Public sector

73 theses under this subject heading

DoctorateOpen AccessTR

Kamu sektöründe iç denetimin etkinliğinin ölçülmesi ve belediyeler üzerine bir uygulama

Dünya'da son dönemde meydana gelen ülke ve şirket iflasları, dünya ve ülke ekonomilerini zor duruma sokmuştur. Bu gelişmeler, muhasebe ve denetimin önemini daha da çok artırmıştır. Sonuçta, mevcut mali bilgilerin değerlendirilmesi konuları ile iç denetim sisteminin etkinliğinin ölçülmesi ve iç kontrol sisteminin geliştirilmesi her ülke için önemli bir konu haline gelmiştir.İç kontrolün etkinliğini ölçecek olan ise, iç denetim birimidir. İç denetim, Türkiye için, kamu yönetiminde şeffaflaşma ve Avrupa Birliği'ne giriş için de önemli bir rol oynamaktadır. 5018 sayılı kanunun kabulü ile iç denetimin Türkiye'de yerleşmesi için çok önemli bir adım atılmıştır.İç denetçi atamalarının 2006 yılından beri yapıldığı ve eğitimlerin ise 2008 yılı sonuna kadar tamamlandığı düşünülecek olursa, 2009 yılından itibaren tam anlamıyla iç denetim kamu sektöründe yerini almıştır. Bu yıldan itibaren de, iç denetimde kamuda nasıl sonuçlar elde edileceğine dair veriler alınmaya başlamıştır.Tez dört bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın son bölümünde yapılan uygulama ile, kamu sektöründe iç denetimin etkinliğinin ölçülmesi amaçlanmıştır. Bunun için, kamuda görevli 110 adet iç denetçiye 50 soruluk anket yapılmıştır. Ayrıca, 18 adet belediyenin faaliyetlerine ait girdi ve çıktılar veri zarflama analizi yöntemi ile analiz edilmiş ve sonuçlar yorumlanmıştır.Anahtar Kelimeler: İç Denetim, İç Denetim Sistemi, Etkinlik, Kamu Sektörü

BelediyelerDenetimEtkinlik+3
Serkan Akçay
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Karşılaştırmalı bir yaklaşımla kamu yönetimi ve özel sektörde halkla ilişkiler ve etkileşimi

Kamu yönetimi anlayışının, işletme yönetimi anlayışına benzediği, kürselleşme olgusunun etkili olduğu günümüzde, özel kurumlar, kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşları için değişimler karşısında hedef kitleyle, halkla ilişkiler departmanları ve firmaları aracılığıyla iletişimin sağlanması, üretim ve hizmet süreci kadar önem taşımaktadır.Karşılaştırmalı Bir Yaklaşımla Kamu Yönetimi ve Özel Sektörde Halkla İlişkiler ve Etkileşimi isimli bu çalışmanın amacı, halkla ilişkilerin kamu sektörü, özel sektörde ve sivil toplum örgütlerinde nasıl anlaşıldığını, karşılaştırmalı bir yaklaşımla ortaya koymaktır. Çalışmanın giriş bölümünde halkla ilişkilerin tanımına ve halkla ilişkilerle ilgili temel bilgilere yer verilmiştir. Daha sonra, halkla ilişkilerde kamu sektöründe, özel sektörde ve sivil toplum faaliyetlerinde ortaya çıkan sorunlar, çözüm önerileri ve örnek faaliyetlere yer verilmiştir. Çalışma sonuç ile tamamlanmıştır.Anahtar Kelimeler: Halkla İlişkiler, Hedef Kitle, Kamu Sektörü, Özel Sektör, Sivil Toplum.

Halkla ilişkilerKamu sektörüKamu yönetimi+2
Ömer Taşçatan
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Özel ve kamu sektöründe çalışan öğretmenlerde örgütsel vatandaşlık davranışı algısı

Bu araştırmada özel ve kamu sektöründe çalışan öğretmenlerin istihdam biçimlerine göre örgütsel vatandaşlık algıları incelenmiştir. Araştırmada aynı zamanda özel ve kamu sektöründe çalışan öğretmenlerin cinsiyetleri, mezun oldukları eğitim kurumları, meslekteki kıdem yılları açısından istihdam biçimleri ile örgütsel vatandaşlık davranışı algıları arasında anlamlı bir fark olup olmadığını belirlemek amaçlanmıştır. Çalışmanın birinci bölümünde Örgütsel Vatandaşlık Davranışı kavramı; kavramsal gelişimine, ilgili çalışmalara, temelini oluşturan teorilere, çeşitli araştırmacıların tanımladığı alt boyutlara yer verilerek ayrıntılı bir şekilde incelenmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde öğretmenlik mesleği; temel nitelikleri, tarihsel gelişimi, farklı ülkelerdeki yetiştirme süreçleri, istihdam biçimleri ve güncel sorunlara yer verilerek incelenmiştir. Son olarak öğretmenlerde örgütsel vatandaşlık davranışı konusu ile ilgili yurt içinde ve yurt dışında yapılan araştırmalar kronolojik sırayla verilmiştir. Çalışmanın üçüncü bölümünde hipotezler İzmir'in Bornova ve Bayraklı ilçelerindeki öğretmenlerden edinilen veriler doğrultusunda SPSS 15,0 paket programı ile istatistiksel analize tabi tutulmuştur. T testi ve ANNOVA testinden yararlanılmıştır. Araştırma sonucunda; özel sektörde çalışan sözleşmeli öğretmenlerin kadrolu ve ücretli çalışan öğretmenlere göre daha yüksek değerde örgütsel vatandaşlık davranışı ortalamasına sahip oldukları tespit edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda öğretmenlerin cinsiyetleri, istihdam durumları, eğitim durumları, kıdem yılları ile örgütsel vatandaşlık davranış algıları arasında anlamlı bir farklılık olduğu tespit edilmiştir. Bu kapsamda yorum ve önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: İstihdam Biçimi, Özel Sektör, Kadrolu Öğretmen, Sözleşmeli Öğretmen, Ücretli Öğretmen, Örgütsel Vatandaşlık Davranışı

Kamu sektörüVatandaşlıkÖrgütsel vatandaşlık+3
Ersun Sırıklıgil
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

İş yaşamında kadınların rolüne ilişkin yargılar ile örgüt kültürü ilişkisinin incelenmesine yönelik kamu sektöründe bir araştırma

Kadınların çalışma hayatında karşılaştığı sorunları, kadınlara yüklenen toplumsal cinsiyet rolleri temelinde araştırmayı ve kamu sektöründeki durumu incelemeyi amaçlayan bu çalışma dört bölümden oluşmaktadır.Çalışmanın birinci bölümünde cinsiyet rol davranışı ile ilgili kuramlardan hareketle kadınlara yüklenen rollerin bir sonucu olarak çalışma yaşamında kadınların hangi alanlarda cinsiyet ayrımcılığı yaşadığından bahsedilmiştir. Cinsiyet ayrımcılığına ilişkin yasal düzenlemelerden bahsedilmiş ve kadın çalışanlara yönelik iş yaşamında yerleşmiş kalıp yargılar ve bunların sebep olduğu ayrımcılığının kurumların birçok sürecini etkileyen bir sorun olmasından yola çıkılarak cinsiyet ayrımcılığı ile ilgili örgütsel süreçlere yer verilmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde cinsiyet ayrımcılığının bir sonucu olarak kadınların yükseltilmede eşitsizlikle karşılaşması olgusunu ifade eden cam tavan sendromu üzerinde durulmuştur. Üçüncü bölümde örgüt kültürü tiplerinden Hofstede, Schneider, Harrison ve Handy'nin örgüt kültürü tiplerinden bahsedilmiştir. Araştırmanın dördüncü ve son bölümünde iş yaşamında kadınlara yönelik yargıların örgüt kültürü tiplerine göre farklılık gösterip göstermediğini araştırma amaçlı 242 kişiyle yapılan anket çalışmasının sonuçlarına yer verilmiştir. Anketlerin istatistiki analizi SPSS 11.5 programı ile yapılmış olup analiz tekniklerinden one way ANOVA ve bağımsız gruplar t-testi kullanılmıştır. İş yaşamında kadınların rolüne ilişkin yargıların örgüt kültürü tiplerine göre farklılık göstermediği hangi örgüt tipi olursa olsun yargıların değişmediği sonucuna varılmıştır. Kadınların rolüne ilişkin yargılarının cinsiyete göre farklılık gösterdiği ve kadınların erkeklere kıyasla cinsiyet temelli ayrımcılıkla ilişkilendirilebilecek kalıplaşmış rolleri benimsemedikleri sonucuna varılmıştır.

