Digitization
249 theses under this subject heading
KOBİ'lerin dijital dönüşümü
Çalışmanın amacı tüm dünyanın tanık olduğu dijital dönüşüm süreci ve ülkemizde faaliyet gösteren KOBİ'lerin bu dönüşüm sürecinde nasıl konumlandıklarını incelemektir. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ve Vodafone iş birliğiyle yürütülen "Dijital Dönüşüm Hareketi" projesi kapsamında KOBİ'lere çevrimiçi anket uygulanmıştır. Bu yöntem ile toplanan ve dağınık özellikteki firmaların bir araya getirilmesiyle oluşan veri havuzundan rastgele seçilen (evren) temsil yetkisine sahip yüzde 95 güven düzeyinde yüzde 5 hata payı ile 250 adet anket sonucu (örneklem), SPSS 19.0 programı ile istatistiksel analize tabi tutulmuştur. Keşfedici bir özellik taşıyan bu çalışmada ANOVA ve hiyerarşik regresyon ile faktör analizi ve kümeleme analizi yapılmıştır. Regresyon analizi ile teknolojiye ayrılan bütçenin dijital skor üzerinde etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bunun yanı sıra çalışan sayısı yani firma büyüklüğü arttıkça teknolojiye ayrılan bütçenin dijital skor üzerindeki etkisinin arttığı gözlemlenmiştir. Analizler hizmet ve üretim sektörü özelinde incelediğinde, hizmet sektöründe de teknolojiye ayrılan bütçenin dijital skor üzerindeki etkisi artarken üretim sektöründe böyle bir ilişkinin olmadığı görülmektedir. Çalışma beş bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünün ardından ikinci bölümünde dijitalleşme kavramı tanımlanarak, dijitalleşme tarihi ve dünyadaki trendleri incelenmiştir. Yine bu bölümde dijitalleşmenin önemi ile şirketler ve ticari ekosistem üzerindeki etkileri anlatılmaktadır. Üçüncü bölümde KOBİ kavramı tanımlanarak, KOBİ'lerin teknoloji kullanımına yönelik çeşitli veriler incelenmiştir. Dördüncü bölümde TOBB Dijital Dönüşüm Hareketi kapsamında 250 firma ile gerçekleştirilen anket sonuçları analiz edilmiştir. Çalışmanın son bölümünde ise analizlerin sonuçları değerlendirilerek KOBİ'lerin dijitalleşmesine yönelik öneriler sunulmaktadır.
Finansal hizmetler inovasyonu: Açık bankacılık
Teknolojide ve veri kullanımında yaşanan gelişmeler, birçok sektörü olduğu gibi bankaları ve finansal hizmetler sunan diğer kuruluşları da derinden etkilemiştir. Giderek artan internet erişimi, finansal hizmet sunumunu şubelerden akıllı mobil cihazlara yönelterek hizmet sunan kuruluşların dijital kanallara yönelimini artırmıştır. Bunun bir sonucu olarak rekabetin yoğun olarak yaşandığı bu alandaki hizmetlerin, finansal teknoloji (FinTek) şirketleriyle daha çok iş birliği içerisinde sunulması kaçınılmaz hâle gelmiştir. Bireylere ait olan bankalardaki verilerin, bireylerden izin alınarak üçüncü taraf hizmet sağlayıcılarıyla paylaşımını sağlayan açık bankacılık prensibi; dijital bankacılığın ileri bir aşaması olarak, bankalarla FinTek şirketlerinin iş birliğine yöneldiği bu alanda güçlü bir şekilde ortaya çıkmıştır. Dijital dönüşüm çerçevesinde açık bankacılık, İngiltere ve Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin öncülüğünde birçok ülkede, yasal zorunluluk hâline gelmiştir. Hızlı, güvenli, rekabetçi ve verimli finansal hizmetlerin gerçekleştirilmesini sağlamak üzere AB'de İkinci Ödeme Hizmetleri Direktifi (PSD2) gereğince açık bankacılık uygulanmaya başlanmıştır. Türkiye'de de 2020 yılında atılan adımlarla açık bankacılığın mevzuat altyapısı AB'ye uyumlu bir şekilde gerçekleştirilmeye başlanmıştır. Bu tez çalışmasında açık bankacılığın gelişimi incelenerek Türkiye'deki düzenleyici kurumların atacağı adımlara yönelik değerlendirme yapılmıştır. Çalışmada sözkonusu alanın arka planı literatür taramasıyla verildikten sonra dijital dönüşüm ve dijital teknolojiler tanıtılmış ve bu kavramların finansal hizmetler sektöründe ne şekilde karşılık bulduğu değerlendirilmiştir. İzleyen bölümde Türkiye'de bankacılığın gelişimi ve dijital bankacılıkla ilgili temel hukuki düzenlemeler ele alınmıştır. Takip eden bölümde açık bankacılık kavramının doğuşu PSD2 bağlamında incelenerek farklı ülkelerin bu kavrama yaklaşımı ve şirketlerin izleyebilecekleri stratejiler açıklanmıştır. Son bölümde ise Türkiye'ye yönelik değerlendirmeye yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Açık Bankacılık, Dijital Bankacılık, Dijital Teknolojiler, PSD2
Dijital işletme stratejisinin ihracat ve işletme performansına etkisi: TR83 bölgesinde bir uygulama
Günümüzde dijital dönüşüm sürecinin işletmeler açısından ne kadar önemli olduğu bilinmektedir. Bu çalışma Covid-19 salgını ile hız kazanan dijitalleşme sürecinin işletmelere ve işletme fonksiyonlarına olan etkisini ortaya koymak ana fikrinden hareket etmektedir. Ana fikrin genel çerçevesi kapsamında "işletmelerde bir ihtiyaç olarak ortaya çıkan" Dijital İşletme Stratejisinin etkileri özellikli alan olarak seçilmiştir. İşletme süreçleri arasında döviz kazandırıcı faaliyet olan ihracat ülkemiz ve işletmeler için ayrı bir öneme sahiptir. Dolayısı ile çalışmada işletme fonksiyonlarından; ihracata olan etkisi ve işletme performansına etkisi ortaya koyulmaya çalışılmıştır. Ayrıca DİS'in TR83 bölgesindeki ihracatçı işletmeler açısından ihracat-işletme performanslarında nasıl bir etkiye sahip olduğunu, işletme ve ihracat performanslarının bu durumdan nasıl etkilendiğini ve işletmelerin söz konusu değişim sürecini doğru yönetebilmek için gerçekleştirdikleri aksiyonları ortaya koymak ve küçük ve orta ölçekli