Üniversiteler
964 theses under this subject heading
Devlet üniversitesi ve vakıf üniversitesi öğrencilerinin dijital bağımlılıklarının gelecek beklentileri ve kişisel özelliklerine göre incelenmesi
Bu çalışma; devlet üniversitesi ve vakıf üniversitesi öğrencilerinin dijital bağımlılık düzeylerinde geleceğe yönelik tutumlarına ve kişisel bilgilerine (cinsiyet, anne eğitim düzeyi, baba eğitim düzeyi, sahip olunan teknolojik cihaz, okuduğu üniversite) göre fark olup olmadığını inceleme amacıyla yapılmıştır. Araştırma evrenini 2022-2023 eğitim öğretim döneminde öğrenim gören Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi ve TC. Toros Üniversitesi öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi, veterinerlik, psikolojik danışmanlık ve rehberlik, radyo televizyon ve sinema, gazetecilik, Türkçe öğretmenliği bölümünden 248 öğrenci ile Toros Üniversitesi psikoloji, iktisat, uluslar arası ilişkiler, gastronomi, hemşirelik ve fizik tedavi ve rehabilitasyon bölümünden 162 öğrenci oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak Kişisel Bilgi Formu, Dijital Bağımlılık Ölçeği ve Geleceğe Yönelik Tutum ölçeği kullanılmıştır. Çalışmaya katılan öğrencilerin dijital bağımlılık düzeylerinde fark olup olmadığını incelemek için t-testi ve çoklu varyans analizinden (MANOVA) yararlanılmıştır. Analiz sonuçlarına göre devlet üniversitesi ile vakıf üniversitesi öğrencilerinin dijital bağımlılık düzeyleri arasında istatiksel olarak anlamlı bir fark bulunmuştur (p<0.05 p=0.03). Devlet üniversitesi ile vakıf üniversitesi öğrencilerinin geleceğe yönelik tutumları karşılaştırıldığında; geleceğe yönelik olumlu yönelim (p>0.05 p= 0.27), kaygılı yönelim (p>0.05 p= 0.51) ve planlı yönelim(p>0.05 p=0.89) alt boyutlarında istatiksel olarak anlamlı bir fark bulunmamıştır. Devlet üniversitesi öğrencilerinin dijital bağımlılık düzeylerinde, geleceğe yönelik tutum (p>0.05 p=0.132), baba eğitim seviyesi (p>0.05 p=0.07) ve sahip olunan teknolojik cihaz sayısına (p>0.05 p=0.44) göre anlamlı bir fark bulunmazken; cinsiyet (p<0.05 p=0.000) ve anne eğitim seviyesine (p<0.05 p=0.08) göre istatiksel olarak anlamlı bir fark bulunmuştur. Vakıf üniversitesi öğrencilerinin dijital bağımlılık düzeylerinde geleceğe yönelik tutum (p<0.05 p=0.001) ve cinsiyete (p<0.05 p=0.02) göre anlamlı bir fark bulunurken; anne eğitim seviyesi (p>0.05 p=0.16), baba eğitim seviyesi (p>0.05 p= 0.07) ve sahip olunan teknolojik cihaz sayısına (p>0.05 p= 0.16) göre istatiksel olarak anlamlı bir fark bulunmamıştır.
Özetleme becerisi öğretiminin üniversite İngilizce hazırlık sınıfı öğrencilerinin okuduğunu anlama ve okuma stratejileri üstbilişsel farkındalık düzeylerine etkisi
Bu araştırmanın amacı özetleme becerisi öğretiminin üniversite İngilizce hazırlık sınıfı öğrencilerinin okuduğunu anlama ve okuma stratejileri üstbilişsel farkındalık düzeylerine etkisini incelemektir. Araştırma, nicel ve nitel verilerin bir arada kullanıldığı karma yöntem ile desenlenmiştir. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden öntest- sontest kontrol gruplu yarı deneysel çalışma modeli kullanılırken öğrenci görüşlerinin incelenmesinde nitel verilerden yararlanılmıştır. Araştırma, 2019-2020 eğitim-öğretim yılında Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Yabancı Diller Yüksekokulu İngilizce Hazırlık Programı ön orta seviye (pre-intermediate) dil seviyesinde öğrenim gören 117 öğrencinin katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmada öğrencilerin İngilizce okuduğunu anlama düzeylerini belirlemek için araştırmacı tarafından hazırlanan "İngilizce Okuduğunu Anlama Testi", öğrencilerin okuma stratejileri üstbilişsel farkındalık düzeylerini ortaya koymak için Mokhtari ve Reichard (2002) tarafından "Metacognitive Awareness of Reading Strategies Inventory" (MARSI) olarak geliştirilen, Türkçe'ye uyarlama çalışmaları Öztürk (2012) tarafından yapılan "Okuma Stratejileri Üstbilişsel Farkındalık Envanteri (OSÜFE)" ve araştırmacının özetleme öğretimine yönelik öğrenci görüşlerini saptamak için oluşturduğu yansıtma yazıları kullanılmıştır. Veriler, SPSS 21 paket programı ile analiz edilmiştir. Nicel araştırma verilerinin analizinde Bağımsız Örneklem t-testi, nitel verilerin analizinde ise içerik analizi tekniği kullanılmıştır. Araştırma ile elde edilen sonuçlara göre özetleme becerisi öğretiminin öğrencilerin okuduğunu anlama ve okuma stratejileri üstbilişsel farkındalık düzeylerine anlamlı bir etkisinin olmadığı belirlenmiştir. Fakat, özetleme becerisi öğretiminin etkililiğine dair öğrenci görüşleri incelendiğinde öğrencilerin genel olarak almış oldukları öğretimin özetleme becerilerinin gelişiminde ve özet yazma ile ilgili kişisel farkındalık oluşturmada kendilerine katkı sağladığını belirttikleri görülmüştür. Anahtar kelimeler: okuduğunu anlama, özetleme becerisi, okuma stratejileri üstbilişsel farkındalık düzeyi, üniversite İngilizce hazırlık sınıfı öğrencileri
Lider üye etkileşimi ve psikolojik güçlendirmenin örgütsel özdeşleşme üzerinde etkisi: Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi örneği
Değişimin hız kazandığı günümüzde, örgütler için insan unsuru büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle örgütler verimliliği arttıran stratejiler üretmeye çalışmaktadır. Örgütsel özdeşleşmenin, verimliliğin arttırılmasında önemli bir rol oynadığı ifade edilebilmektedir. Örgüt ile çalışanlar arasındaki duygusal bağ olarak tanımlanan örgütsel özdeşleşme, örgüt içinde çalışanların memnuniyet ve performansını etkileyerek örgütsel başarıyı etkileyebilmektedir. Bu nedenle bu araştırmanın amacı, lider üye etkileşimi, psikolojik güçlendirme ve örgütsel özdeşleşme değişkenleri arasındaki ilişkiyi incelemektir. Bu amaç doğrultusunda araştırmada, lider üye etkileşimi, psikolojik güçlendirme ve örgütsel özdeşleşme arasındaki ilişkiler kavramsal olarak incelenmiş ve oluşturulan hipotezler test edilmiştir. Araştırmada veriler anket tekniği kullanılarak elde edilmiştir ve elde edilen tüm