Afyon Kocatepe University
Discipline

Turkish Language and Literature

Afyon Kocatepe University

2,283

Archived Theses

14

DOIs Assigned

1%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
Master'sOpen AccessTR

Nizamettin Nazif Tepedelenlioğlu'nun Köroğlu adlı eski harfli tarihî romanının çeviri yazısı ve tahlili

Nizamettin Nazif Tepedelenlioğlu romancı, gazeteci, politikacı, çevirmen, eleştirmen gibi birçok sıfatı üzerinde barındıran çok yönlü bir yazardır. Çok yönlülüğünün bir neticesi olarak edebiyat alanında da eserler vermiştir. Cumhuriyet döneminin ilk tarihî roman yazarı unvanının sahibi olan yazar hakkında tez düzeyinde hiç çalışma yapılmadığı görülerek bu çalışma yapılmıştır. Tarihi tahrif etme konusunda eleştirilmesine karşılık döneminde yazdığı romanlar halk ve aydınlar tarafından çok beğenilmiştir. Onun tarihî romanlarından Köroğlu'nun eski harflerle yazıldığı ve çevirisinin yapılmadığı tespit edilmiştir. Romanın günümüz alfabesine çevirisi yapılarak roman inceleme yöntemlerinden klâsik inceleme yöntemiyle tahlil edilmesi, bu araştırmanın ana konusunu teşkil etmiştir. Anahtar Kelimeler: Nizamettin Nazif, Köroğlu, tarihî roman, roman tahlili.

KöroğluRomanTarihi roman+3
Hakan Nayman
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Ege Bölgesi türkülerinde eşkiya tipi

Türk Halk dolayı bazı türküler halkın üzüntülerini, sevinçlerini, geleneklerini, kahramanlarını anlattığı bir nazım türüdür. Eşkıya ve kahramanlık türküleri de bu kapsama girdiği için eski dönemlere ışık tutmaktadır. Ege Bölgesi özellikle Asıl Ege Bölümünde daha sık görülen eşkıya ve kahramanlık türküleri halkın yaşantısını ve eşkıyaların Kültüründe türküler çok önemli yer tutmaktadır. Yaşanmış veya gerçeğe çok yakın olmasından dönemlerinde hangi rollerde yer aldığını gösterir.Bu çalışma üzerinde çok fazla çalışma yapılmamış olan bir alandır. Eşkıya tiplerinden hareketle ileride Türkiye'de yaşamış ve adına türküler yazılmış tüm eşkıyaların hangi tip eşkıya olduğunu ortaya koymak için yapılacak çalışmalarda bir ön çalışma olabilir. Tezimizde Ege Bölgesindeki 8 ilden kaynakçada belirtilen yazılı ve elektronik kaynaklardan 500'ün üzerinde türküyü inceledik. Bu türkülerin arasından toplamda 73 eşkıyalık ve kahramanlık türküsünü tespit edip eşkıyaların tipolojik analizini ortaya koymaya çalıştık.Anahtar Kelimeler: Ege Bölgesi, türkü, eşkıya, eşkıya tipi

Ege bölgesiEşkiyaTürküler
Serdar Üstüntaş
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Ahmet Mithat Efendi'nin romanlarında konu dışı anlatım tekniği

Roman, Türk edebiyatında XIX. yüzyılın ikinci yarısında tanınmaya başlamıştır. Yeni gelen romanı, her sanatçı farklı bir anlatım biçimi ile kaleme almıştır. Erken dönem romancılarımızdan Ahmet Mithat Efendi'nin de kendine has bir anlatım tarzı vardır. Sanat anlayışında eğitici ve ahlakî perspektif gözlenen Ahmet Mithat Efendi, romanı hem araç hem de amaç olarak görmüştür. Bu çalışmada Ahmet Mithat Efendi'nin romanlarda akışı keserek okura seslenme biçimi, çalışmamızda konu dışı anlatım tekniği olarak adlandırılmıştır. Çalışmanın ana konusu olan konu dışı anlatım tekniğinin iki esin kaynağı vardır: Birisi batı edebiyatındaki romantik ekol, diğeri ise eski anlatılardır. Çalışmamızda Ahmet Mithat Efendi'nin roman içinde okura seslenme biçimleri, bu seslenme biçimlerinin roman içindeki fonksiyonları ele alınmıştır.

19. yüzyılAhmed Mithad EfendiAra söz+4
Özlem Çakır
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Konya yazma eserler kütüphanesi 8358 numaralı şiir mecmuasının tanıtımı ve transkripsiyonu (1-183. sayfalar)

İslamiyet'in kabulüyle Türkler sadece inanç değiştirmekle kalmaz, Arap ve Fars Edebiyatlarına da yönelirler. Böylelikle Türk Edebiyatının en zengin kaynaklarına sahip dönemlerinden biri olan Divan Edebiyatı dönemi başlar. Bu dönemde bir çok eser kaleme alınır. Eserlerin kaydedilme ve çoğaltılma işi, ilk zamanlar, matbaa henüz icat edilmemiş olduğundan, kişiler tarafından gerçekleştirilir. Bu noktada ise, çalışmamıza konu olan mecmualar ortaya çıkar. Mecmualar, belli bir eğitim seviyesine sahip kişilerin, duydukları ya da okudukları ve hoşlarına giden şiirleri kaydettikleri eserlerdir. Bu eserler günümüzde hem yazıldığı döneme hem de içinde yer alan şairler hakkında yapılan çalışmalara ışık tutmaktadır. Tezimizin konusu, Konya Yazma Eserler Bölge Müdürlüğü Kütüphânesi'nde 8358 numarada "Mecmû'a-i Eş'âr" adıyla kaydedilen el yazması Mecmuanın 1-183. sayfalarıdır (1-183. sayfalar). Giriş kısmında "Türk Edebiyatında Mecmua" başlığı altında mecmuaların tarihsel gelişimi ve özellikleri üzerinde durulduktan sonra birinci bölümde, ele aldığımız şiir mecmuası tanıtılmış ve daha sonra eserin transkripsiyonlu metni verilmiştir. Eser transkript edilirken ulaşabildiğimiz divanlarla mukayese yapılmış ve farklılıklar dipnotlarda gösterilmiştir.

DergilerEdebiyat dergisiKonya+4
Gülperi Bulut
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türk Lügati'nde "Dal" maddesi (Metin-dizinler-sözlük)

Hüseyin Kazım Kadri, Türk dili de başta olmak üzere çeşitli alanlarda eserler vermiştir. Türk Dili alanında verdiği en önemli eseri ise; Türk Lügati, Türk Dillerinin İştikakı ve Edebi Lügatleri isimli dört ciltlik eseridir. Türk dillerinin birliği amacıyla yazılan eser mukayeseli bir sözlük olma niteliğindedir. Sözlükte; Garb olarak verdiği Batı Türkçesinin yanında Azeri, Kazan, Uygur, Koybal, Yakut, Çuvaş, Kırgız gibi Türk lehçe ve şiveleri ayrıca Arapça, Farsça, Fransızca, İtalyanca, gibi Batı dilleri de işlenmiştir. Eserle ilgili çeşitli çalışmalar yapılmış ama tam anlamıyla bir incelenmesi henüz yapılmamıştır. Sözlükle ilgili yapılmış yüksek lisans tezleri de mevcuttur. Ancak bu tezler bir Türk dili incelemesi değil, Azeri Türkçesi edebi metinlerini içermektedir. Biz bu sözlüğün dal harfinin "dal" ana madde başından "dürr" ana madde başına kadar olan kısmı çeviri yazı sistemine aktardık. Bizim bu tez konusunu seçme amacımız ise eserin önemini ortaya koymaktır. Türk Lügati'nin ne kadar büyük ve önemli bir eser olduğu açıktır. Eserin; mukayeseli bir çalışma olması, kelimelerin kökeni, türü ve şekline kadar açıklama yapması, madde başlarını bulunduğu dilin edebi metinlerinden örnekleriyle ortaya koyması, kullanılan atasözleri ve deyimlerle kanıtlaması gibi özellikleri de önemini artırmaktadır. Yalnız içerdiği hatalar yönüyle çok eleştiri almıştır. Çalışma; giriş, Hüseyin Kazım Kadri, Türk Lügati hakkında genel bilgi, yöntem, Türk Lügati'nin tenkitli metni, ana metin ve sonuç bölümlerinden oluşmaktadır. Giriş bölümünde; çalışma hakkında kısa bilgiler verilecek, birinci bölümde Hüseyin Kazım Kadri'nin hayatı ve eserlerinden kısaca bahsedilecektir. İkinci bölüm, çalışmanın konusunu oluşturan Türk Lügati ile ilgili genel bilgiler verildiği bölümdür. Yöntem bölümünde; hem Hüseyin Kazım Kadri'nin sözlüğü hazırlarken kullandığı yöntem hem de bizim incelediğimiz yöntem birlikte verilecektir. Metin kısmında "dal" ana madde başı ile "dürr" ana madde başı arası çeviri yazı sistemiyle çevrilmiş, ana metin kısmında ise metnin kendisi verilmiştir. Sonuç kısmında ise, tespitler yapılmış yöntem sorunlarına değinilmiştir.

Büyük Türk LügatıDilbilgisiDilbilim+3
Özge Görel
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Halide Edip romanlarında erkek figürlerin inşası

Halide Edip Adıvar (1882 - 1964), ilk romanı Heyulâ'yı 1908 yılında yayımlamasının ardından 1963 yılına kadar toplam 21 roman kaleme almıştır. Yazar, II. Meşrutiyet'ten Kurtuluş Savaşı'na, Cumhuriyet'in ilanından çok partili döneme kadar Türk toplumunun tarihsel süreçteki kültürel değişim ve dönüşümlerine yakından tanık olmuştur. Türk edebiyatının önemli kadın yazarlarından olan Halide Edip Adıvar; yazar, gazeteci, öğretim üyesi ve milletvekili olarak toplumsal değişmelerle birlikte kamusal alanda daha fazla görünür olmaya çalışan kadınların sorunlarıyla ilgili önemli tespitlerde bulunmaktadır. Ayrıca yazar, cinsiyet kimliklerinin yeniden düzenlendiği bu yıllarda kadınların kamusal alandaki varlıklarını destekleyen ya da sınırlı tutmak gerektiğine inanan erkeklerin argümanlarına romanlarında yer vermiştir. Bu nedenle toplumun farklı kesimlerini temsil eden, kalabalık kişi kadrolu romanlar kaleme almıştır. Bu çalışmada Halide Edip'in romanlarındaki erkek figürleri, Türk toplumundaki modernleşme/Batılılaşma bağlamında fiziksel ve sosyal özellikler açısından hem ayrı ayrı hem karşılaştırmalı olarak incelenmektir. Tezin amacı, yazarın romanlarındaki ideal kadın kimliğini inşa ederken kadınları biçimlendiren ve/veya kadınların biçimlendirdiği ideal erkek kimliğini baba-kız, karı-koca, öğretmen-öğrenci ve patron-çalışan ilişkileri üzerinden nasıl inşa ettiğini tespit etmektir. Anahtar Kelimeler: Türk Edebiyatı, Halide Edip, karakter, erkek figür, roman.

Adıvar, Halide EdipErkek imajıErkekler+3
Elif Bulut
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Sadık Yalsızuçanlar'ın romanları ve romancılığı üzerine bir değerlendirme

Sadık Yalsızuçanlar, 1980'li yıllardan itibaren Türk edebiyatında öykü, roman, deneme, masal, söyleşi ve derleme alanlarında adından söz ettirmeye başlamış bir yazardır. Tasavvufî geleneği; postmodern bir söylemle, sürrealist ve psikanalitik tekniklerden de yararlanarak çarpıcı bir şekilde aktarır. Sadık Yalsızuçanlar; benliğini ilahi olanın sonsuz varlığında eriterek insan-ı kâmile ulaşan ariflerin hayatlarını varoluşsal kaygılar çerçevesinde işleyen romanlar kaleme alır. Sadık Yalsızuçanlar'ın Romanları ve Romancılığı Üzerine Bir Değerlendirme adlı bu tezin birinci bölümünde; Sadık Yalsızuçanlar'ın hayatı, sanat anlayışı ve eserlerine yer verilmiştir. İkinci bölümde; romanlar kronolojik sıra takip edilerek incelenmiştir. Üçüncü bölümde ise; yazarın romanlarından ve etkilendiği kaynaklardan hareketle romancılığı değerlendirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Sadık Yalsızuçanlar, Roman, Postmodernizm, Tasavvuf

PostmodernizmRomanTürk edebiyatı+2
Sıtkı Hidayet Umurhan
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Necati Cumalı'nın hikâyelerinde toplumsal meseleler

Necati Cumalı, Cumhuriyet sonrası Türk edebiyatında toplumcu gerçekçi çizgide eser veren yazarlardan biri olarak değerlendirilir. Hikâyelerinde toplumda görülen sosyal adaletsizlik, rüşvet, ekonomik sıkıntı, cahillik, inanç istismarı, kıskançlık gibi birçok meseleyi ele almıştır. Bu tezde Necati Cumalı'nın hikâyelerinde yer alan sosyal meseleler incelenmiş, başlıklandırılmış ve örneklendirilmiştir. Çalışmanın giriş bölümünde dünyada ve Türkiye'de toplumcu gerçekçi sanat anlayışının gelişimi hakkında bilgiler verilmiştir. Birinci bölümde yazarın hayatına, edebî hayatına ve eserlerine değinilmiştir. İkinci bölümde hikâyeler incelenmiş ve sosyal meseleler tespit edilmiştir. Üçüncü bölümde ise toplumcu gerçekçiliğin ilke ve kuramlarından yola çıkılarak Necati Cumalı ve hikâyeleri üzerinde bir değerlendirme yapılmıştır. Tez, elde edilen bilgiler ile genel değerlendirmenin yapıldığı sonuç ve kaynakça bölümleriyle bitirilmiştir.