işletmelerin dijital dönüşüm sürecine yönelik stratejik kararlar alabilmesine yardımcı olacak bilgiler sunmayı amaçlamaktadır. Araştırmanın ana kütlesini Amasya, Çorum, Samsun, Tokat illerinin oluşturduğu TR83 bölgesi oluşturmaktadır. Birincil veri toplama yöntemi olarak anket, anket uygulama yöntemi olarak da yüz yüze görüşme yöntemi kullanılmıştır. İkincil veriler de çalışmaya dahil edilmiştir. Araştırmanın verileri, TR83 bölgesinde faaliyet gösteren 103 küçük, orta ve büyük ölçekli ihracatçı işletmeden toplanmıştır. Veriler, SPSS ve Smart PLS programları kullanılarak analiz edilmiştir. Ortaya konulan araştırma modeli doğrultusunda dokuz hipotez geliştirilmiş ve test edilmiştir. Araştırma sonucunda dokuz hipotezin dördü reddedilmiştir. TR83 bölgesinde DİS'in işletme performansına doğrudan anlamlı pozitif bir etkisi olmadığı ve nesnel ihracat performansına doğrudan anlamlı bir etkisi olduğu, öznel ihracat performansının ise Pazar konumundan memnuniyet boyutunda olumlu etkisi olduğu ancak ihracatın kârlılığı boyutunda olumlu, anlamlı bit etkisinin olmadığı ortaya çıkmıştır. Elde edilen sonuçlar TR83 özelinde literatürden kısmen ayrışmaktadır. Sonuçlar; TR83 bölgesinde ihracatçı işletmelerin dijital işletme stratejilerine yatırım yapmadıklarını bu konuda henüz yeterli düzeyde farkındalık oluşmadığını göstermektedir. Benzer araştırmaların farklı ana kütlelerde yapılmasının literatüre ve işletmelere önemli katkılar sunacağı değerlendirilmektedir. Anahtar Sözcükler: Dijitalleşme, İşletme Stratejisi, İhracat, İşletme Performansı, Dijital Dönüşüm
Dijital halkbilimi bağlamında oyun kültüründe anlam ve anlatı
21. yüzyılda dijital ortam ile birlikte insanoğlu daha önce hiç deneyimlemediği şekilde anlık bir sosyo-kültürel etkileşim içine girmiştir. Sözlü ve yazılı kültür dönemlerinin ardından hipermetinlerle birlikte dijital ortamda birçok anlatı formu ortaya çıkmıştır. Bunun yanında dijital ortamda yer alan anlatılar; sözlü kültür geleneğinin yaşadığı kültür ürünleri olarak da icra edilmektedir. Dijital ortamdaki kültür ürünleri; gündelik hayat içerisinde kullanıcıların sosyo- kültürel hayatına etki ederken bir yandan da geleneksel ürünlerin yaşatıldığı anlamlı bir iletişim formu olarak kültür aktarımı işlevlerini gerçekleştirmektedir. Sözlü kültür unsurlarının hem geleneksel hem de yeni formlarının yer aldığı bu ortamda metni, sözeldokuyu ve bağlamı merkeze alan performans teorisi ile metin merkezli halkbilimi kuramlarının sınanarak halk bilgisi açısından boyutlarının ve anlamlarının ortaya koyulması önem arz etmektedir. Bu yönüyle sınırları çok geniş olan dijital ortamda bir anlatıyı farklı iletişim unsurlarıyla birlikte içeren kültür ürünlerinden birisi dijital oyunlardır. Dijital oyunlar; kültürel ve sosyal deneyimin meraklı gruplarıyla anlık yaşandığı, hem kendi sözlü kültür ortamını kuran hem de sözlü kültür geleneğini barındıran, yazılı formlarla destekleyen ve imgeleştiren, farklı iletişim unsurlarını bir arada sunan kendine has yapısıyla halkbiliminin dijital ortamda canlı olarak yaşatıldığı ürünlerin başında gelmektedir. Dijital oyunlar çeşitli halk bilgisi türlerini de bünyesinde barındırmakta ve yeni halkbilimi türlerine de öncülük etmektedir. Geleneksel oyun kültüründen dijital oyunlara uzanan süreçte yaşanan pek çok bağlamsal değişiklikler de bu ürünlerin halkbilim açısından incelenmesini gerekli kılmaktadır. Nihayetinde bu çalışma disiplinler arası bir konumda bulunan dijital oyunları; halkbiliminin genel yönleriyle metinlerarasılık, söylemlerarasılık ve bağlamlararasılık açısından ele alarak performans teorisinin icra olayı tahlil yönteminden model alınarak geliştirilen ve metin merkezli kuramları sürece dâhil eden üç boyutlu icra analiz yöntemini kullanarak analiz etmeyi amaçlamaktadır. Bu doğrultuda dijital oyunların kültür ortamındaki icrası; oyun, oyuncu, anlatı ve bağlamı açısından bir bütün hâlinde değerlendirilecek ve anlam boyutunda halkbilimi ile ilişkisi ortaya konulacaktır.
Gösterişçi tüketimin sanatsal ifadesi
"Gösterişçi tüketimin sanatsal ifadesi" isimli bu tez çalışmasında, 'tüketim ve gösteriş' kavramları incelenmiştir. Bu bağlamda 1. bölümde tüketim kavramının ortaya çıkması ve ihtiyaç kavramının inanış sistemleri ile ilişkisi ele alınmıştır. 21. yüzyılda gelişen teknoloji ile beraber seri üretimin ortaya çıkması tüketim kavramının tanımını da değiştirerek tüketim mekanlarını ortaya çıkarmıştır. Kitlesel tüketime eklemlenen insan, çağımız insanının bireyselleşmesi ile beraber aidiyet ve kimlik problemleri yaşamaktadır. Birbirlerinin kopyası haline dönüşmekte olan, tüketim alışkanlıkları da birbirine oldukça benzeyen insan değişime uğrayarak kendine yabancılaşmıştır. Araştırmanın ikinci bölümünde güncel sanat pratiklerinde tüketim ve gösterişçi tüketim üzerine çalışmaları olan sanatçıların eserlerine yer verilmiştir. Günümüz sanatçıları modern sanatın yenilikçi ve sanat kaygısı ile yapılmasının aksine, toplumun yaşayış biçimine eleştirel bir şekilde yaklaşmaktadır. Kapitalist ve metalarla kuşatılan dünyada gösterişçi tüketimin sanatı da bir metaya çevirmesiyle yaşanan değişim incelenmiştir. Bu bağlamda ise 3. bölüm kişisel uygulamalarla ifade edilen tüketim ve gösterişçi tüketimin seramik uygulamalarla ele alınarak anlatılmasıdır. Anahtar Kelimeler: Tüketim, Gösterişçi Tüketim, Dijitalleşme, Kapitalizm, Seramik.