Değer yargısıKadınlarKalıp yargılar+5
Zuhal Sarıoğlu
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Kamu sektöründe yenilik yeteneklerinin kurumsal performansa etkisi

Özellikle son zamanlarda sıkça sözü edilen, sadece akademisyenlerin değil iş çevrelerinin ve kamu yöneticilerinin de gündeminde olan, işletme ve yönetim disiplininde ortaya çıkan önemli gelişmelerden birisi de "Yenilik Yeteneği" kavramıdır. Gerek yerli gerekse yabancı yazında yenilik yetenekleri ve kurumsal performans arasındaki ilişkiyi inceleyen birçok araştırmaya rastlanmaktadır. Bu tez çalışması ile Türkiye kamu sektöründeki kurumların teknolojik yenilik yeteneklerinin yenilik performansına ve kurumsal performansa etkisinin araştırılması, ayrıca yenilik performansının yenilik yetenekleri ve kurumsal performans arasındaki aracı rolünün incelenmesi hedeflenmektedir. Kamu kurumlarının yenilikçi kabiliyetleri yedi farklı boyutta ele alınarak değerlendirilmiştir (öğrenme, araştırma-geliştirme, kaynak dağıtım, üretim, pazarlama, organizasyon, stratejik planlama yetenekleri). Yapılan bu çalışma ile mevcut yazında kâr amacı güden firmalara yönelik araştırma sonuçları ile kamu kurumları üzerinde yapılacak araştırma sonuçlarıyla karşılaştırılabilecek; aradaki benzerlik ve farklılıklar tespit edilebilecektir. Araştırma kapsamında, toplam 37 kamu kurumundan toplanan 98 anket üzerinden analizler gerçekleştirilmiştir. Anketlerin 30 tanesi elektronik posta ile kalan 68 anket yüz yüze görüşme yoluyla elde edilmiştir. Verilerin analizinde kullanılan yöntemlerden keşifsel faktör analizi verilerin analize uygunluğunun belirlenmesi amacıyla, regresyon analizi ise araştırma modelinin test edilmesi amacıyla kullanılmıştır. Yapılan analizler ışığında, yenilik yeteneklerinden, pazarlama yeteneği, stratejik planlama yeteneği, öğrenme yeteneği, üretim yeteneği ve ar-ge yeteneği ile kurumsal performans arasında istatiksel olarak anlamlı ilişkiler bulunmuştur. Yenilik performansına, sadece kaynak dağıtım yeteneği ve pazarlama yeteneğinin etkisi bulunmuştur. Yenilik performansı ile kurumsal performans arasındaki ilişkiyi test etmek amacıyla yapılan analiz sonucunda ise istatistiksel olarak anlamlı bir pozitif ilişki ortaya konmuştur. Yenilik performansının yenilik yetenekleri ve kurumsal performans arasında aracılık rolüne ilişkin ise istatistiksel açıdan anlamlı bir bulguya rastlanmamıştır. Anahtar kelimeler: İnovasyon, Yenilik, Kamuda İnovasyon, Yenilik Yetenekleri

Kamu kuruluşlarıKamu sektörüKamu yönetimi+3
Rüstem Mengaaslan
Altınbaş University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
DoctorateOpen AccessTR

Kamu harcamaları ve mutluluk arasındaki ilişki: Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelere yönelik bir araştırma

Mutluluk tarihin eski dönemlerinden beri tartışılmaktadır. Tartışılmaya başlandığı ilk zamanlarda sadece psikoloji ile ilişkilendirildiği için çalışmalar bu alanda yoğunlaşsa da zamanla iktisat/maliye biliminin dikkatini çekmiştir. Mutluluk ve gelir üzerine çalışma yapan Easterlin özellikle gelişmiş ülkelerde zaman içerisinde gelirlerde artış yaşansa bile mutluluğun artmadığını fark etmiştir. Böylece Easterlin Paradoksu ortaya çıkmıştır. Bu paradoks, bireylerin gelirleri arttığında mutluluğun başlangıçta pozitif etkileneceğini, fakat belli eşik değerden sonra gelir artsa bile mutluluğun artmayıp aksine azalacağını savunmaktadır. Bu çalışmanın amacı kamu harcamaları ve mutluluk arasında Easterlin Paradoksu'nun geçerliliğinin araştırılmasıdır. Çalışmada paradokstaki gelir değişkeni, kamu harcamaları ile değiştirilmiştir. Ayrıca, paradoks Kuznets Eğrisi Modeli'ne uyarlanmıştır. Modelde bağımlı değişken mutluluk, bağımsız değişken kamu harcamalarıdır. Enflasyon ve Dışa Açıklık (ticaret) kontrol değişkendir. Veri seti 2005-2019 dönemlerini kapsarken ülkeler gelişmiş (G20 ve G8), gelişmekte olan (E7) ülkeler olarak gruplandırılmıştır. Çalışmanın sonucuna göre, G20 ve G8 ülkelerinde sonuç benzerdir. Her iki ülke grubu için kamu harcamaları ve mutluluk ilişkisi Easterlin Paradoksu'na benzer şekilde ters-U oluşmaktadır. Başlangıçta kamu harcamalarındaki artış, mutluluğu pozitif olarak etkilerken belli eşik değerden sonra kamu harcamalarındaki artış mutluluğu negatif olarak etkilemektedir. Enflasyon mutluluğu negatif, dışa açıklık pozitif olarak etkilemektedir. G20 ülkeleri için hesaplanan eşik değer yaklaşık yüzde 41,5 iken, G8 ülkeleri için ortalama yüzde 39'dur. E7 ülkelerinde kamu harcamaları ve mutluluk ilişkisi düz-U şeklindedir. Özetle gelişmekte olan ülkelerde sonuç paradoksa uygun değildir. Başlangıçta kamu harcamaları düşük düzeyde kaldığı için bireyleri mutlu etmemektedir. Fakat sonraki süreçlerde artan kamu harcamaları karşısında bireylerin mutluluk düzeylerinde artış yaşanmaktadır. Enflasyon mutluluğu negatif olarak etkilerken, dışa açıklık anlamsızdır. Hesaplanan eşik değer yaklaşık yüzde 12'dir. Mutluluk ve gelir üzerine çalışma yapan Easterlin özellikle gelişmiş ülkelerde zaman içerisinde gelirlerde artış yaşansa bile mutluluğun artmadığını fark etmiştir. Böylece Easterlin Paradoksu ortaya çıkmıştır. Bu paradoks, bireylerin gelirleri arttığında mutluluğun başlangıçta pozitif etkileneceğini, fakat belli eşik değerden sonra gelir artsa bile mutluluğun artmayıp aksine azalacağını savunmaktadır. Bu çalışmanın amacı kamu harcamaları ve mutluluk arasında Easterlin Paradoksu'nun geçerliliğinin araştırılmasıdır. Çalışmada paradokstaki gelir değişkeni, kamu harcamaları ile değiştirilmiştir. Ayrıca, paradoks Kuznets Eğrisi Modeli'ne uyarlanmıştır. Modelde bağımlı değişken mutluluk, bağımsız değişken kamu harcamalarıdır. Enflasyon ve Dışa Açıklık (ticaret) kontrol değişkendir. Veri seti 2005-2019 dönemlerini kapsarken ülkeler gelişmiş (G20 ve G8), gelişmekte olan (E7) ülkeler olarak gruplandırılmıştır. Çalışmanın sonucuna göre, G20 ve G8 ülkelerinde sonuç benzerdir. Her iki ülke grubu için kamu harcamaları ve mutluluk ilişkisi Easterlin Paradoksu'na benzer şekilde ters-U oluşmaktadır. Başlangıçta kamu harcamalarındaki artış, mutluluğu pozitif olarak etkilerken belli eşik değerden sonra kamu harcamalarındaki artış mutluluğu negatif olarak etkilemektedir. Enflasyon mutluluğu negatif, dışa açıklık pozitif olarak etkilemektedir. G20 ülkeleri için hesaplanan eşik değer yaklaşık yüzde 41,5 iken, G8 ülkeleri için ortalama yüzde 39'dur. E7 ülkelerinde kamu harcamaları ve mutluluk ilişkisi düz-U şeklindedir. Özetle gelişmekte olan ülkelerde sonuç paradoksa uygun değildir. Başlangıçta kamu harcamaları düşük düzeyde kaldığı için bireyleri mutlu etmemektedir. Fakat sonraki süreçlerde artan kamu harcamaları karşısında bireylerin mutluluk düzeylerinde artış yaşanmaktadır. Enflasyon mutluluğu negatif olarak etkilerken, dışa açıklık anlamsızdır. Hesaplanan eşik değer yaklaşık yüzde 12'dir.

