Marketing methods
215 theses under this subject heading
Türkiye'deki seyahat acentalarının veri tabanlı ve ilişkisel pazarlama yaklaşımlarıyla müşteri sadakati oluşturması üzerine bir durum değerlendirmesi
Bilişim teknolojilerinin hızlı bir biçimde gelişmesiyle birlikte işletmeler, müşterileriyle ilgili olarak topladıkları bilgileri eskiye nazaran çok daha kolay bir şekilde depolamakta ve bu bilgilerden yararlanarak mevcut veya potansiyel müşterilerinde müşteri sadakati yaratmaya çalışmaktadır. İşletmelerin veri tabanlarında bulunan bilgiler arasında bağlar kurması ve bu bağlarla müşterilerine ulaşacak doğru ürün ve doğru kanalları göstermesi açısından veri tabanlı pazarlama uygulamaları yarar sağlamaktadır. Veri tabanlarından elde edilen bilgiler ışığında müşterilerle uzun dönemli ilişkiler kurulmasını sağlayan pazarlama yaklaşımı ise ilişkisel pazarlama yaklaşımıdır. Bu çalışmada, turizm işletmelerinden olan seyahat acentalarının, müşteri sadakati yaratmak için veri tabanlı ve ilişkisel pazarlama uygulamalarını hangi amaçlarla kullandıklarını ortaya koymak amaçlanmıştır. Bu kapsamda Türkiye Seyahat Acentaları Birliğinden (TÜRSAB), Türkiye'de aktif olarak faaliyet gösteren 6025 acentanın iletişim bilgileri elde edilmiş ve e-posta yoluyla araştırmanın soru formu tüm acentalara ulaştırılmıştır. Soru formuna yanıt veren acenta sayısı 423'tür. Araştırma sonucunda acentaların veri tabanlı pazarlama faaliyetlerinden müşteri stratejileri oluşturmak, pazarlama stratejilerini belirlemek, müşteri bilgilerini işlemek ve müşteri ilişkilerini yönetebilmek için yararlandığı belirlenmiştir. Acentaların, ilişkisel pazarlama faaliyetlerinden ise güven yaratma, bağlanma, iletişim kurma, ortak değer yaratma, empati yapabilme ve karşılıklılık oluşturma amaçlarıyla yararlandıkları belirlenmiştir. Araştırma kapsamında ayrıca, acentayı tekrar tercih eden müşteriler üzerinde acentaların uygulamış olduğu indirimli veya ücretsiz ürün sunma ve özel ilgi gösterme müşteri sadakati programlarının etki ettiği görülmüştür. Anahtar Sözcükler: Veri Tabanlı Pazarlama, İlişkisel Pazarlama, Müşteri Sadakati,Seyahat Acentaları.
Havayolu marka kişiliği algısının yüzyüze görüşme ve nöropazarlama yöntemlerinden EEG ile karşılaştırılması: Bir uygulama
Günümüze kadar döngüsel bir gelişim gösteren pazarlama anlayışı, zaman içerisinde geçirdiği değişiklikler ile ürün odaklı yaklaşımdan (pazarlama 1.0 ), akıl ve duygusal açıdan insanı anlamaya çalışan değer odaklı (pazarlama 3.0) yaklaşıma dönüşmüştür. Klasik pazarlama dönemlerindeki değişimler, zaman içerisinde insanı odak noktası alarak insana dair ihtiyaçların belirlenmesini ve insan duygularının satın alma davranışları üzerindeki etkisinin tespit edilmesini daha önemli hale getirmiştir. Bu kapsamda, araştırmalarda nöropazarlama tekniklerinin uygulanması tüketicilerin gerçek duygularını, düşüncelerini ve bilinç dışı tepkilerini ortaya çıkarmak için en doğru ve tutarlı yollardan biri olarak düşünülmektedir. Bu çalışmada, Türk Havayolları'nın ve Pegasus Havayolları'nın marka kişiliği özellikleri yüz yüze görüşme tekniği ve nöropazarlama yöntemlerinden olan EEG analiz yöntemi kullanılarak karşılaştırılmıştır. Çalışmanın ilk safhasında; 32 gönüllü katılımcıya her iki havayoluna ait Aaker'in geliştirdiği 42 adet marka kişiliği sıfatları slayt olarak gösterilerek EEG analiz yöntemi ile tepkileri ölçülmüştür. Çalışmanın ikinci safhasında ise; aynı gönüllü katılımcılara yüz yüze görüşme tekniği uygulanmış ve 42 adet marka kişiliği sıfatını işaretlemeleri istenmiştir. Sonra her iki yöntemden elde edilen sonuçlar karşılaştırılmıştır. Araştırmanın sonucunda; her iki yöntemden elde edilen bulguların büyük oranda farklılık gösterdiği tespit edilmiştir.
Yükseköğretim kurumlarında güncel gelişmeler ve ilişkisel pazarlamanın kaynak avantajı teorisi bakış açısıyla yükseköğretim kurumlarında etkileri: Uşak Üniversitesi
Yükseköğretim kurumlarındaki güncel gelişmeler ve gelişen rekabet koşulları neticesinde etkin şekilde rekabet edebilmek için yükseköğretim kurumlarının en azından bazı ilişki ağlarında güvenilir bir kurum olması giderek önem kazanmaya başlamıştır. Kaynak avantajı teorisi çerçevesinde rekabet işletmelerin bazı pazar konumlarında rekabet avantajı elde etmelerini ve böylelikle üstün finansal performans göstermelerini sağlayacak olan kaynaklar için işletmeler arasındaki sürekli mücadele olarak tanımlanmaktadır. Bu araştırmada, Uşak Üniversitesi eğitim işbirliği çerçevesinde ilişkisel pazarlama faktörleri ile yetkinlik temelli ve kaynak temelli bakış faktörlerinin konum avantajı, işbirliği başarısı ve kurum performansı üzerindeki etkileri ile birbirleri arasındaki karşılıklı etkileşimler kaynak avantajı teorisi çerçevesinde oluşturulan bütünleşik bir model içerisinde test edilmeye çalışılmıştır.
