School administrators
1,121 theses under this subject heading
Proje okulunda görev yapan okul yöneticilerinin liderlik stilleri ile öğretmenlerin dışlanmışlık düzeyleri arasındaki ilişki
Bu çalışmanın amacı, proje okullarında görev yapan okul yöneticilerinin liderlik stillerinin öğretmenlerin dışlanmışlık düzeyleri ile ilişkisini ortaya koymaktır. Araştırma nicel araştırma yöntemi ile ilişkisel tarama modelindedir. Veri toplama aracı olarak Ferris, Brown, Berry ve Lian (2008) tarafından geliştirilen Kurum ve Erdemli (2022) tarafından Türkçeye uyarlanan "İş Yerinde Dışlanma Ölçeği" ile Akan, Yıldırım ve Yalçın (2014) tarafından geliştirilen "Okul Yöneticilerinin Liderlik Stilleri Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırma verileri Gaziantep merkez ve ilçelerinde proje okullarında görev yapan öğretmenlere ölçekler uygulayarak elde edilmiştir. Örneklem büyüklüğü için öncelikle evrendeki öğretmen sayısı öğrenilmiştir. 2022 – 2023 eğitim-öğretim yılı Gaziantep İl Milli Eğitim Müdürlüğü İstatistik Şubesi verilerine göre, Gaziantep il merkezinde proje okullarında görev yapan öğretmen sayısı (Şehitkâmil 738; Şahinbey 704) 1442' dir. Gaziantep ilçelerinde bulunan 10 proje okulunda görev yapan öğretmen sayısı (İslahiyede 167; Nizipte 314; Nurdağı 42) 523' tür. Gaziantep ilinin proje okullarında görev yapan toplam öğretmen sayısı 1965'tir. Araştırmanın birinci alt evreni olan 1965 proje okulu öğretmenini α = .05 anlamlılık düzeyinde, 443 öğretmenin temsil edebileceği varsayılmıştır. Bu örneklemin seçiminde "Basit tesadüfi örnekleme" yöntemi kullanılmıştır. Verilerin analizi SPSS programından yararlanılarak yapılmıştır. Sorulara verilen yanıtların frekans, yüzde, ortalama ve standart sapma değerleri hesaplanmıştır. Araştırmaya katılan öğretmenlere göre yöneticilerinin liderlik stillerine ilişkin algıları ile iş yerinde dışlanmaları arasındaki ilişkinin incelenmesi için pearson Momentler Çarpımı Korelasyon Katsayısı testi yapılmıştır. Araştırmaya katılan öğretmenlerin liderlik stili ve dışlanma düzeyine ilişkin görüşleri arasında cinsiyet, eğitim durumu, yerleşim birimi değişkenine göre anlamlı bir farklılığın bulunup bulunmadığı tespit amacıyla t-testi kullanılmıştır. Branş, kıdem ve mevcut okulda görev yapma süresi gibi değişkenlere göre anlamlı bir farklılığın bulunup bulunmadığı ise tek yönlü varyans analizi ANOVA testi ile test edilmiştir. Ayrıca anlamlı farklılığı bulunan sonuçlara post hoc testi yapılmıştır. Analiz sonuçları araştırmanın amacına uygun olarak tablolaştırılmış ve yorumlanmıştır. Araştırmanın sonucunda okul yöneticililerinin liderlik anlayışları ile dışlanma arasında anlamlı ilişki olduğu görülmüştür. Serbest Bırakıcı ve Dönüşümcü Liderlik anlayışını sergileyen okul yöneticileri olduğunda öğretmenler kendilerini az dışlanmış ya da dışlanmamış hissederken Sürdürümcü liderlik anlayışı sergileyen okul yöneticisi karşısında öğretmenler kendilerini diğer liderlik türlerine göre daha dışlanmış görmektedirler. Araştırmanın diğer bulguları ise okul yöneticililerinin liderlik anlayışları ile dışlanma arasında ilişki araştırılırken bağımsız değişkenlerin etkisine bakılmıştır. Cinsiyet, yaş, eğitim durumu gibi bağımsız değişkenlerde anlamlı bir farklılık görülmemiştir. Branş bakımından sayısal branş öğretmenleri ve mesleki kıdem yılı 11-15 olan öğretmenler kendilerini daha dışlanmış görürken ilçelerde görev yapan öğretmenler merkezde görev yapan öğretmenlere kıyasla daha fazla sürdürümcü liderlik anlayışını benimseyen okul yöneticileriyle karşılaşmaktadır. Araştırma sonuçları doğrultusunda okul yöneticilerinin liderlik anlayışları ve iş yerinde dışlanma konularında daha derinlemesine bilgi edilmesini sağlayacak çalışmalar yapılabilir. Araştırmanın örneklemi sadece Gaziantep ili ile sınırlı kalmayıp diğer iller de araştırmaya dâhil olabilir.
Yöneticilerin kayırmacı davranışlarının, örgütsel muhalefet üzerindeki etkisi
Etkili örgütlerin oluşturulması son dönemde birçok araştırmanın temel konusu olmuştur. Örgütlerin etkililiği birçok değişkenle doğrudan ya da dolaylı bir şekilde ilişki içerisindededir. Bu değişkenler arasında bulunan kayırmacılık ve örgütsel muhalefet kavramları araştırmacının dikkatini çekmiş olup, bu iki kavramına ilişkin her hangi bir araştırmanın, ulaşılan kaynaklar doğrultusunda yapılmadığı görülmüştür. Kısaca kayırmacılık; birine herhangi bir konuda öncelik ve ayrıcalık tanıma, haksız yere, yasa ve kurallara uymaksızın kayırma, arka çıkma; belli bir birey, küme, düşünce ya da uygulamayı, bir başkasıyla karşılaştırıp aralarında bir seçim yapmak gerektiğinde nesnellikten uzaklaşıp yan tutmadır. Örgütsel muhalefet ise örgüt içerisindeki bazı uyuşmazlıkların ve aykırı görüşlerin dile getirilmesi olarak tanımlanmaktadır. Bu araştırmanın amacı yöneticilerin kayırmacı davranışlarının örgütsel muhalefet üzerine etkisini ortaya koymaktır. Araştırma nicel araştırma yöntemlerinden betimsel-ilişkisel tarama modelinde bir araştırmadır. Araştırmanın evrenini 2015-2016 eğitim-öğretim yılında Siirt il merkezindeki ilk-orta ve lise düzeyi resmi okullarda görev yapan öğretmenler oluşturmaktadır. Araştırmada seçkisiz olmayan örneklem yöntemlerinden uygun örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada 15 maddeden oluşan kayırmacılık tutum ölçeği (KTÖ) ve yedi alt boyuttan 67 maddeden oluşan örgütsel muhalefet ölçeği (ÖMÖ) kullanılmıştır. Elde edilen veriler R. 3.3.1 programında (R Core Team, 2016) organize edilmiştir. Doğrulayıcı Faktör Analizi (DFA) MPlus 7 programında gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre yöneticilerin kayırmacı davranışları ile örgütsel muhalefet arasında tüm boyutlarda pozitif yönde anlamlı ve orta düzeyde ilişkilerin olduğu görülmüştür. Ayrıca yöneticilerin kayırmacı davranışları örgütsel muhalefetin önemli bir yordayıcısı olduğu da araştırma sonucunda bulgulanmıştır. Anahtar Kelimeler: Kayırmacılık, Örgüt, Okul Yöneticisi, Muhalefet, Örgütsel Muhalefet.
