Ottoman Period

2,010 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Erken Osmanlı döneminde siyasal iktidar, ulemâ ve sûfîyye (İlişkiler, problemler)

Osmanlı merkezî yönetimi-ulemâ ve sûfîyye ne tarz bir ortamda hangi karşılıklı beklentilerle nasıl bir ilişki kurmuşlardır? Bu ilişkilerin sonuçları toplum hayatına nasıl yansımıştır? Bu çalışma, Osmanlı merkezî yönetiminin ulemâ ve sûfîyye ile ilişkilerine devletin kuruluş yıllarından başlayarak II. Mehmed döneminin sonlarına kadarki zaman aralığı kapsamında özellikle dillendirilen sorulara kendince cevap aramaya gayret ederek katkı sağlamayı amaçlamaktadır. Konunun Fatih döneminin sonuyla sınırlanmasının sebebi, bu devirde yaşanan bazı gelişmelerin konumuz itibariyle mühim kırılma noktaları olmalarıdır. Çalışma kapsamında öncelikle konunun temel kaynaklarının ve modern araştırmaların genel bir değerlendirmesi yapılmış, girişte ulemâ ve sûfîyyenin Osmanlı öncesi dönemde siyasal otoritelerle ilişkilerinin nasıl olduğu anlatılmaya çalışılmıştır. Sonraki bölümler Osmanlı merkezî yönetiminin, sırasıyla ulemâ ve sûfîyye ile kurduğu ilişkilere ve bunların sosyal hayata yansıyan boyutlarıyla beraber sonuçlarına odaklanmaktadır. Dördüncü bölümde ulemâ ve sûfîyyenin birbirleriyle ilişkileri, Osmanlı merkezî yönetimiyle kurdukları münasebetlere ve topluma yansımalarının neler olduğu gösterilmeye gayret edilerek ele alınmıştır. Sonuç bölümündeyse genel bir değerlendirme yapılmıştır. Kısaca ifade edilecek olursa bu dönem boyunca Osmanlı idaresi, kendisine bir tehdit algılamadığı sürece, halk üzerindeki manevî nüfuzları sebebiyle göz ardı edemeyeceği ulemâ ve sûfîyye ile yakın ilişkiler kurmaya çalışmıştır. Bu yakın ilişkiler en başta, yönetime toplum nezdinde meşruiyet temin ederken karşılığında ulemâ ve sûfîyye düşünce ve ritüellerinde serbestlik kazanmışlar ve çeşitli maddî imkânlara nail olmuşlardır.

MeşruiyetOsmanlı DevletiOsmanlı Dönemi+4
Mehmet Bozkurt
TOBB Economics and Technology University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Rusya'da bir Osmanlı Rum âlimi: Evgenios Voulgaris ve Ortodoks kilisesinde aydınlanma

Evgenios Voulgaris, Venedik, Osmanlı İmparatorluğu, Alman şehir devletleri ve Rusya topraklarında yaşamını sürdürdü. 18. yüzyılın önemli Rum âlimlerinden biri olan Voulgaris, çeşitli fikri geleneklerden etkilenerek kendi düşüncelerini geliştirdi. Aydınlanma düşüncesini eğitim kurumları ve eserleri aracılığıyla Rumlar arasında yaydı. Rum âlimlerinin Aydınlanma düşüncesi kapsamındaki tartışmalarına öncülük eden Voulgaris, Osmanlı İmparatorluğu, Avrupa ve Rusya'daki faaliyetleri ile bu bölgeler arasındaki etkileşimin bir parçası haline geldi. Voulgaris'in çeşitli kültürlerin, fikir dünyalarının ve siyasi sınırların ötesine geçerek ilmi faaliyetlerini yürütmesi, 18. yüzyıldaki bağlantılı alanların varlığını göstermektedir. Bu tez, Voulgaris üzerinden, Aydınlanma âlimlerinin basmakalıp anlatısının ötesine geçmeyi amaçlamakla birlikte, Rumların etkileşimin aktörleri olarak Rus ve Osmanlı topraklarında nasıl bir etki bıraktıklarını tartışmaktadır.

AydınlanmaBilim insanıKiliseler+7
Eda Genç Atalay
TOBB Economics and Technology University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Osmanlı İmparatorluğu'nda sipariş tercümeler: 1299-1730 (III. Ahmed'e kadar)

Bu çalışmada, Anadolu Beylikleri Dönemi de dâhil edilerek Osmanlı'nın kuruluşundan itibaren yapılmış ve tercüme eserlerin, kültürel iktidar bağlamında incelemesi yapılmıştır. Osmanlı tercüme literatürünün, bir saray hamisinin özel sipariş ve emirleriyle oluşturulmuş tercüme eserlerine odaklanılmıştır. Yapılan kapsamlı tasnif sonucu eserler dînî; riyâzî, müşterek, tabiî ilimler ile dil ve edebiyat ilimleri şeklinde başlıklara ayrılmıştır. Bu başlıklar altındaki sipariş tercüme eserler grafiklendirilerek elde edilen sayısal veriler yorumlanmıştır. Kültürel iktidar bağlamında ilk dört ilim grubunun değerlendirmesi tezin ikinci bölümünü oluştururken, dil ve edebiyat tercümeleri, III. Ahmed'e kadar tahta geçen padişahlara göre başlıklandırılarak, takip eden bölümde değerlendirmeye alınmıştır. Değerlendirmelere sadrazam; şeyhülislam, beylerbeyi, paşa ve farklı kademelerden ağaların siparişleriyle yapılan tercümeler de dâhil edilmiştir. Böylece Osmanlı İmparatorluğu'nun kültürel altyapısının oluşmasında, tercüme faaliyetlerinin saray yani iktidar tarafından nasıl araçsallaştırıldığı, siyasi ve kültürel politikalarda sürekliliğin sağlanması adına tercüme mekanizmasının kimler tarafından yürütüldüğü bütüncül bir bakış açısıyla ortaya koyulmaya çalışılmıştır.

