Samsun
75 theses under this subject heading
Samsun ve çevresi mezar tipleri ve ölü gömme adetleri (MÖ. III. Bin ? MS. IV. yy.)
Samsun İli ve İlçelerini kapsayacak şekilde, MÖ. III. Bin'den başlayarak, Roma Çağı'na dek sürdürülen bir mezar tipolojisi ve ölü gömme adetleri çalışması kapsamında, ilk aşamada bugüne dek tasnif ve tescili yapılan ve kısmi bir şekilde yayınlanan mezarlar, çalışma kapsamında yeniden değerlendirilecektir. Bugüne değin hiçbir bilimsel çalışmada ortaya konulmayan her türden ve yukarıda bahsedilen tarihsel sürecin içerisinde yer alan mezar yapılarının ise tasnif ve istatistik çalışmaları yapılacak, mimari teknik çizimleri ve fotoğrafları mümkün olduğunca tamamlanacaktır. Bu mezarların yakın ve uzak çevredeki benzerleri ve içlerinde ele geçen buluntuların yardımıyla, olası tarihlemeleri yapılacaktır. Bu çalışmaların yanında MÖ. III. Bin'den, Roma Çağı'na dek ölü gömme adetleri incelenerek, kültürel devamlılığın sürüp sürmediği, zaman içerisinde ölü gömme adetleri açısından ne gibi yenilik ve değişikliklerin olduğu incelenerek, konuya sosyolojik bir boyut da katılmış olacaktır.
Ortaöğretim kurumlarında spor yapan ve yapmayan öğrencilerin saldırganlık tutumlarının araştırılması (Samsun ili örneği).
Bu çalışmanın amacı ortaöğretim kurumlarında spor yapan ve yapmayan öğrencilerin yaş, cinsiyet ve spor yapma türüne göre saldırganlık tutumlarını araştırmaktır. Araştırmaya Samsun'un merkez ilçelerinden toplam 28 okul ve 1868 öğrenci katılmıştır. Veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen kişisel bilgi formu ile İpek İlter (Kiper) tarafından geliştirilen Saldırganlık Envanteri kullanıldı. Verilerin dağılımlarıyla ilgili öncelikli olarak normallik testi (Kolmogorow-Smirnov D test) yapıldı. Çalışmaya katılan sporcuların dağılımları ve yüzdeleri tanımlayıcı istatistik (Descriptive Statistics) ile belirlendi. Spor türüne göre sporcuların saldırganlık durumlarının karşılaştırılmasında α=0.05 anlamlılık düzeyinde bağımsız örneklem T Testi (Independent Sample T Test) uygulandı. Spor yapma durumu (Spor yapan-Spor yapmayan) ve Yaşa göre (5 grup), Spor yapma durumu (Spor yapan-Spor yapmayan) ve Cinsiyete göre sporcuların saldırganlık durumlarının karşılaştırılmasında α=0.05 anlamlılık düzeyinde Çift Yönlü Varyans Analizi (Two Way Anova) uygulandı. Anlamlı bulunan gruplar arası farklılıklar için ise ikinci seviye testi olan Tukey HSD kullanıldı. Verilerin bilgisayar ortamına girilmesi ve grafiklerin çizilmesinde Windows için Microsoft Excel 2010, verilerin analizinde Windows için SPSS 20.0 paket programı kullanıldı. Yapılan analizler sonucunda spor yapma durumu, yaş ve cinsiyete göre öğrencilerin saldırganlık puanları arasında anlamlı farklar bulunmuş, spor yapma durumu ve yaş, spor yapma durumu ve cinsiyet, spor yapma türüne göre saldırganlık puanları arasında anlamlı farklar bulunamamıştır. Sonuç olarak; spor yapanların yapmayanlardan daha saldırgan ve atılgan oldukları, erkeklerin kızlardan daha saldırgan oldukları, kızların erkeklerden daha atılgan oldukları, spor yapma durumu ve yaşa göre, spor yapma durumu ve cinsiyete göre, spor yapma türüne göre saldırganlık puanları arasında anlamlı bir fark olmadığı söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Saldırganlık, Ortaöğretim öğrencileri, Spor.
Yerel halkın coğrafi işaretli ürün algısı: Samsun Kaz Tiridi örneği
Gastronomi turizmine olan talep günden güne artarken yöresel yiyecek ve içeceklerin de önemi artmaktadır. Yerel kültürün büyük bir parçasını oluşturan bu ürünler gastronomi turizmi için ürün kimliği ve marka oluşturmak adına kıymetli birer kaynaktır. Bu kıymetli kaynakların zarar görmeden gastronomi turizmine kazandırılabilmesi için yerel halk tarafından tanınması, öneminin ve etkilerinin anlaşılması günümüz turizminde bir zorunluluktur. Bu çalışmanın konusu yerel halkın coğrafi işaretli gastronomi ürünlerine dair algısını Kaz Tiridi örneği özelinde değerlendirmek, ürüne dair bilgi düzeyleri ve ürünün bölgesel etkileri hakkındaki tutumlarını inceleyerek Samsun'daki mevcut gastronomi kültüründeki yerini ve ildeki gastronomi turizminde önemini ortaya koymaktır. Araştırmanın evreni Samsun ilinin Atakum, Canik, İlkadım ve Canik ilçelerinde ikamet eden yaşın üzerindeki rastgele seçilmiş 422 kişiden oluşmaktadır. Gönüllülük esasınca araştırmaya katılan 422 kişiye Demografik ve Bireysel Bilgi Formu ile Samsun Bölgesi Gastronomi Algısı, Kaz Tiridi Bilgisi, Kaz Tiridi'nin Bölgesel Etkileri boyutlarından oluşan ölçek formu uygulanmıştır. Demografik ve Bireysel Bilgi Formu'nda yer alan değişkenlerin söz konusu boyutlara etkisi test edilmiştir. Üç boyut üzerinde de etkisi olduğu dikkat çeken değişkenler Samsun'da ikamet süresi, Kaz Tiridi bilgisi düzeyi ve Kaz Tiridi bilgisi kaynağı değişkenleridir. Katılımcıların %63'ü 20 yıldan uzun süredir Samsun'da ikamet etmekte olduğu; toplamda %37,4'ü Kaz Tiridi hakkında bilgili olduğu ve %45'inin Kaz Tiridi bilgisi kaynağı olarak arkadaş ya da akrabaları belirttiği görülmüştür.
