Songs

94 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde şarkı kullanımı seviye A1

Bu çalışmanın amacı Yabancı Dil Olarak Türkçe öğretiminde İletişimsel Yaklaşımla şarkıların dil öğrenimindeki başarıya etkisini araştırmaktır. Çalışmada nitel araştırma yaklaşımlı doküman analizi yöntemi kullanılmıştır. Bu yöntem ile son 20 yıl içinde yapılan tezler, ulusal ve uluslararası dergilerde yayınlanan makaleler ve Yabancı Dil Olarak Türkçe öğretiminde kullanılan ders ve çalışma kitapları ve bu kitaplarda kullanılan şarkılar, şarkı metinleri ve alıştırmalar incelenmiş, bu etkinlikler ile üniteler arasındaki dağılımları araştırılmıştır. Araştırmada, alanda yapılmış çalışmalar dikkate alındığında Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenen öğrenciler için ders içi etkinliklerde şarkı kullanımının başta dinleme ve konuşma olmak üzere okuma, yazma, kelime ve dil bilgisi gibi temel dil becerilerini geliştirdiği ve şarkı etkinliklerinin ders kitaplarında sayıca arzu edilen miktarda kullanılmadığı sonucuna varılmıştır. Çalışmanın sonucunda Yabancı Dil Olarak Türkçe öğreten öğretmenlerin sınıf içinde kullanabilecekleri Türkçe şarkılar etkinlik önerisi olarak sunulmuştur.

Dil öğrenme yöntemleriDil öğretimiTürkçe+6
Enez Özkan Demirci
Hacettepe University · Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessEN

Portrayals of love and lovers in translations of popular songs: Turkish popular music's translation into / from English and Arabic

This thesis investigates portrayals of love and lovers in Turkish popular music's translation from/into English and Arabic. With the aim of finding answers to the questions of what are the similarities and/or differences between the source songs and target songs in terms of their portrayals of love and lovers, what translational strategies are used in song translations, and how can certain aspects regarding portrayals of love and lovers be categorized, the thesis presents a descriptive and comparative analysis of the selected source and target songs within a theoretical framework consisting of the concepts of skopos (Vermeer 1996), translation norms (Toury 1995) and domestication-foreignization (Venuti 2008). Analysis of the songs under investigation reveals that the similarities and/or differences between the source and target songs concerning the portrayals of love and lovers are resorted to in accordance with their translators' goals, i.e., skopoi. One possible skopos for all target songs analyzed in the present thesis might be argued to be the goal of making the final products successful and popular. Thus, it can be argued that the translators do not only translate lyrics but also import the success and popularity potential of the source songs. Yet, the results of the analysis also display that the semantical content of the source songs has not been always rendered as closely as possible in the target songs. Thus, it can be concluded that the changes in matricial or textual-linguistic norms might be done in order to conform to the aesthetic, ideological, or cultural expectancies of the target audiences, while the similarities to the source songs can be related to the intention of serving new types of genres or ideas and importing their features to the target audience. On the basis of the findings of the analysis of the songs, the thesis also suggests a categorization for analysis of portrayals in song translations which consists of six categories that are point of view, focus, tone, cultural changes, writing style, and aesthetics. The suggested categorization, however, does not imply dichotomies as a translator may choose to apply multiple strategies at different parts of the target song lyrics that may be described with all or some of the categories.

ArabicLoveLovers+7
İbrahim Mercan
İstanbul 29 MayIs University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Türk makam müziği'nde Taksim ve çalışma yöntemi olarak şarkı formunun kullanımı

Tez çalışmasında, Türk Makam Müziği icrasında irticali kompozisyon becerisi ve müzikal birikimi ortaya koyan taksim formu için alternatif bir çalışma yöntemi sunulmuştur. Taksim icrasını geliştirmek için uygulanan geleneksel yöntemlere ek olarak, icracılara yazılı bir referans kaynağı oluşturulmak istenmiştir. Türk Makam Müziği'nin sözlü repertuarında yer alan şarkı formu, biçimsel açıdan klasik taksim icra çalışması için uygun bir yapı oluşturmaktadır. Geçmiş dönem taksim ustalarının plak kayıtlarında da, XX. yüzyıl sonrası gerçekleştirilen taksim icralarına nazaran daha formal bir taksim yapısına rastlanmaktadır. Klasik taksimlerde ve gazel icralarında, şarkı formu ile benzerlik teşkil eden bir yapı bulunması bu görüşü destekler niteliktedir. Dolayısıyla, çalışma yönteminde referans olarak zemin, nakarat, meyan, nakarat bölümlerinden oluşan şarkı formu baz alınmış, şarkıların her bir bölümü varyasyonlandırılarak taksim çalışmaları yapılmıştır. Çalışmanın ilk bölümünde, doğaçlama ve taksim kavramlarına değinilmiş, çalışmanın amacı ve uygulama yöntemi ayrıntılı biçimde açıklanmıştır. İkinci bölümde, taksim formunun Türk Makam Müziği'ndeki icra yöntemlerinden bahsedilmiş, taksim icralarını nitelikli kılan unsurlar değerlendirilmiştir. Ardından, taksim türleri sınıflandırılarak uygulama alanları tarif edilmiştir. Türk Makam Müziği'ndeki doğaçlama anlayışını insan sesinin sınırsız genişliği ile tanıtan gazel formuna da bölüm içerisinde yer verilmiş, edebi ve müzikal açıdan ele alınarak incelenmiştir. Üçüncü bölümde şarkı formunun tarifi yapılmış, ardından şarkı formunun biçimsel yapısı ile benzerlik gösteren klasik taksim örneklerine yer verilmiştir. Şarkı formu ile benzerlik gösteren taksim ve gazel analizlerinin yapıldığı çalışmalar da bölümün içerisinde yer almaktadır. Dördüncü bölümde ise; Sultaniyegah, Acemaşiran, Hüseyni, Bayati, Karcığar, Hicaz, Şedaraban, Segah, Nihavend ve Hicazkar makamlarında bestelenmiş on adet şarkı ile oluşturulmuş klasik taksim çalışmalarına yer verilmiştir. Taksimler, şarkıların zemin, nakarat, meyan, nakarat bölümleri varyasyonlandırılarak oluşturulmuş, seçili eserlerin makamsal analizleri de yapılmıştır. Analizler ve taksim çalışmalarının sonucunda, icracılar tarafından rahat uygulanabilir, verimli bir çalışma yöntemi elde edilmiştir. Şarkıların küçük formlu bir yapıda olması ve küçük usüller ile bestelenmesi, eserlerde yer alan makamsal unsurların daha rahat analiz edilmesini sağlamıştır. Seçili eserlerin sade bir notasyon ile yazılması da, şarkılarda yer alan müzik cümlelerini kişisel müzik anlayışı ile yorumlayarak, kompozisyon becerisini geliştirmeye katkı sağlamıştır.

Klasik Türk müziğiMakamlarTaksim sanatı+2
Neva Günaydın
İstanbul Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Sözlü klasik Türk musikisinde eser analizinden hareketle solistik icra için öneriler

Sözlü Türk musikisi eserlerinin icralarında, üslup ve tavrın yerinde olduğu icraya ulaşmak için, kabul görmüş usta ses icracılarını örnek almanın yanında, eserlerin kimliğine yaklaşmanın, eseri tanımanın, eseri oluşturan tüm beste unsurlarını irdelemenin de iyi bir icra için fikir vereceği tartışılmaz bir gerçektir. Bunun yanında bugün, usta icracıların ses kayıtlarına ulaşılamayan birçok eser de arşivlerde mevcuttur. İcracı, bu eserlerin dinleyiciye ulaşmasında bir köprü rolündedir. Bu çalışmada eserleri tanımak için, bestecilerinin eseri bestelerken neyi düşünmüş olabilecekleri, çalışılmıştır. Kabul görmüş ses sanatçılarının da eseri yorumlarken, bestecisinin düşüncelerini analiz ederek icralarını gerçekleştirdikleri düşünülmüştür. Eserler seçilirken, iki ayrı dönemin ünlü şarkı bestekârları ve onların şarkı besteleri tercih edilmiştir. 19. yüzyıl için Hacı Ârif Bey'den ve 20. yüzyıl için de Selahattin Pınar'dan örnekler seçilmiştir. Dönemlerinin en ünlü isimlerinden olan bu bestekârların eserlerinden seçilen birer örnek, nim klasik dönem ile modern dönemde bestenin şiire göre gelişmelerinin gözlemlenmesiyle kıyaslanmıştır. Çalışmada Hacı Ârif Bey'in örnek eseri güfte, form, melodi ve ritim başlıklarında ayrı ayrı incelenip, bu konulardaki mukayeseyle en çok tercih edilebilecek icra şekline ulaşılmaya çalışılmıştır. Selahattin Pınar'ın örnek eserinde ise form, melodi ve ritmin güfteye yansıması incelenmiş, bunların sonucunda üslup ve tavrın gerektirdiği en uygun icraya ulaşılmaya çalışılmıştır. Eser analizi yapabilecek donanıma sahip icracıların, örnek alınan usta icracıların kayıtlarının dışında, bu çalışmadaki gibi bir analizle yeni yorumlara ulaşmaları amaçlanmıştır.

