Skill acquiring
121 theses under this subject heading
Otizm spektrum bozukluğu olan çocuklara iletişim kurarken ileri düzey teknolojileri kullanma becerisi kazandırma
Bu araştırmada, Uygulamalı Davranış Analizi (UDA) temelli bir öğretim programı aracılığıyla Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB) olan çocuklara iletişim kurarken (İstek bildirme) ileri düzey teknolojileri kullanma becerisi kazandırma amaçlanmıştır. Araştırmada, tek denekli araştırma yöntemlerinden davranışlar arası çoklu yoklama modeli kullanılmıştır. Tohum Otizm Vakfı Özel Eğitim Okulu'nda eğitim almakta olan OSB tanılı 13 yaşındaki bir öğrenci araştırmaya denek olarak katılmıştır. Eğitim aracı olarak seçilen tablet teknolojisinde OSB'li çocuklara yönelik ilk Türkçe tablet uygulaması olma özelliği taşıyan Tohum-I yazılımı kullanılmıştır. Uygulamanın en önemli özelliklerinden biri çocuğun gereksinimlerine göre bireyselleştirilebilir olmasıdır. Uygulama, çocuğun ihtiyaçlarına göre ilgili bölümlere resim/fotoğraf eklenebilir, ses ve video görüntüsü yüklenebilir şekilde tasarlanmıştır. Araştırmaya konu olan iletişim becerisi OSB'li çocuklara öğretilecek en temel becerilerden biri olan istek bildirmedir. İstek bildirme olarak "içecek", "yiyecek" ve "tuvalet ihtiyacı" iletişim kurabilecekleri hedefler olarak seçilmişlerdir. Öğretim programı UDA'nın temel ilkeleri dikkate alınarak planlanmıştır. Araştırmada başlama düzeyi, yoklama, uygulama, genelleme ve izleme oturumlarında sistematik olarak etkililik verileri toplanmıştır. Elde edilen bulguların grafiksel analizi yapılmıştır. Grafik analizinde veriler, davranışlar arası çoklu yoklama modeline göre analiz edilip yorumlanmıştır. Sosyal geçerlilik verileri, alanda çalışan ve uygulamada görev alan özel eğitim öğretmenlerinin görüşlerinden elde edilen bilgilerle değerlendirilmiştir. Sosyal geçerlilik soru formundan elde edilen veriler için frekans hesaplaması yapılmış ve niteliksel olarak analiz edilmiştir. Gözlemciler arası güvenirlik verileri başlama düzeyi, yoklama, uygulama, genelleme ve izleme oturumlarında toplanırken; uygulama güvenirliğine ilişkin veriler sadece başlama düzeyi ve uygulama evrelerinde toplanarak analiz edilmiştir. Araştırmanın etkililik bulguları UDA temelli öğretim programının, iletişim kurarken ileri düzey teknolojileri kullanma becerisinin kazandırılmasında etkili olduğunu göstermektedir. Uygulama evrelerinin sonlandırılmasının ardından ortalama 2. ve 5. haftalarda düzenlenen izleme oturumlarında deneğin öğrendiği becerilerin kalıcılığını koruduğu ve farklı kişilere genelleyebildiği gözlemlenmiştir. Araştırmanın sosyal geçerlik bulguları, alanda çalışan özel eğitim öğretmenlerinin araştırma kapsamında sunulan öğretim sürecine ilişkin olumlu görüşler ifade ettiklerini göstermiştir. Bulgular ışığında konu tartışılmış ve önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Otizm Spektrum Bozukluğu, iletişim, ileri düzey teknoloji, istek bildirme
الكفاية المهنية لمعلمي اللغة العربية لغير الناطقين بها
The professional competence of the teacher is essential, and important in teaching the Arabic language to non-native speakers. In this study the concept of professional competence of the teacher, the role of the professional teacher, and its importance in teaching Arabic non-native speakers were defined and inform the officials in education in training the teacher on how to acquire those competencies, and the need to choose appropriate methods and ways of teaching to achieve the goals of the educational situation. In addition, the methods to be followed to achieve the desired goals in teaching Arabic language to the foreign, and the important talents and qualities in a successful teacher, and the purpose of teaching Arabic language for non-Arabic speakers were clarified. A field study was conducted to determine the professional competencies of the teachers of the Arabic language for non-native speakers, and to know the extent of their practice by preparing a list of competencies for the teachers of the Arabic language for non-native speakers. This was done using a questionnaire. The list of professional competencies required 5 basic areas, and 40 competences. The survey was conducted on the teachers of Arabic for non-native speakers of different nationalities residing in Turkey or in Arab countries or other countries. The sample number selected from the total responses received was 28 responses for this study.The results of the study were to build a list of the professional competencies needed for teachers of Arabic language for non-native speakers, in addition to determining the extent of practicing the professional competencies of Arabic language teachers.
Okuma ve okuduğunu anlama becerilerinin gelişiminde bilişsel ve psikososyal etkenlerin rolü
Problemin tanımı: Bu çalışmada, ilkokul birinci sınıf öğrencilerinde, okuma ve okuduğunu anlama becerisini kazanmada etkili olan bilişsel ve psikososyal değişkenlerin rolünün değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın örneklemini, İstanbul iline bağlı, sosyoekonomik ve kültürel düzeyleri benzer 3 okul, 8 birinci sınıf ve bu okullarda öğrenim görmekte olan, öğretmen değerlendirmesine göre seçilmiş, okumada güçlük yaşayan 18 öğrenci ve onlarla aynı sınıfta öğrenim görmekte olan sınıf ortalaması düzeyinde okuyan 20 öğrenci, bu öğrencilerin velileri ve sınıf öğretmenleri oluşturmaktadır. Cinsiyet, anne eğitimi, sosyoekonomik ve kültürel düzey okul öncesi eğitim alma süresi, eşlik eden psikiyatrik bozukluklar psikososyal değişkenleri sesbilgisel farkındalık, hızlı otomatik adlandırma becerileri ise bilişsel değişkenleri oluşturmaktadır. Yöntem: Araştırmada veri toplamak amacıyla, öğrenci ebeveynlerinden, "Sosyodemografik Bilgi Formu", "6-18 Yaş Çocuk ve Ergenler için Davranış Değerlendirme Ölçeği", "DSM-5 Dikkat Eksikliği ve Aşırı Hareketlilik Bozukluğu Değerlendirme Listesi"; sınıf öğretmenlerinden, "Öğrenme Bozukluğu Belirti Tarama Testi" ve "DSM-5 Dikkat Eksikliği ve Aşırı Hareketlilik Bozukluğu Değerlendirme Listesi" formlarını doldurmaları istenmiştir. Öğrencilere ise, "Erken Çocukluk Dönemi Fonolojik Duyarlılık Ölçeği", "Hızlı Otomatik Adlandırma Testi‟, "Türkçe'de Kelime Okuma Bilgisi Testi", "Bir Metni Okuma ve Okunan Metni Anlama" testleri uygulanmıştır. Araştırmanın verileri, SPSS Sosyal Bilimler için istatistik Programı) 21.0 paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Verilerin analizinde, bağımsız örneklem T-testi, Ki-kare, korelasyon ve çoklu regresyon analizleri uygulanmıştır. Bulgular: Okumada güçlük yaşayan öğrenciler, okuma becerisi sınıf ortalamasında olan arkadaşları ile karşılaştırıldığında; anne ve babalarının anlamlı bir şekilde daha genç oldukları ve eğitim düzeylerinin daha düşük olduğu; okul öncesi eğitim sürelerinin daha az olduğu; daha fazla, dikkat, hareketlilik sorunları yaşadıkları; sosyal alanda daha yetersiz oldukları; davranışsal olarak dikkat sorunlarının yanısıra duygusal alandada zorluklarının olduğu ve ağır kognitif tempo yaşadıkları izlenmiştir. Hızlı otomatik adlandırma ve sesbilgisel farkındalık becerilerinin okuma becerilerini akıcılık, doğruluk ve anlama) %62.9, %70, %74 oranlarında açıkladığı görülmektedir. Sesbilgisel duyarlılığın yordayıcı etkisinin anlamlı olduğu görülmüştür. Sonuç: Sonuç olarak, araştırma, okuma becerilerinin kazanımında psikososyal değişkenlerin katkısının yanısıra öğrencilerin sesbilgisel duyarlılıklarının okul öncesi eğitim süreçlerinde geliştirilmesinin önemini vurgulamaktadır.
