Yöresel mutfak
75 theses under this subject heading
Gaziantep mutfağında kırmızı et kültürü
Tarihi ve kültürel birikimiyle Türkiye'nin en önemli şehirlerinden biri olan Gaziantep, yöresel mutfak kültürüyle de dünyanın en önemli mutfaklarından biri haline gelmiştir. Birçok medeniyete ev sahipliği yapan Gaziantep; yemeklerde kullanılan malzemeler, pişirme yöntemleri ve farklı lezzetleri bir araya getirme konusunda oldukça gelişmiştir. Kırmızı et kullanımının yoğun olduğu bu mutfağın sadece kebap kültürü ile daha çok tanınması, mutfak kültürünün bilinmesi açısından yeterli değildir. Gaziantep mutfağında kırmızı et, kebaplarda kullanıldığı gibi çorbalarda, tava yemeklerinde, yoğurtlu yemeklerde ve tencere yemeklerinde oldukça fazla kullanılmaktadır. Bu çalışmanın amacı Gaziantep mutfak kültüründe kırmızı etin kullanım alanlarını, önemini ve hangi malzemelerle beraber kullanılıp yemeğe dönüştürüldüğünü ortaya koymaktır. Bu amaç doğrultusunda literatür taraması yapıldı. Bu çalışmada nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Gaziantep mutfağının yöresel yemek tariflerini içeren yemek kitapları incelendi. Veri toplama aracı olarak yüz yüze görüşme yöntemi kullanıldı. 15 gönüllü katılımcıyla görüşmeler yapılarak Gaziantep mutfağının kırmızı et kültürü hakkında bilgiler elde edildi. İçerisinde kırmızı et bulunan 78 yöresel yemek tarifi gruplara ayrılarak kültürel yönden incelemeye alınmıştır. Yemeklerde kullanılan kırmızı etin hangi tür olduğu ve kullanılan hayvanın hangi bölgesinden yararlanıldığı tariflerde belirtilmiştir. Literatüre Gaziantep'in kırmızı et kültürü hakkında katkıda bulunulmuştur.
Gastronomi turizminde moleküler mutfak tekniklerinin değerlendirilmesi
Gaziantep ili gastronomi turizmiyle öne çıkan cazip turizm destinasyonlarındandır. Türkiye'deki turizm faaliyetleri içinde önemli bir yeri olan gastronomi turizminde, moleküler mutfak tekniklerinin değerlendirilmesi önem taşımaktadır. Bu araştırma, Gaziantep'te gastronomi turizminde moleküler mutfak tekniklerinin değerlendirilmesi ile ilgili turizm işletme belgesi olan restoranlarda, moleküler mutfak teknikleri ile ilgili bilgisi olan yiyecek-içecek işletme yöneticileri, aşçılar, garsonlar ve moleküler mutfak teknikleriyle hazırlanan ürünlerin gastronomi turizmine olan etkisini belirleyecek olan katılımcıların, moleküler mutfak hakkındaki görüşlerini ve düşüncelerini irdelemiştir. Ayrıca bu araştırma restoranlarda yöresel yemeklerin kullanımı, yöresel yemeklerin tanıtımında moleküler gastronominin etkisi ve moleküler gastronominin sağlık üzerine etkileri hakkında sorular yönelterek yöresel yemeklerde moleküler gastronominin kullanılabilirliğini sorgulamıştır. Bu doğrultuda yöresel yemeklerde moleküler gastronominin kullanımı hakkında işletme sahiplerinin, aşçıların ve garsonların bilgi ve görüşlerinin değerlendirilmesi, çalışmanın en temel amacını oluşturmaktadır. Çalışmanın bir diğer amacı ise gastronomi turizminde moleküler mutfak teknikleri kullanılması durumunda misafirlerin tepkilerinin ne yönde olacağı, moleküler mutfak tekniklerinin gastronomi turizmini nasıl etkileyeceği ve moleküler mutfak tekniklerinin yöresel yemeklerin tanıtımına nasıl katkı sağlayacağı konularının incelenerek analiz edilmesidir. Öncelikle araştırmanın soruları ve bu sorulara yönelik cevaplar doğrultusunda kapsamlı literatür taraması yapılmıştır. Sonrasında bu amaçlar doğrultusunda, 25 Nisan 2021-12 Haziran 2021 tarihleri arasında Gaziantep turizm işletme belgeli restoran çalışanlarına anket yapılmış ve 125 anket formunun doldurulması sağlanmıştır. Anket verileri, güvenirlik aralığı ve faktör analizi, ifadelerin ortalama ve standart sapma değerleri ve farklılık analizler ile değerlendirilmiştir. Bunlara ek olarak boyutlar arasında korelasyon analizi gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonucunda restoran çalışanlarının moleküler mutfak tekniklerini değerlendirmelerinin orta düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Bu çerçevede politika önerilerine yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Gastronomi, gastronomi turizmi, moleküler mutfak teknikler
Yerel lezzetlere yönelik tutumların demografik özellikler açısından incelenmesi ve davranışsal niyetler üzerindeki etkisi: Gaziantep üzerine bir araştırma
Bu araştırma, Gaziantep'i ziyaret eden turistlerin Gaziantep'e özgü yerel lezzetlere yönelik tutumlarının demografik özellikleri açısından incelenmesi ve yerel lezzetlere yönelik tutum faktörlerinin hangilerinin ne ölçüde Gaziantep'e yönelik davranışsal niyetleri üzerinde etkili olduğunun belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırma Gaziantep'in yerel lezzetlerini deneyimleyen 831 yerli turiste kolayda örnekleme yöntemiyle anket çalışması ile uygulanmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen veriler ve oluşturulan hipotezlerin analizinde SPSS programı yardımıyla Çoklu Regresyon analizi, T testi ve ANOVA testi kullanılarak yapılmıştır. Turistlerin yerel lezzetlere yönelik tutumlarının boyutlarını belirlemek amacıyla yapılan faktör analizi neticesinde; hijyen, maliyet, fiziki hizmet kalitesi, özgün hizmet kalitesi, gıda kalitesi, davranışsal niyet olmak üzere 6 faktör belirlenmiştir. Orijinal ölçekte hizmet kalitesini ölçen ifadeler tek faktör altında toplanırken, bu çalışmada iki faktör altında toplandığı görülmüştür. İfadelerin ölçtüğü kavramlar dikkate alınarak oluşan bu iki faktör "fiziki hizmet kalitesi" ve "özgün hizmet kalitesi" olarak isimlendirilmiştir. Yapılan regresyon analizi sonucunda yerel yiyeceklere yönelik tutum değişkenlerinden maliyet, özgün hizmet kalitesi ve gıda kalitesi değişkenlerinin istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif olduğu sonucuna varılmıştır. Hijyen ve fiziki hizmet kalitesi değişkenlerinin davranışsal tutum üzerindeki etkisinin istatiksel olarak anlamsız olduğu sonucu ortaya çıkmıştır. Yerel lezzetlere yönelik tutum faktörlerinden Hijyen faktörünün katılımcıların cinsiyetleri açısından farklılık gösterdiği; kadınların erkeklere göre hijyen tutumlarının daha yüksek olduğu görülmüştür. Gıda Kalitesi faktörünün katılımcıların yaşları açısından farklılık gösterdiği görülürken, Davranışsal Niyet faktörünün de katılımcıların Gaziantep'e geliş amaçları açısından farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Yerel lezzetlere yönelik tutum faktörlerinin katılımcıların aylık gelirleri ve medeni durumları açısından farklılık göstermediği tespit edilmiştir. Anahtar sözcükler: Yerel lezzetler, Gastronomi, Davranışsal Niyet
Türkiye'de yöresel mutfak araştırmalarının içerik analizi ve metasentezi
