Theses
162 theses under this subject heading
Afet yönetimi, afet lojistiği ve insani yardım lojistiği alanında yapılan tez çalışmalarının bibliyometrik analizi
İnsanlık tarihi boyunca çok sık şekilde yaşanan, toplumu maddi ve sosyal açıdan etkileyen sorunların temelinde afet olayları yatmaktadır. Afet, meydana geldiği toplumun yaşam akışını sekteye uğratarak toplumun ilerlemesine engel olmaktadır. Meydana gelen afetlerde arzulanan, can ve mal kaybının hiç yaşanmamasıdır. Afetlerin olası etkilerini azaltabilmek amacıyla insanoğlu sürekli bir arayış ve çaba içerisindedir. Bu arayış ve çabanın en önemli unsuru afet yönetimi faaliyetleri olarak ifade edilmektedir. Ülkemizde 1999 Marmara Depreminden sonra afet yönetimi çalışmaları dinamizm kazanmıştır. Bu dönemden sonra sürekli biçimde yönetmelik, kanun ve planlar hazırlanmış, afet konusunda yapılan bilimsel çalışmalar artış göstermiştir. Herhangi bir bilim dalında meydana gelen gelişmeleri ortaya çıkarmanın en iyi yolu da ilgili bilim dalı alanında yapılan çalışmaları incelemektir Yapılan çalışmaların incelenmesi ilgili alandaki eğilimlerin ve eksik kısımların ortaya çıkarılmasında yol gösterici niteliktedir. Bu nedenle bu araştırmanın amacı Türkiye'de afet yönetimi, afet lojistiği ve insani yardım lojistiği alanında yazılmış olan tezleri çeşitli parametreler açısından inceleyerek tezlerin bibliyometrik özelliklerini belirlemektir. Araştırmanın kapsamını YÖK'ün Ulusal Tez Merkezinden elde edilen afet yönetimi, afet lojistiği ve insani yardım lojistiği alanında yazılmış 332 tez oluşturmaktadır. Bu tezler vasıtasıyla elde edilen veriler bibliyometri yöntemi kullanılarak sayısallaştırılmıştır. Yapılan analiz neticesinde en çok tezin afet yönetimi konusunda ve afet süreci alt başlığında yazıldığı, tezlerin en çok 2019 yılında tamamlandığı, tezlerin büyük bir kısmının Türkçe ve yüksek lisans tezi olduğu, en fazla tez yazılan üniversitenin İstanbul Teknik Üniversitesi, en çok kullanılan yöntemin doküman analizi ve en çok tercih edilen analiz yönteminin diğer sayısal analiz ve modelleme olduğu görülmüştür.
Uluslararası ticaret ve lojistik ile uluslararası ticaret ve lojistik yönetimi ana bilim dallarında yazılan tezlerin incelenmesi
Küreselleşmenin beraberinde getirdiği hızlı teknolojik ilerleme ile beraber uluslararası ticarette gelişmeler yaşanmış ve bu durum ülkeler arasında rekabet ortamının artmasına yol açmıştır. Rekabet avantajı elde etmek isteyen işletmeler ticarete konu malları hızlı ve güvenilir şekilde teslim edebilmek için lojistik sektörüne ihtiyaç duymaktadır. Uluslararası ticaretin lojistik faaliyetlerin güçlenmesine katkı sağlaması, lojistik faaliyetlerin de uluslararası ticaret işlemlerini kolaylaştırması bakımından uluslararası ticaret ve lojistik arasında güçlü bir bağ olduğundan söz edilebilmektedir. Geçmişe nazaran daha karmaşık ve kapsamlı bir yapı barındıran bu sektör, çalışan bireylerin de nitelikli olmasını gerektirmektedir. Lisans eğitiminin bir üst basamağı olan lisansüstü eğitimde hem lisans eğitiminde edinilen bilgi ve beceriler geliştirilmekte hem de yeni bilgi ve beceriler kazandırılmaktadır. Bu durum herhangi bir bilim alanında uzmanlaşabilmek ve yetkinleşebilmek adına lisansüstüne verilen önemi artırmaktadır. Lisansüstünde verilen eğitimin yanında burada yazılan tezler de bir bilim dalında meydana gelen gelişmelerin ortaya çıkarılmasında önemli rol oynamaktadır. Bu sebeple bu araştırmanın amacı Türkiye'de Uluslararası Ticaret ve Lojistik ile Uluslararası Ticaret ve Lojistik Yönetimi Ana Bilim Dallarında yazılmış lisansüstü tezleri içerik analizi yöntemiyle inceleyerek, bu tezlerle ilgili genel bir profil ortaya koymaktır. Araştırmanın kapsamını YÖK'ün Ulusal Tez Merkezinden elde edilen Uluslararası Ticaret ve Lojistik ile Uluslararası Ticaret ve Lojistik Yönetimi Ana Bilim Dallarında yazılan 380 tez oluşturmaktadır. Bu tezler aracılığıyla elde edilen veriler içerik analizi yöntemi ile sayısallaştırılmıştır. Bulgular frekans tablolarında sıklık ve yüzde değerleri ile yüksek lisans ve doktora durumu ayrımı yapılarak sunulmuştur. Yapılan analiz sonucunda en çok tezin Maltepe Üniversitesinde yazıldığı, tezlerin en fazla 2019 yılında tamamlandığı, tezlerin yoğun olarak yüksek lisans programlarında, Türkçe dilinde, lojistik ana konu başlığında, vakıf üniversitelerinde, nicel yöntemler kullanılarak yazıldığı, örneklem olarak en çok işletme ve veri setinin tercih edildiği, veri toplama yöntemi olarak çoğunlukla anket yöntemine başvurulduğu ve analiz yönteminde sırasıyla frekans, korelasyon ve faktör analizinin uygulandığı tespit edilmiştir.
Nöropazarlama alanında yapılan tez çalışmalarının bibliyometrik analizi(2012-2022)
Tüketici davranışları hakkındaki bilimsel araştırmalar için kullanılan nöropazarlama geleneksel tekniklere alternatif arayan bir yöntemdir. Araştırmanın amacı nöropazarlama konusunun alan yazındaki yeri ve Türkiye'de nöropazarlama alanında yazılmış olan tezlerin bibliyometrik analiz ile incelenerek üniversitelerde nöropazarlama alanında yapılan çalışmalarda mevcut durumun ortaya konulmasıdır. Bu amaçla ülkemizde konu ile ilgili yazılan 134 adet tez çalışması incelenmiştir. Elde edilen veriler bibliyometrik inceleme ile sayısallaştırılmıştır. Yapılan analiz neticesinde nöropazarlama alanında yazılan tezlerin en çok 2019 yılında tamamlandığı, bu alana ilginin yıllara göre giderek azaldığı, tezlerin büyük bir kısmının Türkçe ve yüksek lisans tezi olduğu, en fazla tez yazılan üniversitenin Üsküdar Üniversitesi, en çok kullanılan yöntemin EEG ve Eye tracking yöntemi olduğu görülmüştür.
Eğitim yönetimi ve denetimi alanında yapılmış lisans üstü tez çalışmalarının liderlik teması açısından incelenmesi
Eğitim yönetimi ve denetimi alanı ülkemizde son yıllarda oldukça artan bir ilgi görmektedir. Bu ilgi ile birlikte alanda çok sayıda yüksek lisans programı açılmış ve yapılan yüksek lisans çalışmalarında ciddi bir artış meydana gelmiştir. Bu artıştan eğitim yönetimi ve denetimi alanında liderlik çalışmaları da nasibini almıştır. Liderlik konulu çalışmalar hatırı sayılır bir noktaya ulaşmıştır. Bu çalışma bu liderlik araştırmaları ile ilgilenmektedir. Bu araştırma eğitim yönetimi ve denetimi alanında yapılmış yüksek lisans tez çalışmalarının liderlik tematiği açısından bir incelemesini sunmaktadır. Bu bağlamda bu çalışmaların metodolojik, ve teorik analizi yapılmaktadır. Ayrıca bu çalışmaların liderlik yönelimleri ve sonuçları ele alınmaktadır. Erişime açık 34 adet yüksek lisans tezini nicel olarak inceleyen bu çalışma betimleyici bir çalışmadır. Araştırma sonuçlarına göre, tezler genellikle dönüşümcü liderlik tipini incelemektedir. Tezler yüksek bir oranla (%88.2) hipotezlerini onaylayan sonuçlar bulmuşlardır. Bununla birlikte hiç bir çalışma eleştirel bir bakış açısı geliştirememişlerdir. Tezler çoğunlukla nicel araştırma modellerini kullanmışlardır. Tezlerin örneklem büyüklükleri yeterli olarak saptanmıştır. Araştırma sonucunda alanın nitel araştırmalara ihtiyacı olduğu önerilmektedir. Eğitim sosyal ve kültürel bir alan olmasından hareketle sosyal ve kültürel metotlar ile yeni araştırmalara ihtiyaç vardır. Nitel araştırmalar alana dair bilgimizin derinliğini artırma ve alanın özerkliğini artırma potansiyeli taşımaktadırlar.
