Airline companies
202 theses under this subject heading
Dinamik talep modellemesi ile fiyat manipülasyonlarının saat kırılımında kârlılığa etkisi
Türkiye'de havacılık sektörü günden güne gelişmekte ve rekabetçi hale gelmektedir. Son günlerde internet üzerinden alışverişin müşteriler açısından tercih edilir ve erişilebilir hale gelmesi ile online satış kanalı, havayolları açısından maliyet avantajı ve gelir fırsatı oluşturmaktadır. Böylelikle havayolları tarafından A noktasından B noktasına online bilet satın almak isteyen müşteri talebinin doğru tahminlenerek en uygun zamanda müşterinin ödemeye razı olduğu fiyatın gösterilmesi gerekliliği ayrı bir önem kazanmaktadır. Bu çalışmada rekabetçi ve monopol pazarlar için online satış kanalından gelen talebin gelişimi gün, saat ve dakika kırılımında zaman serisi analizi ile incelenmiştir. Aynı zamanda talebin uçuşa ne kadar zaman kala geldiğini etkileyen faktörlerin neler olduğunu regresyon analizi yöntemi ile tartışılmıştır. Analize geçilmeden önce verinin nasıl oluşturulduğu detaylandırılarak açıklanmıştır. Analiz sonucunda, pazara ve zamana göre bölümlendirilerek yapılan talep tahmini için en düşük hata ile veri ile en uyumlu sonucu Basit üssel düzeltme (SES) modeli vermiştir. Regresyon analizinde ise monopol ve oligopol piyasalar için yolcunun bilet alımında uçuşa kalan zamanını etkileyen faktörler arasında yolcunun gördüğü ücret, uçuş süresi, bilet özelliği gibi ortak değişkenler olmakla beraber havayolunun sefer sayısı, rezervasyon yapılan seferin bulunduğu saat aralığı gibi farklılaşan faktörlerin de bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır. Sonuçlar doğrultusunda havayolu şirketine önerilecek tahmin yönteminin şirketin gelirini artıracağı öngörülmektedir.
Havalimanlarında iş sağlığı ve güvenliği: 3. havalimanı örneği
Dünya'da olduğu gibi ülkemizde de meydana gelen iş kazaları sonucu hayatını kaybedenlerin sayısı hayli fazladır. Özellikle iş sağlığı ve güvenliği konusunda kazalara yönelik alınan önlemlerin yetersiz oluşu, çalışanların eğitimlere yeterince önem vermemesi ve kişisel koruyucu donanımların yeterince özverili kullanılmaması nedeniyle ortaya çıkan durumun sonuçları hayli ağır olmaktadır. İş kazalarına yönelik önleyici programların geliştirilmesi ve denetiminin doğru ve yeterli şekilde yapılması gerekir. Bu çalışmada; Türkiye'de ve Dünya'da iş sağlığı ve güvenliği kavramına ilişkin tanımlamalara ve havalimanlarındaki uygulamalara yer verilerek, iş sağlığı ve güvenliğini konusunda havalimanlarındaki uygulamalar ve bu uygulamaların Üçüncü Havalimanında nasıl yapıldığı konusu araştırılmıştır. Ayrıca çalışmamızda; Türkiye'de ve Dünyada iş sağlığı ve güvenliği konularına ilişkin yazılmış olan tezler, internet kaynaklı sistemlerden alınmış bilgiler, konu ile alakalı kitaplar ve makalelerden yararlanılarak kaynak tarama tekniği kullanılmıştır. Araştırmada sonunda anket yönteminden faydalanılmıştır.
Güncellik/sıklık/parasallık (RFM) analizi ile hedef kitle seçimi: Hava yolu sektöründe bir uygulama
Pazarlama dünyası artık ürün odaklı çalışmalardan uzaklaşarak, müşterinin önemini anlamış ve müşteriyi merkeze koyarak çalışmaları bu yöne kaydırmıştır. Günümüzde teknolojik ilerleme ve pazardaki rekabetin artması nedeniyle işletmelerin müşteri ilişkileri yönetimine verdiği önem de artmıştır. Bu doğrultuda, kümeleme analizi sonucunda ortaya çıkan bölümler arasında kampanya katılım davranışları arasında farklılık olup olmadığının test edilmesi amacıyla, ülkemizde faaliyet göstermekte olan bir havayolu işletmesinde müşteri ilişkileri yönetimi kampanyaları kapsamında gerçekleştirilen iki kampanyanın hedef kitlelerine Güncellik/Sıklık/Parasallık (GSP/RFM) analizi uygulanmıştır. Bu analiz SPSS Modeler (17) programı üzerinden gerçekleştirilmiştir. Çalışma sonucunda, en baştan ön görüldüğü gibi yüksek katılım alan kampanya hedef kitlesinin GSP skorlarının daha yüksek çıktığı gözlemlenmiştir. Sonrasında uygulanan iki aşamalı kümeleme yöntemi ve kikare testi sonucunda ise daha fazla katılım gösteren kampanya altı kümelerinin en yüksek GSP skoruna sahip olmadığı, fakat en az katılım gösteren kampanya alt kümelerinin en düşük GSP skoruna sahip olduğu gözlemlenmiştir. Bu da kolay uygulanabilir, yorumlanabilir, raporlanabilir olan GSP analizinin doğru kitle ile iletişimi gerçekleştirme, buna bağlı olarak kampanya iletişim maliyetlerinin azaltılması ve kampanya etkileşiminin artırılmasına katkıda bulunarak işletmeye gelir sağlayacağını göstermektedir.
