Öz düzenlemeli öğrenme
Bu konu başlığı altında 91 tez
İmgeleme, bilişsel esneklik ve öz düzenlemeli öğrenme ilişkisinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, sporcu örnekleminde imgeleme, bilişsel esneklik ve öz düzenlemeli öğrenme arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Çalışma grubu, yaşları 17 ile 35 arasında değişen, toplam 325 aktif sporcudan oluşmaktadır (163 kadın, 162 erkek). Veriler, katılımcıların demografik bilgilerini içeren bir formun yanı sıra, Hall ve ark. (1998) tarafından geliştirilen ve Kızıldağ ve Tiryaki (2012) tarafından Türkçeye uyarlanan "Sporda İmgeleme Envanteri", Dennis ve Wal (2010) tarafından geliştirilen ve Yarayan ve ark. (2023) tarafından spor ortamına uyarlanan "Bilişsel Esneklik Envanteri" ile Wilson ve ark. (2021) tarafından geliştirilen, Yarayan ve ark. (2023) tarafından Türkçeye ve spor bağlamına uyarlanan "Sporda Öz-Düzenlemeli Öğrenme Ölçeği" aracılığıyla toplanmıştır. Ölçek uygulamaları hem yüz yüze hem de çevrim içi yollarla gerçekleştirilmiştir. Veriler, IBM SPSS Statistics 25.0 programıyla analiz edilmiştir. Normallik varsayımı, çarpıklık ve basıklık değerleriyle değerlendirilmiş; ±1,5 aralığında kalan değerler normalliği sağlamıştır. Pearson korelasyon analizi sonucunda, öz düzenlemeli öğrenme ile hem imgeleme (r = .619, p <.01) hem de bilişsel esneklik (r = .693, p <.01) arasında pozitif ve anlamlı ilişkiler tespit edilmiştir. Araştırmanın temel problemine yönelik yapılan hiyerarşik regresyon analizi üç blokta yürütülmüştür. İlk blokta demografik değişkenler modele %12,8'lik katkı sağlamıştır. İkinci blokta sporculuk düzeyi ve deneyim süresi eklenmiş ve modelin açıklayıcılığı %13,0'a yükselmiştir. Üçüncü blokta bilişsel esneklik ve imgeleme değişkenlerinin eklenmesiyle modelin toplam açıklayıcılığı %60,7'ye ulaşmıştır. Bu bulgular, bireysel, deneyimsel ve bilişsel değişkenlerin öz düzenlemeli öğrenme üzerinde anlamlı düzeyde etkili olduğunu göstermektedir.
Üniversite öğrencilerinin çoklu görev davranışları ve çoklu görev algıları ile öz düzenleme becerileri arasındaki ilişki
Bu tez çalışmasında üniversite öğrencilerinin çoklu görev algıları ve özdüzenleme becerileri arasındaki ilişkiyi incelemek amaçlanmıştır. Katılımcılar, elverişli örneklem ile ulaşılan ve veri toplama aracını gönüllü olarak dolduran 544 yükseköğrenim öğrencisinden oluşmaktadır. Veriler; kişisel bilgi formu, "Özdüzenleyici Öğrenme Ölçeği", araştırmacı tarafından geliştirilen "Algılanan Çoklu Görev Ölçeği", "Uygulama Temelli Çoklu Görev Anketi" ve "Etkinlik Temelli Çoklu Görev Anketi" ile toplanmıştır. Verilerin analizinde betimsel istatistikler, tek yönlü varyans analizi, bağımsız örneklem t testi ve korelasyon analizi kullanılmıştır. Çalışma sonucunda öğrencilerin ders çalışırken en fazla "Whatsapp", "Youtube" ve "Instagram" uygulamalarını kullandıkları; basılı materyal ve oyun oynarken çoklu görev etkinliği olarak en fazla müzik dinledikleri; evde ders çalışırken en fazla basılı materyal okuma ve telefonla konuşma etkinliklerini yaptıkları; Öğrenme Yönetim Sistemi kullanırken en fazla başka Öğrenme Yönetim Sistemlerini birlikte kullandıkları görülmüştür. Öğrencilerin cinsiyet, ailesiyle birlikte kalması ve akademik başarılarına göre çoklu görev puanlarının istatistiksel olarak anlamlı farklılık göstermediği belirlenmiştir. Özdüzenleme becerileri ve çoklu görev algıları arasında özdüzenlemenin izleme boyutu dışındaki tüm boyutlarında istatistiksel olarak anlamlı zıt yönlü bir ilişki olduğu bulunmuştur. Özdüzenlemenin izleme boyutu ve çoklu görev arasındaki pozitif ilişki ile ilgili olarak izleme becerisine sahip öğrencilerin performanslarını daha iyi takip edebilmelerine bağlı olarak performansla ilgili çoklu görev algılarının daha yüksek olduğu söylenebilir. Sonuç olarak yapıcı-engelleyici çoklu görev yaklaşımını temel alarak, öğrenciler arasında çoklu görevi engellemeye çabalamak yerine, yapıcı çoklu görevler yapabilmeleri için öğrencilerin özdüzenleme becerilerinin geliştirilmesi üzerine yoğunlaşılmasının engelleyici çoklu görev ile ilgili bir çözüm olabileceği ileri sürülebilir.
Okul öncesi ve sınıf öğretmenlerinin öz düzenlemeli öğretime ilişkin öz yeterliliklerinin ve öz-düzenlemeli öğretimi kullanımları hakkındaki görüşlerinin incelenmesi
Okulöncesi ve ilkokul dönemi öğrencilerin önemli becerilerinin kazanıldığı kritik bir dönemdir. Bu becerilerin kazandırılmasında okulöncesi ve sınıf öğretmeni kilit roldedir. Bu dönemde öğrencinin kendi öğrenmelerini kontrol edebilen birey haline gelmesini sağlayan öz düzenleme becerilerinin kazandırılmasına yönelik okulöncesi ve sınıf öğretmenlerinin öz yeterliklerinin belirlenmesi bu tezin amacıdır. Araştırma karma modelde olup, nitel ve nicel araştırma yöntemleri kullanılmıştır. Araştırmanın evrenin İstanbul İli oluştururken, araştırmanın örneklemi Bayrampaşa, Bahçelievler, Zeytinburnu ve Bakırköy ilçeleri belirlenmiştir. Veri toplama aracı olarak Öz-Düzenlemeli Öğretime Yönelik Öz yeterlik Ölçeği ve Yarı-yapılandırılmış Görüşme Formu kullanılmıştır. Araştırma sonucunda okulöncesi ve sınıf öğretmenlerinin öz düzenlemeli öğretime ilişkin öz yeterlik ölçeği toplam puan ortalaması ise (X ̅=4,29) şeklinde olduğu bulunmuştur. Alt boyutlara bakıldığında ise en düşük ortalamanın Üstbilişsel Beceri Öğretimi konusunda olduğu görülmektedir. Öz düzenlemeli Öğretime İlişkin Öz Yeterlik Ölçeği öz yeterlik puanlarının cinsiyete göre sadece Bilişsel Beceri Öğretimi boyutunda farklılaştığı görülmektedir (p<.05). Bu farklılaşma kadın öğretmenlerin lehine yöneliktir. Okulöncesi ve sınıf öğretmenlerinin öz düzenlemeli öğretime ilişkin öz yeterlik ölçeği ve alt boyutlarından ise Yönetimsel Beceri Öğretimi, Bilişsel Beceri Öğretimi puan ortalamaları eğitim durumlarına anlamlı farklılık göstermektedir (p<.05).Nitel araştırma bulgularında da öğretmenlerin öz düzenleme becerilerinin öğretimine yönelik hizmet içi eğitim alma konusunda istekli olduklarını belirtmişlerdir. Öğretmenlerin yapılması düşünülen hizmet içi eğitimin modüller şeklinde, uygulamalı, etkinlik örneklerinin verilmesi şeklinde olması gerektiği belirtilmiştir. Anahtar Kelimeler: Öz Düzenleme Becerileri, Okul Öncesi Dönem, İlkokul Dönemi, Sınıf Öğretmeni, Okul Öncesi Öğretmeni
Öz düzenlemeli strateji geliştirme modelinin ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin eleştirel yazma becerilerini geliştirmeye etkisi
