Öğretmen davranışı

168 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi öğretmenlerinin çocukların duygu düzenleme becerilerini destekleyici uygulamalarına ilişkin görüşleri

Bu araştırmada, okul öncesi öğretmenlerinin, çocukların duygu düzenleme becerilerini destekleyici uygulamalarına ilişkin görüşlerini ortaya çıkarmak amaçlanmıştır. Çalışma nitel bir araştırma olup, yarı yapılandırılmış görüşme yoluyla öğretmenlerin uygulamalarına ilişkin görüşleri alınmıştır. Katılımcıların belirlenmesinde amaçlı örnekleme yönteminden maksimum çeşitlilik örneklemesi kullanılmıştır. Maksimum çeşitlilik doğrultusunda belirlenen 28 öğretmen ile yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Yapılan görüşmelerle elde edilen verilerin analizinde Nvivo 11 nitel veri analizi paket programından yararlanılmıştır. Araştırmada, okul öncesi öğretmenlerinin duygu düzenleme kavramını çoğunlukla duyguların kontrol altına alınması ve duyguların ifade edilmesi olarak tanımladıkları belirlenmiştir. Duygu düzenleme becerilerinin kazandırılmasında okul öncesi dönemin kritik olduğunu ve aile, öğretmen ile medyanın bu becerilerin gelişiminde etkisi olduğunu vurgulamışlardır. Öğretmenlerin çoğu, çocukların duygu düzenleme becerilerinin yaş ile bağlantılı olarak gelişim gösteren belirli aşamalar halinde gerçekleştiğini dile getirmişlerdir. Öğretmenler, çocukların, başkalarının duygularını anlama becerilerini kazanma konusunda benmerkezci yapılarından dolayı zorluk yaşadıklarını ifade etmişlerdir. Ayrıca öğretmenlerin çoğu, çocuklarda öfke ve mutluluk duygusu ile daha sık karşılaştıklarını ve özellikle öfke duygusu ile baş etmenin çocuk ve öğretmen açısından zor olduğunu dile getirmişlerdir. Okul öncesi öğretmenleri yaptıkları uygulamalar sonucunda çocukların olumsuz duygu tepkilerinde azalma olduğunu, kendilerini ve duygularını daha doğru bir dil kullanarak ifade ettiklerini belirtmişlerdir. Öğretmenlerin çoğu, çocukların kendi ve başkalarının duygularını anlayabilme, duygularını ifade edebilme ve duygularıyla baş edebilme becerilerinin gelişebilmeleri için drama, sohbet, soru-cevap, empati kurdurma, sakinleştirme, mola uygulamaları ve resim çalışmalarından yararlandıklarını dile getirmişlerdir. Materyal olarak çoğunlukla duygu kartları ve kuklalardan yararlandıklarını belirtmişlerdir. Öğretmenlerin tamamı çocukların duygu düzenleme becerilerini geliştirmeye yönelik uygulamaların sürdürülebilir olması ve yaşanan güçlüklerin aşılabilmesi için ebeveynlerden destek aldıklarını belirtmişlerdir. Okul öncesi öğretmenleri, rehberlik servisinin ailelerle birlikte çalışmasını, lisans eğitimine duygu düzenleme ile ilgili bir ders eklenmesini, duygu düzenleme eğitimine yönelik olarak okullarda proje yapılmasını, uygulamaya yönelik olarak öğretmenlere hizmet içi eğitim verilmesini, duygu düzenleme eğitimi uygulama kitapçığının oluşturulmasını, okul öncesi eğitim programında duygu düzenleme uygulamalarına yönelik olarak kazanım ve göstergelerin zenginleştirilmesini, okullardaki fiziki donanımın geliştirilmesini ve sınıf mevcutlarının düşürülmesini önermişlerdir. Sonuç olarak, öğretmenlerin çoğunun duygu düzenleme kavramını sınırlı bir şekilde algıladıkları ve buna bağlı olarak uygulama konusunda da eksiklikler hissettikleri görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Okul Öncesi Dönem, Okul Öncesi Eğitim Programı, Duygu, Duygu Düzenleme, Duygu Düzenleme Becerilerinin Gelişimi.

Duygu düzenlemeEğitim programlarıOkul öncesi dönem+6
Gülhan Yılmaz Bursa
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi öğretmenlerinin mesleki etik davranışlar hakkındaki görüşlerinin incelenmesi: Adıyaman ili örneği

Bu araştırmanın amacı, Okul Öncesi Öğretmenlerin Mesleki Etik Davranışlar Hakkındaki Görüşleri'ni değerlendirmektir. Araştırmada tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma evrenini, Adıyaman il merkezinde bulunan resmi okul öncesi eğitim kurumlarında görev yapan okul öncesi öğretmenleri oluşturmaktadır. Bu araştırmanın örneklemini, Adıyaman il merkezinde yer alan resmi anasınıfı ve anaokullarında 2011- 2012 eğitim- öğretim yılında görev yapan 194 okul öncesi öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Sakin (2007) tarafından geliştirilmiş olan Okul Öncesi Öğretmeninin Etik Davranışları Ölçeği (OÖEDÖ) kullanılmıştır. Ölçek 63 sorudan ve yedi alt boyuttan oluşmaktadır. OÖEDÖ 6'lı likert ölçeği şeklinde hazırlanmış ve Sakin (2007) tarafından geçerlik ve güvenirlik analizleri yapılmıştır. Okul Öncesi Öğretmenin Etik Davranışlar Ölçeği (OÖEDÖ)'nin iç tutarlık katsayıları, Cronbach alfa (r= .893) güvenirlik değerlerine ulaşılmıştır. Ölçekte belirtilen okul öncesi öğretmenlerin etik kurallara uygun davranışları ne sıklıkta benimsediklerini belirlemeye yönelik düzenlenen 6'lı likert ölçeğinin yanıtları: `Hiç Katılmıyorum', `Çoğunlukla Katılmıyorum', `Biraz Katılmıyorum', `Biraz Katılıyorum', `Çoğunlukla Katılıyorum', `Tamamen Katılıyorum' şeklindedir. Elde edilen verilerin analizi için SPSS 15.0 paket programı kullanılmış; frekans (f), yüzde (%) ve verilerin homojen dağılıp dağılmadıklarına göre, t-test, Varyans Analizi (ANOVA), Kruskall Wallis H gibi anlamlılık testlerinden yararlanılmıştır.Araştırmanın sonucunda, değişkenler arasında anlamlı anlamsız ilişkiler bulunmuştur. Okul Öncesi Öğretmenlerin Mesleki Etik Davranışlarına İlişkin Görüşleri arasında, yaş, medeni durum, mezun olunan kurum, çalışılan okul türü, sahip olunan çocuk sayısı, babalarının öğrenim durumu, ekonomik durumlarına göre genelde farklılaşma olmadığı; toplam hizmet süresi, annelerinin öğrenim durumu ve kardeş sayılarına göre ise farklılaşma olduğu görülmüştür.Araştırmadan elde edilen sonuçlara dayalı olarak çeşitli önerilerde bulunulmuştur.

AdıyamanAhlaki davranışEtik+4
Filiz Aydemir
İnönü University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokullarda örgütsel yaratıcılık davranışları ile öğretmen liderliği arasındaki ilişki

Bu araştırmada, ilkokullarda örgütsel yaratıcılık davranışları ile öğretmen liderliği arasındaki ilişkinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırma tarama modelinde desenlenmiştir. Araştırmanın evrenini 2015-2016 eğitim öğretim yılı ilk döneminde, Kütahya il merkezindeki ilkokullarda görev yapan 700 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi basit seçkisiz örnekleme tekniği ile belirlenmiştir. Araştırmanın örneklemi 190 ilkokul öğretmeninden oluşmaktadır. Araştırmanın verileri Balay'ın (2010) geliştirdiği Karacabey'in (2011) okullara uyarladığı "Örgütsel Yaratıcılık Ölçeği" ve Beycioğlu (2009) tarafından geliştirilen "Öğretmen Liderliği Ölçeği" ile toplanmıştır. Araştırmada öğretmenlerin örgütsel yaratıcılık ve öğretmen liderliği hakkındaki görüşlerini belirlemek için betimsel istatistikler, karşılaştırmalar için t-testi, tek yönlü varyans analizi ve Kruskal Wallis H testi kullanılmıştır. Öğretmenlerin örgütsel yaratıcılık ile öğretmen liderliği davranışları arasındaki ilişkiyi belirlemek için Pearson Çarpım Moment Korelasyon Katsayısı kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre, öğretmenler örgütsel yaratıcılık alt boyutlarından en çok katılımı bireysel boyutta göstermişlerdir. Öğretmenler yönetsel boyuta ve toplumsal boyuta eşit katılım göstermişlerdir. Araştırmaya katılan öğretmenler öğretmen liderliği alt boyutlarında ise en çok katılımı sırası ile mesleki gelişim boyutu, meslektaşlarla işbirliği boyutu ve kurumsal gelişme boyutunda göstermiştir. Öğretmenlerin örgütsel yaratıcılık bireysel ve toplumsal boyut davranışları ile öğretmen liderliği meslektaşlarla işbirliği, kurumsal gelişme ve mesleki gelişim boyut davranışları arasında pozitif yönde orta düzeyde anlamlı ilişkiler vardır. Öğretmenlerin örgütsel yaratıcılık yönetsel boyut davranışları ile öğretmen liderliği meslektaşlarla işbirliği, kurumsal gelişme ve mesleki gelişim boyut davranışları arasında ise pozitif yönde düşük düzeyde anlamlı ilişkiler vardır. Anahtar kelimeler: Öğretmen, öğretmen liderliği, örgütsel yaratıcılık