Dijital pazarlamanın küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin uluslararası ticaretlerine etkisi ve Türkiye örneği
Dijital pazarlama, işletme ve müşterileri arasında bağlantı kurmak için doğrudan tepkiler bileşimini ve aynı zamanda doğrudan olmayan pazarlama unsurlarını ve çeşitli modern teknolojileri kullanır. Bu pazarlama türü ayrıca dünya çapındaki internet ağını kullanarak yeni girişimler çekme, yeni pazarlama, müşteri tanımlama ve onlarla ilişkiler kurma, mevcut işletmeyi işletme ve marka tanıtma gibi şirketlerin yaptığı çok çeşitli etkinlikleri içerir Bu araştırma, Türkiye'deki küçük ve orta ölçekli şirketlerin işlerini ve ürünlerini tanıtmak için dijital medya kaynaklarını ne derece yoğunlukta kullandığını incelemektedir. Ayrıca bu araştırma farklı pazarlama yöntemlerinin kullanımını ve bu işletmelerin şirket büyüklüğü, yıllık gelir ve diğer önemli parametreler açısından mevcut araçları nasıl kullandıklarını incelemektedir. Literatürde, yöneticilere ve işletme sahiplerine şirketlerinin dijital çevrimiçi olarak nasıl temsil edildiği konusunda yapılan bir araştırmaya göre, bazı iş alanlarında dijital pazarlama stratejileri halihazırda uygulanmış olsa da daha geleneksel şirketler hala eğilimi ve teknolojiyi yakalayamamıştır. Bu nedenle hem yerel hem de küresel pazarda rekabet gücünü sürdürmek için bu boşlukların nasıl çözülebileceğini ve girişimcilerin bu sorunları nasıl anlayabileceklerini ve bunlarla nasıl yüzleşebileceklerini belirlemek önemlidir. Çalışmanın konusunu, Türkiye'deki uluslararası ticaret yapan KOBİ'lerin, dijital pazarlama araçlarının kullanımlarının onların satışları üzerindeki etkileri oluşturmaktadır. Kullanımların ve etkilerin belirlenmesi amacıyla elde edilen veriler, Türkiye'de KOBİ tanımına giren 28 işletme sahibi ya da yöneticilere uygulanan Yapılandırılmış mülakat formu sonucunda elde edilmiştir. Bu çalışma toplamda üç bölümden oluşmaktadır. Birinci ve ikinci bölümler kavramsal çerçevenin verilmesi amacı ile literatür taramasından oluşmaktadır. Bu iki bölümde dijital pazarlama ve Türkiye'deki küçük ve orta ölçekli işletmelere genel bakış ele alınmaktadır. Toplanan verilerin analizi, dijital pazarlama araçlarının kullanım dereceleri ile satışlar üzerindeki etkileri arasında anlamlı bir ilişki olduğu saptanmıştır. Çalışma sonuçlarından KOBİ'ler için uygun dijital pazarlama tekniklerinin olmamasının KOBİ'lerin dijital pazarlama tekniklerini benimsemesini engelleyen en büyük sorun olduğu bulunmuştur. Ayrıca dijital pazarlama araçlarının kullanımının, pazarlama bölümü bulunma durumuna göre anlamlı bir şekilde farklılık göstermediği tespit edilmiştir.
Yeşil pazarlama faaliyetlerinin tüketiciler üzerindeki etkileri ile ilgili bir uygulama
Küreselleşme, teknolojik ilerleme, nüfus artış hızı ve tüketici beklentileri işletmeler arası rekabetin artmasına neden olmuştur. Bu artış aynı zamanda çevre kirliliğini artırmıştır. Bu artış gün geçtikçe artan çevre sorunlarını tetiklemiş ve gelecek nesiller için yaşanabilir bir dünya bırakma konusunda endişeler artmıştır. Doğal kaynakların kıt olması nedeniyle zaman içinde tüketiciler, devlet çevresel duyarlılığı yüksek kuruluşlar duyarlılık göstermeye başlamışlardır. Bu duyarlılık tüketicilerin çevre dostu yeşil ürün satın almalarıyla yeşil pazarlama uygulamaları doğmuştur. Yapılan bu çalışmanın amacı tüketicilerin çevre duyarlılığı, yeşil pazarlama ve tüketici satın alma kararı arasındaki ilişkinin belirlenmesidir. Bu amaçla Kütahya ili SERA alışveriş merkezinde 210 tüketiciye gönüllülük esasına göre ulaşılmıştır. Elde ettiğimiz bulgularla çevre duyarlılığı ile tüketici satın alma kararı arasında pozitif yönlü anlamlı ilişkileri tespit edilmiştir. Ayrıca, yeşil pazarlama ile tüketici satın alma kararı arasında pozitif yönlü anlamlı ilişkileri tespit edilmiştir. Demografik değişkenlerden cinsiyet ile çevre duyarlılığı, yeşil pazarlama ve tüketici satın alma kararı arasında anlamlı farklılığa rastlanmamıştır. Demografik değişkenlerden medeni durum ile çevre duyarlılığı ve tüketici satın alma kararı arasında anlamlı farklılık tespit edilmişken yeşil pazarlama ile arasında anlamlı farklılığa rastlanmamıştır. Ayrıca tüketicilerin çevre dostu ürünleri satın almak istediklerinde %21,15 daha fazla ödeme yapacakları tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Yeşil pazarlama, Çevre Duyarlılığı, Tüketicinin Satın alma Kararları
Görsel iletişimde alternatif bir pazarlama yöntemi: Sinemagraf
İnsan gözü herşeyden önce hareketi algılamak için tasarlanmıştır. Hayat boyu yapılan gözlemlere dayanarak, insanların, görsel, statik ve dinamik nesneler hakkında akıl yürütme yeteneğine sahip oldukları tespit edilmiştir. Özellikle, hareket eden nesneleri daha kolay algılayarak onlara karşı daha duyarlı oldukları söylenebilir. Dijital sanat çağının modern tekniklerine sahip olan sinemagraflarda kendi evreninde sonsuz bir şekilde hareket halindedir. Sinemagraf, fotoğraflarla video arasında kalan popüler ve yeni bir görsel medya türüdür; çerçevenin bazı kısımları canlı ve kesintisiz bir şekilde hareket halindeyken, diğer kısımları tamamen hareketsiz kalmaktadır. Sinemagrafların, birçok insanı kendine çeken temel özelliklerinden birisi, işçilik kolaylığı ve farkındalığıdır. Geleneksel pazarlama anlayışı teknolojinin gelişmesi ile değişmektedir. Dijital ortamda pazarlama mecralarının genişlemesiyle beraber yeni rekabet ortamları oluşmaktadır. Günümüz video sanatı içerisinde kendine yer edinen sinemagraflar, sosyal medya üzerinde, moda, yiyecek, teknolojik ürünler veya talep edilen mekânların tanıtılması gibi alanlarda farkındalık yaratan etkili birer pazarlama materyali olarak kullanılmaktadır. Araştırmada sinemagraf tekniği, Kütahya Dumlupınar Üniversitesi, Evliya Çelebi Kampüsü içinde örnek proje çalışmalarıyla anlatılmıştır. Video, bir görsel iletişim aracı olarak kullanılmış, sanatsal bakış açıları geliştirilerek, sinemagraf tekniğinin uygulanışı ve etkin olarak kullanılan pazarlama alanlarına vurgu yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Görsel İletişim, Pazarlama, Video Sanatı, Sinemagraf