veriler SPSS Statistics Base 22.0 programı ile incelenmiştir. Anket çalışmasında lider-üye etkileşimi için Liden ve Maslyn (1998) tarafından geliştirilen ve Türkçe uyarlaması Baş, Keskin ve Mert (2010) tarafından yapılan "LMX" ölçeği, örgütsel özdeşleşme için Mael ve Ashforth (1992) tarafından geliştirilen ve Türkçe uyarlaması Tüzün (2006) tarafından yapılan "Örgütsel Özdeşleşme Ölçeği" ve Spreitzer'in (1995) geliştirdiği Sürgevil, Tolay ve Topoyan tarafından (2013) Türkçeye uyarlanan "Örgütsel Adalet" kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi'nde görev yapan 298 akademik ve idari personel oluşturmaktadır. Elde edilen verilere faktör, korelasyon ve regresyon analizi uygulanmıştır. Araştırma bulguları sonucunda; lider üye etkileşimi ve örgütsel özdeşleşme arasında, psikolojik güçlendirme ve örgütsel özdeşleşme arasında pozitif ve anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: lider-üye etkileşimi, psikolojik güçlendirme, örgütsel özdeşleşme
Öğrencilerin çok çözümlü problemlerde kullandıkları stratejilerinin belirlenmesi ve matematiksel yaratıcılıklarının değerlendirilmesi
Bu araştırmanın amacı öğrencilerin çok çözümlü problemlerde kullandıkları çözüm stratejilerinin belirlenmesi ve öğrencilerdeki matematiksel yaratıcılığın çok çözümlü problemler aracılığıyla değerlendirilmesidir. Araştırmada verilerin toplanması, çözümlenmesi ve yorumlanmasında nitel araştırma yöntemi benimsenmiştir. Araştırmanın uygulaması, 2013-2014 öğretim yılında, bir devlet üniversitesinin İlköğretim Matematik Öğretmenliği 1. sınıfına devam eden 76 öğrenci üzerinde iki aşamada gerçekleştirilmiştir. İlk aşamada öğrencilere çok çözümlü 4 problem verilmiş, her bir probleme otuz dakika süre verilerek öğrencilerden bulabildikleri kadar çok çözüm yoluyla problemleri çözmeleri istenmiştir. İkinci aşama ise birinci aşamada çok çözüm yolu bulamayan öğrenciler üzerinde gerçekleştirilen klinik görüşmeleri kapsamaktadır. Bu görüşmeler ile öğrencilerin düşüncelerine dayalı olarak çok çözüm yolu bulamama nedenlerinin ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. Çok çözümlü problemler aracılığıyla öğrencilerin matematiksel yaratıcılıklarının değerlendirilmesinde Leikin (2009)' in, esneklik, akıcılık ve orijinallik ölçütlerinin kullanıldığı analiz yöntemi benimsenmiştir.
Reflection on reflection: EFL university instructors' perceptions on reflective practice
The primary objective of the present study was to engage EFL university instructors in reflective teaching practices through the use of various reflective tools and to find out their perceptions about these reflective teaching practices that they were engaged in. For the research purposes, a total of eight EFL university instructors working at the Foreign Language School of Kastamonu University, Turkey participated in the study. For a regular and systematic implementation of reflective practice, different reflective teaching tools; namely, reflective diaries, reflective video analysis, and reflective peer sessions were used. Prior to the implementation of the actual study, the participants were first trained on how to use the reflective tools. During this training, necessary information about the concept of reflection, significance of reflective practice, and the procedure of the study was given to the participants. After the training, the participants used each of these tools by following the guidelines provided for them beforehand. Data were collected through the qualitative research instruments. After the participants were involved in reflective practices through the reflective tools, they were asked to write a reflection on the use of each tool. Also, a perception questionnaire was administered to the participants in order to identify how they felt and perceived about the reflective practices and the use of reflective tools. Finally, in order to support the data obtained through the reflections and perception questionnaire, the semi-structured interview was conducted with the participants. The qualitative data were analyzed by using the Constant Comparison Method. The results of the study put forward that all of the EFL university instructors benefited much from the current study and were highly pleased with having participated in these reflective teaching practices by means of various reflective tools. These practices were perceived fruitful by the EFL university instructors. Engaging in reflective practices was found as an important opportunity for gaining awareness about teaching skills and practices, increasing self-evaluation and professional growth. The findings also yielded that the participants were positive about all the reflective tools they used throughout the study. However, a few of the participants mentioned some difficulties about reflective diary and reflective video analysis. They reported that the use of reflective diary and reflective video analysis as a way of reflection required much time, effort, and commitment, yet no negative perceptions about participating in reflective peer sessions were found. At the end of the study, the reflective practices increased the instructors' motivation and enthusiasm in order to implement the ideas of reflective teaching for their future professional practices. The participants also realized that reflective practice is an effective method for teacher development, and it can be applied through different ways or tools. Further, they noticed that reflective teaching practices can contribute to professional empowerment if they are implemented in a systematic fashion. The findings were discussed with regard to the previous research. In the light of the research findings, some implications for the effective use of reflective teaching were provided, and suggestions for further studies were offered. Key words: Reflective teaching, reflective diary, reflective video analysis, peer sessions, professional development, Turkish EFL university instructors.