AnalizHacı Arif BeyKlasik Türk müziği+6
Dilay Hacıosmanoğlu
Haliç University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Proficiency in ArtOpen AccessTR

Türkiye'de okul öncesi eğitimi'nde en çok kullanılan çocuk şarkılarının notalarının, çocukların yaşlarına uygunluğunun değerlendirilmesi ve şarkıların Türk dili prozodi kurallarına göre incelenmesi

Okul öncesi dönemdeki çocukların gelişimsel süreçlerinin doğru ilerleyebilmesi gelecek nesillerin daha mutlu ve başarılı olmasını sağlayacaktır. Bu sebeple yapılan bilimsel çalışmalar çocukların gelişimsel süreçlerini kazanımlar halinde incelemiş ve bu süreçte müziğin tüm gelişimsel alanlara olan olumlu etkilerinin kanıtlanmasını desteklemiştir. Müziğin, eğitim-öğretimde sürekli olarak kullanılması ise çocuk şarkılarının niteliklerine önem verilmesinin gereğini ortaya koymuştur. Müzik, aynı zamanda iletişimi sağlayan ve konuşma dillerinden farkı olmayan ve çocuğun, kendini gerçekleştirmesine aracı olan, kültürün önemli bir basamağı ve vazgeçilmez parçasıdır. Kültürün unsurlarının, birbiriyle olan etkileşimi ve bu unsurların insanların ihtiyaçlarından ortaya çıkmış olması ise müziğin hayatımız açısından önemini açıklamaktadır. Anadil ve müzik dilinin, bir araya geldiklerinde eğitici ve öğretici olması, çocuğun tüm yaşantısını etkileyebilecek güce sahip olması ise önce çocukların gelişimsel sürecini ve daha sonra kültür kavramını anlamamızın gerekliliğini ortaya koymaktadır. Çocukların gelişimsel süreçte müzikten nasıl etkilendiğinin, müziğin hangi kazanımlar için kullanılabileceğinin bilinmesi, şarkı seçimlerinin doğru yapılabilmesi, okul öncesi eğitiminin daha verimli hale getirilmesi bakımından önem taşımaktadır. Müziğin, çocuk tarafında anlaşılmaya başlandığı dönemin bebeklik dönemi olması ve ilerleyen çocukluk yaşlarında kültür birikimin hızla oluşacağının bilinmesi, anadilin ve müziğin kullanılma şekline özen gösterilmesinin gereğini ortaya koymaktadır. Odak noktasının, çocuk şarkıları olması ise, Türk Dili ve müzik dilinin, aralarında ilişkilendirilmesi ve yapısal özelliklerinin doğru aktarılmasının önemini vurgulamaktadır. Prozodi kavramının derinliği ise hem anadilden hem müzik dilinden hem de şarkılarda yansıtılmaya çalışılan duygulardan ve düşüncelerden kaynaklanmaktadır. Kurallarının doğru anlaşılabilmesi ve çocuk şarkılarında bulunması gereken özelliklerle söz ve sözlerin karşılarına gelen notaların sürelerin birbiriyle uyumunun incelenmesi oldukça önemlidir. Ulaşılan bilgilerin, okul öncesi eğitiminde kullanılabilir hale gelmesi, yeni nesillerin Türk kültürüne uygun yetişmesi, diğer kültürle olan iletişiminde başarılı olması, Türk kültür mirasının korunması, diğer kültürlerle etkileşimi ve gelecek nesillere aktarımı bakımından önemlidir. Prozodi kurallarının uygulanması amacıyla seçilen şarkılar, Türkiye'de okul öncesi eğitiminde en çok kullanılan şarkılardandır. Sebebi ise yeni neslin, anadil ve müzikle ilgili durumunu öngörebilmektir. Değiştirilebilecek durumlar için yapıcı değerlendirmelerin ortaya konulması ise çocuk şarkılarının özellikleri, şarkılarda anadil ve müzik dili kullanım şekli konusunda farkındalık uyandıracaktır. Bu sebeple çocuk şarkılarının hem ses aralıklarının değerlendirilmesi hem de prozodilerinin incelenmesi, bahsi geçen konuların uygulama kısmı olarak, konuların örneklendirilerek tamamlanmasını sağlamıştır. Anahtar Kelimeler: Okul öncesi eğitimi, müzik, kültür, anadil, prozodi

Amaca uygun sınırlamaKültürMüzik eğitimi+6
Oya Aylin Büyükbayram
Haliç University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Fen bilimleri dersinde öğretim materyali olan şarkıların kullanılmasının öğrencilerin başarı, tutum ve kalıcılık üzerine etkisi

Bu araştırmanın amacı, 6. sınıf Fen Bilimleri dersi "Vücudumuzdaki Sistemler" ünitesi öğretiminde, materyal olan şarkıların kullanılmasının öğrencilerin ders başarısına, bilgilerin kalıcılığına ve derse olan tutumlarına etkisini incelemektir. Araştırmada yöntem olarak ön-test son-test kontrol gruplu yarı deneysel model kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini, Gaziantep ilinde yer alan MEB'e bağlı Karacaoğlan ortaokulunda 2018-2019 eğitim-öğretim yılında öğrenim gören 6. sınıf öğrencilerinden, deney (N=35) ve kontrol grubu (N=33) olarak belirlenmiş 68 kişi oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak; araştırmacı tarafından geliştirilen Vücudumuzdaki Sistemler Başarı Testi (VSBT) ve Geban vd., (1994) tarafından geliştirilen Fen Bilgisi Tutum Ölçeği kullanılmıştır. Ayrıca başarı testi 4 hafta sonra kalıcılık düzeyini belirlemek için Kalıcılık Testi olarak tekrar uygulanmıştır. Araştırma sürecinde "Vücudumuzdaki Sistemler" ünitesine ait konular deney grubunda Fen Bilimleri öğretim programında yer alan öğretime ek materyal olarak şarkıların kullanımıyla işlenirken, kontrol grubuna ise şarkı kullanılmadan geçerli müfredata uygun etkinlikler ile öğretim yapılmıştır. Elde edilen verilerin analizi SPSS 25 programında yapılmıştır. Başarı ve tutum ölçek puanlarının karşılaştırılmasında deney ve kontrol grupları için bağımsız örneklem t-testi ve deney ve kontrol grubunun kendi içindeki puanlarının karşılaştırılması için eşleştirilmiş t-testi yapılmıştır. Araştırmanın sonucunda; "Vücudumuzdaki Sistemler" ünitesine ait konuların öğretiminde materyal olarak kullanılan şarkıların öğrencilerin akademik başarısını arttırdığı ve konuya ait bilgilerin kalıcılığının istenilen düzeyde olmadığı görülmüştür. Ayrıca Fen Bilimleri dersine yönelik tutumlarının her iki grup için olumlu yönde artış olduğu görülmüştür.