Bu araştırmada, "Öz Düzenlemeli Strateji Geliştirme (ÖDSG) Modeli"nin ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin eleştirel yazma becerilerini geliştirmeye olan etkisini incelemek amaçlanmaktadır. Nicel ve nitel araştırma desenlerinin bir arada kullanıldığı karma modelde tasarlanan araştırma, eylem araştırması türünde desenlenmiştir. Ayrıca araştırmada deneysel desen türlerinden "Tek Gruplu Öntest- Sontest Zayıf Deneysel Desen" kullanılmıştır. Araştırma boyunca veriler; araştırmacı tarafından geliştirilen eleştirel yazma ölçeği, etkinlik kâğıtları, ses kaydı içeren odak grup görüşmeleri, araştırmacı günlüğü ve gözlem formu aracılığıyla toplanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, 2021-2022 Eğitim-Öğretim yılında Aydın ilindeki bir ilkokulun dördüncü sınıfında öğrenim gören 21 öğrenci oluşturmuştur. Araştırma kapsamında öncelikle öğrencilerin hazırbulunuşluklarını ölçmek için öntest yapılmış ardından "Öz Düzenlemeli Strateji Geliştirme (ÖDSG) Modeli" doğrultusunda hazırlanan plan ve geliştirilen etkinliklerle çalışma grubuna eleştirel yazma eğitimi verilmiştir. Eğitim 12 hafta ve 48 ders saati sürmüştür. İlk altı haftada eleştirel yazmanın tüm boyutları "ÖDSG Modeli" doğrultusunda tasarlanan etkinliklerle öğrencilere aktarılmıştır. Altıncı haftanın sonunda öğrencilerin anlamakta güçlük çektikleri eleştirel yazma boyutları "Öz Değerlendirme Formu" ile tespit edilerek bu boyutlarla ilgili dört haftalık takviye eğitim verilmiştir. Son iki hafta ise öğrenciler bağımsız performans göstererek belirlenen konularda öğretmen desteği olmadan eleştirel yazılar yazmışlardır. Eğitimin sonunda öğrencilere farklı bir yazma konusu içeren öntest formunun benzeri uygulanarak araştırmanın sontest verileri toplanmıştır. Eğitimin bitmesinin ardından geçen dört haftalık süreç sonunda öğrencilere farklı bir yazma konusu içeren sontest formunun benzeri uygulanarak araştırmanın kalıcılık verileri elde edilmiştir. Uygulama boyunca araştırmacının dışında bir öğretmen süreci gözlemlemiş ve araştırmacı ise süreç içerisinde gördüğü önemli hususlarla ilgili günlük tarzında notlar almıştır. Son olarak, çalışma grubundaki öğrencilerin uygulama sürecine yönelik görüşleri odak grup görüşmeleri ile ses kayıt cihazı kullanılarak alınmıştır. Uygulama sürecinin ardından öntest ve sontest sonuçları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farkın olup olmadığını tespit etmek amacıyla, araştırmadan elde edilen veriler "Bağımlı Örneklem t-testi" kullanılarak SPSS 22.0 paket programı ile analiz edilmiştir. Daha sonra sontest ve kalıcılık testleri arasında korelasyonel bir ilişkinin olup olmadığını tespit etmek amacıyla, araştırmadan elde edilen veriler "Pearson Momentler Çarpımı Korelasyonu" kullanılarak SPSS 22.0 paket programı ile analiz edilmiştir. Ardından uygulama sürecine yönelik gözlemler, gözlemci öğretmenin izlenimleri ve araştırmacının günlüğündeki notlar yardımıyla raporlaştırılmıştır. Son olarak, öğrencilerin uygulamaya yönelik görüşlerini belirleyebilmek amacıyla odak grup görüşmeleri gerçekleştirilmiş ve görüşmelerden elde edilen veriler tematik kodlama tekniği ile yorumlanarak sunulmuştur. Ayrıca araştırma verileri, öğrenci ifadelerinden doğrudan alıntılar yoluyla raporlaştırılmıştır. Yapılan araştırmadan elde edilen bulgulardan hareketle, çalışma grubundaki öğrencilerin öntest ve sontestlerden aldıkları puanlar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farkın olduğu ve "ÖDSG Modeli" ile tasarlanan etkinliklerin ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin eleştirel yazma becerilerinin gelişimine olumlu yönde bir etkisinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öğrencilerin sontest ve kalıcılık testlerinden aldıkları puanlar arasında istatistiksel olarak anlamlı, pozitif ve yüksek düzeyde bir korelasyonun mevcut olduğu görülmüş ve "ÖDSG Modeli" ile tasarlanan etkinliklerle gerçekleştirilen eleştirel yazma eğitiminin ilkokul dördüncü sınıf öğrencileri üzerinde kalıcılık sağlama anlamında başarılı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmada yapılan gözlemler ve gerçekleştirilen odak grup görüşmeleri doğrultusunda, öğrencilerin eleştirel yazma eğitimin ilk başlarında eleşitrel yazma boyutlarını kavramakta güçlük yaşadıkları fakat "ÖDSG Modeli"nin aşamaları doğrultusunda hazırlanan ders planlaları ve tasarlanan etkinlikler sayesinde öğrencilerin eğitimi başarıyla tamamladıkları sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca öğrencilerin "eleştirel yazma" ve "öz düzenleme" kavramlarına yönelik uygulama öncesi ve uygulama sonrası görüşlerinde farklılıklar gözlemlenmiştir. Son olarak öğrencilerin ileride gerçekleştirilecek olan eleştirel yazma eğitimlerine katılmaya ve "ÖDSG Modeli"yle tasarlanan etkinlikleri yapmaya istekli oldukları sonucuna ulaşılmıştır. Sonuç olarak "ÖDSG Modeli"yle tasarlanan etkinlikler doğrultusunda gerçekleştirilen eleştirel yazma eğitimi, ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin eleştirel yazma becerilerinin gelişimine katkı sağladığı söylenebilmektedir. Anahtar Kelimeler: Öz Düzenleme, Eleştirel Yazma, ÖDSG Modeli.
Flourishing autonomous and well-becoming language learners: Exploring the impacts of a learning advisory-adapted program through the lens of a proposed model in Turkish context
This study examines the experiences and perspectives of students participating in a curriculum-integrated, advising-oriented program that aims to enhance language acquisition and self-regulation skills while promoting a sense of well-being. A program called the Learning Advisory Program (LAP) Club Speaking Classes was devised, based on a multidimensional adapted model known as The Butterfly Model, which incorporated self-determination theory (SDT), PERMA (the five pillars of well-being), and intentional reflective dialogue (IRD) to foster group advising practices. The content was given in accordance with the phases outlined in the equipped-for-future (EFF) framework and standards. This program was created for the LAP unit of AYBU SFL. This research is guided by two primary research questions. Firstly, it investigates the learners' experiences and perceptions of the program's implementation of the six core components of the Butterfly Model. Data from session-end surveys and post-program interviews were analyzed to identify themes related to these components, and the findings were interpreted within the framework of Basic Psychological Needs Theory. Secondly, the study explores learners' experiences regarding the program's contribution to their well-being in relation to the five core elements of the PERMA model. Data for this research question were collected using the PERMA meter questionnaire, and themes related to the five core elements of the PERMA model were identified and interpreted. The study involved an average of 104 students in the LAP Club Speaking Classes over a 7-week academic period. Data collection enabled an exploration of learners' perceptions, motivations, and well-being throughout the program. The analysis focuses on the impact of each component of the Butterfly Model and its relationship to learners' well-being. Overall, this study aims to provide valuable insights into the experiences of LAP Club participants and establish a foundation for the wider and sustainable implementation of similar programs within the institution.