KamuKamu büyüklüğüKamu ekonomisi+3
Gizem Ersoy
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Havalimanı işletmeciliği kamu-özel sektör karşılaştırması

Türkiye'de havacılığın ticari ve sosyal bakımdan gelişmesiyle birlikte, havalimanlarının ve havayolu taşımacılığının gelişmesi için, yatırımlara ihtiyaç duyulmuştur. Bu beklentiler doğrultusunda özellikle havalimanı işletmeciliğinin geliştirilmesi ve havalimanlarının yolcu ve yük bakımından daha verimli hale getirilmesi ön plana çıkmıştır. Havalimanlarının özel sektörlere devredilmesi ile gelişme ve büyüme büyük oranda gerçekleşmiştir. Bu çalışmanın sorunsalı kamuya ait Türkiye'nin iki büyük havalimanı olan, Antalya ve İstanbul Atatürk havalimanlarının özelleştirmeden önceki ve özelleştirildikten sonraki dönemlerinin etkinlik ve verimlilik açısından karşılaştırılması ve özelleştirmenin verimliliği etkileyip etkilemediğinin ortaya konulmasıdır. Bu amaçla incelenen iki havaalanının özelleştirme öncesi ve özelleştirme sonrası performans verileri, veri zarflama analizi ile analiz edilerek karşılaştırılmış ve sonuç olarak özelleştirmenin havaalanı işletmeciliğinde verimliliği artırdığı ortaya konulmuştur. Anahtar Kelimeler: Kamu, Havalimanı, DHMİ, YİD, Verimlilik.

Hava yolu işletmeleriHavacılık sektörüKamu sektörü+3
Ahmet Hulusi Yalçin
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Örgüt ikliminin algılanan örgütsel politika üzerine etkisi: kamu sektöründe bir araştırma

Bu çalışmanın amacı; örgüt iklimi ile algılanan örgütsel politika kavramları arasındaki varsayılan ilişkiyi ve etkiyi ortaya çıkarmaktır. Bu amaç doğrultusunda Ankara, İstanbul ve İzmir illerinde kamu sektöründe çalışan 264 katılımcıya araştırma ölçekleri ve demografik değişkenleri içeren anket uygulanmıştır. Yapılan anket sonucunda elde edilen veriler SPSS 20.0 ile analiz edilmiştir. Güvenilirliği sağlanan ölçeklere sırasıyla açıklayıcı ve doğrulayıcı faktör analizi uygulanmıştır. Faktör analizleri sonrası oluşan faktörlere ise korelasyon ve regresyon analizleri yapılmıştır. Yapılan korelasyon analizi sonucunda, örgüt iklimi ve alt boyutları ile algılanan örgütsel politika ve alt boyutları arasında negatif yönlü yüksek bir ilişki ortaya çıkmıştır. Yapılan regresyon analizi sonucunda ise algılanan örgütsel politika düzeyindeki değişimlerin neredeyse yarısının örgüt iklimi algısından kaynaklandığı sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca demografik değişenler ile örgüt iklimi ve algılanan örgütsel politika ortalamalarının yaş, eğitim düzeyi, çalışma süresi açısından farklılaştığı, cinsiyet açısından ise farklılaşmadığı tespit edilmiştir.

Kamu sektörüÖrgüt iklimiÖrgütsel politika
İnan Eryılmaz
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Kamu hizmetlerinin etkin sunumunda e-devlet uygulamalarının rolü

Bilgi ve iletişim teknolojileri birçok alan yanında kamu yönetimi alanında modernleşmeyi ve ilerlemeyi sağlayan temel bir reform olarak algılanan e-devlet alanında da reformları destekleyen bir unsurdur. E-devlet, kısaca kamuda yapılan her işlemin ve kamu kesimi tarafından sunulması gereken servis ve hizmetlerin uygun bilişim teknolojileri kullanılarak elektronik ortama transferi olarak tanımlanabilir. Bununla birlikte, bilgi ve iletişim teknolojilerinin uygulanabilmesi için politikacılar ve uygulamacılar tarafından e-devlet ile çıktıların, risklerin, maliyet ve faydaların daha iyi bilinmesi gerekmektedir. Tek noktadan e-devlet, birleştirilmiş e-devlet gibi değişik modellerle ifade edilen tümleşik bir e-devlet platformunun dağınık haldeki kamu hizmetlerinin elektronik ortamdan etkin sunumunda kaçınılmaz olduğu anlaşılmaktadır.Bu çalışmanın amacı, bilgi ve iletişim teknolojilerinin kullanılmasıyla birlikte ortaya çıkan e-devlet uygulamalarının, kamu kesiminin yerine getirmekle yükümlü olduğu kamu hizmetlerinin etkin sunumu üzerindeki etkilerini açıklamaktır.

