National Struggle

142 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

II. TBMM Urfa milletvekilleri ve siyasi faaliyetleri (1923-1927)

Osmanlı Devletinin ağır ve yorucu geçen Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra, imzalanan Mondros Ateşkes Antlaşması ile Anadolu toprakları, İtilaf Devletleri tarafından işgal edilmiştir. Anadolu halkı, işgallere karşı yerel direnişlerde bulunmuştur. Bu dönemde, en büyük tepki ve topyekün bağımsızlık mücadelesini, Mustafa Kemal Paşa Anadolu'ya geçip milletle bütünleşerek verecektir. Milli Mücadele'nin hazırlık aşamaları çerçevesinde; Amasya Genelgesi, Erzurum ve Sivas Kongrelerini düzenleyen Mustafa Kemal Paşa, bağımsızlık fikrini ateşlemiştir. Düşmana karşı bir taraftan bağımsızlık savaşı başlatılırken, bir taraftan da milli birlik ve milli mücadele adına önemli adımlar atılmaya başlanmıştır. Bunlardan birisi de; Mebusan Meclisi'nin yeniden açılmasıdır. Ancak İtilaf Devletleri, 16 Mart 1920 tarihinde İstanbul'u işgal edecek ve Mebusan Meclisi'nin dağıtacaklardır. Osmanlı Mebusan Meclisi'nin dağılmasından sonra Mustafa Kemal Paşa Ankara'da yeni bir meclis kurmak için hemen harekete geçmiştir. 23 Nisan 1920 tarihinde Ankara'da yeni bir meclis açılmıştır. Egemenliğin halka dayandırıldığı yeni açılan Türkiye Büyük Millet Meclisi, milli kurtuluş mücadelesinin kazanılması ve yeni Türk Devleti'nin temellerinin atılması gibi iki onurlu ve önemli görevi başarıyla tamamlamıştır. Savaştan sonra, Birinci TBMM seçim kararı almış, 11 Ağustos 1923 tarihinde İkinci TBMM açılmıştır. II. Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne Urfa'dan; Yahya Kemal Bey (BEYATLI), Ali Fuat Bey (BUCAK), Hüsrev Bey (GEREDE), Saffet Kemalettin Bey (YETKİN), Mehmet Refet Bey (TOPÇUOĞLU) ve Mehmet Refet Bey (ÜLGEN) isimlerinde altı milletvekili katılmıştır. II. TBMM, Cumhuriyeti ilan eden meclis olmuştur. Halifeliğin Kaldırılması, Medeni Kanun, 1924 Anayasası ve daha birçok önemli gelişme, 1923-1927 arasında faaliyet gösteren II. TBMM döneminde alınan önemli kararlardır. Bu çalışmanın amacı; yeni Türkiye Cumhuriyeti'nin inşasında; Urfa Milletvekillerinin, üstlendikleri görevleri ele almaktır. II. TBMM Döneminde Kurtuluş Savaşını sona erdiren Lozan Barış Antlaşması imzalanmış, Cumhuriyet ilan edilmiş, Halifelik kaldırılmış, 1924 Anayasası'nın yürürlüğe konması gibi pek çok önemli gelişme yaşanmıştır. Ayrıca bir diğer amaç; Urfa Milletvekillerinin, Urfa şehrinin kalkınması, sorunlarının çözülmesi adına yürüttükleri faaliyetleri ortaya çıkarmaktır. Anahtar Sözcükler: TBMM, Urfa, Milletvekili, Mustafa Kemal Paşa, Milli Mücadele.

Atatürk, Mustafa KemalMilletvekiliMilli Mücadele+5
Arda Kanatlı
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Milli mücadelede Simav ve çevresi

Tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapan Simav, Ege Bölgesi'nin diğer bölgelerle kesişme noktasındadır. 15 Mayıs 1919 tarihinde İzmir'in işgal edilmesiyle başlayan Yunan işgali ve mezalimi Batı Anadolu Bölgesi'nin birçok yerine yayılmış, bu yaşananlara tepki olarak da birçok yerde Müdafaa-i Hukuk Cemiyetleri kurulmaya başlamıştır. Bu yerlerden birisi de Simav olmuştur. Simav'da 1 Kasım 1919 tarihinde Simav Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti kurulmuş ve faaliyetlerine başlamıştır. Birçok yerde olduğu gibi Simav'da da Kuva-yı Milliye karşıtları ortaya çıkmış ve onlarda faaliyetlerine başlamış, Çerkez Ethem'in Simav'a gelmesinden sonra onun çalışmaları neticesinde bu karşı hareket susturulmuştur. Yunan işgaline uğrayan yerlerden birisi olan Simav farklı tarihlerde Yunan askerleri tarafından, 1 Eylül 1920, 22 Ağustos 1921 ve 12 Ekim 1921 tarihlerinde olmak üzere üç kez işgal edilmiştir. Halk işgale karşı çıkmıştır. Bu mücadelede bazıları canlarını verirken, yine birçok Simavlı da sürgüne gönderilmiştir. Büyük Millet Meclisi'nin Yunan ordusuna karşı vermiş olduğu mücadelenin son safhasını oluşturan Büyük Taarruz ile Simav da 5 Eylül 1922 tarihinde işgalden kurtarılmıştır. Aynı şekilde Büyük Taarruz ile Simav çevresindeki yerleşim yerleri olan, Emet, Gediz ve Uşak'ta da Yunan işgali son bulmuştur. Anahtar Kelimeler: Kuva-yı Milliye, Yunan, Mehmet Arif Efendi, Simav, Çerkez Ethem, İbrahim Ethem, Rasih Efendi, Mehmet Nuri Efendi, Yusuf Cemil Bey.

Kuva-yı MilliyeKütahya-SimavMilli Mücadele+1
Erkan Açıkgöz
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Müdafaai Hukuk Cemiyeti ışığında Milli Mücadele Döneminde Türk halkı

Osmanlı Devleti'nin dağılma döneminin son aşamalarında siyasi, ekonomik ve toplumsal dinamiklerinin I. Dünya Savaşı'nın etkisi ile ağırlığının yavaş yavaş ortadan kalkmaya başladığı ve üst üste gelen yıpratıcı muharebelerin verdiği kalıcı hasarların etkisinden kurtulmak için son döneminden itibaren Anadolu'da oluşmaya başlayan ve gün geçtikçe filizlenen Milli Mücadele hareketinin, hayata geçirilmek istenen yenilikçi düşüncelerin, Mustafa Kemal önderliğin de gerçekleştirilen oluşumun Anadolu'daki etkileri ve halkın birlikte göstermiş olduğu dayanışmayı ve bu süreç içerisinde toplumda yaşanan Milli Mücadele hareketinin etkilerini görüyoruz. Anahtar Kelimeler: Osmanlı Devleti, Milli Mücadele Dönemi, Mustafa Kemal Paşa, Türk Halkı, Türk Kadını, Kamuoyu, Miting, Hatıra, Dinamik

AtatürkKamuoyuMilli Mücadele+5
Merve Uslu
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Milli Mücadele'de Türk kadını ve Çukurovalı kadınlar