Düşük maliyetli havayollarında ek hizmet yönetimi
Rekabetin yoğun olduğu ve işletme maliyetlerinin sürekli yükseldiği havayolu sektöründe rekabet avantajı sağlayabilmek adına farklı havayolu modelleri ortaya çıkmıştır. Bu havayolu modellerinden olan düşük maliyetli havayolları hizmetlerini ana ürünleri olan iki nokta arasında seyahat etme hizmetinden ayrıştırıp yalınlaştırarak elde ettikleri maliyet avantajını yolcuları için daha uygun fiyatlar olarak sunar. Havayollarının ana ürünlerinden ayrıştırdıkları bu hizmetlere ek hizmetler adı verilir. Bu çalışmanın amacı, düşük maliyetli havayollarında ek hizmet yönetimi stratejisi oluşturulabilmesi için havayolu ek hizmetlerinin incelenmesidir. Bu amaç doğrultusunda yurtiçi ve yurtdışı uçuşlar yapan Türkiye merkezli düşük maliyetli bir havayolunun ek hizmetler konusu araştırılmıştır. Literatürde az sayıdaki ek hizmetler çalışmaları anket yöntemiyle yapılmışken bu çalışma diğerlerinden ayrılarak Delphi tekniğiyle yapılmıştır. Bu sayede, alanında uzman 17 havayolu çalışanından elde edilen verilerle daha doğru ve uygulanabilir sonuçlara uzmanların fikir birliğiyle ulaşılması amaçlanmıştır. Üç turlu Delphi tekniği uygulamasında her bir turdan sonra betimsel istatistikler çıkarılarak analiz edilmiştir. Çalışmada uzmanlara sorulan ek hizmetlerle alakalı yargılar üzerinde uzmanların fikir birlikleri hesaplanmıştır. Araştırmanın sonucunda her bir Delphi turu sonrasında fikir birliklerinde artış gözlemlenmiş ve üçüncü turun ardından tüm yargılar üzerinde fikir birliğinin oluştuğu tespit edilmiştir. Bilet değişiklik hakkı, bilet iade hakkı ve fazla bagaj taşıma hakkının satışı yolcunun havayolu seçiminde en etkili olan kurum içi ek hizmetler olduğu görülürken; havalimanı transferi ve özel yolcu salonlarının ise en etkili üçüncü parti ek hizmetler olduğu görülmüştür. Daha önce satılmazken satışa sunulduğu durumda yolcuların kurum içi ek hizmetlerden en kolay bilet değişiklik hakkına razı olacakları; üçüncü parti ek hizmetlerden ise en kolay havalimanı transferi ve otopark hizmetlerine ücret ödemeye razı olacakları tespit edilmiştir. Fazla bagaj taşıma hakkının satışının havayolu tarafından satılabilir olması en önemli kurum içi ek hizmet olduğu, araç kiralama ve özel yolcu salonlarının satışının ise üçüncü parti ek hizmetler arasında satılabilir olması en önemli ek hizmetler olduğu görülmüştür. Paketle birlikte satılması en uygun görülen kurum içi ek hizmet koltuk satışı olurken, üçüncü parti ek hizmetlerde ise havalimanı transferi olmuştur. Koltuk seçimi hakkı ve uçak içi eğlence sistemi hizmetlerinin yolcuların ihtiyacı olmasa bile sehayat deneyimlerini arttırmaları için satın alabilecekleri kurum içi ek hizmetler, özel yolcu salonlarının ve hızlı geçiş hakkının ise üçüncü parti ek hizmetler olduğu gözlemlenmiştir.
Havayolu işletmelerinde finansal kiralama (Leasing)
Leasing dünyada yaygın olarak kullanılan bir finansal araçtır; özellikle 1950?den sonra önemli gelişme göstermiştir. Finansal kiralama; belirli bir süreç için kiralayan ve kiracı arasında düzenlenen, üreticiden kiracı tarafından seçilerek, kiralayan tarafından satın alınan malın mülkiyetini kiralayanda, kullanımını ise kiracıda bırakan bir anlaşmadır. Finansal kiralama(Leasing), yüksek maliyetli krediler nedeniyle finansman sıkıntısı çeken işletmelerin ihtiyaç duyduğu fon sıkıntılarının giderilmesinde ve yatırımların canlanmasında itici bir güç oluşturmaktadır. İşletmeler öz kaynakları ile işletmenin finansmanını sağlamak yerine dış kaynaklardan işletmenin sabit varlık yatırımını gerçekleştirmeyi tercih etmektedir. Bu da işletmelerin sabit varlık edinimlerinde alternatif finansman kaynağı olan finansal kiralama (leasing) konusunu oluşturmuştur. Leasing yoluyla sabit varlık kiralayan işletme, daha az kaynak ayırmak, borçlarını uzun vadeye yaymak ve bazı vergi avantajları gibi üstünlükler elde etmektedir. Uçak işletmeleri için en önemli varlık uçaktır. Hal böyle olunca çok pahalı olan bu taşıtları temin etmek için en uygun finans kaynağı, finansal kiralama olarak karşımıza çıkmaktadır. Konumuzda, uçak işletmelerinin bakış açısından finansal kiralama tekniği ele alınmış, uçakların finansal kiralamayla temin edilmesi durumunda karşılaşılan mevzuat ve de finansal kiralamada adım adım hangi yoldan gidildiği anlatılmıştır. Anahtar Kelimeler: Finansal Kiralama, Finansal Kiralama Kanunu
Türkiye'de sivil havacılığın gelişimi ve sorunları: THY'de bir uygulama
Türkiye'de sivil havacılığın sorunları ve çözüm önerilerinin belirlenmesi amacıyla gerçekleştirilen çalışma Atatürk Havalimanı'nda faaliyet gösteren THY havayolu şirketinde çalışan 108 personel üzerinde uygulanmıştır. Sivil havacılığın sorunlarını ve çözüm önerilerini belirlemek için Serkan Batur tarafından geliştirilmiş havayolu taşımacılığı sorunları ve çözüm önerileri isimli anket formu uygulanmıştır. Uygulama sonucunda elde edilen sonuçlarda sivil havacılık sektörünün sorunları olarak teknik altyapının oluşturulamaması, sivil havacılık meslek yüksekokulu mezunlarından tam istihdam sağlanamaması, bilet fiyatlarının ortalama gelir düzeyine göre belirlenmemesi olarak tespit edilmiştir. Sorunlara getirilebilecek çözüm önerileri olarak devletin sivil havacılığın gelişiminde önemli bir konumda olduğu ve kamu özel işbirliği projeleri sektörün gelişiminde önemli rol oynadığı tespit edilmiştir. Ayrıca devlet, havayolu işletmelerine sağlayacağı teknik desteklerle beraber yeni havalimanlarının kurulmasını sağlamalarıyla da sorunların ortadan kalkmasında en önemli konumdadır. Anahtar Kelimeler : Sivil Havacılık, GeliĢimi, Sorunları
Türkiye'de sivil havacılık sektöründe müşteri ilişkileri yönetimi: Turkish Ground Services A.Ş. örneği
İşletmelerin varlıklarının sebepleri olan müşteriler, satın alma faaliyetlerine devam ettikleri sürece işletmeler rekabet avantajı sağlayacaklardır. Küreselleşme ve pazarların serbestleşmesi ile birlikte müşteriler için oldukça farklı alternatifler mevcuttur. Müşteri, bu alternatifler arasından tercih yaparken seçici davranacaktır. İşletmeler de bu seçim sürecinde, müşteri memnuniyetini sağlamanın ve bağlılıklarının oluşturulması konusunda çeşitli alternatif yaklaşımlar sergileyeceklerdir. Günümüz rekabet koşulları altında işletmelerin ayakta durabilmelerinin şartı da budur. Bu temel ihtiyaçtan yola çıkarak hazırlanan tez iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, müşteri kavramı, müşteri ilişkileri ve müşteri ilişkilerinin ölçümlenmesi yöntemleri detaylı olarak açıklanmıştır. İkinci bölümünde ise sivil hava ulaştırma sektörü tanıtılmış olup, sektöre yer hizmetlerini sağlayan TGS Yer Hizmetleri A.Ş.'nin müşteri anlayışı çerçevesinde oluşturulan müşteri memnuniyeti politikaları açıklanmaya çalışılmış ve bu kapsamda öneriler geliştirilmiştir.