Eğitim liderliğiEğitim yönetimiLiderlik+7
Kadir Dinçer
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Educational Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı çalışan tipindeki öğretmenlerin işkoliklik eğilimleri ve iş doyumları

Bu araştırmada farklı çalışan tipindeki öğretmenlerin işkoliklik eğilimleri ve iş doyumlarının incelenmesi amaçlanmıştır. Tarama modelindeki araştırmanın evrenini, Bursa ili merkez ilçelerindeki kamu okullarında görev yapan öğretmenler oluşturmaktadır. Araştırmanın örnekleminde 1013 öğretmen bulunmaktadır. Araştırmanın verileri İşkoliklik Ölçeği ve İş Doyumu Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Verilerin analizinde betimsel istatistikler, t-testi, ANOVA, Mann Whitney U, Kruskal Wallis H, iki değişkenli Ki-Kare ve çoklu karşılaştırma testlerinden Sidak testi kullanılmıştır. Araştırma sonuçları incelendiğinde, araştırmaya katılan öğretmenlerin yaklaşık üçte birinin işkolik eğilimli oldukları saptanmıştır. İşkolik eğilimler gösteren buöğretmenler, "hevesli bağımlı", "iş bağımlısı" ve "iş meraklısı" çalışan tipindedir. Araştırmaya katılan öğretmenlerin, işkoliklik eğilimlerinde, cinsiyet, okul türü, branş, toplam hizmet süresi ve görev yaptıkları okullardaki toplam hizmet süresi bakımından anlamlı farklılığa rastlanırken; medeni durum değişkeni bakımından anlamlı farklılık tespit edilmemiştir. Öğretmenlerin iş doyumları branş ve toplam hizmet süresi değişkenleri bakımından anlamlı şekilde farklılaşmaktadır. Ancak, cinsiyet, medeni durum, okul türü ve görev yapılan okuldaki toplam hizmet süresi değişkenleri bakımından öğretmenlerin iş doyumları arasında anlamlı bir farka rastlanmamıştır. Farklı çalışan tipindeki öğretmenlerin iş doyumları arasında, anlamlı düzeyde farklılıklar bulunmaktadır.

Eğitim yönetimiÇalışma tutumlarıÇalışma yöntemleri+5
Hayrullah Yeşilyurt
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Educational Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmeni adaylarının ekolojik ayak izi farkındalık düzeyleri ve çevresel tutumları

Bu araştırmanın amacı, sınıf öğretmeni adaylarının ekolojik ayak izi farkındalık düzeyleri ile çevresel tutumlarına ait düzeyi araştırmaktır. İlkokul öğretmen adaylarının çevre sorunlarına karşı duyarlı bir nesil yetiştirmek için çevresel tutum ve ekolojik ayak izi farkındalık düzeylerinin bilinmesi, o düzeye uygun eğitim içeriği belirlenebilmesi için önemlidir. Çünkü çocukluk yıllarında öğrencilerin çevreye karşı kazandıkları olumlu ya da olumsuz tutumlar ileriki yıllarda çeşitli şekillerde kendisini göstermektedir. Dolayısıyla "ağaç yaşken eğilir" atasözünden hareketle çevreye yönelik olumlu tutumların öğrencilere erken yaşta kazandırılması çok daha kolay ve aynı zamanda önemlidir. Araştırma, ilişkisel tarama modelinde desenlenmiştir. Araştırmanın evrenini, 2016-2017 eğitim-öğretim yılı güz döneminde Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi İlköğretim Bölümü Sınıf Öğretmenliği Anabilim Dalında okuyan öğrenciler oluşturmaktadır. Bu araştırmada iki adet veri toplama aracı kullanılmıştır. Birincisi Çelik Coşkun ve Sarıkaya (2014) tarafından geliştirilmiş olan "Ekolojik Ayak İzi Farkındalık Ölçeği; ikinci veri toplama aracı da Dunlap ve Van Liere (2000) tarafından geliştirilen "Yeni Çevresel Paradigma Ölçeği" dir. Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre, sınıf öğretmeni adaylarının ekolojik ayak izi ölçeğinde yer alan ve "yüksek" çıkan "enerji" alt boyutu dışında, çevresel tutum ölçeği de dahil olmak üzere farkındalık düzeyleri "orta düzeyde" tespit edilmiştir. Üniversite eğitimi sırasında çevre konularıyla ilgili olan derslerin teorik boyutunun yanında, resmi ve devlet kurumlarının pratik olarak sahada yaptıkları çalışmaları da gözlemleyecek şekilde uygulama boyutunun geliştirilmesi önerilebilir. Anahtar kelimeler: Çevresel tutum, ekolojik ayak izi, öğretmen eğitimi, sınıf öğretmeni adayları

Aday öğretmenlerEkolojik ayak iziFarkındalık+6
Rafiye Aydın
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Educational Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi öğretmen ve öğretmen adaylarında çokkültürlü kişiliğin çokkültürlü eğitim tutumları üzerindeki etkisinin incelenmesi

Son 5 yılda, özellikle Ortadoğu ülkelerinden Türkiye'ye yapılan göçler toplumdaki çeşitliliği arttırmaya başlamıştır. Temel değerlerin kazanılmaya başlandığı okul öncesi dönemde; bu çeşitliliğe karşı hoşgörülü olma ve saygı duyma konusunda, çocuklar için model teşkil eden okul öncesi öğretmenlerinin nasıl bir tutum sergilediği önem taşımaktadır. Bu kapsamda çalışmanın temel amacı; okul öncesi öğretmen ve öğretmen adaylarının çokkültürlü kişilik özelliklerinin, çokkültürlü eğitim tutumları üzerindeki etkilerini incelemektir. Bu temel amacı sağlamaya yönelik; çokkültürlü eğitimin, okul öncesi dönemi için önemini ve gerekliliğini vurgulamak çalışmanın alt amaçlarını oluşturmaktadır. Bu amaçlar doğrultusunda okul öncesi öğretmen ve öğretmen adaylarının çokkültürlü kişiliklerinin çokkültürlü eğitim tutumları üzerindeki etkisini incelemek için, nicel metot kapsamında betimsel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama yöntemi kullanılmıştır. 174 okul öncesi öğretmeni ve 350 öğretmen adayından elde edilen verilerin analizinde, çokkültürlü kişilik ile çokkültürlü eğitim tutumları arasındaki ilişkinin düzeyini ve yönünü belirlemek için Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon Analizi ve Çoklu Regresyon Analizi kullanılmıştır ve ilişkinin doğrusal pozitif korelasyon olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Veri analizi sonucu elde edilen bulgular ışığında; çokkültürlü kişilik ile çokkültürlü eğitim tutumları arasında orta düzeyde ilişki olduğu ve çokkültürlü kişiliğin alt boyutlarının çokkültürlü eğitim tutumlarının % 39'unu yordadığı sonucuna ulaşılmıştır. Ek olarak; okul öncesi öğretmenlerinin çokkültürlü kişilik özelliklerinin ve çokkültürlü eğitim tutumlarının, okul öncesi öğretmen adaylarınınkinden daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Anahtar kelimeler: Çokkültürlülük, okul öncesi öğretmenleri, öğretmen tutumu

Aday öğretmenlerEğitimKişilik özellikleri+6
Merve Bulut
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Educational Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Okul müdürlerinin kullandıkları güç kaynakları ile öğretmenlerin örgütsel sessizlik davranışları arasındaki ilişki

