Problems of teachers
78 theses under this subject heading
Alan değişikliği yapan öğretmenlerin karşılaştıkları mesleki güçlükler
Alan Değişikliği Yapan Öğretmenlerin Karşılaştıkları Mesleki Güçlükler Son yıllarda eğitim alanında yaşanan değişiklikler, milli eğitimde öğretmen istihdamı ve farklı alanlarda öğretmenlerin dağılımı sorununu ön plana çıkarmaktadır. Öğretmenlik mesleği; belli bir alana yönelik formasyona sahip, mesleki ve teknik bilgi, sosyal beceri gibi nitelikleri alana göre değişen bir meslek olarak tanımlanabilir. Bu nedenle üniversitelerin eğitim fakültelerinde verilen eğitim, branşlara göre farklılık gösterebilmektedir. Öte yandan mezuniyet sonrasında alan değiştiren öğretmenler, hem üniversitede kendi alanlara yönelik aldıkları bilgilerin kullanma alanının daralması problemi ile karşılaşmakta, hem de geçiş yaptıkları yeni alanın niteliklerine yönelik, eksikliklerini tamamlama konusunda bir takım sıkıntılar çekmektedir. Bu çalışmada, Kütahya ilinde görev yapan ve alan değiştiren öğretmenlerin, karşılaştıkları mesleki güçlük alanlarının ve bu alanların derecelerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada, Kütahya ili sınırları içerisinde ki okullarda çalışan ve alan değiştiren 236 öğretmen üzerinde anket uygulaması yapılmıştır. Ankette öğretmenlere kişisel bilgi formu ve mesleki güçlükler anketi uygulanmıştır. Daha sonra öğretmenlerin alan değişikliğinden memnun olma, alan değişikliğini destekleme, alan değişikliğinden pişman olma ve eski alanına geri dönme isteğine göre güçlük puanları kıyaslanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre alan değişikliğinden memnun olmayan, alan değişikliğini desteklemeyen, alan değişikliği yaptığı için pişman olan ve eski alanına geri dönmek isteyen öğretmenlerin; alan değişikliğinden memnun olan, alan değişikliğini destekleyen, alan değiştirdiği için pişman olmayan ve eski alanına geri dönmek istemeyen öğretmenlere göre istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde daha fazla güçlükle karşılaştıkları görülmüştür (p<0,05). Araştırma sonuçlarına göre, alan değiştiren öğretmenlerin karşılaştığı güçlükler, öğretmenlerin alan değişikliğinden memnun olmamalarına neden olmaktadır. Bu durumun ise eğitimde kaliteyi düşürdüğü ifade edilebilir. Anahtar Kelimeler: Alan değişikliği; branş öğretmenliği; öğretmenlik.
Sosyal bilgiler öğretmenlerinin kullandıkları yöntem/teknikler ve karşılaştıkları kullanım güçlükleri
Günümüz eğitim sisteminin en önemli bileşenlerinden olan öğretmen ve öğrenci arasındaki iletişimi sağlayan öğeler olarak nitelendirebileceğimiz öğretim yöntem ve teknikleri, eğitim sürecinin önemli konularından birisidir. Son senelerde bu alanda yapılan çalışmaların sayısında büyük artış olmuştur. Bunun temel nedenlerinden birisi, öğretmenin etkili bir şekilde bilgiyi aktarmasında, kullanacağı yöntem ve tekniğin büyük önem arz etmesinden kaynaklanmaktadır. Bu yöntem ve tekniklerin iyi bir şekilde kullanılması ise şüphesiz öğretmen-öğrenci arası iletişimi pekiştirecek ve eğitimin kalitesini de arttıracaktır.Ülkemiz eğitim sistemi özellikle son yirmi yılda etraflı bir reform çalışmaları içerisine girmiştir. İlköğretim Sosyal Bilgiler Öğretmenliği de bu değişimin bir parçası olarak sürekli gelişmekte, yeni ve etkili tekniklerin araştırılması üzerine pek çok bilimsel çalışma yapılmaktadır. Bu çalışmada Sosyal Bilgiler Öğretmenlerinin kullandıkları yöntem/teknikler ve bunları kullanmada karşılaştıkları güçlüklerin araştırılması amaçlanmıştır. Bu çerçevede Kütahya İli ve ilçelerinde görev yapan 117 Sosyal Bilgiler Öğretmeni üzerinde anket yapılarak, öğretmenlerin kullandıkları yöntem ve teknikler sınıflandırılmış ve yöntem/teknikleri kullanmada karşılaştıkları güçlükler incelenmiştir.Sonuç olarak Sosyal Bilgiler Öğretmenleri daha çok öğretmen merkezli yöntem/teknikleri kullandıklarını, bu konuda yeterli hizmet öncesi ve hizmet içi eğitim almadıklarını beyan etmişlerdir. Yöntem/teknik kullanımında karşılaştıkları başlıca sorunlar ise ders saatlerinin yetersiz olması, öğrencilerdeki sınav kaygısının fazla olması, sınıfların kalabalık olması ve maddi imkânsızlıklar gelmektedir.Anahtar Kelimeler: Sosyal Bilgiler; Yöntem; Teknik; Güçlükler
Sınıf öğretmenlerinin ilkokul görsel sanatlar derslerinde karşılaştıkları sorunlar ve öğretmen görüşlerine göre değerlendirilmesi (Bursa ili örneği)
İlkokul eğitimi temel eğitimdir. Bu düzeyde öğrenciler öğrenmeye son derece açıklardır ve Görsel sanatlar alanında verilen eğitim ile bireyin yaratıcı yönü desteklenmektedir. İlkokullarda görsel sanatlar derslerini vermekle yükümlü öğretmenlerse sınıf öğretmenleridir. Dolayısıyla sınıf öğretmenlerinin görsel sanatlar derslerine karşı tutumları, yeterlilikleri ve karşılaştıkları sorunlar önem kazanmaktadır. Karşılaşılan sıkıntılardan mümkün olduğunca arınmış bir öğretmen, dersin kazanımlarını en doğru ve faydalı şekilde karşısındaki bireylere aktarabilir ve gerekli uyarımlarda bulunabilir. Bu araştırma, Bursa ili örneğinde, sınıf öğretmenlerinin, görsel sanatlar derslerinin işleyiş ve uygulama aşamasında karşılaştıkları sorunları ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. Araştırma tarama modelinden yararlanarak, 2018-2019 eğitim-öğretim yılında, Bursa İli çerçevesinde, Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı devlet okullarında yapılmıştır. Anket uygulaması, Bursa ilinde 3 merkez ilçeden seçilen üçer devlet okulunun 1.,2.,3. ve 4. sınıfların, A,B,C şubeleri sınıf öğretmenlerinden oluşan 108 eğitimci ile gerçekleştirilmiştir. 42 sorudan oluşan 3'lü Likert tipi anket formu veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. Doldurulan anket formlarından elde edilen verilerin çözümlenmesi sırasında frekans ve yüzdelik dağılımları hesaplanmış, bulgular sayısallaştırılarak sunulmuştur. Yapılan literatür taraması desteğiyle nicel yorumlamalara gidilmiştir. Araştırmanın sonucunda elde edilen bulgulara göre; öğretmenlerin birçoğunun sanattan tat alan bireyler yetiştirmeyi önemsedikleri, Görsel Sanatlar dersinde öğretim materyallerini kullanabildikleri, yöntem ve teknikleri öğrenciye aktarma konusunda bilgi sahibi oldukları, öğrencilerin çalışmaları hakkında dönüt sağlama ve değerlendirme yapabildikleri ve uygulama konusunda kendilerini yeterli hissettikleri sonucuna varılmıştır. Yine az sayıda öğretmen Türk ve Dünya Sanatı hakkında ve öğrenciye aktarma konusunda bilgi sahibi olduklarını, öğrenme alanlarından kültürel miras alanında kendilerini yeterli hissetmediklerini belirtmişlerdir. Elde edilen verilere göre öğretmenlerin yarısından fazlasının programın yapısı ve amaçları, hedefleri, öğrenme alanları, öğrenci kazanımları ve işleyişi hakkında bilgi sahibi olduğu söylenebilir. Ayrıca genel kanı ders süresinin yeterli olmadığı yönündedir. Bu araştırma, İlkokul Görsel Sanatlar Derslerinde sınıf öğretmenlerinin karşılaştıkları sorunların belirlenmesi açısından önem taşımaktadır. Araştırma sonuçları doğrultusunda uygulayıcı ve araştırmacılara yönelik bazı önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Sözcükler: Görsel sanatlar eğitimi, ilkokul, öğrenme alanları, öğretmen yeterlilikleri, sınıf öğretmeni