Tezimizin temel amacı Milli Mücadele döneminde gerek cephe gerisinde gerekse bizzat cephede önemli görevler üstlenmiş Türk kadınlarının rolüdür. Bu amaçla Türk kadınının geçmişten günümüze kadar ki geçirdiği evreleri anlatmaya çalıştık. Tezimin ana konusu olan Milli Mücadele Dönemindeki Türk kadınlarının faaliyetleri ve Çukurova yöresi civarındaki Türk kadınlarının yapmış oldukları hizmetlerini esas alarak tezimi 4 bölüm şeklinde hazırlamaya çalıştım. Giriş bölümünde Milli Mücadele Dönemine kadar Türk kadınının tarihsel süreç içindeki rolü hakkında bilgi verilmiştir. Birinci Bölümde, Osmanlı'nın son dönemlerinden Kurtuluş Savaşı Öncesine kadar ki Türk kadınlarının faaliyetlerinden bahsedilmiştir. İkinci Bölümde, Milli Mücadele'de gerek cephe gerisinde gerekse bizzat cephede vazife alan Türk kadınlarından söz edilmiştir. Üçüncü Bölümde, Çukurova bölgesi hakkında genel bilgilendirme yapılmış ve Milli Mücadele'de Çukurova bölgesindeki kadın kahramanların çalışmaları ayrıntılı olarak ele alınmıştır.

KadınlarMilli MücadeleMilli Mücadele Dönemi+3
Burak Can Uğurluay
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İstanbul basınına (Vakit gazetesi) göre Lozan Barış Konferansı müzakereleri

Lozan Barış Antlaşması, 20. yüzyıl Türk tarihinin en önemli siyasi olaylarından birisidir. Bu antlaşma, Birinci Dünya Savaşı'nın devamı mahiyetindeki İstiklâl Harbi'ni nihayete erdiren ve yeni bir döneme kapı aralayan tarihî bir vesikadır. Bu tarihî vesika yeni dönemin temel yapı taşı olarak da kabul edilebilir. Bu antlaşma, aynı zamanda yeni dönemin, özgür ve bağımsız bir devlet olarak uluslararası camiada tanınmasını ve kabul edilmesini sağlamıştır.Bu çalışma, böyle önemli tarihî bir olayın öncesinde ve sonrasında, bu konu ile alakalı olarak, yaşanan gelişmeleri incelemek ve ayrıca Lozan Barış Konferansı müzakereleri sürerken dönemin gazetelerinden birisi olan Vakit gazetesinin bu sürece bakış açısını irdelemek amacıyla hazırlandı.Bu çalışmada ikinci bölüme kadar olan kısımda, Birinci Dünya Savaşı'ndan Büyük Taarruz'a kadar olan, kısaca, siyasi ve askeri gelişmelerinin yanında çalışmada ana kaynak olarak kullanılan Vakit gazetesinin tanıtımı ile Lozan Barış Konferansı'nın hazırlıkları ele alınmıştır. İkinci ve üçüncü bölümler Lozan Barış Konferansı müzakerelerinin Vakit gazetesinin bakış açısıyla değerlendirilmesini içermektedir. Dördüncü bölüm ve sonuç kısmı ise antlaşmanın imzalanması, antlaşmanın TBMM' de değerlendirilmesi ve genel bir değerlendirme şeklinde ele alınmıştır.Bu çalışmanın hazırlık aşamasında o dönemi anlatan, o döneme vurgu yapan kitap, hatırat ve makalelerin dışında ağırlıklı olarak Vakit gazetesinden yararlanıldı.Anahtar Kelimeler: Vakit Gazetesi, Lozan, Lozan Barış Konferansı, Millî Mücadele, Lozan Barış Antlaşması, Türk Delege Heyeti, TBMM.

BasınGazetelerLozan Antlaşması+7
Hacı Mehmet Kara
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Belgelerle Mudanya Mütarekesi'nin bilinmeyen yönleri

Birinci Dünya Savaşı'ndan yenik çıkan Türk ulusu, İngiltere, Fransa, İtalya, Yunanistan ve Doğu da Ermeni saldırılarıyla kendini bir anda yeni bir savaşın içinde bulmuştur. İtilaf Devletleri ve bu devletlerin desteklediği Yunanlılar ve Ermeniler Mondros Ateşkes Antlaşması'na dayanarak Anadolu'nun değişik bölgelerini işgal ederek Türkleri yeni bir savaşın içine çekmişlerdir. Yunanlılarla yapılan Birinci ve İkinci İnönü muharebeleri ile Sakarya ve Büyük Taarruz Meydan Savaşını Türk ordusu kazanmış akabinde İtilaf Devletleri'nin 23 Eylül 1922 tarihin de verdikleri nota üzerine Mudanya da ateşkes görüşmeleri başlamıştır. Mudanya da Yunanlılarla Türkler arasında yapılan savaşı bitirmek amacıyla 8 oturum yapılmış bu oturumlar sonunda 11 Ekim 1922 tarihinde Mudanya Ateşkes Antlaşması imzalanmıştır. Bu Antlaşma 14 Ekim 1922 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu antlaşmaya göre Yunanlılar Doğu Trakya'yı 15 gün içerisinde boşaltacak ve boşaltılan bölgeler İtilaf Devletlerine teslim edilecek, İtilaf Devletleri de en geç 30 gün içerisinde Doğu Trakya'yı TBMM'ne teslim edecekti.Mudanya Ateşkes Antlaşması imzalandıktan sonra Mudanya Ateşkes Antlaşması'na aykırı bir takım olaylar gelişmiştir. Bu olaylar daha çok Yunanistan, İngiltere ve Ermenistan tarafından yapılmıştır. Yunanlılar Ege sahillerine Ayvalık Kuşadası kısımlarına sürekli kendi topraklarından korsanlar göndererek bu bölgede yaşayan halkın malına canına kast etmiş bölgede yaşayan kadınların bir kısmını kaçırarak ırzına geçmiş bölge halkının evlerini yıkarak hayvanlarının bir kısmını çalmıştır. Yunan savaş gemileri Türk karasularında Türklere ait olan gemileri durdurmuş gemiler içinde aramalar yapmıştır. Yunanlıların yapmış oldukları bu korsan faaliyetlere İtilaf Devletleri kayıtsız kalmış karakol gemisi olarak tamir edilmek istenen İstanbul'da bulunan gemilerin onarılıp ege sahillerinde karakol vazifesi olarak görev yapmasına izin vermemiştir. İngiltere Mudanya Ateşkes Antlaşması imzalandıktan sonra Kayseri yetimhanesi tarafından İstanbul yetimhanesine gönderilen yetimleri eline geçirerek Ermeni patrikhanesine teslim etmiş Ermenilerde bu çocukları yakın doğu yardım kuruluşunun korumalarıyla yurt dışına çıkarmışlardır. Ermenilerin yapmış olduğu bu faaliyetten haberi olan yetkililer bu çocukların kurtarılması için Refet Paşa'ya gerekli talimatları vererek bu çocukların kurtarılması için çalışmaların başlatılmasını istemiştir. Refet Paşa'da gerekli çalışmaları yaparak bu çocukların bir kısmını kurtarmıştır. Bu gelişmeler ışığında Mudanya Ateşkes Antlaşması Lozan Antlaşması'na giden bir yol haritası olmuştur.Anahtar Kelimeler: Mudanya Ateşkes Antlaşması, Mudanya Görüşmeleri, Mudanya Beldesi, Mustafa Kemal Paşa, İsmet Paşa.

