımlarıDuruşErgonomi+7
Eda Açıkalın
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Unutulmuş bir miras: Çeng çalgısı ve yapımı konusunda bazı öneriler

Çeng çalgısı, organolojinin köşeli açık arplar sınıfına girmektedir. Bu çalgı kanuna benzer ve dik tutularak çalınır. Çengin tarihsel gelişimine bakıldığında günümüz formundaki arp çalgısına fiziki olarak evrilen bu çalgının ilk benzetmeleri Mısır ve Mezopotamya'ya dayanmaktadır. Çeng çalgısını icat eden kişinin Şehriyâriben Hâkân el-Acemî olduğu bilinmektedir. Çeng, Osmanlı, İran ve Doğu Türkleri arasında XVI. yüzyıldan önce yaygın olarak kullanılan popüler bir çalgıdır. Ancak zamanla, Osmanlı ve İran minyatürlerinde görünen küçük ve keskin yay şekilli görünümünü kaybetmiş ve uzun boylu formunu kazanmıştır. Çeng, Türk musikisinde XVII. yüzyılın sonuna kadar büyük rağbet görmüştür. Yatay düzlemde icra edilen kanun çalgısında, büyük ve küçük mücenneb aralıklarının duyumu mandal düzeneği ile sağlanmaktadır fakat çengde, kanundaki gibi bir mandal sistemi bulunmamaktadır ve bu aralıkları icra sırasında hızlıca elde etmek mümkün olmamaktadır. Çeng, ancak kromatik akortlanırsa geçkiler elde edilebilmektedir. Günümüzde çalım öncesi perdeleri istenilen akorda getirebilmek için, tel gerginliğini ayarlama işlemi burguluklar aracılığıyla yapılmaktadır. Saat yönüne veya tersine, akort anahtarı sayesinde çevrilmektedir. Burguluklar, çelik ve benzeri alaşımlardan ya da ahşap parçalardan üretilmektedir. Burguluklar eril uçlu, burgulukları döndürmeye yarayan somun parça ise dişil uçludur. Bu harici parçanın adı akort anahtarı olarak bilinmektedir. Geleneksel akortlama işlemi çeng çalgısında, telin bağlı olduğu at kılları ile yapılmaktadır. Ancak bu çalgıda basit makara düzeneği ile ara seslerin elde edilmesi de mümkün olmaktadır. Bu çalgının standardize edilmiş bir form ölçüsü bulunmamaktadır. Çengin geleneksel ölçüleri, minyatürlerden yola çıkılarak standardize edilebilir. Bu çalışma ile çengin çoklu mandal yerine tek tutacaklı basit makara sistemiyle mikrotonal düzenekte bir çalgı olabileceği sonucuna varılmıştır. Maliyeti düşürmek adına bu düzenek serum klempi ile uygulanmış ve ara seslerin elde edilmesi mümkün olmuştur. Anahtar Kelimeler: Çeng çalgısı, Çeng yapımı, Organoloji

Müzik aletleriMüzik tarihiOrganoloji+3
Tuğcan Eğüz
Haliç University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

TRT repertuvarı sözsüz eserler özelinde Aydın yöresi zeybeklerinin dilsiz kaval çalgısına uyarlanması

Dilsiz kaval çalgısı, Anadolu'nun birçok bölgesinde ve farklı coğrafyalarında yaygın olarak kullanılan "kaval ailesi" çalgılarının en önemli üyesidir. Bu çalgı; kendine has ses rengi, tavrı, icra tekniği ve ses sahası olarak önemli bir yapıya sahiptir. Dilsiz kaval, Türk müziği konservatuvarlarında çalgı eğitimi müfredatına alındıktan sonra birçok zorlukla karşılaşılmıştır. Özellikle belli bir metodik temele sahip olmamasından dolayı, "ustadan çırağa" yöntemi ile öğrenilmeye başlanmış ve bu yöntemle ilerletilmeye çalışılmıştır. Ancak bu yöntem geliştirilmeye çalışılsa da akademik ve sistematik bir temele oturtulamamıştır. İlerleyen zamanlarda bu çalgıyla alakalı akademik çalışmalar yapılmış ve metotlar yazılmıştır. Bu çalışmalar sayesinde icra notasyonunun yanı sıra müzik terimlerinin ve nüans işaretlerinin de önemi ortaya çıkmıştır. Şimdiye kadar akademik çalışmalarda müzik literatüründeki bazı terim ve nüans işaretleri kullanılmış olsa da yöresel icra farklılıklarından dolayı bu terim ve işaretler, dilsiz kaval icrasını tam anlamıyla yansıtamamıştır. Netice itibariyle dilsiz kaval icrasında yöresel özellikleri, icra tekniğini ve nüans farklılıklarını yansıtabilecek bir icra notasyonuna ihtiyaç vardır. Bu bağlamda yeni müzik terimlerinin ve nüans işaretlerinin halk müziğimize kazandırılması gerekliliği ortaya çıkmıştır. Dilsiz kaval icra notasyonunda kullanılacak terim ve işaretler için sistematik bir yapı oluşturulması ve bunun akademik anlamda kabul görmesi gerekmektedir. Bu çalışmada dilsiz kavalın tavrını, karakterini ve icra tekniğini tam anlamıyla ifade edecek bir notasyon sistemi oluşturulmak istenmiştir. Bu notasyon sistemini oluştururken TRT Türk halk müziği repertuvar arşivinde bulunan Aydın yöresine ait yirmi adet sözsüz zeybek eseri üzerinde çalışılmıştır. Ancak çalışma sırasında yirmi eserden dilsiz kavalın tavrını, karakteristik özelliği ve icra tekniğini yansıtacak yedi eser tespit edilmiştir. Bu çalışmanın hedefi, Aydın yöresine ait yedi sözsüz zeybek eseri üzerinden zeybek tavrının karakteristik özelliğini dilsiz kavala uyarlamak ve dilsiz kavala uygun bir icra notasyonu geliştirerek zeybek tavrının özelliklerini yansıtmaktır.

AydınEge bölgesiKaval+6
Ferhat Kütükçü
Haliç University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kapasite alanları: Bağlamada el ile çalma

KAPASİTE ALANLARI: BAĞLAMADA EL İLE ÇALMA Bu çalışma, Türkiye'de halk müziği içerisinde önemli bir temsiliyet kazanmış bağlama çalgısının, icra eden kişi doğrultusunda nasıl şekillendiğine yönelik bir anlama niyeti taşımaktadır. Durumu irdeleyebilmek için de bağlama çalgısının icra modellerinden biri olan el ile çalma tekniği seçilip, tekniği kullanan icracıların, performans kapasitelerini oluşturan katmanların ilişkisel bir bütünlüğü var mıdır sorusu üzerinden şekillendirilmek istenmiştir. Genelde makro bir bakış açısına sahip olan kapasite tanımı, el ile çalma tekniğini sunan kişiler incelenerek bir kavramlar bütününe dönüşmüştür. Bu çalışma sayesinde, performansı meydana getiren katmanlara daha mikro ölçekte yaklaşılmış ve performansın ne olduğundan çok, nasıl oluştuğuna dair mikro bir perspektif sunma imkânı tanınmıştır.