Cumalı, NecatiEdebi eserlerHikaye+3
Ali Aktaş
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Vusûlî'nin 50 gazelinin (51-100) şerhi

Eski Türk edebiyatı metinleri ile aramızda duran en büyük engel, dil olarak görülmektedir. Bunun sebebi ise eserin yazıldığı dönem ile yaşadığımız çağda konuşulan Türkçe arasındaki farktır. Kendi döneminde anlaşılmama gibi bir kaygı gütmeyen şâirlerin şiirleri günümüzde şerh edilmeden anlaşılamayacak bir konumdadır. Bu yüzden, şerh çalışmalarının arttığı son yıllarda klâsik Türk şiirine olan temayül de artmıştır. Buna bağlı olarak eski dönem şiirlerinin şerh edilmesiyle birlikte dönemin sanatı ve toplumun yaşayışı, hayatı algılayış şekli vb. konulardaki malumatımız da tabii olarak artış göstermiştir. Bu tezin konusunu Vusûlî'nin 50 gazelinin şerh edilmesi oluşturmaktadır. Çalışmamız, Balkan sahası şâirlerimizden olan Vusûlî'nin edebî yönünü, sanat anlayışını ve edebiyat tarihimizdeki yerini belirlemeye yönelik bir çabanın emeğidir. 50 gazelini (51-100) anlayabilmek için önce bilinmeyen kelimeler verildi ve ardından beyitler nesre çevrildi. Beyitlerin günümüz Türkçesindeki anlamları aktarıldıktan sonra beyitler klâsik şerh metoduna göre şerh edildi. Şâirin kullandığı edebî sanatlar ve mazmunlar da açıklanmaya çalışıldı. Anahtar Kelimeler: Vusûlî, gazel, şerh.

Eski Türk edebiyatıGazellerTürk edebiyatı+2
Abdullatif Emre Navgasın
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Konya Yazma Eserler Kütüphanesi 8358 numaralı Şiir Mecmȗasının tanıtımı ve transkripsiyonlu metni (184-352. sayfalar)

Menşeini; Hazreti Muhammed'in hadis yazımına izin vermesiyle birlikte, sahabelerin Peygamber'den duyduklarını not etmeye başladıkları hadis derlemelerinden alan mecmûa yazımı, zamanla bir gelenek hâlini almıştır. Bu gelenek Osmanlı'da da rağbet görmüş, mecmûaların sayı ve çeşitliliği artmış, bu eserler telif kitap hüviyetine kavuşmuştur. Kendi devrinde rağbet gören edebȋ malzemenin meraklılarınca derlenip toplandığı bu defterler, özellikle edebȋ ve biyografik açıdan edebiyat tarihimizi aydınlatacak, edebiyat tarihimizdeki boşlukların doldurulmasına yardımcı olacak eserlerdir. Çalışmamızın konusu, Konya Yazma Eserler Bölge Müdürlüğü Kütüphânesi'nde 8358 numarada "Mecmû'a-i Eş'âr" adıyla kaydedilen el yazması mecmûanın (184-352.) sayfalarıdır. Giriş kısmında "Türk Edebiyatında Mecmûa" başlığı altında mecmûaların tarihsel gelişimi ve özellikleri üzerinde durulduktan sonra birinci bölümde, ele aldığımız şiir mecmûası tanıtılmış ve daha sonra eserin transkripsiyonlu metni verilmiştir. Eser transkript edilirken ulaşabildiğimiz dîvânlarla mukayese yapılmış ve farklılıklar dipnotlarda gösterilmiştir.

DergilerEdebiyat dergisiEski Türk edebiyatı+4
Ayfer Yılmaz
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Taşlıcalı Yahya'nın 30 gazelinin (1-30) şerhi

"Taşlıcalı Yahya'nın 30 Gazelinin (1-30) Şerhi" adlı bu tez çalışmasında Yahya Bey Divanı'ndan alınan ilk otuz gazelin şerhi yapılmıştır. Bu çalışma ile XVI. yüzyıl şairlerinden biri olan Taşlıcalı Yahya Bey'in edebi yönünün, sanat anlayışının ve edebiyat tarihindeki yerinin daha iyi anlaşılması amaçlanmıştır. Bu amaçla hazırlanan çalışma iki bölüm ve sonuç kısmından meydana gelmektedir. Çalışmanın ilk bölümünde Yahya Bey'in hayatı, edebi kişiliği ve eserleri hakkında kaynaklardan ve incelenen gazellerden yola çıkılarak bilgi verilmiştir. İkinci bölüm, Yahya Bey Divanı'ndan alınan ilk otuz gazelin şerhinden oluşmaktadır. Bu gazelleri şerh ederken klasik şerh yöntemi uygulanmıştır. Klasik şerh yöntemine göre beyitler, önce günümüz Türkçesine göre nesre çevrilmiş, daha sonra da bu beyitlerin açıklamalarına geçilmiştir. Açıklamalarda, kelimelerin divan şiirinde kullanım alanları, mecazi ve tasavvufi anlamları çeşitli kaynaklardan aktarılmıştır. Bu anlamalardan yola çıkarak şairin vurguladığı ve anlatmak istediği açıklanmaya çalışılmıştır. Her beyit sonunda mümkün mertebe edebi sanatlar izah edilmiştir. Sonuç kısmında, incelenen gazellerden yola çıkarak Taşlıcalı Yahya Bey'in edebi kişiliği, şiirlerde ele aldığı konular, kullandığı söz sanatları hakkında bilgi verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Yahya Bey, gazel, şerh.

Eski Türk edebiyatıGazellerTaşlıcalı Yahya Bey+2
Musa Sarıtepe
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Mehmed Emin Sabri Divanı'nın tahlili

Eski Türk edebiyatında birçok çeviri yapılmasına rağmen tahlil alanında yapılan çalışmalar kısıtlı kalmıştır. Bu tahlil çalışmalarına ek olacak bir eser de Mehmet Emin Sabrȋ Divanı'nın tahlilidir. Tahliller aracılığı ile divanlarda anlatılmak istenenler daha anlaşılır bir duruma gelmektedir. Bu tez çalışması ile Mehmet Emin Sabrȋ'nin divan edebiyatına katkısı, yeri ve önemi incelenmiştir. Divanda bulunan şiirlere konu olan unsurların nasıl işlendiği tespit edilmiş olup dört ana başlık altında örneklerle açıklanmaya çalışılmıştır. İncelenen bu tezde amaç Divan Edebiyatına konu olan unsurların nasıl işlendiğini belirtmek ve tahlil çalışmalarına katkıda bulunmaktır. Anahtar Kelimeler: Mehmet Emin Sabrȋ, Divan, divan tahlili.

Divan edebiyatıDivanlarEski Türk edebiyatı+2
Mahmut Beyret
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Necati Cumalı'nın hikâyelerinde ve romanlarında otobiyografik ögeler

Bir edebi eseri sanatkârından ayrı değerlendirebilmek mümkün değildir. Yazarını tam olarak tanımadan o sanat metni her yönüyle anlaşılamaz. Ayrıca bir yazarın hayatının bilinmeyen yönlerinin aydınlatılmasında yazmış olduğu eserler en önemli başvuru kaynağıdır. Hem eserin her yönüyle anlaşılması hem de yazarın hayatının bilinmeyen yönlerinin aydınlatılması yazar ve eseri arasındaki bağlantının anlaşılabilmesiyle mümkündür. Buradan yola çıkarak bu çalışmanın amacı, seksen yıllık ömrünün neredeyse altmış yılını edebiyata adamış ve hayatını eserlerine yansıtmış Necati Cumalı'nın eserlerindeki otobiyografik ögeleri tespit etmek ve bu sayede hem Cumalı'nın hayatını daha yakından tanımak hem de eserlerinin daha iyi anlaşılmasına katkıda bulunmaktır. Bu çalışmada Cumalı'nın Türk edebiyatındaki yerini daha iyi belirlemek amacıyla öncelikle literatür taraması yapılarak kuramsal alt yapı oluşturulmuş; hikâye ve roman konusu, edebiyat-biyografi ilişkisi genel hatlarıyla açıklanmıştır. Daha sonra Cumalı'nın hayatı, sanatı ve eserleri bölümüyle Cumalı'nın tanıtılması amaçlanmıştır. Son olarak da Cumalı'nın hikâye ve romanlarındaki otobiyografik ögeler tespit edilip yazarın hayatı ile eserleri arasındaki benzerliklerin saptanması amaçlanmıştır. Cumalı, hayatı ile eserleri arasındaki bağlantı hemen göze çarpan bir isimdir. Yazarın kendisi de yazdığı şeyleri bizzat gezip görerek yaşadığı şeylerden yola çıkarak yazdığını söylemiştir. Bu yüzden yazarın hayatı ve eserleri arasında çok güçlü bir bağlantı vardır. İncelenen 9 hikâye kitabında yer alan 117 hikâyesinde ve 6 romanında pek çok otobiyografik öge tespit edilmiştir.

BiyografiCumalı, NecatiHikaye+5
Okan Öztürk
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Neccar-zade Rıza Divanı'nın edisyon kritiği

Neccâr-zâde Rızâ Divânı' nın Edisyon Kritiği, Hazırlayan: Mehmet ÖZDEMİR, Danışman: Yrd Doç Dr. Halil İbrahim HAKSEVER, Afyon Kocatepe Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, (Yayımlanmamış Yüksek Lisana Tezi) Afyon, 1999 XV + 500 s. Neccarzade Rızâ, 1679 'da İstanbul'un Beşiktaş semtinde doğmuş ve 1846 yılında aynı yerde vefat etmiştir. Beşiktaş'ta dergahı bulunan şâir, Nakşî tarikatı şeyhlerinden olup otuz yıl şeyhlik yapmıştır. » Neccâr-zâde'nin Divan'ının yanında Muhtasaru'l- Velayet adlı tercüme eseri ve Hac-nâme adlı risalesi başta olmak üzere tasavvufî nitelikli küçük risaleleri vardır. Neccarzade Rıza, daha çok na'tleriyle tanınmış bir şâirdir. Divan'ında Hz. Peygamber'in evsafim anlatan bilyeler ve na'tler şiirlerinin ekseriyetini teşkil eder. Bu şiirlerde Hz. Peygamber'e karşı duyulan sevgi, hayranlık ve teslimiyetin derin izleri görülür. Mutasavvıf bir şâir olan Neccâr-zâde Rızâ, dînî ve tasavvufî aşkla kaleme aldığı şiirlerinde genellikle Hz. Peygamber'e olan aşkını dile getirmektedir. Nakşî tarikatı şeyhlerinden olan şâir, insanlara nasihat etme gayesini hedeflemiş ve Klasik Türk edebiyatı şâirlerimizden Nâbî gibi hikemî tarzda şiirler de yazmıştır. Neccarzade Divân'ı, Klasik edebiyatımızın alışılagelmiş divan tertibi tarzından farklı olarak tertip edilmiştir. Divan, dört bölüme ayrılmış ve her bölüme ayn bir isim verilmiştir. Bu bölümlerin her biri ayn birer divan gibi tertip edilmiş olup her bölüm başlı başına bir divan niteliğindedir. Bu bölümler şu şekilde acüandırılmıştır: Tuhfetü'l-İrşâd, Vâridât-ı Gaybiyye, Zuhûrât-ı Mekkiyye ve Hâtimetü'l- Varidat. Neccar-zâde Divân'ı ile ilgili bir diğer hususiyet de şudur: Gazeller, harf sırasına göre kâfiyelenmeden önce, o harfle kafiyeli bir dörtlük yazılmış sonra gazeller kalemem alınmıştır. Bu işlem her harf için aynı şekilde tekrar edilmiştir. Klasik divan tertibinde fazla raslanmayan bu tarz dikkat çekicidir. Neccarzâde Rızâ'nın Divan' ı, daha çok dînî-tasavvufî yönüyle dikkat çektiğinden incelemede bu konular üzerinde durulmuştur.

