Üniversiteler
Bu konu başlığı altında 1.125 tez
TOBB ETÜ İşletme Bölümü stratejik plan önerisi
Bu çalışmada, stratejik yönetimin önemine, başarılı bir stratejik yönetimin en önemli unsurlarından biri olan stratejik plana ilişkin bilgilere yer verildikten sonra, büyüklüğü, kâr amaçlı olup olmaması vb. bütün özelliklerden bağımsız olarak her işletmenin stratejik plana ihtiyacı olduğu gerçeğinden hareketle TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi İşletme Bölümü'ne Stratejik Plan Önerisi sunulmaktadır. Stratejik plan önerisi kapsamında; TOBB ETÜ İşletme Bölümü paydaşlarına beklenti ve önerilerine ilişkin soruların bulunduğu anketler uygulanarak, İşletme Bölümünün mevcut durum analizi yapılmakta; vizyon, misyon, stratejiler, hedef ve eylemler belirlenmekte; stratejik planın izlenmesi ve uygulanması süreçlerinde dikkat edilmesi gereken hususlara, karşılaşılabilecek sorunlara ve çözüm önerilerine yer verilmektedir.Anahtar Kelimeler: Stratejik yönetim, stratejik plan, TOBB ETÜ İşletme Bölümü
Türkiye'de uluslararası ilişkilerin lisans eğitiminde gizli müfredat ve oryantalizm: Eleştirel pedagojik bir yaklaşım
Bu çalışmada Türkiye'deki Uluslararası İlişkiler lisans programlarındaki bölüm müfredatlarına odaklanılacaktır. Ders müfredatları, başlıkları ve içerikleri, kullanılan materyallerin metinlerde tespit edilen söylemleri, tekrarlar ve anlamlar, eleştirel pedagojik bir yaklaşımla analiz edilecektir. Alanında daha önce hiç denenmemiş biçimde, eleştirel pedagoji ile Uluslararası İlişkiler disiplinini bir araya getirmeye çalışacak olan bu tez, müfredat incelemesinde öne çıkan Oryantalist temalar üzerine yoğunlaşacaktır. Eğitimin dokusunda sosyal bir kontrol mekanizması olarak bulunan gizli müfredatın taşıdığı Oryantalist karakter, Uluslararası İlişkiler metinleri üzerinden yapısöküme uğratılacaktır. Söz konusu Oryantalizm çözümlemesi pozitivizm, neoliberalizm ve bir iç-öteki olarak 'İslam' başlıkları üzerinde ilerletilecektir. Bu çalışmanın, Türkiye'deki Uluslararası İlişkiler araştırmalarında akademik özgünlüğün sağlanması adına ontolojik bir çoğulculuğun ortaya çıkmasına katkı sağlaması hedeflenmiştir. Anahtar Kelimeler: Eleştirel Pedagoji, Oryantalizm, Yapısöküm, Uluslararası İlişkiler, Gizli Müfredat.
Üçüncü kuşak üniversiteler ve üçüncü kuşak üniversitelerin stratejik planlaması
Bu çalışmada, Üçüncü Kuşak Üniversite kavramı ve Üçüncü Kuşak Üniversitelerin Stratejik Planlanması araştırılmıştır. Tarih boyunca yükseköğretim kurumları araştırılmış üniversitelere tekabül eden Antik Yunan Akademileri ve Medreseler hakkında bilgi verilmiştir. Üniversiteler, Birinci Kuşak Üniversiteler, İkinci Kuşak Üniversiteler (Humboldt Üniversiteleri) ve Üçüncü Kuşak Üniversiteler olarak tasnif edilmiştir. Üniversitelerin kuşak değişimini tetikleyen faktörler araştırılmış Rönesans, Hümanizm, Protestanlığın doğuşu, Ulusçuluk kavramı, Fransız Devrimi gibi olayların üniversitelerin şekillenmesinde ve yeni üniversite tipolojisinin oluşumunda etkili rol oynadıkları tespit edilmiştir. Prof. Dr. J.G. Wissema'nın Üçüncü Kuşak Üniversite teorisi etrafında gelişen çalışmada Türkiye Cumhuriyeti'nden on altı devlet üniversitesi seçilmiş, bu üniversitelerin stratejik planlamalarını hazırlarken Üçüncü Kuşak Üniversite olmaya ne ölçüde yer verdikleri içerik analizi ve kodlama yöntemleri ile belirlenmiş, daha sonra ise TÜBİTAK'ın girişimci ve yenilikçi üniversite endeksi sıralaması ile karşılaştırılıp hazırlanan stratejik planların tutarlılığı üzerine yorumlar yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Üçüncü Kuşak Üniversite, Stratejik Plan, Yükseköğretim.
Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi'nin Süleymanpaşa ilçesi ekonomik gelişmesi üzerindeki etkileri: Öğrenci tüketim harcamaları özelinde bir değerlendirme
Üniversitelerin ekonomik büyüme, sosyal gelişme, rekabet edebilir mal üre-timi ve hizmetlerin sağlanması, kültürel kimlik oluşumu, sosyal bağın ve kültürün sürdürülmesi ve sonuçta yoksulluğa karşı mücadele ve barınma kültürünün destek-lenmesi gibi konularda çok önemli bir konuma sahip olduğu konusunda genelde uz-laşma olduğu görülmektedir. Üniversiteler bilim ve bilginin en etkili/kaliteli bir şekilde üretildiği ve bu birikimlerin işlendiği kurumların ilk sırasında yer almaktadır. Üniversiteler kuruldukları şehirlerin sosyal, ekonomik ve kültürel olarak gelişmesine katkıda bulunurlar. Bu nedenle, pozitif dışsallık yaratmaktadır. Bu çalışmanın amacı üniversitelerin kuruldukları şehirlere yaptığı katkıları sosyo-ekonomik, sosyo-kültürel ve demografik boyutlarda ele alarak; 2006 yılında kurulan Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi'nin merkez ilçe Süleymanpaşa'ya olan sosyo-ekonomik, sosyo-kültürel ve demografik katkılarını incelemektir. Bu amaçla çalışmanın analiz kısmında NKÜ öğrencilerine uygulanan anket verileri kullanılmıştır. Böylece öğrencilerin tüketim davranışlarını belirleyen etkenler analiz edilerek, üniversitenin merkez ilçe ekonomisine katkısı incelenmektedir. Anahtar kelimeler: NKÜ, Tüketim Davranışları, Eğitim
Üniversitelerde çalışan idari personelin performansını etkileyen faktörler: Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi örneği
Yeni kamu yönetim anlayışı ile birlikte öncelikle özel sektörde uygulanan ve daha sonra kamu sektörüne transfer olan modellerden biri de performans yönetimidir. Kamu çalışanlarının beklenti ve taleplerinin karşılanmasında performans yönetiminin büyük bir önemi olduğu kabul edilmektedir. Bu tezde, Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi idari personelinin performansını etkileyen faktörler üzerinde durulmuş ve performans ölçütleri Ki-Kare, Anova ve Korelasyon analizlerinin yorumlanması ile açıklanmıştır. Anahtar Kelimeler: üniversite, idari personel, performans
Namık Kemal Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkez Müdürlüğünde çalışan sağlık personelinin biyomedikal ve klinik mühendisliği uygulamaları farkındalığını etkileyen etmenlerin incelenmesi ve iş güvenliğine etkisi
Klinik ve Biyomedikal Mühendislik bilimi, mühendislik ilkelerini tıp alanına uygulayarak her zaman daha gelişmiş ve kullanılabilir teknolojiler üretir. Bu teknolojileri geliştirirken insan ve hayvan anatomik, fizyolojik yapı ve sistemlerini anlayarak, canlı vücuduna uygun yeni teknolojiler geliştirerek olası sorunları çözer, sağlığı geliştirir. İş sağlığı ve güvenliği, iş yerlerinde çalışırken karşılaşılabilecek olası kaza ve risklerden kaynaklanan sağlığı fiziksel ve ruhsal olarak etkileyen zarar verici koşullardan korumak amacıyla yapılan düzenli ve bilimsel çalışmalar bütünüdür. Bu çalışma ile Biyomedikal ve Klinik Mühendisliğin üniversite hastanesindeki yeri, öneminin ve iş sağlığı ve güvenliğine etkilerinin anlaşılması amaçlanmıştır. Çalışmamız ile hastanedeki tıbbi cihaz kullanıcılarına ulaşılmıştır. Kullandıkları cihazlar ve riskleri hakkında veriler toplanmış ve değerlendirilmiştir. Cihaz kullanıcılarının, cihazları kullanırken verimli kullanıp kullanılmadığı yaptığımız çalışmayla incelenmiştir. Ayrıca tüm hastane genelinde Biyomedikal Birimi'nin varlığı ve hastanenin bu birimden nasıl faydalandığı hakkında veriler toplanmıştır. Çalışmamıza NKUSUAM'de çalışan ve tıbbi cihaz kullanan hekim, hemşire, tekniker, sağlık personeli ve yöneticiler olmak üzere 240 kişi katılmıştır. Çalışmada veri elde etmek için anket formu kullanılmıştır. İlk anket formu araştırmacılar tarafından ilgili literatür incelenerek oluşturulmuştur. İkinci anket formu Öztürk tarafından geçerlilik ve güvenilirlik çalışması yapılmış İş Güvenliği Ölçeğidir. Biyomedikal ve Klinik Mühendislik hastanelerdeki cihazların düzenli bakım onarım ve takibini yapar. Ayrıca hastaneler için önemli bir yatırım planlayıcısı ve firmalar ile hastaneler arasında arabulucudur. Hastane bütçesine uygun ve güvenilir olarak cihazların alımını ve takibini yapar. Ek olarak cihazların düzenli ve kullanımına aykırı olarak çalışıp çalışmadığını da takip eder. Bu nedenle hastanelerde geniş bir yelpazede çalışırlar. Bu toplanan veriler ışığında Biyomedikal Biriminin hastanedeki varlığı az da olsa bir kesim tıbbi cihaz kullanıcıları tarfından bilinmemektedir. Fakat sağladığı faydalar Biyomedikal Birimi'nin hastanede hastalara, tıbbi cihazlara ve tıbbi cihaz kullanıcılarına yararlı olarak kullanıldığını göstermiştir. Ayrıca Biyomedikal Birimi'nin varlığının tıbbi cihaz kullanıcıları ve hastaların güvenliği için önemli olduğu da bu çalışma ile saptanmıştır. Cihazların zararlı etkilerinin azaltılması açısından tıbbi cihazların takibinin yapılmasının gerekliliği görülmüştür. Cihazlar kullanıcılara ve hastalara doğrudan veya dolaylı olarak zararlı etkiler gösterebilir. Bu risklerin azaltılmasında Biymedikal Birimi önemli bir rol oynar. Anahtar Kelimeler: Biyomedikal Mühendislik, Tıbbi Cihaz, Klinik Mühendislik, İş Sağlığı ve Güvenliği, Farkındalık, Sağlık Personeli
Yükseköğretim Kurumları Etik Kodları Modelinin üniversitelerdeki uygulamalarının paydaş grupları üzerindeki etkisi: Bir araştırma
Etik kavramı, son yıllarda yaşamın her alanında olduğu gibi akademik alanda da özellikle sıkça vurgulanmakta ve dile getirilmektedir. İçinde yer aldığımız dünyada, araştırma ve uygulama faaliyetlerinin başarılı bir şekilde yürütülebilmesi için etik kodlara (kurallara) ihtiyaç duyulmaktadır. Ayrıca etik kodların bireysel, toplumsal ve kurumsal ilişkilerin geliştirilebilmesi bakımından önemi büyüktür. Çalışmada etik kodların (kuralların) devlet üniversitelerinin paydaş gurupları ile olan ilişkileri üzerindeki etkinliğinin Etik Etkisini Geliştirme Modeli çerçevesinde analiz edilmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda; etik, etik türleri, kamuda etik, etik kodun tanımı, amacı, içeriği, oluşturulması ve uygulamaya konulması ile yükseköğretim kurumları etik ilkeleri, yazın açısından irdelenmiştir. Son olarak, Etik Etkisini Geliştirme Modeli'nin boyutları bazında devlet üniversitelerinde etik kodların etkililiğini ölçmeye yönelik bir araştırma yapılmıştır. Yükseköğretim Kurumları içerisinde yer alan devlet üniversiteleri, araştırmanın kapsamını oluşturmuştur. Araştırmada 393 akademik ve idari personeli kapsayan anket çalışması ile toplanan veriler SPSS (20.0) programında analiz edilmiştir. Devlet üniversitelerinde uygulanan ankette kullanılan ölçek için öncelikle güvenilirlik analizi açısından Cronbach's Alpha değerleri hesaplanmıştır. Ölçek boyut ve alt maddeleri arasında Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) ve Welch Testi ile üniversiteler arasında oluşan anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir. Farklılık kaynakları araştırması için Bonferroni, Scheffe, LSD, Tamhane's ve Dunnetts'c testleri uygulanarak karar verilmiştir. Araştırmanın bulguları istatiksel analize tabi tutularak sonuçlar irdelenmiştir. Etik Etkisini Geliştirme Modeli'ne göre; izin verilen devlet üniversitelerinin modelin boyutları bazında değerlendirilmesi yapılarak gerçekleştirilen test sonuçlarına göre geliştirilen hipotezlerden dokuzu doğrulanmış ve diğer üçü ise doğrulanamamıştır. Araştırma kapsamındaki 23 üniversitenin etik kodlarının, üniversitenin (3 boyutu dışında) diğer tüm ilişkilerini olumlu etkilediği söylenebilir. Araştırma çerçevesinde; etik kodların (kuralların) üniversitelerde gerçekleştirilen mevcut uygulamalardaki etkinliği sorgulanmış ve genel anlamda bu kuralların devlet üniversitelerinin paydaş gruplarla olan ilişkilerinde olumlu etkilerinin olduğu gözlenmiştir.