İlişkisel pazarlamada bilgi teknolojilerinin kullanılması ve bağlamsal pazarlama stratejisi
Değişim ve gelişimin her alanda yaşandığı günümüzde, işletmeler gelişmelere ayak uydurabilmek için, pazarlama faaliyetlerinin sürdürülmesinde geleneksel pazarlamadan müşteri odaklı bir yaklaşım olan ilişkisel pazarlamaya doğru yönelmişlerdir. İlişkisel pazarlamanın bilinen potansiyel yararlarının iyileştirilmesinde, uygulamaların artışında ve maliyetlerin azaltılmasında bilgi teknolojilerinin kullanılması önemli bir anahtar olarak görülmüş ve yeni stratejilerin gelişmesinde de etkili olmuştur. Bu stratejilerden birisi de bağlamsal pazarlama stratejisidir. Bağlamsal pazarlama stratejisi; ilişkisel pazarlamanın uygulama boyutunu oluşturan pazarlama stratejilerinden birisidir.Bu araştırmanın temel amacı; bağlamsal pazarlama stratejisinin, müşteriyle uzun dönemli ilişkileri geliştirmede ve müşterilerin elde tutulmasındaki olumlu etkisinin olup olmadığının analiz edilmesinden oluşmaktadır. Araştırmanın temel amacı bağlamında oluşturulan alt amaçları ise; müşteri ile etkileşim sağlama, iletişim kurma ve değer yaratma sürecinde bağlamsal pazarlama stratejisi temelinde oluşturulan Formdakal Web sitesinin etkisi ve bu sitenin işletmenin Form ürünlerinin satışlarını arttırmaya yönelik etkisinin olup olmadığının araştırılmasından oluşmaktadır.Araştırmada bağlamsal pazarlama stratejisi uygulayan işletmenin Formdakal Web sitesini kullanan ve üye olan müşterilerine yönelik olarak Web tabanlı anket oluşturulmuştur. Bu anket yoluyla araştırmada gerekli olan veriler elde edilmiştir. Elde edilen veriler gerekli istatistiksel analiz teknikleri ile analiz edilmiştir.Bu analizler sonucunda araştırma, bağlamsal pazarlama stratejisi ile müşteriyi elde tutma ve uzun dönemli ilişkileri geliştirme, müşterilere değer yaratma, etkileşim kurma ve iletişim sağlama arasında olumlu etkilerinin olduğunu ortaya çıkarmıştır.Anahtar Kelimeler: İlişkisel Pazarlama, Bağlamsal Pazarlama, Bilgi Teknolojileri, Internet
Süpermarket işletmelerinde pazarlama stratejilerinin tüketicilere etkisi ve bir uygulama
ÖZET Günümüzde perakendeci işletmelerin önemi giderek artmaktadır. Ancak, günümüz perakendeci örgütleri, gelişen dünya konjonktürüne paralel olarak ülkemizde de değişim göstermektedir. Bu değişim doğrultusunda kendilerine özgü nitelikleri ve örgütlenmeleri olan ve süpermarket, hipermarket, gross market gibi değişik adlarla anılan perakendeci işletmelerin sayıları hızla artmaktadır. Bu perakendeci işletmeler, büyük ve modern yapılarda insanların günlük gereksinimlerini karşılamalarının yanı sıra dayanıklı tüketim mallarından mobilyaya, beyaz eşyadan ayakkabıya kadar binlerce çeşit ürünü bir arada tüketicilerin hizmetine sunmakta; ayrıca restaurant, kafe, oyun alanları gibi sosyal hizmet alanlarıyla da tüketicilere hizmet vermektedirler. Özellikle 1980'lerden sonra ülkemizde hızlı bir gelişim gösteren süpermarket işletmeciliği, tüketicileri değişik açılardan kendilerine çekerek, tüketicilere en yakın olan bakkalların işlevini önemli ölçüde zayıflatmışlardır. Tüketiciler, özellikle süpermarketlere veya hipermarketlere sadece alışveriş etmek için değil, sosyal-psikolojik faktörlerden dolayı da yönelmişlerdir. Tüketiciler için, süpermarketlerden alışveriş etmek sadece düşük fiyatla ürünleri satınalmak diğer deyişle alışveriş etmek değil; alışveriş ederken aynı zamanda hoşça vakit geçirmek anlamına gelmektedir. Süpermarketler, hem yönetimleri hem de diğer işletmecilik işlevleri profesyonelce yerine getirilen işletmelerdir. Bu açıdan, süpermarketlerin etkin ve verimli bir şekilde yönetilmeleri, performanslarına etki edecektir. Süpermarketler, belirli tüketici kitlesini hedef alan işletmelerdir. Genelde, bu işletmeler, faaliyet gösterdikleri şehir insanı ile, kuruluş yerinin özelliğine göre, potansiyel bazı tüketicilere yönelik faaliyette bulunurlar. Ancak, süpermarket işletmeciliği alanında da, bugün çetin bir rekabet yaşanmaktadır. Bundan dolayı, süpermarket işletmeciliğinde uygulanabilecek pazarlama stratejilerinin önemi artmaktadır. Süpermarketler, doğru tercihlerde bulunarak doğru pazarlama stratejilerini uygulamaya koyduklarında rekabetçi tutumlarını devam ettirebileceklerdir. Süpermarket işletmelerinde rekabet stratejileri, küresel dünyayı hedef alan diğer işletmelerinin pazarlama stratejilerinden hedef tüketici kitlesi ve bunlara ulaşma araçları yönünden bazı farklılık göstermektedir. Hedef ve potansiyel tüketici kitlesinin beklentilerini belirleyip ona göre pazarlama stratejileri geliştiren süpermarketler rakiplerine oranla daha çok tercih edilerek rekabetçi üstünlük sağlayacaklardır.
