TOPSIS
169 theses under this subject heading
Yeni kamu işletmeciliği bağlamında Türkiye'de iş sağlığı ve güvenliği denetiminin değerlendirilmesi: İş Teftiş Kurulu Başkanlığı model önerisi
Bu çalışmada, mal veya hizmet üretim süreçlerinde kullanılan çalışma alanlarını iş sağlığı ve güvenliği kapsamında denetleyerek düzenleyici rol oynayan İş Teftiş Kurulu Başkanlığı'nın mevcut denetim sistemini, kamu yönetimi alanında yaşanan değişim ve dönüşüm neticesinde ortaya çıkan "Yeni Kamu İşletmeciliği" yaklaşımının ilkeleri çerçevesinde değerlendirmek ve bu yönde önerilerde bulunmak amaçlanmaktadır. Bu kapsamda, İş Teftiş Kurulu Başkanlığı'nın iş sağlığı ve güvenliği denetimlerinin 2007-2017 yılları arasındaki etkinlik düzeyleri "Veri Zarflama Analizi", "Analitik Hiyerarşi Süreci" ve "TOPSIS" yöntemleriyle ölçülerek değerlendirmeler yapılmış; ardından etkin olmayan yılların, etkin olmama nedenleri ve etkin olabilmeleri için girdi veya çıktılar üzerinden hangi değişikliklerin yapılması gerektiği analiz edilmiştir. Böylece kısıtlı kaynaklara sahip olan devletin, iş sağlığı ve güvenliği denetimi işlevini yerine getirirken bu kaynakların dağılımını etkinliği arttıracak şekilde yapması hedeflenmiştir. Yapılan araştırma neticesinde elde edilen bulgular ve sonuçlar değerlendirilerek, İş Teftiş Kurulu Başkanlığı'nın mevcut denetim sisteminin etkinliğini arttıracak şekilde iyileştirilmesi için yeni model önerisinde bulunulmuştur.
Ranking OECD countries with multi criteria decision making approach by using research and development indicators
Research and Development (R & D) is one of the most critical areas in which both institutions and countries are concerned. Through its indicators, countries can measure the extent of their progress and development, in addation to know which areas need more attention at present and in the future. Organization for Economic Co-operation and Development (OECD) countries consider as the most developed, economicl development and interest in research and development as a basic field to demonstrate the progress and raise it among other countries. Therefore, the research aims to find the ranking of these countries according research and development (R & D) indicators and determine Turkey's position among them. Besides to check the potential correlation between the OECD countries ranking by R & D indicators and both of Human Development index (HDI) and ICT Development Index (IDI) as an important world wide indexes related to R & D field. The multi-criteria decision making (MCDM) is suggested to be a viable method to achieve this goal, due to its ability to deal with several number of criteria (indicators) and large data. In this thesis three different MCDM techniques (tools) which are Multi Attribute Utility Theory (MAUT), Analytic Hierarchy Process (AHP) and Technique for Order Preference by Similarity to Ideal Solution (TOPSIS) were introduced and applied. Through this thesis, a series of procedures were conducted and the results determined under some limitations and scenarios. Four scenarios (assumptions) were presented to make the final ranking for 38 of OECD countries, which are: MAUT with equal weights, MAUT with AHP weights, TOPSIS with equal weights and finally TOPSIS with AHP weights. Among these scenarios, the results shown that Korea and Japan were in the top three places in all scenarios, Turky's position came late in the ranking at all scenarios, there is a sufficient positive correlation between the OECD countries ranking by R & D indicators and both of HDI and IDI and it shown also MAUT method is the strongest technique that describe the correlation better than other methods. The research presented several recommendations through the extracted results for concerning countries and suggestions for future researchers. The recommandations includes continue at the same pace of develping and caring about R&D fileds for the xvi high ranked countries, allocate more of GDP for spending on R&D filed especially in Turkey, and enhance the field of R & D by do workshops and conferances related to this subject. And for future researches, there is a possibility to use another MCDM methods to make a ranking, also may use another fields indicators to make the ranking depending on it with different data values.
İnsan kaynakları yönetiminde personel seçiminin önemi ve TOPSİS yöntemiyle bir uygulama
İşletmelerin uygun eleman bulması, zaman yönetimi ve işletmelerin maddi tasarrufu açısından önemlidir. Günümüz işletmelerinin bünyesinde faaliyet gösteren insan kaynakları yöneticileri ve işletmenin üst kademe yöneticilerinin göz önünde bulundurması gereken hususlardan birisi de personel seçim sürecinin, etkili, kapsamlı, güvenilir ve hızlı geçmesidir. Bu çalışmanın temel amacı da, sadece işletmeler için değil; belki hayatımızın tüm aşamalarında, bir çok seçenek ve seçme faktörüyle yüzleştiğimizde, etkili ve hızlı karar verebilmemizi sağlamaktadır. Bu yüzden bu çalışma iki bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde insan kaynakları alanında personel seçimi ile ilgi gerçekleşen aşamalar ve bu aşamaların olumlu ve olumsuz yanları, bu aşamalar ve yöntemlerin oluşum tarihçesi ve aşamaları ve personel seçiminde kullanılan yöntemlerde yapılan güncel hatalar literatür taraması yoluyla incelenmiş olup, bu konular ile ilgili detaylı bilgi verilmeye çalışılmıştır. İkinci bölümde ise, personel seçimi yöntemlerinin hızlı ve güvenilir türlerinden olan, TOPSIS (Technique for Order-Preference by Similarity to Ideal Solution) yöntemi hakkında bilgi verilip, daha sonra iki farklı koşul için bu yöntem ile personel seçimi hesaplamaları gerçekleştirilmiş olup, sonuçları birbiriyle karşılaştırılmıştır. Son bölümde TOPSIS yönteminin kullanılmasının, zaman tasarrufu etmek, doğru kararı vermek ve bilimin hızını kullanmak açısından, işletmeler ve genel olarak hayatımızın her hangi bir aşamasında gerçekleşecek olan bir karar verme olgusuyla karşılaştığımıza, ne kadar yararlı olacağı vurgulanmıştır.