How customer satisfaction can be achieved through customer services: The case of Turkish Airlines corporation
The aim of our research was to find out how quality of service affected customer satisfaction in the Airline Industry. Our case study was Turkish Airlines. This was to aid us know what determinant factors influenced customer satisfaction in this Airline. Is it online, airport or onboard services that are important to them and which of them met their expectations? This was to enable us determine if the quality of service offered by Turkish Airlines equaled customer satisfaction, if it was above expectation or below expectation and propose recommendations on how to ameliorate the quality of service offered to yield customer satisfaction. This will make customers stick to the airline and not switch to other airlines given today the Airline Industry has become a very competitive sector and any airline that wants to gain loyalty of their customers has as obligation to offer outstanding services. This will make their customers satisfied who will intern encourage others by word of mouth to use the services of this Airline. In order to obtain the results we sought, we decided to use the quantitative method where questionnaires were formulated and distributed to passengers at the Turkish Airlines to fill.200 of the questionnaires were filled by the respondents. The data was collected, its reliability tested and the results were analyzed and interpreted using statistical analysis.
Havayolu şirketlerinin kriz döneminde uygulaması beklenen stratejileri
Taşımacılık sektörü günümüzün en gözde meslek ve sektörlerinden biri olmakla birlikte gelecekte de en büyük sektörlerden biri olacağı açıktır. Gerek istihdamı gerekse bu alanda çok büyük bir açıklığın olması firmaları ciddi derecede cezbediyor. Sektörün bu derece popüler olmasının temel nedeni ise çağımızın yaşadığı küreselleşme. Fakat küreselleşme her ne kadar özellikle taşımacılık alanında hiç beklenmeyen bir çığır açsa da firmaların korkulu rüyası rekabeti de artırmıştır. Taşımacılık sektörü karada her ne kadar artmış ve faaliyet alanını genişletmiş olsa da hava lojistiği günümüzün en büyük trendi olmuştur. Gelişen teknoloji ve küreselleşme ile firmalar birbirlerini takip etme ve geçme de en uç noktaları zorlamaktadır. Havacılık, çok fazla rekabetin olduğu ve hızlı değişiklerin yoğun bir şekilde yaşandığı sektörlerden biri haline gelmiştir. Bu durum havayolu şirketlerini müşterilerinin ihtiyaçlarını ve isteklerini daha iyi anlamaya yönlendirmektedir. Günümüz işletmeleri iş hayatlarında bazen iniş-çıkışlar yaşarlar. İşletmelerin hem çalışanlarına hem müşterilerine hem de topluma karşı toplumsal sorumlulukları vardır. Bu nedenle firmalar kendi ve markalarının kimliğini ve geliştireceği pazarlama stratejilerini iyi planlamalı ve ona göre hareket etmelidir. Birçok işletmenin, kurumsal itibar ve kurum imajlarını yükseltmek için çeşitli çalışmalarda bulundukları ve para harcadıkları bilinen bir gerçektir. Kriz anında etkin bir iletişim kurmak ve krizi en az hasarla atlatmak hatta krizi bir fırsat olarak görüp değerlendirmek ve bütün bunlar için bir ilk adım olarak etraflı ve etkili bir kriz yönetimi planına sahip olmak açısından çok önemlidir. Başka bir deyişle, işletmeler kriz öncesinde stratejik planlar yapmalı, muhtelif zamanlarda bunu test etmeli ve aksaklıkları bulmaya ve çözmeye çalışmalıdır.
Havayolu işletmelerinde stratejik yönetim uygulamalarının kabin ekibi davranışlarına etkisi : Bir havayolu örneği
Stratejik yönetim, işletmelerin geleceğe dair plan yapmak zorunda olduğu günümüz koşullarında gün geçtikçe daha fazla benimsenen bir yaklaşımdır. Havayolu işletmelerinde stratejik yönetim uygulamalarının kabin ekibi davranışlarına etkisinin belirlenmesi bu çalışmanın temel amacını oluşturmaktadır. Bu amacın gerçekleştirilmesi için literatür taraması ve anket uygulaması yöntemleri bir arada kullanılmıştır. Anket uygulaması kapsamında Türkiye'de faaliyet gösteren bir havayolunda çalışan kabin memuru ve kabin amirlerinden oluşan 250 kişiye anket uygulanmıştır. Çalışmada elde edilen sonuçlara göre stratejik yönetim uygulamalarının davranışlara pozitif yönde etkisi olmaktadır. Planlama, performans ve uygulama açısından ulaşılan bulgular, bu sonucu destekler niteliktedir. Türkiye'de faaliyet gösteren havayolu firmasında çalışan kabin personeli üzerinde araştırma yapılması, bu çalışmanın sınırlılıklarını meydana getirmektedir. Anahtar Kelimeler: Havayolu, Stratejik yönetim, Kabin ekibi.
