Su ürünleri
63 theses under this subject heading
Deniz ürünleri tüketimine karşı algının ölçülmesi: Antalya ve Gaziantep üzerine karşılaştırılmalı bir analiz
Bu tezde Antalya'da ve Gaziantep'te yaşayan insanların deniz ürünleri tüketimine karşı algılarının ölçülerek bu algıların sosyo-kültürel özelliklere göre değişip değişmediği ortaya konmuştur. Başka bir ifade ile Antalya'da ve Gaziantep'te yaşayan bireylerin öncelikle yaş, cinsiyet, eğitim durumu, gelir durumu, medeni durum gibi demografik değişkenlere göre deniz ürünlerine karşı tutumunda farklılık olup olmadığı karşılaştırılmıştır. Bu amaçla 400 kişi Antalya'da ve 400 kişi Gaziantep'te toplam 800 kişiye anket uygulanmıştır. Ampirik analizlerde bağımsız t-testi ve One-way ANOVA yöntemlerinden yararlanılmıştır. Yapılan analiz sonucunda Antalya ve Gaziantep'te yaşayan bireylerin demografik özelliklerine göre deniz ürünlerine yönelik tutumlarının farklılaştığı tespit edilmiştir. Ayrıca Antalya ve Gaziantep'te yaşayan bireylerin deniz ürünlerine yönelik tutumunda istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık olmadığı belirlenmiştir.
Aydıncık Babadillimanı'nda iki serranus türünün (Serranus hepatus, Serranus cabrilla) popülasyon dinamiği parametrelerinin tahmini
öz YÜKSEK LİSANS TEZİ AYDINCIK B ABADİLLİMANI'NDA İKİ SERRANUS TÜRÜNÜN (Serranus hepatus, Serrcmus cabrilla) POPULAS YON DİNAMİĞİ PARAMETRELERİNİN TAHMİNİ LEVENT SANGÜN ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ SU ÜRÜNLERİ ANABİLİM DALI Danışman: Prof. Dr. Mustafa AKAR Yıl:2002, Sayfa: 91 Jüri: Prof. Dr. Mustafa AKAR Prof. Dr. Ercan SARIHAN Doç. Dr. Tamer KAYAALP Bu çalışmada, beneklihani ve asılhanilerin üreme dönemleri, von Bertalanffy Büyüme Sabitleri ve büyümesinin en fazla olduğu yaş grupları belirlendi. Üreme dönemleri, beneklihani için Mayıs ile Eylül, asılhani için ise Mayıs ile Ekim ayları arasında olmuştur. Tahmin edilen von Bertalanffy Büyüme Sabitleri beneklihani için sırası ile Loo=33.398cm, KKXOSOlyil"1, to=-1.231yıl ve W"=652.589gr; asılhani için ise L"=73. 3653cm, K=0.0273yır!, to=-2.2288 yıl ve W"=2516.59gr olarak bulunmuştur. Ayrıca standart ve çatal boy için de von Bertalanffy Büyüme Sabitleri hesaplandı. Boy ve ağırlık büyümesinin en fazla olduğu yaş grupları, beneklihani için sırası ile I-II ve TV-V, asılhani için ise I-II ve V-VI arası olduğu saptanmıştır. Her iki tür için boy-ağırlık regresyon denklemleri tahmin edildi, total boy için bulunan regresyondenklem ve r değeri beneklihanide sırasıyla W=0.0145*L3057 ve 0.986 asılhanide ise W=0.023 1 *L2923 ve 0.958 olarak bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Beneklihani, Asılhani, Üreme, ve von Bertalanffy Büyüme Sabitleri, Boy- Ağırlık Regresyon Denklemi
Akkuyu sahilleri (Mersin-Doğu Akdeniz) cephalopod faunası
öz YÜKSEK LİSANS TEZİ AKKÜYU SAHİLLERİ (MERSIN-DOGU AKDENİZ) CEPHALOPOD FAUNASI Önder DUYSAK ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ SU ÜRÜNLERİ ANABİLİM DALI Danışman : Yrd. Doç. Dr. Canan TÜRELİ Yıl: 2002, Sayfa: 59 Jüri : Yrd. Doç. Dr. Canan TÜRELİ Yrd. Doç. Dr. Ünal ERDEM Yrd. Doç. Dr. Cem ÇEVİK Bu çalışma ile Akkuyu Sahilleri'nde (Mersin-Doğu Akdeniz) dağılım gösteren Cephalopoda (Kafadanbacaklılar) türleri ve bunların biyo-ekolojik özellikleri tanımlanmıştır. Yaz aylan dışında, Ekim 2000-2001 tarihleri arasında 0-50, 50-100 ve >100 m derinlik konturlarında aylık Akdeniz tipi dip trolü ile örneklemeler yapılmıştır. Sonuçta Sepiidae familyasına ait Sepia officinalis ve Sepia elegans, Loliginidae familyasına ait Loligo vulgaris, Octopodidae familyasına ait Eledone moschata, Octopus vulgaris, Octopus defilippi, Octopus aegina türleri olmak üzere toplam 7 tür bulunmuştur. Yakalanan türlerde hesaplanan ortalama manto boylan S. officinalis 'de 110,716 ± 3,07; S. elegans'da. 38,03 ± 0,07; L. vulgaris' de 47 ± 1,71; E. moschata 'da 53,7 ± 0,09 ; O. vulgaris'de 82,8 ± 6,02; O. Defilippi'de 41± 1,36 mm; O. aegina'da 45,1 ± 1,56 bulunmuştur. Anahtar kelimeler : Sepiidae, Loliginidae, Octopodidae, Manto boyu.