İlköğretim 5. sınıf Fen ve Teknoloji ders kitabı etkinliklerinin bilimsel süreç becerileri kazandırma düzeylerinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı, bilimsel süreç becerilerinin ilköğretim 5. sınıf Fen ve Teknoloji ders kitabında ne kadar temsil edildiğini ortaya koymaktır. Araştırmanın amacına ulaşmak amacıyla aşağıdaki sorulara cevap aranmıştır. İlköğretim beşinci sınıf öğretmenlerinin,?Bilimsel süreç becerilerine ilişkin etkinlikleri yapıp yapmama durumları nasıldır??Yapılamayan etkinliklerin yapılamama nedenleri nedir??Bilimsel süreç becerilerine ilişkin etkinlikleri yapma düzeyleri nasıldır?Bu çalışmada, nitel veri elde etme yöntemlerinden betimsel tarama yöntemi kullanılmıştır. İlköğretim 5. sınıf fen ve teknoloji ders Kitabında yer alan konular bilimsel süreç becerileri açısından betimsel analiz tekniğiyle tek tek ele alınmış ve konuların hangi bilimsel süreç becerisini temel aldığı ortaya konmuştur. Ayrıca çalışmada, yapılandırılmış görüşme formu ile ilköğretim 5. Sınıf öğretmenlerinden fen ve teknoloji dersi ve ders kitapları hakkındaki görüşleri toplanmış ve değerlendirmeye tabi tutulmuştur. Çalışmanın grubunu 2011-2012 Eğitim Öğretim yılı birinci döneminde, Uşak ilinde görevli 103, ilköğretim beşinci sınıf öğretmeni oluşturmaktadır.Çalışmada bilimsel süreç becerilerinin ilköğretim fen ve teknoloji ders kitabı ve müfredatında temsil edilme durumlarını ortaya koymak için; Milli Eğitim Bakanlığı tarafından ders kitabı olarak onaylanmış 5. Sınıf fen ve teknoloji ders kitabı kullanılmıştır. Öğretmenlerin, ilköğretim 5. Sınıf fen ve teknoloji ders kitaplarına ilişkin görüşlerini belirlemek için ölçme aracı kullanılmıştır. Bu ölçme aracının uygulanmasına yönelik gerekli izinler alındıktan sonra uygulanmıştır.Ölçme aracı iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, öğretmenlerin, ?cinsiyet?, ?mezun olduğu okul? ve ?kıdem? bilgilerine yönelik sorular mevcuttur. İkinci aşamada ise 29 tane etkinlik verilmiş ve bu etkinliklerle ilgili, ?Etkinlik yapıldı.? ve ?Etkinlik yapılmadı.? şıklarını işaretlemeleri istenmiştir. ?Etkinlik yapılmadı.? şıkkını işaretleyen öğretmenlerin etkinliğin yapılamama nedenlerini, ölçme aracında onlara verilen ?süre yetersizdi?, ?gerekli materyaller eksikti?, ?Konu ile ilgili bilgim yetersizdi.? Şıklarından birini işaretlemeleri istenmiştir. Bu seçeneklerden birisi harici bir şıkkı düşünmeleri hâlinde ?diğer? şıkkına yazmaları istenmiştir. ?Etkinlik yapıldı.? şıkkını işaretleyen öğretmenlerden ise, herhangi bir bilimsel süreç becerisi kazandırılıp kazandırılamadığını belirtmeleri; beceri kazandırıldığını düşünüyorlarsa, hangi becerinin ne düzeyde kazandırıldığını (Çok iyi, iyi, zayıf) işaretlemeleri istenmiştir.Veri toplama süreci beş hafta sürmüştür. Araştırmacı verileri kendisi toplamıştır. Araştırmacı öğretmenlerle randevulaşmış ve öncelikle araştırmanın amacı ve ölçme aracı ile ilgili öğretmenleri bilgilendirmiştir. Daha sonra ilköğretim beşinci sınıf fen ve teknoloji ders kitabının ilgili etkinlikleri bir bir gözden geçirilerek ölçme aracı doldurulmuştur.Veri analizi temel olarak iki aşamada gerçekleştirilmiştir. Birinci aşamada, bilgisayar ortamına aktarılan veriler eksik ya da hatalı değer, aykırı değer ve çoklu değişme açısından incelenmiş; ikinci aşamada ise araştırmanın alt problemleri çözümlenmiştir. Hatalı değer analizinde, yanlışlıkla hatalı girildiği düşünülen değerler düzeltilmiştir. Her üç alt problem içinde betimsel tarama (yüzde, frekans) tekniği kullanılmıştır. Elde edilen veriler tablolaştırılarak bulgular ve yorumlar başlığı altında verilmiştir.Öğretmenlerin araştırma sorularına verdikleri cevaplar aşağıda alt problem sırasına göre sıralanmıştır.Sınıf öğretmenlerinin yarısından fazlasının bütün BSB etkinlerini uyguladıkları görülmektedir. En sık olarak sırasıyla 11., 23. ve 21. etkinliklerin öğretmenler tarafından sınıf içinde uygulandıkları tespit edilmiştir. 13.,15. ve 20. etkinliklerin ise sırasıyla en az oranlarda sınıf içinde uygulandıkları tespit edilmiştir. Etkinliklerin büyük bölümünün sınıf öğretmenlerinin yarısından fazlası tarafından yapılmış olması, ders kitaplarının BSB kazanımlarının gerçekleştirilmesi yönünde etkili ve verimli bir şekilde kullanıldığının bir göstergesi olabilir. Bununla birlikte ders kitaplarının fen ve teknoloji öğretim programı ışığında hazırlandığı düşünüldüğünde programdaki BSB'ye yönelik yapılan vurguların öğrenme ortamlarına yansıtıldığı söylenebilir.Sınıf öğretmenleri bütün etkinliklerde, özellikle materyal eksikliği ve süre yetersizliği sebebiyle BSB etkinliklerini uygulayamadıklarını belirtmişlerdir. 14. etkinlikte öğretmenlerin tamamı materyal eksikliği nedeniyle ilgili etkinliği gerçekleştiremediğini öne sürerken benzer şekilde 21. etkinlikte de öğretmenlerin tamamı süre yetersizliği sebebini vurgulamışlardır. Bununla birlikte az oranlarda olsa da tabloda ismi belirtilmeyen(diğer) sebepleri belirtmişlerdir. Çalışmanın bu araştırma sorusuna yönelik ilginç bulgularından birisi ise 6., 10. ve 24. etkinliklerin uygulanamamasının sebepleri arasında öğretmenlerinin yetersiz bilgileri olarak ortaya çıkmıştır.Araştırmada değerlendirilen bütün etkinlikler incelendiğinde en sık olarak deney malzeme kullanımına yönelik becerilerin etkinliklerde yer aldığı görülmektedir. Toplamda 15 etkinlikte bu beceriye yer verilmiş. Özellikle 11. ve 17. etkinlerde deney malzeme kullanımını kazandırma en yüksek düzeylerde gerçekleşmiştir. Bundan sonra sırasıyla veri toplama, deney tasarlama, çıkarım yapma becerileri yüksek sıklıklarda etkinliklerde yer almıştır. Sırasıyla veri toplama becerisine yönelik 11 etkinliğe yer verilmişken, deney tasarlama becerisine 10 ve çıkarım yapma becerisine 9 kez etkinliklerde yer verilmiştir. Buna karşın en az sıklıkta sunma becerisine yer verilmiştir. 27. etkinlikte olmak üzere sadece 1 kez bu beceri etkinlikler içinde yer almıştır. Sunma becerisinden sonra 2'şer kez olmak üzere ölçme ve veri işleme becerileri en az sıklıkta etkinlikler içerisinde yer almıştır. Özellikle birçok deneyde nitel ve nicel tarzda olmak üzere kullanılabilen ve en temel becerilerden olan ölçme becerisine az sayılarda yer verilmiş olması ve bu ölçmeler sonucunda elde edilen verileri işleme becerisinin de az sıklılarda kullanılmış olması ilerleyen yıllarda daha üst düzey BSB'nin kullanımında sorunlar oluşturabilir. Çünkü bu beceriler bütünleşik ya da birleştirilmiş olarak adlandırılan hipotez kurma, deney tasarlama, değişkenleri belirleme ve kontrol etme becerilerinin temeli ve ön koşulu niteliğindedir.
