Yazma öğretimi
Bu konu başlığı altında 99 tez
Türkiye ve İngiltere'deki 11-14 yaş öğrencilerinin ana dili çalışma kitaplarındaki yazma etkinliklerinin incelenmesi
Dil birey için kendini ifade edebilmenin ve dışarıdakileri algılayabilmenin en temel yoludur. Kişinin yaşamına beraber başladığı dili iyi kullanabilmesi hiç şüphesiz eğitimin en temel konularından biridir. Çocukların ailesinde başlayan ana dili eğitimi, sonrasında okuldaki örgün eğitimle devam eder. Okulda ana dili öğretimi belli bir program dâhilinde sistemli bir şekilde gerçekleştirilmektedir. Yazma eğitimi, okulda kazandırılan ana dili becerilerinden bir tanesidir. Yazma eğitimi sürecinde ders ve çalışma kitapları kullanılan materyaller içerisinde önemli bir paya sahiptir. Bu çalışmanın amacı; Türkiye ve İngiltere'deki 11-14 yaş öğrencilerinin ana dili öğretimi çalışma kitaplarındaki yazma etkinliklerinin incelenmesini yapmaktır. Bu iki ülkenin kullanmış olduğu ders kitaplarındaki yazma etkinliklerinin karşılaştırılarak değerlendirilmesi bakımından bu çalışma önem arz etmektedir. Bu araştırmada araştırma verileri Türkiye ve İngiltere'de kullanılan ana dili ders kitaplarını karşılaştırmak amacıyla nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi yoluyla toplanmıştır. 2014-2015 Eğitim-Öğretim yılında Türkiye'de okutulan ilköğretim 7. sınıf Türkçe kitaplarındaki yazma etkinlikleri ve İngiltere'de aynı yaş grubuna denk gelen Year8 (Yıl 8) İngilizce kitapları incelenmiştir. Yazma etkinlikleri yazma yöntemleri bakımından incelenmiş, benzerlikler ve farklılıklar ortaya konulmuştur. Kitaplarda en az bir adet örneği bulunan yazma yöntemi örnekleri verilmiş ve yorumlanmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre, kitaplar biçimsel olarak incelendiğinde, İngilizce kitaplarının boyut olarak farklılık gösterdiği; baskı, kâğıt ve görsel zenginlik bakımından daha iyi olduğu saptanmıştır. İngilizce kitaplarında kullanılan görsellerin sayfalarda daha geniş alanlarda yer aldığı görülmektedir. İçerik olarak incelendiğinde İngilizce kitaplarındaki ünite başlıklarının daha ilgi çekici ve farklı konularda olduğu, Türkçe kitaplarının ise çok kapsamlı ve genel olduğu söylenebilir. İngilizce kitaplarında her bir ünitenin başlangıcında, o ünitenin temasına ilişkin kısa bir ön bilgi verilmiş ve ele alınacak konular belirtilmiştir. Araştırmada yazma etkinlikleri incelendiğinde, Türkçe kitaplarında İngilizce kitaplarına kıyasla nicel olarak daha fazla etkinliğin yer aldığı görülmektedir. Türkçe kitaplarındaki yazma etkinlikleri genel olarak kelime ve cümle yazma boyutunda kalmış, birkaç paragraftan oluşan daha geniş yazma etkinliklerinin çok sayıda yer almadığı saptanmıştır. Buna karşın İngilizce kitaplarında uygulanan yazma etkinliklerinin daha geniş çalışma gerektirdiği, cümle yazmaktan çok paragraf ve kompozisyon yazma üzerinde odaklanıldığı görülmüştür. Türkçe kitaplarındaki yazma etkinliklerin yazma öncesi ve sonrası etkinliklere çok az rastlanmıştır. İngilizce kitaplarında ise yazma etkinlikleri ya bir önceki etkinlikle bağdaştırılmış ya da yazma öncesi çalışmalarla yazma etkinliği belli bir süreç dâhilinde gerçekleştirilmek istenmiştir. Bu da İngilizce kitaplarındaki etkinliklerin süreç temelli yazma yaklaşımını daha çok benimsediğini göstermektedir. Türkçe kitaplarında grup olarak yazma etkinliklerine rastlanmazken İngilizce kitaplarında ise tümevarım, tümdengelim ve araştırmaya dayalı bilimsel yazma yöntemlerine yer verilmediği görülmüştür. Türkçe kitaplarında kontrollü yazma yönteminin yoğunluğu görülürken, İngilizce kitaplarında yaratıcı yazma yönteminin sıklıkla kullanıldığı saptanmıştır. Not alma yönteminin tüm kitaplarda az sayıda yer aldığı görülmektedir. Özet çıkarma yönteminin Türkçe ve İngilizce kitaplarında çok sayıda yer aldığı belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Ana Dili, Ders Kitapları, Yazma Eğitimi, İngiltere, Kitap İncelemesi, Yazma Yöntemleri
İlk okuma ve yazma öğretiminde karşılaşılan sorunlar ve çözüm önerileri
Araştırmanın amacı, 2018 Türkçe Dersi Öğretim Programını uygulayan sınıf öğretmenlerinin ilk okuma ve yazma öğretiminde karşılaştıkları sorunları ve bu sorunlara yönelik ürettikleri çözüm önerilerini ortaya koymaktır. Araştırmada nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2018-2019 eğitim-öğretim yılında Uşak il merkezinde görev yapmakta olan 20 birinci sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırma verileri yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılarak toplanmıştır. Öğretmenlerin yaşadıkları sorunlar ilk okuma yazma öğretiminin hazırlık, sesi hissettirme ve tanıma, hece oluşturma, kelime, metin oluşturma ve serbest okumaya geçiş dönemlerine göre ayrı ayrı tespit edilmiştir. Toplanan veriler doğrultusunda bu dönemler içerisinde yaşanan sorunlar; öğrenciden kaynaklanan sorunlar, veliden kaynaklanan sorunlar, programdan kaynaklanan sorunlar ve öğretmenden kaynaklanan sorunlar kodları altında incelenmiştir. Öğretmenlerin karşılaştıkları sorunlara yönelik ürettikleri çözüm önerileri ise öğretmenlerin çözüm önerileri kodu altında ortaya konulmuştur.
Türkiye ve Amerika'da ortaokul düzeyi ders kitaplarındaki yazma etkinliklerinin ve yazma öğretim programlarının karşılaştırılması (Kaliforniya örneği)
Bu çalışmanın amacı Türkiye'de Türkçe Öğretim Programına uygun olarak hazırlanan ortaokul düzeyi 5. sınıf Türkçe ders kitabı ve Amerika, Kaliforniya eyaletinde CCSS (Ortak Çekirdek Eyalet Standartları)'ye uygun olarak hazırlanan 5. sınıf yazma öğretimi ders kitabında yer alan tema, konu, metin, yazma etkinlikleri ve uygulamalarını, her iki ülkenin 5. sınıf yazma eğitimi amaç ve kazanımlarını inceleyerek, her iki öğretim programına uygun olarak yazma becerisini geliştirme çalışmalarının farklılık ve benzerliklerini belirlemek; buradan hareketle yazma becerisini geliştirme stratejilerine ulaşmaya çalışmaktır. Araştırma kapsamında beşinci sınıf Türkçe ders kitabında bulunan sekiz tema içerisindeki yazma becerisine yönelik etkinlikler ve türleri ile İngilizce ders kitabında dört ana başlık altında verilen kırk beş ders incelenmiştir. Ayrıca bu etkinliklerin öğretim programlarıyla uygunluğuna bakılmıştır. Araştırmada yazma etkinlikleri inceleme sonuçlarına göre Türkçe ders kitaplarında yer alan yazma etkinlikleri, İngilizce yazma kitabı etkinliklerinden sayıca fazla olduğu belirlenmiştir. Türkçe kitabında tüm yazma yöntem ve tekniklerine yönelik etkinliklere yer verilmiş fakat İngilizce kitabında grup ile yazma etkinliğine rastlanmamıştır. Genel itibariyle etkinliklerin programlarla uyumlu olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Ana dili, ders kitabı, yazma eğitimi, karşılaştırma, Türkiye - ABD
İlkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin yaratıcı hikâye yazma becerilerinin geliştirilmesi
Bu araştırma, ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin yaratıcı hikâye yazma becerilerini geliştirmek amacıyla yapılmaktadır. Araştırmada eylem araştırması deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, Uşak il merkezinde öğrenim görmekte olan, 29 ilkokul dördüncü sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Katılımcılar, amaçlı örneklem tekniği ile belirlenmiştir. Araştırmanın nicel verileri, "ön test-son test ve kalıcılık testleri" ile elde edilmiştir. Nitel veriler ise "ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin yaratıcı hikâye yazmaya ilişkin görüşlerini belirleme formu" ve araştırmacının uygulama sürecindeki gözlem notlarından oluşmaktadır. Uygulama haftada iki gün olmak üzere on üç hafta sürmüştür. Her hafta iki etkinlik uygulaması yapılmış olup toplamda yirmi altı etkinlik uygulanmıştır. Uygulama öncesinde araştırmacı tarafından öğrencilere boş bir kâğıt verilerek bir hikâye yazmaları istenmiştir. Uygulama sürecinden sonra da aynı işlem son-test için yapılmıştır. Öğrencilerin hatırlama düzeylerini belirlemek adına son-testten 21 gün sonra kalıcılık testi uygulanmıştır. Sonrasında öğrencilerin uygulamaya ilişkin görüşlerine başvurulmuştur. Tüm süreç araştırmacı tarafından gözlemlenmiş ve bu gözlem notları araştırmacı tarafından kaydedilmiştir. Araştırmanın birinci ve ikinci alt problemi için elde edilen nicel veriler, bağımlı gruplar t-testi ile belirlenmiştir. Üçüncü alt problemi için elde edilen nitel veriler ise içerik analizi ve tematik kodlama yolu ile elde edilmiştir. Dördüncü alt probleme ilişkin veriler ise paragraflar halinde sunulmuştur. Araştırma sonucunda, öğrencilerin ön test puanlarına göre son test puanlarında anlamlı bir artışın olduğu görülmektedir. Bu artışın kalıcı olduğunu söylemek mümkündür. Araştırmanın nitel verileri, nicel verilerle uyumludur. Öğrenciler görüşme sırasında, uygulamadan keyif aldıklarını, uygulamayı beğendiklerini ve faydalı bulduklarını, yaratıcı hikâye yazmaya karşı olumlu tutum geliştirdiklerini belirtmişlerdir. Sonuç olarak uygulamanın öğrencilerin yaratıcı hikâye yazma becerilerinin gelişimine katkı sağladığı söylenebilir. Anahtar kelimeler: Yaratıcılık, Yazma, Hikâye, Yaratıcı Yazma, Yaratıcı Hikâye Yazma