Ankara'daki özel hastanelerin dijital hastane EMRAM standartlarına uygunluğunun incelenmesi
Dünya'daki teknolojik gelişmeler hızlı bir şekilde ilerlemekte ve her geçen gün insanlığın hayatını, işini ve günlük yaşantısını kolaylaştıran yeni teknolojiler ortaya çıkmaktadır. Bu hızlı gelişmelerden sağlık sistemleri de elbette payını almaktadır. Sağlık hizmetlerinde kaynakların kıtlığı, sağlık hizmeti sunumunda karşılaşılan problemler, verimlilik, etkililik gibi kavramlar sağlık hizmetlerinin dijitalleşmesinin en büyük sebepleri arasında yer almaktadır. Bu dijitalleşmenin en önemli örneklerinden biri dijital hastanelerdir. Bu kapsamda bu çalışma ile Ankara'daki özel hastanelerin dijital hastane ölçütlerine uygunluk düzeyleri ve seviye 7 için hastanelerin eksikliklerinin belirlenmesi ve hastanelerin statülerine (eğitim ve araştırma hastanesi, genel hastane) göre dijital hastane standartları açısından farklılık gösterip göstermediğinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın yöntemi, HIMSS tarafından yayınlanan ve 2018 yılında güncellenen EMRAM kriterlerine dayanmaktadır. Veriler hastanelerin ilgili birimlerinden sorumlu olan kişilerden (bilgi işlem yöneticileri, idari ve mali işler koordinatörleri, yönetim kurulu üyeleri ve insan kaynakları birim yöneticileri) yüz yüze elde edilmiştir. Araştırma evrenini Ankara'da faaliyet gösteren özel hastaneler oluşturmaktadır. Çalışma örneklem seçilmeden tüm hastanelere ulaşılması hedeflenmiştir. Ancak 17 özel hastane çalışmaya katılmayı kabul etmiştir. Araştırma kapsamında elde edilen verilerin analizinde Microsoft Excel 2016 Office programından yararlanılmıştır. Çalışmaya katılım gösteren 17 özel hastaneden 6 hastanenin seviye 0, 1 hastanenin seviye 1, 3 hastanenin seviye 2, 7 hastanenin ise seviye 3 derecelendirmesinde kaldığı görülmektedir. HIMSS tarafından sertifikalandırılmanın sağlandığı ve dijital hastane olarak kabul görülen seviye 6 ve seviye 7 derecelendirmesine hiçbir hastanenin ulaşamadığı bulunmuştur. Çalışma sonucunda özel hastanelerin bilgi sistemlerinin dijitalleşme süreci için birçok eksikliklerinin olduğu görülmektedir. Bu eksikliklerin nedenleri arasında yatırım eksikliği, sağlık kuruluşlarının veri koruma endişeleri, kullanılan bilgi teknolojilerinin kullanıcı dostu olmaması ve hükümet politikaları gibi nedenlerin yattığı düşünülmektedir. Sonuç olarak, özel hastanelerin dijital hastane seviyelerini yükseltmek için hangi alanlarda gelişme göstermesi gerektiğine ve hükümet tarafından uygulanabilecek politikalara yönelik öneriler geliştirilmiştir.
İstihdamın dönüşümü ve yeni emek gücü: Proje bazlı ve freelance çalışanlar
Bu tez çalışmasında, hak temelli sivil toplum kuruluşlarındaki ve kamu kuruluşlarındaki proje bazlı çalışanların ve sivil toplum alanındaki freelance çalışanların, esnek çalışma türlerinden biri olan proje bazlı çalışmayı nasıl anlamlandırdıkları ve deneyimledikleri üzerinden, bu çalışma biçiminin bireylerin çalışma ve özel hayatlarına olan etkisi değerlendirilmektedir. Günümüz emek literatüründe sıklıkla kullanılan kavramlardan ve teorik temellerden hareketle oluşturulan bu tez çalışması, birden fazla örneklem grubunun deneyimlerine karşılaştırmalı bir şekilde yer vererek literatüre katkıda bulunmakta, faillerin anlam dünyalarını odağına almaktadır. Nitel bir araştırma tasarımına sahip olan bu araştırmada faillerin deneyimleri, bulunmuş oldukları toplumsal koşullarla birlikte, Yapısal İnşacılık yaklaşımıyla değerlendirilmektedir. Amaçlı-kartopu örneklemi kullanılan bu araştırmada sivil alanda çalışan 8 freelancer, 9 proje bazlı sivil toplum çalışanı ve 7 proje bazlı kamu çalışanı olmak üzere toplamda 24 kişiyle yarı-yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak çevrimiçi derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilmiş, veriler MAXQDA 2022 ile içerik analizine tabi tutulmuştur. Sivil alandaki freelance çalışanlar ile proje bazlı sivil toplum ve kamu kuruluşu çalışanlarının çalışma deneyimleri hem birbirleriyle hem de kendi içlerinde benzerlikler ve farklılıklar göstermektedir. Bu esnek çalışma biçimleri farklı açılardan güvencesiz görünmekte, freelance ve proje bazlı çalışanlar parçalı bir görünüm sergilemektedir. Sivil toplumun ve kamu hizmetlerinin sermaye odaklı yapısı nedeniyle bu üretken emekçilerin hakları korunmamaktadır. Mesleki kimlik kaybı yaşayan, kariyer anlatısına ve uzun vadeli gelecek planlarına sahip olmayan bu çalışanlar, "yarını belli olmayan bireyler" olarak gittikçe prekaryalaşmaktadır. Güvencesiz olmalarına rağmen bu çalışma biçimleri çalışanlar tarafından normalleştirilmekte, pandemi ve dijitalleşmenin etkisi ile artan evden çalışma esnek çalışmayı talep edilen hale getirmektedir. Maddi olmayan emek üreticileri olarak ele alınan bu çalışanların yaşamları etrafında örgütlenen iş, esnek çalışmanın bu kişilerin hayatları üzerindeki tahakkümünü göstermektedir.