The shift in global political economy and international relations education in Turkey
As political and economic systems of the world become increasingly globalized, IR education is also influenced from this trend. In this study, I look at the institutions of IR education and the curricula to analyse the impact of globalization on IR education patterns. IR education trains the experts who will protect the interests of his/her nation in international affairs and the future scholars. As the world becomes increasingly interconnected, the IR curriculums should become standardized. So this study asks "Can IR education be seen as a tool for global governance?" The patterns in IR education can be examined by three types of sources: textbooks, curricula and journals. This study focuses on the curricula. In order to see the influence of globalization I look at the top 5 universities in the Anglophone tradition as listed in the Times Higher Education university rankings. I analyse their curriculums and derive their main characteristics. Then I look at the curriculums of the top 4 universities from Turkey and determine their main characteristics. Then I will compare them with the Anglophone universities. The findings suggest that undergraduate IR curricula in the analysed Turkish universities are similar to that of the analysed Anglophone universities. This can be interpreted as the influence of globalization on IR education in Turkey. The results are important for the discussions on the degree of how IR education should be structured to pursue national interests.
Üniversite akademik ve idari personelinin COVID-19 aşısına yönelik davranışlarını etkileyen faktörler: Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi örneği
Tarih boyunca birçok salgınla mücadele eden insanoğlu, son olarak 2019 yılında Çin'in Wuhan kentinde ortaya çıkan COVID-19 ile karşı karşıya kalmıştır. Dünya Sağlık Örgütü virüsün tüm dünyaya hızlı yayılması nedeniyle 2020 yılının mart ayında COVID-19'u pandemi olarak ilan etmiştir. COVID-19 pandemisinin en önemli çıkış yolu olan aşının bulunmasıyla birlikte tüm dünyada aşılama faaliyetleri başlamıştır. Aşıya karşı tereddüt, aşının ilk bulunduğu zamanlardan günümüze kadar süregelen bir durum olmasına rağmen COVID-19 ile artış sağlamıştır. Aşı tereddütünde en sık karşılaşılan nedenler arasında; aşının yan etkilerinden korkma, aşının içeriğine güvenmeme, aşılar hakkında yeterli bilgiye ulaşamama gibi nedenler yer almaktadır. Bu çalışma kapsamında, Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi özelinde çalışan akademik ve idari personeller örnek alınmıştır. Üniversitede çalışan akademik ve idari personelin COVID-19 aşısına yönelik tereddütlerini etkileyen faktörlerin neler olduğu incelenmiştir.
Yükseköğretim kurumlarında kurgusal evrene geçiş uygulamaları: Türkiye'deki üniversiteler üzerine bir araştırma
Eğitim, insanlık tarihinin en eski ve en önemli konularından biri olarak insanların hayatlarında birçok ihtiyacını karşılamaktadır. Yaşanan her türlü yenilikte değişerek ve gelişerek insan yaşamının en önemli parçası haline gelen eğitimin en önemli aşaması, yükseköğretim alanında olan yeniliklerdir. Son zamanlarda kurgusal evren ve beraberinde gelişen teknolojiler, her sektörü etkilediği gibi bilim üreten yükseköğretim kurumlarını da etkilemiştir. Kurgusal evren, sınırsız insan ihtiyaçlarının kısıtlı imkânlarının yanı sıra, isteklerin ihtiyaca dönüştüğü, gerçek olmayan fakat gerçekliğe çok yakın, hayallerin gerçekleştiği, yeni bir gelecek, yeni bir dil ve yeni kurulacak bir evren olarak karşımıza çıkmaktadır. Bir ülkenin geleceğinin başarılı bir eğitim sistemi ile; kurgusal evrenin ise yeni bir gelecek ile ilişkilendirilmesi sebebiyle birbirini tamamlayan eğitim ve kurgusal evrenin yükseköğretim kurumlarındaki güncel durumu detaylı olarak incelenmiştir. Bu bilgilerden hareketle bu tez çalışmasında, Türkiye'deki yükseköğretim kurumları incelenerek, kurgusal evrene geçiş yapan üniversitelerin kendi internet sitesinde paylaştığı belgeler ve ilgili kanıtlar incelendikten sonra, ders veren üniversitelerdeki öğrencilerin kurgusal evren araçlarıyla gerçekleştirilen derslere ilişkin algılarını saptamak ve yeni teknolojilere hazır oluşluk düzeyini belirlemek için Türkiye'deki 24 üniversiteden 295 öğrenciye anket uygulanarak veri toplanmıştır. Elde edilen veriler, "SPSS 29.0" programı ile analiz edilmiştir. Analiz sonucunda ise, öğrencilerin metaverse algısı, cinsiyete göre anlamlı bulunurken; teknoloji, dijitalleşme, sosyal ve yaşam biçimi algısının ise anlamlı bir farklılık