Sosyal bilgiler öğretmenlerinin, velilerin ve öğrencilerin sosyal bilgiler dersi becerilerine ilişkin önem sıraları
Bu araştırmanın amacı Sosyal Bilgiler öğretmenlerinin, ortaokul öğrencilerinin ve velilerin sosyal bilgiler öğretim programında yer alan becerilerden hangilerine daha fazla önem verdiklerini tespit etmektir. Bu amaç doğrultusunda genel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2016-2017 eğitim öğretim yılında Aydın İli Efeler İlçesinde kamuda görev yapan 73 Sosyal Bilgiler öğretmeni, 525 öğrenci ve veli 306 oluşturmaktadır. Araştırmaya katılan öğretmen, öğrenci ve velilerden ankette Sosyal Bilgiler öğretim programında yer alan 15 beceriden en önemli gördükleri beş tanesini seçmeleri ve 1'den 5'e kadar sıralamaları istenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre öğrenciler girişimcilik becerisini en önemli beceri olarak görmüşlerdir. En yüksek ifadeyi takiben problem çözme becerisi, karar verme becerisi ve İletişim becerisi ifadeleri izlemektedir. Ortaokul öğrencilerin en önemsiz gördükleri beceri ise Türkçeyi doğru ve etkili kullanma becerisidir. Ayrıca ortaokul öğrencileri Sosyal Bilgiler dersine özgü becerilerden en önemli olarak gözlem becerisini tercih etmişlerdir. En son sırada ise zaman ve kronolojiyi algılama becerisini tercih etmişlerdir. Öğretmenler en önemli beceri olarak problem çözme becerisini tercih etmişlerdir. En son sırada ise girişimcilik becerisini tercih ettikleri görülmektedir. Sosyal Bilgiler öğretmenleri Sosyal Bilgiler dersinin kendine özgü becerileri içerisinden ilk sıraya gözlem becerisini, en son sırada ise mekânı algılama becerisini ve değişim ve sürekliliği algılama becerisini sıralamışlardır. Velilerin en önemli gördükleri becerinin karar verme becerisi olduğu; en önemsiz gördükleri becerinin de bilgi ve teknolojiyi kullanma becerisi olduğu görülmektedir. Ayrıca veliler Sosyal Bilgiler dersinin kendine özgübecerileri içerisinden en önemli beceri olaraksosyal katılım becerisini ve en önemsiz beceri olarak da mekânı algılama becerisini tercih etmişlerdir. Anahtar kelimeler: Öğretmen, Öğrenci, Veli, Sosyal Bilgiler Öğretim Programı
Bilgi-işlemsel düşünme becerisinin geliştirilmesine yönelik veri görselleştirmenin tasarlanması, uygulanması ve değerlendirilmesi
Bilgi-işlemsel düşünme, 21. yüzyılda insanların öğrenmeleri gereken önemli bir beceri olarak giderek daha fazla kabul görmüştür. Ortaöğretim düzeyi ise çocuklara bilgi-işlemsel düşünmeyi tanıtmak için kritik bir aşamadır. Veri görselleştirme, ortaöğretim düzeyi öğrenciler arasında bilgi-işlemsel düşünmeyi teşvik etmenin umut vadeden bir yoludur. Veri görselleştirme, karmaşık verilerin etkili bir şekilde görsel olarak sunulmasını amaçlayan bir yöntemdir. Bu çalışmanın amacı, öğrencilerin bilgi-işlemsel düşünme becerilerinin gelişmesine katkı sağlayabilecek bir veri görselleştirme uygulamasının tasarlanması, geliştirilmesi ve değerlendirilmesidir. Bu amaçla çalışma, sentezlenmiş tasarım tabanlı araştırma yöntemiyle (Van Wyk ve de Villers, 2014), ortaöğretim düzeyi 2018-2019 öğretim yılı Güz ve Bahar dönemlerinde 11. sınıf öğrencileriyle (n=51) iki ayrı uygulama şeklinde gerçekleştirilmiştir. Her bir uygulama bir döngü içinde olup, döngüler kendi içinde "problem analizi", "çözüm tasarlama", "çözüm geliştirme" "uygulamada değerlendirme" ve "yansıma" evrelerini barındıracak şekilde iki döngüden oluşmaktadır. Döngülerin sonlarında tasarlanan veri görselleştirme uygulamaları ve alınan görüşler "uygulamada değerlendirme ve yansıma" döngülerinde değerlendirilmiş ve elde edilen sonuçlar doğrultusunda veri görselleştirme uygulama süreci yeniden düzenlenmiştir. Araştırma bulguları, araştırmacılar tarafından geliştirilen "Veri Görselleştirmede Bilgi-işlemsel Düşünme Rubriği", "Öğrenci Görüşme Formu", "Öğretmen Görüşme Formu" kullanılarak ortaya çıkarılmıştır. Araştırma sonucunda öğrencilerin bilgi-işlemsel düşünme becerilerinin algoritmik düşünme, problem çözme, yaratıcılık değişkenlerinin veri görselleştirme uygulamaları ile desteklenebileceği görülmüştür. Bu bulguya göre, araştırmada döngüler halinde gerçekleştirilen tasarım tabanlı araştırma modeli ile geliştirilen veri görselleştirme uygulama sürecinin bilgi-işlemsel düşünme becerileri üzerinde etkililiği ortaya koyulmuştur.
Zihin engellilere özbakım ve ev içi becerilerinin öğretiminde bir aile eğitimi programının etkililiği
Özbakım ve Ev İçi Becerilerinin Öğretimi ile Aile toplantılarından sonra uzmanla birlikte karar vereceğiniz zamanda uzman, sizi evinizde ziyaret edecektir. Bu ziyaretin amacı, aile toplantılarında edindiğiniz bilgileri evinizde bağımsız olarak uygulamanıza yardımcı olmak ve çocuğunuza bağımsız olarak özbakım ve ev içi becerilerini öğretme durumunuzu değerlendirmektir. Bu toplantılar ve ev ziyaretinde elinizdeki bu kitap (Özbakım ve Ev İçi Becerilerinin Öğretimi El Kitabı) temel kaynak olarak kullanılacaktır. Kitap üç bölümden oluşmaktadır. ÖN BİLGİLER adlı birinci bölümde, Bağımsız Yaşam Becerileri, Günlük Yaşam Becerileri, Özbakım Becerileri ve Ev İçi Becerilerine ilişkin bilgilere yer verilmiştir. BECERİ ÖĞRETİMİ ÖNCESİ HAZIRLIKLAR adlı ikinci bölümde, Çocuğun Yerine Getiremediği Becerileri Belirleme, Becerilerin Öğretim Sırasını Belirleme, Ödülleri Belirleme; Öğretim Çalışmalarını Planlama (Becerinin Adı, Çalışmanın Amacı, Çalışma Yeri, Çalışma Araçları, Beceri Basamaklarını Oluşturma) konularına ilişkin açıklamalara, örneklere ve uygulamalara yer verilmiştir.
Zihin özürlü çocuklara adı söylenen mesleğe ait resmi seçme becerisinin öğretiminde eşzamanlı ipucuyla öğretimin etkililiği
11 YÜKSEK LİSANS TEZ OZU ZİHİN ÖZÜRLÜ ÇOCUKLARA ADI SÖYLENEN MESLEĞE AİT RESMİ SEÇME BECERİSİNİN ÖĞRETİMİNDE EŞZAMANLI İPUCUYLA ÖĞRETİMİN ETKİLİLİĞİ Osman Senai DOĞAN Özel Eğitim Anabilim Dalı Anadolu Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Temmuz 2001 Danışman: Yrd.Doç.Dr. Elif TEKİN Zihin özürlü çocuklara üç resim arasından adı söylenen mesleğe ait resmi işaret ederek seçme becerisinin öğretiminde eşzamanlı ipucuyla öğretimin etkililiği araştırılmıştır. Aynı zamanda, eşzamanlı ipucuyla öğretimin araç- gereçler arası genelleme etkisi ve izleme etkisi de incelenmiştir. Tek-denekli araştırma modellerinden denekler arası çoklu yoklama modeli ile tasarlanan araştırma, üç zihin özürlü çocuk ile yürütülmüştür. Araştırmada, her deneğe beş meslek öğretilmiştir. Araştırmanın yoklama, öğretim ve izleme oturumlarında, meslekleri tanıtıcı siyah-beyaz resim kartları kullanılmıştır. Eşzamanlı ipucuyla öğretimin genelleme etkisi araç-gereçler arası genelleme olarak öntest-sontest rnodeli ile incelenmiştir. Bu amaçla, genelleme oturumlarında, renkli olarak hazırlanmış mesleklere ait resimli kartlar kullanılmıştır. Genelleme oturumları, birinci ve dördüncü toplu yoklama oturumlarının hemen ardından düzenlenmiştir. İzleme oturumları ise, öğretim sona erdikten sonra 7, 14, ve 28 gün sonra düzenlenmiştir. Genelleme ve izleme oturumları tıpkı yoklama oturumları gibi düzenlenmiştir. Araştırmada, toplu yoklama ve izleme oturumlarında 15 deneme; günlük yoklama, öğretim ve genelleme oturumlarında 10 deneme gerçekleştirilmiştir. Yoklama, öğretim, izleme ve genelleme oturumlarının tümünde doğru tepkiler pekiştirilmiştir. Yanlış tepkiler ise, öğretim oturumlarında hata düzeltmesi ile sonuçlandırılırken, yoklama, izleme ve genelleme oturumlarında görmezden gelme ile sonuçlandırılmıştır.m Araştırmanın bulguları, eşzamanlı ipucuyla öğretimin zihin özürlü çocukların ismi söylenen mesleğe ait resmi işaret ederek seçme becerisinin öğretiminde etkili olduğunu gösterir niteliktedir. Aynı zamanda, eşzamanlı ipucuyla öğretimin, zihin özürlü çocukların adı söylenen mesleğe ait resmi işaret ederek seçme becerisini, renkli olarak hazırlanmış araç-gereçlere genelleyebilmelerinde ve öğretim bittikten 7, 14, ve 28 gün sonra da öğrenilenlerin kalıcılığının korunmasında etkili olduğu görülmektedir. Ancak, eşzamanlı ipucuyla öğretimin etkililiğine ilişkin sınırlı sayıda araştırma bulgusu olduğu için, bu konuda ileri çalışmalara gereksinim duyulmaktadır.