Okul yöneticilerinin kullandıkları güç türleri ve örgütsel depresyon: Bir ilişkisel tarama modeli
Örgüt depresyonu, örgüte yayılmış bir hareketsizlik, saplanıp kalmış olma hali, sıklıkla geleceği planlamada yetersiz kalma, örgütteki bireylerin gelecekte ne yapacakları hakkında bir vizyonlarının olmayışı ve denemekten vazgeçmiş halde olmaları olarak tanımlanmaktadır. Örgüt depresyonu örgüt iklimini olumsuz etkileyen, çalışanların örgütsel bağlılığını ve motivasyonunu düşüren, örgüt hedeflerine ulaşmada güçlükler yaratan bir kavram olarak karşımıza çıkmaktadır. Örgütlerin hedeflerine ulaşması sürecinde verimliliği, etkinliği ve etkililiğini etkileyen en önemli faktörlerden biri de o örgütün başındaki yönetici veya yöneticilerdir. Bir örgütün verimli ve etkili bir işleyişe sahip olması ve etkin olması, örgüt çalışanlarının, örgütsel amaçlar doğrultusunda iyi bir şekilde yönetilmesi ve yönlendirilmesini sağlayabilen yöneticiler sayesinde olmaktadır. Yöneticiler ise yönetim görevlerini bir takım güç kaynaklarını kullanarak yerine getirmektedirler. Bu çalışmanın amacı, öğretmenlerin okul yöneticilerinin kullandığı güç türlerine ilişkin algı düzeyleri ile öğretmenlerin örgütsel depresyon algı düzeyleri arasındaki ilişkiyi belirlemektir. Nicel verilerin analiz edildiği araştırma yöntemlerinden betimsel ilişkisel tarama modelindeki bu araştırmanın evrenini Siirt ili merkezindeki ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapan yönetici ve öğretmenler oluşturmaktadır. Bu amaçla okullarda görev yapan öğretmenlere Örgüt Depresyonu Ölçeği ve Güç Türü Ölçeği uygulanmıştır. Araştırmada öğretmenlerin okul yöneticilerinin kullandıkları güç türlerine ilişkin algı düzeyleri ve örgütsel depresyon algı düzeylerinin cinsiyet, branş, memeleket, okul türü ve hizmet yılı değişkenleri bakımından anlamlı bir fark gösterip göstermediği araştırılmış ve öğretmenlerin yöneticilerinin kullandıkları güç türlerine ilişkin algı düzeylerinin öğretmenlerin örgütsel depresyon algı düzeyleri ile olan ilişkisi incelenmiştir. Araştırma sonucuna göre cinsiyet ve memleket değişkenlerinde öğretmenlerin ödül gücüne ilişkin algı düzeylerinde, hizmet yılı değişkeninde bağlılık gücü algı düzeylerinde ve okul türü değişkenlerinde ise karizmatik ve karşılıklı güç algı düzeylerinde anlamlı farklılıklara rastlanmıştır. Ayrıca öğretmenlerin örgütsel depresyon algı düzeylerinde ise branş ve memleket ve okul türü değişkenlerinde anlamlı farkılıklara rastlanmıştır. Elde edilen verilerin sonuçlarına göre okul yöneticilerinin kullandıkları güç türlerine ilişkin öğretmen algı düzeyleri ile öğretmenlerin örgütsel depresyon algı düzeyleri arasında bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Bunun yanı sıra örgütsel depresyon algı seviyeleri ile öğretmenlerin okul yöenticilerinin kullandıkları zorlayıcı güce ilişkin algıları arasında pozitif yönde ve anlamlı, bağlılık gücü, karşılıklı güç ve uzmanlık gücü arasında ise negatif yönde ve anlamlı bir ilişkiye rastlanmıştır. AnahtarKelimeler: Örgüt, Depresyon, Örgütsel Depresyonu, Güç, Güç Türleri, Okul Yöneticileri
Öğretmenlerin algılarına göre yöneticilerin güç kaynakları ile çatışma yönetimi stilleri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, ilkokul ve ortaokullarda görev yapan öğretmenlerin algılarına göre okul yöneticilerinin sahip oldukları örgütsel güç kaynakları ile çatışma yönetim stilleri arasındaki ilişkiyi tespit etmektir. Araştırmanın evrenini, 2016-2017 öğretim yılı, Şırnak ili ve bağlı köylerinde görev yapan 775 ilkokul ve ortaokul öğretmeni; örneklemini ise 381 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada yöneticilerin örgütsel güç kaynakları düzeyini ölçmek amacıyla "Örgütsel Güç Kaynakları Ölçeği", yöneticilerin çatışma yönetimi stillerinin düzeyini ölçmek amacıyla "Rahim Örgütsel Çatışma Ölçeği II" olmak üzere iki farklı ölçek kullanılmıştır. Ölçekler aracılığı ile toplanan verilerin çözümlenmesinde istatistiksel analiz programı kullanılmıştır. Ölçeklerden alınan puanlara ait frekans, aritmetik ortalama ve yüzde değerleri hesaplanmıştır. Ortalama puanlar arasındaki farkların anlamlılığını test edebilmek amacıyla, bağımsız gruplar t-testi uygulanmıştır. Değişkenlerin yordama düzeyini tespit edebilmek amacıyla çoklu regresyon analizi uygulanmıştır. Anlamlılık düzeyi ,05 olarak alınmıştır. Araştırma verilerinin analiz edilmesi sonucunda, öğretmen algılarına göre yöneticilerin sahip oldukları güç kaynaklarının, çatışma yönetim stillerini anlamlı bir biçimde yordadığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Güç Kaynakları, Çatışma Yönetimi, Çatışma Yönetimi Stilleri.
Farklılıkların yönetimine ilişkin okul yöneticilerinin ve öğretmenlerin görüşleri
Genel tarama modelinde, nitel yöntemle yapılan bu araştırma, yönetimde yeni bir yaklaşım olan farklılıkların yönetimine ilişkin yönetici ve öğretmenlerin görüşlerini değerlendirmek amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu; Batman İl merkezindeki ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapan 19 okul müdürü ile 65 öğretmenden oluşmaktadır. Araştırmanın verileri görüşme yoluyla elde edilmiştir. Bunun için yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılarak, sekiz sorudan oluşan bir görüşme formu hazırlanmıştır. Araştırmanın deseni, nitel araştırma desenlerinden olan durum çalışması ile yapılmıştır. Araştırmada toplanan verilerin analizinde, betimsel içerik analizi kullanılmıştır. Elde edilen bulgular ve sonuçlar; farklılıkların yönetiminin üç boyutu olan bireysel tutum ve davranışlar boyutu, örgütsel değerler ve normlar boyutu ile yönetsel uygulamalar ve politikalar boyutu altında ele alınmıştır. Araştırmada yönetici ve öğretmenlerin, bireysel tutum ve davranışlar boyutunda, farklılıkları zenginlik olarak gören, saygı duyan, farklılıklardan kaynaklı çatışmaları iletişim yoluyla çözmeye çalışan, olumlu bireysel tutum ve davranışlar sergilendiği tespit edilmiştir. Örgütsel değerler ve normlar boyutunda, farklı olanın görüşlerini alma, yönetici olarak tercih etme, farklılıklarından kaynaklı eleştiri ve önerileri değerlendirme, ayrımcılık ve haksızlık yapmama tutumlarından dolayı olumlu örgütsel değer ve normların oluştuğu sonucuna varılmıştır. Lise öğretmenlerinin kısmen ayrımcılık yaşadıkları, yöneticilerin ise hiç ayrımcılık yapmadığı, eleştirilerin üslup ve artniyet olmadıkça olumlu karşılandığı tespit edilmiştir. Son olarak yönetsel uygulamalar ve politikalar boyutunda ise, farklılıklara ilişkin yönetsel uygulamaların ve politikaların olumlu olduğu, farklılıklara dayalı bir yönetim anlayışının sergilendiği görüşü hâkim olmakla beraber, genelde yöneticilerin farklılıklardan çok, kendine yakın hissetttiği kişilerle çalışmayı tercih ettikleri ve yönetici ile öğretmenlerin, medeni duruma göre görece olumsuz tutum sergiledikleri sonucuna varılmıştır.