Okul Müdürlerinin Kullandıkları Güç Kaynakları ile Öğretmenlerin Örgütsel Sessizlik Davranışları Arasındaki İlişki Bu araştırmada, okul müdürlerinin kullandıkları güç kaynakları ile öğretmenlerin örgütsel sessizlik davranışları arasındaki ilişkinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırma tarama modelinde desenlenmiştir. Araştırmanın örneklemini Kütahya merkez ve ilçelerindeki ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapan 552 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırma verileri, Okullarda Örgütsel Güç Ölçeği ve Örgütsel Sessizlik Ölçeği ile toplanmıştır. Araştırmada katılımcıların okul müdürlerinin kullandıkları güç kaynakları ve öğretmenlerin örgütsel sessizlik davranışları hakkındaki görüşlerini belirlemek amacıyla betimsel istatistikler, t-testi, tek yönlü varyans analizi kullanılmıştır. Okul müdürlerinin güç tercihlerinin öğretmenlerin örgütsel sessizlik davranışları üzerindeki etkisini belirlemek için çoklu regresyon analizi kulla¬nılmıştır. Araştırmada elde edilen bulgulara göre, okul müdürleri, en fazla uzmanlık gücünü, daha sonra sırasıyla yasal gücü, karizmatik gücü, ödül gücünü ve zorlayıcı gücü kullanmaktadır. Okul müdürlerinin kullandıkları güç kaynaklarına ilişkin öğretmen görüşleri; kıdem, yaş, okul türü, branş ve okulun yerleşim yeri değişkenlerine göre bazı boyutlarda farklılık göstermekte, cinsiyet değişkenine göre ise farklılık göstermemektedir. Öğretmenlerin örgütsel sessizlikleri orta düzeydedir. Öğretmenlerin sessizlik davranışları, okul türü ve okulun yerleşim yeri değişkenlerine göre bazı boyutlarda farklılık göstermekte, cinsiyet, kıdem, yaş ve branş değişkenlerine göre farklılık göstermemektedir. Okul müdürlerinin kullandıkları güç kaynakları bütün olarak değerlendirildiğinde, öğretmenlerin örgütsel sessizlik davranışları ile orta düzeyde ve anlamlı bir ilişki vermektedir. Regresyon katsayılarının anlamlılığına ilişkin t testi sonuçlarına göre ödül gücü, zorlayıcı güç ve karizmatik güç, öğretmenlerin örgütsel sessizlik davranışlarının anlamlı yordayıcılardır. Okul müdürlerinin kullandıkları güç kaynakları, örgütsel sessizlik toplam varyansının yaklaşık beşte birinden fazlasını açıklamaktadır. Okul müdürünün zorlayıcı güç kullanımı, öğretmenlerin sessizlik davranışlarını artırırken, uzmanlık ve karizmatik güç kullanımı sessizlik davranışlarını azaltmaktadır. Anahtar kelimeler: Güç, güç kaynakları, öğretmen, örgütsel sessizlik, sessizlik

Eğitim yönetimiGüç kaynaklarıMüdürler+5
Gizem Karaman
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Educational Sciences
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Onuncu sınıf öğrencilerinin yaratıcı problem çözme becerisini etkileyen öğrenci ve öğretmen özellikleri

Ülkemizde zaman içerisinde bir çok kez eğitim öğretim sistemi değişmiş olmasına karşın öğrencilerin yaratıcılık becerileri henüz istenilen düzeye çıkamamıştır. Bir öğretmenin dersine girdiği öğrenciler üzerinde önemli ölçüde etkiye sahip olduğu bilinmektedir. Bu araştırmada, öğretmenlerin matematik öğrenme süreçlerine ve matematik öğretiminin özelliklerine ilişkin görüşlerinin öğrencilerin yaratıcılık becerilerini nasıl etkilediğini ortaya koymak amacıyla Ernest'in öğretmen modellerinin lise öğrencilerinin yaratıcılık becerileri üzerine etkisi incelenmiştir. Bu araştırma, öğrencilerle ilgili toplanan verilerin arasındaki ilişkinin irdelenmesi kısmı itibariyle nicel olup, öğretmenlerden toplanan verilerin içerik analizi ile yorumlanması itibariyle niteldir. Araştırma bu yapısından dolayı açıklayıcı karma desendir. Araştırmanın katılımcıları toplam 341 10.sınıf lise öğrencisi ve bu öğrencilerin bir önceki yıldan itibaren matematik derslerine giren 9 matematik öğretmenidir. Araştırma iki aşamadan oluşmaktadır. Birinci aşaması nicel verilerin sıralı lojistik regresyon analizi ile sonuçlarının ortaya konduğu nicel kısım, ikinci aşaması ise öğrenci görüşmelerinin tümevarımsal içerik analizine tabii tutulduğu ve öğretmen öğrenci eşleştirmesi yapılarak model-yaratıcılık becerisi ilişkisinin ortaya konduğu nitel kısımdır. Öğretmenlerin dersleri sekizer saat gözlenmiştir ve bu gözlemler sonucunda Ernest(1989)'in öğretmenlerin matematik öğretiminin özelliklerine ilişkin görüşleri doğrultusunda öğretmenlerin modelleri belirlenmiştir. Öğrencilere ait veriler birinci düzey, öğretmenlere ait veriler ikinci düzey olarak oluşturulmuş ve cinsiyetin kadın olması erkek olmaya göre tam puan elde etmede negatif yönlü bir değişken olarak tespit edilmiştir. Öğrenci görüşmelerinde ise öğrencilerin güleryüzlü, iletişim becerileri yüksek öğretmenlerle konuşmalarına fırsat verildiği tartışma ortamlarının yaratıldığı, kendi denemeleri için fırsat verildiği ortamlarda günlük hayat örneklerinin yer aldığı öğretim yönteminin tercih edilmesi ile yaratıcılık becerilerinin arttığı sonucuna varılmıştır. Öğretmen modellerinde ise kolaylaştırıcı(facilitator) ve açıklayıcı(explainer) öğretmen modeli öğrencilerin yaratıcılık becerilerini belli bir ölçüde etkilediği ortaya çıkmıştır. Eğitim öğretim yönteminden çok öğretmenlerinin sınıf içerisinde öğrencilerin kendilerini geliştirmelerine yardımcı olacak ortamlar sunabilen ve tartışma ortamları oluşturarak öğrencilerin kendi fikirlerini açıkça ortaya koyma ve savunma yapabilmeleri için fırsatlar veren, ezberden çok anlamaya yönelik davranışlarla dersi destekleyen, öğrencilerin özgürce deneme yapmalarına fırsatlar veren öğretmenlerin güleryüzlü ve espirili olması öğrencilerin yaratıcılık becerilerini geliştirmiştir. Ayrıca araştırma kapsamına dâhil edilen sınıflardan matematik başarısı çok yüksek olan sınıfların değil, matematik başarısı yüksek ve orta düzeyde olup, hareketli ve sınıf yönetiminde zorluk çekilen sınıfların yaratıcılık becerilerinin yüksek çıkmış olması araştırmanın beklenmeyen sonuçlarındandır. Öğrencilerin yaratıcılık becerilerini geliştirici yeni etkili öğretmen modelinin güzleryüzlü, esprili, iletişim becerileri yüksek, öğrencilere tartışma ortamları yaratabilen ve öğrencilerin deneme girişimlerini destekler nitelikte olması gerektiği tespit edilmiştir.

