Rize

63 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Liseler arası müsabakalara katılan sporcu öğrencilerin saldırganlık durumlarının araştırılması (Rize ili örneği)

Bu çalışmanın amacı liseler arası müsabakalara katılan sporcuların saldırganlık düzeylerini araştırmak ve bunun yanında spor ve saldırganlık ilişkisini çeşitli boyutlarıyla ortaya koymaktır. Araştırmaya Rize'de 2013-2014 eğitim öğretim yılında okullar arası spor müsabakalarına katılan 26 liseden tesadüfi küme örnekleme yöntemine göre seçilmiş toplam 490 sporcu katıldı. Veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen kişisel bilgi formu ile İpek İlter (Kiper) tarafından geliştirilen Saldırganlık Envanteri kullanıldı. Verilerin dağılımlarıyla ilgili öncelikli olarak normallik testi (Kolmogorow-Smirnov D test) yapıldı. Çalışmaya katılan sporcuların dağılımları ve yüzdeleri tanımlayıcı istatistik (Descriptive Statistics) ile belirlendi. Sporcuların cinsiyet, okul türü ve spor dalı türü değişkenlerine göre saldırganlık durumlarının karşılaştırılmasında α=0.05 anlamlılık düzeyinde bağımsız örneklem T Testi (Independent Sample T Test) uygulandı. Yaş değişkenine (4 grup) göre ise saldırganlık durumlarının karşılaştırılmasında α=0.05 anlamlılık düzeyinde Tek Yönlü Varyans Analizi (One Way Anova) uygulandı. Anlamlı bulunan gruplar arası farklılıklar için ikinci seviye testi olan Tukey HSD kullanıldı. Verilerin bilgisayar ortamına girilmesi ve grafiklerin çizilmesinde Windows için Microsoft Excel 2003, verilerin analizinde Windows için SPSS 20.0 paket programı kullanıldı. Yapılan analizler sonucunda yaş, cinsiyet, okul türü ve spor dalı türüne göre sporcuların atılganlık hariç tüm alt boyutlardaki saldırganlık puanlarında anlamlı farklılıklar saptandı. Sonuç olarak da ergenlik döneminde sporcuların yaşları arttıkça genel saldırganlıklarının da arttığı, erkeklerin kızlardan, meslek lisesine giden sporcuların genel liselere giden sporculardan ve takım sporu yapan sporcuların bireysel spor yapan sporculardan daha saldırgan oldukları bulundu. Anahtar Kelimeler: Lise, Sporcu öğrenci, Ergenlik, Saldırganlık, Spor

ErgenlerLise öğrencileriLiseler+4
Halil İbrahim Çakır
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Health Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Profesyonel ve amatör futbolcuların kişilik ve saldırganlık düzeylerinin incelenmesi (Trabzon-Rize İli örneği)

Araştırma grubunu 2014-2015 Süleyman SEBA Futbol Sezonunda Trabzon ve Rize ilindeki profesyonel ve amatör futbol takımları içerisinden 7 profesyonel ve 12 amatör futbol kulübünden 125 profesyonel ve 224 amatör sporcu olmak üzere toplam 349 futbolcu oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen kişisel bilgi formu ile İpek İlter KİPER tarafından geliştirilen 30 maddelik Saldırganlık Envanteri ile Francis ve ark. 1992 tarafından geliştirilen, ülkemiz için geçerlilik ve güvenirlik çalışması, Karancı ve arkadaşları tarafından yapılan 24 maddelik Eysenck Kişilik Anketi-Kısaltılmış Formu (EKA-GGK) kullanılmıştır. Verilerin dağılımlarıyla ilgili öncelikli olarak normallik testi (Kolmogorow-Smirnov D test – Shapiro Wilk) yapıldı. Çalışmaya katılan sporcuların dağılımları ve yüzdeleri tanımlayıcı istatistik (Descriptive Statistics) ile belirlendi. Sporcuların sporculuk düzeyine göre normal dağılıma sahip olan yıkıcı, edilgen ve genel saldırganlık puanlarının karşılaştırılmasında α=0.05 anlamlılık düzeyinde bağımsız örneklem T Testi (Independent Sample T Test) uygulanırken, normal dağılıma sahip olmayan atılganlık, nörotizm, dışa dönüklük, psikotizm ve yalan puanlarının karşılaştırılmasında α=0.05 anlamlılık düzeyinde Mann Whitney-U testi uygulandı. Bunun yanında profesyonel ve amatör sporcuların saldırganlık ve kişilik puanları arasındaki ilişkiyi saptamak için ise Spearman Kolerasyon testi uygulandı. Verilerin istatistiğinde SPSS 20.0 paket programı kullanıldı. Yapılan analizler sonucunda sporculuk düzeyine göre futbolcuların kişilik alt boyutlarında nörotizm ve dışa dönüklük hariç diğer alt boyutlarda, saldırganlık alt boyutlarında ise atılganlık hariç diğer alt boyutlarda anlamlı farklılıklar saptandı. Sonuç olarak amatör futbolcuların profesyonel futbolculardan daha saldırgan olduğu bulundu. Amatör futbolcuların psikotizm puanlarının profesyonel futbolculardan, profesyonel futbolcuların ise yalan puanlarının amatör futbolculardan daha yüksek olduğu görüldü. Anahtar Kelimeler: Saldırganlık, Kişilik, Futbol.

FutbolFutbolcularKişilik+5
Yakup Aytaç Pamukçu
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Health Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Geleneksel ve yeni dönem konut bahçelerinde kullanılan doğal ve egzotik bitki taksonlarının irdelenmesi: Rize ili örneği

Aralarında ayrılmaz bir bağ kurulan insan ve bitki birlikteliği yaşam biçimini etkileyerek kültürün şekillenmesinde büyük rol oynamıştır. Ancak teknolojik ve ekonomik gelişmelerin hızla arttığı günümüzde kültürler gözle görülür bir şekilde farklılaşmakta ve çoğu unutulmaya yüz tutmaktadır. Yapılan bu çalışmada doğal bitki taksonu kullanımının ve tanınırlığının ne seviyede olduğu, kişiler ve bahçeleri arasındaki bağın bitkisel ve demografik veriler ile ilişkilendirilmesi, konut sahiplerinin bitkiler ile olan kültürel bağının irdelemesi amaçlanmıştır. Zengin bitki çeşitliliğine sahip olan Rize ili çalışma alanı olarak belirlenmiş, il sınırları içerisindeki 12 ilçeye bağlı 29 köy ve 24 mahallede olmak üzere toplam 53 ayrı örneklem alanında bulunan 150 farklı konut bahçesinde çalışmalar yürütülmüştür. Haziran-Ekim ayları arasında arazi çalışmaları sürdürülmüş, konut sahipleriyle yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Yerinde yapılan arazi çalışmaları sonucunda 120 familyaya ve 401 cinse ait 603 bitki taksonu tespit edilmiştir. Bunların %45'inin doğal, %55'inin egzotik bitki taksonu olduğu belirlenmiştir. En çok karşılaşılan familya 58 farklı taksona ait Asteraceae olurken, en çok karşılaşılan doğal bitki taksonu Commelina communis L., egzotik bitki taksonu Camellia sinensis (L.) O. Kuntze ve dikilen doğal bitki taksonu Brassica oleracea L. var. viridis L. olmuştur. Kullanım amaçlarına göre 603 bitkinin 511 tanesinin en az bir amaçla kullanıldığı, 408 farklı bitkinin ise çoğunluğu oluşturarak görselliğinden dolayı kullanıldığı tespit edilmiştir. Katılımcıların demografik özellikleri ile görüşme sorularına verdikleri yanıtlar arasında anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür. Konut sahipleriyle yapılan görüşmeler sonucu; en güzel bulunan bitki taksonu Zea mays L. olarak belirlenirken, en çirkin bulunan taksonun Tradescantia fluminensis Vell. olduğu belirtilmiştir. Modern ve geleneksel konut bahçeleri kıstasında incelenen beta çeşitlilik değerlerine göre modern konut tiplerinde çeşitliliğin daha yüksek çıktığı görülmüştür. Bahçelerine doğal bitki taksonlarını dikmeye dikkat ettiğini söyleyen konut sahiplerinin çoğunlukta olduğu bu çalışmada, elde edilen sonuçlar belirtilenin tam aksi olduğunu göstermiştir. Yapılmış olan bu çalışma ile doğal bitki taksonlarına olan ilginin artarak biyoçeşitliliğin korunmasına katkı sağlaması ön görülmüştür.

