Waste management

93 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Taş ocaklarında atık yönetimi ve isg uygulamaları

Çalışma 10 pilot firma üzerinde incelemeler yapılarak oluşturulmuş olup, taş ocaklarındaatık yönetimi ve İSG uygulamalarını konu almaktadır. Atık yönetimi açısından, evsel ve endüstriyel atıklar incelenmiştir. Ortaya çıkan atık çeşitleri ve miktarları, pilot firmaların çalışan sayısı ve kapasiteleri ile ilişkilendirilerek grafikler ile incelemeler yapılmıştır. Atıkların firmalardaki kontrollü yönetimlerinden, geri dönüşüm ve bertaraf süreçlerine kadar olan tüm aşamalarından sırası ile bahsedilmiştir. Oluşan atıkların miktarının; firmalardaki, yürütülen çalışma yöntemi, çalışma süresi, çalışan sayısı ve kullanılan ekipmanlar ile doğru orantılı olduğu sonucuna varılmıştır. İş sağlığı ve güvenliği açısından ise, çok tehlikeli sınıfta yer alan taş ocaklarında doğru bir yönetim sistemi ile güvenli çalışma koşullarının oluşturulması incelenmiştir. Bu yönetim sistemi kapsamında, planlı bir çalışmanın temeli olan dökümantasyon uygulamaları ele alınmıştır. Genel, personel ve sahadökümantasyon uygulamaları olarak üç başlık altında derlenen bilgiler ve örnek dökümantasyonlar çalışma kapsamında sunulmuştur. Bu şekilde yönetim sağlanması durumunda ramakkala olaylarda ve iş kazalarında azalma olduğu gözlenmiştir. Yönetimin doğru dökümantasyon uygulamaları ile sağlanması durumunda; üretimin, çalışma alanının ve çalışanın sürekli olarak güvenliğinin sağlanacağı sonucuna varılmıştır.

Atık yönetimiTaş ocaklarıİş güvenliği+1
Emre Kırcalı
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Entegre atık yönetim sistemleri için alternatif taşıma yöntemleri

Atıkların en az maliyet ve çevresel yük ile yönetimi son zamanlarda döngüsel ekonomi açısından önem kazanmıştır. Bu çalışmada, atıkların demiryolu ve karayolu ile taşınmasına ilişkin alternatifler tanımlanarak, bu alternatiflerin, çok ölçütlü karar verme kapsamında, maliyet, çevre ve sosyal ölçütler kullanılarak karşılaştırılması, Right Choice (2.0) karar verme model yazılımı kullanılarak belirlenmiştir. Model için gerekli veriler anket ve kaynak taraması ile elde edilmiştir. Bu kapsamda, atık taşımacılığının karayolu ile yapılması, Alternatif 1 ile gösterilirken, demiryolu ile yapılması, Alternatif 2 (dorse ve çekici ile birlikte), Alternatif 3 (sadece dorse) ve Alternatif 4 (sadece atık) ile temsil edilmiştir. Sonuç olarak, Alternatif 4 ile belirtilen atık transferinin sadece atıkların vagonlara yüklenerek (çekici ve dorse kullanılmadan) yapılması optimum seçenek olarak belirlenmiştir. Buna göre, Alternatif 4'ün işletme-bakım maliyetinin düşük olması, bir diğer deyişle bu ölçüt üzerinde yüksek performans göstermesi ve işletme-bakım maliyeti ölçütünün paydaşlar tarafından yüksek göreceli önem ile derecelendirilmesi rol oynamaktadır. Aynı şekilde, Alternatif 4 için gerekli personel sayısı diğer alternatiflere göre düşüktür. Demiryolu taşımacılığı ile taşımada atıkların bekleme süresi ve operasyonel iş yüküne duyulan ihtiyaç önemli ölçüde azalmaktadır. 1000 ton atığın karayolu üzerinden transferinin yapılması yaklaşık 50 tır (50 ayrı sefer) ile sağlanırken, demiryolu için 2 (atıkların çekici ve/veya dorse ile taşınması durumunda) ya da 3 (sadece atıkların taşınması durumunda) trene ihtiyaç olmaktadır. Anahtar Kelimeler: Atık yönetimi, Çevresel yük, Döngüsel ekonomi, Karar verme modeli, Maliyet

Atık yönetimiDöngüsel ekonomiKarar verme modelleri+1
Fatih Kamaoğlu
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı düzeydeki eğitim kurumlarında atık yönetimi ve geri dönüşüm faaliyetlerinin incelenmesi

Bu çalışmada, İstanbul ilinde dört farklı seviyeden (lise, ortaokul, ilkokul ve anaokulu) seçilen okulların atık üretim miktarları ve kompozisyonları yerinde ölçülerek incelenmiş ve bu eğitim kurumlarındaki öğrencilerin atık ayırmaya yönelik farkındalığının belirlenmesi için anket uygulaması yapılmıştır. Lise, ortaokul, ilkokul ve anaokullarında sırasıyla öğrenci başına ortalama 37,13; 27,93; 16,51 ve 32,81 g/gün atık üretildiği belirlenmiştir. Sonuçlar, atık miktarlarının sadece öğrenci sayısına değil, özellikle eğitim türüne de bağlı olduğunu göstermektedir. Bu nedenle eğitim kurumlarında oluşan atık miktarının karşılaştırılması, okullardaki eğitim düzeyi ve öğrenci sayısı bilgileri ile birlikte yapılmalıdır. Bu çalışmada ayrıca, okullardan üretilen atıkların %36,4'ünün organik, %24'ünün kağıt, %14,4'ünün plastik, %8,1'inin cam ve %4,8'inin metal atık gruplarını içerdiği görülmüştür. Atık kovalarından elde edilen başarılı ayrıştırma oranı ise anket sonuçları ile karşılaştırıldığında oldukça düşük kalmaktadır. Bu çalışmada, eğitim kurumlarındaki sürdürülebilir atık yönetimi için geri dönüşüm faaliyetlerini teşvik etme ve atık üretimini azaltma önerileri ve fırsatları da tartışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Atık Üretimi, Atık Kompozisyonu, Ayrıştırma Oranı, Eğitim Kurumları, Eğitim Türü, Geri Dönüşüm Faaliyetleri

Atık yönetimiAyrıştırmaEğitim kurumları+2
Betül Sena Sağlam
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Isparta organize sanayi bölgesinin sürdürülebilirlik açısından incelenmesi ve yeşil organize sanayi bölgesi için model önerisinin geliştirilmesi