Bu araştırmanın amacı, Türkiye'de 2010–2024 yılları arasında yöresel mutfak, yöresel yiyecek ve yöresel ürün konularında yapılmış akademik çalışmaların içerik analizini ve meta-sentezini gerçekleştirmektir. Araştırmanın evrenini YÖK Tez Merkezi'nde yer alan tezler ile Ulusal veri tabanında yayınlanan makaleler oluşturmaktadır. Araştırmaya 29 yüksek lisans tezi, 4 doktora tezi ve 34 makale olmak üzere 67çalışma dâhil edilmiştir. Araştırmanın problemi "Türkiye'de gerçekleştirilen yöresel mutfak araştırmalarının ve bu araştırmaların bulgularının sistematik bir biçimde analiz edilebilirliğini ve bütüncül bir çerçevede değerlendirebilir mi?" dir. Tez ve makalelerde başlıkların büyük ölçüde ticaret, pazarlama, turizm ve destinasyon yönetimi odaklı kavramlarla şekillendiğini göstermektedir. Çalışmaların önemli bir kısmının bölgelerle sınırlandırıldığı, fakat Doğu Anadolu bölgeleri üzerine sınırlı araştırma yapıldığı tespit edilmiştir. Karadeniz ve Marmara bölgelerinin literatürde açık bir biçimde ağırlık kazandığı görülmüştür. Sınırlı sayıda coğrafi işaretli ürün veya tescilli reçetenin yer aldığı görülmektedir. Verilerin toplanmasında en çok görüşme tekniğinin tercih edildiği; nitel araştırmalarda sözlü kültürün öneminin yöntem seçimine de yansıdığı anlaşılmıştır. Türkiye'de yöresel mutfak literatürünün yalnızca gastronomik unsurları değil, aynı zamanda kültürel kimlik, toplumsal hafıza, ekonomik değer üretimi ve sürdürülebilirlik gibi çok boyutlu temaları ele aldığını ortaya koymaktadır. Bununla birlikte çalışmaların çoğunun gastronomi turizmi yönünde yoğunlaştığı; tüketici davranışı, kırsal mutfak kültürü ve coğrafi işaret gibi alanların literatürde yeterince temsil edilmediği belirlenmiştir. Elde edilen sonuçlar doğrultusunda, gelecekteki araştırmalarda coğrafi işaretli ürünlere daha fazla odaklanılması, kırsal bölgelerin ve özellikle çalışma yapılmamış olan Akdeniz ile Doğu Anadolu bölgelerinin literatüre dâhil edilmesi, yöntem çeşitliliğinin artırılması ve yöresel mutfağın kültürel sürdürülebilirlik bağlamında daha kapsamlı şekilde ele alınması önerilmektedir.
Yöresel yemeklerin standartlaştırılması üzerine bir çalışma: Gaziantep
Günümüzde, yemek reçetelerinin standartlaştırılması, üzerinde durulması gereken bir konudur. Bu konu üzerinde bilimsel ya da akademik anlamda yapılan çalışmalar oldukça azdır. Kişiler ya da kurumlar yemeklerin reçetelerini kendilerince oluşturmuş; fakat belli bir standartlaştırma çalışması üzerinde durmamışlardır. Gaziantep gibi yemek kültürü ve çeşitliliği açısından olabildiğince zengin bir şehrin yemeklerinin ve bu yemeklere ait kültürünün gelecek kuşaklara aktarılması açısından yemek reçetelerinin standartlaştırılması büyük önem arz etmektedir. Çalışmada standartlaştırma önerisinde bulunulan yemeklerin hepsi Gaziantep yemek kitaplarında bulunan yemeklerdir. Bu yemekler, standartlaştırma çalışmaları çerçevesinde belli kriterlere göre seçilmiş beş farklı yemek kitabından ve Gaziantep içerisinde yer alan misafirlerine yöresel yemekler sunan beş farklı lokantadan elde edilen veriler ışığında düzenlenmeye çalışılmıştır. Çalışma, doküman taraması yöntemine göre şekillendirilmiştir. Çalışma sonunda standart yemek tarifesi oluşturulan yemeklerin duyusal analiz testi yapılmıştır. Yapılan analizlerin sonuçları da değerlendirilmiştir.
20. yüzyıldan günümüze kadar orta Toroslarda yaşayan Yörüklerin yemek kültürü ve mutfak yapısı
Orta Asya'dan Anadolu'ya uzanan Türk Kültürünün izlerini bulabileceğimiz Yörükler tarafından bizlere - her anlamda olduğu gibi - mutfak ile ilgili bilgiler de verilmektedir. Bu çalışmayla, Orta Toroslarda yaşayan Yörükler ele alınarak onların 20. yüzyıl ve sonrası mutfak yapıları ile yemek kültürleri incelenmiştir. Yörüklerin mutfaklarına özel bir araştırma bulunmadığından dolayı; bu araştırmanın Yörüklerin yemek kültürleri ve mutfak yapıları üzerine odaklanılmasını kolaylaştıracağı düşünülmektedir. Bu çalışma nitel araştırma teknikleri kullanılarak sahadan elde edilen verilerin konu ile ilgili literatürden taranan verilerle desteklenmesi sonucu hazırlanmıştır. Yörüklerin yemek biçimlerini daha iyi analiz edebilmek adına, hala göçebe yaşam stilini devam ettiren bir topluluk olan Sarıkeçililer örneklem alınarak, Nisan 2015'te Mersin'in Silifke İlçesine bağlı Yeşilovacık Beldesi'nde yapılandırılmış görüşme ve katılımcı gözlem teknikleri uygulanmıştır. Araştırmanın genelinde ise metodolojik bir yol izlenmiştir. Tüm Yörüklerde olduğu gibi Orta Toroslardaki Yörüklerin de mutfaklarıyla yaşam koşulları birbirine bağlı olduğu için araştırmada onların genel yaşam biçimleri de aktarılmıştır. Bu araştırmayla Yörüklerin geçmişte kullandıkları ve günümüzde kullanmış oldukları mutfak eşyalarının tanıtılması düşünülmüş olup Yörüklerin yemek kültürlerinin şekillenmesini sağlayan tarım ve hayvancılığa yer verilmiştir. Yörüklerin geleneksel yapısı hakkında irdelemeler yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Yörük, Mutfak, Yemek, Kültür, Orta Toroslar
Hızla yaygınlaşan ve gelişen tüketim kültürünün geleneksel yemek kültürüne etkileri; Gaziantep mutfağı örneği
İnsan var oluşundan günümüze bütün canlılar gibi hayatta kalma çabası içinde olmuştur. Bu çabasını yerine getirebilmesi adına yapılan en önemli uğraşı beslenmedir. Beslenme sadece hayatta kalma ve çoğalma güdüsünü gerçekleştiren bir olay değil aynı zamanda medeniyetin gelişmesi de beslenmeye bağlıdır. Karnını doyuramayan bir toplumun icatlar yapabilmesi ve gelişebilmesi maalesef imkânsızdır. Beslenme, sadece karın doyurma değil aynı zamanda bir kültür olarak aktarılmaktadır. Yemek kültürünün devamlı gelişmesi ve değişmesi insanlık için iyi ve kötü sonuçlara sebep olmuştur. Özellikle sanayi devrimine kadar olumlu şekilde gelişen yemek kültürü bir anda endüstriyel bir üretim hattına dönüşmüştür. Daha fazla insanı doyurmak ve daha ucuza üretme güdüsü geleneksel gelişime son vermiştir. Bu değişim ülkemizde, gelişmiş ülkelere göre son yıllarda kendini göstermektedir. Alışveriş merkezleri ve zincir restoranların yaygınlaşması ile tüketim kültürünün toplum üzerinde etkisi artmaktadır. Gaziantep mutfağının geleneksel yapısını koruyor olması ve sanayi şehri olması nedeniyle geleneksel ve tüketim mutfaklarına ait kültüre sahiptir. Bu nedenle geleneksel Gaziantep mutfağının tüketim kültürü karşısındaki durumunu analiz etmek adına yüz yüze görüşmeler ile Gaziantep mutfağının değişimleri incelenmiştir. Yüz yüze yapılan görüşmelerde katılımcıların %28'i yöresel yemeklerin maliyetinden dolayı, %36'sı kolay hazırlanamadığından, %20'si geleneksel yemeklerin stoklanamadığından ve %16'sı da mevsimsel nedenlerden dolayı restoran menülerinde yer almadığını belirtmişlerdir.