Branş öğretmenleriLise öğrencileriLise öğretmenleri+7
Çiğdem Çalışkan
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Educational Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin kolektif yeterlik davranışlarının örgüt kültürüne etkisinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, öğretmenlerin kolektif yeterlik davranışları ve örgüt kültürü arasındaki ilişkilerin ortaya çıkarılmasıdır. Araştırmada, nicel ve nitel yöntemlerin beraber kullanıldığı karma yöntem desenlerinden yakınsayan paralel desen kullanılmıştır. Nicel boyutta yordayıcı korelasyon deseni, nitel boyutta görüngübilim deseni kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini Gaziantep ilinin Nizip ilçesinde ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapan öğretmenler oluşturmaktadır. Araştırmanın nicel kısmında veriler, tabakalı örneklem yoluyla (ilkokul, ortaokul ve lise) 395 öğretmenden "Öğretmenlerin Kolektif Yeterlik Davranışları Ölçeği" ve "Örgüt Kültürü Ölçeği" kullanılarak toplanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, nicel verilerin toplandığı öğretmenler arasından rastgele seçilen 15 öğretmen oluşturmaktadır. Yapılan analizler sonucunda; öğretmenlerin kolektif yeterlik davranışları ortalama puanlarının "katılıyorum" düzeyinde olduğu, değişkenler açısından istatistiki olarak anlamlı bir farklılık olmadığı, örgüt kültürü ölçeğinin ortalama puanlarının "katılıyorum" düzeyinde olduğu, öğretmen sayısı değişkenine göre 41 ve üzeri öğretmen olan okullar lehine istatistiki anlamlı bir farklılık olduğu, diğer demografik değişkenler açısından bir farklılık olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmenlerin kolektif yeterlik davranışları ile örgüt kültürü arasında pozitif ve anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür. Yapılan regresyon analizi sonucunda öğretmenlerin kolektif yeterlik davranışlarının örgüt kültürünü %58 oranında yordadığı sonucuna ulaşılmıştır. Yapılan nitel analizlerde; öğretmenlerin kolektif yeterlik davranışlarında öne çıkan olumsuz görüş iletişim eksikliği ve gelişime açık olamama, örgüt kültürü algılarında öne çıkan engelleyici görüş iletişim eksikliği ve zayıf işbirliği olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Elde edilen sonuçlar ışığında; öğretmenlerin kolektif davranışların etki ve sonuçları hakkında bilgilendirilmesi, işbirliği ve takım çalışması temelinde uygulamalı mahalli kursların düzenlenmesi ve okullarda sosyal ilişkilerin düşük olmasının nedenlerinin araştırılması önerilmektedir.

Eğitim yönetimiKolektif yeterlikYeterlilik+3
Seyfettin Kapat
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Geleneksel çocuk oyunları uygulamalarının öğrencilerin fiziksel etkinlik düzeyi ve öğretmen davranışları üzerine etkisi

Bu çalışmanın amacı ilkokul öğrencilerinin beden eğitimi ve oyun dersindeki fiziksel etkinlik düzeyini ve öğretmen davranışlarını belirlemek ve bunları hareket temelli geleneksel çocuk oyunları ile değerlendirmektir. Araştırma, "ön test-son test kontrol gruplu deney modeline" desenlenmiştir. Çalışma grubunu sınıf öğretmenleri ve ilkokul öğrencileri oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak Mckenzie ve ark. (1991) tarafından geliştirilen gözlem yöntemi olan SOFIT kullanılmıştır. Çalışma ve kontrol gruplarına yapılan gözlemlerden elde edilen verilerin dağılımları yüzde (%) ve frekans (f) olarak verilmiştir. Çalışma grubu ile kontrol grubuna yapılan ön ve son gözlemler arasındaki puan farkları Paired t testi ile analiz edilmiştir. Öğrencilerin cinsiyet değişkenine göre fiziksel etkinlik düzeyi independent t test ile sınıf düzeyi değişkenine göre fiziksel etkinlik düzeyi one way anova testi ile analiz edilmiştir. Sınıflar arasındaki fark Tukey hsd testi ile incelenmiştir. Ön gözlemler sonucunda öğrencilerin orta yüksek fiziksel etkinlik düzeyinin %24.73 olduğu, cinsiyet değişkenine göre anlamlı bir farklılık olmadığı ancak Sınıf düzeyi değişkenine göre anlamlı farklılık olduğu görülmüştür. Ön gözlemler sonucunda öğretmen davranışları incelendiğinde öğretmenlerin %43.27 ile en çok gözlem davranışında bulunduğu görülmüştür. Yapılan son gözlemlerde hareket temelli çocuk oyunları ile ders işleyen çalışma grubu öğrencilerinin fiziksel etkinlik düzeyi anlamlı düzeyde artış göstermiştir. Kontrol grubunda anlamlı bir farka rastlanmamıştır. Çalışma grubu öğrencilerin fiziksel etkinlik düzeyini cinsiyet ve sınıf düzeyi değişkenine göre incelediğimizde anlamlı bir farklılığa rastlanmamıştır. Yapılan son gözlemler sonucunda öğretmen davranışlarını incelediğimizde gözlem davranışının % 34,37'ye düştüğü görülmüş ancak bu değişim anlamlı bulunmamıştır. Sonuç olarak hareket temelli geleneksel çocuk oyunlarının öğrencilerin fiziksel etkinlik düzeyinde anlamlı bir etkisi olmuştur ancak bu etki öğretmen davranışlarında gözlemlenememiştir. Anahtar sözcükler: Beden eğitimi ve oyun, fiziksel aktivite, oyun, öğretmen rolleri, sınıf öğretmeni

Beden eğitimiBeden eğitimi ve oyun öğretimi dersiFiziksel aktivite+7
Muhammet Çalışkan
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim I. kademesinde görev yapan öğretmenlerin öğretim, davranış ve insan yönetiminde müdahaleci olup olmamalarının bazı değişkenler açısından incelenmesi

ÖZET İLKÖĞRETİMİN I. KADEMESİNDE GÖREV YAPAN ÖĞRETMENLERİN ÖĞRETİM, DAVRANIŞ VE İNSAN YÖNETİMİNDE MÜDAHALECİ OLUP OLMAMALARININ BAZI DEĞİŞKENLER AÇISINDAN İNCELENMESİ Mahmut ÖĞ Yüksek Lisans Tezi, İlköğretim Anabilim Dalı Danışman: Yrd. Doç. Dr. Filiz YURTAL Eylül,2003; 106 sayfa Bu araştırma öğretmenlerin sınıfta öğretim, davranış ve insan yönetiminde müdahaleci olup olmamasının cinsiyet, meslekteki kıdem ve görev yapılan yer değişkenlerine göre farklılık gösterip göstermediğini incelemek amacı ile yapılmıştır. Araştırma Adana merkez ilçelerinde çalışan 178 öğretmen üzerinde yapılmıştır. Araştırmanın bağımlı değişkeni sınıfta öğretim, insan ve davranış yönetim biçimlerini ölçmek için Martin(1997) tarafından geliştirilen ve Türkçe'ye uyarlaması araştırmacı tarafından yapılan Sınıf Yönetiminde Tutum ve İnançlar (Attitudes & Beliefs on Classroom Control) Envanteri kullanılmıştır. Envanter öğretmenlere uygulanmış ve elde edilen öğretim, insan ve davranış yönetimi puanlan cinsiyet, görev yapılan yer ve meslekteki kıdeme göre farklılaşıp farklılaşmadığı belirlenmiştir. Bunun için değişkenin boyutları iki olduğunda t testi; ikiden fazla olduğu durumlarda ise tek yönlü varyans analizi yapılmış ve gözlenen farklılıklar Scheffe -F testi ile kontrol edilmiştir. Anlamlılık düzeyi,05 olarak alınmıştır. Araştırma sonuçlan öğretmenlerin sınıfta öğretim, insan ve davranış yönetimi ile cinsiyet ve görev yapılan yer değişkenleri arasında anlamlı bir farklılık olmadığım, meslekteki kıdem ile öğretim yönetimi arasında anlamlı bir ilişki olduğunu göstermiştir. Buna göre kıdemi fazla olan öğretmenlerin öğretim yönetimi alanında daha müdahaleci olduğu görülmüştür. 12-15 yıl kıdemine sahip öğretmenlerin öğretim yönetiminde 8-11 ve 4-7 yıl kıdemine sahip öğretmenlere göre daha müdahaleci oldukları görülmüştür.Anahtar Kelimeler: Sınıf Yönetimi, Öğretim Yönetimi, İnsan Yönetimi, Davranış Yönetimi,

DavranışEğitim yönetimiMüdahale+5
Mahmut Öğ
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2003
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmenlerinin kronik hasta öğrencilere ilişkin tutumlarının bazı değişkenler açısından incelenmesi

ÖZET Bu araştırmada sınıf öğretmenlerinin kronik hasta öğrencilere ilişkin öğretmen tutumları cinsiyet, medeni durum, çocuk sahibi olup olmama, kıdem durumları, mezun oldukları okullar, sınıflarında kronik hasta bir öğrencinin var olup olmadığının farkında olma ve bilgi düzeyleri değişkenleri yönünden incelenmiş ve bu değişkenlerden en çok hangisinin öğretmen tutumlarını yordadığı araştırılmıştır. Uygulamalar Adana il merkezindeki ilkokullar arasından seçilen 20 ilkokulda gerçekleştirilmiş, örneklemi 262 kadın ve 152 erkek olmak üzere toplam 414 öğretmen oluşturmuştur. Çalışmada öğretmenlerin tutum düzeylerini belirlemek amacıyla " Kronik Hasta Çocuklara İlişkin Öğretmen Tutumları Ölçeği", bilgi düzeylerini ölçmek amacıyla "Kronik Hastalıklar Hakkında Bilgi Formu" ve sosyo-demografik değişkenlerle ilgili veriler ise "Kişisel-Sosyal Bilgi Formu" ile toplanmıştır. Bulgular, öğretmenlerin kronik hasta öğrencilere ilişkin tutumlarının cinsiyet, medeni durum, çocuk sahibi olup olmama, mezun oldukları okullara ve bilgi düzeyi değişkenlerine göre anlamlı bir farklılaşma olmadığını ; kıdem durumları ve sınıflarında kronik hasta bir Öğrencinin var olup olmadığının farkında olma değişkenlerine göre ise anlamlı bir farklılaşma olduğunu göstermiştir. Yapılan analizler göre 11-15 ve 16 ve üstü kıdem derecesine sahip öğretmen tutumlarının daha olumlu olduğu gözlenmiştir. Ayrıca sınıflarında kronik hasta bir öğrencinin var olup olmadığının farkında olan öğretmenlerin, farkında olmayanlara göre daha yüksek (olumlu) tutum puanına sahip oldukları saptanmıştır.