Tüketicilerde yeşil pazarlama algısı: Gaziantep'te bir araştırma
Dünyada özellikle son yıllarda etkisini artıran küresel ısınma, çevresel tahribat, salgınlar ve doğal kaynakların yok olması gibi telafisi pek mümkün olmayan felaketler sürdürülebilirlik ve çevre gibi konuları ön plana çıkarmıştır. Çevrenin korunması ve sürdürülebilir bir ekolojik yaşamın sağlanması ancak ve ancak insanların tüketim kültürünün değişmesiyle mümkün olabilir. Çünkü insanlar tüketim faaliyetlerini arttırdıkça bir yandan da ekolojik çevreyi tüketme hızları da ivme kazanmıştır. Bu sebeplerden dolayı son yıllarda yeşil pazarlama kavramı önem kazanmıştır. Bu çalışmanın amacı yeşil pazarlamanın tüketici davranışları üzerindeki etkisini ölçmektir. Bu amaç doğrultusunda Gaziantep ilinde yaşayan 382 adet tüketiciye nicel analiz tekniklerinden anket uygulanmıştır. Tüketicilerden toplanan verilere faktör analizi uygulanarak boyutlar elde edilmiştir. Bu veriler daha sonra Yüzde – Frekans Analizi, Independent T Testi, One Way ANOVA ve Korelasyon Analizi gibi parametrik testlere tabi tutularak bulgular elde edilmiştir. Araştırmanın sonucunda; tüketicilerin yeşil pazarlama algısının orta düzeyde olduğu görülmektedir. Ayrıca yeşil pazarlama boyutlarının tüketicilerin demografik özelliklerine göre genel anlamda farklılık göstermediği ancak yeşil bilgi ve yeşil farkındalık boyutlarının tüketicilerin demografik özelliklerine göre farklılaştığı görülmüştür. Bu bağlamda tüketicilerin eğitim düzeyleri, yaşları ve gelir durumları arttıkça, yeşil farkındalık ve yeşil bilgi boyutları başta olmak üzere yeşil pazarlamaya yönelik tüketici algılarının da doğru orantılı bir şekilde arttığı görülmektedir. Dolayısıyla tecrübe, eğitim ve refah gibi hususların yeşil pazarlama algısı üzerinde etkili olduğu tespit edilmiştir. Bunun yanı sıra evli tüketicilerin yeşil pazarlama algısının yüksek olmasının sebebi de sorumluluk duygusuna bağlı olduğu şeklinde yorumlanabilir. Ayrıca erkeklerin kadınlara göre yeşil tüketim algısının yüksek olduğu gözlemlenmiştir. Bu sonuçlar kapsamında çeşitli önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Yeşil pazarlama, tüketiciler, yeşil pazarlama algısı
A study on the buying intention of pending product using the theory of planned behavior (The example of the pending bread of Turkey)
Marketing generally is an art that is always evolving in response to market needs. People need each other more than ever during this pandemic catastrophe. Faced with this, each organization's business marketing plan must adapt to the situation. Cause-related marketing can be very effective for businesses as a marketing strategy in an era where customers go beyond given products. The study will focus on the non-monetary side of cause-related marketing. There are several methods to do so, but the study will concentrate on the example of pending products, particularly the pending bread of Turkey. The objective of this study is therefore to investigate the formation of consumer buying intention of pending products. In order to study this, the Ajzen theory of planned behavior was used in this study. Some variables that could impact the buying intention of consumers have been discussed in this study, such as trust, religiosity, altruism, and financial concern. As well as the theory of planned behavior variables such as attitude, subjective norm and perceived behavioral control. The study was conducted in Turkey and the data collection was done through a questionnaire. According to the results of the study, when evaluated in the theory of planned behavior model, the buying intention of pending product (bread) was positively affected by the attitude and the perceived behavioral control while the subjective norm was found to have no impact on the consumers' intention.
Kokusal pazarlamanın marka farkındalığı üzerindeki etkisinin nöropazarlama çerçevesinde incelenmesi
Küreselleşen rekabetçi pazar ortamının, sürekli olarak değişen ve gelişen tüketici yapısıyla birlikte farklılaştığı görülmektedir. Pazarlama alanında yaşanan evrim niteliğinde değişimler ile birlikte, tüketici karar mekanizmasının daha anlaşılabilir olması zorunluluğu ortaya çıkmıştır. Geleneksel araştırma yöntemleri ile yapılan çalışmaların tüketici karar sürecini anlamadaki yetersizliği, farklı disiplinleri bir araya getiren nöropazarlama bilimini ortaya çıkarmıştır. Geleneksel araştırma yöntemleri ile tüketici kararlarının rasyonel olarak verildiği varsayımı üzerinde durulurken, nöropazarlama yöntemleri kullanılarak verilen kararların arkasında bulunan bilinçdışı tepkilerin ortaya çıkarılması sağlanmaktadır. Bu çalışma ile birlikte insanoğlunun en ilkel ve hafızada uzun süreler kalabilen duyusu olan koku duyusunun markalara kazandırdığı veya kazandırabileceği farkındalıkların nöropazarlama ve geleneksel yöntemlerden anket yöntemi ile değerlendirilmesi yapılmıştır. Araştırmada kokusal farkındalıklarını ölçmek için 4 farklı marka kullanılmıştır. Araştırmanın ilk aşamasında 30 gönüllü katılımcıya yapılan anket çalışması, daha sonra aynı kişilere EEG analiz yöntemiyle yapılan çalışmalarla kıyaslanmıştır. Yapılan kıyaslama neticesinde geleneksel araştırma yöntemi olan anket çalışmasında bulunan beyana dayalı cevapların, EEG analizi sonuçları ile farklı sonuçlar ortaya çıkarabildikleri gözlemlenmiştir. Araştırmada hem geleneksel araştırma yöntemlerinden anket yönteminin kullanılması hem de nöropazarlama tekniklerinden EEG analiz yöntemi kullanılması yapılacak olan literatür çalışmaları için önem arz etmektedir.
Mağaza atmosferinin marka evangelizmi ve pozitif ağızdan ağıza iletişim (WOM) üzerindeki etkisi: Müşteri tatmininin aracılık rolü
Yeni nesil pazarlama anlayışı, salt kâr ve müşteri memnuniyetini sağlamanın ötesinde hizmete yönelik bütün değerlerin birlikte yaratılarak hem işletmelerin hem de müşterilerin kazanım sağladıkları bir yapıya dönüşmüştür. Bu değişim klasik anlayıştan uzaklaşarak işletmelerin yanında tüketicilerin de faal olarak pazarlama etkinliğinin içerisine dâhil edilmesini gerekli kılmıştır. İşletmeninin ürün ve hizmetlerinden memnun olan müşteriler, süreci sonlandırmak yerine ağızdan ağıza iletişim yoluyla memnuniyetlerini paylaşabilmekte hatta bir adım daha ileri giderek evangelist bir tutumla markanın gönüllü savunuculuğunu yapabilmektedirler. İşletmeler, bu sayede müşterilerini tutundurma faaliyetlerinin bir parçası haline getirmiş olmaktadır. Bu kapsamda bu çalışmanın amacı, mağaza atmosferinin marka evangelizmi ve pozitif ağızdan ağıza iletişim (WOM) üzerindeki etkisini ve bu etkide müşteri tatmininin aracılık rolünü test etmektir. Bu amaca yönelik olarak üçüncü nesil kahve mağazalarında daha önce bulunmuş bireylerin tutumları incelenmiştir. Günümüzde kahve mağazalarının sayısının giderek artması ve kahve mağazalarının mağaza atmosferini oluşturan bütün unsurları bünyesinde barındırması çalışmada bu sektörün seçilmesinin gerekçesini oluşturmaktadır. Geliştirilen araştırma modeli, internet ortamında uygulanan ve Mart-Nisan 2022 tarihlerinde iki ay boyunca toplanan anketler ile sınanmıştır. Çalışma sonucunda, mağaza atmosferinin pozitif ağızdan ağıza iletişim (WOM) ve müşteri tatmini üzerinde pozitif yönlü ve anlamlı bir etkisinin olduğu, marka evangelizmi üzerinde ise anlamlı bir etkisinin olmadığı tespit edilmiştir. Ayrıca mağaza atmosferinin marka evangelizmi ve pozitif ağızdan ağıza iletişim (WOM) üzerindeki etkisinde müşteri tatmininin aracılık rolü olduğu da çalışmada ulaşılan başka sonuçtur.