Fen bilgisiFen bilgisi dersiFen bilgisi eğitimi+5
İlknur Aksu
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

III. Selim hayatı, edebi kişiliği, şarkıları ve 18. yüzyıl musikisine etkileri

Medeniyetlerin ortaya çıkmasında ve tarih sahnesinde yer almasındaki en büyük etken bilindiği üzere kültürdür. Varoluştan, günümüze kadar insanın içinde olduğu her şey kültürlenmenin bir parçası olmuştur. Anadolu'dan Avrupa'ya; Ortadoğu'dan Afrika'ya kadar büyük bir alanda hüküm süren Osmanlı İmparatorluğu farklı kültürlerin harmanlandığı toplumları bünyesinde bulundurmuştur. Farklı ırklardan, topraklardan bir kültür oluşturma gayesi güdülmüştür. Birlik, beraberlik içerisinde her millet kendi kültür ve geleneklerini olabildiğince yaşamaya özen göstermiştir. Osmanlı İmparatorluğu her ne kadar siyasi yapısı ile bilinse de şair padişahlarında olduğu bir yapıya da sahiptir. II. Murat ile başlayan şairlik geleneği Fatih Sultan Mehmet, Yavuz Sultan Selim, Kanunî Sultan Süleyman ve daha nice padişahta görülmüştür. Hem şiir yazan hem de şairlere gerekli desteği veren Osmanlı padişahları tarih içinde unutulmaz bir yere sahip olmuşlardır. Tez çalışmasına konu olan III. Selim Osmanlı padişahlarının yirmi sekizincisidir. Şairligi, mûsıkîşinaslıgı ve hâmîliği ile 18. Yüzyıla damga vurmuştur. Devlet işlerindeki başarısının yanında kültürel hayatın gelişmesine de ön ayak olmuştur. Özellikle dîvânında bulunan şarkıları ile tanınmıştır. Şarkı yazmanın yanında kendi yaptığı besteler de mûsıkî geleneginin gelişmesinde önemli bir yere sahiptir. Döneminde yetişen mûsıkîşinasları koruyan ve destekleyen III. Selim, 18. Yüzyıl Dîvân Edebiyatının parlak geçmesinde önemli bir paya sahiptir. Bu tez çalışmasında hâmîlik yaptığı mûsıkîşinaslar, şarkılarında içerik ve biçim incelenmesi ile 18. Yüzyıl mûsıkîsine etkileri geniş bir çerçevede ele alınacaktır.

18. yüzyılBiyografiEdebi eserler+6
Sefer Bor
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Gomidas Vartabed'in halk ezgileri repertuvarından 14. cilt 6.kitaptaki ezgilerin çekirdek analizi yöntemiyle makamsal özellikleri açısından incelenmesi

Halk şarkılarının derleme çalışmaları, on dokuzuncu yüzyılda Osmanlıda ve Avrupa'da yükselen Ulusalcılık ve Batılılaşma hareketiyle yakından ilgilidir. Besteci, şarkıcı, derlemeci, öğretmen, koro şefi ve din adamı Gomidas Vartabed, on dokuzuncu yüzyılın sonunda Anadolu'da halk ezgilerini derleyen ilk müzik araştırmacısıdır. Gomidas'ın müzik araştırmaları on dokuzuncu yüzyılda başlayan folklor hareketini ve müzik anlayışını yansıtması açısından önemlidir. Ermeni ulusal müziğinin kurucusu kabul edilen Gomidas'ın Ermeni müziğinin yanında Anadolu'da yaşayan farklı halkların kültürel mirasını ortaya çıkarmak için yaptığı çalışmaların büyük bir gayret sonucu ortaya konulduğu anlaşılmaktadır. Anadolu müzik tarihinde yapılmış bu en eski yazılı derleme çalışmasıyla Gomidas'ı etnomüzikoloji disiplini açısından bir öncü olarak görmek mümkündür. Bu çalışmada, Gomidas Vartabed'in Türkçe, Kürtçe, Ermenice Derlemelerin yer aldığı derleme kitabından seçilmiş parçalar, makamsal özellikleri açısından incelenmiştir. Çalışmanın ilk bölümünde Anadolu Ermenilerine dair tarihsel süreç, Hıristiyanlıkla tanışmaları, Ermeni dini müziği ve Kilise müziğinde Batılılaşma etkileri, müzik gelenekleri, Âşıklık geleneği ile ilişkisi hakkında bilgi verilmiştir. İkinci bölümde Gomidas'ın hayatı, besteci ve derlemeci yönlerine bakış, müzik eğitimi, derleme çalışmaları, Ermeni geleneksel müziği ve milliyetçilikle ilişkisi, folklor hareketindeki yeri üzerinde durulmuştur. Son bölümde Gomidas'ın 14. Cilt 6. Kitap olarak numaralandırılmış derleme çalışmasındaki eserler, "ezgi çekirdeği" temelli makam analizi ile incelenmiştir. Analiz edilecek eserler, ezgi hareketlerine uygun olarak tespit edilen makam ailesine uyumlu bir tercihle yeniden yazılmış, ezgi çekirdekleri ortaya konmuştur. Anahtar Sözcükler: Gomidas, Ezgi çekirdeği, analiz, makam, ritim

BestekarlarBestelerErmeni besteciler+6
Duygu Güvener
Hacettepe University
2022
00
DoctorateOpen AccessEN

Teaching and learning of English formulaic sequences through songs

This quasi-experimental study investigated the effects of song-based lessons to teach formulaic sequences (FS) aiming towards EFL young adult learners. This research employed an explanatory sequential mixed method design, thus data collection occurred in two phases. The first phase was quantitative data collection in which over a period of 8 weeks, 3 types of intervention classes were given in a pre-test, post-test and delayed post-test design. The research participants were 60 students taking English preparatory classes. The participants, with A1 level of proficiency, were randomly divided into three groups; (a) song group with explicit instruction, (b) song group with implicit instruction, and (c) control group. The experimental groups were introduced to the target FS by listening to 8 songs from different genres. The control group learned the FS through the song texts (lyrics) only. In the second phase, qualitative data collection was completed through semi-constructed interviews. The participants' learning and retention of the FS were determined and compared by conducting Kruskal Wallis H, Mann Whitney U, Friedman and Wilcoxon signed rank tests. The results indicated that the addition of explicit instruction with the songs was found to be more effective while the songs did not significantly affect the participants' retention of the FS. Additionally, no statistically significant difference was found among the songs from different genres. The qualitative data also supported that song-based lessons with music videos and direct activities were effective in learning FS. Based on the findings, pedagogical implications regarding songs and formulaic sequences in ELT were provided.

Language educationLanguage teachingMolds+7
Emine Güzel
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Mübadele sonrası Yunanistan'da iki dilli küçük Asya şarkıları

Türkiye ve Yunanistan'da geleneksel kabul edilen ve bugün her iki sınır ülkede popüler olan çok sayıda iki dilli ortak şarkı vardır. Yunanistan'ın şehirlerinde, geleneksel panayırlarında, festivallerinde duyulabilecek çok sayıda ortak ezgi, Türkiye'de Türkçe, Yunanistan'da Yunanca veya Türkçe sözleriyle bilinmektedir. Bu şarkıların ilk olarak Mübadele'den önce ve sonra (30 Ocak 1923) çok sayıda Rum müzisyen tarafından plaklara kaydedildiği ve Yunanistan'da oldukça popüler olduğu gözlemlenmektedir. 1980'li yıllarda özellikle genç jenerasyon müzisyenlerin öncülük ettiği geleneksel müzik uyanışı da denilebilecek yeni bir akımla birlikte, Anadolu şarkı repertuvarına bir ilginin başladığı, 2000'li yıllardan itibaren çok sayıda Türk-Yunan müzisyenin, Türkiye ve Yunanistan'daki mübadil dernekleri aracılığıyla kurulan mübadil korolarının, Mübadele'yi anma günlerinde, barış ve dostluk temalı konserlerinde iki dilli ortak şarkıları birlikte söylemeye başladıkları gözlemlenmiştir. Bu çalışmayı başlatan bulgu, Yunan toplumunda Anadolu şarkılarına olan bu ilginin Türk toplumuna göre daha muhafazakar, nostaljik ve hassas yaklaşımlar taşımasıdır. Araştırmalar sırasında geleneksel Anadolu şarkılarının Yunan müziği tarihinde de önemli bir yere sahip olduğu farkedilmiş, Türkçe ve Yunanca sözlü bu Anadolu ezgilerinin, bugün Türkiye'de eğlence sektöründe, albümlerde duyulan bir halk müziği tanımlamasından çok daha farklı, sembolik ve nostaljik bir anlam taşıdığı, özellikle müzisyenlerin geleneksel Anadolu şarkılarını kültürel bir ifade aracı olarak kullandıkları gözlemlenmiştir. Bu durum, Mübadele'nin Yunan toplumuna yansıyan kültürel boyutunun yanı sıra Yunanistan tarihinde önemli bir yeri olan Anadolu müziğine karşı devletin geliştirdiği ideolojik yaklaşımın bir sonucu olarak görülebilir. Bir milyonun üzerinde Rum mübadilin Anadolu'yla dinsel ve kültürel bir bağa sahip olması, vatan saydıkları toprağın şarkılarıyla duygusal bir bağ kurulmasına, şarkılara sembolik bir anlam yüklenmesine neden olmuş olabilir. Bugün, Yunanistan'da anonim Anadolu türküleri niçin popülerdir? Kimi zaman Türkçe sözleriyle duyulabilecek Anadolu türkülerinin bu popülerliği, toplumun şarkılara olan hassas ve muhafazakar yaklaşımı, Mübadele'nin kültürel bir sonucu mudur? Türkçe-Yunanca sözlü anonim şarkılar ve toplumun kültürel kimliği arasındaki ilişkiyi inceleyen bu çalışma, Türkiye'de bilinen Anadolu türkülerinin hikayesine, zaman, mekan ve değişen koşullar dikkate alınarak yabancı olduğumuz Yunanistan tarihinin içerisinden bakmakta, Mübadele'nin ardından Yunanistan'da yaşanan tarihi değişim ve dönüşümlerin bugüne etkisini, toplumsal anlamda kültürel bir aidiyetin göstergesi olan geleneksel Anadolu şarkıları üzerinden anlamlandırabilmeyi, araştırmada elde edilen sonuçları objektif bir anlatımla sunabilmeyi amaçlamaktadır.