Egzotik bitkilerKültürRize+2
Sena Demirci
Düzce University · Institute of Graduate Studies
2022
10
Master'sOpen AccessTR

Yaylacılık kültürünün yayla turizmi içindeki önemi: Rize yaylaları örneği

Bu araştırmanın amacı, yaylacılık kültürünün yayla turizmi içindeki önemini belirlemektir. Bu amaç doğrultusunda, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından `Yayla Turizm Merkezi' olarak ilan edilen Çamlıhemşin /Ayder Yaylası ve İkizdere/Anzer Yaylasında tatillerini geçiren 390 yerli turiste anket uygulanmıştır. Araştırmadan elde edilen verilerin istatistiksel çözümlemeleri SPSS PASW 18 paket programı kullanılarak bilgisayarda yapılmıştır. Anket soruları SPSS'de (PASW Statistik 18) çoklu uyum analizi kullanarak incelenmiştir. Ayrıca Çamlıhemşin-Ayder ve İkizdere -Anzer Yaylasında yapılan anketlerden elde edilen verilerin cevaplama yeri Frekans ve aritmetik ortalamaları Tablolar halinde verilmiştir.Analiz sonuçlarına göre Çamlıhemşin/Ayder ve İkizdere/Anzer yaylalarında tatillerini geçiren yerli yayla turistleri çoğunlukla 18 -39 yaşları arasında, lise eğitimi alan ve lisans mezunu bekâr erkek turistlerden oluşmaktadır. Bu kişiler çoğunlukla Marmara bölgesinde ya da Rize'de doğmuş, halen Marmara ya da Karadeniz bölgesinde ikamet etmektedirler. Bu kişiler yaylalara eğlenme- dinlenme, doğal güzellikler ve macera spor amaçlı gelmektedirler. Geliş şekillerinin ise bireysel, rehberli tur, aile ve arkadaş grupları olarak değiştiği tespit edilmiştir.Bu turistler daha çok günü birlik gezileri tercih etmektedir. Konaklama yapanlar ise çadır, karavan, kendi yayla evlerini ya da 3 yıldızlı otelleri kullanmaktadırlar. Öte yandan Çamlıhemşin/Ayder ve İkizdere/Anzer yaylalarına gelen turistler yaylalarda çoğunlukla ya birkaç gün ya da bir haftadan fazla kalmaktadır. Bu yaylalara gelen turistler tarihi yerleri ziyaret etme yanında yöresel hediyelik eşyalar satın almaktadır. Bu yaylalarda tatillerini geçiren yerli turistlerin çoğunluğunun, daha önce yayla turizmi faaliyetlerine katılmadıkları gözlenmekle birlikte, bazılarının Rize yaylarına daha önce geldikleri ve turistik faaliyetlerde bulundukları tespit edilmiştir.Çamlıhemşin/Ayder ve İkizdere/Anzer yaylalarına gelen turistler yayla evlerinin ve konaklama tesislerinin mimarisini, iç ve dış tasarımını, yiyecek ve içeceklerin içeriğini ve sunumunu kısmen otantik bulmaktadırlar. Benzer şekilde yerel halkın kıyafetleri, kullandıkları alet ve araçlar da geleneksel kültüre kısmen uygun görülmektedir. Ayrıca, turistler yayladaki camilerin mimarisi, iç ve dış tasarımı; tesis, yer ve dükkân isimlerinin, festival ve organizasyonların, danslar, oyunlar; dinlenilen müzikler; yiyecek ve içeceklerin çeşitliliği, el sanatları ve hediyelik eşyaların ise yerel halkın gündelik yaşamını tam olarak yansıttığı düşüncesindedirler.

RizeTurizmYayla evleri+3
Hikmet Haberal
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

Rize ili Halkbilim monografisi

Anadolu'da Türk kültür varlığının ilk yayılma alanlarından birisi olup Doğu Karadeniz bölgesinin en kadim yerleşkelerinden birisi olan Rize; barındırdığı çoklu kültürel katmanlarla halk bilim incelemeleri açısından eşsiz özelliklere sahiptir. bu bağlamda Rize ilinin sözlü ve maddi kültürünü incelediğimiz bu çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde Rize kültürünün tarihi temellerini oluşturan Rize ilinin yerleşim tarihi belgeler ve araştırmalar ışığında incelendi. Rize yöresine hangi Türk boylarının, ne zaman yerleştiği, Türklerin dışında yörede tarihi süreçte hangi kavimlerin yaşadığı ve günümüz kültürüne bu kavimlerin nasıl etki ettiği açıklığa kavuşturulmaya çalışıldı. İkinci bölümde Rize sözlü kültürünü oluşturan masal, efsane, fıkra, bilmece, türkü, atma türkü, atasözü, deyim gibi nazım ve nesir eserleri hem içerik açısından değerlendirildi hem de Türk kültür havzasının diğer bölgelerinden benzerleri ile karşılaştırılıp incelendi. Aynı bölümde Rize yöresi ağızları Türkçenin içerisindeki genel yeri açısından değerlendirildi. Üçüncü bölümde Rize yöresi gündelik hayatını oluşturan hayatın geçiş dönemi ritüelleri ile önemli günler ve bu günlerle ilgili ritüeller; Rize yöresi maddi kültürünü oluşturan geleneksel mimari, el sanatları, dokumalar gibi etnografik ürünlerin hem üretim süreçleri hem kullanılan araç gereç ve teknikler, özellikle dokumalarda kullanılan motifler ve mimaride kullanılan planlar; halk takvimi, halk tıbbı, halk veterinerliği, yaylacılık, halk müziği gibi kültürel öğeler Türk kültürünün geneli açısından karşılaştırma yaparak incelendi. Çalışmanın sonunda yöre kültürü bir bütün içerisinde değerlendirilerek Türk kültür havzası içerisindeki yeri tespit edilmeye çalışılmış; bundan sonra yöre kültürü üzerine yapılabilecek çalışmalar konusunda araştırmacılara çeşitli öneriler sunulmuştur.

FolklorHalk bilimiKültür+3
Turgay Kabak
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
DoctorateOpen AccessTR

Rize'de şehirsel gelişimin jeomorfolojik birimler üzerindeki etkisi ve şehri etkileyen afetler