Amasya, Çorum, Samsun ve Sinop illerinin meyve sinekleri (Diptera: Tephritidae) faunası ve sistematiği üzerine araştırmalar
Bu doktora çalışması, Amasya, Çorum, Samsun ve Sinop illerin meyve sinekleri faunasını belirlemek amacıyla yapılmıştır. 2015 – 2018 yılları arasında araştırma bölgesinde arazi çalışmaları yapılmış ve ergin meyve sineği örnekleri toplanmıştır. Toplanan tüm örnekler Gaziantep Üniversitesi, Biyoloji Bölümü, Entomoloji Laboratuvarı'nda incelenmiş ve teşhis edilmiştir. Sonuç olarak meyve sinekleri familyasının 5 altfamilyası içerisinden 24 cinse ait 71 tür tespit edilmiştir. Bu taksonlardan Trypetinae altfamilyasına ait Acidia Robineau-Desvoidy, Anomoia Walker ve Philophylla Rondani cinsleri ile Acidia cognata (Wiedemann), Anomoia purmunda (Harris), Carpomya wiedemanni (Meigen) ve Philophylla caesio (Harris) türleri Türkiye meyve sinekleri faunası için ilk kez kaydedilmiştir. Tespit edilen tüm taksonların morfolojik tanımları yapılmış ve teşhis anahtarı hazırlanmıştır. Bunun yanı sıra, tüm türlere ait vücut, kanat ve aculeus fotoğrafları sunulmuştur. Bu tez çalışması, Türkiye meyve sinekleri faunası için kapsamlı bir kaynak olarak bilim dünyasına sunulmuştur.
Iraklı ve Suriyeli sığınmacıların istihdam alanında karşılaştıkları sorunları farklı değişkenler üzerinden sorunsallaştırmak: Samsun örneği
Irak'ta ve Suriye'de yaşanan iç karışıklıklardan dolayı can güvenlikleri ve huzurlu yaşam ortamı kalmayan Suriyeliler ve Iraklılar, huzurlu ve güvenli yaşam alanı bulmak umuduyla yaşadıkları yerlerden göç etmek durumunda kalmışlardır. Ortak kültür ve din, tanıdıklarının ve akrabalarının Türkiye'de olması nedenleriyle Suriyelilerin ve Iraklıların Türkiye'ye gelmelerinde etkili olmuştur. Türkiye'ye gelen Suriyelilerin ve Iraklıların bazıları sığınmacı statüsündedir. Yaşamlarını devam ettirmek için çalışmak zorunda olan Suriyeli ve Iraklı sığınmacılar, istihdam alanında birçok sorunla karşılaşmışlardır. Bu grup sığınmacıların istihdam alanında yaşadıkları sorunların başında çalışma koşulları ve iş paydaşlarıyla ilişkileri gelmektedir. Bu çalışma kapsamında, sığınmacı çalışanların istihdam alanında kayıt dışı olmaları, sosyal güvencelere sahip olmamaları, ağır işlerde ve sağlıksız koşullarda çalışmaları, uzun mesai saatlerine tabi tutulmalarına, yerli halkın tercih etmediği vasıfsız işleri yapmak zorunda bırakılmaları, tehlikeli işlerde çalışmak durumunda olmaları gibi sorunlar irdelenmiştir. Bunun yanında dışlanma, ötekileştirilme, hakaret ve ayrımcılığa uğrama, istendik düzeyde Türkçe bilmeme gibi sorunlarda iş yeri paydaşları ve müşterilerle yaşadıkları sorunlar olarak yine bu çalışmayla incelenmiştir. Bu tezde yürütülen saha çalışmasında, yorumlayıcı yaklaşım kapsamında nitel araştırma yönteminin durumsal araştırma deseninden yararlanılmıştır. Verilerin toplanmasında mülakat tekniği kullanılmıştır. İçerik analizi üzerinden veriler yorumlanmıştır.
Samsun mübadillerinde bir kültür aktarım aracı olarak halk oyunları
Anadolu coğrafyası geçmişten beri göç olayları için hem bir geçiş yolu hem de hedef nokta halindedir. Birçok millet ya bu yolla göç hareketlerinde bulunmuş ya da bu coğrafyaya göç etmişlerdir. Mübadele ise yüzyıllar öncesinden kültürümüzü farklı coğrafyalara taşıma görevini üstlenmiş olan kişilerinin torunlarının gittikleri yerlerin toprak bağı olarak sınırlarımız dışında kalmasıyla yurdumuza dönüş yapmalarıdır. Geçen zamanın ne kadar uzun olduğu düşünüldüğünde o coğrafyalarda oluşturulan kültürel mirasın da mübadillerle birlikte Anadolu'ya taşınması kaçınılmazdır. Mübadil nesiller taşıdıkları bu kültürel değerleri genç nesillerine aktarmak üzere çalışmalar yapmaktadır. Bu çalışmanın amacı, Samsun mübadillerinin halk oyunları aracılığıyla kültürel değerlerini nasıl koruduklarını ve gelecek kuşaklara nasıl aktardıklarını ortaya koymaktır. Araştırma Samsun Balkan Türkleri Derneği'nin faaliyetlerini rehber edinmiş ve tarihi bir bellek işlevi gören görsellerle desteklenmiştir. Ayrıca tez içerisinde konumlandırılan köprü bağlantılarla açıklaması yapılan halk oyunlarının uygulama ve öğretim tekniklerine de gene Samsun Balkan Türkleri Derneği Youtube kanalı üzerinden erişim sağlanmıştır. Çalışma bulguları, mübadillerin kültürel miraslarını halk oyunları yoluyla aktarma konusunda güçlü bir bağlılık geliştirdiklerini ve bu oyunların kimliklerini koruma aracı olarak işlev gördüğünü göstermektedir. Halk oyunlarının, topluluk aidiyetini pekiştiren ve mübadil kültürünün devamlılığını sağlayan önemli bir kültürel araç olduğu tespit edilmiştir. Ancak, bu alandaki çalışmaların yeterince yaygın olmadığı ve özellikle yazılı kaynak eksikliği nedeniyle daha kapsamlı araştırmalara ihtiyaç duyulduğu sonucuna varılmıştır.
Samsun ekolojik şartlarında üç farklı rhizobium suşu ile aşılamanın ILC 482 nohut çeşitinin tane verimi ve tanenin protein oranına etkileri üzerine bir araştırma.