Okul müdürlerinin denetim görevlerini yerine getirme düzeylerinin belirlenmesi
Bu araştırmanın amacı; öğretmen görüşlerine göre, "okul müdürlerinin denetim görevlerini yerine getirme düzeyleri"nin belirlenmesidir Araştırma, betimsel tarama modelinde nicel bir araştırmadır. Araştırmanın evrenini temsil edebilecek örnekleme ulaşmak için basit seçkisiz (random) örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini Siirt ili merkez ve merkeze bağlı ilçe, belde ve köylerde bulunan resmi ilkokul, ortaokul ve ortaöğretimde görev yapan 1783 (bin yedi yüz seksen üç) öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Gündüz (2015) tarafından geliştirilen okul müdürlerinin denetim görevini yerine getirme düzeylerini belirleme ölçeği kullanılmıştır. Verilerin çözümlemesi ile öğretmenlerin görüşlerine göre, okul müdürlerinin denetim görevlerini "orta" düzeyde yerine getirdikleri sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca, okul müdürlerinin öğretmen görüşlerine göre sırasıyla en yüksekten en düşüğe doğru " fiziki mekânların denetimi ", "öğretmeni denetleme" ve "eğitim-öğretimi denetleme" alt boyutlarında denetim görevlerini yerine getirdikleri tespit edilmiştir.
Okul yöneticilerinin politik yeti düzeyleri ile informel iletişimi kullanma biçimleri arasındaki ilişki
Bu araştırma okul yöneticilerinin politik yeti düzeyleri ile informel iletişimi kullanma biçimleri arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmada betimsel ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Ölçme araçları olarak "Politik Yeti" ve "Okullarda İnformel İletişim" ölçekleri kullanılmıştır. Araştırmada evren Batman İl Merkezinde bulunan tüm resmi ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapan 436 yöneticiden oluşmaktadır. Araştırmada örneklem basit seçkisiz örnekleme metodu ile seçilen 211 yöneticiden oluşmaktadır. Araştırmada elde edilen bulgular paket programda düzenlenerek, frekans tabloları, homojenlik istatistikleri, geçerlilik ve güvenirlik analizleri, One Way ANOVA, Kruskal Wallis ve korelasyon analizleri tablolaştırılarak yorumlanmıştır. Araştırmada elde edilen sonuçlara göre, okul yöneticilerinin politik yetileri yüksek düzeydedir. Politik yetinin alt boyutlarından içtenliği en fazla, sosyal becerikliliği ise en az kullandıkları tespit edilmiştir. İnformel iletişimde en yüksek algı "İnformel İletişimin Kullanılma Sıklığı" ve "İnformel İletişimin Olumlu Sonuçları" alt boyutlarında görülmüştür. Yöneticilerin informel iletişimin diğer boyutlarını kullanmada temkinli davrandıkları söylenebilir. Okul türünün ve okulda çalışma süresinin politik yeti ve informel iletişim üzerinde anlamlı bir fark oluşturmadığı görülmüştür. Politik yetinin sosyal beceriklilik ve kişilerarası etki alt boyutlarında kıdem değişkenine bağlı anlamlı farklar tespit edilmiştir. Son olarak yapılan korelasyon analizinde politik yetinin geneli ve alt al boyutları ile informel iletişimin kullanılma sıklığı ve olumlu sonuçları arasında pozitif yönlü, düşük düzeyde ve anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir.
İlkokul müdürlerinin kullandıkları örgütsel güç kaynakları ile öğretmenlerin örgütsel sessizlik ve motivasyon düzeyleri arasındaki ilişkilerin incelenmesi
Bu araştırmada ilkokul müdürlerinin kullandıkları örgütsel güç kaynakları ile öğretmenlerin örgütsel sessizlik ve motivasyon düzeyleri arasındaki ilişkilerin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın evreni, 2017-2018 eğitim ve öğretim yılında Diyarbakır ili Kayapınar ilçesindeki 44 ilkokulda görev yapan 1018 öğretmenden oluşmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise, random (rastgele) yöntemiyle seçilen 29 ilkokulda görev yapmakta olan 500 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada "Güç Tipi Ölçeği", "Örgütsel Sessizlik Ölçeği" ve "İş Motivasyonu Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin analizinde betimsel istatistik teknikleri, değişkenler arasındaki ilişkileri belirlemek amacıyla Pearson korelasyon analiz tekniği ve bağımsız değişkenlerin bağımlı değişkenleri yordama düzeylerini belirlemek için de regresyon analizi kullanılmıştır. Genel olarak ilkokul müdürlerinin kullandıkları örgütsel güç kaynaklarından ödül ve kişilik gücü ile öğretmen motivasyonu arasında pozitif yönde ve orta düzeyde, öğretmenlerin örgütsel sessizlik düzeyleri arasında ise negatif yönde ve düşük düzeyde ilişki olduğu belirlenmiştir. İlkokul müdürlerinin kullandıkları örgütsel güç kaynaklarından zorlayıcı ve yasal güç ile öğretmen motivasyonu arasında negatif yönde ve düşük düzeyde, öğretmenlerin örgütsel sessizlik düzeyleri arasında ise pozitif yönde ve düşük düzeyde ilişki olduğu tespit edilmiştir. Öğretmenlerin motivasyon (iç ve dış motivasyon) düzeyleri ile örgütsel sessizlik algıları arasında ise negatif yönde ve düşük düzeyde bir ilişki olduğu ortaya çıkmıştır. Yapılan regresyon analiz sonucunda, ilkokul müdürlerinin kullandıkları örgütsel güç kaynakları öğretmenlerin içsel ve dışsal motivasyonunu anlamlı bir şekilde yordamaktadır. Buna ilaveten, ilkokul müdürlerinin kullandıkları örgütsel güç kaynakları örgütsel sessizliğin tüm alt boyutlarını anlamlı fakat düşük düzeyde yordadığı tespit edilmiştir.