Edebi eserlerKültürKültür politikası+4
Nursena Soylu
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessEN

Economic interaction between the Greek Orthodox Church and the Ottoman State in the seventeenth-century Ottoman documents

This thesis examines the nature of the financial activities of the Greek Orthodox Church vis-à-vis Ottoman State during the 17th century that has often been neglected by the historians due to the lack of archival sources. It proposes to overcome these challenges by systematically scanning two important archival collections, namely the Atik Şikâyet Defters and Mühimme Defters, which contain registers covering both ecclesiastical and non-ecclesiastical matters through an examination and analysis of the orders (hüküms) on financial aspects of the ecclestical matters between 1650 and 1690. This research will unveil the evolving dynamics between the church members and the Ottoman officers. Analysis of the orders in these registers with the religious, legal, financial and social dynamics of the petitioners sheds light on the financial changes of the period that is often characterized by almost exclusive crisis in the secondary literature. This thesis shows that the financial relations between them were more complex and that the crisis also included several cases of financial cooperation. Consequently, the findings promise to make a significant contribution to the field of Ottoman and ecclesiastical studies, providing a rich and comprehensive understanding of an important but under-explored period.

17. centuryEconomyEconomic relations+4
Deniz Gürkan
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

17. yüzyıl başına ait şer'iyye siciline göre Tekirdağ'da sosyal ve ekonomik hayat: Kaynak ve değerlendirme

Şer'iyye sicilleri Osmanlı Tarihinin en önemli arşiv kaynaklarından birisidir. Bunlar Osmanlı toplumunun iktisadi, sosyal ve hukuki hayatını, adet gelenek ve göreneklerini toplumsal hayatını en iyi şekilde bize aktaran kaynaklardır. Bu kayıtlar, halkın talepleri, devlet merkezi ile olan yazışmalar, fermanlar, beratlar vs. gibi konulara ait bilgilerin yanı sıra, bölgede yetişen ürünler, köle-cariyeler, vakfiyeler ve aile hayatı gibi konuları da içermektedir. Tezimiz, Rodosçuk'a ait 1531 numaralı Rodosçuk Şer'iyye Sicili'nin çeviri ve tahlilini içermektedir. Bunun yanısıra şer'iyye sicillerinin Osmanlı Tarihi'ndeki yeri ve Rodosçuk'a dair genel bir bilgi de çalışmanın başında verilmiştir. 56 varak 112 sayfadan oluşan bu tarihi kaynak, H. 995-998, 1033 (M. 1586-1589, 1623-1624) yılları arasındaki dönemi kapsamaktadır. Tezimizde, 1531 numaralı Rodosçuk Şer'iyye Sicili aracılığıyla Rodosçuk'un idari, sosyal, ekonomik ve kültürel durumunun aydınlatılmasına katkı sağlamaya çalışılmıştır. ANAHTAR KELİMELER: OSMANLI, RODOSÇUK, MAHKEME, GAYRİMÜSLİM, KADIN, KÖLE

17. yüzyılEkonomik hayatOsmanlı Devleti+4
Fatma Özaba
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Bankacılık tarihi gelişmeleri

Bu araştırma bankacılık sektörünün Türkiye'de tarihsel süreçteki değişimini ifade etmek ve bankacılık sektöründe yaşanan değişimlerin ülke ekonomisinde yarattığı durumları ortaya koymak amacıyla hazırlanmıştır. Osmanlı Devleti'nden başlayarak Türkiye'de bankacılık sektörünün mevcut durumunun ifade edilmesi amaçlanan bu araştırmada literatür taraması yöntemi kullanılmıştır. Birincil ve ikincil kaynaklardan yararlanılarak Osmanlı'dan günümüze bankacılık sektöründe yaşanan değişimler ve gelişmeler aktarılmıştır. Anahtar Kelimeler: banka, bankacılık, Osmanlı, Türkiye

BankacılıkBankacılık sektörüCumhuriyet Dönemi+2
Özge Güven
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Osmanlı kadın hareketi öncülerinden Hanımlara Mahsus Gazete'de ideal evlilik ve aileye bakış

Osmanlı Devleti'nde Tanzimat Fermanı'yla ivme kazanan batılılaşma süreciyle beraber toplumda önemli değişimler yaşanmaya başlamıştır. Sosyal hayatta ataerkilliğin baskın olduğu Osmanlı toplumunda, modernleşme süreciyle birlikte kadının yeri yeniden sorgulanmaya başlamıştır. Kadınlar kurdukları kadın cemiyetleri yoluyla toplumda aktif rol alarak, çalışma hayatına atılmış ve kendilerini ifade etmeye çabalamışlardır. Kadınların kendilerini ifade ettikleri araçlardan biri de hiç şüphesiz o dönemde gelişme gösteren basındır. Kadınlar, çıkardıkları kadın dergileri ve gazeteleri aracılığıyla kendilerini anlatabilme ve toplumsal konularda söz söyleme şansına sahip olmuşlardır. Bu çalışmada, dönemin kadın dergilerinden biri olan Hanımlara Mahsus Gazete'de, ideal evlilik ve aile anlayışının nasıl olması gerektiği, gazetede yer alan yazılar temel alınarak incelenmiş ve değerlendirilmiştir.