Öz düzenleyici strateji gelişimi modelinin özel yetenekli öğrencilerin yazma becerilerine etkisi
Bu araştırmanın amacı ilkokul üçüncü ve dördüncü sınıfa devam eden özel yetenekli tanısı almış öğrencilerin öykü yazma becerilerinin geliştirilmesinde Öz-Düzenleyici Strateji Gelişimi modelinin etkililiğini incelemektir. Araştırmada tek denekli araştırma modellerinden yoklama evreli katılımcılar arası çoklu yoklama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın katılımcılarını Bilim ve Sanat Merkezine devam eden üç öğrenci oluşturmuştur. Araştırma sürecinde; katılımcıların yazdıkları öykülerdeki elementlerin yeterliliği Hikâye Elementleri Değerlendirme Ölçeği, öykülerin kalitesi 6+1 Analitik Yazma ve Değerlendirme Ölçeği, yazılan öykülerdeki kelime sayısı word belgesi kelime sayım işlemcisi, kelime hazinesi katsayısı TSCorpus Metin İşlemcisi, yazma süreleri ise kronometre kullanılarak değerlendirilmiştir. Araştırma öncesi ve sonrasında katılımcılar ve ailelerinden öznel değerlendirme yaklaşımıyla sosyal geçerlik verisi toplanmıştır. Araştırma sonrasında katılımcıların yazdıkları öykülerin element sayılarında, kalitesinde, kelime sayısı ile yazma sürelerinde artış olduğu, kelime hazinesi katsayılarında ise düşüş olduğu belirlenmiştir. Katılımcıların elde ettikleri becerileri uygulama sona erdikten iki ve beş hafta sonra korudukları ve anı yazma becerisine genelledikleri görülmüştür. Araştırma sonunda katılımcılar ve velilerinden uygulamaya yönelik olumlu görüş alınmıştır. Anahtar sözcükler: özel yetenekli öğrenciler, yazma stratejileri, öz-düzenleme, öz-düzenleyici öğrenme, öz-düzenleyici strateji gelişimi
Çevrimiçi öz-düzenlemeli öğrenme süreci ve üstbilişsel yargı eğitiminin performans ve üstbilişsel yargılara etkisi
Üstbiliş, kişinin kendi öğrenme süreçlerinin ve bilgisinin farkında olması ve bunu kontrol edebilmesidir. Üstbilişsel yargı ise bireylerin bilişsel etkinliklerini izleyerek ve yansıtarak değerlendirme yapmalarını sağlayan, üstbilişsel izleme süreçlerinin sonuçlarını ölçmek için kullanılan bir araçtır. Üstbilişsel yargı ile ilgili yapılan çalışmalar, öğrencilerin çoğu zaman gerçek performanslarının farkında olmadığını ortaya koymuştur. Bu durum öğrencilerin herhangi bir konu hakkında kendilerine aşırı güven göstermelerine neden olmaktadır. Aşırı kendine güven, üstbilişsel becerileri eksik olan öğrencilerin, sahip oldukları bilgilerin nesnel olarak doğru ve eksiksiz olup olmadıklarına bakmaksızın performansları konusunda kendilerinden emin olmalarıdır. Alan yazında öz-düzenlemeli öğrenme süreçlerinin üstbilişsel beceriler üzerinde olumlu ve kalıcı etkileri olduğu bilinmektedir. Öz-düzenlemeli öğrenme kişinin kendi öğrenme sürecini ve bu sürecin sonuçlarını etkili kontrol edebilmesi anlamına gelmektedir. Bu çalışma, çevrimiçi öz-düzenlemeli öğrenme sürecinin öğrencilerin performans ve üstbilişsel yargılarına (ön-yargı ve mutlak doğruluk) olan etkisini incelemeyi amaçlamaktadır. Çalışma, 48 üniversite öğrencisi ile Öğretim Tasarımı dersi kapsamında 16 hafta süreyle gerçekleştirilmiştir. Veri toplama aracı olarak 35 soruluk bir başarı testi, üstbilişsel yargı testi, görüşme, öz-düzenlemeli öğrenme dokümanları, proje raporları ve akran değerlendirme formları kullanılmıştır. Çalışmada karma yöntem kullanılmıştır. Öğrencilerin sınav performansları ve üstbilişsel yargıları nicel yöntemler kullanarak analiz edilirken, öz-düzenlemeli öğrenme süreci hakkındaki görüşlerini analiz etmek için nitel yöntemler kullanılmıştır. Sonuçlar, çevrimiçi öz-düzenlemeli öğrenmenin performans ve üstbilişsel yargılar üzerindeki etkisinin istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde olumlu olduğunu ortaya koymuştur. Öğrenci görüşlerine dayalı olarak çevrimiçi öz-düzenlemeli öğrenme süreçlerinin görev dağılımı yapma, plana uymak için çaba gösterme, eksiklerini görme, kontrollü ilerleme ve kendilerinden ne beklendiği konusunda fikir sahibi olmalarını sağlaması açısından faydalı olduğu söylenebilir.