Türkçe öğretim programlarının işlevsel yazma açısından incelenmesi (Ortaokul 1924-2017)
Çalışmanın amacı, işlevsel yazmanın ortaokul Türkçe dersi öğretim programlarında yer alma durumunu belirleyerek yazmanın pratik ihtiyaçlara cevap verebilecek şekilde düzenlenmesine katkıda bulunmaktır. Alanyazından elde edilen ve araştırmacı tarafından belirlenen işlevsel yazma kazanımları ise uzman görüşü alınarak bir liste hâline getirilmiştir. Uzman görüşlerine göre belirlenen işlevsel yazma kazanımlarından bazıları şunlardır: Dilekçe, iş başvuru formu doldurmak, öz geçmiş yazmak, e-posta yazmak, senet, makbuz, matbu beyanname doldurmak; tebrik, başsağlığı, davetiye, rapor, kısa mesaj, mektup, ilan, tarif, sunum metinleri gibi yazılar işlevsel yazma örnekleridir. Bu amaçla, 1924'ten günümüze işlevsel yazma ihtiyaçlarındaki değişim ve gelişimlerin belirlenebilmesi amacıyla çalışmaya Türkiye'de 2019'a kadar hazırlanıp uygulanan bütün ortaokul Türkçe dersi öğretim programları dâhil edilmiştir. Çalışmada doküman incelemesi (tarihsel metot) kullanılmıştır. Dokümanlar (ortaokul Türkçe dersi öğretim programları) açık erişim kaynaklarından ve özgün basımlarından elde edilmiştir. Verilerin kategorik analizinde, programların kurgularında farklılıklar bulunduğundan (amaç, hedef, davranış, kazanım gibi) sadece "hedefler" ve "işlevsel yazma kazanımı" başlıklarına yer verilmiştir. Bazı öğretim programları kazanım ayrıntılarını belirtmediğinden hedef veya amaç niteliği taşıyan ifadeler, işlevsel yazma kazanımı listesindeki kazanımlara uygunlukları belirlendikten sonra analize tabi tutulmuştur. Araştırmada 1924'ten günümüze kadar hazırlanan ortaokul Türkçe dersi öğretim programlarında işlevsel yazma kazanımlarının nasıl bir gelişim ve değişim gösterdiği temel problemine bağlı olarak her programda hangi işlevsel yazma hedef ve kazanımlarına yer verildiği ve programlar arasında ne gibi değişikliklerin bulunduğu sorularına cevap aranmıştır. Oluşturulan işlevsel kazanım listesindeki kazanımları kapsayıcılık bakımından programların tamamının yetersiz olduğu, öğrencilerin günlük hayatlarında karşılaşacakları yazma ihtiyaçlarına cevap vermekten ziyade akademik ve edebi yazma uygulamaları üzerinde yoğunlaştıkları; ancak bunların içerisinde 1949 Ortaokul Türkçe Programı'nın işlevsel yazma kazanımları bakımından diğerlerine göre daha kapsayıcı olduğu görülmüştür. Anahtar Sözcükler: işlevsel yazma, Türkçe öğretim programları, okuryazarlık
Yazma stratejilerinin özel yetenekli öğrencilerin bilgilendirici metin yazma becerilerine etkisi
Araştırmanın amacı, işimiz gücümüz kitaplar ve biyografi yazma çerçeveleri stratejileriyle özel yetenekli öğrencilerin bilgilendirici metin yazma becerilerinin gelişimini desteklemektir. Araştırma nitel araştırma yaklaşımı çerçevesinde eylem araştırması deseni ile yürütülmüştür. Araştırmanın çalışma grubunu, 2020-2021 eğitim öğretim yılının bahar döneminde bir Bilim ve Sanat Merkezinde genel zihinsel yetenek alanında eğitim gören 21 özel yetenekli 4. sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Sekiz haftalık uygulama sürecinin ilk 4 haftası işimiz gücümüz kitaplar, son 4 haftası da biyografi yazma çerçeveleri stratejileriyle yürütülmüştür. Araştırmanın verileri gözlemci raporları, öğrenci ve öğretmen günlükleri, öğrenci ürünleri ve Bilgilendirici Metin Yazma Dereceli Puanlama Anahtarı aracılığıyla toplanmıştır. Toplanan veriler içerik analizi ile çözümlenmiştir. Araştırmanın bulguları, sürecin başında öğrencilerin bilgilendirici metin yazma becerilerinin orta düzeyde olduğunu göstermektedir. Öğrencilerin yazdığı metinler incelendiğinde ise genel olarak ana fikrin yeterince açıklanmadığı, yardımcı fikre yer verilmediği, söz varlığının zengin olmadığı ve anlamsal bütünlüğün tam olarak yakalanamadığı tespit edilmiştir. Sürecin sonunda ise öğrencilerin bilgilendirici metin yazmada yüksek düzeye ulaştığı görülmüştür. Ayrıca sürecin sonunda öğrencilerin yazma becerilerinin geliştiği, metin türleri arasındaki farklılıkları keşfettikleri, araştırma becerisi kazandıkları, yazma programını kullanmada ilerleme kaydettikleri, kendilerini bir yazar gibi hissettikleri ve yazma sürecini eğlenceli buldukları belirlenmiştir. Son olarak araştırma, bilgilendirici metin yazma çalışmalarına daha çok önem verilmesi ve öğrencilere yazmaları için fırsat verilmesi gerekliliğine dikkat çekmektedir.
An experimental study on scaffolding for writing achievement and its effect on writing motivation
This study intents to investigate the effect of scaffolding techniques on writing achievement, writing motivation, and classroom environment as well as the students' perceptions. It also aims at finding which writing stage can be more beneficial for the students in order to give scaffolding in the writing classes. The study was held in the English preparatory school of a state university in Turkey with 50 students. Two experimental groups that were given scaffolding instructions in different stages of writing, and one control group which followed standard writing classes were formed so as to make comparisons not only among all groups but also between two experimental groups separately. Data collection was made both quantitatively and qualitatively. The quantitative data collection part was designed in the form of pre-test and post-test. The data gathered from these quantitative tools were analyzed via SPSS 21. On the other hand, teacher journal and student interview methods were included in the study as qualitative methods so as to gain insight with regard to both the classroom environment and the learners' opinions towards scaffolding in writing classes. The data from these tools were analyzed thanks to thematic analysis. The results indicated that scaffolding appeared as an effective tool for the enhancement of achievement and motivation in writing classes. Besides, thanks to scaffolding, a more positive classroom atmosphere could be created in writing classes, and the learners also believed that scaffolding applications were beneficial and enjoyable for them. Lastly, compared to pre-writing scaffolding applications, it was proved that when scaffolding techniques were presented through while-writing stage, the students could improve their writing abilities larger amounts and increase their motivation level more. Furthermore, the classroom atmosphere of the experimental group 1 became friendlier, more collaborative and supportive although the workload of the teacher increased in a considerable amount during while-writing stage.
Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde akademik yazma öğretimi
Çalışmada sosyal bilimlerin farklı bölümlerinde lisansüstü eğitim gören veya mezun öğrencilerin akademik yazma sorunları ve ihtiyaçları ele alınmıştır. Çalışma kapsamında akademik dilin özellikleri, öğrencilerin akademik yazma sorunları ve üniversitelerin akademik eğitim politikaları değerlendirilmeye çalışılmıştır. Akademik dilin özellikleri dergilerden seçilen 32 makaleyi inceleme yoluyla belirlenmiştir. Bu özellikler doğrultusunda öğrencilerin akademik yazma sorunlarını tespit etmek amacıyla toplam 12 yabancı ve 5 Türk öğrencinin yazılı anlatımları belli ölçütler çerçevesinde incelenip sınıflandırılmıştır. Daha sonra 12 lisansüstü öğrenci ve 4 alan uzmanıyla üniversite öğrencilerinin akademik dil sorunlarıyla ilgili görüşme yapılarak nitel veriler elde edilmiştir. Çalışma sonucunda elde edilen veriler betimsel ve içerik analizi yöntemiyle değerlendirilmiştir. Değerlendirme doğrultusunda, yabancı öğrencilerin dil bilgisi, sözcükler ve terimler konusunda yaşadıkları sorunlar, ana dilden aktarımlar ve yetersiz akademik Türkçe öğretimi sonucunda ortaya çıktığı tespit edilmiştir. Yabancı ve Türk öğrencilerin ortak sorunlarının en önemlisi ise akademik dili kullanarak alıcının beklentilerini karşılayabilecek düzeyde akıcı, düz anlamlı ve tutarlı biçimde bir metin oluşturmada güçlük çekmeleridir. Yapılan bu çalışmadan hareketle, yükseköğretim gören öğrencilerin akademik amacına yönelik yazma öğretimi ve ders malzemeleri düzenlenmesi için öneriler sunulmuştur.