Tilapia (Oreochromis niloticus)'larda deneysel Streptococcus iniae enfeksiyonunda oluşan histopatolojik bulguların ve bazı kan parametrelerinin incelenmesi
oz DOKTORA TEZİ TILAPIA (OREOCHROMIS MLOTICUS )'LARDA DENEYSEL STREPTOCOCCUS İNME ENFEKSİYONUNDA OLUŞAN HİSTOPATOLOJİK BULGULARIN VE BAZI KAN PARAMETRELERİNİN İNCELENMESİ A.Erdem DÖNMEZ ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ SU ÜRÜNLERİ ANABİLİM DALI Danışman : Prof. Dr. İbrahim CENGİZLER Yıl 2002, Sayfa 71 Jüri: Prof. Dr. İbrahim CENGİZLER ProfDr. Gürkan EKİNGEN Prof.Dr. İhsan AKYURT Yrd.Doç.Dr. Mahmut Ali GÖKÇE Yrd.Doç.Dr. Aysel SAHAN Bu çalışmada Streptococcus iniae etkeninin intraperitoneal (karın içi) enjeksiyonu yoluyla Oreochromis niloticus'ta oluşturulan enfeksiyona bağlı gelişen makroskobik ve mikroskobik patolojik görünüm ve bazı kan parametrelerinde değişimler belirlenmiştir. Bakteri 103, 104, 105 ve 106 cfu dozlarında hazırlanarak balıklara intraperitoneal (karın içi) enjeksiyon yoluyla verilmiştir. Histopatolojik muayenede solungaç dokuda sekonder lamellerde, yoğun lenfosit infiltrasyonu ve makrofaj infiltrasyonu belirlenmiş, aynı görünüm solungaç arkına ait bölgelerde de tespit edilmiştir. Karaciğer sinuzoidlerinde genişlemelerle birlikte konjesyonlar ve hepatosit dejenerasyonu ile yine sinuzoidler içerisinde lenfosit ve makrofaj infiltrasyonu belirlenmiştir. Böbrek interstisyumunda tüp epitellerinde şişme, fokal alanlarda dejenerasyon, parenkim içerisinde yoğun lenfosit infiltrasyonu ve makrofaj infiltrasyonu belirlenmiştir. Ön barsak ve arka barsağın mukozasında dökülmeler, mukoza ve submukoza katmanlarında da lenfosit ve makrofaj infiltrasyonu belirlenmiştir. Myokard'ta kas fibrilleri arasında yine yoğun bir şekilde lenfosit infiltrasyonu ve makrofaj infiltrasyonu ile karakterize miyokarditis belirlenmiştir. Dalak dokusunda ise, sinuzoidler içerisinde yoğun bir şekilde bakteri kolonilerine rastlanmıştır. Hematokrit değerleri ve serum elektrolit değerlerinde de bakteri derişimleri arasındaki farklılıklara bağlı olarak değişimler saptanmıştır. Anahtar kelimeler : Tilapia (O. niloticus), S. Mae, Histopatoloji, Hematokrit, Kan Elektrolitleri.
Tütsülenmiş ve tütsülenmemiş tilapia (Oreochromis niloticus, L. 1758) filetolarında vakum paketlemenin raf ömrü üzerine etkileri
Bu çalışmada, vakumlu ve normal paketlenen tütsülenmiş ve tütsülenmemiş tilapya (Oreochromis niloticus, L. 1758) filetolarında buzdolabı koşullarında (+5 °C) depolamaya bağlı kimyasal ve duyusal kalite değişimleri incelenmiştir. Kimyasal değişimleri incelemek amacıyla TVB-N, TBA, pH, peroksit değeri ve serbest yağ asidi analizleri yapılmıştır. Depolama süresince kimyasal kalite parametrelerinde istatistiksel olarak önemli değişimler saptanmıştır (p<0.05). Tütsülenmiş filetolardaki kimyasal kalite parametreleri taze filetolara göre daha yüksek bulunmuştur. Duyusal değerlendirmeler sonucunda taze normal paketli filetoların 11 günde, taze vakum paketli filetoların 30 günde, tütsülenmiş normal paketli filetoların 42 günde ve tütsülenmiş vakum paketli filetoların 75 günde tüketilebilirlik sınır değerlerini aştığı saptanmıştır. Anahtar kelimeler: Tilapya, vakum paketleme, tütsüleme
Seyhan baraj gölü'nde yüzer kafeslerde gökkuşağı alabalığı (Oncorhynchus mykiss) ve ikinci ürün olarak tilapia (Oreochromis aureus) yetiştirme olanaklarının araştırılması
oz YÜKSEK LİSANS TEZİ SEYHAN BARAJ GÖLÜNDE YÜZER KAFESLERDE GÖKKUŞAĞI ALABALIĞI (Oncorhynchus mykiss) VE İKİNCİ ÜRÜN OLARAK TİLAPİA (Oreochromis aureus)YETİŞTİRME OLANAKLARININ ARAŞTIRILMASI Mustafa Vedat ALEV ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ SU ÜRÜNLERİ ANABİLİM DALI Danışman: Yrd.Doç.Dr. Suat DİKEL Yıl 2002, Sayfa 39 Jüri: Yrd.Doç.Dr. Suat DİKEL Yrd.Doç.Dr. Nazmi TEKELİOĞLU Yrd.Doç.Dr. Murat BİLGÜVEN Bu çalışmada Seyhan baraj gölünde yüzer ağ kafeslerde kış döneminde gökkuşağı alabalığı (Oncorhynchus mykiss) ve yaz döneminde de tilapia (Oreochromis aureus) yetiştirme olanakları araştırılmıştır. Araştırmanın ilk bölümünde başlangıç ortalama boylan 16,34±1,45 cm ve ortalama ağırlıkları 56,45±6,10 g olan alabalık yavruları kullanılmıştır. Araştırmanın sonunda 27,75±0,89 cm ve 277,54±18,50 g 'lık bireyler elde edilmiştin Günlük