Zihin özürlü öğrencilere fotokopi çekme becerisinin öğretiminde eş zamanlı ipucuyla öğretimin etkililiği
in YÜKSEK LİSANS TEZ OZU ZİHİN ÖZÜRLÜ ÖĞRENCİLERE FOTOKOPİ ÇEKME BECERİSİNİN ÖĞRETİMİNDE EŞZAMANLI İPUCUYLA ÖĞRETİMİN ETKİLİLİĞİ Şerife YÜCESOY Özel Eğitim Anabilim Dalı Anadolu Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Eylül 2002 Danışman: Yrd. Doç. Dr. Oğuz GÜRSEL Bu çalışmada, zihin özürlü öğrencilere fotokopi çekme becerisinin öğretiminde eşzamanlı ipucuyla öğretimin etkililiği araştırılmıştır. Aynı zamanda, eşzamanlı ipucuyla öğretimin ortam, zaman ve araç gereçler arası genelleme etkisi ve uygulama sona erdikten 2, 4 ve 5 hafta sonraki izleme etkisi incelenmiştir. Araştırmada, eşzamanlı ipucuyla öğretimin etkililiğini belirlemek üzere tek denekli araştırma modellerinden yoklama evreli denekler arası çoklu yoklama modeli kullanılmıştır. Araştırma, Eskişehir ilinde bir mesleki eğitim merkezinin hazırlık ve birinci sınıfına devam eden, 14-17 yaşlan arasında, ikisi kız ikisi erkek dört öğrenci ile yürütülmüştür. Eşzamanlı ipucuyla öğretimin fotokopi çekme becerisinin öğretimindeki etkililiğini değerlendirmek üzere toplu yoklama, günlük yoklama, öğretim, izleme ve genelleme oturumları düzenlenmiş, değerlendirme için tek fırsat yöntemi kullanılmıştır. Oturumların tümü bire bir öğretim düzenlemesi biçiminde gerçekleştirilmiştir. Öğretim sırasında sözel ipucu ve model ipucu bir arada kullanılmış, beceri tüm basamakların bir arada öğretimi biçiminde öğretilmiştir. Araştırmada hem gözlemciler arası güvenirlik hem de uygulama güvenirliği verisi toplanmış, eşzamanlı ipucuyla öğretimin etkililiği grafiksel analiz kullanılarak belirlenmiştir.IV Araştırma bulguları, eşzamanlı ipucuyla öğretimin çalışmaya katılan tüm zihin özürlü öğrencilerde fotokopi çekme becerisinin öğretiminde etkili olduğunu, öğretim sona erdikten 2, 4 ve 5 hafta sonra da öğrenilenlerin kalıcılığının korunduğunu gösterir niteliktedir. Farklı ortam, farklı zaman ve farklı araç gereçlerle gerçekleştirilen genelleme oturumlarında iki öğrenci %100 doğru tepkide bulunurken iki öğrenci %50 düzeyinde doğru tepki sergilemiştir.
Okul öncesi eğitim kurumuna devam eden beş altı yaş çocuklardaki sosyal becerilerin bazı özellikler açısından incelenmesi (Elazığ ili örneği)
Bu araştırmanın amacı, okul öncesi eğitim kurumuna devam eden 5-6 yaş çocukların sahip olduğu sosyal becerileri etkileyen bazı değişkenlerle olan ilişkilerini incelemek amacıyla yapılmıştır. Araştırma tarama modelinde olup 2010-2011 eğitim öğretim yılında Elazığ il merkezinde bulunan bağımsız anaokullarına devam eden 5- 6 yaş grubu çocukların anne-babaları ve öğretmenleri araştırma evrenini oluşturmuştur. Araştırmada veri toplama aracı olarak öğrencilerin anne-babalarına Sosyo-demografik Bilgi Formu, öğretmenlere ise çocukları değerlendirmeleri için Sosyal Beceri Değerlendirme Ölçeği (SBDÖ) uygulanmıştır.Araştırma verilerinin istatistiksel çözümlenmesi için SPSS 17 paket programı kullanılmıştır. Analizler sonucunda, okul öncesi eğitime devam eden 5- 6 yaşındaki çocuklar içerisinde, öncesinde kreş veya anaokulu eğitimi alan çocukların sosyal becerilerinin, kreş veya anaokulu eğitimi almayan çocuklara göre daha yüksek olduğu ortaya çıkmış, ayrıca baba eğitim seviyesi arttıkça çocukların sosyal becerilerinin arttığı belirtilmiştir. Ailelerin sosyoekonomik düzeyi ve çocukların cinsiyetleri de sosyal becerileri etkilemektedir. Araştırma sonuçlarına göre bazı önerilerde bulunulmuştur.Anahtar Sözcükler: Okul Öncesi Eğitim, Sosyal Beceri, Sosyo-demografik Özellikler.
Hafif derecede zihinsel yetersizliği olan öğrencilere renkleri söyleme becerisinin öğretiminde eşzamanlı ipucuyla öğretimin etkililiği
Bu arastırmada hafif derecede zihinsel yetersizligi olan ögrencilere renkleri söyleme becerisinin ögretiminde eszamanlı ipucuyla ögretimin etkiligi arastırılmıstır. Arastırmaya yasları 5-7 arasında degisen üç çocuk katılmıstır. Arastırma tek-denekli arastırma modellerinden yoklama evreli davranıslar arası çoklu yoklama modeli kullanılarak desenlenmis ve deneklerle replike edilmistir. Arastırmada çoklu örnekler yaklasımı kullanılarak araç-gereçler arası genellemenin saglanması amacıyla genellemenin ögretimi amaçlanmıs ve ögretimi yapılan renk isimlerinin yazılıslarını tanıma becerisi deneklere hedeflenmeyen bilgi olarak sunulmustur. Arastırmanın izleme oturumları ögretim bittikten 5, 10 ve 15 gün sonra düzenlenmistir. Arastırmanın bulguları eszamanlı ipucuyla ögretimin üç denekten ikisinde renkleri söyleme becerisinin ögretiminde etkili oldugunu göstermektedir. Yine üç denekten ikisinde araç-gereçler arası genellemenin saglandıgı görülmektedir. Deneklerden birinde becerinin ögretim bittikten 5, 10 ve 15 gün sonra kalıcılıgını korudugu görülmüstür. Arastırmaya katılan deneklerin tümü hedeflenmeyen bilgiyi kazanamamıslardır
Anne-babalara sunulan otizm spektrum bozukluğu gösteren çocuklara yönelik ayrık denemelerle öğretim programının (ADÖSEP) etkililiği
Otizm Spektrum Bozukluğu(OSB) gösteren çocukların dil ve iletişim, sosyal beceriler, özbakım becerileri ve akademik beceriler gibi alanlarda normal gelişim gösteren akranlarından daha düşük seviyede performans sergiledikleri bilinmektedir. OSB gösteren çocukların normal gelişim gösteren akranlarına göre yetersiz oldukları beceri alanlarında ilerleme göstermeleri için en önemli etken almış oldukları eğitimdir.OSB gösteren çocuklarla gerçekleştirilecek eğitim çalışmalarında kullanılacak uygulama ve yöntemlerin mutlaka bilimsel dayanaklara sahip olması gerekmektedir. OSB gösteren çocuklarla çalışılırken kullanılabilecek olan bilimsel dayanaklı uygulamalara yönelik olarak, araştırmacı grupları, sivil toplum örgütleri ve dernekler çalışmalar gerçekleştirmekte ve alanda çalışanların kullanmasını tavsiye ettikleri uygulama ve yöntemlere ilişkin listeler yayınlamaktadırlar. Ayrık Denemelerle Öğretim(ADÖ)sözü geçen bilimsel dayanaklı uygulama listelerinin tamamında ilk sıralarda yer alan bir uygulama olarak karşımıza çıkmaktadır.Bilimsel dayanaklara sahip olduğunu bildiğimiz pek çok uygulamanın, üniversiteler tarafından gerçekleştirilmiş olan çalışmalarla sınırlı olduğu, OSB gösteren çocukların eğitim almış oldukları kurumlara ve doğal ortamları olan evlerine taşınmasında ciddi problemlerle karşılaşıldığı bilinmektedir. Ayrıca OSB gösteren çocuklar için sağlanan eğitim hizmetleri ülkemizde sınırlı kalmakta ve çocukların almış oldukları eğitim sürelerinin artırılması ailelerin bireysel çabası ve ekonomik durumuna bağlı olmaktadır. Anne babaların çocuklarının eğitim öğretim süreçlerine katılmaları yaşanan problemlerin giderilmesi ve iiiçocuk için istenilen sonuçların alınmasında çok önemli bir rol oynamaktadır. ADÖ? nün nasıl kullanılacağı hazırlanmış olan eğitim programları aracılığı ile anne babalar, lisans öğrencileri, öğretmenler, yarı profesyoneller gibi pek çok gruba öğretilebildiği görülmektedir. Anne babaların ADÖ sunma becerisine kazandıkları ve bu becerileri çocukları ile çalışırken kullanabildikleri bilinmektedir. Bu çalışma, anne babalara ADÖ sunma becerisi kazandırılmak üzere hazırlanmış olan Ayrık Denemelerle Öğretim Sunma Eğitim Programı?nın ( ADÖSEP) etkililiği sınanması amacı ile ön-test son-test kontrol gruplu yarı deneysel desenle gerçekleştirilmiştir. Çalışma 14?ü deney 14?ü kontrol grubunda olmak üzere 28 OSBgösteren çocuk anne babası ve onların çocukları ( deney=7, kontrol=7) ile gerçekleştirilmiştir.Çalışmanın bağımsız değişkeni olan ADÖSEP, sekiz modülden oluşmakta ve program sunumunda dersler, yazılı materyaller, video örnekleri, video ile geribildirim verol etkinlikleri oluşturmaktadır. ADÖSEP haftada iki kez düzenlenen toplam sekiz aile eğitimi oturumu ile Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Özel Eğitim Uygulama Birimi?nde anne babalara sunulmuştur. Çalışma öncesi ve sonrasında çalışmanın bağımlı değişkenlerinden birisi olan, anne babaların ADÖ sunma performansları Ayrık Denemelerle Öğretim Değerlendirme Formu(ADÖDF)ile ölçülmüştür. Diğer bağımlı değişkenlerden çalışmaya katılan anne babaların çocuklarını alıcı dil becerilerinin ölçülmesinde Türkçe Erken Dil Gelişim Testi (TEDİL)kullanılmıştır. Son bağımlı değişkeni oluşturan çocukların taklit becerilerinin ölçülmesinde ise Taklit Becerileri Değerlendirme Aracı (TBDA)kullanılmıştır. Ayrıca bağımsız değişken ve bağımlı değişkenlere ilişkin yüksek güvenirlik bulguları elde edilmiştir. Çalışmaya katılan anne babalardan hazırlanmış olan anne babamemnuniyet formu aracılığı ile sosyal geçerliğe ilişkin veriler alınmış ve çalışmaya katılan anne babaların çalışmanın amaçlarının uygunluğundan, süreçten ve sonuçlarından oldukça memnun oldukları görülmüştür. Çalışmadan elde edilen verilerin analiz edilmesinde SPPS paket programından yararlanılmış ve verilerin analizinde ?t testi, ANOVA, Mann Whitney U Testi, Friedman Testi ve Wilcoxon sıra sayıları toplamı? testleri kullanılmıştır.