Anonim eserlerKültürel kimlikKüçük Asya+7
Eylül Doğan
İstanbul Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Millî kültür taşıyıcılığında usta malı çalıp söyleme geleneği temsilcisi olarak Âşık Veysel

Türkiye'de ulus devletin kuruluşu yalnızca siyasi ve ekonomik reformları beraberinde getirmedi. Henüz emekleme aşamasındaki Cumhuriyet'i şekillendiren kadrolar, kültürden sanata kadar pek çok alanda bir reform hareketi başlatarak, ülkenin batıya dönük yüzünü temsil edebilen ve muasır medeniyetler seviyesine ulaşmış bir toplum ideali içerisinde birtakım çalışmalara imza attılar. Özellikle tek partili dönemde ülkenin kültür-sanat yaşantısına yön verme ve ona katkıda bulunma arayışı içerisinde olan kadrolar maarif ve folklor alanlarında yaptıkları çalışmalarla ön plana çıktılar. Ortak dil, tarih ve köken anlatısı yaratılırken, bu anlatının otantik dayanakları olarak görülen folklor malzemelerinin tespiti büyük önem kazandı. Erken Cumhuriyet Dönemi ideolojisinin sembolik isimlerinden biri olan Âşık Veysel'in tanınması ve 20. yüzyıl Anadolu âşık musikisi içerisindeki popüler bir figür haline gelmesi de bu dönemde yapılan çalışmalar vesilesiyle oldu. 1925 yılında tekke ve zaviyelerin kapatılmasını zorunlu kılan kanunla kültürel kimliği dönemin ideolojisi tarafından reddedilen Veysel'in, hayatı boyunca milliyetçi-halkçı çevrelerin yakınında bulunması ve onların desteğini görmesi, görünüşte ideolojik nedenleri bulunan, pratikte ise ekonomik ve sanatsal nedenleri daha ağır basan bir diyalektiğin sonucuydu. Bu çalışma, Erken Cumhuriyet Dönemi kadrolarının yeni kurulan devletin ulusal kimliğini inşa etmek ve toplum tabakaları arasındaki kaynaşmayı sağlamak üzere gerçekleştirdiği çalışmalardan yola çıkarak, Âşık Veysel'in popüler kültüre adaptasyon sürecinde milliyetçi-halkçı ideolojinin kadrolarıyla ilişki içerisinde olduğu döneme yönelik bir kronoloji ortaya koyuyor ve bu ilişkiyi doğuran etkenleri vakıalar üzerinden tespit etmeye odaklanıyor. 1931 yılında Ahmet Kutsi Tecer'in teşebbüsleriyle Sivas'ta kurulan Halk Şairleri Koruma Derneği, yeni kurulan ulus devletin reform hareketleriyle paralel amaçlar taşıyordu. Tek parti döneminin milliyetçi-halkçı ideolojisi uyarınca, millî kültürün inşâ edilmesi sürecinde folklor ürünlerinden faydalanmak ve bunları sahada derlemek üzere birtakım çalışmalar başlamıştı ve Halk Şairleri Koruma Derneği de bu amaçlara doğrudan hizmet eden bir çerçevede kurulmuştu. Dernek öncelikli olarak halk sanatkârlarına karşı ilgi ve sempati uyandırmak, onları tanımak ve tanıtmak, onların eserlerini tespit etmek ve yayımlamak gibi amaçlar taşıyordu. Ayrıca, toplum katmanları arasındaki sınıf farkını ortadan kaldırmak, münevver zümre ile halk arasında eğitim birliği sağlayacak bir köprü inşâ etmek üzere halk eğitimi alanında faaliyet göstermeyi hedefliyordu. Bunu yaparken de, halkın dili, ezgileri, ananeleri ile münevver kesimin medenî bilgilerini birbirine kaynaştırmak gibi bir ideal ortaya koyuyordu. Bu amaçlarla 1931 yılında "Halk Şairleri Bayramı" adı altında bir etkinlik düzenlendi. Sivas çevresinden ve diğer bölgelerden çok sayıda âşık davet edildi. Bayrama katılan halk sanatkârları arasında Âşık Veysel de yer alıyordu. Usta malı eserlerden meydana gelen bir repertuvarla bayrama katılan Veysel, burada dikkatleri üzerine çekmiş ve derneğin kurucusu ve genel başkanı olan Ahmet Kutsi Tecer'in övgüsüne mazhar olmuştu. Âşık Veysel, Halk Şairleri Bayramı'yla elde ettiği özgüven neticesinde kendi şiirlerini söylemeye başladı. Artık repertuvarında usta malı eserlerin yanı sıra kendi eserleri de yer alıyordu. Daha önce Şarkışla çevresindeki köylerde düzenlenen düğün ve eğlencelere götürülen, sazı ve sesiyle beğeni kazanan Veysel, aynı yıl kendi muhitinin dışına çıktı ve Adana'nın köylerini dolaşarak sanatını icra etti. Cumhuriyet'in 10. Kuruluş yıldönümüne denk gelen 1933 senesi, Âşık Veysel'in hayatındaki kırılma noktalarından biri oldu. Kuruluş yıldönümü anısına yazdığı destân çok beğenildi. Destânı Atatürk'ün huzurunda okumak üzere Ankara yollarına düşen Veysel amacına ulaşamadıysa da, dönemin iktidarına yakınlığıyla bilinen Hakimiyeti Milliye gazetesinde destânı yayımlatmayı başardı. Ankara seyahati Veysel'in tanınması açısından büyük önem taşıyordu. Burada Halkevi kadrolarıyla da irtibat kurmuş, Ankara Halkevi'nde usta malı eserlerden oluşan bir repertuvarla sanatını sergilemişti. Ertesi yıl İstanbul, İzmir, Denizli, Bursa ve Konya'daki halkevlerinde, 1936 yılının Ocak ayında da Mersin Halkevi'nde sanatını sergileme imkânı buldu. İzmir seyahatinde tanıştığı bir muhabirin yazdığı mektupla dönemin İstanbul Radyosu müdürü Mesut Cemil Bey'le tanışma imkânı elde etti. 1936 yılında gerçekleşen bu olay neticesinde Veysel radyo mikrofonlarından sesini geniş kitlelere duyurma olanağı yakaladı. Aynı yıl, Yusuf Ziya Demirci'nin idaresindeki İstanbul Konservatuvarı, İstanbul'a davet ettiği halk sanatkârlarından derlemeler yapmaya başlamış, aynı zamanda da Columbia firması ile anlaşarak, bazı sanatkârlarının sesini plağa kaydetme işine girişmişti. Bu çalışmalarda da yer alan Âşık Veysel, İstanbul Konservatuarı arşivi için ilk olarak anonim ve usta malı eserlerden oluşan altı ezgi seslendirdi. Aynı firma tarafından piyasaya da sunulan plakları ertesi yıl yenileri izledi ve Veysel'in sesini geniş kitlelere duyurmasına imkân sağladı. İlerleyen yıllarda Âşık Veysel'in Ankara ve İstanbul'daki radyolarda konuk olduğu, plak sayısını artırdığı görülüyor. Ayrıca, ülkenin birçok şehir ve kasabasındaki Halkevlerinde konserler verdiği, Köy Enstitüleri'nde usta öğretici olarak görev aldığı görülüyor. Gerek anonim ve usta malı eserleri ve gerekse kendi şiirlerini inşâd ettiği ezgileriyle Anadolu'nun pek çok vilâyetini dolaşmış, bir halk sanatkârı olarak 20. yüzyıldaki âşık musikisinin zirve isimlerinden bili olduğu görülüyor. Bütün bu süreçte Âşık Veysel'in yanı başında duran, onu teşvik eden, destekleyen ve halk kitleleriyle buluşmasına aracılık eden, aynı zamanda da kurumsal ya da bireysel imkânlarla ekonomik olarak Veysel'in ayakta durmasına