Bilgi teknolojisiBilişim teknolojisiE-Türkiye+1
Uğur Çiçek
Manisa Celal Bayar University
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Kurumsal yönetişim ilkelerinin kamu yönetiminde kullanılmasına yönelik bir model

Bilimsel yönetim anlayışı, işletmelerde insan unsurunun öne çıktığı yıllardan itibaren, kamu yönetimi ile de işletme yönetimini birbirine yaklaştırmış, kullanılan teknikler de paylaşılır olmuştur. Bir kurumun en üstün performansa ulaşarak başarılı olmasını amaçlayan kurumsal yönetişim ilkeleri, etik kurallar, kanunlara uyma, çevrenin korunması gibi alanlarla örtüşen genel bir yaklaşımdır. Kamu yönetimi ve işletme yönetimi kıyaslandığında; kurumlar ve kurumsallaşmanın önem taşıdığı, toplumsal ilişkileri ve yönetişimi kapsayan ve siyasetçilerin, kamu kesimi birimlerini yönlendirme girişimlerinde bulunan delegeler konumunda olduğu (polity) boyutu ve yönetim birimlerinin ve yöneticilerin öne çıktığı, kamu yöneticiliğini yansıtan düzey olarak görüldüğü (policy) boyutu olmak üzere iki yönü olduğu görülmektedir.Devletin üstlendiği rol gereğince siyaset/yönetim ayrımının reddedilmesi ile kamu yönetiminin siyaset biliminin bir parçası olarak kabul edildiği gözlenmektedir. Buna paralel olarak da, yönetsel olgunun tanımlanmasında siyaset ve siyaset bilimi hem kuramsal hem de uygulama düzeyinde belirleyici olmaktadır. Bu durum, yönetimin siyasetten arındırılmasını zorlaştırmakla beraber, gündeme taşımaktadır.Hem küreselleşmenin bir sonucu olarak, hem de AB adaylığının getirdiği uyum çabaları nedeniyle Türkiye'deki kamu yönetiminde, şeffaf, hesap verebilir ve katılımcı bir kamu yönetiminin gerekliliği ve merkezi yönetimin küçültülerek görev, yetki ve sorumluluk devri ön plana çıkmaya başlamıştır. Türkiye'de kalkınma, üretim ortamı ve kültürü yaratılması ile ilgili beklentilerinin karşılanması amacıyla uygulanmaya çalışılan reformların başarıya ulaşması, reformların halk tarafından istenmesi ve benimsenmesine bağlıdır. Bu çalışma ile; Kurumsal Yönetişim İlkeleri'nin kamu yönetiminde uygulanmasında, halkın bilinçlendirilmesine katkı sağlamak amacıyla; yönetim standardına taban olabilecek bir eğitim modeli oluşturulmaya çalışılmıştır.

Kamu sektörüKamu yönetimiKamu-özel sektör ilişkileri+5
Saadet Yağmur Kumcu Yıldız
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
DoctorateOpen AccessTR

Kamu ve özel sektör kurum ve kuruluşlarında insan kaynaklarını geliştirme aracı olarak kullanılan hizmet içi eğitim programlarının verimliliğe etkileri ve bir model önerisi: Gaziantep örneği

Bu tez, insan kaynağını geliştirme aracı olarak kullanılan hizmetiçi eğitim programlarının verimliliğe olan etkilerini incelemektedir. Araştırma için Gaziantep'te kamu ve özel sektör kurum ve kuruluşlarında 484 işgören ve 38 yöneticinin görüşlerine başvurulmuştur. Anket ile işdoyumu, verimlilik, hizmetiçi eğitim konularında işgörenlere yöneltilen sorular bilgi-işlem ortamında değerlendirilmiştir. Araştırma, bu değerlendirmeler ışığında kamu ve özel sektör için aynı olmak üzere insan kaynaklarının verimli yönetimi ve kalitenin artırılabilmesi için geliştirilmiş yeni bir hizmetiçi eğitim modeli önermektedir. Araştırmadan alman sonuçlara göre; îşgörenler boyutunda; 1. Örgütlerde, problemlerin çözümüne ilişkin ciddi bir çalışma olmadığı, 2. İşgörenlerin işlerini yaparken kendilerini büyük oranda başarılı ve üretken hissettikleri, kendilerini geliştirdiklerine inandıkları ve kurumlarına bağlılık duydukları, kurumlarının başarısının kendilerini yakından ilgilendirdiği ve işyerlerindeki fiziki olanakların çalışma verimlerini artırabileceğine inandıkları,3. Sosyal hizmetlerin yeterlik ve etkinliğinin özel sektördeki işgörenler aleyhine bir durumda olduğu, 4. Kamu sektöründe üretimde kullanılan araç-gereç ve makinalarının bakım ve onarımının gerekli sürede yapılamadığı, dolayısı ile verimin düştüğü, 5. Kamu sektöründe çalışan işgörenlerin bir bölümünün özel sektörde çalışanlara oranla işyerlerindeki insan ilişkilerinden hoşnut olmadıkları ve sürtüşmeden kaçındıkları, 6. Her iki grup işgörenlerin çoğunluğunun kendilerini işlerine bağlayan asıl nedenin parasal olmadığı, 7. İş ile ilgili kararlarda kendilerine fikir sorulmadığı, 8. Her iki kesimde sosyal, kültürel ve sanatsal etkinliklerin hemen hemen hiç olmadığı, 9. İşgörenlerin önemli bir bölümünün olağanüstü bir durumda çalıştıkları yerden destek göremeyeceklerine inandıkları, 10. İşgörenlerin, her iki kesimde de amirlerin kendileri ile yeterince konuşmayan insanlar oldukları, 11. Her iki kesimde de başarıların yöneticilerce yeterince takdir edilmediği, 12. Kamuda iş kanunları ile ilgili işgören bilgisi yüksek iken özel sektörde bu oran yanlara kadar düştüğü, 13. Hizmetiçi eğitimde %50 oranında üniversite ile ilişki kurulmadığı, 14. Düzenlenen hizmetiçi eğitim programlarında eğitim uzmanlarının yer almadığı, 15. Hizmetiçi eğitim programlarının uygulamadan uzak olduğu, 16. Hizmetiçi eğitim programlan düzenlenirken büyük oranda eğitim teknolojisinin işe koşulamadığı, 17. Eğitim sonunda büyük oranda sertifika veya katılım belgesi verilmediği, verilmiş olanların da mesleki terfide kullanılmadığı ve yönetim tarafından kendilerine farklı bir davranış gösterilmediği, Yöneticiler boyutunda; 1. Kurumlarda AR-GE (Araştırma-Geliştirme) birimlerinin hemen hemen olmadığı, 2. Kurumlarda verimlilik ölçümlerinin yapılmadığı, 3. İş kazaları ve meslek hastalıklarına karşı önlem alınmadığı, psiko-sosyal ihtiyaçların belirlenmesi yolunda çalışmaların yapılmadığı, 4. İşgörenlerin ekonomik sorunlarım çözümleyebilecek araştırmaların olmadığı, sosyal güvenlik ile ilişkili araştırmaların yapılmadığı, 5. Kurum içi-dışı insan kaynaklarının izlenmediği, 6. İşgören seçiminde uygulanan tekniklerin yeterli olmadığı, 7. İşgörenlere sağlanan sosyal olanakların düşük düzeyde olduğu, 8. Alanında uzman kişileri istihdamda güçlük olduğu, 9. Yeni işe alman personele hizmetiçi eğitim olanaklarının yeterince sağlanmadığı belirlenmiştir.Anahtar Sözcükler: ? İnsan Kaynaklan ? Verimlilik ? Hizmetiçi Eğitim ? İş Doyumu Bilim Dalı Sayısal Kodu : EB 699 XH

EğitimGaziantepHizmet içi eğitim+3
Uğur Başboğaoğlu
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1997
00
Master'sOpen AccessTR

Devlet muhasebesi ve devlet muhasebesi standartları (büyükşehir belediyesinde bir uygulama)