Dünya Savaşı IMilli MücadeleMudanya Mütarekesi
Hacı Kayabal
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Saruhan Sancağı'nda Mondros Mütarekesi sonrası Kuva-yı Milliye faaliyetleri

Tez çalışmamızda temel gayemiz, Saruhan Sancağı'nda Yunan mezalimi karşısında yöre halkının Milli Mücadele'deki yerini ve rolünü tespit ederek, milli tarihimize kısmen katkıda bulunabilmektir. Ayrıca, Ege Bölgesi'nde farklı yörelerdeki Mondros Mütarekesi'ne tepkiye yönelik kuva-yı milliye hareketleriyle ilgili araştırmalar, bizi de Saruhan Sancağı'nda araştırma yapmaya yöneltmiştir. Dört bölümden oluşan araştırmamızın giriş bölümünde; Birinci Dünya Savaşı'na giden yol, savaşın kaybedilmesi, Osmanlı Devleti'nin Mondros Mütarekesi'ni imzalamak zorunda kalması ve bunu müteakip İzmir'in işgalinin halkta oluşturduğu endişe izlemektedir. Gayri nizami harp unsurlarınca tepkilerin oluşumu, milis güç hareketinin Saruhan Bölgesi'ndeki faaliyetleri ve kuva-yı milliyecilerin rolleri, konuları ele alınmıştır. Birinci bölümde; Mondros Mütarekesi sonrası İzmir'in işgali ve gelişmeler başlığında Yunanların Anadolu'ya girişleri, İzmir'in İşgali, megola idea mefkuresinde Yunan işgali ve Yunan mezalimi, Yunan işgalinin yayılmasının Türk ve Dünya basınında yankılarına değinilmiştir. İkinci bölümde; İzmir işgali ve çevresinde yöresel tepkiler başlığında, Yunan ve Rum mezalimleri karşısında bölgedeki Türk halkının durumu, İzmir ve Saruhan çevresindeki yörelerde işgallere karşı gerçekleştirilen protestolar ve mitingler, Yunan işgaline tepki, kuva-yı milliye ruhu nedir ve faaliyetleri nelerdir, Yunan mezalimine karşı müdafaa-i hukuk cemiyetlerinin kurulması açıklanmıştır. Üçüncü bölümde Saruhan Sancağı'nın işgali ve tepkiler, Yunan ve Rum mezalimleri karşısında bölgedeki Türk halkının durumu, Yunanlıların Saruhan Sancağı'na girmesi ve işgali, Saruhan Sancağı'nda Yunan zulümleri anlatılmıştır. Dördüncü bölümde, Saruhan Sancağı'nda bölgesel kuva-yı milliye ruhu, Akhisar, Soma, Gördes, Demirci, Selendi, Kula, Alaşehir, Salihli yörelerinde işgaller ve tepkiler, Alaşehir Kongresi ve kararları, Saruhan Bölgesi'nde Çerkez Ethem'in direnişe katılması, Poyrazlılar Olayı, kuva-yı milliyeci Mustafa Bey olayı, Saruhan Bölgesi'nde kuva-yı milliyenin usulsüz finasman ve yargılama hareketleri ifade edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Saruhan Sancağı, Mondros Mütarekesi, İzmir İşgali, Yunan Mezalimi , Kuva-yı Milliye, Çerkez Ethem, Demirci Mehmet Efe, Alaşehir Kongresi, Kuva-yı Seyyare, Poyrazlılar Olayı, Mustafa Bey Olayı.

Kuva-yı MilliyeMilli MücadeleMondros Mütarekesi+6
Mustafa Kadakoğlu
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Çerkez Ethem'in Kurtuluş Savaşı'ndaki faaliyetleri

30 Ekim 1918 tarihinde imzalanan Mondros Ateşkes Antlaşması'yla Osmanlı Devleti, I. Dünya Savaşı'nın yenilgisini kabul etmiş sayılmaktadır. Mondros Ateşkes Antlaşması, Osmanlı Devleti gibi iki cihana 600 yıl boyunca hükmetmiş bir devletin sonu değil, aynı zamanda bir milleti olan Türklüğün yok edilmek istenmesinin neticesidir. Mondros Ateşkes Antlaşması'yla savunmasız bırakılan Anadolu halkı, kendilerini savunmak için yerel direniş örgütü olan Kuvâ-yi Milliye birliklerini oluşturmuşlardır. Yunanlıların 15 Mayıs 1919 tarihinde İzmir'i işgal etmesi, Anadolu ve bölge halkının hızlıca teşkilatlanmasına neden olmuştur. Düzensiz olarak örgütlenen teşkilatlar içerisinde önemli olanlardan biri, Çerkez Ethem öncülüğünde kurulmuş olan Kuvâ-yi Seyyâre'dir. Kuvâ-yi Seyyâre işgallere karşı müdahalelerde ve yerel isyanları bastırmada büyük rol oynamış, merkezi otoritenin güçlenmesine katkı sağlamıştır. İzmir'in işgali ile başlayan dış güçlerin Anadolu'da yayılması, Yunanlıların Ege Bölgesi'nin içlerine kadar ilerlemesiyle devam etmiştir. İşgallere karşı Batı Anadolu'da Kuvâ-yi Milliye örgütlenmesi oluşmuştur. Rauf Orbay, Kuvâ-yi Milliye örgütünün ilerlemesi ve Yunanlıların memleket topraklarından atılması için Bandırma'ya giderek, Çerkez Ethem ve ağabeyleri ile görüşerek, Milli Mücadele'ye desteklerini istemiştir. Milli Mücadele'ye katılarak, başlangıçta Yunan ilerlemesini durdurmuş ve ülkede meydana gelen iç isyanları başarıyla bastırarak Anadolu'da kurulan yeni ve düzenli Türk ordusunun teşkilatlanması için yaklaşık bir buçuk yıl gibi bir zaman kazandırmıştır. Bu sayede de Türk İstiklal Harbi'ne önemli bir katkı sağlamıştır.

Kurtuluş SavaşıKuva-yı MilliyeMilli Mücadele+3
Tuğçe Özsoy Kazdal
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye Cumhuriyeti İnkılâp Tarihi ve Atatürkçülük derslerinde "İstiklâl Yolu"nun öğretimi: (Mevcut ders kitapları, öğretmen ve öğrenci görüşleri ve çağdaş yayınlar ışığında yeni bir etkinlik paketi tasarımı)