göstermediği sonucu ortaya çıkmıştır. Öğrencilerin metaverse, teknoloji, dijitalleşme ve yaşam biçimi algısı yaşa göre anlamlı bir farklılık gösterirken, sosyal algısının ise anlamlı bir farklılık göstermediği tespit edilmiştir. Bunlara ilaveten öğrencilerin metaverse, teknoloji, dijitalleşme, sosyal ve yaşam biçimi algılarının tamamında eğitim durumuna göre anlamlı bir farklılık görülmüştür. Ek olarak öğrencilerin metaverse, teknoloji ve dijitalleşme algısı öğrenim görmekte olduğu üniversiteye göre anlamlı bir farklılık gösterdiği, sosyal ve yaşam biçimi algısının ise anlamlı bir farklılık göstermediği sonuçlarına ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Yükseköğretim kurumları, kurgusal evren, teknoloji, öğrenci algıları, Türkiye'deki üniversiteler
Siirt Üniversitesi'nin bölgesel kalkınmadaki rolü
Dünyada bilgi ekonomisine geçiş ve onun etkileri ile birlikte, bilgiyi üreten ve üretim sürecinde etkin kullanan firmaların, bölgelerin ve ülkelerin kalkınma sürecinde avantajlı bir konuma geldiği bir dönemde bulunmaktayız. Bu sebeple, üniversitelerin bilgiyi üreten ve yayan kurumlar olarak bölgesel kalkınmanın en önemli aktörleri haline gelmesi kaçınılmaz bir gerçek haline gelmiştir. Bu çalışmada, yeni kurulan genç ve dinamik üniversitelerden biri olan Siirt Üniversitesi'nin bölgeye bilgi temelli ve ekonomik temelli etkileri çerçevesinde bölgesel kalkınmadaki rolü incelenmiştir. Bu doğrultuda Siirt ili esnafına ve Siirt Üniversitesi bünyesinde okumakta olan öğrencilere olmak üzere 2 farklı gruba anket uygulaması yapılmıştır. Anketler iki farklı formda oluşturulmuş ve anket soruları toplam 1325 Siirt Üniversitesi öğrencilerine ve 675 Siirt esnafına yüz yüze görüşme şeklinde uygulanmıştır. Siirt Üniversitesi öğrencilerine yaşadıkları şehirde yaptıkları harcamalar ve Siirt Üniversitesi'ne yönelik görüşleri, Siirt ili esnaflarına ise üniversiteyi nasıl algıladıklarını ve ekonomiye bakış açılarına yönelik sorular yöneltilmiştir. Elde edilen anket verileri değerlendirilmiş ve henüz teşkilatlanma süreci devam eden Siirt Üniversitesi için çeşitli önerilerde bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Siirt Üniversitesi, Siirt İli, Bölgesel Kalınma, Anket
Üniversitenin bir şehrin sosyal ve ekonomik gelişimine katkısı: Siirt Üniversitesi örneği
Bu tezin amacı, Siirt Üniversitesi'nin Siirt şehrine yapmış olduğu sosyal, kültürel ve ekonomik katkıların neler olduğunu örnekler vererek araştırmaktır. Bu araştırma yapılırken üniversitenin bir şehre yapmış olduğu katkıyı daha iyi anlayabilmek için öncelikle üniversitenin kavramsal analizi ve üniversitenin özelliklerinin neler olduğu açıklanmaya çalışılmıştır. Siirt Üniversitesi'nin tarihsel gelişimi ve günümüzdeki durumu hakkındaki bilgiler sayesinde Siirt şehrine nasıl ve hangi alanda üniversitenin katkı sağladığı ortaya koyulmaktadır. Üniversite Siirt şehrine doğrudan ve dolaylı olarak katkı sağlamaktadır. Anahtar Kelimeler: Siirt İli, Siirt Üniversitesi, Sosyal Katkı, Ekonomik Katkı
Batman Üniversitesi'nin bölgesel kalkınmadaki rolü
Üniversiteler, toplumun ekonomik ve sosyal altyapısını oluşturan; ulusal düzeyde eğitim, öğretim, kültürel ve bilimsel düşünce kuruluşları gibi çeşitli işlevleri yerine getiren kurumlardır. Üniversite hedefleri arasında bilginin üretimi, korunması, iletilmesi ve yaygınlaştırılması yer alır. Üniversite eğitiminin amacı; bilgi çağında evrensel değerlere sahip, sorgulayan, akılcı ve bilimsel düşünen, üreten, geliştiren ve sorumlu etik değerleri koruyan bireyler yetiştirmektir. Çok partili sisteme geçişle birlikte yükseköğretimin ülke genelinde dengeli dağılımı temel ilkelerden biri olarak kabul edilmiş ve bu doğrultuda üniversitenin bulunduğu bölgeye sosyo-ekonomik katkılar başlamıştır. 1990'lı yıllardan bu tarafa araştırılmış ve incelenmiştir. Bu çalışmanın amacı;Batman Üniversitesi öğrencilerinin sosyo-ekonomik özelliklerini, günlük alışkanlıklarını, belirli alanlardaki tutumlarını, çeşitli harcama kalemlerinin miktarını ve Batman Üniversitesi öğrencilerinin Batman iline yapmış oldukları katkıları ortaya çıkarmak; Batman ili esnafının ise üniversiteye ve üniversite öğrencilerine bakış açılarını açıklamaktır.Anket, Batman Üniversitesi Merkez Yerleşkesi ve Batı Raman Yerleşkesinde öğrenim gören 587 öğrenciye ve 450 Batman esnafına kapalı ve açık soru yöntemi kullanılarak yapılmıştır. Anket yoluyla elde edilen veriler SPSS.21 paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda Batman Üniversitesi ve Batman Üniversitesi öğrencilerinin Batman ili ekonomisine katkıları nicel olarak hesaplanmıştır.