Divan edebiyatıDivan edebiyatıDivanlar+2
Mehmet Özdemir
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1999
00
Master'sOpen AccessTR

Cengiz Aytmatov`un eserleri üzerine bir inceleme

Cengiz Aytmatov, genellikle hikâye, povest ve roman türlerinde eserler kaleme almış halen yazmaya devam eden, yaşayan Türk yazarlarından biri sidir. Kırgız köylüsünün hayat mücadeleleri, II. Dünya Savaşı'nın cephe gerisin de yarattığı hazin tablolar, aşk, rejimin yanlış uygulamaları, iyilik ve kötülük arasındaki çatışma, çevrenin tahribatı, Sovyet yönetiminin baskı politikası, onun eserlerinin temel mevzularını teşkil ederler. Yazarın sanatçılığının en bariz vasfı, eserlerinde efsane, halk hikâyeleri gibi folklorik malzemelerden faydalanmasıdır. Roman ve hikâyelerindeki olayların tümü, açık mekânlarda cereyan eder. Dağlar, göller, ırmaklar, bozkırlar, Tren istasyonları, eserlerdeki vak'alara mekân vazifesi görür. Mekân unsuru ile birlikte şahıs kadrosunun zenginliği de dikkate değer bir diğer husustur. Onun eserlerinde geçmiş, hâlihazır hattâ kimi zaman da gelecek iç içe işlenir. Sağlam bir kurgu ve vak'a çeşitliliği, romanlarının temel vasıfların- dandır. Louis ARÂGONTun dünyanın en güzel aşk hikâyesi diye nitelendirdiği "Cemile", yazarı, Avrupa'da şöhrete kavuşturan ilk povestidir. Aytmatov'un diğer eserleri de dünyanın birçok diline tercüme edilmiştir. O, millî ve mahallî konular dan yola çıkarak evrensel mesajlar vermeyi kendine gaye edinmiş, dünyanın en çok okunan yazarlarından birisidir.

Aytmatov, CengizKırgız edebiyatı
Özlem Nemutlu
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1997
00
Master'sOpen AccessTR

Kani Divanı üzerine bir inceleme

18. yüzyılda Türk Edebiyatı, Osmanlı'nın gerilemesine rağmen hâla zirvedeydi. Biz, bu çalışmamızda 18. yüzyıl şâir ve yazarlarından olan Ebu Bekir Kânînin Dîvânı' nı transkribe ettik. Ayrıca, Giriş Bölümü'nde 18. yüzyılın siyasî ve edebî durumu ile ilgili bilgiler verdik. Şâirimizin hayatı, edebî kişiliği ve eserleri hakkında da tezkirelerden ve şiirlerinden yararlanarak tesbitler yaptık. Ebu Bekir Kâm Efendi, 1712 yılında Tokat'ta doğmuştur. Memleketinde şairliği ile ün salmıştır. Mevlevî tarikatine mensuptur. Kâm, 40 yaşına kadar Tokat'ta yaşamıştır. Daha sonra Hekimoğlu Ali Paşa vasıtasıyla İstanbul'a gelmiştir. Kânî, İstanbul'a uyum sağlayamaz. Hezeliyyâta meyleder. Çok saf olduğundan insanlarla arasındaki mesafeyi ayarlayamaz. Sürgün hayatı da yaşayan Kânî, 1791 yılında vefat eder. Mezarı Eyyüp'tedir. Kâni, Dîvân' ında çok içten bir di! kullanmıştır. Dîvân'ı içerisinde peygamberimize ve din büyüklerine yazılmış çok içten na'tler ve sitayişnameler vardır Edebiyat tarihçileri, Kani'yi hezelliyyâta meyi etmesinden dolayı şâir olarak görmezler. Biz,bu çalımayla Kâni'nin Dîvânı' nın metnini oluşturmuş olduk. Bundan sonraki çalışmalar şâirin edebî kişiliği ile ilgili olacaktır. Edebiyat Tarihimize bir katkı yapabildiysek ne mutlu.

Divan edebiyatıDivan edebiyatıDivan şiiri+3
Bilal Elbir
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1997
00
Master'sOpen AccessTR

Şiir üzerine düşünceleri ve Şiir-i Leyal'iyle Suut Kemal Yetkin

Karadeniz Teknik Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Türk Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı Yüksek Lisans programında gerçekleştirilen bu tezde, Suut Kemal YETKİN' in şiir üzerindeki düşünceleri, tenkitleri ve tartışmalarıyla gençlik yıllarında yazdığı ve sonradan Şiir-i Leyal adı altında bastırdığı şiirlerinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Suut Kemal YETKİN, birçok edebiyat sanatçısının edebi hayat çizgisinin başlangıcında da izlendiği üzere, şiirle edebiyata atılmıştır. Sanatçı, Paris'teki öğrenim yıllarında felsefe, sanat tarihi ve estetik üzerinde yoğunlaşırken gençlik yıllarındaki tutkusu ölçüsünde şiir yazmaktan uzaklaşmıştır. Şiir yazmaktan belirli bir süre uzaklaşan Suut Kemal YETKİN, nesir türü eserlerinin çoğunluğunda, teme çıkış noktası şiir olmak üzere, düşünceler ileri sürmüştür. Günümüze kadar, Türk Edebiyatında, Suut Kemal YETKİN'in gençlik yıllarında yazmış olduğu şiirleriyle, şiir üzerindeki düşünceleri hakkında tatminkâr bir çalışma yapılmamıştır. Suut Kemal YETKİN, bu yüzden Türkiye'de sanat tarihçisi, estetikçi, eleştirmen ve denemeci olarak tanınmıştır. Bu tez çalışmasında Suut Kemal YETKİN'in şairlik yönüyle şiir üzerindeki düşünceleri hakkında, kendi söyledikleriyle başkalarının söyledikleri; araştırma, inceleme, analiz ve kompozisyon metotlarıyla ele alınmıştır. Suut Kemal YETKİN'in basılmış olan kitaplarının arasında yer almayan makale, deneme ve tenkit gibi yazılan da değişik gazete ve dergilerden derlenerek, ilk kez bu tez çalışmasında gözden geçirilmiştir. Sonuçta; Suut Kemal YETKİN'in nesir türü eserlerinde şiir üzerinde odaklaşması, doğu ve batı edebiyatındaki orijinal tesbitleri değerlendirmiştir. Ayrıca, Ahmet Haşim tarzında yazmış olduğu Şiir-i Leyal'i üzerinde bir analiz çalışması yapılmıştır. VI

Yetkin, Suut KemalŞiir
Kahraman Bostancı
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1996
00
Master'sOpen AccessTR

Nilüfer mecmuası: İnceleme, tahlili fihrist bazı metinler

Türkiye'deki dergicilik faaliyetlerinin özellikle II. Meşrutiyet (1908) öncesinde Anadolu'da nasıl başlayıp geliştiğini, ilk derginin ne zaman ve hangi Anadolu ilinde çıkarıldığını ortaya koymak amacıyla Nilüfer (1887-1891) dergisi üzerinde çalışma amaçlandı. Çalışma, Önsöz dışında üç alt başlık altında toplanan Giriş (İlk Türkçe Mecmualar, Taşra Dergiciliği ve Nilüfer, Feraizcizade Mehmet Şâkir), Tahlili Fihrist ve bazı Seçme! M erinlerin günümüz harflerine aktarıldığı bölümlerle, Sonuç ve Kaynakça'dan oluşmaktadır. Giriş bölümünde önce Türkiye'de çıkarılan bir dönem Türkçe mecmualara değinilerek bunlardan özellikle Türk Edebiyatı 'nda iz bırakanlar ve tezin konusu olan Nilüfer dergisinin çıkarıldığı dönem (1887- 1891) 'deki bazı önemli dergilere, Taşra Mecmuaları ve Nilüfer'e değinilmiştir. Giriş bölümünde son olarak Nilüfer dergisinin sahibi Feraizcizade Mehmet Şâkir tanıtılmaktadır. Türk Edebiyatı'nda pek tanınmayan Mehmet Şâkir'in aslında II. Meşrutiyet öncesi dönemde önemli tiyatro yazarları arasında yer aldığı ve Türk dili üzerinde çalışmalar yapan dikkate değer bir isim olduğu aydınlığa kavuşmuştur. Bu çalışmada görüldü ki taşra, dergicilik faaliyetleri yönünden İstanbul kadar olmasa bile hatırı sayılır hamlelerde bulunmuş, Tanzimat'ın ilanından sonra yenilikleri izleme konusunda İstanbul'u yalnız bırakmamıştır. İzmir ve Bursa belki de İstanbul'a yakın olmaları sebebiyle taşraya öncülük etmiş, yeniliklerde başı çekmiştir. İlk derginin İzmir'de çıkarılmış olması (1882) bu ilin kültürel yönden Anadolu illeri arasında önemini vurgular. Fakat Nevruz, çok kısa denilebilecek bir sûre için yaynhn/nifJ-ıı* (1882). İzmir, vnNevruz'dan sonra dergicilik faaliyetlerine epey bir süre ara verirken Bursa, bu dönemde uzun soluklu iki dergiyi peş peşe çıkarır. Nilüfer (1887-1891), Fevâıd (1888-1896). Bu açıdan Bursa taşrada dergicilik faaliyetleri yönünden İzmir'den daha köklü ve sağlam temellere sahiptir. Nilüfer dergisinin kalabalık sayılabilecek (82) yazar kadrosuna sahip olduğu ve bunların çoğunluğu taşradaki yazarlardan oluştuğu görüldü. Bunun yanında İstanbul'dan yazan yazarların sayısı da az değildir. Nilüfer dergisi "ifrat ve tefritten uzak" bir dini anlayış benimseyen, dönemin padişahı Sultan II. Abdülhamid'le barışık yaşamaya gayret sarf eden bir görüşe sahiptir. Bursa ilinin ilk dergisi olan Nilüfer, aynı zamanda Anadolu coğrafyasında çıkarılan ikinci dergidir. 1882 yılında 10 sayı çıkarılan Nevruz dergisi bir yana bırakılırsa Nilüfer (1887-1891) Anadolu coğrafyasında çıkarılan uzun süreli ve geniş okuyucu kitlesine sahip ilk dergidir.

Feraizcizade Mehmet ŞakirNilüfer mecmuası
Hasan Çelik
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1997
00
Master'sOpen AccessTR

Mirsad mecmuası (tahlili fihrist, inceleme, metinler)

Mirsad dergisi II. Abdülhamid sansürünün yoğun yaşandığı günlerde yayın hayatına başlayan ve yine bu sansürün emriyle yayınını noktalayan bir dergidir. Bu çalışmada istibdad döneminde yeşeren ve solan bir dergi olan Mirsad'ın dönemi içindeki yerinin tesbiti, dergi etrafında toplanan isimlerin belirlenmesi ve tanıtılması, derginin günümüz harflerine kazandırılması kısaca, tahlil, inceleme ve çeviri amaçlandı. Çalışmanın giriş kısmında II. Abdülhamid dönemi basın yayın hayatı hakkında genel bilgiler verilmektedir. Dönemin belli başlı gazete ve dergileri, Mirsad'ın yayın tarihi ile çakışan dergiler tanıtılmaktadır. Mirsad dergisinin tanıtıldığı kısımda ise derginin yayın süresi, dönemi ve gayesi belirtilmekte, 25 sayı boyunca sergilediği dış yapı ve biçim özellikleri tarif edilmektedir. Yazar kadrosu ulaşabildiğimiz hayat hikâyeleri ile tanıtılmakta, hakkında hiçbir bilgi verilmeyen isimler dergideki takdimleri ile sunulmaktadır. Ardından Mirsad'da yer alan tüm türler ve ağırlık kazanan muhtevalar hakkında bilgiler verilmektedir. Kısm-ı fennîler hariç tüm Mirsad metinlerinin günümüz harflerine çevrildiği "metinler" bölümünden hemen önce yer alan Tahlilî Fihrist, bir nevi metinlere âit detaylı bilgilerin verildiği içindekiler kısmı görevini üstlenmektedir. Mirsad dergisi hem içerdiği türler, hem tercih ettiği muhtevalar, hem de siyasetten ve güncel hayattan bilinçli olarak uzak duruş tarzıyla tamamen dönem dergilerinin karakterini yansıtır, yönetimin kendisinden beklediği kimliği taşır. Her ne kadar, ilk bakışta, kapatılan bir dergi olması Mirsad'ın yönetimle çeliştiği veya böyle bir izlenim uyandırdığı düşüncesini doğursa da incelendiğinde, hükümetle barışık olduğu görülür. O da dönemindeki pek çok dergi gibi, II. Abdülhamid sansürünün gayesini aşan parçası jurnalcilik teşkilâtının kurbanı olmuştur. VI

DergilerMirsad mecmuası
Pınar Şaylan
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1998
00
Master'sOpen AccessTR

Doğu Karadeniz efsanelerini derleme ve araştırma (Trabzon, Rize ve Artvin efsaneleri)

İnsanoğlu, tarih sahnesine çıktığı günden bugüne gelene kadar hep, yaşadığı dünyayı sorgulamış, onu anlamaya çalışmıştır. İlk dönemlerde insanlar tabiatı ve tabiat olaylarım kendilerince açıklamışlar, bunun sonucunda da o dönemin efsaneleri meydana gelmiştir. Zaman geçtikçe de toplumların kendi kültür seviyelerine ve yaşadıktan çağlara uygun yeni efsaneler oluşmuştur. Efsaneler, insanın hayal gücünün ve zekâsının ürünleridir. Destanlar gibi millî olmamalarına rağmen, toplumun kültür düzeyini, yaşayış şeklini yansıtırlar. İnsanları iyiye, güzele, doğruya yönlendirirler. Bugüne kadar, Türkiye'de ve diğer ülkelerde efsaneyle ilgili pek çok metin derlenmiş ve efsaneler üzerinde ilmî çalışmalar da yapılmıştır. Özellikle Avrupa'da, bu konuyla ilgili çalışmalar 1900'lü yıllara kadar uzanmaktadır. İşte bu çalışmayla, hızlı bir şekilde yok olmaya başlamış millî kültürün sözlü ürünlerinden biri olan efsanelerin, bir an önce yazıya geçirilmesi amaçlanmıştır. Çalışma alanı olan Trabzon, Rize ve Artvin yörelerine ait çok az sayıda efsane amatör araştırmacılar tarafından derlenerek yazıya geçirilmiştir. Ancak, bugüne kadar, bölgede geniş çaplı ve akademik düzeyde bir çalışma yapılmamıştır. Bu nedenle, Doğu Karadeniz bölgesi, değerlendirilmesi gereken bakir bir sahadır. Çalışmada, sahanın geniş, yerleşimin engebeli arazi yüzünden çok dağınık olması yüzünden ve iletişim şartlan, kaynakların tümüne ulaşmayı imkânsız kıldığından, vasıtasız derleme metodunun yanı sıra, vasıtalı derleme metodu kullanmak zorunlu hâle gelmiştir. Derlemeler teyple yapılmış, daha sonra da deşifre edilerek yazıya geçilmiştir. Deşifre edilen malzeme tasnif edildikten sonra, her efsane önce epizotlanna aynlmış, ardından üslûp birliği sağlamak amacıyla çalışmacı tarafından yeniden yazılmıştır. Tekrara düşmemek için, varyantlar aynca yazılmamış, sadece farklı kısımlan dipnotlarda vragösterilmiştir. Çalışmanın son bölümünde, efsaneler önemli özelliklerine değinilerek, kısaca değerlendirilmiştir.