Çalışmada 2015 – 2016 Eğitim Öğretim döneminde Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı ortaokul ve liselerde okutulmakta olan Sosyal Bilgiler dersi ile Türkiye Cumhuriyeti ve Atatürkçülük derslerinde "İstiklâl Yolu" konusuna yer verilmesinin, milli duyguları pekiştirebileceği düşünülerek tarih eğitimine kazandırılması amaçlanmıştır. Bu doğrultuda "İstiklâl Yolu" konusu ile alakalı 2015 – 2016 eğitim-öğretim dönemine ait mevcut ders kitapları ile birlikte tamamlanmış ve tamamlanma aşamasındaki çağdaş yayınlar incelenmiş olup, "İstiklâl Yolu'nun" öğretiminde kullanılabilecek bölümler tespit edilmeye çalışılmıştır. Konu ile alakalı olarak Ankara, Kalecik, Ilgaz, Kastamonu, Küre, Seydiler ve İnebolu'da saha çalışması ile röportaj çalışması yapılmıştır. Yapılan bu tespitlerin yanında öğretmen ve öğrenci görüşleri alınarak "İstiklâl Yolu" konusunun ders kitapları içerisinde kullanılması amaçlanmıştır. Çalışmada tarih eğitiminin yanı sıra Tarih öğretimine katkıda bulunan yerel tarih, okul dışı tarih öğretimi ve müze öğretimi konularına da yer verilmiştir. Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı okullarda okutulan 2015–2016 eğitim-öğretim dönemine ait Sosyal Bilgiler ile Türkiye Cumhuriyeti ve Atatürkçülük ders kitapları incelenmiş olup "İstiklâl Yolu" konusunun mevcut kitaplarda yer almadığı, yer alan kitaplarda ise eksiklikler olduğu tespit edilmiştir. Çalışmada yer alan diğer bölümde ise çağdaş yayınlarda "İstiklâl Yolu" konusu incelenmiş olup, tasarlanacak Etkinlik Paketi doğrultusunda çağdaş yayınlarda yer alan bu konuların mevcut ders kitaplarında ne şekilde kullanılabileceği tespit edilmeye çalışılmıştır. Hazırlanacak yeni Etkinlik Paketinin etkisinin arttırılabilmesi adına, öğretmen ve öğrenci görüşlerinin alınmasına yönelik anket çalışmaları yapılmıştır. Yapılan bu anket çalışması Çankırı'da bulunan Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı ortaokul ve liselerden 2'si Devlet Okulu, 2'si Özel Okul olmak üzere 4 okulda 240 öğrenciye ve Çankırı Merkezde görev yapan 40 Sosyal Bilgiler ve Tarih öğretmenine uygulanmış betimsel bir çalışmadır. Anketlerden çıkan sonuçlara göre yeni Etkinlik Paketi tasarımı gerçekleştirilmiştir. İstiklâl Yolunda yaşanmış olan hatıralar canlı tanıkların dilinden aktarılmaya çalışılmış, bunun için "İstiklâl Yolu" içerisinde yer alan bölgelerde alan araştırması gerçekleştirilmiştir. Alan araştırması sonucunda elde edilen veriler, yeni Etkinlik Paketi tasarımında değerlendirilmiştir. 2015-2016 eğitim öğretim döneminde okutulan mevcut ders kitapları, çağdaş yayınlarla birlikte öğretmen ve öğrenci görüşleri ışığında hazırlanan yeni Etkinlik, Sosyal Bilgiler ve İnkılâp Tarihi ve Atatürkçülük derslerinde öğretmen ve öğrencilerin istifadelerine sunulmuştur. Konu, mevcut ders kitaplarının ve çağdaş yayınlarının incelenmesinin yanında yapılan saha çalışması ve röportaj çalışmaları ile desteklenmiştir. Tasarlanan Etkinlik hakkında öğretmen ve öğrenci görüşleri alınarak Sosyal Bilgiler dersleriyle İnkılâp Tarihi ve Atatürkçülük derslerinde "İstiklâl Yolu" konusuna sağladığı faydalar objektif olarak aktarılmıştır. Yapılan bu çalışmanın sonucunda tarih eğitimine katkı sağlaması açısından değerlendirilmiş ve önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Tarih Eğitimi, Yerel Tarih, İstiklâl Yolu, Ders Kitapları, Çağdaş Yayınlar, Öğrenci Görüşleri, Öğretmen Görüşleri, Yeni Ünite Tasarımı

Ders kitaplarıKurtuluş SavaşıMilli Mücadele+6
Dursun Cebeci
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

İnönü devrinde Kazım Karabekir'in faaliyetleri

Türk askeri ve siyasi tarihinin en önemli simalarından biri olan Kâzım Karabekir, Balkan, I. Dünya ve Türk İstiklal Savaşlarında büyük hizmetlerde bulunmuş bir asker ve siyaset adamı olarak karşımıza çıkmaktadır. I. Dünya Savaşı sonrası Mustafa Kemal Atatürk'e destek vererek Kongreleri desteklemiş ve Doğu'da bir kurtuluş hareketi başlatmıştır. Özellikle Milli Mücadele sırasında Doğu'da yapmış olduğu askeri harekâtlar Türkiye Cumhuriyeti adına oldukça büyük önem arz etmektedir. Karabekir Türkiye'nin ilk askeri zaferini kazanmasının yanı sıra Batı Cephesine gönderdiği asker ve mühimmatlarla da Milli Mücadele için kilit bir isim haline gelmiştir. 1921 Eylül ayında Doğu Cephesinin kapanması ile birlikte Ankara'ya gelmiş ve milletvekili olarak çalışmalara başlamıştır. Daha sonra, Atatürk ile bazı konularda ters düşerek arkadaşları ile Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası'nı kurmuştur. 1926'da Atatürk'e kaşı düzenlenmesi planlanan İzmir Suikastı Olayı'na adı karışınca yargılanmış ve emekli edilmiştir. Karabekir emekli edildikten sonra bir bakıma inzivaya çekilmiştir. Atatürk'ün vefatına dek sıkı bir takip altına alınmıştır ve Atatürk'ün vefatının ardından İnönü döneminde tekrar siyaset sahnesinde ki yerini almıştır. Konumuzu teşkil eden İnönü Döneminde Karabekir, yaklaşık 10 yıl boyunca TBMM'de İstanbul milletvekili olarak bulunmuştur. Yurdun çeşitli yerlerine geziler düzenlemiş ve çeşitli toplantılara katılmıştır. Karabekir 5 Temmuz 1946 ile öldüğü gün olan 26 Ocak 1948 tarihine dek TBMM Başkanlığı görevini de başarı ile yürütmüştür. Bu çalışmanın amacı Kâzım Karabekir'in 1938-1948 yılları arasında ki faaliyetleri detaylı bir şekilde ortaya koymaktır. Bu nedenle çalışmanın son bölümünde Karabekir'in İnönü Devrinde ki siyasi yaşamı, gezileri ve diğer faaliyetleri detaylı bir şekilde anlatılmıştır. Anahtar Kelimeler: Kâzım Karabekir, Milli Mücadele, İsmet İnönü, TBMM.

Cumhuriyet tarihiKazım Karabekir PaşaMilli Mücadele+3
Zeynel Abidin Polat
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Milli Mücadele ve Cumhuriyetin ilk on yılında Çorum

Osmanlı Devleti'nin ve Cumhuriyet döneminin sürgün yeri olan Çorum şehri Milli Mücadele döneminde de isyan hareketlerinin yaşandığı bir yer olmuştur.Çorum şehri devlete ve devlet yöneticilerine karşı daima saygı göstermiş ve istenilen her türlü devlet emrini yerine getiren şehir olma özelliğini her zaman korumuştur. Bundan dolayı da gerek Milli Mücadele'de gerekse Cumhuriyet döneminde kendisinden istenilen her vazifeyi ve sorumluluğu yerine getirmesini bilmiştir. Milli Mücadele yıllarında silah, mühimmat ile erzak yardım ve nakliyle önemli bir merkez olmuştur. Şehir sadece ordunun ihtiyaçlarını karşılamakla yetinmeyip kendi çevresinde meydana gelen olayların genişlemesine de izin vermemiştir. Planlı ve disiplinli çalışmalar sonucunda elde edilen başarının meyvesi olan Cumhuriyet'in ilanı ile birlikte gerçekleşen inkılâpları ve yenilikleri takip ederek yeni devletin ilerlemesine sosyal, kültürel ve ekonomik yönden de katkı sağlamıştır.