Anadolu Üniversitesi ÖYP araştırma görevlilerinin memnuniyetinin incelenmesi
Bu çalışmada Anadolu Üniversitesi Öğretim Üyesi Yetiştirme Programı (ÖYP) araştırma görevlilerinin memnuniyeti ikili lojistik regresyon analizi, yaşam doyumu ile memnuniyet arasındaki ilişki ise korelasyon analizi ile incelenmiştir. ÖYP, Türkiye'nin artan öğretim üyesi ihtiyacını karşılamak üzere 2002 yılından itibaren uygulanan ve 2025 yılına kadar sürmesi beklenen bir programdır. Programa dâhil olan araştırma görevlilerinin memnuniyetini ve yaşam doyumlarını inceleyen bir çalışma bulunmaması konunun özgünlüğünü sağlamaktadır. Çalışmada, ÖYP araştırma görevlilerinin Anadolu Üniversitesi'nden genel memnuniyeti, akademisyen memnuniyet ölçeği ve demografik sorular kullanılarak araştırılmıştır. Akademisyen memnuniyet ölçeğinin fazla sayıda madde içermesi nedeniyle, açıklayıcı faktör analizi uygulanarak boyut indirgemesi yapılmış ve memnuniyeti ölçen sekiz faktöre ulaşılmıştır. Elde edilen faktörler ve demografik değişkenlerle Anadolu Üniversitesi ÖYP araştırma görevlilerinin memnuniyeti ikili lojistik regresyon analiziyle incelenmiştir. İşe yönelik tutum, kurumun algılanan saygınlığı, akademik çalışma imkânı, kurumun bilimsel araştırmalara verdiği destek ile lisans mezuniyetinin, Anadolu Üniversitesi ÖYP araştırma görevlilerinin memnuniyeti üzerinde anlamlı etkiye sahip olduğu görülmüştür. Yaşam doyumu ile memnuniyet arasındaki ilişki korelasyon analizi ile incelenmiş, iki değişken arasında düşük kuvvette pozitif yönde anlamlı ilişki olduğu tespit edilmiştir. ÖYP araştırma görevlilerinin memnuniyetlerinden yaşam doyumlarına taşma varsayımının gerçekleştiği ortaya konulmuştur. Anahtar Kelimeler: ÖYP araştırma görevliliği, Akademisyen memnuniyeti, Yaşam doyumu, Faktör analizi, Lojistik regresyon analizi.
Une etude de cas qualitative sur l'utilisation des consignes scolaires dans une classe de Fle
The instructions that exist in all areas of life have an important place in the field of education. Instruction is a fundamental tool that guide learning process both in classroom interactions and in the course of evaluation. The aim of the current study is to determine the role and the place of the instruction in French language class, and also to study more closely the teaching practices of learners and teachers. Therefore, this qualitative case study was conducted in order to better understand the perceptions and the tendency of the participants. Nine students and one teacher from the preparatory class of the School of Foreign Languages of Anadolu University took part in this study. The data were collected by means of semi participant observation, semi-structured interviews and document analysis techniques, all of which are the qualitative data collection methods. Firstly, a semi-participant observation lasting for 10 weeks was conducted and at the same time, written materials used in the class were gathered. Immediately after the observations were made, the interviews were conducted with seven students and one teacher who were already observed in their classrooms. After all the data were collected, they were analyzed by the researcher and two experts in the field of teaching/learning of French language. For the analysis, the codes and the themes were identified in the data. Four key themes and nine subthemes were revealed after the data analysis. The key themes emerging from this data are; (1) The transmission of the instruction by the teacher, (2) The reading of the instruction by the learner (3) The problems of understanding the instruction, (4) Learner's awareness level of using instructions and their attitudes towards them. Mots clés : Autonomie,Consigne, Etude de Cas,Français Langue Etrangère. Instruction.
Examination of passages selected from the cello parts of basic orchestral repertory for the purpose of sight playing training
This study is aimed on the examination of sight reading of orchestral parts in undergraduate students' cirriculums in Cello Division of Strings Instrument Major at Anadolu University State Conservatory. Participants of the study are also students in the same division. The high number of works in orchestral repertoire aimed this study to a certain frame, so works were selected with an expert from the content of orchestral repertoire course. The research was benefited from the views of experts in examination of camera recordings. Also an observation form was created for faster and more reliable examination. Passages were interpreted through descriptive analysis on prepared performance analysis tables to examine the images evaluated by a researcher and two experts on common ground. Keywords: Sight reading, Violoncello, Cello, Orchestral Repertoire, Descriptive Analysis.
Developing management skills during undergraduate studies: The case of Kosovo and Turkey
Some scholars state that management skills can be developed in classroom, while others state that business schools unmeet this goal. This research aims to assess management skills of undergraduate business student to find their level of management skills according to the year of studies, GPA, work experience, trainings, gender and country. A quantitative study using internet survey was used to find the relationships among these variables. The population used was students currently or recently graduated in Management or Business Administration departments, and the sample frame was students that met these criteria and attended universities in Kosovo or Turkey that teach in English Language. The results of the research indicated that students develop management skills significantly after they complete second year. Moreover, there is a positive relationship between management skills development and GPA, work experience, and training. However, results indicate that there is still space for developing management skills more. The findings of this survey support previous research done about MBA degree indicating that both programs develop management skills. The research was done only with student from Kosovo and Turkey what is a limitation of this study. The research is a step to fill the gap that exist in management undergraduate researches. The finding of this study may be useful for business school to design programs that would help to develop skills more, students to be aware about ways to use to enhance their skills, and human resources to have more confidence on management graduates and to help them to apply and upgrade at workplace.
Turizm fakültesi öğrencilerinin konaklama işletmelerinde hizmet robotlarının kullanımına yönelik algısı
Bu araştırmada temel amaç konaklama işletmelerinde kullanılan hizmet robotlarına yönelik turizm fakültesi öğrencilerinin algılarının incelenmesidir. Bu doğrultuda detaylı bir alanyazın incelemesi yapılmış ve daha sonra araştırma amacına uygun olarak model geliştirilmiştir. Geliştirilen modelin test edilmesi için Nisan 2023-Mayıs 2023 tarihleri arasında gerçekleştirilen uygulamada ESOGÜ Turizm Fakültesi öğrencilerine ulaşılmış ve 253 öğrenciden çevrimiçi ve yüz-yüze olarak anket yoluyla veri toplanmıştır. Verilerin geçerliliğinin test edilmesinde faktör analizi kullanılmıştır. Araştırma kapsamında geliştirilen hipotezlere ilişkin korelasyon analizi gerçekleştirilmiştir. Ayrıca cinsiyet, staj yapma durumu, robot kullanım deneyimi ve araştırmada yer alan değişkenler üzerine farklılık testleri yapılmıştır. Elde edilen bulgular doğrultusunda güven, performans, algılanan risk ve kullanım kolaylığı ile robot kullanım niyeti ile arasında anlamlı bir ilişkinin olduğu görülmüştür. Diğer taraftan güven ile performans ve kullanım kolaylığı, performans ile algılanan risk ve kullanım kolaylığı, algılanan risk ile kullanım kolaylığı ve güven arasında anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Araştırma, turizm işletmeciliği öğrencilerinin konaklama işletmelerinde kullanılan hizmet robotlarına yönelik algılarını ölçerek, konaklama işletmelerinde kullanımına katkı sunmaktadır.