ArtvinDoğu Karadeniz bölgesiEfsaneler+2
Neşe Işık
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1998
00
Master'sOpen AccessTR

Mine Söğüt'ün romanlarında postmodern unsurlar

Son dönem Türk edebiyatında farklı üslubu, masalsı anlatımı ve ironik diliyle kendine bir yer edinen Mine Söğüt'ün romanlarında postmodern unsurları tespit etmek tezin amacını oluşturmaktadır. Çalışmada ilk olarak yazarın romanlarının daha rahat anlaşılması adına modernizmin sınırları ve tanımı yapılmıştır. Ardından postmodernizmin oluşumu, tavrı ve modernizmden farklı yanları tespit edilmiştir. Bu tespitler ve tanımlamalar başta dünya olmak üzere Türkiye'yi de içine alan birçok düşünür, sanatçı ve akademisyenin fikirlerini içerir. Postmodernizmin sınırları konusunda farklı birçok yol, fikir ve yaklaşım olsa da Söğüt'ün eserleri modernizme karşı çıkan postmodernizm tanımıyla değerlendirilir. Modernizmin aklı, deneyi ve tek gerçeği savunan birçok "büyük anlatı" oluşturmuş tavrına karşılık postmodernizm "ne olsa gider" mantığıyla her şeyi aynı değere indirgeyen bir bakış oluşturur. Bu anlayışta birçok farklı düşünce yan yana gelebildiği gibi tek gerçek yerine birçok doğru kabul görür. Postmodern edebiyat kapsamında postmodernizmin doğurduğu özelliklere uygun olarak düşünür ve sanatçıların hemfikir oldukları çoğulculuk, oyun, üstkurmaca, metinlerarasılık, ironi, postfeminizm gibi unsurlar belirlenmiştir. Bu belirlenen kavramlar sanatçının eserlerinden alıntılar yapılarak ve otoritelerin tanımlarıyla desteklenerek geliştirilir. Mine Söğüt'ün tüm romanlarında postmodern edebiyatın ana unsurları tespit edilmiştir. Bu unsurlar titiz bir metin inceleme yöntemiyle farklı okumalar yapılarak incelenmiştir. Sanatçının Batı ve Türk edebiyatının zengin kaynaklarını metinlerarasılık ve üstkurmaca unsurlarıyla birleştirerek okuru merkeze alan, eğlendirici bir oyun alanı kurduğu metinleri bu bağlamda değerlendirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Mine Söğüt, metinlerarasılık, oyun, postmodern edebiyat, üstkurmaca.

MetinlerarasılıkOyunlarPostmodernizm+4
Bilal Kas
Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
10
Master'sOpen AccessTR

Muzaffer İzgü'nün hayatı, sanatı ve romancılığı

Bu çalışmada Muzaffer İzgü'nün hayatı, sanatı ve romancılığı hakkında ayrıntılı bilgi verilmiş, ayrıca romanları yapı bakımından incelenmiştir. Muzaffer İzgü'nün Hayatı, Sanatı ve Romancılığı üzerine yapılan bu inceleme iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, İzgü'nün hayatı, sanatı ve romancılığı hakkında bilgi verilmiş; ikinci bölümde, İzgü'nün romanları; olay örgüsü, mekân, zaman, şahıs kadrosu ve bakış açısı bağlamlarında incelenmiştir. İzgü'ye ait romanlar ve onunla ilgili yapılmış çalışmalar incelenerek yazarın daha önce fark edilmemiş yönlerine dikkat çekilmiştir. Tezin sonuç bölümündeyse çalışmamız neticesinde ulaştığımız sonuçlar dikkatlere sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Muzaffer İzgü, roman, sanat, yapı

BiyografiRomanSanat+2
Şahin Çelikkaya
Agri Ibrahim Cecen University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Osman Rahmi Efendi'nin Nâme-i Dil mesnevisinin çeviri ve incelenmesi

Bu tezdeki amaç, Osman Rahmi Efendi'nin Nâme-i Dil adlı mesnevisinin transkripsiyonlu metnini vererek edebi açıdan tahlil etmek ve mesneviyi bilim dünyasına tanıtmaktır Çalışma giriş bölümüyle beraber üç bölümden oluşmaktadır. Bu amacın hedefine tam olarak ulaşabilmesi için giriş bölümünde, mesnevinin daha iyi anlaşılabilmesi için XIX. yüzyılın siyasi ve kültürel hayatı, mesnevi türü ve Osman Rahmi Efendi'nin hayatı ve eserleri hakkında bilgi verilmiştir. Birinci bölümde de Nâme-i Dil'in muhtevâsı hakkında bilgi verilerek önemi vurgulanmış sonrasında ise mesnevide yer alan dinî ve aşkla ilgili kavramların tahlili yapılmıştır. İkinci bölümde ise Nâme-i Dil mesnevisinin transkripsiyonlu metni verilmiştir. Çalışmanın sonucunda orta hacimli bir eser olan Nâme-i Dil'in edebiyat tarihimizdeki yeri belirtilmeye çalışmış ve eserdeki bazı verilerden hareketle Osman Rahmi Efendi hakkında bilgi edinilmiştir. Anahtar Kelimeler: Name-i Dil, Osman Rahmi Efendi, Mesnevi, XIX. yüzyıl.

19. yüzyılDilbilgisiDilbilim+7
Funda Dolahmet
Agri Ibrahim Cecen University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Aşık Mevlüt Mertoğlu hayatı sanatı eserleri

Tarihi seyir içinde âşık edebiyatı, Türklerin, İslamiyet'i kabul etmesiyle birlikte Türk sözlü edebiyatın temeli olan ozan-baksı geleneğinin muhafazakârlaşması ve yerlileşmesi ile yeni bir tarz olarak ortaya çıkmıştır. Kaynağını sözden alan âşık edebiyatı, yüzyıllar boyunca farklı kültür ve coğrafyalara yayılarak toplumun hafızasını oluşturmuş ve edebiyatın önemli bir parçası haline gelmiştir. 15. yüzyılda kendini gösteren bu edebiyat, temsilcileri olan âşıklar tarafından günümüze kadar korunmuş ve taşınmıştır. Âşık Mevlüt Mertoğlu'nun hayatı, sanatı ve eserlerinden oluşan bu çalışmanın amacı, Erzurum âşıklık geleneği çevresinde yetişen, Erzurum âşıklık geleneğinin önemli temsilcilerinden olan Âşık Mevlüt Mertoğlu'nun âşıklık geleneği içerisindeki yerini ve önemini ortaya koymaktır. Nitel bir çalışma olan bu incelemede, halk edebiyatı ve aşık edebiyatı üzerine yazılmış eserler literatür taraması yapılarak incelenmiştir. Verilerin toplanması ve analiz edilmesi sürecinde yerinde gözlemler yapılarak elde edilen veriler derlenmiş, âşık ile ikili görüşmeler yapılmış, ihtiyaç duyulan veriler toplanmış, nitel araştırma yöntemine göre bu veriler analiz edilmiştir. Âşık Mevlüt Mertoğlu'nun iki yüz on iki şiiri aşk, özlem, gurbet, kader-şans-talihten yakınma, din, tasavvuf, aile, toplumsal ve eleştirel konular, milli duygular başlıkları altında incelenmiş; şiirlerin dil, üslup ve şekilsel özellikleri tespit edilmiştir.

Aşık edebiyatıAşıklar(Aşıklık geleneği)Biyografi+4
Abdulhan Taşbaşı
Agri Ibrahim Cecen University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessEN

Cemal Safi life and poetry

In this work, Cemal Safi's life, approach to art and poems are analyzed in all aspects. The goal of this work is to determine the epistemological, thematic and aesthetic substructure of the poems of Cemal Safi, through a denouncement of his way of constructing them. Having dwelled on the way the poems are organized, the poet's way of utilizing poetical techniques and the leading themes, the way the poet gives his work its aesthetic value is ascertained. Through the principles of connotation and infiniteness of meaning in a poetic text, the work was not limited by criterias of one discipline, other disciplines to which the texts orientate are also recoursed. However, keeping in consideration that the literary text is a organic whole in itself, the text itself and the data supported by text are put in the axis of the work.

BiographySafi, CemalTheme+3
Ömer Yuzbaşı
Agri Ibrahim Cecen University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Şemseddin Sami'nin Küçük Kamus-ı Fransevi adlı Fransızca-Türkçe sözlüğünün Transkripsiyonu

Bir dili öğrenebilmek için sözlüklerin önemi çok büyüktür. Türk dilinde Divanü Lügati't-Türk adlı eserden bugüne dek yüzlerce sözlük yazılmıştır. Bu sözlükler Türkçeden Türkçeye olabildiği gibi; Türkçeden yabancı dile tek yönlü; yabancı dilden Türkçeye tek yönlü; hem Türkçeden yabancı dile, hem de yabancı dilden Türkçeye çift yönlü şekilde olagelmiştir. Ayrıca manzum ve mensur olmak üzere her iki türde sözlükler yazılagelmiştir. Bu sözlüklerin hepsi kültür hayatımız için ayrı öneme sahiptir. Karahanlı Türklerinin İslamiyeti kabulünden 1839 yılındaki Tanzimat Fermanı dönemine kadar en çok sözlüğü hazırlanan diller Arapça ve Farsça olmuştur. 1839 yılından sonra ise bu dillerin yerini batı dilleri almıştır. Batı dilleri içerisinde en çok sözlüğü hazırlanan başlıca diller de Fransızca ve İngilizce olmuştur. Tanzimat'ın fermanı olan 1839 ile Cumhuriyetin ilanı olan 1923 dönemi arasındaki katalog taramalarında bu döneme ait 50'den fazla sayıda Fransızcadan Osmanlı Türkçesine ve Osmanlı Türkçesinden Fransızcaya sözlük kaydına rastlanmaktadır. İnceleyeceğimiz eser büyük dilci Şemsettin Sami'nin "Küçük Kamus-ı Fransevi" adlı 7+651+5 sayfalık Fransızcadan Osmanlı Türkçesine sözlüğüdür. 1839-1923 arasında hazırlanmış Fransızca-Türkçe ve Türkçe-Fransızca sözlükler kısaca tanıtılacaktır. Daha sonra Şemsettin Sami'nin "Küçük Kamus-ı Fransevî" adlı eserinin tam metin halinde transkripsiyonu yapılacaktır. Anahtar Kelimeler: Fransızca, Küçük Kamus-ı Fransevî, sözlük, Şemseddin Sami, Türkçe.