Ekonomide kripto para kullanım tercihi: Siirt Üniversitesi örneği
Bu çalışmada, para kavramı ve tarihsel gelişimi açıklandıktan sonra son yıllarda adını sıkça duyduğumuz dijital paralar, Bitcoin ve diğer başlıca kripto paralar hakkında inceleme ve araştırma yapılmıştır. Kripto para cüzdanları, gizlilik odaklı kripto paralar, madencilik ve ülkelerin dijital para çalışmaları ve ülkelerin kripto paralara yaklaşımları çalışma kapsamındadır. Son dönemlerde hızla gelişen kripto paralar ve Blockcahin teknolojisinin henüz birçok ülke ya da merkez bankası tarafından yasal olarak kabul edilmediği halde insanlar ekonomik yatırım aracı olarak benimsemektedirler. Google arama motorundan elde edilen verilere göre ülkemizde kripto paralar ile ilgili en fazla arama yapılan iller sıralamasında özellikle Siirt ve çevresindeki iller ilk sıralarda yer almaktadır. Bu çalışma bölge insanımızın neden alışılagelmiş yatırım araçlarından uzaklaştığını, hiçbir fiziksel karşılığı olmayan kripto para yatırımlarına yöneldiğini araştırmak ve algı düzeylerini ölçmek için yapılmıştır. Araştırma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde paranın tanımı, özellikleri, türleri gibi konular açıklanmıştır. İkinci bölümde ekonomide kripto para kullanım tercihleri, Blockchain sistemi, ticarette kripto para kullanımı ve başlıca kripto para borsaları konularına değinilmiştir. Üçüncü bölümde ise Literatür taraması, dünyada ve ülkemizde üniversitelerde bu alanda verilen derslere değinilmiştir. Siirt Üniversitesi Akademik, İdari ve İşçi statüsündeki personellerine uygulanan anket ve anketin sonuçları açıklanmış ve bu bilgiler ışığında çalışmanın sonuç ve öneriler kısmı oluşturulmuştur. Çalışmanın amacına uygun olarak yaklaşık 1.187 Siirt Üniversitesi Personelinden kripto paraları duyan ve kullanan 225 kişiye ulaşılmış ve kendileri ile anket çalışması yapılmıştır. Duymadım, kullanmadım diyenler çalışmaya dahil edilmemiştir. Anket analizlerinde Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) Testi, Doğrulayıcı Faktör Analizi, istatistiksel analizler için IBM SPSS İstatistik 28.0, IBM AMOS programı kullanılmıştır. Yapılan ankete katılanların %38,7'si kripto paraları yalnızca duyduklarını, %61,3'ü duyduklarını/kullandıklarını ve katılımcıların %83,6'ın en çok Bitcoin'i duyduklarını/kullandıklarını ifade ettikleri belirlenmiştir. Katılımcıların %57,3'ü kripto paraları ilk kez arkadaşlarından duymuştur. Yine yatırımcıların %42,2'si kripto paralara yatırım yapmanın dini yönden bir sakıncası bulunmadığını düşündüklerini, %16,4'ü ise dini yönden sakıncalı bulduklarını ifade etmiştir. Fakat ankete katılanlar dini yönden sakıncalı bulsalar da kripto paralara yatırım yapmaya devam etmişlerdir. Kripto paralar yatırım çeşidi olarak %66,2 tarafından borsaya benzetilmiştir. Katılımcıların %86,3'ü kripto paraları alışveriş yapmak için değil ticaretini yapmak ya da uzun süre saklamak için satın aldıkları görülmüştür. Ayrıca yatırımcıların %41'inin kripto paraları hem değişim aracı hem de yatırım aracı olarak gördüğü tespit edilmiştir. Tüm bunlara rağmen ankete katılanların %88,4'ü harcamalarında dijital ödeme sistemleri yerine nakit para kullanmayı tercih ettikleri cevabını vermişlerdir. Bu durumun nedeni olarak kripto paraların daha başlangıç aşamasında olduğu, teknolojik altyapı yetersizliği ve birçok kesim tarafından henüz benimsenmediği için insanların halen klasik ödeme yöntemlerini tercih etmek zorunda kaldıkları şeklinde düşünülmektedir. Katılımcılar kripto paraların ekonomi dünyasına yeni bir bakış getirdiğini, gelecekte birçok iş yerinde kripto paraların kullanılacağını, Blockchain teknolojisinin büyük bir yenilik olduğunu ifade etmişlerdir. Kripto paralara yatırım yapmanın çok riskli olduğunu belirtmelerine rağmen, katılımcıların çoğunluğu gelecekte kripto para kullanmaya devam etmeyi düşünmektedir. Kripto para piyasalarının oldukça hızlı hareket ettiği, piyasaların 7 gün 24 saat açık olması, hassas yapısı sebebi ile spekülasyonlara açık olduğu, herhangi bir yasal düzenlemeye tabi olmaması ve borsalar tarafından keyfi uygulamalar yapılabildiği unutulmamalıdır. Özellikle kaldıraçlı (marjin) işlemler de yatırımcıların paralarının sıfırlanması risk bulunmaktadır. Bu neden ile tecrübe sahibi olmayanların kripto para piyasalarına düşük tutarlarla giriş yapmaları ve kaldıraçlı işlemlerden uzak durması önerilmektedir.