8. ÖZET Bu çalışma, Samsun ekolojik koşullarında üç farklı Bhizobium suşu ile aşılamanın ILC 482 nohut çeş itinin tane verimi ve tanenin protein oranı üzerine etkilerini belirlemek amacıyla Ondokuz Mayıs üniversitesi Ziraat Fakültesinin dene me alanlarında yürütülmüştür. Deneme, şansa bağlı bloklar de neme desenine göre dört tekrar 1 amali olarak kurulmuştur. Ekim 3 Kasım 1989 tarihinde yapılmıştır. Denemede yer alan ve par sellere şansa bağlı olarak dağıtılan işlemler aşağıdaki gibi dir. T1: 12 kg/da N + 8 kg/da P2O5 + 6 kg/da K2O T2 : 8 kg/da P2O5 + 6 kg/da K2O T3: T2 işlemi+ 31 nolu nohut Rhizobium suşuyla aşılama T4 : T2 işlemi+ 39 nolu nohut Rhizobium suşuyla aşılama T5: T2 işlemi+ 44 nolu nohut Rhizobium suşuyla aşılama Denemenin ilk yılına ait rakamların varyans analizi so nucunda, uygulanan farklı aşılama işlemlerinin ILC 482 nohut çeş itinde çıkış, çiçeklenmeye başlama, optimum çiçeklenme ve ilk bakla bağlama süresi gibi fonolojik özellikler üzerine önemli bir etkisinin olmadığı görülmüştür. Bitki başına or talama nodul kuru ağırlığı, bitki boyu, bitkide birinci dal sayısı, bitkide bakla sayısı, 1000-tane ağırlığı, tanenin ka buk, su alma ve ham protein oranı, sap verimi, biyolojik ve rim ve hasat indeksi bakımından da denemede yer alan işlemler arasında önemli bir fark bulunmamıştır. T1 işlemi, tane verimi ve ham protein verimi bakımından-75- diğer işlemlere göre önemli derecede farklılık göstermiştir. Tüm işlemler içerisinde, en yüksek tane ve ham protein verimi T1 işleminin uygulandığı durumda tespit edilmiştir. T5 işleminde ise bitkide bakla sayısı diğer işlemlere nazaran önemli derecede daha yüksek olmuştur. Tane verimi ile sap verimi arasında olumlu yönde ve önemli derecede (r=0.6266*) bir ilişki bulunmuştur. Tane ve rimi ile biyolojik verim ve ham protein verimi arasında ise yine olumlu yönde fakat çok önemli derecede (r=0.8876** ve r=0.9929**) ilişkiler olduğu tespit edilmiştir. Diğer özel likler ile tane verim arasında önemli bir ilişki bulunmamış tır. Bu durumda, tek yıllık değerlendirmelere göre, ILC 482 nohut çeş itinde, denemede kullanılan 31, 39 ve 44 nolu Rhizo bium suşları ile aşılama yapıp yapmama arasında bir fark ol madığı ve bitki azot ihtiyacının gübreyle karşılandığı durum da daha iyi netice alınabileceği sonucuna varılmıştır.
Uluslararası spor organizasyonlarının kentler üzerine etkisi (23.işitme engelliler olimpiyatları Samsun örneği)
Günümüzde, Dünyanın başka bölgelerinde olduğu gibi Türkiye'de de büyük ölçekli etkinliğe ev sahipliği yapma eğilimi, özellikle markalaşma, tanıtım, pazarlama ve yatırım fonlarını, yerel ve bölgesel kalkınmanın bir aracı olarak kullanılmasıyla artmıştır. Bu strateji sanayisizleşme sorunu yaşayan ülkelerde kentsel ve bölgesel kalkınmanın önemli bir aracı haline gelmiştir. Bu çalışmanın amacı, uluslararası spor organizasyonlarının düzenlendiği şehre sosyal, kültürel ve ekonomik etkilerinin belirlenmesidir. Bu amaçla, uluslararası spor organizasyonlarının kentler üzerine etkisine yönelik yerel halk tarafından sosyal, kültürel ve ekonomik etkilerini algılamaları araştırılmıştır. Ölçekte yer alan ifadelerin faktör analizi yapılarak yedi alt boyuta ayrılmıştır. Çalışmanın evren içerisinden örneklem büyüklüğü ± 0.05 örnekleme hatası ile 520 olarak belirlenmiştir ve yerel halka 520 adet anket uygulanmıştır. Elde edilen verilerin analizinde, yüzde, frekans, bağımsız örneklemler için t-testi, korelasyon analizleri kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, uluslararası spor organizasyonlarının kentler üzerine etkisine yönelik yerel halk tarafından sosyal, kültürel ve ekonomik etkilerini algılamalarını belirlemek amacıyla ekonomik yararlar boyutu ile araştırmaya katılan yerel halkın meslek, gelir durumu ve turizm altyapısının gelişimi boyutu ile yerel halkın meslek ve gelir durumları; şehrin imajını geliştirme ve sağlamlaştırma boyutu ile yerel halkın cinsiyetleri; çevresel ve kültürel koruma boyutu ile yerel halkın yaşları; sosyal ve çevresel problemler boyutu ile yerel halkın gelir durumları arasında farklılık tespit edilmiştir. Ayrıca, turizm altyapısının gelişimi boyutu ile şehrin imajını geliştirme ve sağlamlaştırma boyutu ve ekonomik maliyet boyutu ile turizm altyapısının gelişimi boyutu arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Spor, Olimpiyat, Uluslararası Spor, Spor Organizasyonları, Spor Oyunları.
İş yaşam dengesinin bağlamsal performans ve iş tatmini ile ilişkisinde yönetici desteğinin rolü: Samsun'da hizmet sektörü çalışanları üzerine bir araştırma
Günümüz dünyasında çalışan bireylerin hem iş hem de aile/özel hayatlarını birlikte uyumlu bir şekilde götürmeleri oldukça önemli bir hale gelmektedir. Bireyler işin ve ailesinin getirdiği sorumlulukların altından kalkabildiği takdirde motivasyon sağlayabilmekte ve rol çatışması yaşamadan kendilerini daha iyi hissetmektedirler. Bireyin bir sorumluluğu diğer sorumluluğunu gerçekleştirmesinin önüne geçiyorsa iş yaşam dengesizliği içinde olduğu görülmektedir. İşinin ya da ailesinin taleplerini zamanında veya istenilen şekilde gerçekleştiremiyen bireyin hem kişisel hem de örgütsel olarak istenmeyecek durumlar yaşaması muhtemel olmaktadır. Çalışanların sadece işini yapan mekanik bir yapı olmadığı ve yaşadığı problemlerin başka alanlara yansıyabileceği düşünülmektedir. Bu nedenle çatışma içinde olan bireyin kendisi-ailesi-işi arasında üçlü bir denge oluşturması gerekmektedir. Dengenin oluşumunda kişinin kendisine, ailesine ve çalıştığı kuruma önemli sorumluluklar düşmektedir. Kişi çatışmayı fark eder etmez sorunun üstüne gitmeli ve problemi ortadan kaldırmalıdır. Benzer şekilde çalışanlarına değer veren, onların sorunlarıyla ilgilenen ve iş yaşam dengesi kurabilmeleri adına yardımcı olan bir kurum yapısının olması gerekmektedir. Çalışanlarının iş yaşam dengelerini koruyabilmeleri için onlara gerekli desteği veren işletmeler çalışanlarından da çıktısını olumlu olarak almaktadır. Bu çalışmada iş yaşam dengesi kavramı ve ilişkili olabileceği düşünülen iş tatmini ve bağlamsal performans üzerinde durulmuştur. Daha sonrasında ikili ilişkilerde yönetici desteğinin düzenleyici rolünün olup olmadığı incelenmiştir.