CumhuriyetCumhuriyet DönemiMilli Mücadele+6
Derya Kendircioğlu
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Kemalettin Sami Paşa (1884-1934)

Osmanlı Devleti'nde tarihsel süreç içerisinde devletin her kademesinde asker, diplomat, siyasetçi olmak üzere birçok devlet adamı yetişmiştir. Bunların bir kısmı, yapmış olduğu faaliyetlerle ön plana çıkarak tarihi bir şahsiyet kazanmışlardır. Faaliyetleriyle ön plana çıkan, Balkan Savaşları'nda kolunu kaybetmesiyle "Çolak Kemal" lakabıyla anılan, Birinci Dünya Harbi ve Millî Mücadele'de önemli başarılara imza atmış olan, Kemalettin Sami Paşa da Osmanlı Devleti'nde yetişmiş bir asker olarak yapmış olduğu faaliyetleriyle tarihi bir şahsiyet olma özelliğini kazanmıştır. Millî Mücadele'de göstermiş olduğu başarılarının yanı sıra Cumhuriyetin ilanı ile birlikte I. Dünya Savaşı'ndan sonra kesilen Türk-Alman ilişkilerinin yeniden tesis edilmesinde önemli bir rol oynamıştır. Kemalettin Sami Paşa, Berlin Büyükelçiliği'nde Türkiye adına görüşmelerde bulunmuş ve bu görüşmeler siyasi, ekonomi, kültürel, eğitim ve sağlık gibi birçok alanı kapsamaktadır. Ayrıca Almanya'da üst düzey görevlerde bulunan bürokratlar ile yapmış olduğu görüşmelerinin yanı sıra İtalya, Rusya, İngiltere, Bulgaristan gibi ülkelerin yönetici ve elçilikleriyle görüşmelerde bulunmuş ve dünya siyasetini yakından takip etmiştir. Bu çalışmada Kemalettin Sami Paşa'nın yaşamının geçtiği dönemlerin siyasi konjonktürü de ele alınarak meydana gelen olay ve olgular Kemalettin Sami Paşa özelinde incelenerek değerlendirmeyi amaçlanmıştır. Çalışmada toplanan veriler Nitel Araştırma yöntemlerinden Doküman Analizi metodu kullanılarak değerlendirilmiştir. Çalışmada toplanan veriler bölümler halinde değerlendirilmeye tabi tutulmuştur. Tarihsel geçerliliği olmayan veriler ve araştırmalar dikkate alınmamış, değerlendirme aşamasında objektif olmaya özen gösterilmiştir. Anahtar Kelimeler: Almanya, Berlin Büyükelçiliği, Kemalettin Sami Paşa, II. Meşrutiyet, Milli Mücadele

Kemalettin Sami PaşaMilli MücadeleMilli Mücadele Dönemi+3
Yasin Öztürk
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Meşruiyet ve meşruiyet temelinde TBMM'ne atfedilen mütalâa ve değerlendirmeler (1920-1923)

Meşruiyet; meşru olma, kanuna uygun bulunma demek olup, iktidar sahibinin veya prensipler sisteminin haklılığı, siyasî iktidarın halkın rızasına ve tasvibine dayandırılması durumudur. Bu temelde vatan ve namusun muhafaza edilmesi amacıyla ülkenin muhtelif yerlerinde askerî ve silahlı direniş teşkilâtları oluşturulmuş, kongreler toplanmıştır. Millet ve milliyet kavramları Türk tarihinin ve kültürünün kaçınılmaz bir gelişmesi neticesinde yavaş yavaş siyasî bir kavram şekline bürünmüştü. Bu durum, ülke sınırları dâhilinde bulunan insanları hürriyet ve istiklâl fikri etrafında birleştirmiştir. Son Osmanlı Mebuslar Meclisi'nin 16 Mart 1920 tarihindeki İstanbul'un fiilen işgali üzerine çalışamaz hâle düşmüş, Mebuslar Meclisi'nin 11 Nisan 1920 tarihinde resmen feshedilmesi ülkede meşrutiyet idaresinin kaldırılarak millet temsilcilerine dayanmayan bir keyfî idare hükûmetinin çalışmasına imkân vermiştir. Türkleri millî iradesini dile getirecek bir resmî müesseseden mahrum bırakmıştır. Bu çalışma ile meşruiyet temelinde Türk İstiklâl Savaşı'nı sevk ve idare eden TBMM'ne yöneltilen mütalâa ve değerlendirmeler incelenmiştir. TBMM, siyasî iktidarın varlık sebebinin halk için akıllıca iş gören bir anlama kavuşturulduğu, halkın rızası ve onayına dayanan, toplumsal mutabakatı yansıtan bir organ olmuş, milletin tek temsilcisi sıfatıyla kuvvetler birliği sistemini benimsemiş, yeni bir Türk Devleti'nin esaslarını belirlemiş ve İstiklâl Mücadelesi'nin sevk ve idare edeni olmuştur. Meclisin kendi üyeleri tarafından meşru hakkın elde edilmesi ve Türkiye Büyük Millet Meclisinde toplanılması; "…Dört tarafta memleketimizi, vatanımızı muhat olan tehlikenin önünde aslanlar gibi dikilmek ve hain din düşmanlarımızın karşısında tarihimize, ecdadımıza lâyık bir evlât olduğumuzu ispat etmek… …Bizi buraya sevke saik olan sebebi yegâne istihlası vatan endişesidir…" şeklinde ifade edilmiştir.

Cumhuriyet DönemiCumhuriyet tarihiMeşruiyet+5
Okan Cesur
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

The New York Times gazetesine göre Doğu Türkistan meselesi (1933-1960)

Bu çalışmanın amacı, Türklerin XX. yy'da Doğu Türkistan'daki milli mücadelelerinin dış basına yansımalarını incelemektir. Bu doğrultuda, Amerika'nın en büyük tirajlı gazetelerinden olan The New York Times gazetesi incelenmiştir. Bu incelemenin sonucunda, Çin'in yapmış olduğu propagandalar ve sansürlerden dolayı, Türklerin Doğu Türkistan'da özgürlükleri için verdikleri mücadele dünyakamoyunda çok fazla yer almadığı görülmüştür. Dış basında daha çok Doğu Türkistan'nın önemli stratejik konumu ve doğal kaynakları konusu yer almıştır.