Gastronomi eğitiminde şef adaylarının yaratıcı tabak sunumu becerilerinin geliştirilmesinde üretken yapay zeka araçlarının rolü
Bu araştırmanın amacı, gastronomi eğitimi kapsamında kullanılan üretken yapay zeka (ÜYZ) uygulamalarının şef adaylarının tabak sunumu becerilerine etkisini belirlemek ve bu sürece ilişkin deneyimlerini derinlemesine incelemektir. Araştırmada karma araştırma deseni benimsenmiş ve bu kapsamda nicel ve nitel veriler birlikte toplanmıştır. Nicel desende, son test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Bu bağlamda, ÜYZ destekli tabak sunumu eğitimi alan deney grubu ile geleneksel yöntemle tabak sunumu eğitimi alan kontrol grubunun tabak sunumu becerileri karşılaştırılmıştır. Nitel desende ise, deney grubuna uygulanan ÜYZ destekli tabak sunumu eğitimi sürecine ilişkin görüşleri ortaya koymak amacıyla durum çalışması deseni kullanılmış ve veriler yarı yapılandırılmış görüşmeler yoluyla toplanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, 2024–2025 eğitim-öğretim yılı bahar döneminde bir vakıf üniversitesinin Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü'nde öğrenim gören 29 şef adayı oluşturmuştur. Katılımcılar, Fields ve Bisschoff (2014) tarafından geliştirilen yaratıcılık testine göre belirlenen yaratıcılık düzeylerine göre homojen biçimde 15 kişilik deney ve 14 kişilik kontrol grubuna atanmıştır. Uygulama süreci, toplam 3 hafta sürmüştür. Veri toplama sürecinde deney ve kontrol grubundaki tüm katılımcıların tabaklarını değerlendirmek amacıyla araştırmacı tarafından geliştirilen Tabak Sunumu Değerlendirme Rubriği kullanılmış olup, deney grubundaki şef adaylarının deneyimlerini incelemek amacıyla ise yine araştırmacılar tarafından geliştirilen Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu kullanılmıştır. Verilerin analizinde, grupların tabak sunumu rubriğinden elde edilen puanları bağımsız grup t-testi ile karşılaştırılmış olup nitel veriler ise içerik analizi ile incelenmiş ve doğrudan alıntılarla desteklenmiştir. Araştırma sonucunda, ÜYZ destekli eğitim alan deney grubunun tabak sunumu becerilerinin, kontrol grubuna göre anlamlı düzeyde geliştiği belirlenmiştir. Ayrıca nitel bulgular, nicel verileri destekler nitelikte olup, katılımcıların ÜYZ teknolojisinin yaratıcı düşünme, görsel tasarım ve kompozisyon geliştirme süreçlerine katkı sağladığını göstermiştir. Bu bağlamda, gastronomi eğitiminde ÜYZ teknolojilerinin, şef adaylarının hem teknik hem de estetik düzeyde beceri kazanmalarına katkı sağlayan yenilikçi bir araç olarak kullanılabileceği sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma, yaratıcı ve estetik tabak sunumu becerilerinin kazandırılmasında üretken yapay zeka teknolojilerinin öğretim materyali olarak kullanımına yönelik yeni uygulamaların tasarlanmasına ışık tutabilir. Ayrıca çalışmadan elde edilen bulgular restoran sektöründe tabak sunumu süreçlerinin daha estetik ve standartlaştırılabilir biçimde yapılandırılmasına katkı sağlayabilir. Gelecek araştırmalarda, farklı yapay zeka araçlarının karşılaştırmalı olarak incelendiği deneysel tasarımlar ve uzun vadeli etkilerin değerlendirildiği çalışmalar önerilmektedir.
Destinasyon çekicilik unsuru olarak gastronomi turizminin yiyecek- içecek işletmesi özellikleri açısından değerlendirilmesi: Şanlıurfa ili örneği
Turizmin ekonomik açıdan sağlamış olduğu faydalar, ülkelerin karşılaşmış olduğu sorunlar açısından krizlerin aşılmasında oldukça önemli rol oynamaktadır. Son zamanlarda, gastronomi turizminde, ülkeler turizm pazarından yüksek kâr elde etmek için kendi aralarında kıyasıya rekabet halindedirler. Gelişen pazar payında olan artışlarda, gastronomi turizmi içerisinde rol oynayan destinasyon merkezlerinin önemi gün geçtikçe artmaktadır. Bu artışın sebepleri içerisinde yiyecek-içecek işletmelerinin payı oldukça büyüktür. Bu tez çalışması; gastronomi turizmi açısından Şanlıurfa ilinde destinasyon çekicilik unsurlarının yiyecek-içecek sektöründeki rolünün belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırmada veriler anket yolu ile elde edilmiştir. Çalışma, 2019 yılının Mayıs-Ağustos ayları arasında Şanlıurfa il merkezinde 228 kişilik örneklem üzerinde gerçekleştirilmiştir. Elde edilen bulgular değerlendirilerek öneriler sunulmuştur.