Deneyimsel pazarlama ve satın alma karar sürecine etkisi: Termal turizm sektöründe bir uygulama
Deneyimsel pazarlama, deneyim ekonomisinin gelişmesiyle ortaya çıkan bir pazarlama yaklaşımıdır. Deneyim ekonomisiyle birlikte, pazarlama dünyasının stratejileri geleneksel olarak fayda odaklı ürün ve hizmet satmaktan, duygu odaklı tüketici deneyimi sağlamaya yönelik değişime uğramıştır. Tüketici deneyimlerinin en doğru şekilde anlaşılması, uygun deneyimsel pazarlama stratejilerinin oluşturulması,rekabetçi avantaj kazandırması ve müşteri sadakati açısından büyük önem taşımaktadır. Turistik ürün ve turizm hizmetleri, kişiye özel olma ve deneyim yaşatma niteliğine sahip olması açısından deneyim ekonomisinde fırsat elde etmektedir. Bu çalışmada; Nevşehir ili Kozaklı ilçesinde dört ve beş yıldızlı termal otellerde uygulanan deneyimsel modüllerin(duyusal,duygusal,düşünsel,davranışsal ve ilişkisel) termal turizm tercihlerini ne yönde ve nasıl etkilediğinin, müşterilerin sosyo-demografik özelliklerini de dikkate alarak tespit etmek ve termal oteller için uygulanması gereken deneyimsel modüller hakkında önerilerde bulunmak amaçlanmıştır. Çalışmanın önemi, kapsam ve sınırlılıklarının belirlenmesinin ardından kuramsal ve kavramsal çerçevede; pazarlama kavramı ele alındıktan sonra deneyimsel pazarlama kavramı ayrıntılı olarak açıklanmıştır.Çalışmanın verileri anket yoluyla elde edilmiştir. Elde edilen verilerin frekans ve yüzdeleri alınarak dört-beş yıldızlı termal otellerin uygulamış olduğu deneyimsel modüllerin müşterilerin sosyo-demografik özelliklerine göre termal turizm tercihlerini etkileyip etkilemediğine bakılmıştır. Anahtar Kelimeler: Deneyimsel pazarlama, deneyim ekonomisi, turizm pazarlaması, tüketici davranışları.
Dijital pazarlamada e-perakende markalarının sunduğu kullanıcı deneyimlerinin tüketici güveni ve satın alma niyeti üzerine etkisi
İnternet teknolojisinin gelişmesi ile birlikte insanların yaşayış tarzı günden güne değişmektedir. Firmalar, farklılaşan ve çeşitliliği artan ürün ve hizmetlerini pazarlama konusunda farklı arayışlara girmektedir. Ulaşılan insan sayısı, pazarlama kolaylığı ve maliyetler açısından bakıldığında, dijital platformlar bu konuda vazgeçilmez bir araç haline gelmiştir. İnternet altyapılarının ve internete daha kolay erişim imkanı sunan cihazların geliştirilmesi, tüketicilerin dijital platformları aktif bir şekilde kullanmasına olanak sağlamıştır. Bu gelişmeler sayesinde, günümüzde insan nüfusunun büyük bir çoğunluğu interneti kullanmakta ve bir sosyal medya hesabı bulunmaktadır. Bunun farkında olan e-perakende markaları, geleneksel yollarla yaptıkları pazarlama faaliyetlerini dijital platformlara taşıyıp, daha fazla tüketiciye ulaşma hedefindedir. Rekabet ortamının yoğun olduğu bu dönemlerde firmalar, kendi web sitelerinde ya da herhangi bir dijital platformdaki varlıklarında, kullanıcıya sunduğu farklı deneyimlerle onları kazanıp, kendilerini tercih etmelerini sağlayabilirler. Dijital yollarla yapılan pazarlama faaliyetlerinde, e-perakende markaları ile tüketiciler yüz yüze gelemediği için markaların bu durumu, web sitelerindeki kullanıcı deneyimleri ile telafi etmesi gerekmektedir. Bu çalışma ile e-perakende markalarının sunduğu kullanıcı deneyiminin, tüketici güveni ve oluşabilecek satın alma niyeti üzerindeki etkisi açıklanmaktadır. Çalışma sonucunda, e-perakende markalarının sunduğu kullanıcı deneyiminin, tüketici güveni ve satın alma niyetini pozitif ve anlamlı şekilde etkilediği sonucuna ulaşılmıştır.
Sosyal medya pazarlamasının tüketici satın alma niyetine etkisinin teknoloji kabul modeli aracılığıyla incelenmesi
Bu tez çalışmasında sosyal medya pazarlamasının tüketici satın alma niyetine etkisinin Teknoloji Kabul Modeli aracılığıyla incelenmesi amaçlanmaktadır. Sosyal medya pazarlamasının tüketici satın alma niyetine etkisi, faaliyetlerin bilgilendirici ve eğlenceli olma alt boyutları üzerinden ele alınmıştır. Aynı zamanda Teknoloji Kabul Modeli'nin algılanan kullanışlılık, algılanan kullanım kolaylığı değişkenleri ile genişletilmiş modellerde yer alan güven değişkeninin aracılık etkisi test edilmiştir. Araştırmada veriler, Adana ilinde, sosyal medya hesabı olan ve sosyal medyada herhangi bir marka profil sayfasını takip eden 510 kullanıcıdan yüz yüze ve çevrimiçi anket yöntemi ile toplanmıştır. IBM SPSS 24 istatistik paket programı ve AMOS 22 istatistiksel yazılım programından yararlanılarak veriler analiz edilmiştir. Yapısal eşitlik modeli oluşturulması sonucunda, sosyal medya pazarlaması faaliyetlerinin bilgilendirici ve eğlenceli olmasının tüketici satın alma niyetine pozitif yönde etkisi olduğu belirlenmiştir. Aracılık rolüne ilişkin bulgularda; algılanan kullanışlılık ve güvenin sosyal medya pazarlaması faaliyetlerinin satın alma niyetine olan etkisinde aracılık etkisi belirlenirken, algılanan kullanım kolaylığının aracılık etkisi tespit edilememiştir.