Doğu TürkistanGazetelerMilli Mücadele+5
Ege Bulanık
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Milli Mücadele'de Magrip'in yeri (1919-1922)

Libya, Tunus, Cezayir, Fas ve Moritanya'nın bulunduğu Kuzey Afrika coğrafyasına atfen Magrip tanımı kullanılmaktadır. Bu coğrafyada yaşayan ulusların Osmanlı yönetimine girmeleri, nüfuzundan çıkmaları ve sonra Anadolu'da gelişen Milli Mücadele'ye yaklaşımları ele alınmıştır. Bu ülkelerden Libya ve Fas; Anadolu'da, 1918 yılının sonlarına doğru başlayan Milli Mücadele ile aynı dönemde emperyalist güçlere karşı mücadele vermekte, kendi ulusal direnişlerini yer yer ve aralıklarla sürdürmekteydiler. Cezayir, Moritanya ve Tunus ise o dönemde, Fransa'nın himaye ve sömürge yönetimleri altındaydılar. Söz konusu bütün bu coğrafyada özellikle İtalya ve Fransa'nın nüfuzuna karşı direnme arzuları devam ederken; o ülkeler halklarının kısmen İtalyan ordusunda, önemli bir miktarda ise Fransız ordusunda asker olarak görev yapmaları nasıl mümkün olmuş ve Türk Milli Mücadelesi'ne nasıl bir etkisi olmuş, gibi hususlar çalışmada analiz edilmiştir.

CezayirFasFransa+7
Faruk Türközü
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessEN

Bir Kuvay-i Milliyeci: Parti Pehlivan

The purpose of this study reveals Parti Pehlivan's life and his services to National Struggle in Demirci Raiders and National forces, Portable Forces. Our work consists of five main sections. At the begining of work, the invasion of Manisa and its environs, the birth of the National forces, structure and general aims of the Kuva-yı Milliye and the benefits of national structure is examined. In the first section, Parti Pehlivan's life, joining National forces and services of the suppression process of the rebellions aganist the Turkish Grand National Assembly is dealed. In the second part, Parti Pehlivan's Demirci battling, the actions of the Gediz Attack and processing closure of National forces; attitude of Parti Pehlivan in battle of Regular Army Portable Forces, and seperation of Parti Pehlivan from Çerkez Ethem is treated. In the third part, participating Parti Pehlivan in Demirci Raiders and given heroic struggle aganist the Greeks in Demirci Raiders, the activities of Greeks in Demirci Raiders Area and intelligence is studied. In forth section, internal arrengement of raiders, betrayers of raiders and raiders' family is emphasized. Great Turkish Attack, Raiders and the next life of Parti Pehlivan's victory, confiscation of his family's goods and Pehlivan's daughters of litigation aganist TRT take part. In research, ATASE and MSB archive documents and first-hand sources, memoirs, articles related to Parti Pehlivan is used. In research, foreign sources is reviewed and interviewed with Parti Pehlivan's relations too. The key point of the research consists of seperation Parti Pehlivan from Çerkez Ethem and continuing National Struggle by joining Demirci Raiders. In military resourse takes part information of Parti Pehlivan, like Simav, Demirci, Sındırgı, Bigadiç, Kula, Selendi, Salihli and Akhisar has been operating as a very large area. Pehlivan Battalion explode Greece train loaded ammo in the east of the town of Alaşehir Killik. With this activity, a very important service has been found for the Turkish army and it has gained time.Name of the Parti Pehlivan is mentioned a film 'Refugee' that made in Greece and also in Turkey in series of Küçük Ağa. Parti Pehlivan was given National medal with red stripe after victory by TBMM and he has been retired with rank of Milis Miralayı (Colonel of Militia), In history of National Struggle, Parti Pehlivan's name ramains one of epic veterans.

AkıncılarBaskak, MehmetBiography+3
Bünyamin As
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Cumhuriyet Dönemi siyaset ve hukuk hayatında Refik Şevket İnce

Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin kuruluşuna şahitlik etmiş, Türk Kurtuluş Savaşı'na katılıp yeni kurulacak olan devlet için çeşitli görevler üstlenmiş kişilerin yaşamlarının gün yüzüne çıkarılması, yakın dönem Türk Tarihi araştırmaları için önem arz etmektedir. Cumhuriyet rejimi ve yeni devlet sisteminin kuruluşunda rol oynamış kişilerin aynı zamanda bir Osmanlı geçmişleri olduğundan, bu araştırmalarda Osmanlı Devleti hakkında da ipuçları elde etmek mümkündür. Bu çerçevede Osmanlı Devleti coğrafyasında doğup Osmanlı eğitimi ile yetişen Refik Şevket İnce, Millî Mücadele döneminde önemli görevler üstlenmiştir. İlk Meclis'e milletvekili olarak katılmış ve bakanlık görevinde bulunmuştur. Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran Meclis'te alınan önemli kararların bazılarında başrolü üstlenmiş, memleketin geleceği için Meclis'te yoğun mesai sarf etmiştir.Tek parti döneminde partisine sadakatle bağlı; ama aynı zamanda, gerekli gördüğü yerde partisini eleştirmekten geri kalmayan ?parti içi muhalif? tavır sergileyen İnce, aynı zamanda Meclis'te bulunduğu dönemlerde kürsüden en fazla konuşan milletvekilleri sıralamasında başlarda yer almıştır. Dolayısıyla o, ülkeyi ilgilendiren kararların alındığı Meclis'te pek çok konuda fikir beyan etmiş, kendi deyimiyle ?memur milletvekili? olmamıştır.Türk Hukuku'nun gelişmesinde, ülkedeki hukuk alanındaki çalışmaların kurumsallaştırılmasında önemli bir görev üstlenmiş, günümüzdeki Türk Hukuk Kurumu'nun kurulmasında çaba sarf ederek, uzun süre kurumun başkanlığını yürütmüştür.Uzun süre tek parti ile yaşayan Türkiye'de yeni bir parti olarak çıkan Demokrat Parti'nin kurucuları arasında yer almış, bu partinin iktidara giden yolunda yoğun faaliyet göstermiştir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin idama mahkum olan tek başbakanı Adnan Menderes'in kurmuş olduğu ilk iki kabinede bakanlık görevlerinde bulunmuştur. Siyasî hayatı boyunca bağlı olduğu parti ve kurumlarda yanlış gördüğü işlere muhalefet etmekten çekinmemiştir. Cesur bir siyasetçi?hukukçu portresi çizen Refik Şevket, milleti için görev aşkıyla çalışmayı kendine düstur edinmiştir. Bu anlamda, onun Türk siyaset ve hukuk alanındaki faaliyet ve katkılarının ortaya çıkarılmasını amaçlayan bu çalışmada, onun yaşamından yola çıkarak Türkiye'nin yakın geçmişindeki olaylar ele alınmaya çalışılmıştır.

Atatürk, Mustafa KemalBayar, CelalCumhuriyet Halk Partisi+8
İbrahim Çoban
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Yeni Adana gazetesinin sistematik indeksi (1921-1922)

Milli Mücadele'nin başarısı ve kazanılan yeni dönemin sürekliliği için siyasî cephenin yanında, sosyal ve kültürel cephe de oldukça önemlidir. Bu bağlamda, dönemde yayımlanan gazete ve dergiler, bugünün araştırıcılarına son derece verimli bir sosyo-kültürel zemin sunmuştur. Kuşkusuz bu zeminde, gerek Millî Mücadele'yi akamete uğratmak isteyen düşman basınının etkisiz kılınması ve gerekse toplumun milli mücadele etrafında kenetlemesinde çok önemli bir görev yerine getirilmiştir. Çalışmada gazetenin içeriği, başyazılar, haberler ve ilanlar olmak üzere başlıklar halinde tasnif edilmiş ve gazetede hangi konuların işlendiği, Adana yöresinde halkın sosyo-kültürel zeminde milli mücadeleye karşı nasıl tavır takındığı ortaya konmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Yeni Adana,Millî Mücadele, Gazete, Adana.