HastalarKronik hastalıkÇocuklar+2
Ayşe Rezan Çeçen
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1997
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin, öğretmenler kurulunda alınan kararlara katılma derece ve isteklerinin belirlenmesi

Bu araştırmanın genel amacı; İstanbul İli Bahçelievler İlçesi resmi ilköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerin, öğretmenler kurulunda alman kararlara katılma derece ve isteklerini belirlemek, öğretmenlerin bireysel özelliklerine göre katılma derece ve istekleri arasında fark olup olmadığını ortaya koymaktır. Araştırmanın çalışma evrenini İstanbul İli Bahçelievler İlçesi'ndeki toplam 35 resmi ilköğretim okulunda çalışan 1940 öğretmen oluşturmaktadır. Evreni oluşturan 35 okulda çalışan öğretmenlerin %25'i ran-dom yoluyla belirlenerek anket uygulanmıştır. Ek listede sunulan Bahçelievler ilçesindeki resmi ilköğretim okullara gidilerek toplam öğretmen sayılarının %25'ine anketler dağıtılarak uygulanmıştır. Anketle elde edilen verilerin çözümlenmesinde istatistiksel teknikler olarak aritmetik ortalama, standart sapma, t testi, tek yönlü varyans analizi ve TUKEY HSD testi uygulanmıştır. Araştırmanın bulguları şöyle özetlenebilir: 1. Öğretmenler, genel olarak eğitim öğretim ile ilgili kurul konularına katıldıklarını, para ile ilgili konulara katılmadıklarını belirtmektedirler. Yine aynı şekilde katılmak istedikleri kurul kararları arasında eğitim öğretim ile ilgili kurul konularının olduğu, para ile ilgili konulara katılmak istemedikleri görülmektedir. 2- Öğretmenlerin, öğretmenler kurulunda alınan kararlara katılma dereceleri ve katılma istekleri arasında anlamlı bir farklılık vardır. 3. Cinsiyete göre erkek ve kadın öğretmenlerin öğretmenler kurulunda alman kararlara katılma derecelerine ilişkin görüşleri arasında anlamlı bir farklılık vardır. 4. Erkek ve kadın öğretmenler, kendilerini yaptıkları işin uzmanı olarak görmeleri, yöneticilerle aynı eğitimi aldıklarına ve yaptıkları işlerde sorumluluk alarak daha başarılı olacaklarına inanıyor olmaları dolayısıyla kararların oluşumuna daha fazla katılmak istemektedirler. 5. Kıdeme ve mezun olunan okula göre öğretmenlerin, öğretmenler kurulunda alman kararlara katılma derecelerine ilişkin gruplar içi ve gruplar arası görüşleri arasında anlamlı bir farklılık var, branşa göre yoktur. IX

EğitimEğitim yönetimiKararlara katılma+4
Süleyman Yıldız
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

İstanbul ili Beyoğlu ilçesindeki lise öğretmenlerinin empatik davranma eğilimlerinin sınıfın sosyal atmosferine etkisi

Bu araştırmada, lise düzeyinde eğitim yapan kurumlarda görevli öğretmenlerin empatik davranma eğilimlerinin, sınıfın sosyal atmosferine etkisi incelenmiştir. Araştırma, 43 öğretmen ve 1213 öğrenci üzerinde yürütülmüştür. Öğretmenlerin % 44'ü erkek, % 56'sı kadındır. Öğrencilerin %43'ü erkek, %57'si kızdır. Öğretmenlerin empatik davranma eğilimlerini ölçmek için Dökmen (1990) tarafından geliştirilen Empatik Beceri Ölçeği (E.B.Ö) A formu kullanılmıştır. Sınıf ortamının olumluluğunu ölçmek için Moss ve Trickett (1974) tarafından geliştirilen Sınıf Ortamı Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmada verilere regresyon istatistiksel analizleri kullanılarak elde edilen bulgular aşağıda verilmiş olan şekliyle özetlenebilir: 1- Öğretmenin empatik davranma eğiliminin, öğrencinin öğretmenden gördüğü desteği açıklamada yeterli etkiye sahip olduğu görülmüştür. Öğretmenin empatik davranma eğilimi, öğrencinin öğretmenden gördüğü destek üzerinde %.10 oranında etkilidir. Başka bir deyişle, öğrencilerin öğretmenden gördükleri desteğe ilişkin varyansın.10'unun, öğretmenin empatik davranma eğilimi ile açıklanabileceği anlaşılmaktadır. 2- Öğretmenin empatik davranma eğilimi, öğretmenin sınıftaki kuralları öğrenciye açıkça ifade etmesinde etkiye sahiptir. Öğretmenin empatik davranma eğilimi, sınıftaki kuralların açıklığı üzerinde %0.7 oranında etkilidir. Sınıftaki kuralların açıklığına ilişkin varyansın.07' sinin, öğretmenin empatik davranma eğilimi ile açıklanabileceği anlaşılmaktadır. Öğretmenlerin gösterdikleri empatik davranma eğilimlerinin, öğrencilerin sınıf etkinliklerine katılımları, öğrencilerin birbirlerine karşı hissettikleri yakınlık derecesi, öğrencilerin aynı amaca birlikte yönelmeleri, öğrenciler arasındaki rekabet ortamının oluşması, sınıf düzeninin oluşturularak korunması, öğretmenin sınıf içerisinde kuralları uygulamadaki kararlılığı, öğrencilerin sınıf içi yaratıcılıkları üzerinde etkisinin olmadığı saptanmıştır. n

Empatik beceriEmpatik eğilimEğitim ortamı+6
Serdar Karaman
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmenliği öğrencilerinin, sık görülen bulaşıcı hastalıklar ile ilgili bilgi düzeylerinin ve sağlığı koruma davranışlarının değerlendirilmesi

Bu araştırma sınıf öğretmeni adaylarının sık görülen bulaşıcı hastalıklarla ilgilibilgi düzeylerini ve sağlığı koruma davranışlarını değerlendirmek amacı ile yapılmıştır.Araştırma Çukurova Üniversitesi, Eğitim Fakültesi Sınıf Öğretmenliği programındantoplam 357 (207 kız, 150 erkek) öğretmen adayı ile gerçekleştirilmiştir. Veriler, 2008-2009 eğitim-öğretim yılında araştırmacı tarafından geçerlik ve güvenirlik testleriyapılarak hazırlanan sağlık bilgisi testi ve öğrencilerin sağlık davranışlarını ölçmekamacıyla hazırlanan bir anket kullanılarak toplanmıştır.Araştırma sonuçlarına göre; ikinci ve üçüncü sınıf öğrencilerinin sağlık bilgidüzeyleri arasında anlamlı bir farklılık olduğu; öğretmen adaylarının, sağlık bilgidüzeyleri ile sağlıkla ilgili edindikleri bilgilerin kaynakları arasında anlamlı bir farklılıkbulunduğu; öğrencilerin sağlık bilgi düzeylerinin anne ve babalarının eğitim düzeylerinegöre anlamlı bir farklılık göstermediği saptanmıştır.Öğrencilerin sağlık davranışları değerlendirildiğinde; el ve deri hijyeni, ayakhijyeni, ağız ve diş sağlığı, üriner sistem ve boşaltım sistemi sağlığı konularında yeterlidikkati göstermedikleri, ihmalkâr davrandıkları tespit edilmiştir.Bununla birlikte öğrencilerin; %41'inin kendisini sağlık konusunda yetersizbulduğu, %10'unun bir öğretmenin sağlık eğitimi almasını gerekli görmediğini,%35'inin öğretmenliğe başladığında sağlık konusunda öğrencilerine yeterli bilgiyisunabileceğini düşünmediğini belirttiği bulunmuştur.