Suriyeli öğrencilere matematik eğitimi veren öğretmenlerin karşılaştıkları zorluklar
Ülkelerinde başlayan iç savaş nedeniyle Türkiye başta olmak üzere dünyanın pek çok ülkesi Suriyeli sığınmacıların göç dalgasının etkisi altında kalmıştır. Geçici koruma statüsü altında bulunan Suriyeli göçmenlerin yaşadıkları topluma ve içinde bulundukları ülkeye adaptasyonlarını sağlayacak en önemli anahtarlardan biri de eğitimdir. Yaklaşık olarak on yıldır ülkemizin eğitim sistemi içinde yer alan Suriyeli göçmenlerin Türk eğitim sistemine en hızlı ve en sağlıklı şekilde dahil olması gerek topluma uyumlarının sağlanması gerekse ülkenin kalkınması ve refahı için önem arz etmektedir. Türk eğitim sisteminin bir parçası haline gelen Suriyeli göçmen öğrencilerle ilgili alan yazında en çok rastlanan çalışmalar; dil sorunu, topluma ve okula adaptasyon, davranış ve uyum sorunları gibi konu başlıklarında yoğunlaşmaktadır. Bu çalışmada Suriyeli öğrencilere eğitim veren matematik öğretmenlerinin karşılaştıkları zorluklar ele alınmıştır. Çalışma grubu 2020-2021 eğitim – öğretim yılında Gaziantep ilinde Suriyeli öğrencilerin çoğunlukta bulunduğu 9 farklı ortaokulda görev yapan 15 matematik öğretmenidir. Çalışmada verilerin toplanması için 7 adet açık uçlu sorudan oluşan yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmış, verilerin analizi ise nitel araştırma yöntemlerinde betimsel içerik analizi ile yapılmıştır. Araştırmanın sonucunda Suriyeli öğrencilerin hala dil probleminin devam ettiği görülmüştür. Soyut konular, problem durumları ve uzun (yeni nesil) soru tarzlarında Suriyeli öğrencilerin zorluk yaşadıkları belirlenmiştir. Buna karşılık evrensel matematik dilinin ve işlemlerin fazla olduğu durumlarda diğer derslere nazaran Suriyeli öğrencilerin başarılı oldukları belirlenmiştir. Matematik öğretmenlerine göre Suriyeli öğrencilere eğitim verirken karşılaşılan diğer zorlukların başında, kullanışlı olmayan ders kitapları ve kalabalık sınıflar gelmektedir.
Göçmen/mülteci öğrencisi olan ve olmayan sınıf öğretmenlerinin yaşadıkları sınıf içi problemler ve çözüm önerilerinin karşılaştırmalı olarak incelenmesi
Bu çalışmada göçmen/mülteci öğrencisi olan ve olmayan öğretmenlerin sınıflarında ne tür problemlerle karşılaştıkları ve buna yönelik çözüm önerilerinin karşılıklı olarak incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada nitel araştırma desenlerinden durum çalışması kullanılmıştır. Nitel araştırma yöntemi ile yürütülen bu araştırmanın çalışma grubunu Gaziantep İlinde bulunan 10 farklı okuldaki 20 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmanın çalışma grubu belirlenirken amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme kullanılmıştır. Ölçüt örnekleme yöntemi ile araştırmanın amacına uygun olarak her okuldan bir erkek bir kadın öğretmen olması, seçilen öğretmenlerin sınıf öğretmenliği mezunu olması, en az 5 yıllık mesleki deneyime sahip olmaları, görev yaptıkları okullarda belirlenen 20 kişilik öğretmen grubunun onunun sınıflarında göçmen/mülteci öğrenci olmaması diğer onunun ise sınıflarında göçmen/mülteci öğrenci bulunması ölçüt olarak belirlenmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak görüşme tekniği kullanılmıştır. Görüşmelerde araştırmacı tarafından geliştirilen ve uzman görüşleri alınan 10 sorudan oluşan yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Nitel verilerin analizi içerik analizi yapılarak çözümlenmiştir. Sınıf öğretmenleri ile yapılan görüşmeler sonrasında kod, alt tema ve temalara ulaşılmıştır. Araştırma sonuçları sınıfında göçmen/mülteci öğrencisi olan sınıf öğretmenlerinin en sık karşılaştıkları problemin dil problemi ve buna bağlı olarak dersi anlamama, iletişim kurmakta zorlanma ve kendini ifade edememe problemleri olduğu ortaya çıkmıştır. Sınıfında göçmen/mülteci öğrencisi olmayan sınıf öğretmenlerinin ise karşılaştıkları problemler öğrencinin ödev yapmaması/eksik yapması, öğleden sonraki derslerde motivasyon kaybı ve soyut konuları somutlaştırmada zorlanma olarak belirlenmiştir. Araştırmada ortaya çıkan problemlerin altında yatan nedenler ve problemlere ilişkin çözüm önerileri de incelenmiştir.
Birleştirilmiş sınıflarda görev yapan öğretmenlerin karşılaştıkları sorunlar: Bir anlatı araştırması
Bu araştırmada birleştirilmiş sınıflarda görev yapan öğretmenlerin çalışırken neler yaşadıklarını ve bu süreçte karşılaştıkları sorunları ortaya çıkarmak amaçlanmıştır. Cevap aranan problem cümlesi "Birleştirilmiş sınıflarda görev yapan öğretmenlerin görevleri sırasında karşılaştıkları sorunlar nelerdir ve bu sorunlar karşısında ortaya koydukları çözümler nelerdir?" olarak belirlenmiştir. Bu çalışma nitel araştırma yöntemlerinden anlatı araştırması deseninde gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu 2022-2023 eğitim öğretim yılında Gaziantep ili Şahinbey ilçesindeki birleştirilmiş sınıflarda görev yapan öğretmenler oluşturmaktadır. Çalışma grubu kartopu örnekleme yöntemi kullanılarak belirlenmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Veriler tematik analiz yöntemiyle analiz edilmiştir. Araştırma bulguları birleştirilmiş sınıflı okullarda görev yapan öğretmenlerin toplumsal önyargı, mesleki yalnızlık, iş yoğunluğu, işbirliği eksikliği vb. zorluklarla karşılaştıklarını göstermektedir. Araştırma sonucunda; birleştirilmiş sınıflarda görev yapan öğretmenlerin yaşadıkları zorlukları aşmada çevre desteği ile kişisel tecrübelerinden ve çabalarından yararlandıkları tespit edilmiştir. Yaşanılan sorunlara çözüm olarak; öğretmenlere özellikle lisans eğitimlerinde birleştirilmiş sınıflı okullar konusunda geniş/nitelikli eğitim verilmesi, üst yönetimin desteğinin arttırılması, işbirliğinin ve iletişimin önemi gibi sonuçlara ulaşılmıştır.