Klinik hemşirelik uygulamalarına yönelik öz düzenlemeli öğrenme ölçeği'nin geçerlik güvenirliğinin incelenmesi
Metodolojik türde yapılan bu çalışma, Satoko Iyama ve Hitomi Maeda tarafından 2017 yılında geliştirilen Klinik Hemşirelik Uygulamalarına Yönelik Öz Düzenlemeli Öğrenme Ölçeği'nin Türkçe formunun geçerlik ve güvenirliğinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın örneklemini Ege Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi'nde öğrenim gören 296 4. sınıf öğrencisi oluşturmuştur. Veriler yüz yüze görüşme tekniği kullanılarak Nisan-Mayıs 2018 tarihlerinde toplanmıştır. Verilerin toplanmasında tanıtıcı bilgi formu, Klinik Hemşirelik Uygulamalarına Yönelik Öz Düzenlemeli Öğrenme Ölçeği ve Özyönetimli Öğrenmeye Hazırbulunuşluk Ölçeği kullanılmıştır. Ölçeğin geçerliğinin incelenmesi için dil, kapsam/içerik, yapı ve ölçüt bağımlı geçerlik analizleri; güvenirliğinin incelenmesi için ise iç tutarlık ve değişmezlik analizleri yapılmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde kapsam geçerliği için 11 uzmandan alınan görüşlere göre KGİ hesaplanmış ve maddelerin tamamı için bu değer 0,80 üzerinde bulunmuştur. Yapı geçerliğinin incelenmesinde doğrulayıcı faktör analizi ve rasch analizi yapılmıştır. Bu analizler sonucunda orijinal ölçeğe benzer şekilde iki alt boyut ve beş faktörden oluşan bir ölçek yapısına ulaşılmıştır. Alt boyutlar orijinal çalışmadaki gibi "Motivasyon" ve "Öğrenme Stratejileri" olarak isimlendirilmiştir. Ölçüt bağımlı geçerliğin incelenmesinde ölçüt olarak "Özyönetimli Öğrenmeye Hazırbulunuşluk Ölçeği" kullanılmıştır. İki ölçeğin toplam puanları arasındaki korelasyon değerinin r=0,613 olarak bulunması, sonuçlar arasındaki pozitif yönde anlamlı ilişkiyi doğrulamış ve ölçeğin dış ölçüte bağımlı geçerliğe sahip olduğunu göstermiştir. Ölçeğin iç tutarlığının incelenmesinde ölçek toplamının ve alt boyutların Cronbach alfa değerleri hesaplanmıştır. Ölçek toplamının Cronbach alfa değeri 0,898, Motivasyon alt boyutunun 0,823 ve Öğrenme Stratejileri alt boyutunun 0,883 olduğu bulunmuştur. Ölçeğin değişmezlik yönünden güvenirliğinin incelenmesinde test tekrar test yöntemi kullanılmış ve yapılan iki uygulamadan elde edilen puanlar arasındaki korelasyon katsayısı yüksek bulunmuştur (Ölçek toplamı için rxx= 0,878, Motivasyon alt boyutu için rxx=0,808, Öğrenme Stratejileri alt boyutu için rxx=0,812). Bu sonuçlara göre; 5'li likert tipinde, 16 madde ve iki alt boyuttan oluşan Klinik Hemşirelik Uygulamalarına Yönelik Öz Düzenlemeli Öğrenme Ölçeği Türk toplumu için geçerli ve güvenilir bir ölçme aracıdır. Anahtar Kelimeler: Öz düzenlemeli öğrenme; hemşirelik; klinik hemşirelik uygulamaları; hemşirelik eğitimi
Üniversite öğrencilerinin çevrimiçi öğrenmeye yönelik hazır bulunuşluklarının öz düzenlemeli öğrenme becerileri bağlamında incelenmesi
Bu çalışmada özellikle son yıllarda önem kazanan ve Pandemi döneminde üniversitelerde zorunlu hale gelen çevrimiçi uzaktan eğitim uygulamalarında öğrencilerin çevrimiçi öğrenime karşı hazır bulunuşlukları ile öz düzenlemeli öğrenme becerileri arasındaki ilişkinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın örneklemi Necmettin Erbakan Üniversitesi, Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesinde 2020-2021 eğitim- öğretim yılında öğrenim gören 445 üniversite öğrencisi ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın amaçlarına ulaşmak için, araştırma öncesi izinleri alınan İlhan ve Çetin (2013) tarafından Türkçe 'ye uyarlanan Çevrimiçi Öğrenmeye Yönelik Hazır Bulunuşluk Ölçeği (ÇÖHBÖ) ve Velipaşaoğlu ve Musal (2017)' ın öğrencilerin Özdüzenlemeli Öğrenme Becerilerinin Değerlendirilmesi amacıyla hazırladığı Özdüzenlemeli Öğrenme Becerilerinin Değerlendirilmesi Ölçeği (ÖDÖB) kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen veriler SPSS (Statistical Package for the Social Sciences) programından yararlanılarak analiz edilmiştir. Bu iki ölçek arasındaki ilişki sosyodemografik unsurlar dikkate alınarak analizler yapılmıştır. Bu analizlerden elde edilen bulgular sayesinde bazı sonuçlara ulaşılmıştır. Bu sonuçlara göre pandemiden önce uzaktan eğitim alma durumunun üniversite öğrencilerinin üzerinde çevrimiçi öğrenmeye yönelik hazırbulunuşluklarında etkili olduğu ortaya çıkmıştır. Bununla birlikte pandemiden önce uzaktan eğitim alma durumu için özdüzenlemeli öğrenme ölçeğine ait sonuçlara bakıldığında üniversite öğrencileri üzerinde etkili bir değişken olmadığı sonucuna varılmıştır. Çevrimiçi öğrenmeye yönelik hazırbulunuşluk ölçeği ile öz düzenlemeli öğrenme becerileri ölçeği arasındaki ilişkiyi gösteren sonuçlara bakıldığında ise pozitif yönde orta düzey, anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Bunun anlamı; çevrimiçi öğrenmeye yönelik hazırbulunuşluk arttıkça öz düzenlemeli öğrenme becerileri de artmakta aynı zamanda öz düzenlemeli öğrenme becerileri geliştikçe çevrimiçi öğrenmeye yönelik hazırbulunuşluk düzeyinde değişim görüleceği söylenebilir. Bu çalışma için öğrencilerin görüşlerinin yer aldığı bir çalışmanın yapılması da öneriler arasında yer almıştır. Anahtar Kelimeler: Çevrimiçi Uzaktan Eğitim, Hazır Bulunuşluk, Öz düzenlemeli Öğrenme, İlişki
High school students' self-regulated learning in a virtual reality based learning environment
This instrumental case study aims to explore students' self-regulated learning (SRL) processes in a VR learning environment. In addition, a virtual reality (VR)-based learning environment was designed with combining traditional learning activities of mathematics education with the VR learning environment to facilitate students' SRL processes. Thus, this study also aims to explore the environmental features of the VR-based learning environment that are conducive to specific SRL processes. The participants were twenty eleventh grade students. The SRL processes of participants and the environmental features conducive to specific SRL processes were explored via using their think-aloud audio, screen recordings of their experiences in the VR learning environment, and semi-structured interviews. Qualitative data analysis was conducted through the coding of all these three data sources. The findings indicate that students engage in task analysis and monitoring processes and utilize a variety of self-control strategies in the VR learning environment. Furthermore, there is an interplay between the environmental features of the VR-based learning environment and SRL processes. The findings indicate that specific environmental features of the VR-based learning environment can facilitate students' specific SRL processes.
Okul öncesi öğretmenlerinin stres düzeyleri ile öğrenmede öz düzenlemeyi destekleme düzeyleri arasındaki ilişki
Son yıllarda öğrenmede öz düzenleme becerileri araştırmacıların ve eğitimcilerin ilgi odağı hâline gelmiştir. Yaşamın ilk yılları öğrenmede öz düzenleme becerilerinin kazanılmasında kritik bir öneme sahip olduğundan bu dönemde çocuklara bu becerilerini geliştirecek ortamlar sunulması gerekmektedir. Stresli bir öğretmenin yaratacağı olumsuz öğrenme atmosferi çocukların motivasyonlarını ve öğrenme süreçlerini olumsuz etkileyebilir. Bu çalışmada okul öncesi öğretmenlerinin stres düzeyleri ile öğrenmede öz düzenlemeyi destekleme düzeyleri arasında bir ilişki olup olmadığı incelenmiştir. Çalışma bağlamında oluşturulan problem soruları okul öncesi öğretmenlerinin mesleki kıdemlerine, mezun oldukları okul türüne ve sınıf mevcut durumlarına göre analizler yapılarak incelenmiştir. Çalışmada nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama metodu kullanılmıştır. Bu çalışma, MEB'e bağlı okul öncesi eğitim kurumlarında çalışmakta olan 175 öğretmenin katılımıyla gerçekleşmiştir. Araştırma kapsamında katılımcı öğretmenlerle ilgili değişkenleri incelenmek için demografik bilgi formu, Okul Öncesi Öğretmenler için Öğrenmede Öz Düzenlemeyi Destekleme Pratikleri Ölçeği ve A İş Stresi Ölçeği-20 kullanılmıştır. Öğretmenlerin kıdem durumu ve sınıf mevcuduna göre öğrenmede öz düzenlemeyi destekleme düzeylerine ilişkin istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmazken eğitim durumu değişkenine göre lise ve ön lisans öğretmenlerin, lisans ve lisansüstü mezunu olan öğretmenlere göre sınıflarında öğrenmede öz düzenlemeyi daha fazla destekledikleri sonucu çıkmıştır. A İş Stresi Ölçeği-20'den aldıkları toplam puan ortalamaları göre öğretmenlerin mezun oldukları okul türüne ve sınıf mevcudu değişkenine göre anlamlı bir farklılık bulunmazken 5 yıl ve altı öğretmenlerin 6 yıl ve üstü deneyime sahip öğretmenlere göre daha stresli oldukları tespit edilmiştir. Korelasyon analizi sonucunda .13 değerine ulaşılmış, öğretmenlerin öğrenmede öz düzenlemeyi destekleme durumu ile öğretmen stres durumu arasında çok düşük düzeyde bir ilişki olduğu ortaya çıkmıştır.