Lisansüstü eğitimde kalite yönetimi: İnönü Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü'nde bir uygulama
Bir ülkenin gelişmişliği, kaliteli ürün ve hizmet üretmesi ancak kaliteli bir eğitimle mümkündür. Birçok üniversite, eğitim kalitesi ile ilgilenmekte, eğitim kalitesini ve memnuniyet düzeyini ölçmeye ve iyileştirmeye çalışmaktadır. Kalite ölçülmezse, yönetilemez ve iyileştirilemez. Çalışmada, lisansüstü eğitim kalitesini belirleyen temel faktörler ve bu faktörlerin bazı değişkenlerle ilişkisi ve önem düzeyleri ortaya konmuştur. Bu araştırma, kalite yönetiminin lisansüstü eğitimle ilişkisini hem akademik hem de idari yönden ele almış, genelde üniversitelere özelde ise enstitülere odaklanmıştır. Tezde, öncelikle kalite yönetimi ve yüksek öğretim konusunda kavramsal bir tartışma sunulmuştur. Ardından, lisansüstü eğitim kalitesini belirleyen temel faktörlerin değişkenlerle ilişkisi tespit edilmiştir.Araştırmada anket yöntemiyle toplanan veriler kullanılmıştır. Araştırmanın evreni, 2011-2012 akademik yılında İnönü Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü'nde eğitim gören tezli yüksek lisans ve doktora öğrencilerinden oluşmaktadır. Lisansüstü eğitim kalitesini oluşturan beş temel faktör literatür taraması ile elde edilmiş araştırma sonuçları ile doğrulanmıştır. Çalışmada, lisansüstü eğitim kademesinde kalite yönetim modellerinin uygulanmasıyla kaliteli çıktıya ulaşılabileceğine vurgu yapılmaktadır. Literatür incelendiğinde eğitim kalitesine en kapsamlı yaklaşımın ?sistem yaklaşımı? olduğu saptanmıştır. Kaliteli eğitim, kaliteli yönetsel süreçlerle gerçekleştirilebilir. Girdi ve süreç kalitesi çıktı kalitesine yansır. Eğitimin çıktısı eğitim sürecinde değer katılmış girdilerdir. Akademik başarı, eğitim kalitesinin bir göstergesi olarak kabul edilmektedir.Sistem yaklaşımı ile tasarlanan bu model ?Lisansüstü Eğitim Kalitesini Belirleyen Temel Faktörler? modeli olarak sunulmuştur. Model, kaliteli lisansüstü eğitime ulaşabilmek amacıyla yapılacak yönetim girişimlerine rehberlik yapmaktadır. Lisansüstü eğitimde kaliteyi oluşturan faktörlerin diğer kurumlarca da genel kabul göreceği düşünülmektedir. Ortaya konulan ölçme aracı ile lisansüstü eğitim veren kurumların kalite ölçütünde kendilerini değerlendirebilecekleri ve bu değerlendirme sonuçlarından yola çıkarak kalitelerini geliştirebilecekleri beklenmektedir. Bu alanda yapılacak araştırmalarla geliştirilmeye açık bir model sunulmuştur. Lisansüstü eğitimde kalite yönetimini sorgulayan araştırmaların yetersiz sayıda olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak, lisansüstü eğitimde kalite yönetimi alanında ulusal düzeyde daha ileri araştırmalar yapılması önerilmektedir.
Piyano eğitiminde rubrik ile geleneksel ölçme-değerlendirme yöntemlerinin karşılaştırılması: İnönü Üniversitesi örneği
Bu araştırmanın amacı, piyano performanslarının ölçülmesinde komisyonun ortak kararı ile verilen puanlarla, rubrik puanlarının karşılaştırılmasıdır.Yarıyıl sonu sınavlarında piyano performansını ölçmek amacıyla oluşturulan komisyonlarda fakülte bazında 4'er öğretim elemanı yer almış ve her fakülteden rastlantısal olarak seçilen 16 öğrencinin performans düzeyleri komisyonun ortak kararı ile belirlenmiştir. Komisyon puanlaması ile eşzamanlı olarak, öğretim elemanları öğrenci performanslarını, araştırma kapsamında hazırlanan rubrik ile ölçmüş; elde edilen veriler araştırmanın amaçları doğrultusunda SPSS paket programı ve konu alanı uzmanının yardımıyla analiz edilmiştir.İki ayrı fakültede, farklı gruplara ait performansların birbirinden bağımsız puanlayıcılar tarafından ölçülmesi sonucu elde edilen rubrik puanları ile komisyon puanlarının aritmetik ortalamaları ve standart sapmaları alınmış; gruplar-arası farklılaşmanın çok düşük miktarda olduğu sonucuna varılmıştır. Ayrıca komisyon puanları ile rubrik puanlarının birbirine çok yakın oldukları ve komisyon puanlarının çok az miktarda rubrik puanlarından yüksek olduğu görülmüştür.Rubriğin güvenirliğinin belirlenmesinde puanlayıcılar arası ikili korelasyonlar incelenmiş ve en düşük ilişki düzeyinin 0.70'in üzerinde olduğu görülmüş; bu bulguya dayanarak rubriğin güvenilir ölçüm yaptığı sonucuna varılmıştır.Son olarak, rubriğin geçerliği hakkında bir yargıya varabilmek için uzmanlardan alınan olumlu görüşlere ilave olarak, ölçüte dayalı geçerlik incelenmiş; geçerli bir ölçüt olarak kabul edilen komisyon puanları ile rubrik puanları arasındaki ilişki ?Pearson Momentler Çarpımı Katsayısı? yardımıyla hesaplanmış ve rubriğin uyum geçerliğinin 0.915 gibi yüksek düzeyde bir geçerliğe işaret ettiği görülmüştür.Yarıyıl sonu sınav performanslarının ardından, öğrencilere rubrik aracılığıyla geribildirim verilmiş; sonrasında öğrencilerin rubriğe ilişkin çeşitli görüşleri toplanmıştır. Öğrencilerin rubrikle performansın daha nesnel ölçüldüğü, rubrikteki boyutlarla düzey açıklamalarının anlaşılır olduğu ve rubrik aracılığıyla verilen geribildirimin etkililiği ile ilgili olumlu görüşleri alınmıştır.