Öğretmen öğrenci ve velilerin TEOG sınavında karşılaştığı sorunların berlirlenmesi: Yozgat ili örneği
Son 30 yıllık bir sürede, temel eğitimden ortaöğretime geçiş aşaması olarak çeşitli isimlerde ölçme sistemleri tertip edilmiştir. Bu sistemler bir süre kullanıldıktan sonra bazı eksiklikleri tespit edilmiş ve bu sistemler; yerine geliştirilen yeni ölçme sistemleriyle değiştirilmiştir. Süreç tam bir düzene oturtulamamış ve yapısal bir düzenleme gerçekleştirilememiştir. Geliştirilen bir sınav sisteminin her türlü hatadan arındırılmış olması beklenilemez; sistemin olumlu, olumsuz özelliklerinin olması ve uygulamada birtakım sorunlarla karşılaşılması muhtemeldir. Bu bakımdan, bütün sınav sistemlerinde olduğu gibi, TEOG sınav sisteminde de olumlu, olumsuz özelliklerinin olabileceğini ve uygulamalarda bazı sorunlarla karşılaşılabileceğini kabul etmek gerekir. Bu sınav sisteminin bekleneni verebilmesi için sistemdeki olumsuzluklar ve uygulamada karşılaşılan sorunlar en aza indirilmeye çalışılmalıdır ya da bu sınav sisteminden etkilenen paydaşların ki bunlar sadece öğrenciler değil, okullardaki öğretmenler ve veliler de buna dahildir, bu olumsuzluklardan daha az etkilenmesi için önlemler alınmalıdır. Bu çalışmanın amacı, Yozgat ilinde farklı branşlardaki öğretmen, öğrenci ve velilere göre öğrencilerin TEOG sınavıyla ilgili karşılaştığı sorunları belirlemektir. Araştırmada, karma yöntem araştırmanın eş zamanlı üçgenleme deseni kullanılmıştır. Yürütülen bu çalışmada, nitel ve nicel veri toplama araçları aynı ağırlıkta kullanılmış ve veriler ayrı ayrı analiz edilerek analiz sonuçları yorumlama aşamasında birleştirilmiştir. Araştırmanın örneklemi her bir aşamada farklı olmak üzere nicel bölümde 2000 öğrenci ve nitel bölümde 10 öğrenci, 10 öğretmen ve 10 veli olmak üzere toplam 2030 kişiden oluşmaktadır. Çalışmada veri toplama aracı olarak öğrencilerin TEOG sınav sisteminde karşılaştıkları sorunları belirleme ölçeği ve yarı yapılandırılmış mülakatlar kullanılmıştır. Uygulanan ölçekten elde edilen veriler bir istatistik programından yararlanılarak analiz edilmiştir. Öğrencilerin TEOG sınav sisteminde karşılaştıkları sorunları belirleme ölçeğinden elde edilen verilerdeki değişkenler için aritmetik ortalama, standart sapma ve yüzdeleri bulunmuştur. Mülakatlardan elde edilen veriler öncelikle transkriptlere yazılmıştır. Daha sonra, iki farklı araştırmacı tarafından betimsel analiz yapılarak tematik kodlar oluşturulmuştur. Verilerden belirlenen ana temanın yanı sıra, içerik analizi yapılarak alt temalar belirlenmiştir. Araştırma sonucunda sınava hazırlanma sürecinde, sınavın içeriğinde, sınavın uygulanışında, sınavın molalarında ve sınav puanının hesaplanması ve tercihlerde karşılaşılan sorunların olduğu tespit edilmiştir.
Okullarda öğretmenlerin örgütsel mutluluğunu etkileyen faktörlerin incelenmesi
Bu çalışmanın temel amacı, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okullarda çalışan öğretmenlerin örgütsel mutluluğunu etkileyen faktörlerin belirlenerek örgütsel mutluluğun kurumda artırılması için yapılması gerekenler konusunda öğretmen görüşlerinin derlenmesidir. Çalışmada temel yöntem olarak nitel araştırma desenlerinde olgu bilim yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Gaziantep ili Şahinbey ilçesinde ortaokullarda çalışan öğretmenler oluşturmaktadır. Yapılan nitel araştırmada amaçlı örnekleme yöntemlerinden kolay ulaşılabilir durum örneklemesi yöntemiyle çalışma grubu belirlenmiştir. Öğretmenlerin örgütsel mutluluğunu etkileyen faktörlerin araştırılması ve bu faktörlerin geliştirilmesine yönelik yapılacakların saptanması amacıyla 2016-2017 eğitim-öğretim yılında birinci dönemde Şahinbey ilçesine bağlı on okulda görev yapan kırk öğretmenle görüşme yapılmıştır. Veri toplama aşamasında görüşme formu kullanılmış ve veriler içerik analizi metoduyla incelenmiştir. Örgütsel mutluluğu etkileyen altı tema elde edilmiştir. Bunlar; yönetsel süreçler, işedönük davranışlar, bağlılık, iletişim, çevresel faktörlerdir. Araştırma sonucunda öğretmenleri en çok mutlu eden faktörler; takdir görme; okulda sevgi, saygı ve hoşgörü; öğretme ve öğrenci sevgisi; empati; öğrenci mutluluğu ve yeterli gelirdir. Örgütsel mutluluğun artırılması konusunda da en çok dile getirilen konular; "şikâyetler ve öneriler önemsenmeli; verimli çalışılmalı, aidiyet artırıcı etkinlikler planlanmalı; önyargısız davranılmalı; ek kitap sağlanmalı; okullara ek bütçe sağlanmalı" şeklindedir. Elde edilen bu sonuçlar, öğretmenlerin örgütsel mutluluğunu artırmak için yapılması gerekenler başlığında kim tarafından ne yapılacağı ve bu işlemin nasıl yapılacağı şeklinde raporlaştırılmıştır. Anahtar kelimeler: Mutluluk, örgütsel mutluluk, ortaokul öğretmenleri.
Sınıf öğretmenlerinin fen bilimleri dersi öğretim sürecinde karşılaştıkları sorunlar
Bu araştırmada; ilkokul düzeyinde fen bilimleri dersini yürütmekte olan sınıf öğretmenlerinin, fen bilimleri dersi öğretim sürecinde karşılaştıkları sorunların betimlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, 2018-2019 eğitim-öğretim yılında Milli Eğitim Bakanlığına bağlı Kırşehir ili merkez ilçesindeki devlet okullarında görev yapmakta olan 320 sınıf öğretmeni oluşturmuştur. Araştırma, nicel ve nitel araştırma yöntemlerinin birlikte kullanıldığı karma yöntem ile desenlenmiştir. Araştırmanın birinci kısmında, nicel araştırma yöntemlerinden tarama modeli kullanılmıştır. Bu kapsamda evrenin tamamına ulaşılmış olup ayrıca örneklem alma yoluna gidilmemiştir. Araştırmanın ikinci kısmında, nitel araştırma yöntemlerinden olgu bilim araştırma deseni kullanılmıştır. Bu kapsamda katılımcılar çok aşamalı örneklem yöntemi ile belirlenmiştir. Birinci aşamada ölçüt örnekleme yöntemiyle katılımcıların çalıştığı okullar belirlenmiş, ikinci aşamada ise maksimum çeşitlilik örnekleme yöntemi ile katılımcıların eğitim verdikleri sınıf düzeyi, cinsiyet, mesleki kıdem yılı, sınıf mevcudu, mezun oldukları fakülte/bölüm ve lisansüstü eğitimi alıp almama durumları gibi özellikleri belirlenmiştir. Araştırmanın nitel boyutu kapsamında 24'ü erkek, 14'ü kadın olmak üzere toplamda 38 sınıf öğretmeni ile odak gurup görüşmeleri yapılmıştır. Yarı yapılandırılmış görüşme formu sorularının hazırlanması sürecinde literatür taranmış ve öğretmenlerin karşılaşabilecekleri sorunlar; öğretim programı, öğretmen, öğrenci, ders kitabı, öğrenme ortamı, veli ve idari kaynaklı olmak üzere yedi boyutta toplanmış ve bu boyutlara yönelik yedi adet soru ile veri toplama sürecine gidilmiştir. Bu kapsamda elde edilen veriler, "içerik analizi" tekniği ile analiz edilmiştir. Araştırmanın nicel sonucunda, sınıf öğretmenlerinin fen bilimleri dersi öğretim sürecinde karşılaştıkları sorunlar ölçeğinde; süreç öncesi hazırlıkta karşılaşılan sorunlar, süreçte karşılaşılan sorunlar, ölçme değerlendirme etkinliklerinde karşılaşılan sorunlar ve fen bilimleri dersi öğretim programı ile ilgili karşılaşılan sorunlar alt boyutuna oranla, fen bilimleri dersi ile ilgili karşılaşılan öğrenme ortamı kaynaklı sorunlar alt boyutunda daha az sorun yaşadıkları tespit edilmiştir. Yine sınıf öğretmenlerinin; eğitim verdikleri sınıf düzeyi, cinsiyet, mesleki kıdem yılı ve lisansüstü eğitimi alıp almama değişkenine göre anlamlı fark tespit edilmezken; sınıf mevcudu değişkenine göre süreç öncesi hazırlıkta ve süreçteki sorunlarda; mezun olduğu fakülte/bölüm değişkenine göre ise ölçek genelinde anlamlı fark olduğu tespit edilmiştir. Araştırmanın nitel sonucunda öğretmenlerin; konuların sınıf seviyesine uygun olmaması, ölçme değerlendirme sorularının bilişsel alanda alt düzeyde olması, laboratuvarın olmaması ya da kullanılmaması, öğretmenlerin alan bilgilerini yeterince güncelleyememeleri, kılavuz kitabın olmaması, velilerin öğretim sürecinde yeterli desteği göstermemeleri konularında sorunları ifade ettikleri sonucuna ulaşılmıştır. Bu sorunların çözümleri noktasında; hizmet içi uygulamaların nitelik ve nicelik olarak arttırılması, laboratuvar kullanımı ya da sınıfların dizaynı konusunda okul idaresinin öğretmenleri desteklemesi, öğretmen kılavuz kitaplarının yeniden dağıtılması, velilerin öğretim sürecine destek olmaları noktasında bilinçlendirme çalışmalarının düzenlenmesi, ders kitapları ve programlarının revize edilmesi çalışmalarında öğretmenlerin daha aktif rol almalarının sağlanması önerilebilir.