AileAile bağlarıEvlilik+7
Gizem Öztürk
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

19. yüzyılda Cisr-i Ergene kazasında nüfus ve sosyal yapı

GGünümüzde neredeyse tüm devletler nüfus ile ilgili çeşitli çalışmalar yapıp bunların istatistiki bilgilerini muhafaza etmektedir. Nüfus verileri çok çeşitli bilgiler içerdiği için devleti oluşturan toplumun potansiyelini de gözler önüne serer ve gelecek planlamalarına dayanak oluşturur. Bu sebeple dünyada modern anlamda ilk nüfus sayımları 18. yüzyılda yapılmaya başlanmıştır. Osmanlı Devleti de 19. Yüzyılın ilk yarısında modern anlamda ilk nüfus sayımını gerçekleştirmiştir. Sadece erkeklerin sayıldığı bu sayımda amaç devletin asker ve vergi ihtiyacını karşılamak olarak belirlenmiş ve 1831 yılında II. Mahmud döneminde başlamış ve bitirilmiştir. Anadolu ve Rumeli topraklarında yapılan bu sayım bize Devletin nüfusu hakkında birtakım istatistiki bilgiler sunmaktadır. Günümüzde nüfus defterlerine dayanılarak yapılmış tez çalışmaları az sayıdadır. Bu nedenle bu sayım defterlerine dayanarak "19. Yüzyılda Cisr-i Ergene Kazasında Nüfus ve Sosyal Yapı" başlıklı bir tez çalışması yapmayı planladık. Bu çalışmada, Cisr-i Ergene'nin ilk nüfus sayımındaki toplam nüfusunu, nüfusun değişimi, nüfusun yaşa göre dağılımı, nüfusun dinamizmi, kullanılan adların analizi, ödenen vergiye göre nüfusun dağılımı gibi belli başlı konuları analiz ettik. Analizlerin sonucunda da o dönemde devletin yapmış olduğu savaşların, çıkarmış olduğu kanunların ve bölgede yaşanan kıtlıkların veya salgın hastalıkların nüfusun yapısını ve sosyal dokusunu hangi yönde ve nasıl etkilediğini ortaya koymaya çalıştık. Bu çalışma ile günümüzde devletler tarafından uygulanması muhtemel nüfus ile ilgili politikaların, toplumların geleceğini hangi yönde ve nasıl etkileyeceği hakkında fikir sahibi olmayı hedefledik.

19. yüzyılEdirne-UzunköprüErgene havzası+5
Mehmet Şimşek
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Yunanistan'da Osmanlı Dönemi (Tourkokratia)'nin anlatımı: Istoria tou Ellinikou ethnous (ιστορία του Ελληνικού έθνους) örneği (1453-1669)

Bu çalışma, Yunanistan tarihi alanında temel çalışmalardan birisi olarak kabul edilen ve Yunanca kaleme alınmış ansiklopediden yararlanılarak Türkiye merkezli bir bakış açısı ile meydana getirilmiştir. Kaynak olarak kullanılan ve Yunan tarih yazımında en önemli çalışmalardan biri olan İstoria Tou Ellinikou Ethnous adlı ansiklopedide anlatılan ve yaklaşık 400 yıl süren Yunanistan'daki Osmanlı hâkimiyeti (Tourkokratia, 1453-1669) dönemi bu çalışmanın konusunu oluşturmuştur. Bu tezde, İslamlaştırma, devşirme, Ortodoksluğun Müslüman bir ülkede varlığını devam ettirmesi, Osmanlı'ya karşı muhalif eylemler ile Batı'ya giden Yunanların eğitim alanlarında yaptıkları değişim ve gelişimler gibi konular adı geçen çalışma doğrultusunda incelenerek değerlendirilmiştir. Bu tez içerisinde 1453-1669 yılları arasındaki dönem için İstoria Tou Ellinikou Ethnous (Yunan Ulusu Tarihi) adlı ansiklopedide verilen bilgiler önce konulara göre tasnif edilmiş ve bu bilgiler Türkiye'deki tarih yazımı ile değerlendirilerek farklılıklar ortaya konulmaya çalışılmıştır. Dört bölümden oluşan tezde her bir bölümde öncelikle ana ve alt başlıklar altında Yunan tarih yazımında (İstoria Tou Ellinikou Ethnous) konuların işleniş şekli ve yorumlanması yer almıştır. Sonuç bölümünde ise bu konuların Türk tarih yazımında nasıl işlendiği ve anlatıldığına değinilmiştir. Anahtar Kelimeler: Tourkokratia, Göçler, Fetihler, Yunanistan, Türk, Algı, İmaj, Nüfus

AnsiklopedilerFetihlerGöçler+5
Derya Keller
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Rumeli'de âyânlar ve dağlı eşkıyası. Deli Kadri İsyanı

XVIII. yüzyılın ilk çeyreğinde imzalanan Pasarofça Anlaşması ile beraber Osmanlı merkez teşkilatında başlayan batılılaşma; devleti geleneksel anlayış ve yenilikçi anlayış arasında bir çatışmaya sürüklemiştir. Bu çatışma devletin bünyesinde rahatsızlık meydana getirmiş ve bu rahatsızlığın semptomları zaman içinde taşra teşkilatlarında belirmiştir. Bu semptomlardan biri de Rumeli'deki "Dağlı Eşkıyaları" meselesidir. Bu mesele ile ilgilenmek iki hususu aydınlatmada faydalı olacaktır. Birincisi yukarıda sözünü ettiğimiz bozulmanın Dağlı Eşkıyalığı meselesinden yola çıkarak mahiyetinin anlaşılması ve teşhisini mümkün kılmasıdır. İkinci olarak ise Dağlı Eşkıyalığı meselesinin münhasıran Rumeli'de yaşanmış olması sebebiyle bu meseleyi irdelemek; Rumeli bölgesinin etnik, topografik, siyasi ve askeri özellikleri arasındaki etkileşimi görmemizi sağlayacaktır. Dağlı Eşkıyalığı meselesi yaklaşık yirmi yıl boyunca Osmanlı Devleti'ni meşgul etmiştir. Konu hakkında yapılmış akademik çalışmalar mevcuttur fakat henüz mütekâmil bir resim ortaya konulmuş değildir. Çünkü Osmanlı arşivlerinde ya da muhtelif kaynaklarda adı geçen Dağlı Eşkıyaları hakkında aynı derecede bilgilenmiş değiliz. Bu çalışmanın konusu olan "Dağlı Eşkıyası Deli Kadri" tarafımızca; bahsedilen resmin tamamlayıcı parçalarından biri olarak görülmüştür. Böylece Dağlı Eşkıyalığı meselesi üzerine eğilen akademik çalışmalara bir katkı sunmak amaçlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Bergos, Dağlı Eşkıyası, Deli Kadri, Rumeli