canlı ağırlık kazancı ortalama 2,95 g, yem değerlendirme oram 1:1,15 olarak bulunmuştur. Araştırma sonunda yapılan balık hasadından 1 m3 'ten 13,5 kg ürün elde edilmiştir. Araştırmanın ikinci bölümünde başlangıç ortalama boylan 3,89±0,34 cm ve ortalama ağirlıkları 0,95±0,27 g olan tilapya yavrulan kullanılmıştır. Araştırmanın sonunda 17,25±2,98 cm ve 131,58±7,12 g 'lık bireyler elde edilmiştir. Günlük canlı ağırlık kazancı ortalama 1,45 g, yem değerlendirme oram 1:1,21 olarak bulunmuştur. Araştırma sonunda yapılan balık hasadından 1 m3 'ten 6,5 kg ürün elde edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Gökkuşağı alabalığı, Yüzer kafesler, Tilapya
Karataş Akyatan lagünündeki balıklarda pestisit kalıntılarının araştırılması
Akyatan. lagününde- avlanan 'kefal, levrek ve çipura balık türlerinin farklı yaşlarda et ve organlarında pestisit kalıntı araştırması yapılmıştır. Kefal örneklerinde toplam pestisit miktarı yaş ilerledikçe arttığı gözlenmiştir. 2,3,4 yaş grubu kefal örneklerinde pestisit miktarı zikredilen sıraya göre 0.251 ppm, 0.643 ppm, 0.889 ppm olarak bulunmuştur. a-BHC, Heptaklor, Aldrin, Kloropyrifos, Dieldrin, endosülfan, endrin, OP'DDD, PP'DDD, PP'DDT kefal örneklerinin her yaş grubu et ve organında görülmüştür. Levrek örneklerinde ette bulun toplam pestisit miktarı yaş artışı ile artış göstermiştir. Organda rastlanan toplam pestisit miktarı 2 yaş grubunda düşüş gösterirken 3 yaş grubunda tekrar bir artış göstermiştir. Toplam pestisit kalıntısı en fazla 3 yaş grubunda gözlenmiştir. Endrin, PP'DDT, aldrin, bütün et ve organda görülmüştür. Çipura örneklerinde ette aldrin, hekzaconazol ve heptaklor olmak üzere 3 tür, organda ise 15 tür pestisit görülmüştür. Ette görülen pestisitlerin miktarının organda daha yüksek olduğu tesbit edilmiştir. PP'DDT ve aldrin kefal ve levrek balık türlerinin her yaş grubu et ve organında, aldrin ise her 3 tür balığın bütün et ve organlarında gözlenmiştir. Bulunan pestisitlerin düzeyleri çeşitli ülkelerin tolerans sınırlarının altındadır. Araştırma sonuçları Akyatan Lagünü 'nde avlanan kefal levrek ve çipura balık türlerinde bulunan pestisit kalıntılarının insan sağlığı açısından sakınca meydana getirmeyecek seviyede olduğunu göstermiştir.
Elazığ iline ilişkin bir envanter çalışması
Bu çalışmada Elazığ ilinin mevcut envanter durumu analiz edilmiştir. Analiz yapılırken TUİK verileri ve çeşitli kurum verilerinden faydalanılmıştır. Elazığ ili; tarım, hayvancılık, turizm, su ürünleri, maden ve enerji kaynakları açısından araştırılmıştır. Araştırma sonuçları tablo ve grafiklerle desteklenmiştir. Ayrıca verilerin çapraz kontrolü de gerçekleştirilmiştir. Verileri analiz ederek, çözüm odaklı sonuçların geliştirilmesi amaçlanmaktadır. Tez kapsamında çeşitli araştırmalar yapılmıştır. Yapılan araştırmalar sonucunda elde edilen bulguların ve sonuçların gelecekteki çalışmalara rehberlik etmesi hedeflenmektedir. Bunun dışında envanter çıkarma konusunda yöntemler geliştirmek ve ilin çeşitli yönlerden gelişip değişmesini sağlamak amaçlanmaktadır. Bu sebeple, bu araştırma ilin envanterini ortaya koyarak hangi yönlerin geliştirilmesi gerektiğini öngördüğü için büyük önem arz etmektedir. Çalışmalara ek olarak Elazığ ilinin jeopolitik konumu ve tarihçesi de konu edilmiştir.
Sürgü Baraj Gölü (Doğanşehir-Malatya) balık faunasının taksonomik yönden incelenmesi
Bu çalışmada Sürgü Baraj Gölü balık faunası ve taksonomik özellikleri araştırıldı. Bu amaçla, balık örnekleri Mayıs 2012 - Kasım 2012 tarihleri arasında baraj gölü ve göle dökülen akarsulardan 18, 24, 32 ve 54 mm göz genişliğindeki fanyalı ağlar, değişik göz açıklığı olan serpme ağları ve değişik ebatlarda balık yakalama kepçeleri kullanılarak yakalandı. Çalışma süresince toplam 167 balık incelendi. Yapılan inceleme sonucunda 2 aileye ait toplam 7 farklı balık türü belirlendi. Balıkların doğal renk, leke, bant, benek, çizgi ve desenlerin şekil ve konumları arazideyken belirlendi. Daha sonra örnekler laboratuvara taşındı ve tür teşhisleri yapıldı. Türlere göre ayrımı yapılan tüm örneklerin metrik (total, çatal ve standart boyları ile baş, burun, predorsal, postdorsal, postorbital uzunlukları, göz çapı, vücut yüksekliği ve bıyık uzunluğu) ve meristik (yüzgeçlerdeki yumuşak ve sert ışın sayıları, yanal çizgi üzerindeki pul sayıları, dorsal yüzgeç başlangıcı-yanal çizgi ve ventral yüzgeç başlangıcı-yanal çizgi arasındaki pul sayıları, varsa farinks dişlerinin sıra ve sayıları, vücut üzerindeki benek ya da leke sayıları ve bıyık sayıları) özellikleri belirlendi.Elde edilen bulgular diğer su kaynaklarında yapılan benzer çalışmalarla karşılaştırılarak, nedenleriyle birlikte benzerlikler ve farklılıklar ortaya konmaya çalışıldı.Anahtar Kelimeler: Sürgü Baraj Gölü, Balık Faunası, Taksonomi