Bu tez çalışması, Türkiye'deki organize sanayi bölgelerinin (OSB'lerinin) sürdürülebilirlik perspektifiyle ele alınması gerekliliğinden hareketle, Isparta Süleyman Demirel Organize Sanayi Bölgesi (ISDOSB) özelinde gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın temel amacı; ISDOSB'nin mevcut çevresel yönetim uygulamalarını analiz ederek, sürdürülebilir kalkınma ilkeleri çerçevesinde sıfır atık politikalarının uygulanabilirliğini değerlendirmek, endüstriyel simbiyoz olanaklarını ortaya koymak ve nihayetinde bölge için örnek bir yeşil OSB modeli geliştirmektir. Araştırma dört ana iş paketi (İP) kapsamında yapılandırılmıştır. İlk olarak, birinci İP kapsamında, tesislerin sektörel yapısı ve çevresel performans verileri analiz edilerek, birim ürün başına spesifik kaynak tüketim değerleri Mevcut En İyi Teknik Referans (BREF) dokümanlarında yer alan spesifik değerler ile kıyaslanmıştır. Ardından, ikinci İP'de, OSB genelindeki atık ve yan ürün akışları incelenerek endüstriyel simbiyoz potansiyeli tespit edilmiştir. Üçüncü İP'de, yeşil dönüşümün önündeki finansal, kurumsal ve mevzuatsal engeller, tesis yöneticileriyle yapılan görüşmeler ve anketler aracılığıyla değerlendirilmiştir. Son olarak, dördüncü İP'de ise, tüm bu bulgulara dayanarak ISDOSB için uygulanabilir bir Yeşil OSB model önerisi sunulmuştur. Araştırma bulgularına göre, özellikle mermer ve tekstil sektörlerinde yer alan tesislerin enerji ve su tüketim değerlerinin BREF referans değerlerinin üst sınırına yakın olduğu ve önemli bir çevresel iyileştirme potansiyeli taşıdığı tespit edilmiştir. OSB genelinde %9 oranında bir endüstriyel simbiyoz potansiyeli belirlenmiş olmasına rağmen, bu potansiyelin henüz yeterince değerlendirilemediği görülmüştür. Yeşil dönüşümün önündeki en büyük engellerin ise tesis yöneticilerinin belirttiği gibi yüksek yatırım maliyetleri ve mevcut teşviklerin yetersizliği olduğu sonucuna varılmıştır. Yapılan ekonomik analizler, tesis yöneticilerinin %68'inin yatırım maliyetlerini, %74'ünün ise teşvikleri yetersiz bulduğunu ortaya koymaktadır. Ayrıca, ISDOSB'nin mevcut durumunun, kurumsal yönetim, planlama süreçleri ve performans raporlaması gibi temel Yeşil OSB kriterlerine tam uyum sağlamadığı belirlenmiştir. Bu bulgular, OSB'nin yeşil dönüşümünün yalnızca tesis bazlı teknik iyileştirmelerle sınırlı kalmaması, aynı zamanda kurumsal ve finansal engelleri aşacak bütüncül bir strateji gerektirdiğini göstermektedir. Bu sonuçlar ışığında geliştirilen model, ISDOSB'nin sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşması için yol gösterici bir çerçeve sunmakta ve bölgenin ekonomik rekabet gücünü artırmayı hedeflemektedir.

Atık yönetimi
Ertuğrul Yeşil
Süleyman Demirel University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2025
00
Master'sOpen AccessEN

Economic analyses of utilization of biomethane in Turkey

Biomethane is a globally flourishing, renewable, and sustainable fuel and is considered to have the potential to be a promising solution in the future because of its benefits in terms of waste management, carbon reduction potential, and cost competitiveness. The study analyzes to determine the economical feasibility conditions of a prospective biomethane facility for Turkey as well as the carbon reduction potential of the facility. Because the raw material to produce biomethane is biogas, the study analyses the main determinants of the total cost of biogas firms producing electricity. Our findings include (1) repair maintenance costs, labor force costs, and raw material cost are the main determinants of the total cost of the firms. In addition, biogas production cost value is calculated hypothetically to utilize in the hypothetic biomethane facility as raw material as a cost component. The feasibility analysis of the hypothetic facility compares different biomethane production technologies on different scales. It is resulted that the unique feasible technology is the Pressurized Water Scrubbing method. Moreover, Hotspot fields are produced for biogas potential for layer chicken manure and cattle manure to suggest a province for the potential biomethane facility. In this respect, Çorum and Kars are considered as favorable places. Lastly, it is concluded that the mentioned biomethane facility production would cause 81,952 tons yearly net carbon savings which is equal to $15,161,094 social benefits yearly.

Waste managementSustainabilityRenewable energy
Batuhan Gürler
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Katı atık yönetiminde belediye birliklerinin rolü: Marmara Belediyeler Birliği örneği

Türkiye'de çevre politikalarının oluşmasında yetkili kamu birimi merkezi yönetim olmakla birlikte son zamanlarda yerel yönetimler, diğer kurum ve kuruluşları da çevre duyarlılığının yanında katı atıkların yönetimi hakkında çalışmalarla gündemde yer almaktadırlar. Gündemde yer alan kurumların birçoğu doğa ve ülke ekonomisini düşünürken özel sektör ise katı atıkların maddi yönünü ele alarak ülkeye farklı bir düşünce sistemi ile kazanımlar sağlamaktadırlar. Merkezi yönetim ve yerel yönetimler çevre ve katı atık yönetimi üzerine yaptığı çalışmaları yeterince halka bildirememektedir. Bu çalışmaların bildirilmesinde devreye giren vakıf, dernek ve birlikler gerek merkezi yönetime gerekse yerel yönetimlere destekleyici ve çözümleyici çalışmalarla halka daha kolay ulaşabilmekte ve katı atıkların dönüşümü hakkında bilgiler sunabilmektedir. Ortak çalışmaları yürüten kurumlardan bir diğeri de Marmara belediyeler birliğidir. Marmara belediyeler birliği bölgesine ait çalışmaları üst seviyelerde sürdürmekte ülke ekonomisine ve doğal çevrenin korunmasında

Atık yönetimiAtıklarBelediye birlikleri+2
Olcay Meriç
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Belediyelerde katı atıkların yönetimi: Başakşehir Belediyesi örneği

Çevre kirliliklerinin önlenmesinde yerel yönetimler üst düzeyde görevler üstlenmişlerdir. Özellikle kentte yönetim unsuru olarak ön planda olan yerel yönetim birimleri kenti korumak ve bu bağlamda çevreyi kirlilik açısından en aza indirmeye yönelik adımlar atılmıştır. Sözgelimi katı atık yönetimi konusunda belediyeler yetkili ve karar alan kuruluşlardır. Katı atıkların toplanmasından bertarafına kadar olan süreçte tüm sorumluluk yerel yönetimlere düşer. Atık, yok edilmesi gereken bir madde değil geri kazanılması gereken kaynak olarak görülmektedir. Bu açıdan katı atıkların geri dönüşümü, günümüzde ekonomik, çevresel ve yasal olarak önemli bir konu durumuna gelmiştir.