aracılık eden bir takım isimlerin varlığı dikkat çekiyor. Bu isimlerin başında da, Veysel'in 1931'de Halk Şairleri Bayramı münasebetiyle irtibat kurduğu Ahmet Kutsi Tecer geliyor. Tecer'in Veysel'e sağladığı olanaklar yalnızca sanatsal ve ekonomik teşvikten ibaret değil. Tecer'in milletvekilliği ve Halkevleri içerisinde aktif olduğu dönem, Âşık Veysel'in tek parti döneminin kültür ve sanat alanındaki faaliyetlerini belirleyen, düzenleyen, yön veren kimselerle tanıştığı, irtibata geçtiği yıllara denk geliyor. Kısacası, milliyetçi-halkçı ideologlarla irtibatta olduğu yıllar Âşık Veysel'in şöhretli bir âşık olarak ülke genelinde boy gösterdiği dönemi kapsıyor. Âşık Veysel'in şöhrete kavuştuğu yıllar, halk kültürü ürünlerinin sahada tespit edilmek üzere kapsamlı ve resmî çalışmaların yapıldığı dönemde oldu. Daha önce de değinildiği gibi, İstanbul Konservatuarı halk sanatkârlarının eserlerini tespit etmek için çalışma yapıyor; Columbia firması aracılığıyla doldurduğu plaklarla Türkiye'de ilk defa profesyonel ortamda kaydedilmiş, sesli bir arşiv meydana getirilmesinin kapılarını aralıyordu. Aynı yıllarda, Ankara Devlet Konservatuarı da halk ezgilerini sahada tespit etmek üzere çalışmalara başlamıştı. İlk olarak 1937 yılında Sivas'tan başlayarak Anadolu'nun muhtelif vilâyetlerine ekipler gönderildi ve bu çalışmalar yaklaşık 16 yıl boyunca devam etti. Bütün bu çalışmalarda, Âşık Veysel'in yanı sıra Sivas çevresinden farklı âşıklar da yer aldı. Ayrıca Anadolu'nun farklı vilâyetlerindeki onlarca âşıktan, yüzlerce âşık tarzı eser kayıtlara geçirildi. Uzun süreli resmî derleme çalışmalarının üzerinden 60 yılı aşkın bir zaman geçmesine rağmen, Anadolu âşık sanatı içerisinde Âşık Veysel'in ulaştığı şöhrete ulaşan halk sanatkârının nâdir görüldü. Üstelik, gelenek içerisinde edebî yaratım ve icra kapasitesi bakımından Veysel'e emsal gösterilebilecek başka halk sanatkârları da vardı ve çoğu kendi muhitlerinin dışında faaliyet gösteremedi. Veysel'in şöhreti ise, büyük ölçüde tek partili dönemin iktidar çevrelerine yakın kadrolarla ilişkilerine bağlandı. Özellikle vurgulamak gerekiyor ki, tek partili dönemdeki reform hareketlerinin bir sonucu olarak, halk kültürü ürünlerinin tespit edilmesi düşüncesi, halk sanatkârlarına verilen önemin artmasına neden oldu. Özellikle, âşık sanatının temsilcileri büyük ilgi gördü. Âşık Veysel'e gösterilen ilgi ve desteğin emsallerine yazılı ve işitsel arşiv kayıtlarında rastlanıyor ki, bu da halk sanatkârlarına verilen desteğin Âşık Veysel'le sınırlı olmadığını kanıtlıyor. Bununla birlikte, Âşık Veysel'in ülke kültür sanat çevrelerinde bıraktığı izlenim de, büyük ölçüde onun gelenek temsilciliği ve edebî kabiliyetinden ileri geliyordu. Ahmet Kutsi Tecer başta olmak üzere, halk şairleri hakkındaki çalışmalarda görev alan bazı isimler ve dönemin edebiyat çevreleri, 20. yüzyıl âşık musikisinin önemli figürlerinden biri olan Âşık Veysel'i Karacaoğlan'ın, Dadaloğlu'nun, Köroğlu'nun, Yunus Emre'nin takipçisi olarak görüyorlardı. Özellikle üslubu, yalın dili, şiirlerindeki duygu yoğunluğu ile işlediği konular dönemin pek çok ismi tarafından övgüye layık bulunuyordu. Kısacası, Veysel geleneksel âşık şiiri içerisinde geçmişteki usta isimlerin üslubunu 20. yüzyıla taşıyan bir köprü olarak görülüyordu. Bektaşî itikadına sahip olmasına karşın sanatındaki seküler söylemle de Erken Cumhuriyet Dönemi kadrolarının arkasında durabildikleri ve hatta halk sanatını tanıtmak üzere sık sık istifade ettikleri bir figür haline geldi. Âşık Veysel'in gelenek içerisindeki pozisyonu yalnızca dil ve üslup açısından değil, âşık musikisi içerisindeki gelenek temsilciliği bakımından da değerlendirilmek durumunda… Zira geleneğin köklü temsilcilerinin takipçisi olarak gösterilen âşığın, yalnızca edebî açıdan değil, müzikal açıdan da belirli kıstasları takip etmesi gerekiyor ki, bu da aslında âşık sanatının dinleyiciye aktarılan kısmında bireysel yetkinliğin beğeniyle sonuçlanmasını gerekli kılıyor. Âşık sanatı, büyük ölçüde söz ve müzik ilişkisinin belirli kurallar dahilinde ortaya çıkışıyla gerçekleşiyor ve gelenek, temsiliyet açısından kendi içerisinde yapılanmış bazı kıstasları âşıklara zorunlu hale getiriyor. Ancak, bu kuralların belirli coğrafî alanlarda ve o alanların sosyolojik yapılarına ilişkin istisnaları da var. Sözgelimi, Kuzeydoğu Anadolu âşıklarının eğitim-aktarım sistemleri içerisinde irticalen söz söylemek, muamma asmak gibi unsurlar varken, Alevî-Bektaşî itikadına sahip âşıklar arasında bunlar görülmüyor. Ayrıca, Alevî-Bektaşî âşıklarının inanç ritüelleri içerisindeki birtakım repertuvar elemanlarına vâkıf oldukları görülürken, diğerlerinde böyle bir repertuvarın varlığı bilinen gerçekler arasında değildir. Âşık Veysel'in gelenek temsilciliği, günümüze intikal eden ses kayıtları üzerinden değerlendirildiğinde üç farklı kimlikte eser tipine tesadüf ediliyor. Bunlardan ilki, Emlek çevresi ile kimi zaman Kayseri, Niğde, Nevşehir, Kırşehir gibi yakın alanlarda da örnekleri görülen anonim halk edebiyatına dayalı anonim halk musikisi ürünlerinden oluşuyor. İkinci eser tipi ise, âşık edebiyatı temellerine dayalı usta malı güftelerin anonim ya da usta malı ezgilere inşâd edilmesiyle meydana gelen ve gelenek içerisinde usta malı adıyla anılan eserlerden meydana geliyor. Son olarak, âşığın usta malı ya da kendi üretimi ezgilere kendi şiirlerini inşâd ettiği eser tiplerine tesadüf ediliyor ki, bunlar büyük ölçüde geleneğin eğitim-aktarım yöntemiyle Âşık Veysel'in yaratıcılığının bileşkesinden meydana geliyor. Kısacası, Veysel'in, yetiştiği yöredeki kültürel bellek aracılığıyla yeni eser üretim yollarının tanımlanabildiği repertuvar elemanları bu ezgilerden oluşuyor. Bütün bu ezgi tipleri, Âşık Veysel'in ses kayıtlarından takip edilmekle birlikte, bunlar Erken Cumhuriyet Dönemi kadrolarının ona yakıştırdığı geleneksel âşık tipi kimliğine dair verileri de büyük ölçüde gözler önüne seriyor. Âşık sanatının kültürel kodlarını ihtiva eden üretim mekanizması, Âşık Veysel'in seslendirdiği eserler üzerinden bu çalışmada tanımlanmaya çalışılıyor.