Manisa Celal Bayar Üniversitesi yabancı diller yüksekokulu hazırlık sınıfları yazma dersi öğretim programının incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, Celal Bayar Üniversitesi Yabancı Diller Yüksekokulu (YDYO)'nda yürütülmekte olan yazma becerileri dersine ilişkin öğretim elemanı ve öğrenci görüşlerinin belirlenmesidir. Bu amaçla öğretim elemanı ve öğrencilerin, 2016-2017 eğitim öğretim yılında uygulanmakta olan hazırlık sınıfları yazma becerileri dersi öğretim programıyla ilgili düşünceleri ve programın etkin hale getirilmesi için çözüm önerileri belirlenmiştir. Araştırma bir tarama çalışması olduğu için evrenin eğilim, tutum ya da görüşlerini bu evrendeki bir örneklemle çalışarak nicel olarak tanımlamıştır (Creswell, 2014) . Araştırmada karma yöntem kullanılmış, hem nicel hem de nitel verilerden yararlanılmıştır. Araştırmanın çalışma evrenini MCBÜ YDYO'nda çalışan ve hazırlık sınıflarında yazma dersi programını uygulayan öğretim elemanları ile hazırlık sınıflarında öğrenim görmekte olan öğrenciler oluşturmaktadır. Öğretim elemanlarının tümü ile (n=22) odak grup görüşmeleri yapılarak veri toplanırken öğrencilerin tümüne (n=318) anketler uygulanmıştır. Dolayısı ile örneklem seçimi yalnızca öğrencilerle anketlerin ardından yapılacak odak grup görüşmeleri (n=21) için yapılmıştır. Öğrenci odak grup görüşmeleri için örneklem seçiminde ise, seçkisiz örnekleme yöntemlerinden basit seçkisiz örnekleme kullanılmıştır. Büyüköztürk'e göre (2015, s. 85), bu örnekleme yönteminde evrendeki tüm birimler, örnekleme seçilmek için eşit ve bağımsız bir şansa sahiptir. Diğer bir deyişle, tüm bireylerin seçilme olasılığı aynıdır ve bir bireyin seçimi diğer bireyin seçimini etkilememektedir. Öğrenci seçimi için öncelikle sınıfların listesi incelenmiş, bu listeden kararlaştırılan sayıda öğrenci seçilecek sınıflar seçkisiz olarak belirlenmiştir. Küme örnekleme yöntemi ile seçilen bu sınıflardan yine seçkisiz olarak eleman örnekleme yöntemi ile seçilen öğrenciler ile görüşülmüştür. Veri toplama aracı geliştirilmeden önce yüksek öğretim yapısında meydana gelen değişimler incelenmiş, program geliştirme ve değerlendirme ile ilgili alanyazın taranmış, program öğeleri hakkında bilgi toplanmış ve veri toplama aracı geliştirilip son şekli verilmeden önce uzman grubundan görüş alınmıştır. Uzman grubunun dönütlerinin ardından gerekli düzeltmeler yapılmış, anket formlarına son hali verilmiştir. Öğrenci anketleri kişisel bilgiler, programın öğelerine yönelik sorular, yazma dersi öğretim programının işleyişine dair öneri ve düşünceler olmak üzere dört bölümden oluşmuştur. Toplanan nicel verilerin çözümlenmesinde SPSS 17.0 paket programı kullanılarak her madde için frekans, yüzde değerleri ve aritmetik ortalamalar bulunmuştur. Görüşmeden ve öğrencilerin anketin açık uçlu kısmına vermiş oldukları yanıtlardan elde edilen nitel veriler ise betimsel analiz tekniği kullanılarak çözümlenmiş; alt problemlere uygun biçimde temalandırılmış ve her bir alt probleme ilişkin bulgular nicel verilerle ilişkilendirilerek sunulmuştur. Sonuç olarak öğrencilerin çoğu hedeflerin ulaşılabilir düzeyde olduğunu düşünmektedir. Edinilen verilere göre "Hedefler/amaçlar, hazırlık eğitimi süresinde ulaşılabilir niteliktedir" ifadesini öğrencilerin 158'i (% 49,7) katılıyorum, 69'u (% 21,7) kesinlikle katılıyorum şeklinde yanıtlamışlardır. Öğrenciler hedeflere ulaşma konusunda sıkıntı yaşamamışlardır. Öğrenciler konuların seviyelerine uygun olduğunu düşünmektedirler, bununla birlikte konuların sıkıcı olduğunu da belirtmişlerdir. İçeriğin hedeflerine ulaşmak için yardımcı ve tutarlı olduğu konusunda uzlaşmışlardır. Öğretim elemanları kullanılan kitap ve verilen ekstra materyalin birbiri ile tutarlı olmadığını ve dersi işlerken hangisini takip edecekleri konusunda sıkıntı yaşadıklarını belirtmişlerdir. Öğrenciler sınavlardaki yazma bölümü sorularının derste işlenen konulara ve seviyelerine uygun olduğunu belirtmişlerdir. Öğretim elemanları sınavdaki yazma bölümlerinin değerlendirilmesini pek adil bulmadıklarını belirtmişlerdir. Bazı öğrenciler yazma eyleminin zorla olmayacağını belirterek dersin seçmeli olması gerektiğini belirtmiştir. Öğretim elemanları dersin çok faydalı olduğunu ve hatta eski öğrencilerin dönütleri ışığında öğrencilerin daha sonra da yazma becerileri dersinden faydalandıklarını belirtmiştir. Öğrenciler çoğunlukla yabancı dilde yazma konusunda kendilerine daha fazla güvendiklerini ve genel olarak yabancı dilde bir şeyler üretiyor olmaktan keyif aldıklarını belirtmişlerdir. Araştırma sonucuna bakılarak, eğitim öğretim yılı başında yazma dersinin hedefleri ile ilgili öğretim elemanları ve öğrenciler bilgilendirilebilir, bunun için de kısa süreli oturumlar şeklinde toplantılar düzenlenebilir. Ayrıca kitapta işlenen konuların ilgi çekici olmadığı belirtildiği için farklı bir kaynak kitap seçilebilir ya da ek bir materyal desteği sağlanabilir. Bu önerilere ek olarak, içerik ile ilgili öğrencilerin de görüşleri alınıp, onların da ilgilerini çekecek ve mesleki yaşamlarında da işlerine yarayacak konular dahil edilebilir. Anahtar Kelimeler: Yabancı Dil Öğretimi, Öğretim Programı, Üniversite Hazırlık Eğitimi.
Effects of different video modalities on writing achievement in flipped English classes
This study investigated different modalities of videos in a flipped classroom for English writing classes in the intensive English program at a state university. The study, a quasi-experimental design in nature, was conducted with six experimental groups and one control group (n = 127). The participants' writing performance formed the study data which was collected by means of a writing pretest and two posttests, namely, conceptual and essay writing posttests. Moreover, participants' learning styles, learner autonomy levels, and critical thinking disposition levels were measured with three different scales. The data analyses showed that the group studying the animation with simultaneous text and sequenced narration in a user- paced environment outperformed the control group having lectures in class in the conceptual posttest. The groups studying the animation with simultaneous narration and sequenced text, in a whole presentation, where students studied all the parts of a video in a system-paced design, and then they answered the related questions, and the animation with simultaneous narration and sequenced text in a part-by-part presentation, in which students studied each part of a video, and then they answered the related questions, outperformed the control group in the essay writing posttest. No significant effect of learning style, learner autonomy, and critical thinking disposition on the writing achievement in a flipped class design were found. The thesis provided a discussion and a set of recommendations on designing flipped classrooms according to multimedia design principles.