Samsun şehir merkezinde ağır metal kirliliğinin yol tozları yardımıyla belirlenmesi
Kentsel hava kalitesinde tanımlanan bileşiklerin çeşitlerindeki ve sayısındaki devamlı artış daha fazla hava kirleticisi ortaya çıkarmaktadır. Hava kirliliği, ekosistem ve canlı varlıkların yaşamsal eylemlerini etkileyen önemli bir etmendir. Solunabilir partikül madde için hava kirliliğini oluşturan bileşenler arasında ağır metaller bulunur. Farklı kaynaklara sahip olmalarına rağmen birikme kabiliyetlerinin diğer kirleticilere göre biraz daha yüksek olduğu bilinmektedir. Bu sebepten ötürü özellikle yol tozu olmak üzere şehir merkezlerinde oluşan ağır metaller yüksek oranlarda bulunabilir. Bu çalışma kapsamında Samsun şehir merkezindeki 5 farklı bölgeden toplanan yol tozu numunelerindeki ağır metal kaynaklarının ve seviyelerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Cr ve Ni sanayi kaynaklı, Cu, Pb, Zn ve S trafik kaynaklı, Co, Mn ve K elementlerinin ise kentsel alanlar kaynaklı olarak yüksek konsantrasyona ulaştığı tespit edilmiştir.
Konut değerini etkileyen faktörlerin incelenmesi
Konut fiyatlarını etkileyen birçok faktör vardır. Enflasyonist dönemlerde maliyetlerdeki artış, inşaat maliyetlerine yansıyarak konut fiyatlarını yükseltmektedir. Ayrıca faiz oranlarının yükselmesi kredi maliyetlerini ve aylık taksit ödemelerini artırdığı için konut satın alanların sayısı oldukça düşüktür. Faiz oranları düştüğünde de konut fiyatları sebepsiz yere bir anda yükselebilmektedir. Konut fiyatları yükseldikçe konut satın almak daha zor olmaktadır. Bu husustan hareketle çalışmada konut fiyatını etkileyen faktörlerin araştırılması amaçlanmaktadır. Çalışmada konut değerini etkileyen mikro faktörler tespit edilmiştir. Araştırma Karadeniz Bölgesinde en gelişmiş il olan Samsun'da yapılmıştır. Ulusal düzeyde konut ilanının verildiği bir web sayfasından 5.987 adet satılık 1+1, 2+1, 3+1 ve 4+1 konutun verileri temin edilmiştir. Konut fiyatı üzerinde etkisi olduğu belirlenen 22 değişken ile bir model oluşturulmuştur. Elde edilen veriler ile Hedonik fiyat modeli kullanılarak Genelleştirilmiş Lineer Modeli ile analiz yapılmıştır. Ayrıca konut fiyatları ile konut özellikleri arasında anlamlı bir farklılık olup olmadığı ANOVA ve t-testi ile incelenmiştir. Konutun metrekare büyüklüğü, konutun bulunduğu kat, binadaki kat sayısı, konuttaki banyo sayısı, konutun bulunduğu mahalle ve ilçe, konutun oda sayısı, konutun aidat tutarı, binanın yaşı, konutun ısıtma sistemi, konutun site içinde olma durumu, konutun tapu türü, konutun satıcısı, konutun ulaşıma yakınlık durumu ve konutun manzarasının konut fiyatlarını pozitif yönde etkilediği belirlenmiştir. Konutta balkon olma durumu, konutun kullanım durumu, konutun krediye uygunluk durumu, konutun cephesi, konutun muhiti ve konut tipi değişkenlerinin ise modelde anlamsız çıktığı tespit edilmiştir.
Orta Karadeniz bölgesinde yer alan Ordu, Samsun Tokat Müzelerindeki kese örneklerinin değerlendirilmesi
Bu araştırmada, müzelerdeki sergilenen tüm örnekler, müze müdürlüğünün izni dâhilinde, Ordu Paşaoğlu Konağı ve Etnografya Müze?sinde 20 ürün, Samsun Arkeoloji ve Etnografya Müze?sinde 16 ürün, Tokat Arkeoloji Müze?sinde 9 ürün araştırma kapsamına alınıştır. Yapılan araştırmada, Orta Karadeniz Bölgesinde yer alan Ordu, Samsun, Tokat Müzelerindeki tığ örücülüğü ile yapılmış kese örneklerine ulaşılmış ve bu kese örnekleri sınıflandırılarak; teknik, araç-gereç, renk, kullanım yeri, kompozisyon, bezeme konuları açısından incelenerek desen çizimleri yapılıp belgelenerek incelenmiştir. Araştırmanın evrenini Ordu Paşaoğlu Konağı ve Etnografya Müzesi, Samsun Arkeoloji ve Etnografya Müzesi ve Tokat Arkeoloji Müzesinde yer alan tığ örgüsü ile yapılmış kese ürünler oluşturmaktadır. Yapılan araştırmada Ordu, Samsun, Tokat illerinde yer alan müzelerde en çok para kesesine rastlanılmıştır. Müzelerde incelenen kese örneklerinde keselerin sağlam olmasının yanı sıra sim ipliklerin yıprandığı, renklerinin bozulduğu görülmüştür. Madensel ve bitkisel ipliklerin bir arada kullanıldığı ve en sık uygulanılan teknik ise sık iğne olduğu keselerin ağız temizliğinde de trabzan ve piko tekniklerinin uygulandığı belirlenmiştir. Keselerin zemininde, deseninde ve ağız temizliğinde sarı sim kullanılmıştır. Ürünlerin tamamında çoğunlukla bitkisel ve geometrik bezeme, en çok da düzgün sıralamalarla düzenlenmiş kompozisyonlar uygulandığı belirlenmiştir.
Karşılaştırmalı kadın dostu politikalar: Mardin, İzmir ve Samsun Büyükşehir Belediyeleri
In this thesis, the activities of municipalities in different regions and represented by different political parties within the framework of 7 areas in the Local Equality Action Plan, which was shaped within the framework of the ideal of Women Friendly Cities supported by the United Nations, were evaluated and it was discussed to what extent these activities overlap with the ideal of Women Friendly Cities. In this context, the suitability of the services provided by municipalities towards women in these thematic areas was investigated. In addition, the contents of the trainings given in the fields of economy, health and awareness raising were examined to understand whether the content of these services complies with the gender mainstreaming approach. In this context, an evaluation of the public sphere and private sphere debate over the concept of gender has been made, and current conceptual discussions about gender equality and gender equality mainstreaming strategy have been included. In addition, the approaches of the UN to women's policies are given by including the historical process and feminist theories are discussed for a better understanding of these concepts. Policies that will ensure gender equality are implemented to solve the problems of women in accessing, participating, and benefiting from local government mechanisms; to ensure equality in the society in economic, social, cultural, and political, to increase awareness and to improve the situation of women. Gender mainstreaming, which is a gender equality strategy, means bringing a perspective that will ensure gender equality to all major plans and policies and transforming changes in this direction. Gender mainstreaming aims to eliminate the backwardness of women in society, to reduce their limited access to local mechanisms, to increase their participation and utilization, and to empower women. In this context, the Women-Friendly City program, created for municipalities, purposes to provide equality in many issues such as governance, security, transportation, economic security, education, social life, and health, and to eliminate existing grievances. The sample of the research created by the criterion sampling method of the purposive sampling method. The activity reports of these municipalities between the years 2015-2020 were examined by focusing on the municipalities of İzmir, Mardin and Samsun, and the qualitative content analysis method was used. In addition, the activities of the municipalities it is assumed that all studies are included in the activity reports. The suitability of municipalities' services to the seven thematic areas included in the Local Equality Action Plans was discussed. The contents of the trainings given in the fields of economy, health and awareness were examined and it was examined whether the content of these services was suitable for the gender equality approach. In addition, the studies and trainings of these metropolitan municipalities were evaluated by comparison. As a result, it has been seen that the services and projects of the municipalities for women are suitable for the determined thematic areas. When the contents of the trainings given in the fields of economy, health and awareness are examined, it is seen that all three perspectives about equality are included to gender mainstream. In addition, it has been observed that the diversity of services varies according to the regions, the needs and demands of the citizens, the discourses of the political parties towards women, and the visions of the mayors. Finally, suggestions were made for municipalities to achieve the ideal of a women friendly city.