Havayolu işletmelerinde kariyer yönetimi uygulamaları: Bir işletmede "Uçan şef" (Flying chef) örneği
Klasik yönetim anlayışıyla birlikte ortaya çıkan personel yönetimi anlayışı, çağdaş gelişmelerin gereği olarak yerini insan kaynakları yönetimi yaklaşımına bırakmıştır. İnsan kaynakları yönetimi, personel yönetimini de kapsamakta olup insanı bütün yönleriyle ele almaktadır. Bilimsel ve teknolojik yeniliklerin doğurduğu çağdaş yönetim teknikleri insan odaklı bir yönetim anlayışına sahiptir. Çalışanın etkin ve verimli kılınması için, ihtiyaçları ve beklentilerinin karşılanması gerekmektedir. Bu bağlamda çalışanın temel ihtiyaçlarından birisi de kariyer yapmaktır. Kariyer yönetimi, çalışanların örgüte bağlanması, geliştirilmesi ve performanslarının artırılmasında kullanılan önemli ve etkili bir yöntemdir. Gastronomi, bir bilim dalı olmasının ötesinde, insanların kariyer yapmayı tercih ettikleri bir iş alanına dönüşmüştür. Gastronomi alanı ile ilgili, mevcut eğitim zorluklarının varlığına karşın, ihtiyaç duyulan iş gücü nedeniyle, sürekli artış gösteren bir kariyer oluşumu söz konusudur. Bazı hava yolları işletmeleri bünyesinde uygulanan Uçan Şef (Flying Chef) iş kolu da, mesleğe karşı duyulan genel talebin yarattığı ve insanların kariyer seçimi tercihlerinde öncelik verdiği güncel bir oluşumdur.
Havacılık işletmelerindeki vardiyalı çalışma düzeninde yöneticili ve yöneticisiz ekipler ile cinsiyetin çalışan memnuniyeti üzerine etkisi: Bir model önerisi
Çalışan Memnuniyeti kavramı örgütsel amaç ve hedeflere ulaşmak için tüm hizmet sektörlerinde olduğu gibi havacılık sektöründe de özel bir öneme sahiptir. Vardiyalı çalışmanın yürütüldüğü havacılık işletmelerinde cinsiyet faktörü ve ekip çalışmasına bağlı yönetim anlayışı temel belirleyici bir rol oynamaktadır. Bu açıdan araştırmada; algılanan yönetici memnuniyeti ile arkadaşlık ilişkilerinden duyulan memnuniyet ve iş/çalışma koşullarına duyulan memnuniyetin, çalışan memnuniyeti algısının oluşmasında önemli bir belirleyici etkiye sahip olduğu öngörülmüştür. Bu öngörüden hareketle vardiyalı çalışma düzeninin hakim olduğu havacılık işletmelerinde; yöneticili ve yöneticisiz ekiplerde çalışanların memnuniyet algılarının değişip değişmediği ve cinsiyet faktörünün; yönetici tutumları, arkadaşlık ilişkileri ile çalışma koşulları perspektifinde çalışanların memnuniyet algısına etki edip etmediği incelenmiştir. Bu araştırmanın amacı, Türkiye'de havayolu yolcu taşımacılığı alanında faaliyet gösteren en büyük ulusal havayolu şirketinin HUB istasyonunda Yolcu Hizmetlerinde vardiyalı olarak çalışanların; yöneticili ve yöneticisiz ekipler bazında ve cinsiyet faktörüne göre memnuniyet algılarını bütüncül bir bakış açısıyla incelemektir. Literatür çalışmaları sırasında çalışan memnuniyet algısı ile ilgili olarak söz konusu yönetici tutum ve davranışları, arkadaşlık ilişkilerine ilişkin informalite ile çalışma koşullarına dayalı tüm değişkenlerin etkisini ortaya koyan spesifik bir araştırmaya rastlanmamıştır. Bu açıdan araştırmada bu etkiyi ölçmeye yönelik olarak karma araştırma yöntemi uygulanmış, nitel ve nicel yöntemler birlikte kullanılarak ölçek geliştirmeye yönelik bir model oluşturulmuş, 693 vardiyalı çalışanla birebir görüşmeler yapılarak anket yoluyla veriler toplanmış, analizler yapılarak araştırmanın literatüre kuramsal ve uygulama açısından katkı yapması sağlanmıştır. Araştırmanın kuramsal katkısı, çalışanların memnuniyet algılarının vardiyalı ekipler bazında ve cinsiyet faktörüne göre bütüncül bir modelde incelenmesidir. Araştırmanın uygulamaya katkısı ise, çalışanların memnuniyet algılarından hareketle havacılık işletmelerinde ekip çalışmasının etkinliğini artırmaya yönelik bir modelin geliştirilmesine ve cinsiyet faktörüne dayalı bir çalışan istihdamı modeli geliştirilmesi noktasında örgütlerde yeni fikirlerin ortaya çıkmasına olanak sağlamasıdır. Anahtar Kelimeler: Çalışan Memnuniyeti, Cinsiyet, Ekip Çalışması, Vardiyalı Çalışma, Havacılık, Havayolu
Tükenmişlik düzeyinin örgütsel bağlılığa etkisi; sivil havacılık çalışanları üzerine bir araştırma
Bu araştırmada, sivil havacılık sektöründeki vardiyalı çalışanların tükenmişlik düzeylerinin örgütsel bağlılık düzeylerine olan etkisi saptanarak üst yönetimin konu ile ilgili gerekli çıkarımlar sağması hedeflenmektedir. Araştırmanın örneklemini vardiyalı sistemde çalışan 200 personel oluşturmaktadır. Çalışanlara, Allen – Mayer ' in geliştirdiği "Örgütsel Bağlılık Anketi" ve tükenmişlik düzeyini belirlemek amacı ile "Maslach Tükenmişlik Envanteri" uygulanmıştır. Çalışanlara aynı zamanda sosyo-demografik formu verilmiştir. Araştırmada elde edilen veriler SPSS 21.0 programı ile değerlendirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Tükenmişlik düzeyi, Örgütsel Bağlılık, Sivil Havacılık, Vardiyalı Sistem.