TRB1 bölgesindeki üniversitelerin teknoloji ve inovasyon sistemleri ile bölgesel kalkınma odaklı vizyonu
Bilim, teknoloji ve inovasyon sistemi, Türkiye'de bilimsel araştırma sahasına olumlu yönde katkı sağlayan kuruluşlardan oluşmaktadır. Bu sistem, vizyon (hedefe uygun görünüm) odaklı bilim ve teknoloji politikalarının ortaya çıkmasında devlete önemli katkılar sağlamaktadır. Vizyon odaklı politikaların verimli bir şekilde sürdürülebilmesi için akademisyenlerin, kamunun ve özel sektörün iş birliği yapması önem arz etmektedir. Bu iş birliğini, TRB1 bölgesinde yer alan üniversitelerin teknoloji ve inovasyon sistemi içinde bölgesel kalkınma alanında uygulanan çalışmalarının etkisini yerel ve bölgesel olarak incelemek, bir ilk olarak bu tezin amacıdır. Uygulanan anket çalışması, TRB1 bölgesindeki üniversitelerde görev yapan akademik personellere uygulanmıştır. Bölgedeki üniversitelerde İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinde görev yapan akademik personele 17 sorudan oluşan anket formu uygulanmış ve toplam 250 kişiye ulaşılmıştır. Anket çalışması sonucu teknoloji, ekonomi, girişimcilik, üniversite ve sanayi iş birliği ile ilgili değişkenler ve akademisyenlerin özellikleri/görüşleri arasındaki ilişkiyi inceleyen hipotezler test edilmiştir. Üniversitelerde akademik personel ve öğrenciler için girişimcilik, marka ve patent faaliyetleri, bilime ve uygulamaya dönük projeler, teknoloji ve yenilikçi ürünlerini kendi bünyesinde değerlendirme işlemlerinin küreselleşme sürecinde önemli gelişme sağlayacaktır.
Mardin Artuklu Üniversitesinin bölgesel kalkınmadaki rolü
Üniversiteler topluma yön veren kurumların başında gelmektedir. Globalleşen dünyada teknolojinin gelişmesi ile bilimsel ve teknolojik değişiklerin hızla yayılması nedeniyle değişimlere önemli bir ivme kazandırmış olmasıyla yapısal değişmelere neden olmuştur. Bununla birlikte Üniversiteler yerel, ulusal ve uluslararası kalkınmada bölgelerin gelişmesinde önemli roller üstlenmiştir. Ancak üniversitelerin bölgesel kalkınmadaki etkilerinin araştırılması son yıllarda önem kazandığından dolayı üniversitelerin kalkınmadaki rolü bilimsel olarak tam da anlaşılmış değildir. Buradan hareketle bu araştırmada Mardin Artuklu Üniversitesi'nin bölge üzerindeki bilgiye yönelik ve ekonomik etkilerinin kalkınma üzerindeki rolünün incelenmesi amaçlanmıştır. Bu doğrultuda Mardin Artuklu Üniversitesi öğrencilerine ve Mardin esnafına olmak üzere iki anket yapılmıştır. İki farklı formdan oluşan anket soruları toplam 1175 Mardin Artuklu üniversitesi öğrencilerine ve 415 Mardin esnafına yüz yüze görüşme ve online olarak anket uygulanmıştır. Mardin Artuklu Üniversitesi öğrencilerine yaşadıkları şehirde yaptıkları harcamalar ve Mardin Artuklu Üniversitesi'ne yönelik görüşleri, Mardin ili esnaflarına ise üniversiteyi nasıl algıladıklarını ve ekonomiye bakış açılarına yönelik sorular yöneltilmiştir. Elde edilen veriler değerlendirilmiş olup Mardin Artuklu Üniversitesi'ne yönelik önerilerde bulunulmuştur.
Üniversitelerde ar-ge faaliyetleri ve bilimsel araştırma projeleri (BAP) etkinliğinin değerlendirilmesi: Siirt Üniversitesi örneği
Üniversiteler toplumda saygın bir yere sahip olan ve toplumsal gelişmeye katkı sağlayan eğitim kurumlarıdır. Günümüzde toplumların gelişmesinde üniversitelerin rolü büyüktür. Üniversiteler bilginin kaynağı olan beşeri sermayeyi yetiştiren ve işgücü piyasasına hazırlayan eğitim kurumlarıdır. Üniversiteler sadece bilginin üretildiği yer olmakla kalmamakta, bilginin ticarileştiği yer haline de gelmektedir. Üniversitelerde eğitim-öğretim ve bilimsel araştırma işlevi birbirine entegre bir şekilde yürütülmektedir. Bilimsel araştırma üniversitelerin en temel işlevlerindendir. Bilim ve teknoloji üretmek bilimsel araştırmalar sonucunda gerçekleşen faaliyetlerdir. Günümüzde toplumların refah seviyeleri ürettikleri bilgi ve teknoloji ile doğru orantılı olarak artmaktadır. Günümüz bilgi çağında teknolojiye ve Ar-Ge'ye önem veren ve Ar-Ge faaliyetlerine büyük kaynak ayıran ülkelerin gelişmişlik düzeylerinin üst seviyede olduğu yadsınamaz bir gerçektir. Gelişmiş ülkelerin başarılarının en büyük sebebi ise bilim ve teknoloji politikalarını erken dönemden başlayarak belirlemeleri ve bunu istikrarla uygulamalarıdır. Türkiye'de Ar-Ge faaliyetleri 1963 yılında TÜBİTAK'ın kurulmasıyla devlet politikası olarak belirlenmiş ve desteklenmeye başlamıştır. Ar-Ge'ye verilen önem neticesinde teknolojide dışa bağımlılık azalacak, bilim ve teknoloji ülkelerin kalkınmasındaki en önemli unsur olarak öne çıkacaktır.
Directed motivational currents and individual differences: A mixed-method investigation in the Turkish EFL context
This study aimed at investigating the role of individual difference (ID) factors, namely self-regulatory strategy use, language learning effort, ideal L2 self, and imaginary capacity/vision in the long-term sustainment of Directed Motivational Currents (DMC). To do so, a longitudinal mixed-method sequential explanatory research design was employed. Quantitative data were collected from 305 tertiary-level EFL learners via a composite survey instrument and the structural interactions between the variables were analyzed via path analysis. Results displayed that self-regulatory strategy use and language learning effort directly and strongly predicted DMC. While the ideal L2 self exerted an indirect effect on DMC, vision exerted both direct and indirect effects. Qualitative data were collected through language learning diaries and first and follow-up interviews from 9 participants chosen via retrodictive qualitative modeling, and then analyzed utilizing content analysis. Findings supported the impact of self-regulatory strategy use and L2 learning effort in DMC. Volitional use of self-regulation by pure DMC cases was displayed. While the DMC group preferred meta-affective and meta-cognitive strategies to regulate the emotional and mental challenges of the current, cognitive strategies were the most favored ones in the DMC-like, No-DMC and starting in DMC-like, and ending in no-DMC groups. Language learning effort in the groups was mainly in line with their motivational and affective states. On account of these results, this study brings new insights into the individual level variability of the DMC construct and offers several pedagogical implications to ensure sustaining the intense motivational current for optimum benefit in the SLA context.
