Aile katılımı
77 theses under this subject heading
Özel eğitim öğretmenlerinin özel gereksinimli bireylerin eğitiminde aile katılımı hakkında görüş ve önerileri
Amaç: Bu araştırmanın amacı, özel eğitim öğretmenlerinin özel gereksinimi bi- reylerin eğitimine aile katılımı hakkındaki görüş ve önerilerini öğretmenlerin deneyimle- rine dayalı olarak incelemektir. Yöntem: Bu çalışma nitel araştırma yöntemlerinden fenomenoloji yaklaşımına göre desenlenmiştir. Veriler yarı yapılandırılmış görüşme tekniği ile toplanmıştır. Özel eğitim sınıflarında görev yapan ve ailelerle etkileşimde olan 22 özel eğitim öğretmeni ile yüz yüze görüşme gerçekleştirilmiştir. Görüşme soruları aracılığıyla katılımcıların aile katılımına ilişkin görüş ve önerileri belirlenmiştir. Görüşmeler sonucunda elde edilen ve- riler içerik analizi kullanılarak analiz edilmiştir. Bulgular: Yapılan veri analizi sonucunda beş tema ve 17 kategoriye ulaşılmış- tır. Düşünceler, uygulamalar, aile katılım düzeyi, güçlükler ve öneriler temaları kendi iç- lerinde kategorilere ayrılmıştır. Düşünceler teması, olumlu ve olumsuz olarak kategori- lere ayrılmıştır. Uygulamalar teması evde katılım, okulda katılım, hem evde hem okulda katılım ve diğer katılım uygulamaları olarak kategorilere ayrılmıştır. Aile katılım düzeyi katılım sıklığı, katılımı etkileyen değişkenler, katılan üyeler ve katılımın aile üyelerine göre dağılımı olarak kategorilere ayrılmıştır. Güçlükler teması aile ile ilişkili güçlükler, öğretmen ile ilişkili güçlükler ve diğer güçlükler olarak kategorilere ayrılmıştır. Öneriler teması iş birliği, eğitim, etkileşim ve uyarlama olarak kategorilere ayrılmıştır. Belirlenen bu tema ve kategoriler katılımcıların görüşlerinden yapılan alıntılar ve örneklerle açık- lanmıştır. Sonuç ve Öneriler: Araştırma sonunda katılımcıların, aile katılımını önemli gör- dükleri ancak aile katılımına yönelik programın olmadığı, katılımcıların aile katılımı ko- nusunda yeterli bilgiye sahip olmadıkları, aile katılımı düzeyinin yeterli olmadığı ve aile katılımının birçok değişkenden etkilendiği, aile katılımını gerçekleştirirken özellikle ai- leye ilişkin güçlüklerle karşılaştıkları sonucuna ulaşılmıştır. Özel gereksinimi bireylerin eğitimine aile katılımını arttırmak için aile eğitimlerinin tanılama sonrasında verilmesi, öğretmenlerle aile katılımına ilişkin hizmet içi eğitimlerin verilmesi, özel eğitim öğret- men adaylarının öğretmenlik uygulaması derslerine aile katılımı planlaması ve uygula- ması eklenmesi önerilmektedir. Anahtar kelimeler: aile katılımı, ebeveyn katılımı, özel gereksinimli birey, öğretmen, fenomenoloji
Bağımlı çalışan kadının gelir artışının aile bütçesi açısından değerlendirilmesi
Bu çalışmada amaç, bağımlı çalışmaya başlayan kadınların aile bütçelerindeki yeri ve katkısı ,tekstil sektöründe çalışan kadınların finansal okuryazarlık düzeylerinin demografik özellikleriyle kıyaslanarak ve finansal okur yazarlık seviyelerinin yükseltilmesi için çözüm önerileri içermektedir. Araştırmada kadınların aile bütçelerinin yanı sıra sosyo-ekonomik hayatlarındaki değişimleri ve gelecek ile ilgili planlamalarını karşılaştırılmalı olarak değerlendirilmeye çalışılmıştır. Kadın ve aile üzerinden toplumun ve tarihi okumak birçok Araştırmacı için ilgi çekici olmuştur. Araştırmasını yaptığım konuda bağımlı çalışan kadınların aile bütçesindeki yeri ve katkısı amacıyla kadınların demografik özellikleri ve finansal okuryazarlıklarının belli testlerden geçirilerek gözlemlenmesi amaçlanmıştır. "En iyi bilgi yaşanılarak öğrenilen bilgidir" cümlesinden yola çıkarak oldukça ilgi alanım olan geleceği yetiştiren kadınların okuryazarlık düzeylerinin tespit edilerek hangi aşamada hangi düzeyde olduklarının tespit edilmesi ve bunun yanı sıra kazançlarının ne derece kullanabildiklerini , gelecek için ne kadar tasarruf yapabildikleri, çalışma hayatına girmeleri ile yeni harcamalar yapmaya başlamaları, harcamalarında kararlarını kendileri alıyorlar mı?, başta sosyal harcamaları olmak üzere harcamaları farklılaşıyor mu? Kadına yönelik devlet teşviklerinin olması İş yaşamında , kadınların istihdamını kolaylaştırmakta mıdır? Gibi sorulara cevap aranmıştır ve çalışma benim için çok öğretici olmuştur.
Okul öncesi ve sınıf öğretmenlerinin ev ziyaretlerinde karşılaştıkları sorunlar
Ülkemizde eğitime başlamanın erken yaşlara çekilmesi ile temel eğitim programlarında yer alan aile katılımı çalışmaları daha da önemli hale gelmiştir. Aile katılım çalışmaları arasında yer alan ev ziyaretleri öğrenci, aile, öğretmen ve okul açısından büyük öneme sahip bir etkinliktir. Ancak uygulayıcıları olan öğretmenlerinin ev ziyaretlerinde karşılaştıkları bazı sorunlar bu faaliyetin işlevselliğini etkileyebilmektedir. Okul öncesi ve sınıf öğretmenlerinin ev ziyaretlerinde karşılaştıkları sorunları belirlemeyi amaçlayan bu araştırma tarama modelinde betimsel bir araştırmadır. Araştırmanın çalışma evrenini 2012-2013 eğitim öğretim yılında Artvin İl Merkezinde bulunan okul öncesi ve sınıf öğretmenleri oluşturmaktadır. Araştırma sonunda okul öncesi ve sınıf öğretmenlerinin ev ziyaretlerinde, en fazla sorunu öğrenci velisinin çalıştığı ailelere ziyaret düzenlemekte yaşadıkları, ev ziyaretlerinin mesai sonrası yapılmasından ve bazı durumlarda sürenin uzamasından rahatsız oldukları, ziyaretlere yalnız gitmekten dolayı güvenlik noktasında tedirgin oldukları, ziyaretlerde ulaşım ve adres bulmada sorunlar yaşadıkları bulgularına ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Öğretmen, Aile, Okul, Okul Aile İşbirliği, Aile Katılımı, Ev Ziyareti
Sosyal bilgiler dersinde veli eşliğinde gerçekleştirilen inceleme gezilerinin etkililiği
Mevcut çalışmada, ortaokul beşinci sınıf Sosyal Bilgiler dersinde veli eşliğinde gerçekleştirilen inceleme gezilerinin etkililiği incelenmiştir. Bu bağlamda veli ve öğretmen eşliğinde ayrı ayrı gerçekleştirilen inceleme gezilerinin etkililiği karşılaştırılarak bu gezilerin öğrencilerin Sosyal Bilgiler dersine yönelik motivasyonları ve tutumları, bilimsel alan gezilerine yönelik tutumları, kültürel mirasa yönelik farkındalıkları ve Sosyal Bilgiler dersinin öğrenme alanlarından biri olan "Kültür ve Miras" öğrenme alanına yönelik akademik başarıları üzerindeki etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada hem nicel hem de nitel yöntemlerin bir arada kullanıldığı karma yöntem tercih edilmiştir. Araştırmanın örneklem grubunu 2019-2020 eğitim öğretim yılı güz döneminde Kilis ili merkez ilçedeki bir devlet ortaokullunda öğrenim gören 113 beşinci sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırma kapsamında kullanılan nicel veri toplama araçları tüm gruplara hem öntest hem de sontest olarak uygulanmıştır. Deney grupları ve kontrol grubunda altı hafta sınıf ortamında "Kültür ve Miras" öğrenme alanındaki konular aynı şekilde işlenmiştir. DG1 öğrencileri veli eşliğinde ve DG2 öğrencileri ise öğretmen eşliğinde inceleme gezilerine katılmıştır. Nicel verileri oluşturan son testler yapıldıktan sonra deney ve kontrol gruplarına "Öğrenci Görüş Formu" uygulanmıştır. Nicel verilerin analizinde SPSS 22.0 istatistik paket programından, nitel verilerin analizinde ise MAXQDA 12 paket programından faydalanılmıştır. Mevcut çalışmada hem öğretmen eşliğinde gerçekleştirilen inceleme gezilerinin hem de veli eşliğinde gerçekleştirilen inceleme gezilerinin öğrencilerin Sosyal Bilgiler dersine yönelik motivasyon ve tutumlarını arttırdığı sonucuna ulaşılmıştır. Bununla beraber, öğretmen eşliğinde gerçekleştirilen (DG2) inceleme gezilerinin, öğrencilerin ilgili derse yönelik hem motivasyon hem de tutumları üzerinde daha etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öğrencilerin bilimsel alan gezilerine yönelik tutumları, kültürel mirasa yönelik farkındalıkları ve akademik başarıları açısından ise DG1 ile DG2 öğrencileri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmamıştır. Elbette ki, veli eşliğinde gerçekleştirilen inceleme gezileri, geleneksel olarak öğretmen eşliğinde sınıfça gerçekleştirilen inceleme gezilerinin muadili olarak değerlendirilemez. Bununla birlikte; mevcut çalışmanın bulgularından hareketle, inceleme gezilerinin öğretmenler tarafından gerçekleştirilmesinin mümkün olmadığı durumlarda, bu gezilerinin öğretmenin yapacağı planlama ve yönlendirmelerle, veli eşliğinde gerçekleştirilmesinin bir alternatif olarak kullanılabileceği ve bu gezileri gerçekleştirebilme konusunda velileri de sürece dâhil ederek başarılı sonuçlar alınabileceği düşünülmektedir.