Afyonkarahisar ili yöresel yemeklerinin beş farklı besin ögesi örüntü profili ile değerlendirilmesi
Besin ögesi örüntü profilleri, besinleri besin ögesi içeriğine göre değerlendiren bir sistem olup yiyecek ve içeceklere, menülere veya günlük besleme düzenine uygulanabilmektedir. Yöresel mutfakların genellikle gastronomi boyutuyla değerlendirildiği bilinmekte, mutfakların beslenme ve sağlık üzerindeki etkilerini değerlendirmenin de önemli olduğu düşünülmektedir. Çalışma, Afyonkarahisar ili yöresel yemeklerinin beş farklı besin ögesi örüntü profili ile değerlendirmesi amacıyla yapılmıştır. Çalışmada kullanılan besin ögesi örüntü profili modelleri; NRF9.3, FSA-Ofcom WXY, SAIN-LIM, Nutri-Score ve Choices Programı'dır. Çalışmada, tarifeler 7 gruba ayrılmış ve 52 yöresel tarife değerlendirilmiştir. Çalışma sonucunda; NRF9.3 profil puanı ortalamalarına göre en yüksek puanı salatalar, en düşük puanı çorba almıştır. FSA-Ofcom WXY puanlarına göre yöresel yemeklerin %36,54'ü daha az sağlıklı, %63,46'sı daha sağlıklı olarak tanımlanmıştır. SAIN-LIM profiline göre, Sınıf 1 tüketilmesi önerilen, Sınıf 4 sınırlı tüketilmesi önerilen olmak üzere, yöresel yemeklerin %17,31'i Sınıf 1, %30,77'si Sınıf 2, %13,46'sı Sınıf 3 ve %38,46'sı Sınıf 4 olarak tanımlanmıştır. Nutri-Score profiline göre, A harfi en yüksek kalite, E harfi en düşük kalite olmak üzere, yöresel yemeklerin %26,92'si A harfi, %25'i B harfi, %28,85'i C harfi, %19,23'ü D harfi olarak tanımlanmıştır. E kategorisine ait herhangi bir tarife bulunmamıştır. Choices programı kriterlerine göre yöresel yemeklerin %3,85'i uygun, %96,15'i uygun olmayan olarak tanımlanmıştır. Bazı modellerin rank skorları arasında yüksek düzeyde, pozitif yönlü korelasyon saptanmıştır. Sonuç olarak, Afyonkarahisar ili yöresel yemeklerinin porsiyon ölçüsü, doymuş yağ asidi, sodyum ve eklenmiş şeker içeriği açısından değerlendirilmesinin yararlı olacağı düşünülmektedir. Çalışma bulguları doğrultusunda ilgili otoriteler tarafından planlamalar yapılması, besin ögesi örüntü profillerinin toplum sağlığında beslenmeyi destekleyici olarak aktif kullanımı önerilmektedir.
Kastamonu ili yöresel yemeklerinin bilinirliği üzerine kuşaklar arasındaki farklılıkların belirlenmesi
Geniş bir mutfak kültürüne sahip olan Kastamonu, yöresel yemek zenginliğiyle bilinmekte ve gündelik yaşamında da bu zenginlikten yararlanmaktadır. Bu çalışma Kastamonu yöresel yemeklerinin kuşaklar arasındaki bilinirliğini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Kastamonu'da ikamet eden 1946 ve 2007 tarihleri arasında doğan, bebek patlaması, X,Y ve Z kuşaklarına dâhil olan kişiler çalışmanın evreni olarak belirlenmiştir. Tesadüfi örneklem yöntemine göre seçilen 392 kişiden oluşan bu örneklem grubuna 2022 yılı Haziran Temmuz ve Kasım ayı içerisinde ulaşılmış ve anket tekniği kullanılarak veriler toplanmıştır. Yapılan analizler sonucunda katılımcıların yöresel yemekleri bilme durumlarının kuşaklara göre farklılıklar gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır. En çok duyulan, tadılan ve tarifi bilinen ürünlere bakıldığında tarhana çorbası, etli ekmek, patatesli, yoğurtlu, ıspanaklı, mantarlı ekmek, cevizli burmalı çörek, sıkma, kulaklı makarna, banduma, simit tiridi, kuyu kebabı, kuru yeşil fasulye, eğşili pilav, kanlıca turşusu, üryani kompostosu, kuşburnu pelverdesi, tatlılardan, çekme helva, kaşık helvası, cırık tatlısı ve cevizli helvası olduğu görülmüştür. Duyulmayan ve tarifi bilinmeyen yöresel lezzetler ise karaçorba, alapilav, üçürdüm, samsı, çullu börek, haluşka, müsellim sarma, toklu mıhlaması, sarım burması ve hasude yemekleri olmuştur. Kuşaklar ilerledikçe bilinirlik arasındaki farkta büyümüş en genç olan Z kuşağının diğer kuşaklara göre daha az yöresel ürün bildiği gözlemlenmiştir. ANAHTAR KELİMELER: Kastamonu, Kuşak, Yöresel Yemekler, Mutfak kültürü
Kültürel miras olarak yöresel yiyeceklerin gastronomik varlık öğelerinin kültürel kimlik üzerinden incelenmesi: Mersin tantunisi örneği
Gastronomik varlık öğeleri kuliner varlık öğeleri temelinde inşa edilen kültürel varlık öğeleridir. Gastronomi ve tarifler zaman içerisinde nesilden nesile aktarılmış olan paylaşılan kaynaklar ve kolektif yaratımlardır ve kültürel varlık öğeleri bu mutfak kültürlerinin dinamiklerini ve işleyişini anlayabileceğimiz güçlü bir araç sunar. Gastronomik varlık öğeleri sahip oldukları altkümelerle yerel, bölgesel ya da ulusal miraslara dönüşür. Bu çalışma ile Mersin'in en tanınmış ve en çok tüketilen yiyeceği olan tantuninin gastronomik varlık öğelerinin Mersin halkının kültürel kimliği üzerinden incelenmesi amaçlanmaktadır. Bu amaç doğrultusunda öncelikle belgesel tarama yöntemi ile tantuni hakkında güvenilir bilgi toplanmıştır. Daha sonra yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak uzun yıllardır tantuni ustalığı ve/veya tantuni salonu işletmeciliği yapmış kişilerle görüşülmüştür. Bu görüşmelerden elde edilen ortak ve güvenilir bilgiler doğrultusunda tantuninin gastronomik varlık öğelerini tanımlayan 5 boyut 35 doğru ifadeden oluşan bir anket geliştirilmiştir. Geliştirilen anket Mersin'de yaşayan tantuni tüketicilerine uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS paket programı ile katılımcıların Mersinli olan ve olmayan şeklinde gruplandırılmasıyla kültürel kimlikleri üzerinden analiz edilmiştir. Test sonuçlarına göre iki grup arasında tantuninin gastronomik varlık öğeleri hakkında bilgi sahibi olma ya da sergileme düzeyleri açısından anlamlı farklılıklar mevcuttur. Bunun yanı sıra, tantuni tüketen herkesin onu Mersin'in kültürel bir mirası olarak gördüğü, tantuninin Mersin kültürü ve Mersinli kimliği için bir gösteren olduğu anlaşılmıştır. Tantuni tüketicilerinin aynı zamanda tantuninin nelerden yapıldığına ve nasıl hazırlandığına da ilgi gösterdiği, tantuni etrafında gelişen bazı pratikleri de edindiği ve Mersin'i tantuniyle, tantuniyi de Mersin ile ilişkilendirdiği de tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Tantuni, Gastronomik Varlık Öğesi, Kimlik, Kültürel Miras
Kastamonu ilinin gastronomi turizm potansiyeli ve paydaş görüşlerine yönelik nitel bir araştırma
Turizm, bir ülkenin ya da şehrin turist çekmek için gerçekleştirdiği çalışmaların tümüdür. Kültür, doğa, deniz gibi pek çok turizm çeşidi bulunmaktadır. Bu turizm çeşitlerinden birisi de gastronomi turizmidir. Gastronomi turizmi yılın 12 ayı bulunduğu destinasyona turist çekebilmesi, yüksek ekonomik getirisiyle, bölgenin kültürel değerlerinin korunması ve gelecek nesillere aktarılması adına katkı sağlamaktadır. Kastamonu ili bulunduğu coğrafyası ve pek çok medeniyete ev sahipliği yapmasından dolayı farklı turizm çeşitlerini içerisinde barındırmaktadır. Bunlar tabiat, kültür, inanç, kış, deniz, gastronomi turizmleridir. Yerli ve yabancı turistler için birçok alternatif sunmaktadır. Geçmişten günümüze kültürler etkileşim hâlinde gelişir, büyür ve aktarılır. Bu durum zengin ve farklı kültürlerin oluşmasının yanında çeşitli yöresel lezzetlerin Kastamonu mutfağında yerini almasında etkili olmuştur. Bu tez çalışmasında Kastamonu şehrinin gastronomi turizm potansiyelinin paydaş görüşlerine yer verilerek değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Nitel bir araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada veri toplamak için Kastamonu ilinin turizmine yön veren 15 turizm paydaşı ile yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılmıştır. Paydaşlarla yüz yüze görüşmeler gerçekleşmiştir. Ortaya çıkan bulgular sonucunda Kastamonu'da gastronomi turizmi ön plana çıkabilecek potansiyeldeyken, bu potansiyeli harekete geçirecek kurumlararası iş birliğinin istenilen düzeyde olmadığı gözlemlenmiştir. Bu durumda gastronomi turizminin Kastamonu'da gelişmesi ve daha iyi yerlere gelmesi adına tavsiyeler sunulmuştur.