Çalışmanın bulguları deney grubunda yer alan anne babalar ve kontrol grubunda yer alan anne baların ADÖ sunma ön-test son-test performansları karşılaştırıldığında ADÖSEP programının deney grubunda yer alan anne babaların ADÖ sunma becerilerini kazanmasında etkili olduğunu göstermiştir. Aynı zamanda deney grubunda yer alan anneler ile babaların ADÖ sunma performansları arasında bir farklılık olmadığı görülmüştür. Bu bulgu alanyazında çocuklarının eğitimine katılımında annelere göre daha pasif kaldıkları belirtilen babaların, eğitim aldıklarında en az anneler kadar nitelikli performans sergileyebildiklerini ivgöstermektedir. Ayrıca elde edilmiş olan bulgular, ADÖSEP uygulanmış olan anne babaların çalışma sonrasında da kazanmış oldukları ADÖ sunma performanslarını sergilediklerini göstermektedir. Çalışmaya katılan anne babaların çocuklarına yönelik elde edilmiş olan bulgular ise deney ve kontrol grubunda yer alan çocukların taklit ve alıcı dil düzeylerinde çalışma sonrası anlamlı bir fark olmadığı görülmüş ve bu durum taklit ve dil gibi gelişimsel becerilerin bir ay gibi kısa sürelerdedeğişim göstermemesine bağlanmıştır. Ancak taklit becerilerinde deney grubunda yer alan çocukların ön-test ve izleme puanları arasında anlamlı bir farklılık olduğu görülmüştür. Taklit becerilerinin gelişimi ile dil becerisi gelişimi arasındaki doğrudan ilişki göz önüne alındığında uzun vadede taklit becerilerindeki gelişimin dil becerilerine yansıyacağı düşünülmektedir. Çalışmaya katılan anne babalar, çalışmanın çocuklarının alıcı dil ve taklit becerilerine katkıda bulunduğunu belirtmişler ve çalışma sonrası evde çocukları ile ADÖ aracılığı ile çalıştıklarını belirtmişlerdir. Sonuç olarak programın istenilen amacına ulaşarak anne babalara ADÖ sunam becerini kazandırdığı ve anne babaların bu becerileri çocukları ile kullanarak olumlu sonuçlar alındığı görülmüştür.Anahtar Kelimeler:Otizm spektrum bozukluğu,aile eğitimi, anne baba eğitimi, ayrık denemelerle öğretim, baba, anne, alıcı dil, taklit
İlkokul dördüncü sınıf sosyal bilgiler dersinde çatışma çözme becerilerinin gelişiminin incelenmesi
Çatışma, bireylerin yaşamlarının her döneminde karşılaşabilecekleri bir durumdur. Bu nedenle, çatışmalardan kaçınmak yerine doğru çözüm yollarını kullanarak onlardan yarar sağlamak bireylerin yaşamlarına olumlu olarak yansıyacaktır. Çatışmaların doğru çözüm yolları ile çözülebilmesi için bireylerin daha küçük yaşlardan bu becerileri kazanması gerekmektedir. Bu nedenle, okullarda öğrencilere bu becerileri kazandıracak etkinliklere yer verilmesi, onların topluma sağlıklı biçimde uyum sağlamalarına yardım edecektir. Okullarda çatışma çözme becerileri öğrencilere bir yaşam biçimi olacak biçimde kazandırılmalıdır. Bu nedenle, okullarda yer alan ders programlarından bu kapsamda yararlanılabilir. Ancak, alanyazında çatışma çözme becerilerinin geliştirilmesinde genellikle ders programlarından bağımsız olarak çatışma çözme eğitimi programlarının geliştirildiği görülmüştür. Bununla birlikte yine alanyazında bu becerilerin farklı ders programlarıyla da geliştirilebileceği belirtilmiştir. Bu programlardan biri de Sosyal Bilgilerdir. Sosyal Bilgiler dersinin doğası, amaçları, içeriği vb. bileşenleri düşünüldüğünde etkin vatandaşları yetiştirmede bu becerilerin geliştirilmesine uygun bir ders olduğu görülmektedir. Araştırmanın amacı ilkokul dördüncü sınıf Sosyal Bilgiler dersinde öğrencilerin çatışma çözme becerilerindeki gelişimi incelemektir. Karma modelde desenlenen araştırmada gömülü deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmada Sosyal Bilgiler dersi, çatışma çözme becerilerini temel alan etkinlikler bağlamında yürütülmüştür. Araştırma 2014-2015 öğretim yılı güz döneminde Eskişehir ilindeki bir ilkokulun dördüncü sınıf şubelerinden birinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın katılımcılarını bu sınıfın öğrencileri ve sınıf öğretmeni oluşturmuştur. Araştırmada öncelikle öğrencilerin çatışma çözme becerilerini ölçmek amacıyla çatışma çözme becerisi ölçeği geliştirilmiştir. Araştırma verileri çatışma çözme becerisi ölçeği, öğretmen ve öğrenci görüşmeleri, gözlem, öğrenme materyalleri ve anekdot kayıtları ile toplanmıştır. Ayrıca araştırmacı günlüğünde yer alan ifadeler destek veri olarak kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen nicel verilerin çözümlenmesinde Wilcoxon İşaretli Sıralar testinden, nitel verilerin çözümlenmesinde tümevarım analizinden yararlanılmıştır. Araştırmada, öğrencilerin yaşadıkları çatışma durumlarına, Sosyal Bilgiler dersinde verilen çatışma çözme eğitiminin etkililiğine ve çatışma çözme eğitim sürecine ilişkin sonuçlar elde edilmiştir. Araştırmada ortaya çıkan bu sonuçlar şöyle sıralanmıştır: • Öğrencilerin yaşadıkları çatışma durumları kapsamında çatışma tanımları, nedenleri, çatışmaların yaşama yansıması, tercih edilen yaklaşımlar ve verilen tepkiler temalarına ulaşılmıştır. Öğrenciler çatışmayı anlaşmazlık, tartışma, küsme, kavga ve sorun biçiminde tanımlamışlardır. Öğrenciler çatışmaların nedenlerini sınırlı kaynaklar, bencillik, kıskançlık, şikâyet etme, görüş ayrılıkları, rahatsız etme, oyun kurallarına uymama ve oyunlarda gruplaşma, ödev yapmama, alay etme, fiziksel ve sözel müdahale biçiminde ele almışlardır. Çatışmaların yaşama yansıması olumlu ve olumsuz biçimde ele alınmıştır. Olumlu olarak empati becerilerini geliştirmesi, öfke kontrolünü sağlaması ve bireyler arası ilişkileri kuvvetlendirmesi; olumsuz olarak da gruplaşmalara ve küsmeye neden olması, ilişkileri zayıflatması belirtilmiştir. Çatışma çözme sürecinde öğrencilerin çatışma yaşadıkları bireylerle iletişim kurma, birbirilerini şikâyet etme, ortak kararlar alma, sayışma gibi teknikleri kullanma, çatışma yaşadıkları bireylere karşı şiddete başvurma, çatışma sürecinde kendi isteklerinden vazgeçme, özür dileme, çatışmanın çözümlenebilmesi için bir başkasından yardım alma ve karşılıklı istekleri dikkate alma yollarını kullandıkları ortaya çıkmıştır. Öğrenciler yaşadıkları çatışmalar karşısında umursamama, küsme, uyarma, ağlama, kaygılanma, kızma, üzülme ve ortamdan uzaklaşma tepkilerini verdikleri ortaya çıkmıştır. • Sosyal Bilgiler dersinde çatışma çözme becerilerinin geliştirilmesine yönelik uygulamaların işe koşulması, öğrencilerin çatışma çözme becerilerini geliştirmiştir. • Sosyal Bilgiler dersinde çatışma çözme eğitimine ilişkin kazanımlar, sınıf içi etkinlik, yaşanan sorunlar ve öneriler bağlamında ele alınmıştır. Öğrencilerin değerler olarak nazik, saygılı ve hoşgörülü olma değerlerini; beceriler olarak olaylara iyi tarafından bakma, arabuluculuk yapma, barışçıl yollarla çözme, öfke kontrolünü sağlama, dinleme ve empati kurma becerilerini kazandıkları görülmüştür. Sosyal Bilgiler dersinde çatışma çözme becerilerini geliştirme kapsamında farklı, çözüm yollarını değerlendirme, canlandırma, öğrenme, materyalleri, parmak boyası, değer ve beceri eğitimi, resim çizme, tartışma, slogan üretme, diyalog ve öykü tamamlama, soru-yanıt gibi etkinliklere yer verilmiştir. Sınıf içerisinde yapılan etkinlikler sırasında, materyal unutma ya da materyalin sınırlı olması, zamanın yetişmemesi, dersin bölünmesi, öğrencilerin başka şeylerle ilgilenmesi, metinler oluşturmada zorlanılması ve grup çalışmasında anlaşmazlıklar gibi sorunlar yaşanmıştır. Çatışma çözme eğitim sürecine ilişkin olarak model olma, kukla ve eğitici oyunlardan yararlanma, toplumsal sorunları ele alma ve grup çalışmasına ilişkin öneriler getirilmiştir. Anahtar Sözcükler: İlkokul, Sosyal Bilgiler, Çatışma, Çatışma Çözme Becerisi, Çatışma Çözme Eğitimi