Mobil öğrenmenin akademik başarıya etkisi üzerine yapılan deneysel çalışmaların karşılaştırılması
Geçmişten günümüze kadar mobil öğrenme alanında sürekli gelişmelerin olduğu dikkat çekmektedir. Bu çalışma mobil öğrenme alanında yapılan deneysel çalışmalara ait verileri farklı açılardan karşılaştırmayı ve elde edilen sonuçlara göre mobil öğrenmenin akademik başarı üzerindeki etkisine göre yeni çalışmalara zemin oluşturmayı amaçlamaktadır. 2005-2016 yılları arasındaki 12 yıllık süreçte mobil öğrenme alanında uygulanan deneysel çalışmalar bu tez kapsamında incelenmiş ve sonuçları karşılaştırılmıştır. Çalışmada "Tarama Yöntemi" kullanılmış ve bu yöntemle çalışma kapsamına dahil edilen veri tabanları ayrıntılı olarak incelenmiştir. Mobil öğrenme alanında ulaşılan 381 adet çalışma deneysel olup olmaması açısından incelenmiş ve sadece deneysel olan 73 adet çalışmaya ait veriler kullanılmıştır.Veriler ortak özelliklerine göre 3 ayrı tabloda gruplandırılmış ve SPSS 22.0 Programı ile birçok farklı analiz yapılmıştır. Çalışmalar yapıldıkları yıllara göre incelendiğinde deney grubuna yapılan mobil öğrenme sonucunda akademik başarıdaki artışın anlamlı düzeyde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Yerli ve yabancı literatürdeki yayınlarla yapılan analizler sonucunda yerli literatür için anlamlı farklılık bulunmazken yabancı literatürde yapılan çalışmalar için anlamlı farklılık bulunmuştur. Deneysel çalışma türlerine göre yüksek lisans tezleri için anlamlı farklılık bulunmazken, doktora tezleri, makale ve bildiriler için mobil öğrenmenin akademik başarıya etkisi anlamlı düzeyde bulunmuştur. Çalışma türleri üzerinde ön test-son test uygulanarak yapılan deneysel çalışmalar sonucunda ise doktora tezleri, makale ve bildiriler için anlamlı farklılık bulunurken, yüksek lisans tezleri için anlamlı farklılık bulunamamıştır. Tek gruba yapılan deneysel çalışma türündeki çalışmalarda ise anlamlı farklılık bulunmuştur. Son olarak yerli ve yabancı literatürde yapılan çalışmalardan ön test- son test uygulanan deneysel çalışmalara ait sonuçlarda yerli literatür için p değeri hesaplanamadığından farkın anlamlı olup olmadığıyla ilgili yorum yapılamazken, yabancı literatürdeki çalışmalar için anlamlı farklılık bulunmuştur.
Türkiye'de 2006-2017 yılları arasında kimya öğretmen eğitimi alanında yayınlanmış yüksek lisans ve doktora tezlerinin içerik analizi
Bu çalışmanın amacı Türkiye'de 2006-2017 yılları arasında kimya öğretmen eğitimi alanında yayınlanmış olan yüksek lisans ve doktora tezlerinin içerik analizini gerçekleştirmektir. Gazi Üniversitesi, Dokuz Eylül Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi, Atatürk Üniversitesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Marmara Üniversitesi, Balıkesir Üniversitesi, Karadeniz Teknik Üniversitesi, Selçuk Üniversitesi ve Boğaziçi Üniversitesi'nde tamamlanmış 36 yüksek lisans ve 30 doktora tez çalışması belirlenen değişkenler kullanılarak içerik analizine tabi tutulmuştur. Değişkenler arasında yazarın cinsiyeti, çalışılan kimya konusu, kavramsal çerçeve, örneklem türü ve büyüklüğü, araştırma yöntemi ve türü, veri toplama araçları ve analiz yöntemi, geçerlik ve güvenirlik çalışmaları yer almaktadır. Araştırma sonuçlarına göre kadın araştırmacılar, hem yüksek lisans hem de doktora tez çalışmalarına erkek araştırmacılara oranla daha fazla katkı sağlamışlardır. Kimya öğretmen adayları yüksek lisans ve doktora tezlerinde en fazla çalışılan örneklem grubu olmuştur. Bunun yanında yüksek lisans tezlerinde daha çok nicel araştırma yöntemleri, doktora tezlerinde ise nitel araştırma yöntemleri tercih edilmiştir. Kimya öğretmen eğitimi alanında çalışılan yüksek lisans ve doktora tezlerinde en fazla kullanılan nicel veri toplama araçları ölçekler olurken, veri analiz yöntemi olarak en fazla t-testi kullanılmıştır. Yüksek lisans tezlerinde en fazla kullanılan nitel veri toplama aracı görüşmeler, veri analiz yöntemi ise betimsel analiz olarak tespit edilmiştir. Doktora tezlerinde ise nitel veriler sıklıkla görüşmeler yardımıyla toplanmış ve analiz yöntemi olarak en fazla içerik analizi tercih edilmiştir. Çalışmanın bulguları alanyazın ışığında tartışılmış ve bazı önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Sözcükler: Kimya öğretmen eğitimi, yüksek lisans tezi, doktora tezi, içerik analiz
2008-2014 yılları arası sosyal bilgiler öğretimi alanında yapılan yüksek lisans tez çalışmalarının incelenmesi
Bu araştırmanın amacı 2008 - 2014 yılları arasında sosyal bilgiler eğitimi alanında yazılan yüksek lisans tezlerinin konu alanı ve metodolojik olarak eğilimlerinin tespit edilmesidir. Araştırma doküman incelemesi şeklinde gerçekleştirilmiştir. Yüksek Öğretim Kurulu Dokümantasyon, Yayın ve Daire Başkanlığı'na ait veri tabanında bulunan, 2008 - 2014 yılları arasında sosyal bilgiler eğitimi alanında yazılmış bütün tezler araştırmanın çalışma grubunu oluşturmaktadır. Örnekleme yöntemine gidilmeyerek ilgili yıllar arasında yazılan tezlerin 15.07.2015 tarihinde izinli olan toplam 423 tanesine ulaşılmıştır. Verilerin çözümlenmesi betimsel analiz yöntemine uygun olarak analiz edilmiştir. Buna göre; 423 tez konularına göre kategorilere ayrılmıştır. Daha sonra tezlerde kullanılan yöntem, örneklem grubu, örnekleme seçme yöntemi, örneklem büyüklüğü, veri toplama araçları, analizde kullanılan istatistiksel ve nitel veri analiz yöntemleri ile araştırmanın geçerlilik ve güvenirlilik çalışmalarına göre yüzde frekans durumları çıkarılarak bulgular elde edilmiştir. Araştırmanın sonucunda, en fazla çalışılan konu alanının öğretim, strateji, yöntem ve teknikleri olduğu, tarama deseninin en çok kullanılan araştırma deseni olduğu, ortaokul öğrencilerinin üzerinde en fazla çalışılan örnekleme grubu olduğu, en çok tesadüfi örnekleme yönteminin kullanıldığı, tezlerde veri toplama aracı olarak en fazla anket kullanıldığı, geçerliği sağlamak amacıyla daha çok uzman görüşüne başvurulduğu, güvenirliği sağlamak amacıyla da Cronbach Alpha değerinin hesaplandığı ve son olarak da betimsel istatistikler ile t testinin kullanıldığı bulgularına ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Sosyal Bilgiler, Yüksek Lisans Tezi, Yöntem, Doküman İncelemesi