Veli katılımının matematik okuryazarlığı eğitimi sürecine etkisinin incelenmesi
Çalışmanın amacı, matematik okuryazarlığı eğitimi sürecine veli katılımının sağlanmasının, öğrencilerin matematik okuryazarlığı eğitimi sürecine etkisinin incelenmesidir. Çalışma, Kocaeli'deki bir devlet okulunda öğrenim görmekte olan 34 yedinci sınıf öğrencisi ile yapılmıştır. Çalışmada, nitel ve nicel yöntemlerin bir arada kullanıldığı karma desen kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutunda, ön test- son test kontrol gruplu deneysel model kullanılmıştır. Nitel veriler, velilerin yazdığı mektuplardan elde edilmiştir. Bu bağlamda, öncelikle öğrencilere Matematik Okuryazarlığı Ön Testi uygulanmıştır. Öğrencilerin matematik okuryazarlığı başarılarını arttırabilmek için sekiz haftalık bir eğitim programı hazırlanmıştır. Program dahilinde her hafta öğrencilerle derste matematik okuryazarlığı soruları çözülmüş ve matematik okuryazarlığı ödev soruları verilmiştir. Çalışmanın deney grubundaki öğrencilerin, sekiz hafta boyunca ev ödevlerini aileleri ile birlikte yapmaları istenmiştir. Bununla birlikte, okulda matematik okuryazarlığı eğitimi verilen kontrol grubu ise ev ödevleri kendileri yapmışlardır. Ev ödevleri haftalık olarak puanlandırılmıştır. Sekiz haftanın sonunda da öğrencilere Matematik Okuryazarlığı Son Testi uygulanmıştır. Ayrıca çalışmaya katılan velilerden sürecin sonunda matematik okuryazarlığı eğitimi sürecine yönelik bir mektup yazmaları istenmiştir. Araştırmanın kuramsal çerçevesini, Gerçekçi Matematik Eğitimi ve Sosyal Yapılandırmacılık Kuramı oluşturmaktadır. Bu çerçevede, eğitim sürecinde kullanılan soruların günlük hayattan seçilmesi, öğrencilerin kendilerini rahat hissedebildikleri bir çalışma ortamının sağlanması ve aileleri ile etkileşim halinde olmaları önem arz etmiştir. Veli katılımının matematik okuryazarlığı başarısına etkisi incelenirken deney ve kontrol gruplarındaki öğrencilerin ön test ve son test puanları karşılaştırılmıştır. Aynı zamanda, öğrencilerin ev ödevlerinden aldığı puanlar uygun analiz yöntemleri ile analiz edilerek ders etkinliklerine katılımın değerlendirilmesinde kullanılmıştır. Velilerin yazdığı mektuplar da içerik analizi yöntemiyle analiz edilerek velilerin matematik okuryazarlığı eğitimine yönelik görüşleri belirlenmiştir. Elde edilen bulgular incelendiğinde matematik okuryazarlığı eğitimi sürecine veli katılımının matematik okuryazarlığı başarısını arttırdığı sonucuna ulaşılmıştır. Veli katılımı, öğrencilerin ders etkinliklerine katılımlarını da olumlu yönde etkilemiştir. Velilerin yazdığı mektuplar analiz edildiğinde, velilerin, matematik okuryazarlığı sorularına ve matematik okuryazarlığı eğitimine yönelik olumlu görüşler belirttiği sonucuna ulaşılmıştır.
İlköğretim 5. sınıf öğrencilerinin performans görevlerindeki başarıları ile ailelerinin eğitim-öğretim çalışmalarına katılım düzeyleri arasındaki ilişkinin belirlenmesi
Bu araştırmanın temel amacı ilköğretim 5. sınıf öğrencilerinin performans görevi yapma başarıları ile ailelerinin katılım düzeyleri arasındaki ilişkinin ortaya konmasıdır. Bu temel amaç doğrultusunda İlköğretim 5. sınıf öğrenci velilerinin çocuklarının eğitim-öğretim faaliyetlerine katılım düzeyinin; sosyo-ekonomik düzey, yaş, cinsiyet, meslek, çocuğa yakınlık, eğitim durumu açılarından farklılaşıp farklılaşmadığı ve ilköğretim 5. sınıf öğrencilerinin performans görevi başarı puanları ile velilerinin katılım düzeyi arasında anlamlı bir ilişki bulunup bulanmadığı belirlenmiştir. Ayrıca ilköğretim 5. sınıf öğretmenlerinin ve velilerinin aile katılımı, aile katılım sürecinde yaşananlar, performans görevleri, performans görevlerini yapma sürecine ilişkin görüşleri araştırılmıştır.Araştırma ilişkisel tarama modelinde betimsel bir çalışmadır. Araştırmanın nicel boyutunda Mersin ili Tarsus ilçesinde alt-orta ve üst sosyo-ekonomik düzeylerden 6 okulda çocukları 5. sınıfta okuyan 297 veli ile çalışılmış ve bu velilerin katılım düzeyleri Fantuzzo, Tüghe ve Childs (2000) tarafından geliştirilen ?Aile Katılım Ölçeği? (Family Involvement Questionnaire? ile sosyo-ekonomik düzeyleri ise Bacanlı (1997) tarafından geliştirilen ?Sosyo-Ekonomik Düzey Belirleme Anketi? ile belirlenmiştir. Velilerin ?Aile Katılım Ölçeği? ile belirlenen katılım düzeyleri ile çocuklarının Türkçe, Matematik, Fen ve Teknoloji ve Sosyal bilgiler derslerinden aldıkları performans notları arasındaki ilişkiye bakılmıştır. Nitel boyutta ise ?Aile Katılım Ölçeği? uygulanan sınıfları okutan öğretmenlerden gönüllü olan sekizi ve ?Aile Katılım Ölçeği?nden alınan puanlar temel alınarak belirlenen 8'i düşük, 8'i yüksek katılım düzeyine sahip gönüllü olan toplam 16 veli ile görüşme yapılmıştır. Görüşme verilerinin çözümünde içerik analizi yöntemi kullanılmıştır.Araştırma sonucunda, velilerin 100'ünün (%33.7) düşük katılım düzeyine, 108'inin (%36.4) orta katılım düzeyine ve 89'unun (%30) yüksek katılım düzeyine sahip oldukları; Aile Katılım Ölçeği Puanları ve Ev Temelli Katılım ölçeği puanları ile alınan Matematik, Türkçe, Fen ve Teknoloji ve Sosyal Bilgiler derslerinden alınan performans görevi notları arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki bulunduğu ortaya çıkmıştır. ?Aile Katılım Ölçeği? puanları ile sosyo-ekonomik düzey arasında anlamlı bir farklılaşmanın bulunduğu ancak, yaş, cinsiyet, eğitim durumu, meslek ve yakınlık düzeyi ile anlamlı bir farklılaşmanın bulunmadığı görülmüştür.Nitel veriler analiz edildiğinde öğretmenler, velilerin kendileri ile iletişimlerini iyi bulurken evdeki ve okuldaki etkinliklere katılımlarını yetersiz buldukları, aile katılımının öğrenci başarısını arttırdığını ve okul-aile işbirliğinin gerekli olduğunu düşündükleri görülmüştür. Ayrıca öğretmenler, aile yardımı gerektirecek ödev vermediklerini, performans görevinin başarısında velinin, öğretmenin ve öğrencinin birtakım sorumlulukları olduğunu, performans görevinin öğrencinin başarısında katkısı olduğunu, performans görevinin çoğunlukla olumlu yanları olduğunu, performans görevini değerlendirmede ölçek kullandıklarını belirtmişlerdir. Veliler ise çocuklarının öğretmeni ile ara sıra görüştüklerini, öğretmenle iletişimde daha çok yüz yüze görüşme, veli toplantısına katılma ve telefonla görüşme tekniklerini kullandıklarını, okul etkinliklerine katıldıklarını ve çocuklarının okul yaşamını takip ettiklerini, okul-aile işbirliğinin gerekli olduğunu düşündüklerini ve veli olarak çocuklarının okul yaşamında etkili olduklarını belirtmişlerdir. Ayrıca veliler, performans görevinin araştırma gerektiren ödev olduğunu, performans görevinin başarısında veli olarak bazı sorumlulukları olduğunu, performans görevinin çoğunlukla olumlu yanları olduğunu, çocuklarının tüm derslerden aldıkları performans görevlerine eşit derecede önem verdiklerini ve öğretmenin verdiği performans görevi notunun adaletli şekilde verildiğine inandıklarını belirtmişlerdir.Anahtar Sözcükler: Aile Katılımı, Performans Görevi, Okul-Aile İşbirliği.