Günümüzün değişen ve gelişen dünyasında kamu sektörünün mali yapısının ölçülmesi, değerlendirilmesi ve geliştirilmesi önemli bir ihtiyaç olarak ortaya çıkmaktadır. Kıt olan kamu kaynaklarının daha etkin ve verimli olarak kullanılabilmesi, bu kaynakların yeniden ekonomiye kazandırılabilmesi, kamu mali yönetiminde hesap verilebilirliğin ve mali şeffaflığın sağlanabilmesi, mali ve idari karşılaştırılabilirliğin ve performansın ölçülmesinde bir ölçüt olarak kullanılabilecek bir kamu sektörü muhasebe sisteminin kurulup geliştirilmesi ihtiyacı tüm dünyada bir gereklilik olarak ortaya çıkmaktadır. Uluslararası gelişmeler ve kamu sektörünün ekonomi içindeki büyüklüğü göz önüne alındığında kamu sektörü muhasebesinin önemi yadsınamaz bir biçimde ortaya çıkmaktadır. Kamu sektörü muhasebesinin doğru bir biçimde uygulanabilmesi için öncelikle sistem geliştirmedeki hatalardan dönülmelidir. Öncelikle hesap planı geliştirmek yerine, kamu sektörü muhasebesine yönelik ilkelerin ve standartların düzenlenmesi gereklidir. Bu çalışmada devlet muhasebesi ile ilgili literatür taraması yapılmış ve Gaziantep Büyükşehir Belediyesi verileri esas alınarak uygulamalı bir araştırma yapılmıştır. Bu çalışmada amaç; devlet muhasebe standartlarının kamu sektöründeki uygulamalarının tespit edilerek sorgulanmasıdır. Sonuç olarak, devlet muhasebesi standartları alanında yapılan düzenlemelerin uygulamaya konulması ile kamu hesaplarının işleyişi ve finansal tablolarının anlaşılabilirliği, güvenirliliği, mali ve idari performansın karşılaştırılması daha da artmıştır.

BelediyelerBüyükşehir belediyeleriGaziantep+5
İbrahim Halil Emre
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Örgütsel sosyalleşme ile psikolojik sözleşme ilişkisi: Kamu sektörü üzerine bir araştırma

Bu çalışmanın amacı örgütsel sosyalleşme ile psikolojik sözleşme arasındaki ilişkiyi incelemektir. Bu kapsamda araştırmanın evrenini Kastamonu ilinde kamu kurumlarında çalışan memur statüsündeki personeller oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak anket kullanılmıştır. Kolayda örneklem yöntemi ile ulaşılan 350 kişiden veriler elde edilmiştir. Fakat 44 adet anket formu veri eksikliğinden dolayı uygulamaya dâhil edilmemiştir. Dolayısıyla araştırmanın örneklemini 306 kamu çalışanı oluşmaktadır. Araştırmadan elde edilen veriler SPSS 20 istatistik programında analiz edilmiştir. Verilerin analizinde korelasyon analizinden yararlanılmıştır. Analiz sonuçlarına göre, örgütsel sosyalleşme ile psikolojik sözleşme arasında anlamlı pozitif yönlü bir ilişkinin olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Örgütsel sosyalleşmenin alt boyutları (iş eğitimi, örgütü anlama, çalışma arkadaşlarının desteği ve geleceğe ilişkin beklentiler) ile ilişkisel psikolojik sözleşme arasında anlamlı ilişkilerin olduğu görülmüştür. Örgütsel sosyalleşmenin alt boyutları ile işlemsel psikolojik sözleşme arasında anlamlı ilişki bulunamamıştır.

Kamu personeliKamu sektörüPsikolojik sözleşme+1
Merve Küçüksipahioğlu
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İç denetim faaliyetinin yönetimi: Kamu sektöründe karşılaşılan sorunlar ve çözüm önerileri

Yönetim kavramı uygarlık tarihi kadar eskidir. Ancak özellikle endüstrileşmenin hız kazandığı 20'nci yüzyılın başından itibaren önemini giderek artırarak bilimsel hale gelmiştir. Bugün birçok kurum, amaç ve hedeflerine etkili ve verimli bir şekilde ulaşabilmek için yönetimin temel işlevleri olan planlama, organize etme, yönetme, koordine etme ve denetim süreçlerini sistemli bir şekilde uygulamaktadır. Diğer kurumlar gibi, iç denetim birimleri de yukarıda belirtilen yönetim işlevlerine ihtiyaç duymaktadır. Yönetimin, iç denetim faaliyetindeki önemini ortaya koyan hem ulusal hem de uluslararası mevzuatta pek çok standart ve ilke bulunmaktadır. Buna rağmen, ulusal yazında iç denetim birimlerinin organizasyon yapısı ve yönetim pratikleri üzerine yapılmış bütüncül bir araştırma bulunmamaktadır. Bu çalışmada, iç denetim faaliyetinin yönetim fonksiyonları çerçevesinde etkili ve verimli planlanması, organize edilmesi, yönetilmesi, koordine edilmesi ve denetlenmesi süreçlerinin mevzuattaki yeri araştırılmış, birincil ve ikincil kaynaklardan yararlanılarak Türk kamu sektöründeki iç denetim faaliyetinin yönetimi uygulamaları incelenmiş ve incelemeler sonucunda tespit edilen sorunların çözümüne yönelik öneriler geliştirilmiştir.

DenetimKamu denetimiKamu sektörü+4
Yağmur Özyurt
Ankara Social Science University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Karizmatik liderlik davranışı ile örgütsel kültür arasındaki ilişki: Kamu ve özel sektör karşılaştırması

Çalışmada ana amaç karizmatik liderlik davranışı ile örgütsel kültür arasındaki ilişkiyi kamu ve özel sektör karşılaştırması ile açıklamaktır. Araştırmanın çalışma grubunu, Ankara'da yer alan kamu ve özel sektörde faaliyet gösteren 100 ve daha fazla iş görene sahip örgütlerin iş görenleri oluşturmaktadır. Belirlenen örneklem grubuna toplamda 450 anket formu uygulanmıştır. Uygulanan anket formlarından eksik ve hatalı olanlar veri setine dahil edilmemiştir. Veri setine dahil edilen sağlıklı anket formu sayısı 405 adettir. Araştırma kapsamındaki verilerin toplanmasında anket tekniği kullanılmıştır. Uygulanan anket formu dört bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde kişisel bilgi formu yer almaktadır. İkinci bölümde karizmatik liderlik ölçeği, üçüncü bölümde ise örgütsel kültür ölçeği kullanılmıştır. Karizmatik Liderlik ve Örgütsel Kültür Ölçeklerine verilen cevaplar SPSS programı kullanılarak analiz edilmiştir. Elde edilen bulgulara göre karizmatik liderlik davranışı algısı ile örgütsel kültür arasında pozitif yönlü bir ilişki bulunmaktadır. Ayrıca iş görenlerin karizmatik liderlik davranışı algılarında örgüt kültürünün istatistiksel olarak anlamlı bir etkiye sahip olduğu ve örgütsel kültür alt boyutları olan klan kültürü, adhokrasi kültürü, hiyerarşi kültürü ve pazar kültürü boyutlarında da anlamlı bir etkiye sahip olduğu belirlenmiştir. Bu iki değişken arasında ilişki olduğu saptanırken; karizmatik liderlik davranışı algısında demografik özelliklerin farklılaşıp farklılaşmadığına dair yapılan analizlerde ise yaş, gelir, eğitim durumu, çalışma pozisyonu ve kurum türü değişkenlerinin farklılık gösterdiği belirlenmiştir.