Kabin ekibi üyelerinin mesleğin gerektirdiğini düşündükleri ego durumları ile kendilerinde algıladıkları ego durumlarının örtüşmesinin (bağdaşımının) geleceğe yönelik umutsuzluk düzeyleri ile ilişkisi
Bu araştırmanın amacı, kabin ekibi üyelerinin uçuş operasyonu sırasında ekip ve yolcu ile iletişimde bulunduklarında mesleğin gerektirdiği (beklenen) ego durumları ile kendilerinde algıladıkları (gözlenen) ego durumlarının bağdaşıklık düzeyinin, kabin ekibi üyelerinin geleceğe yönelik umutsuzluk düzeyleri ile ilişkisini ortaya koymaktır. Araştırmanın örneklemini, İstanbul ili içerisinde yer alan; devlet ve özel havayolu şirketlerinde kabin memuru olarak görev yapan 300 kabin ekibi üyesi oluşturmaktadır. Araştırmaya katılan kabin ekibi üyelerine Transaksiyonel Analiz Kuramı bağlamında Ego Durumları Ölçeği uygulanmıştır. Buna ek olarak, Araştırmacı tarafından oluşturulan Kişisel Bilgi Formu verilerek doldurulması sağlanmıştır. Kabin ekibi üyelerinden kabin memurluğu mesleğinin gerektirdiği düşünülen kişilik özelliklerini Ego Durumları Ölçeği' nde doldurmaları istenmiştir. Ayrıca, kabin ekibi üyelerinden kendilerinden algıladıkları özellikleri işaretlemeleri istenmiştir. Bununla birlikte kabin ekibi üyelerinden Beck Umutsuzluk Ölçeği'ni mesleğe göre değerlendirmeleri istenmiştir. Araştırma kapsamında tüm verilerin anlamlılık düzeyi p< .05 düzeyinde sınanmıştır. Elde edilen verilerin analizi SPSS 22.0 istatistik paket programı kullanılarak yapılmıştır. Kabin ekibi üyelerinin gerek kendilerinde algıladıkları gerekse mesleklerinin gerektirdiğini düşündükleri baskın ego durumları frekans dağılımlarının istatistiksel olarak anlamlı derecede farklılık gösterdiği bulunmuştur. Bununla ilişkili olarak Kabin ekibi üyelerinin kendilerinde algıladıkları ve meslekte algıladıkları baskın ego durumları arasında anlamlı düzeyde uyumsuzluk olduğu bulgulanmıştır. Kabin ekibi üyelerinin umutsuzluk düzeylerinin cinsiyet ve öğrenim durumu değişkenlerine göre farklılık gösterdiği bulgusu elde edilmiştir. Mesleği tercih bağlamında ise tercih nedenleri ile umutsuzluk düzeyleri arasında farklılık bulunmuştur. Benzer biçimde kariyer inancı ile umutsuzluk düzeyleri arasında da anlamlı bir ilişki bulgulanmıştır.
Liderlik davranışları ve örgütsel bağlılık arasındaki ilişkinin incelenmesi bir havayolu işletmesinde nicel uygulama
Küreselleşmeyi önemli ölçüde arttıran sektörlerden biri olan havayolu taşımacılığında hizmetin aksamaması, personel-amir ilişkisinin iyi olmasına bağlıdır. Personelin çalıştığı işletmeye bağlılığı ise çalışma koşullarına bağlı olduğu kadar amirinin kendisine yönelik tavırları ve idaresine de bağlı olduğu anlaşılmaktadır.Bu araştırma yöneticilerin liderlik davranışlarının çalışanların örgütsel bağlılıklarıyla ilişkisini araştırmak amacıyla gerçekleştirilmiştir. Çalışma üç bölümden oluşmaktadır.Birinci bölümde liderlik kavramları tanımlanmış, liderlik teorileri ve liderlik yaklaşımları üzerinde durulmuştur.İkinci bölümde örgütsel bağlılık kavramı tanımlanmış ve bu kavramın önemi belirtilmiştir. Daha sonra örgütsel bağlılık süreci, örgütsel bağlılığa etki eden faktörler ve örgütsel bağlılık sonuçları üzerinde durulmuştur. Üçüncü bölümde bu teorik bilgilerden yararlanarak İstanbul'da bulunan uluslararası bir havayolu firmasının çalışanlarının örgütsel bağlılıklarında liderin etkili olup olmadığını yani bu iki kavram arasındaki ilişki incelenmiştir. Bu ilişkiyi ölçmek için de üç bölümlü bir anket formu düzenlenmiştir. İlk bölümde çalışanların demografik bilgileri alınmıştır. İkinci bölümde Kent, Crotts ve Aziz (2001) tarafından geliştirilmiş olan ve liderlik davranışlarının beş boyutunu ölçmeyi amaçlayan "Liderlik Davranışları Envanteri"; Avolio, Bass ve Jung (1999) tarafından geliştirilmiş transaksiyonel ve tranformasyonel liderlik boyutlarını ölçmeyi amaçlayan "Çok boyutlu Liderlik Soruları" isimli anket formları ve Goleman'ın (2002) dünya çapında 3800 yöneticinin davranışlarını analiz ederek oluşturduğu Liderlerin Davranış Repertuarı temel alınarak geliştirilen ve araştırmalarda sık kullanılan "Liderlik Davranış Ölçeği" incelenmiştir. Bu araştırma için Goleman (2002)'ın kullanmış olduğu Liderlik Davranışları Ölçeği araştırma için uygun görülmüştür. Üçüncü bölümde çalışanların örgütsel bağlılıklarını ölçmek için Meyer, Allen ve Smith tarafından geliştirilmiş Örgütsel Bağlılık Ölçeği kullanılmıştır. Bu anket sonucunda elde edilen veriler SPSS yardımıyla analiz edilmiştir.Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre, yöneticilerin vizyoner, katılımcı ve otokratik liderlik davranışları güçlendikçe çalışanların örgüte olan devamlılık ve normatif bağlılıkları artmaktadır. Yöneticilerin liderlik davranışlarıyla çalışanların örgütsel bağlılıkları arasında anlamlı ilişkiler saptanmıştır.