Marka farkındalığı oluşturmada pazarlama aracı olarak sosyal medyanın kulanımı: Zen Pırlanta örneği
Teknolojinin getirmiş olduğu değişim ve olanaklar yıllardır devam etmiş olan alışkanlıklarımız üzerinde birtakım değişiklikler yaratmıştır. Sadece birey olarak değil, kurum olarak da bu değişime ayak uydurma zorunluluğu, bugünün yoğun rekabet ortamında bir mecburiyet haline dönüşmüştür. Bu nedenle rekabetçi davranış yöntemleri işletmeler arası ilişkilerde öncelikli konuma gelmiş ve bununla beraber, işletmeler ürettikleri mal ya da hizmetlere yönelik olarak farklılık yaratabilecek alternatif yol arayışı içerisinde bulunmuşlardır. Günümüz koşullarında sosyal medya bu amaçları yerine getirmek için etkili bir araç olmuştur. Markalar sosyal medya ortamlarında tüketici zihninde; içeriği, görünümü, sunduğu çeşitli farkındalık unsurları ile diğer rakiplerinden ayrışan marka olarak ön plana çıkmaya başlamışlardır. Markaların pazar paylarını koruyarak, rekabet ortamlarında başarılı olabilmesi, doğru sosyal medya platformlarında, doğru pazarlama stratejileri sunarak, yönetilmesi ile mümkündür. Bunun için marka ve işletmenini geniş kitleler tarafından tercih edilmesi gereklidir ki buda sosyal medya mecraları ve buradaki tutundurma faaliyetleri ile gerçekleşir. Sosyal medya; hedef kitle zihnindeki markanın ve kurumun farklılaşarak konumlandırılmasını sağlayacak uygulamalar ile marka yönetim sürecinde önemli işlevlere sahiptir.
Deneyimsel pazarlama ve deneyimsel değerin müşteri memnuniyetine etkisi: İzmir'deki alışveriş merkezlerinde bir uygulama
Günümüzün hızla değişen rekabet ortamında, sürdürülebilir rekabet avantajı sağlamanın en önemli yolu müşteri odaklı olmaktan geçmektedir. Müşteriler, istek ve ihtiyaçlarının karşılanmasının yanında tüketimin keyifli bir hale gelmesini beklemektedir. Bu nedenle işletmeler ürünlerle birlikte hizmet sağlamanın da ilerisine geçerek müşterilere eşsiz deneyimler sağlayarak rekabet stratejilerini oluşturmaya çalışmaktadırlar. Bu noktada deneyimsel pazarlama ve deneyimsel değer kavramları ortaya çıkmıştır. Ülkemizde deneyim sunan, sosyalleşme mekânları haline alışveriş merkezleri tüketicilerin yaşamında önemli bir yer edinmeye başlamıştır. Alışveriş merkezleri deneyim üreten, olumlu anıların kaynağı haline gelen ve eğlence kaynağı olan mekânlardır. Bu çalışmanın temel amacı, deneyimsel pazarlama ve deneyimsel değerin alışveriş merkezi bağlamında müşteri memnuniyeti üzerindeki etkisini incelemektir. Bununla beraber, deneyimsel pazarlamanın boyutları olan duyusal, duygusal, düşünsel, davranışsal ve ilişkisel deneyim ile deneyimsel değerin boyutları olan; estetik, eğlence, kaçış ve hizmet mükemmelliği değeri boyutlarının müşteri memnuniyetine etkisi incelenmiştir. Araştırmada nicel bir araştırma yöntemi benimsenmiş, veri toplama tekniği olarak anket tekniği, veri toplama aracı olarak anket formu kullanılmıştır. Araştırma evrenini İzmir'deki alışveriş merkezlerine en az bir defa gitmiş 18 yaş üzeri kişiler oluşturmaktadır. Anketler, öncelikle anketin güvenilirliği ve geçerliliğini tespit edebilmek için 210 kişilik pilot bir gruba uygulanmıştır. Pilot uygulamadan elde edilen sonuçlar SPSS ve AMOS istatistiksel veri analiz programı ile istatistiksel değerlendirmeye tabi tutulmuştur. Elde edilen sonuçlara uygun olarak ankette kullanılan sorular yeniden düzenlenmiş ve asıl uygulamaya geçilmiştir. Asıl uygulama sonucunda eksik doldurulan veya yanlış doldurulan anketler çıkarılmasıyla analizler, kalan 458 adet kişiden alınan cevaplar doğrultusunda yapılmıştır. Araştırmayla, deneyimsel pazarlama ve deneyimsel değerin müşteri memnuniyetini olumlu yönde etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Bununla beraber deneyimsel pazarlamanın alt boyutu olan duyusal, duygusal, düşünsel ve davranışsal deneyimin ve deneyimsel değer alt boyutları olan estetik, eğlence, kaçış ve hizmet mükemmelliği değerinin müşteri memnuniyetini olumlu yönde etkilediği, ilişkisel deneyim boyutunun ise müşteri memnuniyeti üzerinde etkili olmadığı araştırmayla ulaşılan diğer bir sonuçtur.