Kamu sektörüKarizmatik liderlikLiderlik+3
Alev Uzun
Ankara Hacı Bayram Veli University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Dönüşümcü liderlik ve örgütsel bağlılık arasındaki ilişkinin kamu sektöründe incelenmesi: Kastamonu ili örneği

Örgütler, örgütlerin yapısı ve yönetim biçimleri geçmişten günümüze değişim göstermiştir. İnsan faktörünün etkili olduğu bu süreç, teknolojinin hızla ilerlemesi ve bilgi akışının hızlanması ile kişilerin bilgiye ulaşmasını kolaylaştırmıştır. Yaşanan bu gelişmeler rekabetin bireyselleşmesinin ötesine geçerek örgütsel rekabete geçiş sürecini başlatmıştır. Örgütlerin yeni düzene ayak uydurabilmeleri gerektiği için yeni yaklaşımlar örgüt kavramına eklenmiştir. Örgütün temel yapısını oluşturan insan unsurunun fikirlerinin dikkate alınması, içinde bulunduğu örgütte performanslarının ve mutluluk seviyelerinin artırılması gerekmektedir. Yapıldığında örgütün bütüncül performansını arttıracak olan bu durumların gerekliliğinin karşılanmasında, yönetici ve yönetici davranışları stratejik bir paya sahiptir. Liderlik kavramı, gelişimini 20.yy'ın sonlarından günümüze kadar yeni yaklaşımlar ile sürdürmektedir. Çalışanları motive etme, denetleme ve çalışılan kurum içerisinde ki diğer birçok aktivitede, lider etkin rol oynamaktadır. Kamu sektörü ve liderlik alt yapısını oluşturan sosyal ve ekonomik hayatın asıl unsuru insandır. Kamu sektörünün varlığını ve devletin bütünlüğünü korumak için eşit koşullarda faaliyetler gerçekleştirilmelidir. Bu faaliyetlerin etkileyeceği insanların yaşını, eğitim durumunu yani demografik özelliklerinden elde edilen normlar ile karşımıza çıkan sonuçları değerlendirdiğimizde, dönüşümcü liderlik algısının benimsendiği ve kamuda yönetici veya yönetici adayı olan kişilerin yeni anlayışlar ile yönetim şekillerini olgunlaştırdıkları görülmüştür. Örgütsel bağlılık ile ilgili süreçlerde çalışanlar, organizasyonlar ve bir bütün olarak toplum ele alınmaktadır. Çalışanların refahını artırmak, kişilerin özerkliği, işlevsel destek ve örgütsel düzeyde karar verme serbestliği örgütlerin performanslarını ve örgütler arası rekabet edebilme etkinliği için önemli bir yer almaktadır. Yöneticiler, çalışanların örgütsel bağlılığını artırmak için önemli sorumluluklar üstlenmektedir. Kurumların performansları ile öne çıkmaları farklı liderlik özelliklerine sahip yöneticilerin etkileri ile olmaktadır. Bu nedenle yöneticiler, dönüşümcü liderlik tutum ve davranışları sergileyerek çalışanların örgütsel bağlılığını artırmalıdır. Bağlılığı yüksek seviyede olan kişiler performansını üst seviyeye taşıyacak olup, kurumun amaçlarına erişebilmesini sağlayacaktırlar. Örgüt yöneticileri bu bilinçle hareket edip davranışlarını, günümüzün hızlı ve değişen koşullarına entegre etmesi gerekmektedir.

Dönüşümcü liderlikKamu sektörüKastamonu+3
Dinçel Bozkurt
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Kamu sektöründe yönetici davranışlarının çalışanların motivasyonu üzerine etkisi: Tokat ili örneği

Bu araştırmanın amacı, kamu sektöründeki yönetici davranışlarının neler olduğunu belirleyip bu davranışların motivasyon üzerine etkisinin tespit edilmesidir.Araştırmada tanımsal araştırma modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini Tokat Valiliği'nde faaliyet gösteren kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan 729 birey oluşturmaktadır. Belirlenen evren üzerinden basit rastgele örnekleme yöntemi ile örneklem seçilmiş, örneklem büyüklüğü 254 olarak tespit edilen araştırmada 300 anket Tokat Valiliği bünyesinde hizmet veren birimlere dağıtılmış, 260 anket cevaplandırılmış bir şekilde toplanmıştır.Araştırma verileri Ekwall ve Arvonen (1991) tarafından geliştirilen yönetici davranış anketi yardımıyla toplanmıştır. Toplanan veriler; Anova, t testi, Tukey HSD, Tamhane's T2, Levene Testi ve Welch testleri ile analiz edilmiştir.Araştırma sonucunda, yönetici davranışlarının çalışanların motivasyonları üzerinde etkili olduğu, yönetici davranışlarının demokratik, otoriter ve liberal yönetici davranışları olarak ifade edildiği, bu davranış türleri ile motivasyon arasında da oldukça güçlü bir ilişkinin olduğu tespit edilmiştir.

DavranışDavranış analiziKamu sektörü+4
Hüriye Çınar
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de ilan ve reklam politikaları (1950-1960)

Demokrat Parti 14 Mayıs 1950 seçimleriyle iktidara geldikten kısa bir süre sonra, iktidarının ilk aylarında Türk basın tarihinin hiçbir döneminde rastlanmayacak ölçüde özgürlükçü bir Basın Kanunu ile geniş bir basın özgürlüğü çerçevesi çizmiştir. Ancak ilerleyen zaman, Türk basın tarihi açısından en sıkıntılı dönemlerden birini getirmiştir. Demokrat Parti'nin basını denetleme ve baskı altına alma konusundaki en önemli araçlarından biri ise resmi ve özel ilan ve reklamlar olmuştur. Çünkü ilan ve reklamlar önceleri basının, sonraları daha geniş anlamlı olarak medyanın en önemli gelir kaynağı, dolayısıyla yaşam kaynağıdır. Bu nedenle bir ülkedeki ilan ve reklama dair mevzuat ve uygulamalar o ülkedeki basın özgürlüğü açısından büyük bir anlam taşımaktadır. Bu çalışmada ilk olarak konu edinilen döneme ait yasal düzenlemeler, bu düzenlemelerin ne anlama geldiğini anlamak için de daha önceki düzenlemeler incelenmiş, daha sonra 1950-1960 dönemindeki politika ve uygulamaların dönemin basınına nasıl yansıdığı incelenmiştir. Sonuçta Demokrat Parti'nin basın açısından oluşturduğu anti-demokratik sistem Türk siyasal yaşamı ile birlikte Türk basın tarihi açısından da irdelenmiş, Türk basın tarihinde basın özgürlükleri açısından oldukça sorunlu bir dönem olarak anılan bu dönem için yalnız siyasal iktidarın değil, bizzat o dönemin basınının da sorumluluklarının olduğu ve söz konusu sorunların geçmişten günümüze yansımaları tartışılmıştır.