Rize şehri kuzeyde Karadeniz, batıda Fener Burnu ile doğuda Taşlıdere arasında yükseltisi 300-350 m'yi bulan tepelerle çevrelenmiş bir koyun çevresinde kurulmuştur. Şehir, Doğu Karadeniz'de, Karadeniz kıyısı ile güneyde yükseltisi 2500 m'yi geçen Rize Dağları'nın kuzey yamaçlarında yer almaktadır. İlin batı sınırını Derepazarı ve Kalkandere, doğu sınırını ise Çayeli ilçeleri oluşturmaktadır. Rize genelinde Paleozoyik bir temel üzerinde Kretase'de başlayan büyük orojenezle yüzeye çıkmış granodiyorit ve flişler geniş alan kaplamakla birlikte Neojen depolarına da rastlanılmaktadır. Litoloji olarak volkanik kayaçlar andezit, bazalt, dasit ve riyodasitlerden oluşmaktadır. Bu birimler dışında Üst Kretase dönemine ait volkano-sedimanter kayaçlar ise Rize şehri güneyinde yüzeylenmektedir. Kıyı düzlükleri ve vadi tabanlarının genişlediği alanlarda alüvyonlar görülmektedir. Rize şehrinin kurulduğu alanda denizel taraçalar, tepeler ve vadiler önemli morfolojik birimleri oluşturmaktadır. Şehrin kurulduğu alanın litolojik ve jeomorfolojik özellikleri yerleşmeleri olumsuz etkilemektedir. Şehrin yerleşme tarihi M.S. V. yüzyıla kadar gitmekte olup farklı medeniyetlere ev sahipliği yapmıştır. Şehrin kurulduğu alanın topoğrafik yapısı nedeniyle şehrin genişlemesi ve gelişmesine uygun arazi sınırlıdır. Bu nedenle şehir için zorunlu olarak kıyıdaki düzlük alanlar kullanılmıştır. Kısa sürede bu düzlüklerin dolmasıyla denizden arazi kazanma çalışmaları başlamıştır. İlk dolgu çalışmaları 1960'lı yıllarda başlamış olup günümüzde artarak devam etmektedir. Günümüzde resmi rakamlara göre Rize şehrindeki yerleşmelerin % 70'e yakını dolgular üzerinde yer almaktadır. Son 50-60 yıldan beri kıyıda yapılan dolgu çalışmaları nedeniyle kıyı bölgesinin morfolojik yapısında çok ciddi değişiklikler yaşanmıştır. Bu değişimin en bariz örneği kıyının 250-500 m arasında değişen değerlerde gerilemiş olmasıdır. Son 10 yılda denizin doldurulması dışında kıyı gerisindeki yamaçlarda yer alan çay üretim alanları da yerleşmeye açılmıştır. Rize şehrinin genişlemesine bağlı olarak jeomorfolojik birimlerde önemli değişmeler yaşanmıştır. Bu değişimin başında doğal kıyının ortadan kaldırılması, vadilerin doldurulması, yamaç ve sırtların oyulması gelmektedir. Yol ve yerleşme alanları için yapılan kazı çalışmalarında litoloji ve jeomorfoloji dikkate alınmamıştır. Bu durum nedeniyle sel, taşkın ve kütle hareketleri gibi doğal afetlerin sayısında ve etkisinde artış görülmektedir. Özellikle şehir içerisinde kalan dere yataklarının ortadan kaldırılması veya kanala alınması nedeniyle ilkbahar ve sonbahar mevsimlerinde şiddetli sağanaklar sonrasında can ve mal kayıplarına neden olan sel ve taşkınlar yaşanmaktadır. Sel ve taşkın dışında büyük çaplı heyelanlar da yerleşmeler için ciddi tehlike arz etmektedir. Rize şehrinin 1980'den sonra hızlı gelişmesi ve bu gelişmede jeomorfolojik birimlerde ortaya çıkan değişme ve bu değişmenin doğal afetler üzerindeki etkisini belirlemek amacıyla bu çalışma hazırlanmıştır. Doğu Karadeniz kıyı kuşağında yer alan şehirlerin hemen tamamında benzer sıkıntılar görülmekle birlikte, yerleşme alanı bakımından en sıkıntılı olanı Rize şehridir. Doğal afetlerin görülme sıklığı açısından da Rize şehri en ön sırada yer almaktadır. Şehrin bu özel durumu nedeniyle detaylı jeomorfoloji çalışmalarına uygun bir alandır.

AfetlerCoğrafyaDoğu Karadeniz bölgesi+4
Pınar Polat
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Rize Gazetesi'ne göre Rize'de sosyo-ekonomik ve kültürel hayat

Tarafımızca hazırlanan bu çalışma ile 1931 – 1942 yılları arasında yayımlanmış olan Rize Gazetesi üzerinden Rize'deki sosyal, kültürel, ekonomik ve siyasi hayat yapısını inceleyerek bölge tarihinin araştırılmasına katkıda bulunmak amaçlanmıştır. Rize Gazetesi incelendiğinde, bölgedeki ekonomik şartlar, adlî vakalar, imar – iskân faaliyetleri, bölge halkının devrimlere karşı tutumu, nüfus yapısı gibi pek çok bilgiyi ortaya koyduğundan zengin bir kaynak olduğu görülmektedir. Ayrıca gazetenin elimizdeki mevcut sayılarında memurların tayini, ceza ya da terfi haberleri, reklamlar, çeşitli kurum ve kişilerden verilen ilanlar, adlî vakalar, bölgeye gelen gidenler, özel günlere ait kutlama ve anma programları, hükûmet bildirileri ve çıkarılan kanunlar gibi pek çok haber de bulunmaktadır. Bununla beraber Rize Gazetesi, sadece Rize tarihine değil umumî tarihe de ışık tutmaktadır. Nitekim gazetede yalnızca yerel değil, yurt ve dünyadan haberlere de bolca yer verilmiştir. Bu yönü ile aynı zamanda umumî bir gazete özelliği taşıyan Rize Gazetesinin çalışma kapsamında yerel haberleri üzerinden bir değerlendirmeye gidilmiştir. Ancak bu çalışmada yalnızca gazetenin yerel haberlerine yer verilmiştir. Anahtar Sözcükler: Rize, Basın, Çay, Sosyo-Ekonomik Hayat

RizeRize gazetesiSosyal hayat+1
Elif Yormaz
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
DoctorateOpen AccessTR

Rize siyasi tarihi (1923-1950)

Bu çalışmanın amacı; 1923-1950 dönemi Rize'deki siyasi teşkilatlanmaların oluşumunu, iktidarın çalışmalarını ve bunun şehirdeki yansımalarını ortaya koymaktır. 27 yıllık Tek Parti dönemindeki siyasi faaliyetlerle bu faaliyetlerin yaratmış olduğu sosyal, ekonomik ve kültürel etkilerin konu alındığı bu çalışma, giriş ve üç bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde yöre insanın mizacı, değer yargıları, sosyal, ekonomik ve kültürel durumu genel hatlarıyla ortaya konulmuştur. Bununla birlikte 1923 öncesi döneme değinilmiş; çalışmada uygulanan metodoloji ve bu çalışmanın bölümleri hakkında bilgiler verilmiştir. Birinci bölümde, CHP'nin Rize ve ilçelerindeki teşkilatlanmasına, 1933-1936 dönemi Çoruh vilayetine bağlı olan ilçe teşkilatlanmalarına ve SCF (Serbest Cumhuriyet Fırkası) ile DP (Demokrat Parti) yapılanmasına değinilmiştir. Ayrıca Rize'nin aynı dönem içindeki sorunları ve bu sorunlara iktidarın yaklaşımı ile sosyal alanda yapılan bazı devrimlerin vilayetteki yansımaları anlatılmıştır. Son olarak 1946 ve 1950 seçimlerine yer verilmiştir. İkinci bölümde ise, Rize Türk Ocaklarından ve Rize Halkevinden bahsedilmiştir. Üçüncü bölüm, 1923-1950 dönemi Rize'de yapılan sekiz genel seçim ve iki ara seçim sonuçları ile seçilen vekillerin biyografilerine dair bilgiler içermektedir. Sonuç bölümünde mevcut bilgiler ışığında değerlendirmeler yapılmış, CHP'nin Rize'de istediği başarıyı yakalayamadığı görülmüştür. Bunda halkın önemli bir kesiminin daha çok sosyal alandaki devrimlere tepkili olmasının ve vilayetin ekonomik durumunda uzun yıllar belirgin bir iyileşmenin olmayışının başlıca etkenler olduğu sonuçlarına varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Rize, Artvin, CHP, DP, Halkevi.