Dijital ortamda alt kültür inşası: Geek alt kültürü üzerine sosyolojik bir araştırma
Bu araştırmada, alt kültür ve sanal topluluk birleşiminde ortaya çıkan yeni/mikro aidiyet ilişkilerinin görünümleri ele alınmaktadır. Bu bağlamda tezin amacı, Discord sanal topluluk oluşturma platformu ve geek kültürü kesişiminde topluluk duygusu üzerinden bireylerin kurmuş olduğu yeni/mikro aidiyet dinamiklerini anlamaktır. Çalışmada nitel araştırma yöntem ve teknikleri benimsenmiş ve bu kapsamda Discord sanal topluluk oluşturma platformunda geek kültürüne yönelik içerik üreten Star Wars Türkiye-Sithpedi sunucunda yer alan 20 katılımcı ile derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonuçlarında katılımcıların sosyal hayatlarında ortak ilgiler ve değerler ekseninde yaşadıkları yalnızlığı geek kültürü ve Discord özelinde oluşturdukları topluluk duygusu ekseninde mikro bir bağlamda telafi edebildikleri bulgulanmıştır. Bu doğrultuda dijital ortamların bireylere ortak ilgiler ve değerler bağlamında yeni birliktelikler oluşturmaları için önemli bir aidiyet alanı açtığı görülmüştür. Bu kapsamda ilk olarak katılımcılar sosyal hayatlarında karşılaştıkları sorunlardan uzaklaşmak amacıyla internet tabanlı gelişen geek kültürüne yönelmekte ve geek kültürü ile dijital ortamlar üzerinden ilgisel ortaklıklar kurmaktadırlar. İkinci olarak katılımcılar bu dijital ortamlarda sadece ilgilsel ortaklıklar özelinde değil değerler, arkadaşlıklar ve kendini ifade edebilme noktasında da birliktelikler kurmakta ve yalnızlıklarını gidermektedirler.
Sokak sanatına erişim: Türkiye için bir web sayfası önerisi
Sokak sanatı, taşıdığı sanatsal değerin yanı sıra oluşturulduğu dönemdeki toplumsal eğilimleri sansürsüz bir biçimde yansıttığı için, tarihsel, kültürel ve sosyolojik açıdan da önemlidir. Kültürel miras ürünü olan sokak sanatını fiziksel olarak korumak, hava koşulları, yüzeyin kolayca zarar görebilmesi veya yasa dışı olma durumu gibi sebeplerle zor olduğundan, dijitalleştirme, eserlerin sürdürülebilir yönetimi için son derece önemli rol oynamaktadır. Kültürel miras ürünlerinin yönetiminden başlıca sorumlu olan kültürel bellek kurumlarının, şehrin herhangi bir noktasında var olup, saatler içinde yok olabilen eserleri tespit etmesi oldukça zordur. Toplumun kültürel miras yönetimi sürecine dâhil edildiği kitle kaynak yöntemlerinden yararlanılan, katılımcı miras anlayışına sahip bir yaklaşım, eserlerin uzun süreli korunması için oldukça pratik bir çözüm sunmaktadır. Dijitalleştirilen eserlerin toplumun erişimine açıldığı web sayfaları kullanılabilirlik özellikleri bakımından ne kadar başarılı olurlarsa, kullanıcının tatmini de o kadar yüksek olacaktır. Bu da, sokak sanatının dijitalleştirilmesinde rol alan kullanıcının sürece tekrar dâhil olmasını ve potansiyel katılımcıların da sürecin bir parçası olmak istemesini sağlayacaktır. Bu çalışmanın amacı, evrensel düzeydeki sokak sanatı web sitelerinin kullanılabilirlik ve yararlandıkları kitle kaynak yöntemleri bakımından incelenmesi, önde gelen platformun kullanılabilirlik özellikleri açısından güçlü ve zayıf yönlerinin tespit edilmesi ve bulgular doğrultusunda Türkiye'de sokak sanatının korunup erişime açılabilmesi için bir web sayfası önerilmesi olarak belirlenmiştir. Evrensel çapta sokak sanatı web siteleri kullanılabilirlik ve kitle kaynak yöntemleri bakımından içerik analizi yöntemiyle değerlendirilmiştir. Ulaşılan bulgular, web sitelerinin eser kopyalama ve telif haklarını içeren kurumsal bilgi ve politikalar yönünden zayıf ve eserlere ilişkin tanımlayıcı verilerin yetersiz olduğunu göstermiştir. Ayrıca en sık rastlanan kitle kaynak yönteminin koleksiyon tamamlama olduğu görülmüştür. Önde gelen platformun değerlendirilmesi sezgisel analiz yöntemi ile kullanılabilirlik uzmanları tarafından gerçekleştirilmiştir. İnceleme sonrasında platformun estetik ve minimalist tasarım ve tutarlılık ve standartlar yönünden güçlü, kullanıcı kontrolü ve özgürlüğü ve esneklik ve verimlilik özellikleri bakımından zayıf olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Literatür değerlendirmesi ve bulgulara dayalı bir web sayfası önerisinde bulunan bu çalışmanın, dünyada ve Türkiye'de sokak sanatı ve yönetimi konusundaki literatürün eksikliği, sokak sanatının korunmasına dair bir çözüm önerisinde bulunması ve katılımcı miras yaklaşımına dayalı önerinin diğer miras ürünlerinin de sürdürülebilir yönetimine fayda sağlayabilecek olması sebebiyle alandaki literatüre önemli katkılar sağlayacağı düşünülmüştür.