2008 küresel krizi bağlamında finansallaşma ve Türkiye'deki konut sektörüne etkisi bir vaka çalışması
İnşaat sektörü genel yapısı itibariyle birçok sektörle bağlantılı bir şekilde çalışmaktadır. Bu durum ise piyasada hareketlilik ortamı oluşturmaktadır. Özetlemek gerekirse inşaat sektöründe meydana gelen büyüme, artış, hareketlilik otomatik olarak ülke ekonomisini etkilemektedir. Bunun nedeni ise inşaat sektörü ilk olarak işsizliğe etki etmekte, ikincil olarak bağlantılı olduğu sanayi kollarına etki etmektedir. İnşaat sektörünün Türkiye ekonomisi üzerindeki etkisini şu şekilde özetlemek mümkündür. Yapımı planlanan ve/veya yapımına başlanan bir hizmet binasının, ilk olarak inşaat anında istihdama etkisi söz konusudur. Ancak inşaat yapımı sırasında sadece insan gücü kullanılmadığı için, beton, tuğla, çimento, demir vb. saymakla bitiremeyeceğimiz kadar çok malzemelerde kullanıldığından dolayı bu malzemelerin üretildiği sanayiye de katkı sağlanmaktadır. Öte yandan, yapılan bir hizmet binasında, binanın inşaatı bittikten ve faaliyete başladıktan sonra tekrar bir istihdam gerçekleşmektedir. Bu nedenle gerçekleştirilen kamusal hizmet veren binaların inşaatları ekonomik açıdan ülkeleri daha da olumlu etkilemektedir. Bu çalışmada, yaşanan 2008 küresel mali krizi detaylı bir şekilde incelenerek, Türkiye üzerindeki etkisi ve alınan tedbirlerin yanı sıra bu krizin sonuçları değerlendirilecektir. Tüm bunlara ek olarak 2008 Küresel mali krizinin sonucunda Türkiye'deki inşaat sektörünün nasıl etkilendiği incelenecektir. Bu bağlamda TOPSIS yöntemi kullanılarak ele alınan konut sektöründeki verimliliğin yanı sıra 2008 krizinin sonucunda Türkiye'de konut sektörünün artan bir şekilde finansallaştığını, banka- finansın konut sektörüne yoğunlaşmasının diğer sektörleri ne yönde etkilediği değerlendirilmiştir. TOPSIS yöntemi kullanılarak 1980-2015 döneminde Türkiye Ekonomisinin nasıl bir performans sergilediğine bakılmıştır. Analiz sonucunda Türkiye ekonomisi için seçilen ekonomik değişkenler bazında en iyi performansın sergilendiği yıl 2004 yılı olarak bulunmuştur. En kötü performansın sergilendiği yıl olarak da 1999 yılı bulunmuştur.
Taş kırıcı ve atıkların toprak çökmesini engellemek yer seçimi ve çalışma kararını vermek için: VHP-TOPSIS metodolojisinin uygulanması
In this paper offers an approach for dealing with prediction of the new stone crusher in Sarcheshmeh copper mine. The most important property of In- pit crusher is reducing the extraction costs. So it must be situated in a place that operating costs of conveyor, trucks and the number of trucks be at least. It is possible the various positions be better than others and the factors of site selection choice are not in a direction, because the organized and comprehensive study of possible places of In-pit crusher is necessary. In this Project, multi-criteria decision method is used for ranking of waste in-pit crusher site selection in Sarcheshmeh copper mine. The importance and sensitivity of waste rock is less than ores but size distribution and the ability of load and transport are the most important variables The main criteria in four main groups of technical factors, costing factors, operating factors and environmental factors. Affecting parameters on In-pit crushing site selection choice include. . In ranking of crusher site selection, the west case by 0.702 score in first rank, the south case by 0.613 as second rank, east case as third by 0.508 score and the east as fourth rank by 0.383 score was suggested.
İdeal çözüme benzerlik bakımından sıralama performansı tekniği ve gri ilişkisel analizi ile finansal performansların ölçülmesi; Demir ve çelik sektörü örnekleri
Financial analysis is based on an examination of the relationship between the balance sheet items and income statement that make up the fund structure of the business to determine the extent to which the financial equilibrium has been met and to ensure that rational decisions are taken accordingly. The purpose of this study is to demonstrate the applicability of Multi-Criteria decision making techniques in financial statement analysis. In the first part of this study, the Financial Tables analysis will be mentioned. In the second part, the types and uses of financial analysis techniques will be discussed. In the third chapter, multi criteria decision making techniques will be mentioned and also in this section, the five most common methods will be mentioned. In the last part, 2011-2016 balance sheet data of Ereğli Iron & Steel Inc. and Kardemir Iron & Steel Inc. will be evaluated with the help of financial analysis techniques.In this context, the financial statements of the two firms were analysed by ratio analysis, one of the financial analysis techniques. In the second stage, the results of the ratios analysis were analyzed using multi criteria decision making techniques. In this context, TOPSIS and GRA methods were utilized. Keywords: Ratio Analysis, Gray Relational Analysis, TOPSIS, Financial Analysis.