ArtvinCumhuriyet Halk PartisiCumhuriyet tarihi+7
Sinan Başaran
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Rize ve yakın çevresinde bulunan genel liselerin ve meslek liselerinin coğrafya öğretimi açısından karşılaştırılması

Bu araştırmada ortaöğretimin birimlerinden olan genel liseler ile meslek liseleri arasında, coğrafya dersinin işlenişi açısından ne gibi farklılık ve benzerliklerin olduğu incelenmiştir. İlk önce genel lise ve meslek lisesi coğrafya öğretmenlerine yapılan anketlerde; hangi araç gereçleri kullanarak ders işlediklerini, okullarında yeterli ve gerekli araç gerecin bulunup bulunmadığını, hangi öğretim ilkelerini kullandıklarım, hangi öğretim yöntemleri ile ders verdiklerini, kendilerini yenileyip geliştirmeye çalışıp çalışmadıklarını incelemeye yönelik sorular sorulmuştur. Sonra öğrencilere yine bu kriterler baz alınarak sorular sorulmuş ve öğrencilerin coğrafya dersine bakış açılan tespit edilmeye çalışılmıştır. Meslek liseleri öğrencileri ile genel lise öğrencilerinin eğitim amaçlarının farklı olması, coğrafya dersinden beklentilerinin farklı olmasına yol açıp açmadığı tespit edilmeye çalışılmıştır. Araştırmanın örneklemini Rize ili ve ilçelerindeki genel lise ve meslek liselerinin 60 öğretmeni ve bu okulların 250 öğrencisi oluşmuştur. Öğretmenlerin 30'u genel lise, 30'u meslek lisesi öğretmenidir, öğrencilerin ise 125'i meslek lisesi öğrencisi, 125 'i genel lise öğrencisidir. Araştırmada veriler SPSS ile analiz edilmiş, Verilerin yorumlanmasında yüzde (%), standart sapma, (X2), t testi kullanılmıştır. Elde edilen bulgular tablolar halinde düzenlenmiş ve yorumlanmıştır.in Bu araştırmanın sonucunda şu bilgilere ulaşılmıştır: Genel liselerde daha fazla araç gereç kullanıldığı, meslek liselerinde ise daha az araç gereç kullanıldığı tespit edilmiştir. Genel liselerde öğretmenlerin daha fazla kendilerini yenileme ve geliştirmeye çalıştıkları, meslek liselerinde ise öğretmenlerin buna daha az önem verdikleri tespit edilmiştir. Genel lise ile meslek liseleri arasında, araç gereç donanımı, kullanılan öğretim ilkeleri, uygulanılan öğretim yöntemleri açısından manidar bir fark olmadığı tespit edilmiştir. Bu konular ile ilgili sorulan soruların tek tek analizi yapılarak, sonuçlar ortalamalara bağlı olarak değerlendirilmiştir. Genel liselerde öğrencilerin coğrafya dersine olan ilgilerinin daha fazla ve tutumlarının daha olumlu olduğu, meslek liselerindeki öğrencilerin coğrafya dersine ilgilerinin daha az ve tutumlarının daha olumsuz olduğu tespit edilmiştir.Genel liselerde öğrencinin coğrafya dersini alırken öncelikli amacı üniversitedeki sorulan cevaplamak iken, meslek lisesindeki öğrencilerin öncelikli amacı sınıflarını geçmek olduğu ortaya çıkmıştır. Ayrıca, bunlara ek olarak uygulanan ders programı açısından da genel liseler ile meslek liseler arasında belirgin bir fark olduğu görülmüştür. Sonuç olarak; coğrafya eğitiminde, alan ve okul ayrımına gidilmeksizin bir standardizasyona gidilmesi gerektiği, meslek liselerindeki coğrafya öğretiminin iyileştirilmesi gerektiği, coğrafya dersinin anlamının, öneminin, gerekliliğinin ve hayatta kullanılabilir bilgiler kazandırdığının hangi okulda okursun öğrencilere daha iyi kavratılması gerektiği sonucuna varılmıştır.

CoğrafyaCoğrafya öğretimiKarşılaştırmalı eğitim+4
Ayşegül Alaz
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2003
00
Master'sOpen AccessTR

Zaman yönetimi ve zamanı etkin kullanma (Rize Aile Hekimliği çalışanları örneği)

Çalışmanın amacı; zamanın önemi, zaman tuzakları ve mücadele yolları, zamanı etkin kullanma teknikleri gibi konular çerçevesinde zaman yönetimi konusunda kurumsal ve bireysel bazda farkındalığın oluşturulmasıdır. Ayrıca araştırma bölümünde aile hekimliği çalışanlarının sosyo-demografik özellikleri, mesleki özellikleri ve zaman yönetimine katkısı olan faktörleri ile zaman yönetimine ilişkin tutum ve davranışları arasındaki ilişkinin incelenmesi, çalışma hayatında kendilerini en çok etkileyen zaman tuzaklarının tespiti amaçlanmıştır. Araştırma sonucunda; aile hekimliği çalışanlarının cinsiyet, mesleki kıdem, görev, branş, eğitim ve zaman yönetimi konusunda materyal okuma değişkenlerinde zaman yönetimine ilişkin tutum ve davranışlarının farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Ayrıca aile hekimliği çalışanlarının mesai saatleri içerisinde zaman kaybetmelerine neden olan tuzakların genel olarak yönetimden, örgütsel yapı ve politikalardan kaynaklı zaman tuzakları olduğu saptanmıştır. Anahtar Kelimeler : Zaman Yönetimi, Zaman Tuzakları, Aile Hekimliği ÇalıĢanları

Aile hekimliğiEtkinlikRize+4
Selma Sevim Kılıç
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Sağlık işletmelerinde kurumsal imajı belirleyen faktörler(Rize Devlet Hastanesi örneği)

Bu çalışmada, Rize Devlet Hastanesi'nin kurumsal imajını belirleyen faktörlerin saptanması amaçlanmıştır. Çalışmanın teorik bölümünde tarihçi metod kullanılarak literatür taraması, uygulama bölümünde anket yöntemi kullanılmıştır. Toplamda 130 hizmet tüketicisinden elde edilen veriler, SPSS istatistik programı ile analize tabi tutulmuş, istatistiki yöntem olarak frekans analizi kullanılmıştır. Çalışma sonucunda, hizmetten yararlanan tüketicilerin Rize Devlet Hastanesi'nin kurumsal imajını değerlendirmede 5 ana faktörden etkilenme düzeyleri saptanmıştır. Personel ana faktörü altında, sağlık işletmesi personelinin kıyafetinin işe göre standart olması, kalifiye olması ve yaş ortalamasının genç personelden oluşması öncelikli imaj belirleyicileridir. Sonrasında sırasıyla, işletmenin merkeze göre konumlandırılması, işletme personelinin hizmetten yararlananlara karşı yaklaşımları, hizmet sunumunun güvenilir, hızlı, doğru olması ve işletmenin kamuoyunda güvenilirlik imajının olması kurumsal imajı belirleyen temel faktörler olduğu saptanmıştır. Anahtar Kelimeler : Kurumsal Ġmaj, Sağlık, Ġmaj Faktörleri

HastanelerKurum imajıRize+3
Özlem Bektaş
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Kamu hastanelerinde dış kaynak kullanımı ve Rize Devlet Hastanesi'nde bazı maliyet faktörleri açısından bir değerlendirme

Çalışmanın amacı; küresel rekabet ortamında, işletmelerin temel yetenekleri dışındaki diğer faaliyetlerinde, dış kaynak kullanımına yönelmeleri sonucunda, bunun işletmelere ne derece fayda sağladığını ve muhtemel sonuçlarını ortaya çıkarmaktır. Çalışma iki bölüm halinde planlanmış, birinci bölümde dış kaynak kullanım kavramı, nedenleri, yarar ve sakıncaları üzerinde durulmuş, ikinci bölümde, dış kaynak kullanımının türleri, alanları, önemi, süreçleri ve Rize Devlet Hastanesi'nde bazı maliyet faktörleri ele alınmıştır. Çalışmada tarihçi/kaynak tarama yöntemi kullanılmıştır. Ayrıca Rize devlet hastanesi görüntüleme ve laboratuvar hizmetleri üzerine örnek bir uygulama yapılmıştır; bu uygulamada görüntüleme ve laboratuvar hizmetlerinin dış kaynak kullanım uygulama süreçlerindeki toplam maliyetleri, toplam miktar ve birim maliyetleri bulunmuş ve bu birim maliyetlerinin birbiri ile karşılaştırmaları yapılmıştır. Çalışmada, dış kaynak kullanımının birçok kullanım nedenleri ile karşılaşılmış ve teknolojiye bağlı olarak küresel rekabet ortamında yaygın ve yoğun olarak tercih edildiği gözlemlenmiştir. Dış kaynak kullanımının, özellikle hastaneler ya da sağlık tesislerinde kullanım alan ve nedenleri geniş olarak ele alınmış ve buna bağlı olarak bazı maliyet faktörleri üzerine bir çalışma yapılmıştır.