Otizm spektrum bozukluğu olan bireylere güvenlik becerilerinin öğretimine ilişkin anne-babaların, öğretmenlerin ve öğretim üyelerinin görüş ve önerileri
Bu araştırmanın amacı, Eskişehir il sınırı içindeki Eskişehir Yardım Sevenler Derneği Özel Eğitim Uygulama Merkezi ve Anadolu Üniversitesi Engelliler Araştırma Enstitüsü'nden eğitim alan otizm spektrum bozukluğu (OSB) olan çocukların anne-babalarının, öğretmenlerinin ve Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Uygulamalı Davranış Analizi Anabilim Dalı Otizmde Uygulamalı Davranış Analizi Yüksek Lisans programında ders okutan öğretim üyelerinin otizm spektrum bozukluğu olan bireylere güvenlik becerilerinin öğretimine ilişkin görüş ve önerilerini belirlemektir. Araştırmada betimsel araştırma modeli kullanılmış olup veriler yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılarak toplanmıştır. Anne-babalar için 10, öğretmenler için 12 ve öğretim üyeleri için sekiz sorudan oluşan görüşme formları araştırmacı tarafından geliştirilmiş ve uzman görüşü alınarak son şekli verilmiştir. Araştırmanın uygulama sürecinden önce pilot görüşmeler düzenlenerek görüşme sorularının anlaşılırlığı ve araştırmacının deneyim kazanması sağlanmıştır. Araştırmaya 11 anne-baba, 16 öğretmen ve 11 öğretim üyesi katılmıştır. Her bir katılımcı ile belirlenen ilkeler doğrultusunda görüşmeler kayıt altına alınarak düzenlenmiş ve elde edilen verilerin dökümleri yapılmıştır. Araştırmadan elde edilen veriler betimsel olarak analiz edilmiştir. Araştırmanın inandırıcılık ve güvenirlik çalışmaları alandan iki uzman tarafından tamamlanmıştır. Bulgular araştırmaya katılan anne-baba, öğretmen ve öğretim üyelerinin tamamının OSB olan bireylere güvenlik becerisinin öğretilmesini gerek çocuğun sağlık ve güvenliği gerekse ailenin yaşam kalitesi açısından gerekli ve önemli gördüklerini ve mutlaka eğitim planlarında bu becerilerin öğretimine yer verilmesi gerektiğini düşündüklerini göstermektedir. Bulgular güvenlik becerilerinin öğretiminin gerekliliğini vurgulamasına rağmen, anne-babaların ve öğretmenlerin çoğunluğunun güvenlik becerisi öğretimi yapmadığı, bir kısmının ise sistematik biçimde çalışmaksızın günlük rutinler sırasındaki fırsatları değerlendirdiği ortaya koymaktadır. Anne-babaların ve öğretmenlerin çoğunluğunun güvenlik becerilerinin öğretimi konusunda yeterli bilgi ve beceriye sahip olmadıkları da elde edilen bulgular arasındadır. Öğretim üyeleri OSB olan bireylere güvenlik becerilerinin öğretiminin etkililiği kanıtlanmış yöntemlerle sistematik olarak öğretilmesi ve öğretilen güvenlik becerilerinin mutlaka doğal ortamda genellemesinin yapılması gerektiğine ilişkin görüşlerini belirtmişlerdir. Ayrıca öğretim üyelerinin zihin engelliler öğretmenliği lisans programında güvenlik becerilerinin öğretimine ilişkin ders, konu ve uygulamaların daha fazla olması gerektiğine ilişkin görüşleri de elde edilen bulgular arasındadır. Araştırmada elde edilen bulgular ışığında OSB olan bireylere güvenlik becerilerinin öğretimi konusunda alanyazına ve uygulamaya katkı ve öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Otizm spektrum bozukluğu, Güvenlik becerileri, Yarı yapılandırılmış görüşme, Betimsel analiz
Otizm spektrum bozukluğu olan öğrencilere yiyecek-içecek hazırlama becerilerinin öğretiminde sesli anlatım içeren ve içermeyen video ipucunun karşılaştırılması
Bu çalışmada, otizm spektrum bozukluğu olan öğrencilere mısır patlatma ve meyve sıkma becerilerinin öğretiminde, sesli anlatım içeren ve sesli anlatım içermeyen video ipucunun etkililiği ve verimliliği karşılaştırılmıştır. Ayrıca çalışmanın sosyal geçerliğini belirlemek üzere araştırmaya katılan öğrenciler ile otizm spektrum bozukluğu olan öğrencilerle çalışan öğretmenlerin video ipucuna ve çalışmaya ilişkin görüşleri incelenmiştir. Araştırma otizm spektrum bozukluğu olan dört erkek öğrenci ile yürütülmüştür. Araştırmada uyarlamalı dönüşümlü uygulamalar modeli kullanılmıştır. Araştırmanın bağımlı değişkenleri mısır patlatma ve meyve sıkma becerileri; bağımsız değişkenleri ise sesli anlatım içeren ve sesli anlatım içermeyen video ipucudur. Araştırmada gözlemciler arası güvenirlik ve uygulama güvenirliği verileri toplanmış ve yüksek güvenirlik bulguları elde edilmiştir. Araştırma bulguları, hem sesli anlatım içeren hem de sesli anlatım içermeyen video ipucunun otizm spektrum bozukluğu olan öğrencilere mısır patlatma ve meyve sıkma becerilerinin öğretiminde etkili olduğunu göstermektedir. Bulgular ayrıca iki uygulama arasında verimlilik açısından çok az fark olduğunu ortaya koymaktadır. Bulgular izleme açısından her iki uygulama arasında fark olmadığını işaret etmektedir. Sesli anlatım içeren ve sesli anlatım içermeyen video ipucu tüm öğrencilerde yüksek düzeyde genelleme ile sonuçlanmıştır. Çalışmanın sosyal geçerlik bulguları ise olumludur. Bulguları desteklemek üzere ileri araştırmalara gereksinim duyulmaktadır.
Zihin engellilere özbakım ve ev içi becerilerinin öğretiminde ailelere yönelik beceri öğretimi yazılımının geliştirilmesi ve değerlendirilmesi
Zihin engelliler bireyler, akranlarına göre akademik, sosyal, dil ve öz bakım becerileri yönünden açık bir şekilde gerilik göstermektedir ve özel eğitime ihtiyaç duymaktadır. Bu bireylerin yaşam kaliteleri, uygun sosyal yardım ve eğitim ile yükseltilebilmektedir. Zihin engelli bireyler zamanlarının çoğunu aileleriyle birlikte geçirdikleri için yaşamlarında ve eğitimlerinde en büyük etkiye sahip kişiler anne ve babadır. Ancak zihin engelli çocuğa sahip birçok aile evde çocuklarına nasıl eğitim verecekleri konusunda yeterli bilgiye sahip değildir. Bu nedenle ailelere bu konuda destek olmak ve onları eğitmek oldukça önemlidir. Yapılan araştırmalar, beceri öğretimi konusunda eğitilen ailelerin, çocuklarına etkili şekilde beceri öğretimi yapabildiklerini göstermektedir. Bu eğitimler ve destek için aileleri belli mekanlarda ve belli zamanlarda toplamak zor, maliyetli ve zaman alıcı olabilmektedir. Bilgisayar, İnternet ve mobil teknolojiler bu noktada ailelere çevrimiçi bir ortamda zaman ve mekandan bağımsız destek verebilmeyi mümkün kılmaktadır. Zihin engelli bireylerin eğitiminde en yaygın kullanılan ve kabul görmüş yöntemler, genel olarak davranışçı yaklaşım ve uygulamalı davranış analizi yöntemleridir. Zihin engelli bireylere beceri öğretiminde çevresel koşulların sistemli bir şekilde düzenlenmesini gerektiren uygulamalı davranış analizi yönteminin etkili şekilde kullanılabildiğini gösteren çeşitli çalışmalar bulunmaktadır. Uygulamalı davranış analizi yönteminin aileler tarafından bilinmesi ve etkili şekilde kullanılması büyük önem taşımaktadır. Bu çalışmada, ailelerin yapacakları beceri öğretimi etkinliklerinde uygulamalı davranış analizi yöntemi temel alınacaktır. Bu araştırmanın amacı; yetişkin (16-22 yaş) zihin engelli bireylere günlük yaşam becerilerinin öğretiminde aile bireylerinin ve zihin engelli bireylerin kullanımına yönelik mobil beceri öğretimi yazılımı geliştirmek ve bu yazılımın etkililiğini incelemektedir. Araştırma; yazılımın geliştirilmesi ve yazılımın etkililiğinin incelenmesi olmak üzere iki temel aşamadan oluşmaktadır. Yazılım geliştirme aşamasında tasarım tabanlı araştırma yöntemi kullanılmıştır. Tasarım tabanlı araştırma, öğrenme ortamlarının tasarlanması ve teorilerin üretilmesinde, geliştirme ve araştırma sürecinde sürekli olarak devam eden tasarım, karar verme, analiz ve tasarımın gözden geçirilmesi döngüsüne sahiptir. Yazılımın etkililiğinin incelenmesi aşamasında dört ebeveynin yazılımı kullanarak beceri öğretimi çalışmaları yapmaları sağlanmış ve bu beceri öğretimi çalışmalarından elde edilen veriler değerlendirilmiştir. Bu çalışmada nitel ve nicel veriler; yarı yapılandırılmış görüşmeler, video kayıtları, yazılıma aileler tarafından girilen bilgiler ve yazılımın kullanım kayıtları gibi değişik kaynaklardan toplanmıştır. Yazılımın etkililiğinin incelenmesi aşamasında yapılan çalışmadan elde edilen sonuçlara göre yazılımı kullanan katılımcıların gerçekleştirdikleri öğretim çalışmaları sonuncunda zihin engelli bireyler yeni bir bağımsız yaşam becerisi öğrenebilmişlerdir. Bu durum, yazılım kullanılarak yapılan öğretim çalışmalarının etkili olduğunu göstermektedir.