18. yüzyılDeli KadriEşkiya+5
Bahar Özvardarlı
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

1647 Nr. Şer'iyye Sicilinin ışığında Lale Devri'nin ilk yıllarında Tekirdağ (1721-1724)

Osmanlı Devleti arşiv kaynaklarının başında yer alan şerʻiyye sicilleri, bir mahkeme defteri işlevi görüyor olsa da, aynı zamanda Osmanlı halkının sosyal, ekonomik, idari ve etnik yapısı hakkında önemli bilgiler ihtiva etmektedir. İdari yazışmalar olan ferman, mektup ve berât gibi önemli belgelerin kopyalarının da kaydedildiği şerʻiyye sicilleri; özellikle sosyal tarih, şehir tarihi ve dönem tarihi çalışmaları için vazgeçilmez kaynaklardandır. XVIII. yüzyılın başları Osmanlı Devleti'nde "Lale Devri" olarak adlandırılan dönemdir. Bu dönem özellikle merkez yani İstanbul'da; zevk, sefa, eğlence ve lüks tüketiminin arttığı bir dönem olmuştur. Aynı zamanda da Batı Dünyası'nın teknolojik ve askeri başarıları merak edilmeye başlanmış, Avrupa ülkelerine elçiler gönderilmiş ve böylece Osmanlı Devleti'nde yenileşme ya da yenilenme hareketlerine öncülük edilmiştir. Yüksek Lisans tezi olarak yaptığımız bu çalışmada, 1647 numaralı Rodoscuk Şerʻîyye Sicilini ana kaynak olarak kullanarak, Rodoscuk yani Tekirdağ'ın 1721-1724 yılları arasındaki dönemin tarihçesine ışk tutmaya çalıştık. Osmanlı Devleti'nde yaşanan Lale Devri'nin Tekirdağ'ın sosyal, kültürel ve iktisadî hayatına etkisini incelemeyi amaçladık. ANAHTAR KELİMELER: Osmanlı, Lale Devri, Mahkeme, XVIII. Yüzyıl, Tekirdağ

18. yüzyılKent tarihiLale Devri+5
Ebru Muslu
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Kuyud-ı kadim arşivindeki 416 numaralı deftere göre Kuzey Yunanistan'da Osmanlı vakıfları

Vakıflar dini gerekçeler ön planda tutularak toplumun ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla kurulmuş kurumlardır. Bu çalışma yaklaşık beş asır Osmanlı toprağı olmuş olan Kuzey Yunanistan'da kurulmuş olan Osmanlı vakıflarının tespiti önem arz etmektedir. Kuyud-ı Kadim arşivindeki 416 numaralı Siroz evkâf defterinde Timurhisar, Yenice-i Karasu, Kavala, Serez, Drama, Zihne, Gümülcine, Mekri ve İnöz şehirlerinde kurulan vakıfları bir arada görmemiz mümkündür. Siroz evkâf defterini incelerken bu defter sayesinde vakfa bağlı köyler, cemaatler ve mahalleler hakkında bilgi sahibi olarak bölgenin nüfusuna da erişebilme imkânımız olmuştur. Ayrıca bu vakıf defteri sayesinde köylerde ekilen tarım ürünleri ve elde edilen başka alanlardaki ekonomik faaliyetlere de ulaşabilmemiz mümkün olmaktadır. Anahtar Kelimeler: Vakıf, Osmanlı, Kuzey Yunanistan, Serez, Kavala, Drama, Demirhisar, Gümülcine, Zihne, Yenice-i Karasu.

DefterlerKuyud-ı KadimeOsmanlı Devleti+4
Nurhan Uysal
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Abdülhamid Dönemi İttihat Terakki ve Ermeni ilişkileri 1876-1909

İTC ve Ermeni ilişkilerinin temeli, onların ortak bir gelecekten çok ortak bir düşman idealinde buluştuğu gerçeğini ortaya koymaktadır. Osmanlı devletinin muhafazakâr yönetim kaideleri ve çağın gereklerine uygun politikalar geliştirememesi, toplumsal katmanlar arasında hem karşıtlıklar hem de birlikte hareket etme modelleri oluşturmuştur. Dönemin genç ve aydınları arasında yükselen bu yeni yönetim anlayışının taşıyıcı unsurları, kendilerini sürekli Avrupa ile kıyaslamış ve içinde yaşadıkları düşkün devlet görüntüsünün acizlik psikolojisinden kurtulmak istemişlerdir. Paylaştıkları coğrafya da yöntem olarak ayrışan unsurların; Türk tarafı, imparatorluğu eski şaşaalı günlerine döndürebilmeyi amaçlarken Ermeni halkı için hedef, uluslaşma sürecinden paylarına düşeni almaktır. Yeni Osmanlılardan İTC'nin oluşumuna kadar. Meşrutiyetin ilanı için çalışan gençler siyasi varlıklarını da ortaya koymak istemişlerdir. İTC, Ermeni örgütleri ile ortaklık ve diyalog denemeleri dönem konjonktürü içerisinde sürekli suikasta uğramış ve durum her iki tarafı da yıpratmıştır. Zaten çok güçlü olmayan güven ortamının ayaklanmalar ve bunlara karşı alınan sert tedbirlerle bastırılması tarafları kendi bünyelerinde ek planlamalar yapmaya itmiştir. Anahtar Kelimeler: Abdülhamid, İttihat ve Terakki, Ermeniler, Hınçak, Taşnak Federasyonu