Okul öncesi eğitimde aile katılımı etkinliklerinin uygulanmasında karşılaşılan sorunlar ve aile katılımı etkinliklerinin dil-matematik becerilerinin geliştirilmesine etkisi
Bu araştırma, öğretmenlerin ve ebeveynlerin okul-aile iletişimini nasıl sürdürdüklerini, aile katılımı etkinliklerini nasıl değerlendirdiklerini, aile katılımına ilişkin karşılaştıkları sorunları nasıl algıladıklarını ve aile katılımı etkinliklerinin çocukların dil ve matematik becerilerinin gelişimini nasıl etkilediğini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırma nitel ve nicel yöntemlerin birlikte kullanıldığı karma yöntem deseninde bir çalışmadır. Araştırmanın nicel verileri, 2010-2011 eğitim öğretim yılında, Adana ili merkez Çukurova ilçesinde orta sosyoekonomik düzeye sahip karma yaş uygulamasının yapıldığı bir bağımsız anaokulunun iki sınıfındaki altı yaş (60-72 ay) grubu 22 çocuk ve ebeveynlerinden toplanmıştır. Kontrol ve deney grubundaki çocuklar belirlenirken sınıflardaki 60-72 ay arası çocuk sayısı ve TEMA-3 öntest puanlarının denkliği ölçüt alınmıştır. Nitel veriler, deney ve kontrol grubu öğretmenleri ile bu iki sınıftaki tüm çocukların ebeveynlerinden gönüllü ve koşulları uygun olan 28 ebeveynden toplanmıştır. Uygulama toplam 10 hafta sürmüştür. Deney grubunda dil ve matematik becerilerine yönelik ev etkinlikleri gönderilmiştir, kontrol grubunda ise mevcut program uygulanmıştır. Deney grubunda araştırmacı tarafından dil ve matematik becerilerine yönelik ev etkinlikleri gönderilmiş, hem deney hem de kontrol grubunda öğretmenlerin aile katılımı uygulamalarına müdahalede bulunulmamıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak hikaye kitabı, Erken Matematik Yeteneği Testi-3 (TEMA-3), kontrol listeleri, yarı yapılandırılmış görüşme formları, gözlem ve doküman incelemesi kullanılmıştır. Hikaye kitabı ve TEMA-3 deney ve kontrol grubu çocuklarına öntest ve sontest olarak uygulanmıştır. Araştırmada nicel veriler üzerinde Wilcoxon Sıralı İşaretler Testi ve Mann Whitney U Testi analizleri yapılmış, analizlerde anlamlılık düzeyi p<.05 olarak alınmıştır. Nitel veriler üzerinde ise içerik analizi kullanılmıştır. Araştırmada, deney ve kontrol grubu öğretmenlerinin aile katılımının önemi, aile katılımının planlanması, uygulanması ve arttırılması, aile katılımı engelleri, aile katılımı açısından okul-aile iletişiminde kendilerine düşen sorumluluklar ile ebeveynlerle aile katılımı açısından yaşadıkları sorunlar hakkında yeterli bilgi ve farkındalığa sahip olmadıkları görülmüştür. Hem deney ve kontrol grubu öğretmenlerinin hem de ebeveynlerin aile katılımı etkinliklerini çocuğun eğitim etkinliklerine katılım olarak değerlendirdikleri belirlenmiştir. Ebeveynlerin aile katılımı açısından bazı engellerinin olduğu, okulla iletişim kurmaya ve çocuklarının eğitimlerine katılmaya istekli oldukları ancak nasıl katılımda bulunabilecekleri hakkında bilgilerinin olmadığı, okul ve öğretmen tarafından yeterince desteklenmedikleri ve okul yönetimi ve öğretmenlerle aile katılımı açısından iletişim sorunları yaşadıkları saptanmıştır. Araştırmada dil becerilerine yönelik aile katılım etkinliklerinin uygulandığı deney grubu ile etkinliklerin uygulanmadığı kontrol grubunun cümle başına düşen yargı sayısı, sözcük sayısı ve sözcük türleri sayısı öntest-sontest fark (erişi) puanları arasında anlamlı farklılık bulunmamıştır. Matematik becerilerine yönelik aile katılım etkinliklerinin uygulandığı deney grubu ile etkinliklerin uygulanmadığı kontrol grubunun TEMA-3 öntest-sontest fark puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark olmadığı bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: okul öncesinde aile katılımı, dil becerileri, matematik becerileri
Aile katılımlı çevre eğitimi deneyimi üzerine bir olgubilim çalışması
Çalışmanın amacı, ilkokul 3. sınıf öğrencilerinin ve ailelerinin çevre ve çevre sorunlarına ilişkin görüşlerini belirlemek ve çevre eğitimi deneyimlerini nasıl anlamlandırdıklarını incelemektir. Araştırma nitel araştırma yöntemlerinden biri olan olgubilim (fenomenoloji) deseniyle yürütülmüştür. Araştırmanın katılımcıları ilkokul 3. sınıf öğrencileri ve ailelerinden oluşmaktadır. Araştırmada veri toplama araçlarından gözlem, yarı yapılandırılmış görüşme, araştırmacı ve öğrenci günlükleri, kelime ilişkilendirme testi, aile katılımlı etkinlikler ve öğrenci ürünlerinin oluşturduğu fotoğraflar kullanılarak katılımcıların çevre olgusuna ilişkin deneyimleri ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. Verilerin analizinde içerik analizi kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda katılımcılara göre çevre kelimesinin anlamına, çevre sorunlarının neler olduğuna, bu sorunların önlenmesine yönelik önerilerinin neler olduğuna ve aile katılımlı çevre eğitimi deneyimlerini nasıl anlamlandırdıklarına ilişkin bulgular elde edilmiştir. Katılımcıların çevreyi doğal ve yapay çevreyle birlikte canlı varlıklar olarak tanımladıkları, aynı zamanda çevreyi eğlence, özgürlük ve hayat kaynağı olarak gördükleri ve çevreyi yaşamın, mekânın ve birlikteliğin ifadesi olarak anlamlandırdıkları sonucuna ulaşılmıştır. Katılımcılara göre en fazla olan çevre sorununun kirlilik olduğu, çevre sorunlarında insan faktörünün olumsuz etkisinin bilincinde oldukları ve bu durumdan en çok hayvanların etkilendiği belirlenmiştir. Katılımcılara göre, çevre sorunlarının önlenebilmesi için çevre kirliliğinin engellenmesi, atıkların dönüştürülmesi, kaynakların tasarruflu kullanılması, toplumdaki insanların birlikte hareket etmesi ve yetişkinlerin çocuklara rol model olması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Katılımcılar aile katılımlı çevre eğitimi deneyimi ile çevreye ve çevre sorunlarına ilişkin farkındalık ve bilinç düzeylerinin arttığını, çeşitli deneyimler kazandıklarını, sorunların çözümüne yönelik bakış açısı geliştirdiklerini, süreç içerisinde öğrendiklerini günlük hayatlarına yansıttıklarını, bu deneyimin nitelikli vakit geçirmeye katkı sağladığını ve öğrenmelerini kolaylaştırdığını belirtmişlerdir.