AdanaGazetelerMilli Mücadele+3
Esma Bat
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

1918-1920 yılları arası Köy Hocası mecmuasının transkripsiyonu ve değerlendirilmesi

Büyük başarılar kazanıp tarih sahnesine adı altın harflerle yazılmış olan ve Osmanlı devletinin yıkılışından sonra adeta yeniden varoluş mücadelesine girişen Türk Milleti'nin Milli Mücadele yıllarının araştırılıp doğru bir şekilde değerlendirilmesi günümüzün büyük ihtiyaçlarındandır. Bu araştırmaların sağlıklı bir şekilde yapılabilmesinin en önemli unsuru kuşkusuz dönemde gerçekleşen olayların yazılı kayıtlardan incelenmesidir. Milli mücadelenin ağırlığı ve Dönemin şartları düşünüldüğünde yazılı eserlerin azlığı bugün bizleri şaşırtmamalıdır.Çok zor şartlarda yayımlanan, dönem hakkında bizleri aydınlatan ve büyük çoğunluğunu günlük veya haftalık gazetelerin oluşturduğu yazılı kayıtlardan biride incelemiş olduğumuz ?Köy Hocası Mecmuası?dır. Eserin bazı kısımlarının transkripsiyonunun daha önce yapılmış olmasından dolayı bu çalışmada sadece 1918 ? 1920 yılları arasında yayımlanan ve 30 sayıdan oluşan bölümlerin transkripsiyonu yapılmıştır. Yapılan çalışmada İlk etapta köylüye dinini dünyasını öğretmeyi amaç edinen bu mecmuanın zamanla gelişen olaylar neticesinde Milli Mücadelenin önemli destekçilerinden biri haline geldiği saptanmıştır.

DergilerKöy Hocası dergisiMilli Mücadele
Önder Yazıcı
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Milli Mücadele`de Kilis

VI ÖZET MİLLÎ MÜCADELE'DE KÎLİS İNCE, Halil İbrahim Yüksek Lisans Tezi, Cumhuriyet Tarihi Tez Yöneticisi: Yrd. Doç. Dr. Süleyman ÜNÜVAR Ocak, 2004, XV + 234 sayfa Tarihi çok eskilere dayanan Kilis, Babiller, Hititler, Asurlular, Persler, Romalılar gibi pek çok medeniyete beşiklik yapmış; İslâmiyet döneminde de Araplar ve Memlûkların idaresinde kalmıştır. Merci Dâbık Savaşı ile Osmanlı topraklarına katılan Kilis, şehir olma vasfını kazanmıştır. XX. yüzyılın başlarında Mezopotamya bölgesinde zengin petrol yataklarının bulunmasıyla emperyalist devletler Osmanlı Devleti 'nin elinde bulunan bu bölgeyi ele geçirmek için çeşitli entrikalara girişmişlerdir. I. Dünya Savaşı sırasında imzaladıkları anlaşmalarla Osmanlı Devleti'ni paylaşarak tarihten silmek istemişlerdir. İngilizler Fransızlara vermeyi vaat ettikleri Maraş, Antep, Kilis ve Urfa'yı Mondros Ateşkesi'nin akabinde işgale başlamışlardır. Kilis'teki İngiliz işgali dönemi daha sonraki Fransız işgali dönemine nazaran sakin geçmiştir. Bunun sebeplerinden birisi, işgal askerlerinin pek çoğunun Hintli Müslümanlardan olması ve ahaliye karşı iyi davranmaları, mahallî idareye karışmamaları, bir diğeri de İngilizlerin, Ermenilerin entrikalarını anlayınca onlara karşı tavır almaları sebebiyle Ermenilerin ahaliye karşı fazlaca bir harekette bulunamamasıdır. Fransız işgali döneminde ise Kilis'te esaslı bir direniş teşkilâtı kurulmuş ve mücadele başlamıştır. Polat Beyin bölgeye gelmesiyle birlikte Kuva-yi MilliyeVII tam anlamıyla organize olmuş ve emir-komuta zinciri içerisinde Fransızlara karşı büyük bir mücadele örneği sergilemiştir. İngilizlerin işgal dönemine nazaran Fransızların halka son derece acımasız davranması, bu mücadelenin başlamasında ve büyük başarılar kazanmasında etkili olmuştur. Ankara Antlaşması ile Kilis işgalden kurtulmuştur. Ancak, anlaşmaya göre sınır şehrin bir km. yakınından geçtiğinden Kilis'e ait olan en verimli araziler ve Fellah, Amiki, Şakağı, Com, Okçuizzettin ve Şeyhler nahiyeleri ile bunlara bağlı pek çok köy ve buralarda yaşayan 30.000 kadar nüfus Suriye topraklarında kalmıştır. Kilis halkı, bu sorunu sürekli olarak ilgili makamlar nezdinde gündemde tutmaya çalışmıştır. 1926 yılında yapılan sınır düzeltme çalışmalarında 12 Türk köyünün Türkiye'ye geçmesi kabul edilmiş, ancak bu köylerin arazilerinin büyük kısmı Suriye tarafında kalmıştır.

Ankara AnlaşmasıKilisMilli Mücadele+2
Halil İbrahim İnce
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Milli Mücadelenin başlangıcında İttihad ve Terakki Fırkası (Ekim 1918-Mayıs 1919)

Osmanlı Devleti için Birinci Dünya Savaşı, birçok alanda önemli değişikliklere neden olmuştur. Bu uzun savaş, sosyal ve ekonomik hayat üzerinde büyük çöküntüleri beraberinde ge¬tirmiştir. Özellikle siyasi alanda, ülkenin son on yıldır kaderine hükmetmiş bulunan İttihad ve Terakki Fırkası'nın sahip oldu¬ğu güçlü konum üzerinde olumsuz sonuçları olmuştur. Savaşın, Osman¬lı Devleti'nin aleyhinde neticeleneceğini fark eden İttihad ve Terakki Fırkası'nın lider kadrosu, fırkanın savaştan sonraki geleceğini düşün¬mek zorunda kalmıştır. Çünkü İttihadçılar, Osmanlı Devleti'nin savaşa girişi ve savaş yıllarındaki uygulamalardan İttihad ve Terakki Hükümet¬lerinin sorumlu olduğunu ve bundan dolayı da savaş sonrasında geçmi¬şin hesabının sorulacağını bilmekteydiler. Bu mesele 1918 Ekiminde İttihad ve Terakki Fırkası yöneticilerinin zihnini meşgul eden en önemli husus¬ olmuştur. Sahip oldukları güçlü teşkilatın mütarekeden sonraki durumu ne olacaktı, Osmanlı iç siyasetinin en önemli unsuru İttihad ve Terakki Fırkası nasıl bir şekil alacaktı, İttihadçılık son mu bulacaktı yoksa kendini ye¬ni şartlara uydurarak devam mı edecekti? İttihadçılar bütün bunları 01-04 Kasım 1918'deki son ve olağanüstü kongrelerinde tartışmışlardır. Birinci Dünya Savaşı'nın kaybedilişinde en büyük sorumluluğu yüklenen fırka gerçekleştirdiği bu son kongre ile kendini feshetmiştir. Buna liderlerinin yurt dışına kaçması da eklenince artık fırkanın tarih sahnesinden çekildiği gibi bir izlenim uyanmıştır. Ancak durum böyle değildir. Fırka hala Osmanlı topraklarındaki en yaygın ve hatta tek örgütlü harekettir. Sivil ve askeri bürokrasideki kadroların neredeyse tamamı fırkanın üyesi veya sempatizanıdır. Fırka, mütarekenin imzalanmasından sonra başlayan işgal günlerinde, hem muhalifi olan güç odaklarına karşı yok olmamak için hem de vatanı korumak içgüdüsüyle direnişe geçmiştir. Dolayısıyla bu teşkilat, Milli Mücadele Hareketi'nin başlamasında da en önemli rolü oynamıştır.