Öğretmen algılarına göre okul müdürlerinin vizyoner liderlik yeterlikleri ile öğretmen performansı arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırma; okul müdürlerinin vizyoner liderlik yeterlikleri ile öğretmen performansı arasındaki ilişkinin, öğretmen algılarına göre incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırmada, ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evreni, 2019-2020 eğitim-öğretim yılında Siirt ilinde bulunan ilkokul, ortaokul ve lise eğitim kurumlarında görev yapan toplam 4163 öğretmenden oluşmaktadır. Araştırmanın örneklemi ise basit seçkisiz örnekleme yöntemlerinden tabakalı örnekleme yöntemiyle seçilen 440 öğretmenden oluşmaktadır. Araştırmada Sabancı'nın (2007) geliştirmiş olduğu "Okul Müdürlerinin Vizyoner Liderlik Yeterlikleri Ölçeği'' ve Balcı, Öztürk, Polatcan, Saylık ve Bil (2016) tarafından Türkçeye uyarlanan "Öğretmen Performans Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin istatistiksel analizinde; frekans ve yüzde, standart sapma, aritmetik ortalama, bağımsız örneklem t-testi, ANOVA testi, post-hoc testlerinden Scheffe testi, Pearson korelasyon analizi ve çoklu doğrusal regresyon analiz teknikleri kullanılmıştır. Ölçeklerin toplanan örneklem grubu için tutarlılığının test edilmesinde Cronbach's alpha güvenirlik kat sayısından yararlanılmıştır. Araştırmaya katılan öğretmenlerin; performansları ve genel olarak okul yöneticilerinin vizyoner liderlik davranışları ile ilgili algılarının "yüksek düzeyde" olduğu görülmüştür. Ayrıca vizyoner liderliğin alt boyutlarından vizyoner düşünme, kaynakları kullanma, iletişim, eylem yönelimli olma, risk alma, karar verme ve güdüleme düzeylerine ilişkin öğretmen algılarının yüksek düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Örgütsel performans ölçeğine ait bakış açılarına ilişkin betimsel bulgular incelendiğinde ise en düşük ortalamaya sahip maddenin "Yüksek düzeyde akademik performans beklerim" ve en yüksek ortalamaya sahip maddenin ise "Sınıfa zamanında girer, zamanında çıkarım" maddesi olduğu belirlenmiştir. Yapılan korelasyon analizi sonucunda, genel olarak okul yöneticilerinin vizyoner liderlik davranışları ile öğretmenlerin örgütsel performans düzeyleri arasında pozitif yönde ve orta düzeyde anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Yapılan regresyon analizi sonucunda; okul müdürlerinin vizyoner liderlik yeterlikleri öğretmen performansının anlamlı bir yordayıcısı olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Vizyoner, liderlik, vizyon, öğretmen, performans
Türkiye'de okul yöneticisi yetiştirme atama sistemi ve uygulamalarına yönelik görüşler
Araştırmanın amacı Türkiye'de okul yöneticisi yetiştirme ve atama sisteminin değerlendirilmesi ve bu konudaki önerileri ortaya koymaktır. Araştırma nitel tarama modelinde olup fenomenolojik yaklaşımla desenlenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu; öğretmenler, eğitim yöneticileri ve eğitim yönetimi alanı uzmanları olmak üzere 40 kişi oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu mülakat yoluyla uygulanmış ve toplanan veriler içerik analizine tabi tutulmuştur. Araştırma sonuçlarına göre Türkiye'de okul yöneticilerini yetiştirmeye yönelik bir sistem mevcut değildir ve ülke olarak bu önemli bir eksikliktir. Okul yöneticilerinin öğretmenlerden seçilmesi uygun olmakla birlikte lisansüstü düzeyde yönetici yetiştirme sürecinin oluşturulması gerekmektedir. Türkiye'nin okul yöneticisi atama sisteminin mevcut durumunun yetersiz olduğu, yazılı sınav ve mülakatın yeterliliği ölçmediği, nitelikli ve liyakatli yönetici belirlemede başarılı olunmadığı görülmektedir. Mülakatın yetkin ve bağımsız komisyonlarca olumsuz algılara mahal vermeyecek şekilde adaletli yapılması gerekmektedir. Yetiştirme ve atama sisteminin bütünselci bir bakış açısıyla belirlenmesi, yönetici atamalarında objektif değerlendirme ölçütleriyle adil ve şeffaf bir yönetici atama sisteminin oluşturulması önerileri öne çıkmaktadır. Atama sürecinde objektif, ölçülebilir performans kriterlerinin belirleyici olması ve okul yöneticilerinin yasal statüleri ile özlük haklarının iyileştirilerek mesleki güvence sağlanması gerektiği belirtilmektedir.
Okul yöneticilerinin paternalist (babacan) liderlik davranışları ile öğretmenlerin iş doyumu arasındaki ilişki (Batman ili örneği)
Bu araştırma, okul yöneticilerinin paternalist (babacan) liderlik davranışları ile okul öncesi öğretmenlerin iş doyumu arasındaki ilişkiyi incelenmek amacıyla yapılmıştır. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evreni, 2019-2020 eğitim-öğretim yılında Batman ilinde bulunan 81 okulda görev yapan toplam 575 okul öncesi öğretmenden oluşmaktadır. Araştırma evreninde çok fazla öğretmen sayısının olmaması nedeniyle örneklem alma yoluna gidilmemiştir. Araştırmada ''Babacan Liderlik Davranışları Ölçeği'' ve ''İş Doyumu Ölçeği'' kullanılmıştır. Verilerin istatistiksel analizinde frekans ve yüzde, standart sapma, aritmetik ortalama, bağımsız örneklem t-testi, Anova testi, LSD testi, korelasyon ve regresyon analiz teknikleri kullanılmıştır. Araştırma sonucunda öğretmenler, okul yöneticilerinin paternalist (babacan) liderlik davranışlarını orta düzeyde algıladıkları; paternalist (babacan) liderliğin alt boyutları olan "aile havası" ve "hayırseverlik" boyutlarına ilişkin algılarının yüksek, "müdahalecilik" ve "yetersiz görme" boyutlarına ilişkin algılarının ise "düşük", otorite alt boyutu ile ilgili algının ise "orta düzeyde" olduğu saptanmıştır. Öğretmenlerin genel olarak iş doyumuna ilişkin algılarının "iyi düzeyde" olduğu tespit edilmiştir. Araştırmaya katılan öğretmenlerin paternalist (babacan) liderliğe ve iş doyumuna ilişkin algılarının araştırmada kullanılan bağımsız değişkenlerin bazılarında istatistiksel olarak anlamlı farklılıkların olduğu belirlenmiştir. Paternalist (babacan) liderliğin alt boyutlarından aile havası oluşturma ve hayırseverlik ile öğretmenlerin iş doyumu arasında pozitif yönde ve orta düzeyde; otorite ve müdahelecilik alt boyutu ile öğretmenlerin iş doyumu arasında negatif yönde ve düşük düzeyde; yetersiz görme ile öğretmenlerin iş doyumu arasında negatif yönde ve orta düzeyde anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Yapılan regresyon analizi sonucunda ise, genel olarak paternalist (babacan) liderliğin "hayırseverlik ve "yetersiz görme" alt boyutlarının öğretmenlerin iş doyumu üzerinde anlamlı birer yordayıcı oldukları tespit edilmiştir.