Erken çocukluk özel eğitiminde aile ve personel iş birliği
Erken çocukluk özel eğitiminde yer alan paydaşların iş birliği süreçlerine odaklanan bu araştırmada özel eğitim hizmetlerinde görev alan personellerin diğer personeller ve ailelerle iş birliği deneyimleri; ailelerin ise erken çocukluk dönemindeki çocuklarının özel eğitim hizmetlerinden sorumlu personellerle iş birliği deneyimleri kişisel görüş ve önerileri doğrultusunda incelenmiştir. Bir özel eğitim ve rehabilitasyon merkezinde gerçekleştirilen araştırmaya, 12 personel ve 7 ebeveyn olmak üzere 19 kişi gönüllü katılım göstermiştir. Nitel araştırma yöntemlerinden olgubilim deseniyle yürütülen araştırma verileri, yarı yapılandırılmış görüşmeler yoluyla toplanmış, içerik analizi tekniğiyle analiz edilmiş, 6 ana tema ve 18 alt temaya ulaşılmıştır. Bulgular iş birliği deneyimleri, aile katılımı ve ihtiyaçları, erken çocukluk özel eğitimi, personelin mesleki deneyimleri, kurum özellikleri ve izleme değerlendirme çalışmaları yönleriyle tartışılmıştır. Çalışmada sıklıkla personel niceliği ve niteliklerinin meslek öncesi süreçlerden itibaren geliştirilmesi gerektiği vurgulanmakta, kurum özellikleri ve yönetici desteğinin iş birliği sürecindeki rolü göze çarpmaktadır.
Ortaokul öğrencilerine verilen fen bilimleri ödevleri ve geribildirimlerine yönelik öğretmen, öğrenci ve veli görüşleri
Bu çalışmada fen bilimleri dersi kapsamında öğrencilere nasıl ödevler ve geri bildirimler verildiğinin ve bunlara yönelik öğretmen, öğrenci ve veli görüşlerinin ortaya koyulması amaçlanmıştır. Ayrıca, çalışmada öğretmenlerin, öğrencilerin ve velilerin fen bilimleri ev ödevleri noktasında karşılaştıkları güçlükler belirlenmiştir. Çalışma grubunda altı fen bilimleri öğretmeni, altı öğrenci ve altı velinin yer aldığı bu nitel çalışma 2019-2020 eğitim öğretim yılında Gaziantep ilinde gerçekleştirilmiştir. Öğretmen, öğrenci ve velilerle yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Bu verilerin analizleri için içerik analizi kullanılmıştır. Analizler sonucunda, öğretmen ve öğrencilerin ödevleri ve geri bildirimleri gerekli buldukları, öğretmenlerin düzenli olarak ödev verdikleri ve öğrencilerin fen bilimleri ödevlerini tamamlamak için haftada ortalama 1 ya da 2 saat ayırdıkları belirlenmiştir. Öğretmenlerin ödev olarak test ve alıştırma soruları verdikleri, düzenli kontrol sağlayarak sözlü geri bildirim sağladıkları ve araştırma, proje ve ürün-odaklı ödevlerde yazılı geri bildirim vermeye çalıştıkları belirlenmiştir. Ailelerin WhatsApp aracılığıyla ödevlendirmelerden haberdar oldukları anlaşılmıştır.
Eğitimde veli katılımı: Doküman incelemesi
Bu çalışmada 2000-2018 yılları arasında eğitimde veli katılımı konusunda yapılmış çalışmaların incelenmesi amaçlanmaktadır. Bu amaç doğrultusunda 2000-2018 yılları arasında eğitimde veli katılımı konusunda yazılmış makale, yüksek lisans ve doktora tezinden oluşan 144 çalışma incelenmiştir. Bu dokümanlara ulaşmak için Ulusal Tez Merkezi, Google Akademik, Ulakbim, Dergipark gibi sitelerde alan yazın taraması yapılmıştır. Bu çalışmalar amaç, yapıldığı yer, yayın yılı, yapıldığı kademe, çalışma türü, çalışma yöntemi, çalışma deseni ve veri toplama araçları alt problemleriyle ele alınmıştır. Bu çalışmada güvenilir bilgi elde etmek amacıyla nitel araştırma modeli kullanılmıştır. Nitel araştırma modelinden doküman incelemesi yöntemi kullanılmıştır. Bu yöntem ile eğitimde veli katılımı konusunda yapılan çalışmalardan elde edilen veriler betimsel analiz yöntemi ile analiz edilmiştir. 144 çalışmaya ait veriler sistemli ve açık şekilde betimlenmiş, açıklanmış, yorumlanmış ve bazı sonuçlara ulaşılmıştır. Bu çalışmada veriler yansız olarak ele alınmıştır ve gerçeği yansıtmaktadır. Ailede başlayan eğitim okulda devam eder ve aile her zaman okulun tamamlayıcısıdır. Okul ile aile iş birliği içinde olursa öğrenci okulda kendini daha güvende hisseder ve akademik alanda daha başarılı olur. Çalışmanın sonucunda eğitimde veli katılımı konusunda daha çok nicel çalışma yapıldığı, tarama deseni kullanıldığı, okul öncesi eğitim kademesinde yoğunlaştığı görülmüştür. Çalışmalar daha çok Batı illerde yapılmış ve makale olarak yazılmıştır.
Ailelerin ilköğretim düzeyinde yapmış oldukları hanehalkı eğitim harcamaları
İlköğretimin bireylere sağladığı özel yararların yanı sıra, toplumasağladığı dışsal yararlara da sahip olması, onun tüm yurttaşlara zorunlu ve parasız olarak sunulmasını gerektirmektedir. Alanyazındaki araştırmalar, kamunun eğitimin finansmanından çekildikçe, ailelerin bu konuda daha belirgin rol almaya başladığını ortaya koymaktadır. Bu durum eğitimin herkese eşit ve aynı nitelikte sunulmasını engellemektedir. Bu araştırmanın amacı, ailelerin ilköğretim düzeyindeki hanehalkı eğitim harcamalarının okulla ilgili ve sosyo-ekonomik değişkenlere göre farklılaşıp farklılaşmadığını ortaya koymaktır. Araştırmanın evreni, Kastamonu il merkezinde bulunan kamu ve özel ilköğretim okullarında öğrenim gören 10.456 öğrencinin ailesidir. Çalışmada 789 aileye ulaşılmıştır. Bunlardan 707?si çocuklarını kamu, 82?si de özel ilköğretim okullarına göndermektedir. Araştırmanın verileri, araştırmacı tarafından geliştirilen anket ile toplanmıştır. Elde edilen veriler SPSS (11) paket programı ile çözümlenmiştir. Araştırmanın bulgularına göre, ailelerin 2011-2012 eğitim öğretim yılında yapmış oldukları harcama 11.971,34 TL?dir. Bunun 1.920,15 TL?sini çocuklarını kamu; 10.051,19 TL?sini de özel ilköğretim okullarına gönderen aileler yapmıştır. Ailelerin eğitim harcamaları okulla ilgili değişkenlerden okulun türü, okulun SED?i, okulun öğretim biçimi, okula ulaşım türüne göre farklılaşırken; sosyo-ekonomik değişkenlerden öğrencinin kiminle yaşadığı, anne-baba eğitim düzeyi, anne-baba meslek durumu, aylık gelir düzeyi, evin mülkiyet durumu, evin türü, evin kira tutarı, ailedeki kişi sayısı, öğrencilerin sınıf düzeyine göre farklılaşmaktadır.Anahtar Kelimeler: Eğitim, Hanehalkı Eğitim Harcaması, Finansman, Hanehalkı, Doğrudan Harcama, Dolaylı Harcama
Ortaöğretim okullarında aile katılımı: Ölçek uyarlaması
Bu çalışmanın amacı Epstein, Connors ve Salinas (1993) tarafından geliştirilen ve özgün adı ?High School and Family Partnerships Teacher Parent Students Survey? olan ?Ortaöğretimde Aile Katılımı Ölçeği: Öğretmen, Öğrenci, Veli Formları?nın Türkçe'ye uyarlanmasıdır.Çalışmanın araştırma grubunu, Kastamonu İl merkezinde bulunan Ortaöğretim Kurumlarında görevli 221 öğretmen, 285 öğrenci ve 252 öğrenci velisi oluşturmaktadır. Uyarlanan ölçekler gerekli düzeltmelerden sonra, öğretmen ölçeği 107 soru, öğrenci ölçeği 118 soru, veli ölçeği ise 148 soru olarak belirlenmiştir.Ölçeğin güvenirliğini belirlemek için hesaplanan Cronbach Alfa Katsayısı, öğretmen ölçeği için 0.84, öğrenci ölçeği için 0.84 ve veli ölçeği için ise 0.89 olarak bulunmuştur. Ölçeğin geçerliliğini belirlemek üzere öğretmen ve öğrenci formları için 8'er boyut, veli formu için ise 7 boyut üzerinde Doğrusal Faktör Analizi uygulanmıştır. Bu analiz sonucunda; öğretmen ölçeği için ?2/sd oranı 1.71, RMSEA 0.057, SRMR 0.077, CFI 0.85, GFI 0.61; öğrenci ölçeği için ?2/sd oranı 1.61, RMSEA 0.047, SRMR 0.072, CFI 0.80, GFI 0.62; veli ölçeği için ise ?2/sd oranı 1.73, RMSEA 0.054, SRMR 0.079, CFI 0.87, GFI 0.64 olarak bulunmuştur. Model-veri uyum indeksleri bütünüyle incelendiğinde, ?2/sd oranı, RMSEA, SRMR değerlerinin kabul sınırlarında olduğu; CFI ve GFI değerlerinin ise kabul sınırlarının altında olduğu ortaya çıkmıştır. Ancak CFI ve GFI'nın düşük olmasına karşın, diğer indekslerdeki özelliklede ?2/sd, RMSEA ve SRMR değerlerinin kabul sınırlarında ve iyi uyumu gösteriyor olması ölçeğin yapı geçerliliğinin de iyiliği hakkında bilgi vermektedir. Araştırmadan elde edilen sonuçlar doğrultusunda uyarlanan ölçeklerin araştırmacılar ve okullar tarafından, Türkiye'de kullanılmasının uygun olduğu belirlenmiştir.