Dijital kültürel mirasın yönetiminde dijital kürasyon uygulamaları çerçevesinde türkiye'de müzelerde içerik yönetimi sistemlerinin geliştirilmesi
Müzeler; kültürel değerlerimizin, mirasımızın toplandığı, saklandığı ve geleceğe aktarılmak üzere korunduğu kültürel bellek kurumlarından biridir. Müzeler sahip olduğu kültürel mirası insanlığa aktarmak için sergi, eğitim, araştırma gibi faaliyetler gerçekleştirmektedirler. Teknolojinin hızla ilerlemesi ile birlikte müzelerin faaliyetleri, kültürel miras ürünlerinin üretilmesi, koruma yöntemleri, sergileme koşulları gibi birçok süreçler de değişmeye başlamıştır. Dijitalleştirme çalışmaları hızlı bir şeklide yaygınlaşmaya başlamış ve kültürel miras, özellikle 21. yüzyılın başlarında dijitalleştirme çalışmalarının en yeni disiplini olarak gelişim göstermeye başlamıştır. Dijitalleşmeye başlayan kültürel miras ile birlikte yeni bir kavram olan dijital kültürel miras kavramı ortaya çıkmıştır. Dijital kültürel mirasın korunması, erişme açılması, kullanılabilirliği ve yaşam döngüsünün sürdürülebilmesi için dijital kürasyon çalışmaları kullanılmaktadır. Bu tez çalışmasında Türkiye'deki müzelerde (kamu-özel) yer alan kültürel mirasın dijital kürasyon çalışmaları, standartlar çerçevesinde içerik yönetiminin değerlendirilerek kamu (devlet) müzelerinin ve özel müzelerin mevcut durumları araştırılmıştır. Araştırmaya, seçilen müzelerden (117 müze) gönüllülük koşuluyla 54 personel katılmıştır. Araştırma kapsamında, Kültür Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünü 'ne bağlı müzelerden katılım sağlayan personel ile anket ve yüz yüze görüşme gerçekleştirilerek veriler toplanmış ve bulgular sayı, yüzde, aritmetik ortalama, karşılaştırma ve ki kare gibi istatistiksel testlerle analiz edilerek tablolaştırılmıştır. Araştırma sonucunda, ülkemizdeki müze çalışanlarının dijitalleştirme ve dijital kürasyon hakkında bilgi sahibi oldukları buna karşın kurumsal olarak dijitalleştirmeye yeni yeni başladıkları ve dijital kürasyonu uygulamadıkları tespit edilmiştir. Devlet müzelerinin sahip oldukları koleksiyonları araştırmacılara açmadıkları ve genellikle koleksiyonlara erişimin sınırlı yada özel izinlere tabi olduğu tespit edilmiştir. Müzelerde ulusal açıdan standartlaşmaya gidilerek ilk aşamada elektronik ortamda yönetilebilecek bir sisteme koleksiyonların entegre olması sonrasında dijitalleştirme ve dijital kürasyon çalışmalarına başlama sunulan önerilerden biridir. Uluslararası platformlarda yer alabilmek, teknolojiyi kurumsal çerçevede takip edip uygulayabilmek için dijital kürasyon ile ilgili yasal düzenlemelerin yapılması gerektiği vurgulanmıştır. Anahtar Sözcükler Kültürel miras, Dijitalleştirme, Dijital Kültürel Miras, Dijital kürasyon, Müzeler, Müzelerde içerik yönetimi
Kalite, işletme ve dijital üçgende kütüphanelerin geleceği
Günümüz teknolojisi, işletmelere büyük olanaklar sağlamaktadır. Bu olanaklar: İşletmelerin hantal yapılarından kurtulmalarına, değişik işkalemlerinin ortadan kalkmasıyla gereksiz işgörenlerin çalıştırılmalarına, ekonomik tasarruf sağlamalarına, müşterilerine hızlı, kaliteli ve ekonomik hizmet vermelerine olanak sağlamaktadır. Kütüphaneler de birer işletme olarak kabul edildiğine göre, müşterilerine yani okur/araştırmacılarına hızlı, kaliteli ve ekonomik hizmet vermek zorundadır. Bu hizmetin verilebilmesi kütüphanede varolan dermenin sayısal ortama aktarılması ile mümkündür. Sayısal bir kütüphane; müşterilerine zaman, mekân ve kaynak kısıtlaması olmadan değişik formatta hızlı ve güncel bilgi sunarak, müşterilerine kaliteli bir hizmet ile ekonomik tasarruf olanağı sunmuş olacaktır. Kütüphanenin sayısallaşması ile birlikte, a. Değişik kalemlerde çalışan işgörenlere ihtiyaç kalmayacak b. Dermenin yerleştirilmesi için geniş alanlara, büyük binalara gerek kalmayacak c. Dermenin restorasyonuna, korunmasına, kırtasiye, mobilya gruplarına ihtiyaç kalmayacak. d. Okur/araştırmacı mekâna bağlı kalmadan sayısal kütüphane vasıtasıyla kaliteli ve hızlı hizmet alıp güncel kaynaklara ulaşabilecek. Yukarıda saydığımız maddelerin ortadan kalkmasıyla kütüphane hantal yapıdan kurtulmuş ve artan bütçesiyle asıl hedefine odaklanacaktır. Anahtar Sözcükler;Kalite, İşletme, Sayısallaşma,Kütüphane,Okur/araştırmacı
Halkla ilişkilerin dijitalleşmesi bağlamında konum tabanlı pazarlama
Tüketicinin taleplerinin giderilmesi için yapılandırılan yeni medya teknolojilerinin pazarlama alanında da sıklıkla kullanıldığı gözlenmekte ve tüketiciye hızlı, kolay ulaşılabilme adına firmaların pazarlama stratejilerinin değişerek, mobil pazarlamaya kaydığını göstermektedir. Günümüz teknolojilerinin ışığında akıllı mobil telefonlar hayatımızı kolaylaştırmakta ve yaşamımızın vazgeçilmez bir öğesi olmaktadır. Bu bağlamda, tüketiciye mobil mesaj yoluyla ulaşılması maliyet düşüklüğü ve etkili olması nedeniyle tercih edilmektedir. Mobil pazarlama kanallarından biri olan konum tabanlı pazarlama, bireyin ağ-konum bilgileri doğrultusunda tüketiciye "sen neredeysen ben ordayım" algısını yerleştirdiği ve tüketicinin tüketim alışkanlıklarını değiştiren pazarlama yöntemi olarak karşımıza çıkmaktadır. Çalışma, mobil pazarlama kanallarından biri olan konum tabanlı pazarlama bağlamında bireylerin konum tabanlı pazarlama mesajlarına yönelik tutum ve davranışlarının ölçülmesine yöneliktir. Araştırmanın konum tabanlı pazarlama stratejilerinin oluşturulmasında alışveriş tutumlarını ne yönde etkilediğine ilişkin başvurulabilecek bir kaynak olacağı düşünülmektedir.