Devlet hastaneleriDış kaynaklardan yararlanmaHastaneler+3
Yılmaz Keskin
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Özel dershaneleri gelecekte bekleyen belirsizliklere yönelik stratejik öneri Rize - Trabzon bölgesinde dershaneler üzerinde bir uygulama

Dershaneler eğitimin vazgeçilmez ancak bir türlü kabullenilememiş bir parçası olarak görülmektedir. Toplumda eğitimin değeri arttıkça üniversitelere ve sınavla girilen liselere olan ilgi artmakta, bu dershanelerin yaygınlaşmasına neden olmaktadır. Ancak dershane sektörlerinin büyümesine rağmen giderek zorlanan kurumlar haline gelmektedir. Gerek birer işletme haline gelemedikleri için gerek siyasi ve toplumsal olarak kabullenilemediklerinden dershaneleri gelecekte belirsizlikler beklemektedir. Bir okulun ürettiği eğitimi verirken bir şirket gibi kurumsal bir biçimde yönetiliyor hale gelmeleri gerekmektedir. Ayrıca dershaneler sadece sınava hazırlayan kurumlar olmaktan çıkıp örgün eğitim sistemi ile entegrasyon sağlamaları beklenmektedir.Dershanelerin sektörel büyüklükleri incelendiğinde ülke ekonomisi, istihdamı ve hizmetleri ile göz ardı edilemeyecek bir noktada oldukları görülmektedir. Ancak, siyasi ve toplumsal örgütler dershanelerin varlıklarını benimseyememiştir. Politik ortamdaki oyuncular, dershanelerin varlığına son verme planları ile siyaset üretmekte, dershanelerin varlığını tehdit etmektedir. Dershaneler, eğitim öğretim ve sınav sistemlerindeki değişikliklerden oldukça etkilenmektedir. Planlamalar yapılırken dershanelerin nasıl etkileneceği değerlendirilmemektedir. Rize ve Trabzon'daki dershanelerin yapısı incelendiğinde kurumsallaşma düzeyi belirlenmiştir.

EğitimEğitim sistemiEğitim yönetimi+7
Abdulkadir Erdem
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Rize ili etnobotanik özellikleri

Bu çalışma, Rize ilindeki 5 ilçede kullanılan bitkilerin etnobotanik özelliklerini, kullanım alanlarını ve yerel isimlerini tespit ederek, bu yörede halkın kaybolmaya yüz tutmuş kültür zenginliğinin yanı sıra, ekonomik öneme sahip olanlarının belirlenmesi amacıyla, 2011-2012 yılları arasında yapılmıştır.Araştırma alanında saptanan 56 familyaya ait 113 taksonun, 78'i tedavi, 43'ü gıda, 19'u hayvanlarda tedavi ve yem, 8'i baharat ve çay, 26'sının ise farklı amaçlarla kullanıldığı tespit edilmiş olup, bu bitki türlerinin familyalara göre dağılımı ve yüzdeleri hesaplanmıştır. Buna göre ilk beş familya şu şekilde sıralanmaktadır: Asteraceae familyası 14 takson (% 12), Rosaceae familyası 11 takson (% 10), Lamiaceae (Labiatae) familyası 10 takson (% 9), Ericaceae ve Fabaceae (Leguminosae) familyaları ise 4'er takson (% 4).Teşhisi yapılan taksonlardan 66 (% 58,4)'sının fitocoğrafik bölgesi belirlenmiştir. Bu taksonların 45 adedi (% 39,82) Avrupa-Sibirya, 1 adedi (% 0,89) İran-Turan ve 1 adedi (% 0,89) Akdeniz elementidir. Ayrıca, toplanan bitkilerin 5 adedi (% 4,42) kozmopolit, 7 adedi (% 6,19) egzotik ve 2 adedi (% 1,76) endemik takson olup, endemik taksonların IUCN kategorilerine göre tehlike durumu LC olarak saptanmıştır.

EtnobotanikFloraRize
Diren Uycan Saraç
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Osmanlı öncesi dönemde Rize ve çevresinde Türklük izleri

Bugüne kadar Rize tarihi ile ilgili bilimsel çalışmalar yok denecek kadar azdır. Yapılan çalışmalar genellikle yöre halkı tarafından yapılan ufak çaplı ve bilimsel niteliği hemen hemen hiç olmayan çalışmalardır. Ayrıca yapılan çalışmaların en büyük özelliği Osmanlı sonrası dönemle ilgilidir. Osmanlı öncesi dönemle ilgili ise kayda değer çalışmalar mevcut değildir. Rize tarihinin Osmanlı öncesi dönemiyle ilgili yeterli çalışmanın yapılamayışının nedeni elbette ki bölge tarihi ile ilgili toplu bilgi veren kaynakların olmayışıdır. Bu sebeple Rize tarihinin Osmanlı öncesi dönemine ışık tutmak amacıyla bu konuyu araştırmaya çalıştık.Bu tez çalışmasında amaç Rize ve çevresindeki Türk yerleşmelerinin Osmanlı Türklerinden çok daha önce olduğunu göstermek ve bunu kanıtlamaya yönelik olarak da Rize ve çevresindeki yaygın halk inanışlarında Eski Türk inanışlarının izlerinin yöredeki mevcut varlığını sunmaktır. İnsan hayatının üç önemli safhası olan doğum, evlenme ve ölümle ilgili eski Türk inanışları yörede halen devam eden halk inanışlarıyla kıyaslanarak açıklamaya çalışıldı. Bunu yaparken de belirlenen bazı yörelerde halk inanışları hakkında bilgi sahibi olan yöre halkıyla görüşüldü. Mülakat ve gözlem yoluyla yapılan araştırmalar sonucunda doğum, evlenme ve ölümle ilgili olarak zamanla bazı değişikliklere uğramış olsa da halen devam eden mevcut gelenekler, görenekler ve inanışlar hakkında bilgi topladık. Sonuç olarak elde edilen bilgiler ışığında bugün dahi devam eden, Rize ve çevresindeki eski Türklerden kalma izler belirlenmiş, bunların yöreye çok daha önceden yerleşmiş olduklarını görülmüştür.