Hannafın & Peck modeli ile tasarlanan kurum içi iletişim dijital eğitim modülünün kurum çalışanlarının tutumlarına ve öz-düzenlemeli çevrimiçi öğrenme becerilerine etkisi
Bu çalışma, Hannafin & Peck öğretim tasarımı modeli ile geliştirilen Kurum İçi İletişim Dijital Eğitim Modülünün kurum çalışanlarının uzaktan eğitime yönelik tutumlarına ve öz-düzenlemeli çevrimiçi öğrenme becerilerine etkisini incelemek amaçlanmıştır. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden biri olan Solomon dörtlü grup modeli kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu İstanbul ili Ataşehir ilçesindeki özel bir üniversitenin farklı departmanlarından 145 personel oluşturmaktadır. Araştırmada 2 deney 2 kontrol grubu bulunmaktadır. Araştırmanın verilerini toplamak amacıyla "Hayat Boyu Öğrenmede Uzaktan Eğitim Tutum Ölçeği" ve "Öz-Düzenlemeli Çevrimiçi Öğrenme Ölçeği" uygulanmıştır. Elde edilen bulgular, Kurum İçi İletişim Dijital Eğitim Modülünün deney grubu kurum çalışanlarının hayat boyu öğrenmede uzaktan eğitim tutumları ve öz-düzenlemeli çevrimiçi öğrenme becerileri üzerinde istatistiksel olarak anlamlı düzeyde olumlu etkisi olduğunu göstermiştir. Araştırma sonunda, ileride yapılacak çalışmalara ilişkin önerilerde bulunulmuştur.
Eğitsel oyun, matematik merkezinde oyun ve dijital oyunun çocukların matematik ve öz-düzenlemeli öğrenme becerilerine etkisi
Bu araştırmanın amacı dijital oyun, eğitsel oyun ve matematik merkezinde oyunun çocukların matematik ve öz düzenlemeli öğrenme becerilerine etkisini araştırmaktır. Araştırma ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel araştırma desenine göre tasarlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubu Burdur ili Mili Eğitim Bakanlığına bağlı alt ve orta sosyo ekonomik bölgede yer alan 4 farklı anaokuluna devam eden 60-72 aylık 147 çocuktan oluşmaktadır. Araştırma 10 hafta boyunca haftada 3 gün olmak üzere rastgele seçilen ve deney ve kontrol gruplarında yürütülmüştür. Mevcut müfredata ek olarak Deney gurubu 1'de Eğitsel Matematik Oyunları Programı, Deney gurubu 2'de Matematik Merkezinde Oyun Programı, Deney gurubu 3'te Dijital Matematik Oyun Programı uygulanmıştır. Veri toplama aracı olarak TEMA3 testi ve Bağımsız Öğrenme Davranışları Ölçeği 3-5 kullanılmış ve ön test ve son test olarak tüm guruplara uygulanmıştır. Veriler ilişkili örneklemler t testi ve karma ANOVA ile analiz edilmiştir. Araştırmadan elde edilen sonuçlar tüm guruplarda matematik ve öz düzenlemeli öğrenme ön test ve son test puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık olduğunu göstermektedir. Ayrıca Eğitsel Matematik Oyunları ve Matematik Merkezinde Oyun Programına katılan çocukların matematik son test puanları, Dijital Matematik Oyunları programına ve kontrol gurubunda bulunan çocukların son test puanları arasında Eğitsel Matematik Oyunları ve Matematik Merkezinde Oyun Programına katılan çocukların lehine istatiksel olarak anlamlı bir farklılık görülmektedir. Benzer şekilde Eğitsel Matematik oyunları ve Matematik Merkezinde Oyun Programına katılan çocukların öz düzenlemeli öğrenme son test puanları ile Dijital Matematik Oyunları ve kontrol gurubundaki çocukların son test puanları arasında Eğitsel Matematik Oyunları ve Matematik Merkezinde Oyun Programına katılan çocukların lehine istatiksel olarak anlamlı bir farklılık görülmektedir. Sonuçlar ilgili literatür ve öğretmenin oyundaki rolü ve çocukların matematik ve öz düzenlemeli öğrenme becerisi çerçevesinde tartışılmıştır.
Redundant on-screen text, learner control and self-regulation: Effects on learning past tense in English
This study aimed to examine the effects of the redundant on-screen text, learner control and self-regulatory skills on students' learning simple past tense in an online tutorial that were variably used. 132 EFL learners with beginner level of English studying at the preparatory school of English and vocational school of Justice participated in this quasi-experimental study. Four treatment conditions were tested: text + control, text + no control, no text + control, no text + no control), with all the groups receiving narrated slides. Each participant was given a prior knowledge test, an academic self-regulation scale, a retention test and a transfer test. Results showed that redundant on-screen text does not have a significant effect on retention or transfer scores. However, learners with control over the learning material performed significantly lower than learners without control. Out of eight tests, only one significant difference was observed between learners with high and low self-regulatory skills in the transfer test when they were given learner control without on-screen text. A significant two-way interaction between the treatment condition and self-regulatory skills on the retention test scores was observed; while the treatment condition and prior knowledge were found to influence students' transfer scores independently.
Preservice mathematics teachers' promotion of self-regulation(PSRL) in time: A mixed-method study
These two-phased mixed method quasi-experimental study was conducted to investigate preservice mathematics teachers' promotion of self-regulated learning (PSRL) with respect to time through participation in a self-regulated learning (SRL) Enriched Seminar Course. Preservice teachers' self-efficacy beliefs for promotion of self-regulation (SE-PSRL) over time was also investigated. 44 senior preservice mathematics teachers at a university in Istanbul participated for the first phase of the study. They were divided into two sections for a practice teaching seminar course before the onset of the research, constituting the experimental (intervention) and control (no intervention) groups. The SRL Enriched Seminar Course was implemented with the intervention group for one academic term. The participants in the control group were enrolled in the seminar course without a particular focus on SRL. Participants were administered two different scales that measured their SE-PSRL and PSRL at four different time points, associated with their teaching experiences at their practice teaching schools. Qualitative data were also gathered through semi-structured interviews. Mixed design ANOVA was used to analyze the differences between SE-PSRL and PSRL scores of the groups with respect to time. The second phase of the study was conducted to investigate inservice mathematics teachers' (PSRL) as a follow up study. Thirty inservice teachers who participated the first phase of the study was selected for the follow-up study and participants were administered SRLIT scale that measured their PSRL at once. Preliminary results of the study indicated that while participants' SE-PSRL scores differed statistically, PSRL scores did not differ statistically according to time and group. Interview data point towards various reasons for such unanticipated findings. Key Words: Self-Regulated Learning, Promotion of Self-Regulated Learning, Teacher Training.