Şirketlerin TOPSIS yöntemiyle finansal performans değerlendirmesi: BIST30 üzerine bir uygulama
ÇKKV Yöntemleri birden fazla alternatifli ve nitelikli karar verme problemlerimizde bize basit yöntemlerle çözüm bulma ve en doğru karara varabilmemiz için yol gösterici nitelikte matematiksel yöntemlerdir. Günümüzde de sıkça kullanılan ve geliştirlen ÇKKV yöntemleri hem zaman hem de maliyet tasarrufu ile optimal karara kolayca ulaşmamızı sağlayacak yöntemlerdir. Günümüzde akademik çalışmalarda ve kurumsal yönetime önem veren firmalarda kullanılmakta olan birçok ÇKKV yöntemi vardır. Bu çalışmada ÇKKV yöntemlerinden TOPSIS, ELECTRE ve Gri İlişkiler Analizi yöntemleri açıklanmış, uygulama bölümünde ise TOPSIS yöntemi kullanımıştır. Veri olarak ise önce BİST30'da işlem gören firmaların(bankalar hariç) 2010-2016 yılları arasında yayımlanan Bağımsız Denetim Raporları'ndan finansal tablo verileri kullanılarak bulunan Karlılık Oranları ve Dikey Yüzde Oranları kullanılmıştır. Daha sonra TOPSIS yöntemi kullanılarak daha önceden hesaplanmış olan finansal analiz oranları kriter olarak belirlenerek analize tabi tutulmuştur. Çalışmada sonuç olarak ÇKKV yöntemlerinin karmaşık problemlerin analizi ve karar verme süreçlerinde, hem şirket yönetimlerine hem de bu şirketlerin hisse senedine yatırım yapacak olan yatırımcılara karar verme süreçlerinde kullanabilecekleri, maliyet ve zaman tasarrufu ile herhangi bir analiz programına ihtiyaç duymadan, kişisel veya grup olarak uygulanabilecek nesnel ve öznel yargıları içerebilen analizlere olanak sağladığı sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: TOPSİS, Çok Kriterli Karar Verme, Finansal Analiz, BİST30.
Country risk assessment by applying multi-criteria decision-making methods: A case study ranking countries in the Middle East & North Africa
The Middle East and North Africa (MENA) region has been attracting many foreign investors for decades, but the current geopolitical situation has not shown a welcoming face towards them. Consequences of war, terror, riots and political changes in the region have forced many international companies to reconsider their future plans in the region or withdraw their investments from the region. On the other hand, there are also companies that have faith in the emerging market of the MENA with fewer competitors in the region. It should be hereby emphasized that narrowing down the best possible investment decision or decisions on future cooperation need accurate research on the current situation as well as an analysis and forecast of the upcoming situation in terms of various factors within the country concerned and also the region. The Multi-Criteria Decision Making (MCDM) analysis can help investors to choose the best alternative from a set of relevant criteria. In this research, three well-known MCDM methods, TOPSIS, ELECTRE, and PROMETHEE, were used to rank twenty-three countries based on twenty key indicators. The data required for this study was collected from the accessible databanks comprising the numbers published by the governments within the years 2000-2015. The outcome of these findings provides a set of country rankings for an interested group of decision makers, policy makers, stakeholders, researchers and other involved parties who are interested in the Middle East and North Africa region which is constantly on the move in the so-called Arab Spring or post-Arab Spring environment.
Comparison of financial performance of participation and conventional banks using multicriteria methods: Case study in Turkey
The participation Bank is the one dealing with Islamic banking system, while the conventional bank deals with the interest in its loan which falls under the rule of usury that is a sin in Islam. Nowadays Islamic banking system is considered as the alternative to the conventional banking system, that's why, it's important to compare the financial performances of conventional and participation banks. This study aims to compare the performance of participation banks represented by 3 Islamic banks with the performance of conventional banks represented by 6 conventional banks in Turkey through ranking each bank alone using multi criteria data analysis using MAUT and TOPSIS methods, which depend on some financial ratios were collected from the annual financial reports, for the period of 5 years during 2011 to 2015; To rank the years from best year to worst year of each bank according to their performance; first the most common five financial ratios are calculated for each banks during 5 years, then applying the MAUT and TOPSIS methods to those indicators. In other words, regarding each bank's five ratios, years were ranked from best to worst using TOPSIS and MAUT methods taking account of equally weighted. In this research, the calculation of each method has been done with two approaches; the first approach is by calculating with each bank alone, while the second approach is by calculating with all banks together. The result of using MAUT method equally distributed weights with considering each bank alone approach shows that the best performance for Islamic banks is 2011, while the years of best performance for conventional banks are 2011 and 2012. According to the results of using MAUT method with considering all banks together approach shows that the best year for Islamic banks is 2013, while the best years for Conventional banks are 2011 and 2012. On the other hand, the result of using TOPSIS method equally distributed weights with considering each bank alone approach shows that the best performance for Islamic banks is 2011, while the years of best performance for conventional banks are 2011 and 2014. According to the results of using TOPSIS method with considering all banks together approach shows that the best year for Islamic banks is 2011, while the best years for Conventional banks are 2011 and 2012. In the MAUT and TOPSIS methods with two approaches, the result of best year of Islamic bank is 2011 but only in MAUT method with all banks together approach, the best year is 2013. However, the Conventional banks have the same best years which are 2011 and 2012 but only in TOPSIS method with each bank alone approach, instead of 2012 the best year is 2014. The final findings of this research use MAUT and TOPSIS methods with each bank approach and all banks together approach. The result showed the best performance of all selected Turkish banks occurred in 2011 for Islamic banks, 2011 and 2012 for Conventional banks, and it is not highly affected by the method is used; it might have different findings using a higher number of banks, a different period, or applying other methods. For future work, it can be considered more number of banks, different country, a wide period of time, or using another method. Keywords: Participation banks, Conventional banks, Financial Ratios, Turkish banks, Multi criteria decision, MAUT method, TOPSIS method.