Eski TürklerHalk inançlarıRize+2
Fatma Yılmaz
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Rize ve Trabzon illerinde deniz dolgularının etüdü

ÖZET Doğu Karadeniz Bölgesi' nde özellikle Rize, Trabzon illerinde ve ilçelerinde yerleşim alanlarının kısıtlı olmasından dolayı ve nüfusun her geçen gün artması neticesinde, şehirde yerleşim alanlarına ihtiyaç olmuştur. Bu yerleşim alanları sahilden dağlara doğru yayılmak şeklinde uygulanabilmesi mümkündür. Fakat dönemin idarecileri bu şekilde bir şehirleşme yerine denizin doldurularak yerleşim alanı kazanılmasını tercih etmişlerdir. Dolgu yapılarak alan kazanılırken bazı durumlar gözden kaçırılmıştır. Bu durumlar şunlardır: Dolguların kıyı hidrodinamik dengesine etkisi nasıl olacaktır ve şehrin gelişimine ne gibi katkıları veya sakıncaları olacaktır. Rize, Trabzon illerinde ve ilçelerinde yapılan deniz dolguları, geçmişten günümüze kadar uzanan uzun bir periyot içerisinde gerçekleşmiştir. Günümüzde bu dolgular halen devam etmektedir. Bu tezde yapılan araştırmalar ve çalışmalar yedi ana kısım ve bir ek kısımdan oluşmaktadır. Birinci kısımda, yapılan çalışmanın amaç ve kapsamı hakkında genel bilgiler verilerek kıyı yasası ve uygulamalarıyla ilgili bilgiler sunulmuştur. İkinci kısımda, kıyı koruma yapılarından, deniz dolgularının kıyı hidrodinamik dengesini nasıl etkilediği incelenmiştir. Üçüncü kısımda, deniz dolgularıyla alan kazanılması ve bu alanların nasıl kullanıldığı araştırılmıştır. Dördüncü kısımda, Rize ve Trabzon illerinde arazi ihtiyacı ve bu ihtiyacın dolgularla giderilmesi bulguları elde edilmiştir. Beşinci kısımda, deniz dolgularının kıyı hidrodinamik dengesinin irdelenmesi ve değerlendirilmesi yapılmıştır. Altıncı kısımda bu tez çalışmasında elde edilen sonuçlar ve yedinci kısımda da öneriler sunulmuştur. Ek kısımda ise, Rize ve Trabzon illerinden dolgu öncesi ve dolgu sonrası karşılaştırmalı fotoğraflara yer verilmiş ve kıyı dolgularının imar haritaları gösterilmiştir. Anahtar Kelimeler : Kıyı yasası, kıyı hidrodinamik dengesi, deniz dolguları ve sediment taşınımı.

Deniz dolgularıKıyı şeridiRize+2
Doğanay Yılmaz
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
1999
00
Master'sOpen AccessTR

Rize ilinde küçük ölçekli sanayi işletmelerinin istihdam yapısı, çalışan çocuklar ve sorunları

02. Özet Çocuk işçiliği sorunu gelişmekte olan tüm ülkelerde olduğu gibi, ülkemiz için de önem taşıyan bir konudur. Türkiye, kırsal yerleşimden kentsel yerleşime ve tarım ekonomisinde sanayi ekonomisine geçiş sürecini yaşamaktadır. Bu süreç, çocuk istihdamı sorununu daha fazla gündeme getirmekte, çocukların, eğitimlerini tamamlamadan aile bütçesine katkıda bulunmak amacıyla, erken yaşlarda, her türlü yasal denetimden uzak olan, tarım alanlarında, küçük işletmelerde, sokaklarda ve marjinal sektörlerde çalışmaya başlamaktadırlar. Çalışma hayatı içinde kalan bu çocuklar, zihinsel ve fiziksel gelişimlerini tamamlayamamakta ve kendilerini geliştirme olanaklarından yoksun kalarak geleceklerini tehlikeye atmaktadırlar. Bu çalışmada; Rize ilindeki küçük ölçekli sanayi işletmelerinin istihdam yapısı, bu işletmelerde çalışan çocuklar ve sorunlarının ele alındığı alan araştırması ve sonuçlan yer almaktadır. Çalışmada elde edilen bulgulara göre; çalışan çocuk sayısı ve çocuk işgücünün varlık nedenleri yönünden Türkiye'deki durum, gelişmekte olan ülkelerdeki durumla benzerlik göstermektedir. Alan araştırması kapsamındaki işletmelerdeki istihdam içinde; 12-19 yaş arası çok sayıda çocuk ve genç (istihdamın %40,05'i), örgün ve meslek eğitimini tamamlamadan, üretime doğrudan katılarak, ağır çalışma koşullan ve her türlü güvenlikten yoksun olarak çalıştırılmaktadır. Aynca, aUelerinin eğitim ve gelir düzeyi düşük, okumaktan beklentisi olmayan bu çocukların, erken yaşlarda okulu bırakarak aile bütçelerine katkıda bulunmak ve bir an önce meslek sahibi olup, ileride kendi işletmesini açmak düşüncesiyle, geleneksel çıraklık sürecinin yaşandığı küçük sanayi işletmelerinde çahştıklan da elde edilen bulgular arasındadır. vn

KOBİRizeÇalışan çocuklar+2
Mehmet Karasu
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2001
00
Master'sOpen AccessTR

Trabzon-Rize arası karayolu ve yakın çevresinin doğal, sosyo-kültürel ve görsel değerlerinin peyzaj gelişimindeki rolü ve peyzaj planlama açısından incelenmesi

ÖZET Trabzon-Rize arası karayolu ve yakın çevresinin doğal, sos- yo-kültürel ve görsel değerlerinin peyzaj gelişimindeki rolü ve peyzaj plânlaması açısından incelenmesi adlı bu araştırma ile kıyı karayolunun peyzaj özellikleri ve görsel yapısı incelenerek, yol ile ilgili mevcut sorunlar araştırılmıştır. Araştırma alanı, Ordu-Hopa arası devlet karayolunun Trabzon-Rize arasında kalan 77 km'lik yol güzergâhını ve yakın çevresinin tüm doğal ve kültürel peyzaj özelliklerini içerir. Buna göre karayolunun genel peyzaj tanıtımında doğal peyzaj faktörleri olarak; morfolojik yapı, jeolojik yapı, toprak yapısı, iklim ve hidrolojik durum ve bitki örtüsü, kültürel peyzaj faktörleri olarak yolun içinden geçtiği tarım alanları, kentsel ve kırsal yerleşim alanları, ormanlık alanlar, endüstriyel tesisler ve yolboyu tesisleri ve rekreasyonel alanlar incelenmiştir. Karayolu ve yakın çevresinin peyzaj yapısının belirlenmesin de; Canada Ministry of Natural Resources' in yapmış olduğu çalışmalardan yararlanarak yol güzergâhında görüş alanına giren alanlar, görsel yapı ve özelliklerin incelenmesi, yol boyu benzer özellik gösteren ünitelerin saptanması yapılmış, tüm bunlara da yanılarak sorunlar yerinde belirlenmiş ve yol güzergâhı bölümle re ayrılmıştır. Günümüzde karayolu plânlamalarında ulaşım mesafesinin yakın tutulması, yol yapım ve bakım giderlerinin minumuma indirilmesi gözönünde tutulurken; yol ve çevresinin görsel değerlerini orta ya çıkaracak, yolboyu seyahat edenlere çevreden mesajlar suna bilecek ve yol güzergâhının trafiğe açılımında çevre ekolojisiyle uyuşabilecek etkenler öncelikle belirlenmektedir. Bu amaçla, Varaştırma alanında yol boyu trafik güvenliğini sağlayıcı önlemler ile yol çevresindeki alanların düzenlenmesinde, yol çevre sinin estetik kalitesinin arttırılmasına yönelik öneriler bu araştırmada gösterilmektedir. Karayolu ve çevresi arasında uyumlu bir ilişkinin kurulmasında fonksiyonel ve estetik özellikleri gözönünde tutularak yapılacak bitkilendirmeler modern bir karayolunu trafik ve inşaat tekniği yönünden mükemmelleştirir. Yörenin bitki materyali yönünden zengin tür ve karışımları içermesi dolayısıyle bu bit kilerin karayolu çevresinde değerlendirme olanaklarını ön plana çıkartır. Bu açıdan yol yakın çevresinde kullanılması istenilen bitki türleri, yapılacak çalışmalarla belirlenmelidir. Ayrıca Trabzon-Rize karayolunun yalnız ulaşım işlevinden çok turizme ve rekreasyona yönelik olacak biçimde manzara yolu niteliğine de kavuşabilmesi için uzun süreli plânlama çalışmalarına gerek vardır. Bunu gerçekleştirmek için yol güzergâhı ve çevresinde bazı alanlarda yapılacak düzenlemelerle koruma, rekreasyon ve ulaşım zonlarmın ayrılarak yörede kentsel-kırsal nitelikli alanların bütünleşmesini sağlayan yol sistemini kurmak gerekir. VI