Destinasyon imajında yerel mutfağın önemi: Kastamonu ili örneği
Turizm alanında en çok kullanılan terimlerden biri haline gelen destinasyon kavramı, bir yerin sahip olduğu soyut ya da somut birçok özelliği içine alarak yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çeken bütünleşik bir ürün özelliğindedir. Özellikle son zamanlarda adından sıkça söz ettiren ve destinasyonun özelliklerden biri olan gastronomi turizmi, asıl amacı kültürlerin mutfak lezzetlerini anlamak olup bunun yanında yörelerin tarihi, kültürü, doğası vb. değerlerini de görüp deneyimlemelerini sağlayan bir turizm çeşididir. Öyle ki ziyaretçilerin destinasyonları tercih sebeplerindeki önemi gün geçtikçe artan gastronomi turizmi, 812 çeşit yemeğe sahip Kastamonu'da da etkisini göstermeye başlamıştır. Bu çalışmanın amacı Kastamonu'ya gelen yerli turistlerin Kastamonu Mutfağını değerlendirerek, yerel mutfağın Kastamonu ili destinasyonu imajındaki önemini ortaya koymaktır. Araştırmanın evrenini 2017 ve 2018 yıllarında Kastamonu'ya gelen ziyaretçiler oluşturmuştur. Araştırmanın örneklemi, evrenden tesadüfî örneklem yoluyla seçilen 400 kişiden oluşmaktadır. Araştırma konusu ile ilgili literatür taraması ve anket çalışması yapılmıştır. Araştırmanın sonucuna göre destinasyon seçiminde bölge mutfağının yeri tarihi yerler, doğal çevre, kültür/sanat, aile bağları, dinlenme gibi etkenlerden sonra gelmektedir. Bulgular ankete katılan ziyaretçilerin Kastamonu mutfağını beğendiklerini ve tekrar tercih edeceklerini göstermektedir. Anahtar kelimeler: Destinasyon, Destinasyon İmajı, Gastronomi Turizmi, Yerel Mutfak, Kastamonu Mutfağı.
Kastamonu'da gastronomi turizmi kapsamında yöresel yemeklerden turistik ürün olarak yararlanılması
Gastronomi turizmi tüm dünyada ve Türkiye'de turizm türleri arasında önemi her geçen gün artmaya devam eden bir olgu olarak karşımıza çıkmaktadır. Türkiye sahip olduğu zengin mutfağı ile bu turizm türünde dünyanın önde gelen ülkeleri arasında yerini almaktadır. Verimli topraklara sahip Anadolu coğrafyasının binlerce yıldır bünyesinde barındırdığı medeniyetler, her bir yöresinde sayısız lezzetin oluşmasına olanak sağlamıştır. Günümüzde bu lezzetler yöresel yemekler olarak daha çok tercih edilir duruma gelmiş ve turistlerin gittikleri yerlerde aradıkları en önemli ürünler haline dönüşmüştür. Gastronomi turizminde yöresel yemeklerin artan bu önemi, bu yemeklerin nasıl başarılı turistik ürünler olarak sunulabileceği sorusunu beraberinde getirmiştir. Bu noktadan hareketle bu tez çalışmasında gastronomi turizminde yöresel yemeklerden turistik ürün olarak nasıl yararlanabilineceğinin araştırılması ve ortaya koyulması amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda yöresel yemekler açısından son derece zengin olan Kastamonu yöresinde nitel bir araştırma yürütülmüştür. Kastamonu turizm profesyonellerine yönelik olarak gerçekleştirilen bu araştırmanın örneklemine 25 kişi dahil edilmiştir. Araştırma sonucunda Kastamonu'da yöresel yemeklerden turistik ürün olarak yararlanabileceği ve turistik ürünlerin oluşturulmasındaki unsurların nasıl olması gerektiği bulgularına ulaşılmıştır.
Yöresel yemekler ne kadar yöresel? Kastamonu mutfağı için bir sorgulama
Miras, kuşaklar arası aktarılan önemli ve değerli birikimdir. Bir ülkenin yeni nesillere aktaracağı kültürel miraslarından biri de şüphesiz mutfak kültürüdür. Turizmin çeşitlendirilmesinde ve tüm yıla yayılmasında yöresel ürünler ve yöresel yemekler, Gastronomi Turizmi'ne yönelik tercihli bir talep yaratılmasında büyük bir rol oynamaktadır. Yöresel Yemekler çekicilik unsuru olmasının yanı sıra günümüzde artan yaşam standartlarına, yükselen bilinç düzeyine, doğal ve sağlıklı olmasına bağlı olarak da talep görmektedir. Amacı sadece karın doyurmak olmayan, kültürü tanıma, deneyimleme, arzu ettiği ürüne ve yemeğe ulaşabilme olan misafirler, karşılığını da cömertçe vermeye hazırdır. Ülkelerin, bölgelerin, illerin hatta ilçelerin turizm pastası payını arttırabilmek için yoğun çaba sarf ettiği bu alanda, yöresel ürünlerin ve yöresel yemeklerin önemli bir fark yaratacağı aşikârdır. Gerçek anlamda yöresinde üretilen yöresel ürünler ve bu ürünlerle hazırlanan Yöresel Yemekler orijinal tatları oluşturmakta ve aranılan damak tadını yaşatılmasını olanaklı kılmaktadır. Bu durum aynı zamanda yöresel üreticileri ve yöresel yemek sunan işletmeleri, tanınırlılığın yanında ekonomik anlamda da pozitif etkilemektedir. Derin tarihi ve kültürel birikimi ile çok çeşitli sayıda yöresel ürün ve yöresel yemeğe sahip Kastamonu Mutfak Kültürü de bu alanda büyük bir potansiyele ve öneme sahiptir. Bu bağlamda çalışmanın amacı, Kastamonu Mutfağı'nı ve Mutfak Kültürü'nü oluşturan Yöresel Ürün ve Yöresel Yemeklerin neler olduğunun saptanması, bu ürün ve yemeklerin hangilerinde, ne oranda Yöresel Gıda kullanıldığının belirlenmesidir. Çalışma nitel araştırma yöntemlerinden faydalanılan tarama modelinde bir araştırmadır. Araştırma amaçlarına erişilebilmesi için öncelikle ilgili yazın derinlemesine taranmış, önceki çalışma deneyimlerinden faydalanılmıştır. Bunun yanı sıra yapılandırılmış görüşme formları ile yüz yüze görüşmeler yapılmış, elde edilen veriler betimleyici ve içerik analizi yöntemlerinin birlikte işe koşulduğu bir yaklaşımla çözümlenmiştir. Çalışma sonucunda, ilgili yazından elde edilen veriler ile bulgular uyuşmuş, yöresel ürünlerin ve yemeklerin büyük oranda korunduğu, tariflerde tartının çok kullanılmayıp göz kararı uygulama yapıldığı, tariflerin aile içi aktarımlarla korunduğu, Kastamonu Mutfağı'na ait birçok yöresel ürün ve Anadolu'nun birçok yerinde bilinmeyen Kastamonu Mutfağı'na ait yemekler olduğu bulgularına ulaşılmıştır.