İlköğretim okullarında aile katılımı: Ölçek uyarlaması
Bu çalışmada Sheldon ve Epstein (2007) tarafından geliştirilen ?İlköğretimde Okul ve Aile Katılımı Ölçeğinin? veli ve öğrenci alt ölçekleri ile Epstein ve Salinas (1993) tarafından geliştirilen ?İlköğretimde Okul ve Aile Katılımı? öğretmen alt ölçeğinin Türkçeye uyarlanması amaçlanmaktadır. Çalışmada, Düzce ve Kastamonu ili ilköğretim okullarında bulunan 353 öğretmen, 319 veli ve 382 öğrenci çalışma grubunu oluşturmaktadır.Türkçeye uyarlanan ölçeklerin güvenirlilik düzeyi Cronbach Alfa iç tutarlılık katsayısı hesaplanarak belirlenmiştir. Ölçeklerin yapı geçerliliği ise doğrulayıcı faktör analizi kullanılarak belirlenmiştir. Öğretmen ölçeğinin bütününün güvenirlilik düzeyi .89 bulunurken, ölçeğin dokuz boyutunun güvenirlik düzeyleri .67-.91 arasında değişmektedir. Veli ölçeğinin bütününün güvenirlilik düzeyi .95 olarak bulunmuş ve ölçeğin alt boyutlarının güvenirlilik düzeyleri .73 ile .93 arasında değişmektedir. Öğrenci ölçeğinin bütününün güvenirlilik düzeyi .93 bulunmuştur, ölçeğin üç boyutu bulunmaktadır ve güvenirlilik düzeyleri .78 ile .91 arasındadır. Öğretmen ölçeğinin yapı geçerliliği için hesaplanan ki-karenin (?2) serbestlik derecesine (sd) oranı (?2 /sd) 2.1'dir. Doğrulayıcı Faktör Analizi ile hesaplanan uyum iyiliği indekslerinden; RMSEA değeri .06, SRMR değeri .072 ve CFI değeri .89 olarak bulunmuştur. Veli ölçeğinin ?2 /sd oranı 2.023'dir. RMSEA değeri .059, SRMR değeri .060 ve CFI değeri .95 olarak bulunmuştur. Öğrenci ölçeğinin ?2 /sd oranı 2.9 olarak bulunmuştur. RMSEA değeri .071, SRMR değeri .066 ve CFI değeri .95 bulunmuştur. Bu sonuçlar doğrultusunda ölçeğin Türkiye'de kullanılmasının uygun olduğu belirlenmiştir.
İlkokul ve ortaokul öğrencilerinin akademik başarılarının yordanmasında ana babanın akademik başarıya ilişkin beklentisi ve eğitime katılımının rolü
Bu çalışma, ilkokul ve ortaokul öğrencilerinin akademik başarıları ile ana babalarının katılımları ve gelecekteki eğitimlerine yönelik beklentileri arasındaki ilişkinin ortaya konmasını amaçlayan betimsel bir araştırmadır. Çalışma Kastamonu ilinde yürütülmüş, araştırmanın örnekleminin belirlenmesinde sosyoekonomik düzey çeşitliliği dikkate alınmıştır. Buna göre, araştırma verileri, Kastamonu il merkezi ve farklı sosyoekonomik ve sosyokültürel özellikleri olan Devrekani, Daday, Taşköprü, İhsangazi ve İnebolu ilçelerindeki ilkokul ve ortaokullardan elde edilmiştir. Belirtilen özellikler temelinde, çalışmaya toplamda dokuz ilkokul ve dokuz ortaokul dahil edilmiştir. Çalışmaya 420 ana baba, araştırma amacı açıklandıktan sonra gönüllü olarak katılmıştır. Çalışmanın verileri, Sheldon ve Epstein (2007) tarafından geliştirilip Oğuz (2012) tarafından Türkçeye uyarlanan "İlköğretimde Okul ve Aile Katılım Ölçeği"nin Veli Alt Ölçeği yoluyla elde edilmiştir. Çalışmanın tek bir bağımlı değişkeni (akademik başarı) varken, altı bağımsız değişkeni (ana babanın eğitim düzeyi, ailenin gelir düzeyi, çocuğun cinsiyeti, evde ana baba katılımı, okulda ana baba katılımı, ana baba beklentisi) vardır. Araştırma kapsamında değişkenler arasındaki ilişkilerin belirlenmesinde t testi, Ki-Kare kullanılmış; ilişkili değişkenlerin akademik başarıyı yordama düzeyleri ile ilgili verilerin analizinde ise Lojistik regresyon analizi kullanılmıştır. Analizler sonunda; akademik başarı ile ana babanın eğitim düzeyi, ailenin gelir düzeyi, ana baba beklentisi ve ana babanın eğitime evde katılımı arasında olumlu yönde bir ilişki bulunmuştur. Bununla birlikte, akademik başarı ile çocuğun cinsiyeti ve ana babanın eğitime okulda katılımı arasında anlamlı bir ilişki olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bir çocuğun akademik açıdan yüksek başarı göstermesinin en büyük yordayıcısı ana babanın öğrenciden beklentisi olarak görülmektedir.
Aile katılımlı diyalojik okuma etkinliklerine ilişkin ebeveyn ve öğrenci görüşleri
Bu araştırmanın amacı, ailenin aktif şekilde öğrenci okuma etkinliklerine katılımını sağlamak ve diyalojik okuma etkinliklerine ilişkin ebeveynin ve öğrencilerin görüşlerini almaktır. Bu doğrultuda ebeveynlerle görüşme formu, öğrencilerle ise odak grup görüşmesi yapılarak veriler elde edilmiştir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması modeli kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Çankırı ili Merkez İlçesinde bulunan bir özel okulda İlköğretim 3.sınıf öğrencileri ve ebeveynlerinden oluşmaktadır. Araştırmanın örneklemi oluşturulurken kolay ulaşılabilir örnekleme yöntemine göre karar verilmiştir. Araştırma verileri toplanırken ebeveyn görüşme formu ve öğrenci odak grup görüşmesi yapılmıştır. Verilerin analizinde ise görüşme formlarından ebeveynin görüşleri kodlanarak, odak grup görüşmesi kayıtları ise transkripte dökülerek analiz edilmiştir. Araştırma verilerinin analizi sonucu, aileler diyalojik okuma etkinleri hakkında bilgi sahibi olduklarını, etkinliğe aşırı derecede ilgi duyduklarını, niçin daha önce yapılmadığını ve bu tarz etkinliklerinin tekrar yapılması gerektiğini ve öğrenci okuma arzusu üzerinde olumlu yönde etki yaptığı görüşlerini bildirmişlerdir. Öğrenciler ise yapılan odak grup görüşmeleri neticesinde bu etkinliğin ailelerle birlikte evde de devam etmesi gerektiğini, sınıf ortamında ise ailelerle birlikte olmaktan çok mutlu olduğu görüşünde birleşmişlerdir. Elde edilen bu bulgular öğrenci okuması üzerinde olumlu yönde etki yaptığını, öğrenen ile ebeveyn aynı ortamda olduğundan öğrenci motivasyonunda artış olduğunu ve öğrencilerde etkinlik sonrasında dinleme ve özetleme kabiliyetlerinde olumlu yönde artış olduğu gözlemlenmiştir.
Fen eğitiminde çevrimiçi uygulama kullanımının ve velilere verilen anlık bildirimlerin öğrencilerin akademik başarılarına ve kalıcılığına etkisi
Bu çalışmanın amacı fen eğitiminde çevrimiçi uygulama kullanımının ve velilere verilen anlık bildirimlerin öğrencilerin akademik başarılarına ve kalıcılığına etkisini belirlemektir. Bu amaç doğrultusunda karma desen olarak yürütülen araştırmanın çalışma grubunu Kastamonu il merkezinde bulunan bir ortaokulda üç farklı sınıfta öğrenim gören toplam 95 beşinci sınıf öğrencisi ve 27 veli oluşturmaktadır. Araştırmanın nicel boyutunu araştırmacı tarafından hazırlanan başarı ve kalıcılık testi oluştururken, nitel boyutunu deney grubu öğrencileri ve velileri ile yapılan yarı yapılandırılmış görüşmeler oluşturmaktadır. Başarı testinin KR-20 güvenirlik katsayısının 0.81 olduğu belirlenmiştir. Nicel verilerin analizi SPSS programı kullanılarak ANOVA testi ile gerçekleştirilmiştir. Nitel verilerin analizinde ise betimsel analiz yöntemi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda çevrimiçi uygulama kullanımının ve velilere verilen anlık bildirimlerin öğrencilerin akademik başarısını ve kalıcılığını olumlu yönde etkilediği tespit edilmiştir. Ayrıca öğrencilerin velilerine verilen anlık bildirimlerden memnun oldukları, bildirimlerin öğrencilerin derse olan ilgisini artırdığı ve fen bilimleri dersine yönelik davranışlarını olumlu şekilde etkilediği tespit edilmiştir. Benzer şekilde velilerin de anlık bildirimlerden memnun oldukları, velilere göre öğrencilerin özellikle evde derse karşı davranış ve tutumlarında olumlu yönde değişiklikler meydana getirdiği tespit edilmiştir. Araştırmada elde edilen sonuçlar doğrultusunda, aile katılımında çevrimiçi uygulamaların kullanımının artırılması için velilerin bilgilendirilmesi ve teşvik edilmesi önerilmiştir.