Developing management skills during undergraduate studies: The case of Kosovo and Turkey
Some scholars state that management skills can be developed in classroom, while others state that business schools unmeet this goal. This research aims to assess management skills of undergraduate business student to find their level of management skills according to the year of studies, GPA, work experience, trainings, gender and country. A quantitative study using internet survey was used to find the relationships among these variables. The population used was students currently or recently graduated in Management or Business Administration departments, and the sample frame was students that met these criteria and attended universities in Kosovo or Turkey that teach in English Language. The results of the research indicated that students develop management skills significantly after they complete second year. Moreover, there is a positive relationship between management skills development and GPA, work experience, and training. However, results indicate that there is still space for developing management skills more. The findings of this survey support previous research done about MBA degree indicating that both programs develop management skills. The research was done only with student from Kosovo and Turkey what is a limitation of this study. The research is a step to fill the gap that exist in management undergraduate researches. The finding of this study may be useful for business school to design programs that would help to develop skills more, students to be aware about ways to use to enhance their skills, and human resources to have more confidence on management graduates and to help them to apply and upgrade at workplace.
Sosyal bilgiler dersinde mekân algılama becerisinin kazandırılmasında Google Earth uygulamasının etkililiği
Mekân algılama becerisi bireylerin günlük yaşamda çevreyle ve evrenle ilgili ilişkilerini ifade etmeye yarayan, konum belirleme, yönleri anlatma, çevrede bulunan nesnelerin şekil ve duruşlarını anlama gibi durumları içeren bir beceridir. Bu becerinin kazandırılmasında kritik bir rolü olan ilkokul sosyal bilgiler derslerinde yeryüzünü üç boyutlu olarak dijital ortamda gösteren ve tüm yerleşim yerlerine ulaşılabilen bir uygulama olan Google Earth (GE) etkin bir araçtır. Bu araştırmanın amacı, ilkokul dördüncü sınıf sosyal bilgiler dersinde mekân algılama becerisinin kazanılmasında GE uygulamasının etkililiğinin belirlenmesidir. Karma modelde gömülü deneysel desen kullanılarak gerçekleştirilen araştırma, 2015-2016 öğretim yılı birinci döneminde Manisa ili Demirci ilçesinde bir ilkokulun dördüncü sınıfında uygulanmıştır. Araştırmanın beş hafta süren uygulama sürecinde GE uygulamasına dayalı etkinliklere yer verilmiştir. Etkinliklerin öncesinde bir ön test, sonunda ise bir son test uygulaması yapılmıştır. Ayrıca, etkinliklerin bitiminde uygulama yapılan öğrencilerle yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Başarı testinden elde edilen verilerin çözümlenmesinde Wilcoxon, nitel verilerin çözümlenmesinde tematik analiz yönteminden yararlanılmıştır. Sonuçlar uygulamada yer alan öğrencilerin başarı testi ön test-son test puanları arasında istatiksel olarak anlamlı fark olduğunu göstermiştir. Öğrenciler ise GE uygulamasına dayalı etkinliklerin başarılarını artırdığını ve mekânsal becerileri kazandırdığını belirtmişlerdir. Sonuç olarak, sosyal bilgiler dersinde GE uygulamasına dayalı Sosyal Bilgiler dersi etkinliklerinin işe koşulmasının öğrencilerin mekân algılama becerisini kazanmasında önemli bir işleve sahip olabileceği vurgulanmaktadır. Anahtar Kelimeler: İlkokul, Sosyal bilgiler dersi, Mekân algılama becerisi, Google Earth
Otizm spektrum bozukluğu olan çocuklara üst geçit kullanarak karşıdan karşıya geçme becerisinin öğretiminde videoyla model olmanın etkililiği
Bu araştırmanın amacı, otizm spektrum bozukluğu (OSB) olan çocuklara yaya becerilerinden üst geçit kullanarak karşıdan karşıya geçme becerisinin öğretiminde videoyla model olmanın etkililiği, katılımcıların öğrendikleri beceriyi sürdürmeleri ve genellemeleri üzerindeki etkilerini incelemektir. Araştırmada ayrıca, katılımcıların annelerinin araştırmanın sürecine ve araştırmanın sonuçlarına ilişkin görüşleri alınarak yapılan çalışmanın sosyal geçerliğinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırma şehir merkezinde üst geçit bulunan iki farklı caddede gerçekleştirilmiştir. Araştırmada 7-8 yaş aralığındaki OSB olan üç çocuğa videoyla model olma ile üst geçit kullanarak karşıdan karşıya geçme becerisinin öğretiminde, tek-denekli araştırma yöntemlerinden katılımcılar arası yoklama evreli çoklu yoklama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın bulguları, tüm katılımcıların üst geçit kullanarak karşıdan karşıya geçme becerisini öğrendiklerini ve uygulama tamamlandıktan bir, üç, beş hafta sonra da öğrendikleri beceriyi sürdürdüklerini göstermektedir. Katılımcılar öğrendikleri beceriyi şehirdeki farklı bir üst geçidi kullanarak da genelleyebilmişlerdir. Araştırmadan elde edilen sosyal geçerlik bulguları katılımcıların anneleri açısından olumludur.
İlköğretim 3. sınıf hayat bilgisi dersinde öğrencilere yaratıcı düşünme becerisini kazandırmak için önerilen etkinliklerin öğretmenler tarafından kullanılma sıklıkları (Malatya ili örneği)
İlköğretim Hayat Bilgisi dersi öğretim programı incelendiğinde, toplumun en küçük yapı taşı olan bireyin, temel bilgi ve becerilerle donatılmış çevresine olumlu, başarılı ve etkin uyum sağlayabilen mutlu bireyler şeklinde yetiştirilmesine önem verildiği görülmektedir. Yaratıcı düşünme becerisinin kazandırılmasında kullanılan yöntem ve tekniklerle bireyin, nasıl farklı düşünebileceği ile düşüncelerini nasıl görünür kılabileceğini keşfedebilmesine imkân sağlanması hedeflenmektedir. Bu çalışma, Hayat Bilgisi dersinde, 2005 ilköğretim programını uygulayan sınıf öğretmenlerinin, yaratıcı düşünmeyi geliştirmek için programda önerilen etkinliklerin ne sıklıkta gerçekleştirdiklerinin ve bu süreçte karşılaştıkları sorunların betimlenmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırma; tarama modelinde, anket ve görüşme tekniklerini içerecek şekilde tasarlanmıştır. Bu nedenle nicel ve nitel modellerin ardışık olarak yer aldığı karma yöntem kullanılmıştır. Bu araştırmanın çalışma evrenini, 2011-2012 eğitim-öğretim yılında Malatya ilinde Merkez ilçede, yer alan 108 ilköğretim okulunda, üçüncü sınıflarda görev yapan 280 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Anket sonuçlarından elde edilen veriler doğrultusunda amaçlı örnekleme yöntemlerinden tipik durum örneklemesi kullanılarak belirlenen 10 öğretmenle görüşme yapılmıştır. Veriler araştırmacı tarafından geliştirilen anket kullanılarak toplanmıştır. Görüşme soruları, anketten elde edilen verileri daha detaylı bir şekilde açıklamak amacıyla hazırlanmıştır. Nicel verilerin analizinde betimsel (frekans, yüzde, aritmetik ortalama, standart sapma) istatistik teknikleri; nitel verilerin analizinde ise, içerik analizi kullanılmıştır. Sonuç olarak; üçüncü sınıflarda görev yapan öğretmenlerin Hayat Bilgisi dersinde yaratıcı düşünmeyi geliştirmek için 2005 programında önerilen yöntemlerden en sık ?gösterip yaptırma? yöntemini kullandıkları ortaya çıkmıştır. Yine programda önerilen tekniklerden öğretmenlerin en sık kullandıkları ?soru- cevap? tekniği; önerilen etkinliklerden en sık kullanılan ?konuyu farklı kaynaklardan araştırabilme etkinliği ile benim de fikrim var etkinliğinin? olduğu ortaya çıkmıştır. Diğer yandan öğretmenlerin önerilen materyallerden en sık ?ders ve çalışma kitaplarını? kullandıkları ortaya çıkmıştır. Yaratıcı düşünme becerilerinin değerlendirilmesinde ise en sık ?kısa cevaplı sorular?ın kullanıldığı görülmüştür. En sık karşılaşılan sorunun ise, ?velilerin ilgisizliği? olduğu ortaya çıkmıştır. Anahtar Kelimeler: ?lköğretim, Hayat Bilgisi, Düşünme, Yaratıcı Düşünme