Yöresel yemeklerde moleküler gastronomi kullanımı
Küreselleşmenin etkisi ve gelişen teknoloji ile birlikte gastronomi alanında birçok yenilik yapılmıştır. Bu yeniliklerden biride moleküler gastronomidir. Moleküler gastronominin yiyecek-içecek sektöründe birçok alanda kullanılması için araştırmalar yapılmaktadır. Bu araştırma ise aşçıların ve misafirlerin moleküler gastronomiye karşı bakış açılarını inceleyerek, yöresel yemeklerde moleküler gastronominin kullanılabilirliği hakkındaki bilgi ve görüşlerin derlenmesini amaçlamaktadır. Araştırma, Ankara'nın Çankaya ilçesinde bulunan dünya mutfağı konseptli işletmelerde çalışan, moleküler gastronomi üzerine bilgisi olan aşçılar ile dünya mutfağı konseptli işletmeleri tercih eden misafirlerden oluşmaktadır. Araştırma verileri nitel araştırma yöntemlerinden görüşme tekniği ile toplanmıştır. Araştırma sorularına geçerli ve güvenilir yanıtlar bulabilmek için görüşüne başvurulan katılımcılar iki farklı çalışma grubundan oluşmuştur. İlk grupta dünya mutfağı konseptli işletmelerde çalışan 1.236 aşçıdan kartopu örnekleme yöntemi ile moleküler gastronomi üzerine bilgisi olan 30 aşçıya ulaşılmış olup 13 soru yöneltilmiştir. İkinci grupta ise moleküler gastronomi üzerine bilgisi olan her aşçının önerdiği bir misafir ile toplamda 30 misafire ulaşılarak 9 soru yöneltilmiştir. Yöresel yemeklerde moleküler gastronominin kullanımı üzerine oluşturulan görüşme formu aracılığı ile bulgular elde edilmiştir. Araştırmadan elde edilen veriler doğrudan, tam ve dikkatli bir şekilde yansıtılarak betimsel analiz ile çözümlenmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgular neticesinde moleküler gastronominin, yöresel yemeklerde doğru lokasyon ve doğru teknikler uygulanarak, lezzetinin ve besin değerinin değiştirilmeden kullanılması halinde misafirlerin ilgisini çekeceği düşünülmektedir. Araştırmada, moleküler gastronominin yöresel yemeklerde sürekli kullanılmasından ziyade denenebilecek bir unsur olduğu sonucuna varılmıştır.
Gastronomik açıdan Adana ili yöresel yemeklerinin restoranlarda uygulanabilirliği üzerine bir çalışma
Yöresel ürünler özel bir coğrafyaya ait olmakla birlikte ait olduğu kültüre dair izler taşımaktadır. Yörenin coğrafi sınırları içinde yetişen ürünlerin yörenin kültürel adetleriyle birleşmesi, oraya ait pişirme teknikleri ve araçlarının kullanılarak hazırlanması sonucu yöre halkı tarafından ayrıcalıklı kabul edilen yöresel ürünler oluşmaktadır. Adana yöresi de kendi kültürünü, gelenek göreneklerini, yeme-içme adetlerini tarihsel süreç içerisindeki deneyimleri ile harmanlayarak kendine has bir miras oluşturmuştur. Bu çalışmanın ana amacı; Adana ilinin geçmişten günümüze yöresel yemek kültürü birikimini araştırmak ve gastronomik açıdan değerlendirerek yöresel yemeklerin restoranlarda uygulanabilirliği üzerine çalışma yapmaktır. Bu amaçlar doğrultusunda Adana ilinde ikamet eden 50 kadın ile 2020-2021 yılları arasında yüz yüze görüşme gerçekleştirilmiştir. Kayıtlardan elde edilen veriler ilgili istatistik paket programlar kullanılarak analiz edilmiştir. Çalışmadan elde edilen bulgular incelendiğinde; katılımcıların %94,0'ünün geçmişte günde 3 öğün yemek tükettiği %6,0'sının ise günde 4 öğün yemek tükettiği belirlenmiştir. Günümüzde ise katılımcıların %70,0'inin 2 öğün %30,0'unun 3 öğün tükettiği belirlenmiştir. Adana ilinde iftar-sahur sofraları, Ramazan-Kurban Bayramı, kandiller gibi kutsal günlerde eski alışkanlıkların birçoğunun devam ettiği bazılarının ise azalsa bile tamamen terk edilmediği tespit edilmiştir. İftar sofralarında eve bereket getireceğine inanıldığı için dövme pilavı yapıp komşulara dağıtma alışkanlığı kandillerde irmik helvası kavurup dağıtma alışkanlığı, on Muharrem'de ise aşure pişirip dağıtma alışkanlığı devam etmektedir. Katılımcıların %90,0'ı Adana'ya gelen yabancıların Adana kebabın, %56,0'sı içli köftenin, %34,0'ü sarma-dolmanın, %16,0'sı lahmacun ve yüzük çorbasının tadına bakması gerektiğini ifade etmiştir. Katılımcıların %72,0'si içli köftenin, %44,0'ü sarma-dolmanın %34,0'ü yüzük çorbasının, %10,0'u analı kızlının restoranlarda sunulmasını istediğini belirtmiştir. Katılımcıların %64,0'ü içli köftenin, %48,0'i sarma-dolmanın, %36,0'sı ise yüzük çorbasının restoranlarda servis edilebilir hale getirilebileceğini ifade etmiştir. Yöresel yemeklerin restoranlarda sunulabilmesi ve bu sunumlarda standardın sağlanabilmesi için öncelikle bu reçeteler hakkında derinlemesine bilgi sahibi olmak ve özünü kaybettirmeden standart hale getirmek önem arz etmektedir. Bu şekilde ilde yapılan yemekler elde edilen bilgilerle öğrenilebilir ve uygulama kısmı için reçete hazırlamada kolaylık sağlayabilir.