8. sınıf öğrencilerinin öz düzenleyici öğrenme stratejileri, cebir tutumları ve cebir başarıları arasındaki ilişkinin incelenmesi
Amaç: Bu araştırma ortaokul 8. sınıf öğrencilerinin öz düzenleyici öğrenme stratejileri ve cebire yönelik tutumlarının cebir başarılarına etkisini incelemek amacıyla yürütülmüştür. Materyal ve Yöntem: Çalışma nicel bir araştırma olmakla birlikte ilişkisel tarama modellerinden yordayıcı korelasyonel araştırma deseninde tasarlanmıştır. Araştırmanın evrenini 2020-2021 yılında öğrenim gören Aydın'ın Nazilli ilçesindeki 8. sınıf öğrencileri oluştururken, araştırma örneklemi Nazilli ilçesindeki 572 sekizinci sınıf öğrencisidir. Araştırmanın verileri Öz Düzenleyici Öğrenme Stratejileri Ölçeği, Cebir Tutum Ölçeği ve Cebir Başarı Testi ile toplanmıştır. Verileri yorumlamak için betimsel analizler, Pearson korelasyon analizi, çoklu regresyon analizi, aşamalı regresyon analizi ve veri madenciliğine dayalı sınıflama ve karar ağacı yöntemi işe koşulmuştur. Verilerin analizinde SPSS 25.0 programı kullanılmıştır. Bulgular: 8. sınıf öğrencilerinin öz düzenleyici öğrenme stratejileri, cebir tutumları ve cebir başarıları arasında anlamlı ilişki bulunmuştur. Cebir başarısını öz düzenleme stratejilerinden önem sırasına göre bilişüstü öz düzenleme, zaman ve çalışma ortamının düzenlenmesi, örgütleme, tekrarlama, ayrıntılandırma ve akrandan öğrenme stratejileri; cebir tutumu alt boyutları ise önem sırasına göre davranışsal boyut, ilgi boyutu, kaygı boyutu ve duyuşsal boyut anlamlı şekilde yordamaktadır. Cebir başarısı üzerindeki değişkenliğin %66' sı öz düzenleme stratejileri ile cebir tutumunun alt boyutları tarafından açıklanmaktadır. Ayrıca cebir tutumunun öz düzenleme stratejilerine kıyasla cebir başarısı üzerinde daha etkili olduğu tespit edilmiştir. Sonuç: 8. sınıf öğrencilerinin cebir başarısı üzerinde öz düzenleyici öğrenme stratejilerinin ve cebir öğrenme alanına yönelik tutumlarının etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Lisans öğrencilerinin öz düzenlemeli öğrenme becerisi düzeyleri ve yükseköğretim programlarının öz düzenlemeli öğrenme becerisini geliştirmedeki rolü
Bu araştırmanın amacı lisans öğrencilerinin öz düzenlemeli öğrenme becerisi düzeyini belirlemek ve yükseköğretim programlarının lisans öğrencilerinin öz düzenlemeli öğrenme becerisini geliştirmedeki rolünü ortaya çıkarmaktır. Bu bağlamda, lisans öğrencilerinin öz düzenlemeli öğrenme becerisi düzeyi, lisans öğrencilerinin öz düzenlemeli öğrenme becerisinin cinsiyet, sınıf düzeyi, fakülte bazında sınıf düzeyi, yabancı dil hazırlık eğitimi alıp almama durumu, fakülte türü, mezun olunan ortaöğretim kurumu ve devam ettikleri programı tercih etme nedenine göre anlamlı bir farklılık gösterip göstermediği incelenmiştir. Bununla birlikte, lisans öğrencilerinin görüşlerine göre yükseköğretim programlarının öz düzenlemeli öğrenme becerisini geliştiren unsurları, öz düzenlemeli öğrenme becerisinin gelişimini engelleyen unsurları ve öz düzenlemeli öğrenmenin yükseköğretim programlarında teşvik edilmesine ilişkin önerileri belirlenmiştir. Karma araştırma yönteminin benimsendiği bu araştırmanın deseni yakınsayan paralel desendir. Araştırmada veri toplama aracı olarak Kişisel Bilgi Formu, Öz Düzenleyici Öğrenme Ölçeği (Turan, 2009) ve araştırmacı tarafından oluşturulan Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyuttaki örneklemi seçkisiz ve tabakalı örnekleme yoluyla belirlenen 1411 lisans öğrencisinden oluşmakta olup nitel boyutta ise 9'u erkek 8'i kadın toplam 17 lisans dördüncü sınıf öğrencisiyle görüşmeler yapılmıştır. Araştırmanın bulgularına göre lisans öğrencilerinin öz düzenlemeli öğrenme becerisinin yüksek olduğu görülmüştür. Lisans öğrencileri Öz Düzenleyici Öğrenme Ölçeği'nden en yüksek puanı güdülenme ve öğrenme için harekete geçme boyutundan elde ederken, en düşük puanı ise öğrenmede bağımsızlık boyutundan elde etmişlerdir. Ayrıca, öz düzenlemeli öğrenme becerisinin lisans öğrencilerinin cinsiyetlerine, fakülte bazında sınıf düzeyine, yabancı dil hazırlık eğitimi alıp almama durumlarına, fakülte türüne, mezun olunan ortaöğretim kurum türüne ve devam ettikleri programı tercih etme nedenlerine göre anlamlı bir farklılık gösterdiği belirlenmiştir. Öte yandan araştırmanın nitel bulgularına göre, yükseköğretim programlarında öz düzenlemeli öğrenmenin teşvik edilmesinde eğitim programlarına ilişkin unsurlar, öğretime ilişkin unsurlar, öğretim elemanlarına ilişkin unsurlar ve diğer unsurlar önem taşımaktadır. Yükseköğretim programlarında öz düzenlemeli öğrenme becerisinin daha fazla desteklenebilmesine ilişkin lisans öğrencileri ağırlıklı olarak fiziksel olanakların artırılması, alternatif ölçme-değerlendirme yöntemlerinin işe koşulması, program değerlendirme ve geliştirme çalışmalarının yürütülmesi, öğrenme-öğretme sürecinde uygulamaya daha fazla yer verilmesi, verilen dönütlerin ve ders materyallerinin niteliğinin ve niceliğinin artırılması, strateji öğretimine yer verilmesi, işbirlikli öğrenme ortamlarının artırılması, öğretim elemanlarının öğreticilik becerilerinin geliştirilerek öğrencilere daha fazla rehberlik etmeleri ve gezi, kariyer günleri vb. etkinliklerin düzenlenmesi önerilerini sunmuşlardır. Anahtar Sözcükler: Öz düzenleme, Öz düzenlemeli öğrenme, Yükseköğretim, Lisans öğrencileri.