Antrepoların performansının entropi ve TOPSİS yöntemiyle değerlendirilmesi: A tipi antrepolar üzerine bir uygulama
Ticaretin geliştiği, ürün dolaşımının hızlandığı bu çağda ülkemiz için depolama ve stoklama faaliyeti önemli bir yere sahiptir. Firmaların ithalat işlemlerinde depolamaya ilişkin ana amacı ürünlere kolayca ulaşmak ve sağlıklı depolandığından emin olmaktır. Bu doğrultuda baktığımızda ticarete konu malların ülke sınırları içerisine girdiğinde serbest dolaşıma giriş işlemleri tamamlanana kadar depolandıkları antrepolar ciddi önem arz etmektedir. Gümrüklü saha olan antrepolar birçok anlamda firmalara kolaylık sağlamakta ürünlerin aşama aşama ithalat işlemlerini tamamlayarak ve vergilerini ödeyerek istediği zaman çekebilme kolaylığı sağlamaktadır. Yine antrepolar, ürün için ithalatı esnasında gerekli olan izinleri almada veya belgeleri temin etme süresinde güvenle ve herhangi bir cezai durum oluşmadan depolama faaliyetini gerçekleştirme olanağı sağlar. Firmalar, ürünlerinin ithalat işlemlerini kendi fayda/maliyet analizleri çerçevesinde antrepolardan gerçekleştirecekse bir karar verme sürecinden geçerler. Bu çerçevede antrepo tercihlerinde faydalarını maksimize etmek ve oluşabilecek olumsuz durumlar da dahil tüm maliyetlerini minimize etmek isterler. ''Antrepoların performansının Entropi ve TOPSIS yöntemiyle değerlendirilmesi: A tipi antrepolar üzerine bir uygulama'' başlıklı çalışmanın ilk bölümünde giriş kısmı, ikinci bölümüne 4458 sayılı Gümrük Kanunu çerçevesinde Antrepoların tanımından açılış sürecine ve işleyişinden denetimine kadar geniş bir alana değinilmiştir. Üçüncü bölümde karar verme, karar verme süreci ve çok kriterli karar verme yöntemleri alt başlıklar halinde anlatılmıştır. Dördüncü bölümde entropi ve TOPSIS Yöntemi ile Muratbey Gümrük Müdürlüğüne ait antrepoların performans değerlendirilmesi yapılmıştır. Son olarak beşinci bölümde sonuç kısmından oluşmaktadır.
Personel seçimi probleminin AHS tabanlı TOPSIS yöntemi ile değerlendirilmesi
En uygun personel seçimi kararı farklı sektörlerde faaliyet gösteren her işletmenin karşı karşıya kaldığı bir süreçtir. Bu karar sürecinde her işletme o işe en uygun adayı işe almak ister. Sonrasında ise çalışanının kariyer planlamasını yapar, motivasyonunu, memnuniyetini ve performansını ölçer. Bu nedenle en uygun adayın işe alınması sürecinde birçok faktör dikkate alınarak en iyi karar verilmeye çalışılır. Çok kriterli karar verme problemleri içinde yer alan personel seçimi süreci birden fazla kriteri içine alan bir karar problemidir. Uygulamada bir bankanın kıdemli yazılımcı seçimi problemi üç ana kriter, 13 alt kriter ve 5 aday için değerlendirilmiştir. Kriterlerin göreceli ağırlıklarının hesaplanmasında çok kriterli karar verme yöntemlerinden biri olan ve kriter ağırlıklarının hesaplanmasında sıklıkla kullanılan Analitik Hiyerarşi Süreci (AHS) yöntemi kullanılmıştır. Hesaplanan bu ağırlıklara göre alternatiflerin değerlendirilmesinde ve en uygun adayın seçiminde ise TOPSIS yönteminden yararlanılmıştır.
Big data analytics capabilities and firm performance: An MCDM approach
The digital revolution in the 21st century accentuated the importance of well established IS/IT departments and decision-making based on insights obtained through big data. The research on big data analytics provides the thematic basis of inquiry for business practitioners and scholars. In this regard, big data analytics capabilities are more likely to provide performance advantages to business firms. Through careful review of the existing literature, it was found that empirical research in big data is at a rudimentary stage. The paucity of empirical studies leaves business professionals into uncharted waters when it comes to implementation and capacity building. It was also observed that the internal mechanisms to devise strategies based on big data analytics are not fully explored. Furthermore, there is a dearth of literature regarding big data analytics capabilities of the firms through dynamic capability view of competitive advantage. This study explored the interdependence of big data analytics capabilities such as infrastructure, human resource, and management capabilities and the impact of these capabilities on firm performance. This study applied both qualitative and quantitative data analysis on the data collected from 8 Chief information technology officers of 8 different firms. The hypothesis of this study was tested through IFDEMATEL then ANP and SAW (MCDM methods). Results show that big data analytics capabilities are interdependent and infrastructure capabilities are the highest ranked capability and related to firm performance the most followed by human resource and management capabilities. Keywords: Analytical network process (ANP), Big data Analytics Capabilities, Dynamic Capabilities, Firm Performance, Multi-criteria decision-making methods (MCDM), Technique for Order-preference by similarity to Ideal Solution (TOPSIS)
Çalışanların iş motivasyonunun AHP temelli TOPSIS, VIKOR ve PROMETHEE ile değerlendirilmesi
Motivasyon kavramı planlı bir şekilde belirli amaç ve hedefler için bireyleri harekete geçiren, teşvik eden, içten gelen bir dürtü olarak ifade edilebilir. Çalışanların beklentilerinin karşılanması, şirketlerin amaçlarının da gerçekleşmesini sağlayacaktır. Bu çalışmanın amacı çalışanların motivasyonlarını Çok Kriterli Karar Verme (ÇKKV) teknikleri kullanarak karşılaştırmalı olarak değerlendirmektir. Bu kapsamda çalışanları motive eden etkenler üç ana kriter ve on altı alt kriter olarak belirlenmiş ve bu kriterler 5 uzman görüşünden yararlanılarak AHP yöntemi ile ağırlıklandırılmıştır. Sonraki adımda aynı pozisyonda çalışan 20 mühendis ile anket çalışması gerçekleştirilerek Technique for Order Preference by Similarity to Ideal Solution (TOPSIS), Vlse Kriterijumska Optimizacija Kompromisno Resenje which means multicriteria optimization and compromise solution, in Serbian (VIKOR), Preference Ranking Organization Method for Enrichment Evaluation (PROMETHEE) yöntemleri ile önem derecelerine göre sıralanmış ve değerlendirilmiştir. Bu değerlendirme yöneticilere personel motivasyonunu yükselten faktörlerin belirlenmesinde katkı sağlayacaktır.