Milli MücadeleOsmanlı Devletiİttihat ve Terakki
Oğuz Keklikci
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Mehmet Akif ve Milli Mücadele'de birlik ve beraberliği sağlamaya dönük faaliyetleri

Mondros Ateşkes Antlaşması ile ayakta kalan son Türk-İslam Devleti olan Osmanlı Devleti tehlikeye düşünce bu durumu önceden gören ve sezen Mustafa Kemal Paşa 19 Mayıs 1919'da Samsun'da Milli Mücadele'yi başlatmıştır. Ülkenin kurtuluşunun tefrikayı ortadan kaldırmak ve ancak birlik-beraberliği sağlamakla mümkün olacağını düşünen Mehmet Akif, bu yeni oluşuma tam destek vermiştir. Bu gaye ile Anadolu'ya geçmiş, büyük bir gayret ve özveri ile Türk milletinin milli mücadele etrafında kenetlenmesi için -Mustafa Kemal Paşa'nın da talepleri doğrultusunda- çeşitli vilayetlerimizde dini referansları da kullanarak milletimize vaaz ve nasihatlerde bulunmuştur. Damat Ferit Paşa Hükümeti'nin halkı Milli Mücadele'ye karşı kışkırttığı bir dönemde, Anadolu'da yer yer isyanların çıktığı bir zamanda, Mehmet Akif'in ?irşad heyeti? üyesi olarak bu dönemde verdiği vaazları çok etkili olmuş, özellikle isyanların bastırılmasında mühim bir rol oynamıştır.Ayrıca bütün mesaisini vatanın her türlü işgalden ve baskıdan kurtarılması için seferber eden Mehmet Akif, Burdur Milletvekili olarak I. Meclis'in çalışmalarına katılmış, geri kalan zamanlarında da boş durmayıp Sebîlürreşad Gazetesi'nde yazdığı şiir ve nesirleri ile Milli Mücadele'ye desteğini sürdürmüştür. Bir yanda Türk ahalisini zihniyet bakımından uyandırmaya çalışan Akif, diğer yandan da emperyalist güçlere karşı; imanlı, idrakli, vatanperver ve dinamik bir gücün meydana gelmesine gayret göstermiştir. İstiklal Şairi Mehmet Akif, Milli Marşımız olan İstiklal Marşı'nı da böyle zorlu bir dönemde yazmış ve Türk Milleti'ne hediye etmiştir.Anahtar Kelimeler: Mehmet Akif, Milli Mücadele, Mustafa Kemal Paşa, Birlik ve Beraberlik, İstiklal Marşı

Ersoy, Mehmet AkifMilli MücadeleMilli Mücadele Dönemi+1
Turan Aslan
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

İsmail Hakkı Uzunçarşılı'nın Açıksöz gazetesindeki makaleleri (1921-1922)

Bu çalışma Türk tarihine uzun yıllar hizmet etmiş merhum Ordinaryüs Prof. Dr. İsmail Hakkı Uzunçarşılı'nın, Açıksöz gazetesinde yayımlanan makalelerinin Osmanlı Türkçesinden günümüz Türkçesine çevirisini ve değerlendirmelerini içermektedir. İsmail Hakkı Uzunçarşılı, Milli Mücadele Dönemi olan 1921-1922 yılları arasında Kastamonu Lisesi'nde tarih öğretmenliği yapmıştır. Kastamonu'da bulunduğu bu dönemde öğretmenlik mesleğinin yanında Açıksöz gazetesinde makaleler yazmıştır. Makalelerinin "Kastamonu Meşâhiri" olarak bilinen bölümünde Kastamonulu olup, sanat, siyaset ve ilim alanlarında ünlü kişiler hakkında bilgiler vermiştir. Bunların yanında Taşköprü, Boyabat ve Sinop'a yaptığı ziyaretlerde gördüğü yerlerin coğrafi, ekonomik ve kültürel özellikleri hakkında bilgiler veren yazılar kaleme almıştır. Milli Mücadele Dönemi'nin etkili yayın organlarından olan Açıksöz gazetesinde Millî Mücadele'yi destekleyen yazılar yazmıştır. Bu yazılarında içinde bulunulan durum, hükümetin politikaları, düşmanın Türk milleti karşısındaki vaziyeti ve milletin muhakkak zafere ulaşacağı hakkında görüşlerini ifade etmiştir. Her şeyin bir hafızası vardır. Bir şehrin hafızası da o şehri anlatan tarih sayfalarında gizlidir. Bu sayfalarda o şehrin tarihî, coğrafî, kültürel, ekonomik vb. pek çok bilgilere ulaşmak mümkündür. Merhum İsmail Hakkı Uzunçarşılı da Kastamonu şehrinin hafızasına kaleme aldığı yazılarla iz bırakmıştır. Onun yazıları gerek Kastamonu şehri için gerekse o dönemde bağımsızlık mücadelesi veren Türk milleti için çok kıymetli birer eser olarak tarih raflarında yerini almıştır.

Açıksöz gazetesiKastamonuMakale+5
Yasemin Çakmak
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

TBMM Hükümeti'nin Bolşevizm algısı, Anadolu Hareketi ve Bolşevikler (1920-1922)

Bu çalışmada 1917 Bolşevik İhtilali'nden sonra Rusya'da iktidara gelen Bolşevikler ile Türkiye Cumhuriyeti'nin varlığının temelini oluşturan Anadolu Hareketi'ni yöneten TBMM Hükümeti arasında gerçekleşen ilişkilerin hangi boyutlarda olduğu, her iki tarafın birbirinden nasıl ve ne düzeyde etkilendiği, TBMM Hükümeti için Bolşevizm ne ifade ettiği incelenmiştir. Türk Milli Mücadelesini zafere ulaştıran Mustafa Kemal Paşa, Anadolu Hareketi'nin başına geçtiği andan itibaren İtilaf Devletlerine karşı Sovyet Rusya ile ilişki kurmuştur. Anadolu Hareketi'nin Sovyetler ile başlattığı temasları TBMM Hükümeti sürdürmüş, bu süreç içerisinde Anadolu'da ve yurtdışında bulunan Bolşeviklerde faaliyetlerini artırmıştır. Çalışmamızda Sovyet Rusya ile kurulan ilişkilerin sonucunda Anadolu Hareketi ve Mustafa Kemal Paşa'nın karşısına siyasal bir güç olarak ortaya çıkan Bolşevikler ve Bolşevizm'in nasıl algılandığı incelenmiş, buna karşı TBMM Hükümeti'nin tavrı ele alınmıştır.

Anadolu HareketiAtatürkBolşevikler+5
Göksel Ekmen
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00

Related subjects