Üniversitelerde sınav görevlisi atama ve çizelgeleme problemlerine yönelik çözüm denemesi,
Atama ve çizelgeleme problemleri üniversite ve diğer eğitim kurumlarında çok fazla karşımıza çıkmaktadır. Yapılan bu çalışmalar sonucunda, söz konusu problemlerden en çok karşımıza çıkanlardan biri toplu sınav dönemlerinde salonlara görev alacak sınav görevlisi atama ve çizelgeleme problemleri olduğu anlaşılmıştır. Bu çerçevede Hitit Üniversitesi'ne bağlı Mühendislik Fakültesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu ve Sungurlu Meslek Yüksekokulu'nda sınav görevlisi atama ve çizelgelemesinden sorumlu personel ile görüşmeler yapılarak sınav görevlisi ataması yapılırken karşılaşılan zorluklar, göz önüne alınması gereken kısıtlar ve birime özel sorunlar hakkında bilgi alınmıştır. Bu çalışmamızda, çeşitli eğitim birimlerinden edinilen bilgiler ışığında tüm kısıtlara uygun ve birime özel sorunlara uyumlu bir sınav görevlisi ataması ve çizelgelemesini çok daha kısa sürede gerçekleştirebilecek bir yazılım geliştirmek amaçlanmış ve geliştirilmiştir. Geliştirmiş olduğumuz yazılımın yaptığı sınav görevlisi atama işlemlerinin zaman yönünden karşılaştırılması ile kısıtlara ve seçeneklere uygunluğunun test edilmesi amacıyla Hitit Üniversitesi Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu 2017 – 2018 Bahar dönemi verileri gerekli izinler alınarak kullanılmıştır. Sonuç olarak, geliştirilen yazılımın sınav görevlisi ataması belirlenen tüm kısıtlara uygun ve birim tarafından belirlenen özel sorunlara uyumlu olarak yapmıştır. Ayrıca zaman yönünden yapılan testlerde, tüm kısıtlara uygun sınav görevlisi ataması işlemini bir dakikadan daha az sürede gerçekleştirdiği görülmüştür.
Hitit Üniversitesi'nde çalışan erkek akademik ve idari personelin toplumsal cinsiyet rol tutumu
Erkeklerin, toplumsal cinsiyet rollerindeki eşitlikçi değişim, kadının toplumdaki statüsünün yükseltilmesi açısından önemlidir. Bu çalışmanın amacı Hitit Üniversitesi'nde çalışan erkek akademik ve idari personelin toplumsal cinsiyet rol tutumlarının belirlenmesidir. İlişki arayan tanımlayıcı türde bu araştırma 01 Eylül- 31 Aralık 2017 tarihleri arasında Hitit Üniversitesi'nde gören yapan 301 akademik ve idari personelin katılımıyla tamamlandı. Araştırma verilerinin toplanmasında 64 sorudan oluşan bir anket formu oluşturuldu. Katılımcıların toplumsal cinsiyet rol tutumlarının belirlenmesinde Toplumsal Cinsiyet Rol Tutumu Ölçeği (TCRTÖ) kullanıldı. Elde edilen veriler SPSS 22.0 Paket Programı yardımı ile değerlendirildi. Verilerin analizinde bağımsız gruplarda t testi, One-Way Anova (Post hoc-Tukey) analizi ve Pearson Korelasyon analizi kullanıldı. Değerlendirmelerde p<0,05 değeri istatistiksel açıdan anlamlı kabul edildi. Araştırma grubunun %54,2'si 30-39 yaş grubunda, %78,7'si evli ve %89'u üniversite ve üzeri eğitime sahipti. Toplumsal Cinsiyet Rol Tutumu Ölçeği'nden alınan puanların ortalaması tüm grupta 131,72±21,80 bulundu. Katılımcıların yaş gruplarına göre ölçekten alınan puanların ortalaması arasında anlamlı bir farklılık yoktu (p>0,05). Yüksek eğitimliler, akademik statüde çalışanlar ve evli olmayan arasında toplumsal cinsiyet rol tutumlarının daha eşitlikçi olduğu belirlendi (p<0,05). Katılımcıların kardeş sayıları toplumsal cinsiyet rol tutumları üzerinde etkili bulundu (p<0,05). Tanışarak evlenme şekli ile geç evlenme yaşı (kendisi ve eşi) katılımcıların cinsiyet rol tutumlarını eşitlikçi yönde değiştiren diğer faktörlerdendi (p<0,05). Eşi herhangi bir işte çalışanlarda toplumsal cinsiyet rol tutumları daha eşitlikçi bulundu (p<0,05). Ölçekten alınan toplam puanlar çocuğun cinsiyeti, uzun süreli yaşanılan yer ve çocuklukta şiddete tanık olma açısından anlamlı farklılık göstermedi (p>0,05). Ekonomik durum ve sağlık algısı iyi olanlarda toplumsal cinsiyet rol tutumlarının daha eşitlikçi olduğu belirlendi (p<0,05).
Kurumsal imaj ve farkındalık oluşturmada bilgi teknolojilerine stratejik yaklaşım
Kurum ve kuruluşlar için kurumsal imaj ve farkındalık oluşturma, rekabet güçlerini ve pazar paylarını artırma, tüketici davranış ve kararlarını etkileme, nitelikli çalışanları kuruluşa çekme gibi birçok açıdan önemlidir. Fakat birçok kurum ve kuruluş bunun önemini kavrayamamıştır. Özellikle Bilgi Teknolojilerinin (BT) ve İnternetin dünyayı sarmalayarak küreselleştirdiği, rekabetçiliği artırdığı günümüzde, kurumsal imaj ve farkındalık oluşturmada BT'lerinin kullanımına stratejik bir yaklaşım ile bakarak etkili kullanımı gerekmektedir. Bu yaklaşım tüketiciler nezdinde farkındalık oluşturan kuruluşlar ile müşterileri birbirine yakınlaştıracak, pazar paylarını, tercih edilebilirliklerini artıracaktır. Ülkemizde sürekli artan devlet ve özel üniversite sayılarıyla birlikte üniversiteler arası rekabet artmış, üniversiteler de tercih edilebilen bir üniversite olabilme çabası içine girmiş bulunmaktadırlar. Bu rekabette kurumsal imaj ve farkındalık oluşturmaları onlar için bir avantaj olacaktır. Üniversitelerin tercih edilmesinde eğitim kalitesi, akademik çalışma ve başarıları, akademisyenlerin tanınırlığı ve etkisi vb. faktörler kurumsal imaj açısından en etkili faktörlerdir. Bunların yanı sıra fiziki imkânları, sosyo-kültürel, eğitim imkânları da elbette diğer etkili faktörlerdendir. Bunlar doğru şeylerdir. Fakat bu doğru şeylerin, doğru mesajlarla, doğru iletişim, etkileşim kanalları kullanılarak, hedef kitlelere ulaştırılması üniversitenin çok geniş bir alana yaygın olan potansiyel hedef kitlesine pazarlanması gerekir. Bu pazarlamada ise en etkili stratejik araç ise Bilgi Teknolojileridir. Üniversite içinde eğitim kalitesi, akademik faaliyetler, akademik başarılar, sunduğu fiziksel, sosyal, kültürel, sportif, barınma imkânları, tarihi, kültürel, doğal değer ve dokular ne kadar doğru, sürekli ve yoğun biçimde hedef kitlelere yansıtılıp farkındalık oluşturulabilir, güven sağlanırsa tercih edilme oranı da artacaktır. BT'lerine stratejik bir yaklaşım, kurumsal imaj ve farkındalık oluşturmaya büyük katkılar sağlayacaktır. Bu araştırmanın bulguları ile YÖK'ün yaptığı araştırma içerisindeki bulgulardan da anlaşıldığı gibi tercihlerde en etkili farkındalık oluşturan araçların BT'lerine dayalı araçları olan sosyal medya, üniversitelerin web siteleri, arama motorlarında ve video paylaşım ağlarındaki haber, bilgi ve görseller olmaktadır. Anahtar Kelimeler: Kurumsal imaj, farkındalık, Bilgi Teknolojileri, Kurumsal Kimlik, Kurum Kültürü, Üniversite.