Elazığ'da tatlı su balıkçılığı ve gelişimi
İnceleme alanımız olan Elazığ İli Doğu Anadolu Bölgesinin güneybatısında, Yukarı Fırat Bölümünde yer almaktadır. Yüzölçümü 8.455 Km2 si kara, 826 Km2 si baraj ve doğal göl alanları olmak üzere toplam 9.281 Km2 dir. Denizden yüksekliği 1.067 metre olan Elazığ, yeryüzü şekilleri açısından topraklarını dağlık alanlar, platolar ve ovalar oluşturmaktadır. Türkiye topraklarının % 0,12'sini meydana getiren il sahası, 40° 21' ile 38° 30' doğu boylamları, 38° 17' ile 39° 11' kuzey enlemleri arasında kalmaktadır. Bu çerçeve içinde şekil olarak kabaca bir dikdörtgene benzeyen Elazığ ili topraklarının D-B doğrultusundaki uzunluğu yaklaşık 150 km. K-G yönündeki genişliği ise yaklaşık 65 km. civarındadır.İl Sınırları içindeki en önemli akarsu Fırat ve kollarıdır. 86 Km2 yüzölçümü olan Hazar Gölü, İl merkezine 30 Km. mesafededir. Ayrıca Elazığ; Keban, Karakaya, Kralkızı ve Özlüce gibi önemli baraj gölleri ile çevrilidir.Elazığ ilinde su ürünleri avcılığı, Hazar Gölü, Murat ve Karasu Nehirleri ile bunların birleşiminden oluşan Fırat Nehri dolayısıyla çok eski bir geçmişe sahiptir. Fakat Su ürünleri avcılığı beklenilen gelişmeyi sağlayamamıştır.Elazığ ilinde su ürünleri avcılığının yanında yetiştiricilikte önemli bir paya sahiptir. Özellikle ilin üç tarafının sularla çevrili olması kültür balıkçılığında ilerlemede temel etken olmuştur. İlin etrafını saran Keban Baraj Gölü balık yetiştiricileri için çok uygun bir alana karşılık gelmektedir. Diğer taraftan Sivrice ilçesinde bulunan tektonik bir çukurluğa karşılık gelen Hazar Gölü de yetiştiricilik için önemli bir sahaya karşılık gelmektedir.Avcılık yolu ile elde edilen balık miktarını çok fazla artırmak mümkün değildir. Giderek fazlalaşan nüfusumuzun protein açığını beyaz etten karşılamanın en sağlıklı ve akılcı yolu balık yetiştiriciliğini planlı ve programlı bir şekilde artırmaktır.Balık üretiminde artış isteniyorsa, yetiştiriciliğe daha çok eğilip yeni tesis kurmak, mevcut işletmelerin kapasiteleri artırmak ve verimli bir şekilde kullanmak gerekir.Elazığ ilinde yetiştiricilik yolu ile elde edilen su ürünleri miktarı düzenli olarak artmaktadır. Son bir yıl içerisindeki kapasite artışı, bir önceki yıl kapasitesinin yarısından fazladır. Elazığ ilinin var olan potansiyeline göre, gelecek yıllarda bu artışın devam edeceği bilinmekte olup, buna bağlı sanayinin kurulması beklenmektedir.Elazığ ilinde kişi başına düşen yıllık balıketi tüketim rakamları Türkiye ve dünya ortalamasının çok altındadır. Dünya ortalaması 7,6 kg/yıl iken, Türkiye'de kişi başına balıketi tüketimi 8 kg/yıl olarak belirlenmiştir. AB ülkelerinde ve ABD'nde kişi başına balıketi tüketimi sırasıyla 19 kg kişi/yıl ve 28 kg kişi/ yıl olurken, bu miktar Japonya gibi gelişmiş ülkelerde 65,2 kg kişi/yıl, gelişmekte olan ülkelerde (ör: Meksika, Arjantin) ise 13,8 kg kişi/yıl'dır. Bununla birlikte, bu ortalamaların çok üstünde olan ülkeler de bulunmaktadır. Kişi başına balıketi tüketimi Japonya'da 70,6 kg/yıl, İzlanda'da ise 91 kg/yıl olarak tespit edilmiştir. Bu tüketim rakamlarıyla karşılaştırıldığında Elazığ'da kişi başına düşen yıllık balıketi tüketiminin yok denecek kadar az olduğu ortaya çıkmaktadır.Elazığ'da tatlı su balıkçılığını araştırdığımız bu yüksek lisan tezi çalışmasında; Elazığ ilinde avcılık ve yetiştiricilikle elde edilen üretim miktarını, bu faaliyetlerin zaman içerisindeki gelişimini, ayrıca günümüz şartlarıyla varolan potansiyele nasıl ulaşılabileceğini, halkın balıketine ilgisini ve mevcut durum hakkında verilere ulaşmaya çalıştık ve bu verileri değerlendirdik. Çalışmamızın sonunda mevcut durumu daha iyiye ulaştırmak için bazı önerilerde bulunduk.