Samsun–Kuşkayası ve Bafra-Pamuklu orman fidanlıklarında bazı geniş yapraklı orman ağacı fidanlarında morfolojik kalite özellikleri
Bu tez çalışmasında; Samsun Orman Fidanlık Müdürlüğüne bağlı Samsun-Kuşkayası orman fidanlığı ile Bafra-Pamuklu fidanlıklarında yetiştirilen Adi dişbudak (Fraxinus excelsior L.) (3+0 yaşlı), Anadolu kestanesi (Castanea sativa Mill.) (4+0 yaşlı) ve Doğu kayını (Fagus orientalis Lipsky) (4+0 yaşlı) fidanları morfolojik kalite özelliklerine göre TS 5624/Mart 1988 Yapraklı Orman Ağacı Fidanları Kalite Sınıflamasına ve Aphalo ve Rikala (2003)'nın Gürbüzlük İndisi (Gİ) kalite sınıflamalarına göre değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Çalışmada, morfolojik karakterlerden; fidan boyu (FB), kök boğaz çapı (KBÇ), fidan dal sayısı (FDS), dal kalınlığı (DK), son sürgün uzunluğu (SSU), tomurcuk sayısı (TS), gövde kuru ağırlığı (GKA), kök kuru ağırlığı (KKA) ve fidan kuru ağırlığı (FKA) incelenmiştir. Elde edilen veriler ışığında; katlılık indisi (Kİ), gürbüzlük indisi (Gİ) kuru kök yüzdesi (%KKök) ve Dickson kalite indisi (DKİ) hesaplanmıştır. Çalışma sonucunda; üç ayrı türde Gİ bakımından 1. sınıf fidan oranı oldukça düşük bulunmuştur. Bu durumun temel sebebi olarak boy gelişimine paralel bir kök boğazı çapı gelişiminin olmaması ve dengeli bir fidan yetiştirilememesidir. Doğu kayını, Adi dişbudak ve Anadolu kestanesi fidanları için fidanlık şartlarında yürütülen uygulamaların kök gelişimini uygun olduğu ancak, kambiyal gelişimi destekleyici fidanlık kültürel uygulamaların gerekli olduğu kanaati oluşmuştur.
Kentsel yaşam göstergelerinin belediyeler açısından değerlendirilmesi: Samsun Büyükşehir Belediyesi örneği
Kentleşme sürecinde, kentler başta alt yapı hizmetleri olmak üzere ekonomik, sosyal ve kültürel pek çok sorunla yüz yüze gelmiştir. Küreselleşme ile birlikte kent yönetimleri yenilenmiş ve kentlerin sürdürülebilirlik esasında yönetilmesi önem kazanmıştır. Çağdaş kent yönetimine göre kentler, sakinlerine belirli bir yaşam düzeyini sağlayan yerleşim birimleri olarak da görülmektedir. Bununla beraber kentler, insan haklarının gelişiminde de önemli bir birim ve kentli haklarının uygulandığı merkezler olmuştur.Avrupa Kentsel Şartı, kentli hakları konusunda en önemli metinlerden biridir. Şart, Avrupa kentlerinde yaşayanların kentte yaşamalarından dolayı sahip oldukları haklara yer vermektedir. Kentli hakları, hem yerel yönetimler hem de kent sakinleri tarafından işbirliği ve dayanışma içerisinde kullanılmalıdır. Böylece, sürdürülebilir kent yönetimleri sağlanabilir ve kent sakinlerinin yaşam kalitesi düzeyleri yükselebilir.Bu çalışmanın amacı, kentsel yaşam kalitesi düzeyinin ve kentli haklarının gerçekleştirilme düzeyinin belediyelerin sundukları kentsel hizmetler aracılığı ile değerlendirilmesi, değerlendirme yapılırken yararlanılan veri kaynaklarının karşılaştırılabilir ve güvenilir veri sunmadaki yeterlilik düzeyinin ortaya konulması ve son olarak kent yöneticilerine ve plancılarına kentsel yaşam kalitesi ve kentsel hizmetler kapsamındaki araştırmalar için yol gösterici olmaya çalışmaktır.Bu çalışmada, belediyelerin sundukları hizmetler (çevre koruma, konut, sağlık, kültür, sosyal, güvenlik, ulaşım, spor ve rekreasyon) kentsel yaşam kalitesi göstergeleri olarak belirlenmiş ve bu göstergelerde nesnel veriler kullanılmıştır. Çalışmada kullanılan veriler, Türkiye İstatistik Kurumu ADNKS veri tabanı, Samsun Büyükşehir Belediyesi 2011 Faaliyet Raporu, Samsun Valiliğince yayınlanan 2010 İstatistiklerle Samsun kitapçığı ve Samsun Büyükşehir Belediyesi ve ilçe belediyelerinin ilgili birimleriyle yapılan görüşmeler ile elde edilmiştir. Ayrıca, çalışmada kentsel yaşam kalitesi düzeyini belirlemede karşılaştırma yapabilmek için Avrupa Birliği, Birleşmiş Milletler vb. uluslararası örgütlerin nesnel gösterge ve verilerinden yararlanılmıştır.