BağlamaKapasitePerformans+2
Faruk Çalışkan
İstanbul Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

21. yüzyıl bestecisi Bora Uymaz'ın eserlerinden oluşan bir seçkinin arp ve arp notasyonuna uyarlanması ve makamsal analizi

Bu çalışmanın öncelikli amacı, arp çalgısının Türk Müziği formlarının icrasında kullanımına dair örnekler sunma ve günümüz arp repertuvarına Türk Müziği dağarcığı ile katkıda bulunmaktır.Geleneksel müzik kültürümüz içinde solo arp icrasına uluslararası boyutta da yer açmak ve bu alanda yazılan eserleri çalgımıza uyarlamak, yol alınması gereken son derece mühim bir meseledir. Ülkemizin yerel müzik hâfızasının önemli örneklerinin ve gelenekten beslenerek yazılmış, özgün yaklaşım ve stiller barındıran yeni eserlerin arp ile icra edilmesi, bu çalışmanın mesleki platforma açılması, böylelikle de uluslararası meslek çevresine tanıtılması anlamına gelmektedir.Çalışmanın sonucu olarak bestekâr Bora Uymaz'ın vals, longa, tango,fantezi türlerinden ve farklı makamlardan müteşekkil 7 eseri arpa uyarlanıp,İngiltere'nin önemli müzik yayın şirketlerinden Creighton Collection ve Arp Sanatı Derneği işbirliği ile yayınlanacaktır.Böylelikle hem bu eserler icra edilmek üzere düzenlenip paylaşıma açılmış, hem akademik alanda bir beste- uyarlama-notasyon çalışması ortaya koyulmuş, hem de çalışma çerçevesinde seçilen eserlerin makam analizleri ile çalışma nazarî açıdan irdelenmiş olacaktır.

ArpMakamlarTürk besteciler+4
Meriç Dönük Topakoğlu
İstanbul Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Tarihsel süreçte lavta sazı ve lavta öğrenım kılavuzu

Çalışmamız iki temel bölüm halinde ele alınmıştır. İlk bölümde lavta sazının, değişik coğrafyalarda yaşadığı tarihsel sürecin izi sürülmüş, elde edilen veriler içerik analizi yöntemiyle analiz edilmiştir. Ayrıca bu bölümde lavta sazının değişik türleri ve çalış stilleri hakkında bilgi verilmeye çalışılmıştır. Çalışmamızın ikinci bölümü lavta öğrenim kılavuzunu içermektedir. Bu çalışmayla lavta sazını öğrenmek için bu kılavuza baş vuracak ilgililerin, İstanbul lavtasının tarihçesi, yapısı, bilinen önemli icracıları ve yapımcıları hakkında edindikleri malumatla, iştigal ettikleri enstrüman hakkında fikir sahibi olmaları hedeflenmiştir. Sıralı teller üzerinde atlayarak yapılan mızrap vuruşları göz önünde tutulduğunda çalım tekniği olarak uda benzeyen İstanbul lavtasının sap üzerindeki perde düzeni tanbura benzer. Tanburi Cemil Bey'in üslubu, kullandığı mızrap vuruşları İstanbul lavtasından tanbura yakın bir seda çıkmasını sağlamış bu ilhamla Tanburi Cemil Bey'den sona Türk müziğinde varlığı gittikçe azalan İstanbul lavtasına ilgi ekseriyetle tanburilerden gelmiştir. Bütün bu unsurlardan yola çıkarak yazılan etütlerin bir kısmında sıralı teller arasında atlama yaparak tanburdan farklı olan mızrap vuruşunu pekiştirmek hedeflenirken bir kısmında da sap üzerindeki perdeler üzerinde hareket ederken seçilecek parmak pozisyonlarının tanburda kullanıldığı mantıkta olması hedeflenmiştir. Çarpmalarsa tam olarak tanburdaki gibi ele alınmış ve etütlerle örneklenmiştir. Bu kılavuzla tanburiler ve udiler tarafından genellikle ikinci saz olarak tercih edilen İstanbul lavtasına başlamak, ilerlemek ve yetkin olduğu müzik tarzında sazı kullanabilmek mümkün olabilir. Bu kılavuz vasıtası ile İstanbul lavtasının temel eğitimini aldıktan sonra günümüzde değişik tarzlarda yapılan modern müzik çalışmalarında sazın esnek ve kabiliyetli icra olanağı rahatlıkla kullanılabilir.

LavtaSazlarÇalgılama teknikleri+1
Murat Aydemir
İstanbul Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
DoktoraAçık ErişimTR

Bağlama çalıp söyleyen kadınların müzik performansının toplumsal cinsiyet açısından incelenmesi