Atık yönetimiBelediye hizmetleriBelediyeler+5
Şenol Ten
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Tarımsal atıkların biyokütle enerji üretim potansiyelinin sera gazı emisyonlarının azaltmasına katkısı ve çevresel etkileri: Şanlıurfa örneği

Bu çalışma kapsamında, Şanlıurfa ili örneğinde tarımsal atıklardan elde edilebilecek biyokütle enerji potansiyeli hesaplanmış ve bu potansiyelin sera gazı emisyonlarının azaltılmasına olan katkısı analiz edilmiştir. 2023 yılı itibarıyla Şanlıurfa'da toplam tarımsal ürün üretimi 5.419.640 ton olarak belirlenmiş; buna bağlı olarak 4.653.570 ton Teorik Tarımsal Biyokütle Potansiyeli (TTBP) hesaplanmıştır. Bu biyokütleden yaklaşık 77.831.140 GJ Teorik Enerji Potansiyeli (TEP), 30.807.666 GJ Kullanılabilir Enerji Potansiyeli (KEP) ve 2.569.362 MWh Elektrik Enerjisi Eşdeğeri (EEeşd.) elde edilebileceği öngörülmüştür. Biyokütle enerjisi kullanımı sonucunda yalnızca 115.621 ton CO₂ eşdeğeri emisyon salımı gerçekleşirken, aynı miktarda enerjinin fosil yakıtlar olan kömür, petrol ve doğalgaz ile üretilmesi durumunda sırasıyla 2.281.591 ton, 1.883.340 ton ve 1.053.437 ton CO₂ eşdeğeri emisyon ortaya çıkmaktadır. Ayrıca, bu tarımsal atıkların açık alanda yakılması halinde oluşabilecek emisyon miktarının 12.084.379 ton CO₂ eşdeğeri olduğu ve biyokütle enerjisi üretimiyle ortalama 4.210.066 ton CO₂ eşdeğeri emisyonun önlenebileceği belirlenmiştir. Bu azaltım miktarının çevresel eşdeğerleri değerlendirildiğinde; yaklaşık 63 milyon adet ağaç fidanının 10 yıl boyunca büyütülmesine, 1,35 milyon ton atığın geri dönüştürülerek bertaraf edilmesine veya 1.936.630 ton kömürün yakılmasının önlenmesine eşdeğer bir etki yaratmaktadır. Elde edilen bulgular, Şanlıurfa özelinde tarımsal atıkların enerjiye dönüştürülmesinin yalnızca enerji arzına katkı sağlamakla kalmayıp çevresel sürdürülebilirliğe ve sera gazı emisyonlarının azaltılmasına yönelik önemli fırsatlar sunduğunu ortaya koymaktadır.

Atık yönetimiBiyokütle enerjisiSera gazı+4
Mahmud Elabdullah
Harran University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Van ilinde tıbbi atıkların yönetimi ve bertarafı

Bu tez çalışmasında, yaygınlaşan çevre bilinci ile birlikte tıbbi atıkların meydana getirdiği risklerin ortadan kaldırılması amacıyla gerçekleştirilen mevzuat düzenlemeleri ve uygulamaları doğrultusunda Van ilinde tıbbi atıkların yönetimi ve bertarafına dair bilgilerin ortaya konulması ve buna yönelik uygulamaların kabul edilebilir eşikler çerçevesinde değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Van ilinde buharlı sterilizasyon yöntemi ile atıkların bertaraf edildiği bir tesis bulunmaktadır. Bu tesis Van kent merkezinde bulunan Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi bünyesinde hizmet veren Dursun Odabaş Tıp Merkezi ile Sağlık Bilimleri Üniversitesi bünyesinde hizmet veren Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi gibi büyük kapasiteli ve donanımlı sağlık kuruluşlarının yanı sıra il genelinde bulunan diğer sağlık kuruluşlarının tıbbi atıklarını toplayıp bertaraf etmektedir. Yapılan araştırma, gözlem ve testlerle sağlık kuruluşlarının tıbbi atık yönetiminde büyük oranda başarılı olduğu, sterilizasyon tesisinin yasal standartları taşımakla beraber tıbbi atık toplama ve sterilizasyon faaliyetlerini başarıyla gerçekleştirdiği bulgu ve sonuçlarına ulaşılmıştır.

Atık bertaraf yöntemleriAtık yönetimiAtıklar+3
Şehla Aranlı
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

BİLSTM tabanlı derin öğrenme modeli ile belediye katı atık tahmini, biyogazdan elektrik enerjisi üretimi ve sera gazı azaltım potansiyelinin incelenmesi: Şırnak ili örneği

Günümüzde hızla artan nüfus, kentleşme ve değişen tüketim alışkanlıkları, Belediye Katı Atık (BKA) miktarlarının sürekli artmasına yol açmakta ve sürdürülebilir atık yönetimi ile enerji üretimi gibi çevresel faydaların değerlendirilmesini zorunlu kılmaktadır. Özellikle BKA'lardan biyogaz üretimi ve elektrik enerjisi elde edilmesi, fosil yakıt kullanımını azaltarak Sera Gazı (SG) emisyonlarının düşürülmesine katkı sağlamaktadır. Bu çalışmada, Şırnak ili için 2025-2045 dönemi BKA miktarlarının BiLSTM derin öğrenme modeli kullanılarak tahmin edilmesi ve bu tahminler temel alınarak biyogaz üretim potansiyeli, elektrik enerjisi kapasitesi ve SG emisyon etkilerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Model, Şırnak iline ait 2007-2024 yılları arasındaki geçmiş BKA yıllık miktarları ve finansal, sosyal ve demografik 12 değişkenden oluşan veri seti kullanılarak Python ve NumPy ile geliştirilmiş, veriler %80 eğitim ve %20 test olarak ayrılmıştır. 2007-2024 verileriyle eğitilen model, hiperparametre optimizasyonu sonrası %3,83'lük düşük bir Ortalama Mutlak Yüzde Hata (MAPE) değeri elde etmiş ve 5 katlı çapraz doğrulama ile ortalama %7,99 MAPE sağlanmıştır. Bu değerler, modelin yüksek doğruluk ve güvenilirliğe sahip olduğunu göstermektedir. Tahmin sonuçları, 2025 yılında yaklaşık 298,090 ton olan BKA miktarının 2045 yılına kadar yaklaşık 825,929 tona çıkarak %63,9 oranında artacağını ortaya koymaktadır. LandGEM modeli ile yapılan hesaplamalara göre, 2025'te yaklaşık 2.47 milyon m³ olan CH₄ üretim potansiyeli 2045'te 6.86 milyon m³'e ulaşacak ve %75 etkin metan toplama varsayımı ile sırasıyla 1.85 milyon m³ ve 5.14 milyon m³ CH₄ geri kazanılabilecektir. Elektrik üretim potansiyeli 2025'te 5,157 MWh, 2045'te 14,315 MWh olup, toplamda yaklaşık 225,478 MWh enerji üretimi öngörülmektedir. Optimum biyogaz santral kurulu gücü ise 1.63 MW olarak hesaplanmıştır. Ayrıca biyogaz kullanımının, fosil yakıtlara kıyasla ortalama 141,375 ton CO₂ eşdeğeri SG emisyonunun önlenmesine katkı sağlayacağı tahmin edilmektedir. Çalışma sonuçları, BiLSTM tabanlı BKA tahminlerinin atık yönetimi ve enerji planlamasında güvenilir bir araç olduğunu, biyogaz kullanımının fosil yakıtların yerini alarak çevresel etkilerin azaltılmasına katkı sağladığını ve elde edilen elektrik enerjisi üretimiyle sürdürülebilir bir atık-enerji dönüşüm yaklaşımını desteklediğini göstermektedir.