Okul yöneticilerinin vizyoner liderlik davranışları ile öğretmen motivasyonu arasındaki ilişki
Bu araştırmanın amacı; öğretmenlerin algılarına göre okul yöneticilerinin vizyoner liderlik davranışlarını gösterme düzeyleri ile öğretmenlerin motivasyon düzeylerini tespit etmek ve aralarında bir ilişki olup olmadığını, varsa nasıl bir ilişki olduğunu ortaya koymaktır. Bu araştırmada ilişkisel tarama modeli tercih edilmiştir. Araştırma evreni, 2019-2020 eğitim öğretim yılında İstanbul ilinin Küçükçekmece ilçesine bağlı 37 resmi ortaokulda görev yapmakta olan toplam 1585 öğretmenden oluşmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise basit seçkisiz random (rastgele) yöntemi kullanılarak seçilen toplam 328 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada veriler; "Kişisel Bilgi Formu", Çınar ve Kaban (2012) tarafından geliştirilen "Vizyoner Liderlik Ölçeği" ve Mottaz (1985) tarafından geliştirilen "Öğretmen Motivasyon Ölçeği" kullanılarak toplanmıştır. Bu araştırmada elde edilen veriler, normal dağılım gösterdiğinden ve örneklem hacminin de büyük olmasından dolayı parametrik testler kullanılmıştır. Verilerin analizinde istatistik paket programlarından yararlanılarak frekans, yüzde, ortalama gibi tanımlayıcı istatistikler, bağımsız gruplar için t-testi ve tek yönlü varyans analizi (One Way ANOVA), korelasyon analizi ve basit regresyon analizi kullanılmıştır. ANOVA analizlerinde anlamlı fark bulunması durumunda farkın kaynağını tespit etmek için çoklu karşılaştırma (Post Hoc) testlerinden LSD (Least Significant Difference) testi kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre; öğretmenlerin okul yöneticilerinin vizyoner liderlik davranışı sergilemelerine yönelik algılarının ve motivasyon algılarının "iyi" düzeyde olduğu görülmüştür. Vizyoner liderlikte en yüksek ortalamanın "değişime açık olma" alt boyutunda, motivasyonda "iç motivasyon" alt boyutunda olduğu görülmüştür. Öğretmenlerin vizyoner liderlik algıları, cinsiyet ve eğitim durumuna göre farklılaşmaz iken; yaş, kıdem ve yönetici ile çalışma süresine göre farklılaştığı görülmüştür. Öğretmen motivasyonunun ise cinsiyet, eğitim durumu, yaş ve yönetici ile çalışma süresine göre anlamlı farklar görülmez iken; kıdemine göre farklılaştığı görülmüştür. Vizyoner liderlik algısı ile öğretmen motivasyonu arasında orta düzeyde, pozitif yönde anlamlı bir ilişki saptanmış ve vizyoner liderlik algısının öğretmen motivasyonunun anlamlı bir yordayıcısı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
İlkokulda görev yapan yöneticilerin hizmetkar liderlik özellikleri ile öğretmenlerin motivasyonları arasındaki ilişkinin incelenmesi
Betimsel nitelikli, ilişkisel tarama modelindeki bu araştırmanın amacı okul yöneticilerinin liderlik özellikleri ile öğretmenlerin motivasyon düzeyleri arasındaki ilişkiyi saptamaktır. Araştırmanın evreni Siirt il merkezinde bulunan tesadüfi olarak belirlenen 350 ilkokul öğretmeninden oluşmaktadır. Veri toplama aracı olarak iki farklı ölçek kullanılmıştır. Araştırma kapsamında elde edilen veri analizinde SPSS paket programı kullanılmıştır. Araştırma verilerinin dağılımını belirlemek için basıklık, çarpıklık, ortalamaları incelenmiş, verilerin normallik ölçütlerini karşıladığı tespit edilmiştir. Araştırma kapsamında toplanan verilerin analizinde istatistik paket programından yararlanılmıştır. Araştırma dahilinde güvenirlilik analizi, frekans tabloları, bağımsız örneklem t-testi, ANOVA, korelasyon ve regresyon analizleri uygulanmıştır. Araştırma sonucunda, öğretmenlerin algılarına göre okul yöneticilerinin hizmetkar liderlik davranışlarının yüksek düzeyde olduğu saptanmıştır. Öğretmenlerin motivasyon düzeylerinin yüksek seviyede olduğu tespit edilmiştir.Araştırma bulguları, öğretmen algılarına göre okul yöneticilerinin hizmetkâr liderlik davranışları ile öğretmenlerin motivasyon düzeyleri arasında pozitif yöndeyüksek bir ilişki olduğunu ortaya koymaktadır. Mevcut regresyon analiz sonuçlarıyöneticilerin hizmetkar liderlik özelliklerinin öğretmen motivasyonunu anlamlı düzeyde yordadığı sonucu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Motivasyon, Hizmetkâr Liderlik, Öğretmen, Okul, Yönetici
Okul müdürlerinin dönüşümcü liderlik yaklaşımları ile Hofstede'nin ulusal kültür boyutları arasındaki ilişkisi
Bu araştırmada, Siirt ili kamu ilkokullarında görev yapmakta olan okul müdürlerinin dönüşümcü liderlik yaklaşımları ile Hofstede'nin güç mesafesi, kolektivizm, erillik, belirsizlikten kaçınma ve uzun erimlilik şeklindeki kültür boyutları arasındaki ilişkinin öğretmen görüşlerine göre belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın evreni Siirt il merkezi ve Kurtalan, Eruh ve Pervari ilçelerinde görev yapmakta olan ilkokul öğretmenleridir. Evrenden tabakalı örnekleme yoluyla örneklem seçme yoluna gidilmiş ve böylece 384 öğretmen çalışmanın örneklemini oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Çetiner (2008) tarafından geliştirilen 29 maddeden oluşan 5'li likert tipindeki dönüşümcü liderlik ölçeği ve Saylık (2019) tarafından Türkçe'ye uyarlanan öğretmenlerin kültürel değerlere yönelik görüşlerinin incelendiği 5'li likert tipinde, 26 maddeden oluşan kültürel değerler ölçeği kullanılmıştır. Araştırmada, okul müdürlerinin dönüşümcü liderlik davranışlarını yüksek düzeyde sergiledikleri sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma neticesinde, dönüşümcü liderlik ile kültürel değerlerin boyutları arasında pozitif yönlü ve düşük düzeyli bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Liderlik, Dönüşümcü Liderlik, Okul Müdürü, Kültür, Güç Mesafesi, Kolektivizm, Belirsizlikten Kaçınma, Erilik, Uzun Erimlilik
Okul yönetiminde kayırmacılık davranışları ile öğretmenlerin işe yabancılaşma düzeyleri arasındaki ilişki
Bu araştırmanın amacı okul yönetiminde sergilenen kayırmacılık davranışları ile öğretmenlerin işe yabancılaşma düzeyleri arasında bir ilişkinin olup olmadığını ve varsa bu ilişkinin öğretmenlerin işe yabancılaşma düzeylerini hangi yönde ve ne düzeyde etkilediğini belirlemektir. İlişkisel tarama modelinde yapılan araştırmanın evrenini 2019-2020 Eğitim-Öğretim yılında Siirt il merkezi ile Kurtalan, Baykan ve Şirvan ilçelerindeki 209 ilkokul ve bu ilkokullarda görev yapan 1393 öğretmenden oluşmaktadır. Araştırmanın örneklemini, tabakalı örnekleme yöntem kullanılarak seçilen 409 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada "Okul Yönetiminde Kayırmacılık Ölçeği" ve "İşe Yabancılaşma Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmada veriler SPSS paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Verilerin analizinde betimsel istatistik, bağımsız örneklem t-testi, tek yönlü varyans analizi, korelasyon ve regresyon analizi teknikleri kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, öğretmenlerin genel olarak hem okul yönetiminde kayırmacılık davranışlarına ilişkin algıları hem de işe yabancılaşma düzeylerinin düşük olduğu belirlenmiştir. Araştırmaya katılan öğretmenlerin okul yönetiminde kayırmacılık ve işe yabancılaşmaya ilişkin algılarının araştırmada kullanılan bağımsız değişkenlerin bazılarında istatistiksel olarak anlamlı farklılıkların olduğu belirlenmiştir. Genel olarak okul yönetiminde kayırmacılık davranışları ile öğretmenlerin işe yabancılaşma düzeyleri arasında pozitif yönde ve orta düzeyde anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Buna ilaveten, öğretmen algılarına göre okul yönetiminde kayırmacılık davranışları ile işe yabancılaşmanın güçsüzleşme, anlamsızlaşma ve kendine yabancılaşma alt boyutları arasında da pozitif yönde ve orta düzeyde anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Yapılan regresyon analizi sonucunda da okul yönetiminde kayırmacılığın değerlendirme alt boyutunun işe yabancılaşmanın geneli ile güçsüzleşme, anlamsızlaşma ve kendine yabancılaşma alt boyutlarını anlamlı bir şekilde yordamaktadır. Ayrıca okul yönetiminde kayırmacılığın koordinasyon alt boyutu işe yabancılaşmanın güçsüzleşme alt boyutunu, planlama alt boyutunun ise işe yabancılaşmanın anlamsızlaşma alt boyutunu anlamlı bir şekilde yordamaktadır. Genel olarak okul yönetiminde kayırmacılığın değerlendirme alt boyutunun bir bütün olarak işe yabancılaşmanın genelini ve alt boyutlarını anlamlı bir şekilde yordadığı ve okul yönetiminde kayırmacılığın işe yabancılaşmaya ait varyansın %36'sını açıkladığı sonucuna ulaşılmıştır.