N-3 serisi yağ asitleri katılan yemlerle beslenen gökkuşağı alabalığı (Oncorhynchus mykiss)'nda sperma kalitesinin araştırılması
Bu çalışmada, gökkuşağı alabalığı (Oncorhynchus mykiss) üretiminde sperma kalitesine (sperma hacmi, yoğunluk, hareketlilik oranı, hareketlilik süresi, pH ve toplam sperm sayısı) yeme katılan n-3 serisi esansiyel yağ asitlerinin etkisi araştırıldı. Ayrıca, anaç balıklarda kondisyon faktörü, gonadosomatik ve hepatosomatik indeks değerleri, spermlerin kimyasal kalitesi (yağ asidi ve kolesterol düzeyleri) de incelendi.Bu amaçla, toplam n-3 serisi esansiyel yağ asitleri oranı %1,18, %0,20, %2,20 ve %3,19 olan sırasıyla; Kontrol, 1, 2 ve 3 nolu deneme (D) yemleri oluşturuldu. Araştırma yemlerinin ham protein ve toplam enerji düzeyleri eşitlendi. Balıklar serbest yemleme tekniğine uygun olarak doyana kadar, 9±1 oC su sıcaklığında, günde üç öğün halinde olmak üzere 45 gün süreyle yemlendi.Çalışmada, incelenen sperm kalite parametreleri (sperma hacmi, yoğunluk, ilk hareketlilik oranı, hareketlilik süresi ve toplam sperma sayısı) bakımından en iyi sonuçlar Deneme 2 grubundan elde edildi (P<0.05). Bunu sırasıyla; Deneme 3 ve Kontrol grupları izledi. En düşük sonuçlar ise, Deneme 1 grubundan sağlandı. Kontrol, Deneme 2 ve Deneme 3 gruplarına ait balıkların gonadosomatik indeks değerleri arasındaki farklılıklar istatistiksel olarak önemsiz (P>0.05) bulundu. Deneme 1 gurubundan elde edilen gonadosomatik indeks değerinin ise diğer gruplardakine göre önemli (P<0.05) derecede düşük olduğu tespit edildi. Spermin toplam n-3 serisi esansiyel yağ asidi ve kolesterol miktarları açısından tüm araştırma grupları arasında önemli (P<0.05) farklılıklar belirlendi. Diğer taraftan, araştırma gruplarına ait balık spermasının pH değerleri arasındaki farklılıklar önemsiz (P>0.05) bulundu.Bu çalışmada elde edilen verilerin ışığı altında, yüksek miktarda ve kalitede sperma üretebilmek için; anaç gökkuşağı alabalığı yemlerinin en az %2,20 oranında n-3 serisi esansiyel yağ asitlerini içermesi gerektiği sonucuna varıldı.
Fırat Üniversitesi Su Ürünleri Yüksekokulu Cip Balık Üretim Tesisine ait balık havuzlarındaki alg florasının araştırılması
Su Ürünleri Yüksekokulu'nun Cip üretim ve Yetiştirme Tesislerindeki alabalık ve sazan havuzlarındaki alg gelişmeleri Mart 1 991 -Eylül 1991 tarihleri arasında incelenmiştir. Havuzlar içerisinde yan duvarlar taban ve su içinde olmak üzere üç değişik kesimde alg gelişmeleri gözlenmiştir. Havuzlar içerisindeki alg florası başlıca diyatomeler (Bacillariophyta)'den ibaret olmuştur. Diyatomelere ait Toplam 23 takson tespit edilmiştir. Navicale, Nitzschia ve Cymbellaen fazla türle temsil edilen diyatome genusları olmuştur. Tüm havuzlar içerisinde Navicale türleri hem bulunuş hem de hücre sayılarıyla en önemli diyatomeler olmuşlardır. Diyatomelerin ilkbahar gelişmeleri yaz aylarındaki gelişmelerinden çok daha çarpıcı bulunmuştur. AHAHTAR KELİMELER: Diyatome, alg florası, balık havuzlan
Keban baraj gölünden yakalanan balıklarda görülen eksternal parazitlerin incelenmesi
Japon balıklarının (Carrassius auratus L.) degişik yöntemlerle üretilmesi ve yavruların beslenmesi
Japon balıklarının biri birinden seçkin ve gösterişli 14 varyetesi bulunmaktadır. Ancak ekonomik öneme sahip varyeteler havuzlarda üretilemediğinden akvaryumlarda kontrol altında üretilmeleri gerekir. Bu 3eçkin varyeteleri akvaryumlarda üretebilmek için özenli ve dikkatli bir çalışma söz konusudur. Ülkemizde büyük şehirlerde birkaç akvaryumcu dışında dışında japon balığı üretimi ile uğraşan yoktur ve üretilenler talebi karşılamamaktadır. Bu nedenle büyük bir kısmı yabancı ülkelerden ithal edilmekte vefiyatları oldukça artmaktadır. Bu çalışmanın amacı en iyi üretim metodunu ve en iyi ticari yemi belirlemektir. Bu amaçla çalışma, üretim ve yavruların beslenmesi olarak iki aşamada gerçekleştirildi. Japon balıklarının üretiminde orsada varyetesine ait olan 10 dişi ve 10 erkek olmak üzere 20 adet 2-4 yaşlarında anaç balıklar kullanıldı. Üretimde doğal ve yapay olmak üzere iki metod kullanıldı. Yavruların beslenmesinde ise 80 adet yavru ile protein miktarlan farklı 3 değişik yem (Tetra Pond, Powder Feed ve Alabalık yavru yemi) kullanılarak çalışıldı. Japon balıklarının doğal üretiminde sentetik materyallerden rafya ve lif kullanılmasının daha verimli olacağı görüldü. Üretimde, Temmuz ayında su sıcaklığının 24,7 °C olduğu zamanlarda en iyi sonucun alındığı belirlendi. Japon balığı beslenmesinde, Alabalık yavru yemi ile Powder Feed yemindeki protein miktarının yüksek olması nedeni ile bu iki yemden daha iyi verim alındığı görüldü. Ayrıca beslemede su sıcaklığının 20 °C nin üzerinde olması ve balıklara en az haftada bir kez canlı yem verilmesi gerektiği anlaşıldı. ANAHTAR KELİMELER : Japon balıkları (Carassiusauratus L.), Oranda, Üretim, Besleme.