Atık yönetimiBiyokütleDerin öğrenme+3
Ceylan Üren
Şırnak University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin sıfır atık projesine yönelik farkındalık düzeylerinin belirlenmesi üzerine betimsel bir araştırma

Bu çalışmanın temel amacı, öğretmenlerin sıfır atık projesi ile ilgili ne kadar bilgi sahibi oldukları, bu konudaki düşünceleri, bu proje kapsamında gerçekleştirilebilecek etkinliklerin ve uygulamaların ne kadarını gerçekleştirebildikleri hakkında bilgi sahibi olmaktır. Sıfır Atık Projesi bugün dünya genelinde uygulanan çevreye olumlu katkı sağlayan popüler bir projedir. Ülkemizde de uygulanmaya başlayan bu projenin okullarımızdaki öğretmenlerimizce ne kadar bilindiği ve uygulama noktasında nasıl bir yaklaşım gösterdiklerini tespit edebilmek adına bu araştırma gerçekleştirilmiştir. Araştırma Konya ilinde bulunan Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı okullarda görev yapan 20 fen bilimleri öğretmeni ile yapılmıştır. Çalışmanın sonucunda Sıfır Atık Projesi ile ilgili farkındalık oluşturmak ve okullarda bu projeye daha çok dikkat çekmek ve projenin uygulanabilirliğine katkı sağlayabilmek hedeflenmiştir. Araştırmada fenomonografik araştırma yöntemi kullanılmış olup nitel veri analiz yöntemlerinden yarı yapılandırılmış görüşmeler ile veriler toplanmıştır. Görüşmelerin analizinde betimsel analiz kullanılmıştır. Veriler analiz edilirken öncelikle görüşmeler yazıya dökülmüştür. Bu görüşmelerde yer alan anlamlı bölümler kodlanmıştır. Görüşmelerden elde edilen verilere göre bu kodlar, frekans tabloları ve yüzde analizleri ile yorumlanmıştır. Araştırma sonucuna göre, fen bilimleri öğretmenlerinin sıfır atık konusunda yeterince bilgi sahibi olmadıkları, okullarında etkinlikleri uygulamada eksik kaldıkları ve sıfır atık ile geri dönüşüm kavramlarını birbirlerine karıştırdıkları sonucuna varılmıştır.

Atık azaltmaAtık yönetimiAtıklar+6
Keriman Yıldar
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessEN

Investigating the determinants of university students' recycling behavior

As a result of today's increasing fast consumption habits, municipal solid waste (MSW) generation is also growing day by day. However, it creates many adverse effects on the environment. The wastes spread to the environment negatively affect the health of humans and all other creatures. It is up to every human being to correctly evaluate the waste produced. Recycling offers a viable solution to protect the environment and save energy. Therefore, it is critical to primarily examine individuals' recycling behavior to determine a correct waste management strategy. This study defines Hacettepe University students' recycling behaviors based on the Theory of Planned Behavior (TPB). Although TPB uses the three determinants to explain intention towards behavior, the study focused on two of these three variables: subjective norm and perceived behavioral control. Moreover, Structural Equation Modeling (SEM), which is frequently preferred in psychology-based studies, was used as the modeling method in the study. According to the results of the research, it is stated that the main determinants of students' recycling behavior are subjective norms and perceived behavior control. Consequently, it can be stated that students are highly influenced by the behavior of the people around them on recycling behavior. Moreover, students' opinions about the feasibility of recycling also played a strong role in governing their behaviors with regard to waste disposal.

Waste evaluationWaste managementSolid wastes+4
Açelya Gizem Öktem
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Toplumun elektronik atıkların bertarafı ve geri dönüşümü hakkındaki yaklaşımına dair bir araştırma