Sınıfında Suriyeli öğrencisi bulunan öğretmenlerin sınıf yönetiminde karşılaştığı sorunlar
Sınıfında sığınmacı öğrencisi bulunan öğretmenlerin, sınıf yönetiminde karşılaştığı sorunlara ilişkin görüşlerini ortaya çıkarmak amacıyla yapılan ve karma yöntemin kullanıldığı araştırmanın nitel verilerine ulaşmak için yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Araştırmanın nicel verilerini araştırmacı tarafından geliştirilen anket aracılığıyla elde edilmiştir. Çalışma grubunun belirlenmesinde ölçüt örneklemeden yararlanılmıştır. 2018-2019 öğretim yılında Gaziantep il merkezindeki ilkokulların 2 ve 3.sınıflarında görevli 18 sınıf öğretmeni ile görüşme yapılmıştır. Araştırmanın anketi ise 533 sınıf öğretmenine uygulanmıştır. Nicel verilerin analizinde bir istatistik programından yararlanılmıştır. Verilerin analizinde öğretmen görüşlerinin cinsiyete, okul türüne, özel yetenekli öğrenci okutma durumu ve özel yetenekli çocuğu olma durumuna göre farklılaşmasının tespitinde t-testi ve Kruskal-Wallis H testi; yaş, eğitim düzeyi ve kıdem yılına göre farklılaşmasının tespitinde Anova testi ve Tukey HD testi kullanılmıştır. Araştırmanın nitel verileri betimsel içerik analizi ile değerlendirilmiştir. Nitel veriler sonucunda, sınıfında sığınmacı öğrencileri olan öğretmenlerin karşılaştığı sorunların "sınıfın fiziksel düzeni, öğrenme-öğretme süreci, zaman yönetimi, iletişim sorunları, davranış yönetimi ve motivasyon" başlıkları altında altı temada yoğunlaştığı belirlenmiştir. Alt kategorilerin ise"dil problemi, kalabalık sınıflar, iletişim problemi, hazır bulunuşluk düzeyi, kendi aralarında Arapça konuşmaları, şiddet eğilimi, sınıf kurallarına uymama, velilerin Türkçe bilmemesi, diğer öğrencileri olumsuz etkilemeleri" şeklinde olduğu saptanmıştır. Araştırmanın nicel sonuçları, öğrenci kaynaklı sorunlar ve öğretmen kaynaklı sorunlar olarak iki grupta ele alınmıştır. Öğretmenlerin cinsiyet, mezun olduğu bölüm, okuttuğu sınıf ve kapsayıcı eğitim alma değişkenleri bakımından sınıf yönetiminde karşılaştığı öğretmen kaynaklı sorunlara ilişkin görüşleri arasında anlamlı bir fark tespit edilmiştir. Kıdem değişkeni bakımından öğrenci kaynaklı sorunlara ilişkin öğretmen görüşleri arasında anlamlı bir fark olduğu ve bu farklılığın 25 yıl üstü kıdemi olan öğretmenlerle diğer tüm gruplar arasında olduğu belirlenmiştir. Öğretmen kaynaklı sorunlara ilişkin kıdem değişkeni bakımından öğretmen görüşleri arasındaki farklılığın ise 1-5 yıl arası kıdemi olan öğretmenlerle diğer tüm gruplar arasında olduğu tespit edilmiştir. Öğretmenlerin sınıf mevcudu, sınıflarındaki sığınmacı öğrenci sayısı ve sınıflarındaki yaşı büyük öğrenci sayısı değişkenleri bakımından öğrenci ve öğretmen kaynaklı sorunlara ilişkin görüşleri arasında anlamlı farklılığın olduğu saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Sınıf yönetimi, göç, sığınmacı öğrenci, sınıf yönetimi sorunları.
Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde görev yapan aday sınıf öğretmenlerinin karşılaştıkları sorunlar
Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde görev yapan aday sınıf öğretmenlerinin eğitim öğretim sürecinde karşılaştıkları sorunların ortaya konmaya çalışıldığı bu araştırma karma desende gerçekleştirilmiştir. Nicel veriler bir ölçek aracılığıyla, nitel veriler ise yarı yapılandırılmış görüşme formu ile elde edilmiştir. Araştırmanın evrenini Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde görev yapan öğretmenler oluşturmaktadır. Örneklemini ise Van, Şanlıurfa, Ağrı ve Bitlis'te görev yapan; amaçsal örnekleme yöntemlerinden uygun örnekleme yöntemi ile seçilmiş öğretmenlerden oluşturulmuştur. Ölçek yoluyla elde edilen verilerin çözümlenmesinde yüzde, frekans, aritmetik ortalama istatistikleri kullanılmıştır. Yarı yapılandırılmış görüşme formundan elde edilen nitel veriler ise betimsel içerik analizi ile yorumlanmaya çalışılmıştır. Araştırma sonucunda ulaşılan bulgulara göre; Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde görev yapan aday sınıf öğretmenlerinin, sosyal kulüp çalışmalarında yöneticiler arasında işbirliğinin olmamasından dolayı ve tören, kutlama ve toplantılardaki sorumlulukları yerine getirirken okul idaresi tarafından gereken desteği görememe konularında okul yöneticilerinden kaynaklanan sorunları yaşadıkları belirlenmiştir. İl-ilçe yöneticileri konusunda, yöneticiler ve eğitim müfettişleri tarafından teftiş edilme korkusu ve yapılan işlerin yöneticiler tarafından beğenilmeme kaygısı taşıdıkları saptanmıştır. Aday sınıf öğretmenlerinin meslektaşları ile ilgili yaşadıkları en önemli sorunun göreve yeni başladıkları için okula uyum sağlama konusunda destek bulamadıkları yönündedir ve meslektaşlarının tutum ve davranışlarından memnuniyet düzeyleri düşüktür. Eğitim öğretim ortamına ilişkin laboratuvar, teknoloji sınıfı, spor odası gibi tesisler olmadığından dolayı eğitim-öğretim faaliyetinin aksadığı, internet bağlantısının olmaması veya düzenli bağlantının olmamasından dolayı araştırma yapılamadığı, okulda yardımcı personel eksikliği veya hiç olmaması nedeniyle temizlik sorunu yaşandığı belirtilmiştir. Görev yapılan yere ilişkin sosyal tesislerin yetersiz olduğu, karşılaşılan bir problemin çözümü için yardım edecek bir kişi ya da kurum bulunamadığı belirtilmiştir. Lisansta (hizmet öncesinde) alınan eğitimin öğrenci başarısını değerlendirmede ve yöntem-teknikleri kullanma konusunda yetersiz kaldığı belirtilmiştir. Veli desteğinin olmaması, dil-kültür farklılıklarının olması, öğretmen-öğrenci-veli iletişiminde aksaklık yaşanması, ısınma, elektrik ve su sorunu karşılaşılan diğer sorunlardır. Göreve yeni başlayan ve kırsal kesimde görev yapan aday sınıf öğretmenlerinin karşılaştıkları sorunların tespitiyle ilgili yapılan araştırma ile elde edilen bulguların, aday öğretmenlik sürecinin yeniden değerlendirilmesine, aday öğretmenlerin karşılaştıkları sorunların belirlenip çözümlenmesine, kırsal kesimlerde görev yapan aday öğretmenlerin özlük haklarının iyileştirilmesine ve aday öğretmenlerin sosyal, kültürel, mesleki sorunlarının literatürdeki araştırmalarına katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Karşılaşılan ve karşılaşılacak sorunların önlenmesi için de kırsalda görev yapan aday öğretmenlerin bulundukları ortama uygun bir eğitim sürecinden geçirilip oryantasyon çalışmaları yapılmalıdır. Kırsalda (köyde) yaşamaya teşvik edici önlemler alınarak yaptıkları çalışmalarla başarı gösteren öğretmenlere ödüllendirme (maddi-manevi) yapılmalıdır. Hizmet öncesi ve hizmet içi eğitim programları ile aday öğretmenlere Millî Eğitim Bakanlığı tarafından destekleyici eğitimler verilmelidir.