Okul yöneticilerinin öğretimsel liderlik davranışları ile öğretmenlerin özerklikleri arasındaki ilişki: Siirt ili örneği
Okul yöneticilerinin öğretimsel liderlik davranışları ile öğretmelerin özerklik davranışları arasındaki etkileşimi belirlemek amacıyla Siirt ilinde bir çalışma gerçekleştirilmiştir. Alan çalışması 2019-2020 eğitim öğretim döneminde yapılmış olup yüz yüze anket tekniği ve kolayda örnekleme yöntemi tercih edilerek 500 öğretmene ulaşılmıştır. Anketleri analiz etmek için SPSS 20 paket programı kullanılmıştır. Bu kapsamda okul yöneticilerinin öğretimsel liderlik davranışlarının ve öğretmenlerin özerklik düzeylerinin ne aşamada olduğu, aralarındaki ilişkinin hangi yönde olduğu ve bu düzeyin öğretmenlerin demografik özellikleri açısından farklılık gösterip göstermediği incelenmiştir. Yapılan analizler sonucunda okul yöneticilerinin okulda görünerek, öğretime harcanan zamanı kontrol ederek, öğrenmeyi teşvik ederek, mesleki gelişimi destekleyerek, okul için hedefler koyup bu hedefleri paylaşarak, öğretimsel liderlik davranışlarında bulundukları tespit edilmiştir. Ancak okul yöneticilerinin kısmen öğretmenleri teşvik ettikleri, öğretimi denetleyip değerlendirdikleri ve öğrenci başarısını takip ettikleri sonucuna ulaşılmıştır. Bununla birlikte öğretmenlerin, öğretme süreci ve öğretim programını uygulama gibi konularda, özerk olduklarını düşündükleri belirlenmiştir. Ancak öğretmenlerin mesleki iletişim ve gelişim konularındaki özerklik düzeylerinin orta düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Araştırmada, öğretimsel liderlik davranışlarının ve öğretmenlerin özerklik düzeylerinin kişisel özelliklerine göre farklılıklar gösterdiği tespit edilmiştir. Araştırmada okul yöneticilerinin öğretimsel liderlik davranışları ve öğretmenlerin özerklik düzeyleri arasındaki ilişki incelenmiştir. Bu kapsamda okul yöneticilerinin öğretimsel liderlik davranışları ile öğretmenlerin özerklik düzeyleri arasında pozitif ve zayıf bir ilişki bulunmuştur. Ayrıca öğretimsel liderlik davranışlarının öğretmenlerin özerklik düzeylerini etkilediği belirlenmiştir.
Ortaokullarda görev yapan öğretmenler ve yöneticilerin rehber öğretmen/psikolojik danışman hakkındaki görüşleri
Bu araştırmanın temel amacı, ortaokulda görev yapan öğretmen ve yöneticilerin rehber öğretmen/psikolojik danışman hakkındaki görüşlerini incelemektir. Araştırma 2020-2021 eğitim öğretim yılında gerçekleştirilmiştir. Olgubilim deseninin kullanıldığı çalışma grubunu 40 öğretmen ve 25 yönetici olmak üzere toplamda 65 katılımcı oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu uygulanmıştır. Veri toplama aracından elde edilen veriler içerik analizine tabi tutulmuştur. Analizler sonucunda öğretmen ve yöneticilerin genel olarak; rehber öğretmen/psikolojik danışman kavramına ilişkin olumlu bir görüşe sahip olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bunun yanı sıra olumsuz görüşlerin olduğu da görülmüştür. Öğretmenler "rehber öğretmen/psikolojik danışmanı" destekleyen, yol gösteren, kolay iletişim kurulan, problem çözen kişi olarak tanımlamaktadır. Yöneticiler ise benzer şekilde kolay iletişim kurulan, psikolojik destek veren, yol gösteren, destekleyen ve problem çözen kişi olarak tanımladıkları sonucuna ulaşılmıştır. Genel olarak hem öğretmen hem de yöneticilerin rehber öğretmen/psikolojik danışmana ilişkin görüşlerine bakıldığında, çalışma koşullarının farklı olmasına, okula katkı sağlamamasına ve bu öğretmenlerin okul içinde görev ve sorumluluklarının azlığına vurgu yaptıkları görülmüştür.
Okul yöneticilerinin yeterlik düzeylerine ilişkin öğretmen görüşlerinin değerlendirilmesi
Bu araştırmanın amacı, öğretmen görüşlerine göre okul yöneticilerinin yeterlik düzeylerini belirlemektir. Araştırma kapsamında karma yöntem modelinden yararlanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutunda "Okul Yöneticileri Yeterlik Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini, 2018-2019 öğretim yılında Siirt il merkezindeki ilkokul, ortaokul ve lisede görev yapan toplam 2211 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise basit seçkisiz örnekleme yöntemiyle seçilen 13 ilkokuldan 109, 11 ortaokuldan 152 ve 11 lisede eğitim kademelerinde görev yapan 141 öğretmen olmak üzere toplamda 402 öğretmenden oluşmaktadır. Araştırmadaki nicel veriler SPSS paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Verilerin analizinde; betimsel istatistik, bağımsız örneklem t-testi ve tek yönlü varyans analizi kullanılmıştır. Ayrıca araştırmada, amaçlı örnekleme yöntemlerinden biri olan maksimum çeşitlilik örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Siirt il merkezinde bulunan okullarda görev yapan değişik branşlardan seçilen on beş öğretmen ile yarı yapılandırılmış soruları kapsayan görüşme gerçekleştirilmiştir. Okul yöneticilerinin yeterlik düzeyleri olgusu ile ilgili görüşleri doğrultusunda elde edilen veriler, içerik analizi tekniği kullanılarak kodlanmış ve bu kodlar daha sonra araştırma soruları çerçevesinde tema ve kategoriler başlığı altında bir araya getirilmiştir. Araştırma sonucunda, genel olarak okul yöneticilerinin yeterliklerine ilişkin öğretmen görüşlerinin "iyi düzeyde" olduğu belirlenmiştir. Öğretmenlerin okul yöneticilerinin yeterlikleri alt boyutlarına ilişkin görüşleri incelendiğinde, en yüksek düzeyde çıkan yeterlik insancıl yeterlik olduğu görülmüştür. Ardından da sırasıyla; teknik, teknolojik ve kavramsal yeterlikler olduğu ifade edilmiştir. Okul yöneticilerinin yeterliklerine ilişkin öğretmen görüşleri cinsiyete, mesleki kıdeme ve öğrenim durumuna göre aralarında anlamlı farklılıklar bulunmazken mevcut okul yöneticisi ile çalışma süresi ve okul yöneticisi ile aynı sendikaya üye olma durumu değişkenlerine göre öğretmen grupları arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılıkların olduğu tespit edilmiştir. Nitel araştırmada ise öğretmenler okul yöneticilerinde yüksek/olumlu olarak gördükleri yeterliklerin öncelikle teknik yeterlik ve kavramsal yeterlikleri olduğu daha sonra ise sırasıyla teknolojik yeterlik ve insancıl yeterlik olduğu tespit edilmiştir. Öğretmenlerin okul yöneticilerinde düşük/olumsuz olarak gördükleri yeterlikler arasında öncelikle insancıl ve kavramsal yeterliklerin olduğu daha sonra ise teknolojik ve teknik yeterliklerin olduğu ortaya çıkmıştır. Sonuç olarak karma yöntemin kullanıldığı araştırmada, nicel verilere göre en yüksek yeterliğin insancıl yeterlik olduğunu, nitel araştırmaya göre en yüksek yeterliğin ise teknik yeterlik olduğu tespit edilmiştir. İki farklı yöntem sonucunda elde edilen zıt bulgular, öğretmenler ile okul yöneticileri arasındaki insani ilişkilerin bireyden bireye farklılık göstermesine dayandırılmaktadır.