Abdülhamid IIErmenilerOsmanlı Devleti+3
Gönül Ekşi İlhan
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Mustafa Kemal Paşa'nın İstanbul'daki Faaliyetleri (13 Kasım 1918-16 Mayıs 1919)

Emperyalizme karşı ilk savaşını Trablusgarp Cephesi'nde veren, tarih sahnesine çıkışı ise Çanakkale Savaşı'na rastlayan Mustafa Kemal Paşa, Birinci Dünya Savaşı'nda gösterdiği üstün başarı sayesinde uluslararası arenada tanınmaya başladı. Savaşı kaybeden Osmanlı'nın çaresizlik içerisinde kıvrandığı ve İtilaf Devletlerinin işgal emellerine boyun eğdiği bir dönemde, yıldızı henüz parlamış genç bir komutan bütün sorumluluğu üstüne almış ve bir ulusun kaderini değiştirecek faaliyetlere girişmişti. Birinci Dünya Savaşı'nın kaybedilmesiyle İstanbul'a dönen ve yaklaşık altı ay boyunca çeşitli girişimlerde bulunan Mustafa Kemal Paşa, Osmanlı Devleti yöneticilerinin çaresiz bir şekilde olacakları kabul ettikleri süreçte fikirleriyle ve yapmak istedikleriyle tarihin akışını değiştirmeye kararlıydı. İstanbul'daki faaliyetlerine barışçı yollar deneyerek başlayan Mustafa Kemal Paşa, amacına ulaşamayınca farklı arayışlara başvurdu. İstanbul Hükümeti'ne çeşitli yollarla müdahil olma amacını güttüğü girişimleri başarısızlıkla sonuçlanan Mustafa Kemal Paşa, Anadolu'ya geçmeyi, işgalci ve teslimiyetçi güçlere karşı Anadolu'dan bir direniş başlatmayı hedefledi. Osmanlı topraklarındaki stratejik yerleri işgal etme amacında olan İtilaf Devletlerinin 1919 yılı Nisan ayında Osmanlı'ya verdikleri ültimatom, aynı zamanda yeni bir dönemin de kapısını aralamış oldu. Osmanlı'da yaşanan bu gelişmeleri lehine çeviren, aynı zamanda kendisi gibi düşünen ve işgallere karşı direnmeyi tek kurtuluş yolu olarak gören kişilerle bir kadro oluşturmayı başaran Mustafa Kemal Paşa, Samsun Limanı'na 19 Mayıs'ta attığı adım ile Türk ulusunu bağımsızlığa eriştirecek kıvılcımı yakmayı başardı.

Atatürk, Mustafa KemalMondros MütarekesiOsmanlı Dönemi+3
İbrahim Oğuz Uludağ
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

2786 numaralı Kars vilayeti Zaruşad (Arpaçay) sancağı nüfus defterinin transkripsiyon ve değerlendirilmesi

XIX. yüzyıl Osmanlı İmparatorluğu için hemen hemen her alanda yeniliklerin yapıldığı bir yüzyıl olmuştur. Vergi sisteminin yeniden düzene konulması ve devletin gelir kaynaklarının tespit edilebilmesi için II. Mahmud döneminde bir takım ıslahat çalışmaları yapılmıştır. Bu doğrultuda 1826 yılında II. Mahmud tarafından Yeniçeri Ocağı kaldırılmış, yerine Asakir-i Mansure-i Muhammediye kurulmuştur. Yeni kurulan bu ordunun hem askerî hem de ekonomik ihtiyaçlarının giderilmesi için 1831 yılında ülke genelinde nüfus sayımı yapılmıştır. Osmanlıda erkek nüfusuna yönelik olarak yapılan bu sayım, modern anlamda ilk nüfus sayımı olma özelliği taşımaktadır. Bu çalışmamızda, Başbakanlık Osmanlı Arşivi Nüfus Defterleri Fonu'nda bulunan Kars Vilayeti'ne bağlı Zaruşad Sancağı'na ait 2786 numaralı defterin nüfus yapısı incelenmiştir. Tez çalışmamızda, Nüfus Defteri'nden elde ettiğimiz bilgilerden hareketle karyelerin (köylerin) sayısı, her köyün nüfusu ve bu köylerde yaşayan ailelerin isimleri, kullandıkları unvanlar belirlenmiştir. Ayrıca defter sayesinde bölgeye yönelik yaşanan göç ve nakiller hakkında da bilgi sahibi olmaktayız. Ayrıca, 2786 Numaralı Nüfus Defteri, söz konusu bölgedeki mahalli idareciler yani görevde bulunan muhtarlar, imamlar, askerler hakkında, özür durumu olup vergiden muaf tutulan insanlar, halkın kullandığı yerel isimler, lakaplar ve insanların fiziksel, kişisel özellikleri gibi önemli ayrıntılara ulaşmamıza imkân sağlamıştır. Anahtar Kelimeler: Nüfus, II. Mahmud, Kars Vilayeti, Zaruşad, Arpaçay.