Yerel mutfak çekiciliği ve öncüllerinin yerli turistlerin gastronomi deneyimi üzerindeki etkisi
Bu araştırmada, yerli turistlerin gastronomi deneyimlerini belirlemek, yerel mutfak çekiciliği ve öncüllerinin bu deneyime etkisini test etmek amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda yerel mutfak ilgilenimi, yerel mutfak bilgisi, yerel mutfak otantiklik algısı, yerel mutfak çekiciliği ve gastronomi deneyimi arasındaki ilişkiler incelenmiştir. Nicel araştırma yaklaşımı çerçevesinde araştırma verileri yüz yüze anket tekniği kullanılarak toplanmıştır. Araştırma örnekleminin belirlenmesinde amaçlı ve kolayda örnekleme yöntemi bir arada kullanılmıştır. Araştırma verileri, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) Yaratıcı Şehirler Ağı'nda yer alan ve Gastronomi Şehri olarak tescillenmiş Gaziantep, Hatay ve Afyonkarahisar şehirlerini ziyaret eden 727 yerli turistten elde edilmiştir. Değişkenler arasındaki ilişkiler yapısal eşitlik modellemesi (YEM) kullanılarak test edilmiştir. Demografik özelliklerin yerli turistlerin gastronomi deneyimi üzerinde etkisinin olmadığı tespit edilmiştir. Buna karşın yerel mutfak çekiciliği ve öncüllerinin gastronomi deneyimi üzerindeki etkisi önem kazanmaktadır. Araştırma bulguları, yerel mutfak ilgilenimi (H1), yerel mutfak bilgisi (H2) ve yerel mutfak otantiklik algısının (H3) yerel mutfak çekiciliğini olumlu yönde ve anlamlı etkilediğini göstermektedir. Buna ek olarak yerel mutfak çekiciliğinin (H5) gastronomi deneyimini olumlu yönde ve anlamlı etkilediği tespit edilmiştir. Ancak yerel mutfak otantiklik algısı (H4) gastronomi deneyimini olumsuz yönde ve anlamlı etkilemektedir. Yerel mutfak çekiciliğinin yerel mutfak ilgilenimi (H6), bilgisi (H7) ve otantiklik algısı (H8) ile gastronomi deneyimi arasındaki ilişkide aracı etkisinin olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak, yerel mutfak çekiciliği üzerinde, yerel mutfak ilgilenimi, yerel mutfak bilgisi ve yerel mutfak deneyiminin olumlu yönde etkilediği saptanmıştır. Yerel mutfak bilgilerinin etkin tanıtımı yerel mutfak deneyimine olan ilgilenimi arttıracaktır.
Yöresel mutfak ve gıdaların turistik ürün olarak pazarlanması: Kastamonu örneği
Turizmden sağlanan gelirlerin ülke ekonomisine katkılarının önemi bilinmektedir. Bu nedenle destinasyonlar turizm pazarından büyük payı alabilmek için sürekli rekabet halindedirler. Destinasyonların rekabetçi kalabilmede izledikleri stratejilerden biri de ziyaretçilerine farklı bir turizm çeşidi sunabilmeleridir. Son yıllarda gastronomi turizmi adı altında yeni bir turizm çeşidi ortaya çıkmıştır. Bu turizm hareketliliğine katılan turistler ziyaret edilen bölgenin yerel lezzetlerini deneyimlemek istemekte, hatta pişirme tekniklerini ve sunumunu da dikkate almaktadırlar. Bütün bunlar bir arada düşünüldüğünde turistler seyahat tercihlerini yaparken bu faktörleri de göz önüne almaya başlamışlardır. Bu sayede yöresel/yerel yemekleri ile ön planda olan bölgelerin turizm pazarındaki rekabet edebilirliği artmış ve rekabette avantaj sağlamıştır. Bu araştırmanın amacı, Kastamonu yöresel mutfağı ve bu mutfakta kullanılan yöresel gıdaların turistik bir ürün olarak pazarlanarak ekonomik kazanç sağlanmasına yönelik öneriler geliştirmektir. Bu araştırmada nicel yöntem kullanılmıştır. Araştırmada anket tekniğinden yararlanılarak araştırma örnekleminden veri elde edilmiştir. Elde edilen veriler, sosyal bilimlerde sıklıkla kullanılan istatistiksel bir paket programı yardımı ile çözümlenmiştir. Bu kapsamda, faktör ve güvenirlik analizi, bağımsız örneklem t-testi, ANOVA ve Kruskal Wallis- H testleri uygulanmıştır. Araştırmanın sonucunda, yöresel mutfak ve gıdalarının pazarlanmasının katılımcıların cinsiyetine, medeni durumuna, eğitim durumuna, mesleğine, aylık gelirine ve iş alanına göre farklılık göstermediği görülmüştür. Bunun yanı sıra, Kastamonu'nun Yöresel Tatlarının Turizme Kazandırılması ve Pazarlanması, Yatırım-İstihdam ölçeklerinde yer alan ifadelere verilen cevapların ortalamalarının yüksek olduğu belirlenmiştir. Anahtar kelimeler: Yöresel Mutfak, Yöresel Gıda, Turistik Ürün, Pazarlama, Kastamonu Mutfağı.
Unutulmaz yöresel yiyecek içecek deneyimlerinin gastro-turistlerin destinasyon aidiyetleri üzerine etkisi: Marakeş örneği
Gastronomi turizmi günden güne güçlenerek ve büyüyerek birçok destinasyonun öne çıkmasında etkili rol oynayan kilit bir faktördür. Ziyaretçileri yörelere çekmekte önemi yadsınamayacak kadar büyük olan gastronomi turizmi, destinasyon bağlamında yeni pazarların oluşmasına katkı sağlamaktadır. Bu sayede hem ekonomik açıdan girdi sağlayarak destinasyon ekonomisine katkı sağlamakta hemdeistihdan yaratılarak işgücünün artmasını sağlamaktadır. Yörelerde yiyecekler kendilerine özgü gelenek, görenekleriyle ve çeşitli ritüellerde yer alması nedeniyle büyük bir öneme sahiptir. Bu çalışmanın amacı, Unutulmaz yöresel yiyecek içecek deneyimlerinin gastro turistlerin destinasyon aidiyetleri üzerindeki etkilerinin belirlenmesidir. Araştırmanın örneklemini, Fas'ı ziyaret eden yabancı 300 turist oluşturmaktadır. Çalışma kapsamında veri toplama aracı olarak iki bölümden oluşan anket formu kullanılmıştır. Elde edilen veriler SPSS 22 istatistik programında yöntem olarak anlamlı farklılıkların belirlenmesi için faktör analizi, korelasyon ve regresyon analizi yöntemleri kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre cinsiyet değişkeni ile yöresel yiyecek deneyimi boyutları arasında anlamlı bir ilişki bulunduğu görülmektedir. Bu noktada erkek yabancı turistlerin kadın yabancı turistlere nazaran deneyimlerine ilişkin görüşlerinde daha fazla katılım gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır. Medeni durum değişkeninin ziyaretçilerin yöresel yiyecek deneyimlerine ilişkin görüşlerinde anlamlı bir farklılık olduğu sonucu araştırmanın bir diğer bulgusudur. Yaş değişkeninin yabancı turistlerin yöresel yiyecek deneyimleri ile arasında anlamlı farklılığın olduğu görülmüştür. Yabancı turistlerin destinasyon aidiyeti ile gelir düzeyleri arasında anlamlı bir farklılığın olduğudur. Araştırmanın bir başka sonucu da destinasyon aidiyeti ile yabancı turistlerin eğitim düzeyi arasında anlamlı bir farklılık olduğu görülmektedir. Ziyaretçilerin zihninde, bir deneyimi diğerlerine göre önemli kılan, akla ilk gelen ve unutulmaz bir deneyim olması yönündeki çeşitli unsurların tespitiyle destinasyonun gastronomi turizmi adına gelişimine katkı yapması hedeflenmiştir. Bununla birlikte özgün daha fazla çalışma yapılarak bu alanda yapılacak çalışmaların teşvik edilmesi gerekmektedir.