Taşımalı eğitimde taşıma kaynaklı sorunların okul yöneticileri görüşü bağlamında incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, taşımalı eğitimde taşıma kaynaklı sorunların okul yöneticileri görüşü bağlamında incelemektir. Araştırma betimsel tarama modelindedir. Araştırmanın evrenini 2019-2020 öğretim yılında Siirt ilindeki taşımalı eğitim kurumunda (toplam 197 okul) görev yapan okul yöneticisi oluşturmaktadır. Araştırmada örneklem alma yoluna gidilmemiş sayım evren esas alınmıştır. Araştırmaya katılan yöneticilere araştırmacı tarafından geliştirilen 'Taşıma Kaynaklı Taşımalı Eğitim Sorunları Ölçeği' uygulanmıştır. Veriler pandemiden dolayı Google Form uygulamasıyla toplanmıştır. Verilerin çözümlenmesinde betimsel analizler ile fark testlerinden yararlanılmıştır. Araştırmada öne çıkan bazı sonuçlar şöyledir: Okul yöneticilerinin görüşlerine göre taşıma sürecinde bazı güvenlik açıklarının olduğunu (çocukların emniyet kemerini takmamaları, ayakta yolculuk yapmaları, servis içine yabancıların alınması, ilkyardım müdahale bilgisinin yetersizliği vs.), iletişim problemlerinin yaşandığı (nöbetçi öğretmenlerle tartışma, servis araçlarının zamanında gelmemesi, velilerle ters düşme vs.) görülmüştür. Yine katılımcıların yöneticilik pozisyonu, yöneticilikteki görev yılı, taşımalı okullardaki toplam tecrübesi ve okulun bulunduğu yerleşim yerine göre taşıma kaynaklı sorunlarda anlamlı farklılıklar görülmüştür.
Okul yöneticilerinin benlik saygısı algıları ile psikolojik iyi olma durumları arasındaki ilişki
Bu araştırmada okul yöneticilerinin benlik saygısı algıları ile psikolojik iyi olma durumları arasındaki ilişkinin betimlenmesi amaçlanmıştır. Bu doğrultuda, okul sistemini başarıya ulaştırmada önemli görevler üstlenen okul yöneticilerinin, benlik saygısı düzeylerinin psikolojik iyi oluşlarına etkilerinin ortaya çıkarılması hedeflenmiştir. Araştırma ilişkisel tarama modelinden tasarlanmıştır. Araştırmanın evrenini 2019-2020 eğitim-öğretim yılında Mardin ili Artuklu, Midyat, Ömerli, Savur, Derik, Mazıdağı, Kızıltepe, Nusaybin, Yeşilli ve Dargeçit ilçelerinde resmi anaokul, ilkokul, ortaokul ve ortaöğretimde görev yapan toplam 1232 okul yöneticisi oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi, tesadüfî (random) örnekleme yöntemlerinden basit rastgele örnekleme tekniği kullanılarak 191 okul müdürü, 23 müdür başyardımcısı ve 241 müdür yardımcısı olmak üzere toplam 455 katılımcıdan oluşmaktadır. Araştırmada "Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği" ve "Perma İyi Oluş Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmada veriler SPSS paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmaya katılan okul yöneticilerinin benlik saygısı algıları ve psikolojik iyi olma durumları arasındaki ilişki incelenirken katılımcıların görevdeki hizmet yılına, branşına, idarecilik süresine, görev yapılan okul türüne, medeni duruma, cinsiyete ve idarecilik görevlerine ilişkin değişkenler ele alınmıştır. Verilerin analizinde aritmetik ortalama ve standart sapma gibi betimsel istatistikler ile t-testi, ANOVA (tek yönlü varyans analizi), Pearson Korelâsyonu ve Regresyon analiz teknikleri kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, genel olarak okul yöneticilerinin benlik saygısı düzeyleri ile psikolojik iyi olma düzeylerinin orta düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Araştırmaya katılan okul yöneticilerinin benlik saygısı algıları ile psikolojik iyi olma durumlarına ilişkin algılarının araştırmada kullanılan bağımsız değişkenlerin bazılarında istatistiksel olarak anlamlı farklılıkların olduğu belirlenmiştir. Okul yöneticilerin benlik saygısı ile psikolojik iyi oluş alt faktörü olan olumlu duygular düzeyleri arasında pozitif yönde ve düşük düzeyde; psikolojik iyi oluş alt faktörleri olan olumlu duygu durumları ile yalnızlık ve olumsuz duygular alt boyutları arasında pozitif yönlü ve orta düzeyde; sağlıklı olma hissi, başarı, anlam, olumlu ilişkiler, bağlanma alt boyutları arasında pozitif yönlü ve yüksek düzeyde anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Okul yöneticilerinin benlik saygısı algıları, psikolojik iyi oluş ölçeğinin alt faktörü olan anlam, yalnızlık, olumlu duygular ve olumsuz duyguların olumlu ve anlamlı yordayıcısıdır.
Öğretmenlerin toplumsal cinsiyet algıları ile kadın yöneticilere karşı tutumları arasındaki ilişki
Bu araştırmanın amacı, öğretmenlerin toplumsal cinsiyet algıları ile kadın yöneticilere karşı tutumları arasındaki ilişki incelemektir. Çalışma ilişkisel desende yapılandırılmıştır. Araştırmanın evrenini 2020-2021 eğitim öğretim yılında Siirt ili merkez ve ilçelerinde bulunan ve Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı kamu okullarında görev yapan kadın yöneticilerin bulunduğu okullardaki 965 öğretmen oluşturmaktadır. Evrenden küme örnekleme yoluyla seçilen 445 öğretmen çalışmanın örneklemini oluşturmaktadır. Araştırmada Çelişik Duygulu Cinsiyetçilik Ölçeği ve Kadın Yöneticilere Karşı Tutum Ölçeği kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre çelişik duygulu cinsiyetçilik alt boyutlarından düşmanca cinsiyetçilik puanı ile öğretmenlerin kadın yöneticilere yönelik tutumları arasında negatif yönlü anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Öğretmenlerin çelişik duygulu cinsiyetçilik algıları kadın yöneticilere karşı tutumlarını yordamaktadır. Çelişik duygulu cinsiyetçilik alt boyutlarının kadın yöneticilere yönelik tutumlarının %21'ini açıklayabildiği saptanmıştır.