19. yüzyılKars-ArpaçayMahmud II+4
Adalet Kılınç
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

424 numaralı Siirt şer'iyye sicilinin transkripsiyonu ve değerlendirmesi

Şer'iyye sicilleri Osmanlı Dönemi mahkemelerinin verdiği kararların kaydedildiği defterlerdir. Bu defterlere kadı sicili, kadı defterleri de denilmektedir. Mahkemelere her türlü konu, dava olarak gelmekteydi. Sicil içerisinde i'lam, hüccet, tereke gibi kadı kararı içeren belgelerin yanında merkezden gönderilen ve kadı tarafından bir örneği mahkeme defterinde de kaydedilen emirname türü belgelerde mevcuttur. Bu yüzden mahkeme kayıtları yazıldıkları dönemin sosyal, hukuki, idari ve ekonomik yapısı hakkında bize değerli bilgiler sunmaktadır. Şer'iyye sicilleri bu denli kapsamlı konuları içermesinden dolayı sadece tarihçilerin işlerine yarayan bir kaynak değil aynı zamanda hukuk, iktisat, sosyoloji, askeri gibi alanlarda da birinci elden kaynaklar olarak kullanılmaktadır. Çalışmamızın konusunu oluşturan 424 Numaralı Siirt Şer'iyye Sicili 1870 ve 1871 (H. 1286/1287/1288) yıllarını kapsamaktadır. Bu defterin içerisinde otuzdan fazla konu başlığı bulunmaktadır. Alacak, borç, mülk satışları, boşanma, yaralama, gasp, zarar, müdahale, tereke ve hırsızlık gibi davalar sicil içerisinde geçen konulardan bazılarıdır. Yaygın olarak geçen bu davalar çalışmamızda ayrı başlıklar altında ele alınmıştır. Sicillere kaydedilen bu davalardan önemli bilgiler elde edilmiştir. Bu bilgiler ışığında değerlendirmeler yapılmış ve Siirt'in 1870 ve 1871 yıllarına ait sosyal, ekonomik ve idari yapısı hakkında önemli sonuçlara ulaşılmıştır.

Osmanlı DönemiOsmanlı tarihiSiirt+2
Halat Akın
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

XIX. Yüzyılın ikinci yarısında Diyarbakır'da kadın

XIX. yüzyılın ikinci yarısında Diyarbakır'da kadınların toplumdaki yeri ve önemini tespit etmek amacıyla bu çalışmaya gerek duyulmuştur. Bu çalışma ile 1850-1900 yılları arasında Diyarbakır'da yaşayan kadınların sosyo-ekonomik yaşantısı, hukuki alandaki etkinliği ile eğitim hayatındaki yeri ve önemini ortaya çıkararak topluma, bilime ve bu konudaki araştırmalara katkı sağlamak hedeflenmiştir. Tarihte kadının konumunun öğrenilmesi bir toplumun tarihinin anlaşılması noktasında önemli bir yere sahiptir. Bu çalışmayı yapmamızı sağlayan önemli faktör, toplumun tarihinin anlaşılmasına bir nebze de olsa katkıda bulunabilmektir. Çalışma, ikinci el kaynaklar ışığında Diyarbakır'daki kadınlarla ilgili arşiv belgelerinden yararlanılarak tespitler yapılması açısından özgündür. Diyarbakır tarihinin yanı sıra ele alınan dönemde Diyarbakır'da kadının ailede, hukuki alanda, sosyo-ekonomik hayat ve eğitim hayatındaki yeri ve önemi hakkında bilgiler içermesi açısından önemlidir. Neticede, sanılanın aksine özellikle taşrada varlığını sürdüren köylü kadınların gündelik işlerin bir parçası olarak hem ekonominin hem de Osmanlı Devleti içerisindeki kültürel ve sosyal hayatın önemli bir parçası oldukları görülmüştür.

19. yüzyılDiyarbakırKadınlar+5
Hüseyin Özlü
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

417/1 numaralı Siirt şer'iyye sicilinin transkripsiyonu ve değerlendirmesi

Şer'iyye sicilleri Osmanlı hukuk sistemi içerisinde oldukça önemli bir yer edinir. Nitekim şer'iyye sicilleri, kayda geçirildikleri bölgelerin sosyal, ekonomik, kültürel, askeri ve idari yönlerini anlamamız açısından önem teşkil etmekle birlikte Osmanlı Devleti'nin sahip olduğu hukuk yapısının ana hatlarını anlamamız açısından da ayrıca önemlidir. Bu yönleriyle üzerinde çalışılan şer'iyye sicilleri kayda değer bir durum yaratmaktadır. Şer'iyye sicilinin yapılan değerlendirmesi sonucu 1896 ve 1898 yılları arasında Siirt'in sosyal, kültürel, ekonomik, askeri, idari ve hukuki durumu tespit edilmeye çalışılmıştır. Buna bağlı olarak bölgeye ait genel tespitler yapılırken durumun izahatını kolaylaştırmak için çeşitli tablolar oluşturulmuştur. Şer'iyye sicilinde yapılan değerlendirmenin daha sağlıklı olabilmesi için hükümler içeriklerine göre çeşitli başlıklar altında toplanmış ve bunların şer'iyye sicili içerisindeki oranı ise pasta grafiğinde belirtilmiştir.

Osmanlı DönemiOsmanlı tarihiSiirt+1
Cüneyt Erdemci
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

130, 131, 132 ve 133 nolu Mühimme Defterlerinde Diyarbekir Eyaleti ile ilgili hükümler [(M. 1720-1726)– (H. 1133-1138)]