Keban Baraj Gölü ova bölgesi balıklarından Acanthobrama marmid (Heckel,1843)'in biyolojik özelliklerinin incelenmesi
İİİ ÖZET Yüksek Lisans Tezi KEBAN BARAJ GÖLÜ OVA BÖLGESİ BALIKLARINDAN ACATHOBRAMA MARMID (HECKEL, 1343)' İN BİYOLOJİK ÖZELLİKLERİNİN İNCELENMESİ Rahmi AYDIN Fırat Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Su Ürünleri Anabilim Dalı 1993, Sayfa: 33 Keban Baraj Gölü Ova Bölgesi' nde yaşayan Acanthobrama mermid (Heckel, 1843) populasyonuna ait 314 adet balık örneği Mart 1992-Şubat 1993 tarihleri arasında yakalanmıştır. Acanthobrama mermid' in yaş kompozisyonu ve eşey dağılımı, yaş- boy, yaş-ağırlık boy-ağırlık ilişkileri, kondisyon faktörü (K-n.) ve gonosomatik indeks değerleri saptanıp, tablo ve grafiklerle ifade edilmistir. Populasyonun Kji değerlerinin 0,561-1,279 arasında değiştiği ve "b" değrenin ise 3, 1 96035 olduğu saptanmıştır. Bu çalışma sonunda acanthobrama mermid' in 2 yaşında eşeysel olgunluğa eriştiği ve üreme döneminin Mayıs-Ağustos aylan arasına rastladığı tespit edilmiştir. ANAHTAR KELİMELER : Acanthıbrama mermid, Yaş kompozisyonu, Seksuef Oran, Yaş- Boy, Yaş-Ağırlık, Boy-Ağırlık, Kondisyon Faktörü (KTL), Gonosomatik İndeks (GSİ),Seksuel
İzmir Körfezi kıyı şeridinde yapılan amatör balıkçılığın sosyo-ekonomik değerlendirmesi
Bu çalışma İzmir Körfezinde, Üçkuyular Vapur İskelesi ile Bostanlı Vapur İskelesi arasında kalan kıyı şeridinde dört alt sahada yapılmıştır. Anket yoluyla balıkçılara çeşitli sorular sorulmuştur. Amatör balıkçıların yaş, cinsiyet, eğitim durumları ve çalışma bilgileri sosyo-ekonomik özellikleri bölgesel olarak değerlendirilmiştir. Ayrıca amatör balıkçıların avlanma zamanlarıyla ilgili kaç yıldır İzmir Körfezi'nde avlandıkları, avlanma sıklıkları, tercih ettikleri mevsim, gün içinde balık avında geçirdikleri süre ve tercih ettikleri saat aralığı bilgileri değerlendirilmiştir. Çalışmada amatör balıkçıların yakaladıkları su ürünlerinin cinsi ve miktarı mevsimsel olarak bulunmuş ayrıca bölgelerde gün içinde yakalanan su ürünleri miktar olarak değişimi gösterilmiştir. Ayrıca yakalanan su ürünlerinin nasıl değerlendirildiği ve sağlık açısından balıkçılara etkisi konusunda sorular sorulmuştur.Anket yirmi dört sorudan oluşmaktadır ve iki yüz kişiyle yapılmıştır. Anket genellikle hafta sonları ve gündüz altı ile gece yirmi üç saatleri arasında yapılmıştır. Her saha ve mevsim için ellişer amatör balıkçı ile görüşülmüştür. Genellikle av yakalamış balıkçılar tercih edilmiş ve el tartısıyla yakaladıkları miktar bilgisine ulaşılmıştır.Yapılan anket çalışmasında ayrıca balıkçıların kullandığı olta tipleri kullanılan yem çeşitleri, belge sahipliği ve İzmir Körfezindeki yasal düzenlemeler konusunda ne kadar bilgi sahibi oldukları değerlendirilmiştir.Anahtar sözcükler: İzmir körfezi, amatör balıkçı, su ürünleri, olta, avlanma süresi.
Kuzey Marmara Denizi'nde doğadan avcılık yolu ile elde edilen avrupa istiridyesinin (Ostrea edulis, L. 1758) hastalık etkeni bazı bakterilerin incelenmesi üzerine bir çalışma
Bu çalışmada, Kuzey Marmara Denizi'nde avcılık yolu ile avlanan istiridye (Ostrea edulis) örneklerinin hastalık etkeni bazı bakterilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Kasım 2009-Nisan 2010 tarihleri arasında Kumbağ-Yeniçiftlik (Tekirdağ) bölgesinden avcılık yolu ile istiridye örnekleri temin edilmiştir. Bakteriyolojik çalışma için, istiriye örneklerinin iç organlarından Deniz Suyu Agar (DSA) ve TTCBS Agara (%1.5 NaCl ilaveli) ekimler yapılmıştır. Araştırmada toplam 60 istiridye ile çalışılmış ve 44 bakteri suşu izole edilmiştir. İzole edilen bakterilerin standart biyokimyasal yöntemler ve API 20E ticari hızlı tanı kitleri ile tanısı gerçekleştirilmiştir. Çalışılan istiridyelerden hastalık etkeni olarak yalnızca Vibrio alginolyticus izole edilmiştir. Bununla birlikte çalışma boyunca 12 Vibrio, 31 Shewanella ve 1 Citrobacter türü olmak üzere 44 bakteri suşu izole ve identifiye edilmiştir.
Fethiye yöresinde bulunan bazı gökkuşağı alabalığı (Oncorhynchus mykiss Walbaum, 1792) işletmelerindeki yavru balıkların Laktokokkozis yönünden incelenmesi
Bu çalışmada Fethiye Yöresi'nde bulunan bazı gökkuşağı alabalığı (Oncorhynchus mykiss Walbaum, 1792) işletmelerindeki yavru alabalıklardan izole edilen Lactococcus garvieae incelenmiştir. Şubat 2010-Mayıs 2010 tarihleri arasında gerçekleştirilen çalışmada biyokimyasal testler sonucunda Lactococcus garvieae tespit edilmiştir. L. garvieae'nin antibiyotik hassasiyetleri ve plazmit büyüklükleri tespit edilmiştir. L. garvieae suşlarının disk diffüzyon testinde amfisilin, eritromisin, kloromfenikol, sülfametoksazol, oksitetrasiklin, tetrasiklin ve trimetoprim antibiyotiklerine duyarlı oldukları, basitrasin, flumekuin, furozolidon, kanamisin, nalidiksik asit, oksalinik asit ve streptomisin antibiyotiklerine dirençli oldukları tespit edilmiştir.