Türkiye'de eğitim yönetimi alanında yazılan lisansüstü tezlerin metodolojik incelemesi
Bu araştırmada, Türkiye'de Eğitim Yönetimi Alanında 2010-2016 yılları arasında yazılan lisansüstü (yüksek lisans ve doktora) tezleri metodolojik olarak incelemek ve eğitim yönetimi alanın geleceğine metodoloji (yöntem bilim) ile ilgili önemli katkılar sağlamak amaçlanmıştır. Araştırma, nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi modelinde tasarlanmıştır. Araştırmanın evrenini 2010-2016 yılları arasında, eğitim yönetimi alanında yayınlanmış 152 doktora, 990 yüksek lisan tezi olmak üzere toplam 1142 adet tezin tamamı örnekleme dâhil edilmiştir. Araştırmanın verileri, doküman incelemesi yöntemi ile elde edilmiş olup veri toplama aracı olarak danışman ve araştırmacı tarafından geliştirilen ve on bir (11) maddeden oluşan"Akademik Yayın Değerlendirme Formu" kullanılmıştır. Araştırma sonucu ulaşılan tüm veriler, içerik analizi yöntemi ile çözümlenmiştir. En fazla doktora tezinin 2011 yılında, en fazla yüksek lisans tezinin ise 2010 yılında yazıldığı; en fazla doktora tezi yazılan üniversitelerin sırasıyla Gazi, Marmara, Hacettepe, Osmangazi ve Atatürk Üniversiteleri, en fazla yüksek lisans tezi yazılan üniversitelerin ise sırasıyla Gazi, Marmara, Uşak, Erciyes ve Dokuz Eylül Üniversitesi olduğu; lisansüstü tezlerin yıllara göre artış ya da azalmalarında düzensizlik olduğu; 2010-2016 yılları arasında 58 üniversitenin tamamında (n=58,%100) yüksek lisans tezi üretildiği ancak 58 üniversiteden %69'unda (n=40) doktora tezi üretilmediği; her iki tez türünde de (doktora ve yüksek lisans) nicel yöntemlerin nitel ve karma yöntemlere göre daha yoğun kullanıldığı saptanmıştır. Lisansüstü tezlerde araştırma deseni olarak en fazla "Tarama", "İlişkisel" ve "Durum" desenlerinin kullanıldığı, çoklu araştırma desenlerinin doktora tezlerinde sıklıkla kullanıldığı, "Tabakalı", "Basit-Tesadüfi" ve "Küme" örneklem yöntemlerinin sıklıkla kullanıldığı, örneklem yöntemi belirtilmemiş olan tezlerin neredeyse tamamının yüksek lisans tezleri olduğu ve bu tezlerin %92.9'unun (n=26) nitel, %7.1'inin (n=2) nicel yöntemle üretilmiş tezler olduğu saptanmıştır. 2010-2016 yılları arasında üretilen 1142 tezde en fazla kullanılan örneklem kitlesini "Öğretmen/Akademisyen" (n=569,%49.9) olduğu, örneklem kitlesi kullanılan tez sayısının oldukça düşük olduğu, karma yöntem kullanılarak yazılan tezlerin örneklem büyüklüğü ortalamasının ( =610,37), nicel ( =428,30) ve nitel ( =42,96) yöntem kullanılarak yazılan tezlere göre oldukça yüksek olduğu, veri toplama yöntemi olarak lisansüstü tezlerde en fazla "Alan Araştırması", "Gözlem" ve "Doküman Analizi" nin kullanıldığı, çoklu veri toplama yöntemi kullanımını oldukça az olduğu, veri toplama aracı olarak lisansüstü tezlerde en fazla "Ölçek", "Anket" ve "Görüşme Formu" kullanıldığı, veri toplama aracı belirtilmeyen tezlerin neredeyse tamamının yüksek tezi olduğu saptanmıştır. Lisansüstü tezlerde geçerlilik yöntemi olarak en fazla "Faktör Analizi", "Uzman Görüşü" ve "Pilot Uygulamanın" kullanıldığı, Geçerlilik yöntemi kullanılmayan 40 tezin %92.5'inin (n=37) yüksek lisans, %7.5'inin (n=3) doktora tezi olduğu, çoklu geçerlilik yöntemlerinin tamamının yüksek lisans tezlerinde kullanıldığı; güvenirlik yöntemi olarak tüm yıllarda en fazla "Cronbach Alpha" nın (n=907,%79.4) kullanıldığı, çoklu güvenirlik yöntemi kullanımının oldukça düşük olduğu, güvenirlik yöntemi belirtilmemiş 194 tezin yaklaşık %95'inin (n=189) nitel, %2.5'inin (n=4) nicel ve %2.5'inin (n=4) karma yöntemle üretilmiş tezler olduğu tespit edilmiştir. 2010-2016 yılları arasında üretilen 1142 tezde çoklu istatistiki yöntem kullanımı oldukça fazla olup istatistiki yöntem olarak en fazla "Betimsel+Varyans Analizi" yöntemleri (n=415,%36.3) kullanılmıştır. İstatistiki yöntem kullanımı belirtilmemiş 193 tezin %97.4'ü (n=188) nitel, %2.7'si (n=4) nicel, % 0.5'i (n=1) karma yöntem ile üretilmiş çalışmalardır. "Regresyon", "Path Analizi", "Meta Analiz" ve "Kümeleme" yöntemi kullanımının oldukça düşük olduğu elde edilen bulgulardandır. Bu araştırma, eğitim yönetimi alanında üretilen lisansüstü tezlerin metodolojik olarak eğilimleri ortaya çıkarmanın yanı sıra lisansüstü tezlerde metodolojik olar bir takım sorunların var olduğunu göstermiştir. Lisansüstü tezlerin ileri düzeyde ve derinlemesine bilgi verme kapasitesine sahip araştırma desenlerine yer verilmediği, örneklem tipi, örnekleme yöntemi, örneklem sayısı gibi önemli bilgilerin sunumunda eksiklikler olduğu, geçerlilik ve güvenilirliğe ilişkin çalışmalara gerekli özenin gösterilmediği ve tezlerde kullanılan istatistiksel analiz yöntemlerinde oldukça dar bir çeşitlilik olduğu gözlenmiştir. Araştırmanın, eğitim yönetimi alanında üretilen tezlerin metodolojik olarak eğilimlerine ilişkin genel bir bakış açısı sağlaması, alanın geleceğine ve daha sonraki yıllarda eğitim yönetimi alanında yapılacak olan tez çalışmalarına metodolojik açıdan ışık tutacağı düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Eğitim Yönetimi, Metodoloji, Yöntem, Yöntembilim
Eleştirel okuma tasviri bibliyografyası
Çalışmada 1989-2017 yılları arasında Türkiye'de eleştirel okuma ile ilgili yapılmış olan tez, makale ve kitap çalışmaları incelenmiştir. Tasviri bibliyografya ile bu alanda çalışma yapmak isteyen kişilere, bilgilere ulaşma ve zaman açısından kolaylık sağlayacağı düşünülmektedir. Çalışmada betimsel tarama yöntemi kullanılmıştır. Literatür taraması sonucunda 30 tane makale, 24 tane tez ve 5 tane kitaba ulaşılmıştır. Ulaşılan çalışmalar künye, amaç, yöntem, sonuç ve anahtar kelimeler şeklinde ele alınarak incelenmiştir. İncelenen bazı çalışmalarda daha detaylı bilgiler verebilmek için alıntılar yapılmıştır. Çalışmada incelenen eserler, eleştirel okuma konusunda ülkemizde yeterli sayıda çalışma yapılmadığı, gelişen dünya şartlarında eleştirel okumanın gerekliliğinden dolayı bu alanla ilgili daha fazla çalışma yapılması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Eleştirel Okuma, Tasviri Bibliyografya, Bibliyometri.