Aşık VeyselAşık musikisiAşıklar(Aşıklık geleneği)+6
Eray Cömert
İstanbul Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Müziğin çokkültürlü kodları; Mardin

Dinin sosyal yapılar arasında birleştirici bir yapısı olduğu gibi dil de, müzik kültürleri arasında ortak paydalar oluşturabileceğiniz en belirgin üretim aracıdır. Tüm bu veriler ışığında, sorulabilecek soru farklı dil, inanç ve etnik gurupların yer aldığı ıspat edilebilen Mardin'de, üretilmiş müzikal örnekler üzerinden bölgenin çok kültürlü yapısı okunabilir mi? Bu soruya cevap bulmak amacıyla şekillenen çalışma içinde, çokkültürlü kuramalardan faydalanılarak, etnografik alan ve yöntemlerin kullanıldığı sahada örneklere ulaşılmıştır. Sözlü tarih çalışmaları, gözlem, görüşme gibi nitel veri toplama teknikleri ile verilere ulaşılmıştır. Ulaşılan örneklerin analiz aşamasında müzial örnekler karakterize edilmiştir. Bu aşamanın sonunda ayrıştırmış olduğumuz bir müzikal örneğin içinde saklı kodlar, saf olmayan kültürün katmanlarını nispeten belirlememizde ayraç olacaktır.

MardinMüzikMüzik eserleri+5
Mahir Mak
İstanbul Technical University
2017
00
Master'sOpen AccessEN

Teaching vocabulary through songs

ÖZET Şarkılar ve okuma parçalarıyla kelime öğretimini karşılaştıran bu çalışma beş bölümden oluşmaktadır. Çalışma, yabancı dil düzeyleri aynı olan iki grup ile gerçekleştirilmiştir. Birinci bölümde şarkıların dil öğretimindeki yeri kısaca özetlenmiştir. Aynı bölümde sorun, çalışmanın amacı, araştırmanın ölçütleri ve araştırmanın genişliği ve sınırlamaları da yer almaktadır. İkinci bölümde çalışmanın konusuyla ilgili daha önceden yazılmış eserlerin taraması yapılmıştır. Aynı bölümde kelime öğretiminde sınav tekniklerine de kısaca değinilmiştir. Üçüncü bölümde araştırmanın düzenlenmesi, deneklerin seçimi, çalışmayla ilgili verilerin derlenmesi ve bu verilerin analizi konuları yer almaktadır. Gruplara uygulanan testlerden edinilen veriler dördüncü bölümde istatiksel açıdan incelenmiştir. Besince ve son bölümde sonuçların değerlendirilmesi gerçekleştirilmiş ve daha ilerideki çalışmalara temel sağlayacak öneriler getirilmiştir. iv

Foreign language teachingSongs
Füsun Moğol
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1990
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'deki ilköğretim okullarında müzik eğitiminde kullanılan okul şarkılarının, eğitim müziği besteleme teknikleri bakımından incelenmesi

Bu araştırmada 2008?2009 eğitim-öğretim yılında, Türkiye'deki ilköğretim okullarında müzik dersinde kullanılan kitaplarda yer alan 210 adet okul şarkısı, eğitim müziği besteleme teknikleri olarak adlandırılan yöntemlere göre incelenmiş ve yapısal özellikleri tespit edilmiştir. Bu kapsamda okul şarkılarının türleri, konuları, ses sınırları, ölçü yapıları, karar sesleri, tonal-makamsal yapıları, formsal yapıları, tekseslilik-çokseslilik durumları ve prozodi yapıları ele alınmış ve bu özelliklere göre sınıflandırma yapılmıştır. Sayılan özelliklerin çocuk gelişimi ile alakalı olanlarının gelişim özelliklerine uygunluğu saptanmaya çalışılmıştır. Bu şekilde okul şarkılarının eğitimde kullanılabilirliği ve amaçlara uygunluğu değerlendirilmiştir.

BestelerMüzikMüzik eğitimi+4
Şükrü Göktuğ Kalaycıoğlu
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
20
Master'sOpen AccessTR

İlkokul 4. sınıf Türkçe dersinde kök değerlerin eğitiminde Barış Manço şarkılarının kullanımı

Amaç: Araştırmanın amacı Barış Manço şarkılarının kullanıldığı müziksel öğretim yöntemi ile yürütülen ilkokul 4. sınıf Türkçe dersinde, kök değerler eğitiminin nasıl gerçekleştiğini ortaya koymaktır. Yöntem: Araştırma nitel araştırma yöntemiyle yapılmıştır. Araştırma 2021-2022 eğitim-öğretim yılında ilkokul 4. sınıf öğrencileri ile yürütülmüştür. Araştırma deseni olarak temel nitel araştırma deseni kullanılmıştır. Araştırma verileri gözlem, görüşme, öğrenci ürünleri, öğrenci ve araştırmacı günlükleri ile elde edilmiştir. Veriler betimsel analiz yöntemi ile analiz edilip, yorumlanmıştır. Bulgular: Araştırmada kök değerlerin eğitiminde Barış Manço şarkıları ile yürütülen Türkçe dersinde öğrenciler değerleri özümsemiş, değerlere günlük yaşantılarından örnekler vererek değeri işe koşmuşlardır. Veliler de çocuklarında, yapılan değerler eğitimi etkinliklerinden sonra ev, okul ve sosyal yaşantılarında olumlu değişiklikler meydana geldiğini, değerleri günlük yaşantılarında davranışa dönüştürerek uyguladıklarını belirtmişlerdir. Sonuç ve Öneriler: Araştırma sonuçlarına göre Barış Manço şarkıları bağlamında Türkçe dersinde etkinlikler tasarlanmış ve öğrenciler bu etkinlikler sonunda 2018 Türkçe dersi öğretim programında yer alan kök değerleri günlük yaşantılarında davranışa dönüştürerek örnekler verdikleri ortaya çıkmıştır. Araştırmada öğrenciler değerleri Barış Manço şarkıları ile fark etmişler, günlük yaşantılarında davranışa dönüştürerek uygulamışlardır. Araştırma sürecinin sonunda, velilerden alınan görüşler doğrultusunda çocukların davranışlarında değerler bağlamında olumlu değişiklikler gözlemledikleri sonucuna ulaşılmıştır. Çocukların daha saygılı, anlayışlı ve yardımsever bir birey oldukları ifade edilmiştir. Ayrıca okula gelme isteklerinin arttığı, okulun daha eğlenceli bir yer olduğu belirtilmiştir. Araştırma nitel yöntemle yapılmış olup bu alanda nicel çalışmalara da yer verilerek Barış Manço şarkılarının değer öğretiminde etkili olup olmadığını ortaya koyan çalışmalar yapılabilir. Anahtar kelimeler: Barış Manço, Müziksel Öğretim Yöntemi, Değerler Eğitimi, Değer, Türkçe Dersi Öğretim Programı

DeğerlerDeğerler eğitimiManço, Barış+6
Servet Kömcü
Eskişehir Osmangazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