Atık Elektrikli ve Elektronik Ekipman (e-atık), bir veya daha fazla elektrik iletim elemanı içeren son kullanma tarihi geçmiş malzemelerdir. Atık olarak çıkan bu maddeler niteliklerine göre değerlendirilmediği takdirde çevre, insan sağlığı ve ülke ekonomisi için sorun oluşturmaktadır. E-atıkların farkındalığını ve uygun şekilde bertarafını sağlayabilmek için çevresel kaygı ile empati ve ahlaki norm değerleri önemlidir. Bu kapsamda mevcut çalışmada, toplumun e-atık ve çevre konusundaki bilinç düzeyi ve davranışlarını ölçmek için empati, kişisel ahlaki norm ölçekleri, farkındalık ve çevreye karşı sorumluluk gibi kavramlar temel alınarak bir anket çalışması yapılmıştır. Çalışmada elde edilen verilere "IBM SPSS Statistics 25" programı uygulanarak güvenilirlik analizi, normallik dağılımı analizi, korelasyon ve regresyon analizleri, bağımsız örneklem T Testi ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA) yapılmıştır. Bu sayede toplumun e-atık konusundaki bilinç düzeyinin, çevresel kaygının ve çevreye yönelik empati ve ahlaki normların belirlenmesine olanak sağlayan anket sonuçları, ölçeklerin kendi içerisinde değerlendirilmesini ve sosyo-demografik faktörlerden ne ölçüde etkilendiğinin tespitini sağlamıştır. Çalışma sonuçlarına göre, çevresel kaygı (p=0,000; R=0,417), çevre kirliliğinin farkındalığı (p=0,000; R=0,883), çevresel sorumluluk (p=0,000; R=0,655), kişisel ahlaki norm (p=0,000; R=0,576) ve eğitim durumu (p=0,005; R=0,215) ile empati ve ahlaki norm arasında anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Ayrıca büyümenin sınırlı olduğu fikri (p=0,000; R=0,808), insan merkezci olmama durumu (p=0,000; R=0,593), doğanın dengesinin kırılganlığı (p=0,000; R=0,569), eğitim durumu (p=0,001; R=0,262) ve çocuk sahibi olma durumu (p=0,000; R=-0,290) ile çevresel kaygı arasında da anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Bununla birlikte demografik ölçütler incelendiğinde medeni durum ile çevresel kaygı (p=0,000, F=9,085) ve empati ve ahlaki norm (p=0,040, F=3,283) anlamlı bir ilişki içerisindedir. Bekar katılımcıların, evli ve diğer seçenekleri seçen katılımcılardan daha fazla çevresel kaygı ve empati ve ahlaki normlara sahip olduğu belirlenmiştir. Yaş aralıkları ile empati ve ahlaki norm arasında da anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir (p=0,049, F=2,435). En fazla empati ve ahlaki norma sahip katılımcıların 35-44 yaş arasındakiler olduğu belirlenmiştir. Ancak cinsiyet, gelir düzeyi ve çocuk sahibi olma durumu ile çevresel kaygı ve empati ve ahlaki norm arasında anlamlı bir ilişki tespit edilememiştir.

Anket formuAtık yönetimiGayri resmi mücadele+1
Ahmet Burak Yalçın
Nevşehir Hacı Bektaş Veli University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Atıksız mutfak yönetimi: Türkiye'de Michelin Rehberindeki yıldızlı restoranlar üzerine bir araştırma

Bu araştırmada; Türkiye'de Michelin Rehberinde yıldız almış restoran işletmelerinin atıksız mutfak yönetimi ile ilgili çalışmaları araştırılmış olup, yiyecek-içecek işletmelerine yönelik öneriler geliştirilmiştir. Bu kapsamda araştırma verileri Michelin Guide tarafından Türkiye'de listeye alınmış ve yıldız almaya hak kazanmış restoran işletmelerinde çalışan şeflerle derinlemesine mülakat tekniği ile elde edilmiştir. Amaçlı (kasti) örnekleme yöntemi ile elde edilen veriler "MAXQDA Nitel Analiz Paket Programı" ile tematik içerik analizi yapılmıştır böylelikle araştırmanın bulgularına ulaşılmıştır. Mülakat soruları hazırlanması aşamasında e-posta yoluyla altı farklı uzman görüşüne başvurulmuştur. Mülakat soruları; atık yönetimi stratejileri, sürdürülebilir mutfak uygulamaları, geri dönüştürülebilir ürünler, personel eğitimi ve tedarikçilerle işbirliği durumları, yenilenebilir enerji ve restoranların Michelin kriterleriyle bu süreçte nasıl ilişkilendirildiği konularına odaklanmıştır. Araştırmanın bulguları kısmında; tanımlayıcı bilgiler ve mülakat ifadelerinde yer alan kelime frekansları, kelime bulutları, kelime kombinasyonları, alt kodların istatistikleri, tek vaka modeli-bütüncül görünüm, kodlar hiyerarşisi, kod-alt-kod bölümler modeli ve iki vaka modeli gibi veriler yer almaktadır. Michelin Rehberinde yıldız almış işletmelerle yapılan mülakatlardan çıkarılan sonuçlara bakıldığında atıksız mutfak uygulamalarında; atıksız menü, organik atıkların yeniden değerlendirilmesi, tek kullanımlık malzemelerin tercih edilmemesi, personelin işbaşı eğitimlere tabi tutulması ve tedarikçilerle işbirliğinde yaşanılan eksiklikler göze çarpmaktadır. Bu çalışmanın bulguları ve önerileri, alanındaki mevcut literatüre özgün bir katkı sağlayarak, yeni bir bakış açısı sunmaktadır.

Atık yönetimiOrganik atıklarSürdürülebilir çevre+2
Vedat Kayış
Nevşehir Hacı Bektaş Veli University · Turizm Araştırmaları Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Sezyum (Cs) ve stronsiyum (Sr) içeren atıkların immobilizasyonu için seramik matrislerin geliştirilmesi

Radyoaktif maddelerin başta nükleer reaktörler olmak üzere, kullanıldığı her alanda radyoaktif atıklar oluşmaktadır. Radyoaktif atıkların yönetiminde çevre ve insan güvenliğinin korunması ulusal idarelerin kontrolü altında olsa da temelde uluslararası işbirliği ile oluşturulan ilkeler ve yükümlülükler altında bir denetim mekanizması söz konusudur. Nükleer reaktörlerde enerji üretimi sonucunda ortaya çıkan yüksek düzey radyoaktif atıkların bertarafı radyoaktif atık yönetiminin en önemli konularındandır. Yüksek enerjili ve uzun yarı ömürlü radyonüklitleri barındıran bu atıkların kalıcı olarak saklanması gerekmektedir. Atıkların kalıcı saklama öncesi, taşınmasının, saklanmasının ve depolanmasının kolay hale getirilmesi için katı bir forma dönüştürülmesi tercih edilen bir yöntemdir. Katılaştırma işlemi ile matris bir malzeme içine hapsedilen radyonüklidlerin çevreye salınımı ve çevreyle olası etkileşimi minimize edilmiş olur. Seramik malzemeler, nükleer teknolojinin birçok alanında olduğu gibi radyoaktif atıkların immobilizasyonu için de kullanılan malzemelerdir. Bu alanda kullanılan geleneksel malzemeler olan borosilikat camlara karşı yüksek kimyasal ve mekanik dayanım gibi üstünlükleriyle seramikler, son yıllarda yapay ve doğal olarak geliştirilmeye devam edilmektedirler. Bu çalışmanın amacı, nükleer atık yönetiminde önemli bir yeri olan fisyon ürünlerinden Sezyum ve Stronsiyum'un immobilizasyonu için temel beklentileri sağlayabilen, düşük işlem maliyetli, düşük sıcaklıkta hazırlanabilen, kimyasal kararlılığı yüksek, özütlenebilirliği düşük seramik matrisli malzemeler geliştirmektir. Bu amaçla, immobilize edilmesi düşünülen fisyon ürünlerinin kalıcı saklama alanlarında tercih edilen doğal mineraller olan zeolit ve bentonit seramiklerin ana matrisi olarak kullanılmıştır. Sezyum ve Stronsiyum'un kimyasal kararlı tuzları kullanarak üretilen atık içeren seramiklerin elastik sabitleri ultrasonik metot ile belirlenmiştir. Yaşlandırma işlemine tabi tutulan seramiklerin kimyasal kararlılığı araştırılmıştır. Atık immobilize edilmiş seramiklerin atık formu olarak performanslarına ilişkin detaylı bilgi, yapısal karakterizasyon testleri ile sağlanmıştır. Seramik malzemelerden salınan Cs ve Sr miktarlarını belirlemek için ICP-ES ile seramiklerin özütlenme hızları bulunmuştur. Atık immobilizasyonunda kullanılan bir malzeme için en önemli kriterlerden biri radyonüklit salınımını minimize etmek olduğundan, üretilen seramiklerin atık formu olarak performansını değerlendirmek için özütlenme hızları esas alınmıştır.