Kimya konularına yönelik alternatif kavramların tanılayıcı dallanmış ağaç (TDA) tekniğiyle belirlenmesi
Bu araştırmada, klasik ölçme ve değerlendirme araçlarına alternatif olan Tanılayıcı Dallanmış Ağaç (TDA), tekniğiyle kimya konularındaki alternatif kavramların belirlemek amaçlanmıştır. TDA, klasik ölçme ve değerlendirme araçlarından yapısı ve amacı farklı olmasıyla dikkat çekmektedir. Araştırma tarama yöntemi ile yürütülmüştür. Araştırma Dumlupınar Üniversitesi Eğitim Fakültesi İlköğretim Bölümü Sınıf öğretmenliği Anabilim Dalı ve Fen Bilgisi Anabilim Dalı öğrenim gören 222 öğretmen adayı üzerinde uygulanmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin analizinde betimsel istatistiki yöntem kullanılmıştır. Araştırmada TDA tekniği ile geçerli ve güvenilir 22 maddelik bir kimya kavram testi geliştirilmiştir. Bununla birlikte öğretmen adaylarının madde ve özellikleri, elementler, bileşikler, çözeltiler ve koligatif özellikler, metaller, fiziksel ve kimyasal değişimler, asitler ve bazlar, kimyasal bağlar, ısı ve sıcaklık kimya konuları ile ilgili alternatif kavramlara sahip oldukları tespit edilmiştir.
Sosyal girişimcilik odaklı örgüt iklimi oluşturma: Dumlupınar Üniversitesi'nde bir uygulama
Sosyal girişimcilik birçok sektörde sosyal değer ve değişim oluşturmak ya da sosyal gerekleri karşılamak adına fırsatların peşinden gidildiği yenilikçi bir süreç olarak değerlendirmiştir. Yepyeni kaynaklar bulma ve bu kaynakları farklı bir şekilde birleştirmeyle ortaya çıkan sosyal girişimcilik, toplum için sosyal değer oluşturma çabasıdır. Örgüt iklimi kavramı ise çalışma çevresiyle ilgili olup örgütün daha çok psikolojik yönünü ifade etmektedir. Kurum içinde hâkim olan bu iklim çalışanların duygularını, davranışlarını ve tutumlarını etkilemekte dolayısıyla kurumların başarısında önemli bir etken olabilmektedir. Üniversiteler sosyal girişimciliğin toplum bazında gerçekleşmesinde son derece önemlidir. Dolayısıyla bu çalışmada öncelikli hedef üniversitelerde sosyal girişimciliği geliştirmek ve yaygınlaştırmak için nasıl bir örgüt iklimine sahip üniversite modeline ihtiyaç duyulduğunun araştırılmasıdır. Bu amaçla çalışma Dumlupınar Üniversitesi'nde görev yapan 182 akademik personel ile gerçekleştirilmiştir. Çalışmada değişkenler arasındaki ilişki ve etkileşim korelasyon analizi ve kurulan regresyon modellerine yönelik hipotezlerin test edilmesi ile belirlenmiştir. Yapılan analizler kurulan regresyon modellerini doğrulayarak değişkenler arasında anlamlı bir ilişkinin olduğu göstermiştir. Örgüt ikliminin sosyal girişimciliği etkilediği tespit edilerek üniversitede hâkim olan samimi bir iklimin var olan yönetici desteği ile birlikte sosyal girişimliği pozitif yönde anlamlı olarak etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Sosyal Girişimcilik, Örgüt İklimi, Üniversite.
Mobbing ve örgüt kültürü arasındaki ilişki: Dumlumpınar Üniversitesi'nde bir uygulama
Günümüz koşullarında örgütlerin sadece faaliyette bulunduğu alandaki başarısı, küresel rekabet ortamında yetersiz kalmaktadır. Bu nedenle örgütler rakiplerden farklı ürün ve hizmet üretimi sırasında; misyon, vizyon, değer ve ilkeleri kapsayan güçlü bir örgüt kültürüne de ihtiyaç duymaktadırlar. Diğer taraftan örgütler çalışma ortamında da pek çok sorunla karşılaşmaktadırlar. Çalışanların uyumsuzluğu ve çalışma atmosferinin sağlıksız olması örgütün varlığını da tehlikeye sokmaktadır. Bu nedenle son zamanlarda yönetim psikolojisi alanında çalışanlara verilen önem ve değer, çalışanların sosyal ihtiyaçları ve özlük hakları vb. gibi konular önem kazanmış ve araştırmalara konu olmuştur. Sistematik, aşağılayıcı psikolojik baskı, haksız söz ve davranışlarını içeren mobbing davranışı, pek çok nedenden kaynaklanmaktadır ve cinsiyet fark etmeksizin hemen hemen her organizasyonda görülmektedir. Bu çalışmanın amacı mobbingi önleyebilmek için, mağdur ve yöneticilere yol göstermek ve mobbing ve örgüt kültürü arasındaki ilişkiyi belirlemektir. Çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde mobbing kavramı, tarihçesi, tanımı, nedenleri teorik çerçevede incelenmiş ve mobbingle mücadele yöntemleri ele alınmıştır. İkinci bölümde kültür ve örgüt kültürü kavramı ve örgüt kültürünü oluşturan ögeler tanımlanmış, örgüt kültürünü oluşturmada modeller açıklanmıştır. Üçüncü bölümde ise örgüt kültürü ve mobbing arasındaki ilişki Dumlupınar Üniversitesi'nde bir uygulama ile analiz edilmiştir. Bulgular sonuçları ile yorumlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Mobbing, Yıldırma, Örgüt Kültürü, Kültür.