Samsun ili kız meslek liselerindeki ev aksesuarları programının incelenmesi
Araştırmanın amacı Kız Meslek Liselerinin el sanatları bölümünde verilen ev aksesuarları programının incelenmesi, ev aksesuarlarının estetik boyutları açısından incelenmesi, öğrenim gören öğrencilerin bu dersten beklentileri ve aldıkları eğitim sonunda bu program hakkındaki düşüncelerinin belirlenmesidir.Araştırmanın evrenini 2010-2011 eğitim öğretim yılı Samsun İli Kız Meslek Liselerinde ev aksesuarları dersini alan öğrenciler oluşturmaktadır. Bu evrenden rastgele seçilen 60 öğrenci araştırmanın örneklemini oluşturmaktadır.Araştırma kapsamına alınan öğrencilere uygulanan anketlerden elde edilen veriler bilgisayar ortamına aktarıldıktan sonra istatistiksel analizlerin yapılması için Microsoft Excel ve Spss 16 programlarından yararlanılmıştır.Microsoft Excel ve Spss 16 programlarından faydalanılarak frekans (f) ve yüzde (%) değerleri hesaplanmıştır, bu değerler tablolar üzerinde gösterilmiştir. Bulgulardan elde edilen verilere göre tablolar yorumlanmıştır.Araştırma sonuçlarına göre tüm öğrencilerin ev aksesuarları dersine severek katıldıkları ve programdaki konulardan en çok canlı çiçek tanzimini sevdikleri görülmüştür.Yazılı kaynaklar arasında en çok dekorasyon dergilerini kullandıkları, programın uygulanması sırasında cendereyi çok kullandıkları ve araç-gereç donanımının teknolojik açıdan yetersizliğinden yakındıkları görülmüştür.Malzeme teminini öğretmenleri aracılığıyla toplu olarak yaptıkları ve genel anlamda malzeme temininde sıkıntı çektikleri gözlenmiştir.Programın uygulanması sırasında yaratıcılıklarını kullanabildikleri ve yaptıkları ürünlerle piyasadaki ürünler arasında benzerlik olduğu söylenebilir. Yapılan ürünleri çoğunlukla okul dışında da ilgi gördüğü, sergileyebildikleri veya satabildikleri görülmüştür.Öğrenciler tarafından piyasadaki gelişmelere uyum sağlanabilmesi için programın amacının sürekli geliştirilmesi önerisi getirilmiştir.Araştırmanın sonunda ortaya çıkan sorunlara dayalı olarak araştırmacı tarafından ortaya konulan önerilere yer verilmektedir.
Yerel yönetimlerde değişim yönetimi ve Samsun Büyükşehir Belediyesi alan araştırması
Bu tez çalışmasıyla, her şeyin hızla değiştiği günümüzde, yerel yönetimlerin bu değişime ayak uydurabilmek için değişim yönetimini ne denli başarıyla uygulayabildiklerinin tespiti amaçlanmaktadır. Günümüzde örgütler, hızlı değişimin ortaya çıkardığı sorunlarla baş edebilmek için pek çok yöntem denemekte ve çareler aramaktadır. Teknolojik gelişmelerin ivme kazandırdığı değişim, toplumları, örgütleri ve onların kültürlerini derinden etkilemekte ve değiştirmektedir. Değişen ve çeşitlenen toplumsal taleplere cevap vermek isteyen örgütler, yönetim anlayışlarını değiştirmek zorunda kalmaktadır. Eski yönetim yaklaşımlarıyla yeni taleplere cevap verilemeyeceğini gören örgütler, kendilerini yenilemek ve değiştirmek zorunluluğu duymaktadır. Bu nedenle değişimi başarılı bir biçimde yönetmek ve ayakta kalmak isteyen örgütler yeni yönetim tekniklerinden yararlanmak durumundadırlar.Değişimden en fazla etkilenen örgütlerin başında yerel halka hizmet sunan yerel yönetimler gelmektedir. Değişen ve gelişen toplumun taleplerine cevap veremez hale gelen kamu yönetimi, 1980'lerden sonra, kamu yönetimi sorunlarını çözebilmek için, ?yeni kamu yönetimi? denilen bir anlayışı benimsemek zorunda kalmıştır. Bu anlayışın gelişmesiyle birlikte ?yönetişim? kavramı değer kazanmış ve yerel yönetimlerin önemi gittikçe artmaya başlamıştır. Bu bağlamda yerel halkın taleplerine cevap vermek isteyen yerel yönetimler, kendilerini bu yeni anlayışa göre değiştirmek ve yenilemek zorunda hissetmektedirler. Bu bağlamda yerel hizmetlerin etkin ve verimli bir biçimde yerine getirilmesini amaçlayan yerel yönetimler değişim yönetimini benimsemek ve başarıyla uygulamak zorundadırlar.Üç bölümden oluşan bu çalışmanın, ilk iki bölümü teorik çerçeveyi kapsamaktadır. Üçüncü bölüm ise bir alan araştırmasıdır. Teorik bölümler için, konuyla ilgili Türkçe ve İngilizce kaynaklar taranmıştır. Kitaplar ve makaleler yanında Türkçe Yüksek Lisans ve Doktora tezleri taramış, ayrıca internet üzerinden de kapsamlı bir araştırma yapılmış ve çok sayıda yararlı elektronik kaynağa ulaşılmıştır.Samsun Büyükşehir Belediyesinde yapılan alan araştırmasında değişim yönetimi sürecinde; kurumun yönetim anlayışı ve iletişim biçimi ile örgütsel sorunları arasındaki anlamlı bir ilişkinin olup olmadığının belirlenmesine çalışılmıştır. Ayrıca kurumdaki yönetim anlayışı, iletişimi biçimi ve örgütse sorunlarla ilgili çalışanların tutumları tespit edilmeye çalışılmıştır. Araştırmada kurumun yönetim anlayışı ve iletişim biçimi ile örgütsel sorunları arasında anlamlı bir ilişki olduğu varsayılmış; ancak oluşturulan hipotezler doğrulanmamıştır.Anahtar Kelimeler:1-Değişim2-Değişim Yönetimi3-Değişim Yönetimi Teknikler4-Yeni Kamu Yönetimi5-Yerel Yönetimlerde Değişim
Lojistik yapılanma modelleri, Samsun ve Mersin illeri için optimum lojistik yapılanma modeli önerileri
Bu çalışmada lojistik sektörünün gelişimi ve dünya genelinde lojistik sektörün gelişimine paralel ortaya çıkan lojistik yapılanmalar ele alınmıştır. Türkiye'nin lojistik potansiyeli çerçevesinde özellikle, Samsun ve Mersin illeri mercek altına alınarak bu bölgeler için kurgulanabilecek lojistik yapılanma model önerileri hazırlanmıştır.Tezin birinci bölümünde temel kavramlar ile lojistiğin tarihi gelişimi incelenmiştir. İkinci bölümde ise, lojistik yapılanma modelleri belirli çerçevelerde incelenerek, dünya genelinde en iyi yapılanma örneklerine değinilmiş ve incelenmiştir. Üçüncü bölümde Türkiye'de lojistik sektörüne geniş bir bakış açısıyla, lojistik yapılanmaların alt yapısını ve bağlantılarını sağlayacak karayolu, denizyolu, havayolu ve demiryolu bağlantıları ele alınmıştır. Ayrıca lojistik alt yapı yatırımlarının diğer bir önemli ayağı olan ekonomik gelişmişlik ve ticaret potansiyeli ele alınmıştır.Son bölümde ise Samsun ve Mersin İllerinin lojistik potansiyelleri, analizler ve belirli kriterler göz önüne alınarak incelenmiştir. Karadeniz ve Akdeniz'de öncelikle kurulması muhtemel lojistik yapılanmaların Samsun ve Mersin olması gerektiği ve yapılanma modellerinin incelenmesi sonucunda, Samsun ve Mersin illeri için uygulanabilecek lojistik yapılanma model önerileri getirilmiştir.