Gaziantep'in törensel yiyecek ve içeceklerinin yerel halkın bakış açısına göre incelenmesi
Köklü ve çok yönlü bir mutfak kültürüne sahip olan Gaziantep'in törensel yiyecek ve içeceklerine yönelik bu araştırmamızın amacı Gaziantep'in törensel yiyecek ve içeceklerini tespit etmek, yerel halkın törensel yiyecek ve içeceklere yönelik bakış açısını ve bu bakış açıları arasındaki farklılıkları ortaya koymak, ilin geçmişten günümüze aktarılan yemek kültürünü kayıt altına alarak gelecek nesiller için bu kültürel mirasın korunmasını sağlamak ve bu konuda literatüre katkı sunmaktır. Araştırma nicel araştırma yöntemlerine göre yürütülmüş ve tarama modeli benimsenerek çalışılmıştır. Araştırmanın evrenini Gaziantep'te yaşayan yerel halk oluşturmaktadır. Evreni temsil edecek örneklem büyüklüğü 384'tür. Araştırmada örneklem seçim yöntemlerinden tesadüfi olmayan örneklem yöntemlerinden kolayda örneklem yöntemi tercih edilmiştir. Bu araştırmanın örneklemini ise 440 kişi oluşturmaktadır. Araştırma verilerinin toplanmasında kullanılan anket formu 3 bölümden oluşmaktadır. Araştırmada kullanılan ölçeklerin güvenilirlik analizleri, Cronbach's Alfa katsayılarının hesaplanmasıyla yapılmıştır. Yapılan analizde 440 katılımcıdan elde edilen veriler kullanılmıştır. Alfa katsayılarının 0,7'nin üzerinde ve ölçeklerin güvenilir olduğu görülmüştür. Araştırma kapsamında elde edilen veriler SPSS istatistik paket programında; tanımlayıcı istatistikler, faktör ve güvenilirlik analizleri, T testi ve F testi analizleri yapılarak analiz edilmiş ve hipotezler test edilmiştir. Araştırmada, Gaziantep'te özel gün ve törenlerde farklı yiyecekler yapıldığı, bu törenlerde yapılan içeceklerin ise çok az farklılaştığı sonucuna varılmıştır. Ayrıca araştırmaya katılan kişilerin özel gün ve törenlerde yapılan yiyecek ve içeceklere yüksek düzeyde önem verdiği, diğer taraftan araştırmaya katılan kişilerin özel günlerde yapılan yiyecek ve içeceklere duyduğu özlemin orta düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Gaziantep Mutfak Kültürü, İçecek, Özel Gün, Tören, Yiyecek,
Batı Karadeniz'in doğal mutfak mirası: Yabani mantarların bölgesel kültüre katkısı
Bu çalışmanın amacı, Batı Karadeniz Bölgesi, Bolu ili ve çevresinde gerçekleştirilen kapsamlı bir saha çalışması ile bölgede doğal olarak yetişen yenilebilir mantar türlerini tespit etmek, bu türlerin gastronomik değerlerini incelemek ve yenilebilir mantarların bölgedeki kullanım pratiklerini ve yerel toplulukların bu kaynaklardan nasıl faydalandığını araştırmaktır. Araştırma, yorumlayıcı paradigma çerçevesinde nitel bir yöntemle tasarlanmış; veri toplama sürecinde yarı yapılandırılmış görüşmeler, saha gözlemleri ve döküman analizi tekniklerinden yararlanılmıştır. Çalışma, Bolu, Kastamonu, Düzce, Zonguldak, Bartın, Karabük ve Sinop illerini kapsayan, %64'ü ormanlık alanlarla kaplı bir coğrafyada yürütülmüştür. Örneklem, kartopu ve ölçüt örnekleme yöntemleriyle belirlenmiş olup, 5 profesyonel mantar toplayıcısı ve 20 yerel katılımcıdan oluşmaktadır. Araştırma sonuçları, bölgede 50 farklı yenilebilir mantar türünün varlığını ortaya koyarken, yerel halkın yalnızca 21 türü tanıdığı ve tükettiği belirlenmiştir. Elde edilen bulgular, mantar toplama ve tüketim pratiklerinin kişisel tüketim, ekonomik gelir sağlama ve kültürel aktarım olmak üzere üç temel motivasyona dayandığını göstermektedir. Yerel halkın mantarları genellikle kızartma, haşlama ve fırınlama gibi geleneksel yöntemlerle pişirdiği; salamura, dondurma ve kurutma teknikleriyle muhafaza ederek yıl boyunca tüketim için uygun hale getirdiği tespit edilmiştir. Çalışmada yerel halkın mantar tanımlama ve tüketiminde geleneksel yöntemlerle yetindiği ve bu durumun özellikle zehirli mantarların yanlış tanımlanması gibi riskli davranışlara yol açtığı belirlenmiş ve bölgede yaşanan mantar zehirlenmesi vakaları detaylandırılmıştır. Araştırmanın sonuçları, bölgedeki yenilebilir mantar türlerinin çeşitliliğine rağmen, yerel halkın sınırlı bilgi düzeyi ve riskli uygulamaları nedeniyle hem halk sağlığı hem de biyoçeşitlilik açısından tehditlerin varlığını ortaya koymaktadır. Bu kapsamda, geleneksel mantar bilgisinin sistematik biçimde belgelenmesi, mantar tüketiminde gıda güvenliği standartlarının geliştirilmesi ve yerel ekonomiye katkı sağlayacak sürdürülebilir mikoturizm stratejilerinin hayata geçirilmesi gerektiği vurgulanmaktadır.
Bolu ilinin gastronomi turizmi potansiyelinin değerlendirilmesine yönelik nitel bir araştırma
Bolu ili bulunduğu coğrafyada farklı turizm çeşitlerinin gerçekleştirilmesinde önemli rol oynayan doğal kaynaklara ev sahipliği yapmaktadır. Doğa ve kültür turizmi, kış turizmi, termal turizm gibi farklı turizm türleri Bolu'da gerçekleştirilen, yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çeken turizm türleridir. Bolu coğrafi konumundan dolayı yüzyıllar boyunca farklı medeniyetlere ev sahipliği yapmıştır. Bu durum aynı zamanda farklı ve zengin bir kültürün oluşmasına, çeşitli yöresel yemeklerin Bolu mutfağında yerini almasına kaynaklık etmiştir. Bu tez çalışması kapsamında Bolu ilinin gastronomi turizmi potansiyelini belirlemek amaçlanmıştır. Nitel araştırma yönteminin benimsendiği bu çalışmada veri toplamak için Bolu il turizmine yön verilmesinde söz sahibi olan 14 adet turizm paydaşı (kamu, özel sektör ve sivil toplum kuruluşu) ile yarı-yapılandırılmış (mülakat) görüşme tekniği kullanılmıştır. Katılımcılarla yüz yüze yapılan görüşmeler sonucunda elde edilen verilere göre Bolu ilinin gastronomi turizmi için ön plana çıkabilecek farklı değerlere sahip olmasına rağmen gastronomi turizminin istenilen düzeyde gerçekleşmediği sonucuna ulaşılmış ve bu doğrultuda gastronomi turizminin geliştirilmesi için önerilerde bulunulmuştur.