Örgütsel performans yönetimi ile ilgili Türkiye'de yapılmış çalışmaların incelenmesi
Bu çalışma; 2001-2018 yılları arasında örgütsel performans yönetimine yönelik olarak yapılmış akademik çalışmaların incelenmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Amaç doğrultusunda Yüksek Öğretim Kurulu tez veri tabanından performans yönetimine yönelik tezler bilgisayara kaydedilmiştir. Konu ile ilgili bilimsel makaleler, ULAKBİM makale veri tabanından ve Google akademik web sitesinden taranarak bilgisayara kaydedilmiştir. Ardından ulaşılan çalışmalar oluşturulan kodlama formuna göre, kodlanmış ve içerik analizine tabi tutulmuştur. Analiz sonucunda; Türkiye'de 2001-2018 yılları arasında örgütsel performans yönetimine dair 98 lisansüstü tez ve 26 bilimsel makalenin yapıldığı saptanmıştır. 2013 ve 2014 yıllarında yapılan çalışmaların diğer yıllardan daha fazla olduğu, en fazla lisansüstü tezin Sakarya ve Marmara üniversitelerinde yapıldığı,14 farklı anabilim dalında örgütsel performans yönetiminin çalışıldığı, en fazla çalışılan enstitünün ise Sosyal Bilimler Enstitüsü olduğu saptanmıştır. Lisansüstü tezleri en çok Prof. Dr. ünvanlı danışmanların yönettiği ve veri toplama aracı olarak en fazla belgesel tarama yöntemini tercih edildiği saptanmıştır. Ölçek veya anket yöntemiyle verilerini toplayan çalışmalarda en fazla özel sektör çalışanları, eğitim çalışanları ve kamu çalışanlarının evren ve örneklem olarak tercih edildiği, en fazla tercih edilen örnekleme tekniğinin tesadüfi örnekleme tekniği olduğu, veri toplama yöntemi olarak hazır ölçeklerin yoğunlukla tercih edildiği ve incelenen çalışmalarda geçerlik ve güvenirlik çalışmalarına yeterince yer verilmediği belirlenmiştir.
Öğretmen tükenmişliği üzerine yazılan lisansüstü tezlerin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı, Türkiye'de öğretmen tükenmişliği üzerine yazılan lisansüstü tez çalışmalarının metodolojik olarak incelenmesidir. Araştırma kapsamında Türkiye'de 2010-2019 yılları arasında öğretmen tükenmişliği ile ilgili yazılan lisansüstü tezlerde; tezlerin türü, üniversitelere ve yıllara göre dağılımı, metodolojik açıdan kullanılan yöntem, desen, geçerlik ve güvenirlik, örneklem türü ve örneklem belirleme yöntemi ve veri analizi teknikleri nelerdir sorularına yanıt aranmıştır. Araştırmada, konu ile ilgili olarak 2010-2019 yılları arasında 160 yüksek lisans ve 4 doktora tezi yazıldığı tespit edilmiştir. En çok tezin 44 tez ile 2019 yılında yazıldığı görülmüştür. Genel olarak konu ile ilgili yazılan 109 tezde yöntem belirtilmemiş, geri kalan 55 tezin 43'ünde nicel yöntem kullanılmıştır. Öğretmen tükenmişliği ile ilgili tezlerde en çok ilişkisel ve betimsel desen kullanılarak, basit tesadüfi örneklem seçim yöntemi tercih edilmiştir. Yine konuya yönelik olarak alanda yazılan tezlerde en çok kullanılan veri analiz yönteminin korelasyon analizi olduğu görülmüştür.
A diachronic and gender-based analysis of Turkish MA theses: The use of metadiscourse markers
Metadiscourse has been particularly valuable in written discourse as they help organizing and producing persuasive texts with textual and interpersonal functions. This study aims to reveal how the authors of Turkish master's theses construct metadiscourse in the conclusion sections and how these rhetorical devices are manifested from gender-based and diachronic perspectives. To this end, the corpus of this study is comprised of a total of 80 conclusion sections of Turkish master's theses in social science and humanities published in 2004 and 2019. Hyland's (2005) Interpersonal Model of Metadiscourse was used as the analytical framework. Frequency analysis and Log-likelihood analysis were carried out to disclose the metadiscourse use in the corpus. Results revealed that metadiscourse categories have similar distributional patterns both across gender and across years of publication. Specifically, the authors employed more transitions, frame markers, code-glosses and less metadiscoursal evidentials and endophoric markers to guide the readers through the text. In regard to the use of interactional categories, both female and male authors used more boosters, hedges, attitude markers to interact with their readers and less engagement markers and self-mentions. In addition, interactional devices accounted for a greater proportion of metadiscourse resources in master's theses' conclusions and also in corpora of both genders and years of publication. Comparative analysis revealed that there is no statistically significant difference between the corpus of female and male authors in regard to the overall use of metadiscourse markers. All these similarities can be ascribed to the evaluative, interpretative, interpersonal and subjective nature of social science and humanities and the master's theses conclusions as an educational genre in which the authors need metadiscourse to persuade their readers about the results of their studies. On the other hand, the use of metadiscourse markers increased significantly in 2019, and also both in corpus of female and male authors. This difference may prove to be the evolutionary nature of academic genre and increasing awareness of discourse communities regarding the essential use of metadiscourse markers in master's theses conclusions for more persuasive, more reader-friendly and more coherent texts.
Türkiye'de ilköğretim matematik alanında matematiksel modelleme ile ilgili yapılan lisansüstü tezlerin incelenmesi
Bu çalışmada Türkiye'de ilköğretim matematik eğitimi alanında matematiksel modelleme ile ilgili yapılan lisansüstü tezlerin incelenmesini amaçlanmıştır. Araştırmaya 2000-2020 yılları arasında yayınlanmış Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK) Tez Merkezi'nde tam metnine ulaşılabilen ilköğretim matematik eğitimi alanında 45 yüksek lisans ve 16 doktora tezi dahil edilmiştir. Çalışmada veri toplama aracı olarak sınıflandırma formu kullanılmıştır ve uzman görüşü ile gerekli değişiklikler ve eklemeler yapılmıştır. Bu form ile çalışmanın genel yönelimlerinin neler olduğu, çalışmalarda bulunan sonuçlara göre dağılımı, model oluşturma etkinliklerinin (MOE) sınıf düzeyleri ve öğrenme alanına göre sınıflandırılması şeklinde incelenmiştir. Doküman analizi olan bu çalışmada içerik analizi ile veriler analiz edilmiştir. Tezlerin bulgularından elde edilen model oluşturma etkinlikleri, öğrenme alanları ve sınıf seviyelerine göre kategorileştirilmiştir. Sonuçlar detaylı olarak sınıflandırıldığında model oluşturma etkinliklerinin matematik eğitiminde daha çok yer alması gerektiği bulgusuna ulaşılmıştır. Bunun yanında çalışmalarda matematiksel modellemenin; dersi zevkli ve eğlenceli hale getirdiği, üst düzey ve üst bilişsel becerileri geliştirdiği, akademik başarıyı ve tutumu olumlu yönde etkilediği, kavramların daha anlamlı öğrenildiği, günlük hayat ile ilişkilendirmenin kolay olduğu ve işbirlikli bir öğrenme ortamı sağladığı şeklinde olumlu sonuçlar ortaya çıkardığı görülmüştür. Öte yandan çalışmalarda ortaya çıkan MOE kullanımına ilişkin olumsuz sonuçlar arasında problemlerin uzun ve karmaşık olması nedeniyle zor olduğu ve derste zaman alıcı bir uygulama olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Araştırma sonucu 307 MOE incelenmiş olup her bir problemin içerdiği kazanımlar ve öğrenme alanları sınıf düzeylerine göre gruplandırılarak tablo haline getirilmiştir.