Fransız edebiyatıFransızcaKamus-ı Fransevi+4
Uğur Akıl
Agri Ibrahim Cecen University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Sadettin Kaplan'ın romancılığı

Bu çalışmada Sadettin Kaplan'ın hayatı, sanatı ve romancılığı hakkında ayrıntılı bilgi verilmiş, ayrıca romanları yapı bakımından incelenmiştir. 'Sadettin Kaplan'ın Romanları' başlıklı çalışma, iki ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, Sadettin Kaplan'ın yaşam öyküsü ve sanat yaşamı ile eserlerinin tanıtımı sunulmuştur. İkinci bölümde yani Sadettin Kaplan'ın romanlarının incelendiği bölüm ise, yazımızın inceleme bölümünü oluşturmaktadır. Bu bölümde edebî ölçütler doğrultusunda yapılan incelemeyle belirlenen bulgular, bütün olarak ele alınarak, onun belirlenen romanlarının karakteristik özellikleri yansıtılmaya gayret edilmiş; Kaplan'a ait romanlar onunla ilgili yapılmış çalışmalar incelenerek yazarın daha önce fark edilmemiş yönlerine dikkat çekilmiştir. Tezin sonuç bölümündeyse çalışmamız neticesinde ulaştığımız sonuçlar dikkatlere sunulmuştur. 2019, XV+185 Sayfa Anahtar Kelimeler: Roman, Sadettin Kaplan, Roman İncelemeleri

Kaplan, SadettinRomanTürk edebiyatı+1
Safiye Bilge Ağtaş
Agri Ibrahim Cecen University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Adalet Ağaoğlu'nun dar zamanlar üçlemesinde postmodern yansımalar

Postmodernizm, modernist arayışın canlılığını kaybetmesinden sonra yirminci yüzyılın ikinci yarısında ortaya çıkan çeşitli üslup ve yönelişlerin adıdır. Teknolojinin gelişmesiyle insana verilen değerin azalması insanoğlunu başka arayışlara itmiştir. Birçok kişi tarafından modernist olarak bilinen Adalet Ağaoğlu'nun eserlerinde postmodern öğelere rastlanmaktadır. Değişim konusunda edebiyatın yapısal durumundan farklı davranan yazar, kendine özgü anlatım biçimleri geliştirmiştir. O güne dek pek az yazarın eleştirmeyi göze aldığı toplumsal konuları cesurca dile getirmiştir. Bireyi eserlerinde esas alması onun toplumun gerçeklerini ne derece yansıtmaya çalıştığını gösterir. Eserlerinden dolayı birçok tartışmaya konu olan yazar, yine de hayatını sanatına adayarak bildiği yolda ilerlemeye devam etmiştir. Kadını eserlerinde başat öğe olarak ele alan Ağaoğlu, onun kendini ispat edişine eserlerinde yer verir. Araştırmanın temel amacı, Türk Edebiyatı'nda çok önemli bir yere sahip olan Adalet Ağaoğlu'nun Dar Zamanlar üçlemesini oluşturan Ölmeye Yatmak, Bir Düğün Gecesi ve Hayır adlı eserlerin üzerinde postmodern yansımaları belirlemektir. Üç bölümden oluşan çalışmanın giriş kısmında postmodernizmin ne olduğuna ve dünya edebiyatında nasıl kullanıldığına değinildikten sonra birinci bölümde Adalet Ağaoğlu'nun hayatı, sanatı ve eserleri hakkında bilgi verilmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde ise incelemeye tabi tutulan romanlar; kişi, zaman, mekân, olay örgüsü, temalar, bakış açısı dil ve üslup açısından incelenmiştir. Üçüncü bölümde Ağaoğlu'nun Dar Zamanlar üçlemesinde kullanılan postmodern teknikler tespit edilmiştir. Bu teknikler ele alınırken postmodern roman incelemesinde kullanılan üst kurmaca, ontolojik unsurlar, zihin karışıklığı, metinlerarasılık gibi tekniklerin romanlarda nasıl ele alındığı incelenmiştir. Sonuç kısmında çalışmanın genel bir değerlendirilmesi yapılmış olup bu romanlarda geçen postmodern özelliklerden nasıl faydalanıldığı ortaya konulmuştur. Anahtar Kelimeler: Adalet Ağaoğlu, Postmodernizm, Üstkurmaca, İroni

Ağaoğlu, AdaletPostmodernizmTürk edebiyatı+2
Oya Aslan
Agri Ibrahim Cecen University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Mustafa Kutlu'nun hikâyelerinde halk bilimi unsurları (2010-2018)

Halk belirli bir gelenek içerisinde birlikte yaşayan, aynı kültür özelliklerine sahip insan topluluğudur. Halk bilimi birlikte yaşayıp aynı kültür özellikleri gösteren halk adı verilen topluluğa ait maddi ve manevi kültürel unsurları inceleyen bilim dalıdır. Halk bilimi, halkın davranış kalıplarından edebiyat ürünlerine kadar geniş bir alanda araştırma yaparak elde ettiği verileri gelecek nesillere aktarır. Halk bilimi çerçevesinde değerlendiren halk edebiyatı ve halk kültürü unsurları modern dönem Türk edebiyatına ait eserlerde de yer almaktadır. Türk hikâyesinin önemli isimlerinden olan Mustafa Kutlu halkın yaşantısına eserlerinde sıkça yer veren yazarlardandır. Anadolu'yu, Anadolu insanını, köyden kente göç olgusunu hikâyelerinde tüm canlılığı ile işleyen Mustafa Kutlu hikâyelerinde halk bilimine ait unsurlara sıkça yer vermiştir. Mustafa Kutlu ilk dönem eserlerinden itibaren halka ait maddi ve manevi kültürel ögeleri yapıtlarında sıkça kullanmıştır. Bu çalışmanın amacı, medyanın halk kültürü üzerinde olumsuz etkilerinin sosyal medyanın yaygınlaşması ile birlikte arttığı 2010 sonrası dönemde Mustafa Kutlu'nun yazdığı hikâyelerde halk bilimine ve halk bilimi içinde değerlendirilen halk edebiyatına ait unsurları tespit etmek ve incelemektir. Bu çerçevede Mustafa Kutlu'nun 2010-2018 arası hikâyelerinde yer alan halk bilimi unsurları ve bu unsurların kullanımı tespit edilip ortaya koyulmuştur. Anahtar Kelimeler: Halk, halk bilimi, halk bilimi unsurları, Mustafa Kutlu

Halk bilimiHikayeKutlu, Mustafa+2
Feyza Bayrak Kahraman
Agri Ibrahim Cecen University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türk romanında Ahıska Türkleri

Ahıska Türklerinin geçmişi çok köklü bir tarihe dayanmaktadır; ancak yüzyıllar boyunca yaşadıkları ata topraklarından 1944'te ayrılmak zorunda kalırlar. Dönemin SSCB başkanı olan Stalin tarafından Orta Asya'nın çeşitli bölgelerine sürülen Ahıska Türkleri, gittikleri yerlerde de birçok sıkıntıya maruz kalırlar. Fergana olayları, Krasnodar sorunu, ABD'ye mecburi göç yaşanan sıkıntıların en bariz örnekleridir. Bir giriş ve bir ana bölümden oluşan çalışmamızın giriş bölümünde Ahıska Türklerinin tarihi geçmişine ve yaşadıkları sürgünlere yer verilir. İkinci bölüm ise çalışmamızın temel amacını oluşturmaktadır. Bu bölümde Ahıska Türklerinin başından geçenlerin, Türk romanına ne kadar yansıdığı incelenmeye çalışılır. Yetmiş dört yıldır sürgün hayatı yaşayan Ahıska Türklerinin dramına farklı bir boyuttan bakılarak ona ışık tutulmaya çalışılır. İlk roman olan Aşka Son Bakış'ta Ahıskalı iki aşığın sürgün sırasında birbirlerinden ayrılmaları ve kaderin bir şekilde onları yeniden birleştirmesi anlatılır. Bu aşk hikâyesinin arka planında ise Ahıska Türklerinin yaşadığı sıkıntılar yer alır. Gurbetten İniltiler seri halinde sunulur ve üç romandan oluşur. Romanların ilkinde 1944 Sürgünü'ne, ikincisinde sıkıyönetim altında yaşadıkları döneme, son romanda ise Fergana Olayları'na yer verilir. Kardaki Ayak İzleri: Ahıska Türklerinin Dramı ise olaya farklı bir açıdan yaklaşarak Ahıska Türklerinin Türkiye'ye göç ettiklerinde yaşadıkları sıkıntıları ele alır. Sara: Ahıska'da Bir Ermeni Gelin'de Ahıska Türklerinin milli mücadele ve Türklük adına yaptığı fedakârlıklara değinilir. Salkım Söğütlerin Gölgesinde, Ahıska Türklerinin Ahıska'daki yaşam şekillerini, yabancı komşularıyla iletişlerini ve 1944 Sürgünü'nü ele alır. Vatan Kokusu'nda ise 1944 Sürgünü sırasında birbirinden ayrılmak zorunda kalan Ahıskalı iki kardeşin hikâyesine yer verilir. Son roman olan Ahıska Sürgünü: Menemşe'de ise komünist anlayışın gereklerini yerine getirmediği için sürülen İsmail'in yaşamak zorunda kaldığı zorluklara, 1944 Sürgünü'ne ve sonrasında yaşanılanlara değinilir. Anahtar Kelimeler: Ahıska Türkleri, Ahıska sürgünü, Fergana Olayları, Ahıska Kitapları.

Ahıska TürkleriFerganaOrta Asya+4
Damla Kotan
Agri Ibrahim Cecen University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Aşkî Hüseyin Efendi Dîvânı (Edisyon-kritik, metin inceleme)

Aşkî Hüseyin Efendi, Giritli ve mutasavvıf bir şair olup, 18. Yüzyılın sonu ve 19. Yüzyılın başları arası yaşamıştır ve babasının adı İbrahim Ethem'dir. Divanın başında "Hazâ Dîvânü'l Aşkîyyü'l- Kâdirîyyü'l- Girîdî el-me'zûn min eş-Şeyh İbrahîm Hanîfü'l Kâdirî-i İstanbûlî kuddise sırrehû…" sözlerinden şairin Kâdirî tarikatına mensup olduğu ve hocasının İbrahim Hanif olduğu bilgisine ulaşılmaktadır. Aşkî, şiirlerinde Derviş Aşkî, Hüseynî, mahlaslarını kullanmıştır. Divanda vezin ve kafiyeye dikkat etmeden, şiirler yazması şiirleri içtenlikle aklına estiği gibi yazmasından kaynaklanmaktadır. Kafiye kusurları dolayısıyla şiirler çevirilirken ve ölçü bulunurken birtakım sorunlarla karşılaşılmıştır. Şairin tekke- tasavvuf şairi olduğunu, vahdet inancını, tarikat, mürid-mürşid ilişkisini, peygamber ve ehl-i beyte olan sevgisini dile getirişinden anlayabiliriz. Şiirlerde kullanmış olduğu tasavvufî unsurlar da bunun ispatıdır. Çalışma "Giritli Aşkî Hüseyin Efendi Divanı'nın" transkripsiyonlu bir şekilde Latin alfabesine aktarımı ve aktarılan şiirlerin incelenmesinden, giriş, sonuç, kaynakça, dizin bölümlerinden oluşmaktadır. İncelemelerin yer aldığı bölümler, şiirlerde yer verilmiş olan efsânevi şahsiyetler, âyetler, hadisler, peygamberler, sahabeler, divan şiirinde âşık motifi ve özellikleri, sevgili motifi ve özellikleri, şiirlerde özelliklerinden faydalanmak için kullanılan bazı hayvanlar, bazı kelimelerin dil özellikleri ve deyimler olarak başlıklandırılmıştır. Anahtar Kelimeler: Aşkî Hüseyin Efendi, Dîvan, Transkripsiyon, Metin İnceleme, Tasavvuf.

18. yüzyılAşkiDivan edebiyatı+5
Özlem Atmaca Karaman
Agri Ibrahim Cecen University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Verdî Kāsım Divanı (Transkripsiyonlu metin, sözlük, dizin)

Milletlerin gelişmişlik seviyesiyle dil ve edebiyatlarının gelişmişlik seviyesi paralellik gösterir. Büyük, köklü ve gelişmiş medeniyetlerin dil ve edebiyat alanlarına bakıldığında aynı oranda yüksek seviyede olduğu bilinmektedir. Bunu da gelişmiş medeniyetler önemli edebi eserler ortaya koyarak kanıtlamışlardır. Önemli eserler dil ve söz söyleme kudreti bakımından güçlü olan eserlerdir. Bir söz sanatı olan şiirler de bu eserler arasındadır. Türk şiiri dini törenlerden doğmuş fakat sonraları din dışı konularda da gelişimini sürdürmeye devam etmiştir. Yüzyıllarca edebiyatımızın ana anlatım aracı olan şiire "yır" adı ile ilk önce Orhun yazıtlarında sonra da Divan-ı Lügati't Türk'te rastlanmıştır. Türk edebiyatında en çok gelişme gösteren tür şiirdir. Edebiyatımızda sayısız yazı türleri mevcut olmakla beraber Türk milleti en çok şiiri benimsemiş ve sevmiştir. Bu yüzden olacak ki edebiyatımızda hikāyeler bile mesnevi yoluyla şiirle anlatılmıştır. Klasik edebiyatımızda da şiir önemli bir yere sahiptir. Öyle ki şairlik ölçüsü müretteb divana sahip olmak olarak görülmektedir. Bugüne kadar Klasik Türk edebiyatı alanında birçok çalışmalar yapılmıştır. Yapılan çalışmalar sonucunda pek çok sanatçı ve eserlerinin önemi tespit edilmiştir fakat hala tezkirelerde ve diğer kaynaklarda ismi geçen hayatı ve eserleri hakkında herhangi bir inceleme yapılmamış çok sayıda sanatçı mevcuttur. Bunların da diğer sanatçılarımız gibi incelenip ilim alemine kazandırılmaları ve önemlerinin bilinmesi gerekmektedir. Bu gereklilik neticesinde daha önce üzerinde hiçbir çalışma yapılmamış XVII. yüzyıl şairlerinden Verdî Kāsım ve Dîvan adlı eserini incelemeyi uygun gördük. Bu çalışma Ankara Milli Kütüphane Yazmalar Koleksiyonu 06 Mil Yz A 2589 numarada kayıtlı olan Divanın transkripsiyonlu metni, sözlük ve dizin üzerine yapılan çalışmadan oluşmuştur. Bu eserde 168 şiir 2 tarih yer almaktadır. Çalışmamızın giriş bölümünde Klasik Türk Edebiyatında Şiir ve Klasik Türk Edebiyatında Tasavvuftan kısaca bahsedilmiştir. Birinci bölümünde transkripsiyonlu metin, ikinci bölümde sözlük, üçüncü bölümde dizin ve yapılan çalışmaların daha sağlıklı takip edilmesini sağlamak maksadıyla metnin Tıpkıbasımına yer verilmiştir. Metin üzerinde detaylı inceleme yapılmamasına karşılık genel olarak inceleme yapılmış ve bu da "sonuç" başlığı altında örneklerle özetlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Klasik Türk Şiiri, Şair, Tasavvuf, Verdî Kāsım