Performans kavramının tanımlanması birçok araştırmacı için muğlaktır. Bu kavram, kimi araştırmacılar için başarı şartı aranan, kimisi için ise canlandırıcı bir deneyim olarak sonucu değil, süreci ifade etmesi bakımından başarı şartı aranmayan bir edimselliktir. Bazı araştırmacılar ise performansı bir şeyi yapma yeteneği (hüner) olarak tanımlanmaktadırlar. Performans kavramı hangi açıdan tanımlanırsa tanımlansın, bir başı ve sonu olan edimsel bütünlüğü ifade etmektedir. Bu bütünlük, çevresinde gelişen hiçbir gerçeklikten bağımsız değildir. Çünkü performans, insanî mübadelenin asgari koşulu olarak görülmektedir. O halde toplumsal kertede performans, iletişimi de beraberinde getirir. İletişimin en etkili yöntemlerinden biri olan müzik performansı sayesinde, yaşam pratiklerine dair sosyal, kültürel ve tarihsel pek çok veri gerek açık, gerekse gizli anlamlarla bir yerden başka bir yere aktarılmaktadır. Pozitif bilimsel (biyolojik ve determinist) yaklaşımların dışında, sosyal ve kültürel bağlamlarla açıklanan toplumsal cinsiyet de genelde performansta, özelde ise müzik performansında keşfedilmeye değer veriler sunmaktadır. "Bağlama Çalıp Söyleyen Kadınların Müzik Performansının Toplumsal Cinsiyet Açısından İncelenmesi" adlı bu çalışmada performans, müzik performansı ve toplumsal cinsiyet arasındaki bağlantılar bağlama çalıp söyleyen kadınlar özelinde değerlendirilmiştir. Çalışmada bağlama çalıp söyleyen kadınlara odaklanmamın sebebi, müzik alanında uzun yıllar boyunca bu kapsamda performans gerçekleştirmemdir. Konuyla ilgili olarak, deneyim, katılım ve gözlem yoluyla elde edilen bilgiler performans ve müzikoloji disiplinlerindeki eğitimim ile sentezlenmiştir. Ayrıca, mevcut araştırma konusunun toplumsal cinsiyet ve performans olması dolayısıyla sosyoloji ve antropoloji başta olmak üzere, psikoloji, tarih gibi çeşitli disiplinlerden yararlanılmıştır. Bu durum aynı zamanda, müzik performansının dünyada artık sadece müzik iletimi olarak algılanmadığını; geçmiş ve günümüzle bağlantılı olarak sosyal ve kültürel pek çok konuda önemli veriler sağladığını kabul etmek anlamına gelmektedir. Bilindiği üzere, sosyal bilimlerde her veri, bir başka veriyle bağlantılıdır. Bir durumun ortaya çıkması, onu çevreleyen başka durumların etkisiyle mümkündür. Bu doğrultuda, bağlama çalıp söyleyen kadınlar araştırma kapsamında sadece kendi eksenlerinde oluşan performansları açısından değil, aynı zamanda geçmişten günümüze müzik alanında konumlanmaları açısından da değerlendirilmiştir. Müzik performansındaki toplumsal cinsiyet verileri ve çevresel etkenlerini ortaya koymak için performansın şemsiye terim olarak kullanılmasından yararlanılmıştır. Böylece, toplumsal cinsiyet gerek sosyal yaşam pratikleri, gerekse müzik performansındaki dışavurumlar açısından değerlendirilmiştir. Toplumsal cinsiyet verileri sağlayan iki pratiğin arasında ise müzik alanı konumlanmaktadır. Yani, hem sosyal yaşam pratikleri, hem de müzik alanı ve performansı birbirleriyle bağlantılı olarak toplumsal cinsiyet verileri sunmaktadırlar. Cinsiyet kimliği ile ilgili toplumsal normlar performans sayesinde belleğe taşınmakta ve bellek vasıtasıyla performansa dönüşmektedir. Her performans zaman ve mekâna bağlı olarak farklı derecelerde değişkenlik gösterse de – ki bununla birlikte performansın yorumlanabilme özelliği ortaya çıkmaktadır- birçok konuda olduğu gibi cinsiyet kimlikleri ile ilgili düzene kazılı sessiz çağrıların ve aynı zamanda kültürel kodların benzer biçimde kuşaktan kuşağa aktarılmasında en önemli etkendir. Genelde performansı özelde ise müzik performansını meydana getiren unsurlardaki cinsiyet kimliklerine ait davranış biçimleri şüphesiz her alanda görülmektedir. Bu bakımdan, müzik alanı ve performansında ortaya çıkan davranış biçimlerinin analiz edilmesinde Bourdieu'nun alan teorisi ve alan eşmantığından yararlanılmıştır. Alandaki ve alan pratiğindeki toplumsal cinsiyet verilerine dâir sebep-sonuç ilişkileri alan ve habitus ortaklığıyla açıklanmıştır. Bu ortaklık içerisinde doxa, sermaye türleri ve etkinliği, nepotizm, sembolik güç, simgesel şiddet gibi çeşitli meseleler, toplumsal cinsiyetin müzikteki ve bağlama çalıp söyleyen kadınların müzik performanslarındaki görünümüyle ilgili ipuçlarını ortaya koymaktadır. Müzik alanında iktidar ve tabî alan ilişkileri, bu ilişkilere bağlı olarak ortaya çıkan yıkım ve muhafaza stratejileri, kadının ve müzik performansının değeri açısından büyük öneme sahiptir. Alan mücadeleleri içerisinde kadının konumu müzikal davranış biçiminin yanısıra, sanatının estetik değerinin ve bu değerle bağlantılı yeterlilik anlayışının da belirleyicisidir. Sosyal yaşam pratiğinden müzik alanındaki pratiğe uzanan "erkek yapar, kadın destek verir", "kadın erkeğin arkasında yer almalıdır" gibi toplumsal rolleri belirleyen doxalar, kadınların hâkimiyet alanından çekilmelerine sebep olmakta, müzik alanındaki yetkinliklerini ciddi oranda azaltmaktadır. Şüphesiz, bu durumun dünyada çok sayıda örneği bulunmaktadır. Türkiye'de müzik performansını meydana getiren unsurlardaki cinsiyet kimliğine dair yargılar, şüphesiz dünyadaki örneklerden bağımsız değildir. Yine de, geleneksel müziklerin üretiminde; bu üretim koşullarını oluşturan yaşamın iki uç noktasında; yani, doğumdan ölüme ve ninnilerden ağıtlara kadar pek çok repertuar türünün üretiminde ve aktarılmasında kadınların birincil derecede etkin oldukları belirtilebilir. Buna rağmen, 1920'li yıllardan günümüze kadar gerek resmî ve özel kurumlar tarafından, gerekse bireysel olarak yapılan derleme çalışmalarında kadınların özel alanla sınırlandırılmaları nedeniyle, çoğu zaman kayıtlara geçmedikleri anlaşılmaktadır. Yani, yapılan derleme çalışmalarında geleneksel ezgileri aktaran kişiler kaynak kişi adıyla ezici çoğunlukla erkeklerden oluşmaktadır. Geleneksel ezgilerin kamusal alana taşınması, gelecek nesillere aktarılmasından, müzik performansını oluşturan öğelere kadar pek çok konuda- ki buna çalgılar da dâhildir- kadınların simgesel şiddet ya da rızalık yoluyla alandan uzaklaştırıldığı ya da uzaklaştığı açıktır. Dolayısıyla, tüm dünyada sıklıkla rastlanılan "neden büyük kadın sanatçı yoktur" sorusunun cevabı, kadına biçilen ve kadının rızalığıyla kalıcı hale dönüşen, düzene kazılı sessiz çağrılarda, doxalarda ve toplumsal rollerde aranmalıdır. Bu değerlendirmelerle bağlantılı olarak, çalışma 4 bölümden oluşmaktadır. 1. bölüm, araştırma konusunun tanıtımının yapıldığı, günümüze kadar yapılan çalışmalar ve alan içindeki gözlemler neticesinde araştırmanın sınırlarının belirlendiği giriş bölümüdür. Giriş bölümünde araştırma ile ilgili yapılan çalışmaların analitik değerlendirmelerinin yanı sıra, araştırmanın amacı, sorusu, sınırları, yöntemi, hipotezi ortaya konmuştur. Araştırmanın sınırları performans, kültür ve toplumsal cinsiyet ilişkisine dikkat çekilerek, genelden özele doğru daraltılmıştır. Bu doğrultuda, Türkiye'de Halk Müziği'nin özellikle yaklaşık son yüzyıllık tarihsel sürecinin bağlama çalıp söyleyen kadınlar üzerindeki etkisi incelenmiştir. Yani, tabiri caizse bu bölümde bağlama çalıp söyleyen kadınların tarihsel süreci değerlendirilmiştir. Bu kapsamda, 13. yüzyıldaki Bacıyân-ı Rûm (Anadolu Bacılar Teşkilâtı) adı verilen derviş kadınlar topluluğunun Türkiye'deki kadın mücadelesine etkisine değinilmiş; 20. yüzyılda kaynak kişiler, kadın âşıklar, resmî ya da özel icra ve eğitim kurumları ve popüler kültürün kadın mücadelesine etkisi ele alınmıştır. Çalışmanın 2. ve 3. bölümleri araştırmanın gövdesini oluşturmaktadır. Girişte son yüzyıllık tarihsel sürecin kısaca ele alınmasının ardından, 2. bölümde araştırmanın teorik çerçevesi irdelenmiştir. Bu kapsamda, düzene kazılı sessiz çağrılar üzerine kurulan kadın kimliği ve bağlama çalıp söyleyen kadınlar, performans, toplumsal cinsiyet ve Bourdieu'nun alan teorisi açısından ele alınmış; kültürel bellek, müzik alanı ve performansı ilişkisi içerisinde değerlendirilmiştir. Araştırmanın teorisi, bir sonraki bölümde değerlendirilecek olan pratiğinin de habercisidir. Teori ve pratiğin birlikte değerlendirilmesinde sırasıyla müzikoloji, performans ve sosyoloji disiplinlerinin ağırlığı görülmektedir. Çalışmanın 3. bölümünde bağlamanın toplumsal cinsiyet açısından temsili 2. bölüm ile bağlantılı olarak incelenmiştir. Bu doğrultuda, bağlamanın toplumsal cinsiyet açısından ne ifade ettiği alan, alandaki performans ve tarihsel süreci kapsamında ele alınmıştır. Bu bölümde ayrıca, toplumsal biri odak grup olmak üzere 17 performans sanatçısının hem saha çalışmasından hem de sosyal medyadan elde edilen en az 5'er müzik performansı (konser, dinleti, TV programı vs) incelenmiştir. Müzik performansları doğrultusunda toplumsal cinsiyet verileri elde edilebilecek unsurlar belirlenmiştir. Bu unsurların belirlenmesinde hem literatürden, hem de alan içerisinden tarafımca ve katılımcı gözlem yoluyla elde edilen verilerden yararlanılmıştır. Dolayısıyla, kimi bulgular her ne kadar yoruma açık olsa da - ki Sosyal Bilimler disiplini araştırmacıyı ve okuyucuyu yoruma açık kılabilmektedir - bağlama çalıp söyleyen bir kadın olarak yaklaşık 24 yıldır tarafımca elde edilen deneyim araştırmayı güvenilir kılmaktadır. Çalışmanın 3. bölümünde bağlamanın yanısıra, çalgı düzeni, karar sesi, melodik işleme, repertuar gibi müzik performansını oluşturan ve toplumsal cinsiyet ile ilgili veri sağlayan unsurlar ele alınmıştır. Bağlama çalıp söyleyen kadınların çalgı düzeni ve karar sesleri tercihlerinin dağılımı 75 eser üzerinden elde edilmiştir. Bu tercihlerin nedenleri, toplumsal cinsiyetin müzik performansına yansımasının ortaya konmasında önemlidir. Müzik performansını oluşturan unsurlardaki tercihlerin nedenleri arasında erkek kaynak kişiye, popüler icracıya ya da ustaya uyumlanma ve onları taklit etme biçiminde görülen davranış kalıpları gerek orantısal bulgular, gerekse melodik işlemeler ve transkripsiyonları üzerinden incelenmiştir. Tüm bu davranış biçimlerinin işaret ettiği, "erkek egemen zevk" üzerine oluşturulan estetik yargılar değerlendirilmiştir. Çalışmanın 4. bölümü ise teori ve pratiğin sentezlenmesi ve analizi ile birlikte ortaya konan sonuç bölümüdür. Bu bölümde araştırma kapsamındaki örneklemler üzerinden elde edilen tüm veriler toplumsal cinsiyet açısından değerlendirilerek, sonuca ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Müzik, kadın, bağlama, çalıp söyleme, toplumsal cinsiyet, performans, müzik performansı, müzik alanı, Bourdieu.