Ana dili Türkçe olmayan Suriyeli göçmen öğrencilere ilk okuma yazma öğreten öğretmenlerin karşılaştıkları sorunlar ve öğretmenlerin çözüm önerileri
Bu araştırma, 2019-2020 eğitim öğretim yılında sınıfındaki Suriyeli göçmen öğrencilere Türkçe okuma yazma öğreten öğretmenlerin sorunlarını belirlemek, bu sorunların çözümünde öğretmenlerin görüşlerini öğrenmek; bu görüşler doğrultusunda program hazırlayanlara, öğretmenlere, idarecilere ve araştırmacılara çeşitli önerilerde bulunmak amacıyla yapılmıştır. Araştırmada betimsel tarama modeli benimsenmiştir. Araştırmanın evreni Hatay ilinin Reyhanlı ilçesindeki 428 sınıf öğretmenidir. Örneklem ise 428 öğretmen arasından katılım gösteren 252 sınıf öğretmenidir. Araştırmada veri toplama aracı olarak anket kullanılmıştır. Veri toplama süreci yaklaşık iki ay sürmüştür. Ankete katılan öğretmenlerin içten ve samimi cevap verdikleri varsayılmıştır. Anketler uygulandıktan sonra analizleri yapılmıştır. Verilerin analizinde nicel veriler ve yüzde frekans betimlenmiştir. Değişkenlere yönelik dağılımlarda parametrik olmayan ki-kare testi kullanılarak farklar test edilmiştir. Pearson ki kare testi, Yates ki kare testi, Fisher exact test kullanılmış olup anlamlılık düzeyi 0,05 olarak alınmıştır. Araştırmada elde edilen bulguların sonuçlarına göre göçmen öğrencilerin okula uyumu için hazırlık yapıldığı, kaynakların kısmen yeterli olduğu, program ve ünitenin göçmen öğrencilere yönelik hazırlanmadığı, kazanım yetişmemesi durumunda zaman problemi yaşandığı, öğrencilerin en çok Türkçe dersinde zorlandığı, öğrencilerin zorlandığı harflerin olduğu, okumayı öğrenip yazmayı öğrenemeyen öğrencinin bulunduğu, veli ile yapılan görüşmelerin katkısının olduğu, iletişim problemi yaşandığı, donanım ve fiziki şartların yetersiz olduğu görülmüştür. Öğretmenlerin alt amaçlara göre büyük oranda görüş birliği için oldukları tespit edilmiştir. Tespit edilen sonuçlara göre uygulamaya ve araştırmacılara yönelik çeşitli önerilerde bulunulmuştur. Anahtar kelimeler: Suriyeli göçmen öğrenciler, okuma yazma, iletişim, eğitim öğretim
Challenges and problems faced by EFL teachers while teaching English as a foreign language to students with refugee and migrant background
The civil war in Syria began in 2011 and led to the migration of millions of refugees from Syria to Turkey, which has affected Turkey financially and spiritually. As a result of those migration movements, people with different cultural backgrounds were forced to live together that situation led to various problems, among these problems education is one of the most striking issues. Hence, it is crucial to make reforms in the field of education so that refugee students can adapt themselves to the Turkish educational context in an easier way. One of the most prevalent problems that cause trouble during the teaching process is that Turkish is not the mother tongue of Syrian refugees, so teachers face various challenges and problems in teaching English as a foreign language to students whose L1 is not Turkish. The aim of this explanatory sequential research study was to explore EFL teachers' attitudes, perceptions, challenges and needs regarding teaching English to Syrian refugee students and afterwards come up with proposed solutions and suggestions to annihilate these problems through the mixed method research design. For this purpose, this present thesis study was carried out in the second semester of the 2020-2021 education year with the participation of 104 English teachers who were selected through the convenience sampling method. The participants were selected among English teachers experienced at working with refugee students in primary, secondary and high schools of Islahiye, a district of Gaziantep province. Questionnaires and interviews were used in this study to gather data to identify teachers' opinions and suggestions regarding possible solutions to overcome the challenges and problems that they have experienced in the EFL teaching process with students of refugee and migrant background. The questionnaires were answered by 104 EFL teachers online. In addition, semi-structured interviews were conducted with 10 EFL teachers selected by the purposive sampling method in the qualitative data collection stage of the research. Since two data collection tools were used in the study, a two-stage data collection and analysis procedure was adopted. The data gathered through the questionnaire was analyzed via the SPSS programme. On the other hand, the interview data was analyzed through the content analysis method by identifying emerging categories and themes. These themes revolved around teachers' perceptions and challenges regarding teaching English as a foreign language to refugee students. In addition, the findings are beneficial for teachers to overcome challenges related to language, misbehaviors, materials, teaching policies and procedures. The findings of this study indicated that most of the participant EFL teachers were not prepared to deal with the actual challenges and problems that they come across during the EFL teaching process and that due to the implementation of the EFL curriculum which is not developed appropriately for meeting refugee students' learning needs, it is harder to achieve academic success. These findings underline the suggestions of organizing developmental pre-service and in-service teacher training programmes that render it possible for teachers to develop themselves in terms of teaching students of refugee and multicultural background. In these academic events, not only theoretical information delivery methods should be used but also activities should be designed that enable practical applications for teachers'effective improvement in this field. Keywords: EFL teachers, EFL teachers' perceptions, refugee students in EFL classes, refugee and migrant students, Teaching EFL to refugee students, EFL teachers' problems with refugee students.