Kültür endüstrisi ve müzikal tiyatro
Bu çalışmanın amacı kültür endüstrisinin müzikal tiyatronun evrimine olan etkisini incelemektir. Bu sebeple kültür endüstrisinin bir ürünü olan megamüzikaller benzerlikleri ve ortak özellikleri bakımından incelenip saptanıcaktır. Çalışmada müzikal tiyatronun tanımlanması, yapısı içersindeki disiplinlerin özellikleri, dijitalleşmenin etkisi, megamüzikalleri şekillendiren teknolojik, sosyal ve ekonomik faktörler ve bunların etkileşimleri ile kültür endüstrisi içindeki yerleri ele alınacaktır. Dünya üzerinde en uzun süre sahnelenmiş üç megamüzikalin öykü, prodüksiyon ve sahnelenmelerine ait benzerlikler ve kodlar saptanarak ticari verileri eşliğinde kültür endüstrisiyle olan ilişkileri ve sonuçları irdelenecektir. Anahtar Kelimeler: Kültür Endüstrisi, Müzikal, Megamüzikal, Dijitalleşme
Türkiye'de dergi yayıncılığının dijitalleşmesi
Bu çalışmanın amacı, Türkiye'de dergi yayıncılığının dijitalleşmesinin İstanbul ilinde 450 kişi örnekleminde ele alınmasıdır. Bu amaç çerçevesinde çalışma dört bölümde tamamlanmıştır. Birinci bölümde Türkiye'de dijitalleşme kavramı ele alınmıştır. Burada öncelikle iletişimin, halkla ilişkilerin ve kitle iletişim araçları ile dijitalleşmenin tanımına yer verilmiştir. Ardından dijitalleşmenin özellikleri açıklanmış; geleneksel yayıncılıktan elektronik yayıncılığa geçiş süreci ele alınmıştır. İkinci bölümde, Türkiye'de dijital yayıncılığa ilişkin bilgiler verilmiştir. Burada öncelikle dijital yayıncılığın tanımı, gelişimi ve temelini oluşturan yayın sistemleri açıklanmıştır. Ardından dijital yayın ve basılı yayın arasındaki farklar, dijital yayıncılığın avantajları ve dezavantajları, dijital dergilerin tanımı, gelişimi, geleneksel dergilerden farkları ve avantajları ile dezavantajları ele alınmıştır. Üçüncü bölüm, araştırma metodolojisini oluşturmaktadır. Burada araştırmanın amacı, evren ve örneklemi, veri toplama araçları ve verilerin analizine ilişkin bilgi verilmiştir. Araştırma bulgularının sunulduğu dördüncü bölüm ile çalışma tamamlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Dergi Yayıncılığı, Dijital Dergi, Dijital Yayınlar, Dijitalleşme
Yeni medyayla birlikte dijitalleşen tüketim: Gittigidiyor örneği
Yeni medya kavramının 1970'lerin başında kullanılmaya başlaması, iletişim çalışmalarında yeni bir dönem başlatmıştır. Geleneksel medyaya 1 kıyasla dijitallik özelliği ile fark yaratan ortamları temsil eden yeni medya kavramıdır. Kullanım amaçlarındaki 2 çeşitliliğin de artması, aynı zamanda sanallık, katılım ve etkileşim özelliklerine de sahip olan dijital medyanın kullanıcılar tarafından hıza kabul görmesine sebep olmuştur. Bunların sonucunda, yaşam pratikleri başta haberleşme ve toplumsallaşma olmak üzere gündelik yaşam pratikleri yeniden şekillendirmiştir. İnternet teknolojilerindeki gelişmelerin de katkısıyla, alışverişten profesyonel faaliyetlere, sağlık ve kamu hizmetlerini de içeren bir yelpazede yeni uygulamalar kullanılabilirlik kazanmıştır. Anahtar Kelimeler: yeni medya, dijitalleşme, tüketim, gittigidiyor
Türkiye'de dijital ödeme yöntemlerinin gelişimi: Milli örneğimiz TROY
"Türkiye'de Dijital Ödemelerin Gelişimi: Milli Örneğimiz Troy" isimli çalışma 7 bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde; problemin tespiti yapılarak araştırmanın amacı ve önemi ortaya konulmaya çalışılmıştır. İkinci bölümde; dijitalleşmenin temel kaynağı olan internet ve gelişimi incelenmiştir. Üçüncü bölümde; ödeme yöntemleri ve ödeme kavramları üzerinde durularak ödemelerin geçmişine gidilmiş ve uçsuz bucaksız gelişimi ele alınmıştır. Dördüncü bölümde; ödeme yöntemlerinin geçmişten günümüze gelişimi ile birlikte yaygın olarak kullanılan sistemlere yer verilmiştir. Türkiye'de kartlı ödemeler ve dijitale geçişin durumu anlatılmıştır. Beşinci bölümde; Türkiye'nin Ödeme Yöntemi'nin ortaya çıkış hikayesi ile başlanarak 2016 yılından itibaren başlayan serüveni incelenmiştir. Troy ile birlikte hayatımıza giren ürünler ve güvenlik altyapısı üzerinde durulmuştur. Altıncı bölümde; geliştirilen "Troy karta yönelik tutum ölçeği" ile yapılan anket incelenerek uygulamaya ilişkin yöntem ile uygulama sonucundaki bulgular aktarılmıştır. Yedinci bölümde ise: çalışmanın sonucu ve elde edilen veriler ışığında önerilere yer verilmiştir.
Endüstri 4.0 sürecinde muhasebe mesleğinin geleceği
Endüstri 4.0, insan unsurunu neredeyse hiç kullanmadan akıllı cihazlar ve sistemler kullanarak dijitalleşmenin bir sonucu olarak akıllı fabrikalarda üretimin yapılmasını sağlayan bir devrimdir. Muhasebe mesleği ise devlet, kurumlar ve insanların ihtiyaç duyduğu bir işletmenin mali nitelikteki gelişmeleri ve olayları kaydeden, sınıflandırma, özetleme faaliyetinde bulunan analiz ve yorumlarını yapma, bu sonuçlar doğrultusunda hesaplamalar yapma finansal tabloları düzenleme, beyannameleri hazırlama işlemlerinin yapıldığı meslektir. Bu çalışmada teknolojinin gelişmesi ve küreselleşen dünya ile dördüncü sanayi devriminin muhasebe mesleğine etkileri konu olarak ele alınmıştır. Muhasebenin işlevlerinin bir kısmının otomasyon ve otonom robotlar tarafından gerçekleşmesi söz konusu olacağından muhasebe sistemine etki oluşturacaktır. Muhasebe sistemindeki bu etkiler doğrultusunda muhasebe mesleğinde görev ve yetkilerinde değişiklikler gösterecektir. Bu tezde Endüstri 4.0'ın muhasebe mesleğinde kullanılmasından ve muhasebe mesleğinin bu süreçte dönüşümü ile ilgili oluşacak yeni uzmanlık alanlarından ve mali mühendislik kavramı hakkında bilgi verilmektedir.