17. yüzyılDivan edebiyatıDivanlar+3
Elif Mine Demirkol
Agri Ibrahim Cecen University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İhsan Oktay Anar'ın romanlarında fantastik unsurlar

Fantastik, bilinen dünyanın ötesinde imgelem gücüyle yaratılan ve gerçekte olmayan düşsel ögelerdir. Sınırları keskin çizgilerle belirlenemeyen fantastik kurgunun, edebi yetenekle sentezlenmesi fantastik edebiyatı doğurur. Bu anlamda edebiyatta ilk fantastik yansımalar, sözlü dönem ürünlerinde görülür. İlerleyen dönemlerde ilk olarak Fransa'da modern bağlamda fantastik edebiyattan bahsetmek mümkündür. Türk edebiyatında ise 1980 yılından itibaren fantastik, bir tür olarak yer bulur. 1980 sonrası Türk edebiyatında kendine has üslubuyla yer edinen İhsan Oktay Anar, herhangi bir sanat akımı, edebi topluluk veya ideolojiye dâhil olmadan eser veren önemli bir yazardır. Eserlerinde felsefe, tarih, din, mitoloji gibi çok farklı içeriklere yer veren yazarın en başta kullandığı unsurlardan biri de fantastiktir. İhsan Oktay Anar'ın romanlarında kullandığı fantastik unsurların fantastik edebiyat bağlamında anlam zenginliği doğurduğunu ortaya koymak amacıyla hazırlanmış olan bu çalışma ile fantastik yazın hakkında bilgiler verilmiş, fantastiğin edebiyat alanında kullanımına dair çıkarımlarda bulunulmuştur. Dünya ve Türk edebiyatında fantastiğin oluşumu ve edebiyattaki yeri açıklanmıştır. Genel bilgiler fantastik kuramlar ışığında açıklandıktan sonra İhsan Oktay Anar'ın eselerinde kullanılan fantastik unsurlar detaylı bir şekilde incelenmiştir. Anahtar kelimeler: fantastik, roman, Türk edebiyatı, İhsan Oktay Anar

Anar, İhsan OktayFantastikFantastik ögeler+3
Ceylan Gizli
Agri Ibrahim Cecen University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Hürriyet Gazetesi'nin söz varlığına yönelik bir inceleme (1980-1996)

Bir dildeki sözlerin bütünü olarak nitelenen söz varlığı terimi bir dilin gelişmişliğini, zenginliğini ve özgünlüğünü göstermesi açısından oldukça önemlidir. Bu araştırmada Hürriyet gazetesinin farklı zaman aralığındaki kelimeleri, kullanış biçimlerine ve oranlarına bakılıp 1980-1996 yılları arasında yayınlanan Hürriyet gazetesi özelinde söz varlığı tespit edilmiştir. Bunun için örneklem yoluyla seçilen dokümanlar incelenmiş, toplanan verilerin analizinde içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Bu yöntemle elde edilen veriler dört yönden incelenmiştir. 1- 1980/1996 yılları arasında incelenen Hürriyet gazetesi sayılarında söz var-lığının nasıl olduğu ve söz varlığı açısından orantısal olarak nasıl bir fark oluştuğu saptanmıştır. 2- İncelenen Hürriyet gazetesi sayılarında metin türleri (haber yazısı, manşet, köşe yazısı ve spor haberleri) söz varlığı açısından orantısal olarak incelendiğinde nasıl bir fark oluşturduğu saptanmıştır. 3- İncelenen Hürriyet gazetesi sayılarının sözcük kökeni açısından tasnifi yapılmış ve Türkçe kökenli ögeler, yabancı kökenli ögeler şeklinde sınıflara ayrılarak kullanım sıklığı oranları belirlenmiştir. 4- Yabancı kökenli ögeler içinde yıllara göre hangi dillerin daha çok kullanıldığına bakılmış ve Türkçe ile dil alışverişi güçlü olan diller belirlenmeye çalışılmıştır. Toplanan veriler tematik olarak tasnif edilerek incelenmiş, yıllara göre değişimler grafikler ve tablolar vasıtasıyla ortaya konulmuştur. Bu araştırmanın incelendiği dönem aralığının söz varlığındaki değişimi göstermesi açısından alandaki özgün çalışmalardan biri olması beklenmektedir. Aynı zamanda gazete ile ilgili olarak tespit edilen kelime hazinesi, sayısal veriler ve yüz-delik oranlar üzerinde farklı yöntemlerle daha detaylı incelemeler yapılmasına imkân tanımaktadır. Anahtar Sözcükler: Hürriyet gazetesi, metin türleri, sayısal veri, söz varlığı ve Türk dili.

Dil bilgisiDil bilimGazeteler+3
Merve Telli Daşkın
Agri Ibrahim Cecen University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Âşık Binali Kılıç hayatı-sanatı-eserleri

Halk edebiyatının bir kolu olan âşık edebiyatı, İslâmiyet'ten önce ozan–baksı geleneğine dayanmaktadır. İslâmiyet'in Türk dünyasında kabul edilmesiyle Türkler, eski inançlarını İslâmî bir forma dönüştürerek devam ettirmişlerdir. İslâmiyet'ten sonra ozan–baksı geleneği dinî–tasavvufî düşünce ve yaşama biçimiyle birleşerek yeni bir şair tipini ortaya çıkarmıştır. 15. yüzyıl ortalarında "ozan–baksı"lar "âşık" adı ile anılmaya başlamıştır. Sözlü edebiyatın bir ürünü olan âşık edebiyatı 16. yüzyılda ilk örneklerini vermiştir. Âşık edebiyatı, 17. ve 19. yüzyılda hem verdiği ürünlerle hem de yetiştirmiş olduğu birçok âşıkla en verimli dönemlerini yaşamıştır. Geçmişten günümüze kadar âşıklık geleneği geniş coğrafyalara yayılmış ve birçok insanın hayatına nüfuz etmiştir. Bu geleneği yaşatan şehirlerden biri de Ağrı'dır. Köklü bir tarihi olan Ağrı önemli âşıklar yetiştirmiş ve geleneği yaşatarak günümüze kadar ulaştırmıştır. Ağrı âşıklık geleneği içinde yetişen âşıklardan biri de Âşık Binali Kılıç'tır. İki binin üzerinde şiiri bulunan Âşık Binali Kılıç Ağrı âşıklık geleneğinin önemli temsilcilerinden biridir. Bu çalışmanın amacı, Ağrı âşıklık geleneğinin yaşayan temsilcilerinden biri olan Âşık Binali Kılıç'ın hayatı, sanatı ve eserleri incelenerek Âşık Binali'nin âşıklık geleneği içindeki yerini ve önemini ortaya koymaktır. Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden faydalanılmıştır. Âşık edebiyatı, ozan–baksı, âşık, âşıklık geleneği ile ilgili ayrıntılı literatür taraması yapılarak incelenmiştir. Kaynak kişiler ile yapılan ikili görüşmeler ile yerinde yapılan tespitler sonucunda elde edilen veriler nitel araştırma yöntemlerine uygun olarak analiz edilmiştir. Çalışmanın sonunda Âşık Binali Kılıç'ın hayatı (ailesi, eğitimi, âşıklığa bağlama süreci, usta–çırak ilişkisi, mahlâsı, saz çalması, rüya motifi, bestelenen şiirleri, aldığı ödüller…) ve 11'li hece ölçüsüyle yazmış olduğu, iki yüz doksan üçü dört haneli, on beşi beş haneli, ikisi altı haneli, yirmi yedisi nazire, yedisi atışma olmak üzere üç yüz kırk dört şiirinden hareketle âşığın sanatı (şiirlerinde ele alınan konular, dil ve üslûp, yerel söyleyişler, şiirlerde geçen edebi sanatlar, kafiye türleri vb.) ortaya konulmaya çalışılmıştır. Ayrıca çalışmada Ağrı ilinde geçmişten günümüze âşıklık geleneği, âşık fasılları, fasıllara katılan âşıklar, âşık fasıllarının kuralları, âşıklık geleneğini icra eden yerler, icra yerlerinin son durumu hakkında bilgiler verilmiştir. Sonuç ve öneriler kısmında ise elde edilen verilerin genel bir sunumu yapılmış ve âşıklık geleneğinin gelecek nesillere aktarılmasına yönelik çeşitli önerilerde (kurumların âşıklık geleneğini belirli gün ve zamanlarda icra eden kültür ortamlarını desteklemesi vb.) bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Ağrı, Âşıklık Geleneği, Âşık Binali Kılıç

AğrıAşık edebiyatıAşıklar(Aşıklık geleneği)+2
Cüneyt Çelik
Agri Ibrahim Cecen University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Yekta Kopan'ın hayatı, sanatı ve eserleri üzerine bir inceleme

Bu çalışmada günümüz yazarlarından biri olan Yekta Kopan'ın hayatı, çalışma alanları, sanatı, romanları ve hikâyeleri üzerine bir inceleme yapılmıştır. Yazar, 1968 yılında Eskişehir'de doğmuştur. Hacettepe Üniversitesi İşletme bölümünden mezun olmuştur. Seslendirme sanatçısı, oyuncu, radyo ve televizyon sunuculuğu yapan yazar yazın hayatına şiirle başlamıştır. Hayalet Gemi dergisinin kurucularından olan yazar öykülerini bu dergide yayımlamıştır. Şuan hayatta olan yazar çalışmalarına devam etmektedir. Çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde yazarın hayatı, eserleri ve edebi kişiliği üzerinde durulmuştur. İkinci bölümde romanların kronolojik sıralamasına göre olay, şahıs kadrosu, zaman, mekân, anlatıcının tipi ve bakış açısı, romanlarında işlenen temalar üzerinde durulmuştur. Üçüncü bölümde ise yazarın hikâyeleri kronolojik sıralamaya göre olay örgüsü, şahıs kadrosu, zaman, mekân, anlatıcının tipi ve bakış açısı üzerinde durulmuştur. Yekta Kopan'ın romanlarının ve hikâye kitaplarının incelendiği ikinci ve üçüncü bölüm yazımızın inceleme bölümünü oluşturmaktadır. Tezin sonuç bölümündeyse çalışmamız neticesinde ulaştığımız sonuçlar dikkatlere sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Yekta Kopan, Roman, Hikâye

HikayeKopan, YektaRoman+2
Canan Gökdemir
Agri Ibrahim Cecen University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Behçet Çelik'in roman ve hikâyeleri üzerine bir inceleme

Bu çalışmada 1987'den itibaren edebiyat dünyasının içinde yer alan Behçet Çelik'in hayatı ve sanat anlayışı ile ilgili bilgi verilip tüm hikâye ve romanları yapı ve tema olarak incelenmiştir. "Behçet Çelik'in Roman ve Hikâyeleri Üzerine Bir İnceleme" başlıklı çalışma üç ana bölümden oluşur. Giriş bölümünde Türk edebiyatında roman ve öykünün tarihsel gelişimi ile ilgili bilgi verilmiştir. Birinci bölümde yazarın hayatı ve sanat anlayışı ile ilgili bilgi verilmiştir. İkinci bölümde ise yazarın tüm romanları yapısal ve tematik olarak incelenmiştir. Üçüncü bölümde de yazarın hikâye türündeki kitapları aynı yöntemle incelenmiştir. Tezin sonuç bölümündeyse çalışmamız neticesinde ulaştığımız sonuçlar dikkatlere sunulmuştur. Kendine özgü üslubu ve eserlerinde bireyin iç dünyasını ele alan Behçet Çelik, son dönem Türk edebiyatının önemli yazarlarındandır. Anahtar Kelimeler: Behçet Çelik, roman, hikâye, inceleme

HikayeRomanTürk hikayesi+2
Nihal Uysal Zan
Agri Ibrahim Cecen University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Safiye Erol'un eserlerinde halk edebiyatı ve halk bilimi unsurları