Üniversitelerde stratejik yönetim anlayışının temel yönetim süreçleri açısından analizi: Kamu üniversiteleri örneği
Stratejik yönetim anlayışının temel yönetim süreçleri açısından analizinde örgüt yapısının tasarımı, denetleme sisteminin tasarımı kurumsal yapıya bağlı olarak strateji, yapı ve denetim uyumunun belirli bir ahenk içinde olmasının sağlanması ve tüm bunlardan sonra da değişimin yönetimi ve hayata geçirilmesi kurumsal stratejik yönetim anlayışı sürecinin temel öğeleri olarak değerlendirilmelidir. Belirlenen amaçların gerçekleştirilmesinde uygulanacak seçeneklerin hedeflere yönelik olarak iç ve dış kaynakların neler olduğuna, iç ve dış koşulların neler olduğuna ve iç ve dış paydaşların koşullarıyla bağdaştırılması stratejik yönetim anlayışının temel yönetim süreçleri üzerindeki etkileri stratejilerin belirlenmesi aşamasında önem kazanmaktadır. Bu çalışmada üniversitelerde stratejik yönetim anlayışının temel yönetim süreçleri açısından analizi ve uygulanabilirliği konusunda araştırmalara yer verilmiştir. Üniversitelerde stratejik yönetim anlayışının temel yönetim süreçleri açısından uygulanabilirliğine ilişkin stratejik yönetimin mahiyeti tanımı ve özellikleri ile ilgili kavramsal açıklamalara yer verilmiştir. Ayrıca üniversitelerde stratejik yönetim ve temel yönetim süreçleri açısından analizine yer verilmiştir. Stratejik yönetim anlayışının temel yönetim süreçleri açısından değerlendirilmesi için hazırlanan anketteki sorulan sorular, istatistiksel analizlerde elde edilebilir, ölçülebilir şekilde hazırlanmıştır.
Sosyal zeka boyutları ile tükenmişlik boyutları arasındaki ilişki: Dumlupınar Üniversitesinde bir uygulama
Bu araştırmada ana amaç, iş yaşamında önemi giderek artan bir kavram olan ''sosyal zeka'' ile ''tükenmişlik'' konularını irdelemek ve sosyal zeka düzeylerinin tükenmişlik üzerindeki etkilerini analiz etmektir. Araştırma örneklemini, 2014/2015 eğitim öğretim yılı bahar döneminde Kütahya' da Dumlupınar Üniversitesi Evliya Çelebi ve Germiyan yerleşkelerinde bulunan fakülte ve meslek yüksekokulları akademisyenleri içerisinden 163 akademisyen oluşturmaktadır. Veri edinme araçları olarak Demografik bilgileri içeren form, Tromso Sosyal Zeka Ölçeği ve Maslach Tükenmişlik Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmada veri edinmek için kullanılan Tromso Sosyal Zeka Ölçeği'nde Silvera Sosyal Zeka Modeli, Maslach Tükenmişlik Ölçeği'nde Maslach Tükenmişlik Modeli baz alınmıştır. Verilerin analizi SPSS 18.0.1 paket programı vasıtasıyla yapılmıştır. Hipotezlerin test edilmesi için bağımsız örneklemlerin tespiti için t testi, tek yönlü varyans (Anova) analizi, varyans analizine göre farklılıkların kaynağını tespit etmek için Scheffe çoklu karşılaştırma testi ile değişkenler arasındaki ilişkinin tespit edilmesi için Pearson korelasyon analizi gibi analizler kullanılmıştır. Birinci bölümde zeka kavramı, çoklu zeka kavramı ve sosyal zeka kavramı ve sosyal zeka modellerine yer verilmiş, ikinci bölümde, tükenmişlik kavramı ve tükenmişlikle ilgili diğer ayrıntılar, tükenmişlik modellerine yer verilmiş, üçüncü bölümde sosyal zeka ve tükenmişliğin birlikte ele alındığı, Dumlupınar Üniversitesi akademisyenlerinin yanıtladığı anketlerin analizi ile sonuç ve öneriler ele alınmıştır. Araştırma neticesinde, sosyal zeka düzeyi boyutlarından sosyal beceri ile tükenmişlik boyutlarından kişisel başarı hissinde azalma arasında yapılan korelasyon analizi sonucunda negatif yönlü anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Sosyal zeka düzeyi boyutlarından sosyal bilgi süreci ile tükenmişlik boyutlarından kişisel başarı hissinde azalma arasında yapılan korelasyon analizi sonucunda negatif yönlü anlamlı ilişki tespit edilmiştir. Sosyal zeka düzeyi boyutlarından sosyal farkındalık ile tükenmişlik boyutlarından duygusal tükenme arasında yapılan korelasyon analizi sonucunda negatif yönlü anlamlı ilişki tespit edilmiştir. Sosyal zeka boyutlarından sosyal farkındalık ile tükenmişlik boyutlarından duyarsızlaşma arasında yapılan korelasyon analizi sonucuna göre negatif yönlü anlamlı ilişki tespit edilmiştir. Sosyal zeka boyutlarından sosyal farkındalık ile tükenmişlik boyutlarından kişisel başarı hissinde azalma arasında yapılan korelasyon analizi sonucunda negatif yönlü anlamlı ilişki tespit edilmiştir. Sosyal zeka düzeyi boyutlarından sosyal beceri ile çalışma süreleri arasında yapılan tek yönlü varyans analizi sonucunda pozitif yönlü anlamlı ilişki tespit edilmiştir. Tükenmişlik boyutlarından kişisel başarı hissinde azalma ile unvanlar arasında pozitif yönlü anlamlı ilişki tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Akademisyen, Zeka, Zeka Düzeyi, Sosyal Zeka, Tükenmişlik
Sınıf öğretmeni adaylarının günlük hayatta nükleer konusu ile ilgili kavramsal anlayışlarının incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, sınıf öğretmeni adaylarının günlük hayatta nükleer konusu (GHNK) ile ilgili kavram yanılgılarını belirlemek ve "cinsiyet", "sınıf" ve "GHNK bilgi kaynağı" değişkenlerinin sınıf öğretmeni adaylarının GHNK ile ilgili kavramsal anlayışlarına etkisini incelemektir. Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden tarama modeli kullanılmıştır. Çalışma grubunu, 2015-2016 eğitim yılı güz döneminde Dumlupınar Üniversitesi, Afyon Kocatepe Üniversitesi ve Pamukkale Üniversitesi Sınıf Öğretmenliği Programı'nda öğrenim gören 250 öğrenci oluşturmaktadır. Çalışma grubu kolay ulaşılabilir örneklem yöntemiyle oluşturulmuştur. Çalışmada sınıf öğretmen adaylarının günlük hayatta nükleer konusu ile ilgili kavram yanılgılarını belirlemek için üç aşamalı bir tanı testi geliştirilmiştir. Günlük hayatta nükleer konusu tanı testinin (GHNKTT) geliştirilmesinde betimsel analizlerden istifade edilmiştir. GHNKTT'den elde edilen verilerin analizinde ise betimsel istatistiksel değerler, bağımsız örneklemler için t-testi ve bağımsız örneklemler tek yönlü varyans analizi (ANOVA) kullanılmıştır. Çalışmanın bulguları, sınıf öğretmeni adaylarının GHNK ile ilgili birçok eksik ve yanlış düşünce ve inanışa sahip olduklarını ortaya koymuştur. Tespit edilen kavram yanılgılarının büyük çoğunluğu litarürde ilgili çalışmalarda tespit edilmiş bulgularla benzerlik göstermiştir. Tespit edilen bazı kavram yanılgılarına ilgili literatürde rastlanmadığı için bu çalışmaya ait olduğu düşünülmektedir. Sınıf öğretmeni adaylarının GHNK ile ilgili kavramsal anlayışlarında "cinsiyet" ve "GHNK bilgi kaynakları" değişkenlerinin istatistiksel olarak anlamlı bir etkisin olmadığı sonucuna varılmıştır. Diğer taraftan sınıf öğretmeni adaylarının GHNK ile ilgili kavramsal anlayışlarına sınıf değişkeninin istatistiksel olarak anlamlı bir etkisi olduğu görülmüşür. Analiz sonuçları dördüncü sınıf sınıf öğretmeni adaylarının diğer sınıflardaki sınıf öğretmeni adaylarınına göre, günlük hayatta nükleer konusunda bilimsel açıdan daha doğru bir kavramsal anlayışa sahip olduklarını göstermiştir. Bunlara ek olarak GHNKTT'inde, emin olma derecesi (ED) olarak adlandırılan üçüncü aşama hesaba katıldığında tespit edilen kavram yanılgılarının sayısında bir azalma görülmüştür. Bundan dolayı, üç aşamalı çoktan seçmeli tanı testlerinin (KTT) iki aşamalı çoktan seçmeli tanı testlerinden daha seçici ve belirleyici olduğu söylenebilir.