Ekip kaynak yönetimi ve SHELL model anlayışının havayolu işletmelerinde uçuş emniyeti ve zamanında kalkış performansına etkileri
Ülkemizde ve dünyada havacılık sektörünün gelişimini ve büyümesini hep birlikte takip etmekteyiz. Bu gelişme ile birlikte sektör içerisinde ki sorunlarda aynı oranda büyümektedir. Artan yolcu ve havaaracı karşısında havalimanları hizmet sunmakta oldukça zorlanmaktadır. Bunun en büyük göstergesi maalesef dünyada yaşanan havacılık kaza ve kırımları ile birlikte havayolu işletmelerinde yaşanan rötarlardır. Dünyada artan yakıt ve enerji maliyetleri, rekabet koşulları gecikmeler konusundaki sorunu katlamaktadır. Yapılan bu çalışmada bu iki temel soruna çözüm önerileri getirilmeye çalışılmıştır. Uçuş emniyeti ve verimliliği konusunda dünyada kabul görmüş SHELL Model ve CRM kavramlarını çalışmamızın omurgası yaparak bu iki kavrama dikkat çekilmek istendi. Bununla beraber CRM anlayışının kapsamı ve etki alanı ile de ilişkili Aeromony kavramı havacılık sektörü için önerildi. Diğer önemli problem olan havayolu işletmelerinde yaşanan gecikmeler konusunda ise özel bir havayolu şirketinin uçuş verileri değerlendirildi. Yaşanan gecikmelerin bir bölümünün uçuş operasyonu hazırlık sürecinde yaşanan aksaklıklar olduğunu düşünerek, bu problemin giderilmesi, en azından gecikme sürelerinin düşürülmesi adına "Koordine Birimi" önerisi getirildi. Özet olarak, uçuş emniyeti kavramının havacılık endüstrisi çalışanları için bir düşünce iklimi olması halinde olası kaza ve kırımların önüne geçilebileceği düşünülmektedir. Ayrıca rötar süresi konusunda yapılacak iyileştirmelerin havayolu işletmeleri ile birlikte ülke ekonomisine de katkı yapılacağı düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Havacılık, Rötar, SHELL Model, CRM, Aeronomy, Koordine Birimi, Düşünce iklimi
Havayolu işletmelerinde çalışanların örgütsel adalet ve örgütsel bağlılıklarının iş tatminleri üzerindeki rolü
Havayolu işletmelerinde örgütsel adalet ve örgütsel bağlılığın çalışanların iş tatmini üzerindeki etkilerinin araştırıldığı bu çalışmada, kabin memurlarının örgütsel adalet, örgütsel bağlılık ve iş tatmini düzeyleri ölçülmüştür. Araştırmada havayolu işletmelerinde kabin ekibi olarak görev yapan personelin örgütsel bağlılık ve iş tatmini arasındaki ilişki ve kabin memurlarının demografik ve mesleki özelliklerinden kaynaklanan farklılıklar araştırılmıştır. Araştırmanın evrenini kabin ekibi memurları oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklem grubunu İstanbul İli Yeşilköy İlçesinde bulunan Atatürk Havalimanına iniş kalkış yapan sivil havayolu şirketlerinin kabin memurları oluşturmaktadır. Araştırmada niceliksel araştırma yöntemlerinden olan dört soru formundan oluşan anket yöntemi kullanılmıştır. Kabin memurlarının demografik ve mesleki özellikleri kişisel bilgi formu ile araştırılmış ve "Örgütsel Adalet Ölçeği (ÖAÖ)", "Örgütsel Bağlılık Ölçeği (ÖBÖ)" ve "Minnesota İş Tatmin Ölçeği Kısa Form" kullanılarak yürütülen çalışmanın araştırma grubunu ise Türkiye'de sivil havacılık şirketlerinde çalışan kabin memurları oluşturmaktadır. Araştırma sonucunda kabin memurlarının genel iş tatmin düzeyi ile örgütsel adalet ve örgütsel bağlılık algısı arasında anlamlı bir ilişki bulunmuş alt boyutlardan "İşlemsel Adalet", "Dağıtımsal Adalet", "Etkileşimsel Adalet", "Bilgisel Adalet" ve "Duygusal Bağlılık" boyutlarının Genel İş Memnuniyetini %61,1 oranında açıkladığı tespit edilmiştir. Örgütsel Adalet boyutlarından İşlemsel Adalet, Dağıtımsal Adalet, Etkileşimsel Adalet ve Bilgisel Adalet boyutlarının Genel İş Memnuniyetini %52,2 oranında açıkladığı ve Örgütsel Bağlılık alt boyutlarından Duygusal Bağlılık ve Normatif Bağlılık değişkenlerinin Genel İş Memnuniyetini %48,4 oranında açıkladığı anlamlı bulunmuştur. Kabin memurlarının içsel tatmin düzeylerinin en yüksek ortalamaya sahip boyut olduğu en düşük ortalamaya sahip boyutun ise normatif bağlılık algıları olduğu tespit edilmiştir. Demografik analiz sonuçlarına göre Cinsiyet değişkenine yönelik olarak erkek kabin memurlarının içsel tatmin düzeyinin kadın memurlardan yüksek olduğu tespit edilmiştir. 41-45 yaş arasında olan kabin memurlarının duygusal bağlılık düzeyi 31-35 yaş arasındaki kabin memurlarından yüksektir. Yüksek Okul mezunu kabin memurlarının dışsal tatmin ve genel tatmin algılamaları düzeyi lisans mezunlarından yüksektir. Araştırmanın sonucunda kabin ekibinin örgütsel adalet, örgütsel bağlılık algıları ile ve iş tatmini düzeylerinin arttırılmasına yönelik öneriler geliştirilmiştir.