Ortaokulların sosyal beceri kazandırma yeterliliği
Bu araştırma Ortaokulların sosyal beceri kazandırmada yeterliliğini incelemek amacıyla yapılmıştır.Araştırmanın evrenini, 2014-2015 eğitim ve öğretim yılında, İstanbul ili Kartal ve Maltepe ilçesindeki ortaokullarda okuyan,7. ve 8. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Evren içerisinde bulunan 558 öğrenci uygulamaya alınmıştır.Araştırma verileri sosyal beceri anketi ile toplanmıştır. Anketle elde edilen veriler SPSS paket programı ile analiz edilmiştir. Anketin birinci ve ikinci bölümünde bulunan verilerin frekansı ve yüzde dağılımı alınmış, aritmetik ortalama ve standart sapma değerleri bulunmuştur. Anketin ikinci bölümündeki sorularla, birinci bölümündeki verilerin ilişkisini incelemek için t testi ve tek yönlü varyans analizi yapılmıştır. Araştırma sonucunda; okul türüne, sınıf düzeyine, okuldaki sosyal etkinliklere, okulun sosyal aktivitelerde aldığı ödüllere ve derslerdeki sosyal becerileri geliştirecek etkinliklere göre elde edilen bulgularla, öğrencilerin sosyal beceri düzeyleri arasında bir farklılık bulunmamıştır. Sosyal beceri kazandırılan ders tercihinde, dil dersini ilk sıralarda tercih edenlerin son sırada tercih edenlere göre, bedensel dersi son sıralarda tercih edenlerin ilk sırada tercih edenlere göre sosyal beceri düzeyi yüksek bulunmuştur. Ayrıca kız öğrencilerin sosyal beceri düzeyi erkek öğrencilere göre yüksektir. Anket sorularının bazıları ile değişkenler arasında anlamlı ilişki görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Ortaokul, sosyal beceri, öğrenci, sosyal etkinlik, sosyal yeterlilik
MEB merkezi hizmetiçi eğitim kurslarının etkinliği ve yönetim becerilerine katkıları (Sağlık meslek liselsi yöneticileri kapsamında bir araştırma)
Bu araştırma Sağlık Meslek Lisesi yöneticilerinin MEB merkezi hizmetiçi eğitim kurslarının etkinliği ve yönetim becerilerine katkılarına ilişkin görüşlerini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Bu amaçla araştırmanın, hizmetiçi eğitim kurslarının amaçlarına ulaşıp ulaşmadığını belirlemek, öneriler sunmak, hazırlanacak yeni hizmetiçi eğitim programlarının geliştirilmesine katkı sağlayacağı düşünülmektedir.Çalışmanın veri toplama aracı beşli likert tipi ölçektir. Veriler, SPSS istatistik programına aktarılmış ve betimsel analiz yöntemine göre incelenmiştir. Çalışmaya 2009?2010 Eğitim Öğretim yılında Türkiye'de Sağlık Meslek Liselerinde görev yapan toplam 75 yönetici katılmıştır.Çalışma sonunda hizmetiçi eğitime yönelik; kadın yöneticilerin erkek yöneticilere oranla, 25?35 yaş grubundaki yöneticilerin ve ön lisans mezunu yöneticilerin diğer gruplara, 6?10 yıllık mesleki kıdeme sahip yöneticilerin diğer gruplara oranla daha olumlu düşüncelere sahip oldukları belirlenmiştir. Ayrıca, çoğu yöneticinin çok az sayıda hizmetiçi eğitim etkinliklerine katıldıkları ortaya çıkmıştır.Çalışmadan ortaya çıkan sonuçlara göre yönetici atamalarında bayanlara ve gençlere öncelik tanınması, kurs sayısının artırılması, hizmetiçi eğitim etkinliklerine sürekliliğin sağlanması ve bu etkinliklere katılımın teşvik edilmesi gerekmektedir. Ayrıca etkinlikler sonunda başarılı olanların ödüllendirilmesi de bu etkinliklere katılımı teşvik edecektir.Anahtar kelimeler: Hizmetiçi eğitim, SML yöneticileri, yönetim becerileri.
Drama temelli dijital hikaye anlatıcılığı programının 6 yaş çocuklarının bazı sosyal becerilerinin gelişimine etkisi
Bu araştırma, ana sınıfına devam eden altı yaş çocuklarının, bazı sosyal becerilerine drama temelli dijital hikâye anlatıcılığı programının etkisini belirlemek amacıyla yapılan yarı deneysel bir çalışmadır. Araştırma 2016 – 2017 eğitim öğretim yılının birinci yarıyılında Aydın ili Efeler ilçesindeki resmi bir anaokulunda yapılmıştır. Araştırma bir deney ve bir kontrol grubunda bulunan toplam 48 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. On hafta süren araştırmada, dersler deney grubunda drama temelli dijital hikâye anlatıcılığı programında yer alan etkinlikler ile kontrol grubunda okul öncesi programında yer alan etkinliklerle işlenmiştir. Ölçme aracı olarak deney ve kontrol grubuna "Sosyal Becerileri Değerlendirme Ölçeği" (Avcıoğlu, 2007) öntest – sontest olarak uygulanmıştır. Ayrıca deneysel müdahale programının öncesinde, öğrenciler hakkında bilgi edinmek amacıyla "Kişisel Bilgi Formu" kullanılmıştır. Araştırmada veri toplama araçlarından elde edilen verilerin çözümleri SPSS (23.0) paket programından yararlanılarak gerçekleştirilmiştir. Grupların Sosyal Becerileri Değerlendirme Ölçeğinden aldıkları puanlar arasında farklılaşma olup olmadığını belirlemek için kovaryans analizi kullanılmıştır. Analizlerde anlamlılık düzeyi p<.05 olarak alınmıştır. Sonuç olarak Sosyal Beceriler Değerlendirme Ölçeğinden elde edilen sontest puanları açısından deney ve kontrol grupları arasında deney grubu lehine anlamlı fark bulunmuştur. Ölçeğin dokuz alt boyutundan "Kızgınlık Davranışlarını Kontrol Etme ve Değişikliklere Uyum Sağlama Becerileri", "Akran Baskısı ile Basa Çıkma Becerileri", "Sözel Açıklama Becerileri", "Dinleme Becerileri", "Amaç Oluşturma Becerileri" ve "Görevleri Tamamlama Becerileri" alt boyutlarında deney grubu lehine anlamlı fark bulunmuştur. "Kişiler Arası Beceriler", "Kendini Kontrol Etme Becerileri" ve "Sonuçları Kabul Etme Becerileri" alt boyutlarında ise deney ve kontrol grubu sontest puanları açısından anlamlı bir fark bulunamamıştır.
Öğretmenlerin STEM+S için sorgulamaya dayalı öğretim öz-yeterlilikleri ile 21.yy. becerileri öğretimi arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu çalışmada, öğretmenlerin STEM+S için sorgulamaya dayalı öğretim öz -yeterlilikleri ile 21. yy. becerileri öğretimi arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma, nicel araştırma modelinde ilişkisel desenle desenlenmiştir. Araştırmanın evrenini, 2021-2022 öğretim yılında Gaziantep ilindeki resmi ve özel okullarda görev alan öğretmenler, örneklemini ise evrenden seçkisiz örnekleme yöntemiyle belirlenen 407 öğretmen oluşturmaktadır. Veri toplama araçları olarak STEM+S için sorgulamaya dayalı öğretim öz-yeterlilik ölçeği ile 21. yy. becerileri öğretimi ölçeği kullanılmıştır. Ölçeklerden elde edilen veriler SPSS Paket Programı kullanılarak, bağımsız gruplar t-testi, tek yönlü ANOVA, pearson korelasyon analizi ve basit doğrusal regresyon analizi uygulanmıştır. Araştırmanın sonucunda; öğretmen STEM+S için sorgulamaya dayalı öğretim öz-yeterlilikleri ile 21. yy. becerileri öğretimi arasındaki ilişkinin orta düzeyde olduğu görülmektedir. Öğretmenlerin STEM+S için sorgulamaya dayalı öğretim öz-yeterliliğin ve alt boyutlarının puanları 21. yy. becerileri eğitimi alma durumuna göre anlamlı bir farklılık göstermiştir. STEM eğitimi alma durumuna göre ise ilişkilendirme alt boyutu hariç anlamlı bir farklılık oluşmaktadır. 21. yy. becerileri ve alt boyutların puanları STEM ve 21. yy. beceri eğitimi alma durumuna göre incelendiğinde, anlamlı bir farklılık göstermektedir. 21. yy. becerileri öğretimi ölçeği ile iş birliği alt boyutları puanı öğretmenlerin cinsiyetine göre anlamlı bir farklılık oluşturmazken, diğer alt boyutlarının puanları anlamlı bir farklılık oluşmaktadır. STEM+S için sorgulamaya dayalı öğretimi, 21. yy. becerileri öğretimine istatistiksel olarak anlamlı bir etkiye sahip olduğu tespit edilmiştir. 21. yy. becerileri öğretimi için açıklanan varyansın yaklaşık %46'sının STEM+S için sorgulamadan kaynaklı olduğu ortaya çıkmıştır. Bu durum incelendiğinde öğretmenlerin 21. yy. becerileri öğretimini yordamada STEM+S için sorgulamaya dayalı öğretim öz-yeterliliğin önemli bir etkisi olduğu ifade edilir.