Elazığ, Samsun, Sivas, Tokat ve Yozgat illerindeki sığır ve koyunlarda kırım kongo kanamalı ateş virüs enfeksiyonunun seroprevalansının araştırılması
Bu çalışmada, Elazığ, Samsun, Sivas, Tokat ve Yozgat illerindeki sığır ve koyunlarda Kırım Kongo Kanamalı Ateş Virüs (KKKAV) enfeksiyonunun seroprevalansının araştırılması amaçlanmıştır.Çalışmada her ilden 20 sığır ve 20 koyun olacak şekilde toplam100 sığır ve 100 koyun kullanılmıştır.Tüm hayvanların sistematik klinik muayeneleri yapıldıktan sonra, serolojik ve biyokimyasal muayeneler için hayvanların vena jugularislerinden antikoagulantsız vakumlu tüplere kan örnekleri alınmıştırBiyokimyasal analizler otoanalizatörde ticari kitler kullanılarak, serolojik incelemeler ise Capture IgG ELISA yöntemiyle yapılmıştır.İstatistiksel analizler SPSS 11,5 windows programında yapılmıştır. Gruplar arasındaki farkın önemliliği bağımsız iki örnekli t testi ile belirlenmiştir.ELISA analizleri sonucunda, 100 sığırın 17'sinin seropozitif (%17), 83'ünün seronegatif (%83), koyunlarda ise, 100 koyunun 37'si seropozitif (%37), 63'ünün seronegatif (%63) olduğu tespit edilmiştir.Klinik parametrelerde, hem sığır hem de koyunlarda seropozitif gruplardaki hayvanların vücut sıcaklıkları, solunum ve kalp frekansları ve rumen hareketi sayılarının ortalama değerleri ile seronegatif gruptakilerin ortalama değerleri arasında istatistikî olarak farkın önemsiz olduğu (p>0,05) belirlenmiştir.Biyokimyasal parametrelerde ise, hem sığır hem de koyunlarda seropozitif gruplardaki hayvanların serum ALT, AST, GGT ve TBİL düzeylerinin ortalama değerleri ile seronegatif gruptakilerin ortalama değerleri arasında istatistiksel olarak farkın önemli (p>0,05) olmadığı gözlenmiştir.Sonuç olarak; bu çalışmada KKKAV enfeksiyonunun sığırlardaki seroprevalansı %17, koyunlarda da %37 olarak saptanmıştır. Bununla beraber ülkemizde evcil çiftlik hayvanlarının KKKAV enfeksiyonunun epidemiyolojisinde ve bulaşmasındaki rollerinin araştırılması ile ilgili geniş kapsamlı çalışmaların yapılmasının gerekliliği kanısına varılmıştır.Anahtar Kelimeler: Sığır, Koyun, KKKAV, ELISA, Seroprevalans
Ruh sağlığı çalışanlarında psikolojik sermayenin duygusal emek üzerindeki etkisi
Bu çalışmanın amacı ruh sağlığı çalışanlarında psikolojik sermaye ve duygusal emek arasında ilişkiyi incelemek, psikolojik sermayenin duygusal emek üzerindeki etkisini araştırmaktır. Araştırmaya, Samsun ili merkez ilçelerinde çalışmakta olan 154 ruh sağlığı çalışanı gönüllülük esasında katılmıştır. Katılımcılara; Demografik Bilgi Formu, Psikolojik Sermaye Ölçeği ve Duygusal Emek Ölçeği sunulmuş, veriler online anket yöntemi ile toplanmıştır. Araştırmaya 27 psikiyatrist, 25 psikolog, 91 hemşire/sağlık memuru ve 11 diğer ruh sağlığı personeli olmak üzere 154 kişi katılım sağlamıştır. Analiz sonuçları, psikolojik sermaye ve duygusal emek arasında pozitif bir ilişki olduğunu, psikolojik sermayenin duygusal emek üzerinde pozitif bir etkisi olduğunu göstermiştir. Yüzeysel davranışın psikolojik sermaye ile ilişkili olmadığı, derinlemesine davranışın ve doğal davranışın psikolojik sermayeden olumlu yönde etkilendiği görülmüştür. Araştırmanın bulguları literatür doğrultusunda tartışılmış, araştırmanın sonuçları ve sınırlılıkları açıklanmış, gelecek çalışmalar için öneriler sunulmuştur.
Türkiye'deki ikinci el açık oto pazarları ve Samsun örneği
Samsun ili Karadeniz Bölgesinin Orta Karadeniz Bölümünde sahil şeridinin orta kısmında yer almaktadır. Samsun şehri; 400 ? 05' ve 410 ? 44' kuzey enlemleri ile 350 ? 30' ve 370 ? 05' doğu boylamları arasında bulunmaktadır. Kuzeyinde Karadeniz ile sınırlandırılmış olan il batıda Sinop güneybatıda Çorum, güneyde Amasya ve Tokat doğuda ise Ordu illeriyle çevrilmiştir.Çalışma alanının nüfus özelliklerine bakacak olursak; Samsun ilinin nüfusu 2009 yılı nüfus sayımlarına göre 1.250.076 kişidir. Yüzölçümü ise 9.352 km2dir. Samsun şehir merkezi 73 mahalleden oluşmaktadır. Çalışma konusu seçilen 2.el açık oto pazarı ise Samsun il merkezinin doğusunda yer alan Tekkeköy ilçesinde Kirazlık mevkiinde bulunmaktadır.Pazarlar tarih boyunca insanların ortak paylaşım alanları olmuştur. Pazar malların alıcı ile satıcı arasında yer değiştirdiği, ekonomik canlılığın olduğu bir mekandır. Gelişen teknolojiyle beraber araçlar günlük hayatımızda çok önemli bir yere gelmiştir. Öyle ki araçlar galeri ve plazalardan çıkarak ikinci el açık oto pazarlarında alım ve satımı yapılmaktadır.Bu tez çalışmasında beşeri hayatta bu kadar önemli olan araçların ikinci el açık oto pazarları içerisindeki Samsun oto pazarı örneği incelendi. Öncelikle ikinci el açık oto pazarlarının ortaya çıkış sebepleri, pazarları halkın tercih etme nedenleri ve pazardaki araç çeşitleri belirlenmeye çalışıldı. Daha sonra ise Türkiye'deki oto pazarlarının iller ve ilçeler bazında dağılışı gösterildi.Çalışma sahası olan Samsun ilindeki ikinci el açık oto pazarının tarihi gelişimi pazara mevsimlere göre giriş yapan araç sayısı, araç alıcılarının ve satıcılarının genel özellikleri ve Samsun oto pazarının bölge içindeki etki sahası belirlenmeye çalışıldı. Çalışmanın sonunda mevcut durumu daha iyiye ulaştırmak için bazı önerilerde bulunuldu.Anahtar Kelimeler: Pazar, Samsun Şehri, Etki Sahası, Ekonomik Coğrafya, Ulaşım Coğrafyası
Bir ilaç firmasında kişisel satış yönetimi sürecinin tüketicilerin satın alma niyeti üzerindeki etkisi: Samsun ili örneği
Günümüzde pek çok sektörde yaşanan yoğun rekabet sebebiyle işletmeler mevcut satışlarını artırabilmek adına pazarlama ve satış yönetimine büyük önem vermektedir. Bu sektörlerden biri de kişisel satış yönteminin yoğun olarak tercih edildiği ilaç sektörüdür. Bu çalışmanın amacı; satış yönetimi süreci ile satın alma niyeti arasındaki ilişkiyi incelemektir. Bu amaç doğrultusunda Samsun ilinde bulunan ilaç mümessilleri ve bölge müdürleri ile bir uygulama gerçekleştirilmiş ve çalışmaya 176 birey iştirak etmiştir. Araştırma verileri anket kullanılarak toplanmıştır. Verilerin analizinde SPSS 24.0 paket programı kullanılmıştır. Araştırma sonucunda satış yönetimi süreci aşamalarının müşteri satın alma niyeti üzerinde pozitif etkisi olduğu belirlenmiştir. Satış elemanlarının yaş, görev süresi ve statülerine göre kişisel satış sürecine ilişkin görüşleri arasında farklılık olduğu, cinsiyet ve gelir durumuna göre ise; istatiksel olarak anlamlı farklılık bulunmadığı görülmüştür.