Aday öğretmenlerBilgiBulaşıcı hastalıklar+7
Buse Eraslan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessEN

An action research on how to become a reflective teacher: Critical incidents from a Turkish primary school

Reflection is a must for professional development and although every single one of us reflects upon any action we take, it is a challenging task to turn reflection into a systematic habit. Reflective teaching is a hot issue in educational environments. Among many methodologies used for pedagogical reflection, this study focused on critical incident analysis because the researcher believes that some incidents have a more important effect on the atmosphere of the classroom than the others. And they deserve to be thought in detail. The aim of the study was to find out what was going on in the EFL classes from the perspective of students and whether these perspectives matched with the teacher?s. Depending on the findings, necessary adjustments were made to create a more productive and appealing classroom atmosphere to students. Critical incident questionnaire (CIQ) and teacher journal were used as tools to gather the needed data appropriate to the purpose of the study. CIQ is a questionnaire comprised of five open-ended questions directed to learners? about their feelings and attitudes towards what is happening in the lessons. Thirty, eighth grade students aged from 12 to 15 participated in the study.Key words: Reflective teaching, Critical incidents, Critical incident analysis, Students? perspective, Action research

Language teachingCritical incidents techiqueForeign language teaching+7
Ahu Özdemir
Çukurova University
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin sınıfta istenmeyen davranışları yönetme stratejilerine ilişkin bir inceleme

Bu araştırmada, 2017-2018 eğitim-öğretim yılı Yozgat il merkezinde anaokulu ve ilkokul öğretmenlerinin kullandıkları istenmeyen davranışları yönetme stratejilerini belirlemek ve çeşitli değişkenler ile ilişkini ortaya koymak amaçlanmıştır. Araştırma evrenini 2017–2018 eğitim öğretim yılında Yozgat il merkezinde bulunan ilkokullardaki ve bağımsız anaokullarında bulunan okul öncesi ve sınıf öğretmenleri oluşturmuştur. Nicel ve nitel araştırma modellerinin ikisi kullanılarak desenlenen araştırmada örnekleme yöntemi olarak amaçlı (olasılıklı olmayan) örnekleme yöntemlerinden kolay ulaşılabilir durum örneklemesi (convenience sampling) yöntemi kullanılmıştır. Nicel boyut, araştırmacı tarafından geliştirilen "Öğretmenlerin İstenmeyen Davranışları Yönetme Stratejileri Envanteri" nin, örnekleme giren 230 öğretmene uygulanmış, nitel boyut ise 11 sınıf ve okul öncesi öğretmeni ile görüşme yapılarak yürütülmüştür. Elde edilen nicel veriler SPSS programında, nitel veriler içerik analizi yapılarak çözümlenmiştir. Araştırmadan elde edilen verilerin çözümlenmesi amacıyla aritmetik ortalama, standart sapma, yüzde, t-testi, Mann Whitney U, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve Kruskal Wallis H testleri yapılmıştır. Araştırma sonucunda, öğretmenlerin sınıfta en sık karşılaştıkları sınıf içi istenmeyen davranışların başında "Fiziksel ve sözel şiddet", "Arkadaşlarını rahatsız edici davranışlarda bulunma" ve "Sınıf kurallarına uymama" yer almıştır. Sınıf içi istenmeyen davranışları yönetme stratejileri olarak en çok "Düşünmeye dayalı stratejileri" benimsedikleri, bunu takiben "Duygulara dayalı stratejileri" kullandıkları en az benimsedikleri stratejilerin ise "Davranışa dayalı stratejilerden" cezai stratejiler kullandıkları tespit edilmiştir. "Düşünmeye ve duygulara dayalı stratejiler" "sık sık" düzeyinde, "Davranışa dayalı stratejiler" "bazen" düzeyinde uygulandığı bulunmuştur. Değişkenlere göre boyutların her birinde cinsiyete göre anlamlı bir farklılık vardır. Bayan öğretmenlerin, erkek öğretmenlere göre tüm stratejileri daha çok tercih ettikleri görülmüştür. Branş değişkeninde ise "Duygulara dayalı stratejilerde" anlamlı fark olduğu görülmüştür. Okul öncesi öğretmenleri, sınıf öğretmenlerine göre daha fazla tercih etmişlerdir. Anahtar Kelimeler: Sınıf yönetimi, İstenmeyen davranış, Öğretmen.

Eğitim yönetimiSınıf içi davranışlarSınıf içi etkileşim+5
Merve Arslan
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin liderlik rollerine ilişkin algı ve beklentilerinin incelenmesi (Yozgat ili örneği)

Bu araştırmada, Yozgat il merkezinde görev yapan ilkokul ve ortaokul öğretmenlerinin, kurumsal gelişme, mesleki gelişim ve meslektaşlarla iş birliği olmak üzere üç boyutunda öğretmen liderlik rollerine ilişkin algı ve beklenti düzeylerini ortaya koymak amaçlanmıştır. Araştırma tarama modelinde gerçekleştirilmiş ve nicel yöntem kullanılmıştır. Araştırmanın hedef evrenini 2017-2018 yılında Yozgat il merkezinde görev yapan toplam 52 okulda 763 öğretmen oluşturmuş, örnekleminde ise 14 okuldan 313 öğretmen yer almıştır. Elde edilen nicel veriler; aritmetik ortalama, standart sapma, t testi, varyans analizi (ANOVA) ve korelasyon analizi yapılarak çözümlenmiştir. Araştırmada öğretmenlerin, öğretmen liderlik rollerine ilişkin genel algı ve alt boyutlarda "Sık sık" düzeyinde; beklentilerinin ise "Her zaman" düzeyinde olduğu gözlemlenmiştir. Öğretmen liderliği davranışlarının boyutları arasında en çok Mesleki Gelişme boyutunun gerekli olduğu ve sergilendiği görülmüştür. Bu boyutu sırası ile Meslektaşlarla İş Birliği ve Kurumsal Gelişme boyutları izlemiştir. Öğretmenlerin öğretmen liderlik rollerine ilişkin algılarında, kıdem ve yaş değişkenine göre anlamlı fark vardır. Kurumsal gelişme boyutunda 1-5 yıl arası kıdeme sahip öğretmenlerin görüşleri "6-10", "11-15" ve "16-20" yıl kıdeme sahip olan öğretmenlerden daha olumludur. Beklentilerinde ise branş ve cinsiyet değişkenine göre anlamlı fark vardır. Mesleki gelişim boyutunda kadın öğretmenlerin beklentileri erkek öğretmenlerden daha olumludur. Öğretmenlerin liderlik rollerine ilişkin algı ve beklentileri arasında orta düzeyde, pozitif yönde ve anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Liderlik, Öğretim Liderliği, Öğretmen Liderliği

Eğitim yönetimiLiderlerLiderlik+4
Yasemin İbiş
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi eğitimde öğretmen veli çatışma durumlarının incelenmesi

Bu araştırma, okul öncesi eğitimde öğretmenle-veli arasındaki çatışma durumlarını incelemek, çatışmanın nedenlerini belirlemek ve çatışmanın çözümüne yönelik önerileri öğretmen görüşleriyle sunabilmek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Bu araştırma Yozgat ili Merkez ilçesinde 2020-2021 eğitim-öğretim yılında resmi anaokulu ve ana sınıflarında çalışan 50 öğretmenle görüşülmüştür. Araştırma nitel araştırma yöntemi kullanılarak yürütülmüştür. Öğretmenler tarafından algılanan, öğretmen-veli çatışması durumlarını belirlemek üzere yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre, okul öncesi öğretmenleri ile velilerin en çok hissedilen çatışma boyutunda çatışmalar yaşadıkları belirlenmiştir. Okul öncesi öğretmenlerinin velilerle çatışmaya girdikleri konular: Veli beklentilerinin çok yüksek olması, velilerin okul öncesi eğitimin kazanımları içinde yer almayan harf öğretimi ve sure ezberi konusunda taleplerde bulunmalarıdır. Öğretmenlerin algısıyla, çatışmanın en önemli nedeni ise veli kaynaklı durumlar olarak gruplanan, velilerin okul öncesi eğitim konusunda bilgi eksiklikleri olması ve okul öncesi eğitime gereken önemin verilmemesidir. Okul öncesi eğitimde öğretmen veli çatışmasının öğretmenlerin işlerine en önemli etkisinin psikolojik boyutta olduğu, öğretmenlerin motivasyonlarını düşürdüğü ve performanslarını azalttığı tespit edilmiştir. Öğretmenlerin velilerle çatışmaları azaltmak için önerileri uzlaşma boyutunda yoğunlaşmaktadır. Okul öncesi eğitimde öğretmenlerin kendilerine yönelik velilerden beklentileri; öğretmenlere saygılı davransınlar, öğretmenlere eğitim konusunda destek versinler, öğretmenlerle işbirliği yapsınlar, öğretmenlere güvensinler, öğretmene ve sınıfa müdahale etmesinler. Okulda öğrencilere öğretilenleri evde tekrar ettirsinler, eve gönderilen çalışmalarda çocuklara yardım etsinler ve çocuklarının gelişimine destek versinler olarak sınıflandırılmıştır.