Alabalık larvalarının (Salma gairdneri rich.1836) taze karaciğer tozu, toz karma yem ve taze karaciğer pulpası ile beslenmesi üzerinde bir araştırma
ÖZET Bu çalışmada gökkuşağı alabalığı (Salmo gairdneri Rich. 1836) larvaları taze karaciğer tozu, karma granül yem ve taze karaciğer pulpası ile beslenerek bu yemlerin büyüme ve ölüm oranına etkileri incelenmiştir. Denemeler herbirine 0.625 lt/dak su verilen 75x35x29 cm ebat- larındaki 6 adet cam akvaryumda yapılmıştır. Su kaynağı olarak, Eğir dir gölü kıyısında, göle 117 m uzaklıkta bulunan kuyudan pompajla alınan su kullanılmıştır. Denemede ortalama 0.148 +- 0.001 g ağırlık ve ortalama 25.36 ± 0.10 mm total boyundaki 709 adet gökkuşağı alabalığı larvası kullanılmıştır. Birinci gruba taze karaciğer tozu, II. gruba taze karaciğer pulpası ve III. gruba karma granül yem ad. libitum verilmiştir. Beş hafta süren denemenin ilk haftasında I. grupla III. grup arasındaki total boy ve ağırlık artışında fark gözlenmemiştir. II. grup ile III. grup arasındaki fark ise istatistiki olarak önemli bulunmuştur (P<0.05). Denemenin ikinci ve daha sonraki haf talarda ise I. grupla II. grup arasındaki fark önemsiz iken (P>0.05 ve P > 0.01), III. grupla diğer iki grup arasındaki fark önemli bulunmuştur. Deneme sonunda III. grup ortalama 0.763 ± 0.152 g ağır lık ve 43.05 ± 3.14 mm total boy, I. grup 0.500 ± 0.075 g ağırlık 37.65 ± 2.67 mm total boy ve II. grup 0.498 ± 0.105 g ağırlık ve 36.93 ± 2.64 mm total boya ulaşmışlardır. Deneme süresince ölüm oranları I. grupta % 3.15, II. grupta % 3.60, III. grupta % 5.40 olarak saptanmıştır. Uygun granül yemin bulunmadığı şartlarda alabalık larvalarının beslenmesinde alternatif bir yem kaynağı olabilen taze karaciğer tozu kullanılabileceği sonucu ortaya çıkmıştır. V
Antalya-Aksu Çayı (nehri) ve kollarında bulunan balık türlerinin saptanması üzerine bir araştırma
ÖZET Bu çalışmada Antalya-Aksu Çayı ve kollarında bulunan balık türleri diagnostik özelliklerinden yararlanılarak saptanmıştır. Balık örneklerinin yakalanmasında elektro-şok, çeşitli göz açıklığında fanyalı ağlar, serpme ağ ve çeşitli oltalar kullanılmıştır. Çalışmada, yakalanan balık örneklerinin 162 adetini tür ve alttür seviyesinde teşhisinde çeşitli araştırıcılarca tavsiye edilen tayin anahtarlarından yararlanılmıştır. Balık örneklerinin yakalanmasında elektro-şok aleti östarin bölge hariç diğer bölgeler için en etkili avlama aracı olarak saptanmıştır. Uygulama sonunda, Aksu Çayı ve kollarında osteichthyes classisinden 8 familyaya ait Anguilla anguilla (yılan balığı), Salmo gairdneri (gökkuşağı alabalığı), Cyprinus carpio (sazan balığı), Barbus cap i to pectoralis (bıyıklı balık, siraz), Vimba vimba tenella (eğrez), Capoeta capoeta angorae (karabalık, siraz), Noemacheilus angorae (çöpçü balığı), Stizostedion lucioperca (sudak), Clarias lazera (sekiz bıyık, gelin balığı), Mugil cephalus (has kefal), Mugil auratus (altınbaş kefal) ve Alosa fal lax nilotica (tirsi balığı) balık türlerinin yaşadığı saptanmıştır. Bu türlerden Anguilla anguilla, Vimba vimba tenella ve Barbus cap i to pectoralis türleri diğer türlere göre çayda daha geniş bir alanda dağılım göstermektedir.