Türkiye'de yayınlanan ortaokul matematik eğitimindeki kavram yanılgıları çalışmalarının incelenmesi
Bu çalışmada ortaokul seviyesinde 2009-2019 yılları arasında kavram yanılgıları ile ilgili yapılan çalışmaların betimsel içerik analizi yapılarak incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmaların incelenebilmesi için öncelikle kavram yanılgıları ile ilgili literatür taraması yapılmış ve geçmişte araştırmacılar tarafından yapılan çalışmalar incelenmiştir. Literatür taraması sonucunda 21 makale, 42 yüksek lisans tezi ve 1 doktora tezi araştırma için uygun görülmüştür. Araştırmada ulaşılan çalışmalar, literatürden yararlanılarak ve uzman görüş alınarak geliştirilen bir çalışma sınıflandırma formu ile analizleri yapılarak sınıflandırılmıştır. Çalışma sınıflandırma formunda çalışmanın adı, türü, yılı, yazarları, yayımlandığı kaynak, ilişkili olduğu öğrenme alanı, konusu, örneklem ve örneklem büyüklüğü, araştırma yöntemi, veri toplama araçları ve veri analiz yöntemi kategorileri bulunmaktadır. Belirtilen analizlere ek olarak çalışmalarda belirlenen kavram yanılgıları, Milli Eğitim Bakanlığı Matematik Dersi Öğretim Programı'nda (2018) yer alan öğrenme alanlarına ve sınıf düzeylerine göre sınıflandırılarak sunulmuştur. Yapılan analizler sonucunda 5. sınıf seviyesinde yalnızca sayılar ve işlemler ile geometri ve ölçme öğrenme alanlarına ilişkin, 6. sınıf seviyesinde sayılar ve işlemler, cebir, geometri ve ölçme öğrenme alanlarına ilişkin, 7. sınıf seviyesinde sayılar ve işlemler, cebir, geometri ve ölçme, veri işleme öğrenme alanlarına ilişkin, 8. sınıf seviyesinde sayılar ve işlemler, cebir, geometri ve ölçme ve olasılık öğrenme alanlarına ilişkin çalışmaların yapıldığı gözlenmiştir. Elde edilen kavram yanılgıları araştırmada detaylı olarak verilmiştir.
Argümantasyon yöntemi ve doğrudan-yansıtıcı yaklaşımın bilimin doğası anlayışına etkisi: Bir meta-analiz çalışması
Bilimin doğası anlayışı üzerine yapılan çalışmaların son yıllarda artmasıyla beraber bilimsel bilgiye ulaşmanın doğru yolları öğrencilere ve öğretmen adaylarına aktarılmaya çalışılmaktadır. Çalışmalar son yıllarda her ne kadar artmış olsa da örneklemlerin küçük olması bu çalışmaların genellenebilirliklerinin düşük olmasına sebebiyet vermektedir. Bu çalışmada argümantasyon yöntemi ile doğrudan-yansıtıcı yaklaşımın öğrencilerin ve öğretmen adaylarının bilimin doğası anlayışları üzerine etkisinin meta-analiz ile incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmaya 2006-2019 yılları arasında yapılan deneysel ve yarı deneysel desenler içeren ulusal 13 yüksek lisans ve 4 doktora tez çalışması dahil edilmiş ve bu çalışmalar Yükseköğretim Kurulu Ulusal Tez Merkezinden ilgili anahtar kelimeler yoluyla taranmıştır. Taranan tezlerdeki nicel veriler meta-analiz kullanılarak değerlendirilmiş ve çalışmaların etki büyüklükleri ile genel etki büyüklüğü CMA (Comprehensive Meta-Analysis) programı kullanılarak genel bir görüş ortaya çıkarmak için hesaplanmıştır. Bu sayede argümantasyon yönteminin ve doğrudan-yansıtıcı yaklaşımın bilimin doğası anlayışlarına etkisi bütüncül bir bakış açısıyla incelenerek daha isabetli ve genellenebilir sonuçlara varılmaya çalışılmıştır. Araştırmanın sonununda argümantasyon yönteminin bilimin doğası anlayışı üzerinde diğer yöntemlere göre çok geniş düzeyde, doğrudan-yansıtıcı yaklaşımın ise küçük düzeyde etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Evaluation of the use of content analysis in graduate theses
Qualitative content analysis has started to be used more in the recent years, especially in the last decade. This trend exists in Turkey as well. It can be said the method was founded in 1952 by Berelson, when his book Content Analysis in Communication Research was published. In this book, Berelson defined content analysis as a quantitative research technique. Criticisms arose shortly after, with Kracauer being the first critique. In the same year, Kracauer (1952) published an article titled The Challenge of Qualitative Content Analysis, in which he rejected content analysis being labeled as quantitative, and declared that the method, in fact, is a qualitative technique. The debate about if content analysis is quantitative or qualitative has been going on about since then, and content analysis has been studied methodologically as well as being used as a research technique. The motivation of this study is to identify the process and characteristics of qualitative content analysis. The aims of this study are, first, to contribute to the methodology literature in Turkey and, second, to explain how the technique is conducted and, if there is any, to overcome the misunderstandings about it. In this study, qualitative content analysis is used as the research technique. First, with literature review, it is aimed to understand the background of content analysis, where it is used, and how qualitative content analysis is conducted. With qualitative content analysis, it is aimed to identify the characteristics of the technique. For this aim, Master's and PhD theses which are written in Turkey and used qualitative content analysis in their studies are analyzed. The theses are selected from Council of Higher Education's online Thesis Center through consecutive unit type purposive sampling. There are 27 Master's and 15 PhD theses in the sample. After conducting qualitative content analysis on the sample, it is found that there is confusion about how to conduct qualitative content analysis. To overcome this confusion, some pathways are offered about conducting qualitative content analysis for researchers to reveal the difficulties related with the technique.
Türkiye'de halk oyunları olgusuna akademik bakış: Lisansüstü tez çalışmalarının içerik analizi
"Türkiye'de Halk Oyunları Olgusuna Akademik Bakış: Lisansüstü Tez Çalışmalarının İçerik Analizi" adlı araştırma çalışmasında, 1998-2018 yılları arasında, Türk halk oyunlarını konu alan, Yüksek Öğretim Kurulu Başkanlığı Ulusal Tez Merkezi Sistemi'nde (https://tez.yok.gov.tr) bulunan, daha önceden belirlenen anahtar kelimeler ile tespit edilen lisansüstü tez çalışmaları incelenmiştir. Bu araştırma çalışmasında, Türk halk oyunlarını konu alan lisansüstü tez çalışmalarının, araştırma konularına göre yönelimleri tespit edilmiştir. Bu sayede ileride yapılacak araştırma çalışmalarına yön vermek ve kolaylık sağlamak amaçlanmıştır. Bu amacın yanında, lisansüstü tez çalışmalarının tasnifini yaparak bilgi ve veri karmaşasından kurtaracağı söylenebilir. Birinci bölümde, araştırma yöntemi olan içerik analizinde kullanılacak kodların ve temaların anlamları geniş bir literatür taraması ile araştırılmış ve bu araştırma çalışmasındaki terminolojik anlamları ve amaçları aktarılmıştır. İkinci bölümde araştırma çalışmasına dahil edilen 185 adet lisansüstü tez çalışması incelenerek içerik analizi uygulaması yapılmıştır. Her tez için künyeler oluşturularak tez numarası, yazarı, yılı, tez türü, tez çalışmasının adı, tez çalışmasının yapıldığı üniversite, tez çalışmasının yapıldığı enstitü, araştırma çalışmasında belirlenen ve ilgili oldukları kodları ve temaları aktarılmıştır. Her tez çalışmasının içerikleri bölümler halinde betimlenmiştir. Üçüncü bölümde araştırma çalışmasının problemleri hakkında elde edilen veriler grafik ve tablolar şeklinde aktarılmıştır. Çıkan nitel veriler alanda yapılacak olan diğer çalışmalara kaynaklık etmesi amacıyla yorumlanmıştır.