Bellek-mekân etkileşimi bağlamında Samsun Fuarı'nı anlamak
Samsun Fuarı, sahip olduğu mekânsal pratikler ile ticari yaşamın yanında sosyal, kültürel hayatın gelişmesinde rol almış ve kentli kolektif belleğinde önemli bir yer edinmiştir. Ancak süreç içerisinde yaşanan toplumsal gelişmeler, tüm dünya kentlerinde olduğu gibi Samsun kentinin de hem fiziksel hem de kamusal anlamda dönüşmesine neden olmuştur. Mekânın toplumsal ilişki ağları ile bağlantılı sosyal bir üretim nesnesi olduğu kabulü ise bizleri kentli belleğinin ürettiği değerleri ve deneyimleri sorgulamaya götürmektedir. Bu çalışma bulunduğu dönem için sadece Samsun'un değil Karadeniz Bölgesi'nin de en büyük kamusal mekânı olan Samsun Fuarı'nın yaşadığı dönüşümü, bu dönüşümde etkili olan değişkenleri mekân ve bellek arasındaki ilişki üzerinden anlamayı amaçlamaktadır. Bu amaçla tez çalışması, mekân ve bellek ilişkisi üzerine temellenen kavramsal irdeleme ve kentli deneyimi üzerinden elde edilen verilerle Samsun Fuarı'nı değerlendirmeye alan bir çalışmadır. Çalışmada kent ve kentli belleği değişkenlerinin, 'kent toplumbilimine dayalı okuma' ve 'görüşme tekniği' aracılığıyla ortaya çıkarılması hedeflenmiştir. Değişen ekonomik, politik ve sosyo-kültürel gelişmelerin, günlük yaşamı ve buna bağlı olarak mekân üretimi üzerindeki etkisi fuar üzerinden ortaya koyulmuştur. Çalışma sonucunda, toplumsal dinamiklerin kamusal kullanımı da değiştirdiği ve buna bağlı olarak kentli belleğini besleyen sosyal değerleri etkilediği açığa çıkmıştır. Bu mekânın kentten kopuşu nedeniyle kolektif bellekte yıkımın olduğu, sürekliliğinin kesintiye uğradığı görülmüş ve zaman içinde değişen mekânsal pratiklere bağlı olarak bu yer için yeni bir bellek katmanının inşa edilemediği ortaya çıkmıştır.
Milli Mücadele Dönemi'nde Samsun'un siyasi ve ekonomik durumu
"Milli Mücadele Dönemi'nde Samsun'un Siyasi ve Ekonomik Durumu" adındaki tezimiz Osmanlı Devleti'nin ekonomi tarihine bir ışık tutarken aynı zamanda Milli Mücadele'nin başlangıç noktasını oluşturan Samsun tarihi için bir yerel tarih araştırması niteliğindedir. Piyasa Gazetesi vasıtasıyla Dünya Savaşı'ndan henüz çıkmış olan ve yavaş yavaş işgallere uğrayan Osmanlı Devleti'nin ekonomik açıdan maruz kaldığı olumsuzluklar, ticaretin içinde bulunduğu çıkmaz, dünya savaşının ekonomiye ve özellikle ticarete olan etkilerine ve Osmanlı Devletinin bu durum karşısındaki acizliğine tanık olurken diğer taraftan Osmanlı ticareti içinde Samsun limanının edindiği yer, sahip olduğu önem ve ticari faaliyetleri hakkındaki pek çok bilgiye ulaşmaktayız. Dünya Savaşı sonrası tüm dünya devletleri gibi Osmanlı Devleti'nde döviz ve para buhranı meydana gelmiş, Osmanlı parası değer kaybetmiş, tarım ve sanayi gibi ticari faaliyetler de gerilemiş, ithalatı ve ihracatı arasında bir uçurum oluşmuştu. İthal ürünler Osmanlı piyasasını ele geçirirken, ihracat hammadde ihracı çerçevesinde kalmıştı. Bununla birlikte Türk milleti bir Milli Mücadele içine girmiş, aydın - cahil, köylü - şehirli, genç- yaşlı, herkes kendi çapında mücadelesini vermeye başlamıştı. Bu çabanın bir parçası olan Piyasa Gazetesi, Osmanlı ve Samsun tüccarını ticari faaliyetlerden, sorunlardan, gelişmelerden ve diğer piyasalardan bahsederek önlemlerini almaya sevk etmişti. Ayrıca gazetede yer verilen fiyat listesi, eşya fiyatlarındaki dalgalanmayı göz önüne koymaktaydı. Bu arada yabancı sermayelerin Osmanlı sahasında hakim olma yarışı özellikle Sovyet Rusya ile Amerika' nın Anadolu ticaretinde etkin olma çalışmaları gazetemizde göze batan bir yöndür. 1919 - 1920'li yıllarda Piyasa Gazetesi' nde genelde büyük Doğu ve Batı ülkelerine yer verilirken, 1921 - 1922' li yıllarda Karadeniz Sahili ülkeleri daha geniş yer tutmaktaydı. Bu da göstermektedir ki Samsun tüccarı, siyasi değişimlerden etkilenen yakın çevresindeki piyasalarda söz sahibi olmaya çalışmaktaydı. Bununla birlikte Osmanlı ticaretinin millileşme çabasına tanık olunmakta, ticaretin asrın gereklerine uygun tesis edilmesine uğraşıldığı anlaşılmaktaydı. VI