Beden eğitimi öğretmenlerin liderlik davranışlarının iletişim becerileri ile ilişkisinin incelenmesi (Ankara ili örneği)
Bu Araştırmanın Amacı; Ankara İlinde Ortaöğretimde Görev Yapan Beden Eğitimi Öğretmenlerinin Liderlik Davranışlarının İletişim Becerileri İle İlişkisini Saptamaktır. Bu araştırmanın çalışma evrenini, 2012-2013 öğretim yılı Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı Ankara ilindeki liselerde görev yapan beden eğitimi öğretmenleri oluşturmuştur. Milli Eğitim Bakanlığı verilerine göre 2012-2013 öğretim yılında Ankara ilinde 1138 Erkek, 513 Kadın olmak üzere toplam 1651 beden eğitimi öğretmeni bulunmaktadır (ankara.meb.gov.tr). Çalışmanın örneklemini ise, Ankara iline bağlı Çankaya, Yenimahalle, Keçiören Altındağ, Sincan, Etimesgut ve Mamak ilçelerinden lise düzeyinde tesadüfi örnekleme yöntemiyle belirlenmiş okullardan 486 beden eğitimi öğretmeni oluşturmuştur. Araştırmada veri toplama aracı olarak, Bernard Bass ve Bruce Avolio (1995) tarafından geliştirilen "Liderlik Stilleri Ölçeği (Multifactor Leadership Questionnaire-MLQ 5X - SHORT)", Korkut (1996) tarafından geliştirilen, "İletişim Becerilerini Değerlendirme Ölçeğ"i (İBDÖ), ve kişisel özellikleri belirlemek için araştırmacı tarafından geliştirilen "Kişisel Bilgi Formu" kullanılmıştır. Beden eğitimi öğretmenlerinin algılarına göre, liderlik stilleri ve iletişim becerilerinin, kişisel özelliklerine göre farklılaşıp farklılaşmadığının incelenmesinde ikili küme karşılaştırmalarda Mann-Whitney U testi, Kruskal Wallis-H Testi ve Frekans, Aritmetik Ortalama ve Standart Sapma, analizi istatistik yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada anlamlılık düzeyi 0.05 olarak kabul edilmiştir. Sonuçta; Beden eğitimi öğretmenlerinin dönüşümcü liderlik davranışlarının, etkileşimci liderlik davranışlarından daha fazla gerçekleştirildiği, cinsiyet grupları algılarına göre dönüşümcü liderliğin bütün boyutlarında kadın beden eğitimi öğretmenlerinin erkek beden eğitimi öğretmenlerine göre yüksek algıya sahip oldukları, hizmet süreleri, dönüşümcü liderlik özellikleri idealleştirilmiş etki-atfedilen, idealleştirilmiş etki-davranış, telkinle güdüleme, entelektüel uyarım ve bireysel destek boyutlarına ilişkin algılarını belirleyici bir değişken olmadığı, mezuniyet durumlarına göre, liderlik özellikleri idealleştirilmiş etki-atfedilen, idealleştirilmiş etki-davranış, telkinle güdüleme, entelektüel uyarım ve bireysel destek boyutlarına ilişkin algılarını belirleyici bir değişken olmadığı, idarecilik görev durumlarına göre, liderlik özellikleri idealleştirilmiş etki-atfedilen, idealleştirilmiş etki-davranış, telkinle güdüleme, entelektüel uyarım ve bireysel destek boyutlarına ilişkin algılarını belirleyici bir değişken olmadığı, kadın öğretmenlerin iletişim becerilerini algılama düzeylerinin erkek öğretmenlerinkine göre daha yüksek olduğu, yaş değişkenine göre iletişim becerisi ortalama puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark olmadığı, hizmet süresine göre iletişim becerisi ortalama puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmadığı, hizmet süresine göre iletişim becerisi ortalama puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark olmadığı, idarecilik görevi yapan öğretmenlerin iletişim becerisi düzeyleri idarecilik görevi yapmayan öğretmenlerinkinden daha yüksek olduğu, saptanmıştır. Buna göre dönüşümcü liderlik boyutunda beden eğitimi öğretmenlerinin idealleştirilmiş etki-atfedilen, idealleştirilmiş etki-davranış ve telkinle güdüleme liderlik davranışlarını gerçekleştirme düzeyleri arttıkça iletişim becerisi düzeyinin de arttığı, beden eğitimi öğretmenlerinin koşullu ödül, istisnalarla yönetim-aktif ve istisnalarla yönetim-pasif liderlik özelliğini gerçekleştirme düzeyleri arttıkça, iletişim becerisi düzeyinin de arttığı söylenilebilir. Anahtar Kelimeler: Lider, Liderlik, İletişim, Beden Eğitimi, Beden Eğitimi öğretmeni.
Okul öncesi eğitim kurumlarında öğretmen-aile işbirliği ve öğretmenlerin velilerle yaşadıkları sorunlar
Okul öncesi eğitim, 0-6 yaş grubundaki çocukların bedensel, zihinsel, dil ve sosyal yönden gelişimlerini sağlayan bir eğitim sürecidir. Çocuğun yaşamındaki önemli dönemlerden biri olarak nitelendirilebilir. Okul öncesi eğitim sayesinde çocuğun davranışları olumlu yönde değiştirilebilir. Kişilik kazanımının geliştiği bu yaş aralığında çocuk kendini kabul, özgüven geliştirme, benlik kavramını oluşturma, bağımsızlığını kazanma, bedenini kullanma, merakını gidererek hayal ve isteklerini açığa vurma gibi gereksinimlerini karşılamayı ve sosyalleşmeyi öğrenir. Birçok gelişim alanı bu yaş aralığında şekillenir. Çocuğun ilk defa dış çevreyle tanışması da okul öncesi eğitim ile başlar. Bu sebeple okul öncesi eğitimin önemi gün geçtikçe daha iyi anlaşılmaya başlanmıştır ve okul öncesi eğitimi yaygınlaştırmak adına birçok gelişme mevcuttur. Okul öncesi eğitimin anlam kazanması da aileyle olmaktadır. Çocuğun hayatındaki ilk öğrenme yeri ailedir. Aile ile güçlü kurulan bağlar sayesinde okul öncesi eğitimden alınan verim artmaktadır. Fakat velilerle bu konuda yaşanılan bazı sorunlar vardır. Bu sorunların neler olduğunu bularak çözüm önerilerinde bulunmak aile ile kurulan bağları güçlendirecek ve bu sayede çocuk okul ortamında kendini güvende hissedecektir. Bu çalışma; öğretmen-veli işbirliğinin gerekliliğini vurgulamak, çocuğun temelini oluşturan aile ile öğretmenlerin yaşadığı sorunları belirlemek ve bu hususta sorunların çözümüne ilişkin öneriler geliştirmek amacıyla hazırlanmıştır. Verileri elde etmek için yarı yapılandırılmış görüşme formları kullanılmıştır. Uzman görüşleri ile hazırlanan görüşme formları Bingöl ilindeki anaokullarında görev yapan 15 yönetici, 50 öğretmen ve bu okullarda çocukları öğrenim gören 309 veliye uygulanmıştır. Görüşme formlarından elde edilen demografik özelliklere ait veriler kontrol edilerek SPSS programına girilmiş ve yüzde, frekans değerleri bulunmuştur. İkinci bölümde yöneticilere, öğretmenlere ve velilere yöneltilen soruların analizinde nitel yöntem kullanılmıştır. Araştırma verileri nitel yöntemin tekniklerinden olan içerik analizi tekniği ile çözümlenmiştir. Araştırma sonucunda, yöneticilerin, öğretmenlerin ve velilerin yaşadığı ortak sorunlara ve sundukları çözüm önerilerine ulaşılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre yöneticiler yaşanılan sorunları; velilerin eğitim seviyesi, kadronun bayan olması, kullanılan izinler, yeniliğe kapalılık, çocukların okula uyumlarının geciktirilmesi, öğretmeni bakıcı olarak görme, eğitim eksikliği, çocukların şiddet davranışına meyilli olması olarak tanımlamışlardır. Öğretmenler de yaşanılan sorunları; veli isteksizliği, veli tutumu, öğretmeni bakıcı olarak görme, ön yargılı olma, öğretmeni eleştirme, öğretmeni değersizleştirme, öğretmenin sorumluluğunun çok olması, velilerin etkinliklerde aktif olmaması, işbirliği kuramama, eğitim eksikliği, yönetimin tutarsızlığı, yönetici müdahalesi, yöneticilerin öğrenci ve veliyi tanımaması, iletişimsizlik veli beklentilerinin fazla olması, öğrenciler arası yaş farkının olması, öğrenci cinsiyeti ve hazırbulunuşluk seviyeleri, öğrencilerin okula alışma sorunu, şiddet davranışları, öğretmen hedeflerinin farklı olması, meleki yetersizlik ve farklı kültür yapısına sahip olma olarak tanımlamışlardır. Veliler ise yaşanılan sorunları; Veli fikirlerinin önemsenmemesi, veli ilgisizliği, okul idaresinin yetersizliği, güven problemi, olumsuz veli ve öğretmen yaklaşımı, yönetimin üslubu, temizlik ve emniyet sıkıntısı, kayıt parası sıkıntısı, çocukların şiddet davranışı, öğrencilerin küçük olması ve elektronik aletlere çok fazla zaman ayırıyor olması, öğrencilerin yemek yeme sorunu yaşamaları, velilerin duyarlı olmaması, ailelerin değişime açık olmaması, iletişim kopukluğu, velilerin fazla beklentiye sahip olmaları, öğretmenlerin öğrencilere bağırması, öğretmenlerin aşırı kitap kullanımı ve öğretmenlerin etkinlik yapmaması olarak tanımlamışlardır. Yönetici, öğretmen ve veliler yaşanılan sorunlara ortak çözüm önerilerini ise şunlardır: Daha fazla etkinlik yapmak, öğretmen-aile iletişimi ve işbirliğini sağlamak, aile ve öğretmenlere bilgilendiri ve eğitici seminerler vermek, aile katılımını sağlamak. Bazı yöneticiler, öğretmenler ve veliler ise işbirliğinin yeterli olduğu ve sorun yaşanmadığı konusunda hemfikirdirler.