Havayolu işletmelerinde uçuş operasyon kontrol merkezlerinin stratejik ve ekonomik etkilerinin incelenmesi : Bir uygulama örneği
Günümüzde Globalleşme ile birlikte insanların hızla teknolojik gelişmelere ayak uydurma gerekliliği ve zorunluluğu da doğmuştur. Bu hızla ilerleyen teknoloji beraberinde hızlı iletişim, anında dünyanın bir ucundan bir ucuna haberdar olmak, dolayısıyla global yaşamak olarak ele alınabilir. Bu gelişmeler çevresinde dünyanın bir ucundan diğer ucuna hızla ulaşmak için de uçak ve uçuş teknolojisi geliştirilmiştir. Bu teknoloji gerek ticari gerek keyfi gerek mecburi durumda olursa olsun insanların ihtiyacı olan bir araç haline gelmiştir. Havayolu taşımacılığı doğuşundan günümüze kadar nasıl ilerlediği, tarihçesi ve nasıl geliştiği hakkında bilgiler ilk bölümde yer almıştır. Ayrıca, hava yolu işletmesindeki ana bölümler, uluslar arası sivil havacılık örgütleri bu bölümde incelenmiştir. İkinci bölümde havacılık şirketlerinin işletilmesi şirket pazarlamasında başarı faktörleri, düşük maliyet uygulamaları ve uçuş operasyon kontrol merkezleri ve bu merkezlerin havayolu işletmeleri üzerindeki etkinlikleri incelenmiştir. Üçüncü bölümde ise örnek çalışma olarak uçuş operasyon kontrol merkezinde yapılmış olup havayolu işletmeciliğinin beyin merkezi olan Uçuş Operasyon Kontrol Merkezinin (FOCC)&Uçuş Dispeçerinin (Flight Dispatcher) havayolu işletmeciliği üzerindeki stratejik ve ekonomik etkinliğinin sonuçları incelenerek elde edilen bulgulara yer verilmişitr. Anahtar Kelimeler: Havacılık, FOCC, Flight Dispatcher
Havayolu işletmelerinde içsel pazarlama uygulamaları ve işletme rekabetçi avantajı üzerine etkisi
Havayolu işletmeciliği çok sıkı rekabetin yaşandığı bir sektör olarak öne çıkmaktadır. Sıkı rekabet içerisinde, müşteri memnuniyetinin sağlanması ve insan kaynağının elde tutulması işletmelerin başarısı ve rekabet üstünlüğü sağlaması açısından çok önemlidir. Bu yüzden çalışanlara yönelik içsel pazarlama stratejilerinin önem kazandığı görülmektedir. Bu çalışmanın amacı, içsel pazarlama uygulamaları ile işletme rekabetçi avantajı ilişkisinin incelenmesi ve çalışanların içsel pazarlama algılarının demografik özelliklerine göre farklılık gösterip göstermediğinin belirlenmesidir. Bu amaç doğrultusunda Türkiye'de faaliyet gösteren ve Türk tescilli uçaklarla ticari hava taşımacılığı yapan havayolu şirketlerinin çalışanları ile bir uygulama gerçekleştirilmiş ve çalışmaya 414 birey iştirak etmiştir. Araştırma verileri anket aracılığı ile toplanan çalışmada veriler SPSS 24.0 paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma sonucuna göre, içsel pazarlama uygulamalarının (sosyal imkânlar, hizmet içi eğitim, ödüllendirme, iletişim ve yönetim desteği) havayolu işletmelerinde rekabetçi avantajı üzerinde olumlu etkiye sahiptir. Çalışanların içsel pazarlama algıları arasında yaş, eğitim durumu ve çalışma süresine göre istatiksel olarak anlamlı farklılık bulunmamaktadır. İçsel pazarlama algısı erkek çalışanlarda kadınlardan, evli çalışanlarda da bekârlardan daha fazladır.
Ekip kaynak yönetimi yaklaşımıyla uçuş emniyeti ve kokpit uygulaması
Bu çalışmanın amacı havayolu işletmelerinde EKY uygulamalarının uçuş emniyeti açısından yerli kokpit ekibi üyeleri üzerindeki etkisinin ortaya konmasıdır. Bu amaç doğrultusunda Türkiye'de çalışan 394 yerli pilot ile anket uygulaması yapılmıştır. Veriler Sosyo-Demografik Form, Ekip Kaynak Yönetimi Ölçeği ve Emniyet Uygulamaları Ölçeği'nden oluşan anket formuyla toplanmış ve SPSS programında analiz edilmiştir. Yapılan araştırma sonucunda ekip kaynak yönetiminin emniyet uygulamaları üzerinde istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif bir etkisi olduğu görülmüştür. Ayrıca ekip kaynak yönetiminin katılımcıların yaşlarına ve toplam uçuş sürelerine göre, emniyet uygulamalarının ise katılımcıların yaşlarına göre farklılık gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır
Hava yolu bileti satan çevrim içi seyahat aracıları e-hizmet kalitesinin davranışsal niyete etkisi
Çalışmanın amacı, hava yolu bileti satan çevrim içi seyahat aracıları e-hizmet kalitesinin davranışsal niyete etkisini belirlemektir. Bu amaç doğrultusunda Türkiye'de elektronik ortamda çevrim içi hava yolu bileti alan kişilere, kolayda örnekleme tekniği ile anket (408 adet) uygulanmıştır. Anket uygulaması, 11.08.2020- 05.09.2020 tarihleri arasında yapılmıştır. Elde edilen veriler bilgisayar ortamında analiz edilmiştir. Betimleyici istatistiklerin yanı sıra regresyon analizi, t-testi ve ANOVA'dan faydalanılmıştır. Yapılan regresyon analizi sonuçlarına göre; e-hizmet kalitesinin (β:0,825) davranışsal niyeti etkilediği tespit edilmiştir. Ayrıca e-hizmet kalitesi alt boyutlarından etkinlik (β:0,440), yerine getirme (β:0,340) ve gizlilik (β:0,133) boyutlarının davranışsal niyete olumlu yönde etki ettiği; bununla birlikte, e-hizmet kalitesi boyutlarından sistem uygunluğu (β:-0,018) boyutunun ise davranışsal niyete anlamlı bir etkisinin olmadığı görülmüştür. Bu sonuçlarla, e-hizmet kalitesi etkinlik, sistem uygunluğu, yerine getirme ve gizlilik boyutlarının davranışsal niyetteki değişimin %68,6'sını açıkladığı anlaşılmaktadır. Farklılık analiz sonuçlarına göre ise demografik özelliklerden yaş, eğitim düzeyi, gelir düzeyi, seyahat alışverişi yapma sıklığı, en çok kullanılan seyahat aracısı ve seyahat sıklığının e-hizmet kalitesinin alt boyutlarında ve davranışsal niyet değişkeninde farklılaştığı görülmüştür. Araştırma bulgularına göre, çevrim içi seyahat aracılarının e-hizmet kalitesini artıran unsurlar; sitenin kullanım kolaylığı, hizmette süreklilik, ihtiyaçlara cevap verebilirlik, işlemlerdeki hız, güvenirlilik, bilgilendirme, kullanıcı bilgilerini korumadaki gizlilik politikası şeklinde sıralanabilmektedir. Anahtar Kelimeler: Hava Yolu Taşımacılığı, Hava Yolu Bileti, Çevrim İçi Seyahat Aracıları, E-Hizmet Kalitesi, Davranışsal Niyet