Melekzâde Fuad'ın Kitâbet Muallimi adlı eserinde yazma öğretimi
Dil, sosyal bir varlık olan insanın iletişimini sağlayan en temel unsurlardan biridir. İnsanın anlamasını ve anlatmasını sağlayan dile ait beceriler, dört ana ögeye ayrılmıştır. Bu ögeler sırası ile dinleme, konuşma, okuma ve yazmadır. Bu ögeler dört temel dil becerisi başlığı altında toplanmış ve her biri, üzerine çalışmalar yapılan ayrı alanlar hâlini almıştır. Bu çalışmada bu beceri alanlarından yazma becerisinin öğretimi üzerine bir inceleme yapılmıştır. Yazma eğitimine dair çeşitli ilke ve amaçları yazma dersi aracılığı ile öğrenciye kazandırmak hedeflenmektedir. Geçmişten bugüne yazma dersleri ve kazanımları temel olarak yazma becerisini kazandırmaya ve geliştirmeye yönelik biçimde planlanmıştır. Bu dersler içerisinde kimi zaman güzel yazı ve imlâ dersleri de yer bulmuştur. Tarih boyunca yazma becerisi ile benzer anlamları kapsayacak şekilde inşâ, kitâbet, münşeât isimleri kullanılmış; yazmaya dair dersler yine bu isimler ile okutulmuştur. Bu çalışmada yazma eğitimi alanında 20. yüzyılın başlarında Melekzâde Fuad tarafından bir ders kitabı olarak kaleme alınan "Kitâbet Muallimi" adlı eser çeviri-yazısı yapılarak incelenmiştir. Çalışmada Kitâbet Muallimi'nin günümüz harflerine aktarılması ve yazma becerisi öğretimine yönelik unsurlarının tespit edilmesi amaçlanmıştır. Eserin Miladi 1905 yılında İstanbul Şirket-i Mürettebiye Matbaası'nca basılmış olan nüshasına dair veriler nitel araştırma yöntemlerinden doküman inceleme yöntemi kullanılarak elde edilmiştir. Kitâbet Muallimi yazma öğretimine dair teorik bilgilerin, örneklerin ve çeşitli uygulamaların yer aldığı bir ders kitabı olarak kaleme alınmıştır. Eser, yazarın böyle bir ders kitabını yazma sebebinin yer aldığı ön söz niteliğinde bir bölüm ile başlayıp bazı sözcüklerin doğru ve hatalı yazımlarını gösteren bir imlâ cetveli ile sonlanmaktadır. Eserde dilin kökeninden iyi bir kâtip olma şartlarına, kitâbetin önemine ve yazının kurallarına dair bilgilere yer verilmiştir. Eser iki kitap ile üç bölümden oluşmaktadır. Eserde konular ders ders bölünerek anlatılmış, uygulama örneklerine yer verilmiştir. Anlatılan konular içerisinde yazım ve dil bilgisi kuralları; mektup, arzıhâl gibi metin türleri, resmî yazı türleri gibi konular bulunmaktadır. Eser bütüncül bir şekilde incelendiğinde eserin ilk iki bölümünde konuların kısa ve anlaşılır biçimde, üçüncü bölümünde ise daha ağır bir dil ile aktarıldığı tespit edilmiştir. Eserde verilen bilgilerin uygulamaya geçirilmesi için verilen örnekler, eserin uygulamaya dayalı bir yazma eğitimi anlayışı içerisinde ortaya konulduğunu göstermektedir.
Asynchronous written peer feedback and synchronous verbal peer feedback loop
Peer review in English as a foreign language writing class has proven to be a useful practice allowing to students work collaboratively on their written tasks. Using technological aids, it has reached various modalities in both giving and receiving feedback. To measure the effectiveness of two types of peer review processes, two methods (asynchronous and synchronous) were tested to explore learner perceptions on giving and receiving peer feedback. Within this frame, a study was carried out with 32 students in prep class grade 5. The participating students were all native speakers of Turkish, aged 10 and 11. In this study, two different strategies were applied: asynchronous written feedback on Jamboard and synchronous verbal feedback on Google Meet. The purpose of this was to enable students to become actively involved in the peer review process. Data was collected via semi-structured and structured interviews. The study results showed that students benefited from this process and had a positive attitude towards from peer review. Another notable point of the study showed that gender difference also has a slight effect on peer review, male students stated that they felt more comfortable, and the female felt more shy and less comfortable.
İlk okuma yazma öğretiminde karşılaşılan sorunların değerlendirilmesi
Sınıf öğretmenlerinin ilk okuma yazmada karşılaştıkları sorunların araştırıldığı bu çalışmada Denizli ilinde 2022-2023 eğitim yılında 1. sınıf okutan sınıf öğretmenlerinin görüşleri araştırılmıştır. Araştırma betimsel tarama modelinde karma yöntem ve zenginleştirilmiş desendedir. Nicel verilerin toplanmasında Ülkeroğlu (2022) tarafından geliştirilen "Öğretmenlerin İlk Okuma Yazma Öğretiminde Yaşadığı Sorunlara İlişkin Algıları Ölçeği (İYS)" kullanılırken nitel veriler araştırmacı tarafından uzman görüş alınarak oluşturulan yarı yapılandırılmış görüşme formu ile toplanmıştır. Araştırmada nicel veriler 163 öğretmenden toplanırken nitel veriler 13 sınıf öğretmeninden toplanmıştır. Alt boyutlar ve genel olarak ölçek verilerinin Cronbach's Alpha değerlerinin ,809 ile ,899 arasında olduğu ve verilerin güvenirlik düzeyinin yüksek düzeyde olduğu görülmüştür. Araştırmada öğretmenlerin ilk okuma ve yazmada yaşadıkları sorunların başında "Öğrencinin teknolojik araç gereçlere ilgisinin yüksek olmasının dikkat dağınıklığına neden olması" sorununu yaşadıklarını belirttikleri görülmüştür. Bunu "Öğrencinin çabuk sıkılması" izlerken en az yaşadıkları sorun ise "Ailelerin gerekli malzemeleri temin etmemeleri" olmuştur. Öğretmenlerin ilk okuma ve yazmada yaşadıkları sorunların alt boyutlar ve genel olarak en yüksek sorunun aile boyutunda yaşandığı görülmüştür. Bunu öğrenme boyutu ve öğretmen süreci boyutları izlemiştir. Genel ortalamanın ise katılıyorum düzeyinde olduğu görülmektedir. Öğretmenlerin ilk okuma yazmada karşılaştıkları sorunların görev yaptıkları okulun sosyo-ekonomik düzeyi, cinsiyet ve mezuniyet düzeyi değişkenlerine göre farklılık göstermediği görülürken yaş, kıdem ve sınıfında sığınmacı öğrenci olma değişkenlerine göre farklılık göstermiştir. Sınıf öğretmenlerinin ilk okuma yazmada karşılaştıkları sorunların aile boyutunda yaşa göre 41 yaş ve üzerindeki öğretmenler ailelerle daha yüksek düzeyde sorun yaşamaktadır. Öğretmenlerin ilk okuma yazmada karşılaştıkları sorunların öğretmenlerin kıdemlerine göre aile boyutunda kıdemi 1-10 yıl olan öğretmenlerle kıdemi 16 yıl ve üstünde olanlar öğretmenler arasında 16 yıl ve üzerindeki öğretmenler lehine yüksek olarak anlamlı farklılık görülmüştür. Öğretmenlerin ilk okuma yazmada öğretmenlerin sınıflarında sığınmacı öğrenci bulunup bulunmaması durumuna göre öğrenme ve genel olarak ise okuma yazmada sınıflarında sığınmacı öğrenci bulunan öğretmenlerin sığınmacı öğrenci olmayanlara göre daha fazla sorun yaşadıkları görülmektedir. İlk okuma yazmada hazırlık aşamasında yaşanan sorunların başında okulöncesi eğitim alamama ön plana çıkmıştır. Bunu psiko-motor yetersizlikler izlerken en az ise öğrenci ilgisizliği sorunudur. Öğrenciden kaynaklanan sorunlardan en fazla görüleni öğrenci ilgisizliği ile dikkat eksikliği ve hiperaktivite olarak ön plana çıkmıştır. Bunu hazırbulunuşluğu kazanmama izlerken en az ise uyum sorunları olmuştur. Ebeveynden kaynaklı sorunların başında yanlış tutum ve davranışlar ön plana çıkmıştır. Bunu veli ilgisizliği ve gereksiz müdahale sorunları izlemiştir. Öğretim ortamından kaynaklanan sorunların başında materyal eksikliği olarak ön plana çıkarken sınıfların kalabalık olması, yabancı öğrenciler ve uygun olmayan ortam sorunları bunu izlemiştir. Sığınmacı öğrencilerle ilgili sorunların başında dil-iletişim sorunu en çok vurgulanan sorun iken ilgisizlik ve devamsızlık sorunları bunu izlemiştir. COVID-19 etkilerine ilişkin olumlu ve olumsuz yargılar birbirine yakın olmakla birlikte etkisinin olmadığı yönünde görüş bildiren sayısı daha fazladır. İlk okuma yazmada karşılaşılan başka sorunlar; veli işbirliğinin yetersizliği, teknolojiyi fazla kullanmanın zararları, ders kitaplarının içeriklerinin yetersizliği ve yabancı öğrenci sorunu olarak ifade edilmektedir. İlk okuma yazmada karşılaşılan sorunların çözümüne yönelik önerilerin başında veli-öğretmen işbirliğinin sağlanması gelmektedir. Önerilere ilişkin katılım sayıları birbirine çok yakın olmakla birlikte bunu okulöncesi eğitimin zorunlu olması, hazırbulunuşluk düzeylerinin arttırılması ve velilerin bilinçlendirilmesi önerileri bunu izlemektedir. Nicel verilerin bulgularıyla nitel verilerin bulgularının büyük oranda benzer olduğu ve ilk okuma yazmada yaşanan sorunların benzer olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Sözcükler: Öğretmen, ilk okuma yazma, sığınmacı, öğrenci, ebeveyn
Visual thinking strategy use in pre-writing stage: Effects on l2 writing and thinking skills
The study examines the impact of Visual Thinking Strategy (VTS) on EFL learners' writing and thinking skills when applied in a pre-writing classroom discussion. The study was conducted with 9th grade students with intermediate level of English. The participants (n = 50) completed a test and a questionnaire before and after the intervention. During the intervention, the non-digital VTS group had face-to-face pre-writing discussions, while digital VTS group had the discussions. The writings were evaluated by two raters using two rubrics; ESL composition profile for writing performance and six continua for thinking. The results of the study showed that VTS enhances L2 writing performance in vocabulary, organization, and mechanics relative to whether or not the discussion occurs online. Regarding thinking skills, both VTS groups outperformed the non-VTS group, yet no statistically significant difference was found among the groups. The questionnaire results revealed that the attitude of the VTS groups' participants changed positively towards writing instruction after the intervention. Additionally, the findings showed that there was a strong relationship between learners' writing and thinking skills, whereas attitude did not have any relationship either with writing or thinking skills. In conclusion, VTS seems to be an effective tool in a language classroom in that it fosters higher-order thinking skills and improves learners' writing performance.