İlköğretim öğrencilerine değerlerin okul şarkıları yoluyla kazandırılması

Bu araştırmanın amacı, "Paylaşım, hoşgörü, sorumluluk" değerlerinin ilköğretim 5. sınıf öğrencilerine kazandırılmasında ve öğrencilerin farkındalık düzeylerini artırmada okul şarkılarının etkili bir araç olup olmadığını belirlemektir. Çalışmada nicel ve nitel yöntemlerin bir arada bulunduğu karma yöntem kullanılmıştır. Araştırmanın nicel kısmının desenini, yarı deneysel modellerden olan öntest sontest eşleştirilmiş kontrol gruplu desen oluşturmaktadır. Nitel kısımda ise nitel araştırma desenlerinden durum çalışması kullanılmıştır.Araştırma 2011-2012 eğitim-öğretim yılında Malatya ili merkez ilçe sınırları içerisinde, ikinci eğitim bölgesinde yer alan ve alt sosyo-ekonomik düzeye sahip bir devlet ilköğretim okulunda gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın deney ve kontrol grupları, özellikleri açısından birbirine denk iki sınıfta öğrenim gören 20?şer öğrenciden oluşmuştur. Veri toplamak amacıyla kişisel bilgi formu, Müzik Dersi Değerler Ölçeği, açık uçlu soru formu ve uzman görüşü formu kullanılmıştır. Deney grubuna, araştırmacı tarafından hazırlanan değerlerin kazanımına yönelik program haftada 2 saat olmak üzere toplam 10 hafta süresince uygulanırken; kontrol grubunda ise dersler MEB tarafından öngörülen müzik dersi öğretim programına uygun olarak işlenmiştir. Bu uygulama sonucunda verilen eğitimin etkisini belirlemek amacıyla deney ve kontrol grubunda yer alan öğrencilerin değerler ölçeğinden aldıkları puanlar ve açık uçlu soru formuna verdikleri yanıtlar karşılaştırılmıştır.Araştırma sonucunda; nicel verilerden elde edilen sonuçlara göre; paylaşım, hoşgörü, sorumluluk değerlerini içeren okul şarkıları ile yapılan müzik eğitiminin, çocukların bu değerleri kazanmasına yardımcı olduğu ve değerlere ilişkin farkındalık düzeylerinin artmasında etkili olduğu görülmüştür. Nitel verilerden elde edilen sonuçlara bakıldığında ise; uygulamanın yapıldığı deney grubu öğrencilerinin, uygulama yapılmayan kontrol grubu öğrencilerine oranla, "paylaşımın tanımına, nelerin paylaşılabileceğine ve paylaşılamayacağına, paylaşımcı insanların özelliklerine; hoşgörünün tanımına, nelerin hoş görülebileceğine ve hoş görülemeyeceğine, hoşgörülü insanların özelliklerine; sorumluluğun tanımına, sahip oldukları sorumluluklara, sorumlu oldukları kişilere, sorumluluk sahibi insanların özelliklerine" ilişkin görüşlerinde kontrol grubu öğrencilerine oranla daha tutarlı ve zengin ifadeler kullandıkları görülmüştür. Sonuç olarak hem nitel ve nicel bulguların birbiriyle tutarlı olduğu ve çocuk şarkılarının değerler eğitiminde kullanılmasının etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. ANAHTAR KELİMELER: Değerler eğitimi, Müzik Eğitimi, Okul Şarkıları, Paylaşım, Hoşgörü, Sorumluluk.

DeğerlerDeğerler eğitimiEğitim+7
Betül Karagöz
İnönü University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Şarkı mecmuası (Çorum Hasanpaşa KTP. 19 HK 2253) adlı eserin transkripsiyonu ve incelenmesi

"Mecmua" kelimesi Arapça kökenli bir kelime olup "toplanmış, biriktirilmiş, tanzîm edilmiş şeylerin hepsi" anlamına gelmektedir. Mecmualar edebiyat tarihimize kaynaklık etmesi bakımından son derece önemlidir. Nazire mecmuaları, antoloji niteliğinde mecmualar, çeşitli risalelerin bir araya getirilmesiyle oluşan mecmualar gibi çeşitli şekillerde sınıflandırılabilir. Şekil ve içerik özelliklerini incelediğimiz Şarkı Mecmuası'nın yer aldığı Mecmuatü'r-resâil, farklı konulardaki risalelerin bir araya getirilmesiyle oluşturulmuş bir mecmuadır. Mecmuatü'r-resâil'de 4 farklı risale yer almıştır ve bu çalışmada 19 Hk 2253 numarada kayıtlı (Çorum Hasanpaşa Ktp.) bu eserin 33a-75b arasındaki Şarkı Mecmuası'nın transkripsiyonu ve incelemesi yapılmıştır. Şarkı Mecmuası'nda 80 şaire ait 160 adet şiir tespit edilmiştir. Ağırlıklı olarak 16. yüzyıl şairlerinden şiirlerin yer aldığı bu Mecmua'da, 109 gazel, 17 ilâhi, 14 kıt'a, 12 matla, 4 rubâi, 2 müfret, 1 terkib-i bent ve 1 kıt'a-ı kebîre yer almaktadır. Ayrıca bu gazel ve ilâhilerden 25 tanesi Uşşâk, Nevâ, Nevrûz-ı Acem, Acem, Rast, Hüseynî, Hisâr, Sünbüle, Sabâ, Gülizâr, Muhalif Irâk, Muhayyer, Bayâtî ve Rehâvî makâmlarında bestelenmiştir. İstinsah tarihi ve müstensih hakkında bilgi sahibi olamadığımız Şarkı Mecmuası'nda, öncelikle Mecmua'nın şekil ve içerik özellikleri hakkında incelemeler yapıldı. Mecmua'da yer alan şairler ve makâmlarla ilgili yapılan çalışmalar tablo şeklinde ortaya konuldu. Sonrasında ise metnin transkripsiyonuna yer verildi. Bu çalışmalar neticesinde, gün yüzüne çıkarılan bu Mecmua'nın dönemin şiir zevki, şairlerin eğilimleri ve birbirlerine olan bakış açıları hakkında fikir vereceği düşünülmektedir. Ayrıca bestelenen şiirlerde kullanılan makâmlar, devrin müzik anlayışına ışık tutacaktır. Anahtar Kavramlar: Şarkı Mecmuası, makâm, mecmua, Klasik Türk şiiri.

DergilerGazellerMecmuatü'r-Resail+4
Zehra Mine Baran Gündoğdu
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

7. sınıf öğrencilerinin şarkıların konuşma becerisini geliştirmedeki rolüne ilişkin görüşleri -Bir olgubilim çalışması-

Bu araştırmanın amacı; yedinci sınıf öğrencilerinin, şarkıların konuşma becerisini geliştirmedeki rolüne ilişkin görüşlerini incelemektir. Araştırmada, nitel araştırma desenlerinden olgubilim (fenomenoloji) deseni kullanılmıştır. Katılımcılar, amaçlı örnekleme yöntemlerinden maksimum çeşitlilik örnekleme yöntemi kullanılarak belirlenmiştir. Araştırmada örneklem olarak İzmir ilinin Ödemiş ilçesinin her kesimini temsil etmesi amacıyla farklı büyüklüklerde, farklı sosyoekonomik düzeyde ve farklı olanaklara sahip yedi okul seçilmiştir. Araştırmanın katılımcıları, bu okullarda öğrenim gören toplam 26 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırma verileri, araştırmacı tarafından geliştirilen kişisel bilgi formu ve yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla toplanmıştır. Verilerin çözümlenmesinde betimsel analiz yöntemi kullanılmıştır. Analizde öncelikle ses kayıtlarının yazıya dökümü yapılmış ve daha sonra bu kayıtlar çözümlenmiştir. Yapılan görüşmelerin sonucunda, öğrencilerin dinledikleri şarkılar ile konuşma becerisine ilişkin görüşleri; "Kelime Öğrenimi", "Konuşma Bozuklukları", "Etkili Konuşma" olmak üzere üç ana tema altında toplanmıştır. Oluşturulan ana temalar; öğrencilerden gelen farklı görüşler doğrultusunda çeşitli alt temalara, alt temalar ise kendi içinde birtakım kategorilere ayrılarak incelenmiştir. Kelime öğrenimi; "Türkçe kelime öğrenme", "kalıcı kelime öğrenme", "sadece yabancı şarkılardan kelime öğrenme" ve "kelime öğrenmeme" olmak üzere dört alt temadan oluşturulmuştur. Konuşma hataları teması; "yöresel ağız kullanımı", "şarkılardaki telaffuz hataları", "şarkıcının etkisi", "yabancı kelime kullanma" ve "argo kelime kullanma" olmak üzere beş alt temadan oluşturulmuştur. Etkili konuşma teması; "şarkılarda vurgu, durak ve tonlama", "şarkılar ve akıcı konuşma", "şarkılar ve konuşma hızı", "etkinliklerde şarkı kullanımı" olmak üzere dört alt temadan oluşturulmuştur.

FenomenolojiKelime öğrenmeKelime öğretimi+5
Serkan Özdemir
Kütahya Dumlupınar University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi T.Y. 03276 numarada kayıtlı şarkı mecmuâsının çeviriyazısı ve içerik analizi

Bu çalışmada 19. yüzyılın ikinci yarısında kaleme alındığı tahmin edilen İstanbul Üniversitesi T.Y. 03276 numarada kayıtlı bulunan "Şarkı Mecmuası" incelenmiştir. Mecmuanın müellif kaydı bulunmamaktadır. Üç bölümden oluşan çalışmanın birinci bölümünde mecmuanın tanımı ve tasnifi yapılmış, güfte mecmuaları hakkında bilgiler verilmiştir. İkinci bölümde çalışmaya konu olan mecmua, "Muhteva" ve "Şekil Hususiyetleri" başlıkları altında incelenmiş "Mecmuanın İncelenmesinde Gözetilen Esaslar" başlığı altında metnin kuruluşu ve imlâ problemlerine de yer verilmiştir. Mecmuadan faydalanmayı kolaylaştırmak maksadıyla muhtevası ile ilgili tablolar hazırlanmıştır. Üçüncü bölümde metnin Osmanlıcadan günümüz harflerine aktarımı verilmiştir. Ayrıca metin içerisinde yer almayan fakat Divan Makam ve Türk Sanat Müziği Nota Arşivi gibi kaynaklarda tespit edilen bazı bilgilere de dipnot ve tablolarda yer verilmiştir.