BasınBasın ilanıBasın İlan Kurumu+7
Fatma Gökçen Demirel
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Bedensel engelliliğin örgüte bağlılık ve iş tatmini üzerinde etkileri:Kamu sektöründe bir araştırma

Bu araştırmanın amacı 2009 yılı itibariyle DSİ Genel Müdürlüğü bünyesinde görev yapan bedensel engellilerin iş tatmini ve örgüte bağlılık düzeylerinin demografik değişkenlere göre incelenmesi, ölçülmesi ve bedensel engelli olmayan DSİ çalışanları örneklemi ile karşılaştırılmasıdır. Ayrıca, tüm çalışanlarda işten ayrılma ve devamsızlık gibi iş davranışlara neden olan iş tatmini ve örgütsel bağlılık tutumlarını bedensel engelli örnekleminde incelemektir. Bu maksatla iş tatmini ve örgütsel bağlılık arasındaki ilişkiler ve bu iki tutumun ölçümü çeşitli demografik değişkenler ışığında yapılmıştır.Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü'nde 2009 yılı itibariyle çalışan bedensel engelliler araştırmanın evrenini oluşturmaktadır. DSİ Genel Müdürlüğü bünyesinde büroda çalışan bedensel engelli personel sayısı 71'dir. Bu nedenle araştırmada N= 71 olarak tespit edilmiştir. Araştırmanın örneklemini bu evren içinden seçilen 41 bedensel engelli oluşturmaktadır.Araştırmada kabul edilebilecek hata payı %5 olarak belirlenmiştir. Bedensel engellilerden 71'ine anket verilmiş, bunlardan 41'ine anket uygulanmıştır.Araştırmada ayrıca bedensel engelli olmayan personel olarak DSİ Genel Müdürlüğü bünyesinde bürolarda çalışan 416 kişinin tamamına anket gönderilmiş, 246'sından dönüş olmuştur.Araştırmanın verileri; literatür taranarak araştırmacı tarafından hazırlanan Anket Formu 72 ve 75 sorudan oluşmaktadır. Anket, 36 soruluk Spector'ın İş Tatmini Ölçeği; 24 soruluk Allen Meyer'in Örgüte Bağlılık Ölçeği ve bedensel engelliler için 15, bedensel engelli olmayanlar için 12 soruluk demografik özellikleri ölçen sorudan oluşmaktadır. Bedensel engellilere; bedensel engelli olmayanlardan farklı olarak 3 soru daha sorulmuştur. Anket, DSİ Genel Müdürlüğü Merkezindeki çalışanlarla yüz yüze görüşülerek doldurulmuş, taşra teşkilatındaki çalışanlara ise posta yoluyla gönderilerek doldurulması sağlanmıştır.Çalışmada elde edilen veriler SPSS 12 paket programı yardımı ile değerlendirilmiştir. Çalışmada kullanılan Örgütsel Bağlılık ve İş tatmini ölçeklerine ilişkin güvenirlik katsayıları (Cronbach's Alpha) hesaplanıp 0,7 den büyük ve güvenilir oldukları belirlenmiştir. Çalışmada elde edilen verilere ilişkin sonuçlara ilişkin normallik testleri yapılmış olup, normal dağılım gösteren veri setlerinde parametrik testler, normal dağılım göstermeyen veri setlerinde ise parametrik olmayan testler kullanılmıştır. İki gruplu karşılaştırmalarda Student t testi ve Mann-Whitney U testi, üç ve daha fazla gruplu karşılaştırmalarda ise Benferoni düzeltmeli Kruskall-Wallis H testi tercih edilmiştir. Değişkenler arasında ilişkiye ise Korelâsyon analizi yardımı ile bakılmıştır.Araştırma, 2009 yılında DSİ Genel Müdürlüğü Merkez Teşkilatı ile Taşra Teşkilatında, bedensel engelli büro çalışanları (n=41) ve bedensel engelli olmayan büro çalışanları (n=246) üzerinde yapılmıştır.Bulgulara bakıldığında, Bedensel engellilerle bedensel engelli olmayanların örgüte bağlılık ve iş tatmini düzeyleri arasında anlamlı bir fark olmadığı tespit edilmiştir. İş tatmini alt boyutlarından, yan ödemelerden tatmin ve performansa bağlı ödüllerden tatmin alt boyutlarında bedensel engellilerle bedensel engelli olmayanlar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark olduğu tespit edilmiştir. Tüm denekler için yapılan korelasyon analizinde, yaş ile birlikte örgüte bağlılığın da istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde arttığı görülmektedir. Aylık gelir arttıkça örgüte bağlılığın azaldığı, İşyerinde çalışma süresi (örgütsel kıdem) arttıkça, örgüte bağlılığın da anlamlı şekilde arttığı tespit edilmiştir. Ölçek toplam puanları bazında iş tatmini puanları arttıkça, örgüte bağlılığın da arttığı tespit edilmiştir. Ayrıca, bedensel engelli olmayanlarda, iş tatmini puanları arttıkça örgüte bağlılık puanlarının da arttığı tespit edilmiştir.Tüm deneklerden; erkek olanların duygusal ve toplam örgüte bağlılık düzeyleri kadınların duygusal ve toplam örgüte bağlılık düzeylerinden istatistiksel olarak anlamlı derecede daha yüksektir. Bedensel engelli olmayan erkeklerin duygusal ve toplam örgüte bağlılık düzeyleri kadınların duygusal ve toplam örgüte bağlılık düzeylerinden anlamlı derecede daha yüksektir. Tüm deneklerden; erkek olanların iş arkadaşlarından ve işin kendisinden tatmin düzeyi kadınların iş arkadaşlarından ve işin kendisinden tatmin düzeyinden istatistiksel olarak anlamlı derecede daha yüksektir. Bedensel engellilerde; iş tatmini ve alt boyutları cinsiyet açısından farklılık göstermemektedir. Bedensel engelli olmayan erkeklerin iş arkadaşları, işin kendisi ve toplam iş tatmini düzeyleri kadınların iş arkadaşları, işin kendisi ve toplam iş tatmini düzeylerinden anlamlı derecede daha yüksektir.Sonuç olarak, özürlülerin ihtiyaçlarından yola çıkarak örgütün sosyal ve yasal sorumlulukları göz önüne alınmalıdır. Toplumun Diğer kesimlerine göre Dezavantajlı insanların hak temelli yaklaşımla toplumun yaşadığı, çalıştığı, dinlendiği ve eğlendiği tüm ortak alanlarda çözümler üretilmelidir. Çalışan Özürlü-engelli ?Yeti kayıplı? personelin iş tatmini ve örgüte bağlılıkları üzerine çalışmalar yapılarak bu personelin hak ettiği yerlere ulaşmaları sağlamalıdır.

Bedensel engellilerKamu kuruluşlarıKamu sektörü+4
Ersan Tokoğlu
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Kamu sektöründe çalışan kadın işgücü profili üzerine bir alan çalışması

Kadınların toplam nüfus içindeki oranları ölçüsünde istihdama katılamadıkları gibi istihdam içerisinde yer aldıklarında da yedek işgücü ve ikinci sınıf çalışan muamelesi görmekte oldukları birçok çalışmaya konu olmuştur.Kadınlar açısından değerlendirildiğinde, Türkiye'de kamu sektörü tarım dışı istihdam içinde çok önemli bir paya sahiptir. Yapılan bazı çalışmalarda kadınlar için kamu sektöründe çalışmanın tercih edilen bir durum olduğu görülmektedir.Türkiye'de kamu sektöründe çalışan kadın işgücünün profilini ortaya koymak ve kamu sektöründe çalışan kadınların çalışma hayatına, aile ve iş yaşantısına ilişkin görüşlerini belirlemeye yönelik olarak yapılan bu çalışmada kamu sektöründe çeşitli kademelerde çalışan toplam 523 kadına anket uygulanmıştır. Uygulanan anket daha sonra ?SPSS 15.0? versiyonu istatistiksel paket programı kullanılarak değerlendirilmiş ve çeşitli sonuçlara ulaşılmıştır.Araştırma sonucunda, kamu sektöründe çalışan kadınların çoğunlukla evli oldukları, üst düzey pozisyonlara atanma konusunda ayrımcılığa uğradıkları, çalışma yaşamından memnun oldukları ve evlilerin özellikle aile içi finansal kararlara katıldıkları sonuçlarına ulaşılmıştır.