Tüm dil yaklaşımına göre öğretim programını düzenleyen bir öğretmenin betimsel yazı çalışmasında kullandığı stratejilerin öğrenme güçlüğü olan öğrencinin yazmasını etkilemesi açısından betimlenmesi
Bu araştırmanın amacı, tüm dil yaklaşımına göre öğretim programını düzenleyen bir öğretmenin betimsel yazı çalışmasında kullandığı stratejilerin öğrenme güçlüğü olan öğrencinin yazmasını etkilemesini betimlemektir. Araştırmanın deseni, "tek katılanlı niteliksel vak'a çalışmasıdır". Araştırmaya katılanlar, bir beşinci sınıf öğretmeni, öğrenme güçlüğü olan bir öğrenci ve yirmi üç kişiden oluşan 5-A sınıfı öğrencileridir. Araştırma verileri, saha notlan, görüşmeler, odyo ve video teyp kayıtlan ile toplanmıştır. Video teyp kayıtlarının analizinde mikro etnografik analitik teknikler kullanılmıştır. Doğal sınıf ortamında betimsel yazı yazma çalışması sırasında video teyp çekimleri yapılarak analiz edilmiştir. Betimsel yazı yazma çalışması günümüzde normal ve öğrenme güçlüğü olan çocukların öğretiminde etkililiği araştırmalarla kanıtlanmış olan "Yazılı Anlatım Öğretim Modeli" çerçevesinde incelenmiştir. Yazılı Anlatım Öğretim Modeli'ne göre; öğretmenin yazılı anlatım çalışması sırasındaki öğretim ortamının düzenlenmesi betimlenmiş; bu çalışma öğretim programının içeriği öğeleri bakımından ele alınmış; ve öğretmenin kullandığı öğretim stratejileri, yazma süreci içinde gerçekleşen etkinlikler sırasındaki sözel etkileşim kalıplarına dayalı olarak incelenmiştir.Ill Araştırma verileri incelendiğinde, araştırmaya katılan öğretmenin yazılı anlatım çalışmasını düzenlerken dahil olma, gösterim, katılım, beklenti, sorumluluk, tahmin etme, kullanım ve yanıt özellikleri gösteren bir ortam oluşturduğu gözlenmiştir. Araştırma bulgularına göre öğretmenin yazma sürecinde yoğun olarak 1 0 yazma stratejisi kullandığı belirlenmiştir. Bunlar; soru sorma, geçmiş bilgilerin harekete geçirilmesi, özetleme/netleştirme, görselleştirme, değerlendirme, ilişkilendirme, anlamı gözden geçirme, iletişimi kontrol etme, yazıyı düzeltme, yazmaya model olmadır. Yazma süreci içinde öğretmenin kullandığı öğretim stratejileri, model olmak, yüksek sesle düşünmek, ip ucu vermek, etkinliklerin zorluk derecesini düzenlemek ve öğrenci hataları üzerinde durmaktır. Bunlar, öğretmen ile öğrenci arasında gerçekleşen etkileşim kalıplarına dayalı olarak yazma öncesi ve yazma sonrası ana başlıkları altında verilmiştir. Yazma öncesinde kullanılan sözel etkileşim kalıplan "betimsel yazı türünü tanıtım sohbeti" ve "öğretmenin insan betimlemesi yazmaya model olması sırasındaki sohbet" konu başlıkları altında verilmiştir. Yazma sonrasında kullanılan sözel etkileşim kalıplan ise " yazılı ürünlerin sınıfla paylaşılması ve düzeltme yapılması sırasındaki sohbet" ve " odak öğrencinin yazısını okuması ve arkadaşlarının eleştiri ve düzeltme önerisi getirmesi sırasındaki sohbet" konu başlıkları altında verilmiştir. Ayrıca, bu sınıf ortamında öğrenim gören öğrenme güçlüğü olan bir öğrencinin yazılı anlatımının nasıl etkilendiği de betimlenmiştir. Sonuç olarak, bu araştırma bulgularına göre, öğretmenin yazılı anlatım öğretiminde Tüm Dil yaklaşımını uygulanmasının öğrenme güçlüğü olan öğrencilerin yazılı anlatımlarının gelişmesine katkıda bulunduğu söylenebilir. Anahtar Sözcükler: Öğrenme güçlüğü gösteren çocuk, yazılı anlatım öğretimi, Tüm Dil yaklaşımı, etkili öğretmen, niteliksel araştırma, niteliksel vak'a çalışması.
Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenen öğrencilerin yazma özerkliği ile yazma becerileri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Yabancılara Türkçe öğretiminin ilk ve en önemli basamağı, bireylere dört temel dil becerisini kazandırmaktır. Bu becerilerden sonuncusu olarak nitelendirilen yazma, öğrenciler tarafından öğrenilmesi en zor beceri olarak görülmektedir. Uzun süreçli ve zaman alan bir beceri olduğu için öğrenciler tarafından yazmaya karşı olumsuz tutum geliştirilmektedir. Bu olumsuz tutumun ortadan kaldırılması için öğrencilerin yazma becerilerinin geliştirilmesi ve özellikle kendilerine olan inançlarının yüksek olması gerekmektedir. Bu sebeple, kendine güvenen bireylerin özerklik algılarının yeterli düzeyde olması beklenmektedir. Özerklik temelinde oluşan yazma özerkliği, bireylerin yazmaya yönelik tutum ve motivasyonlarını artırabilen öğrencilerin yazma becerilerini geliştirebilen, etkili ve kalıcı öğrenmelerin gerçekleşmesine katkı sağlayabilecek bir yetidir. Yabancı dil öğretiminde yazma özerkliğine sahip bireylerin yetişmesini sağlayarak hem yazma becerilerinin gelişmesini desteklemek hem de başarılı bireylerin sayısını arttırmak hedeflenmektedir. Bu araştırmanın genel amacı, Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenen öğrencilerin yazma özerkliği ile yazma becerileri arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Araştırmanın çalışma grubunu, 2020/2021 eğitim öğretim yılında Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi, Uşak Üniversitesi ve Bursa Uludağ Üniversitesi Türkçe Öğretim Merkezi'nde öğrenim gören B1 ve B2 seviyesindeki öğrenciler oluşturmaktadır. Araştırma kapsamında dünya genelinde yaşanan Kovid 19 sebebiyle 157 öğrenciden veri toplanmıştır. Ancak eksik ve kusurlu doldurulan ölçekler çalışmadan çıkarıldıktan sonra kullanıma uygun 129 ölçekle analiz yapılmıştır. Çalışmada nicel araştırma yöntemlerinden tarama modeli kullanılmıştır. Araştırma verileri öğrencilere yazdırılan kompozisyonlar, "Kişisel Bilgi Formu", "Yazılı Anlatım Dereceli Puanlama Anahtarı" ve "Yazma Özerkliği Ölçeği" ile elde edilmiştir. Ölçme süreci sonunda veriler; Ki Kare Testi, frekans ve yüzde değerleri, Mann-Whitney U Testi, Kruskal-Wallis H Testi ve Spearman's Rho ile analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda, yazma özerklik seviyeleri yüksek olan öğrencilerin yazma becerilerinin de yüksek olduğu görülmüş; Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenen öğrencilerin yazma özerkliği ile yazma becerileri arasında pozitif yönde, düşük düzeyde ve anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Anahtar kelimeler: özerklik, yazma özerkliği, yazma becerisi, yabancılara Türkçe öğretimi
Üstbilişsel beceri odaklı süreç temelli yazma çalışmalarıyla üstün yetenekli ilkokul öğrencisinin yazma becerisinin geliştirilmesi
Yazılı anlatım, bireyin kendini doğru ve amacına uygun olarak ifade etmesinde ve iletişim kurmasında en etkili araçlardan biridir. Bir metin yazma; planlama yaparak planlananların yazılı olarak ifade edilmesini, düzeltilmesini, gözden geçirilmesini, bu süreç esnasında gösterilen performansın izlenmesini içeren çeşitli düzeyde bilişsel ve üstbilişsel becerilerin birlikte kullanıldığı karmaşık bir bilişsel aktivitedir. Bu nedenle yenilenen Türkçe öğretimi programı da yazma becerisini kazandırmada ürün odaklı değil süreç odaklı bir yaklaşım benimsemektedir. Süreç temelli yazma becerilerinin geliştirilmesinde üstbilişsel becerilerin de temel oluşturduğu anlaşılmaktadır. Yazıyı üretmek için kullanılan düşünme yöntemi yazmanın bilişsel boyutunu oluştururken; yazılı ürünü ortaya çıkarmada kullanılan kontrol yöntemi yazmanın üstbilişsel boyutunu oluşturmaktadır. Üstbiliş öğrencinin hangi stratejileri kullanacağından öte, kullanacağı stratejinin öncelikle yerindeliği ve uygunluğu sonrasında ise etkililiği ve verimliliği ile ilgilenmesidir. Eğer öğrenciler bilişsel bilgilerini ve bilişsel düzenleme becerilerini geliştirmişlerse, onlar üstbilişlerini kullanıyor demektir ve akademik olarak üstünler demektir. Üstün yetenekli öğrenciler; çok daha geniş bir bilgi tabanına sahiptirler ve sahip oldukları bilgiyi kendi yararlarına kullanmada daha başarılıdırlar, daha karmaşık ve zorlayıcı çevreleri tercih ederler, problem çözmede daha