Türkiye'deki havayolu taşımacılığı sektöründe kurum kültürü, örgütsel bağlılık ve iş tatmini arasındaki ilişkiler üzerine bir araştırma
Çalışmanın amacı, çalışanlar tarafından benimsenen örgüt kültürünün, örgütsel bağlılığa yansımasını ve Türkiye'deki havayolu taşımacılığı sektöründe iş tatmini üzerindeki etkisini belirlemektir. Araştırmada ilk olarak örgüt kültürü, örgütsel bağlılık ve iş tatmini kavramları hakkında detaylı araştırmalar yapılmış, literatür taraması sonucunda elde edilen bilgilerle araştırmanın genel hatları oluşturulmuştur. Araştırmanın birinci bölümünde örgüt kültürü ile ilgili literatür araştırması yapılarak, örgüt ve kültür kavramları ayrı ayrı açıklanmış, örgüt kültürünün önemi, özellikleri, unsurları, etkileyen faktörler üzerinde durulmuş, örgüt kültürü üzerine ortaya atılmış farklı modeller sunulmuştur. Örgütsel bağlılığı içeren ikinci bölümde ise örgütsel bağlılık kavramı tanımlanmış; oluşumuna, önemine, karakteristik özelliklerine değinilmiştir. Ayrıca örgütsel bağlılık göstergeleri ve düzeyleri hakkında da bilgi verilmiş; örgüt kültürüyle arasındaki ilişkiden bahsedilmiştir. Üçüncü bölümde ise iş tatmini kavramı açıklanmış, bu kavramı etkileyen faktörlerden bahsedilmiştir. Bir çalışma sürecinin sonucu olarak ise iş tatmini ve tatminsizliğinin sonuçları sunulmuştur. Araştırmanın son bölümü olan dördüncü bölümde ise örgüt kültürü ve örgütsel bağlılığın, Türkiye'deki havayolu taşımacılığı sektöründe iş tatminine etkisinin ölçülmesi için; seçilen ölçekleri ve demografik etmenleri içeren bir anket uygulaması yapılmıştır. Anket, Türkiye'de havayolu taşımacılığı sektöründe aktif olarak çalışan 96 çalışana uygulanmıştır. Uygulanan anketten sonra toplanan verilerin IBM SPSS Statistics 25.0 programında değerlendirilmesi ile örgüt kültürü ve örgütsel bağlılık ile iş tatmini arasında pozitif ve anlamlı etkileri olduğu gözlemlenmiştir.
Interpretation of airline company commercials using hofstede's cultural dimensions: Examples of Turkish Airlines, Lufthansa and Sunexpress
The aim of this study is to explain Turkish Airlines, Lufthansa and SunExpress commercials on YouTube on the basis of Hofstede's Cultural Dimensions. All three airlines have different marketing strategies and approaches to social media. For this study, specifically, their YouTube channels' data and the videos gathered under four topics, safety, sport event, national oriented and international oriented, have been used to compare the airlines' given importance to their YouTube channels and to trace the cultural dimensions of Hofstede in the selected videos. Even though, the different kind of advertisements of airlines have been studied in various ways in previous studies, especially using YouTube as the main social media has never been considered in this context. That's why this study and the ones will be generated accordingly have a great possibility to shape the minds of marketing departments of the airlines. The results have shown that especially the national oriented videos tend to include cultural features of the country. While Turkish Airlines puts great effort on its YouTube channel and the diversity of the videos, Lufthansa is a little bit behind on the number of views, subscribers and the range of the video types etc. SunExpress 10 also emphasizes the cultural traces of both Turkey and Germany in the national oriented videos, however, it has been found that its being a low-cost carrier and having different priorities than two flag carries makes it not logical to compare it to other two airlines. In this direction, embracing an interdisciplinary approach in marketing including human resources, business administration, sociology and psychology is vital in this constantly changing environment.
Airline new route selection with pythagorean fuzzy ahp and WASPAS methods
Where to fly is one of the core decision problems of the airline industry. Many programs and tools are used to perform multiple route evaluations to select the optimum route. The previous studies on the subject of airline route selection have used varied methodologies to solve the problem. The airline route selection problem can be interpreted as a complex Multi Criteria Decision Making (MCDM) problem because it concerns many conflicting criteria and alternative routes contradictory and complex judgments. To cope with these difficulties, a hybrid MCDM approach is proposed in this study by using Pythagorean FAHP and Pythagorean Fuzzy WASPAS methods. A decision analysis is applied for selecting a new route between different alternative routes by evaluating them with determined criteria. Pythagorean FAHP is used for weighting criteria, and Pythagorean Fuzzy WASPAS is used for assessing alternatives. According to the literature review and the experts' opinion, the selection criteria are determined as social/economic conditions, cost, demand, and competitiveness are the main criteria where city population, income and trade, tourism potential, distance, route cost, number of economy passenger, number of business passenger, number of connecting passenger, cargo capacity, number of competitor airlines, frequency of competitor airlines and price of competitor airlines are the sub-criteria of the study. The nine airline experts asked for pairwise comparison of these criteria. The pairwise comparisons of selection criteria are made using linguistic terms. After these linguistic pairwise comparisons are transferred into Pythagorean fuzzy numbers (PFNs) to weigh each criterion's importance. The results of these comparisons show that the main criteria cost (43% weight) and demand (33% weight) impact route selection decision more than social/economic conditions (15% weight) and competitiveness (9% weight). Regarding the criteria, the alternative five routes are evaluated by the route development experts and the best route is selected with Pythagorean WASPAS. This hybrid MCDM methodology presents a feasible solution to the problem.