Mühimme Defterleri, Osmanlı Devleti'nde üst düzey karar organı olan Divân-ı Hümâyûn toplantılarında görüşülen iç ve dış konulara ait siyasî, askeri, kültürel, ekonomik kararların kaydedildiği defterlerdir. Bu defterler, Osmanlı Devleti'nin merkez ve taşra teşkilatındaki idarî yapısı, sosyal, ekonomik, askeri alandaki özellikleri hakkında bilgi veren birinci elden kaynaklardır. Diyarbakır'ın Osmanlı hâkimiyetine girmesi, Yavuz Sultan Selim dönemine rastlar. Bu dönemde vuku bulan Osmanlı-Safevi savaşları sonucunda, Güneydoğu Anadolu'nun Osmanlı hâkimiyetine geçmesini müteakip Diyarbakır Beylerbeyliği de te'sis edilmiştir. Osmanlı Devleti'nde bir eyalet olan Diyarbakır Beylerbeyliği ile Merkez arasında yazışma trafiği oldukça fazladır. Transkripsiyon ve değerlendirmesini yaptığımız 130, 131, 132 ve 133 numaralı Mühimme Defterleri'nde Diyarbakır'a hitaben yazılan hükümler, bu durumu kanıtlamaktadır. Bu defterler, Sultan III. Ahmed (1703–1730) dönemine ait olup 1720-1726 yılları arasında tutulmuştur. 1720-1722 yılları arasında tutulan 130. Mühimme Defteri'nde Diyarbakır Beylerbeyliği'ne gönderilen hükümlerde daha çok eşkıyalık faaliyetleri, güvenlik meseleleri, halkın korunması gibi meseleler çoğunlukta iken, 1722-1726 yıllarını ihtiva eden 131, 132 ve 133. Mühimme Defterleri'nde ise 1722 yılında başlayan Osmanlı-İran savaşlarından dolayı daha çok askeri konular ele alınmıştır. Bu dönemde merkezden Diyarbakır'a gönderilen hükümlerde büyük bir artış göze çarpmaktadır.

DefterlerDiyarbakırMühimme Defterleri+3
Cihan Sevim
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

418 no'lu (yeni no:240) Siirt Şer'iyye Sicilinin transkribi ve değerlendirilmesi

Çalışmamızda Siirt iline ait 1894–1913 yıllarını kapsayan 418 sayılı Siirt Şer'îye Sicilinin transkripsiyonu ve değerlendirilmesi ele alınmıştır. Bu kayıtlarda; 4300 kişiye ait evlilik kayıtları bulunmaktadır. Eşlerin baba adları, ikamet adresleri, izinname tarihleri, bekarlık ve dulluk durumları ve varsa hane numaraları ile kişilerin toplumsal hayatta kullanmış oldukları unvanlara ilişkin bilgiler şer'iyye sicilimizde bulunmaktadır. Konu ile yakından ilgili olduğu için, Osmanlı-İslam aile hukukunda nişanlanma ve evlenme süreci, izinname ve evlilik genel olarak tartışılmaktadır.

Osmanlı DevletiOsmanlı DönemiOsmanlı tarihi+2
Hamdi Barlık
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

421 numaralı Siirt Şer'iyye Sicili'nin transkripsiyon ve değerlendirmesi (H. 1311-1327 / M. 1893-1909)

Bu tezin konusunu oluşturan 421 Numaralı Siirt Şer'iyye Sicil Defteri emsallerinde olduğu gibi, Osmanlı İmparatorluğu tarihinin sosyal, iktisadi, idari, hukuki ve kültürel yönlerini ortaya koyan önemli kaynaklardan birisidir. Defterin muhteviyatı (H.1311-1327/M.1893-1909) 16 yıllık sürede mahkemeye intikal etmiş birçok konuyu kapsamatadır. Enlenme-boşanma bunlara bağlı olarak mehir-talak, hüccet, i'lam, tevkil vekâleti, vakıf mallarının korunması ve merkezden gelen emirnameler gibi zengin bir içeriğe sahiptir. Çalışmamızın değerlendirme kısmı dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, idari durum; defterde geçen mahalleler, köyler, nahiyeler ve vilayetler üzerinde durularak açıklanmıştır. İkinci bölümde, sosyal durum; Siirt'e olan önemli kişiler ve görevleri ile vakıflar üzerinde durulmuştur. Üçüncü bölümde, sosyal hayat; aşiretler ve Siirt'in kozmopolit yapısı üzerinde durulmuştur. Dördüncü bölümde ise Şer'iyye Sicilimizdeki vekâletler sınıflandırılarak değerlendirilmiştir. Siirt, kozmopolit yapısı ile Osmanlı'nın bir yansıması şeklindedir. Kürt, Türk ve Araplardan oluşan Müslümanlar ile Süryani, Keldani, Ermeni ve Rumlardan oluşan Gayrimüslimlerin farklı dil, din ve ırkların bir arada ve kardeşçe yaşadığı, bu ayrılıklarını kültürel zenginlik olarak kabul ettiği şehirlerden biridir. Şer'iyye Sicillerinin tüm bu zengin içeriğiyle sadece tarih için değil aynı zamanda coğrafya, iktisat, sosyoloji, hukuk ve askeri konuları için de birinci elden kaynaktır.

19. yüzyıl20. yüzyılKent tarihi+5
Serhad Ürek
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Türk dış politikasında süreklilik unsuru: İdeoloji, eylem ve güvenlik 1876-1960

Osmanlı Devleti gücünün azalmasıyla birlikte devletler karşısında üstün konumunu da kaybetmiştir. Savaşlarda eski başarının sağlanamaması, başarılı olunan durumlarda da devletlerin uyguladıkları politikalar istenen sonuçların alınmasını engellemiştir. Osmanlı Devleti zamanla diplomasinin önemini daha iyi kavramış ve bu alana gerekli ilgi gösterilmeye başlanmıştır. Hariciye alanında yapılan reform çalışmaları diplomasinin ve diplomatik personelin yetişmesi açısından faydalı olmuştur. Devletin yıkılış döneminde diplomasiye önem verilmişse de çöküş engellenememiştir. Birinci Dünya Savaşı sonunda yıkılan Osmanlı Devleti'nin yerine kurulan Türkiye Cumhuriyeti pek çok konuda ve özellikle diplomasi alanında Osmanlı Devleti'nin mirasçısı olmuştur. Bu çalışmada ki amaç Osmanlı Devleti'nin son döneminden itibaren uygulanan dış politika ile Türkiye Cumhuriyeti'nde uygulanan dış politika arasındaki sürekliliğin incelenmesidir. Dış politikadaki süreklilik özellikle ideoloji, eylem ve güvenlik açısından ele alınarak daha detaylı ve sistematik bir çalışma olmasına özen gösterilmiştir. Çalışmada öncelikle arşiv, meclis tutanakları olmak üzere kitap ve makalelerden yararlanılarak sürekliliğin varlığı ve ne derecede olduğu açıklanmaya çalışılmıştır. Bu detaylı çalışmanın sonucunda Osmanlı Devleti'nin son döneminden itibaren uygulanan dış politika ile Türkiye Cumhuriyeti'nde uygulanan politikalar arasında bazı istisnai durumlar olsa da çoğu uygulamada süreklilik olduğu görülmektedir. Anahtar Kelimeler: Diplomasi, Dış Politika, Osmanlı Hariciyesi, Türk Dış Politikası, Dış Politikada Süreklilik