BağlamaCinsel kimlikKadınlar+4
Seval Eroğlu
İstanbul Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
DoktoraAçık ErişimEN

Saz (bağlama) icrasında parmak vurma tekniği kullanarak ezgi kalıplarını üretme yöntemleri

The purpose of this study is to develop methods of performing melodic patterns in saz performance, using the parmak vurma (two hand tapping) technique. The performance is positionally represented using "position difference class" symbols that is obtained from "position & fingering symbolization system" and temporally represented with "pitch generation technique order pattern", and "string order pattern" in the study. The study examines how scales and maqam tunings is performed and recommends some playing methods using the melody creation capabilities of hands. Consequently methods are developed for playing a specific melodic pattern that is on any key and any scale.

Bağlama (Müzik aleti)Musical instrumentsInstrumentation techniques+1
Sinan Ayyıldız
İstanbul Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Sanatta YeterlikAçık ErişimTR

Anadolu Alevi-Bektaşi Âşıklık geleneğinde Âşık Nesimi Çimen ve ikitelli cura icrası

ÖZET Anadolu'da tarih öncesi ve sonrası zamanlarda insanlar müzik ve edebiyata ayrı bir ilgi duymuştur. Öyle ki kendi inançsal ve kültürel değerlerini bu iki sanat aracılığı ile anlatan, aktaran ve bu yolla yaygınlaştıran topluluklar var olmuştur. Anadolu Alevi-Bektaşileri bu ender topluluklardandır. Bu kültürde, çalgı eşlikli söz söyleme oldukça eski ve köklü bir gelenek olup folklorik bir yapılanmadan ziyade inancın parçası olmuştur. Söz ve müziğin üreticileri ve taşıyıcıları âşıklar, bu inanç ve kültürün yaşamasında ve geleceğe aktarılmasında önemli rol oynamışlardır. Genel Anadolu âşıklık geleneği içinde Alevi-Bektaşi âşıklık geleneği kendine özgü bir anlayışla yapılanmıştır. İnancını anlatan söz, çalgı, âşık üçlüsü kutsal olarak kabul edilmiştir. Alevi-Bektaşi cem törenlerinin ayrılmaz kutsal çalgısı bağlama, Anadolu'da ikitelli ve üç telli yapılarıyla çeşitlilik göstermektedir. İkitelli; Alevi-Bektaşi inancını, felsefesini ırızva, ruzba gibi yöresel isimleriyle geçmişten günümüze taşıyan en eski bağlama çeşididir. Ruzba düzeni olarak bilinen akortla (La-Mi) çalınan ikitelli bağlama (cura) özellikle Kahramanmaraş-Elbistan, Malatya-Arguvan gibi Alevi-Bektaşi kültürünün yoğun olduğu belli yörelerde semah ve deyiş icralarında kullanılmaktadır. Yerel âşıkların ve zakirlerin icrasıyla daha çok yöresel düzeyde kalan ikitelli bağlamanın, ulusal ve uluslararası düzeyde tanınmasında Âşık Nesimi Çimen'in rolü büyüktür. Nesimi, ikitelli cura icrası ile genelde Anadolu özelde Alevi kültürüne büyük hizmette bulunurken aynı zamanda bu çalgının yok olmasının da önüne geçmiştir. Tümdengelim yöntemiyle Anadolu âşıklık geleneği, Alevi-Bektaşi âşıklık geleneği, bağlama genelinde ikitelli saz ve Nesimi Çimen ikitelli cura icrasının örnek eserler üzerinden incelendiği çalışmamızda kaynak taraması, nota yazımı ve görüşme yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Âşıklık Geleneği, Alevi-Bektaşi Müziği, Nesimi Çimen, Nesimi Sazı, İkitelli cura (Ruzba, Irızva), Şelpe tekniği.

Aşık edebiyatıAşıklar(Aşıklık geleneği)Bektaşi müziği+4
Makbule Oral
Haliç University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

A comparative examination of tar performance and repertoire in TRT and Ministry of Culture institutions

In this study, it was focused on evaluating the usage process, performance and features of the tar instrument in the THM choirs of the Ministry of Culture and TRT, which has become a school for folk music performance in Turkey, has adopted traditional forms of performance as a principle and has been working in this direction for many years , as well as determining its similarities and differences. In addition to the findings obtained with this understanding, it is aimed to perform execution analyses of 6 works determined from various publications and to arrange the analyzed works for one semester teaching at Ege University DTMK. In the fourth chapter, the existence of the instrument in the historical process, its change and development, as well as the kinds of instruments that are considered similar, even though they contain different fields and qualities, are discussed. Later, Esadoğlu and Vekilov's work on the instrument and its use in Azerbaijani music were mentioned, and finally, his arrival in Turkey, his first use, structure and characteristics on the Istanbul radio were mentioned. In the fifth section, the establishment, working principles and the process of using the Tar instrument in the ensembles of the Ministry of Culture State THM Choirs, which are planned in accordance with the music policies of the Republic period in Turkey and the Turkish THM ensembles, which are formed with a new understanding, are discussed. In the last section, data on tar performance and repertoire in TRT and Ministry of Culture THM choirs were transferred separately and new findings were determined and evaluated by comparing similarities and differences. After that, 6 works selected from various publications, 3 of which belong to TRT and 3 of which belong to the Ministry of Culture THM choirs, were analysed by taking notes and arranged for one semester teaching at Ege University DTMK. Key words: Tar, Executive, Repertory, TRT, Ministry of Culture