BestekarlarGüfte mecmuasıKlasik Türk müziği+2
Fatma Tuğba Nazıroğlu
Fatih Sultan Mehmet Foundation University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
Master'sOpen AccessTR

İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi T.Y. 05656 numarada kayıtlı Şarkı Mecmûasının çeviri yazısı ve içerik analizi

Bu çalışmada 19. Yüzyıl başlarında, II. Mahmut devrinde tertip edildiği tahmin edilen İstanbul Üniversitesi Nadir Eserler Kütüphanesi'nde T.Y. 05656 numarada kayıtlı olan "Şarkı Mecmûası" incelenmiştir. Mecmûanın müstensihi ve istinsah tarihi hakkında bir bilgi bulunmamaktadır. Mecmûa 90 varaktan müteşekkil olup 190 güfte, 10 mâni, 7 gazel ile muhtelif şiir ve besteleri ve ihtiva etmektedir. Çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, mecmûalar hakkında genel bilgiler verildikten sonra güfte mecmûalarının tanımı, önemi ve türleri ele alınmıştır. İkinci bölümde ise çalışılan mecmûa incelenmiş; mecmûada yer alan makamlar, güfte şairleri, mecmûanın yazıldığı dönem, muhtevası ve şekil özellikleri değerlendirilmiştir. Ayrıca eserlere dair bilgilerin yer aldığı bir tablo sunulmuş; metnin yapısı, imla özellikleri ve karşılaşılan bazı sorunlara da değinilmiştir. Üçüncü bölümde ise metin, üslup özellikleri korunarak günümüz harfleriyle aktarılmıştır.

BestelerGüfteMecmua+2
Hatice Kübra Çalım
Fatih Sultan Mehmet Foundation University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
Master'sOpen AccessEN

The effect of instrumental music and songs on vocabulary learning, reading comprehension and motivation in English as a foreign language: A quasi-experimental study with Turkish high school students

The purpose of this study is twofold. First, it aims to measure the statistical significance and effect size of the relationship between different instructional methods (instrumental music and songs) and subsequent changes in performance on vocabulary learning and reading comprehension. Second, it examines the possible mediating role of motivation in vocabulary learning and reading comprehension performance in relation to the implementation of music-based language instruction. This quasi-experimental study was conducted over a period of six weeks among 203 Turkish high school students learning English as a Foreign Language (EFL). Participants were divided into two groups: instrumental music group (n=102) and songs group (n=101). One group (n=102) was taught the target vocabulary items by using instrumental music; and the other group (n=101) was taught the vocabulary items by means of English language songs. The pre-tests were applied right before the interventions and the post tests were conducted one week later. The results showed that the music-based pedagogy integrating both instrumental music and songs into English language classes contributed to the improvement of students' vocabulary learning and reading comprehension. Moreover, high levels of improvement in both vocabulary learning and reading comprehension performances were significantly associated with the implementation of song-based language teaching. Finally, motivation was found not to have a mediating role in vocabulary learning and reading comprehension in both groups. The study concluded that incorporating musical, specifically authentic songs, activities into the foreign language classroom can help raising students' achievement in vocabulary learning and reading comprehension.

Vocabulary learningHigh schools studentsMotivation+7
Arzu Sevinç
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Educational Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessDE

Die Untersuchung des Einflusses von Liedern auf den Wortschatzerwerb im Deutschunterricht in den 10.Klasssen

This study aims to determine the effects of including German songs in German classes on the vocabulary of the 10th graders. The study took place in the 2nd semester of the 2018-2019 education period in ' Bursa Hürriyet Anadolu Lisesi'. The practice lasted 16 weeks. For this study, suitable songs were chosen and they were prepared for use in the classes. The students were asked their opinions of using songs in the classes and to see the effects of this practice in vocabulary development a quasi-experimental design with pre-test and post-test control groups has been used. Qualitative and quantitative data were gathered. With the gathered results, it was proven that songs were effective on students' vocabulary development and consolidation. Lastly, there were suggestions about using German songs in classes

Fatma Sülün
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de ilköğretim II. kademe müzik ders kitaplarında yer alan okul şarkılarının ritmik yapı açısından incelenmesi ve besteci görüşleri

Bu araştırma Türkiye'de ilköğretim okulları (II. Kademe) müzik ders kitaplarında yer alan okul şarkılarının ritmik yapı ilkelerine uygunluk durumlarının saptanması amacıyla yapılmıştır. Bu amaçla Türkiye'deki ilköğretim okulları II. kademede 2018 yılından itibaren kullanılan müzik ders kitaplarında yer alan ve söz müziği Türk besteciler tarafından oluşturulmuş okul şarkıları ritmik uyum bakımından incelenmiştir. Bu inceleme sonucunda belirlenen okul şarkıları ritmik yapı açısından çok uygun, uygun, düzeltilmeli ve uygun değil olarak gruplanmıştır. Ayrıca ritmik uyum açısından düzeltmeler gerektiren ve uygun olmayan okul şarkılarına doğru örnekler verilmiştir. Araştırmada bestecilerin şarkı besteleme konusundaki görüşlerinin belirlenebilmesi amacı ile uzman görüşleri alınarak yarı yapılandırılmış görüşme soruları hazırlanmıştır. Yapılan görüşmeler içerik analiz yöntemi ile çözümlenmiş, kodlar ve temalar belirlenmiştir. Sonuç olarak ilköğretim II. kademe müzik ders kitaplarında yer alan okul şarkılarının neredeyse yarısının ritmik yapı açısından düzeltilmesi gereken bölümlerinin olduğu ya da uygun olmadığı belirlenmiştir. Ayrıca yapılan görüşmeler ile prozodi konusunun çocuk şarkısı bestecileri tarafından çok önemsendiği görülmüştür. Prozodi/ritmik uyum konusundaki sorunların Türk çocuk şarkısı bestecilerinin Türkçe'yi çok iyi bilmeleri ve dile hâkim olmalarıyla giderilebileceği ayrıca şarkı bestelemede eğitim müziği besteleme tekniklerinin iyi bilinmesi ve uygulanması bunun yanı sıra müzik öğretmenlerinin ve adaylarının bu konuda bilgilendirilmesi önerilmektedir.

BestekarlarBestelerDers kitapları+6
Özge Çalışkan
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Bibliothèque Nationale de France 1624 numaralı şiir mecmûası (İnceleme-metin-sözlük-tıpkıbasım)

Türk dili ve edebiyatı, tarihin karanlık devirlerinden günümüze kökler salarak, binlerce yıldır Türk milletinin zihin ve gönül dünyalarını beslemiş, nesiller arasında kimi zaman sözlü kimi zaman da yazılı ürünlerle köprüler kurarak etkileşim sağlamıştır. Bu etkileşim, bazen bir şiir bazen de bir şiirin bestelenmesiyle ortaya çıkan şarkılarla sağlanmıştır. Ülkemizde ve dünyanın çeşitli kütüphanelerinde bilim, kültür ve sanat dünyamızı aydınlatan birçok elyazması eserin mevcûdiyeti ehillerince maruftur. Hiç şüphesiz mecmûalar da bu eserlerin önemli bir bölümünü oluşturur. Çalıştığımız mecmûa, Bibliothèque Nationale de France 1624 numarada kayıtlı şiir mecmûasının 40a ila 110a varaklarıdır. Mecmûanın mürettibi belli değildir. Eksik beyitli ve aslından farklı yazılmış şiirlerle beraber, farklı şairlerin şiirlerine ve şarkı türü örneklerine de bol miktarda rastlanmaktadır. Şairi belli olmayan şiirler de vardır. Çalışmanın ilk bölümünde mecmûa hakkında genel bilgilere, ikinci bölümünde transkripsiyonlu metne ve son bölümünde de sonuç ve sözlük kısımlarına yer verilmiştir. Anahtar Sözcükler: Klâsik Türk Edebiyatı, Mecmûa, Şiir, Şarkı, Transkripsiyonlu Metin

Divan şiiriKlasik Türk edebiyatıŞairler+3
Yusuf Ersin
Yozgat Bozok University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00

Related subjects