hızlıdırlar fakat çözümü planlama sürecinde daha fazla zaman harcarlar ve problemleri daha etkin şekilde tanımlandırırlar. Araştırmada üstün yetenekli bir öğrencinin üstbilişsel beceri odaklı süreç temelli yazma çalışmaları ile yazma becerisinin geliştirilmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda çalışma eylem araştırması şeklinde modellenmiştir. Araştırmanın çalışma grubu amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme yöntemi ile belirlenmiştir. Araştırmaya 2018-2019 Eğitim Öğretim yılında Muğla ili Marmaris ilçesine bağlı ve BİLSEM'e kayıtlı bir ilkokul üçüncü sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Verilerin elde edilmesinde İzdeş (2011) tarafından geliştirilen Hikâye Yazma Değerlendirme Formu; araştırmacı tarafından geliştirilen Temel Yazma Becerisi Değerlendirme Formu ve Akıcı Yazma Becerisi Değerlendirme Formu kullanılmıştır. Bunlara ek olarak öğrencinin yazdığı metinler ve araştırmacı gözlemleri de veri toplama için kullanılmıştır. Araştırma 18 hafta boyunca sürdürülmüştür. Yazma öncesi çalışma 1 saat, yazma işlemi 1 saat devam etmiştir, toplamda 36 saat boyunca uygulama ve çalışmalar yapılmıştır. Veri toplama sürecinde araştırmacı günlüklerinden faydalanılmıştır. Veriler içerik analizi yöntemi ile analiz edilmiştir. Öğrencinin yazma çalışmaları, uygulamanın başlangıcında (1. hafta), uygulamanın ortasında (8. hafta) ve uygulamanın sonunda (18. hafta) ayrı ayrı değerlendirilmiştir. Öğrencinin uygulama başlangıcındaki yazma çalışmaları değerlendirildiğinde: Temel yazma becerisinde öğrencinin kâğıt ve sayfa düzeni oluşturmada sıkıntı yaşadığı ve hatalı kelimelerinin bulunduğu, akıcı yazma becerileri açısından değerlendirildiğinde yazıya uygun giriş yapmadığı ve cümlelerin başı ile sonu arasında uyum olmadığı, özgün yazma becerisinde olayların anlaşılmasını sağlayacak ayrıntıların eksik olduğu ve metnin paragraf düzeninin yeterli olmadığı bulgularına ulaşılmıştır. Uygulamanın ortasında yazma çalışmaları değerlendirildiğinde: Temel yazma becerisinde kâğıt ve sayfa düzenine dikkat ettiği ancak kelime yazımında hataların devam ettiği, akıcı yazma becerisi açısından bakıldığında cümlelerin başı ile sonu arasındaki uyumun daha iyi olduğu görülürken sözcük tekrarları ile ilgili hata yaptığı, özgün yazma becerisinde kahramanları betimlemede eksik kaldığı belirlenmiştir. Uygulamanın son haftasında yazma çalışması değerlendirildiğinde: Temel yazma ve akıcı yazma becerisinde tüm yeterliliklere sahip olduğu, özgün yazma becerisinde taslak oluşturmada iyi seviyede olduğu ve ilgi çekici bir başlık oluşturamadığı tespit edilmiştir. Elde edilen sonuçlar incelendiğinde üstün yetenekli öğrencinin temel yazma ve akıcı yazma becerilerinin pozitif yönde geliştiği ve çok iyi seviyede olduğu, özgün yazma becerisinde ise öğrencinin iyi seviyede olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır.
İlk okuma yazma öğretiminde görsel hikayeli heceler yönteminin etkililiği (Yeni bir model önerisi)
Bu çalışmada, 2019 yılında tüm dünyayı etkisi altına alan Covid-19 Pandemisi sürecinde ilk okuma yazma öğretimine yönelik geliştirilen ve önerilen Görsel Hikayeli Heceler ile Okuma Yazma Öğretim (GHHOYÖ) Yöntemi'nin okuma yazma becerisi kazanımında verimliliğini belirlemek amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden eylem araştırması deseni benimsenmiştir. Araştırmanın çalışma grubu 2019-2020 eğitim ve öğretim yılında ilkokul birinci sınıfa başlayan Covid-19 Pandemisi nedeniyle mart ayından itibaren yüz yüze eğitime devam edemeyip okuma yazma becerisi kazanımında güçlük yaşayan iki öğrenci ve 2020-2021 eğitim ve öğretim yılında birinci sınıfa kayıtlı ancak Covid-19 Pandemisi nedeniyle yüz yüze eğitime devam edemeyen iki öğrenci olmak üzere dört öğrenciden oluşmaktadır. Araştırma kapsamında olan iki öğrenci ile önerilen ve uygulanan Görsel Hikayeli Heceler ile Okuma Yazma Öğretim (GHHOYÖ) Yöntemi kapsamında 120 dakikalık 40 bireysel oturum olarak düzenlenmiştir. Yöntemin temelinde öğrencilere görsel hikayeli hece öğretimi etkinlikleri ile daha kolay, güçlük yaşamadan, isteyerek ve anlayarak okuma yazma öğretimi etkinlikleri bulunmaktadır. Araştırmada elde edilen veriler betimsel ve içerik analizi teknikleri ile analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda araştırmacı tarafından geliştirilen ve uygulanan Görsel Hikayeli Heceler ile Okuma Yazma Öğretim (GHHOYÖ) Yöntemi oturumlarında araştırma kapsamında olan üç öğrencinin 18-25. oturumlar arasında, bir öğrencinin 38-40. oturumlar arasında okuma yazma becerisi kazandığı gözlemlenmiştir. Çalışmanın güçlü ya da zayıf yanlarını ve öğrencilerde meydana gelen değişimi belirlemek için ebeveynler ile görüşmeler yapılarak sosyal geçerlik verileri toplanmıştır. Yapılan çalışmalar neticesinde öğrencilerin daha kolay, güçlük yaşamadan, isteyerek okuma yazmayı öğrendikleri; neticesinde ise özgüven kazandıkları bu durumun öğrencilerin davranışlarına da olumlu yansıdığı tespit edilmiştir. Bu çalışmada geliştirilen ve uygulanan Görsel Hikayeli Heceler ile Okuma Yazma Öğretim (GHHOYÖ) Yönetimi'nin Türk eğitim sisteminde ilkokulda okuma yazma kazanımı sürecindeki öğretmenler için önemli bir kaynak olmasıyla birlikte yeni bir yöntem olarak da kullanılabileceği görülmektedir.
Birinci sınıf öğretmenlerinin ilkokuma yazma öğretiminde ses temelli cümle yöntemine ilişkin görüşleri (Bursa ili örneği)
İlkokuma yazma öğretimi bireyin yaşamı boyunca gerekli bilgileri edinebilmesine temel oluşturmaktadır. Bu nedenle, ilkokuma yazma yaşam boyu öğrenmenin ilk basamağıdır. İlkokuma yazma öğretiminde verilecek bilgilerin kalıcı olması bu dönemde yapılan çalışmaların niteliğine bağlıdır. Türkiye'de ilkokuma yazma öğretiminde uzun yıllardır çözümleme yöntemi kullanılmasına karşın, 2005-2006 öğretim yılında ilkokuma yazma öğretiminde ses temelli cümle yöntemi kullanılmasına karar verilmiştir. Bu anlamda, ilköğretim birinci sınıf öğretmenlerinin ilkokuma yazma öğretiminde ses temelli cümle yöntemine ilişkin görüşleri önem kazanmıştır. Bu araştırmada, ilköğretim birinci sınıf öğretmenlerinin ilkokuma yazma öğretiminde ses temelli cümle yöntemine ilişkin görüşlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırma tarama modelinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın uygulaması, 2005-2006 öğretim yılında Bursa il merkezinde Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı 12 ilköğretim okulunda gerçekleştirilmiştir. Araştırmada 20 sınıf öğretmeninin görüşlerine başvurulmuştur. Araştırma verileri, öğretmen görüşlerini daha net ortaya çıkarabilmek amacıyla, nitel araştırma yöntemlerinden yarı-yapılandırılmış görüşme yöntemiyle toplanmıştır. Verilerin çözümlenmesinde betimsel çözümleme tekniği kullanılmış ve elde edilen veriler sayısallaştırılarak yorumlanmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre; ses temelli cümle yönteminin bireysel farklılıklara uygun olduğu, etkili okuma ve yazma becerisi kazandırdığı, erken okumaya geçirdiği ve öğrencileri ezberden uzaklaştırdığı sonucu ortaya çıkmıştır. Ancak ses temelli cümle yönteminde, öğrencilerin okuduğunu anlama ve okuma hızı becerilerini geç kazandığı da ortaya çıkan sonuçlar arasındadır. Bunun yanında, ilkokuma yazma öğretiminde ses temelli cümle öğretiminin uygulanmasında öğretmenlerin bazı sorunlarla karşılaştıkları görülmüştür. Yöntemin ilk defa uygulanması, hizmet içi eğitimin yetersizliği, evde ve okulda uygulanan yöntemin farklı olması karşılaşılan sorunların bazılarıdır. Ayrıca, sınıfların kalabalık olması, okul ve sınıf donanımlarının yetersiz olması, öğrenci ders ve çalışma kitaplarının kullanımlarının zor olması, okuduğunu anlama becerileri ve okuma hızlarının artmamasından kaynaklanan sorunlar ortaya çıkmıştır.