Yükseköğretim kurumlarında güncel gelişmeler ve ilişkisel pazarlamanın kaynak avantajı teorisi bakış açısıyla yükseköğretim kurumlarında etkileri: Uşak Üniversitesi
Yükseköğretim kurumlarındaki güncel gelişmeler ve gelişen rekabet koşulları neticesinde etkin şekilde rekabet edebilmek için yükseköğretim kurumlarının en azından bazı ilişki ağlarında güvenilir bir kurum olması giderek önem kazanmaya başlamıştır. Kaynak avantajı teorisi çerçevesinde rekabet işletmelerin bazı pazar konumlarında rekabet avantajı elde etmelerini ve böylelikle üstün finansal performans göstermelerini sağlayacak olan kaynaklar için işletmeler arasındaki sürekli mücadele olarak tanımlanmaktadır. Bu araştırmada, Uşak Üniversitesi eğitim işbirliği çerçevesinde ilişkisel pazarlama faktörleri ile yetkinlik temelli ve kaynak temelli bakış faktörlerinin konum avantajı, işbirliği başarısı ve kurum performansı üzerindeki etkileri ile birbirleri arasındaki karşılıklı etkileşimler kaynak avantajı teorisi çerçevesinde oluşturulan bütünleşik bir model içerisinde test edilmeye çalışılmıştır.
Üniversite öğrencilerinin kentleşme süreçleri üzerine etkileri: Bülent Ecevit Üniversitesi örneği
Kentler göçebe yaşamdan yerleşik hayata geçiş sonucu ortaya çıkmış süreçlerdir. Bu eski kent yapıları zamanla, bir değişimin ifadesi olan kentleşme sürecine girmiş ve büyük dönüşümler geçirmiştir. Kentler üzerinde yapısal değişimlere neden olan önemli faktörlerden biri ise sanayileşmedir. Sanayileşme, kentleşme üzerine etki eden tek unsur değildir. Üniversiteler de kentleşme sürecini etkileyen önemli diğer etkenlerden biri olarak görülmektedir. Üniversiteler ve üniversitelerde eğitim gören öğrenciler bulundukları şehri demografik, ekonomik, sosyal, kültürel olmak üzere birçok açıdan değiştirmektedir. Zonguldak'ta da Bülent Ecevit Üniversitesi'nin kurulmasıyla şehir birçok farklı açıdan etkilenmiştir. Saha çalışması olarak seçilen Zonguldak ilinde, Bülent Ecevit Üniversitesi'nin kurulmasıyla üniversite kentleşme ilişkisi farklı bir boyut kazanmıştır. Dolayısıyla bu çalışmada, Bülent Ecevit Üniversitesi öğrencilerinin Zonguldak'ın kentleşme süreçleri üzerindeki olumlu olumsuz etkileri araştırılmıştır. Çalışma 2016-2017 akademik yılı güz döneminde Bülent Ecevit Üniversitesinde kayıtlı bulunan ve merkez kampüste okumakta olan öğrenciler arasından belirlenen örneklem grup üzerinde gerçekleştirilmiştir. Elde edilen analizler sonucunda ise, üniversitenin kente getirdiği öğrencilerin Zonguldak'ın demografisini, mekânsal yerleşimini, ekonomisini ve kültürünü etkilediği görülmüştür. Sonuçta öğrencilerin cinsiyetinin, kayıtlı oldukları fakülte/yüksekokulun, eğitim ve öğretim döneminde bulundukları sınıfın, kentte barındıkları yerin ve ailelerinden aldıkları harçlık miktarının, kentsel süreçlerde belirleyici olduğu görülürken, anne ve babanın eğitim durumunun ve mesleğinin kentsel fonksiyonları yeterince etkilemediği açıkça tespit edilmiştir. Anahtar Kelime: Kentleşme, Üniversite, Üniversite-Kent İlişkisi, Öğrenci, Zonguldak, Bülent Ecevit Üniversitesi.
Tüketicilerin yeşil ürün satınalma eğilimlerinin belirlenmesi Dumlupınar Üniversitesinde bir araştırma
Doğal çevrenin korunması ve yeşil pazarlama hakkındaki gelişmelerin incelenmesi ve tüketicilerin çevreci bilgi, endişe, algılanan tüketici etkinliği ve çevre bilinçli tüketici davranışları ile yeşil ürün satın alma davranışları arasındaki ilişkilerin varlığının sorgulanması bu araştırmanın amacını oluşturmaktadır. Çalışmada öncelikle çevrecilik ve yeşil pazarlama incelenmekte daha sonra ise bu iki olgunun etkilerinin görüldüğü tüketicilerin çevreci tutumları ve satınalma davranışları arasındaki ilişkiler incelenmektedir. Çalışmanın son bölümünde ise tüketicilerin çevreci satınalma davranışlarının araştırma sonuçlarına yer verilmektedir.