Fiber tanklara pompalanan Eğirdir Göl suyunda gökkuşağı alabalık yavrularının (Salmo goirdneri Ric.1836) beslenmesi üzerine bir araştırma
ÖZET Bu çalışmada gökkuşağı alabalığının (Salmo gairdneri Ric.1836) Eğirdir göl suyuna adaptasyonu, pelet yemlerle _ beslenmeleri ile gelişme ve yem değerlendirmeleri incelenmiştir. Çalışmada I. grupta 30.01.1989 tarihinde yumurtadan çıkan ortalama 0.21 ± 0.02 gr ağırlık ve 2.83 ± 0.12 cm boyunda 319 adet yavru; II. grupta aynı tarihte yumurtadan çıkan ortalama 53.07 ± 2.47 gr ağırlık ve 16.24 ± 0.22 cm boyunda 114 adet gökkuşağı alabalığı deney materyali olarak kullanılmıştır. Su kaynağı olarak, Eğirdir gölü kıyısına 117 m uzaklıkta, tabandan süzülerek kuyuda toplanan Eğirdir göl suyu kullanılmıştır. I. gruptaki balıklar % 50.80 ham protein içeren, II. grup taki balıklar % 48.26 ham protein içeren pelet yemlerle, balık ağırlığı ve su sıcaklığı esas alınarak beslenmişlerdir. I. gruptaki gökkuşağı alabalıklarının 22 hafta sonunda 32.90 ± 4.48 gr ağırlık ve 13.49 ± 0.60 cm boya ulaştıkları tespit edilmiştir. II. gruptaki gökkuşağı alabalıklarının 24 hafta sonunda ortalama 147.78 ± 5.81 gr ağırlık ve 24.01 ± 0.31 cm boya ulaştık ları tespit edilmiştir. Uygulama sonunda yem değerlendirme değeri ortalama 1.85, kondisyon faktörü ortalama 1.176 ± 0.03 olarak tespit edilmiştir. Araştırmada elde edilen büyüme, kondisyon ve yem değerlendirme değerleri genel olarak alabalık yetiştiriciliğinde elde edilen değerlerle uyum içindedir. Bu şartlarda Eğirdir göl suyunun oksijence takviye edilerek alabalık yetiştiriciliğinde kullanılabileceği sonucuna varılmıştır. VI
Köprüçay ırmağının Eğirdir Gölü'ne dökülen kolunda su kalitesi değişimi üzerinde bir araştırma
ÖZET Bu çalışmada, Köprüçay Irmağının kolu olan ve Eğirdir Gölüne dökülen Aksu Deresinin kaynağından Eğirdir Gölüne kadar olan bölümünde, su kalitesinin değişimini incelemek amacıyla, su kalitesi açısından önemli parametreler analizlenmiştir. Ar aştırma Kasım, 1990 - Haziran, 1991 periyodunu kapsamak tadır. Aksu Deresi boyunca seçilen VI istasyondan ayda bir olmak üzere su örnekleri alınmıştır. Standard yöntemlere uygun olarak alınan ve korunan örneklerde, Na, K, Ca, Mg, Cl, HCO-, C0;~, S0= iyonlarının değişimleri ile pH ve elektriki iletkenlik 3 4 değerleri ölçülmüştür. Bunlardan yararlanılarak toplam sertlik, suda çözünmüş katılar, asit bağlama gücü hesaplanmıştır. Sodyum absorbsiyon oranı ve elektriki iletkenlik değerleri dikkate alınarak Aksu Deresinin su sınıfı belirlenmiştir. Su ürünleri açısından önemli parametreler olan sıcaklık, oksijen doygunluğu, organik madde, bulanıklık, askıda katı madde ölçümleri yapılmış, ayrıca nitrit, nitrat, fosfat, silis tayinleri yapılarak besleyici elementler açısından suyun yapısı hakkında bilgi edinilmeye çalışılmıştır. Bulgular, Eğirdir Gölü su kalitesi bulgularıyla karşılaştırı larak, Aksu Deresi suyunun Eğirdir Gölü su kalitesine etkisi irdelenmiştir. Yapılan ölçümler ve değerlendirmeler sonunda, bu suda sertliğin ve tuzluluğun az olduğu, suyun TA sınıfında olduğu, kaynağında yumuşak ve içilebilir nitelikte olan suyun göle kadar ilerlediği aşamalarda fazlaca kirlenmediği, Aksu Deresi suyunun özellikle kaynağa ydkın kesimlerinde' alsbalık yetiştiriciliğine uygarı olduğu, Eğirdir Gölüne olumsuz bir etkisi olmayacağı ve besleyici element açısından gölü fazlaca etkilemeyeceği tespit edilmiştir. VI
Su ürünleri üretim ve ihracatının Türkiye ekonomisi içindeki gelişme imkanları
Ege denizinde sardalya (Sardina pilchardus walbaum, 1792)'nın üreme biyolojisi ve büyümesi
ÖZET Ege Denizi'nde dağılım gösteren Avrupa sardalyası (Sardina pilchardus )'nun çoğalma biyolojisi ve büyümesinin tanımlanması için, 1988-1990 yıllan arasında Edremit Körfezi (I. Bölge), İzmir Körfezi (II.Bölge) ve Büyük Menderes Deltası (III. Bölge) 'nda aylık balık örneklemeleri yapıldı. Yapılan çalışmada sardalyanın Türkiye`nin Ege kıyılarında, Eylül - Mayıs aylan arasında üreme işlevini yerine getirdiği belirlendi. I.,11. ve III. bölgeler için sırasıyla: ilk cinsel olgunlaşma boyu, erkek bireylerde 12.0, 12.4, 12.2 cm. ve dişi bireylerde 11.3, 12.2, 12.2 cm.; cinsiyet oranı(dişi : erkek); 1: 0.28, 1: 0.83, 1: 0.82 ; Üremenin en fazla olduğu dönem ise cinsel olgunluk indeksine (GSI) göre, deniz suyu sıcaklığının en düşük olduğu Aralık, Ocak ve Şubat aylarıdır. Çoğalma döneminde seri olarak çoklu yumurtlamanın bir göstergesi olarak, yumurtalığın morfolojik ve histolojik gözlemlerine göre değişik büyüklüklerde yumurtayı bir arada görmek olasıdır. Bir defada bırakılan yumurta sayısı yukarıda verilen bölgeler için sırasıyla; toplam boya göre Y=0.0072666 X5-0668 Y=0.00029413 X6-2422, Y=0.00030273 X6-1990 ve gonadsız balık ağırlığına göre Y=48.080 X1-5061,Y=61.123 X1-3772,Y=10.853X1-8838 şeklindedir. Yumurtlama sıklığı; 9.3, 8.0 ve 8.6 gün aralıktır. Kondüsyon faktörü, İlkbahar sonlarından başlayarak Sonbahar aylarına kadar bir artış gösterir. En düşük kondüsyon faktörü Ocak ayında (0.70 - 0.80 arasında), en yüksek olarak Ekim ayında (1.12 ) belirlendi. Büyüme değerleri, I. Bölgede L» 23.33 cm, k -0.17, t0 3.147 ve Woo 107.93 g, II. Bölgede Loo20.69 cm, k -0.19, tQ 3.579 ve Woo 78.29 g şeklindedir. Boy - ağırlık ilişkisinde b değeri genel olarak yıl boyunca 2.5 - 3.5 arasında değişim gösterir. II. bölgede planktonda en fazla yumurta m^ de 500- 1500 yumurta olmak üzere Ocak ayında ele geçti.