Kadın iş gücüKadınlarKamu personeli+2
Akın Yumuş
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de altyapı hizmetlerinin sunumunda kamu-özel iş birliği uygulamaları: Bursa ili örneği

Kamu-Özel İşbirliği, bir yatırım veya hizmetin bir sözleşmeye dayalı olarak kamu ve özel sektör arasında projeye yönelik maliyet, risk ve getirilerin eşit bir şekilde paylaşıldığı finansman modelidir. Bu finansman modelinin uygulamaları Dünya'da ve Türkiye'de çok eski tarihlere dayanmasına rağmen 1980'li yıllardan sonra kullanımı daha da artmıştır. Bu nedenle de Bursa İlinde Kamu-Özel İşbirliği ile yapılan proje uygulamaları çalışılmıştır. Bu çalışma dört ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde genel bilgiler verilmiş olup kavramsal tanımlar yapılmıştır. İkinci bölümde Kamu-Özel İşbirliğinin genel olarak tanıtılmış. Üçüncü bölümde Dünyadaki Kamu-Özel İşbirliği projelerinden ve bunları uygulayan ülkeler ele alınmıştır. Son bölümde ise Türkiye'deki Kamu-Özel İşbirliği projeleri ele alınıp Bursa İli örneği verilerek sonuçlandırılmıştır.

Alt yapıAlt yapı hizmetleriAlt yapı yatırımları+4
Elif Bigez
Bilecik Şeyh Edebali Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

İşkoliklik ve tükenmişlik sendromu üzerine bir çalışma; kamu sektöründe çalışan taşeron işçiler

Bu çalışmada, kamu sektöründe çalışan taşeron işçilerin tükenmişlikleri üzerinde işkolikliğin etkisi incelenmeye çalışılmıştır. Araştırmaya yönelik tercih edilen model, betimsel ve ilişkisel olan tarama modelidir. Verilerin toplanması, İstanbul ilinde kamu kurumlarında sözleşmeli olarak çalışmakta olan 149 işçinin katılımı ile sağlanmıştır. Verilerin elde edilmesinde Kişisel Bilgi Formu, Tükenmişlik Ölçeği ve İşkoliklik Ölçeğinin toplanması sağlanmıştır. Analizlerin gerçekleştirilmesi ise Korelasyon Analizi, Bağımsız Örneklemler T-Testi ve ANOVA testi aracılığıyla yapılmıştır. Analizler sonucunda elde edilen bulgular, çalışmakta olan taşeron işçilerin yaşadığı işkoliklik düzeyinin aile yanında yaşama durumuna, mesleğini isteyerek seçme durumuna, maaş dışında yardım alma durumuna göre farklılık göstermediğini, ancak cinsiyet. medeni durum, oturulan konut türü, eğitim, taşeron uygulamasının geleceği ile ilgili görüşlere, sendika üyeliğine göre farklılık gösterdiğini belirtmektedir. Bulgulara göre taşeron olarak çalışan işçilerin yaşadığı tükenmişlik düzeyinin, aile yanında yaşama durumuna, maaş dışında yardım alma durumuna, sendika üyeliğine göre farklılık göstermezken cinsiyet, medeni durum, eğitim,oturulan konut türüne, mesleğini isteyerek seçme durumuna, taşeron uygulamasının geleceği ile ilgili görüşlere göre farklılık gösterdiği saptanmıştır.

Alt işverenKamu sektörüTaşeron çalışanlar+5
Pınar Vızvız
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Nepotizm üzerine bir çalışma kamu özel sektör karşılaştırması

Bu tez çalışmasında kamu ve özel sektör işletmelerinde uygulanan uygulanmak istenen nepotizm, kayırmacılık üzerinden elde edilmek istenen, oluşan sonuçlar ve kamu kurumları ile özel sektör üzerindeki etkileri ile farkları ele alınmıştır. Bu amaçla anketler yapılarak somut sonuçlar elde edilmeye çalışılmıştır. Kamu ve özel şirketlerin gerçekleştirmek istediği ya da gerçekleştirdiği nepotizm politikalarının üzerinde kurumların, devletin, vb. ne tür etkilerin baskısında mı yapıldığı yoksa bu politikalarını tamamıyla topluma fayda sağlamak için mi yoksa kamu ve özel şirketlerinin siyasi-ekonomik çıkarları doğrultusunda gerçekleştirilmek istendiği belirtilmiştir. Araştırmada, lojistik-kargo sektöründe hizmet veren kamu ve özel sektöre ait kurumlarda nepotizm uygulamalarına ilişkin çalışanların algısı incelenmiştir. Araştırma tarama modeli nicel bir çalışmadır. Araştırmada veri toplama aracı olacak 9 maddeden oluşan bir veri toplama aracı geliştirilmiş ve geçerlik Güvenilirlik çalışmaları yapılmıştır. Araştırma sonucunda, özel ve kamu kesiminde nepotizm algısının yüksek olmasının yanında birbirine yakın değerler taşıdığı tespit edilmiştir. Araştırmada diğer sosyo demografik özelliklerin nepotizm algısını anlamlı düzeyde farklılaştırmadığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler :Nepotizm, Akraba, Kayırmacılık

Kamu kuruluşlarıKamu sektörüKayırma+3
Zehra Barbaros
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Kamu şeker fabrikalarında etkinlik ölçümü: VZA - Malmquist TFV uygulaması

Küreselleşme olgusuyla beraber iktisadi sistemin her alanında yaşanan yoğun rekabet özel sektör ve kamu sektöründeki işletmelerde sahip olunan kıt kaynakların verimli ve etkin bir şekilde kullanılmasını gerektirmektedir. Bu bağlamda, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile kamu kurumları, performans yönetimi oluşturmak ve yaptıkları faaliyetlerin etkinliğini ölçme ve değerlendirme ile yükümlü tutulmaktadır.Bu çalışmada, Türkiye Şeker Fabrikaları Anonim Şirketi (TŞFAŞ)' ne ait 25 kamu şeker fabrikasında 2009 yılı için Veri Zarflama Analizi (VZA) yöntemi ile göreli etkinlik ölçümü yapılmıştır. Ayrıca söz konusu fabrikaların etkinliğinin zaman içindeki değişimini görebilmek amacıyla 2002-2009 dönemi için Malmquist Toplam Faktör Verimliliği Endeksi (MTFVE) kullanılarak fabrikaların toplam faktör verimliliği değişimi incelenmiştir.Girdiye yönelik VZA modellerinin kullanıldığı uygulama sonucunda ölçeğe göre sabit getiri varsayımı altında 12 fabrika etkin çıkarken, ölçeğe göre değişken getiri varsayımı altında 16 fabrika etkin çıkmıştır. MTFVE uygulaması sonucundaysa şeker fabrikalarında 2002-2009 döneminde %0,6 oranında toplam faktör verimliliği artışı görülmüş ve bu artışın teknolojik gelişim ve etkinlik artışından (sırasıyla %0,5 ve %0,1) kaynaklandığı tespit edilmiştir.Anahtar Kelimeler: Şeker Fabrikaları, Etkinlik Ölçümü, Veri Zarflama Analizi, Malmquist Toplam Faktör Verimliliği

EtkinlikKamu sektörüMalmguist Verimlilik İndeksi+4
Süleyman Çakır
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00

Related subjects