Beş altı yaşında çocuğu olan babaların, babalık rolünü algılamaları ile aile katılım çalışmalarını gerçekleştirmeleri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırma, 2010-2011 yılında Ankara İli Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı resmi bağımsız anaokullarına giden 5-6 yaş grubu çocukların babalarının, babalık rolünü algılayışlarını, okul öncesi eğitim kurumlarında uygulanan aile katılım çalışmalarına katılım durumlarını ve babalık rolünü algılamaları ile aile katılım çalışmaları arasındaki ilişkinin incelenmesini amaçlayan betimsel bir çalışmadır.Araştırmanın örneklemini; araştırma evrenini oluşturan okullarda bulunan 7807 çocuğun babalarından seçilen 650 baba oluşturmaktadır. Bu araştırmada, ? =0,01 düzeyi seçilmiştir. Araştırmada veri toplama araçları olarak ?Kişisel bilgi formu?, Babalık Rolü Algı Ölçeği ve Aile Katılım Ölçeği uygulanmıştır.Verilerin analizinde, öncelikle çalışmanın örneklemine ilişkin demografik özelliklere ilişkin tanımlayıcı istatistikler hesaplanmıştır. Aile Katılımı Ölçeği toplam ve alt ölçek puanlarıyla, Babalık Rolü Algı Ölçeği puanlarının, çocuğun cinsiyeti, kardeş sayısı, babanın yaşı ve babanın öğrenim düzeyine göre istatistiksel olarak anlamlı olup olmadığı bağımsız örneklemler t-testi kullanılarak test edilmiştir. Aile Katılımı Ölçeği toplam ve alt ölçek puanlarıyla Babalık Rolü Algı Ölçeği puanlarının, çocuğun doğum sırası ve ailenin gelirine göre fark olup olmadığı tek yönlü varyans analizi kullanılarak değerlendirilmiştir. ANOVA sonucunda anlamlı düzeyde farklı bulunan gruplar arası karşılaştırmalar Tukey Çoklu Karşılaştırma Testi ile yapılmıştır. Değişkenler arası korelasyonlar, Pearson Korelasyon Katsayısı hesaplanarak analiz edilmiştir. Son olarak babanın, ilk baba olma yaşı ve babalık rolü algısının, aile katılımı alt ölçekleri yordama düzeyleri, çok değişkenli bir analiz olan Path Analiziyle değerlendirilmiştir. İstatistik manidarlık düzeyi p<.05 olarak kabul edilmiştir. Yapılan analizlerde SPSS 15 ve LISREL 8.17 paket programları kullanılmıştır.Araştırma sonucunda: Çocuğun cinsiyetinin, babalık rolünü ve aile katılımını etkilemediği bulunmuştur. İlk çocuğu olan babaların, babalık rolü algısı ve ev temelli katılım düzeyi yüksek bulunmuştur. Tek çocuklu babaların, iki ve daha fazla çocuklu babalardan, babalık rolü algısı ve ev temelli katılım düzeyi yüksek bulunmuştur. Babaların yaşı yükseldikçe aile katılım düzeyleri de yükselmektedir. Babanın öğrenim düzeyi ve ekonomik düzeyi yükseldikçe babalık rolü algısı ve aile katılım çalışmalarına katılımları artmaktadır. İlk baba olma yaşı yükseldikçe, Aile katılım düzeyleri de yükselmektedir. Babalık rolü algısı yüksek olan babaların, aile katılım çalışmalarına katılımları da yüksek olmaktadır.Anahtar Kelimeler: Babalık Rolü Algısı, Aile Katılımı,
Farklı eğitim modelleri kullanılarak uygulanan aile eğitim ve aile katılım programlarının okul öncesi öğretmenlerinin uygulamalarına ve ebeveynlerin görüşlerine etkisinin incelenmesi
Okul öncesi eğitim kurumlarında, aile katılım etkinliklerinin tam olarak gerçekleştirilebilmesi için, öğretmenlere ve öğretmenler aracılığıyla ebeveynlere yönelik olarak araştırmacı tarafından hazırlanarak uygulanan aile eğitim ve aile katılımı programının etkililiğini deneysel olarak araştırarak, öğretmen eğitiminde en etkili modeli saptamak amacı ile yapılmıştır.Araştırmada, tek denekli, yarı deneysel, ön test-son test kontrol gruplu desende nitel ve nicel yöntemlerin bir arada kullanıldığı karma yöntem uygulanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Ankara'daki Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı ilköğretim okullarının anasınıflarında görev yapan toplam üç öğretmen ve bu öğretmenlerin sınıfına devam eden çocukların ebeveynleri oluşturmaktadır (n=52). Araştırmanın nicel ve nitel boyutuna yönelik çalışma grubunun seçilmesinde amaçlı örnekleme yönteminden ölçüt örnekleme kullanılmıştır.Araştırmada nicel ve nitel yöntemler bir arada kullanılmıştır. Nicel veriler araştırmacı tarafından geliştirilen ?Ebeveyn İçin Öğretmen ve Okula Yönelik Görüş Formu?, ?Ebeveyn İçin Aile Katılımını Değerlendirme Formu?, yolu ile nitel veriler ise, öğretmen ve ebeveynlerle yapılan yarı yapılandırılmış görüşmeler, doküman inceleme ve gözlem yolu ile toplanmıştır..Nicel verilerin analizinde Kruskall Wallis, Wilcoxon sıralı işaretler testi kullanılmıştır.Deney1 ve deney 2'ye araştırmacı tarafından Öğretmen Eğitim Programı uygulanmıştır. Eğitim programı üç hafta, haftada üç gün olmak üzere toplam 10 saat sürmüştür. Araştırmanın kontrol grubunu oluşturan öğretmene eğitim verilmemiştir. Ö.E.P. katılan öğretmenlerden ebeveynlere Ebeveyn Eğitim Programını uygulamaları istenmiştir. E.E.P.'ı beş hafta, hafta da iki gün olmak üzere toplam 10 saat sürmüştür. E.E.P. sırasında deney 1'e araştırmacı tarafından yüz yüze rehberlik, deney 2' ye ise uzaktan rehberlik sağlanmıştır. Kontrol grubunda yer alan ebeveynlere eğitim verilmemiştir.Araştırmanın nicel verilerine ilişkin sonuçlar; Deney 1 de yer alan ebeveynlerin, öğretmenlere yönelik görüşlerinde olumlu oldukları ancak okula yönelik görüşlerinde fark olduğu, karşılaştıkları aile katılım etkinliklerinin çeşitliliğinde artış olduğu saptanmıştır.Deney 2 de yer alan ebeveynlerin, öğretmen ve okula yönelik görüşlerinde son test lehine fark olduğu, karşılaştıkları aile katılım etkinliklerinde ?Ebeveyn için Aile Katılımını Değerlendirme Formu? unda son test lehine farklılığın olduğu, ancak görüşlerinin bu sonucu desteklemediği sonucuna ulaşılmıştır.Araştırmanın nitel verilerine ilişkin sonuçlar; Deney 1 için elde edilen sonuçlar, öğretmen a'nın, Öğretmen Eğitim Programı sonrasında aile eğitimi ve aile katılımı konusunda bilgi düzeyinin arttığı, yüz yüze rehberlik sağlanması ile aile eğitimi ve aile katılım çalışmalarını uyguladığı, aile katılım çalışmalarına ilişkin dokümanlarının olduğu saptanmıştır.Deney 1de yer alan ebeveynlerin, aile katılımının gerekliliğine inandıkları, aile eğitimi ve aile katılım çalışmalarına katılmada istekli oldukları sonucuna ulaşılmıştır.Deney 2 için elde edilen sonuçlar, öğretmen b'nin, Ö.E.P. sonucunda aile eğitimi ve aile katılımı konusunda bilgi düzeyinin arttığı, uzaktan eğitim modeli ile rehberlik sağlanmasına rağmen aile eğitimini uygulamadığı, aile katılımına yönelik dokümanlarının olmadığı saptanmıştır.Deney 2 de yer alan ebeveynlerin, aile eğitimi ve aile katılım çalışmalarının gerekliliğine inandıkları, aile eğitimi ve aile katılım çalışmalarına katılmada istekli oldukları sonucuna ulaşılmıştır.Kontrol grubunda yer alan öğretmen ve ebeveynlerin görüşlerinde nicel ve nitel verilere göre herhangi bir değişikliğin olmadığı saptanmıştır.