Halk, belli kurallar çerçevesinde aynı ülkede yaşayıp aynı kültür özelliklerine sahip insan topluluğudur. Halk bilimi halkın oluşturduğu ve kuşaktan kuşağa aktardığı geleneği, inancı, müziği, mimariyi, edebiyatı kısacası halka ait tüm kültürel hususları çeşitli yöntemlerle inceleyen bir bilimdir. Halk bilimi içerisinde değerlendirilen halk edebiyatı ise ait olduğu toplumun duygu ve düşüncesini sözlü ya da yazılı ürünlerle yansıtan halk bilimi dalıdır. Halk bilimi ve halk edebiyatına ait pek çok unsur roman, hikâye gibi edebi türlerde sanatçılar tarafından sıkça kullanılır. Eserlerinde kültürel unsurlara yer veren sanatçılardan biri de Safiye Erol'dur. Safiye Erol yetiştirilme tarzı ve aldığı eğitimle halka ait değerlere sahip çıkmış, bunları eserlerinde kullanmaktan geri kalmamıştır. Bu doğrultuda bu çalışmada Safiye Erol'un eserleri halk bilimi ve halk edebiyatı unsurlarının varlığı açısından incelenmiştir. Çalışmada doküman analizi yöntemi kullanılarak Safiye Erol'un eserlerindeki halk bilimi ve halk edebiyatı unsurları tek tek fişleme tekniği ile kayıt altına alınmış, ardından tespit edilen halk edebiyatı ile halk bilimi unsurları ilgili başlıklar altında sınıflandırılmıştır. Halk edebiyatı bölümünde türkü, mâni, destan, efsane, masal, atasözü, deyim vs. gibi pek çok ürünün hem terim olarak kullanımı görülmüş hem de bunlara ait metin örnekleri tespit edilmiştir. Halk bilimi bölümünde de geçiş dönemlerinden giyime, mutfaktan mimariye, inanıştan geleneğe-göreneğe bayramlara, törenlere vs. dair pek çok unsura yer verilmiştir. Yapılan araştırma neticesinde Safiye Erol'un incelenen eserlerinin kültürel unsurlar açısından oldukça zengin olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Halk Bilimi, Halk Edebiyatı, Kültürel Unsurlar, Safiye Erol

Erol, SafiyeHalk bilimiHalk edebiyatı+3
Figen Akyol
Agri Ibrahim Cecen University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Hasan Ali Toptaş'ın öyküleri üzerine psikanalitik bir inceleme

Bu çalışmada Türk edebiyatının önemli isimlerinden Hasan Ali Toptaş'ın öyküleri, psikanalitik bir incelemeye tabi tutulmuştur. Modern bireyi öykülerinin merkezine alan Toptaş, bireyin kendine ve toplumuna yabancılaşmasını, bunalımını, var oluş mücadelesini, başkaldırısını içsel çatışmalarını konu edinir. "Hasan Ali Toptaş'ın Öyküleri Üzerine Psikanalitik Bir İnceleme" adlı bu çalışma, bir giriş ve üç bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde, psikanalizmin tarihi sürecine, özelliklerine, Batı ve Türk edebiyatlarındaki gelişimine detaylıca değinilmiştir. Birinci bölümde, Hasan Ali Toptaş'ın hayatı, sanat anlayışı ve eserleri hakkında bilgi verilmiş olup yazar eser ilişkisine de dikkat çekilmiştir. İkinci bölümde, yazarın öykülerine kısaca değinilmiş olup olay örgüleri tek tek incelenmiştir. Üçüncü bölümde ise yazarın öyküleri psikanalitik özellikler dikkate alınarak belli başlıklar altında tasnif edilmiştir. Sonuç kısmında ise çalışmanın genel bir değerlendirilmesi yapılmış olup yazarın öykülerindeki psikanalitik çözümlemeler değerlendirilmiştir.

HikayePsikanalizmToptaş, Hasan Ali+1
Mehtap Zeynep Aslan
Agri Ibrahim Cecen University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Alper Canıgüz'ün hayatı, sanatı ve romancılığı

Bu çalıĢmada Alper Canıgüz‟ün hayatı, sanatı ve romana bakıĢına dair bilgiler verilip romanlarının tema ve yapı bakımından incelenmesinden hareketle romancılığı ele alınmıĢtır. GiriĢ kısmı ve iki bölümden oluĢan bu çalıĢma Alper Canıgüz ve romanları üzerine yapılan ilk çalıĢmalardan olması sebebiyle bundan sonra yapılacak çalıĢmalara bir rehber olmayı amaçlamaktadır. ÇalıĢmanın ilk bölümünde yazarın hayatı, sanatı ve edebî kiĢiliğine dair bilgiler verilmiĢtir. Ġkinci bölümünde ise romanların olay örgüsü, kiĢiler, zaman, mekân, anlatım teknikleri ve temalar bakımından incelenmesi verilmiĢtir. Sonuç bölümünde ise çalıĢmada elde edilen verilerle çalıĢmanın amacı olan Canıgüz‟ün romancılığı ve yazın dünyasındaki yeri ortaya çıkarılmıĢtır.

BiyografiCanıgüz, AlperRoman+1
Pınar Karataş
Agri Ibrahim Cecen University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Sadettin Kaplan'ın şiirleri üzerine bir inceleme

Bu çalışmada, Sadettin Kaplan'ın hayatı, kişiliği, dünya görüşü, sanat ve kültür çevresi ile sanat ve şiir anlayışı hakkında bilgi verilip şiir kitaplarının yapı ve içerik bakımından incelenmesiyle şairliği ele alınmıştır. "Sadettin Kaplan'ın Şiirleri Üzerine Bir İnceleme" başlıklı bu tez, dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, Sadettin Kaplan'ın hayatı, kişiliği ve dünya görüşü, sanat ve kültür çevresi; ikinci bölümde sanatı ve eserleri, üçüncü bölümde şiir anlayışı hakkında bilgi verilmiştir. Şekil ve içerik bakımından şiir kitaplarının incelendiği dördüncü bölüm tezin inceleme bölümünü oluşturmaktadır. Bu bölümde yapılan tematik incelemeyle elde edilen sonuçlar doğrultusunda Kaplan'ın şiirlerinin özelliğine ve şairliğine dikkat çekilmeye çalışılmıştır. Sonuç bölümünde, çalışmada elde edilen veriler üzerinden saptanan bulgularla, tezin amacı olan 1980 sonrası dönemde İslamî söylemin bağımsız temsilcilerinden Kaplan'ın şairliğinin edebiyat dünyasındaki yeri dikkatlere sunulmuştur.

BiyografiKaplan, SadettinTürk şiiri+1
Yakup Kınık
Agri Ibrahim Cecen University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Mehmet Âkif Ersoy'un Safahat adlı eserinde +da hâl ekinin işlevsel kullanımı

Mehmed Âkif Ersoy, Türk edebiyatının önemli sanatçılarından biridir. Gerek şiir dilindeki estetik tutumu gerek şiirde dile getirdiği fikirler açısından hem çağına damga vurmuş hem de her dönemde okunacak ve faydalanılacak eserlerle tarihe mal olmuştur. Safahat, Mehmed Âkif'in şiirlerinin bir araya geldiği yedi kitaptan oluşan en önemli eseridir. Safahat dışında kalmış şiirlerinde birlikte neşredildiği bu eser içeriği ile olduğu kadar dil ve üslubuyla da Türk edebiyatında önemli bir yere sahiptir. Bu çalışmanın amacı Mehmed Âkif Ersoy'un Safahat adlı eserinde hâl eki kullanımını tespit etmek ve +DA hâl ekinin işlevsel kullanımını ortaya koymaktır. Bu amaçla "Mehmed Âkif Ersoy'un Safahat adlı eseri +DA hâl ekinin kullanımı açısından nasıldır?" sorusuna cevap aranmıştır. Araştırmanın evrenini Safahat adlı eser oluştururken örneklemini tesadüfi örnekleme yöntemlerinden sistematik örnekleme yolu ile belirlenmiş 32 şiir oluşturmaktadır. Safahat'ı oluşturan yedi kitabın her birinden 1-5-10-15… sistemi üstünden şiirler alınmış, böylece her tabakadan örneklem alınarak maksimum örneklemeye ulaşılmaya çalışılmıştır. Araştırma nitel araştırma yöntemlerinden doküman analizi yöntemi ile gerçekleştirilmiştir. Veri toplanmadan evvel hâl kategorisi ve +DA hâl ekinin işlevsel kullanımına dair kuramsal çerçeve oluşturulmuş ardından örneklem içinde yer alan hâl ekleri işaretlenmiştir. Safahat'ın geneli ve içeriğindeki yedi kitap (ve Safahat dışında kalmış şiirler) hâl eklerinin dağılımı açısından değerlendirilmiştir. Son olarak +DA hâl ekinin işlevsel kullanımına ve her bir işlevin görevlerine bakılarak kategorize edilmiştir. Araştırmanın sonucunda hâl eklerinin kullanım sıklığı açısından çoktan aza şu şekilde sıralandığı görülmüştür: +A (%21,45), +(n)In (%20,38), +I (%18,77), +DA (%18,50), +DAn (%13,67), +lA (%5,84) ve +CA (%1,37). +DA hâl ekinin sekiz farklı işlevde kullanıldığı, kullanım sıklığına göre sırasıyla şu işlevlerde olduğu tespit edilmiş: Yerde bulunma hâli, aitlik hâli, niteleme hâli, içinde bulunma hâli, zamanda bulunma hâli, ilgi hâli, karşıtlık hâli ve sınırlandırma hâli. Tüm bu veriler ışığından Safahat'ın hâl kategorisi açısından zengin bir kaynak olduğu, +DA hâl ekinin işlevsel kullanımına çok ve çeşitli örnekler barındırdığı sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Mehmed Âkif Ersoy, Safahat, hâl kategorisi, +DA hâl eki, hâl ekinin işlevsel kullanımı

Dil bilgisi-eklerDizgeci işlevsel dil bilgisiErsoy, Mehmet Akif+3
Pınar Söylemez
Agri Ibrahim Cecen University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Mehmet Başaran'ın şiirleri üzerine tematik bir inceleme

Köy Enstitülü sanatçıları temsil etmesi açısından önemli bir yere sahip olan Mehmet Başaran, ilk şiir kitabı Ahlat Ağacı'nı 1953'te yayımlar. Şiirlerinin yanında; roman, öykü, deneme, masal ve eleştiri gibi pek çok türde eser kaleme alsa da daha çok ozanlığıyla tanınır. Toplumcu gerçekçi sanat anlayışını benimseyen şairin şiirlerinin anaizleğini ezen-ezilen ilişkisi, toplumun güçsüz kesiminin sınıfsal mücadelesi, sömürü ve baskı kavramları oluşturur. Mehmet Başaran'ın şiirlerinin poetik arka planında Nâzım Hikmet'in etkileri görülür. Marksist ideoloji temelinde sosyalizmi benimserken içinden çıktığı topluma yabancılaşmaz, kırsalı ve kırsaldaki insanı şiirinin içinde eritir. Pir Sultan Abdal, Köroğlu, Dadaloğlu gibi Anadolu kültüründe yer alan halk ozanlarının yanı sıra şiirlerinde mitolojik ve masal kahramanlarının izleri de görülür. Mehmet Başaran, hem evrensel düzlemde hem de köy insanına dönük bir şiir dünyası meydana getirerek döneminin toplumsal sorunlarını kendine özgü bir dille ele alır.

Başaran, MehmetKöy enstitüleriTema+3
Gamze Özen
Agri Ibrahim Cecen University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Şebâbî Dîvânçesi'nde dinî-tasavvufî unsurlar

13. yüzyılda Hoca Dehhânî ile başladığı kabul gören dîvân şiiri aynı zamanda Anadolu'da dinî-tasavvufî şiirin usta isimlerinin de (Mevlanâ, Ahmet Fakih, Sultan Veled, Şeyyad Hamza) yaşadığı ve sanatlarını icra ettikleri parlak bir dönemdi. Necatî, Nef'î, Nâbi, Hayâlî, Fuzûlî, Nedim, Şeyh Galib gibi tesiri ve kalemi kuvvetli şairlerin 19. yüzyıldan sonra etkilerini bir anda yitirmiş oldukları, 19. yüzyılda Keçecizâde İzzet Molla ile dîvân şiirinin miadını doldurduğu fikri, 21. yüzyılda dîvân şiiri ile eser verenlerin varlığıyla çürümektedir. Bu bağlamda Prof. Dr. Osman Kemal Kayra'nın Şebâbî Dîvânçesi'nin çağımıza ait oluşu ve günümüzün bakış açısıyla dîvân şiirini gözler önüne sermesi bakımından oldukça kıymetli bir eserdir. Şairin ve eserinin değerini bilmek için birkaç yüzyılın geçmesine gerek yoktur. Dîvân şiirinin hammaddesi olan dinî-tasavvufî unsurları çokça kullanan "Şâir-i Sâhir"in, eski Türk edebiyatında yerini alması amacıyla bu tez çalışması önemli bir adım olarak görülmelidir. Şebâbî Dîvânçesi, hayatını Türk dili üzerine çalışmaya adayan bir dil bilimi profesörünün belki de dilden dîl'e kaçış serüveninin ürünüdür. Çalışmada, Şebâbî'nin Hayatı, Eserleri/Çalışmaları, Mahlası ve Şebâbî ile Zoom programı üzerinden yapılan mülakat hakkında bilgi verilerek Şebâbî Dîvânçesi'ni oluşturan 7 bölüm: münâcaat, mevlid-i sagîr, na't, gazeller, kıt'alar, murabba ve müfredler şekil ve muhteva bakımından tanıtıldıktan sonra dîvânçe dinî ve tasavvufî açıdan ele alınmıştır. 21. yüzyılda eser veren diğer dîvân şairlerinin de araştırılıp incelenerek tanıtılması ve dîvân şiiri geleneğinin varlığını hâlen sürdürdüğünü ispat etmek bakımından bu tez çalışılmıştır. Bu çalışmanın, yüzyılımıza mensup diğer dîvân şairlerinin de gün yüzüne çıkarılmasında ve akademik olarak çalışılmasında öncülük edeceği düşünülmektedir.