Marmara Denizine mansaplı derelerde sediman tarama ve uzaklaştırma yöntemlerinin AHP ve TOPSIS yöntemi ile irdelenmesi
İstanbul'da Marmara Denizine bağlanan Kemikli, Ayamama, Kağıthane ve Alibeyköy dereleri; taşocağı, beton santrali, tamir bakım atölyeleri gibi farklı iş kolları ile yerleşim alanlarının da yer aldığı havza alanlarında bulunmaktadır. Küresel ısınmadan kaynaklanan iklim değişiklikleri, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de bazı çevresel sorunlara yol açmaktadır. Özellikle mevsim geçişlerinde yağan sağanak yağışlar, dere yataklarında sel ve taşkınlara neden olmaktadır. Sağanak yağışlarla dere yatağına taşınan sediman malzemelerinde artışlar yaşanmaktadır. Biriken sedimanlar nedeniyle olumsuzluk yaşanmaması için dere yataklarının düzenli bakımlarının yapılarak akışın sağlanması gerekir. Aksi takdirde ani yağışlar sonucu dere çevresinde sel ve taşkınların ardından kötü koku ve çeşitli hastalıklar yayılarak insan sağlığını tehdit etmektedir. Marmara Denizine mansaplanan Kemikli, Ayamama, Kağıthane ve Alibeyköy dereleri için belirlenen dere taban eğiminin üzerinde biriken sedimanın temizlenerek dip çamurlarının uzaklaştırılması ve dere akışının sağlanmasında en ideal yöntemin belirlemesi için, ÇKKV (Çok Kriterli Karar Verme) yöntemlerinden AHP (Analitik Hiyerarşi Süreci) ve TOPSIS (Technique for Order Preference by Similarity to Ideal Solution) kullanılmıştır. Derelerin özellikle denize döküldüğü bölgelerin kendine özgü koşullarından dolayı bu yöntem için belirlenen 4 ana kriter ve her ana kriter altında belirlenen 4 alt kriter ile 4 farklı alternatif değerlendirilmiştir. Kriterlerin ağırlıkları 11 uzman görüşü ve literatür taraması sonucunda belirlenmiştir.
Jeopolitik konumun operasyonel maliyet ve filo yönetimine etkisi
The airline industry is one of the industries where there is most impact of costs on profitability. Fleet management and location selection are important in terms of operational costs in the airline industry, which is affected by economic and competitive conditions due to its nature. Airline companies that make a successful fleet management and location selection can reduce their operational costs and use their fleet in the most optimum way. In this study, the effect of location selection on airline fleet management and operational costs was examined. In this context, flight scenarios were prepared from 8 centers, 10 different hubs and 5 different aircraft. These scenarios prepared were evaluated with TOPSIS, one of the multi-criteria decision making methods. In the multi-criteria decision-making method, the alternatives are evaluated according to the criteria determined. In the study, alternatives are flights, and the criteria are operational cost items. Weighting was made according to the average costs in the industry. In addition, in order to fully measure the impact of location on operational cost, the location index was developed with the average of GDP, HDI and SDI values of the countries where the hubs are located, and it was enabled to affect the decision-making by 30%. According to the results of the research, it has been observed that the operational costs of the airports to be established in locations such as Istanbul, London and Delhi are lower and the fleet management is more optimum. The most important reason for this is that flights from these regions to many centers in Europe are easy and less costly. Findings obtained from the research provide information for sector managers and researchers.
Uluslararası aktarma konteyner terminali seçimine yönelik analitik hiyerarşi süreci ve TOPSIS temelli yaklaşım: Akdeniz bölgesi uygulaması
Geride bıraktığımız yarım yüzyılda küresel bazda deniz taşımacılığı 20 kat artmış, 2017 yılı dünyada taşınan yüklerin hacim olarak %84'ü, deniz yolu ile taşınmıştır. Dünyadaki trende paralel olarak 2017 yılında Türkiye'nin dış ticaretinin yaklaşık % 87'si denizyolu taşımacılığıyla gerçekleştirilmiştir. Dünyada toplam elleçlenen konteynerlerin %25'i aktarmalı olarak taşınmaktadır. 2016 ve 2017 yılları arasında Türkiye'de elleçlenen konteyner hacmi %15 artarken aktarma yükleri %20 lik bir artış göstermiştir. 2016 yılı dünyada taşınan konteyner 180,6 milyon TEU ve limanlara yansıması 700 milyon TEU civarındadır. Limanların 2016 toplam kapasitesi ise 1,053 Milyar TEU iken Türkiye'de konteynere hizmet verebilen terminallerin toplam elleçlemesi yaklaşık 9 milyon TEU dur. 2017 yılında ise dünyada taşınan konteyner adedi artarak 200 milyon TEU' ya ulaşmış, bu hacmin limanlara yansıması 780 milyon TEU civarında olmuştur. Aynı yıl limanların toplam kapasitesi ise 1,089 Milyar TEU iken Türkiye'de konteynere hizmet verebilen 26 konteyner terminalinin toplam kapasitesi yaklaşık 20 milyon TEU, elleçlenen konteyner 10 milyon TEU'ya ulaşmıştır. 