Kara yollarıPeyzajPeyzaj planlama+3
Cengiz Acar
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
1993
00
Master'sOpen AccessTR

Of-İkizdere-Anzer vadisi florası

Doğu Karadeniz Bölümün 'de bulunan çalışma alanı, bitki coğrafyası yönünden Holarktik Bölgenin Euro-Siberian flora alanının Colchis provensinde kalmaktadır. Bu araştırmada, iyidere Çayı vadisinde yayılan bitki taksonları saptanmış, saptanan odunsu taksonların peyzaj mimarlığı yönünden değerlendirilebilecek özellikleri belir tilmiş ve taksonların ekonomik değeri olanlar üzerinde du rulmuştur. Çalışma alanında 368 adet bitki taksonu saptan mış, bunlardan eğreltiler ve açık tohumlu bitkilerin Engler ve Davis, kapalı tohumlu bitkilerin ise Cronquist (1968) yöntemine göre sistematik dizinleri yapılmıştır. Bu takson- lardan floristik bölgeleri saptanabilenlerin % 20.3'ü Euro- Siberian, % 0.5' i Irano-Turanian, % 14.1 'i Euxine, % 3.1' i Hyrcano-Euxine, % 1.8' i Mediterranean, % 1.5' i kozmopolit olup bunlardan 12 taksonun da endemik olduğu saptanmıştır. Araştırma alanında Mor Çiçekli Orman Gülü' nün yeni bir varyetesi (Rhododendron ponticum L. subsp. ponticum var. heterophyllum Anşin) saptanmış ve bilim dünyasına kazandı rılmıştır. Anahtar Kelimeler : Flora, Avrupa-Sibirya, öksin ve Kolşik, -VI-

Anzer vadisiDoğu Karadeniz bölgesiFlora+4
Salih Terzioğlu
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
1994
00
DoctorateOpen AccessTR

Rize ilinin bazı ekolojik koşullarında seleksiyonla bulunan altı çay ( camellia sinensis (L) O. kuntze ) klonunun ( f-3, m-10, d-7, t-10, g-3 ve p-20 ) gelişiminin araştırılması

Rize İlinin Bazı Ekolojik Koşullarında, Seleksiyonla Bulunan Altı Çay ( Ca.me.illa. 6Ln.zn.6L6 (L) 0. Kuntze) Klonunun (F-3, M-10, D-7, T-10, G-3 ve P-20) Gelişiminin Araştırılma sı. Bu çalışmaya 1990 yılında başlanmıştır. Denemede, Çay Araştırma Enstitüsünde seleksiyonla bulunmuş olan, Fener-3, Muradiye-10, Derepazarı-7, Tuğlalı-10, GUndoğdu-3 ve Pazar- 20 klonlarına ait onsekiz aylık fidanlar kullanılmıştır. Fidanlar Mart-1990'da Çayeli-Çataldere (Ç) ve îyidere-îkiz- dere (i) isimli vadilerde, dört farklı yükseltiye (150 m, 450 m, 750 m ve 1050 m) dikilmiştir. Deneme, 2*4*6 fak- töriyel deneme planına göre 3 yinelemeli olarak düzenlenmiştir. Deneme bahçelerindeki fidanlar Ekim-1991 'de, değerlen dirme yapmak amacıyla sökülmüşlerdir. Fidanların yaprak, gövde, dal ve kök kuru ağırlıkları, taç/kök oranı, yaprak alanı ve sayısı, gövde uzunluğu ve kalınlığı, dal uzunluğu ve sayısı tesbit edilip değerlendirilmiştir. Deneme süresinde, deneme bahçelerine kurulan istasyon larda, deneme alanlarına ait günlük max. ve min. hava sıcak lıkları, bağıl nem ve aylık toplam yağış miktarları ölçülmüştür. Yapılan istatistiki değerlendirmelerde, en yüksek yaprak ve gövde ağırlığı, yaprak alanı ve sayısı ile gövde uzunluğu, Ç*150m*T-10 kombinasyonunda oluşmuştur. En yüksek kök ağırlığını oluşturan kombinasyon ise Ç*150m*M-10 'dur. Dal ağırlığı, taç/kök oranı ve gövde kalınlığında î*450m*D-7 kombinasyonu, dal uzunluğunda î*450*T-10 kombinasyonu, dal sayısında ise Ç*150m*D-7 kombinasyonu en yüksek değerlere erişmiştir. 150 m, 450 m, 750 m ve 1050 m yükseltilerde sırasıyla, yıllık ortalama sıcaklık 15.2°C ve 13.2°C, 10.7°C ve 10.6°C, bağıl nem %75.1, %74, %66.3 ve %64.8, yıllık toplam yağış ise 2745 mm, 1670 mm, 1544 mm ve 1303 mm olarak saptanmıştır. Çay bitkisinin gelişmesini tamamlayabilmesi için yıllık ortalam sıcaklık 12°C'nin, bağıl nem %70'in yıllık toplam yağış ise 1500 mm'nin üzerinde olmalıdır. Anılan iklim parametreleri, 150 m ve 450 m yükseltilerde çayın gelişmesine uygun sınırlardadır. 750 m ve 1050 m yükseltilerde ise sınırların aşağısına inmiştir. Denemede yaprak dal ve kök ağırlıkları, yaprak alanı, gövde kalınlığı ve dal uzunluğu 150m ve 450 m yükseltilerde benzer durumda iken, 750 ve 1050 m yükseltilerde önemli miktarlarda azalma göstermiştir. Gövde ağırlığı ve uzunluğu, yaprak sayısı ve dal sayısı ise yükseltideki artışa bağlı olarak önemli miktarda azalmıştır. Anahtar Kelimeler: Çay {Ca.me.llla 6JLn.itn.iV6 (L) O. Kuntze), Yükselti (denizden), Klon, Vadi, îklim, Toprak. XIII

EkolojiRizeSeleksiyon+1
Hülya Mahmutoğlu
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
1994
00
Master'sOpen AccessTR

Artvin-Rize yöresi kızılağaç orman ekosistemlerinin gelişimi ile bazı toprak özellikleri ve fizyğrafik etmenler arasındaki ilişkiler

Bu çalışmada Artvin (Arhavi - Hopa) ve Rize (Ardeşen) yörelerindeki kızılağaç büklerinin gelişimi ile edafik ve fizyografik etmenler arasında ne gibi ilişkilerin olduğu araştırılmıştır. Araştırma alam, Türkiye'nin Doğu Karadeniz Bölgesinde, Trabzon'a 150-180 km. uzaklıktaki Fırtına Deresi ile Kapisre Deresi havzalarında bulunmaktadır. Araştırma alanında seçme usulüyle 38 adet örnek alan alınmış, her bir örnek alanda fizyografik ve edafik faktörler belirlenmiştir. Alman toprak örnekleri üzerinde toprak türü, taşlılık, pH, organik madde, kil, toz, kum gibi özellikler belirlenmiştir. Belirlenen fizyografik ve edafik özellikler ile kızılağaç büklerinin gelişimi arasındaki ilişkiler istatistik analizler yardımıyla araştırılmıştır. Araştırma sonucunda ; Düşük verimlilik sınıfi ve iyi verimlilik sınıfi diye iki verimlilik sınıfi ayırdedilmiştir. Topraktaki kil miktarı ve yükselti etmeni ile verimlilik arasında pozitif korelasyon bulunmuştur. Kuzey bakı gruplarında güney bab gruplarına doğru gidildikçe verimlilik düşmektedir. Araştırma alanında kızılağaç büklerinin 1200 m yükseltilerde saf bükler oluşturduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Yetişme Ortamı, Yetişme Ortamı Verimliliği, Fizyografik ve Edafik Faktör, Verimlilik VI