Sosyobilimsel konular üzerine yapılan lisansüstü tezlerin içerik ve yöntem açısından değerlendirilmesi
Araştırma, ülkemizdeki üniversitelerde çalışılmış SBK ile ilgili lisansüstü tezlerin sistematik bir şekilde çözümlemesi yapılarak alanlardaki araştırma eğilimlerini ortaya çıkarmayı amaçlamaktadır. Bu tarz çalışmalar hazırlanılmış tezlerin analizini yapar ortaya çıkan sonuçları değerlendirir, yorumlar. Sonuçlar çıkararak yeni yapılacak araştırmalara destek olma, yardımcı olma açısından önemlidir. SBK sürekli karşımıza çıkan, olumlu mu olumsuz mu olduğu tartışmaya açık olan ve anlaşılması zor konulardır. Bu konular bilimsel ve sosyal açıdan zıtlık içerikli, eleştirel düşünme ve yargılama yapmayı gerekli kılan konulardır. Çalışmanın amacı son on dört sene de ülkemizde SBK' ya yönelik öğrenciler, öğretmenler ve öğretmenlik okuyan üniversite öğrencileriyle yapılmış tezleri incelemektir. Sistematik incelemeden yararlanılan bu çalışmada, belirlenen ölçütler doğrultusunda 2008-2022 yılları arasında Türkiye'de yayınlanmış SBK' ya dönük 127 adet lisansüstü tez incelemeye alınmıştır. İncelenilen tezlerin %76' sı yüksek lisans düzeyinde gerçekleştirilmiştir. Veri kaynağının %40' ı ortaokul öğrencileri, %37'sinin ise öğretmen adayları olduğu görülmüştür. Argümantasyon tabanlı öğrenme %15 oranında 40 tez ile en fazla karşımıza çıkan SBK ile ilgili tema olmuştur. Durum çalışmasının %36,22 oranında, deneysel-yarı deneysel desen yöntemlerinin %33,07 ve tarama(betimse ve ilişkisel tarama) modelinin %25,19 oranlarında kullanıldığı görülmüştür. Veri toplama aracı olarak anket ve görüşme formunun diğer veri toplama araçlarından daha fazla olduğu tespit edilmiştir. İncelenilen tezlerde konuların öğretiminde öğretmenlerin yeterince öz yeterlilik ve bilgiye sahip olmadığı görülmüştür. Öğretmen adaylarına etkin eğitim içeriklerinin kavratılması, örgün eğitim de bunun ders programlarına konulması, öğretmenlere ise bu içeriklerin öğretimine yönelik hizmet içi eğitimlerin verilmesi önerilebilir.
2010-2020 yılları arasında matematik eğitimi alanında nitel araştırma ile yapılmış lisansüstü tezlerin içerik analizi
Bu araştırmanın amacı Türkiye' de 2010-2020 yılları arasında matematik eğitimi alanında nitel yöntemle yapılan yüksek lisans ve doktora tezlerinin eğilimlerini tespit etmek ve ilgili alana önerilerde bulunmaktır. Bu amaçla YÖK Ulusal Tez Merkezi'nden, araştırmanın konusuna uyan ve ulaşılabilen 507 lisansüstü tez çalışması betimsel içerik analizi yöntemiyle incelenmiştir. Tezler yıl, üniversite, enstitü, tez türü, danışman unvanı, konu eğilimi, nitel araştırma deseni, yöntem özellikleri (çalışma grubu, örneklem büyüklüğü, örnekleme yöntemi, veri toplama yöntemi/aracı, veri çeşitlemesi durumu, veri analiz yöntemi), uygulama süresi, matematik öğrenme/alt öğrenme alanı, güvenirlik çalışması yapma durumu ve bulguların eğitsel açıdan etkileri kapsamında sınıflandırılmıştır. İlgili tezleri sınıflandırmak için literatürden faydalanılarak geliştirilen Tez İnceleme Formu kullanılmıştır. Araştırma sonuçları en fazla tezin 2019 yılında ve tezlerin tamamının 62 farklı üniversitede yayımlandığını göstermektedir. Tezler üniversite ve enstitü bağlamında incelediğinde nitel desende en fazla tez yayımlayan üniversitenin Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ), yine bu konuda en fazla yayım yapan enstitünün ise eğitim bilimleri enstitüsü olduğu görülmüştür. Nitel desende çalışılan lisansüstü tezlere en fazla doçent doktor unvanına sahip öğretim üyelerinin danışmanlık yaptığı bu araştırmanın sonuçları arasındadır. Tezlerde en çok tercih edilen nitel araştırma deseni durum çalışması deseni olmuştur. Veri toplama aracı olarak en fazla yarı yapılandırılmış görüşme kullanılmıştır. Veri toplama yöntemi olarak ise en çok doküman analizinin kullanıldığı görülmüştür. Tezlerin çoğunun çalışma grubunu 1 ile 10 kişi arasında seçtiği, ağırlıklı olarak öğretmenlerin tercih edildiği ve örnekleme yöntemi olarak ise en çok ölçüt örneklemenin kullanıldığı sonucuna varılmıştır. İncelenen tezlerin %64' ünde veri çeşitlemesi yapılmıştır. Tezlerin dörtte üçünden fazlası da geçerlik güvenirlik çalışmasına yer vermiştir. Ayrıca incelenen araştırmaların yarısından fazlasında uygulama sürelerine ilişkin bir bilgi verilmediği görülmüştür. Araştırmalarda, elde edilen nitel verilerin analizinde en çok tercih edilen yöntem içerik analizi yöntemi olmuştur. Konu eğilimine göre incelenen tezler yirmi beş kategori altında toplanmış ve en fazla çalışılan kategoriler "öğrenci/öğretmen/veli görüşü" kategorisi ile "sınıf içi matematiksel uygulamalar/öğretim süreci inceleme" kategorisi olmuştur. Matematik öğrenme ve alt öğrenme alanı bağlamında incelenen tezlerin 292 tanesinin matematik öğrenme ve alt öğrenme alanına ilişkin olmadığı görülmüştür. Geriye kalan tezler ortaokul matematik öğrenme/alt öğrenme alanına ve lise matematik öğrenme/alt öğrenme alanına göre sınıflanmıştır. Ortaokul matematik öğrenme alanlarından en fazla sayılar ve işlemler alanında, alt öğrenme alanlarından ise en fazla kesirler alanında çalışmanın yapıldığı bulgusu elde edilmiştir. Lise matematik öğrenme alanlarından en çok sayılar ve cebir alanında, alt öğrenme alanlarından ise en çok çalışmanın fonksiyonlar alanında yapıldığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Nitel Araştırma, Matematik Eğitimi, Betimsel İçerik Analizi
2010-2020 yılları arasında Türkiye'de matematik eğitimi alanında yapılan doktora düzeyindeki tezlerin kuram, kuramsal çerçeve ve kavramsal çerçeve açısından incelenmesi
Bu çalışmanın amacı, Türkiye'de 2010-2020 yılları arasında matematik eğitimi alanında yapılan doktora düzeyindeki tezlerin kuram, kuramsal çerçeve ve kavramsal çerçeve açısından incelenerek literatüre katkıda bulunması ve yeni çalışmalara yol gösterici olmasıdır. Bu amaç doğrultusunda, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Tez veri tabanında erişime açık olan 374 çalışma incelenmiştir. Veriler doküman incelemesi yöntemi ile toplanmış ve verilerin analizi betimsel içerik analizi yöntemi ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmalar alt problemler doğrultusunda sırasıyla; "Tezlerin hazırlandığı yıllara göre, hazırlandığı üniversitelere göre, anabilim dalına göre, eğitim programı/bilim dalına göre, benimsenen araştırma yöntemine göre, kuramsal çerçeve ve kavramsal çerçeve (model) açısından dağılımına göre, kuramsal çerçeve ve kavramsal çerçeve (model) açısından dağılımın nasıl olması gerektiğine göre ve tezlerde kullanılan kuram, kuramsal çerçeve ve kavramsal çerçevelerin (modellerin) sınıflandırılmasına göre" incelenmiştir. Analiz sonuçlarına göre, konu ile ilgili en fazla araştırmanın 2019 yılında yapıldığı tespit edilmiştir. Tezlerin hazırlandığı üniversitelere göre doktora düzeyinde en çok çalışma yapan üniversite Atatürk Üniversitesi olarak belirlenmiştir. Tezlerin hazırlandığı anabilim dalına göre en fazla çalışma İlköğretim Anabilim dalı ile Ortaöğretim Fen ve Matematik Alanlar Eğitimi Anabilim dalında yapılırken tezlerin hazırlandığı bilim dalına göre en fazla araştırmanın Matematik Eğitimi bilim dalında olduğu belirlenmiştir. Nitel araştırma yaklaşımının tezlerde en çok benimsenen yaklaşım olduğu görülmüştür. Tezlerin kuram, kuramsal çerçeve, kavramsal çerçeve (model) açısından dağılımı incelendiğinde matematik eğitimi alanında yazılan doktora tezlerinin 185 tanesinin kuramsal çerçeveyi kullandığı tespit edilmiştir. Kuramsal çerçeveyi sırasıyla 118 çalışma ile alan yazın/literatür taraması ve 66 çalışma ile kavramsal çerçeve (model) takip etmiştir. Ayrıca, 5 çalışmada da kavramsal ve kuramsal çerçevenin birlikte kullanıldığı görülmüştür. Tezlerin kuram, kuramsal çerçeve, kavramsal çerçeve (model) açısından dağılımı nasıl olmalıdır analizi sonucunda, toplam 374 doktora düzeyindeki tezden 77 tanesinin kuramsal çerçevede, 297 tanesinin de kavramsal çerçevede değerlendirildiği tespit edilmiştir. Tezlerde kuram, kuramsal çerçeve ve kavramsal çerçevelerin (modellerin) sınıflandırılmasının dağılımı incelendiğinde 210 kuram kuramsal çerçeve ve kavramsal çerçevenin (modelin) en fazla öğrenme ve öğretme kategorisinde olduğu belirtilmiştir. Bu bulgular ışığında, lisansüstü eğitim programlarında bilimsel araştırma derslerinde, kuram, kuramsal çerçeve ve kavramsal çerçeve (model) kavramlarının özellikle akademik hayata yeni başlayan araştırmacılar tarafından tam olarak anlaşılması için daha fazla yer verilebileceği vurgulanmıştır.