2021 yılında dünya limanlarının toplam kapasitesitelerinin 1.2 Milyar TEU'ya çıkacağı ve tüm limanların doluluk oranlarının ortalama %70.9 (851.1 Milyon TEU) olacağı öngörülmektedir. Bu artışlar piyasanın aktarma limanlarına olan ihtiyacını göstermekte ve konteyner taşıyan firmaların aktarma terminali seçimi oldukça önemli bir karar problemi olarak karşılarına çıkmaktadır. Tezde bu problemin çözümüne yönelik yeni bir bakış açısı ve konteyner taşımacılığı yapan şirketlerin konteyner aktarma terminali seçiminde etkin bir araç olarak kullanabileceği bir karar modeli önerme amaçlanmıştır. Birinci bölümünde konteyner hakkında detaylı bilgi ve gemiye ilk yüklenen konteynerden bugüne kadar tarihi incelenmiş, konteyner tipleri, kullanımının sağladığı avantaj ve dezavantajlar güncel bilgiler eşliğinde detaylandırılmıştır. İkinci bölümde ilk konteyneri taşıyan gemiden başlayarak bugün kullanımda olan mega konteyner gemilerine konteyner gemilerinin tarihi, kullanım amaçlarına göre sınıfları ve son yıllarda kanallarda yapılan revizyonlar ile konteyner gemi literatürüde meydana gelen değişimler anlatılmıştır. Üçüncü bölümde liman ve terminal kavramları üzerinde durularak, ilk konteyner elleçlenmesinden bugüne liman gelişimi, fonksiyonları, verilen hizmetler, etkileşimde olduğu taraflar ve yapısı hakkında inceleme yapılmıştır. Ayrıca global konteyner operatörleri, global terminal operatörleri ve alyanslar hakkında inceleme yapılmış güncel bilgiler verilmiştir. Aktarma konteyner terminali detaylandırılmış çalışmada ele alınacak Akdeniz Bölgesi ana hub, aktarma limanları seçilmiş ve bu limanlar hakkında detaylı bilgiler paylaşılmıştır. Dördüncü bölümde kullanılacak yöntemlerin anlaşılabilmesi adına karar verme ve çok kriterli karar verme ve yöntemleri anlatılmıştır. Çalışmada kullanılacak olan AHP ve TOPSIS yöntemleri bu bölümde detaylı olarak anlatılmış yapılan literatür taraması incelenmiştir. Beşinci bölümde konteyner, konteyner terminalleri, aktarma terminali seçim kriterleri çalışmaya yönelik makale ve tezlerin literatür incelemesi paylaşılmıştır. Çalışmada kullanılacak ana ve alt kriterlerin seçimi ve alt kriterlerin sadeleştirilmesi yapılmıştır. Bölümün uygulama aşamasında AHP ve TOPSIS çok kriterli karar verme modeli sonucunda Akdeniz bölgesinde aktarma terminali seçmek için ele alınan kriterler uzman görüşlerine başvurularak AHP ile ağırlıklandırılmış, alternatifler doğrultusunda aktarma yapılması en uygun liman ve sıralaması TOPSIS ile bulunmuştur. Yapılan çalışmalarda seçilen uzman grubu tüm süreçlere dahil edilmiş her uygulama sonrası kendilerinden sonuçlar hakkında yorum yapılması istenmiş çalışma pararlelinde bu şekilde ayrıca bir tutarlılık ölçümlenmiştir. Altıncı sonuç bölümünde ise çözüm yaklasımına ait uygulama sonuçları incelenmiş, Türkiye' nin bu sonuçlar ışığındaki durumu analiz ayrıca edilmiştir. Çalışmanın liteaatüre katkısı, getirdiği yenilikler ve gelecekte yapılabilecek olan çalışmalara öneriler sunulmuştur.
İnşaat endüstrisinde çok amaçlı karar verme ile yatırım kararları
İnşaat sektörü yüzlerce iş kolunu bünyesinde barındırmasıyla üretim ve istihdam süreçlerini önemli ölçüde etkilemektedir. Ulusal ve uluslararası alanda büyük bir potansiyele sahip olan inşaat sektörü, kendisiyle bağlantılı 200'den fazla alt sektörü (inşaat malzemeleri, finans, iş ve inşaat makineleri, teknik danışmanlık hizmetleri vs.) aktif harekete geçirebilmektedir. Aynı zamanda inşaat sektörü, farklı meslek dalları içerisinde de istihdam imkânı sağlamaktadır. İnşaat sektörü, oluşturduğu katma değer ve iş olanakları ile ülke ekonomisinde oldukça önemli bir yere sahiptir. Bu tez çalışmasında inşaat sektöründe yapılabilir olan Yap-Sat, Birim fiyat taahhütlü ve Anahtar teslim taahhütlü projeler için en iyi yatırım kararı alırken dikkat edilmesi gereken kısıtlar ve konular incelenmiştir. Hazırlanan çalışma da projelerin hangi kısıtlar altında hangi projenin yapılabilirliğine karar vermeye fayda sağladığı görülmektedir. En iyi yatırım kararı verilmesini sağlamak için çok kriterli karar verme yöntemleri incelenmiştir. Bu amaçla 8 uzman kamu, özel sektör ve proje yöneticilerine anket uygulanmıştır. Anket ve kısıtlardan yola çıkarak verilerin kullanabilir hale getirilmesi ve bu verilerin tutarlı olup olmadığını incelemesiyle sübjektifliği azaltmasından dolayı AHP yöntemi, projelerin birbirleri arasındaki farklılıkları, uzaklıkları kıyaslamasından dolayı TOPSIS yöntemi tercih edilmiştir. Veri analizinin yapılmasıyla şirketlerin kendi bünyesinde önemli gördükleri kısıtlar altında en iyi proje yatırım kararını almasına yardımcı olacak sonuçlar sağlamıştır. Anahtar Kelimeler: Analitik Hiyerarşi Prosesi, Çok Kriterli Karar Verme Yöntemleri, İnşaat Yatırım Kararları, Proje Seçimi, TOPSIS.