Tedarik zincirinde blok zincir teknolojisinin kullanımı: Gümrük sektörü üzerine bir uygulama
Günümüzde Küresel rekabetin artması, müşterilerin artan ve çeşitlenen istek ve ihtiyaçları firmaların hayatta kalmalarını zorlaştırmaktadır. Firmalar Artan rekabet ile mücadelede karlılıklarını düşürmemek için maliyetlerini azaltmanın yolunu bulmaya çalışmaktadır. Tedarik zincirlerinin firma maliyetlerindeki payı oldukça yüksektir. Tedarik zincirlerinin dijitalleşmesi ve iyi bir entegrasyon ile en düşük maliyet ve en yüksek verimliliğin elde edilmesi mümkündür. Teknolojinin gelişmesiyle beraber, sanayi, tarım ve hizmet sektörlerinde de yeni yaklaşımlar kullanılmaya başlanmıştır. Bu noktada, Blokzincir teknolojisi sınırlı alanlarda pilot uygulamaları olan yeni bir kavram olarak karşımıza çıkmaktadır. Süreçleri hızlandırarak zamandan kazanmak, maliyetleri düşürmek, klasik kağıt tabanlı işlemleri bırakıp, evraksal prosedürden kurtulmak ve dolayısıyla operasyonel verimlilik kazanmak, hata ve atlamalar ile yanlış beyanların önüne geçmek gibi kazanımları sağlayacağı tespit edilen blok zincir teknolojisinin tedarik zincirlerinin her aşamasında kullanılabileceği düşünülmektedir. Bu çalışmada, blokzincir teknolojisinin, tedarik zincirinde önemli bir paydaş olarak yer alan gümrük sektöründe uygulanıp uygulanamayacağı ve bu teknolojinin gümrük süreçlerine sağlayacağı avantajlar ile uygulanmasının önündeki engeller araştırılmıştır. Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden derinlemesine mülakat ve gözlem uygulanmıştır. Amaca yönelik sorular, sektör duayenlerinden de görüş alınarak hazırlanmış ve katılımcılara yöneltilmiştir. Çalışmanın sonunda, blok zincir teknolojisinin tedarik zincirinde kullanımının verimli olacağı gümrük alanında yapılan uygulama ile tespit edilmiştir.
Türkiye'de Endüstri 4.0 ile dijitalleşen açık ve uzaktan eğitim uygulamalarının destek hizmetleri üreticisi işletmelerdeki istihdama etkisi
"Türkiye'de Endüstri 4.0 ile Dijitalleşen Açık ve Uzaktan Eğitim Uygulamalarının Destek Hizmetleri Üreticisi İşletmelerdeki İstihdama Etkisi"nin araştırıldığı bu çalışmada, endüstri 4.0 ve dijitalleşme ile açık ve uzaktan eğitim öğrencilerine sunulan hizmetlerdeki değişimler öncelikle ele alınmıştır. Söz konusu değişimlerin Destek Hizmetleri Üreticisi İşletmeler tarafından sunulan hizmetlere ve bu hizmetlerin talebine etkisi tespit edilerek, talepte ortaya çıkan değişime bağlı olarak da istihdamda meydana gelen değişim incelenmiştir. Bilgi toplumu sonrası dijitalleşen dünyada günümüz tekniği ve teknolojisi göstermektedir ki; uzaktan eğitim sayesinde, geleneksel eğitim ortam ve materyalleri değişerek belirli bir zamana ve mekâna bağlılık ortadan kalkmış, zaman ve mekândan bağımsız olan siber-fiziksel ortamlara taşınmıştır. Bu araştırmada; dijitalleşmenin, açıköğretim kurslarındaki yüz yüze eğitim talebine etkisi ve talepteki değişimin ise istihdama etkisi nitel araştırma tekniklerinden biri olan durum analizi (case study) tekniği ile araştırılmıştır. Bu kesitsel alan araştırmasında, kolayda örnekleme yöntemiyle açıköğretim kurslarında öğretmen olarak çalışmış olan yüz doksan beş personel ile temasa geçilerek yüz on dokuzunun elektronik ortamda yapılandırılmış anket formlarını doldurmaları sağlanmıştır. Bu araştırmanın analiz birimi bireydir.
Blok zinciri teknolojisinin liman lojistiğine etkileri
Blok zinciri, birçok kişi tarafından yıkıcı bir çekirdek teknoloji olarak kabul edilen ve gelişmekte olan bir teknolojidir. Blok zinciri, endüstrilerde dijital dönüşümü birçok yönden destekleyebilecek teknolojilerden biridir. Bu gelişmiş teknolojinin, kuruluşlar ve işletmeler için merkezi olmayan, şeffaf ve güvenli bir ortam sağlayacağı düşünülmektedir. Bu çalışmada ülkemizdeki blok zincirinin liman lojistiğinde kullanımına dair bir durum tespiti yapılmıştır. Ülkemizden ve dünyadan örnekler sunularak konu somutlaştırılmıştır. Türkiye'deki limanların yöneticileri ile yarı yapılandırılmış mülakat tekniği ile on sekiz liman yöneticisi ile görüşülmüştür. Yapılan nitel araştırmada blok zincirinin liman lojistiğine katkı sağlayabileceği alanlar belirlenmiştir. Aynı zamanda liman lojistiğinde blok zinciri uygulamalarında karşılaşılabilecek engeller tespit edilmiştir. Yapılan bu çalışmanın, gelecekte blok zincirinin denizcilikte ve liman lojistiğinde kullanımı konusu ile ilgili çalışma yapmak isteyen araştırmacılara fayda sağlaması ve ışık tutması beklenmektedir.
Geleneksel basından dijitale geçiş sürecinde gazetecilik etik ilkelerinin değişim ve dönüşümü: New York Times örneği
Bu araştırmanın amacı gazetecilik meslek etiğinin güven üzerine etkisini New York Times gazetesi üzerinden açıklamaya çalışmaktır. Nitel araştırma yöntemiyle oluşturulan araştırmada örnek olay çalışması olarak New York Times incelenmiştir. Veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış görüşme metodu benimsenmiş ve her biri farklı ülkeden olan 19 gazeteci ile uzaktan bire bir görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Görüşmeler, betimsel ve içerik analizi yöntemine göre ele alınmıştır. Araştırma kapsamında: Haber sitelerinin gelir modellerine daha fazla odaklandığı, kamuoyunda güven konusundaki farkındalığın yükseldiği, gazetecilerin etik sorunlara karşı bilincinin arttığı ve haber merkezlerinin dijitalleşmeye yönelik dönüştürülmeye başlandığı saptanmıştır. Bu faktörlerden dolayı internet haberciliğinin geleceğinin son 10 yılda olduğu kadar problematik geçmemesi beklenmektedir. Katılımcıların "tarafsız yayıncılıktan" çok "güvenilir içeriğin" önemine vurgu yaptıkları belirlenmiştir. New York Times'ın internet ile geleneksel yayıncılığı başarılı şekilde koordine ettiği, internet ortamında okuyucuya ulaşmak için tüm araçları etkin şekilde kullandığı ve aldatıcı başlıklara başvurmadığı sonucuna varılmıştır. Bu araştırmanın geleneksel basından dijitale geçiş sürecinde yaşanan etik sorunlara karşı izlenebilecek yolların bulunmasına katkı sağlaması da hedeflenmektedir.