Impact of computer-mediated anonymous peer feedback on students' self-regulated learning skills in English writing courses during emergency remote teaching
The transition to emergency remote teaching (ERT) with the pandemic has entailed a computer-mediated learning environment in which students had to be responsible for their own learning by using self-regulated learning strategies (SRL). Considering the importance of SRL skills, it is crucial to employ different strategies to foster students' SRL skills, particularly in English writing. To facilitate students' learning of English writing and promote SRL skills during ERT, it is reasonable to adopt peer feedback allowing students to monitor their writing process. Thus, this study aims to investigate students' perceptions of SRL skills, show the impact of computer-mediated anonymous peer feedback intervention in English writing courses on students' SRL skills, and find out students' experiences as feedback providers and receivers. The study employed a quasi-experimental design, and data were collected from preparatory school students through an online SRL scale and reflective journals. The data were analyzed by administering paired samples t-test and coding the reflective journals. Results demonstrated that computer-mediated anonymous peer feedback has a significant positive impact on students' SRL skills. Regarding students' experiences with computer-mediated anonymous peer feedback, they stated that it contributed to their language performance and helped them learn from their peers and make self-evaluations. However, it was found hard to trust the given feedback. Moreover, students felt anxious of offending peers and misleading them with incorrect feedback. Overall, they shared both positive feelings such as entertainment, excitement, and self-confidence besides negative feelings such as embarrassment, exhaustion, and disappointment. Keywords: Computer-mediated anonymous peer feedback, Emergency remote teaching, English writing, Peer-teacher conference, Self-regulated learning
Evaluating the impact of self-created digital flashcards and self-regulation on vocabulary learning among Turkish tertiary-level EFL learners
The purpose of this study is to investigate the effects of using a digital flashcard software (Quizlet) as a self-regulated learning platform on vocabulary recognition and recall with upper-intermediate tertiary level English learners. A secondary aim of this study is to find out the self-regulatory strategies and/or behaviors used by English language learners at tertiary level in learning L2 vocabulary. The design of this research was based on a quasi-experimental method namely, the pretest-posttest non-equivalent-groups design. As regards the data collection tools, the vocabulary tests that were used for quantitative data are explained at length. A statistically significant difference was observed in the post-test scores between two groups, indicating that the outcomes for the group that received the intervention were significantly different from those in the control group. The statistically significant correlations highlight the importance of metacognitive strategies and emotional regulation in enhancing vocabulary learning through platforms like Quizlet. The results of this present study suggest that the utilization of self-regulated learning principles as a way of promoting second language vocabulary learning through self-created digital flashcards on Quizlet can be an effective way of not just acquiring and recycling new vocabulary but also, in a broader sense, a pathway to becoming a self-sufficient lifelong learner in the 21st century.
Applying self-regulated learning strategies with an ICT tool for out of class language learning and Its effect on students' academic success
Combining ICT with language teaching has become one of the most popular topics over the last two decades in ELT area. Technology can be considered as one of the most authentic and enjoyable platforms for the language learners if it is used effectively and truly. In order to understand the effectiveness of ICT related tools on language learning, learners should be engaged self-initiated use of technology in language learning. This study examined students' use of technology out of class to self-regulate their language learning and its effects on their achievement in an English preparatory school. In order to find out the possible effects of strategies on their perspectives regarding the use of such strategies and ICT based tools, the research was carried out with 57 students. It took place at English preparatory school of a university in İstanbul. Both quantitative and qualitative data collections were done through two questionnaires adapted from Lai and Gu (2011) and six open-ended questions are also asked to find out if using an ICT based application outside the classroom could develop English preparatory school students' self-regulated learning (SRL) and their academic achievements. The analysis of the collected data indicated that English language learners were tend to actually use both ICT and English Central (EC) - the name of the application used- for out of class learning. However, they were not exactly aware of how to regulate their ICT usage to improve their learning. The result of the research pointed out that there is an absolute need for a training to develop learners' metacognitive regulation to see more effective result of ICT usage out of class learning
Secondary school Turkish EFL teachers' beliefs in self-regulated learning
Self-regulated learning (SRL) which has long been valued as an effective approach in EFL (English as a Foreign Language) is a broad term comprising both cognitive and affective components and concerning the notion of the learner-centred way of teaching. It entails students taking an active role in their own learning by managing their thoughts, emotions, and behaviours during the learning process (Zimmerman, 1990). Self-regulated learners taking responsibility for their learning process are better equipped to continue learning beyond the formal education system. They develop the skills and strategies needed to learn independently, which is essential for success in today's rapidly changing world. Therefore, investment in SRL is needed to prepare students to become lifelong learners who can adapt to the 21st century by tackling the challenges of real life and the workplace. As teachers are one of the most important stakeholders guiding students in the learning process, they need to be aware of their leading role in promoting and nurturing SRL in their classrooms. In this respect, it is crucial to understand the beliefs of EFL teachers. In the Turkish context, studies on SRL in the field of EFL are relatively scarce. Thus, the purpose of this study is to investigate Turkish EFL teachers' beliefs in self-regulated learning and to determine whether gender, age, teaching experience and undergraduate area of study influence their beliefs in SRL. Further, this study aims to examine Turkish EFL teachers' thoughts on SRL. In line with the aim of the study, the research questions are the following: 1) What are the beliefs of Turkish EFL teachers in SRL in EFL teaching? a) Is there any significant difference among beliefs of EFL teachers in SRL in terms of gender, age, teaching experience, and undergraduate area of study? 