From arguables to learnables: Resolving disagreements and creating learning opportunities in L2 methodology classroom interaction in a teacher education context
Pre-service teachers (PSTs) engage in various intellectual and social practices such as learning to teach, negotiating beliefs and developing identities, studying a subject matter, and becoming a part of the community of teachers. Within this process, PSTs interaction with their peers and teacher trainers in teacher education classes may play a role in negotiating and shaping their pedagogical and their professional beliefs around arguable matters. However, there are only a handful of studies that investigate L2 teacher education classroom interaction in general and language teaching methodology classes in particular, which aim at building PSTs' pedagogical knowledge. Considering the body of literature suggesting the importance of classroom interaction for learning and teaching, this study aims to explore the interactional resources an L2 teacher educator uses during arguable episodes in a "Teaching English Language Skills" course. Using multimodal conversation analysis for the examinations of 19.5 hours of video recordings, the study details four main interactional resources used by the teacher educator during arguable sequences: reformulations, agreement-prefaced disagreements, understanding checks, and invoking sources of expert knowledge. The findings show how these resources create an opportunity for teacher learning by promoting learnables. The study has implications for pre-service language teacher education and L2 classroom interaction. Keywords: classroom interaction, conversation analysis, L2 methodology courses, arguables, learnables
The interactional management of lack of student participation in video-mediated EFL classroom interactions: Response pursuit practices
As active student participation in classroom interaction is a central component of foreign language learning, eliciting student participation becomes consequential in L2 classrooms. Teacher-fronted classroom interaction mainly shapes around Initiation-Response- Evaluation (McHoul, 1978; Mehan, 1979) sequences in which teachers initiate interaction with questions followed by student response and teacher evaluation in the third turn. When teacher questions are left unanswered, teachers resort to diverse response pursuit practices to ensure interactional and pedagogical progressivity. Previous research has documented various interactional practices that teachers employ to pursue response in diverse face-to-face educational settings. However, in recent years, online classrooms have been getting increasingly widespread, and the dearth of research informing such settings have become more apparent than ever. Although some studies have pointed out the challenges including low student participation in online classroom activities, teachers' actual practices in situ remains largely unexplored. Addressing this research gap, this study deals with the lack of response to teacher questions in a video-mediated L2 classroom in a higher education context. Using multimodal conversation analysis for the examination of screen- recordings of EFL classroom interactions, this study documents the response pursuit practices that an EFL teacher deploys to mobilize student response. The findings of the study show that utilizing diverse verbal and screen-based actions, the teacher restores intersubjectivity, elicits student response, hence ensures the interactional and pedagogical progressivity. Uncovering how these practices maximize interactional space, this study contributes to the understanding of the interactional organization of response pursuit practices and brings new insights to video-mediated L2 classroom discourse.
Üniversitelerin öğretim, bilimsel araştırma ve topluma hizmet işgörülerini gerçekleştirme bakımından eğitim durumlarının niteliği
Araştırmanın amacı, öğretim elemanlarının ve öğrencilerin yükseköğretimin öğretim, bilimsel araştırma ve topluma hizmet işgörüsünü gerçekleştirme bakımından eğitim durumlarının niteliğine ilişkin görüşlerini tespit etmektir. Araştırmada genel tarama modellerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırma 2021-2022 eğitim öğretim yılında URAP sıralaması temele alınarak alt, orta ve üst grupta yer alan üç devlet üniversitesindeki eğitim ve tıp fakültelerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmada nicel verilerin elde edilmesinde 278 öğretim elemanı ve 855 üniversite öğrencisinden, nitelde ise 31 öğretim elemanı ve 21 üniversite öğrencisinden görüş alınmıştır. Nicel veriler araştırmacı tarafından geliştirilen "Öğretim Elemanlarının Öğretim Hizmetinin Niteliğini Değerlendirme Ölçeği", "Yükseköğretimin Topluma Hizmet ve Bilimsel Araştırma Niteliğini Değerlendirme Ölçeği" ve "Üniversite Öğrencilerinin Öğretim Hizmetinin Niteliğini Değerlendirme Ölçeği" olmak üzere üç ölçek üzerinden toplanmıştır. Araştırmanın sonucunda üç üniversitenin öğretim elemanlarının yükseköğretimin eğitim durumlarının niteliğine ilişkin öğretim, bilimsel araştırma ve topluma hizmet işgörülerini gerçekleştirme grupleri ve görüşleri belirlenmiştir. Öğretim işgörüsünde üniversite ve fakülte temel etkisi istatistiksel olarak anlamlı fark oluştururken, üniversite ve fakülte ortak etkisinin ise anlamlı fark oluşturmadığı görülmüştür. Bilimsel araştırma ve topluma hizmet işgörülerinde ise fakültenin temel etkisi üç farktörde anlamlı fark göstermezken, üniversitenin temel etkisinin iki faktör için anlamlı fark gösterdiği, tek faktör için anlamlı fark göstermediği sonucuna ulaşılmıştır. Üniversite ve fakülte ortak etkisinin ise üç faktör içinde anlamlı fark oluşturmadığı görülmüştür. Üniversitelerdeki öğrencilerinin yükseköğretimin eğitim durumlarının niteliğine ilişkin öğretim işgörüsünü gerçekleştirme grupleri ve görüşleri de ortaya konulmuştur. Üniversite öğrencilerine göre öğretim işgörüsünde üniversitenin ve fakültenin temel etkisinin iki faktör için istatistiksel olarak anlamlı olduğu görülmüştür. Üniversite ve fakülte ortak etkisinin ise sadece rehberlik hizmeti ve öğrenci gelişim seviyesinin değerlendirilmesi faktöründe istatistiksel olarak anlamlı olduğu görülmüştür.