Öğretmenlerin yapmış olduğu ev ziyaretlerinin aile üzerindeki etkisi
Bu araştırmada, öğretmenlerin yapmış olduğu ev ziyaretlerinin aile üzerindeki etkisi incelenmiştir. Bu doğrultuda araştırma ön-test, son test kontrol gruplu deneysel desen üzerine modellenmiştir.Araştırmanın örneklemini 2009-2010 eğitim öğretim yılında Bolu ilinde bulunan, sadece veli toplantılarıyla sınırlı olarak aile katılım çalışmaları yapan bir okul öncesi eğitim kurumu ve bu kurumun 5-6 yaş grubuna devam eden il merkezinde yaşayan 20 çocuk ve annesi; köyde yaşayan 20 çocuk ve annesi deney grubunu; il merkezinde yaşayan 10 çocuk ve annesi; köyde yaşayan 10 çocuk ve annesi kontrol grubunu oluşturmak üzere, toplam 60 anne-çocuk araştırmanın örneklem grubunu oluşturmuştur.Araştırmada ön test, son test ve kontrol gruplu deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmacı tarafından deney grubundaki annelere uygulanmak üzere Ev Ziyareti Programı hazırlanmıştır. Programın uygulanması on dokuz hafta sürmüştür. Ev ziyareti programında annelere okul öncesi eğitimin önemi, gelişim alanlarına etkisi ve anne çocuk iletişimi, oyun ve oyuncakların çocuklar üzerindeki etkileri hakkında bilgi verilmesi, annelerle çocuklarına oynamaları için artık materyalle dokunma kartı hazırlanması, maske ve kukla yapılmasına yönelik uygulamalara yer verilmiştir. Kontrol grubuna ise ev ziyareti yapılmamıştır.Deney ve kontrol gruplarında yer alan anne babalara ve çocuklarına demografik bilgilerini almak amacıyla ?Genel Bilgi Formu? ; deney ve kontrol grubunda yer alan annelerin ev ziyaretleri hakkındaki düşüncelerini belirlemek amacıyla Mann ve Meyer tarafından geliştirilen ?Ev Ziyareti Değerlendirme Formu araştırmacı tarafından düzenlenerek kullanılmıştır. Bu formlar deney grubundaki annelere, ?Ev Ziyareti programından önce ön test, programın uygulanmasından sonra ise son test olarak verilmiştir. Aynı form kontrol grubuna ön test ve son test olarak uygulanmıştır.Genel Bilgi Formu ve Ev Ziyareti Değerlendirme Formu aracılığıyla toplanan veriler SPSS 15 paket programı yardımı ile değerlendirilmiştir. Anne babalara ve çocuklara ait demografik bilgilere ilişkin dağılımları frekans ve yüzde değerleri olarak verilmiştir. Ev Ziyareti Değerlendirme Formunda deney ve kontrol grubuna ait ön test ve son test verilerini analiz etmek için Student t testi kullanılmıştır. Ev Ziyareti Değerlendirme Formunda deney ve kontrol grubunda ön test ve son testlerin karşılaştırılması için bağımlı gruplarda t testi kullanılmıştır. Ev Ziyareti Değerlendirme Formunda deney grubunda yaşanılan yere , annenin öğrenim durumuna göre, çocukların cinsiyetine, doğum sırasına göre ev ziyaretleri etki puanı değerlendirmesi ön test ve son test karşılaştırılmasında Mann-Whitney U testi kullanılmıştır. Ev Ziyareti Değerlendirme Formunda deney grubunda çocukların kardeş sayılarına ve annenin yaşına göre ev ziyaretleri etki puanı değerlendirmesi ön test ve son test karşılaştırılmasında Kruskall-Wallis H testi kullanılmıştır. Deney ve kontrol grubunda yer alan annelerin çocuğun eğitiminde rolüne ve yerine, çocuğun eğitiminde kendini yeterli bulma durumuna, ev ziyaretlerinin faydasına, ev ziyaretlerinin çocuğa ve öğretmene faydasına, ev ziyaretlerinin günlük işleri engelleme durumuna ilişkin görüşleri frekans ve yüzde değerleri olarak verilmiştirEv ziyareti programı sonrasında; öncelikle test puanları arasında anlamlı farklılık olduğu, uygulanan ev ziyareti programı sonrasında deney grubunun son test puan ortalamasının ön test puan ortalamasından yüksek olduğu, deney grubunun son test puan ortalamasının kontrol grubunun son test puan ortalamasından yüksek olduğunu ve uygulanan ev ziyareti programının etkili olduğunu görülmüştür. Ev ziyaretlerinin pek çok yararı olduğu yapılan çalışma sonucunda görülmüştür. Bunun sonucunda öğretmenlerin programlarında ev ziyaretlerine gereken önemi gösterip, ev ziyaretleri yapmalarının gerektiği düşünülmektedir.
Paylaşılan liderlik, aile katılımı ve okula bağlılık arasındaki ilişki
Bu araştırmanın amacı paylaşılan liderlik, aile katılımı ve okula bağlılık arasındaki ilişkiyi belirlemek ve Yapay Sinir Ağları yardımıyla öğrencilerin okula bağlılık düzeylerini tahmin etmektir.İlişkisel tarama modelinde yapılan bu araştırmanın evrenini 2014-2015 eğitim öğretim yılında Elazığ il merkezinde ortaokullarda öğrenim gören öğrenciler ve velileri oluşturmaktadır. Araştırma 30 ortaokulda öğrenim gören 1488 öğrenci ve 1488 öğrenci velisi üzerinde yürütülmüştür. Araştırmanın verileri Aile Katılımı ve Desteği Ölçeği, Okula Bağlılık Ölçeği, Veli Paylaşılan Liderlik Algısı Ölçeği ve Veli Aile Katılımı Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Verilerin çözümlenmesinde yüzde, frekans, aritmetik ortalama, t-testi, varyans analizi, korelasyon analizi, çoklu regresyon analizi ve yapay sinir ağları teknikleri kullanılmıştır. Çalışmanın sonuçlarına göre, okul paydaşları arasında paylaşılan liderlik davranışlarının sergilenmesi, okul paydaşlarının işbirliği içerisinde hareket etmesi ve velilerin de okul yönetiminde söz sahibi olması, anne ve babaların kendi çocuklarının eğitim hayatlarına katkısını olumlu yönde etkilemektedir. Paylaşılan liderlik algısı ve aile katılımı ve desteği değişkenleri, okula bağlılık puanları üzerinde anlamlı bir etkiye sahiptir ve okula bağlılık düzeyine ilişkin varyansın % 21'ini açıklamaktadır. Yapay Sinir Ağları (YSA) kullanılarak, okula bağlılık ile ilişkili değişkenler aracılığıyla, öğrencilerin okula bağlılık düzeyleri anlamlı bir şekilde tahmin edilmiştir.Çalışmanın sonunda, politika yapıcılara, uygulayıcılara ve araştırmacılara öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Aile Katılımı, Ev Ziyaretleri, Okula Bağlılık, Paylaşılan Liderlik.
İlköğretim birinci kademe öğrencilerinde ebeveyn katılım algısını açıklamaya yönelik bir model geliştirme
Bu araştırmanın genel amacı, çocukları ilköğretimde öğrenim gören ebeveynlerin motivasyonel faktörlerinin dışsal değişken ve diğerlerinden algılanan katılım daveti ile zaman ve enerji algısının aracı değişken olarak ele alınıp ebeveyn katılımıyla ilişkisini betimleyen bir model tanımlamaktır.Nedensel modelleme yapılan çalışmada araştırmada Aile Katılım Ölçeği, Ebeveyn Rol Yapısı Ölçeği, Okul Deneyimi Ölçeği, Ebeveyn Öz Yeterlik Ölçeği, Okul Personelinden Algılanan Katılım Daveti Ölçeği, Öğretmenden Algılanan Katılım Daveti Ölçeği, Rehber Öğretmenden Algılanan Katılım Daveti Ölçeği, Çocuktan Algılanan Katılım Daveti Ölçeği, Ebeveynin Zaman ve Enerji Algısı Ölçekleri kullanılmıştır. Bu kapsamda kullanılan veri toplama araçları, çocukları ilköğretim birinci kademede öğrenim gören 790 (418 anne, 372 baba) ebeveyne, sınıf öğretmenlerinin yardımıyla uygulanmıştır. Araştırmada veriler SPSS 16.0 ve AMOS 7.0 programlarıyla analiz edilmiştir.Araştırmanın sonuçlarına göre; ebeveynlerin özyeterlik düzeyleri yükseldikçe, rol yapıları aktifleştikçe ?çocuklarının eğitimlerinden birincil derece sorumlu olduklarına dair inanç arttıkça- ve geçmiş okul deneyimleri olumlu olarak algılandıkça çocuklarının eğitim yaşantılarına katılım düzeyleri artmaktadır. Ayrıca bu olumlu etkinin ebeveynlerin zaman ve enerji algısı ile diğerlerinden algıladıkları katılım daveti üzerinden olduğunu belirtmek mümkündür. Bir başka deyişle, motivasyonel faktörler, ebeveyn katılımını yeterli düzeyde zaman ve enerji algılayıp algılamamasına ile diğerlerinden katılım daveti algılayıp algılamamasına göre etkilemektedir.