Tarih öğretmenlerinin sanat tarihi öğretiminde karşılaştıkları problemler ve çözüm önerileri
Bu araştırmada, ortaöğretim kurumlarında halen görev yapmakta olan tarih öğretmenlerinin tarih ders kitaplarındaki sanat tarihi konularının öğretiminde karşılaştıkları problemler ve çözüm önerileri dikkate alınarak hazırlanmıştır. Araştırma Ankara İlindeki beş merkez ilçede (Yenimahalle, Keçiören, Sincan, Gölbaşı, Mamak) 2011-2012 eğitim öğretim yılının ikinci döneminde yürütülmüştür. Araştırma sonucunda, 2011-2012 eğitim-öğretim yılında ortaöğretim kurumlarında halen görev yapmakta olan öğretmenlerin tarih ders kitaplarındaki sanat tarihi konularının öğretiminde sıkıntılar yaşadıkları ve bu konuların öğretiminde yetersiz kaldıkları ortaya çıkmıştır. Bu araştırmayla öğretmenlerin bu problemlerine neden olan etmenler araştırılmışve elde edilen bulgular doğrultusunda çözüm önerileri verilmeye çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Sanat Tarihi, Kavram, Alan, Dönem, Estetik Beceri
The research of the mobbi̇ng status of teachers accordi̇ng to di̇fferent vari̇ables
Mobbing status the most significant problem that effects not only people who are exposed to it and people who perform it but also every individual of the society directly or indirectly in the world and our country. This problem changes the perception of all people working in the same workplace regarding to workplace bullying and increases tendency to mobbing. In this increase, the increase in the competitive environment in today's workplace and business life, jealously among employees, violence, gossip, business union avoidance, fraud, not acting to employees equally by directors in workplace and many other factors have been effective. That violence and problems related to mobbing are increasing and within that consist of employees and administrators working in organization reveals the obligatory of taking precautions immediately by organization and every individual in the society. Mobbing with its increasing effect is becoming a research subject of social sciences researcher. Although various researchers have done in the world, the workplace bullying, mobbing, is a complex problem to find a concrete solutions. This survey analyzes the level of the acts of mobbing suffered by the teachers and managers working for primary and middle school in rural areas as well as their characteristics and perpetrators. This survey was conducted by interviewing a total of 530 teachers by primary schools in center, districts and villages of Elazığ. Research consists of two parts, including quantitative and qualitative. In the quantitative part, Data about acts of mobbing experienced by those primary and middle school teachers was gathered by using a questionnaire developed by the researcher using five-point likert scale. Those data was processed in SPSS data analysis program and t-tests and variance analysis were conducted in order to determine frequencies and percentages in identify details of the teachers interviewed as well as differences in opinions expressed by the group. They were tested at .05 significance level. As a result of the survey, gender, seniority and age were identified as the variables, where the largest difference was observed between the groups in terms of acts of mobbing suffered by primary school teachers. The results obtained from those variables showed that more male teachers than female teachers, youngest or oldest teacher than the other teachers, more 1-5. seniority teachers than other teachers were confirmed to be exposed to acts of mobbing. In the qualitative part, Data about acts of mobbing experienced by those primary and middle school teachers was gathered by using an open ended question. Those data was processed in NVivo data analysis program. The results obtained from those variables showed that many of teachers stated that they suffered mobbing. Mostly, the audit and ignored were stated that the reason for mobbing. The person who showed response mobbing that use legal rights and ignored and the others use to be silent and ignored
Göreve yeni başlayan sınıf öğretmenlerinin karşılaştıkları sorunlar
Bu araştırmanın temel amacı, göreve yeni başlayan sınıf öğretmenlerinin karşılaştıkları sorunların neler olduğunu ortaya çıkarmaktır. Araştırma tarama modelinde tasarlanmıştır. Araştırmanın uygulaması 2010 yılı içerisinde en fazla sınıf öğretmeliği atamasının yapıldığı İstanbul (Bahçelievler, Bağcılar, Güngören), Şanlıurfa ve Van illeri ve bu illere bağlı ilçelerde görev yapmakta olan 529 aday sınıf öğretmeni ile gerçekleştirilmiştir.Anket yoluyla elde edilen verilerin çözümlenmesinde yüzde, frekans ve aritmetik ortalama işlemleri ile Mann Whitney U-testi ve Kruskal Wallis analiz tekniği kullanılmıştır.
Muallimler mecmuasına göre; Cumhuriyet öncesi ve Cumhuriyet döneminde öğretmenlerin sorunları (1920-1927)
Bu araştırma, Muallimler Mecmuasına göre; Cumhuriyet Öncesi ve Cumhuriyet Dönemi'nde Öğretmenlerin Sorunlarını (1920-1927) konu almış, öğretmenlerin ekonomik ve hukuki sorunları ile sınırlandırılmıştır. Araştırmada, Cumhuriyete giden süreç ve sonrasında öğretmenlerin ne gibi sorunlarının olduğunu ortaya koymak amaçlanmıştır. Bu çalışmada tarihsel araştırma yöntemi kullanılmış, 1922 ve 1927 yılları arasında yayınlanan Muallimler Mecmuası'nın sayıları incelenmiştir. Muallimler Mecmuası 54 sayından oluşmakta olup her bir sayıda ortalama 10 ile 12 arası makale bulunmaktadır. Genel olarak dergide, muallimler, mektep ve maarif teşkilatı ve muallim kongreleriyle ilgili yazılar yer almaktadır. Bunun yanında araştırmacıların ortaya koyduğu eserler, dönemde yayınlanan gazeteler, belge ve dokümanlar, internet ortamından sağlanan bilgiler doküman incelemesi yoluyla incelenmiştir. Araştırmamızda, Türkiye'de 1920-1927 yılları arasında faaliyet gösteren öğretmen örgütlenmelerinin faaliyetleri ve bu örgütlerin öğretmenlik mesleğiyle olan ilişkisi ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. Daha sonra Muallimler Mecmuası'ndaki öğretmenlerin ekonomik ve hukuki sorunlarının yanı sıra bu dönemdeki muallim mekteplerinin mevcut durumları ve var olan mevcut sorunlara yönelik bilgiler incelenmiştir. Bu dönemdeki öğretmenlerin yaşadığı ekonomik ve hukuki sorunlarının çözümüne yönelik Maarif Vekâleti'nin ve Muallimler Cemiyeti'nin konuya bakış açıları tespit edilmeye çalışılmıştır. Araştırmanın sonucunda, öğretmenlerin bu dönemde yaşadığı sorunların çözümüne yönelik ciddi adımların atılmadığı ve dolayısıyla var olan sorunların çözüme kavuşmadığı görülmüştür. Ekonomik olarak zor zamanlar geçiren öğretmenler geçimlerini sağlayabilmek için ek işler yapmaya başlamış ve bir kısmı da öğretmenlik mesleğini terk ederek farklı meslek kollarında çalışmaya başlamıştır. Türkiye'nin 1920-1927 arasında savaşlardan dolayı ekonomik olarak iyi bir durumda olmaması da mevcut sorunların çözülememesinde etkili olmuştur.