Atık yönetimiNükleer enerjiSezyum+2
Neslihan Yanıkömer
İstanbul Technical University · Institute of Energy
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Tıbbi atık yönetiminde sağlık çalışanlarının rolü : Bir devlet hastanesi örneği

Amaç: Bu araştırma; Trabzon İli Ortahisar ilçesindeki Yavuz Selim Kemik Hastalıkları ve Rehabilitasyon hastanesindeki sağlık çalışanlarının tıbbi atık yönetimindeki bilgi düzeylerini değerlendirmek amacıyla tanımlayıcı olarak planlanmıştır. Yöntem: Araştırmanın evrenini, Aralık 2016-Ocak 2017'de Trabzon Yavuz Selim Kemik Hastalıkları ve Rehabilitasyon Hastanesinde çalışan sağlık çalışanları (n=248 kişi) oluşmaktadır. Araştırmanın yapıldığı tarihlerde aktif çalışan, raporlu-izinli-red edenler dışında 196 personele ulaşılmıştır. Araştırmanın verileri; sosyodemografik özellikler ve personelin tıbbi atıklar ile ilgili bilgi, tutum ve davranışlarını içeren sorulardan oluşan anketin direkt gözlem altında uygulanmasıyla toplanmıştır. Bulgular: Sağlık çalışanların %74.0'ı (145 kişi) kadın, %26.0'ı (51 kişi) erkek olup yaş ortalamaları 39.31±5.67 (min:22, max:56)'dir. Sağlık çalışanların %93.3'ü atıklar konusunda yeterli bilgiye sahip olduğunu, %98.4'ü atıkların kaynağında ayrıştırılmasını önemsediğini ifade etmiştir. Sonuç: Bu araştırmada kadın sağlık çalışanlar"atık yönetim ilkeleri, evsel atıkların hangi renk torbalara atıldığı, belirli aralıklarla atıklar konusunda hizmet içi eğitim verilmesinin önemine inandığı" konularında erkek sağlık çalışanlarına göre bilgi düzeyleri daha yüksektir. Anahtar Kelimeler: Sağlık çalışanları, Tıbbi atık, Tıbbi atık yönetimi

Atık yönetimiHastanelerHastaneler-devlet+3
Semra Şişman Elevli
Avrasya University · Institute of Health Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Katı atık yönetimi ve ekonomiye geri kazandırılmasında yeni uygulamalar: Trabzon örneği

İnsanların yaşadıkları süre boyunca ürettikleri tüm atık malzemelerinin yok edilmesi veya ortadan kaldırılması kentlerin en önemli problemlerinin başında sayılabilir. Günümüze kadar değişik ülkelerde bu sorunu çözmek için kullanılan çözümler, çevre ve insan sağlığını önemsemeyen teknolojilerden oluşması sebebiyle çok başarılı olamamıştır. Bunun nedenlerini insanların çok para kazanma hırsı, kullanılan teknolojilerin insan sağlığını hiçe sayması ve çevreye olan duyarsızlık olarak değerlendirebiliriz; ancak bunun yanında son yıllarda katı atıkların bertarafı konusunda çevre dostu olarak tanımlayacağımız pek çok araştırmalar yapılmıştır. Bu teknolojik çalışmalarla, atıkların sorun olmaktan çıkıp bir gelir kapısı halinde ekonomiye kazandırılması için önemli gelişmeler yaşanmaktadır. Bu çalışmada da katı atıkların en iyi yöntemle bertaraf edilmesi üzerinde çalışma yapılmış ve değerlendirilmiştir. Katı atıkların bertaraf edilmesi için birçok teknoloji mevcuttur. Atığın içeriğine bağlı olarak değişik teknolojiler kullanılmaktadır. Gazlaştırma teknolojisinin uygulanabilirlik ve sürdürülebilirlik avantajları diğer teknolojilere göre daha fazladır. Doğu Karadeniz Bölgesinde atığın niteliğine bağlı olarak gazlaştırma teknolojisinin uygun olabileceği, insan ve çevreye daha yararlı olacağı kanaatiyle bu teknolojinin seçilmesinde etkili olmuştur. Tezin birinci bölümünde katı atık ile ilgili problemler ortaya konulmuştur. Çalışmanın amacı ve önemi üzerinde durularak katı bertarafıyla insanların sağlıklı bir çevre içinde olmalarının gerekliliği ile yaşam kalitelerinin artacağı belirtilmiştir. İkinci bölümde katı atık ile ilgili tanımların açıklaması ve kapsamı üzerinde durulmuştur. Katı atıkların nasıl toplanması gerektiği ve ekonomiye geri kazandırılmasındaki elde edeceğimiz faydalar üzerinde durulmuştur. Üçüncü bölümde ambalaj atıkları ve atık getirme merkezlerinin katı atık yönetiminin içindeki önemi, özellikleri, nasıl uygulandığı ve atık yönetimi içinde yeri ve önemi üzerinde durulmuştur. Dördüncü bölümde katı atık yönetiminde mevcut durum açıklanmış ve bertaraf yöntemleri olan düzenli depolama, yakma ve fermantasyon sistemleri ele alınarak bu sistemlerin çalışma prensipleri hakkında araştırmalar yapılmış ve bilgilendirme yapılmıştır. Beşinci bölümde ise Trabzon bölgesinde atık karakterizasyon çalışmaları, nüfus hesaplamaları ve kalorifik değer sonuçları kullanılarak, termal yöntem uygulamalarından bir tanesi olan gazlaştırma sisteminin Trabzon için uygulanabilirliği araştırılmıştır. Bu sistemin başarılı ve uygulanabilir olması için toplama sistemlerinin nasıl olması gerektiği, merkezi hükümet, sivil toplum kuruluşları, yerel idareler ve atık üretenlerin neler yapması gerektiği üzerinde durulmuştur. Sonuç ve önerilerle de tez yazarının katkısının ne olduğu ve atıkların ekonomiye kazandırılmasındaki yaklaşımı belirtilmiştir. Entegre katı atık yönetimi içindeki bu çalışma ile Trabzon için gazlaştırma sisteminin hangi koşullarda uygulanması gerektiği ve bu sistemin uygulanması neticesinde çevreye ve insan sağlığına sağlayacağı avantajlar belirtilmiştir.