ChoirMinisty of CultureMusic policies+6
Devrim Aycan
Haliç University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Niyazi Sayın, Sadrettin Özçimi, Ahmed Şahin ve Yavuz Akalın özelinde ney sazında tavır ve ekol ilişkisi

Ney sazının icrâsında Klasik Türk Mûsikî ekolünün temsilcisi olan Niyazi Sayın, geliştirdiği teknikler ile neyde elde edilmesi zor olan perdelerin icrâsını mümkün kılmıştır. Bu teknikler kendine özel dudak vibratosuyla, çarpmalarıyla, glissandolarıyla ve vurgularıyla şekil almış, melodik değişkenler ile kendini tamamlar nitelikte olmuştur. Bu çalışmada öncelikli olarak ney sazının tarihçesinden bahsedilmiş sonrasında tavır meselesi Türk Mûsikîsi ve ney sazı özelinde ele alınmıştır. Analizi yapılacak olan icrâların tavır unsurlarını belirlemek açısından meşk sisteminde öğretilen yöntemler esas alınmış ve nüanslar belirlenmiştir. Başka bir başlıkta tavrı belirleyen unsurların tanımları verilmiş, analizleri yapılan icrâlardan örnek şekiller verilmiştir. Ekol ve meşk meselesi Türk Mûsikîsi ve ney özelinde ele alınmış, Niyazi Sayın ve öğrencilerinin meşk silsilesinin yer aldığı biyografilere yer verilmiştir. Çalışmada incelemeleri yapılan peşrev ve saz semâisinin tanımlaması yapılmıştır. Çalışmanın bulgular bölümünde Neyzen Niyazi Sayın'ın ve onun talebelerinden Sadrettin Özçimi, Ahmed Şahin ve Yavuz Akalın'ın ney sazındaki tavır unsurları bireysel ve karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Çalışmada icrâ incelemeleri yapılan eserler Nedim Ağa'nın Sultânîyegâh peşrevi ve Saz semâisi olmuştur. Ait olunan meşk silsilesinin ve ekolün tavır açısından önemli oluşu hipotezine dayanarak somut biçimde eser icrâlarının tavır unsurları incelenmiş ve aralarındaki benzerlikler gösterilmiştir.

Akalın, YavuzKlasik müzikMüzik+7
Hatice Kübra Bozkurt
Haliç University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Sanatta YeterlikAçık ErişimTR

Neyzen Ulvi Erguner'in musiki çalışmaları ve ney taksimlerinin değerlendirilmesi

Neyzen Ulvi Erguner (1924-1974), İstanbul Fatih, Sultanselim semtinde doğmuştur. 20. yüzyılın üstad neyzenlerinden aynı zamanda hafız ve bestekâr Süleyman Erguner (1902-1953)'in en büyük çocuğudur. Küçük yaşlardan itibaren ney üflemeyi ve ilk musiki bilgilerini babasından almıştır. Ortaokul ve liseyi askeri okulda okumuştur. Kara Harp Okulu'ndan mezun olduktan sonra levazım subayı olarak Türk Silahlı Kuvvetleri'nde çalışmaya başlamıştır. Askerlik mesleğini yurt içinde ve 1958 yılından itibaren bir yıl süreyle Kore'de yerine getirirken ney ve musiki ile de meşgul olmuştur. 1964 yılında yarbay rütbesinde iken kendi isteğiyle emekliye ayrılmış; 1964 yılından 1967 yılına kadar TRT İstanbul Radyosu'nda akitli ney sanatçısı olarak çalışmıştır. TRT'nin teklifi üzerine emekliliğini sonlandırarak 1967 yılından itibaren İstanbul Radyosu'na 'Modal Tek Sesli Müzikler Müdürü' olarak atanmıştır. Bu görevi sırasında yaptığı sanatsal ve idari çalışmalar 'TRT ve Türk Müziği Tarihi' açısından büyük önem arzetmektedir. Ulvi Erguner'in TRT İstanbul ve Ankara Radyosu arşivlerinde ve diğer arşivlerde, dijital sosyal paylaşım platformlarında yaptığı birçok taksim ve ney ile eşlik ettiği icraları bulunmaktadır. Bununla beraber İstanbul Radyosu'nda hazırlayıp yönettiği 'Tarihi Türk Musikisi' koro programlarının kayıtları musiki tarihimize geçen önemli ve örnek koro kayıtları olması bakımından bu çalışmamızda yer verilmiştir. Ulvi Erguner'in ney taksimleri ve musiki çalışmaları üzerinde akademik ve sanatsal olarak günümüze kadar bir çalışma yapılmamış olması bu çalışmanın gerçekleşmesine sebep olmuştur. Bu nedenle önce Ulvi Erguner'in ilk ney ve musiki meşklerini aldığı dönemlerden itibaren babası ve dönemin üstadlarıyla gerçekleştirdiği musiki faaliyetleri ele alınmıştır. Ardından özellikle ney taksimlerinin tespiti, notaya alınması, incelenmesi yapılmıştır. Elde edilen verilerden hareketle 'Erguner Tavrı'ndaki neyzenliği ortaya konulmaya çalışılmıştır. Bunlardan başka Ulvi Erguner'in Türk musikisi tarihi, kültürü ve sanatı açısından yaptığı çalışmalarına da ayrıca yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Ulvi Erguner, Ney, Neyzen, Taksim

Erguner, UlviMüzikMüzik aletleri+7
Cengiz Atlan
Haliç University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Sanatta YeterlikAçık ErişimTR

Dilsiz kaval eğitimine yönelik metodolojik bir çalışma

Bu çalışmada, dilsiz kaval çalgısı eğitimine yeni başlayacak olan bireyler temel alınmıştır. Ülkemizde çalgı eğitimi genelde usta çırak ekseninde ilerlese de metotlu bir çalışma bilimsel eğitimin bir gereğidir ve kurallı öğrenmeyi içerir. Çalgı eğitiminde amaca ulaşmak sistemli bir çalışma ve doğru metotların uygulanması ile gerçekleşir. Bu çalışma Türk halk müziği nefesli çalgıları içinde önemli bir yere sahip olan dilsiz kaval çalgısının tanıtılması, başlangıç ve orta seviyede öğretim tekniklerinin sistematik bir şekilde ortaya konmasını içeren bir metot önerisidir. Alana ait literatür taraması yapılmış, elde edilen kaynaklardan araştırmanın amacına uygun bilgiler göz önünde bulundurulmuş ve rapora eklenmiştir. Çalışma sırasında çeşitli değişkenler üzerinde durulmuş ve bunların öğrenci başarısına etkileri dikkate alınmıştır. Araştırma raporunun giriş bölümünde Türk halk müziği nefesli çalgıları ve özellikle kaval ailesi hakkında açıklamalı bilgilere yer verilmiştir. Dilsiz kavalın eğitiminde karşılaşılan problemler ve çözüm yolları konusuna önerilerde bulunulmuştur. Eğitime başlamadan önce, temel çalışmalar başlığı altında kazanılması gereken genel bilgiler, teknikler ve çalışma yöntemleri konusunda bilgiler verilmiştir. Metot içerisinde kullanılan sözlü-sözsüz tüm eserler dilsiz kaval çalgısının çalımına adapte edilerek bir sistem içerisinde verilmeye çalışılmıştır. Metot çalışması 14'er haftalık toplam 3 periyot olarak hazırlanmıştır. 1. Periyotta, düz, temiz ses çıkarma ve parmak yerlerinin öğrenilmesi, uygun etüt ve eserler üzerinde, vibrato tekniği, bağlı üfleme, tekrar işaretleri, parmak ve nefes vurgusu kazanımları verilmiştir. 2. Periyotta, seçimli perde kullanımı, (seslerde kademe tercihi) farklı usuller içeren etüt ve eserler üzerinde usul ve metronom değişikliklerinin kazanımı, tercihli seslerin (üfleme şiddeti ile farklı kademelerden aynı sesin kullanımı) kullanım şekilleri, tiril, senkop, mordan, glissando, triole, nüans ve gürlük ifadelerinin kullanımlarının kazanımını sağlamak hedeflenmiştir. 3. Periyotta, Türk halk müziğindeki farklı dizilerdeki eser ve etütler üzerinde, dilsiz kaval çalgısı çalımına adapte edilerek repertuar kazanımı hedeflenmiştir. Anahtar Kelimeler: Dilsiz Kaval, Dilsiz Kaval Eğitimi, Metot, Çalgı Eğitimi, Türk Halk Müziği Çalgıları