Mesleki çatışmaOkul öncesi dönemOkul öncesi eğitim+7
Kamuran Kaya
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Çocuk hakları eğitiminde uzman sınıf öğretmenlerinin perspektifinden etkili çocuk hakları eğitimi: Anlayışlar ve uygulamalar

Bu çalışmada, çocuk hakları eğitiminde uzman sınıf öğretmenlerin (ÇHUÖ'lerin) perspektifinden etkili çocuk hakları eğitiminin (EÇHE'nin) incelenmesi amaçlanmıştır. Olgubilim araştırması olarak desenlenen çalışmada veri toplama yöntemlerinden odak grup görüşmesi kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu amaçlı örnekleme yöntemlerinden kritik örnekleme yöntemiyle seçilmiş çocuk hakları eğitiminde uzman olan altı sınıf öğretmeni oluşturmuştur. Araştırmada veriler içerik analizi yapılarak çözümlenmiştir. Araştırma sonucunda, etkili çocuk hakları eğitiminin nasıl olması gerektiğiyle ilgili beş farklı anlayışın önerildiği belirlenmiştir. Bu anlayışlar kapsamında, etkili çocuk hakları eğitimi için ön görülen uygulama şekli, bu sürecin nerelerde ve kimlerle gerçekleştirilmesi gerektiği ile ilgili detaylı bilgiler elde edilmiştir. Ayrıca, araştırmada etkili çocuk hakları eğitimi için ÇHUÖ'lerin sınıf ve okul düzeyinde gerçekleştirdikleri düzenlemelerle ile ilgili bilgilere ulaşılmıştır. Bu doğrultuda, sınıf düzeyinde çocuklara haklarını ve sorumluluklarını öğretmeye ve yaşatmaya yönelik çeşitli uygulamalar gerçekleştirdikleri belirlenmiştir. Okul düzeyinde ise çocuk hakları ve sorumlulukları için öğretim uygulamaları, çocuklara hak ve sorumluluklarını yaşatma etkinlikleri ve çocukların katılım hakkı için düzenlemeler yaptıkları tespit edilmiştir. Araştırma Türkiye'de EÇHE için taşınan anlayışlar ve EÇHE için okullarda gerçekleştirilen uygulamalarla ilgili bilgi sunması açısından önem taşımaktadır. Anahtar Kelimeler: Çocuk hakları, çocuk hakları eğitimi, uzman öğretmenler, ilkokul eğitimi, sınıf öğretmenleri

Etkili öğrenmeEtkililikEğitim+6
Gülay Özdemir Doğan
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı kademelerde görev yapan öğretmenlerin çevresel tutum, bilgi ve davranışlarıyla çevre eğitimine yönelik görüşlerinin incelenmesi

Farklı kademelerde görev yapan öğretmenlerin çevresel tutum, bilgi ve davranışlarıyla çevre eğitimine yönelik görüşlerini incelemek amacıyla yapılan bu çalışma bir karma yöntem araştırmasıdır. Araştırmanın nicel boyutuna Adana ili Ceyhan ilçesinde bulunan anaokulu, ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapmakta toplam 642 öğretmen katılmıştır. Görüşmeler ise her eğitim kademesinden beş öğretmen olmak üzere toplan 20 öğretmenle gerçekleşmiştir. Araştırmanın nicel verileri Uzun ve Sağlam (2006) tarafından geliştirilen "Çevresel Tutum Ölçeği" ve "Çevre Bilgisi Testi" ile araştırmacı tarafından geliştirilen "Kişisel Bilgiler Formu" ve "Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu" ile toplanmıştır. Araştırma verileri 2015 – 2016 eğitim- öğretim yılında toplanmış, nicel verilerin analizinde betimsel istatistiklerin yanı sıra Mann Whitney-U ve Kruskall-Wallis H testleri, nitel verilerin analizinde ise içerik analizi tekniği kullanılmıştır. Araştırma sonucunda öğretmenlerin iyi düzeyde çevre bilgisine, yüksek düzeyde olumlu çevresel tutuma sahip oldukları görülmüştür. Öğretmenlerin çevresel davranışları ise sahip oldukları bilgi ve olumlu çevresel düşünce açısından yeterli düzeyde değildir. Cinsiyet açısından kadın öğretmenlerin çevresel düşünce ve davranışları; eğitim kademesi açısından anaokulu ve ilkokul öğretmenlerinin çevresel davranışları daha olumlu olmuştur. Hizmet yılı 15-16 yıl aralığında ve 41 yaş üzerindeki öğretmenlerde çevreyi korumaya yönelik davranışları daha sık sergilediklerini belirtmişlerdir. Evli, çocuk sahibi ve kendi evinde oturan öğretmenlerin çevre bilgisi daha yüksek olmuş, mezun olunan fakülte, branş, aylık ortalama gelir düzeyi ise çevresel bilgi ve tutumlarda anlamlı farklılık yaratmamıştır. Elde edilen sonuçlara göre öğretmenler çevre sorunu olarak daha çok çöp ve hava kirliliğini vurgulamakta, insanların davranış biçimlerini çevre sorunlarının temel nedeni olarak görmektedirler. Çevre sorunlarının çözümünün eğitim ve yasal düzenlemelerden geçtiğini belirten öğretmenler ayrıca yerel yönetimler ve sivil toplum örgütlerinin sorumluluklarına da değinmişlerdir. Bireysel olarak çoğunlukla çevreyi kirletmemeye ve çevreye zarar vermeyen ürünler kullanmaya dikkat ettiklerini belirten öğretmenler, insanların çevre konusunda bilinçsiz davranışlarından dolayı olumsuz duygular yaşadıklarını (gelecek kaygısı ve korkusu) ifade etmişlerdir. Öğretmenlere göre sahip oldukları çevre bilgisi, olumlu tutum ve davranışların oluşmasında kişisel özellikleri, kitle iletişim araçları ve yaşadıkları çevre etkili olmuştur. Uyguladıkları eğitim programını içerik açısından yeterli gören öğretmenler süreçte uygulama yapılmamasını eksiklik olarak belirtimişlerdir. Öğretmenlere göre etkili çevre eğitimi için odak noktası çevre olan ve bilimsel bilgilere dayanan eğitim programı geliştirilmeli, bağımsız bir çevre dersi olmalıdır.

EğitimÇevre bilgisiÇevre eğitimi+5
Fatih Toprak
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinin STEM alanlarına yönelik meslek ilgileri ile öğretmenlerin STEM tutumları ve özyeterlikleri arasındaki ilişki