ArtvinKızılağaçRize
Murat Yılmaz
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
1996
00
Master'sOpen AccessTR

Ayder kaplıcasından termofilik bakteri izolasyonu ve teşhisi

ÖZET Bu araştırmada, Ayder (Rize) kaplıcasından alman su ve çamurlu su örneklerinden termofilik bakteri izolasyonları gerçekleştirilerek bunların tür tayinleri yapılmaya çalışıldı. Aynı zamanda, kaplıca suyundaki bakteri sayısı araştırıldı. Kaplıcanın ilk çıktığı yerden alman su örneklerindeki bakteri sayısı membran filtresi metoduna göre tespit edildi. Ayrıca, alman su ve çamurlu su örneklerinden zenginleştirme kültürü yapılmak ve filtreden geçirilmek suretiyle elde edilen numunelerin ekimleri neticesinde oluşan koloniler binoküler mikroskop altında incelendi. İncelemeler sonucunda, beş farklı izolat diğer testlere tabi tutulmak üzere seçildi. Seçilen izolatların morfolojik, fizyolojik, biyokimyasal ve bazı genetiksel ve kemotaksonomik özellikleri incelendi. Yapılan araştırma sonucunda, kaplıca suyundaki termofilik bakteri sayısının 13 bakteri/ml olduğu ortaya çıkarıldı. Elde edilen izolatların hepsi Gram değişken, aerobik, hareketli ve spor oluşturabilen bakteriler olduğundan Bacillus cinsi içine dahil edildiler. İzolatlar bazı özellikleri bakımından literatürlerde mevcut olan türlerden farklılıklar teşkil ettiklerinden bunların şu ana kadar tanımlanmış bakteri türlerinden olmadıkları tesbit edildi. Ancak tam tür tayinlerinin gerçekleştirilebilmesi için, elde edilen izolatların İ6S rRNA genlerinin dizin analizlerinin yapılması ve DNA'larındaki %G+C içeriğinin belirlenmesi planlanmaktadır. Anahtar Kelimeler: Ayder Kaplıcası, Termofilik Bakteri, Bacillus sp. VI

Ayder kaplıcasıKaplıcalarKaplıcalar+2
Sabriye Dülger
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
1997
00
Master'sOpen AccessTR

Doğu Karadeniz efsanelerini derleme ve araştırma (Trabzon, Rize ve Artvin efsaneleri)

İnsanoğlu, tarih sahnesine çıktığı günden bugüne gelene kadar hep, yaşadığı dünyayı sorgulamış, onu anlamaya çalışmıştır. İlk dönemlerde insanlar tabiatı ve tabiat olaylarım kendilerince açıklamışlar, bunun sonucunda da o dönemin efsaneleri meydana gelmiştir. Zaman geçtikçe de toplumların kendi kültür seviyelerine ve yaşadıktan çağlara uygun yeni efsaneler oluşmuştur. Efsaneler, insanın hayal gücünün ve zekâsının ürünleridir. Destanlar gibi millî olmamalarına rağmen, toplumun kültür düzeyini, yaşayış şeklini yansıtırlar. İnsanları iyiye, güzele, doğruya yönlendirirler. Bugüne kadar, Türkiye'de ve diğer ülkelerde efsaneyle ilgili pek çok metin derlenmiş ve efsaneler üzerinde ilmî çalışmalar da yapılmıştır. Özellikle Avrupa'da, bu konuyla ilgili çalışmalar 1900'lü yıllara kadar uzanmaktadır. İşte bu çalışmayla, hızlı bir şekilde yok olmaya başlamış millî kültürün sözlü ürünlerinden biri olan efsanelerin, bir an önce yazıya geçirilmesi amaçlanmıştır. Çalışma alanı olan Trabzon, Rize ve Artvin yörelerine ait çok az sayıda efsane amatör araştırmacılar tarafından derlenerek yazıya geçirilmiştir. Ancak, bugüne kadar, bölgede geniş çaplı ve akademik düzeyde bir çalışma yapılmamıştır. Bu nedenle, Doğu Karadeniz bölgesi, değerlendirilmesi gereken bakir bir sahadır. Çalışmada, sahanın geniş, yerleşimin engebeli arazi yüzünden çok dağınık olması yüzünden ve iletişim şartlan, kaynakların tümüne ulaşmayı imkânsız kıldığından, vasıtasız derleme metodunun yanı sıra, vasıtalı derleme metodu kullanmak zorunlu hâle gelmiştir. Derlemeler teyple yapılmış, daha sonra da deşifre edilerek yazıya geçilmiştir. Deşifre edilen malzeme tasnif edildikten sonra, her efsane önce epizotlanna aynlmış, ardından üslûp birliği sağlamak amacıyla çalışmacı tarafından yeniden yazılmıştır. Tekrara düşmemek için, varyantlar aynca yazılmamış, sadece farklı kısımlan dipnotlarda vragösterilmiştir. Çalışmanın son bölümünde, efsaneler önemli özelliklerine değinilerek, kısaca değerlendirilmiştir.

ArtvinDoğu Karadeniz bölgesiEfsaneler+2
Neşe Işık
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1998
00
DoctorateOpen AccessTR

Rize festivalleri üzerine halkbilimsel bir inceleme

Dönemi, yapıldığı yeri, içeriği belli ve herkesin katılımına açık organizasyonlar olarak tanımlanabilecek olan festivaller; eğlence, giyim-kuşam, yeme-içme, müzik, dans vb. pek çok kültürel ögeyi içinde barındırmaktadır. İlkel dönemlerden günümüze toplumsal gelişmeyle birlikte ayinlerden festivale uzanan çizgide çeşitli dönüşüm ve değişimler yaşayan festivaller ekonomik, siyasi, toplumsal ve kültürel pek çok unsurun dâhil olmasıyla çok katmanlı bir boyut kazanmıştır. Yaşam izlerinin milattan önceki dönemlere kadar götürüldüğü Rize'de Kimmerler, İskitler, Partlar, Pontuslar, Rumlar, Sasanlar, Ermeniler, Lazlar, Türkler vb. çok farklı toplulukların hüküm sürdüğü bilinmektedir. Çeşitli kültürlere ait izlerin görüldüğü festival mekânı Rize, çalışmamızda tarihî, coğrafî, kültürel ve sosyal dokusuyla ele alınmıştır. Adlandırmadaki farklılıklar göz önünde bulundurularak bayram, şölen, toy, şenlik, karnaval ve festival kavramları analiz edilmiştir. Aynı bölümde mitolojik devirlerden günümüze dünya halk kültürlerinde, Türk kültüründe ve Türkiye'de bu kavramların çeşitli kullanım özellikleri incelenmiş, kavramla ilgili tasnif denemeleri değerlendirilmiştir. Rize'de gerçekleştirilen yayla festivallerinin arka planında yaylacılık kültürü olduğu, ilk festivallerin yaylacılık faaliyetleri çerçevesinde şekillendiği görülmektedir. Bu bağlamda yayla kültürü ve yaylacılık faaliyetlerine değinilmiş, daha sonra Rize'de gerçekleştirilen festivallerin yapısal analizi yapılmıştır. Festivallerde katılımcıların sahip olduğu düşünce kadar anlam kazanan işlev, elde ettiğimiz verilerden hareketle Rize festivallerinde ekonomik, siyasal, toplumsal, psikolojik ve kültürel olarak beş başlıkta toplanarak çözümlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Rize, halkbilimi, festival, şenlik, yayla şenliği, festivallerin yapısal analizi, festivallerin işlevsel analizi.

FestivallerHalk bilimiRize+1
Yasin Kırılmış
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00

Related subjects