Borsa İstanbul'da kayıtlı otomotiv sektöründe faaliyet gösteren firmaların finansal performansının TOPSIS yöntemiyle analizi
Sanayisi gelişmiş ülkelerde ekonominin lideri olarak görülen otomotiv sektörü, diğer sektörler ile olan etkileşimden dolayı önemli bir konumdadır. Bu etkileşim otomotiv firmaları için verimliliği ve etkinliği ön plana çıkarmaktadır. Değişen ekonomik koşullar ve bilgi teknolojilerinde yaşanan gelişmeler otomotiv sektöründe yoğun bir rekabete yol açmıştır. Bu değişimler otomotiv sektöründe ki firmalarının ve otomotiv üreticisi ülkelerin faaliyetlerinde yenilikçi kararlar almalarına neden olmuştur. İmalat sanayisinde otomotiv sektörünün önemli bir yeri olmasından dolayı finansal performans analizi mutlaka incelenmesi gereken bir konudur. Ülkemizde faaliyet gösteren ve aynı zamanda Borsa İstanbul'da işlem gören otomotiv sektöründeki firmaların performanslarının topsis analizi yöntemi ile değerlendirilmeye çalışılmıştır. Bu çalışma kapsamında, otomotiv sektöründe Borsa İstanbul'da işlem gören otomotiv endüstrisindeki 10 firmanın üretim etkinliği, 2017-2018-2019 yıllarında yayınlanan raporlara ait verilerden yararlanılarak TOPSİS analiz yöntemi ile analiz edilmiştir. Anahtar Kelimler: Otomotiv Sektörü, Finansal Performans, TOPSIS
Yenilenebilir enerji kaynaklarının AHP ile değerlendirilmesi ve SPSS çalışmasının yapılması
Sanayi, ulaşım ve tarım gibi daha birçok sektörde kullanılan temiz enerji kaynaklarından bir tanesi elektrik enerji kaynağıdır. Refah düzeyini artırma amacı, nüfus ve teknolojik gelişmeler elektrik enerjisine olan ihtiyacı kaçınılmaz hale getirmiştir. Bu çalışmada Türkiye'de yer alan enerji kaynaklarının tanımı, istatistikleri, ÇKKV yöntemlerinden Analitik Hiyerarşi Prosesi/ TOPSIS ile incelenmiştir. Ayrıca SPSS analiz yazılımını kullanarak anket çalışması gerçekleştirilmiştir. Bu sebeple yapılan çalışma sonucunda yenilenebilir enerji kaynakları çalışmalarına katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
Çok kriterli karar verme ile finansal performansın belirlenmesi: Halka açık kurumsal şirketler üzerine bir araştırma
Şirket sahibi ya da ortaklarının en önemli sorumluluklarından bir tanesi finansal performansın analiz edilmesidir. Bu nedenle şirketlerde sağlıklı kararların alınması ve denetim fonksiyonlarının doğru olarak sürdürülmesi finansal performansın analiz edilmesine bağlıdır. Şirketlerin nakit sıkıntısı yaşamaları durumunda borsaya kayıtlı iseler halka açılma kararı verebilirler. Bu noktada halka açılma şirketleri bir adım daha ileriye taşıyan bir karardır. Halka açılma kavramı, kurumsallaşma sürecini daha fazla hızlandırarak, şirketlerin finansman kaynağı elde etmesinde, finansman kuruluşları ve bankalardaki kredi likiditelerinin arttırılmasında önemli rol oynamaktadır. Bu çalışmanın amacı, kurumsallaşma sürecini tamamlamış ve BİST'de kayıtlı olarak faaliyet gösteren 48 adet şirketin finansal performanslarını Çok Kriterli Karar Verme Yöntemleri içinde yer alan PROMETHEE, COPRAS ve TOPSİS yöntemleriyle belirlenmesidir. Çalışmada 2013-2017 yılları esas alınmış olup, çalışmanın ele alındığı son yıl olan 2017 yılı Çok Kriterli Karar Verme Yöntem sonuçları tablolar hâlinde sunulmuştur. Çalışmanın analiz kısmında, ilk olarak araştırmaya dâhil olan 48 adet şirketin mali tablolarından yararlanılarak oran analizi yapılmıştır. Daha sonrasında Çok Kriterli Karar Verme Yöntemlerinden PROMETHEE, COPRAS ve TOPSİS yöntemleri kullanılarak finansal durum analizi yapılmış ve şirket performansları matematiksel olarak sıralanmıştır. Çalışmanın sonunda üç farklı analiz için üç farklı sonuç tespit edilmiştir. Sonuçların birbirlerine yakın olduğu belirlenmiştir. Garanti Yatırım Ortaklığı A.Ş. PROMETHEE VE COPRAS yöntemlerinin her ikisinde de ikici sırada yer alırken TOPSİS yönteminde birinci sırada yer almaktadır. Aynı şekilde Akmerkez Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş, PROMETHEE yöntemine göre birinci sırada yer alırken COPRAS yönteminde ise üçüncü sırada yer almaktadır. Mistral Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş. ise PROMETHEE ve COPRAS yöntemlerinin her ikisinde de üçüncü sırada yer aldığı sonucuna ulaşılmıştır.
Sürdürülebilirlik raporlaması: Bist sürdürülebilirlik endeksi'nde yer alan şirketler üzerine bir uygulama
Bu çalışmada sürdürülebilirliğin ve sürdürülebilirlik raporlamasının oluşumu, sürdürülebilirlik endekslerinin gerekliliği üzerine bilgiler sunulmuştur. Sürdürülebilirlik endekslerine girmenin işletmeler üzerinde sağladığı faydaların, işletmelerin ekonomik, çevresel ve sosyal performansları itibariyle ölçülmesi başta işletmeler için daha sonra paydaşları için önemlidir. Bu sebeple 2014 yılında kurulan Borsa İstanbul (BİST) Sürdürülebilirlik Endeksi'nin ilk döneminde endekse giren 15 işletmenin sürdürülebilirlik endeksine girmelerinin finansal performanslarındaki değişimin ölçülmesine çalışılmıştır. Ölçüm alanı olarak işletmelerin endekse girmeden önceki 12 çeyreklik dönemleri ile endekse girdikten sonraki 12 çeyreklik dönemleri baz alınmıştır. İşletmelerin yayınladıkları bilanço ve gelir tablolarından belirlenen oranlar ile elde edilen veriler, TOPSIS yöntemiyle analiz edilerek dönemler itibariyle tek bir puana çevrilmiştir. Söz konusu 15 işletmenin bilanço ve gelir tablolarındaki farklılık nedeniyle işletmeler dört banka ve bankalar dışında kalan 11 işletme şeklinde bir ayrıma tâbi tutulmuştur. TOPSIS yöntemiyle puanlaştırılan dönemler endeks öncesi ve sonrası aritmetik ortalamaları alınarak karşılaştırma yapılmıştır. Bankaların dönemleri itibariyle yapılan karşılaştırmada sürdürülebilirlik endeksine girmenin bankaların finansal performanslarında bir artışa neden olmadığı fakat banka dışı işletmelerin dönemleri itibariyle yapılan karşılaştırmada ise bu işletmelerin sürdürülebilirlik endeksine girmenin finansal performanslarında artışa neden olduğu gözlemlenmiştir. Genel anlamda 15 işletmenin tümünün finansal performansları ölçüldüğünde endeks sonrası dönemde işletmelerin finansal performanslarının arttığı, böylelikle sürdürülebilirlik endeksine girmenin işletmelerin finansal performanslarında olumlu bir etki yarattığı tespit edilmiştir.