KavalMüzik aletleriÇalgı eğitimi+3
Haydar Tanrıverdi
Haliç University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2020
00
DoktoraAçık ErişimTR

Hasan Uçarsu'nun geleneksel enstrümanları kullanma teknikleri ve bu tekniklerden yol çıkılarak yazılan eser; Geride Kalan

Bu tezin çalışma konusu, Hasan Uçarsu'nun "Eski İstanbul'un Arka Sokaklarında" isimli eserinin analizi üzerinden, geleneksel bir enstrümanın, çağdaş bir müzik içinde hangi yöntemlerle kullanabileceğini araştırmak ve geleneksel enstrümanların yer aldığı yeni bir eser bestelemektir. Bu tez, giriş, literatür araştırması, gereç ve yöntem, Hasan Uçarsu'nun hayatı ve bestecilik anlayışı, Eski İstanbul'un Arka Sokaklarında isimli eserin analizi, Geride Kalan ve sonuç başlıklarından oluşmaktadır. Hasan Uçarsu'nun eseri, form ve melodi, ritmik yapı, çokseslilik ve tını başlıkları altında incelenmiştir. Bu incelemeden yola çıkılarak bestelenen "Geride Kalan" isimli müzik, kanun, kemençe, viyolonsel ve piyano için yazılmıştır. Kanunun çok sesli bir müzik içinde kullanılabilmesi açısından, incelenen eser örnek alınmıştır. Fakat ilk eserden farklı olarak, ikinci eserin içinde geleneksel müzikten yapılan bir alıntı yoktur. İki eserin müzik dili birbirinden farklı yapıdadır. Sonuç bölümünde, bir klasik Türk müziği enstrümanının, tamamıyla makamsal yapıda olmayan ve çoksesli bir müzik içinde, son derece aktif bir şekilde yer alabileceği ve müziğe nasıl bir yenilik kazandırdığı açıklanmaktadır. Anahtar Kelimeler: Kanun, Çokseslilik, Hasan Uçarsu

BestecilikMüzik eserleriUçarsu, Hasan+3
Ayşecan Olgun
Haliç University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Başkemancılığın tarihsel gelişimi ve orkestradaki işlevi

Bu çalışmanın başlıca araştırma alanı başkemancılığın önemi ve orkestra geleneğindeki vazgeçilmez rolüdür. Başkemancılığın tarihçesinin yanında, başkemancıların günümüz orkestralarındaki durumu ve orkestra geleneğine katkıları ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. Ayrıca başkemancının,şef ve orkestrayla iletişimi ve liderlik yönü ele de alınmıştır. Çalışmanın ana eksenini oluşturan bu bölüme katkı sunacağı düşünülerek tarihsel süreçte varlık göstermiş çalgı topluluklarına ve ilk orkestralara da yer verilmiştir. Başkemancılık pozisyonunun ortaya çıkış sürecine bakıldığında daha çok müziğin yapısı, bestelenme biçimindeki değişikliğin etkili olduğu gözlemlenmiştir. Klavsenistlerin önderliğinde başlayan orkestra liderliğinin süreç içinde el değiştirdiği ve bu liderliği yaylı çalgıcılara devrettiği görülmüştür. İlerleyen dönemlerde bu yöntemin de yeterli bulunmayıp orkestra şefliği gibi bir konumun ortaya çıktığı tespit edilmiştir. Araştırmada başkemancının bir takım görevleri orkestra şefine devretmesiyle, görev alanının daraldığı da görülmüştür. Ancak bulunduğu pozisyonun ise daha ayrıntı barındıran rollere doğru evrildiği sonucuyla karşılaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Başkemancı, Senfoni Orkestrası, Çalgı Toplulukları

BaşkemancıKemanKemancılar+7
Musa Korkmaz
Haliç University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2019
00
Sanatta YeterlikAçık ErişimTR

Türk müziği çalgılarından oluşan orkestra için eser bestelenmesi, eserin icrası ve orkestrasyon açısından kazanımlar

Geleneksel Türk müziği çalgıları, kendileri için bestelenen müziklere sahip olmadıklarından dolayı uzun yıllardır teknik açıdan gelişme sıkıntısı yaşamaktadırlar. Tekseslilik ve çokseslilik ayrışmalarının tamamen dışında duran bir anlayışla ve ulusal müziğimizdeki bu ihtiyaca hizmet etmek amacıyla, geleneksel Türk müziği çalgılarından oluşan bir orkestra için, üç bölümlü olarak kurgulanan Toprak Süiti'nin, bestelenmesi ve sonrasında yaşanan sıkıntılar, geleneksel çalgılarımızın günümüzdeki eğitiminin yansıması, geleneksel çalgılarımızın solo çalgı olmasının yanında ayrıca bir orkestra içerisinde çeşitli görevleri de alabilme imkanlarının denenmesi, söz konusu müziğin kaydının yapılma süreci ve tüm bu evrelerden elde edilen kazanımlar bu tezin çalışma konusunu oluşturmuştur. Bu çalışma altı bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm olan girişte, tezin konusu, ikinci bölümde genel bilgilendirme, üçüncü bölümde ise çalışmanın gerçekleşmesinde izlenen yöntem ele alınmıştır. Dördüncü bölümde, Türk müziği, tekseslilik, çokseslilik gibi kavramların yanı sıra Türkiye'de çoksesliliğin gelişimi ve Türk müziğindeki çokseslilik meselelerine genel bir bakış yer almaktadır. Beşinci bölüm Toprak Süiti'nin bestelenme süreci, icra edilme süreci ve stüdyo kaydının yapılması süreçlerinin detaylandırıldığı ve bütün bu evrelerden elde edilen kazanımların anlatıldığı bölümdür. Geleneksel çalgılarımızın ve bu çalgıları icra eden sanatçılarımızın da hem teknik hem de müzikal açıdan gelişebilmesi için geleneksel çalgılarımızın ve bu çalgılardan oluşan topluluklarımızın kendilerine özel yeni müzikler bestelenmesi gerekliliği de çalışmanın altıncı bölümü olan sonuç kısmında vurgulanmıştır. Anahtar Kelimeler: Türk Müziği, Orkestrasyon, Beste, Çalgı

BestelerOrkestraOrkestrasyon+2
Oğuzhan Balcı
Haliç University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2020
00
Sanatta YeterlikAçık ErişimTR

Mey, Balaban ve Duduk sazlarının genel olarak incelenmesi ve kültürel perspektifte ele alınması