Another School is Possible (BBOM): A case of parent co-op school as a claim on alternative educational assemblages
This thesis aims to explore the institutionalization of alternative education in contemporary Turkey through the construction of different educational assemblages based on the educational model developed by Another School is Possible Association (BBOM). Based on 14 interviews with educational professionals and parents who experienced this institutionalization process from the very beginning, this study aims to provide a holistic picture of diverse concerns and experiences of BBOM stakeholders. To reveal the socio-cultural and political factors behind the development of such different educational assemblages, I analyse the educational policies and discourses of the Justice and Development Party (Adalet ve Kalkınma Partisi) in contemporary Turkey. Although education in neoliberal times might seem to provide a wide range of possibilities which are adapted to competitive educational purposes, lately emerging educational alternatives demonstrate how a particular group of parents avoid performing typical parental preferences under the present conditions of the Turkish educational system. Therefore, the study documents how their perceptions on education, their subjectivities, and their relations with the collective efforts developed with other parents result in constructing such educational alternatives. Findings point out insightful reflections on the challenges of implementing BBOM's alternative education model mainly due to financial resources and the dichotomy of parents' academic worries versus alternative education. The findings particularly reveal the indications of isolated and exclusive class closure built through parent co-op initiatives.
Yönetici öğretmen aile iletişim ve işbirliği aracı geçerlilik güvenirlilik çalışması ve okul öncesi eğitim kurumlarındaki yönetici, öğretmenler ile aileler arasındaki iletişim ve işbirliğinin yönetici öğretmen aile bakış açısına göre incelenmesi
Bu araştırma, ?Yönetici Öğretmen Aile İletişim Ve İşbirliği Aracı?nın geçerlilik güvenirlilik çalışmasını yapmak ve okul öncesi eğitim kurumlarındaki yönetici, öğretmenler ile aileler arasındaki iletişim ve işbirliğinin, okul öncesi eğitim kurumlarında görev alan yöneticiler, öğretmenler ve çocuğu okul öncesi eğitim kurumlarına devam eden ailelerin bakış açısına göre incelenmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir.Araştırmanın evrenini Ankara'nın merkez ilçelerinde alt ve üst sosyo- ekonomik düzeyde bulunan ilköğretime bağlı anasınıflarında görev alan yöneticiler, anasınıfı öğretmenleri ve bu kurumlarda çocuğu anasınıfına devam eden aileler oluşturmuştur.Araştırmanın örneklemini, görülme sıklığı, duyarlılık ve kitle büyüklüğü dikkate alınarak Basit Rastgele Örnekleme varsayımı altında; 69 yönetici, 240 anasınıfı öğretmeni ve 1200 aile oluşturmuştur. Ayrıca her anasınıfı öğretmeni 5 aileye ilişkin form doldurduğu için öğretmen form sayısı da 1200 olarak gerçekleşmiştir.Araştırmada veri toplama aracı olarak; demografik bilgilere ait soruların yer aldığı ?Yönetici Kişisel Bilgi Formu?, ?Öğretmen Kişisel Bilgi Formu?, ?Aile Kişisel Bilgi Formu? kullanılmıştır. Değişkenlere bağlı olarak karşılaştırma yapmak amacıyla, ?Yönetici Öğretmen Aile İletişim ve İşbirliği Aracı (Yönetici Formu)?, ?Yönetici Öğretmen Aile İletişim ve İşbirliği Aracı (Öğretmen Formu)?, ?Yönetici Öğretmen Aile İletişim ve İşbirliği Aracı (Aile Formu)? olmak üzere araştırmacı tarafından geliştirilen 3 ayrı form kullanılmıştır.?Yönetici Öğretmen Aile İletişim Ve İşbirliği Aracı?nın uygulanmasıyla elde edilen veriler kullanılarak geçerlilik ve güvenirlilik analizleri ve değişkenlere bağlı karşılaştırmalar yapılmıştır.?Kişisel Bilgi Formlarındaki? bilgilerin frekans ve yüzdesel gösterimleri tablolar halinde verilmiştir.Araçların geçerlik-güvenirlik testleri olarak ?Faktör Analizi? ve ?Cronbach Alpha? katsayıları hesaplanmıştır. Elde edilen puanların iki gruplu karşılaştırmalarında normal dağılması durumunda parametric testlerden ?Student t? testi , normal dağılmaması durumunda ise ?Mann-Whitney U? testi kullanılmıştır.Üç ve daha fazla gruplu karşılaştırmalarda, puanların normal dağılması durumunda parametric testlerden ?Anova? testi, normal dağılmaması durumunda ise? Kruskall-Wallis? testi kullanılmıştır.Uygulanan testlerin değerlendirilmesinde anlamlılık derecesi olarak 0.05 alınmıştır.Araştırma sonucunda;12 maddeden oluşan ?Yönetici Öğretmen Aile İletişim Ve İşbirliği Aracı (Yönetici Formu)? faktör yük değerlerinin tek faktör üzerinde toplandığı ve maddelerin faktör yük değerlerinin 0,257 ve üzerinde olduğu görülmektedir. İç tutarlılık Kuder Richardson 20 nin genişletilmiş hali olan Cronbach Alfa formülü ile 0,892 hesaplanması ile güçlü bir iç tutarlılığı olduğu saptanmıştır. 56 maddeden oluşan ?Yönetici Öğretmen Aile İletişim Ve İşbirliği Aracı (Öğretmen Formu)? nun güvenirlik katsayısı 0,982 olarak hesaplanmıştır. 62 maddeden oluşan ?Yönetici Öğretmen Aile İletişim Ve İşbirliği Aracı (Aile -Öğretmen Formu)? nun güvenirlik katsayısı 0,982 olarak hesaplanmıştır. 13 maddeden oluşan ?Yönetici Öğretmen Aile İletişim Ve İşbirliği Aracı (Aile ?Yönetici Formu)? maddelerinin faktör yük değerlerinin 0,610 ve üzerinde olduğu, iç tutarlılık Kuder Richardson 20 nin genişletilmiş hali olan Cronbach Alfa formülü ile 0,948 hesaplanmış olup güçlü bir iç tutarlılığı olduğu saptanmıştır.Yöneticilerin aileler ile olan ilişkilerine bakış açılarının; yaş gruplarına göre istatistiksel olarak anlamlı farklılığın (p<0.05) olduğu, öğrenim durumları ve okul öncesi eğitim kurumunun bulunduğu bölgenin SED ` ine göre istatistiksel olarak anlamlı (p>0.05) farklılığın olmadığı saptanmıştır.Öğretmenlerin aileler ile olan ilişkilerine bakış açılarının; yaş gruplarına, öğrenim durumlarına, mesleki kıdemlerine, anne baba eğitimi ile ilgili ders alma durumlarına, okul öncesi eğitim kurumunun bulunduğu bölgenin SED ` ine göre istatistiksel olarak anlamlı (p<0.05) farklılığın olduğu saptanmıştır.Ailelerin öğretmenlerle olan ilişkilerine bakış açılarının; çalışma durumlarına, mesleklerine, ?Okul aile işbirliği? çalışmalarından memnun olma durumlarına , ?Aile katılımı? çalışmalarından memnun olma durumlarına, okul öncesi eğitim kurumunun bulunduğu bölgenin SED ` ine göre istatistiksel olarak anlamlı (p<0.05) farklılığın olduğu, yaşları ve öğrenim durumlarına göre istatistiksel olarak anlamlı (p>0.05) farklılığın olmadığı saptanmıştır.Ailelerin yöneticilerle olan ilişkilerine bakış açılarının; öğrenim durumlarına, çalışma durumlarına, mesleklerine, ?Okul aile işbirliği? çalışmalarından memnun olma durumlarına, ?Aile katılımı? çalışmalarından memnun olma durumlarına, okul öncesi eğitim kurumunun bulunduğu bölgenin SED ` ine göre istatistiksel olarak anlamlı (p<0.05) farklılığın olduğu, yaşlarına göre istatistiksel olarak anlamlı (p>0.05) farklılığın olmadığı saptanmıştır.Anahtar Kelimeler : Okul Öncesi Eğitim, İletişim, İşbirliği, Aile Katılımı