Teknoloji ve endüstrinin büyük bir hızla değiştiği ve geliştiği günümüzde eğitim ile ilgili en önemli sorunlardan ikisi gelecek nesillerin nasıl yetiştirileceği ve kariyer tercihlerinin ne olacağıdır. Bu nedenle ortaokul öğrencilerinin STEM alanlarına yönelik meslek ilgilerini etkileyen faktörlerin incelenmesi büyük önem taşımaktadır. Bu noktadan hareketle bu çalışmada ortaokul öğrencilerinin STEM alanlarına yönelik meslek ilgileri üzerinde öğretmen kaynaklı faktörlerin (tutum, özyeterlik) etkisi incelenmiştir. Nicel araştırma yöntemlerinden tarama modeli, tarama modeli çeşitlerinden de ilişkisel tarama deseni kullanılan bu çalışmada ortaokul öğrencilerin STEM kariyer ilgileri, matematik ve fen bilimleri öğretmenlerinin STEM eğitimine yönelik tutumları ve STEM uygulamaları öz yeterlikleri üzerinde etken olabilecek değişkenler ayrı ayrı incelenmiştir. Araştırmanın örneklemini, 2021-2022 eğitim öğretim yılında Kırşehir ilindeki ortaokullarda; öğrenim görmekte olan 421 ortaokul öğrencisi ve görev yapmakta olan 160 matematik ve fen bilimleri öğretmeni oluşturmaktadır. Veri toplama sürecinde öğrenciler için Koyunlu Ünlü, Dökme ve Ünlü (2016) tarafından Türkçe'ye uyarlanmış olan Fen, Teknoloji, Matematik ve Mühendislik Mesleklerine Yönelik İlgi Ölçeği, öğretmenler için ise İnam (2020) tarafından geliştirilmiş olan, STEM Tutum Ölçeği ve Yaman, Özdemir ve Akar Vural (2018) tarafından geliştirilmiş olan STEM Uygulamaları Öğretmen Özyeterlilik Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde hem betimsel analizler hem de tek yönlü varyans analizi ANOVA ve bağımsız gruplar için t-testi kullanılmıştır. Ayrıca öğrencilerin STEM kariyer ilgilerinin, öğretmenlerin STEM tutumu ve STEM uygulamaları öz yeterliği tarafından yordanması ile ilgili doğrusal regresyon analizi yapılmıştır. Elde edilen sonuçlar, öğrencilerin STEM meslek alanlarına yönelik ilgi düzeylerinin olumlu yönde olduğunu göstermektedir. Öğrencilerin STEM kariyer ilgilerinin, cinsiyet, sınıf düzeyi, okul öncesi eğitim alma durumu, baba eğitim düzeyi ve ailenin aylık gelir durumuna göre anlamlı olarak farklılaştığı belirlenmiştir. Öğretmenlerin ise genel olarak STEM tutumlarının ve STEM uygulamaları öz yeterliklerinin olumlu olduğu belirlenmiştir. Öğrencilerin STEM kariyer alanlarına ilgileri ile öğretmenlerin STEM tutumları arasında pozitif yönlü düşük düzeyli ve STEM uygulamaları özyeterlikleri arasında orta düzeyli anlamlı ilişkiler oluşmuştur. Öğrencilerin STEM meslek alanlarına yönelik ilgilerinin artırılması için ilgili paydaşlara yönelik önerilerde bulunulmuştur.

FeTeMMFen bilgisiFen bilgisi eğitimi+6
Kaan Demirkol
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenme verimliliğini etkileyen öğretmen davranış ve özellikleri

Bu araştırmanın amacı, Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenme verimliliğini etkileyen öğretmen davranış ve özelliklerini tespit etmektir. Durum çalışması yöntemli nitel bu çalışmanın evrenini, 2021-2022 akademik yılında resmî üniversitelerin Türkçe öğretim merkezlerinde Türkçe öğrenen yabancı uyruklu öğrenciler ve yabancı dil olarak Türkçe öğreten öğretim elemanları oluşturmaktadır. Çalışmanın katılımcılarını ise bu evrenden amaçlı örnekleme yöntemlerinden kolay ulaşılabilir durum örneklemesi yöntemiyle belirlenen elli öğrenci (bir Türkçe öğretim merkezinde Türkçe öğrenen en az A2 seviyesindeki öğrencilerden seçilmiş) ve yirmi iki öğretim elemanı (bir Türkçe öğretim merkezinde görev yapan) oluşturmaktadır. Öğrencilerden veriler; odak grup görüşmesi yöntemiyle, öğretim elemanlarından ise bireysel görüşme yöntemiyle toplanmıştır. Çalışmanın verileri içerik analizi yöntemiyle analiz edilmiştir. Araştırmanın sonunda, Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenme verimliliğini etkileyen öğretmen davranış ve özellikleri saptanmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlar, öğretim elemanının öğretimin planlayıcısı ve yol göstericisi, mesleki açıdan iyi yetişmiş olması ve öğrencilerin Türkçeyi iyi öğrenmeleri için olumlu öğrenme ortamları hazırlaması gerektiğine işaret etmektedir. Araştırma iki aşamalı olarak yürütülmüştür. İlk aşamada tez konusu ile ilgili hazırlanan öğrenci soruları, yabancı uyruklu öğrencilere sorularak cevaplar alınmıştır. İkinci aşamada ise tez konusu ile ilgili hazırlanan öğretim elemanı soruları, bu alanda eğitim veren öğretim elemanlarına sorularak cevaplar alınmıştır. Çalışmada veriler; öğrencilerden odak grup görüşmesi tekniği ve araştırmacının hazırladığı görüşme sorularıyla, öğretim elemanlarından ise bireysel görüşme tekniği ve yine araştırmacının hazırladığı görüşme sorularıyla toplanılmıştır. Anahtar Kelimeler: Öğrenme, Öğrenme Verimliliği, Yabancı Dil Olarak Türkçe, yabancı dil olarak Türkçe öğretimi

Akademik verimlilikDil eğitimiTürkçe+7
Ayşe Genç
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin mesleki etik ilkeleri benimseme düzeyleri ile etkili öğretmen özellik ve davranışlarının incelenmesi

Öğretmenlerin etik ilkeleri benimseme düzeyleri ile etkili öğretmenlik özellik ve davranışlarını incelemek amacıyla yapılan bu araştırma tarama modelinde betimsel bir çalışmadır. Araştırmanın evrenini Mersin ili merkez ilçelerindeki (Toroslar, Akdeniz, Yenişehir, Mezitli) okullarda görev yapan öğretmenler oluşturmaktadır. Araştırma örneklemini oluşturmak için küme örnekleme yöntemi izlenmiş, her merkez ilçedeki farklı eğitim kademelerinden (anaokulu, ilkokul, ortaokul ve lise) random yöntemiyle beşer okul seçilmiştir. Araştırmaya bu okullarda görev yapan öğretmenlerden gönüllü olarak toplam 413 öğretmen katılmıştır. Veri toplamada Mesleki Etik İlkeler Ölçeği, Etkili Öğretmen Özellikleri ve Davranışları Ölçeği ve Kişisel Bilgi Formu kullanılmış, veriler 2017-2018 eğitim-öğretim yılı bahar döneminde toplanmıştır. Araştırma verileri SPSS 21 istatistik programı kullanılarak betimsel istatistiklerin yanı sıra (frekans, yüzde, aritmetik ortalama ve standart sapma) Mann Whitney U, Kruskal Wallis H ve Spearman korelasyon testleri ile analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda öğretmenlerin topluma, okula, mesleğe, meslektaşlara, öğrencilere ve velilere yönelik mesleki etik ilkeleri tamamen benimsedikleri tespit edilmiştir. Çocuk sahibi olma, devlet veya özel okulda görev yapma, derse girilen sınıflardaki öğrenci sayısı ve görev yapılan okulun bulunduğu çevrenin sosyo-ekonomik düzeyi öğretmenlerin mesleki etik ilkeleri benimsenme durumlarında anlamlı bir farklılık yaratmamıştır. Öğrencilere yönelik mesleki etik ilkelerin kadın ve bekâr öğretmenler tarafından benimsenme düzeyi daha yüksek olmuştur. Okulöncesi ve sınıf öğretmenlerinin topluma yönelik etik ilkeleri; okul öncesi öğretmenlerinin meslektaşlara ve öğrencilere yönelik etik ilkeleri diğer kademelerdeki ve branşlardaki öğretmenlerden daha fazla benimsedikleri görülmüştür. Sonuçlar araştırmaya katılan öğretmenlerin etkili öğretmenlerin kişisel özellikleri, öğretmenlik uygulamaları ve kişiler arası ilişkiler alanlarındaki özelliklerine büyük ölçüde sahip olduklarını göstermiş, cinsiyet, derse girilen sınıf düzeyi ve görev yapılan okulun bulunduğu çevrenin sosyo-ekonomik düzeyine bu algılarda anlamlı farklılıklar yaratmamıştır. Araştırma, öğretmenlerin topluma ve mesleğe yönelik etik ilkeleri benimseme düzeyleri ile etkili öğretmen özelliklerine sahip olma durumları arasında orta düzeyde ilişki olduğunu göstermiştir. Öğretmenlerin öğrencilere ve velilere yönelik etik ilkeleri benimseme düzeyleri ile etkili öğretmenin öğretim uygulamaları alanındaki özelliklere sahip olma durumları arasındaki ilişki ise düşük düzeyde olmuştur. Anahtar Kelimeler: Etik, meslek etiği, öğretmenlik meslek etiği, etkili öğretmen özellikleri

EtikEtkililikEğitim ilkeleri+4
Cihan Tezuçar
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00

Related subjects