Bütünleşik pazarlama iletişimi faaliyetlerinde geleneksel ünlü ve sosyal medya fenomeni kullanımının tüketici davranışına etkisi
İletişimin giderek kolaylaştığı dünyada tüketici davranışları da buna bağlı olarak gelişim ve değişim göstermektedir. Bu değişime ayak uydurmak isteyen markalar yoğun rekabet ortamında öne çıkabilmek için bütünleşik pazarlama iletişimi faaliyetlerinde ünlülerden yararlanmaktadır. Tüketicilerin dikkatini çekmek, marka imajı oluşturmak veya var olan imajı korumak, hatırlanırlığı arttırmak gibi nedenler ile tüketici davranışlarının etkilenmesi amacıyla iletişim mesajları ünlü kişiler tarafından tüketicilere ulaştırılmaktadır. Ünlü türleri geleneksel ünlüler ve sosyal medya fenomenleri olarak ikiye ayrılmaktadır. İş birliği gerçekleştirilecek ünlüler hitap edilecek hedef kitle için değer ifade edecek şekilde seçilmelidir. Bu nedenle ürün veya markaya göre seçilecek ünlüler farklılık gösterebilmektedir. Bu tezde bütünleşik pazarlama iletişimi faaliyetlerinde geleneksel ünlü ve sosyal medya fenomeni kullanımının tüketici davranışları üzerinde yarattığı etki ve farklılığın incelenmesi amaçlanmıştır. Bu doğrultuda Manisa Celal Bayar Üniversitesinde öğrenim görmekte olan 200 kişiyi kapsayan araştırmada üç farklı durumu içeren üç anket ile deney gerçekleştirilmiştir. Çalışmada çekicilik, güvenilirlik ve uzmanlık boyutları ile etkileyici güvenilirliği, ünlü-ürün uyumu, ünlüye bağlılık, ünlünün sevilebilirliği ve ünlü onayına güven üzerinde durulmuştur. Veriler ki-kare, bağımsız örneklem t testi, tek yönlü varyans analizi ve çoklu regresyon analizleri ile test edilmiştir. Analiz sonuçlarında ünlü türlerine göre çekicilik, güvenilirlik ve uzmanlık boyutları arasında farklılık olmakla birlikte etkileyici güvenilirliğinin, ünlünün sevilebilirliğinin ve ünlü-ürün uyumunun satın alma niyeti ve ağızdan ağıza pazarlama üzerinde pozitif yönde etkisi olduğu görülmektedir. Ayrıca ünlü türlerine göre sonuçlar incelendiğinde, araştırmada kullanılan geleneksel ünlü kişinin sosyal medya fenomeninden daha etkili olduğu ve kadınlar ile erkekler arasında da anlamlı farklılıklar bulunduğu görülmektedir. Anahtar Kelimeler: Bütünleşik Pazarlama İletişimi, Ünlü, Geleneksel Ünlü, Sosyal Medya Fenomeni, Tüketici Davranışları
Lojistik sektöründe dijital pazarlamanın yeri ve önemi: Sektöre yönelik vaka analizi
Bu çalışmanın amacı dijital pazarlama faaliyetlerinin lojistik sektörüne etkilerinin araştırılması ve analiz edilmesidir. Günümüzde teknolojinin hızla ilerlemesi küreselleşme olgusunun önem kazanmasını sağlamıştır. Lojistik işletmeleri sektörde tutunabilmek amacı ile yeni uygulamalar kullanmaya başlamıştır. Bu uygulamaların çoğu gelişen teknolojiye eş değer olarak dijitalleşmeyi karşımıza çıkarmaktadır. Bununla beraber lojistik işletmelerinin kullandığı geleneksel pazarlama unsurları da yerini dijital pazarlama faaliyetlerine bırakmıştır. Tüm bu gelişmeleri takip ederek bunlara uygun uygulamalar geliştirmenin amacı müşterileri memnun etmektir. Lojistik işletmeleri hizmet sektörünün bir parçası olması nedeni ile müşterilerini yakından tanımak, istek ve ihtiyaçlarına doğrudan yanıt verebilmek öncelikli hedeflerindendir. Sektörel rekabet avantajı elde etmek için en öncelikli hedef müşteri tatminidir. Bu araştırma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci ve ikinci bölümde lojistik sektörü ve pazarlama ile ilgili literatür araştırması yapılarak bilgilendirme yapılmıştır. Uygulama bölümü olan üçüncü bölümde, araştırma amacına uygun olan hem yerel hem de küresel hizmet sunan bir işletme seçilerek analiz edilip sektörel gelişmeler açıklanmıştır. Araştırma bulguları lojistik işletmelerinde dijital pazarlamanın önemini ortaya koymaktadır. Bu çalışmada araştırıldığı gibi lojistik işletmelerinde dijital pazarlamanın önemi zaman içerisinde daha da artacağı açıkça görülmektedir.
Ürün paketlerinin algılanmasına yönelik bir nöropazarlama araştırması: Göz izleme çalışması
Nörobilim görüntüleme teknolojileri geleneksel katılımcı davranışı teorilerini doğrulamak, yeniden şekillendirmek veya iyileştirmek için etkin bir yöntem olarak yaygın bir şekilde kabul görmektedir. Göz izleme ve EEG yöntemleri de, tüketicinin dikkatini vermesinden satın almaya, algılamadan konumlandırmaya kadar birçok bilişsel ve duygusal pazarlama sürecinin keşfi için kullanılan güçlü nöropazarlama teknikleri olarak disipline oldukça entegre olmuştur. Diğer taraftan, ürünlerin satış elemanı görevini üstlenen ve ürüne değer artışı sağlayan araçlardan biri olarak kullanılan ambalajların algısal etkilerinin bilinmesi, pazarlamanın yeni stratejiler üretme yeteneğini geliştirebilmektedir. Nitel olan bu araştırmanın temel amacı, göz izleme yöntemi kullanarak hızlı tüketim ürünlerinden olan sakız paketleri üzerinde müşterilerin nelere dikkat ettiklerini tespit etmek ve buna uygun olarak paketlerin yenilenerek mevcut pazarlama stratejilerinin geliştirilmesidir. Araştırmada 10 farklı ürün seçilmiş ve toplamda 48 kişi dahil edilmiştir. Temel amaca ek olarak bu araştırma kapsamında hem sonuçların demografik karakteristiklere göre farklılaşıp farklılaşmadığını tespit etmek hem de EEG yöntemi kullanarak paketlerin hangi özelliklerinin katılımcıları heyecanlandırdığı ve geçmişleri ile ilişkilendirdikleri de inceleme konusu olmuştur. Sonuçlara göre paketlerin müşteri algısı üzerinde oldukça önemli bir etkisi bulunmaktadır ve bu etkiler katılımcıların demografik özelliklerine göre farklılaşmaktadır. Anahtar Kelimeler: Nörobilim, Nöropazarlama, Göz İzleme, EEG, Ambalaj, Tüketici Tercihleri
Sosyal pazarlama ve kâr amaçsız örgütlerde gerçekleştirilen sosyal pazarlama faaliyetleri: Manisa Büyükşehir Belediyesi Kent Konseyi Kadın Meclisi örneği
Günümüzde bireylerin ve toplumların sorunlarının çözümü noktasında gerçekleştirilen sosyal ve toplumsal proje ve çalışmalarda giderek daha belirgin olarak görülen sosyal pazarlama uygulamaları sürdürülebilir olumlu davranış değişiklikleri yaratarak etkili ve kalıcı bir çözüm yöntemi olarak karşımıza çıkmaktadır. Bireylerin ve toplumun menfaati doğrultusunda sosyal proje ve çalışmalar gerçekleştirenlerden bir tanesi olan kâr amaçsız örgütlerde daha etkili ve başarılı çalışmalar ile sorunlar karşısında kalıcı çözümler üretebilmek için çalışmalarını sosyal pazarlama uygulamaları ile bütünleştirmektedir. Bu tezin amacı kâr amaçsız bir örgütün bireylerin ve toplumun sorunlarına yönelik gerçekleştirdiği çalışmalara sosyal pazarlama uygulamalarını nasıl adapte ettiğini, bu uygulamalardan yeterince yararlanıp yararlanmadığını, uygulamaların çalışmalara olan katkısını incelemektir. Bu tez teori ve uygulama olmak üzere iki bölümden oluşmaktadır. Teori kısmında araştırmanın temelini oluşturan sosyal pazarlama kavramı ve içeriği, kâr amaçsız örgütler, kâr amaçsız örgütlerde sosyal pazarlama ve kâr amaçsız örgütlerde kadınlara yönelik sosyal pazarlama faaliyetleri kavramları detaylı bir şekilde ele alınarak incelenmiştir. Uygulama kısmında ise Manisa Büyükşehir Belediyesi Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı ile yüz yüze derinlemesine görüşme gerçekleştirilerek veriler toplanmış ve sonrasında analiz bulguları tartışılmıştır. Gerçekleştirilen görüşmede elde edilen bulgular neticesinde sosyal pazarlama uygulamalarının kâr amaçsız örgütün çalışmalarını daha etkili ve başarılı kıldığı tespit edilmiştir. Genel olarak çalışmaların her aşamasında sosyal pazarlama uygulamalarından yararlanıldığı gözlemlenmekle birlikte bazı sosyal pazarlama uygulamalarının çalışmalara yeterince dahil edilemediği ve eksikliklerin olduğu belirlenmiştir.