Cumhuriyet DönemiEylemGüvenlik+6
Seda Kantar
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

419/2 Siirt Şer'iyye Sicili'nin transkripsiyonu ve değerlendirilmesi (Hicri 1311-1313 Miladi 1893-1895)

Osmanlı Devleti'nde şer'iyye sicilleri mahkemelerin verdiği kararların kadılar ve yardımcıları tarafından kaydedildiği defterlerdir. Bu defterlere kadı sicili, kadı defterleri de denilmektedir. Şer'iyye sicilleri Osmanlı hukuk sistemi içerisinde çok önemli bir yere sahiptir. Osmanlı Devleti'nin sahip olduğu hukuk yapısının ana hatlarını anlamamız açısından da ayrıca önemlidir. Bu sayede hukuk yapısının işlevi ve işleyişi hakkında önemli bilgiler elde etmekteyiz. Osmanlı Devleti içerisinde yaşayan tüm milletleri ilgilendiren her türlü konu, dava konusu olarak görülmekteydi. Bu yüzden mahkeme kayıtları yazıldıkları dönemin sosyal, kültürel, hukuki, idari ve ekonomik yapısı hakkında bizlere önemli bilgiler sunmaktadır. Şer'iyye sicilleri bu kadar kapsamlı konuları içerdiğinden bir yandan biz araştırmacılara ayrıca tarihçilere kaynak olma ve yol gösterme işlevi üstlenirken diğer yandan da hukuk, iktisat, sosyoloji, askeri gibi alanlarda da birinci elden kaynaklar olarak kullanılmaktadır. Tezimizin konusunu oluşturan 419/2 Numaralı Siirt Şer'iyye Sicili 1893-1895 (H. 1311-1313) yıllarını kapsamaktadır. Bu defterin içerisinde birden fazla konu başlığı bulunmaktadır: Alacak-verecek, miras, tereke, icra, mülk satışları, mallara gasp ve zarar verme, hırsızlık, boşanma, nafaka, yaralama, katl gibi davalar incelediğimiz şer'iyye sicillerinde geçen konulardan bazılarıdır. Araştırmamızı kapsayan defterdeki kayıtlar ile ilgili değerlendirmeler yapılmış ve 1893-1895 yılları arasındaki tarihlerde Siirt ilinin sosyo-ekonomik yapısı, idari yapısı ve kültürel yapısı hakkındaki birçok bilginin gün ışığına çıkmasını sağlamıştır.

Osmanlı DevletiOsmanlı DönemiOsmanlı tarihi+2
Elife Delbe
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Çıldır Eyaleti Macahel Sancağı 2769 numaralı Nüfus Defteri'nin transkripsiyon ve değerlendirmesi

Osmanlı Devleti'nin XIX. Yüzyılına ışık tutan ve şehir tarihi araştırmalarının en önemli kaynaklarından birisi olan Nüfus Defterleri içerisinde barındırdığı bilgiler açısından oldukça önemlidir. Ülke genelindeki erkek nüfusun kaydedildiği bu defterler nüfusun hem askerlik için elverişlilik durumunu hem de vergi verebilme durumunu tespit etme amacıyla tutulmuşlardır. İstanbul ve civarında 1831 yılı itibariyle başlanılan sayım her yerde aynı sürede tamamlanamamıştır. Çalışmaya konu olan Macahel Sancağı'nı da içine alan Çıldır Eyaleti'ndeki sayımlar ancak 1835 yılında tamamlanabilmiştir. Sayımların İstanbul'dan daha geç bir tarihte bitmesinin sebepleri arasında bölgenin merkeze olan uzaklığı, arazinin dağlık ve yerleşimin dağınık olması ve sayımı yapacak olan yetişmiş personel eksikliği gibi etkenler sayılabilir. Devlet Arşivleri Başkanlığına bağlı Osmanlı Arşivleri'nde bulunan 2769 Numaralı Çıldır Eyaleti Macahel Sancağı Nüfus Defteri'ne dayanan bu çalışmada; nüfus defterinden elde edilen bilgilerden hareket ederek karyelerin sayısı, her karyede yaşayan kişilerin isimleri, fiziksel özellikleri, mesleki bilgileri, kullandıkları unvanların değerlendirmeleri yapılmıştır. Giriş, birinci bölüm, ikinci bölüm ve sonuç kısmından oluşan çalışmanın giriş kısmında araştırmanın metodu ve çerçevesi üzerinde durulmuştur. Birinci Bölümde defterdeki nüfus kayıtları ile ilgili çeşitli değerlendirmeler yer almaktadır. İkinci bölümde ise ilgili defterin transkripsiyonu yapılmıştır. Sonuç bölümünde ise defterden elde edilen veriler ışığında genel bir değerlendirmeye gidilmiştir.

19. yüzyılAdlarNüfus Defterleri+3
Buşra Erkuzu
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00

Related subjects