BIST'de işlem gören imalat sanayi sektöründe faaliyette bulunan işletmelere ait finansal performansların TOPSIS yöntemi ile analizi
İşletme sahipleri, yöneticiler, işletmeye fon sağlayan kurumlar, yatırımcılar gibi birçok kişi ve kurum işletmelerin performanslarını analiz etmek için çeşitli finansal analiz tekniklerinden yararlanmaktadırlar. Piyasada en çok kullanılan tekniklerden bir tanesi de oran analizidir. Oran Analizi işletmelerin karlıkları, geri ödeme kabiliyetleri, varlıkları, kaynakları ve sermayelerini ne derece verimli kullandıkları gibi konularda gerekli bilgileri sağlaması açısından oldukça önemli bir analiz türüdür. Bu çalışmada önce BIST'de işlem gören imalat sanayi işletmelerinin dört yıllık finansal performansları değerlendirilmiş, daha sonra Çok Kriterli Karar Verme Yöntemlerinden olan TOPSIS yöntemi ile işletmeler arasında bir karşılaştırma yapılmıştır. Çalışmada öncelikle imalat sanayi işletmelerinin 2013, 2014, 2015 ve 2016 dönemlerine ait finansal oranları hesaplanarak ortalamaları alınmış ve bir değerlendirme yapılmıştır. Daha sonra söz konusu işletmelere ait finansal oranlar TOPSIS yöntemi ile karşılaştırılarak işletmeler arasında başarı sıralaması yapılmıştır. Yapılan bu uygulama İmalat Sanayi Sektörünün dokuz adet alt dalı için ayrı ayrı olarak yapılmıştır.
Bulanık çok kriterli karar verme yöntemlerini kullanarak sürekli iyileştirme projelerinin seçimi ve önceliklendirilmesi
İşletmeler, küreselleşen dünya ve giderek artan rekabet koşullarında mevcudiyetlerini sürdürmek üzere kalite, maliyet, hız vb. konularda sürekli iyileşmek ve pazarda yerlerini güçlendirerek korumak zorundadırlar. Bu amaçla işletmeler, yıllardır süregeldiği şekilde sürekli iyileştirme araçlarından faydalanarak (Yalın 6 Sigma, Kaizen vb.) iyileştirme projeleri gerçekleştirmektedirler. Ancak bu projelerin gerçekleştirilmesi için de gerekli olan kaynaklar sınırlıdır. Bu nedenle, kaynaklar da göz önüne alınarak etki seviyesi yüksek projelerin seçimi ve önceliklendirilmesi gerekmektedir. Bu çalışmada, bir savunma sanayi firmasında gerçekleştirilen sürekli iyileştirme projelerinin seçimi ve önceliklendirilmesi konusunda bir metot oluşturulması hedeflenmiştir. Bu amaçla, öncelikle bir değerlendirici kurul oluşturulmuş, sürekli iyileştirme projeleri için yapılan geçmiş proje beyanları, literatür araştırmaları ve şirket hedefleri de göz önüne alınarak seçim ve önceliklendirme kriterleri belirlenmiştir. Çalışma, çok kriterli karar verme yöntemlerinden olan Analitik Hiyerarşi Prosesi (Analytical Hierarchy Process-AHP), Bulanık Analitik Hiyerarşi Prosesi (Fuzzy Analytical Hierarchy Process-FAHP) , İdeal Çözüme Benzerlikle Tercih Düzeni Tekniği (Technique for Order Preference by Similarity to Ideal Solution- TOPSIS) ve Bulanık İdeal Çözüme Benzerlikle Tercih Düzeni Tekniği (Fuzzy Technique for Order Preference by Similarity to Ideal Solution-FTOPSIS) ile gerçekleştirilmiş, ve bu yöntemler kullanılarak farklı departmanlardan alınan 10 proje sıralanmıştır. Elde edilen farklı sıralamalar ise, Copeland Yöntemi ile birleştirilerek, bütünleştirilmiş sıralama belirlenmiştir. Sonrasında her yöntemin bütünleştirilmiş sıralama ile olan korelasyonu incelenmiştir. Çalışmanın işletmelerde sürekli iyileştirme projelerinin değerlendirilmesini analitik ve mantıksal bir yaklaşımla ele alması nedeniyle de literatüre katkı sağlanması hedeflenmiştir.
A multi criteria decision making approach to select subcontractors for aircraft subsystems
In this study, it is aimed to determine an alternative method and solution to the problem of subcontractor selection for subsystems of the prime contractors in the aerospace industry. To begin with, aerospace industry's value chain is explained, the actors of the aerospace supply chain are listed and defined, and the advantages of subcontracting activities are mentioned. Next, with a comprehensive literature research, the criteria used in supplier selection were listed and this list was compared with the criteria in the public procurement law of Türkiye. The criteria listed in the subcontractor selection problem were redefined and specified by reflecting the industry professionals and industry requirements. Furthermore, in order to determine the weights of the specified criteria, a survey was conducted with the participation of 8 supply chain managers and 29 subcontract administrators, as per the output of survey, criteria weights were determined using the AHP method. Then, the submitted proposals from potential subcontractors were evaluated with the determined criteria and ranked using the TOPSIS method. Finally, the survey results of supply chain managers and subcontract administrator were analyzed separately, and further analysis was applied by reordering the companies.