Antalya Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğüne bağlı kurum ve kuruluşlarda çalışan öğretmenlerin karşılaştıkları sorunlar ve çözüm önerileri
Bu araştırma, Antalya Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğüne bağlı kurum ve kuruluşlarda çalışan öğretmenlerin karşılaştıkları sorunları belirlemek ve çözüm önerileri getirmek amacıyla hazırlanmıştır. Bir amaç doğrultusunda hazırlanan yarı yapılandırılmış görüşme formu; 2018-2019 eğitim öğretim yılı Antalya Aile ve Sosyal Hizmetler il müdürlüğüne bağlı kurum ve kuruluşlarda çalışan 46 öğretmene uygulanmıştır. Elde edilen veriler içerik analizi yöntemiyle çözümlenmiştir. Araştırma sonucunda öğretmenlerin karşılaştıkları başlıca sorunlar; Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın öğretmenlerine değer vermeme ve kadro sorunu, çalıştıkları kuruluştaki adaletsizlik, liyakatsizlik, çalışma arkadaşlarıyla adaletli iş bölümü yapılmaması, mesleklerini tam anlamıyla icra edememe ve yönetimin siyasetle çok iç içe olmaları sorunlarını yaşadıkları sonucuna ulaşılmıştır. Bu sorunlar nedeniyle de öğretmenlerin büyük çoğunluğunun fırsat bulmaları halinde başka bir kuruma geçmek istedikleri durumu ortaya çıkmıştır. Yaşanan sorunların; liyakat sisteminin oluşturulması, çalışanlar arasında adaletin sağlanması, çalışanlara değer verilmesi ve yönetmeliklerle ilgili düzenlemelerin yapılmasının sorunların çözülmesine önemli oranda katkı sağlayacağı önerileri getirilmiştir.
İngilizce öğretmenlerinin yabancı dil öğretiminde karşılaştığı sorunların incelenmesi
Bu çalışmada İngilizce öğretmenlerinin dil öğretiminde karşılaştıkları sorunlar ile ilgili görüşleri belirlenmiştir. Çalışma, 2021-2022 öğretim yılı Burdur il merkezinde yer alan kamu ve özel ortaokullarda görev yapan 64 İngilizce öğretmeni ile yürütülmüştür. Çalışmaya gönüllülük esasına göre katılan öğretmenlerin görüşleri araştırmacı tarafından alanyazın ve uzman desteği alınarak geliştirilen ve 31 maddeden oluşan beşli likert tipi anket ile alınmıştır. Anket formu "ders kitapları", "okulun fiziki şartları", "yönetim", "öğretmen", "öğrenci", "program" ve "aile" kaynaklı sorunlar olarak alt boyutlara ayrılmıştır. Anket formunun uygulanması sonucunda elde edilen verilerin iç tutarlılık katsayısı 0,86 olarak belirlenmiştir. Elde edilen verilerin betimsel istatistiklerinin karşılaştırılmasında non-parametrik testlerden Kruskal Wallis H ve Mann Whitney U testi kullanılmıştır. Verilerin karşılaştırılması sonucunda yabancı dil öğretim sürecinde karşılaşılan sorun düzeylerinin öğretmenlerin cinsiyet, mezun olunan program ve çalıştıkları kurumlar açısından aralarında anlamlı fark bulunmadığı tespit edilirken, yaş faktöründe fark bulunmuştur. Öte yandan İngilizce öğretmenlerinin yabancı dil öğretim sürecinde karşılaştıkları sorunların başında "Öğrencilerin okul içi ve okul dışı pratik yapma imkânı bulamaması" maddesi gelmiştir. Bu sorunu "yardımcı kaynakların maliyetli olması, İngilizce laboratuvarların yetersiz olması, İngilizceye karşı önyargının söz konusu olması, ders kitaplarının öğrencilerin öğrenme ihtiyaçlarını karşılamaması ve dil öğrenmeye karşı ilgi ve motivasyon eksikliği" izlemektedir.
Suriyeli öğrencilere eğitim veren sınıf öğretmenlerinin Yaşadıkları sorunlar ve psikolojik sağlamlılık düzeyi: Adana ili örneği
Eğitim, toplumun içinde barındırdığı bireylerin, çağın değişen koşullarına rağmen birbirlerinden ayrıcalıklı olmaksızın belirlenen amaçlar doğrultusunda, gerekli bilgi ve becerilerle donatılmasını sağlamak zorundadır. Bu aktarımı gerçekleştirecek kişiler şüphesiz öğretmenlerdir. Gerçekleşmesi istenen amaçların toplumsal yapıyla uyumlu olması, kişilerarası ırksal hoşnutsuzlukların olmaması bu süreci daha da sürdürülebilir hale getirecektir. Bu araştırmada, sınıfında Suriyeli öğrenci bulunan sınıf öğretmenlerinin yaşadıkları sorunları saptamak ve saptanan bu sorunların psikolojik sağlamlık ile ilişkisini incelemek amaçlanmıştır. Örneklemini 2016-2017 eğitim- öğretim yılında Adana iline bağlı Seyhan, Çukurova, Yüreğir ve Sarıçam ilçesine bağlı; sınıfında Suriyeli öğrenci sayısının çokluğuna göre rastgele yöntemle seçilmiş okullarda eğitim veren, yaşları 24-60 yaşları arasında değişen, 153'ü kadın, 60'ı erkek olmak üzere 213 öğretmen oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak geliştirilen Kişisel Bilgi Formu ve Psikolojik Sağlamlık Ölçeği Kısa Formu kullanılmıştır. Sınıfında Suriyeli öğrencilerle sorun yaşayanların oranı %54'tür. En sık rastlanan sorun, dil sorunudur. Sorun yaşayan öğretmenlerin PSÖ puan ortalamaları 21,61±4,18 iken sorun yaşamayanların puan ortalaması 23,27±4,64'tür (p=0,007). Sınıfında sorun yaşamayan öğretmenlerin psikolojik sağlamlığının, sorun yaşayanlara göre anlamlı olarak daha yüksek olduğu saptanmıştır. Çağın önemli olgularından biri olan göçün beraberinde getirdiği sorunsallardan biri, göç eden çocuklar açısından farklı bir ülkede eğitim almaktır. Bu sorunsalın çözümünde en önemli pay öğretmenlerindir. Çalışmadan elde edilen veriler her iki öğretmenden birinin bu konuda sorun yaşadığını desteklemektedir. Bu öğretmenlerin hem psikolojik sağlamlık hem de bu öğrencilere eğitim verme becerilerinin desteklenmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.
The problems encountered by students and teachers in Turkish EFL context
As the aim of the study, it was targeted to contribute to the English Teaching literature through analyzing secondary school English language teachers' and students' opinions about the problems of teaching and learning English with reference to the most common problems encountered in this field in Turkish context. The study also examines the demographic factors, which might affect teachers' and students' opinions. For this purpose, two different questionnaires were administered to randomly selected 170 students and 32 teachers who teach these students at Ağrı Naci Gökçe Anatolian High School and Ağrı Doğa College so as to measure the difficulties they face in English education and training. In order to the determine socio-demographic factors and their effects on the opinions of students and teachers about the concerned problems, descriptive and correlational statistics were computed. The results of the study primarily revealed that the challenges faced by students are mostly related to educational methods and students' attitudes towards English lessons; thus it is seen that in Turkey, education methods and students' attitudes towards English lesson are the most effective issues that lead students to face various problems in English education. In addition to these problems, materials used in the classroom and lack of possibilities to do in-class practices were also found to play an important role in students' related perceptions. However, when evaluated from the perspectives of teachers, it was concluded that they perceive students as the most important factor in the problems seen in English language teaching.
Investigating the relationship between Turkish EFL teachers' subjective well-being and their occupational resilience in university contexts
This research aims to identify the problems that Turkish EFL teachers' have by focusing on the subjects such as well-being of the teachers as well as their occupational will power to overcome challenges, they encounter in an educational manner. The study addresses to these issues by working around criteria based on their gender teaching experience and the kind of institution in which they are employed. Lastly the research aims to find a correlation between teachers' well-being and resilience. 120 teachers working at the five different language schools in Turkey were picked to participate in this research. Two different data collections tools employed which were the "Teacher Subjective Wellbeing Questionnaire (TSWQ)" and "Occupational Resilience Beliefs Scale for Teacher Candidates (ORBSTC)" alongside the information gathered from these two questionnaires demographic data on the participants was also included. The statistical tool known as SPSS was used to do the analysis on the data. Frequency, arithmetic mean, and standard deviation values were analyzed, and the independent samples t-test and one-way analysis of variance (ANOVA) were used to examine the data. In addition, Pearson-Moment Product Correlation and multiple regression analyses were undertaken. Through the research that is carried out it was proven that there was a strong, positive and statistically significant correlation between teachers' wellbeing and the occupational resilience.