Fen öğretiminde 2008 - 2022 yılları arasında sorgulamaya dayalı öğrenme yaklaşımı ile ilgili lisansüstü tezlerin içerik analizi
Bu çalışmada 2008-2022 yılları arasında fen öğretiminde sorgulamaya dayalı öğrenme yaklaşımı üzerine yapılmış Yüksek Öğretim Tez Merkezi'nde (http://tez2.yok.gov.tr/) tespit edilen 32 yüksek lisans ve 16 doktora tezi doküman incelemesi yöntemi kullanılarak incelenmiştir. Ayrıca alandaki eksikliklerin ve yönelimlerin tespit edilmesi ve fen öğretiminde sorgulamaya dayalı öğrenme konusundaki genel çerçevenin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırma nite araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi yöntemi ile yürütülmüştür. Fen eğitimi üzerine daha önce yapılmış içerik analizi çalışmalarında oluşturulan temalar ve kategoriler dikkate alınarak araştırmacı tarafından geliştirilen "Fen Eğitimi Tez Sınıflama Formu" kullanılarak içerik analiziyle bu çalışmanın örneklemini oluşturan 48 lisansüstü çalışma incelenmiştir. Çalışmalara ulaşmak için YÖKTEZ veri tabanında "sorgulamaya dayalı" ve "sorgulamaya dayalı öğrenme" anahtar kavramları taratılmıştır. Tüm çalışmalar türü, yayınlandığı yıl, şehir, danışman unvanları, araştırma yöntemleri, araştırma model türü, örneklem türü, örneklem büyüklüğü, örneklem düzeyi, veri toplama aracı, anket tipi, kavramsal anlama testi türü, veri analiz yöntemi ve veri analiz yöntem türleri açısından incelenmiştir. Veriler MS-Excel programı kullanılarak elde edilmiştir. Bu kategoriler temel alınarak lisansüstü çalışmaların hepsi yüksek lisans ve doktora tezleri olarak ayrı ayrı değerlendirilmiş ve frekans ve yüzde değerleri tablo ve grafikler aracılığı ile sunulmuştur. Verilerin analizi betimsel analiz yöntemi ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara bakıldığında fen öğretiminde sorgulamaya dayalı öğrenme yaklaşımını konu edinen tezlerin çoğunluğunu yüksek lisans tezleri oluştururken, doktora tezlerinin sayıca daha az olduğu, araştırmacıların ağırlıklı olarak nicel araştırma modelini tercih ettikleri, çalışmaların en fazla 2019 yılı içerisinde yapıldığı sonuçlarına ulaşılmıştır. Lisansüstü çalışmalar Ankara şehrinde bulunan üniversitelerde sayıca fazla dağılıma sahiptir. İncelenen çalışmaların çoğunda örneklem olarak lisans öğrencilerinin tercih edildiği ilköğretim kademesinde yapılan çalışma sayısının az olduğu, örneklem büyüklüğünde ise en fazla dağılımın 51-100 aralığında olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Araştırma sonunda sorgulamaya dayalı öğrenme yaklaşımını konu edinecek gelecekteki çalışmalara öneriler getirilmiştir.
Türkiye'de 2003-2021 yılları arasında fen bilimleri alanında yaratıcı drama yöntemi kullanılarak yapılan lisansüstü tezlerin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, Türkiye'de 2003-2021 yılları arasında fen bilimleri alanında yaratıcı drama yöntemi kullanılarak yapılan lisansüstü tezlerin çeşitli değişkenler açısından dağılımını incelemektir. Araştırmada betimsel analiz yoluyla çalışmaların; yapıldıkları yıllar, lisansüstü düzeyler, yapıldıkları üniversiteler, araştırma yöntemleri, örneklem büyüklükleri, çalışma grupları, veri toplama araçları, içerisinde kullanılan fen konu alanları, araştırmacı cinsiyetleri, yaratıcı drama yöntemiyle birlikte tez başlığında ifade edilen ve edilmeyen diğer model, strateji, yöntem ve tekniklerin dağılımı incelenmiştir. Bu araştırma, Fen Bilimlerinde Yaratıcı Drama yöntemi kullanılarak yapılan lisansüstü çalışmaları tek bir çatı altında toplaması ve araştırmanın çeşitli değişkenler açısından bulgular ortaya koymasıyla birlikte, gelecekte yapılacak olan çalışmalara katkı sağlayacak olması açısından önemlidir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden ve araştırmanın doğasına uygun olan "doküman analizi" tekniği kullanılmıştır. Doküman analizi tekniğine uygun olarak, verilerin çözümlenme aşamasında betimsel analiz yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini, YÖK Ulusal Tez Merkezinde 2003 ve 2021 yılları arasında " Yaratıcı drama", " Yaratıcı drama and Fen", "Fen and Yaratıcı drama", "Drama and Fen", "Fen and Drama", "Drama and Çevre", "Çevre and Drama" anahtar sözcüklü izinli lisansüstü tezler oluşturmuştur. Bunlardan, 2003-2021 yıllarında yapılanlar, problemin konusuna ve dahil etme kriterlerine uygun olanlar seçilmiştir. Araştırmanın örneklemini, yüksek lisans ve doktora olmak üzere 62 lisansüstü izinli tez oluşturmuştur. Araştırmada veri toplama aracı olarak, dokümanlardan yararlanılmıştır. Araştırma sonucunda, lisansüstü tezlerin en fazla 2019 yılında yapıldığı, en çok yüksek lisans düzeyinde çalışma yayımlandığı, en fazla tezin Gazi Üniversitesinde yazıldığı, en çok nicel araştırma yöntemi kullanılarak yapıldığı, en fazla çalışmanın yapıldığı örneklem büyüklüğü ise 21-40 arasında olduğu, çalışma grubu olarak ortaokul öğrencileriyle daha fazla çalışma yapıldığı, veri toplama aracı olarak en çok nicel veri toplama aracı olan testlerin seçildiği, "Canlılar ve Yaşam" fen konu alanının araştırmalarda en çok işlenen konu alanı olduğu, kadın araştırmacıların en fazla çalışma ürettiği, yaratıcı drama yöntemiyle birlikte en çok 5-E modelinin kullanıldığına yönelik bulgulara ulaşılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlar doğrultusunda önerilere yer verilmiştir. Araştırmanın önerilerinde ise; yaratıcı drama yönteminin "Canlılar ve Yaşam" konu alanı dışında diğer konu alanlarında da uygulanması, konu ile ilgili yapılacak olan çalışmalarda nicel yöntemden farklı nitel ve karma yöntem de kullanılarak çalışmalar yapılması, üniversitelerde lisansüstü düzeydeki araştırmacılara karma yöntem konusunda verilen derslerin artırılması, geniş aralıktaki örneklem büyüklüğüne sahip örneklem gruplarıyla ve ortaokul düzeyi dışında çalışma gruplarıyla çalışılarak etki boyutunun ortaya çıkarılması, test dışında diğer veri toplama araçlarının kullanımına da ağırlık verilmesi önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Fen bilimleri, Yaratıcı drama, Doküman inceleme, Betimsel analiz, Lisansüstü tez.