Dijital dönüşüm (e-uygulamalar) ve muhasebe mesleğine getirdiği yenilikler
Teknolojik gelişmeler ekseninde yapay zeka, endüstri 4.0, nesnelerin interneti, veri madenciliği ve dijital dönüşüm uygulamalarındaki değişim ve gelişim ekonomik ve günlük hayatımızı etkilediği gibi aynı zamanda Maliye Bakanlığı'nın muhasebe sistemlerine de yansımış ve iş akış şekillerini değiştirmiştir. Muhasebe mesleği bağlamında bakıldığında, Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB) tarafından geliştirilen dijital dönüşüm uygulamaları sayesinde; elektronik belge, elektronik defter, elektronik beyanname ve elektronik denetimin yapıldığı vergide dijital dönüşüm dönemi başlamıştır. Elektronik fatura kayıt sistemi (EFKS), ile başlayan süreci, elektronik verilerin elektronik depolarda bulut teknolojisinde muhafaza edildiği dönemi takip etmektedir. Bugün gelinen noktada muhasebeciler tarafından kullanılan belgelerin birçoğu e-belge sistemi üzerinden oluşturulmaktadır. GİB tarafından belirlenen kriterler ve zorunluluklar kapsamında e-uygulamalara kademeli olarak geçiş yapan mükelleflerin dışında kalan mükellefler dahi, maliyetlerin düşük olması, kullanım kolaylığı, veriye kolay ulaşım, çevresel faktörler gibi birçok fayda sağlaması sebebiyle e-fatura, e-arşiv fatura, e-irsaliye, e-serbest meslek makbuzu, e-defter gibi elektronik uygulamalara isteğe bağlı geçişler yapmaktadırlar. Dijital dönüşüm uygulamalarını kullanan muhasebe meslek mensupları; ilerleyen dönemler için yapacakları teknolojik yatırımlar ile iş akışları kolaylaşacak, kağıt ortamdaki hatalar en aza indirilerek maliyetleri azaltıp, doğanın korunmasına büyük ölçüde destek sağlamış olacaklardır. Bu kapsamda, İstanbul ilindeki mali müşavirler ile e-uygulamaların faydalılığı ve kullanılan uygulamaların değerlendirilmesi yönünde anket çalışması yapılarak, e- uygulamaların muhasebeye etkilerine yönelik literatüre katkı sağlayacak bilgilere ulaşılmıştır.
Impact of digitalization on future and existing jobs in Emirates
To achieve its vision of 2021, the UAE government is moving forward with plans to turn all analog services into digital. By 2021, we aspire to be among the best." The goal is to make a living in the United Arab Emirates a little bit more comfortable. With Artificial Intelligence entering people's lives and impacting them as a result of the UAE's rapid technological progress and digitalization, some people will lose their employment in various industries in the next 10 years. The government's research plan and strategy for preparing students for future professions in the UAE government sector are to revamp the education system in the UAE to adapt to future advancements. In my research, I'll focus on existing jobs, current employees and their qualifications, and jobs that more qualified and automated jobs will replace. Also, what abilities do staff and students need to get hired, and what changes must employers do to be prepared for the change brought on by the digitalization of occupations in the UAE? This study is aimed at workers in the UAE government sector, as the UAE government is driving digitalization in the country, and many government employees would be affected. What steps will the government take to modernize the existing systems? What is the strategy for ensuring future work opportunities for job seekers? What programs or professional skills should new students who have already enrolled in universities take in order to be competitive and competent in the job market? What are the top courses that colleges should develop for students who have yet to enroll in institutions? Will go through which organizations' future changes are not in their best interests and how to keep their business operating while adapting to future changes.
Sergi tasarımının dijitale doğru evrimleşen görsel öğeleri ve deneyimi
Sergi ve sergileme tasarımı yüzyıllardır süre gelen bir anlayış olup her zaman toplumda yer bulmuş ve insanların saygı duyup son derece önem verdiği alanlardan biri olmayı başarmıştır. Gelişen teknoloji ile dijitalleşme çağının başlaması, sergileme tasarımını da etkileyerek yeni bir boyut kazandırmıştır. Sergileme tasarımında kullanılan dijital ögeler izleyici ve sergi arasındaki bağı arttırmakta ve en önemlisi ise sınırları ortadan kaldırmaktadır. Dijital sergiler sayaesinde farklı din, dil, ırk veya yaşantıya sahip olan izleyiciler çevrimiçi platformlar üzerinden farklı kültürlerin öne çıkan değerlerini ve sergilerini inceleyebilme imkânına sahip olmaktadır. "Sergi Tasarımının Dijitale Doğru Evrimleşen Görsel Öğeleri ve Deneyimi" adlı tez çalışmasında da serginin teknoloji ile dijital dünyadaki konumunu, teknolojinin sergi ve sergileme alanındaki büyük etkisini ve bununla birlikte gelişmesini ele almıştır. Bu çalışmada, dijital sergi tasarımları kapsamında araştırmalar, teknoloji ve sergileme etkileşimine bağlı olarak dijital sergilemelerde sunum tekniklerinin çeşitliliği birkaç örnek ile aktarılmıştır. Genel olarak bakıldığı zaman bu tez çalışmasında: Sergileme, dijital sergi tasarımı ve bilgi aktarımı konuları üzerine araştırmalar yapılmıştır. Ayrıca tezin son bölümünde tarihin önemli figürlerinden biri olan Galata'yı ele alan bir proje; "Galata'da Üç Dönem" adı altında iletişim, grafik tasarım ve bilgilendirme tasarımı temel alınarak bir dijital sergi projesi hazırlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Sergi, Sergileme Tasarımı, Dijital Sergileme