Bu çalışmada, geçmişten günümüze kadar olan süreçte belirli aralıklarla ele alınan mey, balaban, duduk çalgılarının kelime anlamları ve tarihsel süreçleri Helenistik Dönem'den başlayarak, günümüze kadar detaylı bir şekilde incelenmiştir. Mey, balaban, duduk çalgılarının biçimleri, bölümleri, ses karakterleri ve kullanım alanlarıyla birlikte, ortak yönleri incelenmiş olup çok az da olsa farklılıkları detaylı bir şekilde belirtilmiştir. Kullanılan ağaçların cinsi ve kamışların genel karakteristik özelliklerine değinilmiştir. Bu çalgıların yapımcıları ile bire bir görüşmeler sağlanmış ve fikir edinilmiştir. Ayrıca Anadolu'da mey, Azerbaycan'da balaban, Ermenistan'da duduk çalgıları bire bir gözlemlerle incelenmiş, bu çalgıları icra eden kişiler ile görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Bu görüşmeler doğrultusunda bu çalgıların yapım aşamasında kullanılan ağaçların isimleri, perde yapıları, üfleme teknikleri ve genel karakteristik özelliklerine değinilmiştir. Bulundukları coğrafi yapılar, kültürler ve folklorik çizgiler, kullanılan farklı diller ve yaşam şekilleri bu sazları ayrı bir kimliğe bürüdüğü görülmüştür. Yapılan gözlemlerden çıkarılan sonuç, bu üç üflemeli çalgının artık müzik dünyasında daha fazla yer bulması gerektiğidir. Gerek kendi kültürlerinde gerekse dünya müziklerinde oldukça sık kullanılmaya başlanılması bu çalgılara ayrı bir güç ve kimlik kazandırmıştır. Özellikle etnik müzikte kullanılan bu çalgılar dinleyicilere plaklarla, kasetlerle, çağın gerektirdiği tüm imkanlarla sunulmuştur. Bununla birlikte bu üç üflemeli çalgı için yapılan yorumlar ve edinilen bilgilerde çok büyük eksiklikler gözlenmiştir. İnternet ve sosyal medya ortamında verilen eksik ve yanlış bilgilendirmeler, bu çalgılarımıza oldukça zarar verdiği dikkati çekmektedir. Milli değerleri yansıtan bu çalgılar manevi ve kültürel değerlerle yüceltilmeli ve bilimle desteklenmelidir. Bu çalgıların yapımcılarından, icracılarına hatta dinleyicileri de bilinçlendirilerek gelecek kuşaklara aktarılması ve böylelikle de bu çalgılarla ilgili düşünceleri daha iyi kontrol altına alınabileceği düşünülmektedir. Böylelikle de gelecek kuşaklara daha gerçekçi bilgilendirmeler yaparak, daha hoş görülü olarak, milli, kültürel ve manevi değerleri korumuş oluruz. Anahtar Kelimeler: Mey, duduk, balaban, karakteristik özellikler

BalabanDudukKarakteristik özellikler+4
Zafer Eren
Haliç University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Dilsiz kaval icrasında alterasyon ve süsleme işaretlerinin incelenmesi

Bu çalışmada Anadolu'da, dilsiz kavalın tanımı, tarihçesi yapısal özellikleri, yörelere göre farklılık gösteren çalım teknikleri üzerinde alterasyon ve süsleme işaretleri incelemesi yapılmıştır. Kaval Anadolu'da önemli bir yer edinmiş ve çok eski dönemlerden beri var olmuş bir enstrümandır. Dilli ve dilsiz olmak üzere sınıflandırılmaktadır ve her birinin iki farklı perde yapısı bulunmaktadır. Çalışmada çalış teknikleri hakkında dilli kaval için horlatmalı ve düz olmak üzere iki çalım tekniği olduğu ve dilsiz kaval için de 1. Ve 2. Pozisyon çalım tekniği olduğu belirtilmiştir ve bu teknikler açıklanmıştır. Dilsiz kaval için de yine ayrıca horlatmalı çalım tekniğinin olduğu belirtilmiştir. Dilsiz kaval üzerinde belirtilen tekniklerin alterasyon işaretleri ile ifadesi örneklerle açıklanmış yöresel tavırlara göre farklılık gösteren çalımların nota üzerinde gösterimi alterasyon ve süsleme işaretleri ile kaval icrasına göre ele alınmıştır. Yapılan çalışmada Anadolu'da yörelere göre kaval çeşitleri hakkında bilgi verilip konu üzerine dilsiz kaval için yapılmış metodolojik çalışmalarda alterasyon ve süsleme işaretlerinin icracının yöresel tavırları bozmadan aktarımı ve çalınacak eserlerin kaval çalım şekline göre nota üzerinde ifade edilmesinin, incelenmesinin kaval icrasında ve eğitiminde katkı sağlayacağı düşünülmüştür.

KavalMüzik aletleriSüslemeler+4
Uğur Eren Erdoğan
Haliç University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Osmanlı dönemi Türk musikisinde kullanılan telli mızraplı çalgılar ve bugüne yansımaları

Bugünkü müzik kimliğimizin bir parçası olan, Türk musikisi adı ile anılan müzik türünün tarihi Osmanlı öncesine dayanır. Osmanlı Devleti öncesinde yaşayan, İbn-i Sina, Farabi, Safiyüddin Abdülmümin Urmevi gibi müzik ve bilim adamlarının müzik teorisi eserleri bunun kanıtıdır. Osmanlı Devleti, Türk musikisini var olduğu yıllar boyunca kullanmış ve bu türe kendilerine has bir kimlik kazandırmışlardır. Yüzyıllar süren Osmanlı Devleti sürecinde, çağın gereği ya da ihtiyaçlarına uygun şekilde Türk musikisi çeşitli değişimler yaşamıştır. Bu değişimlerin en önemlilerinden birinin Türk musikisi çalgılarında yaşanan değişimler olduğu düşünülerek bu çalışma hazırlanmıştır. Çalışmanın amacı Türk musikisi çalgılarının Osmanlı döneminden bugüne gelirken yaşadığı değişimi tespit etmektir. Ancak çalışmanın kapsamının yüksek lisans tezi içinde kalabilmesi için, çalışma tüm Türk musikisi çalgıları yerine, Osmanlı döneminde kullanılan telli mızraplı çalgıların araştırılması ile sınırlanmıştır. Çalışma dört bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde, araştırmanın amacı ve yöntemleri anlatılmıştır. İkinci bölüm, Osmanlı Döneminde, Türk musikisinde kullanılan telli mızraplı çalgıların hangileri olduğu ve fiziksel özelliklerinin kaynaklardan tespitidir. Üçüncü bölüm günümüz Türk musikisi icrasında kullanılan telli mızraplı çalgıların özellikleri ile Osmanlı döneminde kullanılan aynı çalgıların değişimlerinin belirlendiği bölümdür. Sonuç bölümünde ise çalışma içinde elde edilen tüm bulgular maddeler halinde verilmiştir. Anahtar Kelimler: Türk musikisi, Telli Mızraplı Çalgılar, Osmanlı Dönemi.