The relationship between preservice English teachers' domain specific beliefs about writing and writing performance: A sample study
For various parts of the population from school children to university students, or to working adults, foreign language writing has become a fundamental competence. This crucial role of foreign language writing in such different contexts suggests that analyzing preservice English teachers' beliefs about writing might be valuable for both teacher educators and teacher candidates while proceeding on the road of learning college composition writing skills. For that reason, the current study aims to investigate first-year undergraduates' beliefs about writing and the relation of these beliefs to writing performance in essay writing. A total of one-hundred [and] forty-seven (147) students studying in the ELT department of Faculty of Education at Anadolu University participated in this research. Their domain-specific beliefs about writing were determined through the Beliefs about Writing Survey and structured interviews. Writing performance was measured on a particular essay writing task by calculating both the overall grade and six component grades. Multiple regression analysis affirmed that beliefs about writing accounted for writing performance independently. Pearson correlation values showed that some beliefs about writing were adaptive and associated with higher writing scores (e.g. "Adapt to the Audience"). This study also describes the findings from structured interviews of twenty-six (26) students. In those interviews, beliefs about good foreign language writing and good foreign language writers, the nature of writing ability, preservice teachers' practices during revision process, and the elements shaping their beliefs about good writing were questioned. Preservice teachers addressed some characteristics of good writing related to the organization, content and language use. As for writing ability, preservice teachers provided three different types of point of view. Most of them viewed writing both as an innate gift and an improvable skill while the rest of them regarded it either as an innate gift or as an improvable skill. Their beliefs about good writing characteristics fell into two main categories: characteristics related to the writing process and personal characteristics. During revision process, it was found that participants revised their drafts in terms of language use, coherence/cohesion/unity, idea and paragraph development, justifications and examples for arguments, and lastly writing mechanics. Their responses for factors and individuals that had shaped their beliefs and truths about good foreign language writing fit into three categories which were feedback and inspiration they had got from their teachers (especially writing instructors they met in university), their previous confrontations with good pieces of writing, and their personal experiences and background knowledge. The outcomes of the study revealed that by exploring preservice teachers' beliefs about writing, teacher educators could modify the coursework and writing practices in addition to guiding them about good writing and being a good writer throughout first-year composition classes.
Grafik düzenleyicilerin ortaokul 7. sınıf öğrencilerinin hikâye edici metin yazma becerilerine etkisi
Bu çalışmanın amacı, ortaokul 7. sınıf öğrencilerinin hikâye edici metin yazma başarısı üzerinde grafik düzenleyicilerin etkisinin olup olmadığını saptamaya çalışmaktır. Araştırma ön test- son test desenli yarı deneysel bir çalışmadır. Araştırmanın çalışma grubunu Muş'un Korkut ilçesinde öğrenim gören 33 ortaokul 7. sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Çalışma; ön test son test çalışmaları, grafik düzenleyiciler hakkında öğrencilerin bilgilendirilmesi ve uygulamayla beraber toplam 8 hafta sürmüştür. Uygulama süresince deney grubunda grafik düzenleyiciler kullanılırken, kontrol grubunda herhangi bir grafik düzenleyici kullanılmamış olup normal ders işleme süreci devam ettirilmiştir. Sürecin sonunda deney ve kontrol grubu öğrencilerine son test olarak bir hikâye edici metin yazdırılmıştır. Toplanan metinler hikâye edici metinleri puanlama yönergesine göre puanlandırılmıştır. Ardından deney ve kontrol gruplarının ön test-son test uygulama çalışmaları istatiksel olarak analiz edilmiştir. Elde edilen verilerden hareketle araştırma sonucuna göre; grafik düzenleyiciler kullanılan deney grubu öğrencilerinin grafik düzenleyiciler kullanılmayan kontrol grubu öğrencilerine göre hikâye edici metin yazma başarıları arasında deney grubu lehine anlamlı bir farklılık olduğu ortaya konulmuştur. Anahtar Kelimeler: Grafik Düzenleyiciler, Hikâye Edici Metinler, Yazma Becerisi
Basamaklı öğretim modelinin öğrencilerin yaratıcı yazma başarılarına etkisi
Yazmak; duygularımızın bir yansıması, yaratıcılığımızın kâğıt üzerindeki karşılığı, zihinsel bir gelişim aracı, bilinçli bir eylem ve kimi zaman da bir terapi unsurudur. Aynı zamanda öz güven, öz bilinç, yaratıcılık, özerklik gibi yetileri geliştirici niteliktedir. Buna rağmen motivasyon yetersizliği ve olumsuz tutum nedeniyle uygulama süreçlerinde öğrenciler tarafından yeterince tercih edilmemektedir. Zamanla geliştirilebilen bir beceri olmasına bağlı olarak pek çok öğrenci bu hususta kendi potansiyelinin farkına varamamaktadır. Çağımızın güncel öğretim tekniklerinden biri olan basamaklı öğretim programı ile öğrencilerin çalışmalardaki motivasyonları desteklenerek sorumluluk sahibi olmaları, kolaydan zora öğrenmeler gerçekleştirmeleri, üreticiliklerinin farkına varmaları, öz güven ve öz denetim bilinci edinmeleri amaçlanmaktadır. Bu nedenle araştırmada basamaklı öğretim programı ve yaratıcı yazmayı bir araya getirerek basamaklı öğretim programına dayalı olarak uygulanan yaratıcı yazma çalışmalarının öğrencilerin yaratıcı yazma başarılarına etkisini belirlemeyi amaçladık. Bu doğrultuda araştırma; karma yöntemle gerçekleştirilmiş ve açıklayıcı sıralı desen kullanılmıştır. Nitel ve nicel verilerin farklı zamanlarda toplandığı bu desende nicel boyut verilerini toplamak için Kasap (2019) tarafından geliştirilen Yaratıcı Yazma Ürünlerini Değerlendirme Ölçeği'nden (YARYÜDÖ) yararlanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutunda Millî Eğitim Bakanlığından ve Antalya İl Millî Eğitim Müdürlüğünden gerekli izinler alınarak 2022-2023 eğitim-öğretim yılı içerisinde Antalya ilinde yer alan bir devlet okulunun 6. sınıf düzeyindeki 2 şubesinde 8+2 haftalık süre boyunca çalışmalar yürütülmüştür. Nicel veriler, yarı deneysel desende toplanmış; ön test-son test kontrol gruplu desenin uygulanması sırasında yansız atama yöntemi doğrultusunda deney ve kontrol grubu olarak iki çalışma grubu belirlenmiştir. Çalışmanın evren ve örnekleminin belirlenmesinde seçkisiz olmayan örnekleme yöntemlerinden amaçlı örnekleme yollarına başvurulmuştur. Araştırmanın evrenini uygun örnekleme yoluyla belirlenen bir devlet okulunun 6. sınıf öğrencileri, örneklemini ise tipik durum örnekleme ile evrenin içinden belirlenen 43 öğrenci (23 deney grubu, 20 kontrol grubu) oluşturmaktadır. Çalışma gruplarının belirlenmesi sürecinde ise ölçüt örneklemeye başvurulmuş ve çalışmanın iç tutarlılığını sağlamak üzere araştırmada deney grubu ve kontrol grubu öğrencilerinin 5. sınıf sene sonu Türkçe dersi puan ortalamaları dikkate alınmıştır. Yapılan Mann-Whitney U testi sonucunda deney grubu öğrencilerinin sene sonu puanlarıyla kontrol grubu öğrencilerinin sene sonu puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmamıştır. Birbirine denk olduğu söylenebilen bu iki gruptan ise rastgele biri deney, diğeri kontrol grubunu oluşturmuştur. Araştırmanın nitel boyutunda nitel araştırma desenlerinden olan olgubilimsel (fenomenolojik) desen kullanılmıştır. Nicel verilerin analizinden elde edilen bulgular doğrultusunda nitel verileri toplamak için yarı yapılandırılmış görüşme kılavuzu tasarlanmıştır. Öğretmen görüşü doğrultusunda gönüllülük esası ile belirlenen 13 öğrenci nitel yöntemin çalışma grubunu oluşturmuştur. Öğrencilerle 9 sorudan oluşan, uygulama öğretmeniyle de 6 sorudan oluşan yarı yapılandırılmış görüşmelerle nitel veriler toplanmıştır. Ayrıca uygulamalar esnasında yapılandırılmamış gözleme de başvurulmuş ve tüm süreçten elde edilen bulgular nitel veri olarak kullanılmıştır. Araştırmanın nicel verilerinin analizinde YARYÜDÖ ile öğrencilerin yaptığı yaratıcı yazma çalışmaları değerlendirilmiş ve SPSS programı kullanılarak analiz edilmiştir. Verilerin normalliği Shapiro-Wilk normallik testiyle belirlenmiştir. Dağılımın normal dağılım göstermesi durumunda parametrik testlere, normal dağılım göstermemesi durumunda ise parametrik olmayan testlere başvurulmuştur. Gruplar arasındaki anlamlı farklılığın belirlenmesi sürecinde Kovaryans Analizi (ANCOVA) uygulanmıştır. Anlamlı farklılıkların belirlendiği testlerde de etki büyüklüğünün tespiti için Cohen'in formulünden yararlanlmıştır. Araştırmanın nitel boyutunda öğrencilerin ve uygulama öğretmeninin basamaklı öğretim programının yaratıcı yazma becerisine etkisine ilişkin görüşleri belirlenerek nicel bulguların desteklenmesi amaçlanmıştır. Yarı yapılandırılmış görüşme tekniği ve yapılandırılmamış gözlemden yararlanılarak veriler toplanmıştır. Bu veriler MAXQDA programına aktarılarak içerik ve betimsel analiz ile analizler gerçekleştirilmiş, kodlamalar yapılmıştır. Gözlemden elde edilen veriler de analizler sonucunda ulaşılan bulgularla değerlendirilmiştir. Ayrıca nitel araştırmanın güvenirliği için üçgenleme tekniğiyle çoklu yönteme başvurulmuştur. Nicel ve nitel aşamalardaki veri kümelerinin toplanarak analizinden sonra, araştırma sürecinin en son basamağında birleştirme aşaması gerçekleştirilmiştir. Bu araştırmanın sonuçları kapsamında yaratıcı yazma ürünlerinin değerlendirilmesinde ön test ve son testte deney grubu lehine yüksek; kalıcılık testinde ise orta etki değerine sahip anlamlı farklılıklar elde edilmiştir. Deney grubu öğrencilerinin başarı puan ortalamalarının her testte yükseldiği, kontrol grubu öğrencilerinin başarı puanlarının ise gerilemiş olduğu belirlenmiştir. Basamaklı Öğretim Programı (BÖP) uygulanan Deney Grubu (DG) öğrencilerinin cinsiyet değişkenine göre yaratıcı yazmaya yönelik ön test puanlarının erkek öğrencilerin lehine ve yüksek etki değerine sahip olarak anlamlı bir şekilde farklılaştığı da bir diğer nicel bulgudur. DG öğrencilerinin son test ve kalıcılık testi puanlarında ise cinsiyet değişkenine göre anlamlı bir fark bulunamamıştır. Bununla birlikte aritmetik ortalamalara baktığımızda son test verilerine kıyasla her iki cinsiyette de kalıcılık testi puanlarının arttığı görülmüştür. Nicel verilerden ulaştığımız sonuçlar DG öğrencileriyle ve uygulama öğretmeniyle yapılan görüşmelerden elde edilen nitel verilerle de desteklenmiştir. Nitel analizlerde katılımcıların yazma uygulamaları sonucunda daha yaratıcı, daha özgür, öz denetim sahibi, özerk, mevcut öğrenmelerini farklı derslere aktarabilen, öz güveni yüksek, başarma zevkine varmış, ders başarısı artmış ve üretken öğrenciler oldukları sonucuna ulaşılmıştır. Gözlem verilerinin de bu sonuçları desteklediği belirlenmiştir. Elde edilen sonuçlardan hareketle alan araştırmacılarına, ders öğretmenlerine, kurumlara ve ailelere yönelik önerilerde bulunulmuştur.