2) What are the thoughts of Turkish EFL teachers on SRL in EFL teaching? The study was designed as mixed-method research consisting of both quantitative and qualitative research methods. In the exploratory sequential design, firstly the quantitative data and then the qualitative data were collected and analysed. Accordingly, quantitative data were obtained through the questionnaire to answer the first research question, and qualitative data were obtained through semi-structured interviews to answer the second research question. The participants of the quantitative part of the study consisted of 170 EFL teachers working at secondary schools in Elazığ. For the qualitative part of the study, 15 teachers participated in semi-structured interviews voluntarily. SPSS 21 was used to analyse the quantitative data and qualitative data were analysed through content analysis. The findings of the study provided remarkable information about Turkish English teachers' beliefs and thoughts on SRL. The quantitative results of the study revealed that EFL teachers found SRL valuable and necessary for academic success and acknowledged the facilitating role of the learning environment in the enhancement of SRL. EFL teachers also appreciated the positive impact of collaboration on students' SRL skills. One of the most important findings of this study is that although Turkish English teachers have positive beliefs about SRL, they doubt its applicability in secondary schools due to students' capacity. Examining the findings of the current study with regard to the participant's demographic variables, it was revealed that while teachers' age, teaching experience, and undergraduate educational field were not statistically significant predictors of their beliefs in SRL, there was a difference with regard to gender variable, favouring female participants who have higher SRL perception. The qualitative results of the study reflected the thoughts of EFL teachers on SRL. In line with the quantitative part of the study, it was found that EFL teachers have some misconceptions and lack of knowledge about SRL. In addition, it was detected that there was inconsistency between their beliefs and practices. Finally, both facilitating and constraining factors affecting teachers' belief about SRL were analysed in terms of context-level, teacher-level, student-level and parent-level. This study explored Turkish EFL teachers' beliefs and thoughts on SRL and it will contribute to the field with its valuable results. Keywords: Self-Regulated Learning, EFL, Teacher Belief, Teacher Thought
Cinsiyete göre öğrencilerin kullandıkları bilişsel ve bilişüstü öz düzenleme stratejilerinin akademik başarıları üzerindeki etkileri
ÖZETCinsiyete Göre Öğrencilerin Kullandıkları Bilişsel ve Bilişüstü Öz Düzenleme Stratejilerinin Akademik Başarıları Üzerindeki EtkileriBu araştırmanın amacı üniversite öğrencilerinin bilişsel ve bilişüstü öz düzenleme stratejilerinin akademik başarıları üzerindeki etkilerini ve bu etkilerin cinsiyete göre farklılık gösterip göstermediğini incelemektir.İlişkisel tarama modelindeki bu araştırma 2010-2011 Eğitim ve Öğretim yılında Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi'nin Sınıf Öğretmenliği, Okul Öncesi Öğretmenliği ve Fen Bilgisi Öğretmenliği bölümlerinin 3. sınıfında "Ölçme ve Değerlendirme" dersini alan 235 (171 kız, 64 erkek) öğrencinin katılımı ile gerçekleşmiştir.Araştırma verilerinden öğrencilerin öz düzenlemeye dayalı öğrenme stratejilerini belirlemek amacıyla, 1991 yılında Pintrich, Smith, Garcia ve Mc Keachie tarafından geliştirilen, dilsel eşdeğerlik, geçerlik ve güvenirlik çalışmaları ile Türkçeye uyarlanması Altun tarafından 2005 yılında yapılan "Öğrenmede Motive Edici Stratejiler Ölçeği" kullanılırken; öğrencilerin akademik başarıları, dönem sonunda Ölçme ve Değerlendirme dersinden aldıkları ders başarı ortalamaları olarak alınmıştır.Araştırma verilerinin analizinde Aritmetik Ortalama, Standart Sapma, Dizi Genişliği, Pearson Korelasyon Analizi ve Regresyon Analizi kullanılmıştır.Araştırmadan elde edilen bulgular, öz düzenlemeye dayalı bilişsel ve bilişüstü öğrenme stratejilerinin Ölçme ve Değerlendirme dersi başarısı üzerinde anlamlı bir etkisi olmadığını ortaya koymaktadır. Bunun yanında, söz konusu stratejilerin kızlarda ve erkeklerde de Ölçme ve Değerlendirme dersi başarısı üzerinde anlamlı bir etkisi olmadığı görülmüştür.Anahtar Kelimeler: Öz düzenleme, Başarı, Cinsiyet, Bilişsel ve Bilişüstü Öğrenme Stratejileri
Farklılaştırılmış öğretimin doğrusal denklemler konusunda akademik başarıya, öz-düzenleme stratejilerine, motivasyonel inançlara ve üstbiliş farkındalıklara etkisi
Bu araştırmada, Doğrusal Denklemler konusunun sekizinci sınıf düzeyinde farklılaştırılmış öğretim yöntemi ile öğretiminin öğrencilerin akademik başarılarına, öz-düzenleme stratejilerine, motivasyonel inançlarına ve üstbiliş farkındalıklarına etkisi araştırılmıştır. Araştırma, 2019-2020 eğitim-öğretim yılı bahar döneminde, Konya ili Meram ilçesinde bulunan iki ortaokulda gerçekleştirilmiştir. Bu araştırmada, sekizinci sınıfta öğrenim görmekte olan toplam 49 öğrenci ile çalışılmıştır. Çalışma toplamda 9 hafta (45 saat) sürmüştür. Araştırmada, verilerin toplanması ve yorumlanması sürecinde nicel araştırma yöntemleri kullanılmıştır. Araştırma, ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel bir araştırmadır. Araştırma kapsamında yer alan deney ve kontrol grupları birbirine denk olacak şekilde ve öğrencilerin çalışmaya katılma konusundaki isteklilikleri de göz önüne alınarak belirlenmiştir. Deney grubunda farklılaştırılmış öğretim yöntemi uygulanırken kontrol grubunda ise var olan öğretim süreci devam etmiştir. Uygulama öncesi ve sonrası her iki grupta da "Doğrusal Denklemler Testi", "Üstbiliş Farkındalık Envanteri" ve "Öğrenmede Motive Edici Stratejiler Ölçeği" uygulanmıştır. Elde edilen nicel verilerin analizinde normallik varsayımının testi için Shapiro-Wilk testinden yararlanılmıştır. Elde edilen sonuçlar ışığında gruplar arasındaki ilişkinin belirlenmesi amacıyla bağımlı-bağımsız t-testi, Wilcoxon testi ve Mann-Whitney U testi kullanılmıştır. Bu araştırma sonucunda deney grubu öğrencilerinin akademik başarı puanları ile kontrol grubu öğrencilerinin akademik başarı puanları arasında deney grubu lehine anlamlı bir farklılık olduğu görülmüştür. Ayrıca, öğrencilerin uygulama sonundaki öz-düzenleme strateji puanları incelendiğinde, deney grubu lehine anlamlı bir farklılık oluştuğu görülmüştür. Bununla birlikte, uygulamalar sonucunda deney ve kontrol grubu öğrencileri arasında motivasyonel inançlar ve üstbiliş farkındalıkları bakımından ilişkiler de incelenmiştir. Motivasyonel inançlar yönünden deney grubu lehine artış bulunurken üstbiliş farkındalıkları bakımından iki grup arasında fark gözlemlenmemiştir.
Flüt öğrencilerinin öz düzenlemeli deşifre stratejileri
Bireylerin, öğrenme ihtiyaçlarını hissettikleri zaman kendi öğrenmelerini sağlamaları ve düzenleme istekleri, öz düzenlemeye dayalı öğrenme kavramını oluşturmuştur. Öz düzenlemeli öğrenme, bireyin kendi kendine öğrenebilmesi için kullandığı her türlü taktik, strateji ve teknik olarak ifade edilebilir. Öğrencinin bilişsel stratejiler kullanması etkili bir çalışma süreci geçirdiğini gösterir. Bununla birlikte öğrenci, karşılaşacağı farklı problemler için özel stratejiler de geliştirebilmelidir. Bu süreçte öğrenci kendi performansını gözlemleyerek değerlendirebilmeli ve doğru stratejiler geliştirerek çözüm yoluna ulaşmalıdır. Bu düşünce ile araştırmada, flüt öğrencilerinin deşifre süreçlerini nasıl değerlendirdiklerinin, karşılaştıkları sorunlara yönelik kullanmakta oldukları öz düzenlemeli öğrenme stratejilerinin ve buna ilişkin öğrenci görüşlerinin tespiti amaçlanmıştır. Bu amaçla, İstanbul Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuvarı, Ankara Hacettepe Üniversitesi Devlet Konservatuvarı ve Bursa Uludağ Üniversitesi Devlet Konservatuvarı'nda öğrenim görmekte olan 16 flüt öğrencisi ile yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılarak görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Araştırma verilerini elde etmek amacı ile araştırmacılar tarafından 11 sorudan oluşan yapılandırılmış görüşme formu hazırlanmıştır. Ayrıca öğrencilere eser adı ve besteci adı silinmiş bir şekilde daha önce tanımadıkları seviyeli bir eser verilmiş ve öğrencilerden bunu deşifre etmeleri istenmiştir. Her öğrencinin deşifre videoları, ayrıntılı bir şekilde gözlemlenmiştir. Gözlem ve görüşmelerden elde edilen verilerin analizinde içerik analizi yapılmış, bu analizler sonucunda belirli tema ve kodlara ulaşılmıştır. Literatürde öz düzenlemeli öğrenme ve çalgı performansına ilişkin farklı çalışmalar bulunmakla birlikte flüt çalgısı ve deşifre sürecinde öz düzenlemeli öğrenme stratejileri kavramına ilişkin daha önce bir çalışma yapılmaması bu araştırmanın önemini oluşturmaktadır. Bu çalışma sonucunda flüt öğrencilerinin öz düzenlemeli öğrenme ile deşifre sürecinde hangi çalışma stratejilerini kullandıkları, saptadıkları problemin üzerine yoğunlaşarak çalışmalarını sürdürmelerinin önemi, karşılaştıkları zorluklarda hangi stratejileri uyguladıkları ve deşifrenin ne derece önemli bir unsur olduğu saptanmıştır. Gözlemlerden ve görüşmelerden elde edilen verilere göre öğrencilerin deşifre sürecindeki davranışlarında farklılıklar olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca araştırmanın sonucunda deşifre sürecinde yapılan hataların bu süreçte onarılmadığı sürece bir sonraki evre olan çalışma sürecini etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Sözcükler: Deşifre, flüt eğitimi, öz düzenlemeli öğrenme, öz düzenlemeli öğrenme stratejileri.