Atık bertaraf yöntemleriAtık gazlarAtık toplama+7
Mehmet Hanefi Topaloğlu
Avrasya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

COVİD-19 pandemisi öncesi ve sonrası tıbbi atık verilerinin incelenmesi

Nüfusun ve kentleşmenin artması, toplumsal refah düzeyinin artışı, teknolojinin gelişmesi, satın alma gücünün artması, tüketim alışkanlıkları ve davranışlarının artması, hizmetlerde lüks ve kalite arayışı atık miktarını artırmaktadır. Bu çalışma, ayrı atık toplama ve azaltma stratejileri ile Trabzon İl Ambulans Servisi ve Toplum Sağlığı Merkezleri'nin atık yönetimini ve bu kurumlardaki atık miktarı ve dağılımına Covid-19'un etkisini incelemektedir. Covid-19 enfeksiyonunun atık miktarına ve dağılımına etkisini incelemek için ülkemizde Covid-19 enfeksiyonunun ilk görüldüğü 2020 yılı ile önceki ve sonraki yılların verileri karşılaştırılmıştır. Trabzon İli Ambulans Servisinde, ülkemizde ilk Covid-19 vakasının görüldüğü yıl olan 2020 yılında öncesi ve sonrası yıllara göre daha fazla tıbbi atık miktarı (8641 kg) ortaya çıkmıştır. Toplum Sağlığı Merkezinde ise 2020 yılında oldukça fazla artış gösteren tıbbi atık miktarı, en fazla 2021 yılında tıbbi atık miktarı (5350 kg) ortaya çıkmıştır.

Atık yönetimiCOVID 19Pandemiler+4
Büşra Atar
Avrasya University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi'nde entegre katı atık yönetimi uygulaması

Bu çalışmada, 1973 yılında kurulan Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi'nde (EOSB) yer alan tüm tesisler evsel ve endüstriyel atık türü ve miktarları yönünden araştırılmış, mevcut durum saptanmış ve sektör bazında değerlendirmeler yapılarak tüm bölge için entegre katı atık yönetimi stratejisi belirlenmeye çalışılmıştır. Çalışmanın, ekonomik ve sosyal açıdan bütünlük sağlayan organize sanayi bölgelerinin çevresel yönetimlerinde, önemli bir veri kaynağı oluşturacağı düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Organize Sanayi Bölgesi, Endüstriyel Katı Atıklar, Entegre Katı Atık Yönetimi.

Atık yönetimiEndüstriyel atıklarEskişehir+2
Yeşim Aksakal
Anadolu University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2002
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'deki çevresel etki değerlendirmesi (ÇED) süreçlerinin karar alma süreçlerine etkisinin atık yönetim projeleri özelinde araştırılması

Çalışmanın genel amacı Türkiye'deki Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) süreçlerinin ve alınan kararların çevresel bozulma üzerindeki etkisini belirlemek, sürecin güçlü ve geliştirilmeye açık yönlerini ortaya koymaktır. Aynı zamanda ÇED raporları içeriğindeki geliştirilmeye açık yönleri atık yönetim projeleri üzerinden belirlemek amaçlanmıştır. Bu çalışmada 1993 yılından beri ÇED süreçleri yürüten Türkiye'nin yirmi sekiz yıllık ÇED uygulamaları incelenmiştir. Bu bağlamda yedi defa değişen ÇED Yönetmeliğindeki süreç, akış diyagramları ile ifade edilmiş, yönetmeliklerdeki değişiklikler karşılaştırılmalı olarak irdelenmiştir. Değişen ÇED Yönetmelikleri süreç içinde "Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'ler ile de on altı defa tekrar revize edilmiştir. Çalışmada 1993-2021 yıllarındaki Türkiye'de alınan tüm ÇED kararları yıllara, sektörlere, karar sonuçlarına ve bölgelere göre değerlendirilmiş Türkiye'deki proje yatırımlarındaki eğilim ÇED istatistikleri üzerinden ele alınmıştır. Buna göre ÇED için yapılan başvuruların %87'sinin ÇED Gerekli Değildir, %13'lük kısmın ÇED Gereklidir kararı aldığı görülmüştür. ÇED Gereklidir kararı alan projelerin %99'unun yatırım izni ÇED Olumludur kararı ile onaylanmıştır. En fazla yatırım yapılan sektörün "Enerji" sektörü olduğu, en fazla yatırım yapılan bölgenin ise "Marmara Bölgesi" olduğu görülmüştür. Çalışma kapsamında uygulama alanı olarak seçilen atık sektörüyle ilgili otuz beş adet ÇED projesi incelenmiştir. Bu raporların etkinliğinin ve verimliliğinin tespiti için Lee-Colley İnceleme Paketinden uyarlanan kriterlere göre puanlamada dört ana başlık altında kırk üç kriter belirlenmiştir. Yüz puan üzerinden yapılan değerlendirmede her kriterin raporlardaki etki ve önem düzeyine göre puan verilmiştir. İncelenen raporların %63'ünün proje ve çevre tanımı, rapor sonuçların iletilmesi gibi yönlerinin güçlü, temel etkilerin ayrıntılı belirtilmesi ve halkın katılımı çalışmalarında eksik olduğu görülmüştür. Çalışma sonucunda Türkiye'deki ÇED sürecinde geliştirilmesi gereken yönler SWOT analiziyle ortaya konmuştur.