An investigation into the effects of keeping journals of preparatory class instructors on teaching paragraph writing within the notion of reflective practice
The main purpose of this study was to see the reflective practices of the participants with the help of journal writing in a period of time. For this reason, 11 instructors from School of Foreign Languages at a private university were participated in the study voluntarily for four weeks. After that, an interview was conducted with each participant to see the effects of keeping a journal while teaching paragraph writing.Qualitative research was used for this study. After the related review of literature had been examined, the research questions were decided. The items and the questions in the journal forms were prepared in terms of teaching paragraph writing. All of these questions were revised by two interraters, one of whom was a native speaker of English and the other one was a field expert. While some parts were omitted, some others were added. The last form was checked by the researcher and given to the participants to be filled in. Moreover, the interview questions were prepared and revised by the same interraters again. 4 weeks later, the researcher interviewed with all the participants one by one.When the necessary data was collected, the analysis process started and content analysis was preferred for the study. All the answers were compiled and coded by constant comparison method. These codes were reviewed by two other native speaker instructors who were not the participants of the study. After the codes were reshaped again, first the journal forms, then the interviews were interpreted in order to find the answer of the research questions. Finally, some conclusions were obtained and some suggestions for further research were presented.
Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde akademik yazma becerilerinin geliştirilmesine yönelik uygulamalı bir çalışma
ÖzetTürkçenin yabancı dil olarak öğretiminin yapıldığı kurslarda öğrencilerin Türkçeyi öğrenme nedenlerine bakıldığında ilk sırayı yüksek öğrenim görmek amacı almaktadır. Her yıl ülkemize dünyanın farklı kıta ve ülkelerinden binlerce öğrenci bu amaçla gelmektedir. Bu öğrencilerin öğrenimlerini nitelikli bir şekilde sürdürebilmeleri ve akademik olarak başarılı olabilmeleri için Türkçeyi ileri bir düzeyde kullanabilmeleri gerekmektedir. Bu nedenle ülkemize gelen öğrenciler öncelikle üniversitelere bağlı Türkçe Öğretim Merkezlerinde bir yıl kurs almakta ardından bölümlerinde Türkçe eğitim ile öğrenimlerini sürdürmektedirler.Yabancı uyruklu öğrencilerin temel beceri alanlarına yönelik olarak yapılan çalışmalar, öğrencilerin en çok yazma alanında başarısız olduklarını ortaya koymuştur. Bu durum, akademik amaçlarla Türkçeyi öğrenen öğrenciler için önemli bir problem teşkil etmektedir. Nitekim yüksek öğrenimlerde öğrencilerin akademik başarılarının büyük bir bölümü yazma becerilerine (sınavlar, ödevler, projeler, raporlar vb.) bağlı olarak elde edilmektedir. Bu nedenle bu çalışmada yabancı uyruklu öğrencilerin akademik yazma becerilerinin geliştirilmesi amaçlanmıştır.Çalışma, iki kısımdan oluşmaktadır: Birinci bölümde, Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde yazma becerileri ele alınmıştır. Bu amaçla, yazma becerilerinin önemi, ana dilde ve ikinci dilde yazma becerilerindeki farklılıklar, ikinci dilde yazma becerileri, yazma yaklaşımları ve yazma türleri açıklanmıştır. Yüksek öğrenimlerde öğrencilerin en çok karşılaştıkları akademik yazma çeşitlerinden biri olan akademik deneme türü ele alınmış, bu bağlamda akademik deneme teriminin niçin tercih edildiği açıklanmış, yapısal özellikleri verilmiştir. Örnek bir metin üzerinde akademik denemenin giriş, gelişme ve sonuç bölümleri tahlil edilmiştir. Çalışmanın kavramsal çerçevesini de oluşturan bu bölümlerde akademik deneme türünde öğrencilerin yazma becerilerini geliştirmek amacıyla kazanımlar tespit edilmiş, bunlara bağlı olarak etkinlikler geliştirilmiştir.Çalışmanın ikinci kısmında eylem araştırmasına bağlı olarak uygulamalar gerçekleştirilmiştir. Yüksek öğrenimlerde öğrencilerin akademik yazma sorunlarının tespit edilmesi, soruna yönelik çözümün geliştirilmesi, uygulamanın yapılması ve sonuçların değerlendirilmesi olmak üzere eylem araştırması süreci gerçekleştirilmiştir. Uygulama öncesinde kavramsal çerçeveden hareketle oluşturulan akademik yazma kazanımları ve etkinlikleri uzman görüşleri alınarak uygulamaya hazır hale getirilmiştir. Uygulama, 30 Temmuz ile 28 Ağustos tarihleri arasında 5 haftalık (30 saat) sürede gerçekleştirilmiştir. Araştırmacı günlüğü, öğrenci günlüğü, öğrenci çalışma kâğıtları, gözlem formları, görüşme kayıtları olmak üzere beş farklı veri toplama aracından gelen veriler analiz edilmiştir.Uygulamalara başlamadan önce öğrencilerin yazılı anlatımları değerlendirilmiş, yabancı uyruklu öğrenciler, kurslarda derslerine giren okutmanlar ve öğretim üyeleri ile görüşmeler yapılmıştır. Belirtilen kaynaklardan gelen veriler değerlendirildiğinde akademik yazma çalışmaları bir ihtiyaç olarak görülmüştür. TÖMER kurslarından gelen öğrencilerin Türkçe yazma becerilerinin geliştirilmesine yönelik olarak üniversitelerde derslerin olması gerekliliği vurgulanmış, bu derslerin içeriğinde hangi temaların yer alması gerektiği tespit edilmiştir. Öğrencilerin, başlık, akademik kelime, cümle yapıları, söz dizimi, paragraf mantığı, paragraf içeriği, metin planlaması, metin tutarlılığı konularında sorun yaşadıkları görülmüştür.Araştırma, süreç temelli yazma yaklaşımı ile gerçekleştirilmiştir. Akademik yazmanın süreç temelli olarak ele alınması yazılı anlatımların niteliğini arttırmıştır. Kelime, cümle, paragraf ve metin düzeyinde ele alınan uygulama ile öğrencilere, akademik yazmanın diğer türlerden farklı yönleri açıklanmıştır. Gerçekleştirilen etkinliklerle öğrenciler, verilen konuyu akademik olarak nasıl yazacaklarını uygulamalı olarak görmüşlerdir. Bu durum, öğrencilerin yazılı anlatımlarında bir yandan niteliği arttırırken diğer yandan yazma becerilerine yönelik tutumlarını olumlu yönde etkilemiştir.Ülkemizde öğrenim gören otuz bine yakın yabancı uyruklu öğrencinin akademik gelişimleri için yazma becerileri temel bir ihtiyaçtır. Türkçenin ikinci bir dil olarak öğrenilmesi yazma becerilerini elde etmeden mümkün olamayacaktır. Düşüncelerin ve bakış açılarının yazma becerileri aracılığıyla iletildiği ve değerlendirildiği yükseköğrenimlerde akademik yazma ihtiyacının yapılan uygulamalı çalışmaların verilerinden hareketle gerçekleştirilmesi gerekmektedir.