Dini unsurlarDivan şiiriDivançe+5
Sezer Oğuzkan
Agri Ibrahim Cecen University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Hakan Bıçakçı'nın hayatı, sanatı ve eserleri üzerine bir inceleme

Bu çalışmada 2002 yılından bu yana edebiyat alanında kendine yer bulan Hakan Bıçakcı'nın sanatı ve eserleri yapısal ve temasal olarak incelenmiş olup kendisi ve hayatı ile ilgili birtakım bilgiler sunulmuştur. "Hakan Bıçakcı'nın Hayatı, Sanatı, Eserleri ve Romanları Üzerine Bir İnceleme" adlı tez çalışmamızda giriş kısmında Türk edebiyatında roman ve öykünün seyri ile ilgili genel bilgiler sunulmuştur. Birinci bölümde yazarın hayatı ve sanata bakışı, ikinci bölümde yazarın romanları, üçüncü bölümde yazarın öyküleri yapısal ve tematik izleklere dayanarak tahlil edilmiştir. Tezin sonuç kısmında ise çalışmamız nihayete erdikten sonra ulaştığımız bulgular, toparlanarak sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Hakan Bıçakcı, roman, öykü, modern, tahlil, yapı, tema.

BiyografiBıçakçı, HakanEdebi eserler+2
Serhat Birdal
Agri Ibrahim Cecen University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Berat Alanyalı insan-eser-üslûp

Günümüz öykü yazarlarından Berat Alanyalı'nın hayatı, sanatı, eserleri, dil ve üslûbu hakkında araştırmanın yapıldığı bu çalışmada yazarın Türk edebî hayatına yaptığı katkılar değerlendirilmiştir. Berat Alanyalı'nın öyküleri bu çalışmada temel kaynaklar olarak kullanılmıştır. Yazarın hayatı ile ilgili bilgiler eser ve belge inceleme yöntemleriyle ortaya çıkarılmıştır. Yazarın basılı olan altmışın üzerinde öyküsü yapı-tema ve anlatım bakımından incelenmiştir. Yazarın öyküleri incelenerek öykücülüğüne, dil ve üslûbuna ait özgün hususlara işaret edilmiştir. Kendine özgü üslûbu ve özgün anlatımıyla Türk öykücülüğünün beğenilen isimlerinden Berat Alanyalı, bireysel ve toplumsal sorunları sanatçı duyarlılığıyla dile getiren bir yazardır. Çocuk kitapları hariç basılı üç öykü kitabı bulunan Berat Alanyalı; aile, aşk, ölüm, arkadaşlık, ayrılık, doğa, çocukluk gibi tema bakımından zengin eserler ortaya koymuştur. Kurgu yönünden öykülerine baktığımızda merkezde bir veya birden fazla kişinin olduğu öykülerinin yanı sıra bir durum, mekân veya mektup vasıtasıyla da kurgu oluşturmuştur. Yalın bir dil kullanmaya özen gösteren yazar, karakterleri konuşturmada başarılıdır. Öykülerinde deyimler, atasözleri, yerinde argo gibi unsurlar eksik olmayan yazarın kullandığı imgeler, canlı, güçlü ve etkileyicidir. Eserlerinde mizahî ve metaforik bir sesin varlığı da söz konusudur. Bu tezde Berat Alanyalı'nın hayatı, sanatı ve eserleri ele alınmakla birlikte öyküleri detaylı bir şekilde incelenerek edebiyat tarihindeki yeri belirgin hâle getirilmiştir.

Alanyalı, BeratEdebi eserlerTürk dili ve edebiyatı+4
Büşra Yalnız
Agri Ibrahim Cecen University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Sivaslı Gulâmî Dîvânı bağlamlı dizin ve işlevsel sözlüğü

Yapılan bu tez çalışmasında Klasik Türk edebiyatı 19. yüzyıl şairlerinden Sivaslı Gulâmi'nin Dîvânı, bağlamlı dizin ve işlevsel sözlük olarak hazırlanmıştır. TEBDİZ (Türk Edebiyatının Bağlamlı Dizini ve İşlevsel Sözlüğü) altı asırlık klasik Türk şiirine ait eserlere farklı açılardan ışık tutan elektronik veri sistemidir. Günümüz teknolojisinin bütün imkanlarından yararlanılarak geliştirilen bu sistemde ele alınan eserlerin anlam dünyası, sözlük formatında hazırlanarak ortaya çıkarılmıştır. Bu sistem kullanılarak divandaki manzumelerin sistemli ve düzenli olarak bağlamlı dizinleri hazırlanmıştır. Söz konusu sistem sayesinde elde edilen veriler ile Gulâmȋ Divanı'nın değerlendirmesi yapılmıştır. Divanda yer alan manzumeler şekil ve türlerine göre, her manzumeye numara verilerek TEBDİZ sistemine yüklenmiştir. Kelime ve kelime gurupları ek ve kök ayrımına gidilerek dönemin kültürel, siyasi ve sosyal yaşantısına uygun olarak TEBDİZ veri girişi yöntemiyle anlamlandırılmıştır. Anlamlandırılan kelime ve kelime gurupları TEBDİZ sisteminde alfabetik olarak bağlamsal dizin haline getirilmiştir. Kelimenin temel anlamının yanı sıra bağlamsal anlamı da verilerek hazırlanan bu sözlük, metin tahlili çalışmalarından farklı olarak edebî metinlerin zenginliğini gözler önüne sermesi bakımından önem arz etmektedir. Bu tez çalışmasında bağlamlı dizin ve işlevsel sözlüğün yanı sıra Sivaslı Gulâmi'nin hayatı ve eserleri ile ilgili bilgilere yer verilmiştir. Bu çalışma ile şairin dil ve üslubunun yanı sıra, mana zenginliğindeki özgünlüğünün ortaya konması hedeflenmiştir.

Bağlamsal sözcük çıkarım stratejileriDivan edebiyatıDivanlar+6
Songül Köse
Agri Ibrahim Cecen University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Yaşar Kemal'in Dağın Öte Yüzü ve Kimsecik adlı üçlemelerinde doğa

Türk edebiyatının önemli temsilcilerinden aynı zamanda Cumhuriyet Dönemi'nin sosyal gerçekçi sanatçılarının öncü isimlerinden olan Yaşar Kemal'in Dağın Öte Yüzü ve Kimsecik üçlemelerinde yer alan Ortadirek, Yer Demir Gök Bakır, Ölmez Otu, Yağmurcuk Kuşu, Kale Kapısı ve Kanın Sesi olmak üzere toplam altı romanda doğanın ele alınışı açıklanmaya çalışılmıştır. Her iki üçlemenin de ana mekânı Çukurova olması bakımından o bölgenin doğası üzerinde daha çok durulmuş ve yöre tabiatının kahramanlar üzerindeki etkisi ele alınmıştır. Tez çalışması üç bölümden oluşmuştur. Birinci bölümde doğa ve doğanın romana yansıması üzerinde durulup konu ile ilgili araştırmalara yer verilmiş, doğanın roman üzerindeki etkisi belirtilmiştir. İkinci bölümde Türk romanında doğanın kullanımı tarihsel bir süreç ile ele alınmış, Tanzimat, Servet-i Fünûn, Milli Edebiyat ve Cumhuriyet Dönemi'nin ilk yıllarındaki doğanın kullanımı ile ilgili bilgi verilmiştir. Üçüncü bölümde ise çalışmada ele alınan Yaşar Kemal romanlarının genel tanıtımı yapılıp bu romanlara doğanın ne şekilde yansıdığı ifade edilmiş ve önemli görülen doğa unsurları, bitkiler, hayvanlar ile tabiat ürünü olan yiyeceklere ne derece yer verdiği ve nasıl kullanıldığı tek tek açıklanmaya çalışılmıştır. Sonuç kısmında ise çalışmamızda ulaşılan sonuçlar hakkında genel bir değerlendirme yapılarak bilgi verilmiştir. Bu tezle, Yaşar Kemal'in altı romanından hareketle onun doğaya verdiği önemi ve doğa temasını kullanım biçimini ortaya koymak amaçlanmıştır. Romanlarındaki doğa yorumlanırken doğanın onun için ne anlam ifade ettiği ve nasıl bir işleve sahip olduğu düşüncesi hâkim olmuştur. Yazarın yaşadığı coğrafyanın eserlerine yansımasının etkileri de tezin amaçlarından biridir. Doğayı eserlerinde başkişi yapan yazar, sadece Anadolu insanını değil doğasını da ele alarak anlatmıştır. Doğa ve halk ilişkisini yazınsal dünyasında kaynaştırarak okurlarına sunmuştur. Döneminin sosyal ve kültürel sorunlarıyla bireysel temaları birlikte ele alan Yaşar Kemal, halka ait olan sözlü ve yazılı edebiyattan yararlandığı gibi halk edebiyatı motiflerinden de yararlanmıştır. Bunlar içerisinde de özellikle doğa ile ilgili olanlara daha fazla önem vermiştir. Anahtar sözcükler: Yaşar Kemal, Edebiyat, Roman, Doğa.

Sinan Öziş
Agri Ibrahim Cecen University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Ziya Gökalp'in Kızılelma adlı eseri'nin ön varsayım ve ön varsayım tetikleyicileri açısından incelenmesi

Bu çalışmanın amacı Türkçülüğün kurucusu olan Ziya GÖKALP' in Kızılelma adlı şiir kitabında geçen önvarsayım ve önvarsayım tetikleyicilerini belirlemek ve bunları gün yüzüne çıkarmaktır. Ziya GÖKALP' in ideolojik fikirlerinin yer aldığı, Türklerin birlik ve beraberlik içinde oldukları müddetçe karşısında kimsenin duramayacağını, Türklerin ne kadar kahraman bir ruha sahip olduklarını dile getirdiği bu şiir kitabında geçen bütün şiirler ayrı ayrı incelenmiş olup şiirlerdeki bütün önvarsayımlar ve önvarsayım tetikleyicileri tek tek belirlenmiştir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden doküman analizi deseni kullanılmıştır. Araştırma sonucunda 183 sayfa ve 27 şiirden oluşan adı geçen eserde yer alan önvarsayımlar bulunup türleri kriterlere göre belirlenmiştir. Eserde önvarsayımlar tek tek bulunmuş ve 7 farklı önvarsayım türüne rastlanmıştır. Yapılan inceleme sonucunda eserde yapısal önvarsayım (292), sözlüksel önvarsayım (392), varoluşsal önvarsayım(574), olgusal önvarsayım (98), olgusal olmayan önvarsayım(8), karşı-olgusal önvarsayım (10), ön ve art gönderim yoluyla önvarsayım(236) yer aldığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Kızılelma, önvarsayım, önvarsayım türleri ve önvarsayım tetikleyicileri.

Mesut Söylemez
Agri Ibrahim Cecen University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Naime Erkovan'ın hikâyeleri üzerine tematik bir inceleme

Naime Erkovan, 2000 sonrası fantastik kurgularla hikâyelerini kaleme alan kadın bir yazar olarak karşımıza çıkmaktadır. Eserlerinde dil ve anlatım olarak her ne kadar yalın bir üslup kullansa da doğu ve batı medeniyetine ait birçok imgesel ve kavramsal olgular üzerine olay geçişlerini inşa ettiği görülmektedir. Bu yönüyle de okuyucunun belli bir entelektüel birikimle ancak hikâyelerin olay örgülerine daha iyi hâkim olabildiğini ifade etmek doğru bir değerlendirmedir. Hikâyelerinde bir çocuk tahayyülünün baskın olarak anlatıcı kişiyi etkilemektedir. Olay örgülerinde zaman geçirgenlikleri oldukça hızlıdır. Kimi zaman modern yaşam işleyişleri içinde kahramanlar ve olay örgüleri ele alınırken bir anda çok eski dönemlerde yaşanan mitolojik unsurlarla olaylar girift hale gelmektedir. Şahıs kadrosu olarak I. veya III. tekil şahıs anlatıcı etrafında şekillenen kahramanlar yer almaktadır. Bunların dışında mitolojik, efsanevi, folklorik ve sembolik karakter tipolojileri görülmektedir. Tematik olarak ise bakıldığında eserlerde doğu medeniyetinin temel argümanlarıyla yeniden yorumlanmaya çalışılan batılı olay ve olguların, gurbetin, fantastik unsurların, çocukluğun ve yalnızlığın baskınlığı dikkat çekmektedir. Tüm bu bilgiler ışığında bu çalışmanın ilk bölümünde Naime Erkovan'ın hayatı, edebi şahsiyeti ve eserleri hakkında detaylı incelemeler yapılmıştır. İlerleyen bölümlerde ise hikâyeler tematik tasnifleme yoluyla incelenmiş ve konuyu destekleyecek birebir deşifreler aktarılmıştır. Konunun genel olarak toparlanıp, değerlendirmelerin yapıldığı sonuç bölümüne ek olarak yazar ile yapılan bir mülakata yer verilmiştir.

Erkovan, NaimeHikayeTema+2
Ayşe Doğan
Agri Ibrahim Cecen University · Institute of Graduate Studies
2023
00