2000-2022 yılları arasındaki teknoloji destekli geometri öğretiminde başarıyı inceleyen tezlerin sistematik derleme yoluyla incelenmesi
Bu araştırmada 2000-2022 yılları arasında YÖK Ulusal Tez Merkezi'nde yayımlanan teknoloji destekli geometri öğretiminin başarıya etkisi ile ilgili çalışmaları bir sistematik derleme yöntemi olan içerik analiziyle incelemek amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda nitel araştırma yöntemlerinden biri olan sistematik derleme modeli kullanılmıştır. Araştırmada belirli kriterler doğrultusunda seçilmiş olan 62 çalışma analiz edilmiştir. Çalışmaların hazırlandığı yıllar, yöntemleri, örneklemi, örneklem büyüklüğü, veri toplama araçları, veri analiz teknikleri, tercih edilen konuları, öğretim teknolojileri ve sonuçları incelenmiştir. Veriler analiz edilirken nitel analiz yöntemlerinden biri olan betimsel analiz tercih edilmiştir. İnceleme sonucu elde edilen veriler grafik, şekil ve tablolar ile ifade edilmiştir. Araştırmanın sonucunda 2013 yılından sonra yapılan çalışmaların sayısında düşüş yaşandığı gözlemlenmiştir. 2019 yılında ani bir artış ile en fazla çalışma yapılmış olmasına rağmen ilerleyen yılda çok az çalışma yapıldığı görülmüştür. Çalışmalarda sıklıkla ortaokul öğrencilerinin tercih edildiği görülmüştür. Okul öncesi, ilkokul, lise ve lisans düzeyindeki öğrenciler ile az çalışma yapılmıştır. Örneklem büyüklüklerinin sıklıkla 31-50 ve 51-100 kişi arasında tercih edildiği görülmüştür. Ancak 30 kişiden az ve 100 kişiden fazla olan örneklem büyüklükleri ile az çalışma yapılmıştır. Araştırma yöntemlerinden sıklıkla nicel ve karma yöntemlerin tercih edildiği görülmüştür. Veri toplama araçlarından daha çok başarı testlerinin ve tutum ölçeklerinin tercih edildiği görülmüştür. Veri analizleri yapılırken t-testlerinin daha çok tercih edildiği görülmüştür. Konular arasında sırasıyla en çok geometrik cisimler ve şekiller, çokgenler ve dönüşüm geometrisi tercih edilmiştir. Öğretim teknolojileri arasında ise sırasıyla en çok Geogebra, Cabri ve Geometer's Sketchpad dinamik yazılımlarının tercih edildiği görülmüştür. Geometrik cisimler ve şekiller konusunun ele alındığı çalışmalarda sıklıkla Cabri'nin kullanıldığı görülmüştür. Ancak diğer öğretim teknolojileri ile yeterli çalışma yapılmadığı fark edilmiştir. Çokgenler konusunda ise Geogebra ve Geometer's Sketchpad yazılımlarının tercih edildiği diğer öğretim teknolojilerinin yeterince tercih edilmediği görülmüştür. Çember ve daire konusunu ele alan çalışmalarda ise sıklıkla Geogebra'nın tercih edildiği tespit edilmiştir. Çalışmalarda elde edilen sonuçlara baktığımızda ise teknoloji destekli geometri öğretiminin öğrenci başarısında etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Beklenen başarıyı elde edemeyen araştırmacılar durumun yazılımdaki teknik aksaklıklardan, grubun küçük olmasından, çalışmanın kısa zamanda yapılmış olmasından ve sınıf yönetiminden kaynaklanabileceğini belirtmiştir. Bu alanda yeni çalışma yapacak olan araştırmacılara yeteri kadar çalışma yapılmayan konuları, öğretim teknolojilerini, örneklem türünü, örneklem büyüklüğünü ve araştırma yöntemini tercih etmesi önerilmiştir. Bu şekilde doyum noktasına ulaşan çalışmaların tekrar etmesi yerine alandaki eksiklikleri giderecek çalışmaların yapılması beklenmiştir.
Ortaokul Türkiye Cumhuriyeti İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersi eğitimi üzerine yapılmış lisansüstü tezlerin incelenmesi
Bu araştırmada Ortaokul Türkiye Cumhuriyeti İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersi eğitimi üzerine yapılmış lisansüstü tezler incelenmiştir. Bu çalışmayla, konuyla ilgili yapılan tezlerin farklı açılardan durumunu ortaya koymak amaçlanmıştır. Ayrıca çalışmanın literatüre, araştırmacılara ve eğitimcilere katkı sağlayacağı düşünülmüştür. Araştırma kapsamına alınan tezler; lisansüstü düzeyi, üniversite, araştırmacı cinsiyeti, danışman unvanı, sayfa sayısı, enstitü, anabilim dalı, bilim dalı, araştırma modeli, araştırma deseni, veri analiz yöntemi, veri toplama aracı, örneklemi ve örneklem seçim tekniği, konu, sonuç ve öneri gibi açılardan incelenmiştir. Araştırmada nitel araştırma modellerinden olan doküman incelemesi modeli kullanılmıştır. Araştırma için kullanılacak tezler YÖKTEZ üzerinden tarama yapılarak elde edilmiştir. Yapılan tarama sonucunda 84 adet lisansüstü teze ulaşılmıştır. Bu tezlerden 6 tanesi erişime açık olmadığı için araştırmaya dâhil edilmemiştir. İncelenen 78 tezden 67 tanesinin yüksek lisans, 11 tanesinin doktora tezi olduğu görülmüştür. Elde edilen veriler betimsel analiz ve içerik analizine tabi tutularak tema ve kategorilerine ayrılıp, frekans ve yüzde hesaplamaları yapılarak tablolara aktarılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre tezlerin en çok 2019 yılında yapıldığı, doktora tez sayısının daha az olduğu, erkek araştırmacıların kadın araştırmacılardan daha fazla olduğu sonucuna varılmıştır. Tezlerin en çok Gazi Üniversitesi'nde yapıldığı, enstitü olarak Eğitim Bilimleri Enstitüsü'nde yapıldığı ortaya çıkmıştır. Bunun dışında araştırma modeli olarak en çok nicel yöntemin tercih edildiği, veri analiz yöntemi olarak betimsel analiz yönteminin kullanıldığı, veri toplama aracı olarak en çok yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanıldığı ortaya çıkmıştır. Araştırmacıların çalışma grubu olarak çoğunlukla 8. sınıf öğrencilerini, sosyal bilgiler öğretmenlerini ve ders kitaplarını seçtikleri tespit edilmiştir. Ayrıca araştırma konusu olarak en çok öğrencinin akademik başarısı ve sergilediği tutum seçilmiştir. İncelenen tezlerin sonuçlarına bakıldığında en sık karşılaşılan sonucun araştırmada test edilen yöntem tekniğin öğrencilerin akademik başarısını artırdığı ve derse yönelik tutumu geliştirdiği sonucu olduğu görülmüştür. Akabinde gelen sonuçlar arasında ise ders kitaplarının kriterlere uygun hazırlanmadığı, öğretim programının yapılandırmacı yaklaşıma uygun olmadığı ve yeniden düzenlenmesi gerektiğine yönelik çok sayıda sonuç çıkmıştır. İncelenen tezlerde en çok yapılan öneri ise "ders kitapları yeniden hazırlanmalı ve görsel ögeler iyileştirilmelidir" şeklinde olmuştur. Araştırmada elde edilen bulgular doğrultusunda öncelikle T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük eğitimine ilişkin tez çalışmalarının artırılması gerektiği önerilmiştir. Anahtar Kelimeler: Türkiye Cumhuriyeti İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük Eğitimi, Ortaokul, Yüksek Lisans Tezleri, Doktora Tezler