İngilizce dil becerilerinin çevrimiçi edinimi: Hazırlık sınıfı öğrencileri ve öğretim görevlileriyle bir çalışma
Uzaktan eğitim, öğrenme-öğretme faaliyetlerinin, öğreten ve öğrencinin birbirinden uzakta oldukları bir ortamda gerçekleştirildiği bir eğitim sistemidir. Uzaktan eğitimin öğretmen ve öğrencinin farklı yerlerde olduğu ve internet tabanlı uygulamalarla yapıldığı biçimine çevrimiçi öğretim adı verilmektedir. Araştırmanın amacı yabancı dil öğretiminde İngilizce dil becerilerinin (okuma, yazma, dinleme, konuşma) çevrimiçi (uzaktan) öğretim uygulaması aracılığı ile edinimine yönelik hazırlık sınıfı öğrencilerinin ve öğretim görevlilerinin genel görüşlerini belirlemektir. Nitel araştırma yönteminin kullanıldığı bu çalışmada durum çalışması deseni benimsenmiştir. Araştırmanın katılımcılarını 2020-2021 akademik yılında bir vakıf üniversitenin Hazırlık Eğitimi Biriminde çevrimiçi öğretim yolu ile öğrenim gören hazırlık sınıfı öğrencileri ve çevrimiçi uzaktan öğretim uygulamasında görev alan öğretim görevlileri oluşturmuştur. Araştırmanın verileri veri üçgenlemesi tercih edilerek oluşturulmuş; araştırmada veriler odak gruplarla yapılan yarı yapılandırılmış görüşmeler, katılımcılara uygulanan yansıtma formu ve gözlem ile üç veri kaynağından elde edilmiştir. Bu çalışmanın verileri Miles-Huberman analiz veri çözümleme adımları kullanılarak analiz edilmiş ve ulaşılan bulgular yorumlanmıştır. Araştırma sonuçları aşağıda özetlenmiştir: 1. Hazırlık sınıfı öğrencileri ve öğretim görevlileri İngilizce dil becerilerini çevrimiçi edinmeye yönelik her bir beceri için olumlu ve olumsuz görüşlere sahiptir. 2. Yabancı dil becerilerinin çevrimiçi edinimine yönelik öğrenci görüşleri büyük ölçüde olumsuzdur; öğretim görevlilerinin görüşleri büyük ölçüde olumludur. 3. İngilizce dil becerilerinin çevrimiçi ediniminde öğrenciler için en güçlü beceri yazma becerisi, en zayıf beceri konuşma becerisi iken öğretim görevlileri için en güçlü beceri okuma ve en zayıf beceri konuşma becerisidir.
Çevrimiçi öğrenme ortamında çerçeveleme dürtme stratejilerinin kullanılmasının üniversite öğrencilerinin başarı ve motivasyonuna etkisi
Bu çalışmanın amacı, çevrimiçi öğrenme ortamında çerçeveleme dürtme stratejilerinin kullanılmasının üniversite öğrencilerinin başarı ve motivasyonuna etkisini incelemektir. Çalışma, bir devlet üniversitesinin Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi Bölümü'nde 2020/2021 öğretim yılı bahar döneminde uzaktan eğitim yoluyla yürütülen "BTE 224 Bilişimde Öğrenme ve Öğretim Yaklaşımları" dersi kapsamında, 54 lisans öğrencisi ile yürütülmüştür. Araştırma, karma araştırma yöntemlerinden yakınsak paralel desene göre desenlenmiştir. Toplamda 10 hafta süren çalışmanın ilk haftasında katılımcılar seçkisiz olarak 2 gruba ayrılmıştır; birinci grup ödülün korunması ve negatif çerçeveleme dürtme stratejisi alan, ikinci grup ise ödülün kazanılması ve pozitif çerçeveleme dürtme stratejisi alan grup olarak belirlenmiştir. Ayrıca tüm öğrenenlere öntest ile birlikte gruplararası farkın olup olmadığını inceleyebilmek için "Öz-kontrol ve Öz-yönetim Ölçeği" uygulanmıştır. İkinci, dördüncü, altıncı ve sekizinci haftalar öğrenenlere yönerge ile birlikte görevler verilmiştir. Üçüncü, beşinci, yedinci ve dokuzuncu haftalar ise öğrenenlerin tamamladıkları görevler değerlendirilip hem ödülün korunması-kazanılması hem de negatif-pozitif çerçeveleme dürtme stratejileri kullanılmıştır. Son hafta ise, sontest ve öğrencilerin motivasyon düzeylerini belirleyebilmek amacıyla "Motivasyon Ölçeği" uygulanmıştır. Nitel verileri toplamak amacıyla tüm öğrencilere "Çerçeveleme Dürtme Stratejilerini Tercih ve Değerlendirme Formu" verilmiş ve 12 öğrenci ile yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Çalışmanın nicel bulguları, ödülün korunması ve negatif çerçeveleme dürtme stratejisi uygulamasının, ödülün kazanılması ve pozitif çerçeveleme dürtme stratejisi uygulamasına göre başarı ve motivasyon üzerinde pozitif ve anlamlı etkisi olduğunu ortaya koymuştur. Bu sonucu destekleyici olarak, çalışmanın nitel bulguları da ödülün korunması ve negatif çerçeveleme dürtme stratejilerinin öğrencilerin derse karşı çaba, motivasyon ve başarılarını arttırması açısından ödülün kazanılması ve pozitif çerçeveleme dürtme stratejisine göre daha avantajlı olduğunu göstermiştir.
Teacher factor on anxiety level of university preparatory school learners' speaking
Anxiety has been seen by many teachers and researchers as a barrier in language learning process as it prevents the learners from learning effectively. Also, determining the impacts of negative feelings on language learning process is quite important for teachers since these feelings may be a mental block for the learners by preventing them from using comprehensible input they get. Although there are numerous studies on the impact of anxiety level in language classrooms and on the reasons that might cause anxiety, there are relatively fewer studies on teachers' impact on anxiety level of learners' speaking. With this in mind, this study aims to explore the role of the teachers on anxiety level of university prepapartory school learners' speaking skill. For this study, a quantitative research design with the help of an online questionnaire, which was administered to the university preparatory learners studying at a state university based in Ankara, was used. Based on the data analysis, the research presented here showed how teachers can increase or decrease the anxiety level of foreign language learners especially while they are speaking the target language. The findings can contribute to a better learning environment with lower affective filter by revealing the relationship between teacher and learners' anxiety level.