Müşteri sermayesi yaratmada ilişkisel pazarlamanın etkisi: Türkiye'deki çok uluslu doğrudan satış şirketlerine yönelik bir uygulama
İlişkisel pazarlama paradigması, pazarlama bilimi içerisinde önemli bir konuma gelmiştir. Bununla birlikte işletmelerin yürüttüğü pazarlama faaliyetleri klasik pazarlama yaklaşımlarından uzaklaşmış ve ilişkisel pazarlama paradigması etrafında şekillenmeye başlamıştır. İlişkisel pazarlamanın yaygınlaşması ile birlikte müşteri ederi ve müşteri sermayesi gibi kavramlar gündeme getirilmiştir. Müşteri ederi (Customer Equity), iç ve dış müşterinin zihninde işletme için biçtiği değeri ifade etmektedir. Entelektüel sermayenin unsuru olan müşteri sermayesi (Customer Capital) ise, işletmenin iç ve dış müşteriler ile ilişkisi sonucu ortaya çıkan mevcut ve gelecekteki getirilerine katkı olarak özetlenmektedir. Bu tez çalışmasında çok uluslu işletmelerin kullandığı doğrudan satış yöntemlerinden olan çok katlı pazarlama modeli ile uyguladıkları ilişkisel pazarlama faaliyetlerinin müşteri sermayesi yaratma üzerindeki etkilerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaca ulaşmak için doğrudan satış yapan işletmelerin iç müşterileri olan satış temsilcileri üzerinde bir araştırma yürütülmüştür. Bu araştırma sürecinde kolayda örnekleme yöntemi ile 151 kişiden, 5'li Likert tipi olarak hazırlanmış araştırma ölçeği ile veriler toplanmıştır. Toplanan veriler için ön testler SPSS ve hipotez testleri Smart PLS programları kullanılarak analiz edilmiştir. Yapılan analizler neticesinde işletmelerin ilişkisel pazarlama faaliyetlerinin müşteri sermayesi (cutomer capital) üzerinde doğrudan etkisi görülmemekle birlikte, ilişkisel pazarlama faaliyetlerinin müşteri ederi (customer equity) üzerinde ve müşteri ederinin müşteri sermayesi üzerinde etkileri olduğu görülmüştür. Son olarak ilişkisel pazarlama faaliyetlerinin müşteri ederi aracılığıyla müşteri sermayesini etkilediği sonucu da ortaya konulmuştur. Araştırma sonuçlarından hareketle işletmelerin ilişkisel pazarlama faliyetleri yürütürken iç müşteriler bağlamında müşteri ederine daha fazla önem vermeleri gerektiği vurgulanmıştır. Müşteri ederi üzerinden müşteri sermayesini artırmaları yönünde işletmelere öneriler sunulmuştur. Türkiye'de faaliyet gösteren çok uluslu doğrudan satış şirketlerinin uyguladıkları ilişkisel pazarlama faaliyetlerinin müşteri sermayesi yaratmadaki etkisinin incelenmesi amaçlanmaktadır.
Uluslararası pazarlamada kullanılan tutundurma karması elemanları ve Gaziantep merkezine yönelik bir uygulama
Bu çalışmada genel hatları ile uluslararası pazarlama ve tutundurma konuları açıklanacaktır. Öncelikle, Uluslararası Pazarlamanın tanımından uluslararası ve çok uluslu şirketlere, bu şirketlerin uluslararası pazara girme nedenlerinden uluslararası pazara giriş biçimlerine konular açıklanacaktır. Sonra, tutundurma kavramı açıklanacak ve Gaziantep bölgesinde yapılan 'uluslararası pazarlamada tutundurma karması elemanları' araştırması değerlendirilecektir.
Modern pazarlamada,sosyal medyanın tüketici algısına etkisi ve Diyarbakır merkezinde bir uygulama
Pazarlamanın işletme etkinliklerindeki en önemli rolü, müşteriler ile işletme arasında bir bağ kurmaktır. Üretici pazara ne kadar yakın olursa, o kadar başarı sağlayabilir. Küreselleşme, bilgi teknolojilerinin gelişmesi ve tüketicilerin eğitim düzeyinin de artmasıyla birlikte pazarlama anlayışında da değişikler oluşmuştur. Modern pazarlama anlayışında müşteri odaklılık önem kazanmıştır. Sosyal medyanın kullanımıyla birlikte işletmeler tüketici davranışları ve yorumlarına göre stratejilerini belirlemektedir. Bu çalışmada modern pazarlamada sosyal medyanın tüketici algısına etkileri değerlendirilmiştir. Araştırmada, veri toplama aracı olarak anket kullanılmıştır. Bulgulara göre, sosyal medya ile tüketici davranışları arasında pozitif ve anlamlı bir ilişki söz konusudur. Özellikle tüketici algısında sosyal medya paylaşımlarının önemli bir yer oluşturduğu görülmektedir. Anahtar Kelimeler: Pazarlama, modern pazarlama, sosyal medya, tüketici algısı