Atık yönetimiDeğerlendirmeÇevresel etki değerlendirme
Melek Bayram
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Belediyelerin katı atık yönetiminde performans odaklı hesap verme düzeyine ilişkin bir araştırma

Araştırmanın temel amacı belediyelerin katı atık yönetiminde performans odaklı hesap verme düzeyini ölçmektir. Bu amaç doğrultusunda belediyelere özgü bir Katı Atık Yönetim Hiyerarşisi Esaslı Hesap Verme Endeksi oluşturulmuştur. Çalışmada 2020 yılına ilişkin stratejik plan, performans programı ve faaliyet raporunu kamuoyu ile paylaşan 30 büyükşehir belediyesi ve 48 il belediyesi olmak üzere toplam 78 belediyenin yayımlamış olduğu katı atık performans göstergeleri içerik analizi yöntemiyle incelenerek endeks maddeleri doğrultusunda puanlamaya tabi tutulmuştur. Başarı düzeyini belirleyen siyasal faktörler, ekonomik-mali faktörler, sosyo-demografik faktörler ve kurumsal faktörler SPSS programından yararlanılarak korelasyon ve grup farklılık testleri kullanılarak analiz edilmiştir. Analiz sonuçlarına göre belediyelerin katı atık yönetiminde hesap verme başarı düzeyinin % 31,22 olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca siyasal katılım, milli gelir, belediye harcama büyüklüğü, nüfus, belediye türü, sonuç odaklı performans ölçümü, çevre bilinci eğitimi değişkenleri ile hesap verme düzeyi arasında anlamlı bir ilişki olduğu; ideoloji, mali durum, üniversite mezun oranı, belediye başkanının eğitim düzeyi değişkenleri ile hesap verme düzeyi arasında anlamlı bir ilişki olmadığı belirlenmiştir.

Atık yönetimiBelediyelerEntegre katı atık+3
Rabia Topuz
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Katı atıkların enerji ekonomisi çerçevesinde incelenmesi: edirne örneği

Dünya nüfusu arttıkça çevre problemlerinin artması da kaçınılmazdır. Özellikle gelişen teknolojiye bağlı olarak hızla büyüyen sanayi, toplumların tüketime olan bağlılığını daha da arttırmaktadır. Üretilen her bir ürün için birer hammadde, oluşan ürün neticesinde de ara ürünler oluşmaktadır. Bunun haricinde oluşan ürünler kullanım ömrünü tamamladıktan sonra halk arasında çöp olarak tabir edilen atık konumuna gelmektedir, tıpkı üretimde oluşan ara ürünler gibi. Her bir atık aslında çok da farkına varılmadığı üzere tekrar kullanım olasılığı yüksek birer kaynaktır ve çöpe giden bu atıklar ekonomiye büyük zarar vermektedir. Bir başka deyişle, ambalaj atıkları, metaller, atık ısı gibi geri dönüşümü, kazanımı veya yeniden kullanımı mümkün tüm atıklar defalarca, daha az enerji kullanılıp daha düşük maliyet ve çevre kirliliği ile tekrar kullanılabilirler. Yapılan bu çalışmada Avrupa ve Türkiye'deki katı atıkların yönetim şekilleri, Avrupa ve Türkiye'deki katı atıkların enerji ekonomisi açısından durumu ve karşılaştırması analiz edilmiş, Edirne ili örnek gösterilerek de ülkemizdeki katı atıkların sanayi üretimi düşük bir bölgedeki mevcut durumu incelenmiştir.

Atık yönetimiEnerji ekonomisi
Nedret Noyan Özyakalı
Anadolu University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Katı atık yönetiminde belediyelerin rolü: Eskişehir Odunpazarı Belediyesi örneği

Katı atıklar, insanların çeşitli yerleşim birimlerinde topluluklar halinde yaşamaya başlaması ile birlikte sorunsal bir boyut kazanmaya başlamıştır. Sanayileşme, kentleşme, nüfus artışı, ekonomik büyüme ve kalkınma gibi olgular ile doğrusal ekonomik sistemin getirdiği üretim ve tüketim kalıpları sonucunda ortaya çıkan kentsel katı atıklar kontrol edilemediği durumda çevre kirliliği, halk sağlığı sorunları ve ekonomik kayıplara yol açmaktadır. Kentsel katı atık sorunlarına karşı geliştirilen yönetim stratejileri, ülkelerin siyasal, sosyal, yasal ve ekonomik özellikleri ile uygulama alanındaki yerel koşullara göre farklılıklar göstermektedir. Birçok ülkede olduğu gibi Türkiye'de de kentsel katı atık yönetimine dair görev, yetki ve sorumluluklar büyük ölçüde belediyelere aittir. Belediyelerin katı atık yönetim sistemlerindeki başarısı çevresel, sosyal ve ekonomik açıdan sürdürülebilir kentlerin oluşturulabilmesi için önemlidir. Ancak, belediyeler bu hizmetleri yerine getirirken birçok sorun ile karşı karşıya kalmaktadır. Bu çalışmanın amacı, Eskişehir Odunpazarı Belediyesi'nin 2017-2018 dönemi içerisinde gerçekleştirmiş olduğu kentsel katı atık yönetimi faaliyetlerine yönelik vaka analizini yapmak ve atık yönetimi hiyerarşisi yaklaşımının yönetim sistemi üzerindeki etkilerini incelemektir. Bu kapsamda literatür taraması ve saha araştırmaları ile elde edilen veriler ışığında PESTEL ve SWOT analizleri gerçekleştirilmiştir. Böylelikle mevcut ve olası sorun alanları tespit edilerek Eskişehir Odunpazarı Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü için uygun olan yönetim stratejisi önerilerine yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Katı Atık, Katı Atık Yönetimi, Atık Yönetimi Hiyerarşisi, Belediyeler, Çevre Kirliliği, Halk Sağlığı, PESTEL, SWOT

Atık yönetimiAtıklarBelediyeler+4
Serkan Emekçi
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de yeşil ekonomi uygulamaları: Kütahya katı atık yönetimi

Sanayileşmenin gelişmesiyle birlikte kalkınmanın hızlanması ve buna bağlı olarak kaynak kullanımının aşırı artışıyla birlikte çevre sorunları da ortaya çıkmıştır. İlk başlarda ulusal düzeyde ortaya çıkan çevre sorunları daha sonra artarak küresel boyutlara ulaşmıştır. Çevre sorunlarını gidermek ve kalkınmanın devamlılığını sağlamak adına yeşil ekonomi modeli ortaya çıkmıştır. Yeşil ekonomi anlayışı çevreyi de içine alan bir ekonomi modelidir. Bu model kapsamında ülkeler, değişim ve dönüşüm yaşamakta ve bu değişimler sayesinde de yeni istihdam olanakları ortaya çıkmaktadır. Yeşil ekonomi modeli doğa ile dost bir ekonomik büyümenin yanında insana yakışır yeni yeşil işlerin ortaya çıkmasına ve istihdama katkıda bulunmaktadır. Bu çalışma kapsamında yeşil ekonomi modelinin ortaya çıkışı, Dünyada ve Türkiye'de yeşil ekonomi uygulamaları ile atık yönetimi konusundaki çalışmalar ve Kütahya ilinin katı atık yönetimi çalışmaları ele alınıp incelenmiştir.

Atık yönetimiAtıklarEkoloji+7
Birsen Kılıç
Kütahya Dumlupınar University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00

Related subjects