MüzikMüzik aletleriMüzik tarihi+5
Arif Cüneyt Kayat
Haliç University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Lisans eğitimlerinde kanun çalgısını icra edenlerin öğrenme ve eğitim sürecinde yaşadıkları sorunlar

Bu araştırmada, Lisans Eğitimlerinde Kanun Çalgısını İcra Edenlerin Öğrenme ve Eğitim Sürecinde Yaşadıkları Sorunlar ortaya konmaya çalışılmıştır. Araştırmanın evrenini konservatuarlar, müzik eğitimi anabilim dalları ve güzel sanatlar fakültelerinde kanun çalgı eğitimi alan öğrenciler ve kanun çalgı eğitimi veren öğretim elemanları oluşturmuştur. Ayrıca, lisans düzeyinde mesleki müzik eğitimi veren tüm kurumlara ulaşılmaya çalışılmıştır. Betimsel tarama modeli kullanılan bu araştırmada, kanun çalgı eğitimi alan öğrencilere anket uygulanmış bunun dışında öğretim elemanlarına uygulanan görüşme formuyla araştırmaya nitel bir boyut kazandırılmaya çalışılmıştır. Kanun çalgı eğitiminde, kullanılan metotların ve yöntemlerin farklı bir anlayış içerisinde olması yanında icra kısmında da farklı problemler olduğu görülmüştür. Elde edilen sonuçlara göre; sol el tekniğinde öğrencilerin sorunlar yaşadığı, kanun çalgı eğitimi alan öğrenciler ile öğretim elemanları arasında iletişimin olumlu yönde olduğu, öğrencilerin çalgıyı temin etme konusunda sıkıntılar yaşadığı sonuçlarına ulaşılmıştır. Sonuçların ardından var olan sorunlara çözüm önerileri getirilmiştir.

EğitimKanunMüzik+6
Yekta Özgür Eryiğit
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'de müzik eğitimi anabilim dallarından bireysel çalgı keman eğitimi mezunu olan müzik öğretmenlerinin çalgılarını derslerinde kullanma durumları (Van ili örneği)

Bu araştırma müzik öğretmenliği programlarının en önemli unsurlarından biri olan çalgı eğitimi üzerine yapılmıştır. Müzik Eğitimi Anabilim Dallarından mezun ana çalgısı keman olan, Van ilinde bulunan müzik öğretmenlerinin derslerde keman çalgısını ne oranda kullandıkları ve aldıkları bu eğitimin müzik derslerinde kullanabilme durumları incelenmiştir. Öğretmenlerin derslerde kullandıkları çalgı tercihleri incelenmiştir. Yapılan görüşmeler sonucunda çıkan sonuçlara göre öneriler yapılmıştır. Genel olarak katılımcılar derslerde daha çok org, bağlama, gitar, blok flüt, kullanmayı tercih etmişlerdir. Aynı zamanda öğrendikleri etüt ve eserlerin derslere yansımadığını ifade etmişlerdir. Genellikle çalgılarını solo çalmak, dikkat çekmek, çalgıyı tanıtmak amacıyla kullandıkları gözlemlenmiştir. Geleneksel müziklerimiz olan Türk Halk Müziği ve Türk Sanat müziğinin, keman eğitiminde az yer aldığı sonuçlarına ulaşılmıştır.

Eğitim araçlarıKemanMüzik+7
Murat Zeydan
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Klasik gitar eğitiminde Türk halk müziği düzenlemelerinin kullanım durumu

Bu çalışmada, klasik gitar için yazılmış Türk Halk Müziği düzenlemelerinin, Türkiye'deki eğitim fakültelerine bağlı müzik eğitimi anabilim dallarındaki kullanım durumu, klasik gitar eğitimine sağladığı katkı ve konu hakkındaki öğretim elemanı görüşlerinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Bu araştırma betimsel bir çalışma olup, model olarak genel tarama modelindedir. Aynı zamanda durum saptamaya yönelik amacı doğrultusunda tür olarak "keşfedici" bir araştırmadır. Araştırmanın evrenini, Türkiye'deki üniversitelere bağlı eğitim fakülteleri güzel sanatlar eğitimi bölümü müzik eğitimi anabilim dallarında görev yapan klasik gitar öğretim elemanları oluşturmaktadır. Örneklem grubu ise, ankete yanıt veren öğretim elemanlarından (22) oluşmaktadır. Örneklem grubuna uygulanan ankette; demografik bilgilere ilişkin olarak klasik gitar öğretim elemanlarının unvan, eğitim düzeyi, çalışma süresi ve ders verdikleri sınıf düzeyi dağılımları, klasik gitar eğitiminde kullanılan Türk Halk Müziği düzenlemelerinin çeşitli değişkenlere göre kullanım durumu ile bu düzenlemelerin hangi sınıf düzeylerinde kullanıldığı sorgulanmıştır. Araştırmacı tarafından oluşturulan bu ankette, görüş içeren 3 seçenekli likert tipi sorular ve çoktan seçmeli sorular yer almaktadır. Anket sonucunda elde edilen veriler yüzde frekans analizi yapılarak çözümlenmiştir. Çalışma sonucunda, klasik gitar için yazılmış Türk Halk Müziği düzenlemelerinin en çok lisans düzeyinde kullanıldığı, çoğunlukla bilinen düzenlemelerin kullanıldığı ve eser seçiminde en çok müzikal beğeniye önem verildiği, ayrıca öğretim elemanlarının genel olarak kendi çalıştıkları/seslendirdikleri düzenlemeleri öğrencilerine çalıştırdıkları tespit edilmiş olup, bilinmeyen düzenlemelerin daha çok olduğu ortaya çıkmıştır.

EğitimGitarHalk müziği+5
Murat Bozyiğit
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'deki güzel sanatlar liseleri çalgı eğitimi kanun dersi öğretim programının uygulanışına yönelik öğretmen ve öğrenci görüşleri

Bu araştırma Türkiye'deki Güzel Sanatlar Liseleri (GSL) müzik bölümlerinde Çalgı Eğitimi (Kanun) Dersi Öğretim Programının uygulanışına yönelik öğretmen ve öğrenci görüşlerini belirli boyutlarıyla ele alıp incelemek ve ortaya çıkan verilerle Öğretim Programının geliştirilmesine yönelik görüş ve önerilerle katkıda bulunmak amacıyla yapılmıştır. Araştırma var olan durumu ortaya koymak amacıyla betimsel yöntem kullanılarak gerçekleştirilmiş; veri toplama araçları olarak, kaynak tarama ve anket tekniğinden yararlanılmıştır. Kaynak tarama çalışmasında konu ile ilgili kitaplar, bilimsel yazılar ve tezler incelenmiş; Internet ortamından da kaynak tarama kapsamında yararlanılmıştır. Bu yöntemle araştırmaya zemin oluşturacak eğitim, sanat, sanat eğitimi, müzik, müzik eğitimi, kanun, kanun eğitimi, Güzel Sanatlar Liseleri ve öğretim programları konuları incelenmiştir. Verilerin büyük bölümü anket uygulanarak elde edilmiş; ülkemizde kanun eğitimi verilen 21 GSL'den örneklem grubunu oluşturan 19 öğretmen ve 99 öğrencinin görüşlerine başvurulmuştur. Anketler tablolaştırılıp temel istatistiksel hesaplamalarla yorumlanmıştır, elde edilen bulgu ve yorumlara göre sorunların çözümüne yönelik öneriler geliştirilmiştir. Türkiye'de GSL'de kanun eğitimi ile ilgili yapılmış ilk çalışma olan bu araştırmada kanun öğretmenlerinin ve öğrencilerinin taşıdıkları belli başlı özellikler, kanun öğretmenleri ve öğrencilerinin Çalgı Eğitimi Kanun Dersi Öğretim Programının uygulanışına ilişkin görüşleri, ders içinde kullanılan metot ve kitaplar, ölçme ve değerlendirme yaklaşımları, öğretmen ve öğrencilere göre kanun eğitiminde karşılaşılan problemler ve kanun eğitiminin geliştirilmesine yönelik görüş ve öneriler ortaya konmuştur.

Güzel sanatlar liseleriKanunMüzik+5
Derya Avci
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00

İlgili konular