Okul yöneticilerinin kullandığı motivasyonel dil ile okul öncesi öğretmenlerinin örgütsel bağlılıklarının incelenmesi
Araştırmanın amacı, okul öncesi öğretmenlerinin algılarına göre okul müdürlerinin kullandığı motivasyonel dil ile öğretmenlerin örgütsel bağlılıkları arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırma ilişkisel tarama modelinde bir araştırmadır. Araştırmanın evrenini Diyarbakır ili merkez ilçelerinde bulunan okullarda görev yapan toplam 730 okul öncesi öğretmeni; örneklemini ise tesadüfi (raslantısal) örnekleme yöntemi ile belirlenen okullarda görev yapan 352 okul öncesi öğretmeni oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak "Motivasyonel Dil Ölçeği" (MDÖ) ve "Örgütsel Bağlılık Ölçeği" (ÖBÖ) kullanılmıştır. Toplanan veriler istatistik paket programına aktarılarak; yüzde analizi, frekans, ortalama, standart sapma, t-testi, ANOVA testi, sperman korelasyon analizi, regresyon analizleri yapılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, okul yöneticilerinin motivasyonel dil kullanım düzeyleri katılıyorum düzeyinde, öğretmenlerin örgütsel bağlılık düzeyleri ise kararsızım düzeyinde tespit edilmiştir. Okul öncesi öğretmenlerinin motivasyonel dil algılarında; cinsiyet, müdür cinsiyeti, müdürün eğitim durumu, okul türü ve öğretmen yaşı değişkenlerine göre anlamlı farklılıklar bulunmuştur. Öğretmenlerin örgütsel bağlılık düzeylerinde; müdürün eğitim durumu, okul türü, öğretmen yaşı, aynı okulda çalışma süresi, kıdem ve aynı yönetici ile çalışma süresi değişkenlerine göre anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir. Motivasyonel dil ile örgütsel bağlılık arasında orta düzeyde pozitif yönlü bir ilişki olduğu ve okul yöneticilerinin motivasyonel dil kullanımının öğretmenlerin örgütsel bağlılığının anlamlı bir yordayıcısı olduğu saptanmıştır.
Okul yöneticilerinin kullandıkları güç türleri ile öğretmenlerin işten ayrılma niyeti arasındaki ilişki
Bu araştırmanın amacı okul yöneticilerinin kullandıkları güç türleri ile öğretmenlerin işten ayrılma niyeti arasında bir ilişkinin olup olmadığını ve varsa bu ilişkinin yönünü ve düzeyini belirlemektir. İlişkisel tarama modelinde yapılan araştırmanın evreni 2019-2020 Eğitim-Öğretim yılında Siirt il merkezi ile Kurtalan, Baykan ve Şirvan ilçelerindeki 209 ilkokul ve bu ilkokullarda görev yapan 1.281 öğretmenden oluşmaktadır. Araştırmanın örneklemini, tabakalı örnekleme yoluyla seçilen 425 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada "Okullarda Örgütsel Güç Kaynakları Ölçeği" ve "İşten Ayrılma Niyeti Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmada veriler SPSS paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Verilerin analizinde betimsel istatistik, bağımsız örneklem t-testi, tek yönlü varyans analizi, korelasyon ve regresyon analizi teknikleri kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, öğretmenlerin genel olarak okul yöneticilerinin kullandıkları güç türlerine ilişkin algı düzeyi yüksek iken işten ayrılma niyetlerinin ise düşük olduğu tespit edilmiştir. Araştırmaya katılan öğretmenlerin okul yöneticilerinin kullandıkları güç türlerine ve işten ayrılma niyetlerinin araştırmada kullanılan bağımsız değişkenlerin bazılarında istatiksel olarak anlamlı farklılıkların olduğu belirlenmiştir. Araştırmada öğretmenlerin işten ayrılma niyetleri güç türleri alt ölçeklerinden ödül ve uzmanlık gücü ile negatif yönlü düşük düzeyde, karizmatik güç ile negatif yönlü orta düzeyde, yasal güç ile pozitif yönlü düşük düzeyde ve zorlayıcı güç ile pozitif yönlü orta düzeyde anlamlı bir ilişki olduğu saptanmıştır. Ayrıca güç türleri alt ölçeklerinden yasal, ödül, karizmatik, uzmanlık ve zorlayıcı gücün işten ayrılma niyetine ait varyansın %22'sini açıkladığı sonucuna ulaşılmıştır.
Okul müdürlerinin denetim rolleri ile öğretmenlerin örgütsel sosyalleşme düzeyleri arasındaki ilişki
.Bu araştırmanın amacı okul müdürlerin denetim rolleri ile öğretmenlerin örgütsel sosyalleşme düzeyleri arasındaki ilişkiyi incelemektir. Tarama modeliyle desenlenmiş olan bu çalışmanın evrenini, 2019-2020 Eğitim-Öğretim yılında Siirt il merkezi ve ilçelerinde okulöncesi, ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapmakta olan 5813 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi ise olasılığa dayalı basit tesadüfi örnekleme yöntemine başvurularak belirlenmiştir. Araştırmaya 1103 öğretmen katılmıştır. Araştırmada okul yöneticilerinin denetim rollerini belirlemeye yönelik Bayraktutan (2011) tarafından geliştirilen ''Okul Yöneticilerinin Denetim Rolleri Ölçeği'' ile öğretmenlerin örgütsel sosyalleşme düzeylerini tespit edilmesinde Chao, O'Leary-Kelly, Wolf, Klein ve Gardner' in (1994) geliştirdiği ve Balcı, Öztürk, Saylık, Polatcan ve Bil (2016) tarafından Türkçe' ye uyarlanan "Örgütsel Sosyalleşme Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre okul müdürlerinin denetim rollerini yerine getirme düzeyleri ve öğretmenlerin örgütsel sosyalleşmeleri yüksektir. Okul müdürlerinin denetim rollerini yerine getirme düzeylerine ilişkin öğretmen algıları ile cinsiyet, kıdem, yaş, medeni durum ve atama türü değişkenleri arasında anlamlı bir fark bulunmazken branş, eğitim durumu ve okul müdürü ile çalışma süresi değişkenlerine göre anlamlı farklılık tespit edilmiştir. Araştırmada öğretmenlerin örgütsel sosyalleşmeye ilişkin algıları ile cinsiyet, medeni durum, branş, eğitim durumu ve atama türü değişkenleri arasında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Öğretmenlerin örgütsel sosyalleşme algıları ile kıdem, yaş ve okul müdürü ile çalışma süresi değişkenleri arasında ise anlamlı farklılık söz konusudur. Okul müdürlerin denetim rollerini yerine getirme düzeyleri ile öğretmenlerin örgütsel sosyalleşme algıları arasında pozitif yönde orta düzeyde bir ilişki olduğu ve okul müdürlerinin denetim rollerinin, öğretmenlerin örgütsel sosyalleşmelerinin anlamlı bir yordayıcısı olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır.